Babacan, “Filistin” Üzerinden İktidara Yüklendi

Yeni Yol’un grup toplantısında konuşan DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, Türkiye’nin Filistin konusunda daha etkili bir dış politika yürütmesi gerektiğini ifade etti.

“Tarih, zalimleri de, zulme ortak olanları da, bu zulme sessiz kalanları da affetmeyecektir” diyen Babacan, Türkiye’nin sadece kendi çıkarlarını gözeten bir anlayıştan uzaklaşması gerektiğini söyledi.

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Yeni Yol grup toplantısında konuştu. Hükümeti Filistin konusunda yetersiz adımlar atmakla suçlayan Babacan, Türkiye’nin artık mazlumların yanında duramayan bir ülke haline geldiğini söyledi.

Konuşmasına “Gazze Gazzelilerindir” ifadeleriyle başlayan Babacan, Gazze’nin bağımsız bir Filistin devleti için direnenlerin toprağı olduğunu vurguladı. İsrail’in Gazze’yi bir “açık hava hapishanesine” çevirdiğini belirten Babacan, Filistinlilerin yıllardır süren direnişinin hiçbir zaman sona ermediğini dile getirdi.

“Kaybedeceksiniz, hâlâ anlamadınız mı?” diyerek İsrail’e seslenen DEVA Partisi Lideri Babacan, Uluslararası Adalet Divanı’nın (UAD) İsrail’i soykırımla suçlamasının tarihi bir dönemeç olduğunu söyledi.

Hükümetin Gazze konusunda geç kaldığını dile getiren Babacan, Güney Afrika Cumhuriyeti’nin 29 Aralık 2023’te İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı davaya Türkiye’nin ancak 7 Ağustos 2024’te müdahil olduğunu belirtti. “7 ay 10 gün boyunca neyi beklediniz?” diye soran Ali Babacan, bu süre içinde 18 bin Filistinlinin daha hayatını kaybettiğini ifade etti.

Babacan, Türkiye’nin Filistin için daha aktif bir politika yürütmesi gerektiğini belirterek “Zamanında güçlendirdiğimiz ekonomiye sırtını dayayıp ‘van minüt’ demek kolaydı. Şimdi zor, yapamıyorlar” sözleriyle iktidarın ekonomik zorluklar nedeniyle dış politikada etkisiz kaldığını savundu.

Ali Babacan, İsrail’in sadece Gazze’deki yıkım ve ölümlerle yetinmediğini, aynı zamanda Filistinlileri kendi topraklarından sürmeye çalıştığını belirtti. Batı ülkelerinin Mısır ve Ürdün’e baskı yaparak “Gazze’de yaşayan 2 milyon Filistinliyi alın, kendi topraklarınıza yerleştirin” dediğini aktaran Babacan, iki ülkenin bu taleplere direndiğini ancak Türkiye’nin de bu süreçte destek olması gerektiğini vurguladı.

“Türkiye, hem Mısır’a hem de Ürdün’e destek çıkmak zorunda” diyen Babacan, hükümeti bu konuda yeterli adımı atmamakla eleştirdi. “7 Ekim’den beri Türkiye’de iktidar bu konuda üzerine düşeni maalesef yapmadı, yapmıyor” ifadelerini kullanan Babacan, İsrail ile ticaretin aylar boyunca devam ettiğini, ancak protestoların ardından sonlandırıldığını hatırlattı.

Grup toplantısında konuşmasını sürdüren Ali Babacan, Türkiye’nin Filistin konusunda etkili bir dış politika yürütmesi gerektiğini belirtti. “Tarih, zalimleri de, zulme ortak olanları da, bu zulme sessiz kalanları da affetmeyecektir” diyen Babacan, Türkiye’nin sadece kendi çıkarlarını gözeten bir anlayıştan uzaklaşması gerektiğini ifade etti.

DEVA Partisi Lideri Babacan, “Dünya susabilir, bazıları çıkar hesapları yapabilir. Ama biz, insanlık onurunu ayakta tutmak için mücadelemizi sürdüreceğiz” sözleriyle konuşmasını tamamladı.

Paylaşın

Ahmet Davutoğlu: Gazze, Türkiye’ye Bağlansın

Yeni Yol’un grup toplantısında konuşan Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu, “Gazzeliler referandum yapsın. Filistin devleti kuruluna kadar Gazze, Türkiye’ye bağlansın” dedi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Yeni Yol grup toplantısında konuştu. Ahmet Davutoğlu’nun açıklamalarından öne çıkan bölümler şöyle:

“Lahey Grubu kuruldu. 9 ülke var. İçinde vaktinde Fransız sömürgeciliğine direnmiş, her an Trump’ın saldırısına maruz kalabilecek Belize, Gazze için ayağa kalktı. Lahey Grubu başbakanlarına selam olsun.

Trump’ın tehditleri karşısında bir bildiri yayımladılar: ‘Filistin halkına yönelik soykırım eylemleri nedeniyle kaybedilenlere yas tutarak, bu tür uluslararası suçlar karşısında sessiz kalmayı reddederek, İsrail’in Filistin işgalini reddederek Filistin halkının bağımsızlığı için direneceğiz.’ Gönül isterdi ki burada Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan da olsun.

Yeni bir düzen kuruluyor. Emperyalist sömürgecilik düzeni. Trump, “Cumartesi gecesi saat 12’de eğer bütün esirler serbest bırakılmazsa Gazze’ye cehennemi yaşatacağım.” dedi. “Gazze’ye sahip olacağız.” diyor. Bir emlakçı olarak söylüyor. Adam ölüler için yas tutmayı unutmuş.

Ankara derin bir sessizlikte. Yaşanan şey sadece Gazze değil. Uluslararası sitem yok oluyor. Ankara’nın neler yapması gerektiğini söyleyeceğim. Ankara, Lahey Grubu’nun dışında kaldı çünkü limanlardan yakıt satışını durdurması gerekecek.

Neden Trump’ın adını zikretmiyorsunuz? Çünkü Trump’la görüşme arzularında. Sayın Erdoğan “one minute” dedikten sonra yeni seçilen ABD Başkanı ilk ziyaretini Türkiye’ye yapmak zorunda kalmıştı. Siz randevu talep ederseniz onlar Gazze’yi talep ederler.

Dünyada iki kutup var. Bir tarafta insan haklarını savunanlar var, bir tarafta da ırkçılığı, katı ulusal çıkarcılığı esas alanlar. Türkiye de safını belli edecek. Belize’nin safında olmak zor görünebilir. Bu mücadelede Batı Bloku ikiye bölünecek. ABD’nin yeni tavrına karşı AB tavır göstermek zorunda kalacak. NATO ya değişecek ya da tamamıyla anlamını kaybedecek.

İki hafta önce hazırlanan kırmızı kitabın bölümleri anlamını yitiriyor. Tekrar yazın milli güvenlik siyaset belgesini. 5 yıl değişmeyecek bu belge Trump’ın gelmesiyle kadük oldu. Destek isterseniz biz varız… Biri daimi ve kapsamlı, biri acil olmak üzere kriz masası kurun. Mesela cumartesi günkü tehdit için acil kriz masası kurun.

Bu gelişmelerden rahatsız olan AB’nin Türkiye’ye duyacağı ihtiyaç değerlendirilmeli… ABD ile ilişkiler sadece Trump’la kişisel ilişkilere indirgenmemeli… Trump’ın tutumundan aynı ölçüde rahatsız olan AB ve İslam İşbirliği Teşkilatı üyelerinin özel teşkilatı canlandırılmalı.

Sürgün için adres gösterilen Mısır, Suudi Arabistan ve Ürdün başta olmak üzere Suriye, İran, Lübnan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Kuveyt, Bahreyn ve Umman’ın katılacağı ve ilgili ülkelerin gözlemci olarak davet edileceği bölge barış zirvesine öncülük edilmelidir.

Trump’ın asıl istediği, Filistinlilerin hakkı olan doğal gaz alanlarına el koymak. Gazzelilerin son meşru devleti Osmanlı Devleti’dir. Biz de Osmanlı’nın meşru süreklilik devletiyiz. Gazzeliler referandum yapsınlar ve Filistin devleti kurulana kadar Türkiye Cumhuriyeti’ne otonom bölge olarak bağlasınlar. Amerika oradan gelip Gazze’ye el koyacak da biz Gazzelilere sahip çıkmayacak mıyız? Alın o çok kıymetli siyonistlerinizi ABD’deki bol topraklarınıza götürün.

Muhalefete eleştiriler

İktidar, Erdoğan’a ebedi cumhurbaşkanlığı verme peşinde. Muhalefet de sanki üç ayrı parti varmış gibi üçlü zirveler yaparak bir alternatif cumhurbaşkanı adayı çıkarma peşinde… İktidarın birinci vazifesi İstanbul depremini düşünmektir. İBB Başkanı’na söylüyorum, senin işin ne zaman yapılacağı belli olamayan seçime hazırlanmak değil depreme hazırlanmaktır.

İktidara söylüyorum, tutuklamaya çalıştığınız belediye başkanlarından önce Kartalkaya sorumlusu olan Kültür ve Turizm Bakanı’nı sorgulayın… Muhalefet, yerel yönetimlerde yaşanan yolsuzluklara son verin. İki taraf da iş işi gücü bıraktı. Dünyada ne oluyor ilgisi yok.”

Paylaşın