Özel’den “Aday Olacak Mısınız?” Sorusuna Yanıt: Kemal Bey İle Yarışabiliriz

“CHP Genel Başkanlığı’na aday olacak mısınız?” sorusuna yanıt veren Özgür Özel, “Yaşadığımız süreç beni adaylığa o günden daha fazla yaklaştırdı. Bu işin sonunda bir adaylık olursa da o özgüvenim, inancım, kararlılığım var. Adaylık noktasında kem küm ediyor değilim ama bir süreç var ve tamamlanması gerekiyor” dedi ve ekledi:

“Yenmek, yenilmek değil. Biz kurultayda Kemal bey ile yarışabiliriz. Bu hainlik değildir. Bazıları diyor ki “Kemal beye ihanet mi ediyorsun?”. Kemal beyin başarısı için bir şeyleri eksik yapmak ihanettir, ben yapmadım. Kemal beyin başarısı için, en yakını kimse en yakını kadar inandım.

Kemal bey ‘Bu kürsüde son kez sesleniyorum, bir yolculuğa çıkıyorum’ dedi. Babam gibi hissettiğim bir insana tutamadım kendimi ağladım. ‘Ağlıyordun, aday olamazsın’ diyorlar. Ben üç kez ağladım siyasette. İmamoğlu, İstanbul’u kazandı. 19 gün sandık üstünde yattık. Haber geldi mazbatayı veriyorlar, oradan İBB’ye. Balkona çıktım, bir gürültü başladı. İzmir Marşı çalıyor, İmamoğlu arabadan indi. O anı gördüm hüngür hüngür ağladım. Kemal bey adaylığını açıkladı tutamadım kendimi ağladım. Bir de Soma Davası bitti, büyük haksızlık yaptılar kapının önünde ağladım.”

Genel seçimlerin ardından CHP’de yaşanan “değişim” tartışmalarında ismi genel başkan adaylığı için geçen Özgür Özel, Halk TV’de İsmail Küçükkaya ile Yeni Bir Sabah’ın konuğu oldu. “Aday olacak mısınız?” sorusuna yanıt veren Özel şunları söyledi:

Ben burada adayım desem hem partiye, hem kamuoyuna hem de birlikte yol yürüdüğümüz insanlara ve başta genel başkana karşı şu anda bunu buradan açıklamak doğru olmaz. Süreci tamamlayacağım, tutum belgesini açıklayacağız. Bir eş zamanlılıkla belki bir basın toplantısıyla, belki kadrolarımızla birlikte… Önce tutum belgemizi kamuoyu ile paylaşacağız. Daha sonra aday olacağımız sırada, önceden benim sözüm var. Önce aileme, sonra genel başkana haber vereceğim. Yani genel başkan televizyondan duymayacak. Ondan sonra da kurultayla ilgili gerekli süreci başlatacağız.

28’inde hiç niyetim yoktu. Haziran’ın ortasına geldiğimizde partinin hiçbir şey yokmuş gibi davranmasının seçmene büyük bir haksızlık olduğunu gördüm. Partimizin özeleştiri yapmamasını büyük bir haksızlık olarak gördüm. Partimizin bir yenilenme, değişim meselesine geçmemesinin seçmeni kaybettiğini gördüm. Partide de, ülkede de işlerin iyi gitmediğini gördüm. Orada sorumluluk üstlenebilirim dedim. Yaşadığımız süreç beni adaylığa o günden daha fazla yaklaştırdı. Bu işin sonunda bir adaylık olursa da o özgüvenim, inancım, kararlılığım var. Adaylık noktasında kem küm ediyor değilim ama bir süreç var ve tamamlanması gerekiyor.

Görüşmemiz gereken herkesle görüşüyoruz. Başta genel başkanımız, partimizin kadrolarını asla incitmemeye, üzmemeye çalışıyoruz. İnsan baba evini yakıp yıkmaz, bazıları benim yaptığım görevleri yapıp partiden gitti.

Yenmek, yenilmek değil. Biz kurultayda Kemal bey ile yarışabiliriz. Bu hainlik değildir. Bazıları diyor ki “Kemal beye ihanet mi ediyorsun?”. Kemal beyin başarısı için bir şeyleri eksik yapmak ihanettir, ben yapmadım. Kemal beyin başarısı için, en yakını kimse en yakını kadar inandım.

Kemal bey “Bu kürsüde son kez sesleniyorum, bir yolculuğa çıkıyorum” dedi. Babam gibi hissettiğim bir insana tutamadım kendimi ağladım. “Ağlıyordun, aday olamazsın” diyorlar. Ben üç kez ağladım siyasette. İmamoğlu, İstanbul’u kazandı. 19 gün sandık üstünde yattık. Haber geldi mazbatayı veriyorlar, oradan İBB’ye. Balkona çıktım, bir gürültü başladı. İzmir Marşı çalıyor, İmamoğlu arabadan indi. O anı gördüm hüngür hüngür ağladım. Kemal bey adaylığını açıkladı tutamadım kendimi ağladım. Bir de Soma Davası bitti, büyük haksızlık yaptılar kapının önünde ağladım.

“Erdoğan’ı yenebilir misiniz?”

Yeneriz. Erdoğan ve AK Parti’yi böyle putlaştırmaktan, gereğinden fazla önemsemekten başka bir yere geçmek lazım. AK Parti’nin siyasetinin ve onun sizi ayırdığı kısma razı olmayarak yeneriz. AK Parti bir ayrılık alanı buluyor onun üzerinde tepiniyor. Günü gününe sağcılar-solcular, Aleviler-Sünniler, Kürtler-Türkler…

Kendinden olmayanı şeytanlaştırıyor, kendi arkasını sağlamlaştırıyor. Arkasına aç, işsiz, yoksul, güvencesiz insanları bambaşka saiklerle korkutarak arkasına topluyor. Beşli çete, beşli çete, beşli çete evet ama Türkiye’nin dört bir yanında irili ufaklı binlerce çetenin yaptığı bütün talanlara hep birlikte direnen bir siyasete ihtiyaç var.

Paylaşın

“Özgür Özel, Eylül Ayının İlk Haftası Adaylığını Açıklayacak” İddiası

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) 28 Mayıs’ta yapılan seçimler sonrası başlayan “değişim” tartışmaları devam ediyor. CHP Genel Başkan adaylığı için adı geçen Grup Başkanı Özgür Özel’in eylül ayının ilk haftasında, adaylığını açıklayacağı ifade ediliyor.

Partide değişim tartışmalarının başladığı süreçte, genel başkan adaylığı konusunda “Üzerine sorumluluk düşerse adaylıktan kaçmam, fedakarlık düşerse bir dakika düşünmem” açıklamasıyla aday olabileceği mesajı veren Özel’in eli, İmamoğlu’nun adaylık yarışından çekilmesi ile rahatladı.

Değişim tartışmalarının ardından, Özel ile İmamoğlu’nun sık sık görüşmeler yaptığı ve birlikte hareket etme kararı aldığı kaydediliyor.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre, yakın çevresi Özel’in, adaylık konusunda kesin kararlı ve şu anda yol haritası üzerinde çalıştığını belirtiyor.

Özel’e yakın kaynaklar, “Bize göre düşük oy alma ihtimali yok ama 100-200 oy alacak olsa bile adaylıkta kararlı. Çünkü kendisi de bu kadar ağır seçim yenilgisinin ardından, ‘CHP tek adayla kurultaya gitti, hiçbir değişim tartışması olmadı’ görüntüsünün tabanda duygusal kopuşu hızlandıracağını düşünüyor. O nedenle de kendisi her koşulda aday olacak” yorumunu yapıyor.

“Kadrosu yok, desteği yok” eleştirilerine yanıt vermeyi hedefliyor

Değişim talebinin gerekçelerini açıklayacağı ve adaylık kararının zeminini oluşturacak olan vizyon belgesi üzerinde çalışmalar yürüttüğü ifade edilen Özel’in gelecek hafta bunu kamuoyuna açıklaması yüksek olasılık görülüyor.

Özel’in öncelikle vizyon belgesini açıklayarak, kamuoyunda tartışılmasını sağlamayı hedeflediğini belirten kaynaklar, Eylül’ün ilk haftası da adaylığını açıklamasının planlandığına işaret ediyor.

Yakın ekibine göre Özel adaylık açıklamasını, henüz mekan ismi belli olmamakla birlikte kesinlikle “Genel merkez ve Meclis dışında” bir mekanda yapacak.

Adaylık açıklamasında kendisine destek veren ve Parti Meclisi’nde (PM) MYK’de yer vereceği “kadrosu” ile birlikte kameraların karşısına çıkmayı planladığı belirtilen Özel’in, parti kulislerinde dillendirilen “kadrosu yok, örgütte, tabanda desteği yok” eleştirilerine de yanıt vermeyi hedeflediği belirtiliyor.

Paylaşın

CHP’li Özel’den “İttifak” Açıklaması: Seçime Doğru Bırakacağız

CHP Grup Başkanı Özgür Özel, “Yüzde 50+1’lik siyaset, Türkiye’yi dikine kesen siyaseti dayatıyor. Bu da bizi ittifak siyasetine mahkum ediyor. Elbette 50+1 ile meşgul olacağız. Ama bunu yaparken birazcık seçime doğru bırakacağız” dedi ve ekledi:

“Çünkü bu seçimin ertesi günü başlayan ittifak meselesi seni birilerini kırmamak, birilerini karşına almamak, belli yerlerde bir başkasını kızdırmamak üzerinden kendi siyasetini üretememe, kendi siyasetini önerememe, kendi siyasetinde var olamama sonuçlarını doğruyor. O yüzden bence bundan sonra ittifak meselesini seçime yakın bir zamana bırakmak lazım.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, Manisa Büyükşehir Belediyesi İkiz Kuleler Konferans Salonu’nda düzenlenen partisinin Yunusemre İlçe Başkanlığı Kongresi’ne katıldı.

Gazete Pencere‘nin aktardığına göre Özgür Özel, 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlere ve ittifak konusuna değinerek şunları kaydetti:

“Yüzde 50+1’lik siyaset, Türkiye’yi dikine kesen siyaseti dayatıyor. Bu da bizi ittifak siyasetine mahkum ediyor. Elbette 50+1 ile meşgul olacağız. Ama bunu yaparken birazcık seçime doğru bırakacağız.

Çünkü bu seçimin ertesi günü başlayan ittifak meselesi seni birilerini kırmamak, birilerini karşına almamak, belli yerlerde bir başkasını kızdırmamak üzerinden kendi siyasetini üretememe, kendi siyasetini önerememe, kendi siyasetinde var olamama sonuçlarını doğruyor. O yüzden bence bundan sonra ittifak meselesini seçime yakın bir zamana bırakmak lazım.

Orada hep beraber boksörlerin, güreşçilerin yaptığı gibi müsabakadan önce herkesin bir tartıya çıkması lazım. Hangi sıklet olduğunu, kaç kilo bastığını göstermesi lazım. Ondan sonra bir ittifak yapılacaksa onun bir iç hukukunun yazılıp, ona göre bir şey alınacaksa, verilecekse, paylaşılacaksa gerçek sıkletler üzerinden tartıya çıkmak ve bunu öyle yapmak lazım.”

Paylaşın

“CHP’li Özel, Genel Başkanlık İçin Hazırlanıyor” İddiası

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) 28 Mayıs seçimleri sonrası başlayan ‘değişim’ ve ‘dönüşüm’ tartışmaları devam ediyor. Özgür Özel’in adaylık açıklaması için bir metin üzerinde çalıştığı, bu metnin bir ‘tutum belgesi’ işlevi göreceği öne sürüldü.

Özgür Özel’le çalışan isimler, “Bu çalışma bir sır değil. Bunu her yerde dile getiriyoruz. Bizlere değişimin altını doldurmadılar diyen isimlere cevap olacağını belirtmek istiyoruz” diyor.

Değişim açıklamasıyla ilk çıkışı yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yeniden İstanbul’u işaret etmesiyle gözler Özgür Özel’e çevrildi. İmamoğlu, yaptığı açıklamada, “CHP’nin tarihi bilen, geçmişi tertemiz evlatları vardır. Bunlar göreve hazırdır. Bunlardan birisi -ismi geçtiği için söylüyorum- Özgür Özel’dir” demişti.

Diken’den Altan Sancar’ın haberine göre, Özel, eylül başında genel başkanlık için yola çıkacak. Özel’in adaylık açıklaması için bir metin üzerinde çalıştığı, bu metnin bir ‘tutum belgesi’ işlevi göreceği belirtiliyor. Açıklama için net tarih dillendirilmese de metin üzerindeki çalışmaların bitmesi ile kararlaştırılacağı belirtiliyor. Çalışmanın ve açıklamanın eylüle yetişmesi bekleniyor.

Özel’le çalışan isimler, “Bu çalışma bir sır değil. Bunu her yerde dile getiriyoruz. Bizlere değişimin altını doldurmadılar diyen isimlere cevap olacağını belirtmek istiyoruz” diyor.

Özel’in adaylık açıklaması sonrası grup başkanlığı görevinden istifa edip etmeyeceği ise net değil. Ancak genel merkez yönetimi bu durumda güven oylaması istenebileceğini dile getiriyor. Değişim talep edenler ise “Vekillerimiz elbette talep edebilir, ancak sonucun ne olacağı sürpriz olabilir” diyerek genel merkezin vekillerin büyük bölümü üzerinde hakimiyetinin olmadığını vurguluyor.

Genel merkezin adayı Kemal Kılıçdaroğlu

Öte yandan CHP Genel Merkezi, kurultayda partinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu aday gösterecek. İkinci bir adayın çıkması durumundaysa kurultayda verilecek önergeyle parti meclisi için blok liste uygulamasına gidilmesi planlanıyor.

CHP kurultaylarında genel başkan adayı olan Kılıçdaroğlu genellikle sunulan çarşaf liste için anahtar liste kullanıyordu. Bu anahtar liste zaman zaman delinerek, listede yer almayan isimler parti meclisine giriyordu. CHP yönetiminin listenin delinmemesi için bu yönteme başvurabileceği belirtiliyor.

‘Değişim’ cephesi ise kendilerinin blok veya anahtar liste yerine, çarşaf liste ile parti meclisi üyelerinin belirlenmesinin tamamen delegeye bırakılması gerektiğini düşünüyor.

Paylaşın

CHP’de “Değişim” Tartışmaları: Özgür Özel Kurultay İçin Anadolu Turuna Çıkacak

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) 14 ve 28 Mayıs seçimleri sonrası başlayan “değişim” tartışmaları devam ediyor. CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in kurultay için Anadolu turuna çıkacağı iddia edildi.

Özgür Özel’in bu ay içinde grup başkanlığı görevinden istifa edeceği ve ardından kurultay çalışmaları kapsamında Anadolu turuna çıkarak parti örgütüyle bir araya gelmeyi planladığı öne sürülüyor.

Cumhuriyet’ten Aytunç Ürkmez’in haberine göre Özel, bu ay içinde grup başkanlığı görevinden istifa edecek. İstifa etmesinin ardından Özel’in, kurultay çalışmaları kapsamında Anadolu turuna çıkarak parti örgütüyle bir araya gelmeyi planladığı öne sürülüyor.

Öte yandan Özel ve değişimcilerin bu planla, “İmamoğlu’nu 2028 Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde ‘CHP’nin cumhurbaşkanı adayı’ göstermeyi hedeflediği” de iddia ediliyor.

Özel’in Anadolu turunu seçim bölgesi Manisa’dan başlatacağı kulislerde konuşuluyor. Bunun yanı sıra Manisa il yönetiminin istifalar sonucu düşmesi kulislerde yeni bir tartışma yarattı. Kılıçdaroğlu, önceki gün yapılan MYK toplantısında Manisa il başkanlığına yeni yönetiminin atanması için yetki aldı.

Ardından Kılıçdaroğlu, il başkanlığına eski Manisa il başkanı Semih Balaban’a yakın isimlerden olan Kuyumcu’yu atadı. Balaban ile Özel’in arasının iyi olmadığı biliniyor. Bu açıdan duyum kulislerde, “Özel’in önceki il, ilçe ve mahalle kurultaylarında Balaban’a karşı başarı kazanamaması” anımsatılarak “Kılıçdaroğlu’nun Özel’e karşı yaptığı bir hamle” olarak değerlendirildi.

Ancak Özel’in özellikle Adana ve Osmaniye’de etkili olduğu belirtilirken “değişim” ekibinin “Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde etkili olabileceği” de gündemde.

Gözler İmamoğlu’nun kararında

Öte taraftan seçim sonrası değişim çağrısı yapan İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun “değişim” manifestosu bekleniyor. İnternet sitesi üzerinden tabanın değişim taleplerini belirleyen İmamoğlu’nun 10 Ağustos’a kadar bu açıklamayı yapacağı bildirilmişti.

Ancak hem çalışmaların henüz tamamlanmaması hem de geçtiğimiz hafta sonu başlayan ilçe kurultaylarındaki eğilimi gözlemlemek için açıklamanın ay sonuna sarkabileceği belirtiliyor. Hürriyet’in haberine göre kulislerde, İmamoğlu’nun bu açıklamasıyla hem partisiyle ilgili değişim taleplerini somutlaştıracağı hem de kişisel yol haritasına ilişkin güçlü işaret vereceğinden söz ediliyor.

CHP kaynaklarına göre İmamoğlu, bu açıklamasında genel başkanlık yerine yeniden İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığına ilişkin tercihini de kamuoyu ile paylaşacak. İmamoğlu, ‘İstanbul problemi’ nedeniyle kararını bir türlü netleştiremedi.

CHP kaynakları, “Bu süreçte kimse İstanbul’u kaybetmenin sorumluluğunu üstlenmek istemez. İstanbul’u kaybetmiş bir isim olarak genel başkanlık koltuğunda oturmak da kolay olmaz. Ekrem Bey de bugüne kadar bu probleme uygun bir çözüm bulamadığı için arada kaldı. Ancak şimdi, tercihi İstanbul’dan yana olacak. Zaten son günlerde yakın çevresi de, ‘Ekrem Bey genel başkanlık adaylığı için kendisi ortaya çıkmayacak ama Özgür Bey aday olursa kendisini destekleyecektir” dediler.

İmamoğlu, CHP içi gerginliği ortadan kaldıracak onarıcı bir adım attı

Ayrıca, Halk TV yazarı Fikret Bila, İmamoğlu’nun Tunceli’de ana muhalefet partisi lideri Kemal Kılıçdaroğlu ile cep telefonundan gerçekleştirdiği görüşmeyi köşesine taşıdı.

‘Değişim’ ekibinin sosyal medyaya sızdırılan toplantısından sonra özellikle Kılıçdaroğlu ile İmamoğlu arasındaki iplerin koptuğunun, liderlik yarışının başladığına dair haberlerin kamuoyuna yansıdığını hatırlatan Bila, şöyle devam etti:

“Bu sürecin kurultayda genel başkanlığı kim kazanırsa kazansın CHP’nin parçalanmasıyla sonuçlanacağı yorumları yapılıyordu. Hatta İmamoğlu’nun ayrı bir parti kurmak için harekete geçtiği de öne sürülmüştü.

Bu tür haber ve yorumlar dağınık bir CHP görüntüsü yaratıyordu. İmamoğlu, bu görüntüyü ve parti içi gerginliği ortadan kaldıracak onarıcı bir adım attı.

Ziyaret ettiği Tunceli’den kameraların önünde Kılıçdaroğlu’nu aradı ve sıcak bir konuşma yaptı. İmamoğlu bu telefon sohbetiyle Kılıçdaroğlu’yla aralarında ‘baba-oğul’ ilişkisi kalmadığına yönelik haberleri tekzip ettiği gibi diyaloglarının kopmadığını, görüşmeye devam ettiklerini göstermiş oldu.

İmamoğlu’nun bu adımı onarıcı ve önemli bir adımdır. Parti içi rekabetin nezaket sınırları içinde, kırıp, dökmeden de yürütülebileceğini ortaya koymuş, CHP’de kavga, gürültü, dağılma, parçalanma bekleyenlerin heveslerini de kırmıştır. Bu CHP için olumlu bir gelişmedir.”

İmamoğlu’nun görüşme sırasında Kılıçdaroğlu’na “Genel başkanım cebinizi aradım ama ulaşamadım. Evinizin numarasını da çevirdim valla. Tunceli’deyiz, memnunuz burada ziyaretlerimizi yapıyoruz. Nazimiye’de bir konukevi yapmıştık biliyorsunuz. Orayı ziyaret edeceğiz. Sonra dönüş yapacağız. Bu benim dördüncü gelişim. Zaten çok seviyorum” dediği anlar kameralara yansımıştı.

Paylaşın

CHP’li Özgür Özel: Bu Sonucu Yenilgi Olarak Görmeyenler…

CHP’de yaşanan “değişim” tartışmalarına değinen Özgür Özel, “Bu sonucu yenilgi olarak görmeyenler tabanımızın ve örgütümüzün hissiyatını da anlamıyor demektir. Kendi hissiyatının anlaşılmadığını gören seçmenimiz ve tabanımızda yerel seçimleri de etkileyebilecek bir duygusal kopuş tetiklendi” dedi ve ekledi:

“Bugüne kadar partimizin almış olduğu en ağır yenilgilerde dahi, baraj altında kaldığımızda bile yaşanmamış bir öfke söz konusu. Bu durumun yok sayılması partimizin geleceğine ve yaklaşan yerel seçimlere ilişkin kaygılarımızı artırıyor. Tabanımızın hissiyatını anladığımızı tabanımıza hissettirebilirsek, bu travmadan kurtulup ayağa kalkarak birlikte yeni bir mücadele başlatabiliriz.”

14 ve 28 Mayıs seçimlerinde hedeflenen başarının elde edilemediği Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP), “değişim” tartışmaları devam ediyor. CHP’de Grup Başkanı Özgür Özel, parti içi meseleleri Cumhuriyet’ten İklim Öngel‘e değerlendirdi. Özgür Özel, şunları kaydetti:

“Bu sonucu yenilgi olarak görmeyenler tabanımızın ve örgütümüzün hissiyatını da anlamıyor demektir. Kendi hissiyatının anlaşılmadığını gören seçmenimiz ve tabanımızda yerel seçimleri de etkileyebilecek bir duygusal kopuş tetiklendi.

Bugüne kadar partimizin almış olduğu en ağır yenilgilerde dahi, baraj altında kaldığımızda bile yaşanmamış bir öfke söz konusu. Bu durumun yok sayılması partimizin geleceğine ve yaklaşan yerel seçimlere ilişkin kaygılarımızı artırıyor. Tabanımızın hissiyatını anladığımızı tabanımıza hissettirebilirsek, bu travmadan kurtulup ayağa kalkarak birlikte yeni bir mücadele başlatabiliriz.

“Yeni bir yol haritasının yollarını aramalıyız”

Parti örgütlerimizi, partimize yakın sivil toplum örgütlerini, üyelerimizi, yurttaşları anlayışla ve sabırla dinlememiz gerekiyor. Elbette ilçe ve il kongrelerinin yapılması belli olanaklar sağlayacaktır ancak seçim atmosferi sağlıklı tartışmalara engel olabilir, bu durumda üyelerimizle danışma kurullarını özel gündemle toplamak, eleştirilerini ve önerilerini almak, içinde bulunduğumuz krizi çözmenin, travmayı atlatmanın ve önümüze yeni bir yol haritasını birlikte koymanın yollarını aramalıyız.

Bunları yapmak yerine tabanın ve üyenin tepkisini yok sayarsak, bu onarılmaz sonuçlar doğurabilir. Cumhuriyet Halk Partisi, olması gerekenin çok altında üye sayısına sahip. Üyeyle bağımızı kongre salonlarına sıkıştırmamalıyız, doğal tabanlarımız olan sendikalarla, sivil toplum kuruluşlarıyla, toplum kesimleriyle bağlar kurmamız gerekiyor.

Partimizin üyeleriyle 81 ilde ve neredeyse tüm ilçelerde, sadece Edirne, Antalya, İzmir’de değil, Muş’ta, Iğdır’da, Kilis’te, Rize’de, Kayseri’de, Diyarbakır’da hem partililerimizle birlikte çalışmış, hem vatandaşın partimize ilişkin görüş ve eleştirilerini dinlemiş birisi olarak, birtakım reformları ve devrimleri süratle yapmak zorundayız.

Değişim temalı Zoom toplantısı

Özgür Özel, kendisinin de katıldığı, İmamoğlu liderliğinde yapılan değişim temalı Zoom toplantısıyla ilgili olarak, “Bu toplantının sızdırılmasının ardından Genel Başkanımızla görüşmelerim oldu, ancak bu toplantı özelinde bir konuşma yapmadık” dedi.

“Bir lider görevi ne zaman bırakmalı” sorusunu yanıtlayan Özgür Özel, “Bugünlerde dönem sınırlaması çok tartışılıyor. Bunun olmasının partiye bir dinamizm katacağını değerlendiriyorum. Dönem sınırlaması ölçülebilir, kanıta dayalı bazı koşullar tarif edilerek, mutlak başarı şartıyla istisnaya tabi tutulabilir. Ayrıca bir liderin, partisini iktidara taşıyamayacağına, büyütemeyeceğine inandığı anda görevini bırakması en doğal demokratik beklentidir” yanıtı verdi.

Kurultay’ın 29 Ekim’de olmasını öneren CHP’li Özel, “Kılıçdaroğlu aday olmalı mı?” sorusuna da şu yanıtı verdi:

“Genel başkan; aday olsun ya da olmasın, ismi geçenler aday olsun olmasın, Cumhuriyet Halk Partisi, parti içi demokrasi açısından örnek bir süreç işletmek zorunda. Birbirine düşmüş, kavga eden, sevenlerini üzüp, düşmanlarına keyif veren bir süreç yaşanmamalı.

Cumhuriyet Halk Partisi, Türkiye’ye önerdiği demokrasiyi kendi içinde yaşadığını büyük bir özgüvenle gösterebilmeli. Cumhuriyet Halk Partisi, ülkemizde liderini çoklu yarışla seçebilen tek parti. Bu, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bir eksikliği değil, rakiplerine karşı en önemli üstünlüğü.

Partimiz, rakiplerini hain, terörist, sapkın ilan eden anlayışın aksine, farklı hissedenlerin ve düşünenlerin, yönetenler kadar kendisini ifade edebildiği, propaganda imkanlarından yararlanabildiği, en özgür ortamda, en eşit koşullarda yarışabildiği bir parti olarak rakiplerinden ayrışmalıdır.”

Paylaşın

Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu İle Görüşmesini Anlattı: Tavsiyeleri Oldu

Kemal Kılıçdaroğlu ile gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarını anlatan Özgür Özel, “Genel Başkan’la benim açıklamamdan sonra bir araya geldik ve geçmişte olduğu gibi son derece samimi, son derece yapıcı ve birbirine saygılı bir çerçevede geçti görüşme. Ne Genel Başkan’da bir kırgınlık var ne bende. Açıklamalarımın ertesi günü baş başa haftalık görüşmemizi yaptık. Bu meseleye ilişkin güvensizlik, saygısızlık, etik olmama gibi bir çıkarımı yok.” dedi.

Görüşmenin son derece yapıcı olduğunu belirten Özel, “Sitem eden bir noktada değildi. Ama beni koruyan ve kollayan bir tutumu vardı. Bu süreçte neleri yapmamın doğru, neleri yapmamın yanlış olabileceğine dair yapıcı uyarıları oldu. Bunun “adaylığımı destekliyor, akıl verdi” gibi anlaşılmasından korkarım. Herhangi bir başka arkadaşımız, benim gibi bir açıklama yapsa ondan da esirgemeyeceği, tecrübesine dayanan birtakım tavsiyeleri oldu” ifadelerini kullandı.

Kurultay sürecinin ardından “Üstüme düşeni yaparım” diyen CHP Grup Başkanı ve Manisa Milletvekili Özgür Özel, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ile gerçekleştirdiği görüşmenin detaylarını anlattı.

Gazete Duvar’dan Ceren Bayar‘a konuşan Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi’nin seçmenin yazdığı mektubu iyi okuması gerektiğini düşünüyorum. Bizim şu mesajı almamız gerekiyor: Aynı şeyleri tekrar ederek aynı sonucu alamazsınız ve bunun için değişmeniz lazım. Burada sakıncalı gördüğüm şey değişimi sadece kişilere indirgemek. Partideki yapısal sorunlara, partinin siyasette nereye konumlandığına, kendini nasıl tarif ettiğine doğru bakmamız lazım” dedi.

“2018’den bu yana yürütülen ittifak siyasetini, buna verilen büyük emeği, Türkiye’nin neredeyse yarısını barıştırmış, kucaklaştırmış olmasının kazanımlarını önemsiyorum” diyen Özel, şunları söyledi:

“Ama bunun yanında Cumhuriyet Halk Partisi’nin sol, sosyal demokrat kimliğini unutmaması ve bunu doğru tarif etmesi gerekiyor. Kendisinden daha solda olanlarla, kendisinin durduğu yer açısından da kıymetli olan yapılarla temastan kaçmaması gerekiyor. Toplumun ezilen kesimlerini, kimsenin sahip çıkmadığı kesimlerini, toplumun sadece oy almak için yönelilen ve sonra unutulan kesimlerini sahiplenmek gerekiyor. Buradan örgütlenmeye başlamak gerekiyor. Elbette tersane işçileri, elbette madenciler, elbette tarım işçileri önemli, bunları asla ihmal edemeyiz. Ama bunlarla birlikte motokuryeleri, beyaz yakalıları, mavi yakalıları, gri yakalıları, plazada emeği sömürülenleri görmek gerekiyor.”

Adaylık ile ilgili değerlendirmelerde bulunan Özel, şunları söyledi: “Ben geçen sene grup başkanvekiliyken böyle bir şey olsaydı zaten adaylıkla ilgili böyle bir açıklama yapmazdım. Çünkü Grup Başkanvekiliydim, Genel Başkanımın Meclis’teki vekiliydim. Ben bugün grup başkanıyım ve ne Anayasa ne iç tüzük ne de parti tüzüğümüz Grup Başkanı’nı Genel Başkan’ın vekili olarak tarif etmiyor. O, Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekili olmayan ilk Genel Başkanı, ben de Genel Başkan olmayan ilk Grup Başkanıyım. Vekaletini yürütürken aday oldu tartışmaları teknik gerçeklikten yoksun.”

“Tavsiyeleri oldu”

Özel, şunları söyledi: “Ancak meseleye “yıllarca vekaletini yürüttüğü, kendisine çok güvenen birisine karşı aday oluyor” diye bakıyorlarsa ben sadece şunu söylüyorum, Genel Başkan’la benim açıklamamdan sonra bir araya geldik ve geçmişte olduğu gibi son derece samimi, son derece yapıcı ve birbirine saygılı bir çerçevede geçti görüşme. Ne Genel Başkan’da bir kırgınlık var ne bende. Açıklamalarımın ertesi günü baş başa haftalık görüşmemizi yaptık. Bu meseleye ilişkin güvensizlik, saygısızlık, etik olmama gibi bir çıkarımı yok.”

Görüşmenin son derece yapıcı olduğunu belirten Özel, “Sitem eden bir noktada değildi. Ama beni koruyan ve kollayan bir tutumu vardı. Bu süreçte neleri yapmamın doğru, neleri yapmamın yanlış olabileceğine dair yapıcı uyarıları oldu. Bunun “adaylığımı destekliyor, akıl verdi” gibi anlaşılmasından korkarım. Herhangi bir başka arkadaşımız, benim gibi bir açıklama yapsa ondan da esirgemeyeceği, tecrübesine dayanan birtakım tavsiyeleri oldu” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

“Kılıçdaroğlu, Özgür Özel’i Genel Başkanlık İçin Destekleyebilir” İddiası

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, CHP Grup Başkanı Özgür Özel’i genel başkanlık konusunda destekleyebileceği konuşuluyor. Özel, değişim vurgusu yaparak, “Sorumluluk almaktan kaçmayacağım” demişti.

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal’ın haberine göre, parti içindeki isimler, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Özgür Özel’den gelen adaylık çıkışını “Tartışmalar bir süre daha devam edecektir. Şu anda herkes iddiasını ortaya koyuyor” diyerek yorumluyor.

“Çatışarak değil, uzlaşarak bir değişim olmalı” diyen kaynaklar, “Yerel seçimde CHP bölünmüş, parçalanmış ve birbirine kırılmış bir halde olmamalı. Uzlaşarak bir değişimin gerçekleşmesi düşüncesi giderek yaygınlaşıyor. Özgür Bey de aday olursa genel başkanla çatışarak aday olmaz. Desteğini arzu eder. Yaptığı açıklamalarından da bu anlaşılıyor. Ona saygılı bir çerçevede süreci götürür. Sert bir süreç götürmez” değerlendirmesini yapıyor.

Bu noktada Kılıçdaroğlu’nun yaptığı “bayrak değişimi” ve “Değişime el veririm” açıklamalarına gönderme yapan parti içi isimler, “Kılıçdaroğlu’nun el verebileceği ismin Özel olabileceğini” söylüyor.

Kaynaklar İmamoğlu için ise “Delege siyasi yasak riskinden çekinecektir. Ayrıca kimse İstanbul’da belediye başkanlığının bırakılmasını istemiyor” yorumunu yapıyor.

“‘İlla ben Genel Başkan olayım’ diye bir hırsı yok”

Öte yandan Gazeteci Kübra Par, Özel ile CHP Genel Başkanlığı’na adaylığına ilişkin konuştuğunu belirtti. Özel’in açıklamasına ilişkin izlenimlerini de aktaran Par, “İlla ben Genel Başkan olayım” diye bir hırsı yok. Ancak seçimden ve yarıştan da kaçmıyor” dedi. Par’ın izlenimleri şöyle:

“Benim edindiğim izlenim; Özgür Özel adaylık açıklamasını salt Kılıçdaroğlu’na bayrak açmak için yapmış değil. Fakat bu bir danışıklı dövüş de değil. ‘İlla ben Genel Başkan olayım’ diye bir hırsı yok. Ancak seçimden ve yarıştan da kaçmıyor. Kılıçdaroğlu’nun daha fazla yıpranmadan, bir abi formülüyle bu sürece öncülük etmesinin, parti içi uzlaşıyla yeni bir genel başkan belirlenmesinin daha doğru olacağına inanıyor.

Zaten Özgür Özel CHP Grup Başkanı sıfatıyla hali hazırda Genel Başkan Kılıçdaroğlu ile yakın olarak çalışıyor. Hatta yarın Meclis’te CHP’nin kapalı grup toplantısını yönetecek. Bu CHP tarihinde bir ilk çünkü Özgür Özel CHP’nin Genel Başkan olmayan ilk Grup Başkanı.

Bir başka ifadeyle, CHP Grup Başkanı’nın Genel Başkan olmadığı bir dönem hiç olmadı. Ayrıca çok partili dönemde CHP Genel Başkanı’nın milletvekili olmadığı bir dönem de olmamıştı. Kapalı grubun ardından Kemal Kılıçdaroğlu Açık Grup Toplantısı’nda konuşacak. Bakalım değişim taleplerine ilişkin bir yorum yapacak mı…”

Paylaşın

CHP’li Özgür Özel’den Değişim Çıkışı: Cesaretli, Kararlı Ve Vefalı Olmalı

Seçimlerin ardından CHP’de hareketlilik devam ediyor… Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanı Özgür Özel, “Değişim cesaretli, kararlı ve vefalı olmalı. Kemal Kılıçdaroğlu incitilmemeli” dedi.

Özgür Özel, “Hiçbir şey olmamış gibi davranamayız. Hiçbir şey olmamış gibi davranırsak seçmen hepimizi siler atar. Hepimizin birbirimizle hukuku, birbirimize borcu var. Ancak en büyük borç vatana olan borç” ifadelerini kullandı.

14 Mayıs’ta yapılan cumhurbaşkanı seçiminde adayların salt çoğunluğu alamaması nedeniyle Türkiye, yeni cumhurbaşkanını belirlemek için 28 Mayıs’ta tekrar sandık başına gitti.

Türk siyasi tarihinde ilk kez yaşanan cumhurbaşkanı seçimi ikinci turunda Cumhurbaşkanı adayları Recep Tayyip Erdoğan ve Kemal Kılıçdaroğlu, 60 milyonu aşkın seçmenin oyunu almak için yarıştı.

Resmi sonuçlara göre Cumhur İttifakı adayı Erdoğan, Türkiye’nin 13. cumhurbaşkanı seçildi.

Erdoğan’ın seçimi kazanmasının ardından eleştiri oklarının bir bölümü muhalefete ve Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrildi. Özellikle İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun başlattığı ‘değişim’ çağrısı, muhalefet kanadında yeni bir tartışma başlattı.

İmamoğlu, son olarak “CHP Genel Başkanlığı’na aday mısınız?” sorusuna, “Benim aday olduğum tek şey var; ülkemizde aynen İstanbul’da olduğu gibi büyük bir değişim” yanıtını vermişti.

Son değişim çağrısı da Özgür Özel’den

CHP’deki ‘değişim’ çağrıları sürerken; benzer bir çıkış da CHP Grup Başkanı Özgür Özel’den geldi.

Halk TV’den İsmail Küçükkaya’ya konuşan Özel, “Değişim cesaretli, kararlı ve vefalı olmalı. Kemal Kılıçdaroğlu incitilmemeli” dedi.

Küçükkaya’nın aktardığına göre Özel, “Hiçbir şey olmamış gibi davranamayız. Hiçbir şey olmamış gibi davranırsak seçmen hepimizi siler atar. Hepimizin birbirimizle hukuku, birbirimize borcu var. Ancak en büyük borç vatana olan borç” dedi.

Özel’in “Üzerime düşen sorumluluğu yapmaya hazırım” dediğini aktaran Küçükkaya, Özel ile olan diyaloğunu” ‘Genel Başkanlık da dahil mi?’ dedim, ‘Genel Başkanlık da dahil’ dedi” sözleriyle anlattı.

Paylaşın

CHP’li Özel: Yeni Yol Haritasını Belirleyip Paylaşacağız

Gazetecilere açıklamalarda bulunan CHP’li Özgür Özel, “Sayın Genel Başkan bu süreci olması gerektiği gibi yönetti. Kılıçdaroğlu’na oy veren kimsenin kendisine kızgın olmadığını biliyoruz. Yaşananların hiçbirini mazeret olarak yöneltmiyoruz” dedi ve ekledi:

“Sayın genel başkanın cumhurbaşkanı adaylığı sürecinden sonra seçmenle kurduğu ilişki hepimizi gururlandırıyor. Sayın genel başkanın, MYK’nin seçim değerlendirmesinin ardından yol haritasını belirleyip paylaşacağız.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel, milletvekili kaydını yaptıktan sonra TBMM’de gazetecilere açıklama yaptı.

“Hiçbir şey olmamış gibi siyaset yapacağımızı kimse düşünmesin” diyen Özgür Özel, şunları söyledi:

“Seçim sonuçları değerlendirilecek. Bu parlamentodan Sayın Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı olacağı inancıyla ayrılmıştık ama seçim sonuçları bunu yansıtmadı.

Cuma günü yemin törenini yapacağız. Cumartesi günü kapalı grup toplantısında bir araya gelecek, bir grup başkanı 3 grup başkanvekili seçeceğiz. Engin Özkoç milletvekili değil, Engin Altay ve ben grup başkanvekilliği görevine talip değilim. 8 arkadaşımız bu göreve talip oldu. Cumartesi seçimimizi yapacağız.

Hiçbir şey olmamış gibi siyaset yapacağımızı hiç kimse düşünmesin. 25,5 milyonun sorumluluğuyla hareket edeceğiz. Bu seçimde Meclis’e taşınan bazı isimler ve partiler üzerinden kadınların çok endişeli olduğunu biliyoruz. Kimse korkmasın. Hiçbir şey olmamış gibi davranmıyoruz. Üzerimize düşenin fazlasını yapacağız.

Sayın Genel Başkan bu süreci olması gerektiği gibi yönetti. Kılıçdaroğlu’na oy veren kimsenin kendisine kızgın olmadığını biliyoruz. Yaşananların hiçbirini mazeret olarak yöneltmiyoruz.

Sayın genel başkanın cumhurbaşkanı adaylığı sürecinden sonra seçmenle kurduğu ilişki hepimizi gururlandırıyor. Sayın genel başkanın, MYK’nin seçim değerlendirmesinin ardından yol haritasını belirleyip paylaşacağız.”

Paylaşın