Erdoğan “Oy Kaybının Faturasını” Kesmeye Hazırlanıyor: 2024’e Yeni İsimlerle

Yerel seçimler öncesinde partisinin 8. olağan kongresini toplaması beklenen Erdoğan’ın 14 Mayıs’ta yapılan milletvekilliği seçimlerinde yüzde 7’leri bulan oy kaybıyla yüzde 35.8 oy alması sonrasında bunun faturasını 8. olağan kongrede, “parti yönetimine kesmesi” bekleniyor.

Erdoğan’ın uzun süredir parti yönetiminde bulunan AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Tanıtım ve Medya Başkanı Hamza Dağ, Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir, Ekonomi İşleri Başkanı Nurettin Canikli, Mali ve İdari İşler Başkanı Vedat Demiröz gibi partinin önemli isimlerine “kongre sonrasında yönetimde yer vermeyeceği” iddia ediliyor.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu‘nun haberine göre; Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, 14 Mayıs’ta yapılan milletvekilliği seçimlerinde yüzde 35.8 oy alan ve bir önceki seçimlere göre oyunda yüzde 7’leri bulan düşüşün faturasını, ekim ayında yapılması planlanan 8. olağan kongrede, “parti yönetimine kesmesi” bekleniyor. Kulislerde, Erdoğan’ın, parti yönetiminde de aynı milletvekili aday listelerindeki yüzde 70’lere varan değişikliğin parti yönetimine de yansıtılacağı konuşuluyor.

Erdoğan, 28 Mayıs’ta yeniden seçilmesinin ardından 31 Mart 2024’te yapılması beklenen yerel seçimler için düğmeye basmıştı. Erdoğan, 2024’teki yerel seçimlerin “1994 yılındaki yerel seçimler gibi milat olacağını” da dile getirmişti. Meclis kapanmadan önce milletvekillerine ve parti yönetimine “sahada olun” talimatını veren Erdoğan’ın, yerel seçimler öncesinde, ekim ayında, partisinin 8. olağan kongresini toplaması bekleniyor. Erdoğan’ın bu kongrede ise parti yönetimine “14 Mayıs’taki milletvekilliği seçimlerinde özellikle büyükşehirlerde yaşanan oy kaybının faturasını keseceği” de ileri sürülüyor.

Erdoğan’ın, 2023 seçimlerindeki oy kaybının “yerel seçimlerde tekrarlanmaması” için ekim ayında yapılması planlanan 8. olağan kurultayda “A takımında da değişikliğe gideceği” belirtiliyor. Erdoğan’ın böylece hedeflediği “CHP’li 11 büyükşehir belediye başkanlığını kazanmak için yeni isimlerle yol yürüyeceği” ifade ediliyor.

Kulislerde, Erdoğan’ın uzun süredir parti yönetiminde bulunan AK Parti Genel Başkanvekili Binali Yıldırım, Tanıtım ve Medya Başkanı Hamza Dağ, Siyasi ve Hukuki İşler Başkanı Hayati Yazıcı, Teşkilat Başkanı Erkan Kandemir, Ekonomi İşleri Başkanı Nurettin Canikli, Mali ve İdari İşler Başkanı Vedat Demiröz gibi partinin önemli isimlerine “kongre sonrasında yönetimde yer vermeyeceği” de iddia ediliyor.

Mehmet Ali Zengin ve Zafer Sırakaya

Parti kulislerinde ayrıca “kongrede beklenen değişikliğin sinyalinin seçimlerden hemen sonra dış ilişkilerden sorumlu genel başkan yardımcılığı görevi için Zafer Sırakaya, insan haklarından sorumlu genel başkan yardımcılığı görevine ise de Mehmet Ali Zengin’in getirilmesiyle verildiği” de konuşuluyor.

Paylaşın

AK Parti’de Kadro Değişimi: 6 İl Başkanlığına Atama

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Adana, Bingöl, Bitlis, Çankırı, Hakkari ve Şanlıurfa il başkanlıklarına yeni atamalar yapıldı. Seçimler sonrası AK Parti’de farklı tarihlerde 15 yeni il başkanı atanmıştı.

Haber Merkezi / AK Parti Teşkilat Başkanlığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kararıyla Adana İl Başkanlığına Ozan Gülaçtı, Bingöl İl Başkanlığına Yılmaz Seven,

Bitlis İl Başkanlığına Kadir Köstekçi, Çankırı İl Başkanlığına Koray Erdoğan, Hakkari İl Başkanlığına vekaleten görev alan Zeydin Kaya, Şanlıurfa İl Başkanlığı’na vekaleten görev alan Ali İhsan Delioğlu’nun atandığı belirtildi.

Seçimlerden sonra, farklı tarihlerde olmak üzere, Tokat, Osmaniye, Gaziantep, Kilis, Ardahan, Kayseri, Samsun, Malatya, Adıyaman, Erzincan, Kars, Kırıkkale, Muğla, Niğde ve Uşak il başkanlıklarına yeni atamalar yapılmıştı:

Tokat İl Başkanlığına Ali Özer, Osmaniye İl Başkanlığına Servet Alibekiroğlu, Kayseri İl Başkanlığına Fatih Üzüm, Samsun İl Başkanlığına Mehmet Köse, Gaziantep İl Başkanlığına Murat Çetin, Kilis İl Başkanlığına Zihni Serhan Diyarbakırlı, Ardahan İl Başkanlığına Ersin Yılmaz,

Malatya İl Başkanlığına Namık Gören, Adıyaman İl Başkanlığına Emrah Erkan Bulucu, Erzincan İl Başkanlığına Mehmet Cavit Şireci, Kars İl Başkanlığına Muammer Sancar, Kırıkkale İl Başkanlığına Engin Pehlivanlı, Muğla İl Başkanlığına Gültekin Akça, Niğde İl Başkanlığına Mustafa Özdemir, Uşak İl Başkanlığına Himmet Yaşar.

14 ve  28 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekilliği seçimlerinde başarılı olamayan il ve ilçe başkanlarının değişeceği kulislere yansımıştı.

Paylaşın

Erdoğan İle Putin Telefonda Görüştü: Destek Talebi

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin telefonda görüştü. Görüşmede, Putin’in Erdoğan’dan tahıl ihracatı yapmak ve Batı yaptırımlarını fiilen aşmak için destek istediği belirtildi.

Haber Merkezi / Görüşmede, iki lider Putin’in Türkiye’ye ziyareti konusunda mutabık kaldı.

Rusya Devlet Başkanı Putin, Erdoğan ile yaptığı görüşmede Birleşmiş Milletler (BM) ve Türkiye’nin girişimiyle oluşturulan Karadeniz Tahıl Koridoru anlaşmasına Moskova’nın talepleri yerine getirilmediği takdirde geri dönmeyeceğini teyit etmişti.

Moskova, geçen ay bu anlaşmadan talepleri yerine getirilmediği gerekçesiyle çıkma kararı almıştı.

Kremlin’den yapılan yazılı açıklamada, “En muhtaç ülkelerin gıda ihtiyaçları göz önüne alındığında, Rus tahılını sevkiyatına izin verilmesi için seçenekler üzerinde çalışılıyor (…) Türkiye ile bu alanda işbirliği yapma isteği var.” denildi.

Putin geçen ay sonunda, bazı fakir Afrika ülkelerine Moskova’ya yönelik yaptırımlara rağmen ücretsiz tahıl ürünü ihraç edebileceği vaadinde bulunmuştu.

Bu arada Rusya, Ukrayna’nın Karadeniz ve Tuna Nehri üzerinden tahıl ihracatı için gerekli olan liman altyapısını bombalamasının tahıl fiyatlarının artırmasından endişe ediliyor.

Görüşmeye ilişkin Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da bir açıklama yaptı. Açıklamada Putin’in Türkiye’yi ziyareti konusunda mutabık kalındığı belirtilirken, ziyaretin tarihine ilişkin bir bilgi verilmedi.

Erdoğan ile Putin’in telefon görüşmesi yaptıkları belirtilen açıklamada “Görüşmede, iki lider Sayın Putin’in Türkiye’ye ziyareti konusunda mutabık kaldı” denildi.

Erdoğan’ın tahıl anlaşmasının uzun süre devre dışı kalmasının “kimsenin yararına olmadığını” söylediği kaydedilen açıklamada şu ifadelere yer verildi:

“Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadelesi için Rusya’nın gönderdiği 2 adet amfibik yangın söndürme uçağı için mevkidaşına teşekkür eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, Rus turistlerin de Türkiye’ye ilgilerinin giderek artmasından duyduğu memnuniyeti ve ortak gayretlerle bu sene turizmde rekor kırılacağına olan inancını dile getirdi.

Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde gerilimi tırmandıracak adımların atılmaması gerektiğini ifade eden Cumhurbaşkanı Erdoğan, “barış köprüsü” olarak değerlendirdiği Karadeniz Girişiminin önemine vurgu yaptı.

Karadeniz Girişiminin uzun süre devre dışı kalmasının kimsenin yararına olmadığına, en büyük zararı da tahıla muhtaç, gelir seviyesi düşük ülkelerin göreceğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Erdoğan, uygulama döneminde yüzde 23’ler düzeyinde azalan hububat fiyatlarının, son iki haftada yüzde 15’ler oranında arttığına dikkat çekti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye’nin Karadeniz Girişiminin devamı için yoğun çaba ve diplomasi yürütmeye devam edeceğini kaydetti.”

Paylaşın

Resmi Gazete’de Yayınlandı: 52 İlin Emniyet Müdürü Değişti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı Emniyet Müdürleri Kararnamesi Resmi Gazete’de yayımlandı. Kararnameye göre, Emniyet Genel Müdürlüğü’nde 83 atama yapıldı. 52 ilin emniyet müdürleri değişirken, 24 ilin emniyet müdürü de Genel Merkez’e çekildi.

Haber Merkezi / Kararnameye göre, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü’ne Konya İl Emniyet Müdürü Engin Dinç, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü’ne Elazığ İl Emniyet Müdürü Celal Sel atandı.

Hatay İl Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, Samsun’a İl Emniyet Müdürü olarak atanırken, Bingöl Emniyet Müdürü Ali Canbolat da Muğla’ya atandı.

Bursa İl Emniyet Müdürlüğü’ne ise İstihbarat Başkanı Sabit Akın Zaimoğlu atandı. Bursa İl Emniyet Müdürü Tacettin Aslan da Emniyet Genel Müdürlüğü emrine alındı.

Samsun İl Emniyet Müdürü Ömer Urhal ise Emniyet Genel Müdür Yardımcılığı’na getirildi.

Kararnameyle 52 ilin emniyet müdürlüklerine atananların hepsi erkek:

İstihbarat Başkanı Dr. Sabit Akın Zaimoğlu, Bursa Emniyet Müdürlüğüne
Terörle Mücadele Daire Başkanı Hasan Yiğit, Balıkesir Emniyet Müdürlüğüne

Elazığ Emniyet Müdürü Celal Sel, İzmir Emniyet Müdürlüğüne
Konya Emniyet Müdürü Engin Dinç, Ankara Emniyet Müdürlüğüne
Adıyaman Emniyet Müdürü İbrahim Ergüder, Düzce Emniyet Müdürlüğüne
Ardahan Emniyet Müdürü Ünsal Hayal, Bartın Emniyet Müdürlüğüne
Artvin Emniyet Müdürü Sinan Ergen, Zonguldak Emniyet Müdürlüğüne

Bingöl Emniyet Müdürü Ali Canbolat, Muğla Emniyet Müdürlüğüne
Bitlis Emniyet Müdürü Celal Özcan, Gaziantep Emniyet Müdürlüğüne
Gaziantep Emniyet Müdürü Mustafa Emre Başbuğ, Kırıkkale Emniyet Müdürlüğüne
Hatay Emniyet Müdürü Ahmet Arıbaş, Samsun Emniyet Müdürlüğüne
Karabük Emniyet Müdürü Kadir Yırtar, Erzurum Emniyet Müdürlüğüne

Kars Emniyet Müdürü Yavuz Sağdıç, Denizli Emniyet Müdürlüğüne
Kırşehir Emniyet Müdürü Murat Türesin, Rize Emniyet Müdürlüğüne
Malatya Emniyet Müdürü Ercan Dağdeviren, Bolu Emniyet Müdürlüğüne
Mardin Emniyet Müdürü Mahmut Karabulut, Konya Emniyet Müdürlüğüne
Osmaniye Emniyet Müdürü Ahmet Selçuk Okumuş, Karaman Emniyet Müdürlüğüne

Rize Emniyet Müdürü Nurettin Gökduman, Kahramanmaraş Emniyet Müdürlüğüne
Zonguldak Emniyet Müdürü Fahri Aktaş, Manisa Emniyet Müdürlüğüne
Çanakkale Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, Kocaeli Emniyet Müdürlüğüne
Yozgat Emniyet Müdürü Murat Esertürk, Trabzon Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Nihat Uzun, Bayburt Emniyet Müdürlüğüne

Polis Başmüfettişi Tamer Cömert, Gümüşhane Emniyet Müdürlüğüne,
Polis Başmüfettişi Hakan Duman, Tunceli Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Salih Gözüm, Yalova Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Cihat Dağdeviren, Adıyaman Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Mahmut Ay, Afyonkarahisar Emniyet Müdürlüğüne

Polis Başmüfettişi Yılmaz İpar, Ağrı Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Gökalp Şener, Ardahan Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Hüseyin Adatepe, Artvin Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Beyti Kalaycı, Bilecik Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Şükrü Orhan, Bingöl Emniyet Müdürlüğüne

Polis Başmüfettişi Ortaç Şekeroğlu, Bitlis Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Selim Arıcı, Çanakkale Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Arif Pehlivan, Çorum Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Onur Karaburun, Edirne Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Adnan Karayel, Elazığ Emniyet Müdürlüğüne

Polis Başmüfettişi İdris Yılmaz, Hakkari Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Kadir Gökçe, Hatay Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Ahmet Cengiz Koçak, Isparta Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Mehmet Ali Hasan Köse, Karabük Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Mehmet Ömür Saka, Kars Emniyet Müdürlüğüne

Polis Başmüfettişi Sinan Çamuroğlu, Kırklareli Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Erdoğan Kartal, Kırşehir Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Arif Çankal, Malatya Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Cebrail Buğday, Mardin Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Serkan Karaman, Muş Emniyet Müdürlüğüne

Polis Başmüfettişi Atilla Aksoy, Ordu Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Mehmet Sarıbuva, Osmaniye Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Erden Bildirici, Şanlıurfa Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Mehmet Ali Kolcu, Uşak Emniyet Müdürlüğüne
Polis Başmüfettişi Recep Tecimer, Yozgat Emniyet Müdürlüğüne atandı.

Paylaşın

Resmi Gazete’de Yayınlandı: YÖK’e 5 Üye 20 Üniversiteye Rektör Atandı

Resmi Gazete’nin yayımlanan karara göre Yükseköğretim Kurulu (YÖK) üyeliklerine Prof. Dr. Hasan Mandal, Prof. Dr. Halit Eyüp Özdemir, Prof. Dr. Mahmut Ak, Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı ve Prof. Dr. Haluk Görgün seçildi.

Haber Merkezi / Eski Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) Grup Başkanı Prof. Dr. Mehmet Naci Bostancı, Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörlüğü’ne atandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Yükseköğretim Kurulu’na (YÖK) 5 üye, 20 üniversiteye de rektör ataması yaptı. Resmi Gazete’de yayımlanan atama kararlarına göre, atama listesi şöyle:

Adıyaman Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Kelleş,
Aksaray Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Alpay Arıbaş,
Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Kenan Ahmet Türkdoğan,
Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Naci Bostancı,

Amasya Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ahmet Hakkı Turabi,
Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ali Cengiz Köseoğlu,
Giresun Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Yılmaz Can,
Hitit Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ali Osman Öztürk,

İstanbul Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Osman Bülent Zülfikar,
Karabük Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Fatih Kırışık,
Kastamonu Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal,
Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil,

Koç Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Metin Sitti,
Kütahya Dumlupınar Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Süleyman Kızıltoprak,
Manisa Celal Bayar Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Rana Kibar,
Ordu Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Orhan Baş,

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Kemalettin Aydın,
Sinop Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Şakir Taşdemir,
Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğüne Prof. Dr. Mehmet Saltan,
Yozgat Bozok Üniversitesi Rektörlüğüne ise Prof. Dr. Evren Yaşar atandı.

Paylaşın

Erdoğan İle Putin Çarşamba Günü Telefonda Görüşecek

St. Petersburg’da gerçekleştirilen Rusya-Afrika Zirvesinin ardından basın toplantısı düzenleyen Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile Çarşamba günü telefonda görüşmek için anlaştıklarını açıkladı.

Putin, ya kendisinin Türkiye’ye giderek ya da Erdoğan’ın Rusya’ya gelerek yüz yüze görüşme konusunda daha önce anlaştıklarını aktardı. Türkiye’de doğal gaz merkezi kurulmasının gündemde olduğunu belirten Putin, Türkiye’de gaz satışları için elektronik bir ticaret platformunun oluşturulmasını içerdiğini vurguladı.

Putin, Ukrayna savaşı sonrası Avrupa ülkelerinin uyguladığı yaptırımların ardından geçen yıl enerji ihracatında yeni bir yol olarak Türkiye’de bir Rus “doğal gaz merkezi” kurulmasından söz etmişti.

Putin ayrıca Türkiye ile Ukraynalı Azov Taburu komutanlarının Türkiye’de kalması üzerine anlaşmalar olduğunu ve bu konu üzerine daha fazla yorum yapmayacağını belirtti. Bu ayın başında Rusya ile yapılan esir takası gereği Türkiye’de kalması gereken beş Ukraynalı komutanın Ukrayna’ya dönmesi, Kremlin’in tepkisine neden olmuştu. Komutanlar kamuoyuna yaptıkları açıklamalarda tekrar cepheye döneceklerini belirtmişti.

Rusya’nın St.Petersburg kentinde düzenlenen Rusya-Afrika zirvesine Ukrayna savaşı ve Tahıl Koridoru Anlaşması damgasını vurdu. Putin, zirve sonrası yaptığı konuşmada Rusya’nın Tahıl Koridoru Anlaşması’ndan çekilmesinin ardından tahıl fiyatlarında Rus firmaların yararına olacak şekilde bir artış olduğundan, bu gelirin bir kısmının ise “en fakir ülkelerle” paylaşılabileceğini söyledi.

“Ukrayna’da barış görüşmesi fikrini reddetmiyoruz”

Öte yandan Vladimir Putin, Ukrayna’da barış görüşmesi fikrini reddetmediklerini söyledi. Afrika ve Çin’in barışa aracılık edebileceğini de ekleyen Putin, Ukrayna ordusu taarruz halindeyken ateşkes sağlamanın zor olacağını savundu.

Ukrayna ve Rusya bugüne kadar barış masasına oturmak için çeşitli şartlar ortaya koymuştu. Kiev işgal altındaki topraklarından vazgeçmeyeceğini söylerken Rusya ise “yeni gerçekliğin kabul edilmesi gerektiğini” söylemişti.

Geçen yıl komşusunu işgal eden Rusya, Ukrayna’nın doğusu ve güneyinde büyük toprakları kontrolünde tutuyor. Cumartesi gecesi bir basın toplantısı düzenleyen Putin, Ukrayna’daki çatışmaları daha yoğunlaştırmak gibi bir planları olmadığını belirtti.

Savaşı eleştiren kişilerin tutuklanmasını savunan Putin, bu kişilerin Rusya’ya içerden zarar verdiğini söyledi. Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinden bu yana savaşı eleştiren kişiler tutuklandı veya ülkeyi terk etmek zorunda kaldı.

Rusya-Afrika zirvesinden bir ay önce, yedi Afrika ülkesinin lideri Ukrayna Devlet Başkanı Vlodomir Zelenskiy ve Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’le ayrı ayrı görüşmüştü. Öte yandan Rusya, Moskova’da iki ofis binasının bu sabah Ukrayna tarafından hedef alındığını söyledi.

Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, saldırının insansız hava araçlarıyla düzenlendiğini, kentin hava sahasının geçici bir süreyle kapatıldığını açıkladı. Hava sahası daha sonra tekrar açıldı.

Ukrayna lideri Zelenskiy ise yoğun çatışmaların sürdüğü Bakhmut kentini geri almaya çalışan birlikleri ziyaret etti. Ukraynalı yetkililer, Rusya’nın Mayıs’ta ele geçirdiği kente yaklaştıklarını belirtiyor.

(Kaynak: BBC Türkçe, DW Türkçe)

Paylaşın

Cumhurbaşkanı Erdoğan: Korkaklar Zafer Anıtı Dikemez

İDEF’23 16’ncı Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı Kapanış Töreninde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Son 21 yılda dünyada belki de hiçbir ülkenin karşılaşmadığı engellerle karşılaştık. Gizli açık ambargolara maruz bırakıldık. Haksız ve hukuksuz kısıtlamaların muhatabı olduk. Çifte standardın, adaletsizliğin, ahde vefasızlığın daniskasını yaşadık. Ama bunlar karşısında yılmadık, pes etmedik, yolumuzdan asla dönmedik” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda olduğumuzu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadık. Her zaman şu inançta olduk, korkaklar zafer anıtı dikemez. İnanmış yüreklere kimse set çekemez. Azmin ve gayretin önünde hiçbir güç duramaz, iman varsa, irade varsa Allah’ın izniyle imkan da vardır. İşte bu anlayışla hareket ederek hamdolsun 21 sene önce hayali dahi kurulamayan nice başarıya nice zafere fuarda bugün gururla tanıtılan nice savunma ürününe imza attık.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TÜYAP Fuar Merkezi’nde, İDEF’23 16’ncı Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı Kapanış Töreninde konuştu. Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmasında şunları kaydetti;

“16. Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı IDEF’in kapanışında sizlerle beraber olmaktan duyduğum memnuniyeti özellikle ifade etmek istiyorum. Fuarımızın açılış törenine video mesaj marifeti ile iştirak etmiştim. Kapanış programında sizlerle bir araya gelmeyi özellikle arzu ettim. Fuara katılmak üzere Türkiye’yi ve güzel İstanbul’umuzu teşrif eden tüm misafirlerimize tekrar hoşgeldiniz diyorum.

Fuarın ülkemiz, firmalarımız ve dostlarımız için hayırlara vesile olmasını diliyorum. Milli Savunma Bakanlığı’mızı Türk Silahlı Kuvvetleri’ni Güçlendirme Vakfı’nı ve Savunma Sanayii Başkanlığı’mızı yoğun bir hazırlık sürecinden sonra fuarımızı başarıyla düzenledikleri için ayrıca tebrik ediyorum. Fuara katılan firmalara ve fuarda gerçekleştirilen etkinliklere destek veren tüm kurum ve kuruluşlarımıza ise özellikle teşekkür ediyorum.

Kamu-özel sektör arasındaki yakın işbirliğinin önemini burada bir kez daha gördük. Salı günü başlayan ve dört gün süren fuarımıza bu sene ilgi oldukça yüksek. Dünyanın 81 farklı ülkesi ile birlikte NATO, Afrika Birliği ve Türk Amerikan İş Konseyi’nden katılım oldu. Aynı şekilde fuara 189 heyeti temsilen 741 heyet üyesi iştirak etti. Fuarımızda 689’u yerli, 772’si yabancı olmak üzere bin 461 firma yer aldı. Yüzde 15’i yabancı olmak üzere 100 binden ziyaretçiyi ağırlayan IDEF’23 sektöre damgasını vurmayı yine başardı.

Fuar tarihi açısından çok da uzun olmayan 30 yıllık zaman zarfında IDEF sektörün kalbinin attığı küresel bir markaya dönüşmüştür. Türkiye için önemli bir kazanım olan bu gerçeği, katılımcı ve firma sayısının yanı sıra ürünlerimizin genişleyen yelpazesi de teyit ediyor. Türk Savunma Sanayii’nin adeta görücüye çıktığı fuar süresince farklı kategorilerde 200’e yakın sistem ve alt sistemin tanıtımı yapıldı.

IDEF’23 iş bağlantıları açısından da hamdolsun oldukça verimli geçti. Şimdiye kadar katılımcı şirketler, yabancı heyetler ve Türk tedarik makamları arasında 5 bin iş görüşmesi gerçekleştirildi. Ayrıca 4 gün boyunca 120 tanıtım programı, iş birliği protokolü ve sözleşme imza töreni düzenlendi. Bunların haricinde daha pek çok temasa, görüşmeye, iş bağlantısına, irtibat tesisine fuarımız vesile oldu.

IDEF’in başarı çıtasını daha da yükseltmesinden memnuniyet duyuyoruz. Fuarın ülkemize ve sektörümüze yakışır şekilde icrasına destek veren hiçbir kardeşimi gözardı edemeyiz. Ama buraya destek veren kardeşlerime, firmamıza ve kurumumuza şükranlarımı sunuyorum. Elbette IDEF’23 deki başarımızı aldık, Türkiye’nin gurur hanesine yazdık. Ama aynı zamanda bugünden itibaren daha büyük hedeflere yelken açtık.

Önümüzde çok iyi değerlendirmemiz gereken 2 senemiz bulunuyor. İnşallah bu süreyi kamusu ve özel sektörü ile en etkin, en verimli şekilde kullanacağız. Başlayıp belli bir aşamaya getirdiğimiz projelere hız vereceğiz. Sektörün ihtiyaçlarını tespit edip, özgün çözümler geliştireceğiz. Ürün yelpazemizle birlikte rekabet gücümüzü de artıracağız.

MOKAP olarak sergilenen ürünlerimizi kullanıma ve satışa hazır hale getireceğiz. Sadece bunlarla kalmayacak, kendi alanında çığır açan, sektöre yön veren ileri teknolojiye sahip yeni ürünlerle tüm dünyanın huzuruna çıkacağız. 17. IDEF’in işte bu hedeflerimizi gerçeğe dönüştüreceğimiz bir platform olabilmesi için çalışmalarımıza şimdiden başlayacağız.

“Son 21 yılda başardıklarımıza bakarak iddialı konuşuyoruz”

Buradaki tüm firmalarımızın adeta bir akıncı ruhu ile işine ve projesine dört elle sarılmasını bekliyorum. Yalan tüccarlarına ve şeamet tellallarına asla kulak asmayacağız. Hedeflerimize odaklanarak bir sonraki IDEF’i her bakımdan sektörümüz açısından yeni bir sıçrama tahtası haline getireceğiz. Bunları söylerken kesinlikle hamaset yapmıyoruz. Son 21 yılda başardıklarımıza bakarak böyle iddialı konuşuyoruz.

Savunma sanayii alanında katettiğimiz mesafe bizim hem referansımız hem ilham kaynağımız hem de neleri yapabileceğimizin müjdecisidir. Ülkemizi takip edenler son 21 yılda Türkiye’nin özellikle savunma sanayii alanında yazdığı başarı hikayesinin en yakın şahididir. Kurumlarımız, firmalarımız ve vatandaşlarımız ise bu hikayenin aktörleri olarak sürece tanıklık ettiler.

Gerçekten son 21 yılda dünyada belki de hiçbir ülkenin karşılaşmadığı engellerle karşılaştık. Gizli açık ambargolara maruz bırakıldık. Haksız ve hukuksuz kısıtlamaların muhatabı olduk. Çifte standardın, adaletsizliğin, ahde vefasızlığın daniskasını yaşadık. Ama bunlar karşısında yılmadık, pes etmedik, yolumuzdan asla dönmedik.

Kendi göbeğimizi kendimiz kesmek zorunda olduğumuzu hiçbir zaman aklımızdan çıkarmadık. Her zaman şu inançta olduk, korkaklar zafer anıtı dikemez. İnanmış yüreklere kimse set çekemez. Azmin ve gayretin önünde hiçbir güç duramaz, iman varsa, irade varsa Allah’ın izniyle imkan da vardır. İşte bu anlayışla hareket ederek hamdolsun 21 sene önce hayali dahi kurulamayan nice başarıya nice zafere fuarda bugün gururla tanıtılan nice savunma ürününe imza attık.”

Paylaşın

Resmi Gazete Yayınlandı: İlaca Yüzde 30,5 Zam

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlan karara göre, beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılacak Türk Lirası cinsinden 1 Euro değeri Temmuz ayında yüzde 30,5 oranında arttırılarak 14,0387 TL olarak belirlendi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan imzalı Resmi Gazete’deki kararla ilaca yüzde 30,5 oranında zam geldi.

Karar göre, beşeri tıbbi ürünlerin fiyatlandırılmasında kullanılan Euro değeri, yüzde 30,5 oranında artırılarak 14,0387 TL olarak belirlendi. Artışla fiyat korumalı ürünlerde barem değeri 48,41 TL olurken, diğer ürünlerde ise barem değeri 25,30 TL oldu.

Dönemsel euro değeri güncellemesinde ise geçici 7’nci madde kapsamında uygulanan 4 TL’ye kadar olan artışlar dikkate alınmayacak.

Güncelleme sonrasında 4 TL’ye kadar olan artışlar, TL değerinde değişiklik yapılmadan ürünlerin depocuya satış fiyatları üzerine eklenecek. Karar, 24 Temmuz’dan itibaren yürürlüğe girecek.

Öte yandan birçok siyasi isim ve sosyal medya kullanıcısı gelen zamma tepki gösterdi.

Gelecek Partisi lideri Ahmet Davutoğlu, Cumhurbaşkanı kararıyla alınan ilaç zammına tepki gösterdi. Twitter hesabından paylaşım yapan Davutoğlu, “Gıda ve enerji zamları ile vatandaşlarımızı hastalığa mahkûm edip, ilaç zamları ile taammüden öldürmeyi mi planlıyorsunuz?

Yalan ve istismarla kazandığınız seçimler ile kullardan utancınız kalmadı ama halkımız sizin ekonomik zulmünüz altında inim inim inlerken lüks ve şatafat içinde sürdürdüğünüz saltanat dolayısıyla bari Allah’tan utanın! Yazıklar olsun!” dedi.

“2000’lerin başına dönüyoruz”

Siyaset bilimci akademisyen Süleyman Erdem de, “Vatandaşı bir ÖTV çarpıyor, bir KDV çarpıyor. Hala yıkılmadıysan, ayaktaysan, bir de geçici vergi çarpıyor. Ama o biraz kalıcı olarak çarpıyor. Vay be, Türk olmak ne kadar zormuş!

Resmi Gazete’de yayımlanan Cumhurbaşkanı Kararı ile ilaç fiyatlarına yüzde 30 zam geldi. Benzine de 6 TL’lik ÖTV ve KDV zammından sonra 2 TL daha zam gelecekmiş. Pek çok açıdan 2000’lerin başlarına dönüyoruz” ifadelerini kullandı.

Eski hakim ve avukat Kerim Yılmaz ise, “Zam yağmurundan kaçış imkansızlaştı, bu gece yarısı ilaç da nasibini almış… Seçimleriniz yaşamınız olur.. Akıl, ahlak, adalet..” yazdı.

Twiter’da kararı paylaşan eczacı Onur Çetin, ilaç krizinin derinleşeceğini söyleyerek, “Evet, 7 ay sonra ilaca %30 zam geldi (olması gereken en az %150). Yani bu demektir ki ilaç krizi daha da derinleşecek, daha da az ilaç bulacağız.

Seçimlerinizin sonuçlarını çekmeye devam edeceğiz. Ayrıca zammı dış güçler değil, Cumhurbaşkanı yaptı. Hesap soracak babayiğitlere duyurulur” dedi.

Paylaşın

Erdoğan’dan “Gabar Petrolü” Yorumu: 2024’te Ekonomiye Yansır

Gabar Dağı’nda keşfedilen petrolle ilgili değerlendirmede bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, ekonomiye olumlu yansıması 2024’te başlayacağını söyledi. Erdoğan, “Gabar’daki petrol henüz halkın cebine girmeye başlamadı. Şu anda çıkarma safhasındayız” dedi ve ekledi:

“Ve inşallah bunu çıkarıp da devletin, hazinenin kasasına, kesesine girmeye başladığı andan itibaren Gabar petrolü de süratle inşallah vatandaşımıza yansıyacak. İnşallah en uygunu, ideali neyse biz onu vatandaşımıza yansıtırız. Keşfi yapılan petrolün sisteme girmesi, yakıt olarak kullanılması biraz zaman alacak.”

Akaryakıt zamlarına da değinen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “ÖTV’nin maktu olmasından dolayı çok uzun zamandır enflasyon güncellemesi yapılmamıştı. Bu nedenle ÖTV’de böyle bir artışa gidildi” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Körfez ülkeleri ziyaretinden dönüşünde beraberindeki medya mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Erdoğan, Şırnak sınırlarındaki Gabar Dağı’nda keşfedilen petrolle ilgili, “Ekonomiye olumlu yansıması 2024’te başlar” dedi. Bu yöndeki soruyu yanıtlayan Erdoğan, “Gabar’daki petrol henüz halkın cebine girmeye başlamadı. Şu anda çıkarma safhasındayız. Ve inşallah bunu çıkarıp da devletin, hazinenin kasasına, kesesine girmeye başladığı andan itibaren Gabar petrolü de süratle inşallah vatandaşımıza yansıyacak. İnşallah en uygunu, ideali neyse biz onu vatandaşımıza yansıtırız. Keşfi yapılan petrolün sisteme girmesi, yakıt olarak kullanılması biraz zaman alacak” dedi.

Şu anda günde 12-13 bin varil üretildiğini belirten Erdoğan bunun 100 bin varile çıkacağını ifade ederek, “Esas itibariyle devreye girme tarihi 2024 sonu diyebiliriz. Yaklaşık 100 kuyu açacağız. Şu anda Türkiye ve civar ülkelerdeki bütün sondaj makinalarını oraya yönlendiriyoruz. Dağlarda kilometrelerce yol yapılıyor. Çok hummalı bir çalışma var” diye konuştu.

Erdoğan, bir soru üzerine son günlerde çok tartışılan Özel Tüketim Vergisi’ne (ÖTV) yapılan artışısavundu, ayrıca akaryakıt zamlarına değindi. Erdoğan, “ÖTV’nin maktu olmasından dolayı çok uzun zamandır enflasyon güncellemesi yapılmamıştı. Bu nedenle ÖTV’de böyle bir artışa gidildi. Özellikle 6 Şubat depremlerinin getirdiği yoğun mali yük, bu anlamda bütçenin ihtiyaçları kapsamında böyle bir düzenlemeye ihtiyaç duyduk.

Tüm bunlara rağmen akaryakıt fiyatlarında Türkiye, Avrupa’nın en ucuz ülkelerinden biri. Akaryakıtta zaten bir otomatik fiyatlandırma mekanizması var. Dünyadaki fiyatlar çerçevesinde belirleniyor. ÖTV artışıyla yapılan da depremin etkileri, depremle mücadele ile alakalı Türkiye’nin ihtiyaçları kapsamında yapılmış bir vergi düzenlemesidir” şeklinde konuştu.

Yetersiz bulunan emekli maaşlarıyla ilgili soruyu da yanıtlayan Erdoğan, “Emekliler noktasında da yıl sonu itibarıyla yeniden bir değerlendirme yapmamız söz konusu. Memura, işçiye ve emekliye bütçe şartlarını zorlayarak yapabileceğimiz en iyi zammı yaptık” dedi.

Erdoğan, Suriyeli sığınmacıların dönüşleri için Türkiye’nin komşu ülkenin kuzeyinde başladığı konut inşasına değinerek, “Briket evler yapım çalışması devam ediyor. Şu an 100-150 bin briket ev rakamına ulaştık. Bunları yaptıkça da Suriyeli sığınmacı kardeşlerimiz geri dönmeye başladılar. Şu an itibariyle dönüş yapan sığınmacı rakamında 1 milyonu yakalamış olabiliriz. Bundan sonraki süreçte bu daha da artacaktır” dedi.

Katar’ın da söz konusu konut projesini desteklediğini belirten Erdoğan, “Dönüşlerin daha da artacağına inanıyorum. Zaten sığınmacıların gönüllü olarak dönme arzusu çok açık, net ortada. Onlar da topraklarına dönmenin hasreti içerisinde” diye konuştu.

Erdoğan özellikle büyük kentlerdeki kira artışlarına da değindi. Konu üzerinde çalıştıklarını belirten Erdoğan, “Bu çalışmayla da bunların üzerine üzerine gideceğiz. Yani bunların yanına bu kâr kalmayacak. Fahiş kira artışını ve konut fiyatlarını durdurmak için gerekirse ceza uygulamasına da gideceğiz” dedi.

Kira artışlarından dolayı ev sahiplerini suçlayan Erdoğan, “Vatandaşlarımızı açgözlü bir avuç azınlığın kar hırsına kurban edemeyiz. Vatandaşımızın alım gücünü düşürmemek, enflasyona ezdirmemek için yaptığımız zamlara göz diken ev sahipleri bunun bedelini ödemek zorunda kalacak. Hangi konuda olursa olsun fahiş fiyat artışlarına giden, piyasanın dengesini bozan yaptığı davranışın cezasını çekecektir” dedi.

İsveç ve AB ilişkileri

Erdoğan, İsveç’in NATO üyeliğiyle ilgili onay sürecinin Meclis aşamasına geldiğini hatırlatarak, “TBMM çalışma takvimine göre şekil alacak. Görüşmelerimizde İsveç tarafının verdiği sözlerin, garantilerin takipçisi olacağız. İsveç’in atacağı adımlara göre de biz harekete geçeriz. NATO’nun en güçlü ikinci ordusuna sahip, NATO’nun adeta lokomotifi Türkiye’nin Avrupa Birliği üyeliği de Birliğe canlılık ve güç katacaktır. İsveç’in, ülkemizin üzerinde hassasiyetle durduğu terör örgütleriyle mücadele ve teröristlerin iadeleri konusunda somut adım atması kendi lehine olacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Körfez Ülkeleri ve Mısır

Erdoğan, Mısır’la ilişkilerin düzeltilmesiyle ilgili soruya verdiği yanıtta, Körfez ülkeleri ziyareti sırasında Kahire’ye yönelik adımların memnuniyetle karşılandığını gördüğünü söyledi.

Erdoğan, “Körfez ziyaretimde liderlerle yaptığımız özel görüşmede gördüm ki Mısır konusunda attığımız adım onları ciddi manada memnun etmiş. Hepsi de bize teşekkür etti. Yani Mısır ile büyükelçilerin atanmış olması, bizler için bölgede yeni bir gelişmenin olması durumudur. Bundan dolayı memnun olduklarını gördüm. Şimdi gerek bakan arkadaşlarımız gerek iş insanlarımız Mısır ile ilişkilerini geliştiriyorlar. Mısır ile ilişkilerin geliştirilmesi özellikle ekonomik potansiyelimizi de ciddi manada artıracaktır” dedi.

Tahıl Anlaşması

Erdoğan tahıl anlaşmasından çekilen Rusya’yı geri döndürmek için diplomatik çabaları yoğunlaştıracaklarını belirterek, “Sayın Putin’in ağustos ayında planlanan ziyareti de gerçekleşirse bu hususları tüm ayrıntısıyla görüşeceğiz. İnanıyorum ki süreç uzamadan, Karadeniz Tahıl Girişiminin devamını sağlayacağız” dedi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Erdoğan’ın “Körfez Turu” Bekleneni Verdi Mi?

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın 17-19 Temmuz tarihlerini kapsayan Suudi Arabistan, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri’ni (BAE) kapsayan üç günlük turunda yakın geleceğe yönelik olarak savunmadan enerjiye pek çok anlaşmanın duyurusu yapıldı.

Türkiye’ye yeni sıcak para girişlerinin olacağının sinyalleri verilirken, üç Körfez ülkesinin hangi alanlarda ve ne kadar yatırım yapılacağı belirsiz.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Mayıs ayında yaptığı bir açıklamada, seçimlerden önce rezerv sıkıntısı çeken Merkez Bankası hesaplarına kaynak aktarımı yapan Körfez ülkelerine “teşekkür” ziyareti gerçekleştireceğini ve bu ülkelerle Türkiye arasında özellikle ekonomi alanında yeni bir işbirliği dönem başlatmayı amaçladığını kaydetmişti.

Kalabalık bir iş insanı grubu ve bakanların eşlik ettiği Erdoğan’ın ziyaretinin ilk ayağı Körfez bölgesi ve Arap dünyasının lideri Suudi Arabistan oldu.

Erdoğan ile Veliaht Prens Muhammed bin Selman arasında yapılan görüşmelerin ardından doğrudan yatırım, savunma sanayii, enerji, savunma ve iletişim alanlarında beş anlaşma imzalandı.

Bu anlaşmalar arasında özellikle Suudi Arabistan Savunma Bakanlığı ile Baykar arasında imzalanan anlaşma dikkat çekti.

Baykar’dan yapılan açıklamada Suudi Arabistan’a Bayraktar Akıncı TİHA (Taarruzi İnsansız Hava Aracı) ihraç edileceği bildirildi. Baykar’ın Suudi Arabistan’a eğitim, teknik destek ve lojistik hizmetleri de sağlayacağı kaydedildi.

Erdoğan ve Muhammed bin Selman temaslarının ardından kapsamlı bir ortak açıklama da yayımladılar ve iki ülke arasındaki işbirliğinin bundan sonraki süreçte artarak devam edeceğini kayda geçirdiler.

Suudi Arabistan ile ekonomik entegrasyon vurgusu

Bu kapsamda Türk-Suudi Koordinasyon Konseyi’nin faaliyete geçmesinin önemine dikkat çeken iki lider, ticaret ve yatırım alanlarında işbirliği ivmesinin artırılması ve özellikle altyapı, inşaat, mühendislik, savunma ve metalürjik sanayi, çevre ve miras turizmi, yenilenebilir enerji gibi sektörlerde ve diğer ortak çıkar alanlarında “ekonomik entegrasyon” için fırsatları destekleme vurgusu yaptılar.

Suudi Arabistan’dan Türkiye ve Avrupa’ya elektrik ihracatı ile yenilenebilir enerji, hidrokarbon kaynakları için temiz teknolojiler, hidrojen gibi düşük karbonlu yakıtlar dâhil olmak üzere enerji alanlarında iş birliğini geliştirme amacı ortak bildiriye yansıdı.

Savunma ve terörizmle mücadelede işbirliği niyeti de ortak bildiride yer aldı:

“Taraflar, savunma ve askeri sanayi alanlarında iş birliği ve eş güdümü geliştirmek ve bu alanlarda imzalanan anlaşmaların, iki ülkenin ortak çıkarlarına hizmet edecek, bölgede ve dünyada güvenlik ve barışın sağlanmasına katkıda bulunacak şekilde harekete geçirilmesi konusundaki kararlılıklarını ifade etmişlerdir.”

Ziyarette yapılan anlaşmalar ve ortak bildiride yer alan unsurlar, Türkiye ve Suudi Arabistan arasında son yıllarda sürdürülen normalleşme çabalarının sonuç verdiğini göstermesi açısından önemli değerlendiriliyor.

Türkiye, 2020 sonu ve 2021 başından itibaren ilişkilerinde sorun yaşadığı ülkelerle normalleşme arayışına girmişti.

Bu ülkelerin başında 2018’de gazeteci Cemal Kaşıkçı’nın İstanbul Başkonsolosluğu’nda öldürülmesi nedeniyle Suudi Arabistan geliyordu.

Türkiye, 2013’te Mısır’da askeri darbe yapan Abdülfettah es-Sisi yönetimi ve bu yönetime en çok destek veren BAE ile de bozulan ilişkilerini son yıllarda tamir etmeye çalışıyordu.

Katar’la 50. yıl bildirisi

Ziyaretin ikinci durağı, Türkiye’nin bölgede uzun süredir stratejik ortağı konumunda olan Katar oldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani başkanlığında yapılan toplantılar kapsamında diplomatik ilişkilerin kurulmasının 50. yıl dönümü dolayısıyla ortak bildiri yayımlandı.

Türkiye-Katar ilişkilerinin 1973’ten bugünkü “stratejik ortaklık” aşamasına gelene kadar niteliksel bir dönüşüm geçirdiği belirtilen bildiride, 2015’ten bu yana her yıl yapılan Yüksek Stratejik Komite toplantıları kapsamında ikili iş birliği düzeyini geliştirmeyi amaçlayan yaklaşık 100 belgenin imzalandığı anımsatıldı.

Somut bir anlaşmanın imzalanmadığı ve yeni yatırım sözünün verilmediği Katar ziyaretinde stratejik ilişkilerin ve ikili işbirliğinin süreceği vurgusu yapıldı.

BAE ile 50,7 milyar dolarlık yatırım paketi iddiası

Körfez turunun en dikkat çekici temasları ise BAE’de yapıldı. İki ülke arasındaki ilişkiler 2013’te Mısır’da yapılan darbenin ardından gerilmişti ve taraflar büyükelçilerini çekmişlerdi.

Türkiye, BAE’yi 2016’da yapılan darbe girişiminin arkasında olmakla suçlamıştı. İki ülke arasındaki gerilim başta Libya olmak üzere bazı bölgesel çatışma alanlarına da yansımıştı.

Suudi Arabistan ile olduğu gibi BAE ile yürütülen normalleşme sürecinin somut sonucu Erdoğan’ın bu ziyareti sırasında görüldü.

Ziyaret sırasında Erdoğan’a BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed Bin Zayed Al Nahyan tarafından “Zayed Devlet Nişanı” takdim edilmesi dikkat çekti.

Türkiye-BAE görüşmelerinin iki sonucu oldu. Taraflar Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey kurma kararını ve böylece ikili ilişkilerde “stratejik” düzeye geçildiğini duyurdular.

Erdoğan, heyetler arası görüşmeler sırasında yaptığı açıklamada, “Yüksek Düzeyli Stratejik Konsey mekanizmasıyla ilişkilerimizin en üst düzeyde düzenli şekilde ele alınmasını sağlayacağız,” ifadelerini kullandı.

Suçluların iadesi anlaşması da var

İkinci önemli açıklama ise Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’ndan yapıldı. Açıklamaya göre iki ülke arasında toplam tutarı 50,7 milyar dolar olan 13 belgenin imzalandı.

İletişim Başkanlığı anlaşma imzalanan alanları “enerji, ulaştırma, altyapı, lojistik, e-ticaret, finans, sağlık, gıda, turizm, emlak, inşaat, savunma sanayisi, yapay zekâ ve ileri teknolojiler” olarak sıraladı.

Yapılan anlaşmalar arasında suçluların iadesi ve adli yardımlaşma da yer alıyor.

Bu anlaşmaların bir süredir sosyal medya kullanmama ve mesaj atmama koşuluyla BAE’de barınmasına izin verilen organize suç örgütü lideri Sedat Peker’i nasıl etkileyeceği bilinmiyor.

Hakkında yakalama kararı bulunan Peker için İnterpol aracılığıyla kırmızı bülten de çıkarılmıştı.

BAE basınına göre imzalanan anlaşmalar şunlar:

Karşılıklı yatırımların teşvik edilmesi ve korunması.
Suçluların iadesi anlaşması.
Hukuki ve ticari konularda adli işbirliğine ilişkin anlaşma.
Cezai konularda karşılıklı adli yardım anlaşması.

Ortak Ekonomik ve Ticaret Komisyonu’nun (JETCO) kurulmasına ilişkin ortak deklarasyon.
Dijital dönüşüm konusunda işbirliğini içeren mutabakat muhtırası.
Enerji ve doğal kaynaklar projelerinin geliştirilmesi için stratejik ortaklık çerçeve anlaşması.

İki ülke uzay ajansları arasında ticari amaçlı ortak fırlatma aracı kapasitesi geliştirilmesi mutabakat muhtırası.
BAE Uluslararası Yatırım Konseyi ile Türkiye Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi arasında mutabakat muhtırası.
İki ülke savunma sanayi kurumları arasında stratejik işbirliği için mutabakat muhtırası.

Türk Eximbank ile BAE ADQ yatırım şirketi arasında ihracat kredisinin finansmanı için mutabakat muhtırası.
BAE’li ADQ ile Türkiye Hazine ve Maliye Bakanlığı arasında depremlerden etkilenen bölgelerin yeniden inşası için sukuk (faiz içermeyen borçlanma kağıdı) yatırımına ilişkin mutabakat muhtırası.
Türk Petrolleri ile Abdu Dabi Ulusal Petrol Şirketi arasında stratejik işbirliği anlaşması.
Abu Dabi Yatırım Ofisi ile Türkiye Cumhurbaşkanlığı Yatırım Ofisi arasında mutabakat muhtırası.

Bu anlaşmaların nasıl somutlaşacağı ve açıklamada belirtildiği gibi 50,7 milyar dolarlık bir yatırıma dönüşeceğini zaman gösterecek.

(BBC Türkçe)

Paylaşın