Memur Eksi 55 Emekli Eksi 62 Zam Alacak

Enflasyon patladığı için devletin halktan bu yıl toplayacağı vergiler yüzde 137.4 artacak. Zam yüzde 40’ta kalırsa emeklinin reel kaybı yüzde 62’yi bulacak. Sene başında yüzde 50.5 zam alan asgari ücretli de yüzde 40 zam verilmesi halinde yüzde eksi 26.65 reel kayıp yaşayacak.

Hükümetin devasa ek bütçesi TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nda kabul edildi. Hazine ve Maliye Bakanı Nureddin Nebati, memur ve emekliye enflasyon farkı dahil temmuzda yüzde 40 civarında bir zam vereceklerini açıklarken, CHP Milletvekili Ünal Demirtaş, “Zam yüzde 40’ta kalırsa memur emekliye eksi yüzde 60 zam vermiş olursunuz. Yani dar gelirli vatandaşları enflasyona ezdirirsiniz” dedi.

Nebati’ye iletildi

Demirtaş, komisyonda Bakan Nebati’ye ilettiği ‘eksi zam’ hesabının ayrıntılarını Sözcü’den Erdoğan Süzer’e açıkladı.

İktidarın yılın başında yasalaşan bütçe ile halktan 1 trilyon 430 milyar lira vergi toplayacağını ilan ettiğini belirten Demirtaş, ancak enflasyonun aşırı yükselmesiyle 1 trilyon 83 milyar lira ilave vergi toplanacağını, böylece 2022 yılında halkın cebinden çıkacak verginin 2 trilyon 514 milyar liraya ulaşacağını söyledi.

Demirtaş, 2022’de yıllık vergi tahsilatının 2021 yılı bütçe kanunundaki gelir tahminine göre yüzde 137.4 artacağını belirtirken, “Bu yüzde 137.4’lük artış halkın bir yıllık dönemde yaşayacağı gerçek enflasyonu gösteriyor” dedi.

Hükümetin vergi hesabının gerçek enflasyonu gösterdiğini belirten Demirtaş, temmuzda yüzde 40 zam verilmesi halinde memur ve memur emeklilerinin reel kaybının yüzde 55.4, işçi emeklilerinin yüzde 61.7 ve asgari ücretlinin de yüzde 26.6 olacağını söyledi.

İşte eksi zam hesabı

Yılın başında memur ve memur emeklilerine yüzde 29.97 zam verilmişti. Temmuzda enflasyon farkı dahil yüzde 40 zam verilirse kümülatif yıllık zam yüzde 81.96 olacak. Yüzde 137.4 artan vergi dikkate alındığında bu kesim eksi 55.44 puanlık net kayıp yaşayacak.

İşçi, esnaf ve çiftçi emeklileri yılın başında yüzde 25.47 zam almıştı. Temmuzda yüzde 40 zam olursa kümülatif zam yüzde 75.66’da kalacak, eksi zam yüzde 61.74’e ulaşacak. Sene başında yüzde 50.5 zam alan asgari ücretli de yüzde 40 zam verilmesi halinde yüzde eksi 26.65 reel kayıp yaşayacak.

Paylaşın

Elektriğe ‘Kademeli Zam’ Planı

Elektrikte yüzde 30 zam iddiası EPDK tarafından yalanlanırken, şirketlerin Bakan ve EPDK yöneticileriyle görüştüğü doğrulandı. Kaynaklar, kademli şekilde zam planlandığını aktardı.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) elektrik fiyatlarına yüzde 30 oranında bir zam olacağı iddiasını yalanlaması üzerine, enerji şirketleriyle yapılan toplantıya hakim kaynaklar, elektrik fiyatlarının tek seferde büyük bir zam yerine yıl içinde kademeli olarak artırılmasının planlandığını söyledi.

T24’ün Bloomberg’ten aktardığı habere göre, ismini vermeyen iki yetkili, elektrik dağıtım şirketlerinin 21 yöneticisinin geçen hafta Enerji Bakanı Fatih Dönmez ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK) yöneticileriyle bir araya gelerek sektörün sorunlarını konuştu.

Şirketler şikayetçi

Şirketle toplantıda yetkililere geçen yıl enerji fiyatları dünya genelinde artarken ve TL zayıflarken kayıplarının 20 milyon liraya kadar çıktığını söyledi. Şirketler, bu yıl daha yüksek liste fiyatları koyulmadığında durumun daha da zorlayıcı olacağını söyledi.

EPDK yalanlamıştı

Elektrik fiyatlarında yüzde 30 oranında zam olacağı iddiası üzerine EPDK Başkanı Mustafa Yılmaz dün yaptığı açıklamada, “Kurumumuzun gündeminde elektrikte herhangi bir tarife değişikliği yok. Vatandaşlarımızın böylesi mesnetsiz haberlere itibar etmemesini rica ediyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

Çiftçinin Kullandığı Mazota Bir Yılda Yüzde 330 Zam Geldi

İklim krizi, yanlış tarım politikaları ve tarım faaliyetlerindeki üretimler için koşulların elverişli olmaması çiftçiyi olumsuz yönde etkilemeye devam ediyor. Kuraklığın tarım faaliyetlerine etkisi gün geçtikçe kendini daha yakıcı bir şekilde hissettirirken, her geçen gün artan üretim kalemleri de çiftçiyi ayrıca zora sokuyor.

Diyarbakır Yenişehir Ziraat Odası Başkanı Süleyman İskenderoğlu, Türkiye genelinde 52 kentte yaşanan kuraklık sorununu ve çiftçi üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

“Zamlar üreticiyi de tüketiciyi etkiliyor”

Kuraklığın bu yıl, geçen yıla göre daha az ama bölgesel olarak aynı yakıcılıkta devam ettiğini söyleyen İskenderoğlu, mazot zamlarına da dikkat çekerek “Güneydoğu Anadolu bölgesinin bir kısmında kuraklık etkisini sürdürüyor. Bu yıl kuru tarlalarda 350-400 kilo civarında buğday, 100-150 kilo civarında mercimek hasılatı bekliyoruz. Sulu tarlalarda ise 550-650 kilo buğday hasılatı bekliyoruz,” dedi.

İskenderoğlu, geçen yıl ve bu yılın mazot, elektrik, amonyum nitrat ve ilaç fiyatlarını karşılaştırarak şunları söyledi:

“Geçen yıl çiftçinin kullandığı mazot 8 liraydı, şu an ise 29 lira oldu. Bu, yaklaşık olarak yüzde 330 artış demek. Geçen yıl elektriğin kilowattı 0.90 kuruştu; şu an 2,17 kuruş. Yüzde 250 civarında zamlandı elektrik.

“Yüzde 26 azotlu amonyum nitratın bir tonu geçen yıl 1860 liraydı, şu an 7750 lira. Azotlu üre gübresi (mısır için kullanılan) geçen yıl 3,3 liraydı, bugün ise 14 lira. Tarımda en büyük harcama kalemi olan gübreye de fahiş fiyatlarda zam geldi. Yine aynı şekilde tarım ilaçlarına yüzde 150 zam geldi.”

Tarımda tehlike çanları

Çözüm için önerilerde bulunan ve üreticileri uyaran Süleyman İskenderoğlu “Üretici enflasyonu yaklaşık olarak yüzde 400 civarında. Tüketiciler ekmeği yılın sekizinci ayında yaklaşık 7, on ikinci ayında ise 8 liraya alacak. Tarım için ciddi anlamda tehlike çanları çalıyor,” diyerek sözlerine şöyle devam etti:

“Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) açıkladığı fiyatlarla, piyasadaki fiyatlar arasında ciddi farklar var. TMO bu yıl serbest piyasadan buğday ve arpa alamayacak. Ben buradan çiftçilere bir uyarıda bulunmak istiyorum. Malınızı satmayın, dayanabildiğiniz kadar dayanın, buğday fiyatları yükselecek.”

Adım adım gıda krizi

Piyasada buğday stoğu olmadığının ve adım adım gıda krizine doğru sürüklenildiğinin altını çizen İskenderoğlu, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Bir gıda krizine doğru hızla yaklaştığımızı söylemek gerekiyor ve bunu saklamanın bir anlamı yok. Ülke olarak tedbir almak için çok geç kaldık. Çözüm olarak yarıda kalmış ve tamamlanmasına az kalmış yavru su kanallarının bitirilmesi gerekiyor. Çevreye zarar vermeyen su kanallarının bir an evvel faaliyete geçirilmesi gerekiyor.”

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

Özel Sektörde Ara Zam Beklentisi Yüzde 30

Sürekli artan enflasyon karşısında çalışanların gözü olası asgari ücret zammına çevrildi. Bu konuda son aylarda hükümet kanadından farklı açıklamalar gelse de temmuz ayında asgari ücrete ara zam yapılması konusundaki beklentiler giderek güçleniyor.

Sene başında yaklaşık yüzde 50 zam yapılarak 4 bin 253 liraya çıkarılan asgari ücretin bir kısmı her ay yükselen enflasyon karşısında eridi. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı verilere göre ocak ayında yüzde 48,69 olan yıllık enflasyon şubatta yüzde 55,44, martta yüzde 61,14, nisanda yüzde 69,97 ve mayıs ayında yüzde 73,50 çıktı. Ekonomistlerin genel beklentisi enflasyonun yıl sonuna kadar üç haneyi görmesi yönünde.

Ara zam konusunda ise henüz bir oran netleşmiş değil. Ancak zammın yüzde 10 ila 20 arasında olması ve bazı prim desteklerinin uygulanması gündemde.

DW Türkçe’den Emre Eser’e değerlendirmelerde bulunan Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Başkanı Dr. Arzu Çerkezoğlu, şimdiye kadar konuşulan yüzde 5, yüzde 10 gibi oranların ve son derece ufak prim desteklerinin asgari ücretteki kaybı asla karşılayamayacağını söylüyor.

Böyle sembolik oranların çalışanların ihtiyacı olan iyileştirmeyi sağlayamayacağını vurgulayan Çerkezoğlu, son aylarda yükselen enflasyon karşısında maaşların eridiğinin altını çiziyor.

Hesap yoksulluk sınırına göre olmalı

DİSK tarafından yapılan araştırmaya göre asgari ücretlinin alım gücündeki kaybın son 5 ayda 5 bin lirayı bulduğunu anlatan Çerkezoğlu, yapılması gereken zamma ilişkin şu açıklamayı yapıyor: “Bizim bu noktada çizdiğimiz çerçeve belli. Gelinen noktada ücretlere yeni bir zam ihtiyacı daha doğmuştur. Zaten asgari ücrete yapılan zam oranı yüzde 50 olsa bile bunun yüksek enflasyon karşısında hızla eriyeceğini söylemiştik. Şimdi hayat pahalılığı ortada. Gıda enflasyonu ortada. Biz en azından iki kişinin asgari ücretle çalıştığı bir ailede toplam gelirin yoksulluk sınırını yakalaması gerektiğini ifade ediyoruz.”

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun mayıs ayı raporuna göre Türkiye’de dört kişilik bir ailenin açlık sınırı asgari ücreti geçerek 6 bin 17 TL’ye, yoksulluk sınırı ise 19 bin 602 TL’ye çıktı.

Asgari ücret 4 kez belirlenmeli

Asgari ücrette acil zam ihtiyacı olduğunu ve bu konudaki çağrılarını yenilediklerini belirten Çerkezoğlu, “Asgari Ücret Tespit Komisyonu’nun toplanması için bir yasal engel yok. Komisyon hemen toplanmalı ve süreç başlamalı. Enflasyonun bu kadar yüksek olduğu bir ortamda yılda bir kez zam yapmak gerçekçi değil. Biz böyle dönemlerde asgari ücretin yılda 4 kez belirlenmesini talep ediyoruz. Ayrıca Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) primlerinde işverene verilen destekler çalışanlara da verilmeli” diyor.

Halkın alım gücünün son zamanlarda hızlı şekilde düştüğüne değinen Çerkezoğlu, asgari ücretin dışında çeşitli alanlarda da vatandaşın nefes almasını sağlayacak düzenlemeler yapılması gerektiğini söylüyor. Bu noktada az kazanandan az çok kazanandan çok vergi alınan adil bir vergi sistemi çağrısında bulunan Çerkezoğlu, “Elektrik ve doğal gaz zamları geri çekilmeli ve temel ihtiyaç ürünlerindeki vergiler düşürülmeli” ifadelerini kullanıyor.

Çerkezoğlu, ayrıca asgari ücret zammının toplumun tüm kesimlerini ilgilendirdiğini ve diğer ücretlerin de bu orana göre şekillendiğini vurguluyor.

Bu anlamda sadece asgari ücretli çalışanlar değil bu ücrete yakın ve bu ücretin çeşitli oranlarda üzerinde maaş alan çalışanlar da maaşlarının enflasyon karşısında eridiğini ve ara zam yapılması gerektiğini düşünüyor.

Peki özel şirketler çalışanlarına ara zam yapmayı düşünüyor mu?

Şirketlerin yarısı temmuzda zam yapacak

Organizasyon, performans yönetimi ve ücret alanlarında danışmanlık hizmeti veren Willis Towers Watson Türkiye ve Azerbaycan Organizasyon ve Ödüllendirme Ülke Lideri Doğan Çolak, bu konuda şirketlerin önemli bir bölümünün çalışanlarına ara zam yaptığını veya yapmayı planladığını söylüyor.

608 şirket ile yaptıkları yeni anketin sonuçlarını paylaşan Doğan Çolak, “Şirketlerin yüzde 79’u 2022 yılında ara dönem artışı yaptığını veya yapmayı planladığını beyan etti. Bu şirketlerin yüzde 48’i bu aksiyonu temmuz ayında yapacaklarını söylüyorlar” diyor.

Çolak, bu konuda ortalama ara zam oranlarının yüzde 30 olduğunu belirtiyor. Şirketler 2022 yılı içindeki toplam ücret artışlarını ise yüzde 82 ile yüzde 99 arasında yapacaklarını beyan ediyor.

E-ticaret, enerji ve otomotiv sektöründe ortalamanın yüzde 10 üzerinde ara zam beklenirken bankacılık ve ilaç sektörlerinde ise ortalamanın altında zam beklentisi var.

Yan haklarda yüzde 50 düzenleme

Bunun yanında özel sektörde daha önce yılda bir kez düzenleme yapılan yemek, yol ve diğer yan haklar konusunda da artık çoğu şirketin yılda iki defa düzenleme yapmaya başladığı ve bu ücretlerde artışa gittiği belirtiliyor. Doğan Çolak, “Yan haklarda da yüzde 50’lere varan artışlar söz konusu” diyor.

Asgari ücret zammının özel sektörün her kademesi tarafından yakından takip edildiğini aktaran Doğan Çolak, “Minimum ücret belli olduktan sonra üst seviyelerdeki çalışanların ücretleri de buradaki artışlara göre şekilleniyor. Çok sayıda şirket de bu dönemde çalışanlarının alım gücünü düşünerek asgari ücret düzenlemesini beklemeden kendi minimum ücretlerini belirleyerek çeşitli zamlar yaptılar” ifadelerini kullanıyor.

Paylaşın

Elektriğe En Az Yüzde 30 Zam Yolda

Ankara’da geçen Perşembe günü düzenlenen Elektrik Dağıtım Hizmetleri Derneği (ELDER) 14’üncü Sektör Değerlendirme Toplantısı öncesinde elektrik dağıtım şirketlerinin patron ve yöneticileri, Enerji Tabii Kaynaklar Fatih Dönmez ile kahvaltıda bir araya gelmişti.

Toplantıda şirketlerin yetkilileri kur farkı ve uluslararası piyasalarda artan enerji maliyetlerini gerekçe göstererek elektrik satış bedelleri için yüzde 50 oranında bir zam talebinde bulundu.

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün edindiği bilgilere göre yapılan değerlendirmeler sonrasında 1 Temmuz’dan geçerli olmak üzere en az yüzde 30 zam yapılması konusunda görüş birliğine varıldı. Toplantıda alınan karar uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu’nun (EPDK) 1 Temmuz’da yüzde 30’luk zam kararını alması bekleniyor.

Son zam 1 Haziran’da yapılmıştı

Elektrikte son zam, üç aylık tarife dönemi olmamasına karşın 1 Haziran’da mesken aboneleri için yüzde 15, sanayi ve ticarethane aboneleri için yüzde 25 oranında yapılmıştı. Son zamla birlikte yılbaşından bu yapılan zamların oranı birinci kademe için yüzde 58’i, ikinci kademe için yüzde 137’yi buldu.

Şu anda birinci kademede üst sınır olan 230 kWh’lık kullanımda fatura bedeli 332 TL’yi buluyor. Yüzde 30 zam gelmesi halinde bu fatura 430 TL’yi aşacak. İkinci kademede ise alt sınır olan 475 TL’lik fatura bedeli 760 TL’ye çıkacak.

“Yüzde 87’sini özel sektör üretiyor”

Uzmanlara göre zamların asıl sebebiyse 2013 yılından itibaren başlatılan özelleştirme süreci. Elektrik Mühendisleri Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Özdağ, geçen yıl 1 Haziran’dan bu yana sanayicilerin kullandığı elektrikte yüzde 289 oranında zam yapıldığını, benzer oranlardaki zamların tüm abone grupları için geçerli olduğunu söyledi.

TÜİK’in açıkladığı yıllık enflasyon oranının yüzde 73, ENAG’a göre de yüzde 160 oranında bir enflasyon oranı belirlendiğini hatırlatan Özdağ, “Elektrik zamları, enflasyonun çok üstündedir. Dolayısıyla bu bir zam değil sermaye aktarımıdır” değerlendirmesini yaptı. Bu yılın başından beri Türkiye’de elektriğin yüzde 87’sinin özel sektör eliyle üretildiğine dikkat çeken Özdağ, “Piyasaya teslim edilmiş bir yapı var ve konuşulan rakamlar tamamen özelleştirmeden kaynaklanan özel sektör kredisi ve benzer bedellerin ödenmesi ile ilişkilidir” şeklinde sözlerini sürdürdü.

“Faturalarda özelleştirme bedeli var”

Özdağ, elektrik üretiminde tercih edilen yakıt türünün de zamlarda etkili olduğunu savundu. Elektrik enerjisi altyapısının ithal yakıtlara dayalı kurulduğunu kaydeden Özdağ, iktidarın ithal fosil yakıtlardan vazgeçmediğini söyledi.

Türkiye’de kapasite kullanım oranının da çok düşük olduğunu kaydeden Özdağ, “Kapasite kullanım oranı yüzde 37’lerde. Maalesef bizim ödediğimiz faturalar içerisinde çalıştırılmayan santrallerin maliyetleri vardır, Özelleştirme bedeli vardır” dedi. Özdağ, elektrik enerjisinde kamunun ana belirleyici olması halinde zam yerine indirim olacağı iddiasında bulundu.

“Zamların kaynağı özelleştirme”

Enerji ve iklim uzmanı Önder Algedik de kamu kurumu olan Elektrik Üretim Anonim Şirketi (EÜAŞ) ile özel şirketlerin elektrik satış bedelleri arasındaki farka dikkat çekti. EÜAŞ’ın 2013 yılında 1 birim olan elektrik satış fiyatının bugün yalnızca 1,8 birime ulaştığını, ancak buna karşın özel sektörde elektrik üretim bedelinin o tarihten bu yana 4,08’e çıktığını söyledi.

Algedik, piyasada özel sektörün hakimiyeti oranında fiyatların da yükseldiğini, bunun dağıtım bedellerinde daha fazla olduğunu vurguladı. Kamu tarafından 2013 yılında sağlanan elektrik dağıtım hizmetinde 1 birim olan bedelin bugün özel sektör eliyle yürütüldüğünde 6,72 birime çıktığını kaydetti. Algedik, “Rakamlar, zamların kaynağının özelleştirme olduğunu ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

TEDAŞ, 2021’i de zararla kapattı

Öte yandan 2013 yılında özelleştirildikten sonra her yıl zarar etmeye devam eden Türkiye Elektrik Dağıtım Anonim Şirketi’nin (TEDAŞ) 2021 yılını da zararla kapattığı ortaya çıktı.

TEDAŞ’ın geçtiğimiz günlerde yayınladığı 2021 yılı faaliyet raporuna göre kurumun geçen yılki zararı 106 milyon TL’ye ulaştı. Böylece son dokuz yıllık toplam zarar 6 milyar 446 milyon TL’ye ulaştı.

Paylaşın

Asgari Ücrete Ara Zam İçin Çalışma Başlatıldı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ücretliler dahil herkesin gelirinin artırılması yönündeki açıklaması sonrası Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ücretlerin iyileştirilmesi için ilgili kurumlarla çalışma başlattı.

Asgari ücrete ara zamda 6 aylık enflasyon oranında artırım, yıllık enflasyon farkının yansıtılması, işverenin prim yükünün hafifletilmesi formülleri üzerinde çalışılıyor.

Sabah gazetesinde yer alan habere göre; Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı’nın teklifi üzerine Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplanıp yeni asgari ücreti ister yıllık ister aylık belirleyebilecek. Bunun üst sınırı iki yıl olacak.

4 Temmuz Pazartesi günü açıklanacak haziran ayı enflasyon oranının ardından ilk altı aylık enflasyon oranı belirlenecek, memur ve emeklilere yapılacak zam oranı açıklanacak. Asgari ücretliye ara zamda 6 aylık zam oranı da belirleyici olacak. Yılın ilk 5 ayında enflasyon yüzde 35.64 olmuştu.

Öte yandan asgari ücrete ara zam durumda işverene prim desteği seçeneği de değerlendiriliyor. Asgari ücrette gelir vergisi kaldırılmıştı. Brüt asgari ücrette 760 lira prim kesintisi bulunuyor. İşveren açısından da 876 liralık prim maliyeti bulunuyor.

Paylaşın

Zamlar Hız Kesmiyor: İlaca Da Bekleniyor

Ankara Eczacı Odası Başkanı Taner Ercanlı, ilaç fiyatlarına yüzde 20 civarında zam beklentisi olduğunu açıkladı. Ercanlı, “Eczaneler yaşanan krizden dolayı ciddi anlamda ekonomik darboğaza girdi” dedi.

Birçok kalemde gelen zamlara bir yenisin daha eklenmesi bekleniyor. Sözcü WEB TV’nin haberine göre, Ankara Eczacı Odası Başkanı Taner Ercanlı, “Sağlık Bakanlığının ilaçta yüzde 20 oranında fiyat artışı talebinin olduğu bilgisini aldık. Artış oranı yüzde 20’nin üzerinde de olabilir” dedi.

Eczanelerin ekonomik darboğaza girdiğini ve mesleği bırakanlar olduğunu da belirten Ercanlı, birçok ilacın üretilemediğini de vurguladı ve şunları söyledi:

‘Mesleği bırakıyorlar’

Eczaneler yaşanan krizden dolayı ciddi anlamda ekonomik darboğaza girdi. Eczanelerimizin bir kısmı süreç içerisinde kapanmaya başladı. Bu işi uzun yıllardır yapan bazı meslektaşlarımızın artık meslek yapma arzuları da ortadan kalktı ve mesleği bırakıyorlar.

Geçtiğimiz günlerde eczacıların içinde bulundukları zor durumdan kurtarılması gerektiğini aksi halde 14 bin eczacının dükkanlarını kapatma tehlikesi ile karşılaşacağını söyleyen Kayseri Eczacı Odası Başkanı Uğur Nuri Akın, “Ülkece zor zamanlardan geçiyoruz. Tabi bu da sağlık sektörünü yakından etkilemiş durumda. Bundan da en fazla etkilenen grup maalesef bizleriz çünkü bir tarafımız danışmanlık hizmeti verirken, bir tarafımız da ticari faaliyetleri sürdürmekte. Bununla birlikte de maalesef uzun zamandan beri devam eden sorunlarımızın çözülmemesi sebebiyle şu an 28 bin eczanenin yarısı kapanma tehlikesi ile karşı karşıya. Bu çok ciddi bir halk sağlığı sorunudur” diye açıklamalarda bulunmuştu.

‘İlaç yokluğu tekrar artışta’

Birçok ilaçta yokluk yaşıyoruz. Kurdaki artışla beraber ve pandemi sürecinin de bunun üzerine eklenmesiyle birlikte ilaç yokluğu maalesef tekrar artışa geçti. Elimizdeki verilere göre, yaklaşık yüzde 17 oranında bir ilaç yokluğu mevcut. Birçok ilaç yurt dışından ithal edilemiyor. Uluslararası alanda ilaç ham madde fiyatlarındaki artış da, sanayimizde birçok ilacın üretemez hale gelmesine yol açtı.

İlaç yokluğundan dolayı hastalarla karşı karşıya geliyoruz. Hastalarımız ilacın yokluğunun kaynağının eczacılar olduğu gibi bir algıya kapılıyor. İlaç üretildiği ilk andan hastaya ulaşana kadar takip edilen bir ürün. Hasta reçetesiyle geldiğinde ilacını ulaştırmak istiyoruz. Buradaki engel fiyat ise çözülmesi lazım. Biz ilaca zam isteyen tarafta değil ilacın erişilebilir olmasını isteyen taraftayız.

Paylaşın

Doğalgaza Yüzde 30, Elektriğe Yüzde 15 Zam

Konutlarda kullanılan doğalgaza yüzde 30, elektrik üretimi için kullanılan doğalgaza yüzde 16, elektrik üretimi dışında kullanılan doğalgaza yüzde 10, elektriğe, meskenlerde yüzde 15, sanayi ve ticarethanelerde yüzde 25 zam geldi. Zamlar 1 Haziran 2022 itibarıyla geçerli olacak.

Boru Hatları ile Petrol Taşıma AŞ (BOTAŞ) web sitesinde, Haziran ayına ilişkin doğal gaz toptan satış tarifesini yayımladı.

Tarifeye göre BOTAŞ’ın konut tüketicileri için gaz dağıtım şirketlerine Haziran’da uygulayacağı satış fiyatı bin metreküp doğal gaz için 3 bin 264 lira oldu. Mayıs ayına göre bu rakam yüzde 30’luk bir artışa işaret ediyor.

BOTAŞ açıklamasında dünya genelinde artan enerji fiyatlarına işaret edilerek bazı Avrupa başkentlerinde konut doğal gaz birim fiyatlarının Türkiye’ye göre daha yüksek olduğu belirtildi.

Elektrik üretim amaçlı tarifede bin metreküp doğal gazın fiyatı ise 12 bin 500 lira olarak belirlendi. Bu rakam Mayıs ayına göre yüzde 16 artışa işaret ediyor.

Sanayi abonelerinin tarifesi bin metreküp doğal gaz için 10 bin 416 lira olurken önceki aya göre yüzde 10’luk bir artış gerçekleşti.

Enerji Piyasası Düzenleme Kurumunun (EPDK) faaliyet bazlı, nihai ve yeşil tarife tabloları Resmi Gazete’nin bugünkü sayısında yayımlandı.

Buna göre, ilk kademede bulunan mesken abonelerinin tarifesinde kilovatsaat başı fiyat 129,0639 kuruş, yüksek kademede yer alanların tarifesinde ise kilovatsaat başı fiyat, 192,7977 kuruş oldu.

İlk kademede yer alan ticarethane abonelerinin tarifesinde elektriğin kilovatsaat fiyatı, 208,9154 kuruş, yüksek kademedeki kilovatsaat fiyat da 278,0099 kuruş olarak belirlendi.

Alçak gerilim sanayi abonelerinin elektrik tarifesinde kilovatsaat fiyatının 287,5739 kuruş olması kararlaştırıldı.

Öte yandan, yeşil tarifede kilovatsaat fiyatı 268,2821 kuruş olarak belirlendi.

Paylaşın

Benzin Ve Motorine Bir Zam Daha!

Benzine 28 Mayıs gece yarısından itibaren geçerli olmak üzere zam yapılırken, motorin fiyatlarında da artışa gidildi. Öte yandan LPG fiyatları ise bir önceki akşam 36 kuruş oranında zamlandı. Gelen zam sonrası benzin fiyatları, motorin fiyatları değişti.

Habertürk’ün sektör kaynaklarından aktardığına göre, 28 Mayıs tarihinden itibaren geçerli olmak üzere litrede benzine 70 kuruş, motorine 97 kuruş zam geldi. Dün gece benzine 1 lira 43 kuruş, motorine 1 lira 38 kuruş zam gelmişti. Bir önceki gün ise otogaz fiyatına 36 kuruş zam gelmişti.

Yeni fiyatlar;

Yeni yapılan zamla birlikte, benzinin litre fiyatı yaklaşık olarak İstanbul’da 24,99 TL’ye, Ankara’da 25,10 TL’ye, İzmir’de 25,11 TL’ye yükseldi.

Motorinin litre fiyatı ise yaklaşık olarak İstanbul’da 24,38 TL’ye, Ankara’da 24,49 TL’ye, İzmir’de 24,50 TL’ye yükseldi.

İstanbul

  • İstanbul Avrupa yakasında bir litre benzin fiyatı 24,99 TL’den işlem görüyor.
  • İstanbul motorin litre fiyatı Avrupa Yakası’nda 24,40 TL
  • İstanbul Anadolu yakasında bir litre benzin fiyatı 24,99 TL’den işlem görüyor.
  • İstanbul motorin litre fiyatı Anadolu Yakası’nda 24,38 TL

Ankara

  • Ankara benzin fiyatları: 25,07 TL
  • Ankara motorin fiyatları: 24,48 TL

İzmir

  • İzmir benzin fiyatı: 25,09 TL
  • İzmir motorin fiyatı: 24,49 TL
Paylaşın

Elektriğe Yüzde 100 Zam Yolda

“Devletin vatandaşını koruyacak gücü maalesef kalmamıştır. Enerji maliyetleri doğrudan yansıtılıyor. Ama en büyük zam elektriğe gelecek” diyen CHP Milletvekili Karabat, “Elektriğe yüzde 100 zam yolda” olduğunu ifade etti.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, sosyal medya hesabından dikkat çeken açıklamalarda bulundu.

Elektriğe yüzde yüz zammın yolda olduğunu ifade eden Karabat’ın açıklamaları şu şekilde;

“Benzine yılbaşından bu yana yapılan 18’inci zamla birlikte litre fiyatı 24 TL’ye çıkacak. Devletin vatandaşını koruyacak gücü maalesef kalmamıştır. Enerji maliyetleri doğrudan yansıtılıyor. Ama en büyük zam elektriğe gelecek.

Mesken düşük kademe vergi dahil kilovatsaat (kWh) başına 1,26 TL’ye satılıyor. Yüksek tüketim bedeli 1,89 TL. Ancak bir kWh elektriğin üretim maliyeti 2,7 TL’ye kadar çıkmış durumda. Sanayi ve ticarethane aboneleri de kWh başına 2,74 TL ödüyor.

Dolayısıyla mesken elektriğinin sanayi ve ticarethane aboneleri tarafından sübvanse edilmesi de artık söz konusu değil. Enerji üretiminin yaklaşık %85’ini özel sektör yaptığı için, bunların da en az %70 oranında döviz borçlusu olduğundan zam kaçınılmaz!

Enerji sektöründeki yanlış özelleştirmeler ve tamamen dövize endeksli finans sistemi Türkiye’yi dünyanın en pahalı elektriğini tüketen ülkeler arasına soktu. Kamunun rezervleri boş olduğundan şimdi AKP Hükümeti mecbur bir şekilde %100 zam yapacak.

Dolar kuru, petrol-doğalgaz fiyatları ile elektrik üretim maliyetleri arttıkça, AKP kasada 5 kuruş para bırakmadığı için bunların faturasını halka kesecek. AKP’nin bunu çözecek kabiliyeti de kalmamıştır.

AKP eğer elektrik zammını memura ve emekliye daha fazla enflasyon farkı vermemek için temmuz ayına bırakırsa, bu zammın oranı %100 değil, %150 dahi olabilir. Buradan tüm vatandaşlarımızı ve yatırımcılarımızı uyarmış olayım.”

Paylaşın