Erdoğan’dan Gençlere “28 Mayıs” Mesajı

28 Mayıs’taki Cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turu için gençlere seslenen Erdoğan, “Egoları tavan yapmış, geçmişi başarısızlıklar ve seçim yenilgileriyle dolu şahsiyetlerin sizi kendi dipsiz karanlıklarına sürüklemesine asla izin vermeyin” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Sorunlarımızı birlikte çözeceğiz, zorlukların üstesinden birlikte geleceğiz. Acılarımızı birlikte paylaşacak, başarılarımıza birlikte sevineceğiz. İnşallah çok daha güzel günleri yine sizlerle birlikte göreceğiz. 28 Mayıs’ta siz genç kardeşlerimin güçlü desteğine güveniyorum.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından gençlere yönelik paylaşımda bulundu. Gençlerin 14 Mayıs’ta iradesine sahip çıktığını, tercihini sandıklara özgürce yansıttığını, demokrasiye omuz verdiğini belirten Erdoğan, her bir gence teşekkür etti.

“Tüm dünya gençlerine örnek olan bu tavrınızla, milletimizin size güvenmekte ne kadar haklı olduğunu bir kez daha gösterdiniz. Sizlerle gurur duyuyorum.” değerlendirmesinde bulunan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Sizler bizim umudumuzsunuz, göz bebeğimizsiniz, aydınlık yarınlarımızın teminatısınız. Tarihi şanlı zaferlerle dolu bu milleti, muasır medeniyetler seviyesinin de üstüne inşallah sizler taşıyacaksınız. Lütfen kimsenin hayallerinizle aranıza girmesine, sizi yıldırmasına, sizi korkutmasına, kendi zehrini size de zerk etmesine müsaade etmeyin.

Egoları tavan yapmış, geçmişi başarısızlıklar ve seçim yenilgileriyle dolu şahsiyetlerin sizi kendi dipsiz karanlıklarına sürüklemesine asla izin vermeyin. Sorunlarımızı birlikte çözeceğiz, zorlukların üstesinden birlikte geleceğiz. Acılarımızı birlikte paylaşacak, başarılarımıza birlikte sevineceğiz. İnşallah çok daha güzel günleri yine sizlerle birlikte göreceğiz. 28 Mayıs’ta siz genç kardeşlerimin güçlü desteğine güveniyorum.”

Paylaşın

AK Parti’de Bakanlık İçin İsimler Konuşulmaya Başlandı

28 Mayıs’ta yapılacak ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçiminde “Erdoğan’ın ipi göğüsleyeceğini” düşünen AK Parti’de, grup başkanvekilliği gibi görevler alan eski Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç gibi isimlerin de bakan olarak görev alabileceği ifade ediliyor. Yılmaz Tunç’un Adalet Bakanlığı için adı geçiyor.

Tunç ile birlikte AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’un da “yeni kabinede bakan olabileceği” ileri sürülüyor. Ayrıca TBMM Başkanlığı için de milletvekili seçilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski bakanlar Bekir Bozdağ, Abdülhamit Gül ve AKP Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş gibi isimler de tartışılıyor.

AK Parti, seçimlerde 19 milyon 346 bin 135 oy alarak birinci parti olarak TBMM’ye girdi. TBMM’de AKP’nin 267 milletvekili ile temsil edilecek olmasıyla birlikte AK Partili Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “AK Parti’nin parlamentodaki çoğunluğu” baz alarak parlamento içinden de “Cumhurbaşkanlığı Kabinesi”ne bakan atayabileceği ifade ediliyor. Bu isimlerin de Süleyman Soylu ile Mevlüt Çavuşoğlu olduğu iddia ediliyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun kulis haberine göre, TBMM’de çoğunluğu sağlayıp ikinci turda da “Erdoğan’ın ipi göğüsleyeceğini” düşünen AK Parti’de, grup başkanvekilliği gibi görevler alan eski Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç gibi isimlerin de bakan olarak görev alabileceği ifade ediliyor. Yılmaz Tunç’un Adalet Bakanlığı için adı geçiyor.

Tunç ile birlikte AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Ali İhsan Yavuz’un da “yeni kabinede bakan olabileceği” ileri sürülüyor. Ayrıca TBMM Başkanlığı için de milletvekili seçilen Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, eski bakanlar Bekir Bozdağ, Abdülhamit Gül ve AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş gibi isimler de tartışılıyor.

Paylaşın

Erdoğan: Ülkemizi Böldürtmeyeceğiz

İstanbul Sancaktepe’de halka seslenen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Hedefimiz 2023 bitmeden tek bir eli kanlı terörist bırakmamaktır. Hudutlarımız dışında da bu alçaklara nefes aldırmayacağız. Selo ne diyor Selo? Bu Selo kim? 51 kardeşimizin ölümüne neden olan hain değil mi? Utanmadan sıkılmadan mesajlar gönderiyor. Ülkemizi böldürtmeyeceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bay Bay Kemal de eğer Selo’yu serbest bırakmak istiyorsanız oyu bize vereceksiniz diyor. Bu hesabı yarın sormaya var mıyız? Türkiye’yi bu ayağına vurulmuş terör prangasından mutlaka kurtaracağız. Ülkemizi böldürtmeyeceğiz. Kapalı kapılar ardında tam olarak ne konuşulduğunu ittifak ortakları dahil hiç kimse bilmiyor”

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Kandil’den gelen bu destek açıklamaları karşısında Bay Bay Kemal’in hangi sözleri verdiğini de kimse bilmiyor. Bay Bay Kemal suskun, ittifak suskun, parti sözcüleri, medyadaki kalemleri suskun. Yarın Seçim olacak, yarın millet oy verecek fakat daha hiç kimse Bay Bay Kemal ile bölücü örgütün siyasi uzantıları arasında hangi anlaşmaların yapıldığını bilmiyor” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim çalışmaları kapsamında İstanbul Sancaktepe mitinginde açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın açıklamalarından satır başları şöyle:

“Biz Sancaktepe’yi çok seviyoruz. Rakamı istedim, sordum. Gelen rakam şu, 50 bin. Demek ki Sancaktepe gümbür gümbür yarına yürüyor. Bay bay Kemal buralara geldi mi? Gelmedi. Herhalde bu saatten sonra da geleceği yok.

Yarın Anneler Günü. Belediye başkanınızın bir hanımefendi oluşundan dedik ki buraya gelelim. Cennet annelerin ayakları altındadır. Onun için annelerin kıymetini çok iyi bileceğiz. Anneler siz de yarın kaleyi içeriden fethedeceksiniz. Kapı kapı dolaşmaya var mıyız? Ebediyete intikal eden tüm annelere rahmet diliyorum.

Bay bay Kemal Diyarbakır Annelerini kaç kere ziyaret ettin? Onların yavrularını dağa kaçıranlarla utanmadan seçime gidiyorsun. Bay Bay Kemal’in yanında kimler var? Kandil, Kandil’in parlamentodaki uzantıları var. Gönül coğrafyamızdaki tüm anneleri selamlıyorum.

Gençler size bir nasihatim var. Bay bay Kemal de vasiyette bulunuyor ama benim nasihatim başka. Annenizin ayaklarının altını öpmeyi ihmal etmeyin. Orada başka koku var, cennetin kokusu var. Daha güçlü olursunuz. Biz ailenin kutsiyetine inanıyoruz. CHP ne diyor LGBT, İYİ Parti LGBT. Peki LGBT AK Parti’nin, MHP’nin Cumhur İttifakı’na yaklaşır mı?

Rabbim hiçbir annemizin yüreğine ateş düşürmesin diye dua ediyorum. Türkiye olarak çok stratejik bölgede yer alıyoruz. Enerji kaynaklarının geçiş güzergahındayız. Bizi bu vatanlardan söküp atmak istediler. Çanakkale’de kınalı kuzuları toprağa verme pahasına buna dur dedik. Yıllarca bizi terörle oyaladılar. Evlatlarımızın yüreklerindeki umudu çaldılar. Türkü ve Kürdü birbirine düşürerek ebedi kardeşliğimizi bozmak istediler. Biz yaratılanı yaratandan ötürü severiz. Bizim için Kürt neyse Türk de odur. Allah’a kim yakınsa o üstündür.

“Ülkemizi böldürtmeyeceğiz”

Hedefimiz 2023 bitmeden tek bir eli kanlı terörist bırakmamaktır. Hudutlarımız dışında da bu alçaklara nefes aldırmayacağız. Selo ne diyor Selo? Bu Selo kim? 51 kardeşimizin ölümüne neden olan hain değil mi? Utanmadan sıkılmadan mesajlar gönderiyor. Ülkemizi böldürtmeyeceğiz. Bay Bay Kemal de eğer Selo’yu serbest bırakmak istiyorsanız oyu bize vereceksiniz diyor. Bu hesabı yarın sormaya var mıyız? Türkiye’yi bu ayağına vurulmuş terör prangasından mutlaka kurtaracağız. Ülkemizi böldürtmeyeceğiz.

Kapalı kapılar ardında tam olarak ne konuşulduğunu ittifak ortakları dahil hiç kimse bilmiyor. Kandil’den gelen bu destek açıklamaları karşısında Bay Bay Kemal’in hangi sözleri verdiğini de kimse bilmiyor. Bay Bay Kemal suskun, ittifak suskun, parti sözcüleri, medyadaki kalemleri suskun. Yarın Seçim olacak, yarın millet oy verecek fakat daha hiç kimse Bay Bay Kemal ile bölücü örgütün siyasi uzantıları arasında hangi anlaşmaların yapıldığını bilmiyor.

Bay Bay Kemal, 17-25 Aralık kumpasındaki rolünü 10 yıl sonra itiraf etti. FETÖ’cü alçakların eline tutuşturduğu kasetlerin montaj olduğunu geçen gün bizzat kendi söyledi. Bu seçim öncesinde yaptığı gizli pazarlıklar da önünde sonunda ortaya çıkacak. Sırf Cumhurbaşkanı adayı oldu diye Muharrem İnce’ye atılan iftiraların, baskıların, zorbalıkların, haysiyet cellatlığının failleri de ortaya çıkacaktır.

Rusya ile ilişkilerimizi bozma ihalesini Bay Bay Kemal’e kimin verdiği, ortada hiçbir şey yokken Alevi-Kürt videolarının niçin çekildiği, Pensilvanya’da 8 saat boyunca kimlerle hamburger yenildiği, Londra’daki tefecilere hangi tavizlerin altın tepside sunulduğu, evet bunların hepsi gün gelecek tek tek milletin önüne serilecektir. Biz o gün gelene kadar meselenin takipçisi olmayı sürdüreceğiz. Her fırsatta gerçek yüzlerini millerimize anlatmaya devam edeceğiz.

Aile kurumunun sapkın akımlar karşısında korunmasına önem veriyoruz. AK Parti’ye LGBT sızamaz. Çünkü biz ailenin kutsiyetine inanıyoruz. Aileyi yedirtmeyeceğiz. Seçim sonrası aileyle ilgili kurumu güçlendirmenin adımını atacağız. Kadına şiddet konusunda da kesinlikle tavrımız nettir. Kadına şiddeti kabul etmemiz mümkün değil. Mücadelemizi sürdüreceğiz. Biz bu konuda birilerinden de izin almaya mecbur değiliz. Her hanede çalışan en az bir kişi olmasını sağlayacağız.”

Paylaşın

18 Anketin 15’inde Kılıçdaroğlu Önde; 7 Ankette İlk Turda Bitiyor

18 firmanın yaptığı anketin 15’inde Kemal Kılıçdaroğlu önde giderken üç ankette Erdoğan ilk sırada bulunuyor. 18 anketten 7’sinde seçim ilk turda bitiyor. 11 ankette ise ikinci tura kalıyor.

18 firmanın açıkladığı son anketlerin ortalamasına göre Kılıçdaroğlu yüzde 48,9; Erdoğan ise yüzde 45,8 oy alıyor.

14 Mayıs’ta gerçekleşecek cumhurbaşkanlığı seçimi için araştırma firmaları son anketlerini açıkladı. Anketlerin büyük bir kısmı Muharrem İnce’nin seçimden çekildiğini açıklamasından önce gerçekleşti.

Anket sonuçlarını değerlendirirken bu durumun da dikkate alınması gerekiyor. Kararsızlar dağıtıldıktan sonra 18 anketin ortalamasına göre Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu yüzde 48,9 oy alıyor. Cumhur İttifakı adayı Recep Tayyip Erdoğan’ın oy oranı ise yüzde 45,8.

ATA İttifakı adayı Sinan Oğan yüzde 3 oy alırken Memleket Partisi lideri Muharrem İnce yüzde 2,3’te kaldı.

18 anketin 15’inde Kılıçdaroğlu önde

18 firmadan 15’inde Kemal Kılıçdaroğlu önde giderken üç ankette (Optimar, SONAR ve HBS) Erdoğan ilk sırada bulunuyor.

7 ankete göre ilk turda bitiyor

Kararsızlar, cevap vermeyenler ve oy kullanmayacağını söyleyenler orantısal olarak dağıtıldıktan sonra 18 anketten 7’sinde seçim ilk turda bitiyor. 11 anket ise ikinci tura kalacağını gösteriyor.

Sadece Optimar anketi Erdoğan’ın ilk turda kazanacağını gösteriyor.

Kılıçdaroğlu’nun ilk turda seçileceğini tahmin eden 6 firma ise şöyle: PİAR, ALF, Artıbir, MAK, Avrasya ve ORC

Hangi firmalar yer alıyor?

Ortalama hesaplamasına dahil edilen 18 firma şöyle: KONDA, Optimar, Metropoll, Türkiye Raporu, PiAR, ALF, Artıbir, AREA, Mak, AR-G, HBS, SONAR, SAROS, Yöneylem, Gezici, Avrasya, ORC, PanaromaTR.

Bu firmalardan HBS açıkladıkları anket sonucunda kararsız, cevap vermeyen ve oy kullanmayacağını söyleyenleri orantısal olarak dağıtmadı. Euronews Türkçe’nin hesaplamasında bu firmanın sonuçlarında yer alan bu gruptakiler orantısal dağıtıldı.

GENAR firması sonuç açıklamasına rağmen listede yer almadı çünkü firma sadece seçimin ikinci tura kalması durumundaki olası sonucu açıkladı.

Aksoy ve TEAM’in araştırmaları da nisan ayında tamamlandığından bunlara ortalamada yer verilmedi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Erdoğan: Bizim Sevgimiz De Mücadelemiz De Aziz Milletimiz İçindir

Sosyal medya hesabından 14 Mayıs seçimlerine ilişkin mesaj paylaşan Erdoğan, “Bizim sevgimiz de mücadelemiz de aziz milletimiz içindir. Biz kendi adımıza kimseyle kavga etmeyiz, milletimiz söz konusu olduğunda da kimseyi tanımayız. Canımızı dişimize takarak, sevdalısı olduğumuz milletimiz için koşturmayı görev biliriz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Sadece proje geliştirir, eser üretir, gönül siyaseti, gönülleri kazanma siyaseti yaparız. Önümüze hangi tuzak kurulursa kurulsun, ülkemize hizmet etmekten vazgeçmeyiz. Yatırımlarla ülkemizi ve şehirlerimizi, yani ekmeğimizi büyütmekten geri durmayız.”

Erdoğan, mesajının devamında, “Hangi saldırılarla karşılaşırsak karşılaşalım, milletin iradesine ve demokrasimize gölge düşürmeyiz. Gerektiğinde 15 Temmuz gecesi olduğu gibi, hayatımız pahasına istiklâl ve istikbalimize sahip çıkarız” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan sosyal medya hesabından 14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine ilişkin paylaşımda bulundu. Erdoğan, paylaşımında şu ifadelere yer verdi:

“Bizim sevgimiz de mücadelemiz de aziz milletimiz içindir. Biz kendi adımıza kimseyle kavga etmeyiz, milletimiz söz konusu olduğunda da kimseyi tanımayız. Canımızı dişimize takarak, sevdalısı olduğumuz milletimiz için koşturmayı görev biliriz.

Sadece proje geliştirir, eser üretir, gönül siyaseti, gönülleri kazanma siyaseti yaparız. Önümüze hangi tuzak kurulursa kurulsun, ülkemize hizmet etmekten vazgeçmeyiz. Yatırımlarla ülkemizi ve şehirlerimizi, yani ekmeğimizi büyütmekten geri durmayız.

Hangi saldırılarla karşılaşırsak karşılaşalım, milletin iradesine ve demokrasimize gölge düşürmeyiz.Gerektiğinde 15 Temmuz gecesi olduğu gibi, hayatımız pahasına istiklâl ve istikbalimize sahip çıkarız.

Çünkü biz, mensubu ve hizmetkârı olmaktan şeref duyduğumuz bu millet için varız. Hiçbir ayrım yapmadan, 85 milyona aşkla hizmet etmek için varız. Bu uğurda şimdiye kadar nice ihaneti göğüsledik, nice badireler aştık, nice varlık yokluk mücadelesi verdik.

Son 21 yılda her alanda Türkiye Yüzyılı’nın altyapısını kurduk, hazırlıklarını tamamladık. İnşallah 14 Mayıs’la birlikte Türkiye Yüzyılı’nın inşasına başlayacağız. Bunu da 21 yıldır olduğu gibi yine sizlerin sarsılmaz desteği ve samimi dualarıyla başaracağız.

Fitne tacirlerine, aramıza nifak tohumları ekmeye çalışanlara inat kardeşliğimize sahip çıkacağız. Bir olacağız. İri olacağız. Diri olacağız. Kardeş olacağız. Hep birlikte Türkiye olacağız!”

Paylaşın

Erdoğan’dan Memur Maaşı Vaadi: En Düşük 22 Bin Lira Olacak

Cumhurbaşkanı Erdoğan, katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, “Temmuz ayında bir adım daha atıyoruz. En düşük memur maaşını, en düşük kamu işçisi maaşından aşağı kalmayacak şekilde düzenleyeceğiz. Kamu işçilerinde olduğu gibi en düşük maaşı yine 15 bin liraya çıkararak üzerine de enflasyon ve refah payı olarak benzer bir artış yapacağız” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Böylece en düşük memur maaşı da 22 bin lirayı bulacak. Birinci dereceye giren ve şartları tutan tüm memurlarımızın 3600 ek gösterge hakkından yararlanabilmesini sağlayacağız. Memur maaşlarındaki artış otomatik olarak emekliliklere de yansıyacak. Bakanımıza yasal tarih olan temmuza kadar bu çalışmanın tamamlanması talimatı verdim.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Hacı Bayram Veli Üniversitesi Kongre ve Kültür Merkezi’nde HAK-İŞ Genel Kurulu’nda konuştu. Erdoğan, konuşmasında şunları söyledi:

“Ücretler konusu en hassas olduğumuz alanların başında geldi. Biz göreve geldiğimizde asgari ücret 184 liraydı, dolar olarak söyleyecek olursak 126 dolara tekabül ediyordu. Bugün asgari ücret 8 bin 500 lira oldu. Dolar bazında bakarsak yaklaşık 440 dolar. Bir başka örnek muhalefetin sürekli ağzına doladığı akaryakıt fiyatlarıdır. 2002’de benzini litre fiyatı 1,5 liraydı. Asgari ücretle 110 litre benzin alınabiliyordu. Aradan geçen yıllarda petrolün varil fiyatı 25 dolardan 77 dolara çıkmasına rağmen bugün asgari ücretle 410 litre benzin alınabiliyor.

Benzer örnekleri birçok başlığa teşmil etmek mümkündür. Hükümetlerimiz döneminde asgari ücret ve diğer ücretlerdeki artış sadece rakamsal değil, reel olarak da alım gücünü kat ve kat yükseltmiştir. Sadece asgari ücret örneği bile iktidarımızın işçisine, memuruna, emeklisine verdiği önemi göstermektedir. Yola çıkarken çalışanlarımızı enflasyona ezdirmeyeceğiz demiştik. Hamdolsun son 21 yılda bu sözümüze hep sadık kaldık. Küresel ekonomik görünüm veya Türkiye’nin mali şartları ne olursa olsun çalışanlarımızı enflasyona ezdirmedik.

Emeklisinden memuruna, engellisinden şehit yakını ve gazilerimize kadar toplumumuzun tüm kesimlerinin yanında olduk. Ekonomimiz büyüdükçe ortaya çıkan katma değerden, milletimizin tamamının hak ettiği payı almasını sağladık. Hatta ülkemizin yaşadığı ciddi sıkıntılara, tabii afetlere, küresel ekonomik krizlere, bölgemizdeki çatışmalar rağmen bu hassasiyetimizi koruduk.

Önümüzde memurlarımızın maaş düzenlemesi var. Yasaya göre memurların maaş artış oranları ocak ve temmuz ayında belirleniyor. Biliyorsunuz memura verilen maaş zamlarında enflasyon farkına ilave olarak refah payı artışını biz getirdik. Daha önce böyle bir uygulama yoktu. Sene başında kamu görevlilerinin maaşlarına yüzde 13,5 oranında refah payı ilave ederek toplam yüzde 30 oranında zam yapmıştık. Böylece 2002 yılında 392 lira olan en düşük memur maaşını, reel olarak yüzde 136 artışla yaklaşık 12 bin liraya çıkarmıştık.

Şimdi temmuz ayında bir adım daha atıyoruz. En düşük memur maaşını, en düşük kamu işçisi maaşından aşağı kalmayacak şekilde düzenleyeceğiz. Kamu işçilerinde olduğu gibi en düşük maaşı yine 15 bin liraya çıkararak üzerine de enflasyon ve refah payı olarak benzer bir artış yapacağız. Böylece en düşük memur maaşı da 22 bin lirayı bulacak. Birinci dereceye giren ve şartları tutan tüm memurlarımızın 3600 ek gösterge hakkından yararlanabilmesini sağlayacağız. Memur maaşlarındaki artış otomatik olarak emekliliklere de yansıyacak. Bakanımıza yasal tarih olan temmuza kadar bu çalışmanın tamamlanması talimatı verdim.”

Paylaşın

Erdoğan’dan Kürt Seçmene Mesaj: Sevgili Kardeşlerim

Sosyal medya hesabından “Sevgili Kürt kardeşlerim” diyerek başladığı bir mesaj yayınlayan Erdoğan, “Hangi badireleri aşarak bugünlere geldiğimizi, önümüze hangi tuzakların kurulduğunu sizler çok iyi biliyorsunuz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Elbette eksiklerimiz, yapmak isteyip de yapamadıklarımız olmuştur; fakat Türkiye’ye hak ve özgürlükler alanında kazandırdıklarımız ortadadır. Bunlardan geriye gidişe kesinlikle müsaade etmeyeceğiz.”

Erdoğan, mesajının devamında, “Her kim terör tehdidi altındaki eski Türkiye’yi hortlatmaya çalışırsa, karşısında bizi bulacaktır. Her kim gariban Kürt çocuklarının eline silah verip askere, polise, insanımıza kurşun sıktırmaya kalkarsa, karşısında bizi bulacaktır.

Her kim emperyalist güçler adına milletimizin huzuruna kastederse, karşısında bizi bulacaktır. Her kim haklarınıza el uzatmaya teşebbüs ederse, karşısında Tayyip Erdoğan’ı bulacak, Cumhur İttifakı’nı bulacaktır” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından, 14 Mayıs Pazar günü yapılacak seçimler öncesi Kürt seçmenlere yönelik bir mesaj paylaştı. Erdoğan, “Sevgili Kürt kardeşlerim” diyerek başladığı mesajında şu ifadeleri kullandı:

“Hangi badireleri aşarak bugünlere geldiğimizi, önümüze hangi tuzakların kurulduğunu sizler çok iyi biliyorsunuz.

Elbette eksiklerimiz, yapmak isteyip de yapamadıklarımız olmuştur; fakat Türkiye’ye hak ve özgürlükler alanında kazandırdıklarımız ortadadır. Bunlardan geriye gidişe kesinlikle müsaade etmeyeceğiz.

Her kim terör tehdidi altındaki eski Türkiye’yi hortlatmaya çalışırsa, karşısında bizi bulacaktır. Her kim gariban Kürt çocuklarının eline silah verip askere, polise, insanımıza kurşun sıktırmaya kalkarsa, karşısında bizi bulacaktır.

Her kim emperyalist güçler adına milletimizin huzuruna kastederse, karşısında bizi bulacaktır. Her kim haklarınıza el uzatmaya teşebbüs ederse, karşısında Tayyip Erdoğan’ı bulacak, Cumhur İttifakı’nı bulacaktır.

Rabbim ömür, milletimiz de yetki verdikçe; Bu ülkede analar bir daha ağlamayacak… Çocuklarımızı kimse dağa zorla kaçıramayacak… Geceyle birlikte şehirlerimize terörün karanlığı çökmeyecek…

Benim Kürt kardeşimi kimse tehdit edemeyecek, silah zoruyla kimse iradesine ipotek koyamayacak! Türkiye, 85 milyonun tamamı için daha özgür, huzurlu ve müreffeh bir yer olana kadar çalışacağız. Türkiye Yüzyılı’nı Kürt kardeşlerimizin de desteğiyle hep beraber inşa edeceğiz.”

Paylaşın

Soylu’dan “Kayyum” Açıklaması: Erdoğan’ın Emriyle

Partisinin Gaziosmanpaşa Yıldıztabya Mahallesi’nde düzenlediği etkinlikte konuşan Bakan Soylu, Halkların Demokratik Partisi’nden (HDP) belediyelere kayyum atanmasının, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın emriyle gerçekleştiğini açıkladı:

“Ben İçişleri Bakanı oldum. Cumhurbaşkanımız beni çağırdı. ‘Süleyman, ben bu Güneydoğu’daki HDP’nin, PKK’nın belediyelerinden rahatsızım. Çünkü bunlar çocukları alıp dağa götürüyorlar. Devletin vergilerini PKK’ya gönderiyorlar. Onlar da kurşun olarak bizim Mehmetçiğimize dönüyor. Bunları derhal görevden alacaksın’ dedi. Ya benim istediğim bir göz, Tayyip Erdoğan bana verdi iki göz. İki gün geçti, sabah 8’de hepsine bir operasyon, hepsini görevden aldık.”

İçişleri Bakanı Süleman Soylu, doğu ve güneydoğudaki HDP’li belediyelere kayyum atanması sürecini anlatırken “Ben İçişleri Bakanı oldum. Cumhurbaşkanımız beni çağırdı. ‘Süleyman, ben bu Güneydoğu’daki HDP’nin, PKK’nın belediyelerinden rahatsızım. Çünkü bunlar çocukları alıp dağa götürüyorlar.” dedi ifadelerini kullandı.

Soylu Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ayrıca “Devletin vergilerini PKK’ya gönderiyorlar. Onlar da kurşun olarak bizim Mehmetçiğimize dönüyor. Bunları derhal görevden alacaksın’ dediğini anlattı” ve “Ya benim istediğim 1 göz, Tayyip Erdoğan bana verdi 2 göz. İki gün geçti, sabah 8’de hepsine bir operasyon, hepsini görevden aldık” şeklinde konutu.

Soylu şu ifadeleri de kullandı;

“Bu Selo’yu, o gece evinden kuzu kuzu alıp götüren biziz. Biliyorsunuz değil mi? Kuzu kuzu. O ve onun gibileri. Aynı zamanda da o belediyeler var ya belediyeler, hepsi teröre para sağlıyorlardı. Devletin verdiği vergileri, Mehmetçiğimize kurşun olarak gönderiyorlardı.

“Şimdi diyorlar ki 15 Mayıs olacak, biz onları yine PKK’ya HDP’ye vereceğiz. Kıymetli arkadaşlarım, şu anda bana diyorlar ki çok çalışıyorsun. Herhalde Murat Karayılan’dan az çalışacak halim yok. Herhalde, Cemil Bayık’tan daha az çalışacak halim yok. Veya oradaki Duran Kalkan’dan daha az çalışacak halim yok. Çıkmışlar masanın üzerine tepiniyorlar, Tayyip Erdoğan gitsin de gitsin diye. Bak Tayyip Erdoğan 14 Mayıs’tan sonra gelecek, biz de sizin üzerinizde tepineceğiz, hiç merak etmeyin”

Paylaşın

Erdoğan’dan “Yeni Anayasa” Mesajı

Danıştay Başkanlığı 155. kuruluş yıl dönümü töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 14 Mayıs seçimlerinin ardından yeni Anayasa ile ilgili çalışmalara devam edeceklerini söyledi.

Haber Merkezi / Erdoğan, “Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun en önemli hedeflerinden biri bu olacaktır. Seçimden sonra bu konuyu hem milletimizin hem Meclisimizin gündemine tekrar taşıyacağız. Türkiye’yi milli irade eliyle hazırlanmış, sivil bir anayasaya kavuşturmak istiyoruz” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Danıştay Başkanlığı 155. kuruluş yıl dönümü töreninde konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından satırbaşları şöyle:

“Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni kurarken, güçler ayrılığı ilkesini de tahkim ettik. Yasama, yürütme ve yargı arasındaki ilişkileri daha keskin hatlarla belirleyerek, demokrasimizin standardını yükselttik. Yine bu Anayasa değişikliğiyle yargının bağımsızlığı umdesine tarafsızlığı ibaresini de ekledik. Böylece yargıyı, geçmişte içine düştüğü tartışmalardan kurtaracak önemli bir adım attık.

Ancak ülkemizde, vesayet ve darbe süreçlerinde bu tartışmalar, gerçekten can acıtıcı, kurumları yıpratıcı bir şekil almıştır. Mesela, bir dönem yargımızın üzerine çöken FETÖ gölgesi hepimizi çok üzmüştür. Hamdolsun, devletimizin diğer kurumlarıyla birlikte yargımızı da bu ihanet çetesi mensuplarından temizleyerek, yeni bir dönem başlattık.

Ülkemizin, her türlü hukuk dışı oluşum gibi, hangi isim ve görünüm altında olursa olsun, terör örgütleriyle yürüttüğü mücadelede yargımızın gösterdiği sağlam duruşun şahidiyiz. Her ne kadar, vesayet dönemi hayali ve hevesiyle yargı kurumlarımıza saldıranlar hala varsa da artık bu taktik söylemlere kimse itibar etmiyor. Milletimiz, kendi adına karar veren yargı kurumlarına, giderek daha güçlü bir şekilde güvenmekte, sarıp sarmalamaktadır.

Türkiye’yi, milli irade eliyle hazırlanmış sivil ve özgürlükçü bir Anayasa’ya kavuşturmak istiyoruz. Bunu başarmamız, demokrasimizin üzerindeki son bulutların da dağılması anlamına gelecektir. Türkiye Yüzyılı vizyonumuzun en önemli hedeflerinden biri bu olacaktır. Seçimlerin ardından bu konuyu, hem milletimizin hem Meclisimizin gündemine tekrar taşıyacağız. Yargı temsilcilerimizden de bu hususta katkı bekliyoruz.

Aklımızın ermeye başladığı yıllara dair ilk hatıramız 1960 darbesi ve sonrasında yaşanan acı görüntülerdir. İlk gençlik yıllarımızı muhtıra tartışmalarıyla geçirdik. Ardından ülkenin ideolojik çekişmelerinden sokak kavgalarına, terör eylemlerine evrildiği süreci yaşadık.

Bu sürecin aslında 12 Eylül darbesinin zeminini hazırlama oyunu olduğunu, ilerleyen dönemlerde bizzat projenin sahiplerinin ikrarıyla öğrendik. Siyasetin yeniden toparlanmaya çalıştığı 1980’li yılları, 1990’ların siyasi istikrarsızlık ve sosyal gerilim dönemi izledi.

Türkiye’ye o kadar çok vakit kaybettirdiler, milletimizin enerjisini o kadar boş yere harcattılar ki kaybedecek tek bir anımız, tek bir günümüz yoktu. Önceki süreçlerden farklı olarak biz, dirayetli ve kararlı duruşumuzla milletimizin desteğini hep yanımızda tutmayı başardık. Hatırlarsanız, 15 Temmuz gecesi televizyonlara bağlandığımda bir şey söylemiştim.

Demiştim ki, biz milletin gücünün üstünde güç tanımıyoruz. Evet, bu güç bizi vesayetin cenderesinden, terör örgütlerinin saldırılarından kurtardığı gibi, darbecilerin silahlarının namlularına da göğsünü siper etti. Biz de milletimize şükranımızı eserlerimizle, hizmetlerimizle, reformlarımızla gösterdik, gösteriyoruz.

Eski Türkiye’de bizlerin yaşadığı sıkıntıların hiçbirini yaşamamış bir nesil var. Diğer pek çok mesele gibi bu yeni nesle, demokraside, özgürlüklerde, hukuk devletinde bugün bulunulan yerin kıymetini anlatmakta zorlanıyoruz. Gençler mukayesesini, eski Türkiye ile değil, kendilerine göre çok daha iyi uygulamalara sahip ülkelerle yapıyor. Halbuki biz her ülkenin kendi hikayesi olduğunu, ülkemizin hikayesinin de hiç de öyle kolay yazılmadığını çok iyi biliyoruz.

Bunun için gençlerimize, hem sahip olduğumuz imkanları hem Türkiye Yüzyılı ile ulaşmak istediğimiz hedefleri bıkmadan, usanmadan anlatmayı sürdüreceğiz. Gençlere bırakacağımız en büyük miras, onlara hayallerini hayata geçirebilecekleri, altyapısı tamamlanmış bir Türkiye olacak. Yargı teşkilatımıza duyulan güvenin artması, yargının itibarının yükselmesi, bu sürecin önemli kazanımlarından biri olarak ortak hanemize yazılacaktır.”

Paylaşın

BBC’den Dikkat Çeken Yazı: Erdoğan Hiç Olmadığı Kadar ‘Savunmasız’

14 Mayıs’ta yapılacak olan cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerine günler kala, uluslararası basın da, seçimlere ve olası sonuçlarına ilişkin değerlendirmelere yer vermeye devam ediyor.

Birleşik Krallık merkezli yayın kuruluşu BBC, “Türkiye seçimleri: Depremin vurduğu ülkede öfke ve kederin artçı şokları” başlıklı bir haberle seçimleri yazdı.

Erdoğan’ın daha önce hiç olmadığı kadar “savunmasız” göründüğünü belirten BBC’ın değerlendirmesi şöyle:

“Otoriter Erdoğan döneminin sonu -eğer gelirse- daha özgür, daha demokratik bir Türkiye anlamına gelmelidir. Hapishaneler daha az kalabalık olabilir ve Batı ile ilişkiler daha az gergin olabilir.

Seçimler yaklaşırken, Türklerin, devletin Şubat ayındaki depremlere yavaş tepki vermesinden harabeye dönmüş bir ekonomiye kadar şikayet edecek ve üzülecek çok şeyi oldu. Resmi enflasyon oranı %50’dir. Gerçek rakam bunun iki katı olabilir.”

Dış politikada u dönüşü kesin değil

CNN ise “Türk liderliğindeki bir değişiklik, Rusya ile bağların sonu anlamına gelmeyebilir” başlıklı bir analiz yayınladı. Seçimlerin baş başa geçmesinin beklendiğini yazan CNN, “Ancak analistler, Erdoğan anketlerde devrilse bile, Türkiye’nin dış politikada u dönüşünün kesin olmadığını söylüyor.

Muhalefete yakın figürler, galip gelmesi halinde Türkiye’nin yönünü yeniden Batı’ya çevireceğini belirtirken, diğerleri temel dış politika konularının muhtemelen değişmeyeceğini söylüyor” diye yazdı.

Erdoğan’ın rakibi demokrasi için mücadeleyi hızlandırdı

İngiltere merkezli The Guardian gazetesi, Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu hakkında bir makale yayınladı. Kılıçdaroğlu’nun Kürtler tarafından “kahraman gibi” karşılandığını yazan gazete, CHP lideri için “Türk demokrasisinin geleceği olarak lanse edilen siyasetçi” yorumunu yaptı.

Gazeteye konuşan Kılıçdaroğlu, “Seçimler uygun koşullarda gerçekleşmiyor ama her şeye rağmen kazanacağız” dedi.

Paylaşın