ABD’den Suriye’deki İran Destekli Gruplara İkinci Hava Saldırısı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), sosyal medya üzerinden yazılı bir açıklama yaparak kuzeydoğu Suriye’deki İran destekli gruplara yönelik hava saldırısı düzenlediklerini duyurdu.

ABD, 23 Ağustos’ta Suriye’nin doğusundaki Deyrizor kentinde İran destekli gruplara yönelik hava saldırıları düzenlemişti. Bu saldırıların ardından Deyrizor kentinde ABD güçlerinin konuşlandığı Ömer ve Kuniko doğalgaz sahasının çevresine roket saldırıları düzenlenmişti.

Söz konusu saldırılardan İran destekli grupları sorumlu tutan ABD, 25 Ağustos’taki ikinci hava saldırısını şu açıklamayla duyurdu:

“Geçtiğimiz 24 saat içinde, Suriye’nin kuzeydoğusundaki Conoco ve Misyon Destek Merkezi Yeşilköy’e yapılan roket saldırılarına yanıt olarak, CENTCOM güçleri bölgedeki İran bağlantılı militanları AH-64 Apache saldırı helikopterleri, AC-130 uçakları ve M777 obüsü ile vurdu.”

Saldırı sonucunda “dört düşman savaşçısının” öldürüldüğünü, “yedi düşman roketatarının imha edildiğini” duyuran CENTCOM, Komutan Kurilla’nın da açıklamasını paylaştı: “Personelimizi savunmaya ve onlara yönelik saldırılara uygun ve orantılı yanıt vereceğiz. Hiçbir saldırı sonuçsuz kalmayacak.”

Ne olmuştu?

CENTCOM İletişim Direktörü Albay Joe Buccino, 23 Ağustos’ta yayınladığı “Suriye’deki Hassas Saldırılara İlişkin Açıklama” ile ülkenin doğusundaki Deyrizor şehrine yönelik hava saldırıları düzenlediklerini duyurdu.

Buccino, “Bu hassas saldırılar, ABD güçlerini 15 Ağustos’ta ABD personeline yönelik İran destekli gruplarca gerçekleştirilen saldırılar gibi saldırılara karşı savunma ve [bu tür] saldırılardan koruma amacı taşıyordu” dedi.

Bu olayın ardından ABD’nin Suriye’nin kuzeydoğusundaki Deyrizor’daki Yeşilköy ve Conoco isimli üslerine yönelik 24 Ağustos akşamı roketli saldırı oldu. CENTCOM, saldırıda ABD’li askerlerin hafif yaralandığını ve olayın sorumlusunun bölgedeki İran destekli gruplar olduğunu duyurdu.

15 Ağustos 2022’de de Deyrizor’da IŞİD karşıtı koalisyon güçlerinin konuşlandığı üssün yakınlarına roket saldırısı yapıldığı açıklanmıştı.

ABD öncülüğündeki koalisyondan yapılan yazılı açıklamada, Deyrizor’daki Ömer petrol sahası içindeki “Green Village” (Yeşilköy) adlı üsse konuşlu koalisyon güçlerine yönelik roketli saldırı girişimi olduğu belirtildi.

Konuyla ilgili ilk yapılan açıklamada saldırının nereden yapıldığı hakkında bilgi verilmedi; saldırıda ölen ya da yaralanan olmadığı kaydedildi. Öte yandan, aynı açıklamada, Yeşilköy’deki koalisyon güçlerinin 5 Ocak’ta İran destekli gruplarca hedef alındığı hatırlatıldı.

Petrol sahası içinde konutlar bölgesi olarak bilinen Yeşilköy’de koalisyon güçlerinin konakladığı konutların yanı sıra silah depoları bulunuyor.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

2022’de Kovid 19’da Hayatını Kaybedenlerin Sayısı 1 Milyonu Geçti

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Genel Direktörü Tedros Adhanom Ghebreyesus, düzenlediği basın toplantısında, Rusya’nın işgaliyle başlayan savaşın devam ettiği Ukrayna’daki durum, Kovid 19 pandemisi ve maymun çiçeği salgını ile ilgili son gelişmeleri paylaştı.

Ghebreyesus, Kovid 19 virüsünün etkisini göstermeye başladığı 2019’un son aylarından bu yana dünyada virüs kaynaklı 6,45 milyon can kaybının görüldüğünü belirterek, “Bu hafta, yılın başından bu yana 1 milyon can kaybıyla üzücü bir dönüm nokrasını geçtik” dedi.

DSÖ Genel Direktörü, virüs kaynaklı can kayıplarını önleyecek araçların bulunmasına rağmen bu kadar ölümün kabul edilemez olduğunu söyledi.

136 ülkede aşılama oranı yüzde 70’in altında

136 ülkenin haziran sonuna kadar nüfusunun yüzde 70’ini aşılama hedefini tutturamadığını kaydeden Ghebreyesus, “Tüm hükümetlere, nüfuslarının yüzde 70’ini aşılama hedefi yolunda sağlık çalışanları, yaşlılar ve yüksek risk grubu altındaki kişileri aşılama çağrısında bulunuyoruz” dedi.

DSÖ Genel Direktörünün açıklamasına göre, henüz nüfusunun yüzde 70’ini Kovid 19’a karşı aşılayamayan ülkelerin yüzde 66’sı ise henüz nüfusunun yüzde 40’ını bile aşılayamamış durumda.

Düşük aşılama oranı bulunan ülkelerde aşılama kapasitesinin giderek arttığını ifade eden Ghebreyesus, “Daha fazlası yapılmalı. Dünya nüfusunun üçte biri, sağlık çalışanlarının üçte ikisi ve yaşlıların dörtte üçü hala aşısız durumda” değerlendirmesini yaptı.

Ghebreyesus, DSÖ üyesi ülkelere test, genom sıralaması ve aşılama kapasitelerini azaltmama çağrısını da yineledi.

Türkiye’deki durum ne?

Türkiye Sağlık Bakanlığı’nın verilerine göre, 8-14 Ağustos 2022 haftasında ülkede 342 kişi Kovid 19 sebebiyle hayatını kaybetti, 143 bin 88 kişinin Kovid 19 testi pozitif çıktı. Şimdiye kadarki toplam ölü sayısı 100 bin 400 iken vaka sayısı 16 milyon 671 bin 848 oldu.

Aynı verilere göre, Türkiye’de 26 Ağustos tarihi itibariyle 57 milyon 910 bin 986 kişi bir doz Kovid 19 aşısı, 53 milyon 142 bin 69 kişi iki doz ve 28 milyon 154 bin 302 kişi üç doz aşı oldu.

Paylaşın

İran’da Bir İlk: Süper Lig Maçında Tribünler Kadınlara Açıldı

İran Spor ve Gençlik Bakanlığı Güvenlik Genel Müdürü Mecid Şehidi, kadınların, Süper Lig maçlarını tribünden seyretme yasağının kaldırıldığını duyurdu. Kadınlara 500 bilet ayrıldığı belirtiliyor

İran medyasına göre, Şehidi, bugün başkent Tahran’daki Azadi Stadyumu’nda İstiklal-Misi Kerman takımları arasında oynanacak futbol maçına kadın seyircilerin de katılımını sağlamak üzere tüm hazırlıkların yapıldığını söyledi.

“İlk kez Süper Lig maçlarından biri kadın seyircilerin katılımıyla gerçekleştirilecek” diyen Şehidi, gerekli düzenleme ve tadilatlar yapıldıktan sonra diğer stadyumlara da kadın taraftarların alınacağını dile getirdi.

Şehidi, Süper Lig maçlarında kadın seyirci sayısını artırmayı planladıklarını ifade etti.

Azadi Stadyumu’nda bugünkü müsabakayı izlemek üzere 28 bin taraftarın yer alacağı tribünlerde kadınlara 500 bilet ayrıldığı belirtiliyor.

“Mavi Kız”dan üç yıl sonra tribünler kadınlara açıldı

İran’da kadınlar, 1979 devriminden sonra ilk kez 16 Ekim 2018’de İran -Bolivya karşılaşmasını izlemek üzere stadyuma alınmış, fakat maçı izlemek için seçilen sadece 100 kadın tribünlerden seyredebilmişti.

Ülkede en çok taraftara sahip takımlardan İstiklal futbol takımının kadın taraftarı Seher Hudayari, Mart 2019’da takımının Asya Şampiyonlar Ligi’nde Birleşik Arap Emirlikleri’nden El Ayn’la oynayacağı maçı seyretmek için Tahran’daki Azadi Stadyumu’na kılık değiştirerek girmeye çalıştığı sırada engellenmiş ve gözaltına alınmıştı.

Çıkarıldığı mahkemede hapse mahkum edilen Hudayari, karara tepki göstererek mahkeme önünde kendini ateşe vermişti. İstiklal Kulübü’nün forma rengi nedeniyle “Mavi Kız” olarak anılan Hudayari, yanıklar nedeniyle 29 yaşında hayatını kaybetti.

Olay üzerine Uluslararası Futbol Federasyonları Birliği (FIFA) kadın taraftarların stadyuma alınması için İran’a çağrıda bulundu, ve kontrol etmek için heyet yollayacağını açıkladı. 2022 Dünya Kupası elemelerinde oynanan İran-Kamboçya maçını 3 bin 500 kadın seyirci tribünlerden seyretti.

O tarihten itibaren İran’da kadınların milli maçların tribünlerden seyredilmesine zaman zaman izin veriliyor, ancak Süper Lig maçlarını stadyumdan izlemesi bu iznin dışında tutuluyordu.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Suriye’de ABD Üslerine Roketli Saldırı

Suriye’nin doğusundaki Deyr ez Zor ilinde ABD güçlerinin konuşlandığı Ömer ve Kuniko gaz sahasının çevresine roket saldırıları düzenlendi. CENTCOM, saldırıda Amerikan askerlerinin hafif yaralandığını ve saldırıya karşılık verildiğini duyurdu.

Suriye haber ajansı SANA, Deyr ez Zor ilindeki Ömer ve Kuniko petrol sahalarında bulunan ve ABD güçlerinin konuşlandığı iki askeri üsse saldırı düzenlendiğini aktardı.

Ajansa bilgi veren bir kaynak, saldırının roketlerle yapıldığını, üslerin bulunduğu bölgeden duman yükseldiğini bildirdi.

“Amerikan işgal kuvvetlerinin bölgeyi kapattığını” söyleyen kaynak, saldırının ardından ABD uçaklarının bölgede yoğun uçuş gerçekleştirdiğinden dolayı saldırıda yaralı ya da ölen olup olmadığının bilinmediğini ifade etti.
AA’nın haberine göre ABD güçleri roketlerin geldiği yöne topçu ve roket atışı düzenledi.

Fox News: Saldırıda birkaç asker yaralandı

El Şark News’un ABD muhabiri Hiba Nasır paylaşımına göre, Fox News, Suriye’de gerçekleşen iki saldırıda birkaç ABD askerinin hafif yaralandığını aktardı.

ABD, Suriye’deki üslerine yönelik saldırıdan İran destekli grupları sorumlu tuttu

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), Suriye’nin kuzeydoğusundaki üslerine yönelik akşam saatlerinde yapılan saldırının ardında İran destekli grupların olduğunu ve ABD’nin gereken karşılığı verdiğini belirtti.
‘3 araç ile çok sayıda mühimmat yok edildi’

CENTCOM’dan yapılan yazılı açıklamada, Suriye’deki iki ABD üssüne yönelik bugün düzenlenen roket saldırılarına karşılık verildiğini ve saldırılarda kullanılan 3 araç ile çok sayıda mühimmatın yok edildiği aktarıldı.

‘ABD’li askerler hafif yaralandı’

Yapılan incelemeler sonucu ‘saldırıda yer alan 2 ya da 3 İran destekli militanın öldürüldüğü’ sonucuna varıldığına işaret edilen açıklamada, ilk saldırının Suriye yerel saati ile dün 19.20’de yapıldığı bilgisi verildi. Bunun ardından Deyr ez Zor’daki Ömer petrol sahası içinde bulunan “Green Village” (Yeşilköy) adlı üsse art arda roketler düştüğü ve buradaki ABD’li askerlerin hafif yaralandığı belirtildi.

‘ABD, İran ile çatışma peşinde değil’

Saldırılara ABD askerlerinin helikopterlerle karşılık verdiğine işaret edilen açıklamada, “ABD, İran ile çatışma peşinde değil ancak halkımızı korumak ve savunmak için gerekli adımları atmayı sürdüreceğiz” denildi.

Açıklamada görüşlerine yer verilen CENTCOM Komutanı General Erik Kurilla ise, “Konuyu yakından takip ediyoruz. Bölgedeki tehditleri azaltmak için her türlü imkana sahibiz ve ABD askerlerini ve koalisyon birliklerini saldırılardan koruma konusunda kendimize güveniyoruz” ifadesini kullandı.

ABD ordusu, dün yaptığı açıklamada, ‘ Suriye’nin doğusunda İran Devrim Muhafızları destekli milislerin kullandığı bölgeleri hedef alan isabetli hava saldırıları düzenlediği’ açıklamasını yapmıştı.

Üsse 16 Ağustos’ta da saldırı olmuştu

Petrol sahası içinde konutlar bölgesi olarak bilinen Yeşilköy’de koalisyon güçlerinin konakladığı konutların yanı sıra silah depoları bulunuyor.

Koalisyon güçleri 16 Ağustos’ta yerel saatle 21.00 sularında Deyr ez Zor’daki Yeşilköy adlı üsse konuşlu koalisyon güçlerine yönelik roketli saldırı girişimi olduğunu belirtmiş, CENTCOM ise 23 Ağustos’taki açıklamasında saldırıya karşılık olarak Suriye’de İran destekli gruplara hava saldırısı düzenlendiğini duyurmuştu.

(Kaynak: Sputnik)

Paylaşın

Sıcaktan ‘Deliye Dönen’ Fil Bakıcısını İkiye Ayırdı

Tayland’ın güneyindeki Phang Nga ilinde bir fil bakıcısını ikiye ayırdı ve cesedinin başında saatlerce bekledi. Polis, filin sıcaktan “deliye döndüğünü” söyledi. Filler, taciz edilmiş, savunmasız veya tehdit altında hissettiklerinde saldırganlaşabilirler.

Polis memurları filin, Tayland’ın güneyindeki Phang Nga ilindeki bir arazide sıcak havada kauçuk ağacı taşıttığı için sahibine kızgın olduğunu düşünüyor.

Fil seyisi olarak bilinen bakıcı, Pom Pam adlı 20 yaşındaki bir erkek fil tarafından öldürüldü. Polis memurları, hayvanın defalarca dişlerini geçirdiği 32 yaşındaki Supachai Wongfaed’in ikiye ayrıldığını söyledi.

Thaiger’in haberine göre, olay yerine çağrılan hayvancılık görevlileri, kurtarma ekiplerinin Supachai’nin cesedini alabilmesi için fili 500 metre uzaklıktan sakinleştirici okla vurdu.

Yetkililer, sıcak havanın filin “deliye dönmesine” ve ardından Khok Charoen bucağının eski belediye başkanının oğlu Wongfaed’e saldırıp onu öldürmesine yol açmış olabileceğini söyledi.

Geçen ay Nakhon Sri Thammarat ilinde bir fil, dişlerini geçirdiği bakıcısını öldürdü ve cesedinin başında saatlerce bekledi.

Yerel halk polise, filin işten dolayı strese girdiğinden şüphelendiklerini söyledi.

Filler nazik doğalarıyla bilinirler ama kendilerini taciz edilmiş, savunmasız veya tehdit altında hissettiklerinde saldırganlaşabilirler.

İnsan ve vahşi yaşam çatışması konusunda uzmanlaşmış bir çevre sosyal bilimcisi olan Niki Rust, Newsweek’e yaptığı açıklamada polisin iddiasına karşı çıkarak fillerin sıcakladıklarında daha saldırgan hale gelmediklerini söyledi.

Ne var ki değişen iklim, gıda ve su kaynaklarının azalması gibi sıkıntılara yol açarak vahşi doğadaki filler arasında çatışmaların artmasına neden olabilir.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

WFP: Dünyada Gıda Güvensizliği Çekenlerin Sayısı İkiye Katlandı

Dünya Gıda Programı (WFP), dünyada 2019 yılından bu yana akut gıda güvensizliği çekenlerin sayısının iki misli artarak 345 milyona çıktığı uyarısında bulundu. Kovid 19 salgını, küresel ısınma ve çatışmalar, akut gıda güvensizliğinin artmasının en önemli nedenleri arasında gösteriliyor.

Euronews Türkçe’de yer alan habere göre, WFP Bölge Müdürü Corinne Fleischer, Reuters’e yaptığı açıklamada, salgın öncesi 135 milyon kişinin akut gıda güvensizliğinin kurbanı olduğunu belirterek, bu rakamın küresel ısınma ve çatışmalarla birlikte hızla yükseldiğini ve daha fazla artmasından endişe duyulduğu uyarısında bulundu.

Çevre faktörleri ve bunun getirdiği kuraklık sonucu ortaya çıkan gıda krizinin, çatışmaları körüklediği ve kitlesel göçü de tetiklediği biliniyor.

Durumun giderek kötüleştiği ve ‘dünyanın buna artık dayanma gücü kalmadığını” ifade eden Fleischer, “Şimdi iklim değişikliği ve çatışmalar nedeniyle dünya genelinde 10 misli daha fazla yer değiştirme görüyoruz ve elbette bunlar birbiriyle doğrudan bağlantılı. Bu nedenle, Kovid’in, iklim değişikliğinin ve Ukrayna’daki savaşın bileşik etkisi konusunda biz gerçekten endişeliyiz.” dedi.

Orta Doğu ve Kuzey Afrika’nın Ukrayna savaşının olumsuz etkilerini çok fazla hissettiğini hatırlatan Fleischer, bu bölgelerini tahıl ithalatına olan bağımlılıklarına dikkati çekti.

Bu konuda Yemen’den örnek veren Fleischer, Yemen’in ithal ettiği yüzde 90 oranındaki gıdanın yüzde 30’unu Karadeniz bölgesinden geldiğini hatırlatarak, savaşın bu ülke üzerindeki etkisini vurguladı.

Fleischer, WFP olarak acil gıdaya gereksinim duyan 16 milyon kişiden sadece 13 milyonuna gıda desteği verebildiklerini, bu kişilere gerekli mali kaynak olmaması yüzünden sadece yarım günlük yemek tedarik edebildiklerini söyledi.

Batılı bağış yapan ülkelerin yaşadıkları ekonomik krizler ve salgın dışında gıda fiyatlarındaki yüzde 45 oranındaki artışın, acil gıda yardımına ihtiyacı olanların bu gereksinimlerini karşılanmasında en önemli engel olarak görülüyor.

Petrol fiyatlarındaki artışla birlikte gelirlerini artıran Irak’ta yaşayanların bile akut gıda güvensizliği yaşadığını kaydeden Fleischer, “Irak’ın 5,2 milyon ton buğdaya ihtiyacı var. Ancak bu ülke 2,3 milyon buğday üretiyor ve gerisini ithal etmek zorunda. Devletin yardımlarına rağmen, kuraklık ve su sıkıntısı Irak’ın dört bir yanındaki küçük toprak sahiplerinin geçimini tehlikeye atıyor.” dedi.

Paylaşın

Rusya’dan Dikkat Çeken Açıklama: Ukrayna’daki İlerlemeyi Bilerek Yavaşlattık

Ukrayna’daki “operasyonu” kasıtlı olarak yavaşlattıklarını açıklayan Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, bu yavaşlama kararının gerekçesini de, sivil kayıpları azaltma çabası olarak ifade etti.

Rusya Savunma Bakanı Sergey Şoygu, Özbekistan’daki Şangay İş Birliği Örgütü’nün Savunma Bakanları toplantısında konuştu.

Ukrayna’da insancıl hukuka uyduklarını savunan Şoygu, “Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin komuta noktaları, hava alanları, depolar, müstahkem mevkiler ve savunma sanayi tesisleri dahil olmak üzere askeri altyapı tesislerine yüksek hassasiyetli silahlarla saldırılar düzenleniyor. Aynı zamanda sivil kayıpları önlemek için her türlü çaba gösteriliyor. Bu kesinlikle ilerleyişi yavaşlatıyor ama biz bunu bilinçli olarak yapıyoruz” diye konuştu.

Savunma Bakanı Şoygu, Rusya’nın resmi haber ajansı TASS’da yer alan açıklamalarında, Rus birliklerinin, “kurtarılmış bölgelerde barışçıl yaşamı tesis etmek için sistematik bir çalışma yürüttüğünü”, Ukrayna birliklerinin ise “yakıp yıkma taktikleri uyguladığını, uluslararası hukuku ihlal ettiğini ve terörist gibi davrandığını” savundu.

“Konutlarda, okullarda, hastanelerde ve anaokullarında ateş mevzileri kuruyor, buralara tanklar ve toplar konuşlandırıyor ve sivilleri canlı kalkan olarak kullanıyorlar” diyen Bakan, Kiev’in sivillere ve sivil altyapı tesislerine mümkün olduğunca fazla zarar vermek amacıyla yerleşim yerlerini kasıtlı olarak bombaladığını ve Lepestok anti-personel kara mayınları attığını öne sürdü.

Ayrılıkçılar savaşa ikna edilemiyor iddiası

Rus birlikleri, savaşın ilk haftalarında başkent Kiev’den püskürtüldükten sonra Ukrayna’nın merkezinde belirgin bir ilerleyiş kaydedemedi. İngiltere Savunma Bakanlığı, istihbarat verilerine dayandırdığı açıklamasında Rus ordusunun personel sıkıntısı yaşadığını ve Rusya yanlısı ayrılıkçıları savaşmaya devam etmeye ikna edilemediğini öne sürmüştü.

Londra, Moskova’nın Ukrayna savaşını hâlâ “özel operasyon” olarak tanımlamasını da ordudaki personel sıkıntısında etkili olan faktörlerden biri olarak nitelendirmişti. Genel seferberlik ilan edilmeden devletin vatandaşlarını orduya katılmaya çağırmak için yasal bir zemini bulunmuyor. Bu da orduyu yardımcı birliklere bağımlı kılıyor.

Paylaşın

Yunanistan, Göçmenleri Durdurmak İçin Sınır Duvarını Genişletiyor

Yunanistan’daki merkez sağ hükümet, daha önce ülkeye mülteci geçişlerini engellemek için inşa edilen çelik bariyerleri kademeli olarak uzatma kararı aldı. Buna göre, söz konusu çelik bariyerler Meriç Nehri boyunca Türkiye-Yunanistan sınırının tamamını kapsayacak şekilde uzatılacak.

Yunanistan Ulusal Güvenlik Konseyi, Başbakan Kiryakos Miçotakis başkanlığında bir araya geldi. Konsey toplantısının gündeminde, deniz ve kara sınırlarından ülkeye geçen mülteciler vardı.

Yunanistan devlet haber ajansı AMNA’nın aktardığına göre, toplantıda, Yunanistan’ın daha önce ülkeye mülteci geçişlerini engellemek için inşa ettiği çelik bariyerleri kademeli olarak uzatma kararı aldı.

Buna göre, söz konusu çelik bariyerler Meriç Nehri boyunca Türkiye-Yunanistan sınırının tamamını kapsayacak şekilde uzatılacak.

Ulusal Güvenlik Konseyi, Türkiye-Yunanistan sınırının hangi bölümlerindeki çitlerin inşasına öncelik verileceğini ayrıca değerlendirecek. Bunun yanı sıra Meriç’teki sınır devriyeleri de arttırılacak.

Söz konusu karar, Dışişleri, Savunma, Vatandaşı Koruma, Göç ve İltica, Gemicilik, İklim Değişikliği ve Sivil Koruma Bakanlarının yanı sıra Ulusal İstihbarat Teşkilatı ve Genelkurmay Başkanlarının katıldığı toplantıda alındı.

“Bariyer, 80 kilometre daha uzatılacak”

Göç ve İltica Bakanı Notis Mitarakis, geçen hafta SKAI Radyo kanalına verdiği mülakatta, Türkiye ile Yunanistan sınırındaki Meriç bölgesinde bulunan çitlerin 80 kilometre daha uzatılacağını açıklamıştı.

Atina, mültecilerin geçişini engellemek amacıyla Türkiye ile Yunanistan arasındaki kara sınırına 40 kilometre uzunluğunda çelik bariyer örmüş, variyerin inşa süreci Ağustos 2021’de tamamlanmıştı.

Türkiye ve Yunanistan’ın toplam 212 kilometrelik kara sınırı bulunuyor. İki ülkenin sınırı Meriç Nehri yatağı boyunca uzanıyor.

Yunanistan’ın The Greek Herald haber sitesinin aktardığına göre, geçtiğimiz hafta Yunanistan polisinin yayınladığı istatistikler 2022 yılında toplam 7 bin 484 mültecinin ülkeye “yasadışı” yollardan girdikleri gerekçesiyle gözaltına alındı. Bu kişilerin 3 bin 554’ü Meriç sınırındandı.

Paylaşın

ABD’den Suriye’de ‘İran Destekli Gruplara’ Hava Saldırısı

ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM) İletişim Direktörü Albay Joe Buccino, Suriye’nin doğusundaki Deyrizor şehrinde “ABD personelini İran destekli gruplardan korumak için” hava saldırıları düzenlediğini açıkladı.

CENTCOM’un resmi sosyal medya hesabında da paylaşılan açıklamada, ABD silahlı kuvvetlerinin söz konusu saldırılarının ABD Başkanı Joe Biden’ın emirleri doğrultusunda gerçekleştirildiği kaydedildi.

Albay Buccino, “Bu hassas saldırılar, ABD güçlerini 15 Ağustos’ta ABD personeline yönelik İran destekli gruplarca gerçekleştirilen saldırılar gibi saldırılara karşı savunma ve [bu tür] saldırılardan koruma amacı taşıyordu” açıklamasında bulunarak özetle şöyle dedi:

“ABD saldırıları, İran’ın İslami Devrim Muhafızları ile bağlantılı grupların kullandığı altyapı tesislerini hedef aldı.

Bugünkü saldırılar, ABD personelini korumak ve savunmak için gerekliydi. Birleşik Devletler, [saldırıların] tırmanma riskini sınırlandırma ve ölü ve yaralı riskini en aza indirme amacı taşıyan orantılı ve kasıtlı bir eylemdi.

Başkan [Biden], İran destekli grupların saldırılarını sekteye uğratmak ya da engellemek için [Anayasanın] 2. maddesinden doğan yetkisini kullanarak bu saldırıların emrini verdi.

Birleşik Devletler, çatışma peşinde değil; ancak, halkımızı korumak ve savunmak için gerekli önlemleri almaya devam edecek. ABD güçleri, IŞİD’in kalıcı olarak yenilmesini sağlamak için Suriye’de kalıyor.”

Öte yandan, söz konusu CENTCOM açıklaması dün gerçekleştirilen hava saldırılarında ölü veya yaralı olup olmadığı ya da saldırılarda ne tür hava araçlarının kullanıldığı hakkında detay vermedi.

Dünkü saldırı, ABD’nin Irak ve Suriye’deki “İran destekli gruplara” yönelik ilk saldırısı değil. ABD, Haziran 2021’de de Suriye’deki iki noktada ve Irak’taki bir noktada operasyonel tesisleri ve silah depolama tesislerini vurmuştu.

ABD, IŞİD’le mücadele kapsamında Suriye’ye ilk askeri güçlerini Başkan Barack Obama döneminde göndermişti. Mevcut durumda ABD’nin çoğunluğu ülkenin doğusunda olmak üzere Suriye’de yaklaşık 900 personeli bulunuyor.

ABD basınının aktardığına göre, İran destekli gruplar Fırat’ın batısındaki Deyrizor şehrinde yoğunlaşıyor. Deyrizor aynı zamanda Irak sınırında petrol sahalarının bulunduğu stratejik bir şehir olarak biliniyor. ABD’nin vurduğu bölge, İran destekli grupların ve Suriye güçlerinin kontrolünde.

“15 Ağustos” saldırısı hakkında

15 Ağustos 2022’de Deyrizor şehrinde IŞİD karşıtı koalisyon güçlerinin konuşlandığı üssün yakınlarına roket saldırısı yapıldığı açıklandı.

ABD öncülüğündeki koalisyondan yapılan yazılı açıklamada, Deyrizor’daki Ömer petrol sahası içindeki “Green Village” (Yeşilköy) adlı üsse konuşlu koalisyon güçlerine yönelik roketli saldırı girişimi olduğu belirtildi.

Konuyla ilgili ilk yapılan açıklamada saldırının nereden yapıldığı hakkında bilgi verilmedi; saldırıda ölen ya da yaralanan olmadığı kaydedildi. Öte yandan, aynı açıklamada, Yeşilköy’deki koalisyon güçlerinin 5 Ocak’ta İran destekli gruplarca hedef alındığı hatırlatıldı.

Petrol sahası içinde konutlar bölgesi olarak bilinen Yeşilköy’de koalisyon güçlerinin konakladığı konutların yanı sıra silah depoları bulunuyor.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Katar, Ücretlerinin Ödenmemesini Protesto Eden Göçmen İşçileri Sınır Dışı Etti

Katar’da 20 Kasım’da başlayacak Dünya Kupası hazırlığı kapsamında çalıştırılan göçmen işçiler, günlük ücretlerinin ödenmediği gerekçesiyle protesto gösterisi düzenledi. Katar, gösteriye katılan göçmen işçileri sınır dışı ederek ülkelerine gönderdi.

14 Ağustos’ta Al Bandary International Group’un başkent Doha’daki ofisinin önünde toplanan 60’ın üzerindeki işçinin bir kısmı, yedi aydır kendilerine ödeme yapılmadığı ifade etti.

Protesto gösterisini durdurmak üzere olay yerine giden Katar polisi, işçiler gözaltına aldı. Gözaltına alınan işçilerden bir kısmı sınır dışı işlemlerinin ardından ülkelerine geri gönderildi.

Sınır dışı edilen işçi sayısıyla ilgili net bir bilgi ise yok.

Hükümet, sınır dışı edilen göçmenlerin “güvenlik kanunlarını ihlal ettiğini” savundu.

2010’da bu yıl yapılacak Dünya Kupası’na ev sahipliği yapmaya hak kazanan Katar, ülke genelinde altyapı çalışmalarını hızlandırdı, çok sayıda stadyum ve otel inşa etmeye başladı.

Ancak bu yoğun çalışmalar sırasında yıllar içinde işçilere yönelik muamele sık sık gündeme geldi.

Al Bandary International Group adlı şirket de çoğunlukla inşaat işlerini üstleniyor. Protestoya katılan işçilerin Dünya Kupası için yürütülen inşaat çalışmalarına katılıp katılmadığı bilinmiyor; şirket yetkilileri de açıklama yapmaktan kaçınıyor.

Sayı ve çalıştıkları işle ilgili detay verilmese de, BBC’ye yaptığı açıklamada Katar hükümeti, Doha’daki protestoya katılan bazı göçmen işçilerin “güvenlik kanunlarını ihlâl ettiği için” gözaltına alındığını doğruladı.

“Barışçıl kalmayı reddeden az sayıdaki işçinin” sınır dışı edildiği de belirtiliyor. İşçi hakları üzerine uzmanlaşan insan hakları örgütü Equidem, bu işçilerin çoktan ülkelerine gönderildiğini duyurdu.

Katar hükümeti, maaşları ödenmeyen tüm işçilere geriye dönük olarak da ödemelerin yapılacağı ve haklarının verileceğini söyledi.

Al Bandary adlı şirketle ilgili halihazırda işçilere ödeme yapmadığı gerekçesiyle soruşturma yürütüldüğünü, verilen son ödeme tarihinde de ödeme yapılmaması durumunda şirketle ilgili adım atılacağını belirtti.

Equidem’in başındaki Mustafa Kadri, BBC’ye “Hepimiz Katar ve FIFA tarafından aldatıldık mı? Bize Dünya Kupası’nı Katar’da, insanların fikirlerini dile getirdiği için cezalandırıldığı bu ülkede yapılmasının herhangi bir etik şüphe doğurmadığını söylüyorlar” açıklamasını yaptı.

Protestoya katılan işçiler Bangladeş, Hindistan, Nepal, Mısır ve Filipinler’den geliyor. İşçilerle iletişim halinde olduğunu belirten Kadri, polislerin işçilere “Sıcak havada protesto gösterisi yapabiliyorsanız, klimasız da uyuyabilirsiniz” dediğini ifade etti:

“42 derecede protesto yapan işçilerin ne kadar çaresiz bir durumda olduğunu tahmin edebilirsiniz. Siyasi aktör değiller, sadece emeklerinin karşılığını istiyorlar.”

Bu yılın başında BBC Arapça Servisi’nın araştırması, Katar’ın zor şartlarda çalışırken sıcak çarpması sebebiyle hayatını kaybeden işçilerin sayısını tam olarak açıklamadığını ortaya koymuştu. FIFA da aynı dönemde “insan hakları ihlâlleriyle karşılaşan göçmen işçiler için 440 milyon dolar toplanması” çağrısı yapmıştı.

Al Bandary, BBC’nin son olaylarla ilgili sorularına yanıt vermedi.

Katar hükümeti, ülkedeki göçmen işçilerin yüzde 96’sının maaş koruma sistemi altında çalıştığını; ödeme tarihine kadar ücretlerin Katar bankaları aracılığıyla ödendiğini ve eksikliklerin bu sayede takip edilebildiğini söylüyor.

(Kaynak: BBC Türkçe)

Paylaşın