Aristoteles Kimdir? Teorik Çalışmaları

MÖ 384 yılında Makedonya’nın Stagira dünyaya gelen Aristoteles, MÖ 322 yılında hayatını kaybetmiştir. Platon’un öğrencisi olan Aristoteles, Büyük İskender’e hocalık yapmış ve Atina’da Lykeion’u (Lise) kurmuştur.

Haber Merkezi / Aristoteles’in çalışmaları, mantık, metafizik, fizik, biyoloji, etik, siyaset ve estetik gibi çok geniş bir alanda Batı düşüncesini yüzyıllarca etkilemiştir.

Aristoteles’in Teorik Çalışmaları:

Aristoteles’in teorik çalışmaları, felsefenin temel dallarını ve doğa bilimlerini kapsamaktadır. Aristoteles, sistematik ve gözleme dayalı yaklaşımıyla öne çıkmaktadır.

Aristoteles, mantığı sistematik bir disiplin haline getirmiştir.

Kıyas (Syllogism): Doğru akıl yürütme için kıyas yöntemini geliştirdi (örneğin, “Tüm insanlar ölümlüdür; Sokrates insandır; öyleyse Sokrates ölümlüdür”).
Kategoriler: Varlıkları töz, nicelik, nitelik gibi on kategoriye ayırdı.
Çelişmezlik İlkesi: Bir önermenin aynı anda hem doğru hem yanlış olamayacağını belirtti.
Tümdengelim ve Tümevarım: Gözlemlerden genellemelere ulaşmayı ve tümdengelimle sonuç çıkarmayı sistemleştirdi.

Aristoteles’in metafizik adlı eseri, “varlığın varlık olarak” incelenmesini konu edinmiştir.

Dört Neden Doktrini: Her varlığın dört nedeni vardır: maddi (malzeme), formel (biçim), fail (etken), ereksel (amaç).
Töz (Ousia): Gerçekliğin temel birimi olarak tözü tanımladı; örneğin, bir insan veya ağaç.
Potansiyel ve Gerçeklik: Değişimi, potansiyelden (dynamis) gerçekleşmeye (energeia) geçişle açıkladı.
İlk Hareketsiz Harekete Geçirici: Evrendeki hareketin kaynağı olarak, hareket etmeyen ama her şeyi harekete geçiren bir ilahi varlığı savundu.

Aristoteles, “Fizik ve Gökler Üzerine” eserlerinde doğa olaylarını incelemiştir.

Doğa ve Hareket: Doğayı, kendi içinde hareket ilkesi taşıyan şey olarak tanımladı. Evreni, dört elementten (yer, hava, ateş, su) oluşan yer merkezli bir modelle açıkladı.
Zaman ve Mekân: Zamanı hareketin ölçüsü, mekânı ise nesnenin çevrelendiği yer olarak tanımladı.

Aristoteles, “Nikomakhos’a Etik” eserinde mutluluğun (eudaimonia) erdemli yaşamla mümkün olduğunu, erdemin aşırılıklar arasında orta yol olduğunu savunmuştur.

Aristoteles, insanı “siyasal hayvan” olarak tanımlamış; ideal devletin ortak iyiliği hedeflemesi gerektiğini belirtmiştir.

Aristoteles, “Poetika” eserinde trajedinin, katharsis (duygusal arınma) yoluyla korku ve acıma uyandırması gerektiğini savunmuştur ve sanatın, doğayı taklit ettiğini (mimesis) belirtmiştir.

Hayvanları kanlı ve kansız olarak sınıflandıran Aristoteles, 500’den fazla türü incelemiştir, canlıların ereksel bir amacı (telos) olduğunu savunmuştur (örneğin, kuşun kanatları uçmak içindir).

Aristoteles’in sistematik yaklaşımı, İslam filozoflarından (İbn-i Sina, İbn-i Rüşd) Orta Çağ skolastiklerine ve modern bilime kadar geniş bir etki yaratmıştır. Mantığı, bilimsel yöntemin; biyolojisi, deneysel araştırmanın temelini oluşturmuştur.

Paylaşın

Parmenides Kimdir? Teorik Çalışmaları

Güney İtalya’daki Elea (bugünkü Velia) kentinde dünyaya gelen Parmenides, MÖ 5. yüzyılda yaşamıştır ve Elea Okulu’nun kurucusudur. Parmenides, Platon ve Aristoteles üzerinde derin etkiler bırakmıştır.

Haber Merkezi / Parmenides, varlığın doğasını sorgulayan ilk filozoflardan biri olarak kabul edilir ve “varlık” üzerine sistematik bir düşünce geliştirmiştir.

Parmenides’in teorik çalışmaları

Parmenides’in felsefesi, onun “Hakikat Üzerine” (Peri Physeos) adlı şiirinde yer alan fikirlerine dayanmaktadır. Bu şiir, “Hakikat Yolu” ve “Görüş Yolu” olmak üzere iki ana bölümden oluşmaktadır.

Varlık ve Yokluk:

Parmenides’in felsefesinin temel tezi, “Var olan vardır, var olmayan var olamaz” ifadesidir. Ona göre:

Varlık (Being): Gerçek olan tektir, değişmez, bölünmez, hareket etmez ve ebedidir. Varlık, tamamlanmış, homojen ve sabit bir bütündür.

Yokluk (Non-Being): Yokluk diye bir şey mümkün değildir, çünkü “yok olan” düşünülemez ve ifade edilemez. Bu nedenle, değişim, hareket ya da yok olma gibi kavramlar gerçek değildir, çünkü bunlar yokluğu ima eder.

Hakikat Yolu (Aletheia):

Parmenides, akıl yoluyla ulaşılan gerçeğin (hakikatin) yalnızca varlığın sabitliğini ve birliğini içerdiğini savunmaktadır:

Gerçeklik değişmez ve birdir; çokluk, hareket ve değişim bir yanılsamadır.
Duyu organlarıyla algılanan dünya (değişim, hareket, çokluk) yanıltıcıdır ve gerçek değildir.
Akıl, varlığın değişmez doğasını kavrayabilir; bu nedenle felsefe, duyulara değil akla dayanmalıdır.

Görüş Yolu (Doxa)

Parmenides, insanların günlük hayatta algıladığı dünyanın (değişim, hareket, çokluk) yalnızca bir yanılsama olduğunu belirtmektedir.

Görüş Yolu, insanların duyulara dayalı yanlış inançlarını temsil eder. Bu bölümde, Parmenides evrenin nasıl göründüğünü (örneğin, gök cisimleri, doğa olayları) açıklamaya çalışır, ancak bunun gerçek olmadığını vurgulamaktadır.

Mantıksal Yöntem

Parmenides, felsefede mantıksal akıl yürütmeyi sistematik bir şekilde kullanan ilk filozoflardan biridir. “Varlık vardır, yokluk yoktur” argümanı, çelişmezlik ilkesine dayanır ve modern mantığın temellerini atmıştır.

Evren ve Kozmoloji

Görüş Yolu’nda, Parmenides evreni açıklamak için bir kozmoloji sunmaktadır. Buna göre, dünya ışık ve karanlık (veya ateş ve gece) gibi zıtlıkların birleşiminden oluşmaktadır. Ancak bu açıklamalar, hakikat değil, yalnızca insanların algıladığı dünyayı tanımlamak içindir.

Parmenides’in önemi

Metafiziğin Temelleri: Parmenides, varlığın doğasını sorgulayarak metafiziğin temel sorularını ortaya koymuş ve ontolojinin (varlık felsefesi) kurucusu olarak kabul edilmiştir.

Diyalektik Etki: Parmenides’in fikirleri, Zenon’un paradokslarıyla desteklenmiş ve Platon’un diyaloglarında (özellikle Parmenides diyaloğu) derinlemesine tartışılmıştır.

Duyulara Karşı Akıl: Parmenides’in duyuların yanıltıcı olduğunu, gerçeğe yalnızca akılla ulaşılabileceğini savunması, felsefede rasyonalizmin önünü açmıştır.

Batı Felsefesine Etkisi: Parmenides’in varlığın birliği ve değişmezliği fikri, Herakleitos’un değişim felsefesiyle zıtlık oluşturmuş ve bu zıtlık, Batı felsefesinin gelişiminde önemli bir diyalektik tartışma yaratmıştır.

Parmenides’in eserlerinden yalnızca parçalar günümüze ulaşmıştır, ancak bu parçalar onun felsefi derinliğini ve etkisini anlamak için yeterlidir.

Parmenides’in düşünceleri, varlığın doğası üzerine düşünen tüm sonraki filozoflar için bir dönüm noktası olmuştur.

Paylaşın