DİSK, Asgari Ücret Talebini Açıkladı: Net 5 Bin 200 TL

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) 2022 yılı için asgari ücret talebini Genel İş Genel Merkezi’nde düzenlediği basın toplantısıyla duyurdu. DİSK Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu, “Asgari ücretin 1936’da yasalaşmasından bu yana 85 yıl geçti. 1974’te asgari ücretin ulusal düzeyde saptanmasının üzerinden ise 47 yıl geçti. Türkiye oldukça uzun bir asgari ücret geleneğine sahiptir. Asgari ücret için verilen mücadele ülkemiz işçi hareketinde önemli bir yer tutmaktadır.” dedi.

Haber Merkezi / “DİSK asgari ücretin saptandığı Asgari Ücret Tespit Komisyonunda maalesef temsil edilmiyor. Bunu önemli bir eksiklik olarak görmemize rağmen asgari ücretin sadece masa başında belirlenemeyeceğinin bilincinde olarak yıllardır asgari ücret tespit sürecine aktif biçimde müdahale etmeye, asgari ücret konusunda üyelerimizin ve çalışanların farkındalığını artırmaya ve mücadeleyi yükseltmeye devam ediyoruz.” diyen Çerkezoğlu, açıklamasının devamında şu ifadeleri kullandı;

“Her yıl kapsamlı asgari ücret raporları ile asgari ücret taleplerimizin bilimsel temellerini ortaya koyuyoruz. Daha önemlisi asgari ücret belirleme sürecini sadece masa başı müzakere sürecinden bir mücadele sürecine dönüştürmeye çalışıyoruz.

Önümüzdeki günlerde asgari ücrete ilişkin kapsamlı bir araştırma yayımlayacağız ancak asgari ücretin henüz müzakereler başlamadan çok önemli bir gündem haline gelmesi nedeniyle DİSK olarak temel görüşlerimizi ve taleplerimizi bir an önce kamuoyu ile paylaşmak istedik.

Asgari ücret sürecinde bütün emek örgütlerinin ortak bir tutum alması ve ortak politikalarla asgari ücret mücadelesi yürütmesinin son derece önemli olduğunu biliyoruz. Bu çerçevede geçmiş yıllarda DİSK, TÜRK-İŞ ve HAK-İŞ tarafından açıklanan asgari ücrete ilişkin politikaların arkasında olduğumuzu bir kez daha açıklıyor ve bu yıl da benzer bir ortak tutumun son derece yararlı olacağını düşünüyoruz.

Asgari ücretin milyonların meselesi olduğunun farkında olarak aşağıdaki tespit ile talepleri kamuoyu ile paylaşıyor ve önümüzdeki günlerde bunlar için mücadeleyi yükselteceğimizi ilan ediyoruz.”

Talepler

DİSK Yönetim Kurulu adına açıklama yapan Çerkezoğlu, DİSK’in taleplerini maddeler halinde şu ifadelerle paylaştı:

  • Gerek 2018’den bu yana devam eden ekonomik kriz gerek Covid-19’un yaratmış olduğu iş ve gelir kayıpları, gerekse son aylarda giderek tırmanan fiyat artışları geniş emekçi kesimlerin alım gücünü düşürmüş ve pahalılığı en önemli toplumsal sorunlardan biri haline getirmiştir. Bugün Türkiye’de geçinebilmek emekçilerin en temel sorundur.
  • Pahalılığın panzehiri ücretlerin ve emek gelirlerinin artırılmasıdır. Bu nedenle 2022 asgari ücreti için oldukça güçlü bir beklenti oluşmuştur. Asgari ücretin insanca yaşamaya yetecek bir düzeye yükseltilmesi için güçlü bir toplumsal talep var. Bu talep sonuna kadar haklıdır ve insanca bir yaşamı olanaklı kılan asgari ücret artışı mümkündür.
  • İşçi sınıfı, emekçiler uzun çalışma saatleriyle ve ağır koşullar altında çalışarak, üreterek değer yaratmakta, ekonomiyi büyütmektedir. İşçilerin bunun karşılığından adil ve insanca yaşayacak bir ücrete hakkı vardır. Ancak bütün ekonomik göstergeler, emekçilerin ülkenin büyümesinden ve artan üretimden payını alamadığını; tersine yoksullaştığını ve sömürünün arttığını ortaya koymaktadır.
  • Asgari ücret düzeyi şu anda açlık sınırının altındadır. 10 bin TL’yi aşan yoksulluk sınırı ile asgari ücret arasında ise büyük bir uçurum vardır.
  • TL’nin hızla değer kaybetmesi nedeniyle asgari ücret dolar cinsinden son 15 yılın en düşük düzeyine gerilemiştir. Böylece Türkiye işgücü maliyeti açısından tekrar bir “ucuz emek cenneti” haline gelmiştir.
  • Asgari ücret genel ücret düzeyi açısından önemli bir göstergedir. Ücretlerin alt sınırı olan asgari ücretin diğer ücret ve emek gelirlerini de yukarı çekmesi gerekir. Bu nedenle asgari ücret gelir bölüşümü açısından kritik bir öneme sahiptir.
  • Ancak asgari ücret ülkemizde ücretlerin alt sınırı olmaktan çıkmış ve son yıllarda giderek ortalama ücret haline gelmeye başlamıştır. Avrupa ülkeleri içinde asgari ücret civarında ücretle çalışanların oranının en yüksek olduğu ülke Türkiye’dir.
  • Asgari ücrette yaşanan artışlar diğer emek gelirlerine yansımadığı için (özel sektördeki diğer ücretler, kamu işçisi ücretleri, memur maaşları ve emekli aylıkları asgari ücretten çok daha düşük arttığı için) ortalama ücretlerle asgari ücret arasında makas kapanmakta ve giderek daha fazla işçi asgari ücret civarında ücretlerle çalışmaya mahkûm olmaktadır.
  • Bugün asgari ücret dediğimizde sınırlı bir işçi kesiminin değil milyonların ücretini konuşuyoruz. Asgari ücret memleket ücreti haline gelmiştir.
  • Türkiye’nin bir asgari ücretliler toplumu haline gelmesinin temel sebebi sendikalaşmanın ve toplu iş sözleşmesi kapsamının son derece düşük olması ve mevzuatta var olmasına rağmen işverenlerin istememesi nedeniyle teşmil sisteminin uygulanmamasıdır. Öte yandan AKP hükümetleri asgari ücretteki artış oranlarını memur maaşlarına, emekli aylıklarına ve kamu işçisinin ücretlerine yansıtmaktan kaçınmaktadır. Tüm bunların sonucunda Türkiye, giderek bir asgari ücretliler toplumu haline gelmektedir.
  • Bu kadar geniş kesimleri kapsayan asgari ücret üzerinde oldukça ağır bir vergi ve kesinti yükü söz konusudur. 2021 yılında brüt asgari ücretten 750 TL’den fazla vergi ve kesinti yapılmaktadır. Emekçiler tarafından ödenen dolaylı vergilerle asgari ücretin net harcanabilir kısmı daha da azalmaktadır.
  • Asgari ücret ülkemizde uluslararası standartların aksine işçinin ailesi hesaba katılmadan sadece kendisi için hesaplanmaktadır.

DİSK’in asgari ücret talepleri ise şu ifadelerle açıklandı:

  • Asgari ücret ülkemizde en düşük ücret değil ortalama ücret haline gelmiştir. Asgari ücret tespitinde bu gerçek dikkate alınmalıdır.
  • Asgari ücret sadece işçinin kendisinin değil ailesinin de geçim şartları dikkate alınarak adil bir düzeyde saptanmalıdır.
  • Asgari ücret baskılanmış ve güdümlü resmi enflasyona göre değil geçim şartlarına ve ekonomik büyümeye göre saptanmalıdır. Dar gelirlilerin gıda enflasyonu ile kişi başına ekonomik büyüme asgari ücret artışında esas alınmalıdır.
  • Asgari ücret net ödenmelidir. Ücretlerin asgari ücret kadar kısmından vergi alınmamalı ve asgari ücretliye bütçeden sosyal güvenlik pirim desteği sağlanmalıdır.
  • Asgari ücret sonrası ücretlere uygulanacak vergi dilimi yüzde 10 olmalıdır. Vergi dilimlerine uygulanacak tarife enflasyon, ekonomik büyüme ve yeniden değerleme oranları dikkate alınarak saptanmalıdır.
  • Asgari ücret artışında yoksulluk sınırı bir kriter olarak dikkate alınmalı ve hanede iki çalışan olması varsayımından hareketle asgari ücret yoksulluk sınırının yarısı civarında olmalıdır.
  • Asgari ücret saptanırken bütün ücretlerde iyileşme sağlayacak vergi ve pirim desteği sağlanmalıdır.
  • En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyinde olmalıdır.
  • Diğer emek gelirlerindeki artışlar (ücretler, maaşlar, yevmiyeler ve emekli aylık ve gelirleri) asgari ücret artışının altında kalmamalıdır.
  • Yasada yer alan teşmil mekanizması (toplu iş sözleşmelerinin sendikasız işyerlerine ve işçilere genişletilmesi) etkin biçimde uygulanmalıdır.
  • Sendikalaşma ve toplu pazarlık önündeki engeller kaldırılmalı ve böylece Türkiye bir asgari ücretliler toplumu olmaktan çıkarılmalıdır.

Bütün ücretlere 1.000 TL iyileştirme yapılmalıdır!

  • Ücretlerin asgari ücret kadar kısmı için 1.000 TL tutarında vergi ve pirim indirimi sağlanmalıdır. Bu destek Hazine tarafından karşılanmalıdır. Böylece bütün çalışanların ücretlerinde 1.000 TL iyileştirme mümkün olacaktır.

Asgari ücret net 5.200 TL olmalıdır!

  • Gerek yoksulluk sınırı gerek gıda fiyatları artışı ve gerekse ekonomik büyüme dikkate alındığında 2022 yılında asgari ücreti en az net 5.200 TL olmalıdır. Dört kişilik bir ailenin asgari geçim şartlarını belirleyen yoksulluk sınırının Kasım 2021 itibarıyla 10 bin 200 TL’yi aştığını, Aralık 2021’de ve 2022 yılında daha da yükseleceğini dikkate alarak (bir hanede iki asgari ücretli çalışan olduğu varsayımı ile) asgari ücretin yoksulluk sınırının yarısından az olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Bu nedenle 2022 yılı asgari ücreti 5.200 TL olmalıdır.

En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilmelidir!

  • 2008 yılında çıkarılan 5510 sayılı Yasa’dan önce asgari ücretten düşük emekli aylığı söz konusu değildi. Günümüzde emekli aylıkları Hazine tarafından karşılanan farkla 1.500 TL’ye tamamlanmaktadır. Emekli aylıklarında alt sınır asgari ücret olmalıdır.
Paylaşın

1 Milyon 255 bin Üniversite Mezunu İşsiz

Genç İşsizler Platformu hazırladığı ‘Kasım 2021 İşsizlik ve İstihdam Raporu’nu yayınladı. Raporda, üniversiteli olup iş gücünün dışında kalanların sayısının 1 milyon 255 bin kişi olduğu belirtilirken, üniversite mezunlarının birçoğunun alanları dışında çalıştığı bilgisine de yer verildi.

Rapora göre 15-34 yaş arasındaki 492 bin genç 1 yıldan uzun süredir iş arıyor. 1 yıldan fazla süredir iş arayan üniversiteli sayısı da 233 bin.  Eğitim düzeyinin artması, iş bulmanın zorlaşması ve ortalama ömrün uzamasıyla birlikte genç işsizliğinin 35 yaşa kadar devam ettiği belirtilen raporda, 15-34 yaş arasında 2 milyon 379 bin gencin dar tanımlı işsiz, 3 milyon 806 bin kişinin de geniş tanımlı genç işsiz olduğu da aktarıldı.

Genç İşsizler Platformu Sözcüsü Dr. Murat Kubilay raporda son 4 hafta içinde iş başvurusu yapıp 2 hafta içinde işe başlamaya hazır olan fakat iş bulamayanların ‘dar tanımlı’ işsizliği, iş bulma ümidini tümden yitirenlerin, iş başvurusu yapmasa da çalışmaya hazır olanların ‘geniş tanımlı’ işsizliği temsil ettiğini hatırlattı.

Bu haliyle TÜİK’in ön plana çıkardığı 15-24 yaş arası dar tanımlı genç işsizliğin yüzde 22 olduğuna vurgu yapan Platform, “Oysa dar tanımlı işsizliğin çok üzerinde, yüzde 31,8 oranında geniş tanımlı genç işsizlik var” dedi.

Eğitim düzeyinin artması, iş bulmanın zorlaşması ve ortalama ömrün uzamasıyla birlikte genç işsizliğinin 35 yaşa kadar devam ettiğini belirten Platform 15-34 yaş arasında 2 milyon 379 bin gencin dar tanımlı işsiz, 3 milyon 806 bin kişinin de geniş tanımlı genç işsiz olduğunu aktardı.

673 bin kişi ümidini kesti

Rapordan detaylar şöyle:

  • İktisadi buhran ve pandemi nedeniyle genç istihdamda; 2017’den sonra 398 bin kişilik kayıp yaşandı.
  • Olumsuz emek piyasası koşullarından ötürü ümidini tümden yitirip iş gücü dışında kalan genç sayısı 673 bin.
  • İş bulma ihtimali düşük olduğu için iş başvurusu yapmayan, aktif olarak iş arayan ama hemen başlayamayacak olan ve iş bulsa çalışmaya hazır gençlerin sayısı 754 bine ulaştı.

Genç kadın işsizliği erkeklerden fazla

  • 15-34 yaş grubundaki işsizlerin yanı sıra 10 milyon 423 bin genç iş gücünün içinde yer almıyor.
  • 995 bin üniversite mezunu işsize ek olarak 1 milyon 257 bin mezun iş gücünde dahi bulunmamakta ve iktisaden atıl kalmakta.
  • Kadınlar ve erkekler arasındaki iş gücüne katılım farkı en çok ilköğretim ve altındaki eğitim düzeyinde belirgin. Bu eğitim düzeyindeki 4 milyon 46 bin kadın iş gücün yok
  • Üniversite mezunu 970 bin kadın yükseköğrenim düzeylerine rağmen iş aramamakta; iş gücüne katılımda kadın-erkek farkı yükseköğretime rağmen kapanmamakta.
  • Bu yaş grubunda iş gücüne girmeyen erkek sayısı 3 milyon 180 bin iken kadın sayısı 7 milyon 243 bin.

1 milyon 255 bin üniversiteli işsiz

  • Bu dönemde mezun sayısındaki büyük artış üniversiteli işsizliğine neden oldu ve yüzde 19,6 oran ile 5 üniversiteliden 1’i işsiz duruma düştü.
  • Artan üniversite sayısı ile üniversiteli çalışan sayısı da arttı. İşe ilk giriş ücretleri asgari ücret düzeyinde ve bazen altında kalıyor; ayrıca kayıt dışı çalışma oldukça yaygın. Birçoğu mesleki alanlarında değil, vasıfsız işlerde çalışıyor.
  • Üniversite mezuniyeti iş garantisi sağlamıyor. 6 milyon 327 bin mezunun yalnızca 4 milyon 77 bini iş bulabildi.
  • Yeterli istihdamın yaratılamaması sonucu üniversiteli işsiz sayısı 995 bine çıktı. Mezunların birçoğu alanları dışında çalışıyor.
  • Üniversiteli olup iş gücünün dışında kalanlar 1 milyon 255 bin kişi.

492 bin genç 1 yıldan uzun süredir iş arıyor

  • İşsiz kişi sayısı ve oranlarındaki artışa ek olarak işsizlik süresi de gittikçe uzuyor. 1 yıldan fazla süredir iş arayan 15-34 yaş arası genç sayısı, 492 bin ile yüksek seyrini koruyor.
  • 1 yıldan fazla süredir iş arayan üniversiteli sayısı da 233 bin ile yüksek düzeyde seyrediyor. Üniversite mezunlarının uzayan iş arama süreleri KYK kredi borçlarının ödenememesine yol açıyor.

(Kaynak: bianet.org)

Paylaşın

10 Ayda 1853 İşçi İş Kazalarında Hayatını Kaybetti

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), iş sağlığı ve güvenliği hakkında derlenen son verileri açıkladı. Açıklanan verilere göre, Ekim ayında en az 165 işçi iş kazalarında hayatını kaybederken, 2021 yılının ilk on ayında ise iş kazalarında en az 1853 işçi iş kazalarında yaşamını yitirdi.

Haber Merkezi / İSİG tarafından yapılan açıklamada, çalışanların hayat standartlarının yükseltilmesi için de talepler sıralandı. İSİG tarafından yapılan açıklamada dile getirilen talepler şöyle;

En kapsamlı toplu iş sözleşmesi olan asgari ücret görüşmeleri öncesi tartışmalar başladı. İktidar temsilcileri ve yandaş medyada 3500-3800 TL civarı asgari ücret tutarları dillendirilip seçim kozu olarak sunulmaya çalışılıyor. Türk-İş Başkanı ise tarihin en büyük artışı olacağını söyleyip bu işi fazla uzatmadan on günde bitirelim diyor.

Diğer yandan işçi örgütlenmeleri (sendikalar, dernekler, işçi birlikleri, odalar, partiler) alanlara çıkarak asgari ücret sürecine dair taleplerini haykırmaya başladı:

  • İnsanca yaşamaya yetecek asgari ücret belirlensin.
  • Asgari ücret ve bütün ücretlerin asgari ücret kadarı için tüm vergi ve kesintiler sıfırlansın, net ödensin.
  • Asgari ücret sonrası ilk vergiye esas gelir dilimleri milli gelire göre artırılsın.
  • En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilsin.
  • Elektrik, su, doğalgaz ve internet faturaları vergi ve kesintiden muaf tutulsun.
  • Tüm gıda ürünlerinde KDV sıfırlansın.
  • Asgari ücret görüşmeleri halka açık olarak yapılsın.

İSİG tarafından yüzde 64’ünü ulusal basından; yüzde 36’sını ise yerel basın, işçilerin mesai arkadaşları, aileleri, iş güvenliği uzmanları, işyeri hekimleri, meslek örgütleri ve sendikalardan öğrenilen bilgilere dayanarak tespit edilen veriler açıklandı.

Tespitlere göre Ekim ayında en az 165 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti. İş kazalarında hayatını kaybeden işçilerin aylara göre dağılımı ise şöyle oldu:

  • Ocak ayında en az 203 işçi,
  • Şubat ayında en az 142 işçi,
  • Mart ayında en az 144 işçi,
  • Nisan ayında en az 258 işçi,
  • Mayıs ayında en az 239 işçi,
  • Haziran ayında en az 180 işçi,
  • Temmuz ayında en az 155 işçi,
  • Ağustos ayında en az 178 işçi,
  • Eylül ayında en az 189 işçi,

• 2021 yılının ilk on ayında iş kazalarında en az 1853 işçi hayatını kaybetti. 165 emekçinin 145’i ücretli (işçi ve memur), 20’si kendi nam ve hesabına çalışanlardan (çiftçi ve esnaf) oluşuyor.

İş kazalarında ölenlerin 16’sı kadın işçi, 149’u erkek işçi. Kadın işçi cinayetleri eğitim, metal, sağlık ve genel işler işkollarında meydana geldi. Beş göçmen/mülteci işçi hayatını kaybetti: 3’ü Suriyeli, 1’i Afganistanlı ve 1’i Gürcistanlı.

Öte yandan, İSİG ölümlerin sektörlere göre dağılımını da duyurdu. Açıklamaya göre, ölümler en çok inşaat/yol, ticaret/büro/eğitim/sinema, tarım/orman, sağlık, taşımacılık, madencilik, konaklama, belediye/genel işler, kimya, metal, gıda, gemi/tersane, güvenlik ve enerji işkollarında meydana geldi.

En fazla ölüm nedenleri Covid-19, ezilme/göçük, trafik/servis kazası, yüksekten düşme, zehirlenme/boğulma, kalp krizi, şiddet, patlama/yanma, intihar, elektrik çarpması ve kesilme/kopma oldu.

Tarım işçisi olarak çalışan 2 çocuk da yaşamını yitirdi. 51 yaş ve üstünde ise çalışırken ölen 51 emekçi bulunuyor. Bunlar,çiftçiler ve esnaflar ile tarım, gıda, maden, kimya, eğitim, sinema, ticaret, çimento, inşaat, taşımacılık, sağlık, spor, güvenlik ve belediye işçileri oldu.

15 ölüm İstanbul’da; 8 ölüm Kocaeli’de; 7 ölüm Antalya’da; 6’şar ölüm Ankara, Bursa, Samsun ve Zonguldak’ta; 5’er ölüm İzmir, Konya, Rize, Sakarya, Şanlıurfa ve Uşak’ta; 4’er ölüm Çorum ve Eskişehir’de, 3’er ölüm Adana, Batman, Erzurum, Hakkari, Kayseri, Kütahya, Mersin, Tekirdağ ve Trabzon’da; 2’şer ölüm Aydın, Balıkesir, Bingöl, Çanakkale, Düzce, Giresun, Isparta, Malatya, Manisa, Muğla, Niğde, Tokat ve Bulgaristan’da; 1 ölüm Adıyaman, Afyon, Bartın, Bolu, Denizli, Elazığ, Gaziantep, Gümüşhane, Hatay, Kahramanmaraş, Kastamonu, Kırıkkale, Nevşehir, Ordu, Siirt, Sivas, Tunceli, Van, Çin ve Gana’da meydana geldi.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Ücretli Çalışan Sayısı Yüzde 9.3 Arttı

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ‘Eylül 2021 Ücretli Çalışan İstatistikleri’ni açıkladı. Buna göre, sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı eylül ayında bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 9,3 arttı.

Haber Merkezi / Verilere göre, ücretli çalışan sayısı bir önceki yılın aynı ayında 12 milyon 702 bin 090 kişi iken, eylül ayında 13 milyon 885 bin 464 kişi oldu.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; 2021 yılı Eylül ayında ücretli çalışan sayısı yıllık olarak sanayi sektöründe yüzde 8,6, inşaat sektöründe yüzde 10,1 ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 9,6 arttı.

Sanayi, inşaat ve ticaret-hizmet sektörleri toplamında ücretli çalışan sayısı eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 0,5 arttı.

Ücretli çalışanların alt detaylarına bakıldığında; eylül ayında ücretli çalışanlar aylık olarak sanayi sektöründe yüzde 0,3 arttı, inşaat sektöründe yüzde 0,1 azaldı ve ticaret-hizmet sektöründe yüzde 0,7 arttı.

Paylaşın

DİSK: Ücret Mücadelesi Demokrasi Mücadelesidir

Asgari ücretin ortalama ücret haline geldiğine, milyonların asgari ücrete mahkum hale getirildiğine dikkat çeken DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, bir ülkede sendikalaşma oranı ne kadar düşükse asgari ücretli sayısı o kadar yüksek olur. Bu nedenle ücret mücadelesinin demokrasi mücadelesi olduğunun altını çizdi.

Haber Merkezi / Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) geçtiğimiz hafta işyerlerinde başlattığı “Gelirde adalet, vergide adalet” kampanyasını meydanlara taşıdı.

İstanbul, Ankara, Adana, Antep, Diyarbakır, Edirne ve Eskişehir’de eylem yaptı. İstanbul’daki eylemin merkezi Beşiktaş’taki Barbaros Meydanı’ydı. Buradaki eyleme DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK Yönetim Kurulu üyesi Seyit Aslan ve DİSK İstanbul Bölge Temsilcisi Nevzat Karataş da katıldı.

Burada konuşan Çerkezoğlu, siyasi iktidarın emeği ucuzlattığını, TL’nin değersizleşmesi üzerine kurulu bir büyüme politikası izlediğini söyledi.

Çerkezoğlu, “Yaşadığımız karakış, beceriksizlikten değil iktidarın tercihlerinden kaynaklanıyor” dedi. DİSK’in yıllardır sürdürdüğü asgari ücret tutarının vergi dışı bırakılması ve kesinti yükünün Hazine’den karşılanması mücadelesini anlatan Çerkezoğlu “Vergide adalet olmadan gelirde adalet olmaz” diye konuştu.

DİSK Genel Başkanı Çerkezoğlu özetle şöyle konuştu:

“Ülkeyi yönetenler şahlanan Türkiye’den bahsediyor. Bir avuç sermayedar için, yandaş şirketler için dedikleri doğru olabilir. Ama emekçiler için halk için işsizlik büyüyor, pahalılık artıyor, borçlar kabarıyor, faturalar şahlanıyor. Alım gücümüzün düştüğünü her gün çarşıda, pazarda, markette yaşadıklarımızla biliyoruz.

Devletin bir kurumu TÜİK ‘işsizlik azaldı’ derken, diğer kurumu İŞKUR ‘işsizlik arttı’ diyor. Tüm istatistik oyunlarına rağmen işsiz sayısı 8 milyona yaklaştı. İşsizlik rakamlarla gizlenemiyor. Biz işsizliğin arttığını artık hemen her evde olan işsizlerden, özellikle genç ve kadın işsizlerden görüyoruz.

Her gece yarın nelere zam gelecek, eriyen ücretlerimizle nasıl geçineceğiz, kapıya dayanan kara kışı nasıl atlatacağız endişesiyle uykularımız kaçıyor.  Her sabah paramızın döviz ve zamlar karşısında adeta pula döndüğü, yoksulluğun ve işsizliğin arttığı bir güne uyanıyoruz. Televizyonları, gazeteleri, istatistik kurumları ne derse desin gerçeği biz yaşıyoruz. Ülkenin dört bir yanında ‘iş bulamıyoruz’, ‘barınamıyoruz’, ‘geçinemiyoruz’ çığlıkları yükseliyor.”

“Asgari ücrette vergi sıfırlansın”

Çerkezoğlu konuşmasının sonunda, ülkenin dört bir yanındaki basın açıklamalarında ve işyerlerindeki eylemlerde ifade ettikleri talepleri bir kez daha şu şekilde sıraladı:

  • Asgari ücret ve bütün ücretlerin asgari ücret kadarı için tüm vergi ve kesintiler sıfırlansın ve net ödensin. Böylece tüm ücretler yaklaşık 750 lira artırılsın.
  • Asgari ücret sonrası ilk vergi dilimine uygulanan tarife oranı yüzde 10’a indirilsin. Vergiye esas gelir dilimleri milli gelire göre artırılsın.
  • En düşük emekli aylığı asgari ücret düzeyine yükseltilsin.
  • Elektrik, su,  doğalgaz ve internet faturaları vergi ve kesintiden muaf tutulsun.
  • Tüm gıda ürünlerinde KDV sıfırlansın.

“Ücret mücadelesi demokrasi mücadelesidir”

Sosyal devletin bir gereği olan bu önlemlerin TBMM’de devam eden bütçe sürecinde ve asgari ücret sürecinde hayata geçirilmesinin şart olduğunu ifade eden Çerkezoğlu, asgari ücret sürecine dair de değerlendirmelerde bulundu.

Asgari ücretin ortalama ücret haline geldiğine, milyonların asgari ücrete mahkum hale getirildiğine dikkat çeken Arzu Çerkezoğlu “Bir ülkede sendikalaşma oranı ne kadar düşükse asgari ücretli sayısı o kadar yüksek olur” dedi ve bu nedenle ücret mücadelesinin demokrasi mücadelesi olduğunun altını çizdi.

Paylaşın

Biyofilik Ofisler Yeni Normal Mi?

Büyük işletmeler yeni iş yeri için biyofilik bir ortam seçiyor. Evden ofise geçişi sorunsuz hale getirmek isteyen Google, ofisini çalışanlarının kendilerini rahat hissedebilecekleri bir alan haline getirmeye karar verdi. Yeni ofis kampüsünde kuşlar, böceklerle birlikte ağaçlar, bitkiler ve bolca yeşillik olacak.

Haber Merkezi / Biyofilik kampüslerin günümüz dünyasında yükselen bir trend olmasının nedenlerine bakalım.

Pandemiden bu yana insanlar, evde rahat bir ortama da çalışmaya alıştı. Ve şimdi, sakin ve huzurlu bir ofis, aynı üretkenliğin devamı için mükemmel bir çözüm olabilir.

Bu tür bir mimari tasarım, doğanın unsurlarıyla etkileşime giren modele hitap eder. Bu tür bir tasarıma sahip ofis alanı uyarlamak, zihni canlandırabilir ve üretkenlik seviyelerini artırabilir.

Biyofilik bir ofis ortamını sürdürmek kolay değildir. Çok fazla para ve bakım gerektirir. Google, ofiste biyofilik stratejik atmosferi sürdürmek için ekolojistleri işe aldı.

Bu trendi takip eden diğer işletmelerde, genel maliyetler ve bakım konusunda stratejik planlama yapmalıdır.

Biyofilik tasarımın bilişsel işlevi ve fiziksel sağlığı desteklediği, ayrıca zihinsel ve duygusal esenliği desteklediği söylenmektedir.

Doğanın doğrudan huzurunda olmak çok tatmin edici olabilir, bu da zihni mutlu ve aktif tutar. Biyofilik tasarımı ofis ortamına dahil etmek, zihinsel yorgunluk ve iş stresi ile mücadelede etkin rol oynayabilir.

Paylaşın

Türkiye, Avrupa’da İşsizlik Oranının En Yüksek Olduğu 3. Ülke

Avrupa Birliği (AB) İstatistik Kurumu (Eurostat) verilerine göre, Türkiye işsizlikte Avrupa’nın ilk üç ülkesinden birisi. Zirvede yüzde 14 ile İspanya yer alırken, Yunanistan yüzde 13,2 ile ikinci sırada yer alıyor. Türkiye ise, yüzde 12,1 ile üçüncü sırada.

Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı son verilere göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı ağustosta yüzde 12,1 oldu. Geçtiğimiz yıl aynı dönem bu oran yüzde 13 idi. Türkiye’de işsizlik temmuz ayına göre değişmedi.

AB İstatistik Kurumu’nun (Eurostat) verilerine göre Türkiye işsizlikte Avrupa’nın ilk üç ülkesinden birisi. 27 AB ülkesinin ortalaması ağustosta yüzde 6,8 oldu. Zirvede yüzde 14 ile İspanya var. Yunanistan yüzde 13,2 ile ikinci sırada yer alıyor. Türkiye yüzde 12,1 ile üçüncü sırada.

Zirvedeki üç ülkeden sonra sıralama şöyle: İtalya (yüzde 9,3), İsveç (yüzde 8,8), Fransa (yüzde 8), Hırvatistan (yüzde 7,6), Litvanya (yüzde 7,2), Finlandiya (yüzde 7,2) ve Letonya (yüzde 7,1).

22 ülke AB ortalamasının altında

Eurostat verilerine göre 22 ülkede işsizlik oranı AB ortalamasının altında yer alıyor. Bu kadar ülkenin AB ortalamasının altında yer almasının sebebi zirvedeki üç ülkenin ortalamayı yukarıya çekmesi. Bazı ülkelerdeki işsizlik oranları şöyle: Belçika (yüzde 6,4), Avusturya (yüzde 6,1), Bulgaristan (yüzde 5,6), Romanya (yüzde 5,2) ve İngiltere (yüzde 4,5).

En düşük Çekya ve Hollanda’da

İşsizliğin en düşük olduğu ülke ise yüzde 2,9 ile Çekya. Bu ülkeyi yüzde 3,2 ile Hollanda ve Malta takip ediyor. İşsizlik oranı Polonya (yüzde 3,4) ve Almanya’da (yüzde 3,6) yüzde 3’ün altında yer alıyor.

(Kaynak: euronews)

Paylaşın

Açlık Sınırı 3 Bin, Yoksulluk Sınırı 10 Bin Lirayı Aştı

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Ekim 2021 Açlık ve Yoksulluk verilerini açıkladı. Buna göre, ekim ayında açlık sınırı 3.093,20, yoksulluk sınırı 10.075,58 TL oldu. Verilere göre, yılın ilk on ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 19,43 oranında gerçekleşti.

Haber Merkezi / Türk-İş araştırmasının Ekim 2021 ayı sonucuna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 3.093,20 TL oldu.

Gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 10.075,58 TL, bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ ise aylık 3.771,96 TL oldu.

Asgari ücret ile açlık sınırı arasındaki makas Ekim ayında da açılmaya devam etti. Buna göre asgari ücret ile bir kişinin yaşam maliyeti olan 3.772 TL arasındaki fark bu ay itibariyle 946 TL’ye ulaşmıştır.

‘Açlık ve Yoksulluk Sınırı’ araştırmasının ekim sonuçları, gıda maddeleri fiyatlarında artışın devam ettiğini ortaya koydu.

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin ‘gıda için’ yapması gereken asgari harcama tutarı bir önceki aya göre yüzde 1,45 oranında artış gösterdi.

Yılın ilk on ayı itibariyle fiyatlardaki artış yüzde 19,43 oranında gerçekleşti.

Gıda enflasyonunda son on iki ay itibariyle artış oranı yüzde 24,61oldu. Yıllık ortalama artış oranı ise yüzde 19,95 olarak hesaplandı.

Paylaşın

TÜİK Duyurdu: Genç İşsizlik Yüzde 22.7

Ağustos 2021 dönemine ait işgücü rakamlarını açıklayan TÜİK’e göre, 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 22,7 22,7, istihdam oranı ise, 0,4 puanlık artışla yüzde 32,6 oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Ağustos 2021 dönemine ait işgücü rakamlarını açıkladı. Açıklanan verilere göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre 11 bin kişi artarak 3 milyon 965 bin kişi oldu. İşsizlik oranı önceki aya göre yüzde 0,1 artarak yüzde 12,1 seviyesinde gerçekleşti.

Genç işsizlik yüzde 22.7

İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre 14 bin kişi azalarak 28 milyon 706 bin kişi oldu. İstihdam oranı ise 0,1 puanlık azalış ile yüzde 45,0 oldu. 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 0,1 puan azalarak yüzde 22,7, istihdam oranı 0,4 puanlık artışla yüzde 32,6 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,5 puan artarak yüzde 42,2 seviyesinde gerçekleşti.

Ağustos ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre tarım sektöründe 26 bin kişi, sanayi sektöründe 217 bin kişi, inşaat sektöründe 83 bin kişi artarken, hizmet sektöründe 341 bin kişi azaldı. İstihdam edilenlerin yüzde 17,2’si tarım, yüzde 21,5’i sanayi, yüzde 6,3’ü inşaat, yüzde 55’i ise hizmet sektöründe yer aldı.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2021 yılı Ağustos ayında bir önceki aya göre 1,7 puan azalarak yüzde 22,0 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,3 iken, potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 19,2 olarak gerçekleşti.

İşsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1,0 puan azalarak yüzde 12,0 oldu. İşsiz sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 75 bin kişi azalarak 4 milyon 19 bin kişi olarak gerçekleşti. İstihdam oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 2,4 puan artarak yüzde 46,2 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 1 milyon 975 bin kişi artarak 29 milyon 481 bin kişi oldu.

İşgücüne katılma oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 2,1 puan artarak yüzde 52,5 oldu. İşgücüne katılan sayısı 1 milyon 900 bin kişi artarak 33 milyon 500 bin kişi olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 18,7 oldu

Ağustos ayında sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 2,1 puan azalarak yüzde 31,4 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1,9 puan azalarak yüzde 18,7 oldu.

Paylaşın

Enflasyon Eylül Ayında Yüzde 19,58’e Yükseldi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “Eylül 2021 Tüketici Fiyat Endeksi” verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, tüketici enflasyonu (TÜFE) eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,25, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 13,04, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 19,58 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 16,42 artış gerçekleşti.

Haber Merkezi / Yıllık en düşük artış yüzde 1,80 ile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla, yüzde 4,99 ile haberleşme, yüzde 7,32 ile giyim ve ayakkabı ve yüzde 12,45 ile eğlence ve kültür oldu.

Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, yüzde 28,79 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 23,27 ile ev eşyası ve yüzde 23,27 ile lokanta ve oteller oldu.

Aylık en fazla artış eğitimde

Aylık düşüş gösteren tek ana grup yüzde 0,16 ile giyim ve ayakkabı oldu. Ana harcama grupları itibarıyla 2021 yılı Eylül ayında en az artış gösteren ana gruplar yüzde 0,05 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 0,47 ile haberleşme ve yüzde 0,50 ile gıda ve alkolsüz içecekler oldu.

Buna karşılık, 2021 yılı Eylül ayında artışın yüksek olduğu gruplar ise sırasıyla, yüzde 5,15 ile eğitim, yüzde 3,33 ile ev eşyası ve yüzde 2,34 ile konut oldu.

Eylül 2021’de, endekste kapsanan 415 maddeden, 51 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 46 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 318 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’de 2021 yılı Eylül ayında bir önceki aya göre yüzde 1,50, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 12,65, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 18,63 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 16,72 artış gerçekleşti. Bu kalemde ağustosta yıllık artış yüzde 18,46 idi.

Paylaşın