Açlık Sınırı Son 5 Yılda Yüzde 971 Arttı

2019 yılının ocak ayında 6 bin 745 lira olan yoksulluk sınırı 2024 yılının kasım ayında yüzde 975 artarak 72 bin 524 liraya kadar yükseldi. Aynı dönemde açlık sınırı da yüzde 971 artış göstererek bin 957 liradan 20 bin 967 liraya çıktı.

2019 yılında 2020 olarak belirlenen asgari ücret beş yılda yüzde 741 artarak 2024 yılının ocak ayında 17.002 liraya kadar çıktı. Ancak Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM) rakamlarına göre, asgari ücretteki artışa karşın yoksulluk sınırı aynı dönemde yüzde 975 yükseldi.

2024 yılının sonlarına gelirken bir yandan yeni yılda asgari ücretin ne kadar olacağı tartışmaları devam ediyor. 2025 yılı için geçerli olacak asgari ücreti belirleme çalışmaları kapsamında Asgari Ücret Tespit Komisyonu 16 Aralık Pazartesi günü Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ev sahipliğinde ikinci kez toplandı.

İşçi, işveren ve hükümet temsilcilerinden oluşan komisyonda, işveren heyetini Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK), işçi heyetini ise Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (TÜRK-İŞ) temsil ediyor.

Şu ana kadar müzakere masasının taraflarından asgari ücret için bir rakam telaffuz edilmezken, TÜRK-İŞ Genel Başkan Yardımcısı Ramazan Ağar pazartesi yapılan ikinci toplantı sonrasında, “Üçüncü görüşmenin ardından rakamın netleşeceğini düşünüyoruz,” dedi.

Asgari Ücret Tespit Komisyonu üçüncü toplantısının net tarihi henüz bilinmezken görüşmenin önümüzdeki hafta gerçekleşmesi bekleniyor.

2024 Ocak ayından itibaren geçerli olan net asgari ücret 17.002 TL olarak belirlenmiş, 2024 Temmuz ayında ise yaklaşık 7 milyonu asgari ücretle çalışan olmak üzere kayıtlı 15 milyon ücretle çalışanı ilgilendiren asgari ücret, geçtiğimiz yıllarda yapılanın aksine ve beklentilere rağmen hükümetin “sıkı para politikaları” uygulamaları nedeniyle arttırılmamıştı.

DİSK-AR’ın raporuna göre, asgari ücret civarında ücret alanlar da dahil edildiğinde (asgari ücretin altı ve yüzde 10 fazlasında yani asgari ücret komşuluğunda bulunanlar) 8,5 milyon işçi, asgari ücret civarı ve altında ücretle yaşamını sürdürmeye çalışıyor. Başka bir deyişle 2023 yılı itibarıyla tüm özel sektör işçilerinin yüzde 48,9’u asgari ücret komşuluğunda ücretlerle çalışıyor.

Raporda, ücretle çalışanların 7,5 milyonunun (yüzde 43,6) asgari ücret ve altında ücretle çalıştığı belirtiliyor. Asgari ücretin yüzde 5 fazlası ve altında çalışan tüm özel sektör emekçilerinin yüzde 47,8’ini (8,3 milyon) oluşturduğu ifade ediliyor.

Türkiye’de 11,5 milyon işçinin (yüzde 66,1) asgari ücretin yüzde 20 fazlası ve altında ücret ile çalıştığının belirtildiği raporda, 14,5 milyon işçinin (yüzde 80,1) ise en fazla asgari ücretin yüzde 50 fazlası ücrete çalıştığı kaydediliyor.

Avrupa İstatistik Ofisi’ne (Eurostat) göre Türkiye, Avrupa ülkeleri içinde en düşük asgari ücrete sahip beşinci ülke konumunda bulunuyor. Verilerini brüt asgari ücretler üzerinden hesaplayan Eurostat’a göre, Türkiye’den daha düşük asgari ücrete sahip ülkeler arasında dört ülke bulunuyor; Sırbistan (544 euro), Karadağ (532 euro), Bulgaristan (477 euro) ve Arnavutluk (398 euro).

Türkiye’nin brüt asgari ücreti Eurostat’ın Temmuz ayı raporunda 568 euro olarak belirtiliyor. Ancak Aralık ayındaki 36 TL civarında olan euro kuruna göre, 20.002 TL brüt asgari ücret 544 euro, 17.002 TL net asgari ücret ise yaklaşık 462 euro.

Kocaeli Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri Bölümü Profesörü ve DİSK-AR araştırmacısı Prof. Dr. Aziz Çelik Euronews Türkçe’ye verdiği demeçte, “Ülkenin büyümesindeki paydan asgari ücrete bir şey eklenmiyor. Sadece enflasyonu baz alarak asgari ücretin artırılması doğru değil” ifadelerini kullandı.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun (DİSK-AR) 2025 yılına yönelik hazırladığı Asgari Ücret Araştırması raporuna göre, 2024 yılında asgari ücretlinin alım gücü kaybı 54.712 TL olarak hesaplandı.

DİSK-AR’ın hazırladığı raporun yazarlarından biri olan Prof. Dr. Aziz Çelik “Tek başına enflasyon asgari ücret için bir ölçüt olamaz,” diyerek asgari ücretin doğru hesaplamalardan geçmediğini belirtiyor.

“Birincisi enflasyonun ölçümünde sıkıntılar var. İkincisi, TÜİK ortalama bir enflasyon ölçüyor. Yani doğru olsa bile bir ücretli enflasyonu ölçmüyor. Üçüncü faktör ise büyümenin hesaba katılmaması. Enflasyon doğru ölçülse bile reel olarak ücretleri korur ancak büyümeden pay alınamadığı için asgari ücretin payını düşürür.”

Asgari ücretin hesaplanmasında dikkat edilmesi gereken faktörleri dile getiren Çelik, “Geçim şartlarının esas alınması gerekiyor. Bir işçinin ve bakmakla yükümlü olduğu hanenin geçim şartları nasıl sağlandığına bakılması gerekli. İkincisi de kişi başı milli gelir artışıyla asgari ücretin ilişkilendirilmesi lazım,” değerlendirmesini yaptı.

GSYH’nin ülkedeki büyümeyi, toplam verimlilik artışını, zenginleşmeyi ifade ettiğine değinen Çelik, “Burada hakkaniyetli olan kişi başına düşen milli gelire paralel bir artış olmasıdır,” ifadelerini kullandı.

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın yayınladığı rakamlara göre, 2024 yılının ilk çeyreğinde yüzde 5,6, ikinci çeyrekte, yüzde 2,4, üçüncü çeyrekte yüzde 2,1 büyüme yaşandı. Kişi başına gayri safi yurtiçi hasıla (GSYH) ise 2023 yılında yüzde 4,5 artış gösterdi ve cari fiyatlarla kişi başına düşen milli gelir 307.952 TL (13.110 dolar) olarak hesaplandı.

“Asgari ücretteki artış fiyat istikrarını bozmuyor”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Ağustos 2024’te yaptığı bir açıklamada “Fiyat istikrarını sağlayacak, daha önce yaptığımız gibi ilan ettiğimiz takvim çerçevesinde enflasyonu tek haneli oranlara tekrar çekeceğiz” diyerek fiyat istikrarına vurgu yapmıştı.

Eylül ayında hükümetin ekonomiyi düzeltme çabaları kapsamında 2025-2027 dönemine dair 3 yıllık yol haritasını sunan Orta Vadeli Program (OVP) açıklandı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, OVP ile ilgili olarak “Programımızın temel amacı enflasyonun kademeli olarak tek haneli seviyelere düşürülmesi” demişti. Geçtiğimiz hafta ise katıldığı bir panelde konuşan Yılmaz “Nihai hedefimiz, elbette dezenflasyondan sonra üçüncü aşama, o da fiyat istikrarı aşaması” ifadeleriyle “fiyat istikrarına” dikkat çekmişti.

Prof. Dr. Aziz Çelik ise asgari ücretteki artışın fiyat istikrarını olumsuz etkilemediğini savunuyor: “Asgari ücret artışı fiyatı istikrarını bozan bir unsur değil. Yüksek enflasyonun sebebinin ücret artışları olmadığı konusunda bilim dünyasında çok geniş bir mutabakat var. Ücret artışlarının enflasyonu yükselttiğine ya da tetiklediğine dair bir şey yok. Fakat hükümetin ekonomi politikası buna dayalı. Yani sıkı para politikası. Alım gücünün kısılması ve talebin düşürülmesine dayalı bir enflasyonla mücadele perspektifleri var. Bu perspektif de ücretlerin baskılanmasını beraberinde getiriyor.”

Enflasyondaki artışın, ücretlerin artmasından kaynaklanmadığı değerlendirmesini yapan Çelik, “Hükümet, asgari ücreti hesaplarken bunu esas alacak ama bu doğru bir yaklaşım değil. Bu enflasyonun yükünü çalışanlara yıkmak anlamına gelecektir,” diye konuştu.

Ülkede artan yoksulluk sınırına dikkat çeken Prof. Dr. Aziz Çelik, uluslararası standartları işaret etti. Türkiye’de asgari ücretin sadece bir işçinin geçimini baz alarak hesaplanmasının doğru olmadığını belirten Çelik, küresel standartlara göre ailenin de hesaba katılması gerektiğini ifade etti.

Ancak Türkiye’nin mevcut ölçütlerini kabul edildiği durumda bile, tek bir işçinin yaşam maliyetinin Kasım ayı itibarıyla 26.000 liraya ulaştığını ve asgari ücretin altında kaldığını vurguladı. Çelik, yaşam maliyetinin önümüzdeki yılın ortasında 30.000 lirayı rahatlıkla aşacağını belirterek, asgari ücretin bu seviyenin üzerinde olması gerektiğini ifade etti.

Açlık sınırı için dört kişilik bir ailenin sadece gıda harcamasının esas alındığını, yoksulluk sınırının ise bir haneye giren asgari rakamı ortaya koyduğunu hatırlatan Çelik bu ölçütlerin asgari ücretin tespitinde rol oynaması gerektiğini vurguladı:

“Geçinme maliyeti ölçütleri dikkate alınarak asgari ücret belirlenmeli. Yoksulluk sınırının yarısı ya da bir işçinin yaşam maliyeti ortalama aynı rakama tekabül ediyor. Bu da olması gereken en düşük miktarı 30.000 liranın üstüne çıkarıyor.”

Türkiye’de asgari ücretin işverene maliyetleri artırdığı, istihdam kaybına neden olduğu ve enflasyon artışını tetiklediğini iddialarına ilişkin olarak ise Çelik, özellikle 2016 yılında asgari ücrete yapılan yüzde 30 oranındaki zammı ve o dönemde enflasyonun yüzde 8,5 civarında olduğunu ve enflasyonun büyük bir artış göstermediğini belirtti.

Çelik, 2015 yılının sonunda 1.000 TL olan asgari ücretin, 2016 yılında yüzde 30 arttırılarak net 1.300 TL’ye çıkarılmasını hatırlatarak, “O dönemde enflasyonun çok üzerinde bir asgari ücret zammı yapılmıştı. Enflasyon 2015’te yıllık bazda 8,5 civarındaydı. Ve yüzde 30 zamma rağmen enflasyon büyük oranda yükselmemişti,” değerlendirmesini yaptı.

O dönemdeki artışa rağmen enflasyon oranında ya da işsizlik oranında kayda değer bir artış yaşanmadığını belirten Çelik, “Ücret artışlarının enflasyon ya da istihdam kaybına yol açtığı iddiası Türkiye’de verilerle kanıtlanmış değil” dedi. Asgari ücret artışlarının son 20 yılda enflasyon üzerinde gerçekleştiğini belirten Çelik, buna rağmen asgari ücretin yaşanabilir bir seviyeye ulaşmadığının altını çizdi.

Asgari ücretin Türkiye’de ortalama ücrete dönüşmesinin büyük bir sorun teşkil ettiğini de değinen Prof. Dr. Çelik, büyük ölçekli işletmelerin asgari ücret maliyetlerini kolaylıkla karşılayabileceğini ancak küçük ölçekli işletmelerin bu maliyeti karşılamakta zorlandığını ifade etti.

Çelik, çözüm olarak hükümetin küçük işletmeler için özel teşvik mekanizmalarını devreye sokması gerektiğini belirtti. Büyük şirketlerin mevcut koşullarda daha yüksek ücretleri dahi karşılayabileceğini vurgulayan Çelik, “Şu anda tüm işverenlere uygulanan 5 puanlık sigorta teşviği, yalnızca küçük ve orta ölçekli işletmelere uygulanabilir,” yorumunu yaptı.

Asgari ücretin yaygın bir ücret haline gelmesinin büyük şirketlerin toplam maliyetlerini düşürdüğünü belirten Çelik, asgari ücret sorununa uzun vadeli ve yapısal bir çözüm olarak Avrupa Birliği ülkelerindeki uygulamalara dikkat çekti. Avrupa’da yaygın olan toplu iş sözleşmelerinin hükümet tarafından sendikasız iş yerlerine teşmil edilmesi gerektiğini belirtti.

Türkiye’de de mevcut yasal çerçevede bu mekanizmanın bulunduğunu ancak kullanılmadığını ifade eden Çelik, bu yöntemin ücret farklılaşmasını sağlayarak asgari ücretin ortalama ücret olmaktan çıkarılabileceğini savundu: “Büyük şirketler için asgari ücret maliyetleri bir sorun teşkil etmezken, küçük işletmelere sağlanacak teşvikler ve toplu iş sözleşmelerinin yaygınlaştırılması çözüm için kritik öneme sahip.”

Paylaşın

Yoksulluk Sınırı 72 Bin Lirayı Aştı

Dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı yani açlık sınırı 20 bin 860 liraya, açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak hesaplanan yoksulluk sınırı ise 72 bin 156 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı ise en az 33 bin 634 lira oldu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) / Birleşik Metal-İş Sınıf Araştırmaları Merkezi (BİSAM), ekim ayına ilişkin açlık ve yoksulluk verilerini açıkladı.

Buna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı ekim için 20 bin 860 liradır. Bu harcama tutarı sadece gıda için yapılması gereken minimum tutardır. Açlık sınırı üzerinden hanehalkı tüketim harcamaları esas alınarak yapılan hesaplama sonuçlarına göre ise yoksulluk sınırı 72 bin 156 lira olarak gerçekleşmiştir.

Sağlıklı ve dengeli beslenmek için her aile ferdinin alması gereken kalori miktarı farklılık göstermektedir. Yetişkin bir erkeğin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için tüketmesi gereken gıdaların aylık karşılığı 5 bin 837 liradır. Bu değer yetişkin bir kadın için 5 bin 564, 15-18 yaş bir genç için 5 bin 802, 4-6 yaş arası bir çocuk için 3 bin 657 liradır.

Sağlıklı bir biçimde beslenmenin toplam aile bütçesine maliyeti ise 20 bin 860 lira olarak tespit edilmiştir. Bu tutar söz konusu ailenin sadece gıda için yapması gereken zorunlu harcama tutardır. Eğitim, sağlık, barınma, eğlence, ısınma, ulaşım gibi giderler ile birlikte bir ailenin yapması gereken harcama tutarı 72 bin 156 liraya ulaşmaktadır.

Tek başına yaşayan bir kişinin sağlıklı ve dengeli beslenmesi için yapması gereken mutfak harcamaları ile yaşamını idame ettirmek için yapması gereken barınma, ulaşım, eğitim, sağlık vb. harcamalarının toplam tutarı ise en az 33 bin 634 lira olmalıdır. Buna göre tek başına yaşayan bir kişi için yoksulluk sınırı 33 bin 634 lira olarak tespit edilmiştir.

Günlük harcamalarda ekim ayında en yüksek maliyet grubunu 211.62 liralık harcama gereksinimi ile meyve sebze grubu oluşturmaktadır. İkinci en yüksek maliyetli harcama grubu 182.6 liralık harcama gereksinimi ile süt ve süt ürünleri olmuştur. Et, tavuk ve balık grubu için yapılması gereken minimum harcama tutarı ise 131.97 liradır.

Ekmek için yapılması gereken harcama tutarı günlük 57.11 liradır. Katı yağ ve sıvı yağ ise 34.67 lira masraf yapılması gereken ürün grubudur. Yumurta için 11.86, şeker, bal, reçel ve pekmez için ise 16.02 lira harcama yapılması gerekmektedir.

Daha dar bir gruplandırmaya göre harcamalarda meyve ve sebze yüzde 30.4 ile ilk sıradayken, süt ve süt ürünleri grubununun payı yüzde 26.3’tür. Et, yumurta ve kurubaklagil grubunun payı ise yüzde 25.5 oldu. Ekmek, makarna vb. için pay yüzde 10.5, diğer gıda harcamalarının toplam içindeki payı ise yüzde 7.3 oldu.

Paylaşın

Yoksulluk Sınır 65 Bin Liraya Dayandı

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 20 bin 431 liraya Yükseldi.

Haber Merkezi / Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı 66 bin 553 liraya çıktı.

Bekar bir çalışanın “yaşama maliyeti” de aylık 26 bin 526 liraya yükseldi.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Eylül 2024’e ilişkin açlık ve yoksulluk sınırlarını açıkladı. Buna göre, Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin aylık gıda harcaması, yani açlık sınırı 19 bin 830 TL’ye yükselmiş durumda. Gıda harcaması dışında kalan tüm zorunlu giderler de dahil edildiğinde, ailenin toplam geçim maliyeti ise 64 bin 595 TL’yi buluyor. Bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti ise aylık 25 bin 706 TL olarak hesaplandı.

Açıklanan verilere göre, mutfak enflasyonundaki yıllık artış yüzde 48bin 72’ye ulaştı. Yılın ilk altı ayındaki değişim oranı yüzde 37,41 olarak hesaplanırken, sadece Eylül ayındaki artış ise yüzde 2,90 olarak gerçekleşti. Yıllık ortalama mutfak enflasyonu ise yüzde 71,23 olarak belirlendi.

Gıda ürünleri fiyatlardaki değişim, harcama gruplarına göre ekim itibariyle şu şekilde oldu: Süt, yoğurt, peynir grubunda; Günlük tüketimi fazla olan süt, yoğurt, peynir grubunda bu ay süt ve yoğurt fiyatlarında ciddi bir değişiklik görülmezken peynir fiyatında kısmi bir artış olduğu tespit edildi. Ancak market raflarında da ürün çeşitliliğinde azalma olduğu gözlemlendi.

Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller ürünlerinin bulunduğu grupta; Geçen ay bir miktar azalan dana eti fiyatında bu ay yüzde 5, kuzu eti fiyatında ise yüzde 3 artış olduğu tespit edildi. Tavuk eti fiyatında da bu ay kilogramda yüzde 3’lük bir artış gözlemlendi. Balık ürünleri çeşitlendi. Mezgit, hamsi, palamut levrek gibi tezgâhlarda yaygın bulunan ve mevsimi olan balık çeşitlerinin kilogram fiyatları geçen aya göre yüzde 5 azaldı. Yumurtanın adet fiyatının bu ay da 4 TL’nin üzerinde olduğu tespit edildi. Kuru baklagiller grubunda kuru fasulyenin fiyatında yüzde 3’lük bir azalma gözlemlendi. Diğer ürünlerin fiyatında rekabet gereği değişimler olduğu gözlemlendi fakat ortalama da fiyatlarda ciddi bir değişiklik olmadığı tespit edildi.

Taze sebze-meyve grubunda; Taze meyve-sebze fiyatları bu ay sebze fiyatlarındaki artışın etkisiyle yükseldi. Pazar esnafı alım gücünün gerilemesi nedeniyle müşterilerin azalmasından şikayet etmektedir. Hesaplamada her zaman olduğu gibi gıda harcaması içinde günlük kullanımı yaygın olan mevsim ürünleri esas alındı. Her ay dikkatle takip edilen patates ve kuru soğan fiyatı bu ay da sabit kaldı. Meyve fiyatlarında ortalamada yüzde 22,5 azalma tespit edilirken, sebze fiyatlarında ise ortalamada yüzde 21’lik artış tespit edildi.

Sebze ortalama (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 50,21 TL, ortalama meyve kg fiyatı 53,12 TL oldu. Hesaplamada -bu ay- 24’i sebze ve 8’i meyve olmak üzere toplam 32 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Meyvesebze ortalama kg fiyatı ise 50,94 TL olarak tespit edildi (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık gibi salata yeşillikleri bu hesaplamada “Ortalama Meyve-Sebze Fiyatı”na
dâhil edilmektedir).

Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta ekmeğin fiyatı değişmedi. Diğer ürünler içerisinde en fazla artışın yüzde 7,5 ile makarna fiyatında olduğu gözlemledi. Un fiyatında yüzde 5 artış olduğu tespit edildi. Pirinç, bulgur, irmiğin fiyatındaciddi bir değişiklik görülmedi.

Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta; Temel yağ ürünlerinin bulunduğu bu grupta; ayçiçek yağı geçen ay olduğu gibi bu ayda artış gösterdi. Diğer ürünlerden tereyağının kilogram fiyatında da yüzde 2,5’luk bir artış gerçekleştiği tespit edildi. Zeytniyağı ve margarin fiyatı sabit kaldı. Fakat zeytinyağı ve ayçiçek yağının da raflarda ürün çeşitliliğinin azaldığı gözlemlendi.Yeşil zeytin kilogram fiyatında azalış tespit edilirken siyah zeytinin kilogram fiyatı ise artış olduğu gözlemlendi. Yağlı tohum ürünlerinin fiyatı bu ay sabit kaldı.

Son grup içinde yer alan diğer gıda maddelerinde; Son grupta yer alan gıda maddelerinden baharat ürünlerinde (kimyon, nane, karabiber vb.) sadece karabiber fiyatında kısmi bir artış olduğu tespit edildi fakat ortalama olarak fiyatlar sabit kaldı. Çay fiyatlarındaki artış bu ay etiketlere yansıdı ve kilogramda yüzde 5’lik bir artış olduğu tespit edildi.Ihlamurun fiyatı bu ay da artış gösterdi. Diğer ürünlerden bal ve reçelin fiyatı yüzde 3,pekmez ve şekerin fiyatı yüzde 2 artış gösterdi. Tuz ve salçanın fiyatı sabit kaldı.

Paylaşın

Yoksulluk Sınırı 65 Bin Liraya Dayandı

4 kişilik ailenin sağlıklı ve dengeli beslenebilmesi için gerekli gıda harcaması yani açlık sınırı 19 bin 830 liraya, yaşam standartlarını belirleyen yani yoksulluk sınırı ise 64 bin 595 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Bekar bir çalışanın “yaşama maliyeti” ise aylık 25 bin 706 lira olarak hesaplandı.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş), Eylül 2024 itibarıyla 4 kişilik bir ailenin açlık ve yoksulluk sınırlarını açıkladı.

Buna göre; Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı (açlık sınırı) 19 bin 830,73 TL ’ye, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı ise (yoksulluk sınırı) 64 bin 595,21 TL ’ye, bekar bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 25.706,18 TL ’ye yükseldi.

Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin “gıda için” yapması gereken asgari harcama tutarındaki artış bir önceki aya göre % 2,90 oranında gerçekleşti. Altı aylık değişim oranı % 37,41 oldu. Son on iki ay itibariyle değişim oranı ise % 48,72 olarak hesaplandı. Yıllık ortalama artış % 71,23 olarak gerçekleşti.

Gıda ürünlerindeki fiyat değişimleri;

Süt, yoğurt, peynir grubunda; Süt, yoğurt, peynir ürünlerinin bulunduğu bu grupta geçtiğimiz aya göre bir fiyat değişikliği tespit edilmedi. Rekabet gereği fiyatlar kontrollü olarak değişse de ortalama olarak aynı kaldığı gözlemlendi.

Et, tavuk, balık, yumurta, kuru baklagiller, ürünlerinin bulunduğu grupta; Et fiyatları bu ay tavuk ürünleri dışında “kısmen de olsa” azaldı. Dana etinin kilogram fiyatında 26 TL, kuzu etinin kilogram fiyatında ise 12 TL azalış olduğu tespit edildi. Tavuk etinin fiyatı sabit kaldı. Avlanma yasağının sona ermesiyle birlikte balık ürünleri çeşitlendi.

Palamut, hamsi, levrek, çupra gibi tezgâhlarda yaygın bulunan balık çeşitlerinin kilogram fiyatları 150 TL ile 450 TL arasında değişiklik göstermektedir. Genellikle okulların açılmasıyla artan yumurta fiyatları bu yıl da artış gösterdi. Kuru baklagiller grubunda nohut ve kırmızı mercimeğin kilogram fiyatlarında 2-3 liralık bir artış tespit edilirken diğer ürünlerin fiyatları sabit kaldı.

Taze sebze meyve grubunda; Taze meyve-sebze fiyatları bu ay mutfağa olumsuz yansıdı. Hesaplamada her zaman olduğu gibi gıda harcaması içinde günlük kullanımı yaygın olan mevsim ürünleri esas alındı. Her ay dikkatle takip edilen patates ve kuru soğan fiyatında bu ay bir değişiklik tespit edilmedi. Meyve fiyatlarında ortalamada 3 TL’lik bir artış tespit edilirken sebze fiyatlarında da ortalamada 10 TL’lik artış tespit edildi.

Ortalama sebze (ana yemekleri tamamlayan maydanoz, kıvırcık vb. salata yeşillikleri dâhil değil) kg fiyatı 37,50 TL, ortalama meyve kg fiyatı 63,43 TL oldu. Hesaplamada -bu ay- 21’i sebze ve 11’i meyve olmak üzere toplam 32 üründeki fiyat değişimi dikkate alındı. Ortalama meyve-sebze kg fiyatı 1,56 TL artış göstererek 46,16 TL olarak tespit edildi.

Ekmek, pirinç, un, makarna, bulgur, irmik gibi ürünlerin bulunduğu grupta En son Mayıs ayında gelen zam ile birlikte Ankara’da 200 gramı 10 TL olan ekmeğin fiyatında bu ay değişiklik görülmedi. Diğer ürünlerden pirinç, bulgur, makarna ve irmiğin fiyatında da değişiklik görülmedi. Un fiyatında bazı marketlerde ürün bazlı fiyat artışları tespit edildi fakat ortalamada un fiyatları da sabit kaldı.

Temel yağ ürünlerinin bulunduğu grupta; Temel yağ ürünlerinin bulunduğu bu grupta; ayçiçek yağının kilogram fiyatında 5 TL’lik artış tespit edildi. Diğer ürünlerden zeytinyağı, tereyağı ve margarin fiyatı sabit kaldı. Yeşil zeytin kilogram fiyatında 7 TL’lik artış tespit edilirken siyah zeytinin kilogram fiyatı ise 4 TL düştü. Yağlı tohum ürünlerinden sadece fındık fiyatında artış tespit edildi.

Son grup içinde yer alan diğer gıda maddelerinden; Son grupta yer alan gıda maddelerinden baharat ürünleri (kimyon, nane, karabiber vb.) geçen ay olduğu gibi bu ay da artış gösterdi. Çay fiyatlarında marketler arası değişkenlik dikkat çekti fakat ortalamayı etkileyen bir değişiklik tespit edilmedi. Ihlamurda yeni mahsulün gelmesiyle birlikte ciddi bir fiyat artışı gerçekleşti.

Diğer ürünlerden pekmezin fiyatında 3 TL’lik bir artış tespit edildi. Geçen ay kısmi miktarda artış gösteren bal ve şekerin fiyatı sabit kaldı. Fakat reçel fiyatı düştü. Tuz ve salça fiyatları geçen ay olduğu gibi bu ay da sabit kaldı.

Paylaşın

Açlık Sınırı 21 Bin, Asgari Ücret 17 Bin Lira

Dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için tüketmesi gereken gıda miktarlarını esas alarak hesaplanan açlık sınırı 21 bin, gıda dışındaki harcamaları dikkate alarak hesapladığı yoksulluk sınırı ise 65 bin 873 bin liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu’nun araştırma birimi Kamu-Ar, Açlık Yoksulluk Araştırması Eylül 2024 raporunu açıkladı. Raporda şu ifadelere yer verildi:

“Açlık sınırının bir önceki aya göre 42 lira arttığı eylülde gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 1.674 liralık artışla 44 bin 873 liraya çıktı. Her ikisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 1.715 lira arttı. Son bir yıllık dönemde ise açlık sınırı 6 bin 458 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 17 bin 764 lira ve yoksulluk sınırı ise 24 bin 221 liralık artış kaydetti.

Eylülde tam 21 bin çıkan açlık sınırı; bu yılsonuna kadar 17 bin lira olarak uygulanacak olan asgari ücretin 4 bin lira üzerine çıktı. Asgari ücret 65 bin 873 liralık yoksulluk sınırının ise sadece yüzde 25,8’ini karşılayabildi. Temmuzda 12 bin 500 liraya çıkarılan en düşük emekli aylığı ise açlık sınırının ancak yüzde 59,5’ini karşılayabiliyor.

Ankara’da en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak harcanması gereken tutar eylülde bir önceki aya göre 77 lira, yıllık olarak ise 2 bin 48 lira artarak 6 bin 96 lira oldu.

Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre 4 lira azalırken, geçen yılın aynı ayına göre ise 125 liralık artışla 428 lira oldu.

Bir önceki aya göre 12 lira azalarak 4 bin 640 liraya inen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcama son bir yılda ise 1.398 lira arttı. Meyve için harcanması gereken para önceki aya göre 77 lira azalırken, geçen yılın aynı ayına göre ise 645 lira artarak 2 bin 9 lira oldu.  Sebze için harcaması gereken tutar ise önceki aya göre 29 lira azaldı, geçen yılın aynı ayına göre ise 576 lira artarak 2 bin 424 lira olarak hesaplandı.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama eylülde değişmeyerek 1.761 lirada kalırken, pirinç ve bulgur harcamaları 9 lira artarak 844 liraya yükseldi. Yağ için yapılması gereken harcama ise 10 liralık artışla 583 liraya çıktı.

Şeker, bal, pekmez, reçel gibi gıda maddelerine yapılması gereken harcama önceki aya göre 66 lira artarak 1.468 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmedi ve 746 lirada kaldı.

Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre eylül açlık sınırı yetişkin erkek için 6 bin 131 lira, yetişkin kadın için 4 bin 813 lira, çocuk için 3 bin 495 lira ve genç için de 6 bin 560 lira oldu. Açlık sınırı bu yılın ilk dokuz aylık döneminde ise toplam 4 bin 517 lira artış kaydetti.

Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı gereksinimlerin fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi duymadan” karşılayabilmesi için gereken harcama tutarı da eylülde 44 bin 873 liraya kadar çıktı.

Eylülde dört kişinin giyim ve ayakkabı harcamaları ortalama 1.902 liraya yükselirken, barınma (kira dâhil) harcamaları 11 bin 570 liraya, ev eşyası harcamaları 5 bin 435 liraya, sağlık harcamaları 1.797 liraya yükseldi. Ulaştırma harcamaları 13 bin 306 liraya yükseldi.

Haberleşme harcamaları 1.367 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.295 liraya, eğitim harcamaları 1.036 liraya, tatil-otel harcamaları 4 bin 817 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 2 bin 349 liraya kadar çıktı. Gıda dışı harcamalar bu yılın ilk dokuz aylık döneminde 14 bin 519 lira artış gösterdi.

Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi çekmeden yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise eylülde 65 bin 873 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında yılın ilk dokuz ayındaki artış ise 19 bin 35 lira oldu. Yoksulluk sınırında, son bir yıllık dönemdeki artış ise 24 bin 221 lira olarak gerçekleşti.”

Paylaşın

Sağlıklı Beslenmenin Maliyeti Günlük 890 Lirayı Geçti!

BES-AR’a göre, 4 kişilik bir memur ailesinin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı eylül ayında 27 bin 270 liraya yükseldi. Başka bir ifadeyle sağlıklı beslenmenin maliyeti günlük 890 lirayı geçti!

Haber Merkezi / Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi (BES-AR) 2024 Eylül açlık ve yoksulluk sınırı verilerini açıkladı.

Buna göre; Gıda madde fiyatları üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir memur ailesinin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarı eylül ayı için 27 bin 270 lira, tek bir (bekâr) çalışanın yaşam maliyeti 32 bin 120 lira, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı, kısacası yoksulluk sınırı ise 73 bin 651 lira oldu.

17 bin 002 lira alan asgari ücretlinin 27 bin 270 lira olan açlık sınırının yüzde 60,39 altında ücret alarak sadece karnını doyurabildiğini belirten BES-AR, açıklamasında şu noktalara dikkat çekti:

“- Sağlıklı beslenmenin maliyeti günlük 890 lirayı geçti!
– 2024 yılında da asgari ücret açlık sınırının altında kaldı!
– Büyükşehirlerde kamu emekçileri, barınma ihtiyacını karşılamak için neredeyse maaşının %75-80’ini kiraya ödemek zorunda kalıyor!
– Büyükşehirlerde kamu emekçileri, barınma ihtiyacını karşılamak için öğrenci evi gibi 3 ya da 5 kişi bir arada yaşamak zorunda kalıyor!”

Paylaşın

Türkiye’de Açlık Sınırı 20 Bin 958 Liraya Yükseldi

Ağustos ayında, dört kişilik bir ailenin açlık sınırı, bir önceki aya göre 182 lira artarak 20 bin 958 liraya, yoksulluk sınırı ise bin 855 lira artarak 64 bin 157 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / 20 bin 958 liraya çıkan açlık sınırı, bu yıl sonuna kadar 17 bin 2 lira olarak uygulanacak olan asgari ücretin 3 bin 956 lira üzerine çıktı. Asgari ücret 64 bin 157 liralık yoksulluk sınırının da sadece yüzde 26,5’ini karşılayabiliyor.

İktidarın zam yapmaya zor ikna olduğu ve 12 bin 500 liraya çıkardığı en düşük emekli aylığı ise açlık sınırının ancak yüzde 59,6’sını karşılayabiliyor.

Birleşik Kamu-İş’in Ar-Ge birimi KAMU-AR’ın dört kişilik bir ailenin, dengeli ve sağlıklı beslenebilmesi için tüketmesi gereken gıda ile beslenmenin yanı sıra diğer ihtiyaçlarını da yoksunluk hissi çekmeden karşılayabilmesi için yapması gereken harcamaları dikkate alarak hesapladığı açlık – yoksulluk sınırı araştırmasının Ağustos 2024 sonuçları açıklandı.

Buna göre; Ekonomik kriz, her geçen gün ülkedeki pahalılığı büyüterek açlık ve yoksulluk riskini artırmaya devam ediyor. Açlık sınırının bir önceki aya göre 182 lira daha artarak 21 bin lira sınırına dayandığı ağustos ayında, yoksulluk sınırı da 1.855 lira artarak 64 bin 157 lira oldu.

Açlık sınırının bir önceki aya göre 182 lira arttığı ağustos ayında gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama ise 1.673 liralık artışla 43 bin 199 liraya çıktı. Her ikisinin toplamından oluşan yoksulluk sınırı ise önceki aya göre 1.855 lira arttı. Son bir yıllık dönemde ise açlık sınırı 7 bin 257 lira, gıda dışındaki ihtiyaçlar için yapılması gereken harcama 18 bin 627 lira ve yoksulluk sınırı ise 25 bin 884 liralık artış gösterdi.

Ağustos’ta 20 bin 958 liraya çıkan açlık sınırı; bu yıl sonuna kadar 17 bin 2 lira olarak uygulanacak olan asgari ücretin 3 bin 956 lira üzerine çıktı. Asgari ücret 64 bin 157 liralık yoksulluk sınırının ise sadece yüzde 26,5’ini karşılayabiliyor. İktidarın zam yapmaya zor ikna olduğu ve 12 bin 500 liraya çıkardığı en düşük emekli aylığı ise açlık sınırının ancak yüzde 59,6’sını karşılayabiliyor.

Ankara’da en fazla alış-veriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak harcanması gereken tutar Ağustos’ta bir önceki aya göre 24 lira, yıllık olarak ise 2 bin 361 lira artarak 6 bin 109 lira oldu. Kuru bakliyat için yapılması gereken harcama önceki aya göre değişmedi, geçen yılın aynı ayına göre ise 148 liralık artışla 432 lira oldu.

Bir önceki aya göre değişmeyerek 4 bin 652 lirada kalan süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcama son bir yılda ise 1.524 lira arttı. Meyve için harcanması gereken para önceki aya göre 111 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 847 lira artarak 2 bin 86 liraya, sebze için harcaması gereken tutar ise önceki aya göre 33 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 583 lira artarak 2 bin 453 liraya çıktı.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama 12 lira artarak 1.761 liraya yükselirken, pirinç ve bulgur harcamaları 835 lirada kaldı. Yağ için yapılması gereken harcama ise 573 liraya çıktı. Şeker, bal, pekmez, reçel gibi gıda maddelerine yapılması gereken harcama önceki aya göre 2 lira artarak 1.402 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmedi ve 746 lirada kaldı.

Yetişkin erkek için 2.800, kadın için 2.200, genç için 3.000 ve çocuk için de 1.600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre ağustos ayında açlık sınırı yetişkin erkek için 6 bin 119 lira, yetişkin kadın için 4 bin 804 lira, çocuk için 3 bin 488 lira ve genç için de 6 bin 547 lira oldu. Açlık sınırı bu yılın ilk sekiz aylık döneminde ise toplam 4 bin 475 lira artış kaydetti.

Gıda dışı harcamalar

Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı gereksinimlerin fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “insan onuruna yaraşır bir şekilde ve yoksunluk hissi duymadan” karşılayabilmesi için gereken harcama tutarı da Ağustos’ta 43 bin 199 liraya kadar çıktı.

Ağustos’ta dört kişinin giyim ve ayakkabı harcamaları 1.895 liraya gerilerken, barınma (kira dâhil) harcamaları 10 bin 663 liraya, ev eşyası harcamaları 5 bin 376 lira, sağlık harcamaları 1.767 lira oldu. Ulaştırma harcamaları 12 bin 925 liraya çıktı. Haberleşme harcamaları 1.359 liraya, eğlence ve kültür harcamaları 1.263 liraya, eğitim harcamaları 930 liraya, tatil-otel harcamaları 4 bin 721 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 2 bin 301 liraya yükseldi. Gıda dışı harcamalar bu yılın ilk yedi aylık döneminde 12 bin 854 lira artış gösterdi.

Dört kişilik bir ailenin insan onuruna yaraşır şekilde yoksunluk hissi çekmeden yaşayabilmesi için yapması gereken gıda ile gıda dışı harcamaların toplam tutarını gösteren yoksulluk sınırı ise Ağustos’ta 1.855 lira daha artarak 64 bin 157 liraya tırmandı. Yoksulluk sınırında yılın ilk sekiz ayındaki artış ise 17 bin 320 lira oldu. Yoksulluk sınırında, son bir yıllık dönemdeki artış ise 25 bin 884 lira olarak gerçekleşti.

Paylaşın

Yoksulluk Sınırı Asgari Ücretin Dört Katına Yaklaştı

Temmuz ayında Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin; sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 19 bin 234 liraya yükseldi.

Haber Merkezi / Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı ise 62 bin 652 liraya çıktı.

Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu (Türk-İş) Temmuz ayı Açlık ve Yoksulluk sınırı raporunu açıkladı. Rapora göre; Ankara’da yaşayan dört kişilik bir ailenin; sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarı yani açlık sınırı 19 bin 234 liraya yükseldi.

Gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı yani yoksulluk sınırı ise 62 bin 652 liraya çıktı. Bekâr bir çalışanın ‘yaşama maliyeti’ de aylık 24 bin 901 liraya yükseldi.

Raporda ayrıca şu ifadelere yer verildi: “Başta dar ve sabit gelirli çalışanlar ve emekliler olmak üzere neredeyse toplumun tüm kesimleri için insan onuruna yaraşır şartlarda yaşantılarını sürdürebilmeleri her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Konfederasyonumuz çalışanların geçim koşullarını ve temel ihtiyaç maddelerindeki fiyat değişikliğinin aile bütçesine yansımalarını belirlemek amacıyla bu çalışmayı ortaya koymuştur.

Temmuz ayı itibarıyla bekâr bir çalışanın yaşama maliyeti ile net asgari ücret (vergi kesintisi olmadan) arasındaki fark 7.900 TL olmuştur. Ailede çalışan sayısının genelde tek kişi olduğu ve ek bir gelirin söz konusu olmadığı durumlarda, elde edilen ücret geliri ailenin temel ihtiyaçlarını karşılamaktan uzak kalmakta ve ücretlerin yetersizliği tartışma konusu olmaktadır.

Gıda harcaması tutarına yılbaşına göre gelen ek yük 4.185 TL olmuştur. Tüm temel harcamalar için yapılması gereken harcama tutarı ise son yedi ayda 13.633 TL artış göstermiştir. Mevcut ekonomik ortamda emekçilerin alım gücü her geçen gün daha da zayıflamaktadır. Gelir artışlarında insan onuruna yaraşır bir tutar belirlenmediği sürece çalışanlar ve emekliler yoksullaşmaya devam edecektir.”

Paylaşın

Açlık Sınırı Asgari Ücreti 3 Bin 774 Lira Geçti

Açlık sınırı temmuz ayında 20 bin 776, yoksulluk sınırı ise62 bin 302 liraya kadar yükseldi. Son bir yılda açlık sınırı 8 bin 56, yoksulluk sınırı ise 28 bin 318 lira arttı.

Haber Merkezi / İktidarın yılın ikinci yarısında zam vermediği asgari ücret açlık sınırının 3 bin 774 lira altında kaldı. Asgari ücret açlık sınırının üçte ikisini dahi karşılamıyor.

Birleşik Kamu-İş Konfederasyonu, “2024 Temmuz Açlık Ve Yoksulluk Sınırı” raporunu açıkladı. Buna göre; Açlık sınırı temmuzda önceki aya göre 202 lira daha artarak 20 bin 776 liraya yükselirken, yoksulluk sınırı da 885 lira artarak 62 bin 302 lira oldu. Yılın ilk yedi aylık döneminde ise açlık sınırı 4 bin 293 lira, yoksulluk sınırı ise yüzde 15 bin 465 lira arttı.

Ankara’da en fazla alışveriş yapılan marketlerden derlenen fiyatlara göre, dengeli beslenebilmek için et- balık- yumurtaya aylık olarak harcanması gereken tutar temmuzda bir önceki aya göre 26 lira arttı, yıllık olarak ise 2 bin 449 lira artarak 5 bin 995 lira oldu. Bir önceki aya göre 28 lira artarak 4 bin 652 liraya yükselen süt, yoğurt ve peynir için yapılması gereken harcamada son bir yılda ise bin 817 liralık artış oldu.

Meyve için harcanması gereken para temmuzda önceki aya göre 113 lira azalırken, geçen yılın aynı ayına göre ise 835 lira artarak 1.975 liraya geriledi, sebze için harcaması gereken tutar ise önceki aya göre 47 lira, geçen yılın aynı ayına göre ise 645 lira artarak 2 bin 420 liraya çıktı.

Ekmek, un ve makarna gibi ürünler için yapılması gereken harcama 124 lira artarak bin 749 liraya yükselirken, pirinç ve bulgur harcamaları 9 lira artarak 835 lira oldu. Yağ için yapılması gereken harcama ise 572 liraya çıktı. Şeker, bal, pekmez, reçel gibi gıda maddelerine yapılması gereken harcama önceki aya göre 67 lira artarak bin 400 lira oldu. Aynı ailenin zeytin için yapması gereken harcama ise değişmedi ve 746 lirada kaldı.

Yetişkin erkek için 2 bin 800, kadın için 2 bin 200, genç için 3 bin ve çocuk için de bin 600 kalori esas alınarak yapılan hesaplamaya göre, temmuz ayında açlık sınırı yetişkin erkek için 6 bin 66 lira, yetişkin kadın için 4 bin 762 lira, çocuk için 3 bin 458 lira ve genç için de 6 bin 491 lira oldu. Açlık sınırı bu yılın ilk yedi aylık döneminde ise toplam 4 bin 293 lira artış kaydetti.

Yoksulluk sınırının belirlenmesinde gıda dışı gereksinimlerin fiyat değişimleri de esas alınarak yapılan araştırmaya göre, dört kişilik bir ailenin gıda dışındaki gereksinimlerini “yoksunluk hissi duymadan” karşılayabilmesi için gereken harcama tutarı da temmuzda 41 bin 526 liraya kadar çıktı. Temmuzda dört kişinin giyim ve ayakkabı harcamaları bin 945 liraya gerilerken, barınma (kira dâhil) harcamaları 9 bin 865 liraya, ev eşyası harcamaları 5 bin 287 lira, sağlık harcamaları bin 703 lira oldu.

Ulaştırma harcamaları 12 bin 4450 liraya indi. Haberleşme harcamaları bin 317 liraya, eğlence ve kültür harcamaları bin 237 liraya, eğitim harcamaları 918 liraya, tatil-otel harcamaları 4 bin 569 liraya ve çeşitli mal ve hizmetlerle ilgili harcamalar 2 bin 235 liraya çıktı. Gıda dışı harcamalarda bu yılın ilk yedi aylık döneminde 11 bin 172 lira artış gösterdi.

Paylaşın

Sağlıklı Beslenmenin Günlük Maliyeti 900 Liraya Dayandı

Gıda madde fiyatları üzerinden yapılan hesaplamaya göre dört kişilik bir memur ailesinin sağlıklı beslenmesi için günlük yapması gereken harcama 88 liraya yükseldi.

Yine dört kişilik bir memur ailesinin, gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar ile yapılması gereken diğer zorunlu aylık harcamalarının toplamı, yani yoksulluk sınırı ise 72 bin 199 liraya çıktı.

Büro Emekçileri Sendikası Araştırma Merkezi (BES-AR), 2024 Temmuz ayı açlık ve yoksulluk sınırını açıkladı. BES-AR’ın yaptığı açıklamada, gıda madde fiyatları üzerinden yapılan hesaplamaya göre 4 kişilik bir memur ailesinin sağlıklı beslenmesi için aylık yapması gereken harcama tutarının Temmuz 2024 için 26 bin 401 lira, tek bir (evli olmayan) çalışanın yaşam maliyeti ise 30 bin 672 lira olduğu belirtildi.

Yine gıda harcaması ile giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarı, yani yoksulluk sınırının ise 72 bin 199 lira olduğu belirtildi.

BES-AR’ın açıklamasında, şunlar belirtildi: “Sağlıklı beslenmenin maliyeti günlük 880 lirayı geçti. 2024 yılında da asgari ücret açlık sınırının altında kaldı.Büyükşehirlerde kamu emekçileri, barınma ihtiyacını karşılamak için neredeyse maaşının yüzde 75-80’ini kiraya ödemek zorunda kalıyor. Büyükşehirlerde kamu emekçileri, barınma ihtiyacını karşılamak için öğrenci evi gibi 3 ya da 5 kişi bir arada yaşamak zorunda kalıyor.”

Paylaşın