AB’den Dikkat Çeken Türkiye Raporu: Yeni Bir Başlangıç

AB’nin Türkiye raporunu açıklayan genişlemeden AB’nin genişlemeden sorumlu komiseri Oliver Varheyi, “Türkiye aday ülke, AB’nin kilit ortaklarından. NATO müttefiki ve aynı zamanda stratejik ortağımız. Ankara ile her konuda aynı fikirde değiliz ama uzlaşma olan noktalarına odaklanarak çalışmayı öneriyoruz” dedi.

Varhelyi, “Bu rapor, Türkiye-AB ilişkilerinin adım adım daha ileriye taşınması için yeni bir başlangıçtır” ifadesini kullandı. Oliver Varheyi, raporda, AB’ye vize başvurusunda bulunan öğrenci, iş adamı, AB’de aile üyeleri olanlar gibi belirli kategorilerde vize başvurularına erişimi kolaylaştırmak için üye devletlerle olanakların araştırılmasını da önerdiklerini ekledi.

Avrupa Birliği, Türkiye’nin birlikle ilişkilerinin güçlendirilmesine yönelik “AB-Türkiye siyasi, ekonomik ve ticari ilişkilerinin durumu” raporunu bugün yayınladı. Raporu, Türkiye’nin AB ile yaşadığı Doğu Akdeniz gerginliğinin ardından, AB liderleri tarafından Türkiye ile ilişkilerin çerçevesini belirleyen bir rapor hazırlaması istenen AB Dış İlişkiler Yüksek Komiseri Josep Borrell ile genişlemeden sorumlu komiseri Oliver Varhelyi, düzenledikleri basın toplantısıyla açıkladı.

WOA Türkçe’den Arzu Çakır’ın aktardığına göre; Yüksek Temsilci Borrell, Türkiye’nin önemli bir ortak olduğunu belirterek, “AB’nin, Türkiye ile tüm alanlarda daha işbirlikçi ve karşılıklı faydaya dayalı ilişki geliştirmesi, her iki tarafın da stratejik çıkarınadır” dedi. Varhelyi de, “Bu rapor, Türkiye-AB ilişkilerinin adım adım daha ileriye taşınması için bir yeni başlangıçtır” ifadesini kullandı.

Raporda, bugüne kadar askıya alınan Ortaklık Konseyi gibi mekanizmaların ve yüksek düzeyli temasların yeniden başlamasını öneren olumlu tavsiyeler yer aldı. Ancak Türkiye’nin uzun süredir beklediği Gümrük Birliği Anlaşması’nın modernizasyonu ve vize kolaylığı gibi konuların, “Akdeniz’deki istikrar, Rusya’ya yaptırım ve Kıbrıs sorununun çözümüne bağlanması” da dikkat çekti.

Borrell, “Türkiye ile ilişkilerde nerede olduğumuzu ve stratejik olarak nasıl şekillendirmek istediğimize ilişkin rapor hazırlamamız istendi. Bize göre Türkiye çok önemli bir ortak. Doğu Akdeniz’de yaşananlar, Kıbrıs sorunu gibi konularla 2021 baharında ilişkilerimizde bir dönüm noktası oldu. Doğu Akdeniz’deki dinamikler konusunda bazı AB ülkeleri ile Türkiye arasında anlaşmazlıklar vardı. Buna Kıbrıs meselesi de dahildir. Ancak yapıcı adımlar da atıldı. Hala birlikte çözmemiz gereken çözülmeyen sorunlar var” dedi.

AB-Türkiye ilişkilerinde geçmişte sıkıntıların yaşandığını belirten Borrell, “Şimdi her ikimiz de karşılıklı fayda çerçevesinde ilişkileri geliştirmek istiyoruz. Unutmayın Türkiye AB aday ülkesi. Ve bu raporun üyelik müzakereleri ile bir ilgisi yok. AB ilişkileri zenginleştirecek adımlar atmalı. Türkiye de bu bağlamda çatışmadan işbirliğine geçmek için daha fazla çalışılmalı” dedi.

AB Komisyonu, özellikle Türkiye’nin beklediği Gümrük Birliği Anlaşması’nın modernleştirilmesi ve “vize kolaylığının” ele alınabilmesi için Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki istikrara katkı sunması, Yunanistan ile iyi ilişkilerin korunması, Rusya’ya yaptırımların delinmesine izin vermemesi ve Kıbrıs’ta yerleşimlere kapalı bölgelerin açılmasını da kapsayan bir çözüme gidilmesi” şartını koştu.

Borrell, “Türkiye ile başta ticaret, yatırım, göç, bağlılık, yeşil ve dijital geçiş, enerji ve vize kolaylığı alanında ilişkileri daha da geliştirmeyi öneriyoruz” dedi. Bunun bir göstergesi olarak Gümrük Birliği Anlaşması’nın modernleştirilmesi konusunu açmak istediklerini belirten Borrell, “Ama aynı zamanda beklentilerimiz çok açık. Rusya ile yaptırımlara uyulması konusunda bizimle işbirliği, Akdeniz’de istikrarın korunması ve Kıbrıs’ta yerleşim yerlerinin açılmasını sağlayacak bir çözüm iklimini de görmemiz gerekiyor. Son olarak da hukuk devleti ve temel haklar konusunda ilerleme görmek istiyoruz” dedi.

Oliver Varheyi de, “Türkiye aday ülke, AB’nin kilit ortaklarından. NATO müttefiki ve aynı zamanda stratejik ortağımız. Ankara ile her konuda aynı fikirde değiliz ama uzlaşma olan noktalarına odaklanarak çalışmayı öneriyoruz” dedi. Varhelyi, “Bu rapor, Türkiye-AB ilişkilerinin adım adım daha ileriye taşınması için yeni bir başlangıçtır” ifadesini kullandı.

Türkiye’nin, AB’nin yedinci en büyük ticaret ortağı, AB’nin ise “Türkiye’nin en büyük ticaret ortağı” olduğuna dikkat çeken Varhelyi, 200 milyar Euro’luk bir ticaret hacmiyle ilişkilerin rekora ulaştığını vurguladı. Türkiye ile diğer alanlarda da işbirliğine gitmek için potansiyel olduğunu ancak Türkiye’nin de adım atmasına ihtiyaç duyduklarını kaydetti.

Raporda da yer alan önerileri sıralayan Varhelyi, AB-Türkiye yüksek düzeyli diyaloglarının yeniden başlamasını, bu bağlamda Ortaklık Konseyi’nin bakanlar seviyesinde yeniden etkinleştirilmesini, uluslararası ve bölgesel diplomasi alanında düzenli temas geliştirilmesi, ticaret alanında yatırımların arttırılması, Gümrük Birliği anlaşmasının yenilenmesi gibi alanlarda öneriler sunduklarını açıkladı.

Raporda, “AB’ye vize başvurusunda bulunan öğrenci, iş adamı, AB’de aile üyeleri olanlar gibi belirli kategorilerde vize başvurularına erişimi kolaylaştırmak için üye devletlerle olanakların araştırılmasını” da önerdiklerini ekledi.

“Türkiye ile görüşmeye hazırız”

Toplantıda Türk, Kıbrıs Rum Kesimi ve Yunan medyasından sorular geldi. Borrell, Türkiye’nin stratejik rolüne ilişkin bir soruya, “Türkiye’yi Libya’da görüyoruz. Somali’de görüyoruz. Hatta Venezuela ile ilgilendiğini dahi görüyoruz. O halde Türkiye, kendi bölgesinde, Ortadoğu barış sürecinde nasıl rol oynamaz ? Türkiye iki devletli çözümü içeren Filistinliler’in hedefini güçlü şekilde destekliyor. Bu konuda bölgedeki tüm ilgili aktörlerle ilişki kurmaya hazırız. Arap dünyasının temsilcileriyle görüşüyoruz. ‘İki devletli çözümü getirecek politik çözüm yollarını Türkiye ile görüşmeye hazırız” yanıtını verdi.

Josep Borrell, ilişkilerin son derece karmaşık olduğuna da vurgu yaparak, “Terörle mücadele konusunda Türkiye bizim ortağımız. Ama bize göre Hamas terörist örgüt. Türkiye bu konuda farklı bir yaklaşıma sahip. Buna rağmen çözüm yalnızca askeri değil politik de olmalı diyoruz. Bu konuda Türkiye ile hemfikiriz” dedi.

Türkiye’nin Rusya’ya yaptırımların uygulanabilmesi konusunda önemli rol oynadığını da sözlerine ekleyen Borrell, “Ukrayna tahılları konusunda Türkiye önemli arabuluculuk rolü üstlendi. Bugün bu yol tıkandı, Ukrayna tahıllarını ihraç edebilmek için başka yol buldu. Ama bu Türkiye’nin geçmişte yaptıklarını takdir etmeyeceğimiz anlamına gelmiyor. Demek istediğim konular son derece karmaşık” diye konuştu.

Borrell, “Atılması istenen olumlu adımları Kıbrıs şartına bağladığınız duygusuna kapılmamak elde değil. Ne diyorsunuz bu konuda” sorusuna da, “Çok büyük sorunların olduğu bir jeopolitik dönemden geçiyoruz. Ukrayna, Rusya, Libya… AB kendi güvenliğini oluşturmak zorunda. Türkiye ile karşılıklı faydaya dayanan ilişkilerimize çok büyük önem veriyoruz. Türkiye’nin AB’nin önemli bir komşusu, anahtar bir ülke olduğunu kabul ediyoruz. Bu önerileri olumlu yönde alın. Türkiye ile yazılı tüm sorunlarımızı çözmek istiyoruz ve çözümler zengin olmalı. Ortak sorunlarımıza ortak çözümler bulmak istiyoruz” karşılığını verdi.

Borrell ve Varhelyi tarafından hazırlanan rapor, 14-15 Aralık’ta toplanacak olan liderler zirvesinde görüşülecek.

Paylaşın

OECD, Türkiye İçin Büyüme Tahminini Yüzde 4.5’a Yükseltti

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye için 2023 yılı büyüme tahminini yüzde 4.3’ten yüzde 4.5’e, 2024 yılı büyüme tahminini ise yüzde 2.6’dan yüzde 2.9’a yükseltti.

OECD, 2023 yılı küresel ekonomik büyüme tahminini yüzde 3’ten yüzde 2.9 seviyesine düşürürken, 2024 yılı küresel ekonomi büyüme tahminini ise yüzde 2.7’de sabit tuttu.

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), 2023 yılı için Türkiye’nin ekonomik büyüme tahminini eylül ayındaki tahmini olan yüzde 4.3’ten yüzde 4.5’e yükseltirken, küresel ekonomik büyüme tahminini ise yüzde 3’ten yüzde 2.9 seviyesine düşürdü.

OECD bugün yayımladığı Ekonomik Görünüm raporunda Türkiye ekonomisi için 2024’teki büyüme tahminini 2.6’dan yüzde 2.9’a yükseltirken, küresel ekonomi için 2024 büyüme tahminini de yüzde 2.7’de sabit tuttu.

OECD Türkiye ekonomisinin 2025’te yüzde 3.2 büyümesini beklerken, küresel ekonominin 2025’te yüzde 3 büyümesini öngörüyor.

OECD, Türkiye Cumhuriyet Merkez bankası’nın (TCMB) enflasyon görünümünde önemli bir iyileşme sağlanana kadar para politikasını gerektiği kadar sıkılaştırmaya kararlı olması nedeniyle faizlerin daha da artmasını bekliyor.

OECD, küresel ekonomideki büyümenin önümüzdeki yıl hafif ivme kaybedeceğini ancak yüksek borç seviyeleri ve faizlere yönelik belirsizliğe rağmen sert iniş riskinin azaldığını açıkladı.

Paylaşın

NATO’dan Türkiye’ye ‘İsveç’ Baskısı

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesi açıklamalarda bulunan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Almanya, Fransa ve Finlandiya dışişleri bakanları, Ankara’nın, İsveç’in NATO üyeliğini bir an önce onaylamasını talep etti.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması sonrasında, daha önce hiçbir askeri ittifaka dahil olmayan İsveç ile komşusu Finlandiya geçen yıl Mayıs ayında NATO üyeliği için başvuruda bulunmuştu. Finlandiya, NATO’ya üye 31 ülkenin onayıyla Nisan ayında kabul edilirken, Türkiye ve Macaristan İsveç’in başvurusuna henüz olumlu yanıt vermedi. Ankara, İsveç’in PKK’ya karşı yeterli önlem almadığını öne sürüyor.

Türkiye’nin, İsveç’in NATO üyeliği konusundaki tavrı nedeniyle müttefik ülkelerin Ankara’ya yönelik baskısı artıyor. Salı günü Brüksel’de başlayan iki günlük NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı öncesinde açıklamalarda bulunan Amerika Birleşik Devletleri (ABD), Almanya, Fransa ve Finlandiya dışişleri bakanları, Ankara’nın, İsveç’in NATO üyeliğini bir an önce onaylamasını talep etti.

ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken, toplantı öncesinde bir araya geldiği Türk mevkidaşı Hakan Fidan’a, İsveç’in katılım sözleşmesinin “mümkün olan en kısa sürede” onaylanması gerektiğini söyledi. Blinken’in sözcüsü ikili görüşmede Ankara’nın ABD’den F-16 savaş uçağı talebinin de gündeme gelip gelmediği konusunda ise bir açıklama yapmadı.

Almanya Dışişleri Bakanı Annalena Baerbock da İsveç’in NATO’ya kabulünü, “gecikmiş bir durum” olarak nitelendirdi ve Türkiye’yi bu tıkanıklığın önünü açmaya davet etti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Temmuz ayında Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta düzenlenen NATO zirvesinde müttefiklere İsveç’in üyeliği konusunda söz verdiğini hatırlatan Baerbock, “Vilnius’ta İsveç’in ittifakımızın bir üyesi olacağı açıkça ifade edildi ve bunun zamanı çoktan geldi ve geçiyor” dedi.

Fransa Avrupa ve Dışişleri Bakanı Catherine Colonna ise Ankara’yı “ittifakın güvenilirliğinin tehlikeye düşeceği” konusunda uyardı. Halihazırda NATO üyesi 29 ülkenin İsveç’in katılım başvurusunu onayladığını hatırlatan Colonna, son iki ülke olan Macaristan ve Türkiye’yi de onay vermeye çağırdı. Fransız Bakan, “Söz konusu olan ittifakımızın gücü ve güvenilirliği, bu konuda bir gün bile kaybetmemeliyiz” ifadelerini kullandı.

NATO’ya geçtiğimiz Nisan ayında dahil olan Finlandiya’nın dışişleri bakanı Elina Valtonen, “İsveç’in katılımının hala engelleniyor olmasından dolayı büyük hayal kırıklığı yaşadığını” dile getirdi. Finlandiyalı Bakan, Türk mevkidaşı Fidan’a, İsveç’in Noel’den önce ittifakta katılmasını beklediğini açıkça ifade edeceğini de sözlerine ekledi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg de, Pazartesi günü yaptığı açıklamada Ankara’yı İsveç’in NATO üyeliği önündeki engeli kaldırması konusunda uyarmış, “İsveç verdiği sözleri yerine getirdi, şimdi Türkiye’nin katılım sürecini tamamlama zamanı” ifadelerini kullanmıştı.

Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması sonrasında, daha önce hiçbir askeri ittifaka dahil olmayan İsveç ile komşusu Finlandiya geçen yıl Mayıs ayında NATO üyeliği için başvuruda bulunmuştu. Finlandiya, NATO’ya üye 31 ülkenin onayıyla Nisan ayında kabul edilirken, Türkiye ve Macaristan İsveç’in başvurusuna henüz olumlu yanıt vermedi. Ankara İsveç’in PKK’ya karşı yeterli önlem almadığını öne sürüyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği; ABD’de Türkiye’ye: Artık Harekete Geçme Zamanı Geldi

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı James O’Brien, İsveç’in NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyeliği için “İsveç’in ittifakın 32’inci üyesi olmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. İsveç ilk günden itibaren ittifaka çok büyük katkı sağlayacaktır” dedi ve ekledi:

“Türk ve Macar müttefiklerimiz bize onay sürecini engelleyecek esaslı bir sorun bulunmadığını, sadece onayı sağlayacak oyları toplamaya çalıştıklarını söylediler. Biz artık harekete geçme zamanının geldiğini, gecikmenin hiç bir fayda sağlamayacağını ilettik. İsveç’in çok yakında ittifaka üye olmasını öngörüyoruz. O anı iple çekiyoruz.”

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) Avrupa ve Avrasya’dan Sorumlu Dışişleri Bakan Yardımcısı James O’Brien, gazetecilerin sorularını yanıtladı.

DW Türkçe’den Değer Akal’ın aktardığına göre; Salı günü Brüksel’de başlayacak olan ve iki gün sürmesi beklenen toplantıların gündemine ilişkin açıklamalarda bulunan O’Brien’a, İsveç’in NATO üyeliğinin Türkiye ve Macaristan nedeniyle gecikmesi hakkında çok sayıda soru yöneltildi.

“İsveç’in çok yakında ittifaka üye olmasını öngörüyoruz”

“İsveç’in ittifakın 32’inci üyesi olmasını sabırsızlıkla bekliyoruz. İsveç ilk günden itibaren ittifaka çok büyük katkı sağlayacaktır” diyen O’Brien, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türk ve Macar müttefiklerimiz bize onay sürecini engelleyecek esaslı bir sorun bulunmadığını, sadece onayı sağlayacak oyları toplamaya çalıştıklarını söylediler. Biz artık harekete geçme zamanının geldiğini, gecikmenin hiç bir fayda sağlamayacağını ilettik. İsveç’in çok yakında ittifaka üye olmasını öngörüyoruz. O anı iple çekiyoruz.”

ABD’li Bakan Yardımcısı O’Brien’a, “Ankara, ABD’nin F-16 taleplerine onay vermesi yönündeki umudunu kaybetmiş görünüyor. Türkiye Eurofighter almak istediğini duyurdu… Türkiye’nin hava kuvvetlerinin modernizasyonu, NATO’nun caydırıcılığı ve savunma pozisyonu için de önemli mi? Size göre Türkiye’nin F-16 taleplerinin onaylanmasına katkıda bulunabilecek somut koşullar nelerdir?” sorusu da yöneltildi.

ABD Bakan Yardımcısı O’Brien’ın bu soruya verdiği cevapta, “ABD Başkanı Biden uzun süredir Türkiye’nin F-16 filosunun modernizasyonunu desteklediğini söylüyor. Şu anda, bu konuda ilerleme sağlamayı umduğumuzu söylemek dışında, söyleyebileceğim bir şey yok” yanıtıyla yetinmesi dikkat çekti.

ABD Bakan Yardımcısı O’Brien’a, Türkiye’den Rusya’ya gönderilen, askeri amaçlı da kullanılabilecek ürünlerin ihracatında yaşanan büyük artış da soruldu.

Soruyu, “ABD olarak AB, İngiltere ve G7 partnerlerimizle birlikte, kilit partnerlerimizin Rusya’nın yaptırımlarımızı deldiği yerlere dönüşmesini istemediğimizi açıkça belirttik” sözleriyle yanıtlamaya başlayan ABD’li bakan yardımcısı, Türkiye’nin bazı ürünlerin Rusya’ya geçişini önlemeye dönük bir takım reformları hayata geçirdiğini söylemekle birlikte, “Ancak görünen o ki daha yapılması gereken şeyler var” dedi.

James O’Brien, Rusya yaptırımlarının Türkiye üzerinden baypas edilmemesi için atılması gereken adımlarla ilgili olarak da şunları kaydetti: “ABD bazı kişi ve kurumlara yönelik yaptırım kararı aldı. Bunlardan bazıları, savaş alanında kullanılan elektronik malzemeleri Türkiye üzerinden Rusya’ya taşımaya çalışan şirketleri kuran Rus vatandaşlarıdır. Yaptırımlar sonrası bunun önlenmesi için bazı ilerlemeler kaydedildiğini gördük.

Ama bu asla bitmeyecek bir iş. Ruslar her zaman daha fazlasını ithal etmeye çalışıyor. Bizim de Rusya’ya kapıları kapatmaya devam etmemiz önemli. Aksi takdirde bu hafta sonu Kiev’e yapılan büyük saldırı gibi daha fazla olayla karşılaşırız… Bu saldırıların yapılmasını sağlayan ürünlerin genellikle Batı’dan ya da G7 ülkelerinden ithal edildiğini ve birkaç ülke üzerinden geçirildiklerini biliyoruz. Tüm bunların mümkün olan en kısa sürede sona ermesi gerekiyor.”

ABD Dışişleri Bakan Yardımcısı James O’Brien, Karadeniz ile ilgili olarak da dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.

Son dönemde Karadeniz’in seyrüsefere açık kalmasını sağlamaya büyük önem verdiklerini aktaran ABD’li yetkili, Rusya’nın Karadeniz’i ticaretin kısıtlandığı bir alana dönüştürmesini engellemek için Karadeniz’e kıyıdaş NATO müttefikleriyle birlikte çalıştıklarını vurguladı.

“Adımları memnuniyetle karşılıyoruz”

O’Brien, “Tahılın küresel pazarlara ulaştırılmasında Karadeniz son derece önem taşımaktadır… Bu nedenle Ukrayna’nın, Romanya, Moldova ve AB’nin çok güçlü desteği ile ihracatını arttırmak için attığı adımları memnuniyetle karşılıyoruz” diye konuştu.

Rusya’nın Türkiye arabuluculuğunda imzalanan BM Tahıl Anlaşması’ndan Temmuz ayında çekildiğini ve aslında bu yolla Ukrayna’nın ihracatını durdurmayı amaçladığını dile getiren James O’Brien, “Ancak son aylarda Ukrayna’nın ihracatını daha da arttırdığını, hatta tahıl anlaşması boyunca ulaştığı seviyeyi aşabildiğini görüyoruz” dedi.

ABD’li bakan yardımcısı bunda Rus ordusunu geri püskürten Ukrayna ordusunun sergilediği kararlılığın kilit önem taşıdığını da sözlerine ekledi.

Basın brifinginde, ABD’nin NATO ile Ermenistan arasında iş birliğinin güçlendirilmesine ilişkin yaklaşımı da soruldu. ABD Bakan Yardımcısı O’Brien, Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın ülkesinin sınırlarını açmak ve Batı ile ilişkilerini geliştirmek konusunda “çok cesurca” hareket ettiğini belirterek şunları kaydetti:

“Ermenistan vatandaşları için çok cesaretlendirici adımlar attı, reformlar gerçekleştirdi… Ayrıca Başbakan Paşinyan Azerbaycan ile barış anlaşması konusunda cesur bir ses olmuştur. Bu yolla Ermenistan’ın ekonomik kalkınmasına odaklanması, güvenlik alanındaki ilişkilerini geliştirmesi, Orta Asya’dan, Türkiye üzerinden ticari ilişkilerini geliştirebilmesi söz konusu olabilir. Bunların hepsi bizim çok görmek istediğimiz gelişmelerdir…”

Paylaşın

NATO’dan Türkiye’ye İsveç’in Üyeliğini Daha Fazla Geciktirme Çağrısı

NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Türkiye’ye İsveç’in NATO üyeliğini daha fazla geciktirmemesi çağrısında bulundu. Stoltenberg, “Türkiye’nin İsveç’i NATO’ya kabul etme vakti geldi” dedi.

Haber Merkezi / İsveç’in Türkiye’ye verdiği tüm taahhütleri yerine getirdiğini vurgulayan NATO Genel Sekreteri Stoltenberg, “Artık katılım sürecini tamamlamak Türkiye’ye kalmıştır” dedi.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü’nü imzalamasının ardından İttifak üyesi ülkelere bir yazı göndermişti. Stoltenberg, İsveç’in resmen üyeliğe kabulü için, Brüksel’de NATO dışişleri bakanlarının toplanacağı 28-29 Kasım tarihlerine işaret etmişti.

İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından askeri tarafsızlık ilkesinden vazgeçerek 2022’nin Mayıs ayında NATO’ya üye olabilmek için resmi başvuruda bulunmuştu. Finlandiya 4 Nisan 2023’te NATO’nun 31’inci üyesi olarak İttifak’a katılmıştı.

Türkiye, Finlandiya’nın aksine, “PKK gibi terör örgütleri ile yeterince mücadele etmediği” gerekçesiyle İsveç’in üyeliğini uzun süre bloke etmişti.

İsveç’in Türkiye’nin taleplerini karşılamaya yönelik adımları neticesinde Türkiye Temmuz ayında Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta yapılan zirvede İsveç’in üyeliğine yönelik itirazını kaldırmıştı. İsveç’in NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) katılım protokolü TBMM (Türkiye Büyük Millet Meclisi) Dışişleri Komisyonunda görüşülmüştü.

AK Parti Ankara Milletvekili Fuat Oktay başkanlığında toplanan komisyona Dışişleri, Adalet, Milli Savunma, İçişleri Bakanlıkları ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı yetkilileri de katılmıştı.

Fuat Oktay, toplantının başında yaptığı açıklamada İsveç’in NATO üyeliği süreci ile ilgili Dışişleri Bakanlığı yetkililerinden geniş bilgi alacaklarını belirterek, “Bakanlık ve gerekirse diğer kurum temsilcileri olabilecek ek sorularımızı yanıtlayacaklar. Diğer anlaşmalarda olduğu gibi konuyu etraflıca tartışacak ve değerlendirmelerimiz sonucu nihai kararımızı vereceğiz” demişti.

Oktay, her bir uluslararası anlaşmanın ülke için önemli olduğunu söyleyerek, “Milli çıkarlarımız bizim için önceliktir. Gündemimizde sekiz antlaşma bulunuyor” hatırlatmasında bulunmuştu.

İktidar ve muhalefet partilerinin milletvekillerinin yanı sıra Dışişleri ve Adalet Bakanlığı tavsiyelerinin yaptığı konuşmalar ve bilgilendirmeler sonrasında protokol için bekleme kararı alınmıştı.

Komisyon Başkanı Fuat Oktay, çoğu AKP milletvekillerinden gelen görüşmelerin çok uzadığını ve ayrıca ilgili başka kesintilerin de katılmama taleplerine cevap vermesi durumunda herkesin hemfikir olması beklenebileceğini belirtmişti. Oktay, “Bizim gösterdiğimiz hassasiyeti ne yazık ki ki muhataplarımız bize göstermiyor” diyerek, Türkiye’nin çıkarları çerçevesinde hareket edilmesinin kendileri için önemli olduğunu kaydetmişti.

Daha sonra AK Partili vekillerin toplantısının bitirilmesine yönelik teklifte bulunulması kabul edilmişti.

Komisyon’da kabul edilmesi durumunda protokol için daha sonra Genel Kurul aşaması önem taşıyor. Genel Kurul’un gündemine ne zaman alınacağı ile ilgili net bir tarih bulunmayan protokolün onay sürecinin tamamlanmasının bütçe görüşmelerinin ardından olmasına yüksek ihtimal veriliyor.

İsveç’in NATO’ya Katılım Protokolü Meclis’in açılmasının beklenmesinin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanarak 23 Ekim’de TBMM’ye sevk edilmişti. Protokol 25 Ekim’de de TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş tarafından ilgili komisyona yani Dışişleri Komisyonu’na gönderilmişti.

Paylaşın

Satılan Her 100 Araçtan 7’si Kiralama Sektörüne Gitti

2023 yılının üçüncü çeyreğinde satılan her 100 araçtan 7’sinin kiralama sektörüne gitti. 2022’nin son çeyreğinde bu oran yüzde 9 seviyesine yükselmişti. Salgın yılı olan 2020 sonrası dönemlere bakıldığında bu oranın ortalama olarak bu seviyelerde seyrettiği görülüyordu.

Operasyonel araç kiralama sektörü yılın ilk dokuz ayında 52 milyar 400 milyon TL’lik yeni araç yatırımı yaparak 51 bin 600 adet aracı filosuna kattı. Yılın üçüncü çeyreği sonu itibarıyla sektörün aktif büyüklüğü 136 milyar 650 milyon TL olarak gerçekleşti. Bu dönemde, sektörün toplam araç sayısı 2022 yılı sonuna göre yüzde 2,8 artarak 252 bine ulaştı.

BloomberHT’nin aktardığına göre; Araç kiralama sektörünün çatı kuruluşu Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği (TOKKDER) ve bağımsız araştırma şirketi NielsenIQ işbirliği ile hazırladığı verilere göre 2023’ün üçüncü çeyreğinde sektör 19 bin 800 aracı filosuna kattı.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği verilerine göre aynı dönemde toplam otomotiv satışları 300 bin 206 adet olarak kaydedildi. Bu iki veri oranlandığında yılın üçüncü çeyreğinde satılan her 100 araçtan 7’sinin kiralama sektörüne gittiği görüldü.

2022’nin son çeyreğinde bu oran yüzde 9 seviyesine yükselmişti. Salgın yılı olan 2020 sonrası dönemlere bakıldığında bu oranın ortalama olarak bu seviyelerde seyrettiği görülüyordu. Fakat 2023 yılında ılımlı da olsa bu oranda düşüş yaşandı.

“TOKKDER Operasyonel Kiralama Sektör Raporu”na göre, operasyonel araç kiralama sektörü yılın ilk dokuz ayında 52 milyar 400 milyon TL’lik yeni araç yatırımı yaparak 51 bin 600 adet aracı filosuna kattı.

Yılın üçüncü çeyreği sonu itibarıyla sektörün aktif büyüklüğü 136 milyar 650 milyon TL olarak gerçekleşti. Bu dönemde, sektörün toplam araç sayısı 2022 yılı sonuna göre yüzde 2,8 artarak 252 bine ulaştı.

Rapora göre, Renault yüzde 17,5 pay ile Türkiye operasyonel araç kiralama sektörünün en çok tercih edilen markası olmayı sürdürdü.

Renault’yu yüzde 16,5’le Fiat, yüzde 10,8 ile Toyota, yüzde 10,7 ile Volkswagen ve yüzde 10,0’la Ford takip etti. Bu dönemde, sektörün araç parkının yüzde 47,8’i kompakt sınıf araçlardan oluşurken, küçük sınıf araçlar yüzde 28,6 ve üst-orta sınıf araçlar yüzde 12,2 pay aldı.

2018 yılı sonunda operasyonel araç kiralama sektörünün filosundaki hafif ticari araçların yüzde 2,9 olan payı ise 2023 yılının üçüncü çeyreği sonunda yüzde 7,0’ye yükseldi. Diğer yandan, sektörün araç parkında yer alan hibrit ve elektrikli araçların payının artmaya devam etmesi de dikkat çekti.

Buna göre, sektörün araç parkının yüzde 44,2’lik bölümünü dizel yakıtlı araçlar oluşturmayı sürdürürken, benzinli araçların payı yüzde 46,2’ye, hibrit ve elektrikli araçların payı ise yüzde 9,4’e yükseldi.

Paylaşın

EURO 2024: Türkiye, Grup Lideri Olarak Gidiyor

UEFA 2024 Avrupa Şampiyonası elemeleri D Grubu sekizinci ve son maçında A Milli Futbol Takımı ile Galler, Cardiff Şehir Stadyum’unda karşı karşıya geldi. Karşılaşma, 7. dakikada Neco Williams’ın ve 70. dakikada Yusuf Yazıcı’nın attığı gollerle 1 – 1 sona erdi.

Haber Merkezi / Bu sonuçla, tarihinde 5 kez Avrupa Şampiyonası (1996, 2000, 2008, 2016, 2020) ve 2 kez Dünya Kupası’nda (1954, 2002) mücadele eden A Milli Futbol Takımı, ilk kez grup aşamasını birinci sırada bitirdi ve EURO 2024 kura çekimine grup lideri olarak katılma hakkını kazandı.

D Grubu’nun diğer maçında Hırvatistan, evinde Ermenistan’ı 1-0 mağlup ederek grup ikincisi olarak finallere adını yazdırdı. EURO 2024 kura çekimi Almanya’nın Hamburg kentinde 2 Aralık Cumartesi günü saat 18.00’de gerçekleştirilecek.

Elemelerde gruplarını ilk iki sırada bitirecek 20 takım, 24 takımla oynanacak finallere doğrudan gitmeye hak kazanacak. Almanya ev sahibi statüsüyle finallerde yer alacak, diğer üç takım ise 21-26 Mart 2024 tarihlerinde yarı finaller ve finallerden oluşan play-offlar sonucunda belli olacak. Play-off aşamasına katılacak takımlar 2022-23 UEFA Uluslar Ligi genel sıralamasına göre belirlenecek.

Alman teknik direktör Stefan Kuntz’un görevine son veren Türkiye, geçen aylarda takımın başına İtalyan teknik direktör Vincenzo Montella’yı getirmişti. Türkiye, Montella yönetiminde çıktığı ilk üç maçı kazandı. Bu galibiyetler arasında Hırvatistan ve Almanya da bulunuyor.

Karşılaşmadan dakikalar

3. dakikada Galler atağında Jordan James sağ kanattan ortasını yaptı, Abdülkerim topu taca gönderdi. 7. dakikada Galler’in sol kanattan geliştirdiği atakta Neco Williams vuruşunu yaptı, Uğurcan’ın solundan top yerden ağlarla buluştu.

15. dakikada ev sahibi ekibini kullandığı korner atışında içeriye doğru çevrilen topu Samet karşılarken hakem oyunu durdurup futbolculara uyarılarda bulundu. 26 . dakikada ceza sahası sol çaprazında savunmadan seken topa gelişine vuran Jordan James’in vuruşunda top yandan auta çıktı.

38. dakikada A Milli Futbol Takımı, savunmadan Ferdi ve Cenk’le iyi çıktı. Orta alanda topla buluşan Yusuf Yazıcı, sağ kanattaki Yusuf Sarı’ya topu gönderdi. Yusuf, topu içeriye doğru çevirdi, ancak savunma Kerem’den önce topa müdahale etti.

42. dakikada Milli Takım’da Yusuf Yazıcı ceza sahası içinde kafayla topu indirdi. Kerem, kaleye yakın mesafeden vuruşunu yaptı, ancak top üstten auta çıktı.

49. dakikada A Milli Takım, yarı alanından çıkmakta zorlandı. Topu kapan Broadhead, sağdan savunmanın arkasına sarkan Johnson’a pasını aktardı. Bu futbolcunun çaprazdan şutunda, kaleci Altay uzanarak meşin yuvarlağı kornere tokatladı.

58. dakikada sağdan kazanılan kornerde topun başına geçen Zeki Çelik, kale sahası içine ortaladı. Bu noktada iyi yükselen Samet Akaydın’ın kafa vuruşunda, kaleci Ward gole izin vermedi.

69. dakikada sol tarafta topla buluşan Kerem Aktürkoğlu’nun ceza sahasına gönderdiği ortada Kenan Yıldız, Ben Davies’in müdahalesiyle yerde kaldı. Hakem Matej Jug, penaltı noktasını gösterdi. 70’inci dakikada penaltıda topun başına geçen Yusuf Yazıcı, meşin yuvarlağı ve kaleciyi farklı köşelere göndererek skora eşitlik getirdi: 1-1.

74. dakikada rakibinden kaptığı topla hızlı çıkan İsmail Yüksek, sağdan atağa katılan Yusuf Sarı’ya pasını aktardı. Rakibinden sıyrılıp ceza yayı önüne gelen bu futbolcunun sert şutunda, top üst direğe de çarparak auta gitti.

Stat: Cardiff City

Hakemler: Matej Jug, Matej Zunic, Aleksandar Kasapovic (Slovenya)

Galler: Ward, Roberts, Lockyer, Ben Davies, Rodon, Broadhead (Dk. 62 Brooks), Jordan James, Ampadu, Neco Williams (Dk. 84 Moore), Johnson, Wilson (Dk. 80 Daniel James)

Türkiye: Uğurcan Çakır (Dk. 33 Altay Bayındır), Ferdi Kadıoğlu, Samet Akaydın, Abdülkerim Bardakcı, Cenk Özkacar (Dk. 46 Zeki Çelik), İsmail Yüksek, Salih Özcan, Yusuf Sarı (Dk. 79 Kaan Ayhan), Abdülkadir Ömür (Dk. 33 Yusuf Yazıcı), Kerem Aktürkoğlu, Barış Alper Yılmaz (Dk. 59 Kenan Yıldız)

Goller: Dk. 7 Neco Williams (Galler), Dk. 70 Yusuf Yazıcı (Penaltıdan) (Türkiye)

Paylaşın

Borcunu Zamanında Ödeyen İller Belli Oldu!

Borcuna en sadık il takipteki alacakların toplam nakdi krediye oranı yüzde 0,59’la Çankırı oldu. Çankırı’dan sonra takibe düşme oranının en düşük olduğu iller Denizli, Nevşehir, Siirt, Kastamonu ve Aksaray oldu.

Takipteki alacak oranının en yüksek olduğu ilk 5 şehir ise yüzde 3,9 Konya, yüzde 3 Diyarbakır, yüzde 2,4 Mardin, Hakkari yüzde 2,2 ve yüzde 2,2 Adana şeklinde sıralandı.

Türkiye genelinde kredilerin takibe dönüşüm oranının en yüksek ve en düşük olduğu iller belli oldu.

Ekonomim’den İbrahim Ekinci’nin haberine göre, takipteki alacak oranının en yüksek olduğu ilk ise yüzde 3,9 ile Konya oldu.

Borcuna en sadık il ise takipteki alacakların toplam nakdi krediye oranı yüzde yüzde 0,59’la Çankırı oldu.

Takipteki alacak oranının en yüksek olduğu ilk 5 şehir ise yüzde 3,9 Konya, yüzde 3 Diyarbakır, yüzde 2,4 Mardin, Hakkari yüzde 2,2 ve yüzde 2,2 Adana şeklinde sıralandı.

Çankırı’dan sonra takibe düşme oranının en düşük olduğu iller de Denizli, Nevşehir, Siirt, Kastamonu ve Aksaray oldu.

Paylaşın

Siyasi Parti Sayısında Rekora Koşuluyor!

2020 yılında 21, 2021 yılında 18 siyasi parti kuruldu. 2022 yılında bu sayı 3’e düşerken 2023 yılında yeniden 20’ye yükseldi. 14 Mayıs seçimlerine kadar 6 yeni siyasi parti kurulurken, muhalefetin yenilgiye uğradığı seçimlerin ardından 14 siyasi parti daha kurulması dikkat çekti.

Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemine geçişin ardından kurulan siyasi parti sayısında rekora koşuluyor. 2020 yılında 21, 2021 yılında 18 siyasi parti kuruldu. 2022 yılında bu sayı 3’e düşerken 2023 yılında yeniden 20’ye yükseldi.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; 14 Mayıs seçimlerine kadar 6 yeni siyasi parti kurulurken, muhalefetin yenilgiye uğradığı seçimlerin ardından 14 siyasi parti daha kurulması dikkat çekti. Son 6 ayda kurulan 14 siyasi parti şunlar oldu:

Büyük İktidar Partisi (Bİ Parti), Ocak Partisi (Ocak), Adalet ve Hürriyet Partisi (AHP), Ata Parti, Halkın Umudu Partisi (Umud Par), Yerli ve Milli Parti (YMP), Türkiye Sosyalist Partisi (TSP), Adil Türkiye Partisi (ATP), Umuda Yürüyüş Partisi (UYP), Halkın Sesi Partisi, Türkiye Uyanış Partisi (TUP), Anadolu Medeniyet Partisi, (ANA Parti), Genç Türkiye Partisi (GTP) ve Türkiye Güven Partisi (TGP).

Paylaşın

Derin Yoksulluk, ABB’nin Sosyal Yardım Verilerine Yansıdı

2023 itibarıyla Ankara Büyükşehir Belediyesi’nden (ABB) sosyal yardım alan kişi sayısı 203 bine ulaştı. Başkent’te, belediyeden sosyal yardım alan kişi sayısında 2019-2023 döneminde yaşanan artış, yüzde 56 olarak gerçekleşti.  

Ankara Büyükşehir Belediyesi (ABB), ekonomik sıkıntı içerisindeki yurttaşların gıda, temizlik malzemesi, yakacak, ekmek, eğitim (bot-kaban, çanta, kırtasiye) gibi ihtiyaçlarını karşılıyor.

İktidar eliyle yaratılan ekonomik kriz, milyonlarca yurttaşı yoksulluğa mahkûm etti. Türkiye’de 7’den 77’ye tüm yurttaşlar, sosyal yardımlara mecbur bırakıldı.

Aile ve Sosyal Bakanlığı’nın verileri başta olmak üzere, sosyal yardımlara yönelik hemen her resmi veri, Türkiye’deki derin yoksulluğa ortaya koydu.

BirGün’den Mustafa Bildircin’in haberine göre; Ankara Büyükşehir Belediyesi’nce (ABB) doğalgaz ödeme desteği, gıda, kırtasiye, kantin ve servis ücreti yardımı olarak gerçekleştirilen sosyal yardımlara yönelik veriler, çarpıcı gerçeği açığa çıkardı.

Mansur Yavaş’ın ABB Başkanlığı’na seçildiği 2019 yılında 130 bin olan sosyal yardım alan kişi sayısının dört yılda 73 bin arttığı tespit edildi.

Türkiye’deki krizin daha da derinleşmesine yol açan Covid-19 salgını döneminin de etkisiyle 2023 itibarıyla ABB’den sosyal yardım alan kişi sayısı 203 bine ulaştı. Başkent’te, belediyeden sosyal yardım alan kişi sayısında 2019-2023 döneminde yaşanan artış, yüzde 56 olarak gerçekleşti.

ABB, ekonomik sıkıntı içerisindeki yurttaşların gıda, temizlik malzemesi, yakacak, ekmek, eğitim (bot-kaban, çanta, kırtasiye) gibi ihtiyaçlarını karşılıyor. Başkent’te toplam 36 sosyal yardım başvuru merkezi bulunuyor.

Aile ve Sosyal Hizmet Bakanlığı’nın sosyal yardım verileri de Türkiye’deki aşırı yoksulluk çeken kişi sayısının büyüklüğünü ortaya koyuyor. Aşırı yoksulluk çeken ve bakanlığın Aile Destek Programı kapsamına alınan kişi sayısı, aylara göre şöyle sıralanıyor:

Nisan: 3,3 milyon hane,
Mayıs: 3,5 milyon hane,
Haziran: 3,5 milyon hane,
Temmuz: 3,7 milyon hane.

Paylaşın