Nisan Ayında Cari Denge 5,3 Milyar Dolar Açık Verdi

Nisan ayında cari işlemler hesabı 5 milyar 285 milyon dolar, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 497 milyon doları açık verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 7 milyar 649 milyon dolar oldu.

Haber Merkezi / Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 3 milyar 110 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 2 milyar 548 milyon dolar oldu. Birincil gelir dengesi ve ikincil gelir dengesi kalemleri sırasıyla 1 milyar 355 milyon dolar net çıkış ve 609 milyon dolar net giriş kaydedildi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Ödemeler Dengesi Gelişmeleri Nisan 2024 raporunu açıkladı. Buna göre; Nisan ayında cari işlemler hesabı 5 milyar 285 milyon dolar, altın ve enerji hariç cari işlemler hesabı ise 497 milyon doları açık verdi. Ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığı ise 7 milyar 649 milyon dolar oldu.

Hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 3 milyar 110 milyon dolar seviyesinde gerçekleşirken, bu kalem altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler 2 milyar 548 milyon dolar oldu. Birincil gelir dengesi ve ikincil gelir dengesi kalemleri sırasıyla 1 milyar 355 milyon dolar net çıkış ve 609 milyon dolar net giriş kaydedildi.

Doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 856 milyon dolar oldu. Portföy yatırımları 2 milyar 023 milyon dolar tutarında net giriş kaydedildi. Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, yurt dışı yerleşiklerin hisse senedi piyasasında 360 milyon dolar net alış ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 1 milyar 387 milyon dolar net alış yaptığı görüldü.

Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak; bankalar ve diğer sektörler sırasıyla 758 milyon ve 500 milyon dola net borçlanma gerçekleştirdi. Diğer yatırımlar altında, yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları 3 milyar 298 milyon doları net artış kaydedildi.

Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 358 milyon dolar net artış ve Türk lirası cinsinden 1 milyar 246 milyon dolar net artış olmak üzere toplam 1 milyar 604 milyon dolar net artış kaydedildi.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili olarak, bankalar, Genel Hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 892 milyon dolar, 52 milyon dolar ve 140 milyon dolar net kullanım gerçekleştirdi. Resmi rezervlerde bu ay 2 milyar 392 milyon dolar net azalış oldu.

Paylaşın

Türkiye’de Her Beş Şirketten Biri “Zombi”

“İcra ve İflas Raporu”na göre Türkiye’de her beş şirketten biri fiilen iflas etti, artan kobi kredileri enflasyon karşısında ezilince finansmana erişim düştü, icra dosyalarında ise rekor kırıldı.

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün hazırladığı ‘Türkiye’nin İcra ve İflas Raporu’, ekonomik krizin şirketler ve vatandaşlar üzerindeki yıkıcı etkisini ortaya koydu. Buna göre fiilen iflas etmiş ancak çeşitli mali desteklerle ayakta kalmaya çalışan şirketlerin oranı yüzde 20’ye yaklaştı. ‘Zombi şirket’ denilen bu kuruluşlara IMF’nin 2023 tarihli ‘The Rise of the Walking Dead’ raporu da dikkat çekmişti. Çalışma en fazla zombi şirketin Türkiye’de olduğunu gösteriyor.

Özellikle son dönemde devam eden yüksek faiz, KOBİ’ler açısından uygulanan vergi ve teşvik politikaları gibi birçok sebep zombi şirketlerin sayısını artırdı. Çalışmada dikkat çeken bir başka veri ise KOBİ kredisi kullanım oranları oldu. Buna göre, işletmelerin finansmana erişimi artmış gibi gözükse de gerçek borçlanma kapasiteleri zayıfladı. Uzmanlara göre bu sonuçlar sadece ekonomik darboğazın değil, sistematik sürdürülemezliğin de sinyali.

Ekonomideki bu sıkışma nedeniyle icra ve iflas dosyaları 2023’te 38.3, 2024’te 32.7 milyon adet oldu. Vahim tablo mahkemelerdeki icra ve iflas dosyalarının işlem süresini 2023’te 582 gün iken, 2024’te 918’e çıkardı. Her 14 kişiden birinin ekonomik suçlarla ilişkilendirilmesine yol açtı. Uzmanlar gelişmeyi ekonomik darboğazın sosyal yansıması olarak değerlendiriyor.

Enflasyon ve yüksek faizlerin baskısı altında kalan şirketler darboğaza girdi. Gerçekte iflas etmiş olmasına rağmen resmen kapanmayan çok sayıda ‘zombi’ işletme, faaliyetlerini borç, teşvik ve düşük faizli kredilerle sürdürürken, özel sektörün önemli bir bölümü artık ‘yaşar gibi yapan’ firmalardan oluşuyor. Krizin boyutunu ise bağımsız düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayınladığı ‘Türkiye’nin İcra ve İflas Raporu’ gözler önüne serdi.

Rapora göre Türkiye’de her beş şirketten biri fiilen iflas etti, artan kobi kredileri enflasyon karşısında ezilince finansmana erişim düştü, icra dosyalarında ise rekor kırıldı. Hukuk ve Adalet Politikaları Direktörü Dr. Yavuz Selim Günay’ın hazırladığı rapora göre pek çok şirket fiilen iflas etmiş olmasına rağmen, bu durumu resmen ilan etmeksizin faaliyetlerini asgari seviyede sürdürerek ‘zombi şirket’ niteliği kazandı. Şirketler elde ettikleri kazançlarla faaliyetlerini sürdüremiyor olsa da yeniden finansman, düşük faiz veya kamu desteği gibi desteklerle iflastan kurtuldu.

Raporda, Türkiye’de süregelen yüksek enflasyon, kredi daralması ve reel sektördeki kârlılık erozyonu gibi etkenler göz önüne alındığında, mevcut durumda zombi şirket oranının yüzde 20 seviyelerine yaklaştığı görüldü. Veriler, Türkiye’de neredeyse her 5 şirketten birinin faaliyetlerini organik olarak değil, sürekli zarar, borçlanma ve yapay yaşam destekleri ile (teşvikler, sübvansiyonlar, düşük faizli krediler vb.) devam ettirdiğini ortaya koydu.

Öte yandan Türkiye, IMF’nin 2023 tarihli başka bir raporuna göre ülkeler bazında halka açık olmayan şirketler arasında zombi şirket oranlarında yüzde 13 ile hala birinci sırada yer alıyor. Rapora göre Türkiye’de zombi şirketlerin artışı finansal istikrar açısından da önemli bir tehdit oluşturuyor. Özellikle son dönemde devam eden yüksek faiz, KOBİ’ler (Küçük ve Orta Büyüklükteki İşletmeler) açısından uygulanan vergi ve teşvik politikaları gibi birçok sebeple bu şirketlerin oranı gün geçtikçe artıyor.

Raporda dikkat çeken bir başka veri ise KOBİ kredisi kullanım oranları oldu. Buna göre, Türkiye’de işletmelerin finansmana erişimi artmış gibi gözükse de gerçek borçlanma kapasitelerinin zayıfladığı ortaya çıktı. Ocak 2023-Mayıs 2025 arasındaki yaklaşık 2,5 yıllık süre içerinde kullanılan KOBİ kredisi oranı yaklaşık yüzde 120 oranında artış gösterdi. Ancak aynı dönem içerisinde kümülatif enflasyon yaklaşık olarak yüzde 240 hesaplandığı için, fiyatlar ortalama olarak 3,4 katına çıkarken KOBİ kredilerindeki artış yalnızca 2,2 kat düzeyinde kaldı. Rapor, kullanılan KOBİ kredisi hacminin nominal olarak artmasına rağmen reel anlamda daraldığını, yani enflasyonun çok gerisinde kaldığını ortaya koydu.

Her 14 kişiden biri ekonomik suçlu

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün raporuna göre Türkiye nüfusu dikkate alındığında, 2024 yılında her 14 kişiden biri ekonomik suçlarla ilişkilendi. Mal varlığına karşı suçlar kapsamında yürütülen ceza soruşturmalarına ilişkin dosya, suç ve şüpheli sayıları incelendiğinde, son yıllarda istikrarlı bir artış eğilimi gözlemlendi. Adalet Bakanlığı verilerine göre 2022 yılında mal varlığına karşı suçlar kapsamında işlem yapılan şüpheli sayısı 5 milyon 845 bin 634, 2023 yılında 5 milyon 864 bin 585, 2024 yılında 6 milyon 44 bin 908 seviyesine ulaştı.

Aynı dönemde dosya sayısı, 4 milyon 673 bin 836’dan 4 milyon 882 bin 291’e; suç sayısı, 8 milyon 65 bin 237’den 8 milyon 966 bin 686’ya yükseldi. Raporda ayrıca, Türkiye’de icra ve iflas dairelerindeki dosya sayısı da yer aldı. İcra ve iflas dairelerine gelen toplam dosya sayısının 2015’te yaklaşık 26,2 milyon düzeyindeyken, 2023’te 38,3 milyon ile zirve yaptı, 2024’te ise 32,7 milyon seviyesine geriledi. Öte yandan Adalet Bakanlığı verilerine göre icra ve iflas dairelerinde bir dosyanın ortalama işlem süresi 2023 yılında 582 gün iken, 2024 yılında bu süre 918 güne çıktı. Söz konusu yüzde 57’lik artış, sistemdeki yavaşlamanın ciddiyetini de ortaya koydu.

Karar’da yer alan habere göre; Türkiye ekonomisinin zombi şirketlerden kurtulması gerektiğini vurgulayan ekonomist Tunç Şatıroğlu şu ifadeleri kullandı; “IMF çalışmasına göre zombi şirketlerin özel şirketler içinde oranının en yüksek olduğu ülke Türkiye. Ancak bu çalışma 2020’den sonrasını yani Prof. Dr. Şahap Kavcıoğlu dönemini kapsamıyor. Negatif reel faiz döneminde bu oranın daha da arttığını düşünüyorum. Erken faiz indirimlerinin devam etmesi durumunda zombi şirket oranın daha da artmasını beklerim. O zaman verimlilik daha da düşer ve bu durumdan kurtulmak için ödenmesi gereken ekonomik bedel çok daha ağır olur.

Olur ama bizim ekonomi yönetiminde yanlışta inat anlayışı var. O yüzden erken faiz indirimleri de devam eder, zombiler de canlıları yer. Türkiye ekonomisi zombilerden kurtulmalı. Zombiler yaşasın diye ülkenin geleceğinden harcanıyor. Bazı kavramlar: Zombi şirket faaliyetlerini sürdürmek için düşük faizli kredi kullanmak ve veya dışarıdan kendisine sermaye transferi yapılması gereken şirket demek. Düşük faiz gerçek enflasyona göre düşük faiz demek. Yani nominal faizden bahsetmiyoruz. Örneğin kredi faizi yüzde 80 olabilir ama gerçek enflasyon yüzde 90 olursa bu düşük faizdir.”

Paylaşın

Halkın Yüzde 50’sinin Tasarruf Edecek Bir Geliri Yok

Halkın yüzde 26,9’u para biriktirme hususunda bir sorun yaşamadığını yüzde 73,1’i para biriktiremediğini ifade etti. Para biriktiremediğini ifade edenlerin ise yüzde 49,8’i tasarruf edecek bir gelirinin olmadığını belirtti.

Halkın yüzde 46,5’i kişisel mali durumunun “kötü” olduğunu ifade ederken “ne iyi ne kötü” diyenlerin oranı yüzde 42,2, “iyi” diyenlerin oranı yüzde 11,3 oldu. Halkın yüzde 53,3’üne göre Türkiye’nin mevcut ekonomik durumu, tıpkı kişisel mali durumu gibi kötü. “Ne iyi ne kötü” diyenlerin oranı yüzde 15,8 iken ülkenin ekonomisiyle ilgili iyimser olanların oranı yüzde 30,9 oldu.

Areda Piar, Türkiye genelinde bin 534 kişinin katılımıyla gerçekleştirdiği araştırma sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya göre, halkın yüzde 73,1’i para biriktiremiyor. Para biriktiremediğini ifade eden katılımcıların yüzde 49,8’i, tasarruf edecek bir gelirinin olmadığını belirtti.

Bu grubun yüzde 23,3’ü aylık harcamasının yüksek olduğunu, yüzde 12,6’sı borçlarının bulunduğunu, yüzde 5,5’i beklenmedik masraflardan dolayı para biriktiremediğini belirtti. Ayrıca yüzde 5’i para biriktirme konusunda planlamaya sahip olmadığını, yüzde 1,4’ü alışveriş bağımlısı olduğunu ve yüzde 0,2’si birikim amacı olmadığı için para biriktiremediğini kaydetti.

Yastık altı, döviz ve altın

Araştırmada yer alan katılımcıların yüzde 70,4’ü Türkiye’de tasarruf yapmanın “çok zor”, yüzde 13,9’u da “zor” olduğunu ifade etti. Yüzde 11,5’i orta düzeyde olduğunu belirtirken soruya “kolay” ve “çok kolay” yanıtı verenlerin oranı sırasıyla yüzde 2,2 ve yüzde 2’de kaldı.

“Tasarruf imkânınız olsa hangi aracı tercih edersiniz?” sorusuna ise katılımcıların yüzde 47,7’si fiziki altın (yastık altı birikim, gram, çeyrek ziynet vs.), yüzde 25,3’ü döviz, yüzde 22,5’i altın, yüzde 21,8’i Türk lirası mevduat (faiz geliri), yüzde 8’i Borsa İstanbul, yüzde 6,6’sı katılım hesapları (faizsiz birikim hesapları), yüzde 4,5’i döviz mevduat (faiz geliri), yüzde 3,7’si bireysel emeklilik hesapları ve yüzde 1,8’i kripto para piyasası yanıtını verdi.

Araştırmada katılımcılara en çok hangi alanlarda tasarruf yaptıkları da soruldu. Araştırmaya katılanların yüzde 22,3’ü giyim ve ayakkabıdan, yüzde 16,1’i eğlence ve sosyalleşme masraflarından kısarak tasarruf yaptığını belirtti. Yüzde 14,6’sı elektrik kullanımı, yüzde 12,3’ü su kullanımı, yüzde 9,8’i gıdadan ve yüzde 8,8’i her alanda tasarruf yaptığını söyledi.

Ayrıca yüzde 3,8’i hediye ve bahşiş masraflarında, yüzde 2,8’i doğalgaz kullanımında, yüzde 2,3’ü kişisel bakım masraflarında, yüzde 1,8’i konut masraflarında ve yüzde 0,7’si sigorta masraflarında tasarrufa gittiğini belirtti.

Araştırmada katılımcılara tatil alışkanlıklarındaki değişkenlik de soruldu. Katılımcıların yüzde 50,7’si artık tatile gitmediğini ifade etti. Bununla birlikte yüzde 31,7’si bütçesi daha uygun yerleri tercih ettiğini belirtirken yüzde 11,1’i tatil planlamasında herhangi bir değişiklik olmadığını söyledi. Tatil süresini daha kısa tutarak tasarruf ettiğini belirtenler de katılımcıların yüzde 6,5’ini oluşturdu.

Araştırmaya katılanların yüzde 46,5’i kişisel mali durumunun “kötü” olduğunu ifade ederken “ne iyi ne kötü” diyenlerin oranı yüzde 42,2, “iyi” diyenlerin oranı yüzde 11,3 oldu. Katılımcıların yüzde 53,3’üne göre Türkiye’nin mevcut ekonomik durumu, tıpkı kişisel mali durumu gibi kötü. “Ne iyi ne kötü” diyenlerin oranı yüzde 15,8 iken ülkenin ekonomisiyle ilgili iyimser olanların oranı yüzde 30,9 olarak araştırmaya yansıdı.

Türkiye genelinde bin 534 kişinin katıldığı araştırma, 29 Nisan-2 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirildi.

Araştırmanın tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Şimşek’ten Enflasyonla Mücadelede Kararlılık Mesajı

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Enflasyonu tek haneye indirmek meşakkatli olsa da programımızı kararlılıkla uygulayarak başaracağız. Tüm hedeflerimize ulaşmakta kararlıyız” dedi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, sosyal medya hesabı üzerinden Türkiye’nin ekonomik durumuna ilişkin detaylı bir değerlendirme paylaştı. Şimşek’in paylaşımı şu şekilde:

“İlk yılın muhasebesi: Program çalışıyor, politika önceliklerimizde kat ettiğimiz mesafe doğru yolda olduğumuzu gösteriyor.

Mali disiplin: Bütçe açığı yüksek ama deprem harcamaları hariç açığın milli gelire oranı 2023’te yüzde 1,6 gerçekleşti. Harcama disiplini, tasarruf, vergide adalet ve verimlilik odaklı maliye politikasına devam edeceğiz. Açığı 2024’te yüzde 5’in, 2025’te ise yüzde 3’ün altına indirmekte kararlıyız.

Büyümede dengelenme: Net dış talebin büyümeye katkısı 5 çeyrek sonra 1,6 puan ile pozitife döndü. Güçlü iç talep nedeniyle oluşan makroekonomik dengesizlikleri gideriyoruz.

Sürdürülebilir cari açık: Yıllık cari açık 26 milyar dolar düştü. Dış borcun sürdürülebilirliği için yüzde 2,5’in altında cari açık hedefine yönelik yapısal dönüşümü hızlandırıyoruz. Daralan açık sonucu azalan dış finansman ihtiyacıyla kalıcı rezerv birikimi sağlayacağız.

Dış finansmana erişim: Bankaların dış borç çevirme oranı yüzde 96’dan yüzde 153’e, reel sektörün yüzde 73’ten yüzde 118’e yükseldi. Bankalar yılbaşından beri 4,1 milyar dolar sermaye benzeri dış kaynağa erişim sağladı. Uzun vadeli, sermaye benzeri dış finansmanı artırmak önemli hedefimiz.

Rezerv Birikimi: Merkez Bankası brüt rezervleri 44 milyar dolar artarak 142 milyar doları aştı. Swap hariç net rezervler pozitife döndü.

KKM’den çıkış: KKM stoku 1,2 trilyon TL azaldı. TL mevduatın toplam içindeki payı 16,2 puan arttı. KKM stokunu kademeli olarak azaltmaya devam edeceğiz.

Dezenflasyon süreci başlıyor: Yıllık enflasyonda en yüksek seviye geride kaldı. Enflasyonda belirgin ve kalıcı düşüş dönemine giriyoruz. Piyasanın 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 33,2, 24 ay sonrası beklentisi yüzde 21,3 seviyesinde.

Güven artıyor: Risk primimiz CDS 440 baz puan düştü. Kredi notumuz arttı, görünümümüz pozitif.

Gri listeden çıkış süreci: Teknik çalışmalar tamamlandı, yerinde denetim yapıldı. Teknik rapor olumlu. Kara paranın aklanması ve terörizmin finansmanı ile mücadelede kararlıyız.

Yapısal dönüşüm: Yeni sanayi politikası uyguluyoruz. İkiz dönüşümü hızlandırıyoruz. Yatırım ortamının iyileştirilmesi ile uluslararası doğrudan yatırımları artırmayı hedefliyoruz.

Sonuç olarak; program çalışıyor ama daha kat edecek yolumuz var. Enflasyonu tek haneye indirmek meşakkatli olsa da programımızı kararlılıkla uygulayarak başaracağız. Tüm hedeflerimize ulaşmakta kararlıyız.”

Paylaşın

Korkut Boratav’dan ‘Enflasyon’ Yorumu: Asla Tek Haneye İnmeyecek

Ekonomist Prof. Dr. Korkut Boratav, enflasyonun IMF’nin enflasyon tahmini gibi Türkiye’deki enflasyonun da tek haneli rakamlara inmeyeceğini belirterek, “IMF’nin enflasyon tahmini 2024’te yüzde 45. Sonraki dört yıldaki ortalamada ise yüzde 21,3. Sıfıra inmiyor” dedi ve ekledi:

“IMF burada şu teşhisi yapıyor: Türkiye sermayesini gözetmenin veya onları razı etmenin yolu enflasyondur. Veyahut şu teşhis var: Türkiye’de siyasi iktidarlar enflasyonu sıfırlayamaz! Farklı bir ifadeyle söyleyeyim, ‘bunlar adam olmaz’ veya ‘bunlar bu kadar adam olur, daha fazlası değil.’ Ama ‘zararı yok, buna rağmen destekliyoruz’ diyor IMF. Fakat enflasyonun yüzde 20’ler civarında dört yıl daha devam etmesi, emeğin kayba uğramasına, sermayenin de kısmen ihyasına devam edileceği anlamına geliyor.”

Prof. Dr. Korkut Boratav, IMF’nin 2024’te Türkiye’nin büyüme yüzdesinin 3,1 olacağını aktararak son dört yılda büyüme hedefini 2025-2028 yıllarında yüzde 3,2 olacağını öngördüğünü aktardı.

Artı Gerçek’te yer alan habere göre Boratav, enflasyonun sermaye lehine çalışmaya devam edeceğini belirterek, “IMF’nin Başkan Yardımcısı Gita Gopinath’la görüşen Mehmet Şimşek’e IMF’nin ‘Büyümeyi küçülteceksin’ dediğini IMF’nin Başkan Yardımcısı Gopinath da “Mehmet Şimşek’le yaptığımız görüşme çok verimli geçti” diyor” sözleriyle destekledi.

Faizlerin yükseleceğini, finansal sıkılaşmanın yapılacağını ama kamu maliyesinde kemer sıkılacağını aktararak “Kamu dengesinin milli gelire oranı 2023’te yüzde 3,7 açık veriyor; 2025-28 ortalamasında bu aşağı-yukarı 0’a inmiştir; binde bir açık! Yani milli gelirin yüzde 3,8 oranında kemer sıkma var. Bu kemer sıkma 2024’ten başlarsa, yüzde 2,9 oluyor. Zaten son tasarruf önlemleriyle bunu uygulamaya başladıklarını iddia ediyorlar” ifadelerini kullandı.

Boratav, enflasyonun IMF’nin enflasyon tahmini gibi Türkiye’deki enflasyonun da tek haneli rakamlara inmeyeceğini belirterek, “IMF’nin enflasyon tahmini 2024’te yüzde 45. Sonraki dört yıldaki ortalamada ise yüzde 21,3. Sıfıra inmiyor. IMF burada şu teşhisi yapıyor: Türkiye sermayesini gözetmenin veya onları razı etmenin yolu enflasyondur. Veyahut şu teşhis var: “Türkiye’de siyasi iktidarlar enflasyonu sıfırlayamaz!” Farklı bir ifadeyle söyleyeyim, “bunlar adam olmaz” veya “bunlar bu kadar adam olur, daha fazlası değil.” Ama “zararı yok, buna rağmen destekliyoruz” diyor IMF. Fakat enflasyonun yüzde 20’ler civarında dört yıl daha devam etmesi, emeğin kayba uğramasına, sermayenin de kısmen ihyasına devam edileceği anlamına geliyor.” dedi.

“Cari açık hiçbir zaman yok olmayacak”

Boratav sözlerine şöyle devam etti: “Cari açık hiçbir zaman yok olmayacak. Son dört yılda da milli gelirin yüzde 1.9 oranında cari işlem açığı var. Yani eğer kemerleri sıkarak durgunlaşabilirsen, o zaman bu durgunlaşmayı devam ettirecek dış sermaye girişi de olur. Böylece cari işlem açığını yüzde 2’lere indirmiş olursun, bu da seni idare eder! Sermaye seni bu derecede destekleyebilir, sen de atıl emek oranının artmasını sineye çekeceksin!”

Paylaşın

Merkez Bankası: Çekirdek Enflasyonda Yavaşlama Kesintiye Uğradı

Mayıs ayına ilişkin fiyat gelişmeleri raporunu yayımlayan Merkez Bankası (TCMB), raporunda, Tüketici fiyatları mayıs ayında yüzde 3,37 oranında artış kaydedildi, yıllık enflasyon 5,65 puan yükselerek yüzde 75,45 oldu. Yıllık tüketici enflasyonundaki baz etkisi kaynaklı belirgin artışa karşın, bu dönemde çekirdek B ve C göstergelerinin yıllık değişimleri ılımlı bir seyir izledi” ifadelerine yer verdi.

Haber Merkezi / Raporun devamında, “Yıllık enflasyon, hizmet ve temel mal gruplarında bir miktar düşerken, enerjide belirgin olmak üzere diğer gruplarda yükseldi. Bir önceki yılın aynı döneminde doğal gazın ücretsiz kullanılması kaynaklı düşük baza ek olarak, cari ayda meskenlere yönelik doğal gazda ilk 25 metreküpün bedelsiz olarak kullandırılması uygulamasının sona ermesiyle, enerji grubunda yıllık enflasyon kayda değer şekilde yükseldi. Bu uygulamanın sona ermesi mayıs ayı manşet enflasyonunu 0,64 puan yukarıya çekmiş, söz konusu etki arındırıldığında aylık tüketici enflasyonu sınırlı bir iyileşme kaydedildi” denildi.

Raporun devamında şu ifadelere de yer verildi; “Gıda grubunda aylık enflasyon mevsimsel etkilerle zayıflamış, bu gelişmede sebze kalemi öncülüğünde fiyatları gerileyen işlenmemiş gıda alt grubu belirleyici oldu. Diğer taraftan, işlenmiş gıdada aylık enflasyon bir önceki aya kıyasla arttı. Hizmet grubunda yüksek aylık fiyat artış eğilimi sürmüş, lokanta-otel, kira ve eğitim öne çıkan kalemler olmaya devam etti.

Temel mal grubunda mayıs ayında sezon geçişine bağlı olarak giyim ve ayakkabıda fiyatlar yükselirken, dayanıklı mal alt grubunda fiyat artışı yavaşladı. Türk lirasındaki ılımlı seyri takiben üretici fiyatları aylık artışı önemli ölçüde zayıflamış, yıllık üretici enflasyonu ise düşük bazın da etkisi ile yükseldi. Bu görünüm altında, mevsimsellikten arındırılmış verilerle, B ve C göstergelerinin aylık artış oranlarında gözlenmekte olan zayıflama eğilimi mayıs ayında kesintiye uğradı.”

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Mayıs ayına ilişkin fiyat gelişmeleri raporu yayımlandı. Raporda şu ifadelere de yer verildi:

“Mayıs ayında tüketici fiyatları yüzde 3,37 oranında yükselmiş ve yıllık enflasyon 5,65 puan artarak yüzde 75,45 olarak gerçekleşti. B endeksinin yıllık değişim oranı 0,27 puan artarak yüzde 72,99 olurken, C endeksinin yıllık değişim oranı 0,83 puan düşüşle yüzde 74,98’e geriledi. Doğal gazda 25 metreküp uygulamasının sona ermesinin aylık tüketici enflasyonuna etkisi 0,64 puan olurken, bu etki düzeltildiğinde aylık tüketici enflasyonundaki gerileme eğiliminin sınırlı da olsa sürdüğü gözlendi.

Yıllık tüketici enflasyonuna katkılar incelendiğinde, enerji, hizmet, temel mal, gıda ve alkol-tütün-altın gruplarının katkıları bir önceki aya kıyasla sırasıyla 3,45, 0,74, 0,66, 0,53 ve 0,27 puan arttı. Mevsimsellikten arındırılmış B ve C göstergelerinin artış oranlarındaki yavaşlama eğilimi mayıs ayında kesintiye uğradı. Fiyat artışları B endeksini oluşturan gruplardan temel mal ve hizmet gruplarında yataya yakın seyrederken, işlenmiş gıdada yükseliş kaydetti.

Hizmet fiyatları mayıs ayında yüzde 4,03 oranında artmış, grup yıllık enflasyonu 1,06 puan düşüşle yüzde 95,93 oldu. Aylık bazda ulaştırma hizmetleri fiyatları gerilerken, lokanta-otel, kira ve eğitim hizmetleri yüksek aylık fiyat artışları ile öne çıkan kalemler oldu. Yıllık enflasyon kira dışındaki alt gruplarda geriledi. Lokanta-otel alt grubu aylık enflasyonunda (yüzde 5,52) bir önceki aya kıyasla gerçekleşen güçlenmeyi yemek hizmetleri sürüklerken, otel fiyatlarında da artış gözlendi.

Mayıs ayında kira alt grubunda aylık artış yüzde 5,46 ile belirgin olmuş, yıllık enflasyon bu alt grupta yüzde 125,14’e ulaştı. Diğer hizmetler alt grubu fiyatları aylık yüzde 3,60 oranında yükseldi. Bu alt gruptaki fiyat artışında, özel okul ücretleri kaynaklı olarak eğitim hizmetlerinin (yüzde 5,63) yanı sıra eğlence-kültür hizmetleri öne çıktı. Bu dönemde haberleşme hizmetlerinde aylık fiyat artışının yavaşladığı izlendi. Ulaştırma hizmetleri fiyatı ise karayolu ile şehirlerarası yolcu taşımacılığı (yüzde -9,30) ve vapur ile yolcu taşımacılığı (yüzde -2,16) fiyatlarındaki düşüşler neticesinde aylık bazda sınırlı bir oranda gerileyerek hizmetlerin diğer alt gruplarından ayrıştı.

Mayıs ayında, temel mal grubu yıllık enflasyonu 0,63 puan azalarak yüzde 56,51 olmuştur. Yıllık enflasyon diğer temel mallarda artarken, bunun dışında kalan alt gruplarda geriledi. Dayanıklı mal (altın hariç) fiyatları aylık artışı yüzde 1,89 ile yavaşlama göstermiş, alt grup yıllık enflasyonu 2,47 puan düşüşle yüzde 57,43’e geriledi. Otomobil, mobilya ve beyaz eşya fiyatları mayıs ayında sırasıyla yüzde 2,99, 2,01 ve 0,91 oranlarında arttı. Beyaz eşya dışında kalan elektrikli ve elektriksiz aletlerin fiyatları ise bu dönemde yüzde 1,29 oranında azaldı. Giyim ve ayakkabı alt grubu fiyat artışında (yüzde 9,69) sezon geçişinin etkisi hissedildi. Diğer temel mallar alt grubunda aylık fiyat artışı yüzde 1,90 ile bir önceki aya kıyasla zayıfladı.

Enerji fiyatları mayıs ayında yüzde 4,91 oranında artmış, grup yıllık enflasyonu baz etkisiyle 46,85 puan artarak yüzde 89,68 oldu. Enerji grubu aylık fiyat artışında, ilk 25 metreküpü bedelsiz kullandıran uygulamanın sona ermesiyle doğal gaz fiyatlarındaki yüzde 28,89 oranındaki artış belirleyici oldu. Buna ek olarak, bir önceki yılın aynı döneminde doğal gazın ücretsiz kullandırılması kaynaklı düşük baz, enerji grubu yıllık enflasyonunu güçlü bir şekilde yükselten temel unsur oldu. Öte yandan, mayıs ayında Türk lirası cinsi enerji fiyatlarındaki gelişmeleri takiben akaryakıt ve tüp gaz fiyatları sırasıyla yüzde 3,11 ve 1,45 oranlarında gerileyerek enerji grubu enflasyonundaki yükselişi sınırladı.

Gıda ve alkolsüz içecekler grubu fiyatları mayıs ayında yüzde 1,69 oranında artmış, yıllık enflasyon 1,64 puan yükselerek yüzde 70,14 oldu. Yıllık enflasyon işlenmemiş gıdada 1,32 puan düşerek yüzde 76,53 oranında gerçekleşirken, işlenmiş gıdada 4,31 puan artışla yüzde 64,50’ye yükseldi. İşlenmemiş gıda fiyatları bu dönemde temelde mevsimsel etkilerle gerilerken, bu gelişmeyi sebze ve yumurta fiyatlarındaki aylık düşüşler sürükledi. Bu grupta, kırmızı et fiyatlarında süregelen artışların yavaşladığı izlendi. Diğer taraftan, bir süredir ılımlı seyreden işlenmiş gıda grubunda bu dönemde aylık enflasyon belirgin bir artış gösterdi. Bu gelişmede ekmek fiyatları, kırmızı et fiyatlarındaki birikimli artışların yansıdığı işlenmiş et ürünleri ile çiğ süt fiyat artışının etkilerinin izlendiği peynir ve diğer süt ürünleri öne çıktı.

Alkollü içecekler ve tütün grubunda fiyatlar üretici firma kaynaklı gelişmeleri takiben yüzde 4,74 oranında artmış, yıllık enflasyon 7,95 puan yükselişle yüzde 86,48 olarak gerçekleşti. Yurt içi üretici fiyatları mayıs ayında yüzde 1,96 oranında artmış, yıllık enflasyon 2,02 puan yükselerek yüzde 57,68 oldu. Ana sanayi gruplarına göre incelendiğinde, enerji fiyatları yüzde 3,32 oranındaki artış ile öne çıkarken, ara malı ve sermaye malı başta olmak üzere kalan gruplarda aylık fiyat artışının daha ılımlı seyrettiği izlendi.”

Paylaşın

2024’te Dış Ticaret Açığı 37 Milyar Dolara Dayandı

2024 yılının ilk dört aylık döneminde ihracat yüzde 4,5 oranında artışla 106 milyar 914 milyon dolar, ithalat yüzde 9,3 oranında azalışla 143 milyar 674 milyon dolar oldu.

Haber Merkezi / Başka bir ifadeyle 2024 yılının ilk dört aylık döneminde dış ticaret açığı 36 milyar 760 milyon dolar oldu.

Ticaret Bakanlığı, mayıs ayına ilişkin dış ticaret verilerini açıkladı. Buna göre; Mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracat, yüzde 11,4 oranında artarak 24 milyar 75 milyon dolar, ithalat, yüzde 10,3 oranında azalarak 30 milyar 593 milyon dolar, dış ticaret hacmi, yüzde 1,9 oranında azalarak 54 milyar 668 milyon dolar oldu.

2024 yılının ilk dört aylık döneminde geçen yılın aynı dönemine göre; İhracat, yüzde 4,5 oranında artarak 106 milyar 914 milyon dolar, ithalat, yüzde 9,3 oranında azalarak 143 milyar 674 milyon dolar, dış ticaret hacmi, yüzde 3,8 oranında azalarak 250 milyar 588 milyon dolar oldu.

Mayıs ayında geçen yılın aynı ayına göre; İhracatın ithalatı karşılama oranı 15,3 puan artarak yüzde 78,7 oldu. Enerji verileri hariç tutulduğunda, ihracatın ithalatı karşılama oranı 17,9 puan artarak yüzde 88,1 oldu. Enerji ve altın verileri hariç tutulduğunda ise, ihracatın ithalatı karşılama oranı 14,4 puan artarak yüzde 91,7 oldu.

İhracatta Almanya ithalatta Çin zirvede

Mayıs ayında en fazla ihraca yapılan ülkeler sırasıyla; Almanya (1 milyar 902 milyon dolar), ABD (1 milyar 475 milyon dolar) ve İngiltere (1 milyar 448 milyon dolar) oldu. Mayıs ayında ihracatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ihracat içerisindeki payı yüzde 48,2 oldu.

Mayıs ayında en fazla ithalat yapılan ülkeler sırasıyla; Çin (3 milyar 861 milyon dolar), Rusya (3 milyar 780 milyon dolar) ve Almanya (2 milyar 283 milyon dolar) oldu. Mayıs ayında ithalatta en çok paya sahip ilk 10 ülkenin toplam ithalat içerisindeki payı yüzde 59,4 oldu.

Mayıs ayında en fazla ihracat yapılan ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (9 milyar 933 milyon dolar), Yakın ve Ortadoğu Ülkeleri (3 milyar 952 milyon dolar) ve Diğer Avrupa Ülkeleri (3 milyar 742 milyon dolar) oldu.

Mayıs ayında en fazla ithalat yapılan ülke grupları sırasıyla; Avrupa Birliği (AB-27) (10 milyar 209 milyon dolar), Asya Ülkeleri (8 milyar 209 milyon dolar) ve Diğer Avrupa Ülkeleri (6 milyar 25 milyon dolar) oldu.

Paylaşın

Şimşek’ten “Enflasyon” Açıklaması: En Kötüsü Geride Kaldı

Yıllık enflasyon ENAG’a göre yüzde 120,66, TÜİK’e göre yüzde 75,45 oldu. Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “En kötüsü geride kaldı!” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Geçmiş 12 ayın birikimli etkilerini içeren yıllık enflasyonda en yüksek seviyeyi bu ay gördük. Enflasyonla mücadelede geçiş dönemi böylece tamamlandı, dezenflasyon sürecine giriyoruz.”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, mayıs ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu. Bakan Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“En kötüsü geride kaldı! Geçmiş 12 ayın birikimli etkilerini içeren yıllık enflasyonda en yüksek seviyeyi bu ay gördük. Enflasyonla mücadelede geçiş dönemi böylece tamamlandı, dezenflasyon sürecine giriyoruz. Enflasyonda kalıcı düşüş haziranda başlayacak. Yıllık enflasyon yüksek ihtimalle üçüncü çeyrek sonunda yüzde 50’nin altına gerileyecek.

Dezenflasyon öngören piyasa yıllık enflasyonu 12 ay sonra yüzde 33,2, 24 ay sonra yüzde 21,3 bekliyor. Önümüzdeki dönemde beklentiler hedeflerimize daha da yakınsayacak. Mali disiplini güçlendirerek dezenflasyon sürecine verdiğimiz destek artarak devam edecek. Fiyat istikrarına ulaşmak sabır ve zaman gerektiriyor, hedefimize ulaşmakta kararlıyız.”

ENAG’a göre enflasyon yüzde 120,66

Bağımsız ekonomistler ile akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubunun (ENAG) açıkladığı enflasyon verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Nisan ayında yüzde5,66 arttı. TÜFE’nin son 12 aylık artışı ise yüzde 120,66 olarak gerçekleşti.

ENAG’a göre Türkiye İstatistik Kurumunun alt grupları gösterge alındığında; çeşitli mal ve hizmetlerde aylık enflasyon yüzde 10,25, lokanta ve otellerde yüzde 0,35, eğlence ve kültürde yüzde 1,34, haberleşmede yüzde 5,30, ulaştırmada yüzde 1,56, ev eşyasında yüzde 11,39, konutta yüzde 3,97, giyim ve ayakkabıda yüzde 11,11, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,66 oldu.

TÜİK’e göre enflasyon yüzde 75,45

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mayıs ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 3,37 arttı. Yıllık artış ise yüzde 75,45 olarak kaydedildi. Açıklamaya göre TÜFE’deki değişim bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 22,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 75,45 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 62,51 olarak gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 50,85 ile giyim ve ayakkabı olurken bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 104,80 ile eğitim.

Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 1,01 ile haberleşme oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 9,60 ile giyim ve ayakkabı.

İstanbul’un enflasyonu yüzde 82,20

İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul’da mayısta perakende fiyatlar aylık yüzde 3,59, yıllık yüzde 82,20 arttı. Toptan fiyatlar, aylık yüzde 2,59 yükselirken; yıllık ise yüzde 61,21 oldu.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Yıllık Enflasyon Yüzde 75,45

TÜİK’in açıkladığı verilere göre, enflasyon mayıs ayında yüzde 3,37, yıllık enflasyon ise yüzde 75,45 oldu. ENAG’ın açıkladığı verilerine göre, enflasyon mayıs ayında yüzde 5,66 artarken, yıllık enflasyon ise yüzde 120,66 oldu.

Haber Merkezi / Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 50,85 ile giyim ve ayakkabı olurken bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 104,80 ile eğitim.

Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 1,01 ile haberleşme oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 9,60 ile giyim ve ayakkabı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mayıs 2024 verilerini açıkladı. Buna göre; Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 3,37, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 22,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 75,45 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 62,51 oldu.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 50,85 ile giyim ve ayakkabı oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 104,80 ile eğitim oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla mayıs ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 1,01 ile haberleşme oldu. Buna karşılık, mayıs ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 9,60 ile giyim ve ayakkabı oldu.

Endekste kapsanan 143 temel başlıktan mayıs ayı itibarıyla, 23 temel başlığın endeksinde düşüş gerçekleşirken, 6 temel başlığın endeksinde değişim olmadı.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’deki değişim, mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 3,77, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 23,05, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 72,99 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 66,53 oldu.

“Dezenflasyon sürecine giriyoruz”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, mayıs ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu. Bakan Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“En kötüsü geride kaldı! Geçmiş 12 ayın birikimli etkilerini içeren yıllık enflasyonda en yüksek seviyeyi bu ay gördük. Enflasyonla mücadelede geçiş dönemi böylece tamamlandı, dezenflasyon sürecine giriyoruz. Enflasyonda kalıcı düşüş haziranda başlayacak. Yıllık enflasyon yüksek ihtimalle üçüncü çeyrek sonunda yüzde 50’nin altına gerileyecek.

Dezenflasyon öngören piyasa yıllık enflasyonu 12 ay sonra yüzde 33,2, 24 ay sonra yüzde 21,3 bekliyor. Önümüzdeki dönemde beklentiler hedeflerimize daha da yakınsayacak. Mali disiplini güçlendirerek dezenflasyon sürecine verdiğimiz destek artarak devam edecek. Fiyat istikrarına ulaşmak sabır ve zaman gerektiriyor, hedefimize ulaşmakta kararlıyız.”

ENAG’a göre enflasyon yüzde 124,63

Bağımsız ekonomistler ile akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubunun (ENAG) açıkladığı enflasyon verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Nisan ayında yüzde5,66 arttı. TÜFE’nin son 12 aylık artışı ise yüzde120,66 olarak gerçekleşti.

ENAG’a göre Türkiye İstatistik Kurumunun alt grupları gösterge alındığında; çeşitli mal ve hizmetlerde aylık enflasyon yüzde 10,25, lokanta ve otellerde yüzde 0,35, eğlence ve kültürde yüzde 1,34, haberleşmede yüzde 5,30, ulaştırmada yüzde 1,56, ev eşyasında yüzde 11,39, konutta yüzde 3,97, giyim ve ayakkabıda yüzde 11,11, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,66 oldu.

İstanbul’un enflasyonu yüzde 82,20

İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul’da mayısta perakende fiyatlar aylık yüzde 3,59, yıllık yüzde 82,20 arttı. Toptan fiyatlar, aylık yüzde 2,59 yükselirken; yıllık ise yüzde 61,21 oldu.

Paylaşın

ENAG Açıkladı: Yıllık Enflasyon Yüzde 124,63

ENAG’ın açıkladığı verilerine göre, enflasyon mayıs ayında yüzde 5,66 artarken, yıllık enflasyon ise yüzde 120,66 oldu. TÜİK’in açıkladığı verilere göre, enflasyon mayıs ayında yüzde 3,37, yıllık enflasyon ise yüzde 75,45 oldu.

Haber Merkezi / Bağımsız ekonomistler ile akademisyenlerden oluşan Enflasyon Araştırma Grubunun (ENAG) açıkladığı enflasyon verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Nisan ayında yüzde5,66 arttı. TÜFE’nin son 12 aylık artışı ise yüzde 120,66 olarak gerçekleşti.

ENAG’a göre Türkiye İstatistik Kurumunun alt grupları gösterge alındığında; çeşitli mal ve hizmetlerde aylık enflasyon yüzde 10,25, lokanta ve otellerde yüzde 0,35, eğlence ve kültürde yüzde 1,34, haberleşmede yüzde 5,30, ulaştırmada yüzde 1,56, ev eşyasında yüzde 11,39, konutta yüzde 3,97, giyim ve ayakkabıda yüzde 11,11, gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 3,66 oldu.

“Dezenflasyon sürecine giriyoruz”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, mayıs ayı enflasyon verilerinin açıklanmasının ardından sosyal medya hesabından değerlendirmede bulundu. Bakan Şimşek, şu ifadeleri kullandı:

“En kötüsü geride kaldı! Geçmiş 12 ayın birikimli etkilerini içeren yıllık enflasyonda en yüksek seviyeyi bu ay gördük. Enflasyonla mücadelede geçiş dönemi böylece tamamlandı, dezenflasyon sürecine giriyoruz. Enflasyonda kalıcı düşüş haziranda başlayacak. Yıllık enflasyon yüksek ihtimalle üçüncü çeyrek sonunda yüzde 50’nin altına gerileyecek.

Dezenflasyon öngören piyasa yıllık enflasyonu 12 ay sonra yüzde 33,2, 24 ay sonra yüzde 21,3 bekliyor. Önümüzdeki dönemde beklentiler hedeflerimize daha da yakınsayacak. Mali disiplini güçlendirerek dezenflasyon sürecine verdiğimiz destek artarak devam edecek. Fiyat istikrarına ulaşmak sabır ve zaman gerektiriyor, hedefimize ulaşmakta kararlıyız.”

TÜİK’e göre enflasyon yüzde 75,45

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Mayıs ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. Buna göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 3,37 arttı. Yıllık artış ise yüzde 75,45 olarak kaydedildi. Açıklamaya göre TÜFE’deki değişim bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 22,72, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 75,45 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 62,51 olarak gerçekleşti.

Bir önceki yılın aynı ayına göre en az artış gösteren ana grup yüzde 50,85 ile giyim ve ayakkabı olurken bir önceki yılın aynı ayına göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 104,80 ile eğitim.

Ana harcama grupları itibarıyla 2024 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre en az artış gösteren ana grup yüzde 1,01 ile haberleşme oldu. Buna karşılık, 2024 yılı Mayıs ayında bir önceki aya göre artışın en yüksek olduğu ana grup ise yüzde 9,60 ile giyim ve ayakkabı.

İstanbul’un enflasyonu yüzde 82,20

İstanbul Ticaret Odası (İTO) verilerine göre, İstanbul’da mayısta perakende fiyatlar aylık yüzde 3,59, yıllık yüzde 82,20 arttı. Toptan fiyatlar, aylık yüzde 2,59 yükselirken; yıllık ise yüzde 61,21 oldu.

Paylaşın