Tarım Kredisi Kullanan Çiftçi Sayısı 1 Milyon 300 Bini Geçti

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, kamu ve özel bankalardan tarım kredisi kullanan çiftçilerin sayısını açıklaması için Hazine ve Maliye Bakanlığı’na yazılı soru önergesi verdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati’nin Gürer’e verdiği yanıta göre, tarım kredisi kullanan çiftçi sayısı 1 milyon 300 binden fazla.

Çiftçinin sermayesi: Kredi borcu

CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, yazılı soru önergesinde, “Kamu ve özel bankalardan ayrı ayrı kredi kullanan çiftçi ve besici sayısı kaçtır? Toplam çiftçi borç tutarı ne kadardır? Özel ve kamu bankalarında ayrı ayrı takibe düşen çiftçi sayısı kaçtır?” diye sordu.

Bakan Nebati ise yanıtında: “2021 Aralık dönemi itibariyle, kamu bankalarının stok nakdi tarım kredisi gerçek kişi müşteri sayısı 852.871 iken özel bankaların stok nakdi tarım kredisi gerçek kişi müşteri sayısı 453.567’dir,” dedi.

Gürer, yanıttan sonra yaptığı açıklamada şu sözlere yer verdi:

“Çiftçi, ürünü maliyetini bile kurtaramadığı için banka kredileri ile ayakta kalmaya çalışıyor. Hasat dönemi kazandığı ile kredi borcu ödemeye çalışıyor.

Kredi almadan çiftçilik yapan kalmamış. Tüm çiftçiler kredi kullanarak borcu borçla döndürmeye çalışıyorlar. Borçlanmadan çiftçilik yapılamaz duruma gelmiş. Çiftçinin sermayesi: Kredi borcu.”

Kredi Kayıt Bürosu’nun (KKB) 2021 yılında yaptığı “Tarımsal Görünüm Saha Araştırması”na göre:

  • Çiftçilerin banka kredisi kullanma oranı 2020’de yüzde 35’ten, 2021’de yüzde 49’a çıktı.
  • Tarım Kredi Kooperatifi (TKK) kredisi kullananların oranı bir yılda yüzde 17’den yüzde 25’e yükseldi.
  • Çiftçiler girdi satıcılarından “vadeli mal alımı” yoluyla üretimlerini finanse etme yöntemini de 2020’ye göre iki kat daha fazla kullandı. (Yüzde 26).
  • Bankalardan kredi kullanan çiftçilerin aldıkları kredi tiplerinde en yüksek oran “üretim” (işletme) ve “yatırım” kredilerinde.
  • Çiftçiler en çok,üretim faaliyetlerinin finansmanı için krediye ihtiyaç duyuyor.
  • Traktör ve makine alım kredisi oranı 2021’de 7 puan artarak yüzde 61’e yükseldi.
Paylaşın

2021 Yılında 13,6 Milyar TL Vergi Kaçırıldı

Vergi Denetim Kurulu’nun 2021 yılında yaptığı incelemelerde 66,2 milyar TL’lik verginin eksik ödendiğini tespit edildi. Söz konusu eksiğin 13,6 milyar TL’si büyük sermaye gruplarının ödemesi gereken kurumlar vergisinden kaynaklandı. Gelir İdaresi Başkanlığı’nın rakamlarına göre de ücretlilerden 184 milyar TL vergi tahsil edilirken, kurumlar vergisi toplamı 190,1 milyar TL’de kaldı.

Hayat pahalılığının yanı sıra ödediği dolaylı ve dolaysız vergilerle daha da yoksullaşan ücretlilerden vergilerini, kaynağından son kuruşuna kadar tahsil eden devlet, diğer vergi mükelleflerinin kaçırdığı milyarlarca liralık verginin peşine ise aynı ısrarla düşmüyor. 2021 yılında 3,2 milyon vergi mükellefinden şüpheli olan sadece 54 bini incelendi ve bunlara 51 milyar TL ceza kesildi.

Vergi Denetim Kurulu tarafından yapılan denetim çalışmalarına ilişkin raporlara yansıyan veriler, devletin ücretliler aleyhine işleyen vergi düzenini yeterli denetim yapmayarak daha da adaletsiz hale getirdiğini gösteriyor. Ücretlilerin vergilerini maaşları ceplerine girmeden kaynağında tahsil eden devlet aynı kararlılığı vergiye konu olması gereken dev cirolara imza atan sermaye gruplarına karşı göstermiyor.

54 binden fazla mükellef incelendi

BirGün’den Nurcan Gökdemir’in haberine göre 2021 yılında Vergi Denetim Kurulu 54 bin 65 mükellefi inceledi. Toplam 3 milyon 221 bin vergi mükellefinin yüzde 1,68’ini oluşturan bu mükelleflerin incelenmelerinin sonunda alınması gereken toplam vergi tutarı 24,2 milyar lira, kesilmesi önerilen toplam ceza tutarı ise 50,8 milyar lira oldu. Kaçırıldığı tespit edilen verginin 10 milyar TL’si sektörel vergi incelemeleri, 300 milyon TL’si vergi iade incelemeleri, 14 milyar TL’si de vergi kaçakçılığı incelemeleri sonucu belirlendi.

2021 yılında mükellef başına tarhı istenilen vergi tutarı bir önceki yıla göre yüzde 14,39 azalırken kesilmesi önerilen ceza tutarı ise bir önceki yıla göre yüzde 10,97 arttı.

66,2 milyar TL’lik vergi eksik ödendi

İncelemeler sonucunda denetim elemanları 66,2 milyar TL’lik verginin eksik ödendiğini tespit etti. Mükellefin kendi beyanı üzerinden ödediği vergi ile inceleme elemanının tespit ettiği vergi arasında tespit edilen 66,2 milyar TL’lik matrah farkının yüzde 58’i olan 18,1 milyar TL katma değer vergisinden, 13,6 milyar TL’si büyük sermaye gruplarının ödemesi gereken kurumlar vergisinden kaynaklandı.

Bu tespit sonucu KDV’den dolayı 14,2 milyar TL verginin tahsili 36 milyar TL de ceza kesilmesi istendi. 1,1 milyar TL’lik matrah farkı bulunan ÖTV’nin tarhı istenilen vergi tutarı 4,5 milyar TL, cezası ise 5,9 milyar TL oldu. Toplam 13,6 milyar TL kaçıran sermaye gruplarından ise 2,2 milyar TL’lik verginin tahsili istenirken 3,7 milyar TL de ceza verildi.

Ücretliler ile kurumların vergisi aynı seviyede

Gelir İdaresi Başkanlığı’nın 2021 yılı rakamları da vergi adaletsizliğini bütün açıklığı ile gösteriyor. Geçen yıl 32,2 milyar TL’si asgari ücretlilerden, 152,1 milyar TL’si diğer ücretlilerden olmak üzere toplam 184 milyar TL vergi tahsil edildi. Ancak dev sermayelere sahip sermaye şirketleri, kooperatifler, iktisadi kamu kuruluşları, dernek veya vakıflara ait iktisadi işletmeler ve iş ortaklıklarından alınan kurumlar vergisi toplamı 190,1 milyar TL’de kaldı.

Paylaşın

Tarım Üretici Enflasyonu Rekor Tazeledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) nisan ayına ilişkin Tarım Ürünleri Üretici Fiyat Endeksi (Tarım-ÜFE) verilerini açıkladı. TÜİK verilerine göre tarımda üretici enflasyonunda rekor artış devam etti.

Tarım-ÜFE nisan aylık yüzde 17,76 artarken, yıllık bazda ise yüzde 118,53 artış gösterdi. Tarım-ÜFE bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 72,29 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 45,26 artış gösterdi.

Sektörlere aylık bazda bakıldığında; balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 0,12, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 18,10 ve ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 21,03 artış gerçekleşti.

Ana gruplarda bir önceki aya göre çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 6,52, canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 8,41, tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 27,66 artış gerçekleşti.

Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 21,82 ile turunçgiller ve yüzde 45,18 ile koyun ve keçi, canlı; bunların işlenmemiş süt ve yapağıları oldu.

Buna karşılık, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 295,72 ile lifli bitkiler, yüzde 248,33 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular ve yüzde 135,01 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar oldu.

Bir önceki aya göre artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla, yüzde 4,95 ile turunçgiller ve yüzde 5,60 ile diğer çiftlik hayvanları ve hayvansal ürünler oldu.

Buna karşılık, aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla, yüzde 61,29 ile diğer ağaç ve çalı meyveleri ile sert kabuklu meyveler ve yüzde 42,69 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular oldu. Bir önceki aya göre azalış gösteren tek alt grup ise yüzde 0,11 ile canlı kümes hayvanları ve yumurtalar oldu.

Paylaşın

Ekonomide Bir Darbe De Yayıncılık Sektörüne

Döviz kurlarındaki artışla birlikte rekor kıran kağıt fiyatları basın sektöründe derin bir krize neden olurken, hurda kağıt fiyatlarının baskı altına alınması da yayıncıların gelir kaybına uğramasına neden oluyor.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) verilerine göre, 2021 yılında fiyatı en çok artan ürün yüzde 168 ile kağıt olurken, bu durum yayıncıları büyük bir baskı altına aldı. Artan hurda kağıt ithalatı yurt içinde basın sektörünün önemli gelir kalemleri arasında yer alan hurda kağıt fiyatlarının gerilemesine neden oldu.

İthal hurda kağıtla piyasada fiyatların düşürülmesi, maliyet baskısı altında faaliyetlerine devam etmekte zorlanan küçükten büyüğe çok sayıda işletmeyi zora soktu.

Hurda kağıtların önemli bir gelir kalemi olduğu yayınevleri ve gazeteler pahalıya aldıkları kağıdı, ucuza satmak zorunda kalıyorlar. Böylece kur baskısı, enerji başta olmak üzere maliyet artışlarıyla zor bir dönemden geçen sektör, önemli bir gelirini de kaybetmiş oldu. Satılmayan gazete, dergi, kitap gibi birçok yayın daha sonra geri dönüşüme gönderiliyor.

“Bu durum sürdürülemez”

Sözcü’den Taylan Büyükşahin’e konuşan sektör temsilcileri, durumun sürdürülemez olduğunu ve hurda kağıt ithalatına sınırlama getirilmesi gerektiğini söyledi. Hurda kağıt piyasasını belirleyen büyük oyuncuların ithalatı bilerek artırdığına dikkat çeken sektör temsilcileri, bunların fiyatları aşağı çekerek yayıncılık sektörüne büyük zarar verdiğini belirtti.

TÜİK verilerine bakıldığında hurda kağıt ithalatının hızla arttığı görüldü. Bu yıl ilk 3 ayında toplam 404,1 milyon dolarlık ithalat yapılırken, geçen yılın aynı döneminde bu rakam 237,3 milyon dolar oldu.

Ocak-mart dönemi ithalat artış oranı yüzde 70’i buldu. 2021’in tamamında 1,2 milyar dolarlık hurda kağıt ithalatı yapılırken, bu rakam tüm yılların rekoru oldu. 2021 yılındaki ithalat artışı yılın ortasından başladı. Şimdiki artış hızına da bakıldığında bu yılın sonunda en az 1,6-1,7 milyar dolarlık ithalat yapılması söz konusu.

Paylaşın

ÇAYKUR’dan Çaya Yüzde 43.7 Zam

2022 ürünü yaş çay alım fiyatının yüzde 76 artışla kiloda 6,70 lira ve kilogramda 30 kuruş destek pirminin açıklanmasının ardından Çay İşletmeleri Genel Müdürlüğü (ÇAYKUR), çaya yüzde 43.7 zam yaptı.

BloombergHT’de İrfan Donat’ın haberine göre ÇAYKUR, çaya ortalama yüzde 43.71 oranında zam yaptı. Yeni liste toptan satış yapan şirketlere gönderildi.

Sektör paydaşları, ÇAYKUR’un haziran ayında çaya yüzde 10-15 oranında bir zam daha yapabileceğini iddia ediyor.

Hatırlanacağı üzere Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 14 Mayıs tarihinde yaş çay alım fiyatını açıklamıştı. Yaş çay fiyatı kilogram başına 30 kuruşluk destek primi ile 7 lira olmuştu.

TÜİK’in enflasyon sepetinde çayın ağırlığı yüzde 0,5464 olarak gözüküyor. Buna göre yüzde 43.7’lik zammın manşet enflasyona etkisi 1.25 puan olacak hesaplanıyor. Zammın ay ortasında gelmesinden dolayı bu etki mayıs ve haziran enflasyon rakamlarında görülecek.

Paylaşın

İşsizlik Oranı Yılın İlk Çeyreğinde Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) 2022 ilk çeyrek işsizlik oranlarını açıkladı. Buna göre işsizlik ilk çeyrekte bir önceki çeyreğe göre 50 bin kişi artarak 3 milyon 845 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 11,4 seviyesinde gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre değişim göstermeyerek yüzde 22,6 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,6 iken potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,8 olarak tahmin edildi.

“Hanehalkı İşgücü Araştırması” sonuçlarına göre; 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 50 bin kişi artarak 3 milyon 845 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 11,4 seviyesinde gerçekleşti. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 10,2 iken kadınlarda yüzde 13,7 olarak tahmin edildi.

İstihdam edilenlerin sayısı 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 188 bin kişi artarak 29 milyon 964 bin kişi, istihdam oranı ise 0,1 puanlık artış ile yüzde 46,6 oldu. Bu oran erkeklerde yüzde 64,0 iken kadınlarda yüzde 29,5 olarak gerçekleşti.

İşgücü 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 238 bin kişi artarak 33 milyon 809 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,2 puanlık artış ile yüzde 52,6 olarak gerçekleşti. İşgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 71,3, kadınlarda ise yüzde 34,2 oldu.

Genç işsizlik oranı yüzde 21,1 oldu

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki çeyreğe göre 0,3 puanlık azalış ile yüzde 21,1 oldu. Bu yaş grubunda işsizlik oranı; erkeklerde yüzde 18,5, kadınlarda ise yüzde 26,0 olarak tahmin edildi.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre tarım sektöründe 139 bin kişi, inşaat sektöründe 36 bin kişi azalırken sanayi sektöründe 70 bin kişi, hizmet sektöründe 292 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 16,1’i tarım, yüzde 21,8’i sanayi, yüzde 5,8’i inşaat, yüzde 56,3’ü ise hizmet sektöründe yer aldı.

İstihdam edilenlerden referans döneminde işbaşında olanların, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış haftalık ortalama fiili çalışma süresi 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre 0,6 saat artarak 45,2 saat olarak gerçekleşti.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2022 yılı I. çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre değişim göstermeyerek yüzde 22,6 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,6 iken potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,8 olarak tahmin edildi.

Paylaşın

Cari Açık Bir Yılda Yüzde 67 Arttı

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB), mart ayına ilişkin ödemeler dengesi istatistiklerini açıkladı. Buna göre mart ayında cari açık geçen yılın aynı ayına göre 2 milyar 229 milyon dolar artarak (yüzde 67) 5 milyar 554 milyon dolara ulaştı. Bunun sonucunda 12 aylık cari açık 24,2 milyar dolara yükseldi.

TCMB değerlendirmesine göre, bu gelişmede, ödemeler dengesi tanımlı dış ticaret açığının 3,36 milyar dolar artarak 6,34 milyar dolara yükselmesi etkili oldu.

Geçen yılın mart ayında 314 milyon dolarlık açık oluşan altın ve enerji hariç cari işlemler hesabında, bu yılın aynı döneminde 2 milyar 480 milyon dolar fazla verildi. Bu dönemde, hizmetler dengesi kaynaklı net girişler 1 milyar 472 milyon dolar artarak 2 milyar 329 milyon dolara yükseldi.

Hizmetler dengesi altında seyahat kaleminden kaynaklanan net gelirler, martta geçen yılın aynı dönemine göre 708 milyon dolar artışla 1 milyar 450 milyon dolara ulaştı. Aynı dönemde, birincil gelir dengesinden kaynaklanan net çıkışlar 174 milyon dolar artarak 1 milyar 397 milyon dolar oldu. Geçen yılın mart ayında 27 milyon dolar giriş kaydeden ikincil gelir dengesi kaleminde ise 2022’nin aynı ayında 144 milyon dolar çıkış yaşandı.

Martta 3 milyar 51 milyon dolarlık net çıkış kaydedildi

Öte yandan, şubat ayına ilişkin cari işlemler açığı 5 milyar 154 milyon dolardan 5 milyar 441 milyon dolara revize edildi. Martta doğrudan yatırımlardan kaynaklanan net girişler 296 milyon dolar oldu. Bu dönemde, portföy yatırımları 3 milyar 51 milyon dolarlık net çıkış kaydetti.

Alt kalemler itibarıyla incelendiğinde, martta yurt dışı yerleşikler, hisse senedi piyasasında 744 milyon dolarlık ve devlet iç borçlanma senetleri piyasasında 201 milyon dolarlık net satış yaptı. Yurt dışındaki tahvil ihraçlarıyla ilgili olarak, bankalar 758 milyon dolar geri ödeme, genel hükümet ise 219 milyon dolar net kullanım gerçekleştirdi.

Yurt içi bankaların yurt dışı muhabirlerindeki efektif ve mevduat varlıkları martta 2 milyar 271 milyon dolar net artış kaydetti. Yurt dışı bankaların yurt içindeki mevduatları, yabancı para cinsinden 1 milyar 493 milyon dolar artış ve Türk lirası cinsinden 178 milyon dolar azalış olmak üzere toplam net 1 milyar 315 milyon dolar arttı.

Yurt dışından sağlanan kredilerle ilgili bankalar 54 milyon dolar net geri ödeme, genel hükümet ve diğer sektörler sırasıyla 718 milyon dolar ve 943 milyon dolar net kullanım gerçekleştirdi. Resmi rezervler mart ayında net 4 milyar 506 milyon dolar azaldı.

Paylaşın

Bütçe Nisanda 50,2 Milyar TL Açık Verdi

Merkezi Yönetim bütçe dengesi nisanda 50,2 milyar TL, faiz dışı dengesi 31,0 milyar TL açık verdi. Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan açıklamaya göre, nisan ayında merkezi yönetim bütçe giderleri 214,3 milyar TL, bütçe gelirleri 164,1 milyar TL ve bütçe açığı 50,2 milyar TL oldu.

Ayrıca, faiz dışı bütçe giderleri 195,1 milyar TL ve faiz dışı açık ise 31 milyar TL olarak gerçekleşmişti. Bakanlığın açıkladığı detaylar şu şekilde:

“Merkezi yönetim bütçesi 2021 yılı Nisan ayında 16 milyar 917 milyon TL açık vermiş iken 2022 yılı Nisan ayında 50 milyar 167 milyon TL açık vermiştir.

2021 yılı Nisan ayında 1 milyar 666 milyon TL faiz dışı fazla verilmiş iken 2022 yılı Nisan ayında 31 milyar 33 milyon TL faiz dışı açık verilmiştir.

Merkezi yönetim bütçe giderleri Nisan ayı itibarıyla 214 milyar 281 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Faiz harcamaları 19 milyar 135 milyon TL, faiz hariç harcamalar ise 195 milyar 146 milyon TL olarak gerçekleşmiştir.

2022 yılında merkezi yönetim bütçe giderleri için öngörülen 1 trilyon 750 milyar 957 milyon TL ödenekten Nisan ayında 214 milyar 281 milyon TL gider gerçekleştirilmiştir. Geçen yılın aynı ayında ise 110 milyar 708 milyon TL harcama yapılmıştır.

Nisan ayı bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 93,6 oranında artmıştır. Giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2021 yılında yüzde 8,2 iken 2022 yılında yüzde 12,2 olmuştur. Faiz hariç bütçe giderleri geçen yılın aynı ayına göre yüzde 111,8 oranında artarak 195 milyar 146 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Faiz hariç giderlerin bütçe ödeneklerine göre gerçekleşme oranı ise 2021 yılında yüzde 7,9 iken 2022 yılında yüzde 12,9 olmuştur.

Merkezi yönetim bütçe gelirleri Nisan ayı itibarıyla 164 milyar 114 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Vergi gelirleri 136 milyar 281 milyon TL, genel bütçe vergi dışı gelirleri ise 23 milyar 7 milyon TL olmuştur.

2021 yılı Nisan ayında bütçe gelirleri 93 milyar 791 milyon TL iken 2022 yılının aynı ayında yüzde 75 oranında artarak 164 milyar 114 milyon TL olarak gerçekleşmiştir. Bütçe tahminine göre bütçe gelirlerinin Nisan ayı gerçekleşme oranı 2021 yılında yüzde 8,5 iken 2022 yılında yüzde 11,1 olmuştur.

2022 yılı Nisan ayı vergi gelirleri tahsilatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 78,6 oranında artarak 136 milyar 281 milyon TL olmuştur. Vergi gelirlerinin bütçe tahminine göre gerçekleşme oranı ise 2021 yılında yüzde 8,3 iken 2022 yılında yüzde 10,8 olmuştur.”

Paylaşın

Sigarada ÜFE Etkisi: ‘En Ucuz’ Sigara 40 Liraya Yaklaşabilir

Sigara ve alkolde ÖTV tutarı, yasa gereği her altı ayda bir ÜFE kadar artırılıyor. Bu senaryoda en ucuz sigara fiyatı için ortaya çıkan rakam dudak uçuklatıyor. Yüksek enflasyon, sigara ve alkollü içkilerin fiyatını önemli ölçüde artırabilir.

Bunun nedeni ise bu iki ürünün Özel Tüketim Vergisi’nin (ÖTV) her altı ayda bir otomatik olarak ÜFE bazında artırılıyor olması. Yasa ile yapılan bu düzenleme bu yıl ÜFE oranı çok yüksek olunca sigara ve alkol kullananların ceplerini ekstra yakacak.

Habertürk yazarı Rahim Ak’ın haberine göre, yılın ilk 4 ayında Üretici Fiyat Endeksi yani ÜFE yüzde 39,23 oldu. Yıllık rakam yüzde 121 düzeyinde. ÖTV artışları ise 6 aylık ÜFE artışları kadar yapılıyor.

Eğer kalan 2 ayda ÜFE geçen ayların ortalaması gibi olursa 6 aylık ÜFE yüzde 60’a çıkacak. Yani sigarının ÖTV’si yüzde 60 artırılacak.

“Sigarada öyle karmaşık bir vergi sistemi var ki anlamak biraz zor ama sonuçta alınan her sigara paketinin yüzde 87’si vergiye gidiyor” diyen Ak’ın yazısından ilgili kısım şu şekilde:

“Şimdi dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışalım. Sigaranın ÖTV’si nispi yani oransal olarak yüzde 63 düzeyinde. Ancak o kadar basit değil. Bu vergiye bir asgari maktu ve bir de maktu vergi eşlik ediyor. Asgari maktu çok önemli çünkü bu tutarın altına inilemiyor. En az ÖTV bu tutar kadar olacak. Bu oran şu anda 0.7197 lira. Her bir sigara dalından alınan vergi bu. 20 sigaralık bir pakette 14.39 liraya denk geliyor şu anda.”

En düşük sigara fiyatı ne kadar olacak?

“İkinci adıma geçelim. 23.5 lirayı aldım git demiyor Maliye. Asgari maktu tutar sigara fiyatının yüzde 63’ünün altına inemiyor. Yani 23.5 liralık asgari maktu vergi sigara fiyatının yüzde 63’ü olacak en az. Bu rakam da 36,5 lira. Bir de satış fiyatı üzerinden alınan KDV var. KDV oranı da bildiğiniz gibi yüzde 18. Şimdi sigara şirketleri KDV, bayi karı, maliyeti derken sizce sigarayı kaç liraya satabilir? 36.5 liralık tutar en düşük vergi şu anda 22,8 lira düzeyinde.”

27 liralık sigara 44 liraya yaklaşabilir

“Hadi bir de fiyat üzerinden gidelim. Örneğin şu anda 27 lira olan pahalı sigaranın yüzde 63’ü yani nispi vergisi 17.01 lira. Buna bir de paket başına alınan 0.7150 lira eklendiğinde ÖTV 17,72 lira oluyor. Asgari maktu vergi 14.39 lira olduğu için sınavı geçmiş oluyor bu sigara. Yine sigara öyle bir fiyata satılmalı ki satış fiyatının yüzde 63’ü bu rakamın altına düşmemeli. Bu andaki sınır ise 22.8 lira. KDV de eklendiğinde bu yüzden en ucuz sigara da 23.5 lira civarında satılıyor.

Olası bir 6 aylık ÜFE kadar ÖTV artışı ise 23.5 lirayı 37.6 liraya çıkaracak. 23,5 liralık ucuz sigara 37.6 ve 27 liralık pahalı sigara ise 43.2 lira olacak. Bu ise iki açından önemli bir etki yapabilir. Bunlardan ilk enflasyon. Zaten büyük sorun olan TÜFE’yi bu artışın yukarı iteceği açık. Diğer önemli sorun ise fiyat artışlarının kaçak kullanımını artırması.”

Paylaşın

Stabil Kripto Para Terra UST’nin Çöküşü Piyasaları Nasıl Sarstı?

En çok kullanılan kripto para birimlerinden Terra Luna’nın yüzde 99 değer kaybetmesi ve sabit kripto paraları (stablecoin) da aşağı çekmesi, piyasalarda çöküşe neden oldu.

Geçen ay değeri 118 Dolar olan Terra Luna, dün 0,09 dolara kadar geriledi. Bu çöküş Terra’nın sabit kripto varlığı olan TerraUSD’nin (UST) de sabitliğini kaybetmesine neden oldu.

Yatırımcıların korkuya kapılarak Bitcoin dahil en popüler kripto para rezervlerini satması ile, piyasalar da yere çakıldı. Şirketler, sabit kripto paralarını ABD Doları gibi varlıklarla, örneğin 1 tokeni 1 dolara eşitleyerek denklemeye çalışıyor.

Ancak kripto sitesi Coin Market Cap’e göre sabit kripto para UST, 0.4 dolara kadar geriledi. En çok kullanılan sabit kripto para Tether (USDT) de ABD Doları’na denkliğini kaybederek, 0.95 dolara düştü.

“Yaşananların tam karşılığı, panik”

Yaşanan kriz sonrası “#cryptocrash” (Kripto’nun çöküşü) Twitter ve Google aramalarında en çok kullanılan etiketlerden biri oldu.

An itibarıyla bütün Kripto varlıklarının toplam piyasa değeri 1,12 trilyon dolar. Bu değer, Kasım ayındaki değerin yaklaşık 3’te biri ve bu kaybın %35’inden fazlası geçtiğimiz hafta gerçekleşti.

Coin MarketCap’e göre şu an 27.000 dolara denk olan bir Bitcoin’in değeri, Aralık 2020’den beri görülen en düşük seviyeye geriledi. Bir Bitcoin’in değeri geçen yılın sonlarında 70.000 dolara kadar çıkmıştı.

Kripto dünyasının en değerli ikinci parası Ethereum ise 24 saat içinde yüzde 20’ye yakın değer kaybetti.

Ekonomist Frances Coppola, TerraUSD’nin değer kaybının yarattığı panikle “dev finans kurumlarının toplu olarak varlıklarını sattığını, diğer herkesin de kripto paralarını en hızlı şekilde elden çıkarmaya çalıştığını” söylüyor.

Coppola, “Yaşananların tam karşılığı, panik” diyor.

Cuma günü TerraUSD ve Terra Luna’nın arkasındaki şirket Terraform Labs, tartışmalı ve beklenmeyen bir hamle ile, blok zincirindeki (blockchain) tüm işlemleri durdurdu.

Şirket, Twitter’dan paylaştığı açıklamasında “yeniden yapılandırma için gereken” stratejileri belirlemek amacıyla bu adımı attıklarını belirtti.

Terraform Labs’in kurucusu Do Kwon daha önce attığı tweette, “Bu son 72 saatin hepiniz için çok zor geçtiğini anlıyorum- bu krizi aşmanız için her birinizle beraber çalışma konusunda kararlı olduğumu bilin” ifadelerini kullandı.

Şirket Terra Luna’yı toparlamak için yeni kripto para çıkarma yönünde planlar yaparken, büyük paralar kaybeden bazı Twitter kullanıcıları şirketten yardım istedi.

Öte yandan şirketin Discord (yatırımcıların sıklıkla kripto para piyasalarındaki gelişmeleri tartışmak için kullandığı bir platform) kanalı, yapılan bir duyurunun ardından “yeni kullanıcıların korku, belirsizlik ve yanlış bilgileri yaymalarını engellemek” amacıyla kilitlendi.

Tether’den bir yetkili ise Twitter’dan yaptığı açıklamada, elindeki USDT’leri dolara çevirmek isteyen bütün kullanıcılarına yetecek kadar nakit rezervleri olduğunu belirtti.

Paolo Ardoino isimli yetkilinin açıklamasında, Tether’in son 24 saatte “1 dolar ile 300 milyon dolar arasındaki bütün satış işlemlerini” herhangi bir sıkıntı yaşamadan gerçekleştirdiğini ifade etti.

Yönetmelikte sıkılaştırma çağrısı

Birçok ülkede yetkililer sabit kripto paraların yasal olarak denetim altına alınması çağrısında bulundu.

ABD Hazine Bakanı Janet Yellen, Senato komitesi ile yaptığı toplantıda TerraUSD’nin yere çakılmasının “finansal istikrara ilişkin riskleri” ortaya koyduğunu ve uygun bir denetim planı hazırlanması gerektiğini söyledi.

İngiltere’nin Maliye Bakanlığı da geçen ay sabit kripto paraların “giderek daha yaygın bir ödeme şekline” dönüşeceği tahminlerine dikkat çekerek, benzer bir çağrıda bulunmuştu.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın