Türkiye’de Kadınlar Erkeklerden Daha Mutlu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ‘Yaşam Memnuniyeti Araştırması’nın 2021 sonuçlarını paylaştı. Buna göre mutlu olduğunu beyan eden 18 ve üzeri yaştaki bireylerin oranı 2020’ye oranla artarak yüzde 49,3’e çıktı. 2020’de bu oran yüzde 48,2’ydi.

Haber Merkezi / Benzer şekilde mutsuz olduğunu beyan eden bireylerin oranı da 2020’de yüzde 14,5’ken 2021’de yüzde 16,6 yükseldi.

2003’te mutlu olduğunu söyleyenlerin oranı yüzde 59,6’yken, mutsuz olduğunu ifade edenlerin oranı sadece yüzde 7,3’tü. 18 yılda mutsuz olduğunu söyleyenlerin oranı ikiye katlanmış oldu.

Kadınlar daha mutlu

Mutlu olduğunu beyan eden erkeklerin oranı, 2020’de yüzde 43,2’yken 2021’de yüzde 43,9 oldu. Kadınlarda ise bu oran, 2020’de yüzde 53,1’ken 2021’de yüzde 54,6 oldu.

Evliler evli olmayanlardan daha mutlu

Yine TÜİK’in istatistiklerine göre evli bireylerin, evli olmayan bireylere göre daha mutlu olduğu görüldü. Mutlu olduğunu belirten evli bireylerin oranı, 2021’de yüzde 54’ken evli olmayanlarda bu oran, yüzde 40,1 olarak gerçekleşti.

Evli olanların mutluluk düzeyi cinsiyete göre incelendiğinde; evli erkeklerin yüzde 48,9’unun, evli kadınların ise yüzde 58,8’inin mutlu olduğu gözlendi.

En mutlu olanlar 65 ve üzeri yaş grubunda

Yaş gruplarına göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 65 ve üzeri yaş grubu, 2020’de yüzde 57,7, 2021’de ise yüzde 56,2 ile en yüksek mutluluk oranının görüldüğü yaş grubu oldu.

En düşük mutluluk oranı ise 2020’de yüzde 45,4 ile 35-44 yaş grubunda görülürken 2021’de yüzde 44,5 ile 18-24 yaş grubunda gözlendi.

Bir okul bitirmeyenler daha mutlu

Eğitim durumuna göre mutluluk düzeyi incelendiğinde; 2021’de en yüksek mutluluk oranı, yüzde 54,4 ile bir okul bitirmeyenlerde görüldü.

Bunu sırasıyla; yüzde 51,4 ile ilkokul mezunu, yüzde 47,8 ile lise ve dengi okul mezunu, yüzde 47,6 ile yükseköğretim mezunu ve yüzde 45,7 ile ilköğretim veya ortaokul mezunu bireyler takip etti.

Bireylerin mutluluk kaynağı aileleri

Bireylerin mutluluk kaynağı olan kişiler incelendiğinde; kendilerini en çok ailelerinin mutlu ettiğini belirtenlerin oranı, 2021’de yüzde 67,6 olurken bunu sırasıyla; yüzde 16,8 ile çocuklar, yüzde 4,1 ile eş, yüzde 4 ile anne/baba yine yüzde 4 ile kendisi ve yüzde 2,1 ile torunlar takip etti.

Bireyleri en çok sağlıklı olmak mutlu etti

Bireylerin mutluluk kaynağı olan değerler incelendiğinde; kendilerini en çok sağlıklı olmanın mutlu ettiğini ifade edenlerin oranı, 2021’de yüzde 69 olurken bunu sırasıyla; yüzde 14,3 ile sevgi, yüzde 8,9 ile başarı, yüzde 5,1 ile para ve yüzde 2,3 ile iş takip etti.

En yüksek memnuniyet oranı yüzde 73,8 ile asayiş hizmetlerinde

TÜİK kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeylerini de inceledi. 2021’de asayiş hizmetlerinden memnun olduğunu beyan edenlerin oranı yüzde 73,8 oldu. Bunu sırasıyla yüzde 69,8 ile ulaştırma, yüzde 68,1 ile sağlık, yüzde 59,1 ile Sosyal Güvenlik Kurumu, yüzde 55,7 ile eğitim ve yüzde 54,8 ile adli hizmetlerinden memnuniyet takip etti.

Her 10 kişiden 6’sı geleceğinden umutlu

Kendi geleceklerinden umutlu olduğunu beyan eden bireylerin oranı, 2021’de yüzde 60,7 oldu. Kendi geleceklerinden umutlu olan erkeklerin oranı yüzde 59,1 iken kadınlarda bu oran yüzde 62,4 oldu.

Paylaşın

Tarım Üretici Fiyatları Rekor Tazeledi

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), ocak ayına ilişkin Tarım ÜFE verilerini açıkladı. Buna göre, söz konusu endekste ocakta bir önceki aya göre yüzde 14,83, geçen yılın aynı ayına göre yüzde 52 ve 12 aylık ortalamalara göre yüzde 26,55 artış gerçekleşti.

Sektörlerde bir önceki aya göre değişime bakıldığında, balık ve diğer balıkçılık ürünlerinde yüzde 8,19, tarım ve avcılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 14,96, ormancılık ürünleri ve ilgili hizmetlerde yüzde 16,20 artış kaydedildi.

Ana gruplarda aylık bazda değişim ise canlı hayvanlar ve hayvansal ürünlerde yüzde 13,42, tek yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 15,34, çok yıllık bitkisel ürünlerde yüzde 16,64 artış olarak kayıtlara geçti.

Sebzede yüksek artış

Aylık Tarım-ÜFE’ye göre 6 alt grup daha düşük, 5 alt grup daha yüksek değişim gösterdi. Bir önceki aya göre artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla yüzde 1,68 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar, yüzde 3,74 ile çeltik olarak belirlendi.

Aylık artışın yüksek olduğu alt gruplar ise sırasıyla yüzde 37,47 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular, yüzde 17,69 ile lifli bitkiler oldu. Bir önceki aya göre azalış gösteren alt grup ise yüzde 0,52 ile diğer ağaç ve çalı meyveleri ile sert kabuklu meyveler, yüzde 0,32 ile yağlı meyveler olarak kaydedildi.

Yıllık oranlar

Yıllık Tarım-ÜFE’ye göre 7 alt grup daha düşük, 4 alt grup daha yüksek değişim gösterdi. Yıllık artışın düşük olduğu alt gruplar sırasıyla yüzde 14,81 ile turunçgiller ve yüzde 22,88 ile çeltik oldu. Buna karşın, yıllık artışın yüksek olduğu alt gruplar sırasıyla yüzde 147,56 ile lifli bitkiler, yüzde 69,2 ile tahıllar (pirinç hariç), baklagiller ve yağlı tohumlar, yüzde 64,34 ile sebze ve kavun-karpuz, kök ve yumrular olarak tespit edildi.

Endekste kapsanan 86 maddeden 13’ünün ortalama fiyatında azalış olurken 5’inin ortalama fiyatında değişim olmadı, 68’inin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

CHP’li Sarıbal’dan açıklama

CHP Bursa Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Orhan Sarıbal, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında Tarım- ÜFE’deki yükselişin tüketiciye gıda enflasyonu olarak döneceğini söyledi.

Tarım-ÜFE’deki artışa rağmen çiftçinin para kazanamadığını ve borç yükü altında ezildiğini kaydeden Sarıbal, “Girdi maliyetlerindeki aşırı artış nedeniyle çiftçi ürettiğinden para kazanamıyor. Tüketici de pahalıya gıda almak zorunda kalıyor. Uygulanan yanlış politikalar nedeniyle hem çiftçi hem tüketici mağdur oluyor” dedi.

Artışlar ne ifade ediyor?

Tarım-ÜFE’nin 2020 yılı Nisan ayından beri Tarım-ÜFE 21 aydır bir yükseliş trendinde olduğunu belirten Sarıbal’ın açıklamaları şöyle:

“TÜİK’e göre Tarım-ÜFE yıllık yüzde 52, aylık yüzde 14,83 arttı. Açıklanan Tarım-ÜFE aylık ve yıllık bazda son 10 yılın en yüksek rakamı oldu. Ki TÜİK’in rakamlarının ne kadar doğru olduğu da şüpheli. Bunun böyle geleceği dünden belli idi. 2021 Aralık rakamları da yüksekti.

“Peki, tüm bu artışlar bize neyi ifade ediyor? Çiftçinin ürün bedelindeki artış gıda fiyatlarına da yansıyacağı açıktır. Bugün bu açıklanan Tarım ÜFE’deki rekor artışa rağmen, çiftçi para kazanamamaktadır. Çünkü artan gübre, yem, mazot, elektrik, zirai ilaç, işçilik, kredi faizleri çiftçinin belini bükerken tüketiciye de pahalı gıdaya mal olmaktadır. Düşünün ki öyle bozuk bir sistem var ki.

“Çiftçi para kazanamıyor, tüketici ucuza alamıyor. Alamayacakta. Son yüzde 7’lik KDV indirimine rağmen gıda fiyatları yükselmeye devam edecek. En son açıklanan enflasyon rakamları içerisinde gıda enflasyonu yüzde 55 açıklanmıştı. Bu enflasyon rakamı ile Avrupa ve OECD ülkeler içerisinde birinci, dünyada onuncu olduk.”

Maliyetler yüksek

Bunun yanı sıra Tarımsal Girdi Fiyat Endeksinin (Tarım-GFE) de önemine dikkat çeken Sarıbal, “Bu veri de sürekli yükseliyor ve yükselmeye devam edecek. Çünkü son bir yılda girdi fiyatları içerisinde; gübre yüzde 300-500, yem yüzde 100, mazot yüzde 115, tarımsal elektrik yüzde 121, tohum yüzde 50 -300 oranında, ilaç yüzde 100 ile yüzde 300 oranında yükseldi. Diğer girdileri eklediğimizde çiftçinin bu maliyetlerle ucuza üretmesi imkansız” dedi.

Çiftçinin ucuza üretemediği için gıda fiyatlarının ucuzlamasının mümkün olmadığını belirten Sarıbal, tarımsal girdi maliyetlerini düşürerek üretime destek olunması gerektiğini vurguladı. Sarıbal, “Çiftçinin kullandığı tüm girdiler üzerindeki vergi yükü kaldırılmalı. Hibe destekleri verilmeli” diye konuştu.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: İşsizlik Dördüncü Çeyrekte Yüzde 11,2 Oldu

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) geçen yılın son çeyreğine dair işgücü verilerini açıkladı. Açıklanan verilere göre, mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 11,2 oldu.

Ekim-Aralık ayları arasındaki dördüncü çeyrek TÜİK verilerine göre mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik bir önceki çeyreğe göre 78 bin kişi azalarak 3 milyon 780 bin kişi oldu.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam edilenlerin sayısı ise bir önceki çeyreğe göre 740 bin kişi artarak 29 milyon 927 bin kişiye yükseldi.

Mevsim etkisinden arındırılmış istihdam oranı yüzde 1,3 artış ile yüzde 46,7 oldu. Genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işsizlik oranı yüzde 1,4 azalışla yüzde 21,4’e düştü.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta mevsim etkisinden arındırılmış işgücüne katılma oranı ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,3 artışla yüzde 33,7 seviyesine ulaştı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış istihdamın yüzde 55,5’i hizmet, yüzde 16,9’u tarım, yüzde 21,6’sı sanayi, yüzde 6,1’i inşaat sektöründe sağlandı.

Mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış istihdam edilen kişilerin haftalık ortalama çalışma süresi 44,8 saat olarak kaydedildi. TÜİK, mevsim ve takvim etkilerinden arındırılmış atıl işgücü oranını ise yüzde 22,5 olarak aktardı.

Uzun süreli işsiz sayısı 1 milyon

Uzun süreli işsiz olarak tanımlanan, bir yıl ve daha fazla süreli işsizlerin sayısı bu çeyrekte 1 milyon 49 bin kişi olarak açıklandı. İşsiz sayısının yüzde 28,5’inin uzun süreli işsizlerin oluşturduğu belirtildi.

TÜİK’in bu çeyreğin işgücü verilerini açıklamasının ardından, Genç İşsizler Platformu, “TÜİK’in açıkladığı dar tanımlı genç işsizlik % 21,0. İş bulma ümidini yitirenler ve önceki başvurularında yanıt bekleyip yeni iş başvuru yapmayanların dahil edildiği geniş tanımlı genç işsizlik ise % 31,1. Yani yaklaşık her 3 gençten 1’i resmen işsiz.” yorumunu paylaştı.

İktisatçı Dr. Murat Kubilay Twitter üzerinden buna cevaben, “İktisadi buhranın genç istihdamındaki asıl etkileri: uzayan işsizlik süresi, sigortasız ve güvencesiz çalışma koşulları, mesleki alanının dışında çalıştırılma, üniversiteli işsizliği, düşük ücretler ve tüm bunların ortak sonucu olarak ümitsizliğe düşüp yurt dışına gitme talebi” yazdı.

Paylaşın

TÜİK Açıkladı: Sanayi Üretimi Yüzde 14,4 Arttı

Aralık ayında sanayi üretimi 2020’nin aynı ayına göre yüzde 14,4 yükseldi. Aylık bazdaki artış ise yüzde 1,6 oldu. Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde de yıllık bazda yüzde 14,28 artış oldu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), geçen yılın Aralık ayına ilişkin sanayi üretim endeksi sonuçlarını açıkladı.

Buna göre, Aralık ayında takvim etkisinden arındırılmış sanayi üretimi 2020’nin aynı ayına göre yüzde 14,4 yükseldi. Aylık bazdaki artış ise yüzde 1,6 oldu. Arındırılmamış sanayi üretim endeksinde de yıllık bazda yüzde 14,28 artış oldu.

2021 yılı Aralık ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 1,5 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 16,2 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 6,0 arttı.

Sanayi üretimi aylık yüzde 1,6 arttı

Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde, 2021 yılı Aralık ayında madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi bir önceki aya göre yüzde 3,4 azalırken, imalat sanayi sektörü endeksi yüzde 1,9 ve elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı sektörü endeksi yüzde 0,6 arttı.

Paylaşın

DİSK-AR, TÜİK’i Yalanladı: Gerçek İşsiz Sayısı 8 Milyon 365 Bin

Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) Araştırma Merkezi (DİSK-AR), Aralık 2021’de geniş tanımlı işsiz sayısının bir önceki aya göre 314 bin arttığını, geniş tanımlı işsizlik oranının ise yüzde 22,6 olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Aralık 2021’e ilişkin işgücü istatistiklerini açıklamasının ardından DİSK-AR’ın İşsizlik ve İstihdamın Görünümü Raporu da yayımlandı.

Rapora göre geniş tanımlı işsizlik oranı yüzde 22,6, gerçek işsiz sayısı 8 milyon 365 bin oldu. DİSK-AR, dar tanımlı genç işsizliğinin yüzde 20,8, dar tanımlı genç kadın işsizliğinin yüzde 26,1, geniş tanımlı kadın işsizliğinin de yüzde 29,6 olduğunu açıkladı.

TÜİK’e göre mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı yüzde 11,2, mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsizlik oranı (âtıl işgücü) ise yüzde 22,6 seviyesinde gerçekleşti.

TÜİK’e göre Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı (mevsim etkisinden arındırılmış) 2021 Aralık ayında bir önceki aya göre 2 bin kişi artarak 3 milyon 794 bin kişi oldu.

DİSK-AR tarafından hesaplamaya göre mevsim etkisinden arındırılmış geniş tanımlı işsiz sayısı ise Aralık 2021’de 8 milyon 365 bin kişi olarak gerçekleşti.

Raporda, cinsiyete göre işsizlik oranlarında kadın işsizliğinin tüm işsizlik türlerinde en yüksek kategori olarak görülmeye devam ettiği vurgulandı.

Erkek işsizliği 159 bin azaldı

Mevsim etkisinden arındırılmış dar tanımlı işsizlik oranı erkeklerde yüzde 9,9 iken kadınlarda yüzde 13,8’e yükseldi. Son 1 yılda kadın işsizliği 164 bin artarken, erkek işsizliği 159 bin azaldı.

Geniş tanımlı işsizlik (âtıl işgücü) ise erkeklerde yüzde 18, kadınlarda ise yaklaşık yüzde 30 oldu. Geniş tanımlı kadın işsizliği ile geniş tanımlı erkek işsizliği arasındaki fark ise 10,8 puan.

İŞKUR verilerine göre kayıtlı işsiz sayısı Aralık 2020 ve Aralık 2021 arası bir yıllık dönemde 2 milyon 959 binden 3 milyon 171 bine yükselerek 212 bin kişi arttı. TÜİK’e göre ise son bir yılda dar tanımlı işsiz sayısı bu dönemler arası 159 bin azaldı. Böylece iki veri arasındaki işsizlik sayısı farkı 371 bin oldu.

DİSK-AR buna dair “Ancak TÜİK yıllık işsizlik verilerinde bu eğilim yer almadı. TÜİK’in yıllık işsizlik verilerinin salgın dönemindeki işten çıkarma yasağı nedeniyle karşılaştırılabilir olmadığını ve yıllık karşılaştırmada ciddi sorunlar olduğunu düşünüyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

Paylaşın

TÜİK’e Göre İşsizlik Düşmeye Devam Ediyor

TÜİK’in verilerine göre; 15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,6 puanlık azalışla yüzde 20,8, istihdam oranı 0,6 puanlık artışla yüzde 34,1 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,2 puanlık azalışla yüzde 43,0 seviyesinde gerçekleşti.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Aralık 2021’e dönemine ilişkin işgücü istatistiklerini açıkladı.

Buna göre, Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştaki kişilerde işsiz sayısı 2021 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 2 bin kişi artarak 3 milyon 794 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık azalış ile %11,2 seviyesinde gerçekleşti.

İstihdam edilenlerin sayısı 2021 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 236 bin kişi artarak 30 milyon 141 bin kişi, istihdam oranı ise 0,3 puanlık artış ile yüzde 47,0 oldu.

İşgücü 2021 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 238 bin kişi artarak 33 milyon 935 bin kişi, işgücüne katılma oranı ise 0,3 puanlık artış ile yüzde 52,9 olarak gerçekleşti.

15-24 yaş grubunu kapsayan genç nüfusta işsizlik oranı bir önceki aya göre 1,6 puanlık azalışla yüzde 20,8, istihdam oranı 0,6 puanlık artışla yüzde 34,1 oldu. Bu yaş grubunda işgücüne katılma oranı ise bir önceki aya göre 0,2 puanlık azalışla yüzde 43,0 seviyesinde gerçekleşti.

Aralık ayında istihdam edilenlerin sayısı bir önceki aya göre tarım sektöründe 10 bin kişi azalırken sanayi sektöründe 108 bin kişi, inşaat sektöründe 5 bin kişi, hizmet sektöründe 134 bin kişi arttı. İstihdam edilenlerin yüzde 16,8’i tarım, yüzde 21,7’si sanayi, yüzde 6’sı inşaat, yüzde 55,4’ü ise hizmet sektöründe yer aldı.

Zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel işgücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 2021 yılı Aralık ayında bir önceki aya göre 0,5 puan artarak yüzde 22,6 oldu. Zamana bağlı eksik istihdam ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 15,4 iken, potansiyel işgücü ve işsizlerin bütünleşik oranı yüzde 18,7 olarak gerçekleşti.

İşsizlik oranı yüzde 11,3, istihdam oranı yüzde 46,0 oldu

İşsizlik oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 1,7 puan azalarak yüzde 11,3 oldu. İşsiz sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre 195 bin kişi azalarak 3 milyon 749 bin kişi olarak gerçekleşti.

İstihdam oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 4,3 puan artarak yüzde 46,0 oldu. İstihdam edilenlerin sayısı 3 milyon 223 bin kişi artarak 29 milyon 550 bin kişi oldu.

İşgücüne katılma oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 4,0 puan artarak yüzde 51,9 oldu. İşgücüne katılan sayısı 3 milyon 27 bin kişi artarak 33 milyon 298 bin kişi olarak gerçekleşti.

Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı yüzde 18,3 oldu

Aralık ayında sosyal güvenlik kuruluşuna bağlı olmadan çalışanların toplam çalışanlar içindeki payını gösteren kayıt dışı çalışanların oranı, bir önceki yılın aynı ayına göre 0,1 puan azalarak yüzde 27,8 olarak gerçekleşti. Tarım dışı sektörde kayıt dışı çalışanların oranı bir önceki yılın aynı ayına göre 0,5 puan artarak yüzde 18,3 oldu.

Paylaşın

‘TL Mevduat’ta Reel Kayıp 25 Yılın Zirvesine Çıktı

TÜİK verilerine göre ocak ayında aylık olarak yurtiçi üretici fiyatları endeksine indirgendiğinde TL mevduat faizi yüzde 8,33, tüketici fiyatları endeksine indirgendiğinde ise yüzde 8,87 reel olarak kaybettirdi.

Yılın ilk ayında hangi finansal yatırım aracı tercih edilse de maalesef yüksek enflasyon nedeniyle her araç reel kayıp yaşattı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre ocak ayında aylık olarak yurtiçi üretici fiyatları endeksine indirgendiğinde TL mevduat faizi yüzde 8,33, tüketici fiyatları endeksine indirgendiğinde ise yüzde 8,87 reel olarak kaybettirdi. Ocakta tüketici enflasyonu yüzde 48,69’a, üretici enflasyonu ise yüzde 93,53’e yükselmişti. Yıllık olarak bakıldığında ise TL mevduat faizi yatırımcısına Yİ-ÜFE’ye indirgendiğinde yüzde 40,64, TÜFE’ye indirgendiğinde ise yüzde 22,75 kayıp getirdi.

Enflasyona endeksli ürün ihtiyacı

Dünya’dan Şebnem Turhan’ın haberine göre; 1997’den beri hesaplanan reel getiri oranlarına göre TL mevduat yatırımcısı yıllık olarak 25 yılın en ağır reel kaybını yaşarken aylık kayıpta ise geçen yıl aralık ayının ardından tasarrufunda en ağır erimeyle karşı karşıya geldi.

Reel kayıpların ardından her ne kadar yeni Türkiye Ekonomi Modeli kapsamında en önemli araç olarak dövize endeksli TL mevduat ürünü sunulsa da yüksek enflasyon nedeniyle analistler, yatırımcının enflasyon korumalı yeni ürünlerin kapsama alınmasını bekliyor.

Tüm finansal araçlar üretici ve tüketici enflasyonunun son 19 yılın zirvesine yerleşmesinin kaybını yaşadı. Aylık en düşük kayıp, yurt içi üretici fiyat endeksi (Yİ-ÜFE) ile indirgendiğinde yüzde 7,56, tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile indirgendiğinde ise yüzde 8,10 oranlarıyla BIST 100 endeksinde gerçekleşti. Öyle ki analistler yüksek enflasyonda yerli yatırımcının kendine koruma aracı olarak Borsa İstanbul’a yatırımı öne çıkarıyordu.

Yine, üretici fiyatları endeksi ile indirgendiğinde; mevduat faizi (brüt) yüzde 8,33, külçe altın yüzde 8,81, Devlet İç Borçlanma Senetleri (DİBS) yüzde 8,88, Euro yüzde 9,45 ve dolar yüzde 9,62 oranlarında yatırımcısına kaybettirdi. TÜFE ile indirgendiğinde mevduat faizi (brüt) yüzde 8,87, külçe altın yüzde 9,34, DİBS yüzde 9,41, Euro yüzde 9,98 ve dolar yüzde 10,14 oranında yatırımcısının tasarrufu eridi.

Yıllıkta Yİ-ÜFE’ye indirgendiğinde kazanan yok

Finansal yatırım araçları yıllık olarak değerlendirildiğinde dolar TÜFE ile indirgendiğinde yüzde 23,08 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiriyi sağladı. Ancak dolar Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 5,44 oranında yatırımcısına kaybettirdi.

Diğer yatırım araçları yıllık değerlendirmede, Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde; külçe altın yüzde 8,03, Euro yüzde 12,07, BIST 100 endeksi yüzde 32,13, mevduat faizi (brüt) yüzde 40,64 ve DİBS yüzde 48,29 oranlarında reel kayıp yaşattı. TÜFE ile indirgendiğinde ise külçe altın yüzde 19,70 ve euro yüzde 14,45 oranlarında yatırımcısına kazandırırken; BIST 100 endeksi yüzde 11,67, mevduat faizi (brüt) yüzde 22,75 ve DİBS yüzde 32,69 oranlarında yatırımcı kaybetti.

Ocakta son yılların zirvelerini gören enflasyon oranlarına karşılık Merkez Bankası politika faizinin yüzde 14 seviyesinde olması ve Türkiye’nin en yüksek negatif reel faizi veren ülke konumuna çıkması Devlet İç Borçlanma Senetleri’nin yatırımcısına yüksek kayıplar yaşatmasına neden oldu. Her ne kadar dolar/TL sakin bir ay geçirse de DİBS’te negatif reel getiri olması yabancı yatırımcının zaten az olan ilgisini daha da kaybetmesi sonucuna yol açtı ve talep azaldı. DİBS’te yabancı yatırımcı payı yüzde 4’ün altında bulunuyor.

TÜİK verilerine göre külçe altın, üç aylık değerlendirmede; Yİ-ÜFE ile indirgendiğinde yüzde 4,60, TÜFE ile indirgendiğinde ise yüzde 15,85 oranında yatırımcısına en yüksek reel getiri sağlayan yatırım aracı oldu.

Paylaşın

Saadet Partisi’nden TÜİK’e Özel Video: Düşük Enflasyonunun Sırrı…

Saadet Partisi, TÜİK’i sosyal medya hesabından yayınladığı bir video ile eleştirdi: “Yıl boyunca tahriş olan ekonomi için TÜİK bakım serisi, gerçekleri kapatmada yüzde 48’e kadar etkili. Düşük enflasyonun sırrı TÜİK’in yeni formülünde saklı, böyle daha ışıltılı.”

Videoda, “Yıl boyunca tahriş olan ekonomi için TÜİK bakım serisi, gerçekleri kapatmada yüzde 48’e kadar etkili. Düşük enflasyonun sırrı TÜİK’in yeni formülünde saklı, böyle daha ışıltılı” denildi.

Saadet Partisi, kozmetik krem reklamına benzeterek hazırladığı video ile Türkiye İstatistik Kurumu’nu (TÜİK) eleştirdi. Videoda, “Yıl boyunca tahriş olan ekonomi için TÜİK bakım serisi, gerçekleri kapatmada yüzde 48’e kadar etkili. Düşük enflasyonun sırrı TÜİK’in yeni formülünde saklı, böyle daha ışıltılı” denildi.

Saadet Partisi tarafından “Gerçek rakamlara karşı geliştirilmiş yeni formülüyle; TÜİK” isimli bir video hazırlandı. Partinin sosyal medya hesabından yayınlanan videoda TÜİK eleştirilirken; el bakım kremleri ile TÜİK yayınladığı istatistikler birbirine benzetildi. Videoda şu ifadeler yer aldı:

“Yıl boyunca tahriş olan ekonomi için TÜİK bakım serisi, gerçekleri kapatmada yüzde 48’e kadar etkili. Düşük enflasyonun sırrı TÜİK’in yeni formülünde saklı, böyle daha ışıltılı.”

Paylaşın

Türkiye’nin Nüfusu Belli Oldu: 84 Milyon 680 Bin Kişi

Türkiye’nin nüfusu, 2021’de bir önceki yıla göre 1 milyon 65 bin 911 kişi artarak 84 milyon 680 bin 273 kişiye ulaştı. Erkek nüfus 42 milyon 428 bin 101 kişi olurken, kadın nüfus 42 milyon 252 bin 172 kişi oldu. Toplam nüfusun yüzde 50,1’ini erkekler, yüzde 49,9’unu ise kadınlar oluşturdu.

Haber Merkezi / Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2021 yılı adrese dayalı nüfus kayıt sistemi sonuçlarını duyurdu.

Buna göre, Türkiye’de ikamet eden nüfus, 31 Aralık 2021 tarihi itibarıyla bir önceki yıla göre 1 milyon 65 bin 911 kişi artarak 84 milyon 680 bin 273 kişiye ulaştı. Erkek nüfus 42 milyon 428 bin 101 kişi olurken, kadın nüfus 42 milyon 252 bin 172 kişi oldu. Diğer bir ifadeyle toplam nüfusun yüzde 50,1’ini erkekler, yüzde 49,9’unu ise kadınlar oluşturdu.

Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına göre, ülkemizde ikamet eden yabancı nüfus(1) bir önceki yıla göre 458 bin 626 kişi artarak 1 milyon 792 bin 36 kişi oldu. Bu nüfusun yüzde 49,7’sini erkekler, yüzde 50,3’ünü kadınlar oluşturdu.

Nüfus artış hızı binde 12,7 oldu

Yıllık nüfus artış hızı 2020 yılında binde 5,5 iken, 2021 yılında binde 12,7 oldu. Türkiye’de 2020 yılında yüzde 93 olan il ve ilçe merkezlerinde yaşayanların oranı, 2021 yılında yüzde 93,2 oldu. Diğer yandan belde ve köylerde yaşayanların oranı yüzde 7’den yüzde 6,8’e düştü.

İstanbul’un nüfusu 15 milyon 840 bin 900 kişi oldu

İstanbul’un nüfusu, bir önceki yıla göre 378 bin 448 kişi artarak 15 milyon 840 bin 900 kişi oldu. Türkiye nüfusunun %18,71’inin ikamet ettiği İstanbul’u, 5 milyon 747 bin 325 kişi ile Ankara, 4 milyon 425 bin 789 kişi ile İzmir, 3 milyon 147 bin 818 kişi ile Bursa ve 2 milyon 619 bin 832 kişi ile Antalya izledi.

Nüfusu en az olan il 83 bin 645 kişi ile Tunceli oldu

Tunceli, 83 bin 645 kişi ile en az nüfusa sahip olan il oldu. Tunceli’yi, 85 bin 42 kişi ile Bayburt, 94 bin 932 kişi ile Ardahan, 145 bin 826 kişi ile Kilis ve 150 bin 119 kişi ile Gümüşhane takip etti.

Nüfus piramitleri, nüfusun yaş ve cinsiyet yapısında meydana gelen değişimi gösteren grafikler olarak tanımlanmaktadır. Türkiye’nin 2007 ve 2021 yılı nüfus piramitleri karşılaştırıldığında, doğurganlık ve ölümlülük hızlarındaki azalmaya bağlı olarak, yaşlı nüfusun arttığı ve ortanca yaşın yükseldiği görülmektedir.

Türkiye nüfusunun ortanca yaşı 33,1’e yükseldi

Ortanca yaş, yeni doğan bebekten en yaşlıya kadar nüfusu oluşturan kişilerin yaşları küçükten büyüğe doğru sıralandığında ortada kalan kişinin yaşıdır. Ortanca yaş aynı zamanda nüfusun yaş yapısının yorumlanmasında kullanılan önemli göstergelerden biridir.

Türkiye’de 2020 yılında 32,7 olan ortanca yaş, 2021 yılında 33,1’e yükseldi. Cinsiyete göre incelendiğinde, ortanca yaşın erkeklerde 32,1’den 32,4’e, kadınlarda ise 33,4’ten 33,8’e yükseldiği görüldü.

Ortanca yaşın illere göre dağılımına bakıldığında, Sinop’un 41,8 ile en yüksek ortanca yaş değerine sahip olduğu görüldü. Sinop’u, 41,2 ile Kastamonu, 41 ile Balıkesir ve Giresun izledi. Diğer yandan 20,6 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip il oldu. Şanlıurfa’yı, 21,6 ile Şırnak ve 22,7 ile Siirt takip etti.

Kadınlarda ve erkeklerde en yüksek ortanca yaşa sahip il Sinop oldu

Ortanca yaşın illere ve cinsiyete göre dağılımı incelendiğinde, erkeklerde 40,7 ile Sinop en yüksek ortanca yaşa sahip olan il olurken, 20,1 ile Şanlıurfa en düşük ortanca yaşa sahip olan il oldu. Kadınlarda 42,9 ile Sinop yine en yüksek ortanca yaş değerine sahip olan il olurken, Şanlıurfa 21,1 ile en düşük ortanca yaş değerine sahip olan il oldu.

Çalışma çağı olarak tanımlanan 15-64 yaş grubundaki nüfusun oranı, 2007 yılında yüzde 66,5 iken 2021 yılında yüzde 67,9 oldu. Diğer yandan çocuk yaş grubu olarak tanımlanan 0-14 yaş grubundaki nüfusun oranı yüzde 26,4’ten yüzde 22,4’e gerilerken, 65 ve daha yukarı yaştaki nüfusun oranı ise yüzde 7,1’den yüzde 9,7’ye yükseldi.

Toplam yaş bağımlılık oranı azaldı

Çalışma çağındaki birey başına düşen çocuk ve yaşlı birey sayısını gösteren toplam yaş bağımlılık oranı, 2020 yılında yüzde 47,7 iken 2021 yılında yüzde 47,4’e düştü.

Ekonomik olarak aktif olan birey başına düşen çocuk sayısını ifade eden çocuk bağımlılık oranı, yüzde 33,7’den, yüzde 33’e gerilerken, çalışan birey başına düşen yaşlı birey sayısını ölçen yaşlı bağımlılık oranı ise yüzde 14,1’den yüzde 14,3’e yükseldi. Diğer bir ifadeyle, Türkiye’de 2021 yılında, çalışma çağındaki her 100 kişi, 33 çocuğa ve 14,3 yaşlıya bakmaktadır.

Nüfus yoğunluğu olarak tanımlanan “bir kilometrekareye düşen kişi sayısı”, Türkiye genelinde 2020 yılına göre 1 kişi artarak 110 kişiye yükseldi. İstanbul, kilometrekareye düşen 3 bin 49 kişi ile nüfus yoğunluğu en yüksek olan ilimiz oldu. İstanbul’dan sonra 563 kişi ile Kocaeli ve 368 kişi ile İzmir nüfus yoğunluğu en yüksek olan iller oldu.

Diğer yandan nüfus yoğunluğu en az olan il ise bir önceki yılda olduğu gibi, kilometrekareye düşen 11 kişi ile Tunceli oldu. Tunceli’yi, 20 kişi ile Ardahan ve Erzincan illeri izledi. Yüz ölçümü büyüklüğünde ilk sırada yer alan Konya’nın nüfus yoğunluğu 59, en küçük yüz ölçümüne sahip Yalova’nın nüfus yoğunluğu ise 344 olarak gerçekleşti.

Paylaşın

ENAG, TÜİK’i Yalanladı: Enflasyon Yüzde 114

Akademisyenlerin ve ekonomistlerin Türkiye İstatistik Kurumu’na (TÜİK) alternatif bağımsız olarak enflasyon hesaplaması yaptığı Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG) aylık ve yıllık verilerini yayınladı. 

Haber Merkezi / ENAG, TÜİK’in aylık yüzde 11,10’luk enflasyonuna karşılık “Yüzde 15,52’lik enflasyon var” dedi. Yine aynı şekilde TÜİK’in yıllık yüzde 48,69 dediği yıllık enflasyon içinse ENAG, yüzde 114,87’lik enflasyon verisine ulaştı.

TÜİK’in alt grupları baz alındığında en az aylık artış yüzde 4,13’le giyim ve ayakkabıda, en fazla yükseliş ise yüzde 34,28’le konut kaleminde görüldü. ENAG’ın oluşturduğu ürün sepetinde ise en fazla düşüş yüzde 6,71’le kırtasiye, en fazla yükseliş ise yüze 73,82’le elektrik yakıt grubunda kayda geçti.

Reuters’ın yaptığı ankete göre enflasyonun yüzde 47 gelmesi bekleniyordu. Unicredit, müşterileriyle paylaştığı bir notta Ocak ayında enflasyonun aylık bazda yüzde 10,7 artarak yıllık yüzde 48,2’ye çıkmasını beklediklerini söylemişti.

Manşet enflasyondaki yükselişin üçte birinin artan elektrik ve doğalgaz fiyatlarından geleceğini belirten banka, alkol ve tütünün ise enflasyonu 1,1 yüzde puan ekleyebileceğini belirtmişti.

TÜİK’in enflasyon verileri

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ‘Ocak 2022 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE)’ verilerini açıkladı. Buna göre, TÜFE’de 2022 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 11,10, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 11,10, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 48,69 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 22,58 artış gerçekleşti.

Yıllık en düşük artış yüzde 10,76 ile haberleşme ana grubunda gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına göre artışın düşük olduğu diğer ana gruplar sırasıyla yüzde 18,67 ile eğitim, yüzde 25,32 ile giyim ve ayakkabı ve yüzde 28,63 ile sağlık oldu. Buna karşılık, bir önceki yılın aynı ayına göre artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, yüzde 68,89 ile ulaştırma, yüzde 55,61 ile gıda ve alkolsüz içecekler, yüzde 54,53 ile ev eşyası oldu.

Ana harcama grupları itibarıyla 2022 yılı Ocak ayında aylık düşüş gösteren ana grup yüzde 0,24 ile giyim ve ayakkabı oldu. En az artış gösteren ana gruplar ise yüzde 1,19 ile eğitim, yüzde 2,16 ile haberleşme ve yüzde 8,09 ile çeşitli mal ve hizmetler oldu. Buna karşılık, 2022 yılı Ocak ayında artışın yüksek olduğu ana gruplar ise sırasıyla, yüzde 21,90 ile alkollü içecekler ve tütün, yüzde 18,91 ile konut, yüzde 12,82 ile ev eşyası oldu.

Ocak 2022’de, endekste kapsanan 409 maddeden, 38 maddenin ortalama fiyatında düşüş gerçekleşirken, 17 maddenin ortalama fiyatında değişim olmadı. 354 maddenin ortalama fiyatında ise artış gerçekleşti.

İşlenmemiş gıda ürünleri, enerji, alkollü içkiler ve tütün ile altın hariç TÜFE’de 2022 yılı Ocak ayında bir önceki aya göre yüzde 7,49, bir önceki yılın Aralık ayına göre yüzde 7,49, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 42,66 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 21,91 artış gerçekleşti.

Paylaşın