TÜİK Duyurdu: 2023 Yılı Dış Ticaret Açığı 26 Milyar Dolar

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da, açıklanan her veri ekonomide işlerin iyiye gitmediğini ortaya koyuyor. Yılın ilk iki ayı itibariyle dış ticaret açığı 26 milyar doları aştı.

Haber Merkezi / Ocak-Şubat döneminde ihracatın ithalatı karşılama oranı geçen yılın aynı döneminde yüzde 67,2 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 59,1’e geriledi.

Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK), şubat ayı dış ticaret istatistiklerini yayımladı.

Buna göre, şubat ayında dış ticaret açığı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 51,4 artarak 7 milyar 980 milyon dolardan, 12 milyar 79 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 şubat ayında yüzde 71,4 iken, 2023 şubat ayında yüzde 60,7’ye geriledi.

Ocak-Şubat döneminde dış ticaret açığı yüzde 44,1 artarak 18 milyar 270 milyon dolardan, 26 milyar 328 milyon dolara yükseldi. İhracatın ithalatı karşılama oranı 2022 Ocak-Şubat döneminde yüzde 67,2 iken, 2023 yılının aynı döneminde yüzde 59,1’e geriledi.

Ekonomik faaliyetlere göre ihracatta, 2023 Şubat ayında imalat sanayinin payı yüzde 94,4, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,7, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 oldu.

Ocak-Şubat döneminde ekonomik faaliyetlere göre ihracatta imalat sanayinin payı yüzde 94,0, tarım, ormancılık ve balıkçılık sektörünün payı yüzde 3,9, madencilik ve taşocakçılığı sektörünün payı yüzde 1,5 oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu ile Ticaret Bakanlığı iş birliğiyle genel ticaret sistemi kapsamında üretilen geçici dış ticaret verilerine göre; ihracat 2023 yılı Şubat ayında, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 6,4 azalarak 18 milyar 635 milyon dolar, ithalat yüzde 10,1 artarak 30 milyar 714 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Genel ticaret sistemine göre ihracat 2023 yılı Ocak-Şubat döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 1,4 artarak 37 milyar 992 milyon dolar, ithalat yüzde 15,4 artarak 64 milyar 320 milyon dolar olarak gerçekleşti.

Enerji ürünleri ve parasal olmayan altın hariç ihracat, 2023 şubat ayında yüzde 7,9 azalarak 19 milyar 15 milyon dolardan, 17 milyar 520 milyon dolara geriledi.

İhracatta ilk sırada Almanya var

Şubat ayında ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 1 milyar 697 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 1 milyar 119 milyon dolar ile İtalya, 1 milyar 86 milyon dolar ile ABD, 1 milyar 13 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 851 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,9’unu oluşturdu.

Ocak-Şubat döneminde ihracatta ilk sırayı Almanya aldı. Almanya’ya yapılan ihracat 3 milyar 523 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 2 milyar 269 milyon dolar ile ABD, 2 milyar 55 milyon dolar ile Rusya Federasyonu, 2 milyar 34 milyon dolar ile İtalya ve 1 milyar 804 milyon dolar ile Birleşik Krallık takip etti. İlk 5 ülkeye yapılan ihracat, toplam ihracatın yüzde 30,8’ini oluşturdu.

İthalatta ilk sırada Rusya var

İthalatta Rusya Federasyonu ilk sırayı aldı. Şubat ayında Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 4 milyar 214 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 3 milyar 526 milyon dolar ile İsviçre, 3 milyar 103 milyon dolar ile Çin, 2 milyar 80 milyon dolar ile Almanya, 1 milyar 163 milyon dolar ile İtalya izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 45,9’unu oluşturdu.

Ocak-Şubat döneminde ithalatta ilk sırayı Rusya Federasyonu aldı. Rusya Federasyonu’ndan yapılan ithalat 9 milyar 216 milyon dolar olurken, bu ülkeyi sırasıyla; 7 milyar 863 milyon dolar ile İsviçre, 6 milyar 660 milyon dolar ile Çin, 3 milyar 888 milyon dolar ile Almanya, 2 milyar 296 milyon dolar ile ABD izledi. İlk 5 ülkeden yapılan ithalat, toplam ithalatın yüzde 46,5’ini oluşturdu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Ekonomik Güven Endeksi 98,8

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), şubat ayına ilişkin ekonomik güven endeksi verilerini açıkladı. Ekonomik güven endeksi şubat ayında 99,1 iken, mart ayında yüzde 0,3 oranında azalarak 98,8 değerini aldı.

Haber Merkezi / Tüketici güven endeksi yüzde 2,9 oranında azalarak 80,1, perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 4,4 oranında azalarak 117,7, inşaat sektörü güven endeksi yüzde 1,5 oranında azalarak 88,5 değerini aldı.

Reel kesim (imalat sanayi) güven endeksi yüzde 1,7 oranında artarak 104,1, hizmet sektörü güven endeksi yüzde 1,1 oranında artarak 116,8 oldu.

Endeksin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği gösteriyor. Yüzde 93,4 değerinde veri ise piyasanın hâlâ pozitif bir bakış açısına sahip olmadığını ortaya koyuyor.

Ekonomik güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Ekonomik güven endeksi, tüketici ve üreticilerin genel ekonomik duruma ilişkin değerlendirme, beklenti ve eğilimlerini özetleyen bir bileşik endekstir. Endeks, mevsim etkilerinden arındırılmış tüketici güven endeksi, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörleri güven endekslerinin alt endekslerinin ağırlıklandırılarak birleştirilmesinden oluşmaktadır.

Ekonomik güven endeksi hesaplamasında, her bir sektörün ağırlığı o sektörün normalleştirilmiş alt endekslerine eşit dağıtılarak uygulanmakta, güven endekslerine doğrudan uygulanmamaktadır. Bu kapsamda tüketici, reel kesim, hizmet, perakende ticaret ve inşaat sektörlerine ait toplam 20 alt endeks hesaplamada kullanılmaktadır.

Ekonomik güven endeksinin hesaplamasında kullanılan alt endeksler her ayın ilk iki haftasında derlenen veriler kullanılarak hesaplanmaktadır. Ekonomik güven endeksinin 100’den büyük olması genel ekonomik duruma ilişkin iyimserliği, 100’den küçük olması ise genel ekonomik duruma ilişkin kötümserliği göstermektedir.

Paylaşın

Bloomberg: Türk Lirası’nın Değer Kaybı Yaklaşıyor

Londra merkezli yatırım şirketi Carrhae Capital’dan baş yatırım yetkilisi Ali Akay, “Türkiye’de Türk Lirası’nın yaklaşan devalüasyonundan başka bir yatırım fırsatı yok” yorumunda bulunuyor.

Barclays PLC ve TD Securities, üçüncü çeyrekte Türk Lirası’nın yüzde 40 değer kaybıyla 27 dolara çıkmasını bekliyor.

Vadeli sözleşmeler de yatırımcıların kim kazanırsa kazansın TL’nin değer kaybetmesini beklediğini gösteriyor.

Bloomberg, Türkiye’de 14 Mayıs’ta düzenlenecek seçim sonuçlarına yönelik belirsizliğin hakim olduğunu, bu yüzden yatırımcıların Türk Lirası varlıklara ilişkin konum almaktan kaçtığını aktardı.

Bloomberg’e göre riskten korunma konusunda uzmanlaşan serbest yatırım fonu (hedge fon) şirketleri bile Türkiye ile ilişkili yatırım yapmaktan kaçınıyor.

Türkiye’nin de içinde olduğu gelişmekte olan ülkelere yönelen yatırım fonları, bundan sonra hangi senaryonun devreye gireceğini kestirmenin zor olduğunu ifade ediyor.

Diğer yandan Bloomberg’in haberine göre seçim sonuçlarının ne olacağından bağımsız olarak Türk Lirası’nın sonraki dönemde değer kaybetmesi bekleniyor.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın özellikle son haftalarda Türk Lirası’nın düşmesine engel olmak için “arka kapı müdahalelerini” devreye soktuğu aktarılıyor.

Ancak seçimlerden sonra sonucun ne olacağından bağımsız olarak devletin TL’ye desteğinin kalkacağı ve bu yüzden de TL’nin değer kaybedeceği tahmin ediliyor.

Londra merkezli yatırım şirketi Trium Capital’dan Peter Kisler, “Tamamen kontrol altında bir piyasa. Seçimlere kadar da böyle kalması beklenebilir. Ancak seçimlerden sonra çok büyük ihtimalle kim kazanırsa kazansın serbest kalacak” yorumunda bulundu.

Bloomberg’e konuşan Kisler’e göre “muhalefetin rahat bir şekilde kazanması takdirinde TL dışındaki bütün varlıkların yükselmesi” beklenebilir.

“TL’nin değer kaybı yaklaşıyor”

Londra merkezli yatırım şirketi Carrhae Capital’dan baş yatırım yetkilisi Ali Akay, “Türkiye’de Türk Lirası’nın yaklaşan devalüasyonundan başka bir yatırım fırsatı yok” yorumunda bulunuyor.

Barclays PLC ve TD Securities, üçüncü çeyrekte Türk Lirası’nın yüzde 40 değer kaybıyla 27 dolara çıkmasını bekliyor.

Vadeli sözleşmeler de yatırımcıların kim kazanırsa kazansın TL’nin değer kaybetmesini beklediğini gösteriyor.

Londra’daki gelişmekte olan ülkeler yatırım yönetimi şirketi North of South Capital’dan Kamil Dimmich, “Risk şu ki, kur kontrolleri ya da ani bir devaülasyon ile karşılaşabilirsiniz. Şu an Türkiye’ye kur etrafındaki riskler dolayısıyla direkt girmiş değiliz” dedi.

Bloomberg’in haberinde yabancıların da TL’den büyük ölçüde çıktığı belirtiliyor.

Merkez Bankası’nın verilerine göre bu ay yabancıların TL fonlarındaki sahipliğinin 1,2 milyar dolara düştüğü ifade edildi. Bu rakam 2013’te 72 milyar dolardı.

Helm Yatırım Ortaklığı’nın partnerlerinden Rejat Suri, “daha öngörülebilir politikaların yatırım atmosferini geliştirebileceğini ve yavaş da olsa yabancı yatırımın geri gelmesini sağlayabileceğini” belirtiyor.

Ancak böyle bir gelişmenin ufukta görünmesine rağmen Suri, siyasi belirsizlikler ve TL’yi bekleyen riskler yüzünden Türkiye piyasasından uzak kaldıklarını aktarıyor.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın

Açlık Sınırı 9 Bin 591, Yoksulluk Sınırı 31 Bin 241 Liraya Yükseldi

İktidar ekonomide pembe tablolar çizmeye çalışsa da açıklanan her veri yaşanan derin ekonomik krizi gözler önüne seriyor. TÜRK-İŞ’in açıkladığı verilere göre, açlık sınırı 9 bin 591, yoksulluk sınırı 31 bin 241 liraya yükseldi. 

Haber Merkezi / Türk-İş’e göre gıda fiyatları mart ayında aylık bazda yüzde 1,76, yıllık bazda ise yüzde 94,62 yükseldi.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ), Mart Ayı ‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı’ araştırma verilerini açıkladı.

Buna göre, dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 9 bin 591 lira oldu.

Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı (yoksulluk sınırı) 31 bin 241 liraya yükseldi.

Bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyeti ise 12 bin 459 lira oldu.

Süt 25 lirayı buldu, kırmızı et 250 lirayı geçti 

Raporda, gıda enflasyonunda iki aylık değişim oranı yüzde 17,96, on iki ay itibariyle değişim oranı yüzde 94,62, on iki aylık ortalamalara göre değişim oranı yüzde 114,03 olarak hesaplandı.

Peynir ve yoğurt fiyatları gerilerken sütün fiyatı artarak ilk kez litresi 25 liranın üzerine çıktı.

Bir ayda dana etinde yüzde 13, kuzu etinde yüzde 18, tavukta yüzde 4, yumurtada yüzde 16, balıkta yüzde 8 fiyat yükselişleri gerçekleşti.

Dana eti ilk kez ortalama 250 liranın üzerine çıktı. Baklagillerden fasulye fiyatı yüzde 10 geriledi. Yeşil ve kırmızı mercimek fiyatları yüzde 4 yükseldi. Nohudun sınırlı düzeyde fiyatı arttı.

300 gramlık ramazan pidesi Ankara’da 9 liradan satılmaya başlandı. Bir ayda pirinç, makarna un, irmik fiyatlarında sınırlı düzeyde artış gözlemlendi. Bulgur hafif düzeyde geriledi.

Semt pazarlarında yeşil soğan, kıvırcık gibi salata yeşilliklerinin ve pırasa, lahana gibi yeşil yapraklı sebzelerin fiyatları geriledi.

Patates 12,5 liradan satılmaya devam etti. Örtü altı sebzelerden kabak, sivribiber, domates, salatalık fiyatları düştü. Balkabağı zamlandı. Kış meyvelerinden portakal mandalina ve greyfurtun fiyatları da azaldı.

Ayva ve nar fiyatları arttı. Ortalama sebze kilogram fiyatı 19,63 lira, ortalama meyve kilogram fiyatı 18,15 lira oldu.

Son bir ayda ayçiçek yağı ve tereyağı sınırlı düzeyde zamlandı, margarin ve zeytinyağı hafif şekilde fiyat gerilemesi yaşadı.

Bir ayda ıhlamur yüzde 13, yeşil zeytin yüzde 7, pekmez yüzde 9 zamlandı. Reçel, salça, siyah zeytin fiyatları sınırlı düzeyde yükseldi. Bal, baharatlar, çay ve şeker fiyatı sabit kaldı.

Paylaşın

Bitcoin 28 Bin 100 Doların Üzerinde; XRP Ve Cardano Sert Yükseldi

Haftanın ilk iki iş günü dalgalı bir seyir izleyen kripto para piyasaları, bugün yükseliş eğilimindeydi. Bitcoin 28 bin 100 doların üzerine çıkarken; XRP ve Cardano ise yaklaşık yüzde 12 değer kazandı.

Haber Merkezi / Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC), yüzde 3,86 artışla 28 bin 101 dolara yükseldi. Dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise 800 dolar seviyesinin üzerine çıktı.

Diğer en iyi kripto paralarda da yükseliş gözlemlendi. XRP yaklaşık yüzde 12 oranında değer kazanırken, Cardano, Polygon ve Litecoin de yatırımcısına kazandırdı.

Tüm stablecoinlerin hacmi 38.26 milyar dolar ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 89.19’u.

Bitcoin (BTC), hacmi son 24 saatte yüzde 2,97 artarak yaklaşık 19,07 milyar dolar olarak gerçekleşti. Küresel kripto para piyasasının değeri ise, son 24 saatte yüzde 3,73 artarak 1,18 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 28,101 dolar, değer kazancı yüzde 3.86

Ethereum 1,804 dolar, değer kazancı yüzde 4.22

Tether 0.9999 dolar, değer kazancı yüzde 0.01

BNB 315.69 dolar, değer kazancı yüzde 1.70

XRP 0.545 dolar, değer kazancı yüzde 11.88

Cardano 0.3789 dolar, değer kazancı yüzde 7.82

Polygon 1.14 dolar, değer kazancı yüzde 7.67

Dogecoin 0.07584 dolar, değer kazancı yüzde 4.10

Solana 21.15 dolar, değer kazancı yüzde 5.68

Polkadot 6.23 dolar, değer kazancı yüzde 5.63

Tron 0.06517 dolar, değer kazancı yüzde 1.75

Shiba Inu 0.00001079 dolar, değer kazancı yüzde 3.93

Litecoin 91.89 dolar, değer kazancı yüzde 5.03

Paylaşın

Merkez Bankası Başkanı Kavcıoğlu: Enflasyonda Kalıcı Düşüş Sağlanacak

Merkez Bankası Başkanı Şahap Kavcıoğlu, enflasyonun genel görünümünde iyileşme olduğunu ve 2022 yılının ikinci yarısından itibaren ana eğilimde kademeli normalleşmenin başladığını söyledi.

Haber Merkezi / Liralaşma stratejisinin enflasyonda kalıcı iyileşmeyi sağlayacağını savunan Kavcıoğlu, “Önümüzdeki dönemde liralaşma stratejisi kapsamında uygulanan politika bileşimi, sağlıklı kredi büyümesi kanalıyla finansal istikrarı ve finansman maliyeti kanalıyla potansiyel üretimi desteklemeye devam edecektir. Arz talep dengesine de olumlu katkı verecektir. Bu doğrultuda fiyatlama davranışlarında ve enflasyon beklentilerinde iyileşmeyle enflasyonda kalıcı düşüş sağlanacaktır” dedi.

2022’de pandemi ve Rusya-Ukrayna savaşı nedeniyle küresel emtia ve gıda fiyatlarında artış yaşandığını ve enflasyonun küresel ölçekte arttığını söyleyen Kavcıoğlu, Türkiye’nin olumsuzluklara rağmen ekomik olarka büyümeye devam ettiğini belirtti.

“Tüketici fiyatları yıllık enflasyonu geçtiğimiz yılın ilk yarısında küresel enerji, emtia ve gıda fiyatlarındaki hızlı artışlar, tedarik sürecindeki aksaklıklar ve 2021 yılının son çeyreğinde döviz piyasalarında yaşanan ekonomik temellerden uzak fiyat oluşumlarının etkisiyle hızlı bir şekilde artış kaydetmiştir” diyen Kavcığolu, “Küresel arz şoklarının etkilerini yitirmesi ve döviz piyasalarında görülen istikrar ile birlikte 2022 yılının ikinci yarısından itibaren enflasyonun ana eğiliminde kademeli normalleşme süreci başlamıştır” diye konuştu.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Şahap Kavcıoğlu, TCMB 2022 yılına ait 91. Hesap Dönemi Olağan Genel Kurul Toplantısı’nda konuştu. Kavcıoğlu’nun açıklamaları şöyle:

“2022 yılında pandeminin olumsuz etkileri henüz tam olarak giderilememişken, yakın coğrafyamızda meydana gelen Rusya-Ukrayna Savaşı sonucunda arz kısıtları tekrar belirginleşmiş; başta enerji olmak üzere küresel emtia ve gıda fiyatlarında hızlı artışlar yaşanmıştır. Savaş sonucunda ortaya çıkan jeopolitik belirsizliklerin yanı sıra pandemi sonrası devam eden arz-talep dengesizlikleri enflasyonun küresel ölçekte hızla artarak tarihi yüksek seviyelere çıkmasına neden olmuştur. Tüm bu gelişmelere ek olarak küresel finansal koşulların da sıkılaşması sonucunda, 2022 yılı gerek jeopolitik gerekse ekonomik ve finansal belirsizliklerin olağanüstü düzeyde yüksek seyrettiği bir yıl olarak kayıtlara geçmiştir.

2022 yılında küresel arz şoklarına ve Rusya-Ukrayna Savaşı kaynaklı olumsuz jeopolitik gelişmelere rağmen Türkiye ekonomisi kesintisiz olarak büyümeye devam etmiştir. İktisadi faaliyet, özellikle yılın ilk yarısında güçlü seyretmiş, yılın ikinci yarısında ise dış talepteki gerilemeye rağmen sağlam görünümünü korumuştur. Bu çerçevede, Türkiye ekonomisi 2022 yılında yüzde 5,6 oranında büyüyerek 2019 yılının son çeyreğinden bu yana gösterdiği büyüme performansıyla G20 ve OECD ülkeleri arasında üst sıralarda yer almıştır.

Buna ek olarak, satın alma gücü paritesine göre hesaplanan milli gelir esas alınarak yapılan sıralamada dokuzuncu sıraya yükselen ülkemiz, küresel ekonomi içerisindeki payını da ikiye katlamıştır. Dolar bazında ise Türkiye ekonomisi 2014 yılından bu yana gerçekleşen en yüksek milli gelir seviyesine ulaşmıştır.

Tüketici fiyatları yıllık enflasyonu geçtiğimiz yılın ilk yarısında küresel enerji, emtia ve gıda fiyatlarındaki hızlı artışlar, tedarik sürecindeki aksaklıklar ve 2021 yılının son çeyreğinde döviz piyasalarında yaşanan ekonomik temellerden uzak fiyat oluşumlarının etkisiyle hızlı bir şekilde artış kaydetmiştir. Küresel arz şoklarının etkilerini yitirmesi ve döviz piyasalarında görülen istikrar ile birlikte, 2022 yılının ikinci yarısından itibaren enflasyonun ana eğiliminde kademeli normalleşme süreci başlamıştır.

Önümüzdeki dönemde, Liralaşma Stratejisi kapsamında uyguladığımız politika bileşimi sağlıklı kredi büyümesi kanalıyla finansal istikrarı ve finansman maliyeti kanalıyla potansiyel üretimi desteklemeye devam edecek ve arz-talep dengesine olumlu katkı verecektir. Bu doğrultuda fiyatlama davranışlarında ve enflasyon beklentilerinde iyileşme ile enflasyonda kalıcı olarak düşüş sağlanacaktır.

2022 yılında, fiyat istikrarının sürdürülebilir bir çerçevede yeniden şekillenmesi amacıyla, tüm politika araçlarında Türk lirasını öncelikleyen geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme sürecini yürüttük. Bu kapsamda, bütüncül bir yaklaşımla oluşturduğumuz Liralaşma Stratejisi’ni uygulamaya koyduk.

Liralaşma Stratejisi ile kısa vadede enflasyon ve fiyatlama davranışlarında döviz kuruna olan hassasiyeti gidermeye çalıştık. Orta vadede ise üretim ve ihracatı desteklemek suretiyle cari işlemler dengesini güçlendirmeyi hedefledik. Bu amaca yönelik olarak devreye aldığımız makroihtiyati araçlar ve kur korumalı mevduat ürünleriyle bankacılık sektörünün hem varlık hem yükümlülük tarafında liralaşma sürecini başlattık. Ülkemizde üretimi ve ihracatı arttırarak cari işlemler dengesinde kalıcı iyileşmeyi sağlayacak finansal koşulların oluşumu açısından ise hedefli kredi anlayışını benimsedik.

Liralaşma Stratejesini uygularken faiz indirimleri ile birlikte finansal istikrar ve fiyat istikrarı üzerindeki riskleri kontrol etmek için makroihtiyati politika setimizi hedefli kredi anlayışımız çerçevesinde güncelledik. Hedefli kredi anlayışımız ile kredilerin yatırımı, üretim ve istihdamı destekleyen faaliyet alanlarında kullanılmasına öncelik veren bir çerçeveyi esas aldık. Makroihtiyati araçlarımızı kullanarak yaptığımız uygulamalarla, kredi büyümesinin fiyat istikrarı ve finansal istikrar açısından oluşturabileceği risklerin de önüne geçtik.

Hedefli kredi anlayışımızın bir diğer ayağında ise ihracatın ve ithal ikamesi malların üretimine yönelik yatırımların artmasını teşvik etmek amacıyla 2 yılı anapara geri ödemesiz ve 10 yıla kadar vadeli yatırım taahhütlü avans kredilerini etkin olarak kullandık. Bugüne kadar, toplamda 67 İldeki 740 adet sanayi ve turizm yatırımlarına 111,47 milyar TL tutarında yatırım taahhütlü avans kredisi (YTAK) tahsis edilmiştir.

Buna ilaveten, ihracatçılar ile döviz kazandırıcı hizmet ve faaliyetlerde bulunan firmalara kullandırdığımız reeskont kredilerinde limitleri artırmak, faizleri düşürmek ve vadeleri uzatmak suretiyle söz konusu uygun finansman imkanını daha uygun ve erişilebilir hale getirdik. Buna ek olarak, Liralaşma Stratejimiz kapsamında firma bazında kredi limitlerini Liralaşma Stratejisi ile uyumlu olarak Türk lirasına dönüştürürken, bankalara tahsis edilen reeskont kredileri limitlerinin de 2023 yılından itibaren Türk lirası olarak güncellenmesine karar verdik.

2022 yılı içerisinde 346 milyar Türk lirası reeskont kredisini ihracatçılarımız kullanmıştır. Reeskont kredilerine erişimin kolaylaşması geçmiş yıllara göre KOBİ’lere tahsis edilen payda büyük bir artışa neden oldu. 2021 yılında yaklaşık 1.900, 2022 yılındaysa 5.972 KOBİ reeskont kredilerinden yararlandı.

Temel politika aracımız olan bir haftalık repo faiz oranını makroihtiyati politika araçlarımızla birlikte Liralaşma Stratejisi çerçevesinde kullandık. Bu doğrultuda, 2022 yılı ocak-temmuz döneminde politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 14 düzeyinde sabit tuttuk. Diğer taraftan, jeopolitik gelişmelerin ve küresel finansal koşulların etkisiyle küresel resesyona yönelik risklerin giderek yoğunlaşması karşısında ön alıcı bir anlayışla hareket ettik.

Söz konusu risklerin yurt içindeki arz, yatırım ve cari fazla kapasitesi üzerindeki etkilerini sınırlamak ve sanayi üretimi ile istihdamdaki yapısal kazanımların devamını sağlamak için ağustos ayından itibaren faiz indirim döngüsünü başlattık. Kasım ayı itibarıyla toplam 500 baz puanlık faiz indirimi gerçekleştirerek politika faizini yüzde 9 seviyesine indirdik. Bu kararlarımız sayesinde küresel ekonomide tedarik zinciri ve finansman sıkıntıları yaşanırken, Türkiye’nin konumunu güçlendirecek yatırımlara uygun maliyetli finansman ile devam edilmesi imkanını sağladık.

2022 yılında, uluslararası rezervlerimizi güçlendirmeye yönelik olarak da etkin bir rezerv yönetimi uyguladık. Kur dönüşümlü mevduat hesapları, yurtdışında yerleşik vatandaşlarımız için geliştirdiğimiz YUVAM hesapları, fiziki altının finansal sisteme kazandırılmasına yönelik FATSİ hesapları ve ihracat gelirlerinin bir kısmının Merkez Bankasına satılmasına yönelik düzenlemeler sayesinde kaynak çeşitliliği yarattık.

Tüm bu uygulamalarımız sonucunda, uluslararası rezervlerimiz 2021 yılı sonunda 111 milyar Dolar seviyesinden 2022 yılı sonunda 128,8 milyar Dolara ulaşarak yüzde 17 artmıştır. Öte yandan, 2022 yılında merkez bankalarının uluslararası rezervleri, küresel ölçekte yüzde 6 oranında azalmıştır.

Rezerv biriktirme araçlarımızdan biri olan Döviz ve Altından Dönüşümlü mevduatlar dahil Liralaşma politikası çerçevesinde atılan adımlar bankamızın bilançosu için nette bir maliyet oluşturmadan gerçekleştirilmiştir. Döviz ve Altından Dönüşümlü Mevduat hesapları, teminat politikasında yapılan değişiklikler çerçevesinde tutulan Türk lirası cinsi menkul kıymetler, Türk lirası cinsi zorunlu karşılıklarda değişen faiz maliyeti, yabancı para cinsi zorunlu karşılık komisyonların değişimleri ve Türk lirası reeskont senetlerinin reeskont kredilerindeki Liralaşma sonucu artışının bilanço üzerindeki toplam etkisi dengededir.

Bilişim teknolojileri alanındaki vizyonumuzla uyumlu olarak ihtiyaç duyulan teknolojik çözüm ve sistemlerin oluşturulmasını ve bu sistemlerin güvenliği ile sürekliliğinin sağlanması çalışmalarını sürdürdük. Bu çerçevede, ödemeler altyapımızı yenilikçi iş yapma modelleriyle destekledik. 2021 yılında uygulamaya koyduğumuz Fonların Anlık ve Sürekli Transferi uygulamamız FAST’in güvenliğini artırmak amacıyla önemli bir katman servis olan SİPER servisini geliştirerek hizmete sunduk.

Ödemeler alanında bir diğer önemli uygulama olan TR Karekod kullanımının yaygınlaştırılması amacıyla düzenleme, altyapı ve tanıtım çalışmalarımıza devam ettik. FAST sisteminin alışverişlerde alternatif bir ödeme yöntemi olarak kullanılabilmesi için sürdürülen FAST TR Karekod çalışmalarını başarılı bir şekilde tamamladık. Ayrıca, açık bankacılık hizmetlerini kullanıma açarak, bankalarımızın GEÇİT altyapısı üzerinden hizmet vermelerine olanak tanıdık. Sonuç olarak, ödeme ve para transferi işlemlerinin sorunsuz, hızlı ve güvenilir bir ortamda her an, her yerde gerçekleşebilmesine katkı sağlayan yenilikçi uygulamalarımızla Liralaşma Stratejimize teknolojik açıdan destek sağladık.

2022 yılında finansal inovasyon alanında da önemli adımlar atarak Bankamız öncülüğünde ilgili kurumlarla gerçekleştirdiğimiz mutabakatla Dijital Türk Lirası İşbirliği Platformu’nu oluşturduk. Buna ek olarak, Dijital Türk Lirası İşbirliği Platformu’nun 2023 yılında seçili bankalar ve finansal teknoloji firmalarının katılımıyla genişletilmesine yönelik çalışmalara başladık.

2022 yılında, küresel gündemin öncelikli konuları arasında yer alan iklim değişikliğine ilişkin gelişmeleri yakından izlemeye devam ettik. Ülkemizin “2053 Net Sıfır Emisyon” ve “Yeşil Kalkınma” hedefleri doğrultusunda iklim değişikliğiyle mücadelede Bankamız görev alanında yer alan başlıklarda katkı sağlamak amacıyla ulusal ve uluslararası platformlarda rol aldık. Önümüzdeki dönemde, iklim değişikliğinin ekonomi ve finansal sisteme olan yansımalarının takibini ve bu konuda ulusal ve uluslararası paydaşlarla yaptığımız iş birliğini sürdüreceğiz.

Merkez Bankası olarak, bu yıl yapımı tamamlanan olan İstanbul Finans Merkezi’nde, Cumhuriyetimizin 100. yılını yaşamanın gururu ve sorumluluk bilinciyle, başta para politikaları olmak üzere, fiyat istikrarı ve finansal istikrarla ilgili tüm konularda kalıcı başarı ve sürdürülebilirlik odaklı yoğun bir çalışma içinde olacağız.”

Paylaşın

Gıda Yardımı Alanların Sayısı Yüzde 36 Arttı

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk yılı olan 2019’da 688 bin 507 olan gıda yardımı alan kişi sayısı, 2023 yılı itibarıyla 936 bin 683’e dayandı. Gıda yardımı alan kişi sayısındaki artış oranı ise yüzde 36 olarak kaydedildi.

Yine 2019 yılında 22 bin 413 olan barınma yardımı alan kişi sayısı yüzde 19 arttı. Türkiye’de “Oturulamayacak derecede bakımsız ve eski” konutlarda yaşadığı belirtilen kişi sayısı, 26 bin 688’e ulaştı.

Başkanlık sistemi ile birlikte artan ve derinleşen yoksulluk resmi verilere de yansıdı. 2019 yılında 688 bin olan gıda yardımı alan kişi sayısı, 2023 itibarıyla 936 bine yükseldi.

Emeğiyle yaşayan yurttaşlar yüksek enflasyon ve hayat pahalılığı ile mücadele ederken, AK Parti Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “Bu kardeşinize yetkiyi verin” diyerek destek istediği Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi de ülkeyi derin bir krize sürükleyen adımlardan biri oldu. İktidarın vaadettiği hiçbir şey gerçekleşmezken, yoksulluk çok daha geniş kesimlere yayıldı.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sosyal yardım verileri de ekonomik kriz ve Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin yarattığı yıkımı ortaya koydu. Bakanlık verilerine göre 2019 yılında 22 bin 413 olan barınma yardımı alan kişi sayısı yüzde 19 arttı. Türkiye’de “Oturulamayacak derecede bakımsız ve eski” konutlarda yaşadığı belirtilen kişi sayısı, 26 bin 688’e ulaştı.

BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre karnını ancak sosyal yardım ile doyurabilen kişi sayısında da dramatik bir artış yaşandı. Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk yılı olan 2019’da 688 bin 507 olan gıda yardımı alan kişi sayısı, 2023 yılı itibarıyla 936 bin 683’e dayandı. Gıda yardımı alan kişi sayısındaki artış oranı ise yüzde 36 olarak kaydedildi.

Elektrik desteğine yüzde 174 artış

Elektrik dağıtımının özelleştirilmesinin bir yansıması olan elektrik zamları da yurttaşları etkiledi. Hemen her yıl katlanarak artan elektrik faturaları nedeniyle elektrik dağıtım şirketlerine borçlu kişi sayısı katlandı. İhtiyaç sahibi hanelerin elektrik fatura giderlerine destek olmak amacıyla yürütülen, “Elektrik Tüketim Desteği (ETD)” kapsamındaki hane sayısında 2019-2022 döneminde kaydedilen artış oranı yüzde 174 olarak ifade edildi.

2019 yılında elektrik tüketim desteğinden bir milyon 343 bin 109 hane yararlanırken 2023 yılı itibarıyla bu destekten 3 milyon 690 bin 582 hane yararlandı.

Paylaşın

Bireysel Kredi Kartlarıyla Harcamalar 525,8 Milyar Liraya Ulaştı

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerine göre 17 Mart itibariyle bireysel kredi kartlarıyla yapılan harcama toplamı geçen yılın aynı haftasına göre yüzde 141 arttı. Bireysel kredi kartlarıyla 17 Mart itibariyle harcama toplamı 525 milyar 18 milyon liraya ulaştı. 10 Mart haftasına göre de artış yüzde 1,22 seviyesinde oldu.

Bankacılık sektöründe yükselen faizler ve Merkez Bankası faiz indirimleriyle makul seviyeye inen kredi kartı faizleri tüketiciyi kartlı harcamalara ağırlık vermeye itti. Merkez Bankası verilerine göre 17 Mart haftası itibariyle kredi ve banka kartıyla yapılan harcamalar geçen yılın aynı haftasına göre yüzde 131 arttı ve 114 milyar 443 milyon 806 liraya yükseldi. Geçen yıla göre en yüksek artış ise yüzde 165,6 ile yemek kategorisinde gerçekleşti.

Ekonomim gazetesinin aktardığı Merkez Bankası verilerine göre toplam kartlı harcamalarda 17 Mart haftasında 10 Mart’a göre artış yüzde 4,85 oldu. Akaryakıtta 10 Mart haftasına göre yüzde 1 daha fazla kartlı ödeme yapılırken çeşitli gıdalar için yüzde 4,21, giyim ve aksesuar için ise yüzde 6 daha fazla haftalık kartlı harcama gerçekleştirildi.

17 Mart haftasında 10 Mart haftasına göre en fazla haftalık artış konaklama kategorisinde oldu. Yüzde 10 haftalık artış ile konaklama sektörü 17 Mart haftasını karşılarken kuyumculara kartlı harcama haftada yüzde 7,16, mobilyada yüzde 7,13, içkili yerlerde ise yüzde 7,12 artış gösterdi. Yemek için kartlı harcamaya 17 Mart’ta 10 Mart’a göre yüzde 4 daha fazla ödenirken havayollarına yapılan ödemelerde ise haftalık artış yüzde 6,87 oldu.

17 Mart haftasında akaryakıt için kartlı harcamalar geçen yıla göre yüzde 86 arttı ve 6,4 milyar liraya yükseldi. Çeşitli gıdalar için yapılan kartlı harcamalarda yüzde 136,8’lik artış gözlendi. Kartlarla çeşitli gıdalar için 8,3 milyar liralık harcama yapıldı 17 Mart haftasında. Giyim ve aksesuarda ise yüzde 158,7’lik artış dikkat çekti.

Giyim ve aksesuara 8,2 milyar lira ödenirken havayollarına geçen yıla göre harcama miktarında artış yüzde 22,96’da kaldı. Konaklama için yüzde 93,1, içkili yerler için yüzde 128,27, market ve AVM alışverişleri için ise yüzde 121,97 daha fazla kartlı harcama yapıldı. Mobilya alışverişleri için kartlı harcama yüzde 126,3 artarak 3.3 milyara çıkarken internet üzerinden yapılan kartlı harcamalar ise yüzde 140 artarak 33 milyar liraya yükseldi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun haftalık verileri de bireysel kredi kartı harcamalarının ivme kaybetmeden artmaya devam ettiğini gösteriyor. Merkez Bankası faiz indirimleri sonrasında kredi kartı faizi yüzde 1,36, gecikme faizi ise yüzde 1,88 seviyesinde bulunuyor.

Bu durum da yüzde 30 seviyesinden ihtiyaç kredisi yerine tüketicilerin kredi kartına yönelmesine neden oluyor. BDDK verilerine göre 17 Mart itibariyle bireysel kredi kartlarıyla yapılan harcama toplamı geçen yılın aynı haftasına göre yüzde 141 arttı. Bireysel kredi kartlarıyla 17 Mart itibariyle harcama toplamı 525 milyar 18 milyon liraya ulaştı. 10 Mart haftasına göre de artış yüzde 1,22 seviyesinde oldu.

Kredili Mevduat Hesabı 11 haftada yüzde 75 artış gösterdi

Kredi kartının yanı sıra kredili mevduat hesaplarındaki kullanımlar da hız kesmeden artışını sürdürüyor. BDDK haftalık verilerine göre bireysel kredili mevduat hesabı kullanımı geçen yılsonuna göre artış yüzde 74,8 olarak hesaplandı. Ancak bireysel KMH hesaplarında 10 Mart haftasına göre 17 Mart haftasında sert bir gerileme dikkat çekti. 17 Mart’ta bireysel KMH büyüklüğü 115,9 milyar lira olurken, 10 Mart haftasında 117,8 milyar lira seviyesinde bulunuyordu.

Bireysellerin yanı sıra kurumsal kredi kartı harcamaları da hızla artıyor. Ticari kredili mevduat hesabı büyüklüğü de 80,8 milyar liraya ulaştı. Bu geçen yılsonuna göre yüzde 26,5’lik artışa işaret ediyor. Ticari kredi kullanımında zorlanan kurumsal müşterilerin de küçük harcamaları konusunda KMH hesaplarını kullandıklarını bankacılık kaynakları sık sık dile getiriyor.

Paylaşın

Bitcoin 27 Bin Doların Üzerinde; BNB Ve Litecoin Sert Düştü

Kripto para piyasalarında dalgalı seyir devam ediyor… Bitcoin (BTC) 27 bin 48 dolara düşerken, Ethereum (ETH) bin 750 dolar seviyesinde işlem görüyor. BNB ve Litecoin ise yüzde 5’e varan değer kaybetti.

Haber Merkezi / Haftanın ikinci işlem gününde Dünyanın en büyük kripto para birimi Bitcoin (BTC), yüzde 2,66 düşüşle 27 bin 048 dolara gerilerken, dünyanın en büyük ikinci kripto para birimi Ethereum (ETH) ise bin 750 dolar seviyesinin altında işlem görüyor.

Diğer en iyi kripto paralarda da daha düşüşler gözlemlendi. BNB yüzde 5’in üzerinde düşerken, Dogecoin, Polygon ve Litecoin de yatırımcısına kaybettirdi.

Bitcoin (BTC), hacmi son 24 saatte yüzde 26,88 artarak yaklaşık 18,55 milyar dolar olurken, küresel kripto para piyasalarının değeri, son 24 saatte yüzde 1,96 düşerek 1,13 trilyon dolar civarında işlem görüyor.

Tüm stabilcoinlerin hacmi ise 39.06 milyar dolar ve bu, toplam kripto pazarının 24 saatlik hacminin yüzde 90.05’i.

Bazı kripto para birimlerinde son durum ise şöyle:

Bitcoin 27,048 dolar, değer kaybı yüzde 2.66

Ethereum 1,732 dolar, değer kaybı yüzde 1.26

Tether 0.9998 dolar, değer kaybı yüzde 0.04

BNB 310.74 dolar, değer kaybı yüzde 5.08

XRP 0.489 dolar, değer kazancı yüzde 7.27

Cardano 0.3515 dolar, değer kazancı yüzde 0.65

Polygon 1.05 dolar, değer kaybı yüzde 2.65

Dogecoin 0.0729 dolar, değer kaybı yüzde 0.75

Solana 20.03 dolar, değer kaybı yüzde 2.65

Polkadot 5.90 dolar, değer kaybı yüzde 1.19

Tron 0.06408 dolar, değer kazancı yüzde 0.15

Shiba Inu 0.00001039 dolar, değer kaybı yüzde 1.17

Litcoin 87.52 dolar, değer kaybı yüzde 4.36

Paylaşın

Cep Telefonlarına Yüzde 20 Zam Yolda

Cep telefonları 28 Mart’tan itibaren en az 2 bin 500 TL zam geliyor. ÖTV, KDV, TRT Bandrol ücreti gibi diğer vergiler de eklenince telefonun fiyatı 10 bin 500 TL’ye kadar çıkacak.

Türkiye’ye gelen akıllı telefonlardan önce yüzde 1 Kültür Bakanlığı payı, sonra yüzde 10 TRT Bandrol ücreti kesiliyor.

Ardından tüm bu rakamlar üzerinden yüzde 50 ÖTV ekleniyor. Oluşan rakamın üzerinden de yüzde 18 KDV alınarak telefonun fiyatı en az ikiye katlanıyor.

Ticaret Bakanlığı tarafından getirilen ve 2020 yılından bu yana yürürlükte olan gözetim uygulamasında akıllı telefonlar için yeni bir düzenleme yapıldı.

Geçen ay Resmi Gazete’de yayımlanan İthalatta Gözetim Uygulanmasına İlişkin Tebliğ’de Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ ile akıllı telefonlarda adet başına birim gümrük kıymeti, 200 dolardan 350 dolara yükseltildi. Tebliğ 28 Mart’ta uygulanmaya başlayacak.

Cumhuriyet’ten Şehriban Kıraç’ın haberine göre, düzenleme sonrası telefonlara 28 Mart’tan itibaren en az 2 bin 500 TL zam geliyor. Giriş seviyesi cep telefonlarının fiyatı bile 10 bin TL’den düşük olmayacak.

Yeni düzenleme ile ithal edilen ve vergisiz fiyatı yaklaşık 3 bin 800 TL olan bir cep telefonu 28 Mart’tan itibaren en az 2 bin 500 TL zamlanacak.

Buna ÖTV, KDV, TRT Bandrol ücreti gibi diğer vergiler de eklenince telefonun fiyatı 10 bin 500 TL’ye kadar çıkacak. Türkiye’ye gelen akıllı telefonlardan önce yüzde 1 Kültür Bakanlığı payı, sonra yüzde 10 TRT Bandrol ücreti kesiliyor.

Ardından tüm bu rakamlar üzerinden yüzde 50 ÖTV ekleniyor. Oluşan rakamın üzerinden de yüzde 18 KDV alınarak telefonun fiyatı en az ikiye katlanıyor.

Paylaşın