‘Tarımsal Girdi Enflasyonu’nda Rekor Artış

TÜİK’in verilerine göre, Tarım-GFE, martta yıllık bazda yüzde 105,7, aylık bazda yüzde 15,16 artış gösterdi. Geçen yılın aynı ayına göre yükseliş ise yüzde 105,7 oldu. Yıllık bazda en fazla artış yüzde 228,2 ile gübre ve toprak geliştiriciler alt grubunda görüldü.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), mart ayına ilişkin Tarımsal girdi fiyat endeksi (Tarım-GFE) verilerini açıkladı.

Buna göre, Tarım-GFE 2022 yılı Mart ayında bir önceki aya göre yüzde 15,16, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 47,98, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 105,70 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 44,42 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 7,85, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 16,12 artış gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre göre tarımsal yatırıma katkı sağlayan mal ve hizmet endeksinde yüzde 56,43, tarımda kullanılan mal ve hizmet endeksinde yüzde 113,89 artış gerçekleşti.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 31,48 ile veteriner harcamaları ve yüzde 34,54 ile tohum ve dikim materyali oldu. Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 228,20 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 175,39 ile enerji ve yağlar oldu.

Aylık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 2,73 ile makine bakım masrafları ve yüzde 3,31 ile diğer mal ve hizmetler oldu. Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 44,65 ile gübre ve toprak geliştiriciler ve yüzde 23,32 ile enerji ve yağlar oldu.

Paylaşın

Devlet Hastanelerine Bütçe Yetmedi!

Şehir hastaneleri yüksek maliyet nedeniyle eleştirilirken, devlet bütçesinden yapılması planlanan 10 hastane için yapılması planlanan ihaleler de iptal edildi. İptale yetersiz bütçeler neden oldu. 

Yap-İşlet-Devret yöntemiyle projelendiren şehir hastaneleri yüksek maliyeti ile şirketleri büyütürken, düşük maliyet nedeniyle devletin kendi kaynakları ile yapmayı planladığı 10 hastanesinin ihalesi iptal edildi. İptal gerekçesi ise bütçe yetersizliği oldu. Sağlık Bakanlığı’nın yaptığı maliyet hesabının, ekonomik krizle birlikte aşırı yükselen inşaat maliyetlerinin çok altında kalması kararda etkili oldu.

Sözcü’den Erdoğan Süzer’in haberine göre her gün değişen fiyatlar yüzünden önlerini göremez hale gelen müteahhitler devletin hazırladığı yaklaşık değerlerle hastanelerin yapılamayacağını idarelere ilettiler.

10 ilde 10 proje iptal

Kamu İhale Bülteni’nde yer alan bilgilere göre Sağlık Bakanlığı’na bağlı Sağlık Yatırımları Genel Müdürlüğü tarafından yapılması planlanan ve toplam 2 bin 500 yatak kapasiteli 10 hastanenin ihalesi iptal edildi. Müteahhitlerin yaklaşık değerleri az bulmaları nedeniyle ihaleleri iptal edilen devlet hastaneleri Kars, Bingöl, Şırnak, Manisa, Konya, Kahramanmaraş, Adana, Aydın, Ordu ve İzmir’de yapılacaktı.

Soru önergesi

CHP Balıkesir Milletvekili Dr. Fikret Şahin, ihalesi iptal edilen hastaneler nedeniyle Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) soru önergesi verdi. Şahin, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca’nın yanıtlaması istemiyle verdiği önergesinde, 10 şehirde oluşan hastane ihtiyacının karşılanmasına yönelik olarak alternatif çalışma yürütülüp yürütülmediğini sordu.

Şehir hastaneleri eleştirisi

CHP’li Fikret Şahin, ihaleleri iptal edilen 6 hastanenin 2022 yılı yatırım maliyetinin 3,3 milyar lira olduğuna dikkat çekerken, Sağlık Bakanlığı’nın bütçe kaynaklarını şehir hastanelerine akıtması yüzünden devlet hastanelerine para bulamadığını ifade etti. Şahin, faaliyetteki 13 şehir hastanesinin kira ve hizmet bedelleri için bu yılki bütçeye 21,5 milyar lira ödenek konulduğunu, ancak dolara endeksli ödemeler yüzünden bütçeye gelecek yükün şimdiden 30.5 milyar liraya çıktığını söyledi.

Paylaşın

İcra Dosyası Sayısı Bir Yılda Yüzde 30 arttı!

Ekonomide yaşanan krizin üstü örtülemiyor. Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin, Ulusal Yargı Ağı’na (UYAP) sistemine dayanarak yaptığı araştırma ile Türkiye’nin icra haritasını çıkardı.

Tekin’in araştırmasına göre son bir yılda icra dosya sayısı yüzde 30 oranında artarken, icra dairelerinde işlemi devam eden dosya sayısı ise 23 milyon 511 bine ulaştı.

Sözcü’den Başak Kaya’nın haberine göre, 2022’nin ilk 4 ayında icra ve iflas dairelerine toplam 2 milyon 657 bin yeni dosya geldi. Her gün 18 bin yeni dosyanın açıldığının kaydedildiği araştırmada, 16 milyon kişinin yaşadığı İstanbul’da 8,2 milyon icra dosyası olduğu saptandı. Buna göre, nüfusu 4,3 milyon olan İzmir’de 1,6 milyon, Ankara’da 2 milyon ve Antalya’da ise 1 milyona yakın dosya bulunuyor.

İcraya verilen takipteki borçlarının da 28,3 milyar liraya ulaştı

“Vatandaş boğazına kadar borca battı. 81 ilin 81’inde de ağır bir tablo var. Türkiye icralık oldu” diyen Gürsel Tekin, vatandaşların borçlarını vadesinde ödeyemediği için bankalar tarafından icraya verilen takipteki borçlarının da 28,3 milyar liraya ulaştığını açıkladı.

“Bu tablo yıl sonuna doğru daha da kötüleşecek” diyen Tekin şöyle konuştu: Artan enflasyon yüzünden milletin borç ödemeye parası kalmadı. AKP’nin iktidara geldiği 2002’de sadece 8 milyon icra dosyası vardı. Şimdi ise 3 kat artış var. Halk nefes alamaz hale geldi.

Paylaşın

Tüketici Güveni Tarihi Düşük Seviyelerdeki Seyrini Sürdürdü

Mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 0,4 oranında arttı. Nisan ayında 67,3 olan endeks, Mayıs’ta 67,6’ya yükseldi.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliği ile hazırlanan Tüketici Güven Endeksi Mayıs 2022 verileri açıklandı.

Buna göre, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, Mayıs ayında bir önceki aya göre yüzde 0,4 oranında arttı; Nisan ayında 67,3 olan endeks, Mayıs ayında 67,6 oldu.

Tüketici güven endeksi neden önemli?

Aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu,100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir.

İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

Tarım Kredisi Kullanan Çiftçi Sayısı 1 Milyon 300 Bini Geçti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kamu ve özel bankalardan tarım kredisi kullanan çiftçilerin sayısını açıklaması için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin Gürer’e verdiği yanıta göre, tarım kredisi kullanan çiftçi sayısı 1 milyon 300 binden fazla.

Çiftçinin sermayesi: Kredi borcu

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yazılı soru önergesinde, “Kamu ve özel bankalardan ayrı ayrı kredi kullanan çiftçi ve besici sayısı kaçtır? Toplam çiftçi borç tutarı ne kadardır? Özel ve kamu bankalarında ayrı ayrı takibe düşen çiftçi sayısı kaçtır?” diye sordu.

Bakan Nebati ise yanıtında: “2021 Aralık dönemi itibariyle, kamu bankalarının stok nakdi tarım kredisi gerçek kişi müşteri sayısı 852.871 iken özel bankaların stok nakdi tarım kredisi gerçek kişi müşteri sayısı 453.567’dir,” dedi.

Gürer, yanıttan sonra yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi:

“Çiftçi, ürünü maliyetini bile kurtaramadığı için banka kredileri ile ayakta kalmaya çalışıyor. Hasat dönemi kazandığı ile kredi borcu ödemeye çalışıyor.

Kredi almadan çiftçilik yapan kalmamış. Tüm çiftçiler kredi kullanarak borcu borçla döndürmeye çalışıyorlar. Borçlanmadan çiftçilik yapılamaz duruma gelmiş. Çiftçinin sermayesi: Kredi borcu.”

Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) 2021 yılında yaptığı “Tarımsal Görünüm Saha Araştırması”na göre:

  • Çiftçilerin banka kredisi kullanma oranı 2020’de yüzde 35’ten, 2021’de yüzde 49’a çıktı.
  • Tarım Kredi Kooperatifi (TKK) kredisi kullananların oranı bir yılda yüzde 17’den yüzde 25’e yükseldi.
  • Çiftçiler girdi satıcılarından “vadeli mal alımı” yoluyla üretimlerini finanse etme yöntemini de 2020’ye göre iki kat daha fazla kullandı. (Yüzde 26).
  • Bankalardan kredi kullanan çiftçilerin aldıkları kredi tiplerinde en yüksek oran “üretim” (işletme) ve “yatırım” kredilerinde.
  • Çiftçiler en çok,üretim faaliyetlerinin finansmanı için krediye ihtiyaç duyuyor.
  • Traktör ve makine alım kredisi oranı 2021’de 7 puan artarak yüzde 61’e yükseldi.
Paylaşın

2021 Yılında 13,6 Milyar TL Vergi Kaçırıldı

Vergi Denetim Kurulu’nun 2021 yılında yaptığı incelemelerde 66,2 milyar TL’lik verginin eksik ödendiğini tespit edildi. Söz konusu eksiğin 13,6 milyar TL’si büyük sermaye gruplarının ödemesi gereken kurumlar vergisinden kaynaklandı. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın rakamlarına göre de ücretlilerden 184 milyar TL vergi tahsil edilirken, kurumlar vergisi toplamı 190,1 milyar TL’de kaldı.

Hayat pahalılığının yanı sıra ödediği dolaylı ve dolaysız vergilerle daha da yoksullaşan ücretlilerden vergilerini, kaynağından son kuruşuna kadar tahsil eden devlet, diğer vergi mükelleflerinin kaçırdığı milyarlarca liralık verginin peşine ise aynı ısrarla düşmüyor. 2021 yılında 3,2 milyon vergi mükellefinden şüpheli olan sadece 54 bini incelendi ve bunlara 51 milyar TL ceza kesildi.

Vergi Denetim Kurulu tarafından yapılan denetim çalışmalarına ilişkin raporlara yansıyan veriler, devletin ücretliler aleyhine işleyen vergi düzenini yeterli denetim yapmayarak daha da adaletsiz hale getirdiğini gösteriyor. Ücretlilerin vergilerini maaşları ceplerine girmeden kaynağında tahsil eden devlet aynı kararlılığı vergiye konu olması gereken dev cirolara imza atan sermaye gruplarına karşı göstermiyor.

54 binden fazla mükellef incelendi

BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre 2021 yılında Vergi Denetim Kurulu 54 bin 65 mükellefi inceledi. Toplam 3 milyon 221 bin vergi mükellefinin yüzde 1,68’ini oluşturan bu mükelleflerin incelenmelerinin sonunda alınması gereken toplam vergi tutarı 24,2 milyar lira, kesilmesi önerilen toplam ceza tutarı ise 50,8 milyar lira oldu. Kaçırıldığı tespit edilen verginin 10 milyar TL’si sektörel vergi incelemeleri, 300 milyon TL’si vergi iade incelemeleri, 14 milyar TL’si de vergi kaçakçılığı incelemeleri sonucu belirlendi.

2021 yılında mükellef başına tarhı istenilen vergi tutarı bir önceki yıla göre yüzde 14,39 azalırken kesilmesi önerilen ceza tutarı ise bir önceki yıla göre yüzde 10,97 arttı.

66,2 milyar TL’lik vergi eksik ödendi

İncelemeler sonucunda denetim elemanları 66,2 milyar TL’lik verginin eksik ödendiğini tespit etti. Mükellefin kendi beyanı üzerinden ödediği vergi ile inceleme elemanının tespit ettiği vergi arasında tespit edilen 66,2 milyar TL’lik matrah farkının yüzde 58’i olan 18,1 milyar TL katma değer vergisinden, 13,6 milyar TL’si büyük sermaye gruplarının ödemesi gereken kurumlar vergisinden kaynaklandı.

Bu tespit sonucu KDV’den dolayı 14,2 milyar TL verginin tahsili 36 milyar TL de ceza kesilmesi istendi. 1,1 milyar TL’lik matrah farkı bulunan ÖTV’nin tarhı istenilen vergi tutarı 4,5 milyar TL, cezası ise 5,9 milyar TL oldu. Toplam 13,6 milyar TL kaçıran sermaye gruplarından ise 2,2 milyar TL’lik verginin tahsili istenirken 3,7 milyar TL de ceza verildi.

Ücretliler ile kurumların vergisi aynı seviyede

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 2021 yılı rakamları da vergi adaletsizliğini bütün açıklığı ile gösteriyor. Geçen yıl 32,2 milyar TL’si asgari ücretlilerden, 152,1 milyar TL’si diğer ücretlilerden olmak üzere toplam 184 milyar TL vergi tahsil edildi. Ancak dev sermayelere sahip sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıklarından alınan kurumlar vergisi toplamı 190,1 milyar TL’de kaldı.

Paylaşın

Tarım Üretici Enflasyonu Rekor Tazeledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) nisan ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) verilerini açıkladı. TÜİK verilerine göre tarımda üretici enflasyonunda rekor artış devam etti.

Tarım-ÜFE nisan aylık yüzde 17,76 artarken, yıllık bazda ise yüzde 118,53 artış gösterdi. Tarım-ÜFE bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 72,29 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 45,26 artış gösterdi.

Sektörlere aylık bazda bakıldığında; balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 0,12, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 18,10 ve ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 21,03 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 6,52, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 8,41, tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 27,66 artış gerçekleşti.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 21,82 ile turunçgiller ve yüzde 45,18 ile koyun ve keçi, canlı; bunların işlenmemiş süt ve yapağıları oldu.

Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 295,72 ile lifli bitkiler, yüzde 248,33 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular ve yüzde 135,01 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar oldu.

Bir önceki aya göre artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 4,95 ile turunçgiller ve yüzde 5,60 ile diğer çiftlik hayvanları ve hayvansal ürünler oldu.

Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 61,29 ile diğer ağaç ve çalı meyveleri ile sert kabuklu meyveler ve yüzde 42,69 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular oldu. Bir önceki aya göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 0,11 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar oldu.

Paylaşın

Ekonomide Bir Darbe De Yayıncılık Sektörüne

Döviz kurlarındaki artışla birlikte rekor kıran kağıt fiyatları basın sektöründe derin bir krize neden olurken, hurda kağıt fiyatlarının baskı altına alınması da yayıncıların gelir kaybına uğramasına neden oluyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2021 yılında fiyatı en çok artan ürün yüzde 168 ile kağıt olurken, bu durum yayıncıları büyük bir baskı altına aldı. Artan hurda kağıt ithalatı yurt içinde basın sektörünün önemli gelir kalemleri arasında yer alan hurda kağıt fiyatlarının gerilemesine neden oldu.

İthal hurda kağıtla piyasada fiyatların düşürülmesi, maliyet baskısı altında faaliyetlerine devam etmekte zorlanan küçükten büyüğe çok sayıda işletmeyi zora soktu.

Hurda kağıtların önemli bir gelir kalemi olduğu yayınevleri ve gazeteler pahalıya aldıkları kağıdı, ucuza satmak zorunda kalıyorlar. Böylece kur baskısı, enerji başta olmak üzere maliyet artışlarıyla zor bir dönemden geçen sektör, önemli bir gelirini de kaybetmiş oldu. Satılmayan gazete, dergi, kitap gibi birçok yayın daha sonra geri dönüşüme gönderiliyor.

“Bu durum sürdürülemez”

Sözcü’den Taylan Büyükşahin’e konuşan sektör temsilcileri, durumun sürdürülemez olduğunu ve hurda kağıt ithalatına sınırlama getirilmesi gerektiğini söyledi. Hurda kağıt piyasasını belirleyen büyük oyuncuların ithalatı bilerek artırdığına dikkat çeken sektör temsilcileri, bunların fiyatları aşağı çekerek yayıncılık sektörüne büyük zarar verdiğini belirtti.

TÜİK verilerine bakıldığında hurda kağıt ithalatının hızla arttığı görüldü. Bu yıl ilk 3 ayında toplam 404,1 milyon dolarlık ithalat yapılırken, geçen yılın aynı döneminde bu rakam 237,3 milyon dolar oldu.

Ocak-mart dönemi ithalat artış oranı yüzde 70’i buldu. 2021’in tamamında 1,2 milyar dolarlık hurda kağıt ithalatı yapılırken, bu rakam tüm yılların rekoru oldu. 2021 yılındaki ithalat artışı yılın ortasından başladı. Şimdiki artış hızına da bakıldığında bu yılın sonunda en az 1,6-1,7 milyar dolarlık ithalat yapılması söz konusu.

Paylaşın

ÇAYKUR’dan Çaya Yüzde 43.7 Zam

2022 ürünü yaş çay alım fiyatının yüzde 76 artışla kiloda 6,70 lira ve kilogramda 30 kuruş destek pirminin açıklanmasının ardından Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), çaya yüzde 43.7 zam yaptı.

BloombergHT’de İrfan Donat’ın haberine göre ÇAYKUR, çaya ortalama yüzde 43.71 oranında zam yaptı. Yeni liste toptan satış yapan şirketlere gönderildi.

Sektör paydaşları, ÇAYKUR’un haziran ayında çaya yüzde 10-15 oranında bir zam daha yapabileceğini iddia ediyor.

Hatırlanacağı üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs tarihinde yaş çay alım fiyatını açıklamıştı. Yaş çay fiyatı kilogram başına 30 kuruşluk destek primi ile 7 lira olmuştu.

TÜİK’in enflasyon sepetinde çayın ağırlığı yüzde 0,5464 olarak gözüküyor. Buna göre yüzde 43.7’lik zammın manşet enflasyona etkisi 1.25 puan olacak hesaplanıyor. Zammın ay ortasında gelmesinden dolayı bu etki mayıs ve haziran enflasyon rakamlarında görülecek.

Paylaşın

İşsizlik Oranı Yılın İlk Çeyreğinde Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2022 ilk çeyrek işsizlik oranlarını açıkladı. Buna göre işsizlik ilk çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 50 bin kişi artarak 3 milyon 845 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 11,4 seviyesinde gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre değişim göstermeyerek yüzde 22,6 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,6 iken potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,8 olarak tahmin edildi.

“Hanehalkı İşgücü Araştırması” sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 50 bin kişi artarak 3 milyon 845 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 11,4 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 10,2 iken kadınlarda yüzde 13,7 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 188 bin kişi artarak 29 milyon 964 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 46,6 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 64,0 iken kadınlarda yüzde 29,5 olarak gerçekleşti.

İşgücü 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 238 bin kişi artarak 33 milyon 809 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 52,6 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3, kadınlarda ise yüzde 34,2 oldu.

Genç işsizlik oranı yüzde 21,1 oldu

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki çeyreğe göre 0,3 puanlık azalış ile yüzde 21,1 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 18,5, kadınlarda ise yüzde 26,0 olarak tahmin edildi.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre tarım sektöründe 139 bin kişi, inşaat sektöründe 36 bin kişi azalırken sanayi sektöründe 70 bin kişi, hizmet sektöründe 292 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 16,1’i tarım, yüzde 21,8’i sanayi, yüzde 5,8’i inşaat, yüzde 56,3’ü ise hizmet sektöründe yer aldı.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,6 saat artarak 45,2 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre değişim göstermeyerek yüzde 22,6 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,6 iken potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,8 olarak tahmin edildi.

Paylaşın