UEFA Uluslar Ligi: Türkiye, İzlanda’yı 3 Golle Devirdi

UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup ikinci maçında Türkiye ile İzlanda, Göztepe Gürsel Aksel Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Enea Jorgji’nin yönettiği karşılaşmadan Türkiye, 3 – 1 galip ayrıldı.

Haber Merkezi / Türkiye’ye galibiyeti getiren golleri, 2., 52. ve 88. dakikalarda Kerem Aktürkoğlu kaydetti.

Türkiye, bu sonuçla 4 puana yükseldi ve averajla grup liderliğine yükseldi. İzlanda ise 3 puanda kaldı.

Diğer maçta Galler, Karadağ’ı mağlup ederek 4 puana yükseldi.

Grubun bir sonraki maçında Türkiye, Karadağ ile 11 Ekim’de karşılaşacak. İzlanda ise aynı tarihte Galler’i ağırlayacak.

2. dakikada Umut Nayir’in pasıyla penaltı noktası yakınında topla buluşan Kerem, döndükten sonra yaptığı vuruşla meşin yuvarlağı filelerle buluşturdu: 1-0.

36. dakikada İzlanda’nın sağ kanattan kullandığı kornerde Gudmunsson’un ortasında kale sahası ön çizgisi üzerinde Palsson’un kafa vuruşunda top ağlarla buluştu: 1-1

52. dakikada Eren Elmalı’nın pasında ceza sahası sol çaprazında topla buluşan Kerem Aktürkoğlu’nun şutunda top ağlarla buluştu: 2-1

88. dakikada Arda Güler’in şık ara pasında topla buluşan ve kaleciyle karşı karşıya kalan Kerem Aktürkoğlu’nun şutunda top ağlarla buluştu: 3-1

Stat: Göztepe Gürsel Aksel

Hakemler: Enea Jorgji, Denis Rexha, Ridiger Cokaj

Türkiye: Mert Günok, Merih Demiral, Eren Elmalı, Abdülkerim Bardakçı, Mert Müldür (Zeki Çelik dk. 73), Arda Güler, Hakan Çalhanoğlu (Orkun Kökçü dk.45), İsmail Yüksek (Kaan Ayhan dk. 87), İrfan Can Kahveci (Kenan Yıldız dk. 73), Kerem Aktürkoğlu, Umut Nayir (Okay Yokuşlu dk.81)

İzlanda: Rafn Valdimarsson, Hjörtur Hermannsson, Daniel Gretarsson, Victor Palsson (Valgeir Fridriksson dk.58), Johann Gudmundsson, Gylfi Sigurdsson (Orri Steinn Oskarsson dk. 58), Jon Thorsteinsson (Arnor Traustason dk.58), Kolbeinn Finnsson, Mikael Anderson (Willum Willumsson dk. 45), Andri Gudjohnsen,

Goller: Kerem Aktürkoğlu (dk.2, 52 ve 88) (Türkiye), Palsson (dk. 36) (İzlanda)

Paylaşın

13 Yıl Sonra Bir İlk: Türkiye, Arap Birliği Toplantısına Davet Edildi

Türkiye, 13 yıl aradan sonra Arap Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısına davet edildi. Türkiye en son 2011 yılında Kahire’de düzenlenen Arap Birliği toplantısına katılmış, zirvede Türkiye’yi Recep Tayyip Erdoğan temsil etmişti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan’ın davet üzerine toplantının açılış oturumunda, Türkiye – Arap Birliği ilişkilerinin yanı sıra başta Gazze olmak üzere bölgesel meselelere değinen bir hitapta bulunacağı belirtildi.

Türkiye, 29 Ağustos’ta da Belçika’nın başkenti Brüksel’de düzenlenen Avrupa Birliği (AB) Gayriresmi Dışişleri Bakanları Toplantısı’na (Gymnich) 5 yıllık aranın sonrasında davet edilmişti. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, toplantının ardından “Brüksel’deki toplantı, AB ile ilişkilerimizin canlanması açısından önemli” ifadelerini kullanmıştı.

Türkiye 13 yıl aradan sonra Arap Birliği Dışişleri Bakanları Konseyi toplantısına davet edildi. Dışişleri Bakanlığı kaynaklarının basına verdiği bilgiye göre Arap Birliği üyesi ülkelerden bakanların katılımıyla yarın Mısır’ın başkenti Kahire’de yapılacak toplantıya Hakan Fidan da katılacak.

Türkiye’nin toplantıya davet edildiği Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’nin geçen haftaki Ankara ziyaretinden sonra açıklandı.

Fidan’ın Kahire’de yapacağı konuşmada Türkiye-Arap Birliği ilişkileri ile Gazze savaşına değinmesi bekleniyor. Gazetecilere bilgi veren bir diplomatik kaynak, Ankara’nın Arap Birliği ile kurumsal bağlarını ve işbirliğini artırmak istediğini söyledi.

Türkiye uzun yıllar süren gerginliğin ardından Birlik üyeleri Birleşik Arap Emirlikleri ile Kasım 2021’de, Suudi Arabistan’la Nisan 2022’de, Mısır’la ise Kasım 2022’de ilişkilerini normalleştirmişti.

Birliğe geçen yıl geri çağırılan Suriye ile müzakere çabaları ise şu ana kadar sonuçsuz kaldı. Ağustos sonlarında Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad, arabulucuların girişimlerine rağmen Ankara ile ilişkilerde kayda değer ilerleme olmadığını açıklamıştı.

Türkiye en son 2011 yılında yine Kahire’de düzenlenen Arap Birliği toplantısına katılmış, zirvede Türkiye’yi başbakan sıfatıyla Recep Tayyip Erdoğan temsil etmişti.

Kısaca Arap Birliği nedir?

Arap Birliği veya Arap Ligi, 22 Arap ülkesinin üye olduğu milletler arası bir örgüttür. Arap ülkeleri arasında ilk ittifak 1936’da Irak ve Suudi Arabistan arasında gerçekleşti. 1944’te imzalanan İskenderiye Protokolü ile Arap Birliğinin temeli atıldı.

Arap Birliği; Mısır, Irak, Ürdün, Lübnan, Suudi Arabistan ve Suriye devletleri tarafından 22 Mart 1945’te Kahire’de kuruldu. Merkezi Kahire’de olan Arap Birliği’nin bugün 22 üyesi mevcuttur, ancak Suriye’nin üyeliği Kasım 2011’den Mayıs 2023’e kadar askıya alındı.

Örgüt, Arap ülkeleri arasında ekonomik, kültürel, siyasi ve sosyal ilişkileri düzenlemek amacındadır. Ortak pazar ise 1965 yılında kuruldu. 2006 tarihinden beri Türkiye daimi gözlemci statüsündedir.

Arap Birliği Eğitim, Kültür ve Bilim Örgütü (ALECSO) ve Arap Birliği Arap Ekonomik Birliği Konseyi (CAEU) Ekonomik ve Sosyal Konseyi gibi kurumlar aracılığıyla, Arap Birliği, Arap dünyasının çıkarlarını desteklemek için tasarlanmış politik, ekonomik, kültürel, bilimsel ve sosyal programları kolaylaştırmaktadır.

Üye devletlerin politika pozisyonlarını koordine etmeleri, ortak endişe duydukları konularda müzakere etmeleri, bazı Arap uyuşmazlıklarını çözmeleri ve 1958 Lübnan krizi gibi çatışmaları sınırlamaları için bir forum görevi gördü.

Birlik, ekonomik entegrasyonu teşvik eden birçok önemli belgenin hazırlanması ve sonuçlandırılması için bir platform görevi görmektedir. Buna bir örnek, bölgedeki ekonomik faaliyetlerin ilkelerini özetleyen Ortak Arap Ekonomik Eylem Bildirgesi’dir.

Her üye devletin Lig Konseyi’nde bir oy hakkı vardır ve kararlar yalnızca kendilerine oy veren devletler için bağlayıcıdır. 1945 yılında birliğin amaçları, üyelerinin siyasi, kültürel, ekonomik ve sosyal programlarını güçlendirmek ve koordine etmek ve/veya aralarında ve üçüncü taraflarda uyuşmazlıklara aracılık etmektir.

Ayrıca, 13 Nisan 1950’de Ortak Savunma ve Ekonomik İşbirliği konusunda bir anlaşma imzalanması, imzalayan ülkeleri askeri savunma önlemlerinin koordinasyonuna adamıştır. Mart 2015’te Arap Birliği Genel Sekreteri aşırılıkçılığa ve Arap Devletlerine yönelik diğer tehditlere karşı koymak amacıyla Ortak Arap Gücü’nün kurulduğunu duyurdu.

Paylaşın

Suriye İç Savaşı Türkiye Demokrasisini Nasıl Bozdu?

Türkiye – Suriye ilişkililerinin normalleşmesine ilişkin önemli mesajların verildiği bir dönemde, ABD merkezli düşünce kuruluşu Freedom House’ın (Özgürlük Evi) önemli isimlerinden Nate Schenkkan, “Suriye, Türkiye’yi nasıl bozdu?” başlığıyla bir yazı yayımladı.

Suriye iç savaşın Türkiye demokrasisine ve Washington-Ankara ilişkilerine verdiği zarar vurgulayan Schenkkan, yazısına Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad’la görüşmeye sıcak baktığı mesajı verdiğini anımsatarak başlıyor: Bu an, Türk tarihindeki olağanüstü çalkantılı dönemin sonu anlamına geliyor.

2010’lu yıllarda Türkiye’nin Arap Baharı ve özellikle Suriye’deki yansımalarının girdabına kapılarak zor zamanlar geçirdiğini savunan Nate Schenkkan, “Bu kritik dönemde Türkiye bölgeyi etkisine alan kaosun hem mağduru hem de aktörü oldu” diyor.

Schenkkan, Erdoğan ve yakın çevresinin, ezilen Müslümanların özgürlüğünü savunan bir ideoloji ve devrimler aracılığıyla Ortadoğu’yu değiştiremese de özellikle 2013-2017’de Türkiye’de görülen şiddet dalgası ve siyasi kargaşayla birlikte otoriter bir sistem kurabildiğini öne sürüyor.

Bu dönemdeki Gezi Parkı olayları, Kürt sorununa çözüm sürecinin çöküşü, terör saldırıları ve darbe girişimi hatırlatılıyor.

Schenkkan, ABD’nin YPG güçleriyle IŞİD’e karşı yaptığı ittifak ve HDP’nin başkanlık karşıtı propagandasının Erdoğan’ın güvenlik kurumlarındaki şahin kanatlarla yürümesinde etkili olduğunu söyleyerek ekliyor:

O dönem yaygın olan ‘Türkiye, İslam Devleti’ni destekledi’ suçlaması hep abartılıydı. 2014-2015’te IŞİD, Türkiye’deki Kürt hareketine saldırırken Ankara için en iyi söylenebilecek şey, müdahale etmekle pek ilgilenmediği olur; en kötü şeyse bu konuda suç ortağı olduğudur.

MHP’yle ittifaka giden Erdoğan’ın iddiasının aksine başkanlık sisteminin Türkiye’ye istikrar getirmediği de savunulan tezler arasında: Nihayetinde Kürt hareketini bastırmak, Türkiye’nin sınırlarını korumak ve iktidarda kalmak gibi dar çıkarlar kazandı. Ezilen Müslümanların hakları için savaşmaya dair kuru gürültüye rağmen Erdoğan’ın dış politikası artık kendini korumaya dair daha küçük hedeflere yöneliyor.

Yazar, ABD’nin Ortadoğu politikasınıysa şöyle suçluyor: Suriye iç savaşının Türkiye demokrasisine ve ABD-Türkiye ittifakına yönelik zarara bakıldığında, Amerika’nın bu dönemdeki Ortadoğu politikasının temel günahı ortaya çıkıyor. Basitçe söylemek gerekirse, Washington çok fazla müdahil olmadan dahil olmaya çalıştı.

Yazar, sorunlara yol açan asıl sebebin, ABD’nin Ortadoğu’ya müdahil olmama rüyası olduğunu iddia ediyor. Gönülsüzce icra edilen ve birbiriyle çelişen politikaların yarattığı sorunların Türkiye demokrasisinde ve Ankara-Washington ilişkilerinde çok iyi bir şekilde görülebileceğini öne sürüyor:

İslam Devleti’ne karşı YPG’yle çalışmak, ABD’nin Türkiye cumhuriyetini parçalamaya ve ülkedeki iç çatışmaları derinleştirmeye azmettiği yönündeki popüler komplo teorisini büyüttü.

Schenkkan, Barack Obama döneminde Arap Baharı’na verilen desteğin ortaya çıkan belirsizliklerle azaldığını, ABD’nin bir yandan IŞİD’le mücadeleyi YPG’yle yürütürken diğer yandan Türkiye’nin bu örgüt ve uzantılarına düzenlediği operasyonlara ses çıkarmadığını ve bu olayların Ankara-Washington ilişkilerinde kırılma yarattığını sıralıyor.

Türkiye’de son iki yılda yapılan seçimlerin değişim arzusunu gösterdiğini savunan yazar, Washington’ın artık yeni döneme yatırım yapması gerektiğini de iddia ediyor:

Bir ormanın yangından sonra yeniden büyümesi gibi, Türkiye’de de afetten sonra farklı sosyal ve siyasi oluşumlar meydana geliyor. Bunlar nihayetinde ülkenin hukukun üstünlüğünün yeniden sağlanması, yurttaşlık haklarının korunması ve ülkedeki çoğulculuğun yeniden tesisi için faydalı olabilir.

Schenkkan, Türkiye’nin daha kapsayıcı bir yönetime sahip olması için ABD’nin burslar ve araştırma destekleri gibi çeşitli programlar uygulayabileceğini ve Washington’ın koyacağı küçük hedeflerle Türkiye’nin daha iyi bir geleceğe kavuşabileceğini savunarak yazısını bitiriyor.

Freedom House bağımsız bir düşünce kuruluşu olduğu iddiasını taşısa da ABD Dışişleri Bakanlığı tarafından fonlanıyor. CIA’in yönettiği öne sürülen Freedom House’ın eski başkanı Michael Abramowitz, artık yine benzer suçlamaların hedefi olan yayın kuruluşu Amerika’nın Sesi’nin (Voice of America/VOA) başında.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Türkiye’de 3.8 Milyon Hane Sosyal Yardımlarla Ayakta Duruyor

Yoksulluğun artarak devam ettiğini ve geniş kesimlerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığı Türkiye’de 2024 yılının ilk sekiz ayında yaklaşık 3.8 milyon hanenin sosyal yardım aldığı kayıtlara geçti.

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın Ocak – Temmuz 2024 dönemi için paylaştığı verilere göre, düzenli sosyal yardıma muhtaç hane sayısı 3 milyon 792 bin 340 olarak kaydedildi. Bu yardımlar, TÜİK verilerine göre toplamda 15 milyonu aşkın kişiyi kapsıyor.

Aile Destek Programı’ndan yararlanan hane sayısı da dikkat çekici bir artış gösterdi; 2022’de 3 milyon 99 bin olan hane sayısı 2024’te 3 milyon 233 bine yükseldi. Sosyal ve Ekonomik Destek Programı (SED) kapsamındaki çocuk sayısı ise 167 bine ulaştı.

Sosyal yardımlar sadece nakit desteklerle sınırlı kalmıyor. 2024 Temmuz itibarıyla elektrik tüketim desteğinden yararlanan hane sayısı da 3 milyon 658 bine ulaştı. 2019’da 2 milyon 420 bin olan bu rakam, 2024’e kadar ciddi bir artış gösterdi. Bu, birçok hanenin elektriğini ancak sosyal yardımlarla karşılayabildiğini gözler önüne seriyor.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, sosyal yardımlarla ilgili yeni düzenlemeler yapmaya hazırlanıyor. Özellikle boşanmış kadınların aldığı yardımların gözden geçirileceği, boşandığı kişiyle birlikte yaşamaya devam eden kadınların yardımlarının kesilebileceği belirtiliyor.

Ayrıca çalışabilecek durumda olup çalışmayan kişiler üzerinde yapılacak yeni incelemeler de gündemde. Ancak bu düzenlemelerin ne zaman ve nasıl uygulanacağına dair resmi bir açıklama yapılmadı.

(Kaynak: Gazete Pencere)

Paylaşın

Konut Fiyatları Yüzde 8.9 Düştü

Dünya genelinde, 2024 yılının ilk çeyreğinde konut fiyatlarının en çok düştüğü üç ülkeden biri Türkiye oldu. Türkiye’yi sırasıyla Lüksemburg ve Hong Kong takip etti.

Diğer taraftan, ilk çeyrekte konut fiyatlarının en çok artış gösterdiği ülke BAE oldu. İkinci sırada Polonya, üçüncü sırada ise Bulgaristan yer aldı.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) da üyesi olduğu İsviçre merkezli BIS’in verileri küresel konut fiyatlarının 2024’ün ilk çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 1 düştüğünü gösterdi.

Pandemi döneminde tırmanışa geçen küresel konut fiyatları 2022’nin üçüncü çeyreğinden bu yana ise düşüyor. Bu düşüş 2023’ün ilk çeyreğinde yüzde 3,1’i bulmuştu. O zamandan bu yana ise düşüş devam etse de giderek yavaşlıyor.

Ekonomim’de yer alan habere göre, BIS’in verileri 2024’ün ilk çeyreğinde konut fiyatlarının en çok düştüğü üç ülkeden birinin Türkiye olduğunu gösteriyor.

Türkiye’de ilk çeyrekte konut fiyatları geçen yılın aynı dönemine göre reel olarak yüzde 8.9 düşmüş durumda. İlk çeyrekte konut fiyatlarının en çok düştüğü ülke yüzde 13,7 ile Lüksemburg oldu. İkinci sırayı yüzde 13,2 düşüşle Hong Kong aldı.

Diğer taraftan, ilk çeyrekte konut fiyatlarının en çok artış gösterdiği ülke yüzde 15,6 ile BAE oldu. İkinci sırada yüzde 14,6 artışla Polonya, üçüncü sırada ise yüzde 12,2 artışla Bulgaristan yer aldı.

Türkiye pandemi sırasında dünyada konut fiyatlarının reel olarak en çok arttığı ülke olmuştu. BIS verilerine göre 2022’nin üçüncü çeyreğinde Türkiye’de konut fiyatlarındaki yıllık reel artış yüzde 59,6’yı bulmuştu.

Bu artış oranı giderek yavaşladı ve 2024’ün ilk çeyreğinde, 2019’un son çeyreğinden bu yana ilk kez düşüş görüldü.

Ancak bu düşüşe rağmen Türkiye 2019’un son çeyreğinden bu yana dünyada konut fiyatlarının en çok yükseldiği ülke konumunda. BIS verilerine göre, Türkiye’de konut fiyatları reel olarak 2019’un son çeyreğinden bu yana yüzde 119,4 artış gösterdi.

BIS verilerine göre, gelişmiş ekonomilerde reel konut fiyatlarındaki düşüş neredeyse durma noktasına geldi. Gelişmiş ekonomilerde bir önceki çeyrekte yıllık bazda yüzde 0,9 düşen konut fiyatları 2024’ün birinci çeyreğinde ise yıllık bazda yüzde 0,3 geriledi.

Buna karşılık, gelişmekte olan ekonomilerde konut fiyatlarındaki düşüş biraz daha hızlandı. Gelişmekte olan ekonomilerde 2023’ün dördüncü çeyreğindeki yüzde 1,4’lük düşüşün ardından 2024’ün ilk çeyreğinde de yıllık bazda yüzde 1,6’lık düşüş gerçekleşti. Bu düşüş büyük ölçüde Asya ülkelerinden kaynaklandı.

Paylaşın

2024 Paris Paralimpik Oyunları: Türkiye’den Madalya Rekoru

Fransa’nın başkenti Paris’te düzenlenen 17. Paralimpik Oyunları’nda, Türkiye 6 altın, 10 gümüş ve 12 bronz madalya kazandı. Türkiye, böylece kendi rekorunu egale etti.

Fransa’nın başkenti Paris’te 28 Ağustos’taki açılış töreniyle başlayan ve bugün kapanış töreniyle sona erecek olan organizasyonda Türkiye, tarihi başarı elde etti. Oyunların son gününde karşılaşması olmayan milli sporcular, organizasyonu 6 altın, 10 gümüş ve 12 bronz madalyayla tamamladı.

Türkiye, madalya klasmanında son gün itibarıyla 23’üncü sırada yer alıyor. Klasmanın ilk sırasında, şu ana dek 94 altın, 75 gümüş ve 50 bronz madalya kazanan Çin yer alıyor. Toplamda 219 madalyası bulunan Çin’i 48 altın, 43 gümüş ve 31 bronzla Büyük Britanya takip ediyor. Büyük Britanya’nın toplam madalya sayısı 121. Toplamda 104 madalyası bulunan ABD ise 36 altın, 41 gümüş ve 27 bronzla üçüncü sırada.

Türkiye adına madalya kazanan sporcular ve branşları:

Golbol: Golbol Kadın Milli Takımı Altın
Para okçuluk: Öznur Cüre Girdi (Kadınlar makaralı yay) Altın
Para yüzme: Umut Ünlü (50 metre serbest S3) Altın
Para yüzme: Umut Ünlü (200 metre serbest S3) Altın

Para tekvando: Mahmut Bozteke (Erkekler K44 63 kilo) Altın
Para judo: İbrahim Bölükbaşı (Erkekler +90 kilo J2) Altın
Para okçuluk: Sadık Savaş-Merve Nur Eroğlu (Klasik yay karışık takım) Gümüş
Para atletizm: Aysel Önder (Kadınlar 400 metre T20) Gümüş

Para atletizm: Muhammet Khalvandi (Erkekler cirit atma F57) Gümüş
Para halter: Abdullah Kayapınar (Erkekler 49 kilo) Gümüş
Para halter: Besra Duman (Kadınlar 55 kilo) Gümüş
Para masa tenisi: Kübra Korkut (Kadınlar S7) Gümüş

Para tekvando: Alican Özcan (Erkekler K44 58 kilo) Gümüş
Para tekvando: Fatih Çelik (Erkekler K44 70 kşilo) Gümüş
Para tekvando: Gamze Gürdal (Kadınlar K44 57 kilo) Gümüş
Para atıcılık: Aysel Özgan (Kadınlar P2 10 metre havalı tabanca SH 1) Gümüş

Para atletizm: Fatma Damla Altın (Kadınlar uzun atlama T20) Bronz
Para judo: Ecem Taşın Çavdar (Kadınlar 48 kilo J1) Bronz
Para judo: Cahide Eke (Kadınlar 48 kilo J2) Bronz
Para judo: Nazan Akın Güneş (Kadınlar +70 kilo J1) Bronz

Para halter: Nazmiye Muratlı (Kadınlar 45 kilo) Bronz
Para halter: Sibel Çam (Kadınlar 73 kilo) Bronz
Para yüzme: Sevilay Öztürk (Kadınlar 50 metre kelebek S5) Bronz
Para masa tenisi: Ali Öztürk (Erkekler Sınıf 5) Bronz

Para masa tenisi: Abdullah Öztürk-Nesim Turan (Erkekler Sınıf 4 çiftler) Bronz
Para masa tenisi: Ebru Acer (Kadınlar Sınıf 11) Bronz
Para tekvando: Meryem Betül Çavdar (Kadınlar K44 52 kilo) Bronz
Tekerlekli sandalye eskrim: Hakan Akkaya (Erkekler epe A kategorisi) Bronz

Türkiye’nin madalya geçmişi

2004 Atina Para atıcılık Muharrem Korhan Yamaç Altın
2004 Atina Para atıcılık Muharrem Korhan Yamaç Bronz
2008 Pekin Para okçuluk Gizem Girişmen Altın
2008 Pekin Para masa tenisi Neslihan Kavas Bronz

2012 Londra Para halter Nazmiye Muslu Muratlı Altın
2012 Londra Para halter Çiğdem Dede Gümüş
2012 Londra Para atıcılık Muharrem Korhan Yamaç Gümüş
2012 Londra Para judo Nazan Akın Güneş Gümüş

2012 Londra Para masa tenisi Neslihan Kavas Gümüş
2012 Londra Para masa tenisi Ümran Ertiş-Neslihan Kavas-Kübra Öçsoy (Kadınlar takım) Gümüş
2012 Londra Para okçuluk Doğan Hancı Bronz
2012 Londra Golbol Erkek Milli Takımı Bronz

2012 Londra Para judo Duygu Çete Bronz
2012 Londra Para halter Özlem Becerikli Bronz
2016 Rio Para halter Nazmiye Muslu Muratlı Altın
2016 Rio Golbol Kadın Milli Takımı Altın

2016 Rio Para masa tenisi Abdullah Öztürk Altın
2016 Rio Para masa tenisi Kübra Korkut Gümüş
2016 Rio Para judo Ecem Taşın Bronz
2016 Rio Para atıcılık Ayşegül Pehlivanlar Bronz

2016 Rio Para judo Mesme Taşbağ Bronz
2016 Rio Para atletizm Semih Deniz Bronz
2016 Rio Para masa tenisi Abdullah Öztürk-Nesim Turan-Ali Öztürk (Erkekler takım) Bronz
2020 Tokyo Para masa tenisi Abdullah Öztürk Altın

2020 Tokyo Golbol Kadın Milli Takımı Altın
2020 Tokyo Para okçuluk Öznur Cüre-Bülent Korkmaz (Makaralı yay karışık takım) Gümüş
2020 Tokyo Para okçuluk Nihat Türkmenoğlu Gümüş
2020 Tokyo Para atıcılık Ayşegül Pehlivanlar Gümüş

2020 Tokyo Para tekvando Meryem Betül Çavdar Gümüş
2020 Tokyo Para masa tenisi Nesim Turan Bronz
2020 Tokyo Para masa tenisi Ali Öztürk Bronz
2020 Tokyo Para masa tenisi Kübra Korkut Bronz

2020 Tokyo Para judo Recep Çiftçi Bronz
2020 Tokyo Para judo Zeynep Çelik Bronz
2020 Tokyo Para halter Besra Duman Bronz
2020 Tokyo Para tekvando Mahmut Bozteke Bronz

2020 Tokyo Para yüzme Sevilay Öztürk Bronz
2020 Tokyo Para okçuluk Bahattin Hekimoğlu Bronz

Paylaşın

Fitch Ratings, Türkiye’nin Kredi Notunu “BB-“ye Yükseltti

ABD merkezli uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Fitch Ratings, Türkiye’nin kredi notunu bir kademe artırarak BB-‘ye yükseltti, görünümü ise pozitiften durağana çekti.

Fitch Ratings, mart ayında Türkiye’nin kredi notunu “B”den “B+”ya yükseltirken, not görünümünü de “durağan”dan “pozitif”e çıkarmıştı.

Fitch Ratings, Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmesini açıkladı. BloomberHT’nin aktardığına göre; Fitch, Türkiye’nin kredi notunu bir kademe artırarak BB-‘ye yükseltti, görünümü pozitiften durağana çekti.

Azalan dolarizasyon ve Döviz talebi, sermaye girişleri gibi etkilerle rezervlerin 149 milyar dolara, net rezervlerin de 41 milyar dolara yükseldiği ifade edilen raporda rezerv kompozisyonunun güçlendiği belirtildi.

Pozitif reel faiz oranları, düşük cari açık ve kur korumalı mevduatlardaki düzenli ve kademeli düşüşün dış tamponlardaki iyileşmeyi destekleyeceği belirtildi. Rezervlerin bu yıl sonunda 158 milyar dolara, 2025 sonunda 165 milyar dolara çıkacağı öngörüldü.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) politika faizini yüzde 50’ye yükselttiği hatırlatılarak parasal sıkılaşmanın TL’de reel değerlenmeye neden olduğu, bunun da hükümetin dezenflasyon stratejisi için önemli olduğu vurgulandı.

Notta “Fitch sıkı bir parasal politika duruşunun öngörülen mali konsolidasyon ve ihtiyatlı asgari ücret ayarlamalarıyla birleştirilmesinin enflasyonda önemli bir düşüşü destekleyeceğine ve iyileştirilmiş dış likidite tamponlarının, düşük cari açıkların ve azaltılmış dolarizasyonun sürdürülmesine yardımcı olacağına dair daha fazla güven duyuyor” değerlendirmesini yaptı. Kurum ilk faiz indirimini 2025’in başında bekliyor.

Kurum enflasyonun yıl sonunda yüzde 43 olacağı tahminini paylaştı. 2025’te enflasyonun ortalama yüzde 31’e düşeceği, yıl sonu tahmininin yüzde 21 olduğu belirtildi. Büyüme beklentisi bu yıl için yüzde 3,5, 2025 için yüzde 2,8 oldu.

Cari açığın bu yıl Gayrisafi Yurt İçi Hasılanın (GSYH) yüzde 1,9’una gerilemesinin ve 2025-2026’da ortalama yüzde 1,7 olmasının tahmin edildiği kaydedildi. Erken faiz indiriminin veya ortodoks politikadan dönüşün enflasyonist baskıları artıracağı ve not üzerinde olumsuz etkisi olacağı ifade edildi.

ABD ve AB ile ilişkilerin iyileştiği ancak Gazze ve Ukrayna risklerinden kaynaklanan jeopolitik zorlukların volatil ortama yol açtığı ancak bu durumun kredi notunu etkilemeyeceği belirtildi.

Fitch, en son 8 Mart 2024’te Türkiye’nin kredi notunu “B”den “B+”ya, görünümü ise “durağan”dan “pozitif”e yükseltmişti.

Diğer bir derecelendirme kuruluşu Moody’s, Temmuz’da Türkiye’nin kredi notunu 2 kademe yükselterek “B3″ten “B1″e çekmiş, kredi notu görünümünü “pozitif” olarak korumuştu. Derecelendirme kuruluşu S&P ise Mayıs yerel seçimlerinin ardından Türkiye’nin kredi notunu B’den B+’ya yükseltmişti.

Paylaşın

UEFA Uluslar Ligi: Türkiye Bir Puanla Başladı

UEFA Uluslar B Ligi 4. Grup ilk maçında A Milli Erkek Futbol Takımı ile Galler, Cardiff City Stadyumu’nda karşı karşıya geldi. Hakem Rohit Saggi’nin yönettiği karşılaşma 0 – 0 sona erdi.

Haber Merkezi / A Milli Erkek Futbol Takımı, bu sonuçla Uluslar B Ligi 4. Grubu’na 1 puanla başladı.

Karşılaşmanın 31. dakikasında ilk sarı kartını gören Barış Alper Yılmaz, 62. dakikada önce ikinci sarı kartı ardından da kırmızı kartı görerek takımını 10 kişi bıraktı.

A Milli Erkek Futbol Takımı, gruptaki ikinci maçında 9 Eylül’de İzmir’de İzlanda ile karşı karşıya gelecek. Galler ise aynı gün Karadağ ile deplasmanda karşılaşacak.

Karşılaşmadan dakikalar

10. dakikada sağ taraftan Thomas’ın kullandığı köşe vuruşuna ön direkte Ramsey’in dokunuşunda meşin yuvarlak dışarıya çıktı.

37. dakikada savunma arkasına atılan uzun pasa hareketlenen Thomas’ın Mert Günok ile karşı karşıya kaldığı pozisyonda aşırtma vuruşunda meşin yuvarlak ağlara gitti fakat ofsayt gerekçesiyle geçersiz sayıldı.

38. dakikada Galler savunmasının çıkarken kaptırdığı topta araya giren Barış Alper pasını Arda Güler’e aktardı. Arda’nın penaltı noktası gerisinden vuruşunda meşin yuvarlak Galler savunmasından döndü.

51. dakikada milli takımın sol kanattan gelişen atağında Arda Güler ceza sahasında topla buluştu, yaptığı ortada Barış Alper kafayı vurdu, meşin yuvarlak üst ağlarda kaldı.

55. dakikada savunma arkasına atılan pasa hareketlenen Wilson’ın ceza sahası içi sağ tarafında son çizgiden çevirdiği topa sağ çaprazdan Johnson’un şutunda meşin yuvarlak direğin yanından dışarıya gitti.

62. dakikada kendi yarı alanının sol taç çizgisine yakın noktasında baskıya giden Barış Alper Yılmaz, Neco Williams’a yaptığı faul sonrası ikinci sarıdan kırmızı kart görerek oyundan ihraç edildi.

87. dakikada milli takım etkili geldi. Hakan Çalhanoğlu’nun sol kanattan kullandığı kornerde Abdülkerim kafayı vurdu, top kaleci Ward’da kaldı.

Stat: Cardiff City

Hakemler: Rohit Saggi, Morten Jensen, Anders Olav Dale

Galler: Danny Ward, Connor Roberts, Joe Rodon, Ben Davies, Neco Williams, Ethan Ampadu, Jordan James (Oliver Cooper dk. 88), Brennan Johnson, Harry Wilson, Sorba Thomas (Louie Koumas dk. 72), Aaron Ramsey (Kieffer Moore dk. 72)

Türkiye: Mert Günok, Zeki Çelik (Emirhan Topçu dk. 90), Kaan Ayhan, Çağlar Söyüncü, Abdülkerim Bardakcı, Mert Müldür, İsmail Yüksek (Okay Yokuşlu dk. 77), Orkun Kökçü (Hakan Çalhanoğlu dk. 64), Arda Güler (İrfan Can Kahveci dk. 90), Kenan Yıldız (Kerem Aktürkoğlu dk. 77), Barış Alper Yılmaz

Paylaşın

Türkiye’nin BRICS Üyelik Başvurusu: Rusya’dan Ukrayna Şartı

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Türkiye’nin BRICS üyelik başvurusuyla ilgili koşulları sıralarken Ukrayna vurgusu yaptı. Türkiye’nin üyeliğinin 22 – 24 Ekim’de Rusya’nın Kazan şehrinde yapılacak zirvede ele alınacağı belirtiliyor.

BRICS, Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika ekonomilerini kastetmek için kullanılır. 2011 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti’nin birliğe katılmasına kadar orijinal dört üye BRIC (ya da İngilizce “the BRICs”) olarak adlandırılmıştı.

Aynı yıl Çin’in Sanya kentinde düzenlenen zirveye Güney Afrika Cumhurbaşkanı Jacob Zuma’nın da katılımı ile BRIC grubu adını BRICS olarak değiştirdi. BRICS ülkeleri, bulundukları bölgelerin bölgesel ilişkileri üzerindeki önemli nüfuz potansiyeliyle tanınırlar ve beş ülkenin hepsi G20 üyesidir.

BRICS, 2001’de dönemin Goldman Sachs’ın baş ekonomisti Jim O’Neill tarafından kaleme alınan ve Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin’in büyüme potansiyellerini değerlendiren bir araştırma makalesinden ilham alarak kuruldu.

İlk etapta Güney Afrika’nın üye olmadığı grup, 2009’da Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Batılı müttefiklerin dünya düzeni hegemonyasına karşı bir platform oluşturmak amacıyla, Rusya’nın girişimiyle kuruldu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov Türkiye’nin BRICS üyelik başvurusuyla ilgili koşulları sıralarken Ukrayna vurgusu yaptı. Lavrov 9’uncu Doğu Ekonomik Forumu’na katılmak üzere geldiği Rusya’nın Vladivostok şehrinde Rus medya grubu RBC’ye mülakat verdi.

Türkiye’nin NATO üyeliği ve uzun süredir askıda bulunan Avrupa Birliği (AB) adaylık süreine işaret eden Lavrov, bunun katılım önünde engel olmadığı mesajını verdi, “BRICS’te belirli örgütlere üye olanlarla ilişki kurulmasını yasaklayan bir kural yok” dedi.

Ancak Rus Bakan üyelik için “Avrupa Birliğinin Ukrayna’da öne sürdüğü değerleri değil, üyelerin ortak değerlerini paylaşmanın temel olduğunu” ifade etti.

“AB, Ukrayna’nın Avrupa değerlerini savunduğunu ve bu nedenle söz konusu ‘Avrupa değerleri’nin arkasında durmakla yükümlü olduklarını söylüyor” diyen Lavrov, Ukrayna’nın ise ifade özgürlüğü, ulusal diller, kültür ve gelenekleri yasaklayarak, yerel kiliseleri kapatarak “Nazi uygulamalarına başvurduğunu” öne sürdü.

BRICS üyelerinin AB’nin bu tutumu yerine Birleşmiş Milletler Antlaşmasının hükümlerini benimsemesi gerektiğini kaydeden Lavrov, antlaşmanın başka ülkelerin egemenliği ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi şart koştuğunu hatırlattı. Ancak Lavrov, Kiev rejiminin meşru olmadığını ve topraklarındaki halkların tümünü temsil etmediğini de iddia etti.

NATO üyesi Türkiye, Rusya ile yakın ilişkileri olsa da Ukrayna işgali karşısında Kiev’e açık destek vermişti. BM Genel Kurulunda yapılan oylamalarda Rusya’nın işgalini kınayan Türkiye, Kiev ordusuna insansız hava araçları temin etti. Türkiye savaşa rağmen Ukrayna donanması için gemi inşaatını da sürdürdü.

Lavrov, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın da katılması beklenen 22-24 Ekim tarihlerinde Rusya’nın Kazan şehrinde yapılacak zirvede Türkiye ile üyelik imzasının atılıp atılmayacağı sorusuna, bunun için diğer “tüm üyelerin konsensüsunun gerektiği” yanıtını verdi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in danışmanlarından Yuri Uşakov hafta ortasında yaptığı açıklamada “Türkiye tam üyelik başvurusunda bulundu, değerlendireceğiz” demişti. Hafta içinde AKP Sözcüsü Ömer Çelik’den de “Üye olmak istediğimizi Sayın Cumhurbaşkanımız çeşitli defalar ifade etti. Bu konudaki talebi açıktır. Süreç işlemektedir. Ancak somut bir gelişme yoktur” açıklaması gelmişti.

Üyeleri arasında ekonomik işbirliğini güçlendirmeyi önceleyen BRICS bir gümrük birliği anlaşmasına veya ortak paraya sahip değil. Bu yıl başında dört ülkenin katılımıyla genişleyen örgütün Çin, Rusya ve Hindistan’ın güdümünde olduğuna dikkat çeken ekonomistler, üye ekonomiler arasındaki eşitsizliklerin gümrük birliği ve ortak para adımlarını zorlaştırdığını söylüyor.

BRICS ile G20 rekabet iddiaları ve kıyaslamalara konu olsa da Hindistan, Rusya, Güney Afrika ve Çin halihazırda her iki topluluğa üyeler. Örgüt mevcut haliyle üyelerine somut hedefler doğrultusunda hukuki bağlayıcılığı bulunan ödevler vermiyor, daha çok istişare ve diyalog ortamı sunuyor.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Küresel Gıda Enflasyonu: Türkiye Yine Dünyadan Ayrıştı

Türkiye yıllık gıda enflasyonunda yine tüm dünyayı geride bıraktı. Küresel gıda fiyatları ağustos ayında yüzde 1,1 azalırken, Türkiye’de ise yüzde 44,88 arttı.

Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO), gıda ürünlerinin uluslararası fiyatlarındaki aylık değişimin izlendiği Küresel Gıda Fiyat Endeksi’nin Ağustos ayı sonuçlarını açıkladı.

BloombergHT’nin aktardığına göre, endeks Ağustosta önceki ayın revize edilmiş seviyesine göre 0,3 puan azalarak 120,7 puan değerine geriledi.

Küresel gıda fiyatları yıllık bazda ise yüzde 1,1 düşerken, endeksin Ağustos’ta sınırlı düşüş kaydetmesinde şeker, et ve tahıl ürünlerine yönelik düşen talebin, bitkisel yağ ve süt ürünlerine yönelik talep artışına ağır basması etkili oldu.

Tahıl Fiyat Endeksi, başta ABD ve Arjantin olmak üzere ana ihracatçı ülkelerdeki iyi hasat beklentileriyle ağustosta önceki aya göre yüzde 0,5 azaldı.

Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi ise soya ve ayçiçeği yağlarındaki düşüşüne rağmen palmiye yağındaki artış nedeniyle yükseldi. Buna göre, Bitkisel Yağ Fiyat Endeksi ağustosta önceki aya kıyasla yüzde 0,8 arttı.

Şeker Fiyat Endeksi, Hindistan ve Tayland’daki yüksek üretim ve uluslararası petrol fiyatlarındaki düşüş sayesinde yüzde 4,7 geriledi.

Aynı dönemde FAO Süt Ürünleri Fiyat Endeksi, süt tozu, peynir fiyatlarındaki ve tereyağı talebindeki artışlarla ağustosta yüzde 2,2 artış gösterdi.

Et Fiyat Endeksi ise kümes hayvanları, büyükbaş ve küçükbaş ve domuz fiyatlarında yaşanan düşüşle birlikte yüzde 0,7 gerileme kaydetti.

Türk-İş verilerine göre, ağustosta mutfak enflasyonu aylık yüzde 0,19, 12 aylık yüzde 57,99, yıllık ortalama yüzde 77,66 olarak hesaplandı. Sekiz aylık değişim oranı yüzde 33,53 oldu.

TÜİK verilerine göre ise ağustos ayında aylık gıda fiyatları Türkiye’de yüzde 1,1 geriledi. Yıllık gıda enflasyonu ise yüzde 44,88 oldu.

Paylaşın