Beyin Göçü: Her Yüz Üniversite Mezunundan İkisi Gitti

Yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2015 yılında yüzde 1,6 iken, 2023 yılında yüzde 2 oldu. 2023 yılında yükseköğretim mezunu kadınların beyin göçü oranı yüzde 1,6, erkeklerin beyin göçü oranı ise yüzde 2,4 oldu.

Haber Merkezi / En yüksek beyin göçü oranına sahip eğitim ve öğretim alanları yüzde 6,8 ile bilişim ve iletişim teknolojileri, yüzde 4,4 ile mühendislik, imalat ve inşaat ve yüzde 2,6 ile doğa bilimleri, matematik ve istatistik oldu.

Bir lisans programını tamamlayanların göç etmek için tercih ettikleri ilk beş ülke sırasıyla Amerika Birleşik Devletleri (yüzde 21,4), Almanya (yüzde 17,5), Birleşik Krallık (yüzde 11,2), Hollanda (yüzde 6,9) ve Kanada (yüzde 4,9) oldu.

Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’ya göç eden mezunlar içinde en büyük paya sahip lisans programı işletme olurken, Almanya, Birleşik Krallık ve Hollanda’yı en fazla tercih eden mezunlar bilgisayar mühendisliği bölümünden oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), “Yükseköğretim Beyin Göçü İstatistikleri 2021 2023” verilerini açıkladı.

Buna göre; Yükseköğretim mezunlarının beyin göçü oranı 2015 yılında yüzde 1,6 iken, 2023 yılında yüzde 2,0 oldu. 2023 yılında yükseköğretim mezunu kadınların beyin göçü oranı yüzde 1,6, erkeklerin beyin göçü oranı ise yüzde 2,4 olarak gerçekleşti.

En yüksek beyin göçü oranına sahip eğitim ve öğretim alanları bilişim ve iletişim teknolojileri (yüzde 6,8), mühendislik, imalat ve inşaat (yüzde 4,4) ve doğa bilimleri, matematik ve istatistik (yüzde 2,6) oldu.

Mezunların beyin göçü oranları incelendiğinde, en yüksek beyin göçü oranına sahip lisans programları sırasıyla, moleküler biyoloji ve genetik (yüzde 17,9), biyomühendislik (yüzde 10,2), işletme mühendisliği (yüzde 9,8), elektronik mühendisliği (yüzde 9,1), matematik mühendisliği (yüzde 8,9) ve bilgisayar mühendisliği (yüzde 8,4) oldu.

Bir lisans programını tamamlayanların göç etmek için tercih ettikleri ilk beş ülke sırasıyla Amerika Birleşik Devletleri (yüzde 21,4), Almanya (yüzde 17,5), Birleşik Krallık (yüzde 11,2), Hollanda (yüzde 6,9) ve Kanada (yüzde 4,9) oldu.

Amerika Birleşik Devletleri ve Kanada’ya göç eden mezunlar içinde en büyük paya sahip lisans programı işletme olurken, Almanya, Birleşik Krallık ve Hollanda’yı en fazla tercih eden mezunlar bilgisayar mühendisliği bölümünden oldu.

Paylaşın

Türkiye Ekonomisi İkinci Çeyrekte Yavaşladı

Türkiye ekonomisi, yılın ikinci çeyreğinde geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 2,5 büyüdü. Ekonomi geçen yılın aynı döneminde yüzde 3,9, 2023’ün tamamında ise yüzde 4,5 büyümüştü. 

Haber Merkezi / Ekonomistler ikinci çeyrekte yüzde 3 büyüme bekliyordu. Hükümetin sıkılaşma hamlelerinin büyümedeki yavaşlamada etkili olduğu değerlendiriliyor.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek büyüme verisinin açıklanmasının ardından yaptığı ilk değerlendirmede iç talepteki yavaşlamadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Dönemsel Gayrisafi Yurt İçi Hasıla, II. Çeyrek: Nisan – Mayıs – Haziran 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; GSYH 2024 yılı ikinci çeyrek ilk tahmini; zincirlenmiş hacim endeksi olarak, bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,5 arttı.

GSYH’yi oluşturan faaliyetler incelendiğinde; 2024 yılı ikinci çeyreğinde bir önceki yıla göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak; diğer hizmet faaliyetleri yüzde 7,4, inşaat yüzde 6,5, tarım sektörü ile gayrimenkul faaliyetleri yüzde 3,7, bilgi ve iletişim faaliyetleri ile finans ve sigorta faaliyetleri yüzde 3,4, kamu yönetimi, eğitim, insan sağlığı ve sosyal hizmet faaliyetleri yüzde 3,2, hizmetler yüzde 2,9, mesleki, idari ve destek hizmet faaliyetleri yüzde 0,6 arttı. Sanayi sektörü ise yüzde 1,8 azaldı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bir önceki çeyreğe göre yüzde 0,1 arttı. Takvim etkisinden arındırılmış GSYH zincirlenmiş hacim endeksi, bu yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 2,8 arttı.

Üretim yöntemiyle Gayrisafi Yurt İçi Hasıla tahmini, yılın ikinci çeyreğinde cari fiyatlarla bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 78,6 artarak 9 trilyon 949 milyar 792 milyon TL oldu. GSYH’nin ikinci çeyrek değeri cari fiyatlarla ABD doları bazında 308 milyar 158 milyon olarak gerçekleşti.

Yerleşik hanehalklarının nihai tüketim harcamaları 2024 yılının ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 1,6 arttı. Devletin nihai tüketim harcamaları yüzde 0,7, gayrisafi sabit sermaye oluşumu ise yüzde 0,5 arttı.

Mal ve hizmet ihracatı, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak yüzde 0,04 artarken ithalatı yüzde 5,7 azaldı. İşgücü ödemeleri, yılın ikinci çeyreğinde bir önceki yılın aynı çeyreğine göre yüzde 112,4 arttı. Net işletme artığı / karma gelir yüzde 47,7 arttı.

İşgücü ödemelerinin cari fiyatlarla Gayrisafi Katma Değer içerisindeki payı geçen yılın ikinci çeyreğinde yüzde 33,8 iken, bu oran 2024 yılında yüzde 40,8 oldu. Net işletme artığı/karma gelirin payı ise yüzde 44,6 iken yüzde 37,4 oldu.

“Büyümede dengelenme başladı”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek büyüme verisinin açıklanmasının ardından yaptığı ilk değerlendirmede iç talepteki yavaşlamadan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Şimşek sosyal medya hesabı üzerinden paylaştığı mesajda, “Büyümede dengelenme başladı, cari açık daraldı, risk primi azaldı, dış kaynak girişleri arttı, rezervler iyileşti ve dezenflasyon sürecine girdik. Bugün açıklanan ikinci çeyrek büyüme verilerine göre iç talebin büyümeye katkısı 1,2 puana gerilerken, net dış talebin pozitif katkısı 1,3 puan oldu” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

En Çok Göç Veren Şehir “İstanbul”

İstanbul 581 bin 330 kişi ile en çok göç veren il olurken, onu 208 bin 740 kişi ile Ankara ve 164 bin 247 kişi ile Hatay takip etti. En az göç veren iller ise sırasıyla 6 bin 811 kişi ile Ardahan, 7 bin 234 kişi ile Tunceli ve 7 bin 604 kişi ile Kilis oldu.

Haber Merkezi / Türkiye’de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul, 412 bin 707 kişi ile en çok göç alan il oldu. İstanbul’u sırasıyla 232 bin 700 kişi ile Ankara ve 147 bin 765 kişi ile İzmir takip etti. En az göç alan iller ise sırasıyla 6 bin 856 kişi ile Ardahan, 10 bin 202 kişi ile Bayburt ve 11 bin 806 kişi ile Tunceli oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), İç Göç İstatistikleri 2023 verilerini açıkladı.

Ülkemizde 2007 – 2008 döneminde yüzde 3,18 olan iller arası göç eden nüfus oranı, yıllar içinde inişli ve çıkışlı bir seyir izleyerek 2023 yılında yüzde 4,04 oldu. Diğer bir ifadeyle Türkiye’de 2023 yılında 3 milyon 450 bin 953 kişi iller arasında göç etti. Bu nüfusun yüzde 47,9’unu erkekler, yüzde 52,1’ini ise kadınlar oluşturdu.

Türkiye’de iller arası göç eden nüfusun dağılımına bakıldığında, İstanbul, 412 bin 707 kişi ile en çok göç alan il oldu. İstanbul’u sırasıyla 232 bin 700 kişi ile Ankara ve 147 bin 765 kişi ile İzmir takip etti. En az göç alan iller ise sırasıyla 6 bin 856 kişi ile Ardahan, 10 bin 202 kişi ile Bayburt ve 11 bin 806 kişi ile Tunceli oldu.

İstanbul 581 bin 330 kişi ile en çok göç veren il olurken, onu 208 bin 740 kişi ile Ankara ve 164 bin 247 kişi ile Hatay takip etti. En az göç veren iller ise sırasıyla 6 bin 811 kişi ile Ardahan, 7 bin 234 kişi ile Tunceli ve 7 bin 604 kişi ile Kilis oldu.

Türkiye’de, 2023 yılında büyüklük olarak en fazla göç hareketliliği, 647 bin 191 kişi ile 20-24 yaş grubunda gerçekleşti. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin yüzde 43,4’ünü erkekler, yüzde 56,6’sını ise kadınlar oluşturdu.

Ülkemizde 2023 yılında iller arası göç eden 3 milyon 450 bin 953 kişiden 601 bin 481’i hanedeki fertlerden birine bağımlı göç etti. Diğer göç etme nedenleri incelendiğinde, 518 bin 16 kişinin daha iyi konut ve yaşam koşulları, 512 bin 11 kişinin ise eğitim nedeniyle göç ettiği görüldü.

Türkiye’de 2023 yılında cinsiyete göre en önemli göç etme nedeni; erkeklerde 257 bin 277 kişi ile daha iyi konut ve yaşam koşulları olurken kadınlarda 361 bin 15 kişi ile hanedeki fertlerden birine bağımlı göç oldu. Erkeklerde, hanedeki fertlerden birine bağımlı göç ve doğal afet / acil durum, kadınlarda ise eğitim ve doğal afet / acil durum diğer önemli göç nedenleri arasında yer aldı.

Türkiye’de 2023 yılında, en fazla göç hareketliliğinin yaşandığı yaş grubu olan 20-24 yaş grubunun göç etme nedenleri incelendiğinde; bu hareketliliğin en önemli sebebinin eğitim olduğu görüldü. Söz konusu yaş grubunda göç edenlerin 231 bin 477’sinin eğitim, 94 bin 139’unun işe başlamak / iş bulmak ve 50 bin 8’inin ise daha iyi konut ve yaşam koşulları nedeniyle göç ettiği görüldü.

Paylaşın

TÜİK’e Göre, Kira 6 Bin Zeytinyağı 116 Lira!

Enflasyonun temmuz ayında yüzde 3,23 arttığını açıklayan TÜİK’e göre zeytinin kilosu 136, zeytinyağının litresi 116 lira. Ve yine TÜİK’e göre Türkiye’de ortalama kira 6 bin 256 lira.

Ekonomim yazarı Alaattin Aktaş, enflasyon hesaplamasının temelini oluşturan madde sepeti ortalama fiyat listesini açıklamayı 2022 yılında durduran Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) enflasyonda hangi fiyatları esas aldığını 8 Temmuz’daki “İşte TÜİK’in devlet sırrı gibi sakladığı madde fiyatları” başlıklı yazısında aktarmıştı.

Alaattin Aktaş, bugünkü yazısında da temmuz enflasyonunun hangi fiyatlarla hesaplandığını aktardı. Aktaş, “Bu kez bir kısmı haziranla aynı, bir kısmı yeni olmak üzere madde listesini biraz daraltıp 75’e indirdim” dediği yeni yazısında özetle şu bilgileri aktardı:

“TÜİK’e göre temmuz ayında zeytinin kilosu 136 lira. “O fiyata zeytin ne gezer” diyorsunuz belki ama varsayalım bu fiyat makul. Peki zeytinyağı zeytinden daha ucuz nasıl oluyor? TÜİK’e göre zeytinyağının litresi 116 lira.

Sizce de bu fiyatlarda bir tuhaflık yok mu? TÜİK’e göre Türkiye’de ortalama kira 6.256 lira. “Bu fiyata ev nerede” diye sormayın, TÜİK’e göre var! TÜİK’e göre piyasadaki fiyat, kirada enflasyon hesabına gecikmeli yansıyor.

TÜİK’in TÜFE hesabında temmuz ayında dikkate aldığı fiyatlar içinde çok dikkat çekenlerden biri de özel üniversite ücreti. Bazı üniversitelerin bazı bölümlerinde yıllık ücret bir milyon lirayı aşmış, ortalama ücret 600 bin lira dolayında; ama TÜİK’e göre özel üniversite ücreti 200 bin lira bile değil, 199 bin lira.

Bu hangi üniversitelerin fiyatının ortalaması bilmiyoruz ama bir tarafta milyon liraya uzanan ücretler varken ortalamanın 199 binde kalması için bazı üniversitelerin 50 bin, hadi bilemediniz 100 bin lira olması gerekir. Sahi bu üniversiteler hangileri?

Bu arada sevgili üniversiteli gençler, yine iyisiniz, bakın yurt ücretiniz temmuzda da 457 lira. TÜİK’e göre internet ücreti 217, cep telefonu görüşme ücreti 218 lira.”

Paylaşın

Yoksulun “Gıda Enflasyonu” Yüzde 106

TÜİK’in enflasyon verilerinden yararlanılarak yapılan hesaplamaya göre; en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 106 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 42 düzeyinde kaldı.

Haber Merkezi / Hesaplamaya göre emeklilerin gıda enflasyonu ise yüzde 93,9 oldu.

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) açıkladığı temmuz ayı enflasyon verilerine ilişkin açıklama yaptı.

TÜİK verilerine göre; enflasyon temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 3,23 ve bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 61,8 oldu. 2024 yılının ilk yedi ayında ortalama fiyat artış oranı ise yüzde 28,7 oldu.

Temmuz ayında en yüksek fiyat artışı yıllık yüzde 104,5 ile eğitim oldu. İkinci en yüksek fiyat artışının görüldüğü harcama grubu yıllık yüzde 98,5 artışla konut olurken üçüncü harcama grubu ise yüzde 76 ile lokanta ve oteller oldu.

Emeklinin gıda enflasyonu yüzde 93,9

DİSK-AR’ın TÜİK verilerinden yararlanarak yaptığı hesaplamaya göre; emeklilerde gıda enflasyonu yüzde 93,9 oldu. Üçüncü yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 66,9 olurken, düşük gelirli ikinci yüzde 20’lik grubun gıda enflasyonu yüzde 83,7 ve en yoksul yüzde 20’lik gelir grubun gıda enflasyonu ise yüzde 106 olarak gerçekleşti.

Yüksek gelir gruplarının daha düşük gıda enflasyonu hissettiği görülüyor. Dördüncü (yüksek) yüzde 20’lik gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 58,4 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu ise yüzde 42,1 oldu. Böylece en yoksul gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 106 olurken, en yüksek gelir grubunun gıda enflasyonu yüzde 42 düzeyinde kaldı.

“Gıda enflasyonunda olduğu gibi resmi ortalama enflasyon oranları da düşük gelirlilerin, emekçilerin günlük yaşamda karşılaştığı ve hissettiği oranlar değildir” denilen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:

“Uluslararası alanda Avrupa, ABD, Almanya ve Japonya Merkez Bankaları gibi çeşitli kuruluşlar tarafından hissedilen/algılanan ve beklenen tüketici enflasyonu düzenli olarak yayımlanıyor. Ancak TÜİK, aylık Tüketici Eğilim Anketi gerçekleştirmesine rağmen, bunun çıktısı olan “hissedilen/algılanan enflasyon”u açıklamıyor. TÜİK, uluslararası kuruluşların yaptığı gibi halkın hissettiği/algıladığı enflasyon oranı ve beklenen enflasyonu da elinde hazır bulunan verileri işleyerek yeni bir veri olarak yayımlamalıdır. TÜİK ayrıca gelir gruplarına göre enflasyon farklılaşmasını da açıklamalıdır.”

DİSK-AR’ın hesaplamasına göre, 2005 Temmuz’da 116 olan TÜFE endeksi, Temmuz 2024’te 2.394’e yükseldi. 2005 Temmuz’da 109 olan gıda fiyatları endeksi ise 2024 Temmuz’da 3.412’ye yükseldi. Temmuz 2005’te yüzde 7,8 olan yıllık enflasyon oranı Temmuz 2024’te yüzde 61,8 oldu. 2005’te yüzde 4,4 olan yıllık gıda enflasyonu ise Temmuz 2024’te yüzde 60’a yükseldi.

Öte yandan son yıllarda gıda enflasyonu ile genel enflasyon arasındaki fark açılmaya başladı. Temmuz 2005’te TÜFE’yle aynı seyreden gıda fiyatları endeksi Temmuz 2024’te TÜFE’nin 1.018 puan üstüne çıktı.

Paylaşın

TÜİK Hakkında Çarpıcı İddia: Verileri İnternetten Topluyor

İktisatçı Prof. Dr. Öner Günçavdı, TÜİK’in veri toplama yöntemine ilişkin, “Pandemi döneminde bizim haberimiz olmadan veri toplama yöntemi değişmiş. O dönem, bütün Avrupa’da ve Türkiye’de online toplanmaya başlandı “dedi ve ekledi:

“Eurostat, verinin bütünlüğünü sağlamak için bir metot önermiş ve bu uygulamaları biz dahil diğer ülkelere göndermiş. TÜİK, geçici olan online veri toplama meselesini yaygınlaştırmış. Bu online veriler dünyada daha nasıl kullanılacak belli değil. Prosedürlere uymayan, kafalarına göre bir yöntem geliştirmişler. Verilerin yüzde 40 küsuru barkoddan ve yüzde 5’i de web’ten geliyor. TÜİK başkanının 51 sayfalık sunuşunda bunu gördük.”

İktisatçı Prof. Dr. Öner Günçavdı, Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) veri toplama yönteminin izini sürdü. Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) ile temasa geçen Günçavdı, dikkat çeken sonuçlara ulaştı. tclira.com’a açıklamalarda bulunan Prof. Günçavdı, şu ifadeleri kullandı:

“Pandemi döneminde bizim haberimiz olmadan veri toplama yöntemi değişmiş. O dönem, bütün Avrupa’da ve Türkiye’de online toplanmaya başlandı. Eurostat, verinin bütünlüğünü sağlamak için bir metot önermiş ve bu uygulamaları biz dahil diğer ülkelere göndermiş. TÜİK, geçici olan online veri toplama meselesini yaygınlaştırmış. Bu online veriler dünyada daha nasıl kullanılacak belli değil. Prosedürlere uymayan, kafalarına göre bir yöntem geliştirmişler. Verilerin yüzde 40 küsuru barkoddan ve yüzde 5’i de web’ten geliyor. TÜİK başkanının 51 sayfalık sunuşunda bunu gördük. Bunun üzerine ben de Eurostat ile temasa da geçtim.”

TÜİK’in pandemide yayınlanan Eurostat ve IMF yönergelerini referans gösterdiğini ama onlara da uymadığını anlatan Günçavdı, “Böyle yaptığınız zaman bölgesel düzeyde verilere ulaşamıyorsunuz. İnternetteki fiyatlar şirkete özeldir. Zaman zaman bu fiyatlar ve ürünün nitelikleri değişir. Teknik manada açıklanması gereken sorular var. Toplanan verinin nasıl kullanıldığı da net değil. Bunlar bu şekilde olmaması lazım” dedi.

“Bunun adı ‘olsa olsa yöntemi’dir”

Markette satılan ürünün üzerindeki barkodun ürünün miktarı ve fiyatı hakkında bilgiler verdiğini belirten Prof. Günçavdı, internette satılan ürünün ise sadece fiyatı olduğunu kaydetti. Günçavdı, “Kaç adet ve gramajı belli değil. Fiili satış miktarı gitmiyor. Bu fiyatlar sürekli oynak, internette 6-7 farklı zeytinyağı fiyatı var. Bunları nasıl toplulaştırıyor bilmiyoruz. Bir metotları da yok. Hangi marketlerden alıyor, bunlar toplam satışın yüzde kaçıdır, hangi dönem aralıkları ile alıyor. Ayda 3 kere topluyor veri ama sürekli veri geliyor buraya. Sahadan aldığı veri ile nasıl harmanlıyor? Bunun adı ‘olsa olsa yöntemi’dir. Sitesinde metodolojisi de yok” diye konuştu.

Bu boyutta internetten veri kullanan hiçbir ülkenin olmadığını anlatan Günçavdı, şöyle konuştu: “Eurostat bunu önermiyor, Biz ise Türkiye’de kullanıyoruz. Eurostat madde bazında açıklamıyor deniyor, Danimarka’ya bakıyorsunuz orada var. Avrupa’da bu veri kullanılmıyor, sahada toplanıyor. Almanya sadece kontrol amaçlı olarak kullanıyor. Çok sınırlı kullanım var. Sahadan da veri toplanıyor. Bizimkiler hiç kimsenin haberi olmadan girmişler bu işe. İşte bu yüzden TÜİK ile İTO (İstanbul Ticaret Odası) ve Kıbrıs verileri arasındaki makas açılıyor. İTO sahadan eski usul gidiyor. İTO demode kaldı dedikleri de bu. Oysa İTO daha doğru bir yöntemle ölçüyor. Dolayısıyla bir makas oluşuyor. Bu veriye müdahale değil, hesaplama yönteminde kafalarına göre hareket etmektir. İnternetten veriyi manipüle etmek daha kolaydır. Ama sahadan toplayınca müdahalesi çok zordur.”

Paylaşın

Tüketicinin Ekonomiye Güveni Yılın En Düşük Seviyesinde

Haziran ayında 78,3 olan tüketici güven endeksi temmuz ayında yüzde 3,1 oranında azalarak 75,9’a oldu. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Tüketici Güven Endeksi Temmuz 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Türkiye İstatistik Kurumu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası işbirliği ile yürütülen tüketici eğilim anketi sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi, Haziran ayında 78,3 iken Temmuz ayında yüzde 3,1 oranında azalarak 75,9 oldu.

Alt endekslerden, mevcut dönemde hanenin maddi durumu yüzde -5,4 azalışla 60,4, gelecek 12 aylık dönemde hanenin maddi durum beklentisi yüzde -4,2 azalışla 75,9’a, gelecek 12 aylık dönemde genel ekonomik durum beklentisi yüzde -7,0 azalışla 70,8 seviyesine geriledi. Gelecek 12 aylık dönemde dayanıklı tüketim mallarına harcama yapma düşüncesi yüzde 2,6 artışla 96,5 seviyesine yükseldi.

Tüketici güven endeksi nedir ve neden önemlidir?

Tüketici güven endeksi, aylık tüketici eğilim anketi ile tüketicilerin maddi durum ve genel ekonomiye ilişkin mevcut durum değerlendirmeleri ile gelecek dönem beklentileri, harcama ve tasarruf eğilimleri ölçülmektedir.

Anket sonuçlarından hesaplanan tüketici güven endeksi 0-200 aralığında değer alabilmektedir. Tüketici güven endeksinin 100’den büyük olması tüketici güveninde iyimser durumu, 100’den küçük olması tüketici güveninde kötümser durumu göstermektedir.

Tüketici eğilimine ilişkin endekslerden, tüketimin finansmanı amacıyla borç kullanma ihtimali endeksinin artması iyimser durumu, azalması ise kötümser durumu göstermektedir.

Benzer şekilde tüketici fiyatlarının değişimine ilişkin düşünce ve beklenti endekslerinin artması tüketici fiyatlarında düşüş düşüncesini/beklentisini, azalması ise tüketici fiyatlarında artış düşüncesini/ beklentisini göstermektedir. İşsiz sayısı beklentisi endeksinin artması işsiz sayısında azalma beklendiğini, endeksin azalması ise işsiz sayısında artış beklendiğini ifade etmektedir.

Paylaşın

CHP Ve Dem Parti’den TÜİK Hakkında Suç Duyurusu: Halkın Parasını Çalıyor

CHP ve DEM Parti, TÜİK Başkanı ve yöneticileri hakkında, görevi kötüye kullandıkları, halkı yanılttıkları ve maaşların düşük belirlenmesine neden oldukları gerekçesiyle suç duyurusunda bulundu.

Haber Merkezi / DEM Parti, suç duyurusuna ilişkin yaptığı başvuruda, “TÜİK, siyasi iktidarı zora sokmamak adına milyonlarca insanın enflasyon koşullarında daha da fakirleşmesine sebebiyet verecek veriler açıklayarak açıkça suç işlemektedir” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti), Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Başkanı ve yöneticileri hakkında, görevi kötüye kullandıkları, halkı yanılttıkları ve emekçilerin maaşlarının düşük belirlenmesine neden oldukları gerekçesiyle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulundu.

DEM Parti avukatları tarafından yapılan başvuruda şu ifadelere yer verildi: “TÜİK’in verileri, emeğiyle geçinen milyonlarca insanın hayatını olumsuz etkilemektedir. TÜİK, siyasi iktidarı zora sokmamak adına milyonlarca insanın enflasyon koşullarında daha da fakirleşmesine sebebiyet verecek veriler açıklayarak açıkça suç işlemektedir.

Madde düzeyinde yayınlanmayan fiyatlar ve yanıltıcı biçimde belirlenen sözde enflasyon rakamları aynı zamanda halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma suçunu teşkil etmektedir. Kurum başkan ve yöneticileri görevlerini kötüye kullanmakta ve halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayarak suç işlemektedirler.” ifadeleri kullanıldı

Başvuruda, başkan ve yöneticilerin TCK.’nın 217. ve 257. maddeleri ve resen tespit edilecek suçlar uyarınca cezalandırılmaları istendi.

“Halkın cebinden parasını biner biner çalıyor”

CHP Ankara Milletvekilli Gamze Taşcıer, partisinin hukuk komisyonu üyeleri ile beraber, TÜİK hakkındaki suç duyurusu dilekçesini Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na teslim etti. Taşcıer, suç duyurusu dilekçesini teslim etmeden önce Ankara Adliyesi önünde açıklama yaptı.

Gamze Taşcıer, açıklamasında şu ifadeleri kullandı: “TÜİK’in fiyatıyla gerçek fiyat farklı. TÜİK milyonlarca çalışanın refah düzeyini belirleyecek enflasyon sepetini oluştururken hangi maddeleri, ürün ve hizmetleri temel aldığını, sepetteki hangi maddenin nasıl bir fiyat değişikliğine uğradığını 2022’den beri açıklamıyor.

Oysa verilerin ayrıntılı açıklanması kamu düzeni açısından vazgeçilmezken; TÜİK yıllardır veri karartarak deyim yerindeyse ‘tırnakçılık’ yaparak, halkın cebinden parasını biner biner çalıyor. Bu aleni biçimde yapılan bir hırsızlıktır.”

Paylaşın

Trafiğe Kaydı Yapılan Taşıt Sayısında Sert Düşüş!

Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 14,6 azaldı. Trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı ise haziran ayı sonu itibarıyla 29 milyon 987 bin 701 oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Motorlu Kara Taşıtları Haziran 2024 verilerini açıkladı.

Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 50,2’sini motosiklet, yüzde 38,1’ini otomobil, yüzde 6,7’sini kamyonet, yüzde 3,1’ini traktör, yüzde 1,2’sini kamyon, yüzde 0,4’ünü minibüs, yüzde 0,2’sini otobüs ve yüzde 0,1’ini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre kamyonda yüzde 41,2, otobüste yüzde 39,1, minibüste yüzde 38,9, özel amaçlı taşıtta yüzde 34,3, kamyonette yüzde 24,2, traktörde yüzde 22,7, otomobilde yüzde 15,2 ve motosiklette yüzde 10,5 azaldı.

Haziran ayında geçen yılın aynı ayına göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı minibüste yüzde 22,7, motosiklette yüzde 11,6 ve otomobilde yüzde 0,2 artarken özel amaçlı taşıtta yüzde 36,4, kamyonda yüzde 24,6, traktörde yüzde 22,4, kamyonette yüzde 18,7 ve otobüste yüzde 11,9 azaldı.

Haziran ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı taşıtların yüzde 52,5’ini otomobil, yüzde 18,8’ini motosiklet, yüzde 15,3’ünü kamyonet, yüzde 7,4’ünü traktör, yüzde 3,3’ünü kamyon, yüzde 1,7’sini minibüs, yüzde 0,7’sini otobüs ve yüzde 0,3’ünü özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Haziran ayında devri yapılan taşıtların yüzde 64,4’ünü otomobil, yüzde 15,1’ini kamyonet, yüzde 13,8’ini motosiklet, yüzde 2,6’sını traktör, yüzde 1,9’unu kamyon, yüzde 1,6’sını minibüs, yüzde 0,4’ünü otobüs ve yüzde 0,2’sini özel amaçlı taşıtlar oluşturdu.

Haziran ayında trafiğe kaydı yapılan otomobillerin yüzde 12,5’i Renault, yüzde 10,3’ü Chery, yüzde 9,0’ı Fiat, yüzde 5,6’sı Citroen, yüzde 5,6’sı Volkswagen, yüzde 5,3’ü Hyundai, yüzde 4,7’si Peugeot, yüzde 4,4’ü Opel, yüzde 4,2’si Toyota, yüzde 3,9’u Honda, yüzde 3,8’i Skoda, yüzde 3,5’i Dacia, yüzde 2,8’i Mercedes-Benz, yüzde 2,6’sı Ford, yüzde 2,2’si BMW, yüzde 2,1’i MG, yüzde 1,8’i Nissan, yüzde 1,5’i Seat, yüzde 1,3’ü Kia, yüzde 1,0’ı Audi ve yüzde 12,1’i diğer markalardan oluştu.

Ocak – Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı yüzde 19,2 artarak 1 milyon 261 bin 1 adet olurken, trafikten kaydı silinen taşıt sayısı yüzde 8,4 azalarak 13 bin 509 adet oldu. Böylece Ocak-Haziran döneminde trafikteki toplam taşıt sayısında 1 milyon 247 bin 492 adet artış gerçekleşti.

2024 yılının ilk altı aylık döneminde trafiğe kaydı yapılan 508 bin 801 adet otomobilin yüzde 65,2’si benzin, yüzde 12,9’u hibrit, yüzde 12,4’ü dizel, yüzde 8,4’ü elektrikli ve yüzde 1,1’i LPG yakıtlıdır. Haziran ayı sonu itibarıyla trafiğe kayıtlı 15 milyon 727 bin 46 adet otomobilin ise yüzde 34,9’u dizel, yüzde 32,6’sı LPG, yüzde 29,6’sı benzin, yüzde 1,8’i hibrit ve yüzde 0,8’i elektriklidir. Yakıt türü bilinmeyen otomobillerin oranı ise yüzde 0,2’dir.

Ocak – Haziran döneminde trafiğe kaydı yapılan 508 bin 801 adet otomobilin yüzde 31,9’u 1300 ve altı, yüzde 21,7’si 1401-1500, yüzde 17,6’sı 1301-1400, yüzde 13,8’i 1501-1600, yüzde 5,9’u 1601-2000, yüzde 0,7’si 2001 ve üstü motor silindir hacmine sahiptir.

Bu yılın ilk altı aylık döneminde trafiğe kaydı yapılan 508 bin 801 adet otomobilin yüzde 38,6’sı gri, yüzde 25,3’ü beyaz, yüzde 13,0’ı siyah, yüzde 11,6’sı mavi, yüzde 6,3’ü kırmızı, yüzde 2,7’si yeşil, yüzde 1,0’ı turuncu, yüzde 0,6’sı sarı, yüzde 0,5’i mor ve yüzde 0,4’ü diğer renklidir.

Paylaşın

Türkiye’den Yurt Dışına 714 Bin 579 Kişi Göç Etti

Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 53 artarak 714 bin 579 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,2’sini erkekler, yüzde 44,8’ini ise kadınlar oluşturdu.

Haber Merkezi / Türkiye’den yurt dışına giden nüfusun 291 bin 377’sini Türk vatandaşları, 423 bin 202’sini ise yabancı uyruklular oluşturdu.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Uluslararası Göç İstatistikleri 2023 verilerini açıkladı. Buna göre; Yurt dışından Türkiye’ye göç edenlerin sayısı 2023 yılında, bir önceki yıla göre yüzde 35,9 azalarak 316 bin 456 kişi oldu. Göç eden nüfusun yüzde 54,2’sini erkekler, yüzde 45,8’ini ise kadınlar oluşturdu. Yurt dışından gelen nüfusun 101 bin 677’sini Türk vatandaşları, 214 bin 779’unu ise yabancı uyruklular oluşturdu.

Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı 2023 yılında bir önceki yıla göre yüzde 53 artarak 714 bin 579 oldu. Göç eden nüfusun yüzde 55,2’sini erkekler, yüzde 44,8’ini ise kadınlar oluşturdu. Türkiye’den yurt dışına giden nüfusun 291 bin 377’sini Türk vatandaşları, 423 bin 202’sini ise yabancı uyruklular oluşturdu.

Türkiye’ye 2023 yılında göç edenlerin yaş grubu incelendiğinde, en fazla göç edenlerin yüzde 12,7 ile 20-24 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 10,8 ile 25-29 ve yüzde 10,3 ile 15-19 yaş grubu izledi. Türkiye’den göç eden nüfusun yaş gruplarına bakıldığında, en fazla göç edenlerin yüzde 15 ile 25-29 yaş grubunda olduğu görüldü. Bu yaş grubunu yüzde 12,9 ile 30-34 ve %12,5 ile 20-24 yaş grubu izledi.

Türkiye’ye 2023 yılında göç edenlerin illere göre dağılımı incelendiğinde, yüzde 29,2 ile en fazla göç alan ilin İstanbul olduğu görüldü. İstanbul’u yüzde 9,5 ile Antalya, yüzde 6,5 ile Ankara, yüzde 4,9 ile Mersin ve yüzde 4,4 ile Bursa takip etti. Türkiye’den göç eden nüfusun illere göre dağılımına bakıldığında ise yüzde 36,4 ile İstanbul’un en fazla göç veren il olduğu görüldü. İstanbul’u yüzde 10 ile Antalya, yüzde 7,1 ile Ankara, yüzde 3,5 ile İzmir ve yüzde 2,6 ile Bursa izledi.

Türkiye’ye 2023 yılında gelen yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 13,2 ile Rusya Federasyonu vatandaşları aldı. Rusya Federasyonu’nu yüzde 8,2 ile Azerbaycan, yüzde 7,3 ile Türkmenistan, yüzde 6,7 ile İran ve yüzde 5,9 ile Afganistan vatandaşları izledi. Türkiye’den göç eden yabancı uyruklu nüfus içinde ilk sırayı yüzde 17 ile Rusya Federasyonu vatandaşları aldı. Rusya Federasyonu’nu, yüzde 15,7 ile Irak, yüzde 8,3 ile Afganistan, yüzde 6,5 ile İran ve yüzde 4,9 ile Türkmenistan vatandaşları takip etti.

Paylaşın