Pakistan’ı Muson Yağmurları Vurdu: Can Kaybı 1000’i Aştı

Pakistan’da haziran ayı ortasında başlayan ve giderek etkisini artıran muson yağmurlarının neden olduğu can kaybı yükseliyor. Pakistan Ulusal Afet Yönetimi, son 24 saatte 119 kişinin daha muson yağmurları nedeniyle can verdiğini açıkladı. Böylece felakette yaşamını yitirenlerin sayısı 1033’e yükseldi. 

Uzun süredir ekonomik zorluklarla mücadele eden Pakistan’da yaşanan doğal felaket çok sayıda insanı yardıma muhtaç hale getirdi. Pakistanlı yetkililer, şimdiye değin ABD, İngiltere ve Birleşik Arap Emirlikleri’nin yardım çağrısına karşılık verdiğini ancak daha fazlasına ihtiyaç duyulduğunu kaydetti.

Köyler sulara gömüldü

Muson yağmurlarının en çok etkilediği Sindh bölgesinde yer alan çok sayıda köyün sulara gömüldüğü kaydedildi.

Bölgeyi ziyaret eden gördü tanıkları, toprak yapı köy evlerinin oluşan sel suları ile çamur olup aktığını katardı. Bazı köylerde ise su seviyesinin aşırı şekilde yükselmesi nedeniyle sadece ağaç tepelerinin göründüğü kaydedildi.

Evlerinden çıkmayı başaran köylülerin yüksek noktalara hareket ettiği ancak burada da temiz su ve gıda sıkıntısı yaşandığı belirtildi.

“Nüfusunun yüzde 15’i felaketten etkilendi”

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif, ülke nüfusunun yüzde 15’ine denk gelen 33 milyon kişinin felaketten etkilendiğini söyledi.

Başbakan Şerif bu yağmur sezonunda yaşanan kayıpların 2010-11 seneleri ile karşılaştırılabilir olduğunu ve kayıtlardaki en kötü yıl olduğunu ifade etti.

Ülke yetkilileri, yaşanan yıkıma iklim değişikliğinin neden olduğunu savunuyor.

Ancak yerel yönetimlerin planlama zafiyeti nedeniyle su baskını riski bulunan yerlerde yapılaşmanın devam etmesinin felaketin sonuçlarının daha da büyümesine yol açtığı belirtiliyor.

Muson yağmurları hakkında

Muson sözcüğü, Arapça “mevsim” sözcüğünden geliyor; yağışların mevsimlik olduğunu vurgulamak açısından bu adlandırma kullanılıyor.

Musonlar denildiğinde akla ilk olarak “Asya musonu” gelse de bunun dışında ABD’nin güneybatı kıyılarını ve Meksika’yı etkileyen Meksika musonu veya Arizona musonu da denilen Kuzeybatı Pasifik Musonu da bilinen mevsimsel yağışlar arasında.

Güney, güneydoğu ve doğu Asya’da etkili olan muson yağışları, temel olarak yaz mevsiminde Umman Denizi, Bengal Körfezi ve Hint Okyanusu’nda denizdeki havanın daha serin olması nedeniyle ısınan Asya kara kütlesinin alçak basınç alanı oluşturmasıyla, nemli hava kütlesinin denizden karaya doğru taşınması sonucu meydana geliyor.

Yaz mevsiminde Hint Okyanusu üzerinde ortalama sıcaklık 25 santigrat dereceyken, karalarda 45 dereceye kadar çıkabiliyor. Denizden karaya doğru esen rüzgarlarla taşınan dev bulut kütleleri Himalaya Dağları’na kadar olan bölgede mevsimsel yağışlara yol açıyor.

Yağışlar, Hint alt kıtası, Hindi Çini ve güneydoğu Asya ülkeleri ile Çin, Kore Yarımadası, Japonya’ya kadar olan bölgede etkili oluyor. Ancak yağışların en fazla etkilediği bölge, cephe kütlesinin kuzeydeki Himalaya Dağları ile karşılaşarak sıkıştığı Hindistan, Nepal, Butan, Bangladeş, Myanmar’ı içine alan bölge. Bu bölgede yağışlar zaman zaman on binlerce insanın evlerini terk etmesine neden olan sellere yol açıyor.

İklim krizi

Öte yandan, iklim krizi de söz konusu yağışların şiddetini ve yarattığı etkileri arttırabiliyor. Örneğin, çevre örgütü Germanwatch’ın Küresel İklim Riski verilerine göre, Güney Asya ülkesi Pakistan, halihazırda iklim krizinin sebep olduğu aşırı hava olaylarına karşı en kırılgan sekizinci ülke olma özelliği taşıyor.

İklim Değişikliği Bakanı Sherry Rehman da 6 Temmuz’da, yaşanan seller ile ilgili açıklamasında, “Bir gün yanıyorsunuz, ertesi sabah su baskınları bekliyorsunuz… Yani, Pakistan’daki durumun ne kadar ciddi olduğunu görebilirsiniz” demişti.

Paylaşın

Mahalle Pikniğine Kamyon Daldı: 6 Ölü, 7 Yaralı

Hollanda’nın Rotterdam kenti yakınlarındaki Nieuw-Beijerland kasabasında bir kamyonun yoldan çıkıp piknik yapan mahalle sakinlerinin arasına dalması sonucu 6 kişi hayatını kaybetti, 1’si ağır 7 kişi de yaralandı.

Olay, Cumartesi akşamı Nieuw-Beijerland kasabasının birkaç kilometre dışındaki bir kavşakta meydana geldi.

İspanya’daki bir taşımacılık şirketine ait kamyon, yoldan çıkarak bir buz sporları kulübünün bahçesinde mangal yakıp piknik yapan mahalle sakinlerinin arasına daldı.

Yaklaşık 100 kişinin bulunduğu bahçede, insanlar panikle kaçmaya çalışırken birçok kişi kamyon tarafından sürüklendi.

Resmi kaynaklara göre, kamyonun çarptığı 6 mahalle sakini hayatını kaybetti. Olayda 7 kişinin de yaralandığı belirtildi.

Hollanda Polis sözcüsü Mirjam Boers, 46 yaşındaki ismi açıklanmayan İspanyol sürücünün kontrolündeki tırın, Nieuw-Beijerland köyünde yoldan çıkarak mangal partisindeki kalabalığa daldığını söyledi.

Sözcü Boers kaza sonrası gözaltına alınan İspanyol sürücünün alkolün etkisi altında olmadığını kaydetti.

Kaza sonrası tır vinç yardımı ile ile yola çekilirken, kazanın nedeninin tam olarak belirlenmesi için açılan soruşturmanın sürdüğü ifade edildi.

Paylaşın

NATO Üssünde Film Gibi Casusluk Hikayesi: Rus Ajan Yakalandı

Küresel Araştırmacı Gazeteciler Grubu “Bellingcat”, kendisini Perulu mücevher tasarımcısı olarak tanıtan bir Rus kadın askeri casusunun, Napoli’deki NATO üssünde bulunan subayları baştan çıkartarak, onlardan bilgi sızdırmaya çalıştığını iddia etti.

Etrafındakilere Alman babadan olma, Perulu anneden doğma olduğunu söyleyen ve yaklaşık 10 yıl kendisini mücevher tasarımcısı olarak tanıtan Maria Adela Kuhfeldt Rivera isimli kadının, gerçekte Rus Askeri İstihbarat (GRU) Servisi adına çalıştığı ve Napoli’deki NATO üssünde bulunan görevlilerin katıldığı partilere iştirak ettiği ortaya çıktı.

Bellingcat araştırmasına göre, Rus askeri istihbaratına çalışan kadın ajan, Napoli Müttefik Müşterek Kuvvet Komutanlığı’nın merkezi olan Napoli’de 2013 yılından “Serein” isimli mücevher mağazası açıp, bu kentteki sosyal faaliyetlere aktif olarak katılarak casusluk faaliyetlerine başladı.

Genç kadınını Napoli’ye yerleşmeden önce Roma, Mala ve Paris arasında gelip gittiği belirlendi.

Napoli’deki uluslararası Lions kulübünün sekreterliğini üstlenerek, kentteki sosyal yaşama daha aktif bir şekilde katılan Rus kadın casus, bu sayede çok sayıda NATO görevlisiyle arkadaşlık kurma imkanına sahip oldu.

Bir NATO görevlisi, araştırmacı gazetecilere, genç kadın ile “kısa süreli romantik ilişki yaşadığını” bildirdi.

Bellingcat CEO’su Christo Grozev, Belarus sınır muhafızları tarafından kaydedilen ve bu ülkedeki rejime muhalifi bir grup bilgisayar korsanı tarafından kendilerine verilen sınır geçişleri ile ilgili veri tabanını incelerken ilk kez Rus casus kadının izine rastladıklarını bildirdi.

GRU operasyonları için kullanılan Rus pasaportlarını inceleyen Grozev, burada ilk kez Maria Adela Kuhfeldt Rivera ismiyle karşılaştığını söyledi.

Daha dikkatli bir araştırma sonucu, genç kadının GRU operasyonlarında kullanılan çeşitli Rus pasaportlarıyla yolculuk yaptığı ortaya çıktı.

Grozev, 15 Eylül 2018’de Rivera’nın Napoli’den Moskova’ya uçtuğunu tespit etti.

Bellingcat ve Rusya’da iş birliği yaptığı Insider isimli site, bu tarihten bir gün önce yayınladıkları araştırmada, İngiltere’de Salisburg kentinde Sergey Skripal ve kızının zehirlenmesinden sorumlu olduğu iddia edilen kişilerin Ruslan Boshirov ve Alexander Petrov, sahte kimliğiyle yolculuk yaptığını açıklamıştı.

Bellingcat, daha sonra gerçek ismi Olga Kolobova olduğu belirtilen Rus kadın ajanın Moskova’nın deşifre olduğundan şüphe duyulduğu ve diğer casusluk operasyonlarını tehlikeye atmamak adına Moskova’ya hemen geri çekildiğini yazdı.

(Kaynak: Eurnews Türkçe)

Paylaşın

Pakistan’ı Muson Yağmurları Vurdu: 900’den Fazla Can Kaybı

Muson yağmurları sebebiyle ulusal acil durum ilan edilen Pakistan’da, şiddetli yağışlarda yaşamını yitirenlerin sayısı bine yaklaştı. 30 milyon kişinin felaketten etkilendiğini belirten yetkililer, uluslararası yardım çağrısında bulundu.

Pakistan’da haziran ayı ortasında başlayan ve halen devam eden muson yağmurları felakete dönüştü.  İklim Değişikliği Bakanı Şeri Rahman, ülkenin güneyinin neredeyse tamamen su altında kaldığını ve insanların yüksek noktalara çıktığını söyledi.

Bazı şehirlerde neredeyse 3 aydır aralıksız devam eden yağışlarda yaşamını yitirenlerin sayısı 900’ü geçti. Hayatını kaybedenlerin 343’ünü çocuklar, 198’ini ise kadınlar oluşturdu.

Yetkililer, sellerin 30 milyon kişiyi etkilediğini ve bunların çoğunun yerlerinden olduğunu belirtti.

Ülke genelinde 670 bin 328 ev hasar gördü, 145 köprü yıkıldı. Seller ayrıca 3 bin 82 kilometre kara yoluna zarar verdi.

Reuters’a konuşan Haydarbad’ta yaşayan bir kişi, “Yağmur 3 aydır durmadı..Toprak yapı ev sürekli akıttığı için çocuklarımızla çekçekte yaşamaya mecbur kaldık” dedi.

Ekonomik ve siyasi krizlerle boğuşan Pakistan’da yetkililer, acil ihtiyaçların karşılanması için uluslararası yardım çağrısında bulundu.

Güney Asya’da haziran-eylül aylarında etkili muson yağmurları her yıl büyük çaplı doğal afet ve kazalara yol açıyor.

Muson yağmurları hakkında

Muson sözcüğü, Arapça “mevsim” sözcüğünden geliyor; yağışların mevsimlik olduğunu vurgulamak açısından bu adlandırma kullanılıyor.

Musonlar denildiğinde akla ilk olarak “Asya musonu” gelse de bunun dışında ABD’nin güneybatı kıyılarını ve Meksika’yı etkileyen Meksika musonu veya Arizona musonu da denilen Kuzeybatı Pasifik Musonu da bilinen mevsimsel yağışlar arasında.

Güney, güneydoğu ve doğu Asya’da etkili olan muson yağışları, temel olarak yaz mevsiminde Umman Denizi, Bengal Körfezi ve Hint Okyanusu’nda denizdeki havanın daha serin olması nedeniyle ısınan Asya kara kütlesinin alçak basınç alanı oluşturmasıyla, nemli hava kütlesinin denizden karaya doğru taşınması sonucu meydana geliyor.

Yaz mevsiminde Hint Okyanusu üzerinde ortalama sıcaklık 25 santigrat dereceyken, karalarda 45 dereceye kadar çıkabiliyor. Denizden karaya doğru esen rüzgarlarla taşınan dev bulut kütleleri Himalaya Dağları’na kadar olan bölgede mevsimsel yağışlara yol açıyor.

Yağışlar, Hint alt kıtası, Hindi Çini ve güneydoğu Asya ülkeleri ile Çin, Kore Yarımadası, Japonya’ya kadar olan bölgede etkili oluyor. Ancak yağışların en fazla etkilediği bölge, cephe kütlesinin kuzeydeki Himalaya Dağları ile karşılaşarak sıkıştığı Hindistan, Nepal, Butan, Bangladeş, Myanmar’ı içine alan bölge. Bu bölgede yağışlar zaman zaman on binlerce insanın evlerini terk etmesine neden olan sellere yol açıyor.

İklim krizi

Öte yandan, iklim krizi de söz konusu yağışların şiddetini ve yarattığı etkileri arttırabiliyor. Örneğin, çevre örgütü Germanwatch’ın Küresel İklim Riski verilerine göre, Güney Asya ülkesi Pakistan, halihazırda iklim krizinin sebep olduğu aşırı hava olaylarına karşı en kırılgan sekizinci ülke olma özelliği taşıyor.

İklim Değişikliği Bakanı Sherry Rehman da 6 Temmuz’da, yaşanan seller ile ilgili açıklamasında, “Bir gün yanıyorsunuz, ertesi sabah su baskınları bekliyorsunuz… Yani, Pakistan’daki durumun ne kadar ciddi olduğunu görebilirsiniz” demişti.

Paylaşın

ABD’den Suriye’deki İran Destekli Gruplara İkinci Hava Saldırısı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya üzerinden yazılı bir açıklama yaparak kuzeydoğu Suriye’deki İran destekli gruplara yönelik hava saldırısı düzenlediklerini duyurdu.

ABD, 23 Ağustos’ta Suriye’nin doğusundaki Deyrizor kentinde İran destekli gruplara yönelik hava saldırıları düzenlemişti. Bu saldırıların ardından Deyrizor kentinde ABD güçlerinin konuşlandığı Ömer ve Kuniko doğalgaz sahasının çevresine roket saldırıları düzenlenmişti.

Söz konusu saldırılardan İran destekli grupları sorumlu tutan ABD, 25 Ağustos’taki ikinci hava saldırısını şu açıklamayla duyurdu:

“Geçtiğimiz 24 saat içinde, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Conoco ve Misyon Destek Merkezi Yeşilköy’e yapılan roket saldırılarına yanıt olarak, CENTCOM güçleri bölgedeki İran bağlantılı militanları AH-64 Apache saldırı helikopterleri, AC-130 uçakları ve M777 obüsü ile vurdu.”

Saldırı sonucunda “dört düşman savaşçısının” öldürüldüğünü, “yedi düşman roketatarının imha edildiğini” duyuran CENTCOM, Komutan Kurilla’nın da açıklamasını paylaştı: “Personelimizi savunmaya ve onlara yönelik saldırılara uygun ve orantılı yanıt vereceğiz. Hiçbir saldırı sonuçsuz kalmayacak.”

Ne olmuştu?

CENTCOM İletişim Direktörü Albay Joe Buccino, 23 Ağustos’ta yayınladığı “Suriye’deki Hassas Saldırılara İlişkin Açıklama” ile ülkenin doğusundaki Deyrizor şehrine yönelik hava saldırıları düzenlediklerini duyurdu.

Buccino, “Bu hassas saldırılar, ABD güçlerini 15 Ağustos’ta ABD personeline yönelik İran destekli gruplarca gerçekleştirilen saldırılar gibi saldırılara karşı savunma ve [bu tür] saldırılardan koruma amacı taşıyordu” dedi.

Bu olayın ardından ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki Deyrizor’daki Yeşilköy ve Conoco isimli üslerine yönelik 24 Ağustos akşamı roketli saldırı oldu. CENTCOM, saldırıda ABD’li askerlerin hafif yaralandığını ve olayın sorumlusunun bölgedeki İran destekli gruplar olduğunu duyurdu.

15 Ağustos 2022’de de Deyrizor’da IŞİD karşıtı koalisyon güçlerinin konuşlandığı üssün yakınlarına roket saldırısı yapıldığı açıklanmıştı.

ABD öncülüğündeki koalisyondan yapılan yazılı açıklamada, Deyrizor’daki Ömer petrol sahası içindeki “Green Village” (Yeşilköy) adlı üsse konuşlu koalisyon güçlerine yönelik roketli saldırı girişimi olduğu belirtildi.

Konuyla ilgili ilk yapılan açıklamada saldırının nereden yapıldığı hakkında bilgi verilmedi; saldırıda ölen ya da yaralanan olmadığı kaydedildi. Öte yandan, aynı açıklamada, Yeşilköy’deki koalisyon güçlerinin 5 Ocak’ta İran destekli gruplarca hedef alındığı hatırlatıldı.

Petrol sahası içinde konutlar bölgesi olarak bilinen Yeşilköy’de koalisyon güçlerinin konakladığı konutların yanı sıra silah depoları bulunuyor.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

2022’de Kovid 19’da Hayatını Kaybedenlerin Sayısı 1 Milyonu Geçti

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, düzenlediği basın toplantısında, Rusya’nın işgaliyle başlayan savaşın devam ettiği Ukrayna’daki durum, Kovid 19 pandemisi ve maymun çiçeği salgını ile ilgili son gelişmeleri paylaştı.

Ghebreyesus, Kovid 19 virüsünün etkisini göstermeye başladığı 2019’un son aylarından bu yana dünyada virüs kaynaklı 6,45 milyon can kaybının görüldüğünü belirterek, “Bu hafta, yılın başından bu yana 1 milyon can kaybıyla üzücü bir dönüm nokrasını geçtik” dedi.

DSÖ Genel Direktörü, virüs kaynaklı can kayıplarını önleyecek araçların bulunmasına rağmen bu kadar ölümün kabul edilemez olduğunu söyledi.

136 ülkede aşılama oranı yüzde 70’in altında

136 ülkenin haziran sonuna kadar nüfusunun yüzde 70’ini aşılama hedefini tutturamadığını kaydeden Ghebreyesus, “Tüm hükümetlere, nüfuslarının yüzde 70’ini aşılama hedefi yolunda sağlık çalışanları, yaşlılar ve yüksek risk grubu altındaki kişileri aşılama çağrısında bulunuyoruz” dedi.

DSÖ Genel Direktörünün açıklamasına göre, henüz nüfusunun yüzde 70’ini Kovid 19’a karşı aşılayamayan ülkelerin yüzde 66’sı ise henüz nüfusunun yüzde 40’ını bile aşılayamamış durumda.

Düşük aşılama oranı bulunan ülkelerde aşılama kapasitesinin giderek arttığını ifade eden Ghebreyesus, “Daha fazlası yapılmalı. Dünya nüfusunun üçte biri, sağlık çalışanlarının üçte ikisi ve yaşlıların dörtte üçü hala aşısız durumda” değerlendirmesini yaptı.

Ghebreyesus, DSÖ üyesi ülkelere test, genom sıralaması ve aşılama kapasitelerini azaltmama çağrısını da yineledi.

Türkiye’deki durum ne?

Türkiye Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, 8-14 Ağustos 2022 haftasında ülkede 342 kişi Kovid 19 sebebiyle hayatını kaybetti, 143 bin 88 kişinin Kovid 19 testi pozitif çıktı. Şimdiye kadarki toplam ölü sayısı 100 bin 400 iken vaka sayısı 16 milyon 671 bin 848 oldu.

Aynı verilere göre, Türkiye’de 26 Ağustos tarihi itibariyle 57 milyon 910 bin 986 kişi bir doz Kovid 19 aşısı, 53 milyon 142 bin 69 kişi iki doz ve 28 milyon 154 bin 302 kişi üç doz aşı oldu.

Paylaşın

İran’da Bir İlk: Süper Lig Maçında Tribünler Kadınlara Açıldı

İran Spor ve Gençlik Bakanlığı Güvenlik Genel Müdürü Mecid Şehidi, kadınların, Süper Lig maçlarını tribünden seyretme yasağının kaldırıldığını duyurdu. Kadınlara 500 bilet ayrıldığı belirtiliyor

İran medyasına göre, Şehidi, bugün başkent Tahran’daki Azadi Stadyumu’nda İstiklal-Misi Kerman takımları arasında oynanacak futbol maçına kadın seyircilerin de katılımını sağlamak üzere tüm hazırlıkların yapıldığını söyledi.

“İlk kez Süper Lig maçlarından biri kadın seyircilerin katılımıyla gerçekleştirilecek” diyen Şehidi, gerekli düzenleme ve tadilatlar yapıldıktan sonra diğer stadyumlara da kadın taraftarların alınacağını dile getirdi.

Şehidi, Süper Lig maçlarında kadın seyirci sayısını artırmayı planladıklarını ifade etti.

Azadi Stadyumu’nda bugünkü müsabakayı izlemek üzere 28 bin taraftarın yer alacağı tribünlerde kadınlara 500 bilet ayrıldığı belirtiliyor.

“Mavi Kız”dan üç yıl sonra tribünler kadınlara açıldı

İran’da kadınlar, 1979 devriminden sonra ilk kez 16 Ekim 2018’de İran -Bolivya karşılaşmasını izlemek üzere stadyuma alınmış, fakat maçı izlemek için seçilen sadece 100 kadın tribünlerden seyredebilmişti.

Ülkede en çok taraftara sahip takımlardan İstiklal futbol takımının kadın taraftarı Seher Hudayari, Mart 2019’da takımının Asya Şampiyonlar Ligi’nde Birleşik Arap Emirlikleri’nden El Ayn’la oynayacağı maçı seyretmek için Tahran’daki Azadi Stadyumu’na kılık değiştirerek girmeye çalıştığı sırada engellenmiş ve gözaltına alınmıştı.

Çıkarıldığı mahkemede hapse mahkum edilen Hudayari, karara tepki göstererek mahkeme önünde kendini ateşe vermişti. İstiklal Kulübü’nün forma rengi nedeniyle “Mavi Kız” olarak anılan Hudayari, yanıklar nedeniyle 29 yaşında hayatını kaybetti.

Olay üzerine Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) kadın taraftarların stadyuma alınması için İran’a çağrıda bulundu, ve kontrol etmek için heyet yollayacağını açıkladı. 2022 Dünya Kupası elemelerinde oynanan İran-Kamboçya maçını 3 bin 500 kadın seyirci tribünlerden seyretti.

O tarihten itibaren İran’da kadınların milli maçların tribünlerden seyredilmesine zaman zaman izin veriliyor, ancak Süper Lig maçlarını stadyumdan izlemesi bu iznin dışında tutuluyordu.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Suriye’de ABD Üslerine Roketli Saldırı

Suriye’nin doğusundaki Deyr ez Zor ilinde ABD güçlerinin konuşlandığı Ömer ve Kuniko gaz sahasının çevresine roket saldırıları düzenlendi. CENTCOM, saldırıda Amerikan askerlerinin hafif yaralandığını ve saldırıya karşılık verildiğini duyurdu.

Suriye haber ajansı SANA, Deyr ez Zor ilindeki Ömer ve Kuniko petrol sahalarında bulunan ve ABD güçlerinin konuşlandığı iki askeri üsse saldırı düzenlendiğini aktardı.

Ajansa bilgi veren bir kaynak, saldırının roketlerle yapıldığını, üslerin bulunduğu bölgeden duman yükseldiğini bildirdi.

“Amerikan işgal kuvvetlerinin bölgeyi kapattığını” söyleyen kaynak, saldırının ardından ABD uçaklarının bölgede yoğun uçuş gerçekleştirdiğinden dolayı saldırıda yaralı ya da ölen olup olmadığının bilinmediğini ifade etti.
AA’nın haberine göre ABD güçleri roketlerin geldiği yöne topçu ve roket atışı düzenledi.

Fox News: Saldırıda birkaç asker yaralandı

El Şark News’un ABD muhabiri Hiba Nasır paylaşımına göre, Fox News, Suriye’de gerçekleşen iki saldırıda birkaç ABD askerinin hafif yaralandığını aktardı.

ABD, Suriye’deki üslerine yönelik saldırıdan İran destekli grupları sorumlu tuttu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye’nin kuzeydoğusundaki üslerine yönelik akşam saatlerinde yapılan saldırının ardında İran destekli grupların olduğunu ve ABD’nin gereken karşılığı verdiğini belirtti.
‘3 araç ile çok sayıda mühimmat yok edildi’

CENTCOM’dan yapılan yazılı açıklamada, Suriye’deki iki ABD üssüne yönelik bugün düzenlenen roket saldırılarına karşılık verildiğini ve saldırılarda kullanılan 3 araç ile çok sayıda mühimmatın yok edildiği aktarıldı.

‘ABD’li askerler hafif yaralandı’

Yapılan incelemeler sonucu ‘saldırıda yer alan 2 ya da 3 İran destekli militanın öldürüldüğü’ sonucuna varıldığına işaret edilen açıklamada, ilk saldırının Suriye yerel saati ile dün 19.20’de yapıldığı bilgisi verildi. Bunun ardından Deyr ez Zor’daki Ömer petrol sahası içinde bulunan “Green Village” (Yeşilköy) adlı üsse art arda roketler düştüğü ve buradaki ABD’li askerlerin hafif yaralandığı belirtildi.

‘ABD, İran ile çatışma peşinde değil’

Saldırılara ABD askerlerinin helikopterlerle karşılık verdiğine işaret edilen açıklamada, “ABD, İran ile çatışma peşinde değil ancak halkımızı korumak ve savunmak için gerekli adımları atmayı sürdüreceğiz” denildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen CENTCOM Komutanı General Erik Kurilla ise, “Konuyu yakından takip ediyoruz. Bölgedeki tehditleri azaltmak için her türlü imkana sahibiz ve ABD askerlerini ve koalisyon birliklerini saldırılardan koruma konusunda kendimize güveniyoruz” ifadesini kullandı.

ABD ordusu, dün yaptığı açıklamada, ‘ Suriye’nin doğusunda İran Devrim Muhafızları destekli milislerin kullandığı bölgeleri hedef alan isabetli hava saldırıları düzenlediği’ açıklamasını yapmıştı.

Üsse 16 Ağustos’ta da saldırı olmuştu

Petrol sahası içinde konutlar bölgesi olarak bilinen Yeşilköy’de koalisyon güçlerinin konakladığı konutların yanı sıra silah depoları bulunuyor.

Koalisyon güçleri 16 Ağustos’ta yerel saatle 21.00 sularında Deyr ez Zor’daki Yeşilköy adlı üsse konuşlu koalisyon güçlerine yönelik roketli saldırı girişimi olduğunu belirtmiş, CENTCOM ise 23 Ağustos’taki açıklamasında saldırıya karşılık olarak Suriye’de İran destekli gruplara hava saldırısı düzenlendiğini duyurmuştu.

(Kaynak: Sputnik)

Paylaşın

Sıcaktan ‘Deliye Dönen’ Fil Bakıcısını İkiye Ayırdı

Tayland’ın güneyindeki Phang Nga ilinde bir fil bakıcısını ikiye ayırdı ve cesedinin başında saatlerce bekledi. Polis, filin sıcaktan “deliye döndüğünü” söyledi. Filler, taciz edilmiş, savunmasız veya tehdit altında hissettiklerinde saldırganlaşabilirler.

Polis memurları filin, Tayland’ın güneyindeki Phang Nga ilindeki bir arazide sıcak havada kauçuk ağacı taşıttığı için sahibine kızgın olduğunu düşünüyor.

Fil seyisi olarak bilinen bakıcı, Pom Pam adlı 20 yaşındaki bir erkek fil tarafından öldürüldü. Polis memurları, hayvanın defalarca dişlerini geçirdiği 32 yaşındaki Supachai Wongfaed’in ikiye ayrıldığını söyledi.

Thaiger’in haberine göre, olay yerine çağrılan hayvancılık görevlileri, kurtarma ekiplerinin Supachai’nin cesedini alabilmesi için fili 500 metre uzaklıktan sakinleştirici okla vurdu.

Yetkililer, sıcak havanın filin “deliye dönmesine” ve ardından Khok Charoen bucağının eski belediye başkanının oğlu Wongfaed’e saldırıp onu öldürmesine yol açmış olabileceğini söyledi.

Geçen ay Nakhon Sri Thammarat ilinde bir fil, dişlerini geçirdiği bakıcısını öldürdü ve cesedinin başında saatlerce bekledi.

Yerel halk polise, filin işten dolayı strese girdiğinden şüphelendiklerini söyledi.

Filler nazik doğalarıyla bilinirler ama kendilerini taciz edilmiş, savunmasız veya tehdit altında hissettiklerinde saldırganlaşabilirler.

İnsan ve vahşi yaşam çatışması konusunda uzmanlaşmış bir çevre sosyal bilimcisi olan Niki Rust, Newsweek’e yaptığı açıklamada polisin iddiasına karşı çıkarak fillerin sıcakladıklarında daha saldırgan hale gelmediklerini söyledi.

Ne var ki değişen iklim, gıda ve su kaynaklarının azalması gibi sıkıntılara yol açarak vahşi doğadaki filler arasında çatışmaların artmasına neden olabilir.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

WFP: Dünyada Gıda Güvensizliği Çekenlerin Sayısı İkiye Katlandı

Dünya Gıda Programı (WFP), dünyada 2019 yılından bu yana akut gıda güvensizliği çekenlerin sayısının iki misli artarak 345 milyona çıktığı uyarısında bulundu. Kovid 19 salgını, küresel ısınma ve çatışmalar, akut gıda güvensizliğinin artmasının en önemli nedenleri arasında gösteriliyor.

Euronews Türkçe’de yer alan habere göre, WFP Bölge Müdürü Corinne Fleischer, Reuters’e yaptığı açıklamada, salgın öncesi 135 milyon kişinin akut gıda güvensizliğinin kurbanı olduğunu belirterek, bu rakamın küresel ısınma ve çatışmalarla birlikte hızla yükseldiğini ve daha fazla artmasından endişe duyulduğu uyarısında bulundu.

Çevre faktörleri ve bunun getirdiği kuraklık sonucu ortaya çıkan gıda krizinin, çatışmaları körüklediği ve kitlesel göçü de tetiklediği biliniyor.

Durumun giderek kötüleştiği ve ‘dünyanın buna artık dayanma gücü kalmadığını” ifade eden Fleischer, “Şimdi iklim değişikliği ve çatışmalar nedeniyle dünya genelinde 10 misli daha fazla yer değiştirme görüyoruz ve elbette bunlar birbiriyle doğrudan bağlantılı. Bu nedenle, Kovid’in, iklim değişikliğinin ve Ukrayna’daki savaşın bileşik etkisi konusunda biz gerçekten endişeliyiz.” dedi.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın Ukrayna savaşının olumsuz etkilerini çok fazla hissettiğini hatırlatan Fleischer, bu bölgelerini tahıl ithalatına olan bağımlılıklarına dikkati çekti.

Bu konuda Yemen’den örnek veren Fleischer, Yemen’in ithal ettiği yüzde 90 oranındaki gıdanın yüzde 30’unu Karadeniz bölgesinden geldiğini hatırlatarak, savaşın bu ülke üzerindeki etkisini vurguladı.

Fleischer, WFP olarak acil gıdaya gereksinim duyan 16 milyon kişiden sadece 13 milyonuna gıda desteği verebildiklerini, bu kişilere gerekli mali kaynak olmaması yüzünden sadece yarım günlük yemek tedarik edebildiklerini söyledi.

Batılı bağış yapan ülkelerin yaşadıkları ekonomik krizler ve salgın dışında gıda fiyatlarındaki yüzde 45 oranındaki artışın, acil gıda yardımına ihtiyacı olanların bu gereksinimlerini karşılanmasında en önemli engel olarak görülüyor.

Petrol fiyatlarındaki artışla birlikte gelirlerini artıran Irak’ta yaşayanların bile akut gıda güvensizliği yaşadığını kaydeden Fleischer, “Irak’ın 5,2 milyon ton buğdaya ihtiyacı var. Ancak bu ülke 2,3 milyon buğday üretiyor ve gerisini ithal etmek zorunda. Devletin yardımlarına rağmen, kuraklık ve su sıkıntısı Irak’ın dört bir yanındaki küçük toprak sahiplerinin geçimini tehlikeye atıyor.” dedi.

Paylaşın