Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 34 Bin 943’e Çıktı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 39 artarak 34 bin 943’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 58 artarak 78 bin 572 yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu bugün Güvenlik Konseyi’nin geçen ay veto ettiği Filistin’in kuruluşa tam üyeliğini yeniden görüşüldü. Görüşme sonrası 193 üyeli BM Genel Kurulu’nda 143 “evet” oyuyla Filistin’in tam üyeliği kabul edildi.

Tasarı 25 “çekimser” oy aldı. Aralarında ABD, Arjantin, Papua Yeni Gine, Çekya ve Macaristan’ın bulunduğu 9 ülke “hayır” oyu kullandı.

Öte yandan Reuters haber ajansı, İsrail tanklarının bugün Refah’ın doğu ve batısını ayıran ana yolun kontrolünü ele geçirerek, Gazze Şeridi’nin güneyindeki kentin doğu yakasını tamamen kuşattığını bildirdi.

Bölge sakinleri şehrin doğusunda ve kuzeydoğusunda sürekli patlama ve silah sesleri duyulduğunu, İsrail güçleri ile Hamas ve İslami Cihat militanları arasında yoğun çatışmalar yaşandığını anlattı.

Hamas, İsrail tanklarını şehrin doğusundaki bir caminin yakınında pusuya düşürdüğünü, bunun da İsraillilerin doğudaki yerleşim bölgesinin dış mahallelerine kadar birkaç kilometre ilerlediğinin bir işareti olduğunu söyledi.

İsrail ordusu, Refah’ın doğusunda birkaç tünel kuyusu tespit ettiğini ve hava saldırısıyla desteklenen birliklerin Hamas militanlarıyla yakın mesafeden çatışmaya girerek birkaçını öldürdüğünü söyledi.

İsrail tankları halihazırda Refah’ın doğusunu güneyden kuşatmış ve bölge ile Mısır arasındaki tek geçit olan Refah Sınır Kapısı’nı ele geçirmiş durumda.

İsrail, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah şehrinde bulunan sivil halkın kenti terk etmelerini istemişti. İsrail, Hamas militanlarının bulunduğunu söylediği Refah’a kara operasyonu düzenlemeden bu savaşı kazanamayacağını söylüyor.

İsrail ordusu, Lübnan sınırında muhtemel bir savaşa hazırlık için eğitimlere başladıklarını duyurdu. Yedek askerlerin hazırlık seviyesini artırmak için hafta boyunca çeşitli eğitimler icra edildi. Savaş oyunlarının hedefi “kuzeyde çeşitli senaryolara karşı operasyonel hazırlık” olarak açıklandı.

Piyade ve zırhlı birliklerin katıldığı tatbikatlarda askerlerin zorlu arazide lojistik ve iletişim becerileri sınandı. Eğitimler kapsamında düşman hattının gerisindeki kara birliklerine havadan ani yardım ikmali senaryoları da çalışıldı.

Gazze’de bir ateşkesin sağlanması için yürütülen ateşkes görüşmeler ise dün, çatışmaların durdurulması ve savaşı başlatan Hamas liderliğindeki 7 Ekim saldırılarında ele geçirilen rehinelerin serbest bırakılması konusunda bir anlaşma sağlanamadan sona erdi.

Hamas hafta başında Katarlı ve Mısırlı arabulucular tarafından sunulan ve daha önce İsrail tarafından kabul edilen bir öneriyi kabul ettiğini açıklamıştı. İsrail ise Hamas’ın önerisinin kabul edemeyeceği unsurlar içerdiğini söylemişti.

UNRWA merkez ofisini kapattı

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım Ajansı (UNRWA), Doğu Kudüs’teki İsrailli yerleşimcilerin ajansın yerleşkesinin çevresini ateşe vermesinin ardından buradaki merkez ofisini geçici olarak kapattığını duyurdu.

UNRWA Genel Komiseri Philippe Lazzarini, sosyal media platformu X üzerinden yaptığı açıklamada, Perşembe akşamı meydana gelen olayın bir haftadan kısa bir süre içinde yaşanan ikinci saldırı vakası olduğuna dikkat çekerek tam anlamıyla güvenlik sağlanana kadar yerleşkeyi kapatma kararı aldığını aktardı. Lazzarini, olay gerçekleştiğinde BM personelinin burada bulunduğunu ancak olayda ölen ya da yaralanan olmadığını kaydetti. Diğer yandan alevlerin açık alanda büyük hasara yol açtığı, acil yardım ekiplerinin gelmesinin gecikmesi üzerine alevlere personelin kendisinin müdahele ettiği belirtildi.

UNRWA arazisinde ajansın araç filosu için bir benzin ve mazot istasyonu olduğunu belirten Lazzarini, “Bu çok korkunç bir gelişme. Bir kez daha BM çalışanlarının hayatı ciddi bir risk altına girmiştir” ifadelerini kullanarak, İsrail basını tarafından yayımlanan bir videoyu paylaştı. Videoda yerleşkeden yükselen duman görüntüleri göze çarparken, slogan atanların sesleri de duyuluyor.

UNRWA Genel Komiseri, silahlı adamların eşlik ettiği bir kalabalığın yerleşkenin dışında “Birleşmiş Milletler’i yakın” sloganları attığının görüldüğünü belirtti.

UNRWA Genel Komiseri, son iki ay içinde yerleşkenin etrafında İsraillilerin gösteriler düzenlediğini, bu hafta yerleşkedeki binalara ve personele taşlı saldırıların olduğunu belirterek, “İşgalci güç olarak BM personelinin ve yerleşkelerinin tam zamanlı korunmasını sağlamanın İsrail devletinin sorumluluğu” olduğunu vurguladı.

Netanyahu: Gerekirse tırnaklarımızla savaşırız

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD’nin bazı silahları geri çekme tehdidinin İsrail’in Gazze’deki saldırısını sürdürmesini engellemeyeceğini söyledi.

Netanyahu, “Eğer yalnız kalmamız gerekiyorsa, yalnız kalacağız. Gerekirse tırnaklarımızla savaşırız. Ama tırnaklarımızdan çok daha fazlasına sahibiz.” dedi. Netanyahu böylece en yakın müttefikinin farklı isteklerine rağmen Refah kentini işgal etmeye devam edebileceğini gösterdi.

ABD Başkanı Joe Biden, Gazze’deki insani felaketi daha da kötüleştireceği endişesiyle İsrail’i böyle bir operasyona girişmemeye çağırarak, Refah operasyonu için saldırı silahları sağlamayacağını dile getirdi.

İsrail’in en üst düzey askeri sözcüsü Tuğamiral Daniel Hagari de silahların durdurulmasının pratikteki etkisinin az olacağını ifade etti. Hagari, “Ordunun planladığı görevler ve Refah’taki görevler için de mühimmatı var – ihtiyacımız olana sahibiz” dedi.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 35 Bine Dayandı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 60 artarak 34 bin 904’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 110 artarak 78 bin 514’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan ABD, Refah’a geniş kapsamlı operasyon başlatılması durumunda Tel Aviv yönetimine silah sevkıyatının tamamen durduracağını açıklarken, İsrail ordusu bunun bir şekilde aşılabileceğini savundu. İsrail Savunma Kuvvetleri (IDF) Sözcüsü Daniel Hagari, “müttefiklerle her türlü sorunu kapalı kapılar ardında çözdüklerini” söyledi.

Hagari, ABD’nin İsrail’e verdiği destekten övgüyle söz ederek “Operasyonel anlamda bize çok katkı sağladılar” dedi.

Washington, İsrail’e iki tip ağır bombanın yanı sıra bunları güdümlü hale getiren Müşterek Doğrudan Saldırı Mühimmatı’nın (JDAM) satışının da askıya alındığını salı günü duyurmuştu.

Hagari, bomba sevkıyatının durdurulmasıyla ilgili doğrudan yorum yapmadan, “Biz İsrail’in güvenlik çıkarlarından sorumluyuz, ABD’nin bölgedeki çıkarlarına da dikkat ediyoruz” dedi.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nin Mısır sınırındaki Refah kentinin doğusuna pazartesi akşamı kara harekatı başlatmıştı. IDF, bölgeden 100 bin sivilin tahliyesi için çalışıldığını bildirmiş, Refah sınır kapısının Gazze tarafının ele geçirildiğini duyurmuştu.

Tel Aviv yönetimi, Hamas’ın kalan 6 taburundan 4’ünün Refah’ta konuşlandırıldığını, örgütün lider kadrosunun da burada saklandığını savunuyor. Ordu, şehrin doğusunda Hamas’a ait yeraltı tünellerinin bulunduğunu da iddia etmişti.

ABD Başkanı Joe Biden, İsrail’in Gazze’de Refah’a topyekûn bir saldırı başlatmak için kullanabileceği ağır silahları, kente sığınan bir milyon kişinin “geleceğinden endişe duydukları” için sevketmeyeceklerini söyledi.

Konunun İsrail’in savunması ile alakalı olmadığının altını çizen ABD Başkanı, “İsrail’in güvenliğinden uzaklaşmıyoruz. İsrail’in bu bölgelerde savaş yürütme kabiliyetinden uzaklaşıyoruz.” dedi.

Biden, İsrail ile ortaklaşa üretilen hava savunma sistemi Demir Kubbe ve diğer savunma sistemlerinin sağlanmaya devam edileceğini de ifade etti.

Biden, “Bununla birlikte İsrail’in Refah’a girmesi durumunda kullanılabilecek silahları ve top mermilerini tedarik etmeyeceğiz.” dedi.

Gazze’de bu bombalar nedeniyle sivillerin öldürüldüğünü belirten Biden, CNN televizyonuna yaptığı konuşmada, “Refah’a girerlerse ki henüz girmediler, bu silahları tedarik etmeyeceğimi açıkça belirttim.” ifadelerini kullandı.

İsrail’in Refah çevresindeki eylemlerinin kırmızı çizgilerini “henüz” aşmadığını da belirten ABD Başkanı, “Ancak İsrail’in Gazze’deki sivillerin hayatını korumak için çok daha fazlasını yapması gerekiyor.” düşüncesini tekrarladı.

ABD’li yetkililer çarşamba günü İsrail’in geniş çaplı bir saldırıda kullanabileceği güçlü bomba sevkiyatını durdurduğunu açıklamıştı.

Hassas bir konu olduğu için isminin açıklanmaması kaydıyla konuşan üst düzey bir ABD yetkilisi, İsrail’e sevkiyatın 900 kilogramlık 1800 ve 225 kilogramlık 1700 bombadan oluştuğunu iddia ederek, bu bombaların yoğun yerleşim bölgelerinde nasıl kullanılacağından endişeli olduklarını ileri sürmüştü.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu nisan ayı sonunda, Filistinli gruplarla ateşkes ve esir takası anlaşması olsa da olmasa da Gazze Şeridi’nin Refah kentine kara harekatı başlatacaklarını söylemişti.

Bazı AB ülkeleri Filistin’i tanıyabilir

Ayrıca Bazı Avrupa Birliği (AB) ülkelerinin 21 Mayıs’ta Filistin devletini tanımaya hazırlandığı iddia edildi. İrlanda kamu yayın organı RTE News, hem İrlanda ve İspanya hem de Slovenya ve Malta arasında Filistin devletini topluca tanıma konusundaki temasların yoğunlaştığını bildirdi.

Haberde, bu ülkelerin Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda 10 Mayıs’ta yapılacak ve Filistin’in BM’ye tam üye olmaya hak kazanmasını sağlayabilecek oylamayı beklediği belirtildi.

İspanya, İrlanda, Malta ve Slovenya 22 Mart’ta yaptıkları ortak açıklamada Filistin devletini tanıma yönünde ilk adımı atma konusunda mutabık kaldıklarını duyurmuştu.

Bu ülkelerin Filistin devletini tanımaya yönelik girişimi, İsrail’in saldırıları sonucu Gazze’de can kaybının giderek artmasından dolayı ateşkes ve bölgede barış için kalıcı ateşkes çağrılarının dünya genelinde yoğunlaştığı bir dönemde geldi.

İsrail, söz konusu dört ülkenin planının “terörizmin ödüllendirilmesi” anlamına geldiğini ve Gazze’yle ilgili sorunlara müzakere sonucunda bir çözüm bulunması şansını azaltacağını savunuyor.

İspanya ve İrlanda uzun yıllardır Filistinlilerin haklarını savunan ülkeler arasında başı çekiyor. 1988 yılından beri BM üyesi 193 ülkenin 139’u Filistin devletini tanıdı.

Paylaşın

Rusya Devlet Başkanı Putin’den “Küresel Çatışma” Uyarısı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, “Rusya, küresel bir çarpışmayı önlemek için her şeyi yapacaktır” dedi ve ekledi: Stratejik güçlerimiz her zaman savaşa hazırdır.

Zafer Günü’nde konuşan Vladimir Putin, dünyanın en büyük nükleer gücünü kimsenin tehdit etmesine izin verilmeyeceklerini söyledi.

Sovyetler Sosyalist Cumhuriyetler Birliği’nin (SSCB) İkinci Dünya Savaşı’nda Almanya’ya karşı kazandığı zaferin anıldığı Zafer Günü’nde konuşan Rusya Cumhurbaşkanı Başkanı Vladimir Putin, “kimsenin dünyanın en büyük nükleer gücünü tehdit etmesine izin verilmeyeceğini” söyledi ve Batı’yı küresel çatışma riski almakla suçladı.

Rus birlikleri, Batı’nın desteklediği Ukrayna güçleriyle karşı savaşırken Putin, “kibirli” olarak nitelediği Batılı elitleri, Nazi Almanyasının uğradığı yenilgide Sovyetler Birliği’nin oynadığı belirleyici rolü unutmakla ve dünya genelinde çatışmaları körüklemekle eleştirdi.

Zafer Günü kutlamaları, mayıs ayında nadiren görülen bir kar fırtınası altında, Moskova Kızıl Meydan’da gerçekleşti. Savaşın zorluklarını gösteren görece sade geçit töreninde sadece bir T-34 tankı sergilendi. Savaş uçakları Rus bayrağını dalgalandırarak geçti. Geçit töreninde, bir TV spikerinin “dünyanın herhangi bir noktasındaki bir hedefi vurabileceğini” söylediği Rusya’nın kıtalararası stratejik füzesi Yars da yer aldı.

Hiçbir Batı liderinin katılmadığı törende Belarus, Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan, Özbekistan, Küba, Laos ve Gine-Bissau liderleri hazır bulundu.

Savunma Bakanı Sergey Şoygu’nun meydanda sıralanan askeri birlikleri denetlemesinin ardından, Putin şunları söyledi: “Bu tür hırsların nelere yol açtığını biliyoruz. Rusya küresel bir çatışmayı önlemek için her şeyi yapacaktır. Ama aynı zamanda kimsenin bizi tehdit etmesine de izin vermeyeceğiz. Stratejik güçlerimiz her zaman savaşa hazır durumdadır.”

Ordusunu 2022’de Ukrayna’ya gönderen Putin, savaşı, 1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılmasından sonra Moskova’nın etki alanı olarak gördüğü bölgeye tecavüz ederek Rusya’yı küçük düşürdüğünü söylediği Batı ile mücadelenin bir parçası olarak görüyor.

Putin’in “bir imparatorluk gibi toprak gasp ettiğini” söyleyen Batı ülkeleri ve Ukrayna bu nedenle Rusya’yı yenme sözü verdi. Rusya ise bir zamanlar Rus imparatorluğunun bir parçası olan bu toprakların yeniden Rusya’nın bir parçası olduğunu savunuyor. Rusya halihazırda, Kırım da dahil olmak üzere Ukrayna’nın yaklaşık yüzde 18’inde ve Ukrayna’nın doğusundaki dört bölgenin bir kısmını kontrol ediyor.

“Batı, İkinci Dünya Savaşı’nın derslerini unutmak istiyor” diyen Putin, Rusya’nın Nazi Almanyasının yenilgiye uğratılmasında rol oynayan tüm müttefiklerini onurlandırdığını sözlerine ekledi. Çin halkının Japon militarizmine karşı verdiği mücadeleden bahsetti.

Rus lider, “Ancak insanlığın kaderinin Moskova ve Leningrad, Rjev, Stalingrad, Kursk ve Harkov yakınlarındaki büyük savaşlarda, Minsk, Smolensk ve Kiev yakınlarında, Murmansk’tan Kafkasya ve Kırım’a kadar uzanan ağır ve kanlı savaşlarda belirlendiğini hatırlıyoruz” dedi.

Rus yetkililer, Ukrayna savaşının bugüne kadarki en tehlikeli aşamaya girdiği uyarısında bulunuyor. Putin, dünyanın en büyük nükleer güçlerini kapsayan çok daha geniş bir savaş riski konusunda defalarca uyarıda bulunmuştu.

Kriz son haftalarda daha da derinleşti. ABD Başkanı Joe Biden Ukrayna’ya 61 milyar dolar yardım yapılmasını onayladı, İngiltere Ukrayna’nın İngiliz silahlarıyla Rusya’yı vurma hakkı olduğunu söyledi ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron Rus güçleriyle savaşmak üzere Fransız birliklerini göndermeyi reddetti.

Rusya 6 Mayıs’ta, Moskova’nın Fransa, İngiltere ve ABD’den gelen tehditler olduğunu söylediği askeri tatbikatın bir parçası olarak taktik nükleer silahların konuşlandırılacağını duyurarak karşılık verdi.

Zafer Günü kutlamaları

Sovyetler Birliği, İkinci Dünya Savaşı’nda Ukrayna’daki nüfusu dahil 27 milyon insanını kaybetti ama sonunda Nazi güçlerini, Hitler’in intihar ettiği ve 1945’te Reichstag’ın üzerinde kırmızı Sovyet Zafer Bayrağı’nın yükseldiği Berlin’e kadar geri püskürttü.

Nazi Almanyasının 1945’te kayıtsız şartsız teslim olduğu 8 Mayıs Fransa, İngiltere ve ABD tarafından “Avrupa’da Zafer Günü” olarak kutlanıyor. Rusya ise saat farkından dolayı kendi “Zafer Günü” kutlamasını 9 Mayıs’ta yapıyor. Ayrıca Ruslar, 1941-45 arasındaki bu savaşı “Büyük Vatanseverlik Savaşı” olarak adlandırıyor.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 34 Bin 844’e Yükseldi

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 55 artarak 34 bin 844’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 200 artarak 78 bin 404’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan ABD yönetiminden üst düzey bir yetkili, ülkesinin İsrail’in Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah şehrine yönelik kara operasyonundan duyduğu endişeden dolayı bu ülkeye bomba göndermeyi durdurduğunu söyledi.

Associated Press (AP) haber ajansına dün konuşan ancak ismi açıklanmayan yetkili, ABD’nin gönderilecek bombaların nerede ve nasıl kullanacağından endişe duyduğunu, sevkiyatı durdurmaya bu nedenle karar verdiğini belirtti.

Yetkili, kararın geçen hafta alındığını ve daha sonraki bir tarihte sevkiyata devam edilip edilmeyeceği konusunda henüz nihai bir karar verilmediğini de ekledi.

ABD’nin durdurduğu sevkiyatta 1800 adet 900 kilogramlık bomba ile 1700 adet 225 kilogramlık bomba yer alıyordu. ABD Kongresi‘nde geçen ay, İsrail’e 14 milyar dolar silah yardımı öngören yasa kabul edilmişti. Sevkiyatı durdurulan iki tip bomba ise bu pakete dahil değil.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’i Refah’a kapsamlı bir operasyon düzenlemekten kaçınmaya çağırdı.

“Kapsamlı bir operasyon insani felakete yol açar” diyen Guterres, Refah’a böyle bir saldırının “stratejik bir hata” ve “insani açıdan felaket” olacağını söyledi. İsrail ve Hamas’ı ateşkes anlaşması yapmaya çağıran BM Genel Sekreteri, bir anlaşma olmadan İsrailli rehinelerin evlerine dönemeyeceğini kaydetti.

Tüm bölgenin kaderini etkileyecek bir “karar anında” olunduğunu da ifade eden Guterres, yüz binlerce Filistinli sivil için gidecek güvenli bölge olmadığına dikkat çekerek, bölgeye insani yardım geçişi için Refah ve Karem Şalom kapılarının derhal açılması gerektiğini vurguladı.

Hamas’tan İsrail’e “son şans” uyarısı

Hamas’ın, Mısır ve Katar tarafından sunulan ateşkes önerisini kabul ettiğini duyurmasına rağmen, Refah’a kara saldırısı başlattığını ilan eden İsrail, Gazze Şeridi’nin Mısır’a açılan sınır kapısının Filistin kısmını ele geçirdiğini duyurdu.

Rehinelerin durumuna dair uluslararası basına konuşan bir Hamas yetkilisi ise Refah operasyonunu genişletmeden önce rehinelerin serbest kalması için İsrail’in son bir şansı olduğunu söyledi. Hamas’ın elinde 35’i ölü 128 rehine olduğu tahmin ediliyor.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Ofisi (OHCHR), sivillerin zorla yerinden edilmesinin uluslararası hukukun ihlali anlamına geldiğini ve savaş suçu sayıldığını hatırlatarak İsrail’e “savaş suçu” uyarısında bulundu. BM’nin insani yardım örgütü (OCHA) de İsrail operasyonlarının bölgede yardım faaliyetlerini aksattığını, sahadaki BM personelinin korku ve panik içinde olduğunu kaydetti.

Hamas’ın kabul ettiği ateşkes anlaşması neyi içeriyordu?

Hamas, pazartesi günü yaptığı açıklamada ateşkes ve rehinelere karşılık esir takası için üç aşamalı bir anlaşmayı kabul ettiğini bildirdi. İsrailli bir yetkili ise anlaşmanın İsrail için kabul edilebilir olmadığını çünkü şartların “yumuşatıldığını” iddia etti.

Hamas yetkilileri tarafından şu ana kadar açıklanan ayrıntılara, önerinin bir kopyasına ve görüşmeler hakkında bilgi veren yetkililere göre, Hamas’ın kabul ettiğini belirttiği anlaşma, birinci aşamada şu maddeleri içeriyor:

42 günlük ateşkes Hamas’ın 33 İsrailli rehineyi (hayatta ya da ölü) serbest bırakacak, buna karşılık İsrail’in serbest bırakılan her İsrailli rehine için 30 çocuk ve kadını serbest bırakacak,

Ateşkesin ilk gününden itibaren Gazze’ye yeterli miktarda insani yardım, yardım malzemesi ve yakıt girişi olacak Hamas, anlaşmanın üçüncü gününde üç İsrailli rehineyi serbest bırakacak ve ardından her yedi günde bir üç rehine daha serbest bırakacak,

Altıncı haftada Hamas bu aşama kapsamında kalan tüm sivil rehineleri serbest bırakacak, buna karşılık İsrail de İsrail hapishanelerindeki mutabık kalınan sayıda Filistinli mahkûmu serbest bırakacak.

İsrail askerlerini Gazze’den kısmen çekecek ve Filistinlilerin Gazze’nin güneyinden kuzeyine serbest dolaşımına izin verecek, Gazze Şeridi üzerindeki askeri uçuşlar günde 10 saat, rehinelerin ve mahkumların serbest bırakıldığı gün ise 12 saat süreyle durdurulacak.

İlk Filistinli tutsakların serbest bırakılmasının üçüncü gününde İsrail güçleri Gazze’nin kuzeyindeki El Raşid Caddesi’nden tamamen çekilecek ve tüm askeri tesisler dağıtılacak, ilk aşamanın 22. gününde İsrail güçleri, Selahaddin Caddesi’nin doğusundaki Gazze’nin merkezinden İsrail sınırına yakın bir bölgeye çekilecek.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler’den Refah İçin “Felaket” Uyarısı

Filistin – İsrail savaşının 214. günü geride kalırken, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İsrail’i Refah’a kapsamlı bir operasyon düzenlemekten kaçınmaya çağırdı.

“Kapsamlı bir operasyon insani felakete yol açar” diyen Guterres, Refah’a böyle bir saldırının “stratejik bir hata” ve “insani açıdan felaket” olacağını söyledi. İsrail ve Hamas’ı ateşkes anlaşması yapmaya çağıran BM Genel Sekreteri, bir anlaşma olmadan İsrailli rehinelerin evlerine dönemeyeceğini kaydetti.

Tüm bölgenin kaderini etkileyecek bir “karar anında” olunduğunu da ifade eden Guterres, yüz binlerce Filistinli sivil için gidecek güvenli bölge olmadığına dikkat çekerek, bölgeye insani yardım geçişi için Refah ve Karem Şalom kapılarının derhal açılması gerektiğini vurguladı.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 54 artarak 34 bin 789’a yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 96 artarak 78 bin 204’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Hamas’ın, Mısır ve Katar tarafından sunulan ateşkes önerisini kabul ettiğini duyurmasına rağmen, Refah’a kara saldırısı başlattığını ilan eden İsrail, Gazze Şeridi’nin Mısır’a açılan sınır kapısının Filistin kısmını ele geçirdiğini duyurdu.

İsrail, Hamas’ın kabul ettiği ateşkes şartlarının ‘taleplerini karşılamadığını’ öne sürerek, Refah’a kara harekatı başlatma kararı almıştı. İsrail, Refah’taki ‘sınırlı’ operasyonun amacının silahlı Filistinlileri öldürmek ve kuşatma altındaki Filistin topraklarını yöneten Hamas tarafından kullanılan altyapıyı dağıtmak olduğunu iddia ediyor.

Refah, İsrail ordusunun ayak basmadığı son büyük yerleşim yeriydi. Han Yunus ve Gazze gibi daha kuzeydeki şehirlere yönelik saldırılar sonucu evlerinden olan yaklaşık 1.5 milyon Filistinli Refah’a sığındı. Şehrin savaş öncesi nüfusu da düşünüldüğünde bölgede sıkışıp kalanların sayısı 2 milyona yaklaşıyor.

Bu haliyle Gazze Şeridi’nin en yoğun nüfuslu yerleşimi konumunda. Üstelik nüfusun 600 binini çocukların oluşturduğu değerlendiriliyor. Burada yaşam derme çatma çadırlarda sürdürülüyor.

İsrail ordusu haftalar süren hazırlığın ardından Pazartesi günü Refah’a yönelik beklenen operasyonunu başlattı. Ordu bu kapsamda on binlerce kişinin “geçici” tahliyesini istedi. Bölgedekiler, Han Yunus ve El Mevasi civarındaki çadır kentlere yönlendirilirken İsrail ordusu yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki toplanma noktalarını “genişletilmiş güvenli bölge” olarak adlandırıyor.

BM Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) en az 100 bin kişinin söz konusu tahliyeden etkileneceğini öngörüyor. Filistin Kızılayı ise tahliye emri verilen bölgede yaşayan sivillerin sayısının 250 bin olduğunu açıkladı.

Refah’ta sıkışıp kalan yüzbinlerce Filistinli ile Mısır arasında yüksek bir duvar ve dikenli teller uzanıyor. Az sayıda yaralının kontrollü geçişi dışında Mısır yönetimi, savaş mağduru Gazzelilere kapıyı kapalı tutuyor. Bunun askeri, siyasi ve ekonomik gerekçeleri var:

İlk olarak Mısır, Filistinlilerin kalıcı olarak yerlerinden edilmesinden endişe ediyor. İsrail’in bu operasyonu bahane ederek Gazze’nin demografik yapısını değiştirmesine karşı çıkıyor.

Geçen 7 ayda çok sayıda İsrailli siyasetçi Arap nüfusun Sina Çölü’ne sürülmesi ve bölgenin İsraillilerin yerleşimine açılması yönünde açıklamalarda bulundu. Netanyahu da, ABD’nin itirazlarına rağmen, savaşın ardından ordunun Gazze’den çıkmayacağını, gelecekte bölgede güvenliği kendilerinin sağlayacağını ısrarla söylemişti.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 34 Bin 789’a Çıktı

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 54 artarak 34 bin 789’a yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 96 artarak 78 bin 204’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Hamas’ın, Mısır ve Katar tarafından sunulan ateşkes önerisini kabul ettiğini duyurmasına rağmen, Refah’a kara saldırısı başlattığını ilan eden İsrail, Gazze Şeridi’nin Mısır’a açılan sınır kapısının Filistin kısmını ele geçirdiğini duyurdu.

İsrail, Hamas’ın kabul ettiği ateşkes şartlarının ‘taleplerini karşılamadığını’ öne sürerek, Refah’a kara harekatı başlatma kararı almıştı. İsrail, Refah’taki ‘sınırlı’ operasyonun amacının silahlı Filistinlileri öldürmek ve kuşatma altındaki Filistin topraklarını yöneten Hamas tarafından kullanılan altyapıyı dağıtmak olduğunu iddia ediyor.

Refah, İsrail ordusunun ayak basmadığı son büyük yerleşim yeriydi. Han Yunus ve Gazze gibi daha kuzeydeki şehirlere yönelik saldırılar sonucu evlerinden olan yaklaşık 1.5 milyon Filistinli Refah’a sığındı. Şehrin savaş öncesi nüfusu da düşünüldüğünde bölgede sıkışıp kalanların sayısı 2 milyona yaklaşıyor.

Bu haliyle Gazze Şeridi’nin en yoğun nüfuslu yerleşimi konumunda. Üstelik nüfusun 600 binini çocukların oluşturduğu değerlendiriliyor. Burada yaşam derme çatma çadırlarda sürdürülüyor.

İsrail ordusu haftalar süren hazırlığın ardından Pazartesi günü Refah’a yönelik beklenen operasyonunu başlattı. Ordu bu kapsamda on binlerce kişinin “geçici” tahliyesini istedi. Bölgedekiler, Han Yunus ve El Mevasi civarındaki çadır kentlere yönlendirilirken İsrail ordusu yaklaşık 20 kilometre uzaklıktaki toplanma noktalarını “genişletilmiş güvenli bölge” olarak adlandırıyor.

BM Filistin Mültecilerine Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) en az 100 bin kişinin söz konusu tahliyeden etkileneceğini öngörüyor. Filistin Kızılayı ise tahliye emri verilen bölgede yaşayan sivillerin sayısının 250 bin olduğunu açıkladı.

Refah’ta sıkışıp kalan yüzbinlerce Filistinli ile Mısır arasında yüksek bir duvar ve dikenli teller uzanıyor. Az sayıda yaralının kontrollü geçişi dışında Mısır yönetimi, savaş mağduru Gazzelilere kapıyı kapalı tutuyor. Bunun askeri, siyasi ve ekonomik gerekçeleri var:

İlk olarak Mısır, Filistinlilerin kalıcı olarak yerlerinden edilmesinden endişe ediyor. İsrail’in bu operasyonu bahane ederek Gazze’nin demografik yapısını değiştirmesine karşı çıkıyor.

Geçen 7 ayda çok sayıda İsrailli siyasetçi Arap nüfusun Sina Çölü’ne sürülmesi ve bölgenin İsraillilerin yerleşimine açılması yönünde açıklamalarda bulundu. Netanyahu da, ABD’nin itirazlarına rağmen, savaşın ardından ordunun Gazze’den çıkmayacağını, gelecekte bölgede güvenliği kendilerinin sağlayacağını ısrarla söylemişti.

Hamas’ın kabul ettiği ateşkes anlaşması neyi içeriyordu?

Hamas, pazartesi günü yaptığı açıklamada ateşkes ve rehinelere karşılık esir takası için üç aşamalı bir anlaşmayı kabul ettiğini bildirdi. İsrailli bir yetkili ise anlaşmanın İsrail için kabul edilebilir olmadığını çünkü şartların “yumuşatıldığını” iddia etti.

Hamas yetkilileri tarafından şu ana kadar açıklanan ayrıntılara, önerinin bir kopyasına ve görüşmeler hakkında bilgi veren yetkililere göre, Hamas’ın kabul ettiğini belirttiği anlaşma, birinci aşamada şu maddeleri içeriyor:

42 günlük ateşkes Hamas’ın 33 İsrailli rehineyi (hayatta ya da ölü) serbest bırakacak, buna karşılık İsrail’in serbest bırakılan her İsrailli rehine için 30 çocuk ve kadını serbest bırakacak,

Ateşkesin ilk gününden itibaren Gazze’ye yeterli miktarda insani yardım, yardım malzemesi ve yakıt girişi olacak Hamas, anlaşmanın üçüncü gününde üç İsrailli rehineyi serbest bırakacak ve ardından her yedi günde bir üç rehine daha serbest bırakacak,

Altıncı haftada Hamas bu aşama kapsamında kalan tüm sivil rehineleri serbest bırakacak, buna karşılık İsrail de İsrail hapishanelerindeki mutabık kalınan sayıda Filistinli mahkûmu serbest bırakacak.

İsrail askerlerini Gazze’den kısmen çekecek ve Filistinlilerin Gazze’nin güneyinden kuzeyine serbest dolaşımına izin verecek, Gazze Şeridi üzerindeki askeri uçuşlar günde 10 saat, rehinelerin ve mahkumların serbest bırakıldığı gün ise 12 saat süreyle durdurulacak.

İlk Filistinli tutsakların serbest bırakılmasının üçüncü gününde İsrail güçleri Gazze’nin kuzeyindeki El Raşid Caddesi’nden tamamen çekilecek ve tüm askeri tesisler dağıtılacak, ilk aşamanın 22. gününde İsrail güçleri, Selahaddin Caddesi’nin doğusundaki Gazze’nin merkezinden İsrail sınırına yakın bir bölgeye çekilecek.

Gazze’de kıtlık uyarısı

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yayınlanan rapor göre, Gazze’de yerle bir olan konutların yeniden inşasının ortalama olarak 80 yıl sürebileceği belirtiliyor. Rapor, en iyi senaryoda bile inşaat malzemelerinin 2021’deki son krize göre 5 kat daha hızlı tedarik edilmesine rağmen yeniden inşanın 2040 yılına kadar sürmesinin beklendiğini ifade ediyor.

Gazze’nin nüfusundaki yoksulluk oranlarına da dikkat çekilen raporda, saldırıların 9 ay sürmesi durumunda, yoksulluk oranının ikiye katlanarak yüzde 38.8’den yüzde 60.7’ye yükselmesi bekleniyor. Bu durum, bölgedeki insanların yaşam koşullarının ne kadar ciddi şekilde etkilendiğini gösteriyor ve uluslararası toplumun acil yardım ve çözümler bulma konusundaki sorumluluğunu vurguluyor.

Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Gazze Şeridi’nde halihazırda eskiye oranla daha fazla gıda bulunmasına karşın kıtlığın tamamen ortadan kalkmadığını açıkladı. DSÖ’nün Filistin bölgesi temsilcisi Rik Peeperkorn Cuma günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki insani durumun hala kötü olduğunu belirtti ve bölgede kıtlığın henüz önlenemediğini söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Mart ayından bu yana beş yaşın altında 40’tan fazla aşırı şekilde yetersiz beslenen çocuk, ek sağlık sorunları ile hastanelere getirildi. Örgütten yapılan açıklamada, 2 yaşındaki bazı çocukların ağırlığının ise 10 ila 14 kilo olması gerekirken, 4 kilo civarında olduğuna işaret edildi.

Açıklamada, çatışmaların başladığı Ekim ayından önce Gazze Şeridi’nde çocuklar arasında yetersiz beslenmenin “yok denecek kadar az” olduğuna vurgu yapıldı. DSÖ temsilcisi Peeperkorn, yetersiz beslenmenin yol açtığı sorunların kısa vadede çözülmesinin beklenmemesi gerektiğini sözlerine ekledi. Uzman, “Sonuçlarını yıllarca hissedeceğiz” dedi.

Filistinli yetkililere göre son haftalarda yetersiz beslenen yaklaşık 25 çocuk hayatını kaybetti. Peeperkorn bu çocukların açlıktan ölmediğini, yetersiz beslenme sonucu oluşan komplikasyonlar nedeniyle yaşamlarını yitirdiklerini kaydetti. Filistinli yetkililer tarafından verilen bilgiler bağımsız kaynaklarca doğrulanmamakla birlikte BM yetkilileri, söz konusu bilgilerin geçmişte güvenilir olduğuna dikkat çekiyor.

Paylaşın

İsrail, Filistinlilerin Sığındığı Refah’a Saldırdı

Filistin – İsrail savaşının 214. günü geride kalırken, İsrail, Gazze Şeridi’nde yerinden edilmiş 1,5 milyondan fazla Filistinlinin sığındığı Refah’a saldırılara devam kararı aldı.

Haber Merkezi / İsrail, hava saldırıları düzenlediği Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah şehrine bir süredir kara operasyonu başlatmak istiyordu. İsrail, dün gece boyunca Refah’ı havadan vurmuştu.

İsrail, “binlerce Hamas üyesini ve onlarca rehineyi barındırdığını” söylediği Refah kentine büyük bir saldırı düzenlemek istediğini belirtiyordu. İsrail ayrıca, “Refah’ı almadan Gazze’de zafer kazanmanın mümkün olmadığını” savunuyordu.

İsrail’in 7 Ekim’den bu yana Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda en az 14 bin 944’ü çocuk, 9 bin 849’u kadın olmak üzere 34 bin 735 Filistinli öldürüldü, 78 bin 108 kişi yaralandı.

Enkaz altında halen binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı da tahrip ediliyor.

Hamas dün, yedi aydır süren savaşta Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülen müzakerelerde ortaya konan ateşkes anlaşmasını kabul ettiğini açıklamıştı.

Ancak İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun ofisinden yapılan açıklamada, teklifin İsrail’in asıl taleplerinden uzak olduğu, yine de ateşkes anlaşmasına ilişkin görüşmelere devam etmek üzere müzakerecilerin Mısır’a gönderileceği belirtildi.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, Hamas’ın ateşkesi kabul etmesiyle ilgili, “Bu kaçırılmaması gereken bir fırsat” dedi.

Daha önce yaptığı yazılı açıklamada İsrail ve Hamas’a anlaşma sağlanması için çağrıda bulunduğunu anımsatan Guterres, ” Refah’a kara saldırısı kabul edilemez” diye konuştu. Guterres, Refah’a kara saldırısının korkunç insani sonuçları olacağını ve bölgeyi istikrarsızlaştıracağını ifade etti.

Birleşmiş Milletler 78. Genel Kurul Başkanı Dennis Francis, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda, İsrail’in Refah’ın doğusuna yönelik olası kara saldırısından derin endişe duyduğunu ifade etti.

Francis, buraya çok zor koşullarda 1 milyondan fazla yerinden edilmiş Filistinlinin sığındığına dikkati çekti. Dennis Francis, şu anda kalıcı ateşkese yönelik belirleyici adım atma ve esirleri koşulsuz serbest bırakma zamanı olduğunu kaydetti.

Acıyı artık sonlandırmak gerektiğinin altını çizen Francis, ” Daha fazla insani faciaya yol açacak Refah’a yönelik düşüncesizce bir saldırıyı hiçbir şey meşru kılamaz” dedi.

Paylaşın

Hamas Ateşkesi Kabul Etti, İsrail’den Açıklama

Filistin – İsrail savaşının 213. günü geride kalırken, Hamas, Mısır ve Katar’ın ateşkes önerisini kabul ettiğini duyurdu. İsrailli bir yetkili ise Hamas’ın kabul ettiği ateşkes önerisini kabul etmediklerini bildirdi.

Haber Merkezi / İsrailli yetkili, Hamas’ın kabul ettiği teklifin, Mısır tarafından hazırlanan önerinin zayıflatılmış bir hali olduğunu ve bunun İsrail tarafından onaylanmasının mümkün olmadığını dile getirdi. İsrailli yetkili, “Bu, İsrail’i anlaşmayı reddeden taraf gibi göstermeyi amaçlayan bir hile gibi görünüyor” ifadesini kullandı.

İsrail ve Hamas’ın aynı koşullara sahip ateşkesi kabul etmesi, bölgedeki çatışmaların bir aydan fazla süreyle duraklamasına yol açabilir. Ateşkes aynı zamanda İsrail’in, bir milyondan fazla Filistinlinin sığındığı Refah’a olası kara saldırısını da geciktirebilir.

Hamas’ın resmi internet sitesinden yapılan açıklamada, örgütün siyasi lideri İsmail Haniye’nin, arabulucu ülkelere önerinin kabul edildiğini bildirdiği aktarıldı. Açıklamada ayrıca, Haniye’nin Katar Başbakanı Şeyh Temim Bin Hamed Al Sani ve Mısır İstihbarat Başkanı General Abbas Kamel ile telefon görüşmesi gerçekleştirdiği belirtildi.

Kabine toplantısının ardından basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, kabine toplantısından önce İsmail Haniye bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini aktararak, “Bizim telkinlerimizle Hamas’ın ateşkesi kabul ettiğini açıklamasından memnuniyet duyduk. Şimdi aynı adım İsrail tarafından da atılmalıdır. Tüm Batılı aktörleri İsrail yönetimine baskı yapmaya çağırıyorum” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 52 artarak 34 bin 735’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 90 artarak 78 bin 108’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yayınlanan rapor göre, Gazze’de yerle bir olan konutların yeniden inşasının ortalama olarak 80 yıl sürebileceği belirtiliyor. Rapor, en iyi senaryoda bile inşaat malzemelerinin 2021’deki son krize göre 5 kat daha hızlı tedarik edilmesine rağmen yeniden inşanın 2040 yılına kadar sürmesinin beklendiğini ifade ediyor.

Gazze’nin nüfusundaki yoksulluk oranlarına da dikkat çekilen raporda, saldırıların 9 ay sürmesi durumunda, yoksulluk oranının ikiye katlanarak yüzde 38.8’den yüzde 60.7’ye yükselmesi bekleniyor. Bu durum, bölgedeki insanların yaşam koşullarının ne kadar ciddi şekilde etkilendiğini gösteriyor ve uluslararası toplumun acil yardım ve çözümler bulma konusundaki sorumluluğunu vurguluyor.

Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Gazze Şeridi’nde halihazırda eskiye oranla daha fazla gıda bulunmasına karşın kıtlığın tamamen ortadan kalkmadığını açıkladı. DSÖ’nün Filistin bölgesi temsilcisi Rik Peeperkorn Cuma günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki insani durumun hala kötü olduğunu belirtti ve bölgede kıtlığın henüz önlenemediğini söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Mart ayından bu yana beş yaşın altında 40’tan fazla aşırı şekilde yetersiz beslenen çocuk, ek sağlık sorunları ile hastanelere getirildi. Örgütten yapılan açıklamada, 2 yaşındaki bazı çocukların ağırlığının ise 10 ila 14 kilo olması gerekirken, 4 kilo civarında olduğuna işaret edildi.

Açıklamada, çatışmaların başladığı Ekim ayından önce Gazze Şeridi’nde çocuklar arasında yetersiz beslenmenin “yok denecek kadar az” olduğuna vurgu yapıldı. DSÖ temsilcisi Peeperkorn, yetersiz beslenmenin yol açtığı sorunların kısa vadede çözülmesinin beklenmemesi gerektiğini sözlerine ekledi. Uzman, “Sonuçlarını yıllarca hissedeceğiz” dedi.

Filistinli yetkililere göre son haftalarda yetersiz beslenen yaklaşık 25 çocuk hayatını kaybetti. Peeperkorn bu çocukların açlıktan ölmediğini, yetersiz beslenme sonucu oluşan komplikasyonlar nedeniyle yaşamlarını yitirdiklerini kaydetti. Filistinli yetkililer tarafından verilen bilgiler bağımsız kaynaklarca doğrulanmamakla birlikte BM yetkilileri, söz konusu bilgilerin geçmişte güvenilir olduğuna dikkat çekiyor.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 34 Bin 735’e Yükseldi

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 52 artarak 34 bin 735’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 90 artarak 78 bin 108’e yükseldi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan İsrail, 1 milyondan fazla Filistinli sivilin sığındığı Refah’a saldırı düzenlediği duyuruldu. Refah’taki sivillere göre saldırı, İsrail ordusunun “sınırlı bir operasyon” için Gazze Şeridi’nin güneyindeki Refah’ta sivillerden kenti boşaltmasını istemesinden birkaç saat sonra geldi.

İsrail basınına göre ordu, broşürler ve telefon mesajları ile sivilleri tahliye sürecine dair bilgilendirdi. Bölgedekiler, Han Yunus ve El Mevasi civarındaki çadır kentlere yönlendirilirken İsrail ordusu “genişletilmiş güvenli bölge” diye adlandırdığı bölgeyi gösteren haritalar da paylaştı.

İsrail ordusundan yapılan açıklamada Refah’a operasyonun kapsamının sınırlı olacağı vurgulandı. Ordu sözcüsü, Refah’ın doğusundan yaklaşık 100 bin sivilin tahliye edilmesinin planlandığını kaydetti.

Mısır sınırındaki Refah, Gazze Şeridi’nde İsrail ordusunun karadan müdahale etmediği son büyük yerleşim yeri konumundaydı. İsrail, Hamas militanlarının Refah’a saklandıklarını savunuyor.

Ayrıca Hamas, Mısır’ın başkenti Kahire’de yapılan ateşkes görüşmelerinin sona erdiğini ve heyetin istişare için Mısır’dan ayrılacağını söyledi. Heyetin Salı günü yeniden Mısır’a gitmesi bekleniyor. Şu aşamada anlaşma olasılığının düşük olduğu ifade edilirken, taraflar sürecin tıkanmasıyla ilgili birbirini suçluyor.

Filistinli yetkililere göre, Hamas görüşmelerde rehinelerin serbest kalması karşılığında savaşın sona ermesi yönündeki talebini yineledi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu ise bunu reddetti. Netanyahu, İsrail’in amacının Hamas’ı silahsızlandırmak ve bir daha geri gelmemek üzere ortadan kaldırmak olduğunu yineledi.

İsrail Başbakanı, Hamas’ın rehin tuttuğu kişilerin serbest kalması karşılığında Gazze’de çatışmalara ara vermeye hazır olduklarını; ancak Hamas’ın İsrail güçlerinin Gazze Şeridi’nden çekilmesi ve savaşın sonlandırılması gibi taleplerinden geri adım atmadığını ve İsrail’in bunu kabul edemeyeceğini belirtti.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ise Hamas’ın ateşkes anlaşmasına varılması konusunda ciddi olmadığını savundu; bu durumun “Refah kentine güçlü bir askeri operasyonun çok yakın gelecekte başlayacağı” anlamına geldiğini söyledi.

Gazze’de kıtlık uyarısı

Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) tarafından yayınlanan rapor göre, Gazze’de yerle bir olan konutların yeniden inşasının ortalama olarak 80 yıl sürebileceği belirtiliyor. Rapor, en iyi senaryoda bile inşaat malzemelerinin 2021’deki son krize göre 5 kat daha hızlı tedarik edilmesine rağmen yeniden inşanın 2040 yılına kadar sürmesinin beklendiğini ifade ediyor.

Gazze’nin nüfusundaki yoksulluk oranlarına da dikkat çekilen raporda, saldırıların 9 ay sürmesi durumunda, yoksulluk oranının ikiye katlanarak yüzde 38.8’den yüzde 60.7’ye yükselmesi bekleniyor. Bu durum, bölgedeki insanların yaşam koşullarının ne kadar ciddi şekilde etkilendiğini gösteriyor ve uluslararası toplumun acil yardım ve çözümler bulma konusundaki sorumluluğunu vurguluyor.

Ayrıca Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Gazze Şeridi’nde halihazırda eskiye oranla daha fazla gıda bulunmasına karşın kıtlığın tamamen ortadan kalkmadığını açıkladı. DSÖ’nün Filistin bölgesi temsilcisi Rik Peeperkorn Cuma günü yaptığı açıklamada, Gazze Şeridi’ndeki insani durumun hala kötü olduğunu belirtti ve bölgede kıtlığın henüz önlenemediğini söyledi.

Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre Mart ayından bu yana beş yaşın altında 40’tan fazla aşırı şekilde yetersiz beslenen çocuk, ek sağlık sorunları ile hastanelere getirildi. Örgütten yapılan açıklamada, 2 yaşındaki bazı çocukların ağırlığının ise 10 ila 14 kilo olması gerekirken, 4 kilo civarında olduğuna işaret edildi.

Açıklamada, çatışmaların başladığı Ekim ayından önce Gazze Şeridi’nde çocuklar arasında yetersiz beslenmenin “yok denecek kadar az” olduğuna vurgu yapıldı. DSÖ temsilcisi Peeperkorn, yetersiz beslenmenin yol açtığı sorunların kısa vadede çözülmesinin beklenmemesi gerektiğini sözlerine ekledi. Uzman, “Sonuçlarını yıllarca hissedeceğiz” dedi.

Filistinli yetkililere göre son haftalarda yetersiz beslenen yaklaşık 25 çocuk hayatını kaybetti. Peeperkorn bu çocukların açlıktan ölmediğini, yetersiz beslenme sonucu oluşan komplikasyonlar nedeniyle yaşamlarını yitirdiklerini kaydetti. Filistinli yetkililer tarafından verilen bilgiler bağımsız kaynaklarca doğrulanmamakla birlikte BM yetkilileri, söz konusu bilgilerin geçmişte güvenilir olduğuna dikkat çekiyor.

Paylaşın

Zelenski’nin ‘Tanrı Bizimle’ Sözlerine Rusya’dan Yanıt: Tanrı’yı Orduya Alamazsın

“Tanrı bizim yanımızda” diyen Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski’ye Rusya’dan yanıt: Efendimiz, Kiev’de yaşamıyor. Zelenski onu seferberlik kapsamında orduya alıp cepheye gönderemez. Zelenski’nin söylediklerini dikkate almaya gerek yok.

Rusya’nın Ukrayna’yı işgaliyle başlayan savaş 2 yıl 2 ayı geride kalırken, savaşın yakın zamanda sona ereceğini öngörmek zor görünüyor. Öyle ki ne Ukrayna ne de Rusya, barış anlaşması için uygun bir zemin oluşturmuş durumda değil.

Zira, Kiev yönetimi sınırlarını koruma konusunda kararlı adımlar atarken, Moskova yönetimi, hedeflerine ulaşana kadar savaşın devam edeceğini söylüyor.

Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’nin “Tanrı bizim yanımızda” sözlerine Rusya’dan yanıt gecikmedi.

Volodimir Zelenski, Paskalya yortusu için pazar günü Kiev’deki Ayasofya Katedrali’nden yayımladığı mesajda “Tanrı, Ukrayna’nın tarafında. Arma olarak bizim bayrağımızı kullanıyor. Böyle bir müttefikle yaşam, ölüme karşı zafer kazanacaktır” dedi.

“Biz işgalcilerin ve istilacıların önünde değil sadece dua ederken diz çökeriz” ifadelerini de kullanan Zelenski, Rusya’nın savaşta Hıristiyanlığın tüm temel ilkelerini çiğnediğini iddia etti.

Independent Türkçe’nin aktardığına göre; Rus Ortodoks Kilisesi ise Zelenski’nin mesajına şu yanıtı verdi: Efendimiz, Kiev’de yaşamıyor. Zelenski onu seferberlik kapsamında orduya alıp cepheye gönderemez. Zelenski’nin söylediklerini dikkate almaya gerek yok.

Kilisenin halkla ilişkiler direktörü Vahtang Kipsidze, Zelenski’nin Tanrı’yla ilgili açıklamalarının “kafirce” olduğunu savundu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova da Ukrayna liderine çıkışarak, bu açıklamaları ancak “uyuşturucudan kafayı bulmuş birinin yapacağını” söyledi. Zaharova, Zelenski’nin açıklamalarının hiçbir şekilde gerçeği yansıtmadığını öne sürdü.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 24 Şubat 2022’de verdiği emirle başlayan savaşın ardından Ukrayna Ortodoks Kilisesi, Moskova Patrikhanesi’yle bağlarını kopardığını açıklamıştı.

Ukrayna istihbaratı, kilisedeki bazı din görevlilerinin Rus ajanı olarak çalıştığını ileri sürmüştü.

Ukrayna Parlamentosu’nda ekimde yapılan oylamada, Rusya’yla bağlantılı faaliyet gösteren din görevlilerinin vatan haini olarak yargılanmasının önünü açan bir yasa onaylanmıştı. Moskova’ya bağlı haber ajansı TASS’ın aktardığına göre bunun ardından en az 19 Ukraynalı piskopos yurttaşlıktan çıkarılmıştı.

Paylaşın