DEM Parti’den Üç Bakanlığa “Şüpheli Kadın Ölümleri” Araştırılsın Önergesi

DEM Parti Milletvekili Kamuran Tanhan, şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekerek Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması talebiyle üç ayrı soru önergesi verdi.

Kamuran Tanhan, şüpheli kadın ölümlerinde etkin soruşturma yürütülmediği, bazı vakaların otopsi yapılmadan “intihar” olarak kayda geçtiği yönündeki iddiaların ciddi kamuoyu endişesine neden olduğunu belirtti. Tarhan ayrıca, yargının kadın cinayetlerinde uyguladığı “iyi hâl” ve “haksız tahrik” indirimlerinin cezasızlığı körüklediğini ve caydırıcılığı zayıflattığını söyledi.

Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Mardin Milletvekili Kamuran Tanhan, Türkiye’de artan kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine dikkat çekerek Adalet Bakanı Yılmaz Tunç, İçişleri Bakanı Ali Yerlikaya ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın yanıtlaması talebiyle üç ayrı soru önergesi verdi.

Kamuran Tanhan, Türkiye’de kadına yönelik şiddetin her geçen yıl artarak toplumsal bir krize dönüştüğünü belirtti. Özellikle İstanbul Sözleşmesi’nden çıkılmasının ardından kadınların yaşam hakkı üzerindeki tehdidin daha da belirginleştiğini vurgulayan Tanhan, devletin koruma ve önleme mekanizmalarının yetersiz kaldığını dile getirdi.

Tanhan, şüpheli kadın ölümlerinde etkin soruşturma yürütülmediği, bazı vakaların otopsi yapılmadan “intihar” olarak kayda geçtiği yönündeki iddiaların ciddi kamuoyu endişesine neden olduğunu belirtti. Kamuran Tanhan ayrıca, yargının kadın cinayetlerinde uyguladığı “iyi hâl” ve “haksız tahrik” indirimlerinin cezasızlığı körüklediğini ve caydırıcılığı zayıflattığını söyledi.

Bakanlıklara yöneltilen sorular

Kamuran Tanhan, hem kadın cinayetlerinin hem de şüpheli ölümlerin münferit değil, yapısal bir adaletsizlik düzeninin sonucu olduğunu belirterek ilgili bakanlıklardan şu sorulara yanıt verilmesini istedi:

Adalet Bakanlığı’na:

2020–2025 arasında kadın cinayetleriyle ilgili kaç fail hakkında işlem yapılmıştır? Kaçı tutuklanmış, kaçı serbest bırakılmıştır?
Aynı dönemde şüpheli kadın ölümleriyle ilgili kaç soruşturma başlatılmış, kaçı tamamlanmış, kaçı takipsizlikle sonuçlanmıştır?
Otopsi yapılmadan intihar kaydıyla kapatılan vakalar bulunmakta mıdır? Bu durumun önüne geçilmesi için standart bir adli prosedür geliştirilmiş midir?
“İyi hâl” ve “haksız tahrik” indirimleriyle ilgili bir reform çalışması yürütülmekte midir?
6284 sayılı Kanun kapsamında kaç kadına koruma kararı verilmiştir, bu kararlar ne oranda ihlal edilmiştir?

İçişleri Bakanlığı’na:

2020–2025 yılları arasında kadın cinayeti ve şüpheli kadın ölümü sayısı kaçtır? Bu vakaların yaş gruplarına ve illere göre dağılımı nedir?
Kadın cinayetlerinde alınan vatandaş şikâyetlerinin kaçı dikkate alınmış, şikâyet sonrası koruma tedbiri sağlanmış mıdır?
Şüpheli kadın ölümleriyle ilgili kaç dosyada otopsi yapılmıştır, kaç vaka intihar olarak kaydedilmiştir?

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na:

İstanbul Sözleşmesi’nden çıkış sonrası kadına yönelik şiddet konusunda bir etki analizi yapılmış mıdır?
Şüpheli kadın ölümlerinde etkin soruşturma yapılmakta mıdır? Bu süreçler nasıl takip edilmektedir?
2024 ve 2025’te koruma talep etmesine rağmen öldürülen kadın sayısı kaçtır?
Şüpheli kadın ölümlerinin özel olarak izlendiği bir sistem mevcut mudur?
2025 yılı için kadına yönelik şiddetle mücadeleye ayrılan bütçe ne kadardır ve nasıl kullanılmaktadır?

Tanhan açıklamada, “Kadın cinayetleri münferit olaylar değil, kadınları koruyamayan sistematik bir adaletsizlik düzeninin sonucudur. Devlet, failleri değil kadınları suçlayan yaklaşımdan vazgeçmeli; koruma ve adalet mekanizmalarını işler hale getirmelidir” dedi.

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

2024 Yılında Türkiye’de 73 Bin 482 Kitap Yayınlandı

TÜİK’in verilerine göre; 2024 yılında Türkiye’de 73 bin 482 kitap yayınlandı. Yayınlanan materyal sayısı ise 2024 yılında, 2023 yılına göre yüzde 6,5 azalarak 92 bin 595 oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Kütüphane İstatistikleri 2024 verilerini yayınladı. Buna göre; Kütüphane sayısı 2024 yılında 1 Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi, 1 Milli Kütüphane, 1 301 halk kütüphanesi, 637 üniversite kütüphanesi ile 42 bin 889 örgün ve yaygın eğitim kurum kütüphanesi olmak üzere toplam 44 bin 829 oldu.

Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi kitap sayısı 2024 yılında yüzde 3,2 artarak 2 milyon 613 bin 965 oldu. Bir önceki yıla göre kitap sayıları Milli Kütüphanede yüzde 8,3 artarak 1 milyon 829 bin 534, üniversite kütüphanelerinde yüzde 3,5 artarak 22 milyon 420 bin 99, halk kütüphanelerinde yüzde 3,6 artarak 25 milyon 82 bin 260, örgün ve yaygın eğitim kurum kütüphanelerinde yüzde 5,4 azalarak 65 milyon 227 bin 96 oldu.

2023 yılından itibaren Cumhurbaşkanlığı Millet Kütüphanesi verileri kütüphanenin idari kayıtlarından derlenmeye başlanmıştır.

Türkiye’de 487’si devlet ve 150’si vakıf üniversitesi olmak üzere toplamda 637 üniversite kütüphanesinin mevcut olduğu görüldü. Üniversite kütüphanelerinin elektronik kitap sayısı bir önceki yıla göre yüzde 6,0 artarak 125 milyon 428 bin 957 oldu. Üniversite kütüphanelerine kayıtlı üye sayısı yüzde 2,0 artarak 4 milyon 282 bin 978 olurken, kitap dışı materyal sayısı yüzde 4,1 azalarak 1 milyon 594 bin 486 oldu.

Halk kütüphanelerinden yararlanan kişi sayısı bir önceki yıla göre yüzde 15,4 artarak 38 milyon 737 bin 705 oldu. Halk kütüphanelerine kayıtlı üye sayısı bir önceki yıla göre yüzde 8,6 artarak 6 milyon 726 bin 993 oldu.

Yayımlanan materyallerin sayısı 2024 yılında, 2023 yılına göre yüzde 6,5 azalarak 92 bin 595 oldu. Yayınlar konularına göre incelendiğinde 2024 yılında yayımlanan materyallerin yüzde 21,4’ünün akademik, yüzde 21,3’ünün yetişkin kurgu edebiyat, yüzde 19,4’ünün ise eğitim olduğu görüldü.

Paylaşın

Türkiye, Hazırlık Maçında Meksika’ya Yenildi

2026 FIFA Dünya Kupası Elemeleri kapsamında Meksika ile Türkiye, Kenan Memorial Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Moeth Gaymes’in yönettiği karşılaşmadan Meksika, 1 – 0 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Meksika’ya galibiyeti getiren golü 45. dakikada Orbelín Pineda kaydetti.

Meksika – Türkiye arasında oynanan bu karşılaşma, iki takım arasında oynanan ilk karşılaşma olarak kayıtlara geçti. Türkiye, ABD kampındaki ilk özel maçında karşılaştığı ABD’yi 2-1 mağlup etmişti.

45. dakikada Meksika öne geçti. Sağdan kullanılan taç atışı sonrası Ruiz’in pasıyla ceza sahasında topla buluşan Pineda’nın dönerek vuruşunda, meşin yuvarlak ağlara gitti. 1-0

Stat: Kenan Memorial

Hakemler: Moeth Gaymes, Denroy Barker, Ryan Graves (Saint Vincent ve Grenadinler)

Meksika: Malagon, Sanchez, Montes, Reyes, Gallardo, Alvarez (Dk. 61 Lira), Ruiz (Dk. 84 Chavez), Pineda (Dk. 61 Alvarado), Quinones (Dk. 71 Gimenez), Sepulveda (Dk. 71 Jimenez), Vega (Dk. 61 Huerta)

Türkiye: Berke Özer, Mert Müldür, Merih Demiral, Çağlar Söyüncü, Yasin Özcan (Dk. 46 Mustafa Eskihellaç), Kaan Ayhan (Dk. 77 Demir Ege Tıknaz), İsmail Yüksek (Dk. 62 Orkun Kökçü), İrfan Can Kahveci (Dk. 62 Barış Alper Yılmaz), Arda Güler, Kerem Aktürkoğlu (Dk. 77 Deniz Gül), Kenan Yıldız (Dk. 84 Ahmed Kutucu)

Gol: Dk. 45 Pineda (Meksika)

Paylaşın

Hızlandırılmış Mobil Sayfalar Nedir? Faydaları

Hızlandırılmış Mobil Sayfalar (AMP), mobil cihazlar aracılığıyla içeriğe erişen kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılamak için tasarlanmış, hız ve akıcı kullanıcı deneyimine öncelik veren bir teknolojidir.

Haber Merkezi / Mobil internet kullanımının hızla artmasıyla birlikte, web geliştiricilerinin içeriklerinin mobil cihazlarda hızlı ve verimli bir şekilde yüklenmesini sağlamaları giderek daha da önemli hale geldi çünkü kullanıcılar yavaş yüklenen sayfaları terk etme olasılığı yüksek.

AMP bunu bir web sayfasında kullanılan HTML, CSS ve JavaScript miktarını ve karmaşıklığını azaltarak başarır. Bu, daha hızlı yükleme sürelerine yol açar ve bu da kullanıcı tutmayı, mobil arama motoru sıralamalarını ve hedef kitle için genel okunabilirliği ve etkileşimi iyileştirir.

Ayrıca, AMP mobil cihazlarda içerik tüketimini düzenleyerek tarama deneyimini iyileştirmeye yarar. Hız için optimize edilen bu teknoloji, genellikle küçük ekranlarda web sitelerinde gezinen kullanıcılar için önemli olan daha temiz ve daha odaklanmış bir bilgi sunumuyla sonuçlanır.

Önbelleğe alınmış içerik dağıtımını kullanarak ve belirli kodlama kısıtlamalarını izleyerek AMP, hem kullanıcıların hem de yayıncıların tarafında sunucu yükünün azalmasına ve daha az veri tüketimine katkıda bulunur. Sonuç olarak, Hızlandırılmış Mobil Sayfaların birincil amacı, kullanıcılara istedikleri içeriğe daha hızlı ve daha verimli erişim sağlayarak mobil taramayı daha kolay ve daha keyifli bir deneyim haline getirmektir.

Hızlandırılmış Mobil Sayfa (AMP) hakkında sıkça sorulan sorular:

AMP kullanmanın faydaları nelerdir?

AMP’nin mobil kullanıcılar için daha hızlı yükleme süreleri, iyileştirilmiş arama motoru sıralamaları, artan kullanıcı etkileşimi ve daha düşük hemen çıkma oranı ve AMP içeriğini daha iyi sunmak için Google ve Twitter gibi popüler platformlardan destek alması gibi birçok avantajı vardır.

AMP nasıl çalışır?

AMP, standart HTML, CSS ve JavaScript’te bir dizi kısıtlama kullanarak ve optimum performansı sağlamak için belirli AMP bileşenlerini kullanarak çalışır. Harici kaynaklar için eşzamansız yükleme, resimler ve iframe’ler için tembel yükleme, akıcı CSS ve AMP etkin platformlar tarafından sunulan özel bir AMP önbelleği kullanarak inanılmaz derecede hızlı sayfa yükleme süreleri sunar.

Bir web sitesine AMP nasıl uygulanır?

Web sitenizde AMP’yi uygulamak için şu adımları izleyin:

1. Gerekli AMP bileşenleri ve kısıtlamalarıyla sayfanızın ayrı bir HTML sürümünü oluşturun.
2. Meta karakter kümesi, AMP betiği, kanonik bağlantı ve kalıp kod gibi gerekli AMP öğelerini belgenin başlık bölümüne ekleyin.
3. İçeriğinizi uygun AMP bileşenlerini kullanarak yeniden yapılandırın ve CSS’nizin AMP yönergelerine uyduğundan emin olun.
4. Mevcut çevrimiçi araçları veya tarayıcı uzantılarını kullanarak AMP sayfasını doğrulayın.
5. Standart AMP olmayan sayfanızı kanonik bir bağlantı kullanarak AMP sürümüne bağlayın ve tam tersi.
6. AMP sayfalarınızın performansını yayınlayın ve izleyin.

AMP her tür web sitesi için uygun mudur?

AMP mobil web içeriğinin performansını büyük ölçüde artırabilse de, web sitenizin ihtiyaçlarına uygun olup olmadığını değerlendirmek önemlidir. AMP, haber yayınları, bloglar ve makaleler gibi içerik ağırlıklı siteler için daha yararlı olabilir, ancak kapsamlı etkileşim veya özelleştirmenin gerekli olduğu web uygulamaları veya e-ticaret platformları için o kadar yararlı olmayabilir.

Paylaşın

AHA Nedir, Nasıl Çalışır?

Hızlandırılmış Hub Mimarisi (AHA), Intel tarafından geliştirilen ve bir bilgisayar sisteminin genel verimliliğini ve performansını artırmada hayati bir rol oynayan bir teknolojidir.

Haber Merkezi / Bu mimarinin temel amacı, sistemdeki çeşitli bileşenler arasında daha iyi veri aktarımı ve iletişimi kolaylaştırmaktır.

Bunu yaparak, farklı sistem öğelerinin verilere çok daha hızlı bir şekilde erişmesine ve bunları işlemesine olanak tanır ve bu da gelişmiş performans ve daha akıcı bir kullanıcı deneyimiyle sonuçlanır. AHA, Intel 820 yonga setiyle tanıtıldı ve o zamandan beri Intel işlemci platformlarının ayrılmaz bir parçası oldu.

Hızlandırılmış Hub Mimarisi (AHA), Intel tarafından geliştirilen ve bir bilgisayar sisteminin genel verimliliğini ve performansını artırmada hayati bir rol oynayan bir teknolojidir. Bu mimarinin temel amacı, sistemdeki çeşitli bileşenler arasında daha iyi veri aktarımı ve iletişimi kolaylaştırmaktır.

Bunu yaparak, farklı sistem öğelerinin verilere çok daha hızlı bir şekilde erişmesine ve bunları işlemesine olanak tanır ve bu da gelişmiş performans ve daha akıcı bir kullanıcı deneyimiyle sonuçlanır. AHA, Intel 820 yonga setiyle tanıtıldı ve o zamandan beri Intel işlemci platformlarının ayrılmaz bir parçası oldu.

Hızlandırılmış Hub Mimarisi (AHA) hakkında sıkça sorulan sorular?

Hızlandırılmış Hub Mimarisi nasıl çalışır?

AHA, Kuzey Köprüsü ve Güney Köprüsü yonga setlerini Hub Arayüzü adı verilen özel bir yüksek hızlı ara bağlantı aracılığıyla birbirine bağlayarak çalışır. Bu doğrudan bağlantı, iki yonga seti arasında daha hızlı iletişim sağlayarak gecikmeleri azaltır ve genel sistem performansını iyileştirir.

Hızlandırılmış Hub Mimarisi’nin amacı nedir?

AHA’nın birincil amacı, bir bilgisayarın anakartındaki çeşitli bileşenler arasındaki, özellikle Kuzey Köprüsü ve Güney Köprüsü yonga setleri arasındaki veri aktarımının verimliliğini ve performansını iyileştirmektir. Bu iyileştirme, veri aktarımındaki darboğazları azaltmaya yardımcı olur ve sistem yanıt verme ve CPU performansında gözle görülür iyileştirmelere yol açabilir.

Hızlandırılmış Hub Mimarisi’nin avantajları nelerdir?

AHA’nın bazı temel avantajları arasında iyileştirilmiş sistem performansı, azaltılmış veri aktarım gecikmeleri, daha az darboğaz ve Kuzey Köprüsü ile Güney Köprüsü yonga setleri arasında daha verimli iletişim yer alır. Bu geliştirmeler daha hızlı yanıt veren ve daha hızlı performans gösteren bir bilgisayar sistemine yol açabilir.

Hangi yonga setleri Hızlandırılmış Hub Mimarisini destekler?

Hızlandırılmış Hub Mimarisi ilk olarak Intel tarafından 800 serisi yonga setleriyle tanıtıldı ve sonraki çoğu Intel yonga seti tarafından desteklendi. Ancak bazı yeni platformlar, anakart bileşenleri arasında verimli iletişim için Intel’in Hızlı Yol Bağlantısı (QPI) ve Doğrudan Medya Arayüzü (DMI) gibi alternatif teknolojiler kullanır.

Paylaşın

Küresel Ekonomi “1960’lardan Bu Yana En Kötü On Yıla” Hazırlanıyor

Dünya Bankası’nın raporuna göre, küresel ekonomik büyüme 1960’lardan bu yana en zayıf on yıla doğru gidiyor. Banka, ülkelerin yaklaşık yüzde 70’inde büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti.

Dünya Bankası Başekonomisti ve Kalkınma Ekonomisinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Indermit Gill, “Asya hariç, gelişmekte olan dünya adeta kalkınmadan yoksun bir bölgeye dönüşüyor” dedi.

Küresel büyümenin bu yıl, resesyonlar haricinde, 2008’den bu yana en yavaş seviyeye düşmesi bekleniyor. Bu yavaşlamanın temel nedenleri arasında ABD tarifeleriyle bağlantılı ticaret gerilimleri ve politika belirsizlikleri öne çıkıyor.

Bu değerlendirme, Dünya Bankası’nın Salı günü yayımladığı son Küresel Ekonomik Görünüm raporunda yer aldı.

Dünya yalnızca altı ay önce pandemi sonrası ‘yumuşak iniş’e yaklaşmış görünürken, rapor bugün ‘küresel ekonominin yeniden türbülansa girdiğini’ vurguluyor.

Dünya Bankası, ülkelerin yaklaşık yüzde 70’inde büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Küresel ekonomik büyümenin 2025’te yüzde 2,3’e gerilemesi bekleniyor; bu da yıl başında öngörülen orandan neredeyse yarım puan daha düşük.

Her ne kadar yakın vadede küresel bir durgunluk öngörülmese de Dünya Bankası’na göre önümüzdeki iki yıl için yapılan tahminlerin gerçekleşmesi halinde, 2020’lerin ilk yedi yılı, 1960’lardan bu yana herhangi bir on yıl içindeki en yavaş ortalama büyüme dönemine işaret edecek.

Ticaret ve politika belirsizliklerinin yanı sıra, küresel büyümenin önündeki diğer engeller arasında artan jeopolitik gerilimler, giderek sıklaşan aşırı iklim olayları ve büyük ekonomilerde beklenenden düşük büyüme oranları yer alıyor. Bu sonuncusu, küresel çapta olumsuz etkiler doğurma riski taşıyor.

Dünya Bankası Başekonomisti ve Kalkınma Ekonomisinden Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Indermit Gill, bu konuda şu çarpıcı ifadeyi kullandı: “Asya hariç, gelişmekte olan dünya adeta kalkınmadan yoksun bir bölgeye dönüşüyor. Uzun süredir kalkınma potansiyelini pazarlıyor.

Ancak gelişmekte olan ekonomilerdeki büyüme, 2000’lerdeki yıllık ortalama yüzde 6’dan, 2010’larda yüzde 5’e, 2020’lerde ise yüzde 4’ün altına düştü. Bu, küresel ticaretteki büyümenin de benzer şekilde yüzde 5’ten, yüzde 4,5’e ve şimdi yüzde 3’ün altına düşmesiyle paralel seyrediyor. Yatırım artışı yavaşlarken, borç seviyeleri rekor düzeylere ulaştı.”

Dünya Bankası, gelişmekte olan ve yükselen ekonomilerin (EMDE) kişi başına gelir farklarını kapatma ve aşırı yoksulluğu azaltma konularındaki ilerlemesinin de zayıflayacağını öngörüyor. Banka, iklim değişikliğinin etkileri dahil olmak üzere uzun süredir devam eden sorunlarla mücadele için daha fazla destek çağrısında bulunuyor.

Rapora göre, EMDE ülkelerinde hükümetlerin enflasyon risklerini sınırlamaya ve kamu maliyesini güçlendirmeye, bu kapsamda harcama önceliklerini yeniden düzenlemeye odaklanması gerekiyor.

Ancak Dünya Bankası’na göre büyük ekonomiler ticaret gerilimlerini azaltmayı başarırsa, küresel büyüme beklenenden daha hızlı toparlanabilir.

Analize göre, bugün yaşanan ticaret anlaşmazlıkları, tarifelerin Mayıs sonu seviyelerine göre yarıya indirilmesiyle çözülebilirse, küresel büyüme 2025 ve 2026 yıllarında ortalama 0,2 puan daha yüksek olabilir.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Herhangi Bir Dine Mensup Olmayanların Sayısı 1,9 Milyara Ulaştı

Pew Araştırma Merkezi’nin araştırmasına göre; Dünya genelinde kendisini herhangi bir dine mensup görmeyenlerin sayısı son on yılda 270 milyon artarak 1,9 milyara ulaştı.

Pew Araştırma Merkezi’nin (Pew Research Center) sonuçlarını yeni yayımladığı çalışma, dünyadaki inançlıların 2010-2020 döneminde nasıl değiştiğini ele aldı. Kapsamlı araştırmada 2 bin 700’den fazla anket ve nüfus sayımından edinilen veriler bir araya getirildi.

En büyük dini grup Hıristiyanlar olmayı sürdürdü. Ancak toplam sayıları 2,3 milyara çıksa da dünya nüfusuna göre oranları azaldı. Hıristiyanların oranı yüzde 1,8’lik düşüşle yüzde 28,8’e geriledi. Sahraaltı Afrika, en çok Hıristiyanı barındıran bölge unvanını Avrupa’dan devraldı.

İslam’a inananlarsa nüfus artışından pozitif ayrıştı. Yüzde 1,8’lik artışla dünyanın Müslümanların oranı yüzde 25,6’ya çıktı. 2020 itibarıyla Müslümanların ortalama yaşı 24, Müslüman olmayanlarınsa 33.

Araştırmanın başyazarı Conrad Hackett, “10 yıllık bir süreçte böylesine çarpıcı bir değişim yaşanması çok dikkat çekici. Bu zaman zarfında Müslüman ve Hıristiyan nüfus sayıları birbirlerine yaklaştı. Dünyanın en hızlı büyüyen dini İslam” dedi.

Hackett, gidişata göre gelecek yıllarda en çok takipçiye sahip dinin değişerek İslam olacağını da vurguladı.

Hindu ve Yahudilerin sayısıysa, dünya nüfusunun artışıyla orantılı bir büyüme gösterdi. Hinduların sayısı 126 milyon artarak 1,2 milyara ulaştı. Yahudi nüfusuysa yaklaşık bir milyonluk artışla 14,8 milyona yükseldi.

Dikkat çeken bir diğer grup da kendilerini herhangi bir dine ait hissetmeyenler oldu. Onların da dünya nüfusu içindeki oranı arttı: 2010’da yüzde 23,3’ken, 2020’de yüzde 24,2 oldu. Dünyada 1,9 milyar kişi bu kategoride.

Araştırmacılar, bu grubun yaş ortalamasının yüksekliği ve düşük doğurganlık oranı nedeniyle nüfus içindeki paylarının azalacağını tahmin ediyordu. Ancak dinden çıkanlar beklentileri boşa çıkardı. Din değiştirme en çok Hıristiyanlarda görüldü.

Hackett, “Dikkatle yaptığımız 10 yıllık araştırmada, dünyanın pek çok yerinde dinlerden uzaklaşmanın genel eğilim olduğunu görüyoruz” deyip ekledi: Genç yetişkinler arasında Hıristiyan olan her bir kişiye karşı, bu dinden ayrılan üç kişi var.

Kendi inançlarını bir dinin çatısı altında görmeyenlerin sayısında Çin başı çekiyor. Ülkedeki 1,4 milyar kişiden 1,3 milyarı bu kategoride. Asya devini ABD (331,5 milyonda 101 milyon) ve Japonya (126,3 milyonda 73 milyon) takip ediyor.

10 yıllık periyotta inananlarının sayısı azalan tek din, Budizm oldu. 343 milyondan 324 milyona gerileyen rakamda düşük doğum oranlarının yanı sıra dinden çıkanların sayısı da etkili.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Karşılıksız Çek Oranında Rekor Artış

Karşılıksız çıkan çek sayısı bu yılın ilk dört aylık döneminde yüzde 50,8 oranında arttı. Aynı dönemde vadesinde ödenmediği için protesto edilen senet sayısı da yüzde 32,4 oranında arttı.

Bankadan kredi alamayanlar çeke, senede sarıldı. Nisanda 7 bin 109 kişi ilk kez çek kullandı. Ocak-nisan döneminde karşılıksız çıkan çekler yüzde 50,8 arttı.

BirGün’den Havva Gümüşkaya’nın haberine göre, son aylarda özellikle batık banka kredilerindeki artışla belirginleşen ve icra dosya sayısına da yansıyan borcunu ödeyememe eğilimi, karşılıksız çek ve protesto edilen senet sayılarında da kendisini gösteriyor. 2025 yılı Ocak-Nisan döneminde bankalara ibraz anında karşılıksız çıkan, 14,4 bin kişiye ait 89 bin adet çekin toplam tutarı geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 50,8 artarak 65 milyar TL oldu.

Karşılıksız işlemi yapılan 5 bin 633 kişiye ait toplam 6 milyar 179 milyon TL tutarındaki 10 bin 38 adet çek ise daha sonra ödendi.

Yüksek faiz oranları nedeniyle finansmana erişim sorunlarının artmasıyla işletmeler, nakit akışını sürdürebilmek için yeniden çeke yöneldi. Sene başından bu yana çek kullanımı da artmaya başladı. İlk kez çek kullanan kişi sayısı Ocak ayında 5 bin 347 iken Nisan ayında 7 bin 109 kişiye ulaştı. Ancak karşılıksız çekler ve buna bağlı mağduriyetler de büyüdü. İlk kez karşılıksız işlemi yapılan kişi sayısı ise bin 604’ten 2 bin 170’e çıktı.

Aynı dönemde vadesinde ödenmediği için protesto edilen senet sayısı da yüzde 32,4 oranında artarak 68 bin 742’den, 91 bin 17’ye çıktı.

Paylaşın

Avusturya’daki Okul Saldırısında En Az 10 Kişi Öldü

Avusturya’nın güneyindeki Graz kentindeki bir ortaokulda meydana gelen silahlı saldırıda en az 10 kişi öldü, çok sayıda kişi de ağır yaralandı. Yerel medya, 30 kadar kişinin yaralandığını bildirdi.

Haber Merkezi / Graz Belediye Başkanı Elke Kahr, Avusturya’nın APA haber ajansına verdiği demeçte, saldırıda önce dokuz kişinin öldüğünü söyledi, ardından ölü sayısını on olarak açıkladı.

Avusturya Başbakanı Christian Stocker, silahlı saldırıyı “ulusal bir trajedi” olarak nitelendirdi ve ülkenin hissettiği acı ve kederin tarif edilemez olduğunu söyledi.

Avusturya Cumhurbaşkanı Alexander Van der Bellen, “Bu dehşet kelimelerle ifade edilemez. Bugün Graz’daki bir okulda yaşananlar ülkemizin kalbini derinden sarsmıştır.” dedi. Van der Bellen, Avusturya’nın yas tuttuğunu ve acı çeken herkesle dayanışma içinde olduklarını belirtti.

Yerel medya saldırının okulun eski bir öğrencisi tarafından gerçekleştirildiğini duyurdu. Yerel medyaya demeç veren polis sözcüsü Fritz Grundning, saldırı sonrasında failin kendi hayatına da son verdiğinin değerlendirildiğini açıkladı.

Yerel medya güvenlik yetkililerine dayandırdığı haberlerinde saldırganın olayı tek başına gerçekleştirdiğini duyurdu. Saldırının gerekçesi hakkında henüz bilgi bulunmuyor.

Avusturya’da benzer silahlı saldırılar çok nadir olarak gerçekleşiyor. Küresel Barış Endeksi Avusturya’yı dünyanın en güvenli 10 ülkesi arasında gösteriyor. Yetkililer saldırıyı ‘Cumhuriyet tarihinin en kanlı kitlesel silahlı saldırılarından’ biri olarak değerlendiriyor.

Yaklaşık 300 bin nüfuslu Graz, Avusturya’nın güneyindeki Steiermark (Styria) eyaletinin başkenti.

Paylaşın

Ferdi Zeyrek Son Yolcuğuna Uğurlandı

Elektrik akımına kapılarak yoğun bakıma kaldırılan ve 65 saatlik tedavinin ardından yaşamını yitiren Manisa Büyükşehir Belediye Başkanı Ferdi Zeyrek son yolculuğuna uğurlandı.

Ferdi Zeyrek’in cenazesi, saat 10.30 sularında hastane morgundan eşi Nurcan Zeyrek tarafından teslim alındı. Nurcan Zeyrek’e Manisa Valisi Vahdettin Özkan ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel de eşlik etti. Manisa Büyükşehir Belediyesi önünde on binlerce kişi Zeyrek için toplandı. Belediye binasına Zeyrek’in fotoğrafının olduğu “Yastayız” yazılı afiş de asıldı.

Belediye önünde yapılan cenaze törende konuşan Ferdi Zeyrek’in eşi Nurcan Zeyrek, şu ifadeleri kullandı: “O, Manisa sevdalısıydı. O hepinizi çok seviyordu. O çok inançlı bir adamdı, gecesini gündüzüne katmadan yapacak çok işim var diyordu. Hep hayaliydi, belediye başkanı olacağım diyordu. 16 yaşından beri ellerimiz hiç ayrılamdı. Bana hep derdi Nurcan  dik dur, 3 çocuğumuz var. Ben ona söz verdim, hep dik duracağım onun kalbi bende. Sizlerden helalik istiyorum. 3 yavrum var sözümü tutacağım, onlara hem anne hem baba olacağım. Biliyorum ki tüm Manisa’nın, Türkiye’nin duaları bizimle.”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel ise cenaze törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Ben altı yaşımdan beri bir kürsüye çıkıp konuşuyorum. Altı yaşımdan beri elimde mikrofon var. Herhalde en zoru şimdiye kadarki konuşmaların. Abim “Bir daha anlatsana.” diyordu. Grup toplantısında Manisa seçimini anlatmıştım. ‘Abi bir daha anlat, güzel anlatıyorsun.’ diyordu. Deniz Bey, Deniz Baykal 2009’da belediye başkan adayımız rahatsızlanıp çekilince 40 gün kala Manisa’ya aday ol dedi bana. Ben de dedim ki: ‘O seçim çoktan gitti, çok geciktik.’ Bir öncekisi ‘Alamayız orayı.’ dedim, Manisa’yı alamayız.

Dedi ki: ‘Alırsın.’ Genel Başkanım, bir önceki seçimde oyumuz yüzde 6 dedim. Nasıl alacağız Manisa’yı? Dedi ki: ‘Sen alacaksın. Bu seçimde değil ama Manisa Belediyesi’ni sen alacaksın.’ Ben alamadım. O aldı. Ferdi aldı. Biz burada gördüğünüz çocukluk arkadaşları ortak özelliğimiz 15 gün Manisa’dan ayrı kalsak burnumun direği sızlar. Bu Spil Dağı’nı kardeşim, Barış kadar çok özlerim. Ferdi benden daha Manisalı’ydı. Aşkla bağlıydı eşine, çocuklarına, bir de bu Manisa’ya.

Yunus Emre Belediye Başkan adayı olmak istiyordu. ‘Ben alacağım, kazanacağım abi orayı.’ diyordu. Dedik ki: ‘Hayır, Şehzadeleri de kazanacağız, Yunus Emre’yi de.’ ‘Ben’ dedi, ‘Sen Büyükşehir.’ ‘Abi’ dedi, “Onun en üst katından İzmir görünüyor. İzmir görünüyormuş. Bize vermezler orayı.’ dedi. ‘Sen alırsın Ferdi.’ dedim. ‘Abi alınmaz.’ Dedim ki: ‘Manisa’da, Yunus Emre’de seni sevmeyen var mı? Yok. Sen dolaştığın hiçbir yerde seni sevmeyen bir kişi kalmaz. Sen bir yeter ki çalış.” Bir mucize gerçekleştirdi. yüzde 6 alamadığımız şehirde yüzde 60 aldı. yüzde 60. Bana diyordu ki: ‘Yüküm ağır. Burayı, memleketi emanet ettin, gittin.’ Şimdi bizim yükümüz her şeyden ağır. Manisa’yı emanet etti, gitti. Ne yapacağız bilmiyorum. O varsa benim gözüm arkada kalmıyordu. O gidince ne yapacağız bilmiyorum.

Bir insan onun kadar çok sevilmeyi, onun kadar sevilmeyi hak eden bir insan daha yoktur. Çünkü çok karşılıksız sevebilen biriydi. Mesela hitabet yeteneği iyi değildir, kürsüsü ama konuşmaya başlayınca o kadar samimidir ki dinleyen ağzının içine düşer. Bir sohbet edip, bir elini sıkıp da yüreğini kazanmadığı bir kişi yok. Buraya gelen herkese, Sayın Genel Başkanıma, Sayın Valime ki haklarını helal etsinler, Celal Bayar Üniversitesine, Manisa bürokrasisine, diğer partilerin değerli temsilcilerine, Türkiye’nin dört bir yanından koşup gelenlere, hastaneye ‘Konya’dan çıktık, geldik.’ dedi kadın. Konya’dan gelmiş dua okumaya. ‘Sen ne tanıyorsun Ferdi’yi?’ dedim. ‘Yüzünü gördüm.’ dedi. ‘Duydum.’ dedi. ‘Çok iyi biriymiş.’ Konya’dan geldi, Kocaeli’nden geldiler. Üç gün, üç gün durdu. Aslında öldü ilk anda.

Nurcan’ı alıştırmak için, sizi bize alıştırmak için üç gün bayram tatilinde bekledi. Mesaiyi aksatmadan ilk mesai gününde geldi. Kızları bize emanet, ailesi bize emanet, Manisa size emanet. Allah hepimize sabır versin. Hep helallik istiyoruz. Bizden Ferdi’ye az geçmiştir. Ferdi’den hepimize çok geçti, çok geçti. O hakkını helal etsin. Allah hepimize sabır versin. Dayanma gücü versin.”

Ferdi Zeyrek’in naaşı, törenin ardından Hatuniye Camisi’ne, ardından törenle Cumhuriyet Meydanı’na götürüldü. Binlerce kişinin katıldığı cenaze namazının ardından Zeyrek’in naaşı Şehzadeler ilçesindeki Çatal Mezarlığı’na defnedildi.

Ferdi Zeyrek kimdir?

1977 yılında Manisa’da doğan Ferdi Zeyrek ilk, orta ve lise eğitimini yine aynı kentte tamamladı. Uludağ Üniversitesi Mühendislik/Mimarlık Fakültesi Mimarlık bölümünü bitirdi.

Daha sonra Manisa’da kendi mimarlık şirketini kuran Zeyrek, “Ulupark’ıma Dokunma”, “Beyazfil Yıkılmasın” platformlarında yöneticilik, sivil toplum kuruluşlarında ve derneklerde çeşitli görevlerde bulundu.

Manisa Mimarlar Odası’nda 7 yıl boyunca önce yöneticilik sonra Başkanlık yaptı. Manisa Akademik Odalar Birliği’nde de görev aldı. Ayrıca 2012-2014 yılları arasında Manisaspor Yönetim Kurulu’na seçildi.

2019 yerel seçimlerinde Cumhuriyet Halk Partisi’nden Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Aday Adayı oldu. Manisa Büyükşehir Belediye Meclis Üyeliği, Şehzadeler Belediye Meclis Üyeliği ve İmar Komisyonu Üyeliği yaptı.

Cumhuriyet Halk Partisi Yunusemre İlçe Örgütü’nde de İmar Komisyon Başkanlığı görevlerinde bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi Manisa İl Başkanı olarak görev yaptı. 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde Manisa Büyükşehir Belediye Başkan Adayı oldu ve seçildi.

Paylaşın