Erdoğan İle Stoltenberg Görüştü: F-16, İsveç, Rusya

Recep Tayyip Erdoğan ile Jens Stoltenberg görüşmesine ilişki açıklama yapan İletişim Başkanlığı, açıklamasında, “Görüşmede, İsveç’in NATO üyeliği de ele alındı. Türkiye’nin İsveç’in üyeliğine karşı yapıcı tutumunun devam ettiği ancak PKK/PYD/YPG yanlıları bu ülkede serbestçe eylem düzenledikçe yapılan mevzuat değişikliklerinin bir anlamı olmadığı ifade edildi” sözlerine yer verdi ve ekledi:

Haber Merkezi / “F-35 bağlamında yaşanan haksızlıkların Türkiye’nin F-16 talebinde İsveç’in üyeliğiyle bağlı kılınması çabalarının Türkiye’ye değil esasen NATO’ya ve NATO’nun güvenliğine zarar verdiği ifade edildi.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile telefonda görüştü. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan görüşmeye ilişkin bir açıklama yapıldı.

Rusya’daki darbe girişimi ve İsveç’in NATO üyeliği ele alındığı belirtilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Cumhurbaşkanımız NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede, Rusya’da yaşanan son gelişmeler ele alındı. Rusya’daki gerilimin sona ermesinin Ukrayna sahasında geri dönülmez insani felaketlerin önünü aldığı belirtildi. NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’e Rusya’daki gelişmelerin Ukrayna’da adil barış yolunda yeni bir kilometre taşı olması temennisi iletildi

Görüşmede, İsveç’in NATO üyeliği de ele alındı. Türkiye’nin İsveç’in üyeliğine karşı yapıcı tutumunun devam ettiği ancak PKK/PYD/YPG yanlıları bu ülkede serbestçe eylem düzenledikçe yapılan mevzuat değişikliklerinin bir anlamı olmadığı ifade edildi. F-35 bağlamında yaşanan haksızlıkların Türkiye’nin F-16 talebinde İsveç’in üyeliğiyle bağlı kılınması çabalarının Türkiye’ye değil esasen NATO’ya ve NATO’nun güvenliğine zarar verdiği ifade edildi.

Paylaşın

Erdoğan’dan Millet İttifakı’na: Uçkuru Kaptırmışsınız, Uçkuru

Partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan Millet İttifakı’na, “Kandil’den Pensilvanya’ya kadar terör baronlarının destek çağrılarına bir gün olsun itiraz ettiniz mi? Hiçbirisi etmedi, edemezsiniz. Dirsek temasınız var, edemezsiniz. Uçkuru kaptırmışsınız, uçkuru” ifadelerini kullandı. 

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun “6’lı değil gerekirse 16’lı masa kuracağım” sözlerine yanıt vererek, “Masadaki ortakları çoğaltmak netice vermez. Bu millet irade, eser, hizmet ister” dedi. Erdoğan ayrıca, “Eğer dürüst iseniz, samimi iseniz yeni yasama döneminde başörtüsü meselesini anayasa ile teminat altına alalım” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçimlerin ardından TBMM’de yapılan ilk AK Parti Grup Toplantısı’nda konuştu. Erdoğan’ın açıklamalarından satırbaşları şöyle:

“Meclis’imizin yeni yasama döneminin ve grup toplantımızın hayırlı olmasını diliyorum. Yeni seçilen milletvekillerimizi tebrik ediyorum. Rabbimden size muvaffakiyetler diliyorum. Grubumuzun ilk toplantısı sebebiyle seçimleri zaferle taçlandıran dava arkadaşlarıma buradan tekrar şükranlarımı sunuyorum.

15 Temmuz gecesi darbecilere karşı direnirken kurduğumuz Cumhur İttifakı seçimlerle daha da günlendi. Cumhur İttifakı olarak bundan sonra da vatanımızın bekasını en üstte tutmaya devam edeceğiz. Deprem bölgesindeki kardeşlerimizin desteğinin asla unutulmayacağının bilinmesini isterim.

Ne diyordu altılı masa diyordu. Şimdi gerekirse ’16’lı masa’ diyor yetmez bunu daha da arttırman lazım. Masadaki ortakları çoğaltmak netice vermez. Bu millet irade ister eser ister. Yalanla dolanla talanla bir yere varılmaz.

Türkiye’nin uçuruma düşmekten nasıl kurtulduğunu zamanla çok daha net göreceğiz. Yaklaşık 1 buçuk sene önce bunlar bir masa kurdular. Yaptıkları onca toplantının ardından millete elle tutulur tek bir şey sunamadılar. Bir kumar ve pazarlık masasından öteye geçemediler.

Bu masaya kumar masası diyen o masanın etrafındakiler. Olay bu kadar acı ne neticesi de ortada. Ama 7 tane cumhurbaşkanı yardımcısı olduğu sabah erken kalkanın bakanlık kaptığı bir sistemi millette dayattılar.

Yeni Anayasa çağrısı

Siz bu ülkede milletin hayatı tarzıyla hep uğraştınız ve sahtekarlık yaptınız. Ne dedik seçim öncesi Anayasa yapalım ve başörtüsü konusuna Anayasa’da yer verelim dedik. Eğer dürüstseniz yeni yasama döneminde başörtü meselesini Anayasa ile teminat altına alalım. Ama dürüst olmazsanız sizi milletimizi bangır bangır anlatacağım.

Kandil’den Pensilvanya’ya kadar terör baronlarının destek açıklamalarına bir kez itiraz ettiniz mi edemezsiniz. Uçkuru kaptırmışsınız uçkuru. Bay bay Kemal siz LGBT’cisiniz. Yanınızdakiler de LGBT’ci.

Buldunuz 2 tane belediye başkanı. Neredeler şimdi; kayıplar. Hadi şimdi yine dolaş. Bütün bunları yapanlar belki utanmadılar. Ama biz onlar adına hicap duyduk. Tarih en adil hakemdir.

Sandık sonuçları Anadolu irfanının hafife alınmaması gerektiğini tekrar hatırlatmıştır. Birileri koltuk peşinde koşarken biz farkımızı gösterdik. Milletimiz bizim samimi çabalarımızı gördü.

27. Döneme göre TBMM’de oluşan sandalye farkını görmezden gelemeyiz. Milletimizin mesajına kayıtsız kalamayız. Gerek oy oranı gerek milletvekili tablosundaki tüm boyutları inceliyoruz. Kendi iç muhasebemizi açık yüreklilikle yapıyoruz. İnşallah bu süreci kuyumcu titizliğiyle gerçekleştireceğiz.

Seçmen sandıkta sadece bize ve partimize değil, muhalefete de birçok mesaj vermiştir. Muhalefet ya milli irade ile barışacak ya da marjinalleşecektir. Değil 16’lı 160’lı masa da kursa sandıkta milletin tokadını yemekten kurtulamaz.

Bizim nazarımızda zaten su alan geminin dümenine o gelmiş bu gelmiş bunun bir önemi de yoktur. Asıl mesele sahte gündemler yerine ülkenin sorunlarına odaklanmalarıdır. “

Paylaşın

Erdoğan, Büyükşehirleri İstiyor: Mutlaka Kazanılmalı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, başta İstanbul ve Ankara olmak üzere CHP’li 11 büyükşehir belediyesinin 31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlerde “mutlaka kazanılması”, özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için “teşkilatların ve partililerin yaptığı çalışmalarının daha fazla görünür olması gerektiği” konusunda partilileri uyardığı belirtildi.

Öte yandan Cumhur İttifakı’nda, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri sonrasında Millet İttifakı’ndaki “dağınık” görüntü ile birlikte yerel seçimler öncesinde “99 yerel seçimleri beklentisinin oluştuğu” da kaydediliyor. Özellikle Ankara ve İstanbul büyükşehir belediye başkanlıkları için 99 yılındaki yerel seçimler örnek gösteriliyor.

AK Parti MKYK önceki gün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında toplandı. Toplantıda, 14 Mayıs ve 28 Mayıs’ta gerçekleştirilen seçim sonuçları ele alındı ve yerel seçimler için çalıma başlatıldı.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu’nun haberine göre başta İstanbul ve Ankara olmak üzere CHP’li 11 büyükşehir belediyesinin 31 Mart 2024’te yapılacak yerel seçimlerde “mutlaka kazanılması” gerektiğini ifade eden Erdoğan’ın MKYK toplantısında, Cumhurbaşkanlığı seçimleri sırasında Ankara ve İstanbul büyükşehir belediye başkanları Mansur Yavaş ile Ekrem İmamoğlu’nun, “muhalefetin cumhurbaşkanı yardımcısı” sıfatıyla il il mitinglere katıldığını anımsattığı ifade ediliyor.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ikinci tur seçimleri kaybetmesiyle birlikte “İstanbul ve Ankara büyükşehir belediye başkanlarının da kaybettiğinin” belirtildiğine işaret edilen MKYK toplantısında Erdoğan’ın, “Ankara ve İstanbul’u rahat alırız. Çalınmadık kapı bırakmayın. İktidarın yaptığı icraatları sıklıkla anlatın” dediği kaydedildi.

Erdoğan’ın özellikle İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı için “teşkilatların ve partililerin yaptığı çalışmalarının daha fazla görünür olması gerektiği” konusunda partililerini uyardığı belirtilirken, “İstanbul’daki çalışmalar görünür değil. Çalışmaları yoğunlaştırın ve görünür kılın. Gerekirse her kapıyı çalıp, icraatları anlatın” dediği ileri sürüldü.

99 seçimleri beklentisi

Öte yandan Cumhur İttifakı’nda, Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimleri sonrasında Millet İttifakı’ndaki “dağınık” görüntü ile birlikte yerel seçimler öncesinde “99 yerel seçimleri beklentisinin oluştuğu” da kaydediliyor. Özellikle Ankara ve İstanbul büyükşehir belediye başkanlıkları için 99 yılındaki yerel seçimler örnek gösteriliyor.

99 yılındaki yerel seçimlerde CHP’nin Murat Karayalçın’ı, DSP’nin ise Doğan Taşdelen’i aday gösterdiği ve “tabanları benzer nitelik taşıyan bu iki partinin aday göstermesiyle birlikte” seçimin galibinin yüzde 33.79 oyla Fazilet Partisi’nden Melih Gökçek’in olduğu ifade edilerek, “Millet İttifakı kapsamında DEVA ve Gelecek Partisi, CHP listelerinden parlamentoya girdi.

Şimdi DEVA, Gelecek ve Saadet Partisi’nin TBMM’de yeni bir grup kuracağı konuşuluyor. HDP’nin ise yerel seçimlerde bu kez büyükşehirlerde kendi adaylarını göstereceği tartışılıyor.

Paylaşın

Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan “Asgari Ücret” Mesajı

Yeni asgari ücrette ilişkin sosyal medya hesabından bir mesaj paylaşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “İşçi ve işveren tarafları başta olmak üzere, uzlaşı kültürü içerisinde asgari ücretin belirlenmesinde emeği geçen tüm paydaşlara milletim adına teşekkür ediyorum” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yeni asgari ücretin açıklanmasının ardından bir mesaj paylaştı. Erdoğan, sosyal medya hesabından paylaştığı mesajda şu ifadelere yer verdi:

“Asgari ücret Temmuz ayından itibaren net 11 bin 402 TL olarak uygulanacaktır. Milletimize hayırlı ve uğurlu olsun. İşçi ve işveren tarafları başta olmak üzere, uzlaşı kültürü içerisinde asgari ücretin belirlenmesinde emeği geçen tüm paydaşlara milletim adına teşekkür ediyorum.”

Asgari ücret 11 bin 402 TL

Asgari Ücret Tespit Komisyonu bugün üçüncü kez toplandı. Toplantıya Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan, Türk-İş ve TİSK başkanları da katıldı. Çalışma Bakanı Vedat Işıkhan toplantının ardından asgari ücret zammını açıkladı. Ara zamla birlikte asgari ücret 11 bin 402 TL oldu.

Bakan Işıkhan “Asgari ücret 1 Ocak’tan itibaren bir yıl geçerli olan bir şeydir. Bugünkü açıklama çalışanlarımızın enflasyona ezdirilmemesi için yapılan bir ara zamdır,” ifadelerini kullandı.

Türk İş Genel Başkanı Ergün Atalay da “İnşallah bu enflasyon kontrol altına alınır, zamlar olmaz. Asgari ücreti artırıp enflasyon belli bir noktaya gelmezse önemi kalmıyor. Marketteki fiyatların bir an önce kontrol altına alınması gerekiyor,” dedi.

TİSK Başkanı Özgür Burak Akkol ise “Dengeli bir rakam için çalıştık. Bütün imkânlarımızı sonuna kadar zorlayarak istihdamını gözeten bu rakama evet demenin memnuniyeti içindeyim,” diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz da “Süreci ortak akıl, istişare ve uzlaşı ile neticelendiren işçi ve işveren temsilcilerimize teşekkür ediyorum,” ifadelerini kullandı.

Asgari ücrete ara zam için görüşmeler 13 Haziran’da başlamıştı. İkinci toplantı ise 19 Haziran’da gerçekleştirilmişti. Asgari ücret ara zam öncesinde bir işçi için aylık brüt 10 bin 8 lira, vergiler ve kesintiler düştüğünde net 8 bin 506 lira 80 kuruş olarak uygulanıyordu.

Seçim öncesinde asgari ücrete verileceği vaat edilen 500 dolar sınırının altında kaldı. Eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Bilgin asgari ücretin 500 dolardan az olmayacağını açıklamıştı. Seçim sonrası ise bu vaat gerçekleşmedi. Yeni asgari ücret tutarı olan 11 bin 402 lira şu anda 482 dolar yapıyor.

Paylaşın

Erdoğan’dan “Enflasyon” Mesajı: Tek Haneli Rakamlara Düşüreceğiz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, katıldığı bir etkinlikte yaptığı konuşmada, Bir süredir tüm dünya ile birlikte bizim de başımızı ağrıtan enflasyon meselesini tekrar tek haneli rakamlara düşüreceğiz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Seçim belirsizliğinin de ortadan kalkmasıyla artık bu konuda elimiz daha güçlü. Yeni ekonomi kadromuzun da birinci önceliğini bu meselenin çözümü oluşturuyor.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 30. Olağan Genel Kurulu ve İhracatın Şampiyonları ödül töreninde konuştu.

Erdoğan’ın konuşmasından öne çıkan satır başları:

“Bugün aynı zamanda başarıyla temayül etmiş firmalarımızın ihracat şampiyonları olarak ödüllerini takdim ettik. Her birini ayrı ayrı tebrik ediyorum. Emekleri ve fedakarlıkları için teşekkür ediyorum.

Tüm ihracatçılarımız ile gurur duyuyorum. Siz kardeşlerim ile iftihar ediyorum. Sizler milletimizin yüz akı övünç kaynağısınız.

Bugün dünyanın en ücra köşelerinde bile Türk Malı damgalı ürünlerimiz varsa bunda en büyük pay sahibi ihracatçılarımızdır. Türkiye’nin potansiyelini değerlendirip ekonomiye omuz verdiğiniz için hepinize minnettarlığımı ifade ediyorum.

Siyasi mücadelemiz boyunca ihracatçılarımızı hep yol ve dava, kader arkadaşlarım olarak gördüm. Hangi görevde olursak olalım sizlerin meseleleriyle yakından ilgilendik. Gönlümüzle birlikte kapımızı da sizlere ve temsilcilerinize açık tuttuk. İstişare ettik, gündemdeki konuları samimiyetle ele aldık. TİM bize taleplerini iletti, sıkıntılarını dile getirdi, ufuk ve yolu açacak öneriler sundu.

Gün oldu firmalarımızın birikmiş alacaklarının tahsilini gerçekleştirdik, gün oldu serbest ticaret anlaşmaları ile ticaretimizin önündeki engelleri kaldırdık. Gün oldu ülkemize yatırım çekmek için daha önce gidilmedik yerlere gittik. Uzak yakın demeden ter döktük, çalıştık. Bu yeni dönemde de hiç beklemeden adımlarımızı attık, süratle çalışmaya başladık.

Dünyada ancak birkaç ülkenin altından kalkabileceği bir felaketin altından kalkmak için kolları sıvadık. İş dünyamıza gereken her türlü desteği sağladık. İnşallah şehirlerimizi daha güvenli hale getireceğiz.

Asrın felaketini yaşamış olmamıza rağmen ihracatımız güçlü seyrini devam ettirdi. 2022 rekorlar yılı olarak kayıtlara geçti, savunma ihracatımız yüzde 37 artışla 4.3 milyar doları buldu. İhracat yapan firma sayımız yüzde 14 artarak 114 bin 561’e çıktı.

Bir süredir tüm dünya ile birlikte bizim de başımızı ağrıtan enflasyon meselesini tekrar tek haneli rakamlara düşüreceğiz. Seçim belirsizliğinin de ortadan kalkmasıyla artık bu konuda elimiz daha güçlü. Yeni ekonomi kadromuzun da birinci önceliğini bu meselenin çözümü oluşturuyor.

Dış ticarette en büyük sıkıntımız olan enerji yükünü; Karadeniz gazı, Gabar petrolü, Akkuyu Nükleer Santrali ve yenilenebilir kaynaklarla asgariye indireceğiz.

Olumsuz küresel ekonomik görünüme rağmen ihracatımızı bu yıl sonunda 265 milyar dolara, gelecek sene ise 285 milyar dolara ulaştırmak istiyoruz. 2028 senesi için de hedefimiz 400 milyar dolar ve üstünü yakalamaktır.

2028 ihracat hedeflerimiz kapsamında, ihracatımızdan yüzde 1.5 pay alan elektronik ihracatın payını yüzde 10’a çıkarmayı hedefliyoruz.”

Paylaşın

Erdoğan’dan İstanbul Ve Ankara’nın Alınması İçin Özel Ekip

Gazeteci Nuray Babacan, AK Parti tarafından CHP’nin yönetimindeki 11 büyükşehri almak için özel çalışma başlattığını öne sürdü. Babacan, Erdoğan’ın özellikle İstanbul ve Ankara’nın alınması amacıyla özel ekip kurdurduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

“Şimdi, Erdoğan’ın kurdurduğu özel ekip, 14 Mayıs ve 28 Mayıs’ta bu illerden çıkan sonuçları sandık sandık analiz edecek. Sandık seçmen listeleri baz alınarak, daha önce AKP’ye oy verdiği düşünülen, ama son seçimlerde partiden uzaklaşmış veya sandığa gelmemiş isimlerle temasa geçilecek. Erdoğan, özellikle İstanbul konusunda takıntılı. Son seçimlerde İstanbul’daki bazı ilçelerde oy kaybının nedenleri araştırılıyor. Cumhurbaşkanına detaylı bir rapor sunulacak.”

Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin ardından gözler Mart 2024’te düzenlenmesi beklenen yerel seçimlere çevrilirken, AK Parti tarafından CHP’nin yönetimindeki 11 büyükşehri almak için özel çalışma başlattığı iddia edildi.

İddiaya göre, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan özellikle İstanbul ve Ankara’nın alınması amacıyla özel ekip kurdurdu.

Gazete Pencere yazarı Nuray Babacan bugünkü köşesinde, “Daha genel seçimin sonuçları toplumsal açıdan analiz edilmeden yerel seçim potasına girdik. AKP hiç bekletmeden, belediye başkanlığı CHP’de bulunun 11 ili almak için özel çalışma başlattı” dedi.

“Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın başta İstanbul ve Ankara olmak üzere CHP’de olan illerle için özel ekip oluşturduğunu belirtelim” ifadelerini kullanan Babacan, edindiği bilgileri şöyle aktardı:

“Biliyorsunuzdur, AKP, yerel seçimlere kadar büyük kongresini yapacak. Plan, Kasım’da büyük kongre yapılacak şekilde bir takvim yapmak. Yani, yeni vitrinle seçime gidilmesi planlanıyor. Hedef çok net. CHP’nin elindeki 11 büyükşehir belediyesini, özellikle de Ankara ve İstanbul’u almak. Bu, seçimin hemen ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkalığında yapılan toplantılarda konu oldu.

“Erdoğan’a detaylı rapor sunulacak”

Şimdi, Erdoğan’ın kurdurduğu özel ekip, 14 Mayıs ve 28 Mayıs’ta bu illerden çıkan sonuçları sandık sandık analiz edecek. Sandık seçmen listeleri baz alınarak, daha önce AKP’ye oy verdiği düşünülen, ama son seçimlerde partiden uzaklaşmış veya sandığa gelmemiş isimlerle temasa geçilecek. Erdoğan, özellikle İstanbul konusunda takıntılı. Son seçimlerde İstanbul’daki bazı ilçelerde oy kaybının nedenleri araştırılıyor. Cumhurbaşkanına detaylı bir rapor sunulacak.”

AKP’nin gündeminde 3 önemli konu olduğunu yazan Babacan, şu ifadeleri kullandı:

“1- Ekonomik dengeleri yeniden oluşturmak. Bunu yaparken, emeklilere daha önce ödedikleri primlere göre kademeli bir refah payı verilmesi, memur maaşları artışına ilişkin yasal düzenleme, tüm bunlarla birlikte, EYT ve deprem maliyetinin bütçeye etkisi ve ek bütçe zorunluluğu.

2- Anayasa değişikliği. Anayasa değişikliği kapsamında cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine paralel bazı değişiklikler yapılacak. Değişiklik önerisine muhalefetin nasıl dahil edileceği, çalışmaların hangi yöntemle yapılacağı tartışılıyor. Bunun için bir komisyon kurulabileceği ya da Cumhur İttifakı’nın kendi teklifini hazırlayıp gündeme taşıyabileceği belirtiliyor.

3- TBMM içtüzük değişikliği. TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş daha önceki başkanlar gibi yeni bir içtüzük yapılmasının gerektiğini söyledi. Anayasa ve İçtüzük değişiklikleri öyle çok masum düzenlemeler olmayacak. AKP, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemini daha rahat kullanmak ve parlamentonun zaman zaman yarattığı bağlayıcılığı ortadan kaldırmak için yeni avantajlar yaratmak isteyecek.”

Paylaşın

Erdoğan’dan “Mehmet Şimşek’in Atacağı Adımları Kabullendik” Mesajı

Kıbrıs ve Azerbaycan ziyaretleri dönüşünde uçakta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “Bazı arkadaşlar ‘Cumhurbaşkanı faiz politikalarında ciddi bir değişime mi gidiyor’ gibi bir yanılgının içine düşmesin. Ben burada aynıyım” dedi ve ekledi:

“Ama Hazine ve Maliye Bakanımızın şu andaki düşüncesi noktasında, biz tabii kendisine burada atacağı adımları süratle, rahatlıkla Merkez Bankası’yla beraber atmasını kabullendik, ‘Hayırlı olsun’ dedik ve bu şekilde de enflasyonu tek haneye düşürmekteki kararlılığımızı da bildirdik.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açıklamasının devamında, “Bunu neye dayanarak söylüyoruz? Biliyorsunuz Başbakanlığım döneminde biz (enflasyonu) tek haneye düşürdüğümüzde faiz 4,6’ydı, enflasyon da 6,2’ydi. O zaman yine tabii bu işleri beraber yaptık ve şimdi de Sayın Bakanımıza bunları söyledik, aynı şekilde bunu birlikte yapmalıyız. Biz o zaman ‘düşük faiz, düşük enflasyon’ teorisiyle çalıştık. Şimdi de aynı anlayışla çalışıyorum, aynı düşüncedeyim ve bu şekilde bunu başarabiliriz diye inanıyorum” ifadelerini kullandı.

Erdoğan ayrıca Hafize Gaye Erkan’ı Merkez Bankası Başkanlığı görevi için Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in önerdiğini söyleyen Erdoğan, “Bu kardeşimizin başarılarını bizlere ilettiler, söylediler. Yani Goldman Sachs’tan tut da oradaki bankacılık, finans sektöründeki çalışmalarına varıncaya kadar bu durumları söylediler. Ve Merkez Bankası’nda bir de bayan yöneticimiz olsun diye düşündük. Bu adımı hayırlısıyla attık” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Tabii kendisine de gerekli olan beklentilerimizi söyledik. Ve inşallah bu adımlarla birlikte de gerek Hazine ve Maliye Bakanımız gerek Merkez Bankası Başkanımız bizi mahcup etmeyecekler ve hayırlısıyla güzel neticeleri de alacağız diye düşünüyorum” diye ekledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, faizlerin düşürülmesiyle enflasyonun da düşeceğini savunmuş, faizler yüzde 20’lerden tek haneli rakamlara indirilirken aynı süreçte enflasyon son 20 yılın rekorunu kırmıştı.

Memur maaşlarının Temmuz’daki toplantılarda görüşüleceğini söyleyen Cumhurbaşkanı, asgari ücret konusunda çalışmaların sürdüğünü söyledi ve ekledi: Asgari ücret noktasında da biz kesinlikle işçimizi yine enflasyona ezdirmeyeceğiz. Asgari ücrette de elimizden gelen gayreti göstereceğiz. İşçimiz bu noktada rahat olsun, huzurlu olsun.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’in NATO üyeliği hakkındaki soruya ise şöyle yanıt verdi: Her şeyden önce İsveç üzerine düşen görevi yerine getirmesi lazım. İsveç’in beklentilerine illa cevap vermemizi bekliyorsanız, her şeyden önce İsveç bu terör örgütünün yaptıklarını bir defa yok etmesi lazım.

Bunları bize Stoltenberg ifade ederken, tam o esnada maalesef yine İsveç’te teröristler caddelerde gösteri yapıyorlardı. Daha sonra bizim İbrahim Bey o görüntüleri de muhatabına gönderdi. ‘Stoltenberg’le şu anda Cumhurbaşkanımız görüşme yapıyor fakat teröristler yine İsveç’te gösteriler yapıyor’ dedi.

Şimdi biz bu tablo içerisinde bu işe olumlu yaklaşamayız. Kaldı ki bu anayasa işi değil, yasa işi de değil. Bu ne işi? Kolluk kuvvetleri ne işe yarar? Kolluk kuvvetlerinin yapması gereken iş, işte bunların önünü kesmektir. Biz Cudi’de, Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Dereler’de bu teröristlerin inine anayasayla mı girdik? Yasayla mı girdik? Yok. Zaten yasalarda da anayasalarda da kolluk kuvvetlerine verilmiş olan haklar var. Kullan bu hakları. Sen bu hakları kullanmayacaksın, bize ‘Gel İsveç’i NATO’ya al’ diyeceksin.

O zaman NATO’nun terörle mücadele ayağı nerede? NATO bunu bir defa halletmesi lazım. Bunu halletmedikten sonra Vilnius’ta filan biz kalkıp da el bebek gül bebek diyemeyiz.

Paylaşın

Erdoğan’dan Yunanistan’a Mesaj: Ege Denizi Barış Denizi Olsun

KKTC’de konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Atina’yla ilişkilerde Ankara’nın yol haritasının belli olduğunu belirterek, bu yol haritasının barışa endeksli olduğunu ifade etti.

Erdoğan sözlerini, “Zira bu denizlerde barıştan başka çıkış yolu yoktur. Barışı eğer engellemek isteyenler olursa o zaman farklı proje uygulamasına geçmek zorunda kalırız. Biz istiyoruz ki bu tür önümüze engeller çıkarılmasın ve Ege Denizi bir barış denizi olarak dünyaya mesajını versin” şeklinde sürdürdü.

Recep Tayyip Erdoğan, yeniden Cumhurbaşkanı seçildikten sonra ilk resmi yurt dışı ziyaretini Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne (KKTC) gerçekleştirdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar ortak basın toplantısı düzenledi.

Görüşmede Kıbrıs meselesini ele aldıklarını ve Doğu Akdeniz’e ilişkin güncel durumu değerlendirdiklerini ifade eden Erdoğan, Kıbrıs meselesinde Türk tarafının her zaman yapıcı ve sonuç odaklı bir tutumu benimsediğini savundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Ada’nın kadim ve asli unsuru özellikle Kıbrıs Türklerinin haklı talepleri açık ve nettir. Kıbrıs Türkü, asla azınlık olmamıştır olmayacaktır” diye konuştu.

“Kıbrıs Türklerinin gayretlerine rağmen yarım asırdan fazla bir sürenin Rum tarafının uzlaşmaz ve maksimalist yaklaşımları nedeniyle heba edildiğini” belirten Erdoğan, “Kimsenin bir 50 sene daha kaybetmeye tahammülü yoktur. Kıbrıs Türklerinin müktesep hakları olan egemen eşitlikleri ve eşit uluslararası statülerinin teyidi bizler için olmazsa olmazdır.

Müzakere masasına geri dönülecekse bunun yolu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin tanınmasından geçmektedir. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın Cenevre’deki son gayri resmi toplantıda ortaya koyduğu, bizim de desteklediğimiz gerçekçi ve sonuç odaklı vizyon esasen bundan ibarettir” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin de garantör ülke olarak her zaman diyalogdan yana olduğunun altını çizen Erdoğan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin hak ve çıkarlarını savunmaya devam edeceklerini de vurguladı.

Cumhurbaşkanı, “Anlamsız silahlanma faaliyetlerine girişenler, bu teşebbüslerin getireceği riskleri iyice hesaplamalıdır. Adadaki kardeşlerimizin huzur ve güvenliği, bizim huzur ve güvenliğimiz demektir” diye konuştu.

Erdoğan, Yunanistan’la ikili ilişkilere ilişkin de olumlu mesajlar verdi. Atina’yla ilişkilerde Ankara’nın yol haritasının belli olduğunu belirten Cumhurbaşkanı, bu yol haritasının barışa endeksli olduğunu ifade etti.

Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Zira bu denizlerde barıştan başka çıkış yolu yoktur. Barışı eğer engellemek isteyenler olursa o zaman farklı proje uygulamasına geçmek zorunda kalırız. Biz istiyoruz ki bu tür önümüze engeller çıkarılmasın ve Ege Denizi bir barış denizi olarak dünyaya mesajını versin.”

Paylaşın

“Erdoğan, 2 Hamle İle AK Parti’de Çok Ciddi Tasfiye Yaptı” İddiası

Gazeteci Sedat Bozkurt; Süleyman Soylu, Hulusi Akar ve Binali Yıldırım’ın, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından tasfiye edildiğini öne sürdü:

Hakan Fidan ve İbrahim Kalın ile ABD’ye önemli mesaj verildiğini iddia eden Bozkurt, “Erdoğan deneme yanılma yöntemiyle bir kez daha kendisine diplomatik hat belirledi. Atandığı bakanlarla batıya yönelme niyetini ortaya koyuyor. Sadece Şimşek ile batının finans çevrelerine mesaj yok, Fidan ve İbrahim Kalın ile bizzat ABD’ye çok çok önemli mesaj var ve bu alınmış gözüküyor.” ifadelerini kullandı.

Gazeteci Sedat Bozkurt’un Kısa Dalga’da yayımlanan “Erdoğan’ın ‘İnce’ siyaseti” başlıklı yazısında öne çıkanlar şöyle:

“Tartışma hep özneleri yeni bakan olan isimler üzerinden yürüdü. Ama bu yeni kurgunun bir de arka planı bulunduğunu unutmayın. Erdoğan 2 hamle ile partisinde çok ciddi bir tasfiye yaptı. Bunu çok ince yaptığını söylemek lazım. Aralarında sıkıntı olduğu bilinen Süleyman Soylu ile Hulusi Akar’ı bakanlıktan uzaklaştırmak için bakanların ikisi hariç hepsini TBMM’ye taşıdı ve orada bıraktı. Turizm ve sağlık bakanlarına da aday olmayacakları, siyaseti bırakmayı düşündüklerine ilişkin açıklama bizzat Erdoğan tarafından yaptırıldı. Çünkü onlarla çalışmak istiyordu. Mevlüt Çavuşoğlu ile de çalışmak istiyordu ama bu nedenle istisna yaratmamalıydı. Hakan Fidan’a da makam bulması lazımdı. Muhtemelen Çavuşoğlu Antalya’dan belediye başkan adayı olacak.

Bu yönteme muhatap olan Soylu da Akar da hayli kızgın. Akar’ın bu kızgın hali devir teslim töreninde de görüntülere yansıdı. Akar kızgınlığını tepki haline getirecek ve TBMM’de hiçbir görevi kabul etmeyecek. TBMM çalışmalarına da çok katılmayı, grup toplantılarına bile gelmeyi düşünmüyor. Çünkü meseleyi anladı, bu tasfiyeydi. Soylu politik profili daha yüksek bir isim. Daha politik davranacaktır. TBMM’de olmasa bile belediye başkan adaylığı beklentisi muhtemelen vardır. Gösterilir mi? Bu biraz muallak ve ihtiyaca bağlı Erdoğan siyasetinin bu gibi kararları.

Hakan Fidan bakan oldu. Başbakan olduğu zaman 15 Temmuz’da yaşadığı sıkıntı nedeniyle onu MİT Müsteşarlığı görevinden almak isteyen Binali Yıldırım parti tüzüğündeki 3 dönem kuralı, kendisinin yoğun talebine karşın esnetilmedi ve aday gösterilmedi, cumhurbaşkanlığı yardımcılığı görevine de getirilmedi beklentisi olmasına karşın. Buna çok bozuldu. Politik hamleleri anlayacak deneyime sahip olduğu için uzun zamandır uygulamada olan tasfiyenin yeni bir aşamasında olduğunu hemen anladı. Onunla birlikte pek çok önemli isim de tasfiye planının içindeydi.

Ortalıkta gözükmediği için tartışmaların merkezinde olan Berat Albayrak da damatlık hukuka karşın tasfiye edilenler listesinde. Önceki bakanlardan Mehmet Muş, Nurettin Nebati ve Fatih Sönmez Albayrak kontenjanından bakandı. Şimdi Albayrak kontenjanından bakan koltuğuna oturan hiç kimse yok. Enerji bakanlığı için Albayrak tarafından bir talep iletildiği ama kabul edilmediğine ilişkin bir bilgi de ortalıkta dolaşıyor. Ve ekonominin direksiyonunda bir dönem yanına Erdoğan’ı da alarak mücadele ederek tasfiye ettiği anlayışın en katı savunucusu oturuyor. Ve şimdi Erdoğan onun yanında.

‘Fidan ve Kalın ile bizzat ABD’ye çok çok önemli mesaj var’

Erdoğan deneme yanılma yöntemiyle bir kez daha kendisine diplomatik hat belirledi. Atandığı bakanlarla batıya yönelme niyetini ortaya koyuyor. Sadece Şimşek ile batının finans çevrelerine mesaj yok, Fidan ve İbrahim Kalın ile bizzat ABD’ye çok çok önemli mesaj var ve bu alınmış gözüküyor.

Seçimler döneminde dillerden düşmeyen ‘yükselen Türk milliyetçiliği’ söylemine karşın bakanların tamamı muhafazakâr. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler’i bilmiyoruz. Ziyaret edeceği yazarlar aracılığıyla Hulusi Akar’da olduğu gibi belki bunu öğrenebiliriz.”

Paylaşın

MGK Toplantısı Sona Erdi: Bildiride Suriyeliler Vurgusu

Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlığında toplanan MGK toplantısı sonrası yayınlanan bildiride, “Suriye’nin toprak bütünlüğünün muhafazası ile kalıcı barış ve istikrarın tesisinin terör örgütlerinden temizlenmesi ile mümkün olacağı belirtilmiştir” ifadelerine yer verildi ve eklendi:

Haber Merkezi / “Çatışmalardan kaçan Suriyelilerin gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde yurtlarına dönerek hayatlarını huzur ve refah içinde idame ettirebilmesi için gösterilen gayretlere katkı sağlayacak uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekilmiştir.”

Seçimlerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında yeni üyeleriyle ilk kez bir araya gelen ve yaklaşık 3 saat süren Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısı sona erdi. MGK toplantısı sonrası yayınlanan bildiride şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye Cumhuriyeti’nin geride bıraktığımız yüzyılda karşı karşıya kaldığı sınamaların, milletimizin demokrasiye olan inancı ile istiklal ve istikbal mücadelesindeki azmini keskinleştirirken devletimizin temellerini daha da sağlamlaştırdığı belirtilmiş; Türkiye Yüzyılının başlangıcı olan yeni dönemde de ülkemizin güvenliğini, huzurunu ve refahını sağlamaya yönelik adımların aynı kararlılıkla atılmasına devam edileceği vurgulanmıştır.

PKK/KCK-PYD/YPG, FETÖ ve DEAŞ terör örgütleri başta olmak üzere, millî birlik ve beraberliğimiz ile bekamıza yönelik her türlü tehdit ve tehlikeye karşı yurt içinde ve yurt dışında azim, kararlılık ve başarıyla icra edilen operasyonlar hakkında kurula bilgi sunulmuştur.

Suriye’nin toprak bütünlüğünün muhafazası ile kalıcı barış ve istikrarın tesisinin terör örgütlerinden temizlenmesi ile mümkün olacağı belirtilmiştir. Çatışmalardan kaçan Suriyelilerin gönüllü, güvenli ve onurlu bir şekilde yurtlarına dönerek hayatlarını huzur ve refah içinde idame ettirebilmesi için gösterilen gayretlere katkı sağlayacak uluslararası iş birliğinin önemine dikkat çekilmiştir.

Kosova’da artan gerilimin, bölgedeki hassas dengeleri bozabilecek bir krize dönüşmesine fırsat verilmemesi maksadıyla diyalog ve istişare süreçleri devam ederken ülkemiz tarafından bölgeye verilen desteğin önemi vurgulanmıştır.

Rusya ile Ukrayna arasında süren savaşın bölgeye yönelik riskleri artıran etkileri üzerinde durulmuş; Türkiye’nin, çatışmalara son verilerek barış görüşmelerine başlanması ve küresel gıda güvenliğinin sağlanması çabalarına katkı sunmaya devam edeceği belirtilmiştir.

Azerbaycan ile Ermenistan arasındaki diyalog sürecinde kaydedilen ilerlemeden memnuniyet duyulduğu ifade edilmiş; hakkaniyete uygun bir çözümün hem Kafkasya’da kalıcı barışın tesisine esas teşkil edeceği hem de küresel istikrara önemli katkılar sağlayacağına işaret edilmiştir.

Sudan’da çatışan taraflar, bir an evvel kalıcı ateşkes ilan ederek geçiş sürecinin kazanımlarını korumaya ve meseleleri uzlaşma yoluyla çözüme kavuşturmaya davet edilmiş; Türkiye’nin Sudan’da barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik tüm çabalara bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da her türlü desteği vermeye hazır olduğunun altı çizilmiştir.

Kamuoyunun bilgisine saygıyla sunulur.”

Paylaşın