Laikliğe Destek Yüzde 71,6

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün araştırmasına göre; Laikliğe destek oranı genel kamuoyunda yüzde 71,6 seviyesine ulaştı. Yeniden Refah Partisi hariç tutulduğunda, tüm parti seçmenlerinde laiklik lehine kayda değer bir destek bulunduğu gözlendi.

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün “Milliyetçilik Haritası” başlıklı araştırmasını yayınladı. Araştırma sonuçlarına göre, seçmenlerin yüzde 73,4’ü kendisini “milliyetçi” ya da “çok milliyetçi” şeklinde tanımladı. Bu tanımı benimseyenlerin oranı, AK Parti seçmeninde yüzde 76,2; CHP seçmeninde yüzde 73; MHP seçmeninde ise yüzde 95,3 seviyesinde ölçüldü. İYİ Partililerin yüzde 85,9’u, Zafer Partililerin ise yüzde 98,2’si bu kategoride yer aldı.

Siyasi görüş bildirimlerinde en çok tercih edilen kimlikler arasında Atatürkçüler yüzde 34,2 ile ilk sırada yer aldı. Onu yüzde 25,4 ile Türk milliyetçileri ve yüzde 5,4 ile ülkücüler takip etti. Bu üç kimlik bir arada değerlendirildiğinde, seçmenlerin yaklaşık üçte ikisinin milliyetçilik temelli bir siyasi eğilime sahip olduğu ortaya çıktı.

Demokrasiyi “olmazsa olmaz” olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 84,3 düzeyinde ölçüldü. Bu oran, Türk milliyetçilerinde yüzde 87,8, Atatürkçülerde ise yüzde 88,3 olarak kaydedildi. Laikliğe destek oranı ise genel kamuoyunda yüzde 71,6 seviyesine ulaştı. Yeniden Refah Partisi hariç tutulduğunda, tüm parti seçmenlerinde laiklik lehine kayda değer bir destek bulunduğu gözlendi.

“Öcalan serbest bırakılmalı mı?” sorusuna yanıt veren katılımcıların yüzde 87,8’i “hayır” dedi. Bu oran, DEM Parti dışındaki tüm partilerde yüzde 91,5 ile yüzde 98,3 arasında seyretti. Atatürkçülerde karşı çıkanların oranı yüzde 95,1 olarak belirlendi.

Anayasa’dan “Türklük” kavramının çıkarılmasına ilişkin soruya ise kamuoyunun yüzde 84,7’si olumsuz yanıt verdi. Bu oran Türk milliyetçileri arasında yüzde 93’e, Atatürkçülerde yüzde 89,5’e ulaştı. CHP seçmeninin yüzde 89,3’ü, AK Partililerin ise yüzde 82,7’si Anayasa’daki Türklük tanımının korunması gerektiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanlığı seçim senaryolarında yalnızca Mansur Yavaş, ilk turda Recep Tayyip Erdoğan’ın önünde yer aldı. Yavaş yüzde 43,4 ile ilk sıraya yerleşirken Erdoğan yüzde 38,7 düzeyinde kaldı. Ekrem İmamoğlu’nun adaylığı durumunda, oy oranları birbirine yakın şekilde dağıldı. Erdoğan yüzde 42,6, İmamoğlu ise yüzde 40,3 oranında destek gördü. Özgür Özel’in adaylığında Erdoğan yüzde 47,9 oy alırken, Özel yüzde 35,7 düzeyinde kaldı.

İkinci turda Erdoğan, milliyetçi seçmenin yüzde 54,3’ünden, ülkücülerin yüzde 64,1’inden ve muhafazakârların yüzde 77,1’inden destek aldı. Mansur Yavaş’a ise Atatürkçülerin yüzde 73,4’ü, sosyal demokratların yüzde 64,4’ü ve sosyalistlerin yüzde 58’i oy verdi.

Paylaşın

AK Parti Son 10 Yılda Oylarının Yüzde 40’ını Kaybetti

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün yayınladığı araştırmaya göre; AK Parti, son 10 yılda oylarının yüzde 40’ını kaybetti. CHP ise aynı dönemde oy oranını yüzde 20 artırdı.

Toplum Çalışmaları Enstitüsü’nün Haziran 2025’te yayımladığı “Türkiye Seçmen Eğilimleri Araştırması”, ülkedeki siyasal denklemde derin bir dönüşümün işaretlerini taşıyor. Araştırmaya göre son 9 ay içinde yapılan 4 ulusal araştırmanın ikisinde CHP, diğer ikisinde ise AK Parti birinci sırada yer aldı. Kararsızlar dağıtıldığında AK Parti’nin oyu yüzde 32,3, CHP’nin ise yüzde 30,5 seviyesinde. Ancak uzun vadeli eğilimler AK Parti’nin ciddi bir erozyon yaşadığını, CHP’nin ise göreceli bir yükseliş içinde olduğunu gösteriyor.

2015’te yüzde 49,5 oy alan AK Parti’nin desteği yüzde 30 bandına gerilerken, CHP aynı dönemde yüzde 25’ten yüzde 30’a yükseldi. Yerel seçimlerde ise tablo daha çarpıcı: AK Parti 2014’teki yüzde 43’lük oyunu 2024’te yüzde 35’e düşürürken, CHP oylarını yüzde 26’dan yüzde 37’ye çıkardı. Bu sonuçlar, Türkiye’nin iki ana parti ekseninde stabilize olduğunu, ancak dengenin iktidar aleyhine kaydığını ortaya koyuyor.

Raporun dikkat çeken en çarpıcı bulgularından biri, AK Parti seçmeni içindeki memnuniyetsizler bloğu. Partiye oy vereceğini söyleyen her üç seçmenden biri, hükümetin ekonomi, adalet, sosyal hizmetler ve gençlik politikalarında başarısız olduğunu düşünüyor. Örneğin:

Hükümetin adil bir yargı sistemi sunamadığını düşünen AK Partililerin oranı yüzde 40,
Ekonomik gidişatı kötü olarak değerlendirenlerin oranı yüzde 33,4,
İstanbul’a kayyum atanmasını desteklemeyenlerin oranı ise yüzde 34,5.

Bu tablo, AK Parti’nin aldığı oyun yaklaşık üçte birinin eleştirel destek olduğunu, bu seçmen grubunun muhalefet için stratejik önem taşıdığını gösteriyor. Rapor, bu seçmenlerin sadece yarısının yön değiştirmesi halinde CHP’nin AK Parti’ye karşı 10 puanlık bir fark açabileceğini hesaplıyor.

Araştırmada İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yönelik yargı süreciyle ilgili kamuoyunun algısı da detaylı biçimde ölçülmüş. Katılımcıların yüzde 38’i İmamoğlu’nun yolsuzluk ya da terör nedeniyle tutuklandığını düşünürken, kayyum atanmasını destekleyenlerin oranı sadece yüzde 32,1’de kalıyor. AK Parti seçmenlerinin bile yüzde 34,5’i kayyum kararına karşı.

İmamoğlu’nun tutukluluğu, kamuoyunda hükümetin demokratikleşme iddialarına karşı güçlü bir inançsızlık yaratmış durumda. “Hükümet demokratikleşme yönünde adımlar atıyor” diyenlerin oranı yüzde 33,5’te kalırken, “yolsuzlukla mücadelede başarılı” bulanlar ise yüzde 25,6’da.

Araştırma, İmamoğlu’nun kamuoyuna sesini ulaştırmasının önüne getirilen kısıtlamalara da değiniyor. Sosyal medya yasakları, görüntü sansürleri, bürokrat kökenli çalışma ekibi ve çevresine yönelik tutuklamalar, siyasi kuşatmayı derinleştiriyor. Buna rağmen, duruşma salonundan sızdırılan ses ve görüntü kayıtlarının milyonlarca kişi tarafından paylaşılması, bu baskının sınırlarını da ortaya koymuş durumda. Enstitü, bu kayıtların muhalif kitlelerdeki motivasyonu yükselttiğine dikkat çekiyor.

İmamoğlu’nun önümüzdeki bir yıl içinde serbest kalacağına inananların oranı genel seçmende sadece yüzde 21,9. CHP seçmeninde bu oran yüzde 35,2’ye çıkarken, AK Parti seçmeninde yüzde 12 ile sınırlı. Toplumun yüzde 39,6’sı ise İmamoğlu’nun önümüzdeki yıl da hapiste kalacağı görüşünde.

Araştırmada seçmenin ekonomik gidişata dair kanaatleri de çarpıcı bulgular içeriyor. Katılımcıların yüzde 61,7’si hükümetin ekonomi politikalarının geçtiğimiz bir yıl içinde ülkeye “kötü” ya da “çok kötü” etkide bulunduğunu belirtirken, sadece yüzde 20,8’i “iyi” ya da “çok iyi” olduğunu düşünüyor. AK Parti seçmeni içinde dahi yüzde 33,4’lük bir kesim önümüzdeki bir yıl içinde ekonominin kötüleşeceğini öngörüyor.

Hükümetin yolsuzluk ve israfla mücadelede başarısız olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 67,4’e ulaşmış durumda. Ayrıca hükümetin ekonomiyi kötü yönettiğini düşünen AK Partililerin oranı da yüzde 30,7 olarak ölçüldü. Bu oranlar, iktidar destekçileri içinde dahi ekonomiye yönelik güvenin önemli ölçüde sarsıldığını gösteriyor.

“Terörsüz Türkiye” projesine kısmi onay

Raporda, hükümetin “Terörsüz Türkiye” başlığıyla yürüttüğü sürece dair kamuoyu algısı da ölçüldü. Katılımcıların yüzde 43,6’sı projenin ülkeye faydalı olduğunu belirtirken, yüzde 43,8’i faydalı olmadığını düşünüyor. Bu dengeli tablo, iktidarın kamu iletişiminde belirli bir başarı sağladığını, ancak toplumu ikna etme konusunda sınırlı kaldığını ortaya koyuyor. Enstitü, bu destek seviyesinin oluşmasında CHP’nin sürece mesafeli ama doğrudan karşıt olmayan tutumunun etkili olduğunu belirtiyor.

Sürece karşı çıkan tek meclis partisi olan İYİ Parti’nin medya etkinliği düşük kalırken, meclis dışındaki en aktif karşıt parti konumundaki Zafer Partisi’nin lideri Ümit Özdağ’ın son 5 ayı cezaevinde geçirmesi de muhalif itirazın görünürlüğünü azaltan bir unsur olarak öne çıkıyor.

Raporda dikkat çeken bir başka bulgu, “İmamoğlu olmazsa kim CHP’nin cumhurbaşkanı adayı olmalı?” sorusuna verilen yanıtlarda öne çıkan isim, yine bir başka CHP’li olan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş oldu. Katılımcıların yüzde 33,2’si Yavaş’ı işaret ederken, Özgür Özel’in oranı yüzde 9,9, Kemal Kılıçdaroğlu’nunki ise yüzde 4,8. CHP seçmeni içinde bile Yavaş yüzde 48,9’la birinci sırada. Yavaş’ın erkek seçmenlerdeki desteği yüzde 41, kadınlarda ise yüzde 25,6’da kalıyor.

Birinci turda Erdoğan’la yarışan adaylar arasında İmamoğlu yüzde 32,6, Erdoğan yüzde 35,7 oy alabiliyor. İkinci turda ise başa baş sonuç öne çıkıyor. Ancak Yavaş’ın adaylığı senaryosunda ilk turda yüzde 40 destekle öne geçtiği, ikinci turda ise Erdoğan’a karşı 10 puan farkla seçimi kazandığı görülüyor.

Paylaşın

AK Parti Seçmeninin Yüzde 78’i Asgari Ücret Artışını Yeterli Bulmadı

Asgari ücret zammı gündemdeki yerinin korurken, AK Parti seçmeninin yüzde 77,9’unun, MHP seçmenlerinin yüzde 70,7’sinin, CHP seçmenlerinin ise yüzde 95,5’inin asgari ücret artışını yeterli bulmadığı ortaya çıktı.

Bağımsız düşünce kuruluşu Toplum Çalışmaları Enstitüsü “Türkiye Siyasi Gündem Araştırması” anketinin sonuçlarını paylaştı. BirGün’ün aktardığına göre; 27-28 Aralık tarihleri arasında 18 yaş üzeri bin 500 kişiyle yapılan ankette katılımcılara Suriye’den asgari ücrete, genel seçimden Erdoğan’a dek pek çok soru yöneltildi.

Hükümetin Suriye politikasına desteğin pek çok kritik soruna oranla daha yüksek olduğu görüldü. Yurttaşlara yöneltilen AK Parti’nin Suriye politikasını başarılı buluyor musunuz? Sorusuna katılımcıların yüzde 44,8’i evet, 44,0’ı ise hayır yanıtını verdi. Aynı soru katılımcılara CHP için de yöneltildi. Katılımcılar yüzde 28,3’ü CHP’nin Suriye politikasını başarılı bulduğunu, yüzde 53,2’lik bir oranın ise başarısız bulduğu ortaya çıktı.

“Ak Parti’nin ana aktörü olduğu uluslararası zafer atmosferine rağmen asgari ücretin beklentilerin çok altında kalması ve umulan ekonomik rahatlamaya hâlâ ulaşılamamış olmasının da etkisiyle Cumhuriyet Halk Parti’sinin az farkla birinci parti olduğu görülüyor” analizine yer verilen araştırmaya göre, “Bugün bir milletvekili seçimi olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz?” sorusuna kararsızlar dağıtıldığında; katılımcıların yüzde 31,3’ü CHP, yüzde 30,8’i AK Parti, yüzde 10,9’u MHP, yüzde 8,4’ü DEM Parti, yüzde 4’ü Zafer Partisi, yüzde 4’ü İYİ Parti, yüzde 3,4’ü ise Yeniden Refah Partisi yanıtını verdi.

Asgari ücret artışı da katılımcılara soruldu. Araştırma sonuçlarına göre AK Parti seçmenlerinin yüzde 77,9’u, MHP seçmenlerinin yüzde 70,7’si, CHP seçmenlerinin ise yüzde 95,5’i asgari ücret artışını yeterli bulmadığını ifade etti. Katılımcıların toplam yüzde 85,4’ü artışı yeterli bulmadığını, yüzde 6,9’u yeterli bulduğunu, yüzde 7,7’si ise kısmen yeterli bulduğunu ifade etti.

Katılımcılara yöneltilen “Ekrem İmamoğlu’na siyasi yasak getirilmeli mi?” sorusuna katılımcıların yüzde 66,5’i “Hayır” yanıtını verirken siyasi yasak getirilmesini savunanların oranı yalnızca yüzde 22,7. Dikkat çekici olan ise tüm siyasi parti seçmenlerinde yasağa karşı çıkanların oranının yasağı destekleyenlerden fazla olması.

“Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Cumhurbaşkanı aday olmazsa iktidarın adayı kim olmalı?” sorusuna katılımcıların yüzde 24,3’ü Hakan Fidan yanıtını verirken onu yüzde 12,9’la Mansur Yavaş, yüzde 12,3’le Ekrem İmamoğlu, yüzde 5,8’le Selçuk Bayraktar takip ediyor. Eylül 2024’de aynı soruya katılımcıların yüzde 9,7’si Hakan Fidan cevabını vermişti. Yine Eylül 2024’de AK Partililerin yüzde 18,1’i Hakan Fidan derken bugün Fidan’a AK Parti seçmenlerinin desteği yüzde 41,5. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetin adayının kim olmasını istersiniz sorusunda ise Mansur Yavaş yüzde 25,5 ile birinci sırada, onu yüzde 9,3 ile Ekrem İmamoğlu takip ediyor.

“Özgür Özel’in CHP genel başkanlığı performansını nasıl buluyorsunuz?” sorusuna katılımcıların yüzde 43,7’si “çok başarılı” ve “başarılı” derken yüzde 46,4’ü “çok başarısız” ve “başarısız” olduğu cevabını veriyor. Dikkat çekici olan Özel’in başarılı olduğunu düşünenlerin parti dağılımlarında DEM Parti’nin CHP’nin önünde olması. DEM Parti seçmenlerinin yüzde 68,4’ü CHP Genel Başkanının başarılı olduğunu düşünürken CHP seçmenlerinde bu oran yüzde 65,8.

Paylaşın