İstanbul Barosu’nun İlk Kadın Başkanı ‘Filiz Saraç’ Oldu

Haliç Kongre Merkezi’nde yapılan İstanbul Barosu 52’nci Genel Kurulu sona erdi. Seçimi, Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu adayı Avukat Filiz Saraç kazandı. Böylece, Filiz Saraç, 144 yıllık İstanbul Barosu’na ilk kez bir kadın başkanı oldu.

Seçimlerin ardından konuşma yapan Filiz Saraç, “Bana bu onuru yaşatan bütün meslektaşlarıma teşekkür ediyorum. İstanbul Barosu 144 yıllık tarihiyle hak mücadelesinin simgesidir. Cumhuriyetimizin yüzüncü yılına girerken, 144 yıllık baromuzun ilk kadın başkanı olmanın onuru yaşatan İstanbul Baro’muza teşekkür ediyorum. Atatürk ve Cumhuriyetin kazanımları sayesinde bugün bu onuru yaşıyorum. Huzurunda saygıyla eğiliyorum” dedi.

Filiz Saraç kimdir?

1968 yılında Trabzon’da doğan Av. Filiz Saraç 1988’de Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. Kamu Hukuku Dalında yüksek lisans yaptı. 32 yıldır kesintisiz olarak serbest avukatlık yapan yeni İstanbul Barosu başkanı, İngiltere’de MBA işletme hazırlık eğitimini tamamladı. 1996 yılında İstanbul Barosu Yönetim Kurulu’na seçildi.

İstanbul Barosu 125. yıl Belgeseli’ni hazırlayan ekibin başkanlığını yaptı. 2004-2006 döneminde, İstanbul Barosu başkan yardımcısı olarak görev aldı. 6 yıl süreyle Yeditepe Üniversitesi’nde ders verdi. 2006’dan bu yana Türkiye Barolar Birliği delegesi ve TBB eğitim danışma kurulu üyesi olarak görev yaptı.

İstanbul Barosu seçimi

Dünyanın en büyük barosu olan İstanbul Barosu başkanlık seçimleri bugün Haliç Kongre Merkezi’nde yapıldı. 56 bin avukatın kayıtlı olduğu baro seçimleri için saat 09.00’da oy verme işlemi başladı. Seçimler saat 17.00 itibariyle sona erdi. Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu adayı Filiz Saraç, 7 bin 96 oyla baronun yeni başkanı oldu. Böylece 144 yıllık İstanbul Barosu’na ilk kez bir kadın başkan seçildi.

Başkanlık için yarışan isimler

  • Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu adayı Filiz Sara
  • İstanbul Barosu Yönetim Kurulu Üyesi ve Önce Avukat Grubu’nun adayı Avukat Elif Görgülü
  • Önce İlke Çağdaş Avukatlar Grubu Yükseliş Hareketi adayı olan Hasan Kılıç
  • Bağımsız Avukatlar Grubu’nun adayı Gülden Sönmez
  • Avukat Hakları Grubu’nun adayı Mustafa Gökhan Ahi
  • Avukat Mert Er Karagülle
  • Milliyetçi Avukatlar Grubu adına Hakan Çatak
  • İstanbul Avukatlar Birliği adına Metin Uracin
  • Genç Hukuk Hareketi’nden Türkan Kara
Paylaşın

Eylül Ayında En Az 26 Kadın Öldürüldü

Erkekler, eylül ayında en az 26 kadını ve iki çocuğu öldürdü. Erkekler, en az 71 kadına şiddet uyguladı, en az 12 kız ve oğlan çocuğunu istismar etti, en az 16 kadını taciz etti, iki kadını da seks işçiliğine zorladı. Erkekler, eylülde üç kadına da tecavüz etti.

bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre; erkekler Eylül’de en az 26 kadını ve iki çocuğu öldürdü.

Eylül’de en az 13 kadının ölümü basına “şüpheli” (Antalya (1), Balıkesir (1), Bursa (1), Çorum (1),  İstanbul (1), İzmir (1), Malatya (1), Ordu (1), Sivas(1), Zonguldak (4) ölüm olarak yansıdı.

Erkekler, en az 71 kadına şiddet uyguladı, en az 12 kız ve oğlan çocuğunu istismar etti, en az 16 kadını taciz etti, iki kadını da seks işçiliğine zorladı. Erkekler, Eylül’de üç kadına da tecavüz etti.

Hatay’da Suriyeli bir çocuk öldürüldü. Failleri bulunamadı. Ankara’da bir çocuğun ölümü basına “şüpheli” olarak yansıdı.

Mersin’de kocası Suriyeli bir kadını intihara sürükledi.

Cinayet

Erkekler, Eylül’de en az 26 kadını öldürdü; geçen yıl da bu sayı 26 idi. Ayrıca erkekler, kadınların yanındaki en az altı erkeği de öldürdü. Erkeklerin öldürdüğü kadınlardan biri Estonyalı biri de Rusyalıydı.

En az üç kadın koruma kararı rağmen öldürdü.

Erkeklerin 10 kadını öldürme “bahanesi” basına yansımadı. Erkekler 16 kadını ayrılmak istediği veya barışmak istemediği için öldürdü.

21 kadını kocası, eski kocası, sevgilisi erkekler, iki kadını oğlu, üç kadını da akrabası erkekler öldürdü.

Erkekler, 18 kadını ev içinde, altı kadını işyeri, otel odası, ormanlık alan, sokak, hastane gibi ev dışı alanlarda öldürdü. Erkeklerin iki kadını nerede öldürdüğü basına yansımadı.

Erkekler, 13 kadını ateşli silahlarla, sekiz kadını kesici aletle, beş kadını darp ederek öldürdü.

Çocuğa Şiddet-Çocuk Cinayeti

Erkekler, Eylül’de iki çocuğu öldürdü. Geçen yıl aynı ay sayı dört idi.

Bir çocuğu babası, bir çocuğu annesi ve sevgilisi öldürdü.

Erkekler bir çocuğu ateşli silahlarla öldürdü. Erkeklerin bir çocuğu nasıl öldürdüğü basına yansımadı.

Cinsel Saldırı /Tecavüz

Erkekler, Eylül 2020’de en az üç kadına tecavüz etti. Geçen yıl aynı ay erkeklerin tecavüz ettiği kadın sayısı beş idi.

Erkekler üç kadına ev içinde tecavüz etti.

Bir kadına tecavüz eden iki erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı, bir kadına emlakçı, bir kadına da akrabası erkek tecavüz etti.

Taciz

Eylül 2022’de erkekler en az 16 kadını taciz etti. Bu sayı geçen yıl aynı 10 idi.

Erkekler, yedi kadını sözlü ve fiziki yollarla taciz etti. Erkekler 9 kadının da fotoğrafını/ videosunu çekerek taciz etti.

Erkekler 16 kadını ev dışı alanlarla taciz etti.

Bir kadını eski sevgilisi, bir kadını taksici, bir kadını eski kocası, bir kadını sağlık çalışanı, bir kadını öğretmen meslektaşı, 10 kadını da yakınlık derecesi basına yansımayan dört erkek taciz etti.

Çocuk İstismarı

Erkekler, Eylül’de en az 12 kız ve oğlan çocuğunu istismar etti. Geçen yıl aynı ay bu sayı 13 idi.

Bir çocuğu “sevgilisi” olduğunu iddia eden bir erkek, bir çocuğu babası, bir çocuğu şoför, bir çocuğu iki akrabası, bir çocuğu da öğretmeni istismar etti. Yedi çocuğu istismar eden yedi erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı.

Erkekler çocukları ev dışı alanlarda istismar etti.

Şiddet / Yaralama

Erkekler, Eylül’de 71 kadına şiddet uyguladı. Geçen yıl da aynı ay bu sayı, 65 idi.

Erkeklerin şiddet uyguladığı en az 12 kadın “ağır” hasta olarak hastaneye kaldırıldı. Erkekler en az 13 kadına “koruma kararını” ihlal ederek şiddet uyguladı.

En az 49 kadını kocası, sevgilisi erkekler yaraladı. Beş kadına abi, oğlu ve babası gibi aile üyeleri şiddet uygularken, sekiz kadına şiddet uygulayan 11 erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı.

Dokuz kadına en az 10 polis şiddet uyguladı.

Erkekler en az 16 kadına ayrılmak istediği/barışmak istemediği için şiddet uyguladı. Erkekler, bir kadına “ırkçı saikle” saldırdı, dokuz kadına “toplumsal olaylar” sırasında şiddet uyguladı. Erkekler bir kadına da “telofonda konuştuğu” için şiddet uyguladı. Erkeklerin 44 kadına şiddet uygulama “bahanesi” basına yansımadı.

Erkekler, 50 kadını darp ederek yaraladı, iki kadını yaktı. 10 kadını ateşli silahlarla yaralayan erkekler, dokuz kadını da gözaltına aldı.

Erkekler, 30 kadını iş yeri, otobüs, ormanlık alan gibi ev dışı alanlarda,  28 kadını ev içinde yaraladı. Erkeklerin 13 kadına nerede şiddet uyguladığı basına yansımadı.

Seks İşçiliğine Zorlama

Erkekler, Eylül’de en az iki kadını seks işçiliğine zorladı. Geçen yıl aynı ay bu sayı, 78 idi. Seks işçiliğine zorlanan kadınlar Türkiye vatandaşı değildi.

(Kaynak: Bianet / Evrim Kepenek)

Paylaşın

Kamuda İstihdam Edilenlerin Sadece Yüzde 25’i Kadın

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş’in Emek Araştırma Dairesi (EMAR) her yıl düzenli olarak hazırladığı “Kamuda ve Genel İşler İşkolunda İstihdam” raporunun bir yenisini yayımladı.

Kamuda ve genel işler işkolunda istihdam verileri ile kamu harcamalarının, Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD) ve Avrupa Birliği (AB) ülkeleriyle karşılaştırıldığı rapora göre Türkiye’de kamu harcamalarının oranı, OECD ortalamasının çok altında ve Avrupa ülkeleri içinde ise son sıralarda.

OECD ortalamasına göre GSYH içinde genel kamu harcamalarının oranı yüzde 48,47. Fransa’da yüzde 59,4, Yunanistan’da yüzde 56,8, İtalya’da yüzde 55,5, Almanya’da yüzde 51,4 ve İspanya’da yüzde 50,6 kadar. Türkiye’de ise bu oran yüzde 35,88.

Kamuda sosyal harcamalara yeterli pay ayrılmıyor

Rapora göre eğitim, sağlık ve sosyal korumalardan oluşan kamu kesimi sosyal harcamalarına GSYH’den ayrılan payın düşmüş durumda. 2021’da kamu kesimi sosyal harcamalarına GSYH’dan ayrılan pay yüzde 15,9 oldu ve 2017 seviyesine düştü.

2018’de yüzde 16,3, 2019’da yüzde 17,1 oranındaydı. 2020’de ise pandeminin de etkisiyle kamunun sosyal harcamaları biraz daha artış eğiliminde olsa da, 2021’de yaklaşık 2 puan düştü ve yüzde 15,9’a geriledi.

Kamu istihdamı OECD ortalamasının 4 puan altında

Yine rapora göre Türkiye’de toplam istihdam içinde kamu istihdamının oranı, OECD ortalamasının 4 puan altında.

OECD üye ülkelerin ortalamasında toplam istihdam içinde kamu istihdamının oranı yüzde 18,45 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 14,5.

Fransa (yüzde 21,5) ve Macaristan’da (yüzde 21,5) toplam istihdam içinde kamu istihdamı oranı OECD ortalamasının üstünde, diğer Avrupa ülkelerinde ise altında.

Kamuda istihdamın sadece yüzde 25’i kadın

OECD’ye üye ülkelerin ortalamasında kadınların toplam istihdam içindeki oranı yüzde 45,40 oranında. Kamu sektöründe istihdam oranı ise yüzde 57,8.

Birçok ülkede de kamuda kadın istihdamı, toplam istihdamdan fazla. İngiltere, Fransa, Macaristan ve Portekiz’de toplam istihdam içinde kadın istihdam oranı yüzde 40 iken kamuda kadın istihdam oranı yüzde 60’ın üzerinde.

Ancak Türkiye’de kadınların istihdama katılımı, OECD ve Avrupa ülkelerinin çoğundan az. Türkiye’de kadınların toplam istihdam içindeki oranı yüzde 26,6 iken kamu istihdamında kadın oranı yüzde 25.

Her 10 kişiden 8’i özel sektörde, 2’si kamuda çalışıyor

Rapora göre Türkiye’de kamu istihdamının artış eğiliminde. Ancak buna karşın toplam istihdamın yalnızca yüzde 16,8’ini oluşturuyor. Özel sektör istihdamı ise yüzde 83,2.

Kamu istihdamında en fazla artış “sözleşmeli personelde”

Öte yandan kamuda en güvenceli istihdam biçimi olan “memurluğun” yerini “sürekli işçilik” ve “sözleşmeli personel” alıyor.

2015’te kamu istihdamının yüzde 82’sini memurluk, yüzde 4,2’sini sözleşmeli personel istihdamı oluştururken; 2021’de kamu istihdamında memur oranı yüzde 61,5’e geriledi, sözleşmeli personel istihdam oranı ise 6,6 puan artarak yüzde 10,8’e yükseldi.

2022’nin ilk çeyreğinde ise memurluk yüzde 61’e düşerken sözleşmeli personel istihdamı 11,5’e çıktı.

Sürekli işçilikte ise yüzde 9,3’ten yüzde 24,4’e yükselmiş durumda. Raporda kamu istihdamında sürekli işçiliğin artışının en önemli nedeni olarak 2017’de çıkarılan 696 sayılı KHK düzenlemesi gösterildi.

Bu düzenlemeyle personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alım ihaleleri ve taşeron firmalarda çalışan işçiler, merkezi idarelerde sürekli işçi kadrosuna; belediyelerde çalışan taşeron işçiler ise, belediye şirketlerine geçirildi.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Kadın-Erkek Eşitliğinin Sağlanması İçin 300 Yıl Gerekiyor

Birleşmiş Milletler (BM) Kadın Birimi, dünya genelinde toplumsal cinsiyet eşitliğinin tam olarak sağlanmasının yaklaşık 300 yıl süreceği değerlendirmesinde bulundu. Kadın ve erkekler arasında toplumsal eşitliğin sağlanması yönünde ilerleme kaydedilmesi için kadın ve kızlara “yatırım” yapılmasının kritik önemde olduğu vurgulandı.

Kadın Birimi ile BM Ekonomik ve Sosyal İşler Departmanı tarafından ortaklaşa hazırlanan Sürdürebilir Kalkınma Hedefleri raporu bugün kamuoyuna açıkladı.

Raporda, mevcut ilerleme hızıyla yasal korumadaki boşlukların kapatılmasının ve ayrımcı yasaların kaldırılmasının 286 yıl kadar süreceği tahmininde bulunuldu. Raporda, kadınların iş hayatında güç ve liderlik açısından eşit bir konuma gelebilmesi için 140 yıl, ulusal parlamentolarda eşit temsil hakkı elde edebilmeleri için de en az 40 yıl gerektiği ifade edildi.

Bu tahminlerin, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri raporlarında öngörülen 2030 yılına kadar toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması hedefinin çok uzağında olduğuna dikkat çekildi.

Küresel zorluklar eşitsizliği derinleştiriyor

Raporda “Covid-19 pandemisi ve sonuçları, şiddet çatışmaları, iklim değişikliği ve kadının cinsel ve üreme sağlığına ve haklarına yönelik tepkiler gibi küresel zorluklar, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini derinleştiriyor” ifadelerine yer verildi.

Dünya genelinde yoksulluğun kadın ve kız çocuklarını erkeklere oranla daha fazla etkilediği belirtilerek “2022’nin sonunda, 368 milyon erkek ve erkek çocuğa kıyasla, yaklaşık 383 milyon kadın ve kız çocuğu aşırı yoksulluk içinde yaşayacak” denildi. Raporda küresel olarak kadınlar, salgın nedeniyle 2020’de tahmini 800 milyar dolar gelir kaybettiği vurgulandı.

BM Kadın Birimi Direktörü Sima Bahous, kadın ve erkekler arasında toplumsal eşitliğin sağlanması yönünde ilerleme kaydedilmesi için kadın ve kızlara “yatırım” yapılmasının kritik önemde olduğunu vurguladı. Bahous, küresel krizlerin kadınların geliri, güvenliği, eğitimi ve sağlığı açısından daha da kötüleşmeye yol açtığını belirterek, “Bu eğilimi tersine çevirmek ne kadar uzun sürerse, hepimize o kadar pahalıya mal olacak” şeklinde konuştu.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Erkekler Ağustos Ayında En Az 31 Kadını Katletti

Erkek şiddetti bitmiyor… Erkekler Ağustos ayında en az 31 kadını ve 7 çocuğu öldürürken, en az 79 kadına şiddet uyguladı, en az 12 kız ve oğlan çocuğunu istismar etti, en az 13 kadını taciz etti, altı kadını da seks işçiliğine zorladı.

bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre; erkekler Ağustos’ta erkekler az 31 kadını ve 7 çocuğu öldürdü.

Ağustos’ta en az 13 kadının ölümü basına “şüpheli” (Aydın (1), Erzurum (1),  İstanbul (2), İzmir (2), Samsun (1), Sinop (1), Tokat (1), Urfa (2), Zonguldak (2) ) ölüm olarak yansıdı.

Erkekler, en az 79 kadına şiddet uyguladı, en az 12 kız ve oğlan çocuğunu istismar etti, en az 13 kadını taciz etti, altı kadını da seks işçiliğine zorladı.

Cinayet

Erkekler, Ağustos’ta en az 31 kadını öldürdü; geçen yıl bu sayı 34 idi. Ayrıca erkekler, kadınların yanındaki en az altı erkeği de öldürdü.

En az altı kadın koruma kararı rağmen öldürdü. Öldürülen kadınlardan biri Suriyeli, iki kadın da Gürcistanlıydı.

Erkeklerin 18 kadını öldürme “bahanesi” basına yansımadı. Erkekler 10 kadını ayrılmak istediği veya barışmak istemediği için öldürdü. Erkekler bir kadını “kıskandığı”, iki kadını da “borç”, “arazi” için öldürdü.

22 kadını kocası, eski kocası, sevgilisi erkekler, üç kadını oğlu, bir kadını komşusu iki kadını akrabası, bir kadını arkadaşı öldürdü. İki kadını öldüren erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı. Kadınları öldüren erkeklerden biri çocuk yaştaydı.

Erkekler, 19 kadını ev içinde dokuz kadını işyeri, ormanlık alan, sokak, hastane gibi ev dışı alanlarda öldürdü. Erkeklerin üç kadını nerede öldürdüğü basına yansımadı.

Erkekler, 19 kadını ateşli silahlarla, on kadını kesici aletle, iki kadını boğarak öldürdü.

Çocuğa Şiddet-Çocuk Cinayeti

Erkekler, Ağustos’ta yedi çocuğu öldürdü. Geçen yıl aynı ay sayı 6 idi.

İki çocuğu babası, bir çocuğu abisi, bir çocuğu akrabası, bir çocuğu da erkek arkadaşı öldürdü. İki çocuğu öldüren erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı.

Erkekler 5 çocuğu ateşli silahlarla, bir çocuğu kesici aletle öldürdü. Erkeklerin bir çocuğu nasıl öldürdüğü basına yansımadı.

Cinsel Saldırı /Tecavüz

Erkekler, Ağustos 2022’de en az bir kadına tecavüz etti. Geçen yıl aynı ay erkeklerin tecavüz ettiği kadın sayısı 11 idi.

Bir kadına tecavüz eden beş erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı.

Taciz

Ağustos 2022’de erkekler en az 13 kadını taciz etti. Bu sayı geçen yıl aynı 28 idi. Erkeklerin taciz etiği kadınlardan biri Iraklıydı.

Erkekler, 12 kadını sözlü ve fiziki yollarla taciz etti. Erkekler bir kadına cinsel organını göstererek taciz etti.

Erkekler 10 kadını ev dışı alanlarla taciz etti. Erkeklerin üç kadını nerede taciz ettiği basına yansımadı.

Bir kadını uzman çavuş bir erkek, dört kadını kurye, bir kadını akrabası taciz ederken, 7 kadını taciz eden erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı.

Erkekler, Ağustos’ta en az 12 kız ve oğlan çocuğunu istismar etti. Geçen yıl aynı ay bu sayı 13 idi.

En az sekiz çocuğu taciz eden yedi erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı. İki çocuğu imam, bir çocuğu spor öğretmeni, bir çocuğu da esnaf istismar etti.

Şiddet / Yaralama

Erkekler, Ağustos’ta 79 kadına şiddet uyguladı. Geçen yıl da aynı ay bu sayı, 61 idi.

Erkeklerin şiddet uyguladığı en az 9 kadın “ağır” hasta olarak hastaneye kaldırıldı. Erkekler en az 11 kadına “koruma kararını” ihlal ederek şiddet uyguladı.

Erkeklerin şiddet uyguladığı kadınlardan biri Suriyeli biri de Tanzanya’lıydı. Erkekler en az iki kadına sistematik olarak şiddet uyguluyordu.

Şiddet / Yaralama

Erkekler, Ağustos’ta 79 kadına şiddet uyguladı. Geçen yıl da aynı ay bu sayı, 61 idi.

Erkeklerin şiddet uyguladığı en az 9 kadın “ağır” hasta olarak hastaneye kaldırıldı. Erkekler en az 11 kadına “koruma kararını” ihlal ederek şiddet uyguladı.

Erkeklerin şiddet uyguladığı kadınlardan biri Suriyeli biri de Tanzanya’lıydı. Erkekler en az iki kadına sistematik olarak şiddet uyguluyordu.

Erkekler, 54 kadını darp ederek, 13 kadını kesici aletlerle, dokuz kadını ateşli silahla yaraladı. Erkekler bir kadına otomobille çarparak, iki kadını da yakarak yaraladı.

Erkekler, 23 kadını iş yeri, otobüs, ormanlık alan gibi ev dışı alanlarda,  46 kadını ev içinde yaraladı. Erkeklerin 10 kadına nerede şiddet uyguladığı basına yansımadı.

Seks İşçiliğine Zorlama

Erkekler, Ağustos’ta en az altı kadını seks işçiliğine zorladı. Geçen yıl aynı ay bu sayı, 20 idi. Seks işçiliğine zorlanan kadınlar Türkiye vatandaşı değildi. Seks işçiliğine zorlananlar arasında çocuklar da vardı.

2021-2022

2022’nin ilk sekiz ayında erkekler, 222 kadını öldürdü, 102 kadını taciz etti, 1175 çocuğu istismar etti, 534 kadına şiddet uyguladı, 21 kadına tecavüz etti. Erkekler en az 370 kadını seks işçiliğine zorladı. 2022’nin ilk sekiz ayında 119 132 kadının ölümü basına “şüpheli” olarak yansırken, erkekler, yılın ilk yedi ayında en az 30 çocuğu öldürdü.

2021’in ilk sekiz ayında erkekler, 208 kadını öldürdü, 106 kadını taciz etti, 98 çocuğu istismar etti, 73 kadına tecavüz etti. Erkekler, en az 429 kadını seks işçiliğine zorladı, en az 552 kadına da şiddet uyguladı, yaraladı. 2021’in ilk sekiz ayında 153 kadının ölümü basına “şüpheli” olarak yansırken, erkekler, en az 21 çocuğu öldürdü.

Paylaşın

11 Yılda 3 Bin 330 Kadın Erkekler Tarafından Katledildi

KCDP verilerine göre son 11 yılda 3 bin 330 kadın erkekler tarafından katledildi. Kadın cinayetlerine ilişkin açıklama yapan TKDF de Beyza Doğan cinayetini hatırlatarak kadın cinayetlerindeki cezasızlık politikasına dikkat çekti ve İstanbul Sözleşmesi için mücadele edileceğini vurguladı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Türkiye, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilirken; koruma kararları ve şikâyetlere rağmen her gün en az bir kadın erkekler tarafından katlediliyor. Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu’nun (KCDP) verilerine göre, 2010-2021 yılları arasından 3 bin 330 kadın erkekler tarafından katledildi.

Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF) tarafından yapılan açıklamaya göre geçen ay 32 kadın erkekler tarafından katledildi. Federasyon tarafından yapılan yazılı açıklamada, ağustos ayının başından bu yana ise 12 kadının vahşice katledildiği vurgulandı.

Beyaz Doğan cinayeti hatırlatıldı

Açıklamada, bu ayın başında 35 kez şikâyet edilen Salim Tekin adlı erkeğin 16 yaşındaki Beyza Doğan’ı katlettiği hatırlatılarak, “Öncesinde failini 35 kez şikâyet etmesine rağmen aynı fail tarafından vurularak öldürülen 16 yaşındaki çocuğun hesabını kim verecek?” diye soruldu.

‘Kadınların katledilmesine göz yumuluyor’

BirGün’de yer alan habere göre “Ülkenin her yerinden vahşice işlenmiş kadın cinayetleri haberlerinin gelmediği gün yok” denilen açıklamada, “Eşini öldürüp sosyal medya hesabından gururla paylaşım yapan kadın katillerini cesaretlendiren, ‘Mevcut yasalar yeterli, İstanbul Sözleşmesi’ne gerek yok’ diye bas bas bağıran, şiddeti özendiren, koruma kararlarının ihlal edilmesini görmezden gelerek yaptırım uygulamayan, failleri her aşamada aklayan zihniyet ve destekçileri; her geçen gün daha çok kadının ölmesine neden oluyor. Kağıt üzerinde kalan ve korumayan ‘koruma kararları’ kadınların hayatına mal oluyor. Önleme politikalarının yok edildiği bu süreçte kadınların katledilmesine göz yumuluyor, cezasızlık politikasıyla failler cesaretlendiriliyor” ifadeleri kullanıldı.

‘İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz’

Federasyon açıklamasında İstanbul Sözleşmesi vurgusunda da bulunarak “Eğer İstanbul Sözleşmesi ve koruyucu, önleyici tedbir kararları uygulansaydı birçok kadın hayatta olacaktı. Kadınlar kimsenin malı, namusu değildir. Kadınların hakları, karar alma yetileri, toplumun ve çalışma yaşamının her alanında eşit bireyler olarak var olmaları mücadelemiz devam edecek. İstanbul Sözleşmesi’nden vazgeçmiyoruz” denildi.

BM’den çağrı

Danıştay 10. Dairesi, İstanbul Sözleşmesi’nin feshi talebini reddederken; Birleşmiş Milletler’den (BM) 3 uzman da konuya ilişkin görüşlerini Danıtay’a sundu. Türkiye’ye sözleşmeye dönüş çağrısı yapılırken, “Türkiye’nin gidişatı tersine çevirmesi ve tarihin doğru tarafında yer alması için çok geç değil” ifadeleri kullanıldı.

Paylaşın

HDP’li Gülüm’den Bakan Özer’e: Bilim Emekçisi Kadınların Kıyafetlerine Karışmayın

Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Züleyha Gülüm, Milli Eğitim Bakan Mahmut Özer’e, “Bilimin ışığında bir demokratik bir üniversite inşa etmek, yemek zamları ve barınma sorunu gibi temel sorunları çözmek yerine neden kadınların kılık kıyafeti gündem yapıldı?” diye sordu.

HDP Milletvekili Züleyha Gülüm, Anadolu Üniversitesi’ndeki Kadın Çalışanlara Yönelik Kıyafet Dayatmasına ilişkin soru önergesi verdi. Bakan Özer’in yanıtlamasını istediği önergede Gülüm, şunları belirtti:

– Eskişehir Anadolu Üniversitesi tarafından üniversite çalışanlarına gönderilen bir yazıda “Kamu Kurum ve Kuruluşlarında Çalışan Personelin Kılık Kıyafetine Dair Yönetmelik” hükümlerine uyulması gerektiği belirtilmiştir.

– Kadın çalışanlardan “Kolsuz ve çok açık yakalı gömlek, bluz veya elbise ile strech, kot ve benzeri pantolonlar, terlik tipi (sandalet) ayakkabı giymemeleri, etek boyunun dizden yukarı ve eteğin yırtmaçlı olmaması” istenmiştir. Erkek personelin kılık kıyafeti için de “Elbiseler temiz, düzgün, ütülü ve sade; ayakkabılar kapalı, temiz ve boyalı giyilir. Sandalet veya atkılı ayakkabı giyilmez. Bina içinde ve görev mahallinde baş daima açık bulundurulur”

– Bu yazı bilim emekçileri tarafından, özellikle de kadın bilim emekçileri tarafından tepki ile karşılanmıştır. Üniversite yönetimince erkek egemen baskı ve denetimin bir tezahürü olan Yönetmeliğin ‘hatırlatılması’ kadınların karşı karşıya kaldığı toplumsal cinsiyet rollerinden kaynaklı baskıyı daha da arttıracağı, cinsiyetçi uygulamaları daha da derinleştireceği kaygısını doğurmaktadır.

– Zira kişilik haklarını ihlal eden bu tarz yaklaşım ve uygulamaların, kadınların, kıyafetleri nedeniyle parklarda, otobüslerde veya sokaklarda sıkça karşılaştıkları erkek şiddetini ve eğitim kurumlarındaki cinsiyetçiliği de derinleştireceği açıktır.

– Sermayeden, siyasi ve cinsiyetçi baskılardan bağımsız öğrencilerin ve akademisyenlerin kendilerini özgürce ifade edebilecekleri bir üniversite geleneği inşa etmek, yemek zamları ve barınma sorunu gibi temel sorunları çözmek yerine kıyafet konusunun gündeme getirilmesi eleştirilmektedir.

Gülüm’ün yanıtlanmasını istediği sorular şöyle:

– Anadolu Üniversitesi tarafından personele gönderilen kılık kıyafete ilişkin yazı bilginiz dahilinde mi?

– Bilimin ışığında bir demokratik bir üniversite inşa etmek, yemek zamları ve barınma sorunu gibi temel sorunları çözmek yerine neden kadınların kılık kıyafeti gündem yapıldı?

– Personelin çalışma alanında karşılaştığı sorunlara çözüm üretmek yerine kadınlar bedenlerine müdahale etmek erkek egemen aklın göstergesi değil mi?

– Sermayenin ve siyasi iktidarın denetimi altına alınmaya çalışan, kadınların ne giyip ne giymeyeceklerine müdahale ederek kişilik haklarının ihlal edildiği üniversitelerin özerk, bağımsız ve bilimsel olma hüviyetinden söz edilebilir mi?

Paylaşın

İskoçya, Regl Ürünlerine Ücretsiz Erişimi Yasalaştıran İlk Ülke Oldu

İskoçya, regl dönemi için hijyen ürünlerini yasal bir hak olarak ücretsiz sunmaya başlayan ilk ülke oldu. Yürürlüğe giren 2021 Regl Ürünleri Yasası gereğince yerel makamlar ve eğitim kurumları artık ihtiyacı olan herkese ped ve tampon gibi ürünleri ücretsiz sunmak zorunda.

İskoç hükümetinden yapılan açıklamada, regl ürünlerine erişimi finanse etmek için 32 milyon euroluk yatırım yapıldığı ve yeni yasanın bu süreci güçlendireceği ifade edildi.

Söz konusu yasal düzenleme için kampanya yürüten İşçi Partisi Milletvekili Monica Lennon, konuyla ilgili sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak regl ürünlerine ücretsiz erişim hakkını, “büyük bir dönüm noktası” olarak değerlendirerek şu değerlendirmede bulundu:

Hayat pahalılığı krizi sürerken, Regl Ürünleri Yasası, hizmet ettiğimiz insanların iyiliği için politikacılar bir araya geldiğinde nelerin başarılabileceğini gösteren bir umut ışığıdır.

Sosyal Adalet Bakanı Shona Robison ise regl ürünlerine ücretsiz erişim sağlamanın eşitlik ve onurlu yaşam için vazgeçilmez olduğunu söyledi.

İskoç hükümeti ortaklığında Hey Girls şirketi tarafından bu yılın başlarında kullanıma açılan “PickupMyPeriod” mobil uygulamasıyla ihtiyacı olan herkes dönem ürünlerini almak için en yakın teslimat noktasını bulabiliyor.

Hey Girls şirketinin kurucusu Celia Hudson “Regl Ürünleri Yasası, İskoçya’nın regl ürünlerinin lüks tüketim ürünleri olmadığını ve herkes için ücretsiz erişilebilir olması gerektiğini anlamada öncülük ettiğini gösteriyor” şeklinde konuştu.

Teklif 2017’de verilmişti

İskoçyalı parlamenter Monica Lennonz’un önerdiği Regl Dönemi Ürünlerinin Ücretsiz Sağlanması Yasa Tasarısı,ı 2017’de sunulmuştu.

O dönemde, yasanın beraberinde getireceği maliyetin 24,1 milyon sterlin (2020 kuruyla yaklaşık 191 milyon TL) olacağı tahmin ediliyordu.

Lennon, o dönemde yaptığı açıklamada da “Bunlar lüks ürünler değil. Aslında bunlar temel ihtiyaçlar ve İskoçya’da hiç kimse regl dönemi ürünlerinden yoksun bırakılmamalı” ifadelerini kullanmıştı.

İskoçya 2018’de de ilkokul, lise ve üniversitelerde hijyen ürünlerini bedava kılarak dünya genelinde bir ilke imza atmıştı.

Paylaşın

Bir Hafta İçinde İzmir’de 4, Türkiye Genelinde 9 Kadın Öldürüldü

Kadına yönelik şiddet her geçen gün artarak devam ediyor. Son bir hafta içinde İzmir’de dört, Türkiye genelinde dokuz kadının katledildi. Cinayetleri protesto eden kadınlar, devletin kadınları korumamasına tepki gösterdi. 

Kadın Cinayetlerini Durduracağız Platformu (KCDP), bir hafta içerisinde gerçekleşen cinayetleri İzmir, Türkan Saylan Kültür Merkezi önünde protesto etti.

Eylemde bu hafta katledilen kadınların hikayeleri okunarak, adalet istendi. Katledilen kadınların fotoğraflarının taşındığı eylemde kadın katliamlarına karşı sık sık sloganlar atılarak, hesap sorulacağı vurgulandı.

Devlet korumuyor

Açıklamayı yapan KCDP üyesi Elif Tunca, İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasından bu yana 409 kadın cinayeti ve 328 şüpheli ölüm gerçekleştiğini söyledi. Sözü edilenin sayılar değil, yaşamlar olduğunu ifade eden Tunca, “O yaşamlar devlet için önemsiz olacak ki, hiçbirini korumadı, önlemedi. Üstüne faillere cesaret verdi” dedi.

Katledilen kadınlar haklarını biliyorlardı

Son haftada katledilen kadınlara dikkati çeken Tunca, “Ezgi defalarca koruma kararı çıkartmış, Beyza’nın babası 35 kere şikayetçi olmuş. Hanife’nin koruma kararı mevcutmuş. Bu kadınlar haklarını bilmeyen kadınlar değildi, aileleri de bunun farkındaydı.” dedi.

“Artık çoğu kadın hakkını biliyor, hukuki imkanlarını biliyor. Kadınlar şiddete uğrarsa nerelere başvurabilir biliyor ve o kurumlar ne yapmak zorunda olduğunu biliyor. Onlar yapılmadığında kadınlar defalarca başvurmaya devam ediyor” diye belirtti.

Tunca, kadın katliamlarını durduracaklarını yineleyerek,”Kadınları devlet korumuyor” dedi. “Bunun için mücadeleye devam edeceğiz.”

(Görsel: MA)

Paylaşın

Erkekler Temmuz Ayında En Az 28 Kadını Öldürdü

bianet’in yerel ve ulusal gazetelerden, haber sitelerinden ve ajanslardan derlediği haberlere göre; erkekler Temmuz’da erkekler az 28 kadını ve bir çocuğu öldürdü. Erkekler, en az 64 kadına şiddet uyguladı, en az 16 kız ve oğlan çocuğunu istismar etti, en az 17 kadını taciz etti, 12 kadını da seks işçiliğine zorladı.

Temmuz’da en az 14 kadının ölümü basına “şüpheli” (Adıyaman (2), Aydın (2) Antalya (1), Kastamonu (1), Erzincan (1), İstanbul (2), Muğla (1), Kocaeli (1), Edirne (1), Urfa(1), Sakarya (1)) ölüm olarak yansıdı.

Cinayet

Erkekler, Temmuz’da en az 28 kadını öldürdü; geçen yıl bu sayı 24 idi. Ayrıca erkekler, kadınların yanındaki en az üç erkeği de öldürdü. En az beş kadın koruma kararı rağmen öldürdü. Öldürülen kadınlardan biri Özbekistanlıydı.

Erkeklerin 17 kadını öldürme “bahanesi” basına yansımadı. Erkekler 10 kadını ayrılmak istediği veya barışmak istemediği için öldürdü. Erkekler bir kadını da kızı “ayrılmak istediği” için öldürdü.

18 kadını kocası, eski kocası, sevgilisi erkekler, iki kadını abisi, bir kadını oğlu, bir kadını damadı, bir kadını akrabası erkekler, bir kadını da arkadaşı öldürdü. Dört kadını öldüren dört erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı.

Erkekler, 15 kadını ev içinde, altı kadını işyeri, ormanlık alan, sokak, hastane gibi ev dışı alanlarda öldürdü. Erkeklerin yedi kadını nerede öldürdüğü basına yansımadı.

Erkekler, 21 kadını ateşli silahlarla, dört kadını kesici aletle, bir kadını asitle, bir kadını döverek, bir kadını boğarak öldürdü.

Çocuğa Şiddet-Çocuk Cinayeti

Erkekler, Temmuz’da bir çocuğu öldürdü.

Eskişehir’de iki çocuk üvey babalarının kendilerine şiddet uyguladığını açıkladı. Adana ve Kars’ta iki erkek çocuklarına şiddet uyguladı.

Bir çocuğu babası öldürdü.

Cinsel Saldırı /Tecavüz

Erkekler, Temmuz 2022’de en beş kadına tecavüz etti. Geçen yıl aynı ay erkeklerin tecavüz ettiği kadın sayısı yediydi.

Bir kadına akrabası iki erkek, iki kadına yakınlık derecesi basına yansımayan iki erkek, bir kadına sevgilisi bir kadına da arkadaşı tecavüz etti.

Erkekler iki kadına ev içinde, üç kadına da pansiyon, market, işyeri gibi ev dışı alanlarda tecavüz etti.

Erkeklerin tecavüz ettiği kadınlardan biri Türkiye vatandaşı değildi. Bir kadın da engelliydi.

Taciz

Temmuz 2022’de erkekler en az 17 kadını taciz etti. Bu sayı geçen yıl aynı 21’idi.

Erkekler, beş kadını sözlü ve fiziki yollarla taciz etti. Erkekler 11 kadını da fotoğrafını veya videosunu çekerek taciz etti. Erkekler bir kadına da cinsel organını göstererek taciz etti.

Erkekler 17 kadını da ev dışı alanlarla taciz etti.

Kadınları taciz eden erkeklerden biri kadının patronuyken, 11 fail erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı.

Çocuk İstismarı

Erkekler, Temmuz’da en az 16 kız ve oğlan çocuğunu istismar etti. Geçen yıl aynı ay bu sayı 13 idi.

En az altı çocuğu istismar eden dokuz erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı. İki çocuğu komşusu, yedi çocuğu imam bir çocuğu istismar etti.

Erkekler, üç çocuğu ev içinde, 16 çocuğu kuran kursu, sokak gibi ev dışı alanlarda istismar etti.

Şiddet / Yaralama

Erkekler, Temmuz’da en az 64 kadına şiddet uyguladı. Geçen yıl da aynı ay bu sayı, 77 idi.

Erkeklerin şiddet uyguladığı 16 kadın “ağır” hasta olarak hastaneye kaldırıldı. Erkekler en az 12 kadına “koruma kararını” ihlal ederek şiddet uyguladı.

Erkeklerin şiddet uyguladığı kadınlardan, üçü trans kadındı. Kadınlara şiddet uygulayanlar arasında polis ve bekçiler de vardı.

Erkeklerin şiddet uyguladığı kadınlardan biri Türkmenistanlı biri de Suriyeliydi.

En az 41 kadını kocası, eski sevgilisi yaraladı, 12 kadına şiddet uygulayan 13 erkeğin yakınlık derecesi basına yansımadı. Bir kadını komşusu erkek, üç kadına oğlu, bir kadını akrabası, bir kadını kardeşi, üç trans kadını polis bekçi erkekler, bir kadını hastası, bir kadını da damadı yaraladı.

Erkekler, 15 kadına boşanmak istediği/barışmak istemediği için şiddet uygularken, bir kadına “dini saiklerle”, bir kadına da “cinsel saldırıda bulunmak” için şiddet uyguladı. Erkeklerin 47 kadına şiddet uygulama bahanesi basına yansımadı.

Erkekler, 45  kadını darp ederek yaralarken, sekiz kadını ateşli silahlarla, 11 kadını da kesici aletle yaraladı.

Erkekler, 16 kadını iş yeri, otobüs, ormanlık alan gibi ev dışı alanlarda, 36 kadını ev içinde yaraladı. Erkeklerin 12 kadına nerede şiddet uyguladığı basına yansımadı.

Seks İşçiliğine Zorlama

Erkekler, Temmuz’da en az 12 kadını seks işçiliğine zorladı. Geçen yıl aynı ay bu sayı, 36 idi. Seks işçiliğine zorlanan kadınlar Türkiye vatandaşı değildi. Seks işçiliğine zorlananlar arasında çocuklar da vardı.

 

Paylaşın