Kalp Rahatsızlığı Erkeklerde Kanser Belirtisi Olabilir Mi?
25 yılı aşkın süredir devam eden kapsamlı bir İngiliz araştırması, kalp ve damar hastalığı bulunan erkeklerin, kadınlara kıyasla kansere yakalanma ve kanser nedeniyle hayatını kaybetme riskinin daha yüksek olabileceğini ortaya koydu.
Haber Merkezi / Bulgular, kalp-damar hastalıkları ile kanser arasındaki ilişkinin cinsiyete göre farklılık gösterebileceğine işaret ediyor.
Kalp ve damar hastalıklarının teşhis ve tedavisinde temel amaç; kalp krizi, felç ve kalp yetmezliği gibi hayati risklerin önüne geçmek. Ancak İngiltere’de yürütülen uzun soluklu yeni bir araştırma, kalp hastalığı bulunan kişilerde göz ardı edilmemesi gereken başka bir sağlık riskine dikkat çekiyor: kanser.
Aberdeen ve Keele üniversitelerinden bilim insanlarının öncülük ettiği araştırmada, 22 bin 534 kişinin sağlık verileri 25 yıl boyunca takip edildi. Çalışmada, İngiltere’de yürütülen EPIC-Norfolk araştırmasının verilerinden yararlanıldı. European Heart Journal’da yayımlanan araştırmada, kardiyovasküler hastalıklar ile kanser gelişimi arasındaki ilişki ve bu ilişkinin kadınlar ile erkeklerde nasıl farklılaştığı incelendi.
Araştırma sonuçlarına göre kalp ve damar hastalığı bulunan kişilerin, bu hastalıklara sahip olmayanlara kıyasla kansere yakalanma ve kanser nedeniyle hayatını kaybetme oranları daha yüksek çıktı.
Ancak veriler cinsiyet açısından incelendiğinde dikkat çekici bir tablo ortaya çıktı. Kalp-damar hastalığı bulunan erkeklerin kanser sonuçlarının, aynı hastalıklara sahip kadınlara göre daha olumsuz olduğu görüldü.
Risk artışı araştırmada incelenen farklı kanser türlerinde gözlemlenirken, cinsiyetler arasındaki en belirgin farklar akciğer ve yemek borusu kanserlerinde ortaya çıktı. Genel kanser yükünün artmasında ise özellikle akciğer ve kolorektal kanserlerin öne çıktığı belirtildi.
Araştırmacılar, elde edilen sonuçların kalp-damar hastalıklarının doğrudan kansere yol açtığı şeklinde yorumlanmaması gerektiğine dikkat çekiyor. Uzmanlara göre kardiyovasküler hastalıklar, kişinin genel sağlık durumunu ve kansere de zemin hazırlayabilecek ortak risk faktörlerini gösteren bir işaret olabilir.
Kalp-damar hastalıkları ile kanserin ortaya çıkmasında rol oynayabilecek çok sayıda ortak faktör bulunuyor. Bunların başında sigara kullanımı, fazla kilo ve obezite, hareketsiz yaşam tarzı ile yüksek alkol tüketimi geliyor.
Bunun yanı sıra yaşlanma, kronik inflamasyon ve metabolik değişikliklerin de her iki hastalık arasındaki bağlantıda rol oynayabileceği değerlendiriliyor.
Araştırmada erkekler ile kadınlar arasındaki farkın nedenleri kesin olarak ortaya konulmuş değil. Ancak uzmanlar, yaşam tarzı ve davranışsal farklılıkların yanı sıra biyolojik faktörlerin de bu tabloda etkili olabileceğini belirtiyor.
Erkeklerin sigara ve alkol gibi risk faktörlerine daha fazla maruz kalması, sağlık kontrollerine başvurma oranlarının farklı olması ve kanser taramalarına katılım düzeyleri bu farkın olası nedenleri arasında değerlendiriliyor.
Kardiyo-onkoloji, uzun yıllardır özellikle kanser tedavilerinin kalp üzerindeki olası olumsuz etkilerini azaltmaya odaklanıyor. Kemoterapi, radyoterapi ve bazı diğer kanser tedavilerinin kalp-damar sistemi üzerindeki etkileri bu alanın temel çalışma konuları arasında yer alıyor.
Yeni araştırma ise ilişkinin ters yönde de ele alınması gerektiğine işaret ediyor. Buna göre kalp-damar hastalığı nedeniyle düzenli olarak sağlık kontrolünden geçen erkekler, aynı zamanda kanser risklerinin değerlendirilmesi ve erken tanı açısından önemli bir fırsata sahip olabilir.
Uzmanlardan “Panik Yapmayın” Uyarısı
Araştırma sonuçlarının kalp hastalığı bulunan erkeklerin mutlaka kansere yakalanacağı anlamına gelmediği vurgulanıyor. Bulgular daha çok iki hastalık grubu arasındaki ortak risk faktörlerine dikkat çekiyor.
Uzmanlar özellikle kalp-damar hastalığı bulunan erkeklerin sigarayı bırakması, sağlıklı kiloyu koruması, düzenli fiziksel aktivite yapması ve alkol tüketimini sınırlandırmasının önemine dikkat çekiyor. Bunun yanı sıra yaşa ve kişisel risk durumuna uygun kanser taramalarının da ihmal edilmemesi gerekiyor.
Araştırmanın ortaya koyduğu tablo, kalp sağlığı ile kanser riskinin birbirinden tamamen bağımsız değerlendirilmemesi gerektiğini gösteriyor. Özellikle kalp-damar hastalığı bulunan erkeklerde düzenli takip, sağlıklı yaşam alışkanlıkları ve uygun kanser taramalarının bir arada yürütülmesi, erken tanı ve uzun vadeli sağlık açısından önem taşıyor.





























