CHP Lideri Özel’den Erdoğan’a AYM Tepkisi: Darbe Girişiminin Lideri

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın AYM ile ilgili yaptığı açıklamaya tepki gösteren CHP Lideri Özel, “Erdoğan, AYM üyelerinin 10 tanesini kendisi ve tamamı kendi iktidarı döneminde atandığı için Erdoğan kendi çıkaramadığı krizi Yargıtay’a çıkarttı. Taşeron kullanıyor. Yargıtay 3. Ceza Dairesi alt işveren olarak Erdoğan’ın talimatıyla devletin tepesinde yargı krizi çıkarmıştır. Kriz çıkarmak için taşeron kullanıyor. Çıkan krizin ve darbe girişiminin lideri Recep Tayyip Erdoğan’dır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklama yapana kadar konuyla ilgili bazı medya organlarının hiçbir şey yazmadığını belirten Özel, “Türkiye’de havuz medyasının neye hizmet ettiği ortada. Pozisyon alacak, Cumhurbaşkanı ne diyecek? Yargıtay’ı desteklerse Yargıtay’ı destekleyecek. AYM’yi desteklerse AYM’yi. Bir de bu arkadaşlar Erdoğan konuşana kadar bekliyorlar. Sonra da kendilerine gazeteci diyorlar. Lütfen meslek onurlarına uygun şekilde gazetecilik yapsınlar. Cumhurbaşkanı’nın ağzından cümle çıkana kadar pozisyon almayı bırakın, haber yapamayanların gazetecilikle ne ilgisi var?” ifadelerini kullandı:

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Hatay’da temaslarda bulundu gündeme ilişkin açıklamalar yaptı. Gazete Pencere‘nin aktardığına göre, yargıda yaşanan krize ilişkin de konuşan Özel, şunları söyledi:

“Erdoğan uçakta tamamen saçmalamış. Sözlerinin iler tutar tarafı yok. Anayasa Mahkemesinin yetkisini yasa çıkartarak sınırlayamazsınız. Kendi de diyor ki ‘Yasayı çıkartırız ama yine Anayasa Mahkemesi bozabilir diyor. Anayasa değişikliğine lafı getirmeye çalışıyor. Ama onlarda bu çoğunluk yok. Bizde de Erdoğan’la birlikte oturup anayasa mahkemesinde bireysel başvurunun önünü tıkayan ya da Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanma zorunluluğunun ortadan kaldıracak bir anayasa değişikliğine geçit verecek göz yok. Asla ve asla Cumhuriyet Halk Partisi’nin bu konuda en konuda esnemesi olmayacak. Aksine çok açık yazmasına rağmen o anayasayı tanımayan, çiğneyen zihniyet hangi anayasa maddesi olursa olsun onunla uyuşamaz, bağdaşamaz. Çünkü anayasalar tek adamların yetkilerini sınırlarlar. Ama bizim başımızdaki tek adam yetkilerini sınırlayan herkesi düşman ilan ediyor.

AYM üyelerinin 7’sini Erdoğan 3’ünü AKP atadı. Ahmet Necdet Sezer’den kalan AYM üyesi yok. Çünkü gemi azıya aldı. Dur durak bilmiyor. Anayasa tanımıyor. Şu an yapmaya çalıştığı Anayasayı ortadan kaldırmak için darbe girişimidir. Bu düpedüz sivil darbedir. Devletin tepesinde Cumhurbaşkanının kriz çıkardığı nerede görülmüştür. Ama bir partinin genel başkanı olduğu için kriz çözmek yerine kriz çıkartıyor. Yeni krizlerden de kendisine fırsat çıkarmaya çalışıyor. İzin vermeyeceğiz buna. Sokaklarda meydanlarda direneceğiz. Bu Erdoğan’ın dikensiz bir gül bahçesinde bu işleri yapacak gibi düşünmesine kesinlikle geçit vermiyoruz. Aklını başına alsın. Biz buradayız. CHP burada. Diri bir muhalefetle dimdik karşısındayız.

AYM’deki 130 bin başvuru, geçtiğimiz günlere kadar övünç mevzusuydu kendisi için. AYM’ye başvuru hakkını biz getirdik diyordu. Şimdi ondan şikayet ediyor. Gezi olaylarına kadar Taksim’de 1 Mayıs kutlamalarını biz yaptık diyordu. Şimdi orada kuş uçurtmuyorlar. Değil işçiler… İstiklal Caddesi 8 Mart’ta kadınlara kapalı. Bu memleketin adına demokrasi demeye çalışıyor. Böyle bir aşırı baskı, böyle bir kısıtlama bundan sonraki süreçte kabul edeceğimiz bir şey değil. Ayağını bundan sonra denk alsın. Bundan sonra onun bu milletin üzerine kapadığı zincirleri teker teker kıracağız. Kapattığı meydanları özgürleştireceğiz. Yasakladığı sokakları özgürleştireceğiz.”

Özel, “Yargıtay, MHP ile iş birliği içinde. Onların görüşlerini alarak böyle bir şey yaptığını düşünüyor musunuz” sorusunu şöyle yanıtladı: “Erdoğan, AYM üyelerinin 10 tanesini kendisi ve tamamı kendi iktidarı döneminde atandığı için Erdoğan kendi çıkaramadığı krizi Yargıtay’a çıkarttı. Taşeron kullanıyor. Yargıtay 3. Ceza Dairesi alt işveren olarak Erdoğan’ın talimatıyla devletin tepesinde yargı krizi çıkarmıştır. Kriz çıkarmak için taşeron kullanıyor. Çıkan krizin ve darbe girişiminin lideri Recep Tayyip Erdoğan’dır.”

Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan açıklama yapana kadar konuyla ilgili bazı medya organlarının hiçbir şey yazmadığının anımsatılması üzerine de şu değerlendirmeyi yaptı: “Türkiye’de havuz medyasının neye hizmet ettiği ortada. Pozisyon alacak, Cumhurbaşkanı ne diyecek? Yargıtay’ı desteklerse Yargıtay’ı destekleyecek. AYM’yi desteklerse AYM’yi. Bir de bu arkadaşlar Erdoğan konuşana kadar bekliyorlar. Sonra da kendilerine gazeteci diyorlar. Lütfen meslek onurlarına uygun şekilde gazetecilik yapsınlar. Cumhurbaşkanı’nın ağzından cümle çıkana kadar pozisyon almayı bırakın, haber yapamayanların gazetecilikle ne ilgisi var?”

Erdoğan’dan AYM mesajı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilere, Yargıtay’ın Anayasa Mahkemesi’nin (AYM) kararını tanımaması ve Hatay’dan milletvekili seçilen Can Atalay hakkında hak ihlali kararı veren AYM üyeleri hakkında suç duyurusunda bulunması ile başlayan tartışmaları da değerlendirmişti.

“Öncelikle bireysel başvuru ile ilgili bir düzenlemeye gidilebilir mi” şeklindeki bir soruya yanıt veren Erdoğan, “Bireysel başvuruyla ilgili yasal düzenlemeye gitmek zor bir olay değil. Bütün iş Cumhur İttifakı’nın alacağı karara bağlı, atacağı adıma bağlı. Fakat bireysel başvuruyu hallettikten sonra iş bitmez. Bundan sonra bu bireysel başvurunun dayandığı kapı neresi olacak? Yine Anayasa Mahkemesi olacak. Önce Anayasa Mahkemesi’nin buna hazır hale gelmesi lazım” demişti.

Bireysel başvurunun zamanında Anayasa Mahkemesi’ne “hız kazandırır” düşüncesiyle çıkartıldığını hatırlatan Erdoğan, şu anda AYM’de bekleyen 130 bin kadar bireysel başvuru olduğunu belirtmişti. Erdoğan, “Demek ki Anayasa Mahkemesi’nin çalışmalarını hızlandırma hedefini sağlamamış maalesef” demişti.

Yargıtay’ın hukukçulardan oluştuğuna, AYM’de ise valilerin, iktisatçıların olduğuna işaret eden Erdoğan, “Ama misyonu noktasında ağırlık nerededir? Yargıtay’dadır” ifadesine vurgu yapmıştı.

Yargıtay ile AYM arasındaki krize ilişkin olarak “Buradaki kavganın tarafı olacak halim yok, o ayrı bir şey. Ama işin hakemliğine gelince bu hakemliği yapma da tabii bize görev düşebilir. O da bize yine Anayasa’nın yüklediği bir görevdir Cumhurbaşkanı olarak. Temennimiz odur ki tabii böyle bir gerilim olmasaydı” şeklinde konuşan Erdoğan, Yargıtay başkanı ile görüştüğünü ve gerekirse Anayasa Mahkemesi başkanıyla da görüşeceğini söylemişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Cuma günü yaptığı açıklamada da, Yargıtay’dan yana tavrını koymuş, yeni Anayasa çağrısı yapmıştı.

Paylaşın

CHP Lideri Özel, Yerel Seçim Hedeflerini Açıkladı

31 Mart 2024 yılında yapılması planlanan yerel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel, “Halihazırda yönettiğimiz bütün belediyeleri tekrar kazanmak ve bu listeye yeni belediyeler eklemek istiyoruz” dedi ve ekledi:

“Başta memleketim Manisa, kazanmaya çok yakın olduğumuz Bursa ve komşu illerimizdeki belediyeleri kazanmayı, sahil şeridini kalınlaştırmayı, Karadeniz dahil az sayıda belediye kazandığımız bölgelerde daha fazla belediyeyi yönetmeyi hedefliyoruz. Alınabilecek çok sayıda belediyeyi daha yönetme iddiamızın yanı sıra, siyasetimizde 10 yıldır var olan, “Yüzde 52’ye Yüzde 48’lik” dengeyi gösterdiğimiz aday profili ve uygulayacağımız siyaset ile iktidar bloku aleyhine değiştirmeyi amaçlıyoruz.”

Hafta sonu yapılan kurultayda Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) 8. genel başkan seçilen Özgür Özel, yerel seçimlerdeki hedefini açıkladı, tüzük kurultayı vaatlerinin arkasında durduğunu söyledi.

Cumhuriyet Gazetesi’nden Sertaç Eş’e konuşan Özgür Özel, sorunu olan her yurttaşın yanında ya kendisinin ya da bir CHP’linin mutlaka olacağını söyledi.

Özel, “Laikliği savunmaktan mahcubiyet duymayan bir çizgide, tabanımızın hassasiyetlerinin farkında ama tabanımızı genişletmek için siyaset yapacağız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini hep birlikte iktidar yapacağız” dedi. Özel, partinin daha demokratik bir yapılanmaya gitmesi için her fırsatta dile getirdiği vaatlerinin arkasında olduğunu da vurguladı.

Yerel seçimlere ilişkin değerlendirmede bulunan Özel, “Cumhuriyet Halk Partisi olarak yerel seçimlerde, halihazırda yönettiğimiz bütün belediyeleri tekrar kazanmak ve bu listeye yeni belediyeler eklemek istiyoruz.

Başta memleketim Manisa, kazanmaya çok yakın olduğumuz Bursa ve komşu illerimizdeki belediyeleri kazanmayı, sahil şeridini kalınlaştırmayı, Karadeniz dahil az sayıda belediye kazandığımız bölgelerde daha fazla belediyeyi yönetmeyi hedefliyoruz.

Alınabilecek çok sayıda belediyeyi daha yönetme iddiamızın yanı sıra, siyasetimizde 10 yıldır var olan, “Yüzde 52’ye Yüzde 48’lik” dengeyi gösterdiğimiz aday profili ve uygulayacağımız siyaset ile iktidar bloku aleyhine değiştirmeyi amaçlıyoruz” ifadelerini kullandı.

Tüzük kurultayına ilişkinde konuşan Özgür Özel, şunları söyledi: “15 Eylül günü adaylık açıklamam sırasında kamuoyuna ilan ettiğim, ardından il kongrelerinde ve il gezilerinde verdiğim ve kurultay konuşmamda da ifade ettiğim tüm vaatlerin arkasındayım, tüzük değişiklikleri de dahil. Tüzük konusundaki taahhütlerimizi yerine getireceğiz.

Önümüzdeki hafta il başkanlarımız ile bu konu gündemli bir toplantı yapacağız ve önerilerini alacağız. Taahhüt ettiğimiz değişiklikleri yapacağız.  İlan edilen tarihte daha önce verilmiş taahhütleri de yerine getirmek üzere tüzük kurultayı yapacağız. Ancak tüzüğümüzdeki esaslı değişikliği, dünyadaki iyi örnekleri de inceleyerek yerel seçimlerden sonra yapacağız.”

Paylaşın

CHP Lideri Özel’den “Yerel Seçimler” Mesajı: İktidarın Anahtarı Olacak

Memleketi Manisa’da açıklamalarda bulunan CHP Lideri Özgür Özel, “Çetin ve zorlu bir yola çıkıyoruz. Derhal bir üye kampanyası başlatıyoruz. Halk artık iktidarı değiştirecek bir CHP istiyor” dedi ve ekledi:

“Bütün CHP’lilere diyorum ki; Biz değiştik, gençleştik, güçlendik. Partinin kapıları size açık’ diyin. Önümüzdeki yerel seçimde başarılı olursak bu iktidar daha fazla duramaz. Yerel seçimler iktidarın anahtarı olacak. Hep birlikte çalışacağız, iktidarı değiştireceğiz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı seçilen Özgür Özel ilk ziyaretini gerçekleştirdiği memleketi Manisa’da açıklamalarda bulundu. Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Özel’in konuşmasından öne çıkan başlıklar şöyle:

“Manisa’dan başka bir yürüyüşe başlıyoruz. Çetin ve zorlu bir yola çıkıyoruz. Derhal bir üye kampanyası başlatıyoruz. Halk artık iktidarı değiştirecek bir CHP istiyor. Bütün CHP’lilere diyorum ki; Biz değiştik, gençleştik, güçlendik. Partinin kapıları size açık’ diyin. Önümüzdeki yerel seçimde başarılı olursak bu iktidar daha fazla duramaz.

Yerel seçimler iktidarın anahtarı olacak. Hep birlikte çalışacağız, iktidarı değiştireceğiz. Bundan sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin hiçbir sorunu kalmadı. Bundan sonra birlik olacak, beraberlik olacak.

Eşim Didem’le birlikte yarın Ankara’ya gidiyoruz. Kemal bey ve Selvi hanımın evlerinde kahvelerini içiyoruz. Sonra hep birlikte devir teslim törenini yapacağız, hep birlikte iktidar yürüyüşünü başlatacağız. Belediye başkanlarının seçiminde millet kimi istiyorsa ona görev vereceğiz.

Genel Başkanlar kendi şehirleriyle özdeşleşirler, şimdi sıra Manisa’da. Manisa’dan bundan sonra tek bir şey istiyorum; Özgür Özel’in memleketinde tüm ilçe belediyelerinde ve büyükşehir belediyesinde Özgür Özel’in partisinin belediye başkanlığını istiyorum.”

Manisa’daki programı öncesi İzmir’e gelen Özel, havalimanında davul, zurna ve meşalelerle karşılandı. İzmir Adnan Menderes Havalimanı’na gelen Özel’i, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP il teşkilatı ve ilçe belediye başkanları karşıladı.

Yoğun ilgi gören Özel, kalabalığın arasında ilerlemekte güçlük çekti. Davul, zurna eşliğinde meşalelerin yakıldığı karşılama programı sonrası Özel, kara yolu ile Manisa’ya geçti.

Paylaşın

Yerel Seçimler: Yeni CHP İle İYİ Parti İttifak Yapar Mı?

CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel’in yerel seçime giderken diğer muhalefet partileri ile iş birliği yapıp yapmayacağı da yanıtı beklenen sorulardan. İYİ Parti, her türlü ittifaka kapıları kapatsa da iş birliği zeminini hâlâ koruyor.

İYİ Parti’de yöneticilerin çoğunluğunun Kılıçdaroğlu’na karşı sert eleştirileri olduğu biliniyor. İYİ Parti kurmayları, kurultay öncesi Kılıçdaroğlu’nun kalması durumunda yeni iş birliği alanlarının ele alınmasının imkansıza yakın olduğunu dile getirmişti

Özgür Özel’in genel başkan olması sonrasında yerel seçimde ittifak arayışlarının yeniden başlayabileceği tahmin ediliyor. Kulislere yansıyan bilgilere göre İYİ Parti lideri Meral Akşener’in Özgür Özel ile ilişkisi iyi durumda.

Siyaset bilimci Eren Aksoyoğlu da “Akşener kendi partisine ve teşkilatlarına CHP ile yeni dönemi daha kolay anlatacaktır. ‘CHP’de değişim oldu görüşebiliriz’ demesi daha kolay olacaktır. Dünden daha fazla rahat anlatabilecektir” diyor.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) hafta sonu yaklaşık 52 saat süren 38. Olağan Kurultayı’nda “değişim” beklentileri karşılık buldu. CHP Manisa Milletvekili ve Meclis Grup Başkanı Özgür Özel, partinin sekizinci genel başkanı olurken parti yönetimi de yenilendi.

Yüksek Disiplin Kurulu’nun (YDK) yanı sıra Parti Meclisi (PM) için yapılan seçimlerin oy sayımı, aday çokluğu nedeniyle yaklaşık 5,5 saat sürdü. PM için 356 adayın yarıştığı seçimin tamamlanmasının ardından da gözler yeni yönetimin değişim olarak adlandırdığı süreci nasıl yöneteceklerine çevrildi.

Özgür Özel, genel başkanlığa seçildikten sonra “Yarın itibariyle seferberlik başlatıyoruz” ifadelerini kullandı. Özel’in yakın çevresine göre bu “seferberlik” vurgusu, CHP’nin yerel seçimlere hazırlanmasına işaret ediyor.

Özgür Özel’e yakın isimlerden biri olan Ordu Milletvekili Seyit Torun, “Yıllardır genel başkanlar tarafından ihmal edilen örgütlerimizin görüşlerini alarak birlikte yerel seçimlere en iyi şekilde hazırlanacağını düşünüyorum. Genel başkanımız da ifade etti; salona 44 il başkanı ile girdi 81 il başkanı ile tüm milletvekillerinin desteği ile tek yürek çıktı. Genel başkandan mahalle üyesine kadar CHP’de herkes yerel seçimlerde başarı hedefine kilitleneceğine inanıyoruz” yorumu yaptı.

Özgür Özel’in öncelikle CHP’nin 81 il örgütü ile toplantılar gerçekleştireceği ve PM toplantıları öncesi gündeme alınacak maddelere dair il başkanlarının görüşünü alacağı kaydediliyor. Özel’in yerel seçimde başarı için 81 il örgütünün aktif çalışmasını istediği ve bu nedenle örgütlerle ilişkileri en önemli gündemi yapacağı ifade ediliyor. Bu modelle tabanda var olduğu düşünülen parti yönetimine kırgınlığın giderilebileceği düşünülüyor.

CHP’de yeni dönem CHP’deki yeni süreci DW Türkçe’den Kıvan El’e değerlendiren siyaset bilimci Eren Aksoyoğlu’na göre Özel’in kurultayda verdiği vaatler çerçevesinde süreçte atacağı her adım örgütleri ve parti seçmenini heyecanlandırıyor. Aksoyoğlu, “Burada en kritik aşamalardan biri yerel seçim olacak. Çıta şu an çok yüksek. Kılıçdaroğlu, 11 büyükşehir belediyesini alan isim. Özgür Özel’in o çıtayı daha da yukarı çıkarması gerekiyor. 11 büyükşehir belediyesinin üzerine koyacağı bir tabloya ihtiyacı var. Zor bir tablo. Bunu başardığı takdirde liderliğin ilk aşaması zaten gerçekleşir” değerlendirmesini yaptı.

Özel – İmamoğlu ile ilişkisi nasıl olur?

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun da desteğini alarak genel başkanlığa seçilen Özel ile İmamoğlu arasında bir süre sonra anlaşmazlıklar olacağı iddiası ise daha kurultay bitmeden konuşulmaya başlandı. Hatta bazı yazarlar, sosyal medyadan “Erdoğan-Abdullah Gül” örneğine işaret ederek Gül’ün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakan olduğu dönemlerde yaşanan çekişmeleri ve uyumsuzlukları hatırlattı.

CHP Milletvekili Seyit Torun ise Özel ve İmamoğlu arasında bir uyumsuzluk olmayacağını düşünüyor. CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın da İmamoğlu’nun İstanbul odaklı çalışmalarını sürdürdüğünü ve Özel ile bir çekişmeye girmeyeceği görüşünde.

Eren Aksoyoğlu ise kamuoyunda yapılan yorumların aksine Erdoğan-Abdullah Gül ilişkisine benzer bir ilişkinin sol siyasette olmayacağını düşünüyor. “Sağ siyasette emir komuta, itaat sistemi daha yaygın. Sol siyasette bunu görmek pek mümkün değil, bu nedenle oraya benzemesi mümkün olmaz” diyen Aksoyoğlu, “Büyükşehir Belediye Başkanı, Genel Başkan’ın üzerinde pozisyon almaya kalkarsa bu delegasyon üzerinde parti çevresinde de yadırganır. Sorun haline gelmeye başlayabilir. Böyle bir risk görünüyor. Eğer Ekrem İmamoğlu kararlarda belirleyici olmaya başlarsa Özgür Özel’in liderlik inşa süreci zedelenir” değerlendirmesi yaptı.

“Özgür Özel genel başkan, Ekrem İmamoğlu lider” şeklinde yorumlara ilişkin de siyaset bilimci Aksoyoğlu, Özel’in atacağı her adımın kendi liderliğini inşa etme süreci olacağını söylüyor. Aksoyoğlu, Kılıçdaroğlu’nun ilk genel başkan olduğunda Önder Sav ile çok sık görüntü verdiğini hatırlatıyor ve “O zaman ‘teknik direktör oyuncusundan memnun’ haberleri yayılmıştı. Bu Kılıçdaroğlu’na çok zarar vermişti. Benzer bir riskle Özgür Özel’i karşı karşıya bırakmamak için bir çabaya ihtiyaç var. İmamoğlu’nu ön plana koyar bir görüntü Özel’i yaralayacaktır” görüşünü dile getirdi.

İBB Başkanı İmamoğlu, seçimlerin ardından Özgür Özel’i ziyaret eden ilk isim oldu. Bu ziyaret sonrası açıklamalar yapan Özel, İmamoğlu ile ilişkisi hakkında yapılan yorumları “Bizim aramızdaki ilişki kardeşlik ilişkisi, kardeşlik hukuku. Ama bu kardeşlik hukuku, CHP’yi çok güzel yerlere taşıyacak. CHP’yi iktidara taşıyacak. Türkiye’yi güzel yerlere taşıyacak” sözleriyle değerlendirdi.

Aksoyoğlu ise “Özgür Özel şu an genel başkan ama lider olmak başka bir şey. Liderlik tek başına kurultay ile elde edilemez. Kritik aşamalardan biri bu nedenle yerel seçimler olacak” diyor.

Yerel seçimlerde ittifak olur mu?

Özgür Özel’in yerel seçime giderken diğer muhalefet partileri ile iş birliği yapıp yapmayacağı da yanıtı beklenen sorulardan. İYİ Parti, her türlü ittifaka kapıları kapatsa da iş birliği zeminini hâlâ koruyor. İYİ Parti’de yöneticilerin çoğunluğunun Kılıçdaroğlu’na karşı sert eleştirileri olduğu biliniyor. İYİ Parti kurmayları, kurultay öncesi Kılıçdaroğlu’nun kalması durumunda yeni iş birliği alanlarının ele alınmasının imkansıza yakın olduğunu dile getirmişti

Özgür Özel’in genel başkan olması sonrasında yerel seçimde ittifak arayışlarının yeniden başlayabileceği tahmin ediliyor. Kulislere yansıyan bilgilere göre İYİ Parti lideri Meral Akşener’in Özgür Özel ile ilişkisi iyi durumda.

Siyaset bilimci Aksoyoğlu da “Akşener kendi partisine ve teşkilatlarına CHP ile yeni dönemi daha kolay anlatacaktır. ‘CHP’de değişim oldu görüşebiliriz’ demesi daha kolay olacaktır. Dünden daha fazla rahat anlatabilecektir” diyor.

İzmir, Eskişehir ve Kahramanmaraş gibi şehirlerde adaylığını duyuran İYİ Parti, herkesin gözünün çevrildiği İstanbul ve Ankara için henüz bir çıkış yapmadı. Bu illerde kamuoyu yoklamalarına göre karar verileceği açıklanmıştı. Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek olan Akşener-Özel görüşmesi sonrası sürecin şekillenebileceği belirtiliyor.

CHP’de tüzük değişecek mi?

Kılıçdaroğlu, bu ayın sonunda Tüzük Kurultayı toplamayı planlıyordu. Ancak bu kurultayın yeni yönetim tarafından bir süre erteleneceği öğrenildi.

Hazırlanan tüzük taslağı çalışmasının yeni parti yönetimine sunulması ve bu taslağın yeni PM’de ele alınması sonrası gözden geçirilerek güncellenmesi bekleniyor. Bu güncelleme sonrasında da Tüzük Kurultayı’nın toplanacağı kaydediliyor. Bu sürecin de 1 – 1,5 ayı bulabileceği kaydedildi.

CHP’de 60 kişilik PM de kesin olmayan sonuçlara göre belirlendi. İtirazların ardından Yüksek Seçim Kurulu’nun yapacağı açıklama ile hafta içerisinde netleşecek.

Yeni PM Cumartesi günü de Özel’in başkanlığında toplanacak. Bu toplantı sonrası partinin yeni Merkez Yürütme Kurulu’nun (MYK) açıklanması da bekleniyor. 60 kişilik listede Özgür Özel’in anahtar listesinde olup yeterli oyu alsa da “kadın” ve “gençlik” kotası nedeniyle Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu liste dışı kaldı. CHP tüzüğüne göre seçimde yüzde 33 cinsiyet, yüzde 20 gençlik kotası bulunuyor.

Kılıçdaroğlu’nun Zafer Partisi’nden transfer ettiği danışmanı Anıl Ulukuş’un bu göreve getirilmesini sert sözlerle eleştiren ve bu nedenle İstanbul Gençlik Kolları’ndaki görevinden alınan Ozan Işık da Özel’in anahtar listesinde yer aldı ve en yüksek oyu alan dördüncü isim olarak Parti Meclisi’ne girdi.

Özgür Özel’in anahtar listesini ise dokuz isim delerek PM’ye girdi. Zonguldak Milletvekili Deniz Yavuzyılmaz, Bursa Milletvekili Orhan Sarıbal, eski milletvekilleri Mehmet Tüm, Ali Haydar Hakverdi, Müslim Sarı, Kılıçdaroğlu’nun genel başkan yardımcısı olan Semra Dinçer, kadın kollarında görev alan Koza Yardımcı, Aylin Nazlıaka ile Kılıçdaroğlu’nun eski avukatlarından Saniye Barut, Özel’in listesinde olmamasına karşın PM’ye girmeyi başardı.

Özel’e karşı liste çıkaran eski Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı da ilk sonuçlar açıklandığında listeyi delerek 51’inci sıradan PM’ye girmişti. Ancak cinsiyet ve gençlik kotası uygulanması sonrasında Salıcı da listeden düşürülen isimler arasında yer aldı. Özgür Özel, yakın çalışma çevresinde bulunan ancak uzun yıllardır milletvekilliği yapan Veli Ağbaba, Tekin Bingöl ve Seyit Torun gibi isimleri PM’ye almayacağını da daha önce açıklamıştı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan “Özgür Özel” Açıklaması: Başarılı Olmasını Temenni Ediyorum

CHP’de genel başkanlık yarışını kaybeden Kemal Kılıçdaroğlu, “Moralim gayet iyi… Herkese selam ve sevgilerimi iletiyorum. Gün boyunca ziyarete gelen dostlarımız ve partililerimizle görüştük, süreci değerlendirdik. Türkiye’de demokrasinin işlediği tek kurum CHP’dir” dedi ve ekledi:

“Tüm kurumların CHP’deki demokrasiyi örnek alması gerekir. Kurultayda çeşitli tartışmaların olması doğaldır. Ancak bunlar artık geride kalmıştır. Başta genel başkanımız Özgür Özel olmak üzere göreve yeni seçilen tüm arkadaşlarımızın başarılı olmasını temenni ediyorum.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, kurultay sonrası ilk açıklamasını tv100.com yazarı Barış Yarkadaş’a yaptı. Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı:

“Moralim gayet iyi… Herkese selam ve sevgilerimi iletiyorum. Gün boyunca ziyarete gelen dostlarımız ve partililerimizle görüştük, süreci değerlendirdik. Türkiye’de demokrasinin işlediği tek kurum CHP’dir. Tüm kurumların CHP’deki demokrasiyi örnek alması gerekir. Kurultayda çeşitli tartışmaların olması doğaldır. Ancak bunlar artık geride kalmıştır. Başta genel başkanımız Özgür Özel olmak üzere göreve yeni seçilen tüm arkadaşlarımızın başarılı olmasını temenni ediyorum.”

Genel başkan seçiminde neler yaşandı?

Partinin 38. Kurultayı Ankara’da toplandı. Geçtiğimiz mayıs ayında kaybedilen genel seçimler sonrası parti içinde yükselen ‘değişim’ sloganlarıyla kurultay sürecine gelinirken 81 ilden 1.367 delege, yeni genel başkan ve parti meclisi üyelerini seçmek üzere bir araya geldi.

Ana muhalefet partisinde kurultayın ilk günü genel başkanlık, yarın (Pazar günü) ise 60 üyeli Parti Meclisi (PM) ve 15 üyeli Yüksek Disiplin Kurulu üyelikleri için seçimi yapılıyor.

Ankara Spor Salonu’nda saat 10:00 itibarıyla başlayan olağan kurultayın sloganı ‘İkinci Yüzyılda Demokrasi ve Birlik’ olarak belirlendi. Divan Başkanlığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen kurultay öncesi, CHP Genel Başkanlığına adaylık için parti lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, eski PM üyesi Örsan Öymen ve eski milletvekili İlhan Cihaner imza topladı.

İlhan Cihaner, kurultay sabahı sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak adaylıktan çekildiğini duyurdu. Cihaner, çirkin bir ortam yaratıldığını savunduğu mesajında ‘Bu anti demokratik, siyasetsiz ve kişilere indirgenmiş yarışın parçası olmayı reddediyoruz’ ifadelerini kullandı.

Kurultay’ın ilerleyen saatlerinde eski milletvekili İlhan Cihaner’in ardından bir diğer aday eski PM üyesi Örsan Kunter Öymen de çekildiğini açıkladı. Cihaner ve Öymen’in çekilmesiyle birlikte, partide liderlik koltuğu yarışı Kılıçdaroğlu ile Özel arasında geçti.

Kılıçdaroğlu, ‘6’lı masa ittifakı’ eleştirilerine yanıt verdi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Kurultayında yaptığı konuşmada seçim sürecindeki ‘6’lı masa ittifakı’ eleştirilerine yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, ‘Yolu doğru olanın yükü ağır olur, hançerle beraber yükümüz ağırdı. Beni asıl üzen sırtımdaki yük değil sırtımdaki hançerlerdi. Seçim bitti, kazanamadık’ dedi.

Kılıçdaroğlu’nun öne çıkan açıklamaları şöyle: “Sevgili örgütüm; biliyorum sizleri zaman zaman üzdüm ama asla utandıracak bir şey yapmadım.

100 yıllık bir tarih her siyasal partiye nasip olan bir tarih değildir. 100 yıllık tarih içerisinde genel başkanlarımız tutuklandı, hapse girdi. Yılmadık. Şimdi 100. yılımızı kutluyoruz. Türkiye’de hiçbir partiye nasip olmayacak tarihi beraber yaşıyoruz.

CHP’yi 100 yıl yaşatan gerçek kuruluşunun savaş meydanlarında Kuvayi Milliye’ciler tarafından gerçekleştirilmesidir. Biz sıradan bir parti değiliz. Biz Kuvayi Milliyecilerin partisiyiz. Biz Atatürk’ün partisiyiz. Biz hiçbir evladımızın yatağa aç girmememesi için mücadele eden bir partiyiz. Biz herkesin inancına, herkesin kimliğine, yaşam tarzına saygı duyan bir partiyiz.

100 yılı yaşatanın örgütlerimiz olduğunu kimsenin unutmaması gerekir. Örgütlerimiz, 100 yıllık mirası yaşatanlardır. Bu salon diğer partilerin kurultaylarına benzemez. Bu salonda 5’li çeteler, oligarklar, uyuşturucu baronları yok. Bundan sonra da asla olamayacaktır. Bu salonda mafya bozuntuları, rüşvetçiler yok. Bundan sonra da olmayacaktır.”

“Türkiye fiilen yarı açık cezaevine dönmüş durumdadır: Osman Kavala’ya, Selahattin Demirtaş’a selam olsun…”
“Bizim kurultaylarımız her türlü düşüncenin özgürce sorgulandığı kurultaylardır. Bu aynı zamanda aydınlanmanın güvencesini ve sürekliliğini gösteririr. Onların kurultayları ise haber değeri olmayan kurultaylardır. 3 temel noktayı ifade edeyim. Partinin yükünü taşıyan örgütlerdir. Örgütler 100 yıllık birkiminin temel taşlarıdır. Ben dahil hiç kimse; ben dahil, kendisini partisinin üzerinde göremez.

7 madde halinde ülkenin içinde bulunduğu tabloyu ilginize sunacağım;

1. bugün içinde bulundğumuz koşullarda anayasa fiilen askıya alınmıştır.

2. saray devleti çoklu organ yetmezliği ile karşı karşıyadır.

3. yoksulluğu yaymak ve derinleştirmek, milyonları yardıma muhta hale getirmek Saray’ın politikası haline gelmiştir. Yoksulluk bir anlamda kabullenerek sürdürülebilir bir kültür haline dönüştürülmüştür. Türkiye’yi öyle bir noktaya getirdiler ki yasa dışı zenginleşme hayranlıkla izlenir hale geldi.

4. Türkiye fiilen yarı açık cezaevine dönmüş durumdadır. Gazeteciler görevlerini yapamaz haldedirler. Bu kurultayımızda şu anda tutuklu olan Tolga Şardan’a, Can Atalay’a, Osman Kavala’ya, Selahattin Demirtaş’a, Tayfun Kahraman’a, Çiğdem Mater’e, Emine Mine Özerden’e, Yiğit Ali Ekmekçi’ye, Hakan Altınay’a ve Barış Pehlivan’a selam gönderiyoruz. Selam olsun size demokrasi kahramanları.

5. İktidarda kalmak için her türlü hile ve sahtekarlığı yapmak Saray’ın politikası haline gelmiştir. Bir kan denizine dönüşen Filistin’de bile Türkiye’nin sözü geçmemektedir.

7. Türkiye, para karşılığı yanlış dış politikalar sonucu sığınmacı deposu haline dönüştürülmüştür.

Bu 7 madde tablonun bir yüzüdür. Saray’ın ahlaki ve siyasi meşruiyetinin artık sorgulanması gerekir.”

“Halka yeni bir seçenek sunmalıyız”

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 38. Olağan Kurultayı’nda açıklamalarda bulunarak, “Şimdi önümüzde iki yol var: Ya topluma yeni bir umut, yeni bir heyecan, yeni bir inanç vereceğiz; ya da 2023 seçimleri sonrasında ortaya çıkan büyük umutsuzluk dalgası yayılarak devam edecek” dedi.

Çelik şunları söyledi: “İktidarın tek alternatifi biziz. Yüz yıllık köklerimizden aldığımız güçle, birikimimizle bu karanlığı dağıtacak güç biziz. Toplum bizden umut bekliyor, tarihin sarkacı yön değiştiriyor. Tarih bizi göreve çağırıyor.

Biz size yeni bir yol, yeni bi umut yeni, bir başlangıç vaadediyoruz. Toplum ve ülkemiz Cumhuriyet Halk Partisi’nden büyük bir değişime öncülük etmesini bekliyoruz.

İstanbul’un sokaklarında dolaştığımda gözlerimin içine bakan insanlarımızın bizden umut beklediğini görüyorum. Bu umut ancak bir değişimle mümkün. Değişmeliyiz, toplumun her kesimi kucaklayacağız kaygısıyla siyasetsizleşmek yerine, sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini Türkiye’nin koşullarına güncelleyerek kendimizi topluma anlatmalıyız.

İnançlara saygılı laikliği topluma anlatmalıyız. Parti içi demokrasiyi güçlendirmeliyiz. Cumhuriyet Halk Partisi kurucu değerleriden ayrılmadan sosyal demorkasiyi, eşitliği, özgürlüğü, adaleti, gelirin adil dağıtılmasını daha güçlü savunmalıyız. Halkımıza yeni bir seçenek sunmalıyız.”

“Partimiz 44 yıldır ağız tadıyla iktidar olamadı”

Kurultayda oylamaya geçilmeden önce CHP Genel Başkan Adayı Özgür Özel de konuşmasında dikkat çeken mesajlar verdi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay konuşmasında yaptığı “hançer” açıklamasına yanıt veren Özel, “Hiç üzerime alınmadım. CHP’de hançer olmaz ama bizim partide kılıç da olmaz” dedi ve şöyle devam etti: “Hiç üstüme alınmadım. CHP’de hançer yok, hançerleyecek de kimse yok.

En iyi siz bilirsiniz ki ne partide ne partililer de hançer olmaz ama kılıç da olmaz. Hani seçimlere iki gün kala sizin atadığınız önce Atatürk’e sonra önceki genel başkanımıza laflar eden kadını sorduğum dediğiniz Hasan Cengiz bir kılıç getirmiş. CHP’de danışmanım diyen ama profil resminde Recep Tayyip Erdoğan olup değişim diyenlere kılıç çekenlerin alnını karışlarım.”

Özgür Özel şunları söyledi: “Rize Pazar’da biri uyandı bu sabah. Isparta Yalvaç’ta, Edirne Keşan’da biri uyandı bu sabah. Tekirdağ Malkara’da Sinop Erfelek’de biri uyandı bu sabah. Konya Taşkent’te 81 ilde 973 ilçede biri uyandı bu sabah. Biri uyandı gitti partiyi açtı, televizyonu açtı, çayı demledi ve dedi ki ‘Birazdan gelir bizimkiler kurultayı izleriz’ dedi. Baba evimizde çayı demleyenlere, bacayı tüttürenlere, bayrağı sallayanlara kurultayımızdan selam olsun.

Memleketim Manisa’ya ikinci memleketim deyince kafasındaki kasveti çıkarıp başıma geçiren Ökkeş amcanın Osmaniye’sine, Ecevit’in Zonguldak’ına, sayın Genel başkanımızın Tunceli, Dersim’e, Uşak’ına, Trabzon’a, Karadeniz’e selam olsun. Güzelim Marmara’ya selam olsun. Trakya’ya selam olsun. Van’a, Mardin’e, Güney Doğu’ya selam olsun.

Memleketimin dört bir yanında altı oklu bayrağı sallayanlara, Soma’da, Zonguldak’ta, Bartın’da yerin yüzlerce metre altında çalışanlara, İzmir’de Agrobay’da direnen kadınlara, Silivri’de Bakırköy’de hepimizin yerine yatan Can Atalay’a, Tolga Şardan’a, Osman Kavala’ya, Selçuk Mızraklı’ya, Selahattin Demirtaş’a selam olsun.

Biz ülkemizi çok partili rejimle barıştıran, kaybettiği ilk seçimden sonra ‘Benim en büyük zaferimdir’ diyebilen ‘Ne ezen ne ezilen’ ve Garp Cephesi komutanı İsmet Paşa’nın partisiyiz.

38. Kurultayımızdayız. Atatürk ilk kurultay olarak toplanan 1927 kongremizin açılış konuşmasında ‘Bu CHP’nin ikinci kurultayıdır’ der. Paşa der ki ‘İlkini Sivas’ta yapmadık mı’ İşte bu ifade bizim kurultayımızı diğer bütün partilerin kurultaylarından farklılaştırır.

CHP Kurultayları sadece kendi partimiz için değil ülke siyasetini de şekillendirir, şekillendirmiştir. Biz bugün sadece partimize genel başkan seçmeye gelmedik. Yeni bir hikayeye başlamak, Türkiye siyasetini yeniden şekillendirmek için buradayız. Özellikle tarihimizdeki iki büyük kurultay memleketimizin önüne önemli hedefler koydu ve partimizi iktidar yaptı.

Burada bize ve kendinize yeni bir görev vereceksiniz. Bu görev Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında CHP’yi yeniden iktidar yapma görevidir. Partimiz, 1979’dan bu yana 44 yıldır ağız tadıyla iktidar olamadı. İyi niyetli çabalara rağmen 44 yıldır bunu yapmayı beceremedik. Aslında ikinci yüzyılın ilk kurultayındayız. Ben sizi sadece bir genel başkan, bir parti meclisi seçecek 38.

Olağan Kurultay’ın delegeleri olarak görmüyorum. Ben bugün tribünlere baktığımda, sahaya baktığımda sizlerin gözlerinin içine baktığımda parti tarihini bilen, her biri tertemiz, sosyal demokrasiyi benimsemiş, pırıl pırıl partilileri, gençleri görüyorum. 44 yıldır delegelerimizin verdiği görevi yerine getiremediğimizden hem partimiz hem ülkemiz bedeller ödedi. CHP iktidar olmadıkça ardı ardında sağ partiler ülkeyi yönettiler.

Bugüne dek değişimi başaramadığımız, iktidar olamadığımız için kuruluşunda büyük rol oynadığımız Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına çürümüş bir adalet sistemiyle, yarısı yoksulluk sınırının altında yaşayan bir nüfusla giriyoruz. CHP’nin seçim kaybının maliyeti deyince bazı arkadaşlarımız dar bir çerçeveden bakıp ‘Hepimiz oradayız, hesabı neden sadece Kemal bey ödüyor’ diyor.

Hesabı ne Kemal bey ödüyor, ne Özgür Özel. Ancak hesabı dünyanın en güzel ülkesinde yaşadığı halde dünyanın başka ülkelerinde hayal kuran gençlerimiz ödüyor. Cumhuriyet yas tutma rejimi değildir. Marifet yas tutulacak acıları bitirecek, yas tutan yaşlı gözlerin yaşını silmek. Anaları da çocukları da babaları da güldürmektir Cumhuriyet.

Sokağın sesini duymazdan gelemeyecek yüreklerimiz, umutsuzluğa kapılmayacak delegelerimiz var. Biz altı okumuzdan mahçup olmayacak, sokaktan ve meydandan korkmayacak bir parti anlayışına hızla evrilmek durumdayız. Biz kaybedilen seçim sonrası hiçbir şey olmamış gibi davranılmasına, hatta bu ağır yenilginin sorumluluğunun alınmamasına karşı çıkanlarız. Bir yolculuktayız, bu ‘Sana Söz’ deyip yola çıkıp boynunu büktüklerimizden helallik isteme yolculuğudur.

Paylaşın

Özgür Özel İle Ekrem İmamoğlu Görüştü: Kardeşlik İlişkisi, CHP’yi İktidara Taşıyacak

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile görüşmesinin ardından yaptığı açıklamada, “Bizim aramızdaki ilişki, kardeşlik ilişkisi, kardeşlik hukukudur. Ama bu kardeşlik hukuku, CHP’yi iktidara taşıyacak” dedi ve ekledi:

“İkinci yüzyılda kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e layık başarıları hep birlikte alacağız.”

İmamoğlu ise görüşmeye ilişkin yaptığı açıklamada, “Malumunuz 38. Kurultayımızla ilgili süreç tamalandı. Süreci tamamladıktan sonra kurultay başkanı olarak kendilerini ziyaret edip sürece dair hem teşekkür edip hem de bilgi aktardım” ifadelerini kullandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP’de Genel Başkanlığa seçilen Özgür Özel’i ziyaret etti. İmamoğlu ile Özel görüşmesi, Özel’in çalışma ofisinde gerçekleşti. Görüşmenin ardından Özel ve İmamoğlu basın mensuplarının karşısına çıktı.

Birgün’ün aktardığına göre; İlk olarak konuşan İmamoğlu, “Malumunuz 38. Kurultayımızla ilgili süreç tamalandı. Süreci tamamladıktan sonra kurultay başkanı olarak kendilerini ziyaret edip sürece dair hem teşekkür edip hem de bilgi aktardım” ifadelerini kullandı.

Kurultayın dengeli ve seviyeli geçtiğini belirten İmamoğlu, “Sayın önceki dönem Genel Başkanımız Kemal Kılıçdaroğlu’na yürekten teşekkür ediyorum. Kendilerini de yakın zamanda ziyaret edip kurultay sürecine dair hem düşüncülerimi hem teşekkürlerimi sunacağım. Bu kapsamda bu günde 8. Genel Başkanımız sayın Genel Başkanımız Özgür Özel’i ziyaret ettim. Görevimi bitirmiş oldum, genel başkanımdan izin isteyerek görevime dönüyorum.”

“Bu kardeşlik hukuku, CHP’yi iktidara taşıyacak”

Özgür Özel ise açıklamasında, “Ekrem Başkanımız nezaket gösterdiler ve kurultayı tamamladıktan sonra, görevini bitirdikten sonra ziyaret ettiler. Ekrem Başkan hangi işin ucundan tutsa dört dörtlük yapan ve başarıyla sonuçlandıran birisi. CHP tarihinde bir ilk yaşandı. Kurultayın gergin olabileceği, farklı zorluklar olabileceği biliniyordu. Ekrem Başkan bu güvene layık olduğunu ve bu işi en iyi yapabilecek kişi olduğunu gösterdi. Çok zor bir kurultayı çok başarılı bir şekilde yönetti” ifadelerini kullandı.

“Hep konuşulan bir şey var; Ekrem Başkan’la aranızda nasıl bir ilişki var?” diyen Özel, şunları söyledi: “Bizim aramızdaki ilişki, kardeşlik ilişkisi, kardeşlik hukukudur. Ama bu kardeşlik hukuku, CHP’yi iktidara taşıyacak. İkinci yüzyılda kurucumuz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e layık başarıları hep birlikte alacağız.”

Özel, CHP TBMM Grup Toplantısı’nın haftaya salı yapılacağını bildirdi.

Özel’den, Erdoğan’a cevap: İçindeki karabasanı anlıyorum

Öte yandan Özgür Özel, Parti Meclisi (PM) ve Yüksek Disiplin Kurulu (YDK) seçimleri için oy kullandıktan sonra, bir basın mensubunun yönelttiği, ‘Kemal Bey ile bir görüşmeniz oldu mu?’ sorusuna, Özel, “Telefonla görüştük, önümüzdeki günlerde, mazbatadan sonra bir devir teslim törenini hep birlikte, bütün Türkiye’nin gözü önünde partimize yakışır bir şekilde yapacağız” yanıtını verdi.

Özel, ‘Erdoğan’ın size yönelik açıklamalarına değerlendirmeniz olur mu?’ sorusuna, “Erdoğan bundan sonra geçen her günün, kendisi açısından daha zor, bizim açımızdan daha moralli olacağını biliyor. Erdoğan’ın stresini, içindeki karabasanı anlıyorum. Cumhuriyet Halk Partisi’nden endişe etmeye devam etsin” yanıtını verdi.

Paylaşın

CHP’nin Yeni Genel Başkanı “Değişimin Adayı” Özgür Özel

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 38. Olağan Kurultayı’nda heyecanlı ve uzun geçen genel başkanlık yarışında ipi göğüsleyen değişimcilerin adayı Özgür Özel Oldu. Partinin 8. Genel Başkanı olan Özgür Özel, genel başkanlığı ikinci turda 812 oyla kazandı. Kılıçdaroğlu ise 536 oyda kaldı.

Haber Merkezi / Özgür Özel, sonuçların açıklanması sonrası yaptığı konuşmada, hayatının en büyük gururunu, onurunu yaşadığını söyledi.

Özgür Özel, “Bunu Cumhuriyet’in 100. yılında, hatta Türkiye’nin 100. yılında kurulan ilk sandığında, ikinci yüzyıla yön verecek partimizin kurultayında oy birliği ile ve hepimizin yürekten desteklediği şekilde, şahsınıza verilen bu onurlu görevi layıkıyla yerine getirdiğiniz için tüm CHP’liler adına size teşekkür ediyorum” dedi.

“Sırtıma, omzuma yüklemiş olduğumuz sorumluluğun farkındayım. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün, İsmet Paşa’nın Deniz Baykal’ın, Bülent Ecevit’in Kemal Kılıçdaroğlu’nun oturduğu koltuğa sahip çıkmak hepimizin görevidir. Ben, sizlere güveniyorum” diye konuşan Özel, sözlerini şöyle sürdürdü:

“CHP’nin 130 milletvekilinden oluşan harika bir grubu var. Bu salondan 130 milletvekilimizle el ele omuz omuza çıkıyorum. Kol kola, omuz omuza çıkıyorum. İmza sayıları çok konuşuldu. Ben seçim sonuçlarını sayın başkanım müsaade ederse 1366 delegemizi bana oy vermiş kabul ediyor, hepsine teşekkür ediyorum.

Zorlu bir süreci geride bıraktık. Büyük bir travmanın ardından umutsuzluğu umuda çevirmek, düşmüş omuzları dikleştirmek, yere bakan yüzleri havaya kaldırmak ve asılan suratları güldürmek…Buna inandık, arkadaşlarımızla inandık. Sizlere inandık. Siz de inandınız. Umudu yükselttiniz. Umut içindeyiz. Bu zor süreçte bu salondan dışarıya hiçbir kırgınlık çıkarmayacağıma kendi adıma söz veriyorum. Benim, süreç boyunca ve bugün istemeden kırdıklarım olduysa affola.

Hep birlikte 5 ay sonraki yerel seçim sürecine odaklanacağız. Buradan 1,5 milyon üyemize diyorum ki, biz Cumhuriyet’in 100. yılında yaşadığımız büyük üzüntüyü telafi etmek, yüzleri güldürmek, ikinci yüzyıla zaferle girmek için örgütümüzde yarından itibaren seferberlik ilan ediyorum. Durmayacağız, çalışacağız. omuz omuza çalışacağız. Elimizdeki belediyelerin tamamını yeniden kazanacak, yanlarına yenilerini ekleyecek ve hep birlikte büyük bir zaferi kazanacağız. Ben buna inanıyor ve bunun için sizlere güveniyorum.”

Örgüte verdiğim bütün sözleri tutacağım. Yarın sabah 9.30’da 81 il başkanımla yarınki PM sürecini görüşmek üzere toplantı koydum, kendilerini davet ediyorum. Ön seçim ve demokratik tüzüğe yönelik bundan sonra bu partiye yakışır her türlü sözleri zaman kaybetmeden tutacağız…Bundan sonra hep beraber büyük zaferler yaşayacağız. Bugün burada zafer, CHP’den bir adayın değildir. Bir ekibin değildir.

Bir yarışmanın sonunda kazanılan bir zafer değildir. Bugünkü zaferin galibi bütün CHP’lilerdir. Biz, bütün Türkiye’ye ve dünyaya parti içi demokrasiyi, çoklu yarışı, CHP’de genel başkanın demokratik seçimlerle değişebileceğini hep birlikte gösterdik…Şimdi önceki genel başkanlarımızla sayın Kemal Kılıçdaroğlu ile ve bu partiye emek veren herkesle birlikte el ele omuz omuza yerel seçim zaferi için yola çıkıyoruz. Yolumuz açık olsun. Yolunuz açık olsun. Hepinizi çok seviyorum.”

“Özgür Özel’i kutluyor, başarılar diliyorum”

Seçimin sonuçlanmasının ardından sosyal medya hesabından bir açıklama yapan Kemal Kılıçdaroğlu, “Büyük Önderimiz Atatürk’ün emanetini, bugüne kadar onurla taşıdım. Ve bugün, kurultay delegelerimizin verdiği kararla, Genel Başkanlık görevine veda ediyorum. Bugüne kadar mücadelemize omuz veren herkese teşekkür ederim. Genel Başkanlık görevine seçilen yeni Genel Başkanımız Özgür Özel’i kutluyor, başarılar diliyorum” ifadelerini kullandı.

Özgür Özel kimdir?

Özgür Özel, 21 Eylül 1974’te Manisa’da doğdu. Babasının adı Talat, annesinin adı Rukiye Şükran’dır. Ege Üniversitesi Eczacılık Fakültesini bitirdi. Serbest eczacı olarak çalıştı. Manisa Eczacı Odasında sırasıyla Yönetim Kurulu Üyesi, Veznedarı, Genel Sekreteri ve Başkanlığı görevlerini yürüttü.

2007 yılında Türk Eczacıları Birliği (TEB) Merkez Heyeti üyeliğine seçildi. TEB’de Saymanlık ve 2 dönemde Genel Sekreterlik görevinde bulundu. Kongre ve konferanslara çok sayıda bildiri sundu.

Uluslararası Eczacılık Federasyonu, Avrupa Birliği Eczacılık Grubu ile Avrupa Eczacılık Forumu’na üyelikleri bulunmaktadır. İyi düzeyde Almanca ve İngilizce bilen Özel, evli ve 1 çocuk babasıdır.

Kurultay’da neler yaşandı?

Partinin 38. Kurultayı Ankara’da toplandı. Geçtiğimiz mayıs ayında kaybedilen genel seçimler sonrası parti içinde yükselen ‘değişim’ sloganlarıyla kurultay sürecine gelinirken 81 ilden 1.367 delege, yeni genel başkan ve parti meclisi üyelerini seçmek üzere bir araya geldi.

Ana muhalefet partisinde kurultayın ilk günü genel başkanlık, yarın (Pazar günü) ise 60 üyeli Parti Meclisi (PM) ve 15 üyeli Yüksek Disiplin Kurulu üyelikleri için seçimi yapılıyor.

Ankara Spor Salonu’nda saat 10:00 itibarıyla başlayan olağan kurultayın sloganı ‘İkinci Yüzyılda Demokrasi ve Birlik’ olarak belirlendi. Divan Başkanlığı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na verilen kurultay öncesi, CHP Genel Başkanlığına adaylık için parti lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, eski PM üyesi Örsan Öymen ve eski milletvekili İlhan Cihaner imza topladı.

İlhan Cihaner, kurultay sabahı sosyal medya hesabından bir açıklama yaparak adaylıktan çekildiğini duyurdu. Cihaner, çirkin bir ortam yaratıldığını savunduğu mesajında ‘Bu anti demokratik, siyasetsiz ve kişilere indirgenmiş yarışın parçası olmayı reddediyoruz’ ifadelerini kullandı.

Kurultay’ın ilerleyen saatlerinde eski milletvekili İlhan Cihaner’in ardından bir diğer aday eski PM üyesi Örsan Kunter Öymen de çekildiğini açıkladı. Cihaner ve Öymen’in çekilmesiyle birlikte, partide liderlik koltuğu yarışı Kılıçdaroğlu ile Özel arasında geçti.

Kılıçdaroğlu, ‘6’lı masa ittifakı’ eleştirilerine yanıt verdi

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CHP Kurultayında yaptığı konuşmada seçim sürecindeki ‘6’lı masa ittifakı’ eleştirilerine yanıt verdi. Kılıçdaroğlu, ‘Yolu doğru olanın yükü ağır olur, hançerle beraber yükümüz ağırdı. Beni asıl üzen sırtımdaki yük değil sırtımdaki hançerlerdi. Seçim bitti, kazanamadık’ dedi.

Kılıçdaroğlu’nun öne çıkan açıklamaları şöyle: “Sevgili örgütüm; biliyorum sizleri zaman zaman üzdüm ama asla utandıracak bir şey yapmadım.

100 yıllık bir tarih her siyasal partiye nasip olan bir tarih değildir. 100 yıllık tarih içerisinde genel başkanlarımız tutuklandı, hapse girdi. Yılmadık. Şimdi 100. yılımızı kutluyoruz. Türkiye’de hiçbir partiye nasip olmayacak tarihi beraber yaşıyoruz.

CHP’yi 100 yıl yaşatan gerçek kuruluşunun savaş meydanlarında Kuvayi Milliye’ciler tarafından gerçekleştirilmesidir. Biz sıradan bir parti değiliz. Biz Kuvayi Milliyecilerin partisiyiz. Biz Atatürk’ün partisiyiz. Biz hiçbir evladımızın yatağa aç girmememesi için mücadele eden bir partiyiz. Biz herkesin inancına, herkesin kimliğine, yaşam tarzına saygı duyan bir partiyiz.

100 yılı yaşatanın örgütlerimiz olduğunu kimsenin unutmaması gerekir. Örgütlerimiz, 100 yıllık mirası yaşatanlardır. Bu salon diğer partilerin kurultaylarına benzemez. Bu salonda 5’li çeteler, oligarklar, uyuşturucu baronları yok. Bundan sonra da asla olamayacaktır. Bu salonda mafya bozuntuları, rüşvetçiler yok. Bundan sonra da olmayacaktır.”

“Türkiye fiilen yarı açık cezaevine dönmüş durumdadır: Osman Kavala’ya, Selahattin Demirtaş’a selam olsun…”
“Bizim kurultaylarımız her türlü düşüncenin özgürce sorgulandığı kurultaylardır. Bu aynı zamanda aydınlanmanın güvencesini ve sürekliliğini gösteririr. Onların kurultayları ise haber değeri olmayan kurultaylardır. 3 temel noktayı ifade edeyim. Partinin yükünü taşıyan örgütlerdir. Örgütler 100 yıllık birkiminin temel taşlarıdır. Ben dahil hiç kimse; ben dahil, kendisini partisinin üzerinde göremez.

7 madde halinde ülkenin içinde bulunduğu tabloyu ilginize sunacağım;

1. bugün içinde bulundğumuz koşullarda anayasa fiilen askıya alınmıştır.

2. saray devleti çoklu organ yetmezliği ile karşı karşıyadır.

3. yoksulluğu yaymak ve derinleştirmek, milyonları yardıma muhta hale getirmek Saray’ın politikası haline gelmiştir. Yoksulluk bir anlamda kabullenerek sürdürülebilir bir kültür haline dönüştürülmüştür. Türkiye’yi öyle bir noktaya getirdiler ki yasa dışı zenginleşme hayranlıkla izlenir hale geldi.

4. Türkiye fiilen yarı açık cezaevine dönmüş durumdadır. Gazeteciler görevlerini yapamaz haldedirler. Bu kurultayımızda şu anda tutuklu olan Tolga Şardan’a, Can Atalay’a, Osman Kavala’ya, Selahattin Demirtaş’a, Tayfun Kahraman’a, Çiğdem Mater’e, Emine Mine Özerden’e, Yiğit Ali Ekmekçi’ye, Hakan Altınay’a ve Barış Pehlivan’a selam gönderiyoruz. Selam olsun size demokrasi kahramanları.

5. İktidarda kalmak için her türlü hile ve sahtekarlığı yapmak Saray’ın politikası haline gelmiştir. Bir kan denizine dönüşen Filistin’de bile Türkiye’nin sözü geçmemektedir.

7. Türkiye, para karşılığı yanlış dış politikalar sonucu sığınmacı deposu haline dönüştürülmüştür.

Bu 7 madde tablonun bir yüzüdür. Saray’ın ahlaki ve siyasi meşruiyetinin artık sorgulanması gerekir.”

“Halka yeni bir seçenek sunmalıyız”

CHP İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik, 38. Olağan Kurultayı’nda açıklamalarda bulunarak, “Şimdi önümüzde iki yol var: Ya topluma yeni bir umut, yeni bir heyecan, yeni bir inanç vereceğiz; ya da 2023 seçimleri sonrasında ortaya çıkan büyük umutsuzluk dalgası yayılarak devam edecek” dedi.

Çelik şunları söyledi: “İktidarın tek alternatifi biziz. Yüz yıllık köklerimizden aldığımız güçle, birikimimizle bu karanlığı dağıtacak güç biziz. Toplum bizden umut bekliyor, tarihin sarkacı yön değiştiriyor. Tarih bizi göreve çağırıyor.

Biz size yeni bir yol, yeni bi umut yeni, bir başlangıç vaadediyoruz. Toplum ve ülkemiz Cumhuriyet Halk Partisi’nden büyük bir değişime öncülük etmesini bekliyoruz.

İstanbul’un sokaklarında dolaştığımda gözlerimin içine bakan insanlarımızın bizden umut beklediğini görüyorum. Bu umut ancak bir değişimle mümkün. Değişmeliyiz, toplumun her kesimi kucaklayacağız kaygısıyla siyasetsizleşmek yerine, sosyal demokrasinin evrensel ilkelerini Türkiye’nin koşullarına güncelleyerek kendimizi topluma anlatmalıyız.

İnançlara saygılı laikliği topluma anlatmalıyız. Parti içi demokrasiyi güçlendirmeliyiz. Cumhuriyet Halk Partisi kurucu değerleriden ayrılmadan sosyal demorkasiyi, eşitliği, özgürlüğü, adaleti, gelirin adil dağıtılmasını daha güçlü savunmalıyız. Halkımıza yeni bir seçenek sunmalıyız.”

“Partimiz 44 yıldır ağız tadıyla iktidar olamadı”

Kurultayda oylamaya geçilmeden önce CHP Genel Başkan Adayı Özgür Özel de konuşmasında dikkat çeken mesajlar verdi.

Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun kurultay konuşmasında yaptığı “hançer” açıklamasına yanıt veren Özel, “Hiç üzerime alınmadım. CHP’de hançer olmaz ama bizim partide kılıç da olmaz” dedi ve şöyle devam etti: “Hiç üstüme alınmadım. CHP’de hançer yok, hançerleyecek de kimse yok.

En iyi siz bilirsiniz ki ne partide ne partililer de hançer olmaz ama kılıç da olmaz. Hani seçimlere iki gün kala sizin atadığınız önce Atatürk’e sonra önceki genel başkanımıza laflar eden kadını sorduğum dediğiniz Hasan Cengiz bir kılıç getirmiş. CHP’de danışmanım diyen ama profil resminde Recep Tayyip Erdoğan olup değişim diyenlere kılıç çekenlerin alnını karışlarım.”

Özgür Özel şunları söyledi: “Rize Pazar’da biri uyandı bu sabah. Isparta Yalvaç’ta, Edirne Keşan’da biri uyandı bu sabah. Tekirdağ Malkara’da Sinop Erfelek’de biri uyandı bu sabah. Konya Taşkent’te 81 ilde 973 ilçede biri uyandı bu sabah. Biri uyandı gitti partiyi açtı, televizyonu açtı, çayı demledi ve dedi ki ‘Birazdan gelir bizimkiler kurultayı izleriz’ dedi. Baba evimizde çayı demleyenlere, bacayı tüttürenlere, bayrağı sallayanlara kurultayımızdan selam olsun.

Memleketim Manisa’ya ikinci memleketim deyince kafasındaki kasveti çıkarıp başıma geçiren Ökkeş amcanın Osmaniye’sine, Ecevit’in Zonguldak’ına, sayın Genel başkanımızın Tunceli, Dersim’e, Uşak’ına, Trabzon’a, Karadeniz’e selam olsun. Güzelim Marmara’ya selam olsun. Trakya’ya selam olsun. Van’a, Mardin’e, Güney Doğu’ya selam olsun.

Memleketimin dört bir yanında altı oklu bayrağı sallayanlara, Soma’da, Zonguldak’ta, Bartın’da yerin yüzlerce metre altında çalışanlara, İzmir’de Agrobay’da direnen kadınlara, Silivri’de Bakırköy’de hepimizin yerine yatan Can Atalay’a, Tolga Şardan’a, Osman Kavala’ya, Selçuk Mızraklı’ya, Selahattin Demirtaş’a selam olsun.

Biz ülkemizi çok partili rejimle barıştıran, kaybettiği ilk seçimden sonra ‘Benim en büyük zaferimdir’ diyebilen ‘Ne ezen ne ezilen’ ve Garp Cephesi komutanı İsmet Paşa’nın partisiyiz.

38. Kurultayımızdayız. Atatürk ilk kurultay olarak toplanan 1927 kongremizin açılış konuşmasında ‘Bu CHP’nin ikinci kurultayıdır’ der. Paşa der ki ‘İlkini Sivas’ta yapmadık mı’ İşte bu ifade bizim kurultayımızı diğer bütün partilerin kurultaylarından farklılaştırır.

CHP Kurultayları sadece kendi partimiz için değil ülke siyasetini de şekillendirir, şekillendirmiştir. Biz bugün sadece partimize genel başkan seçmeye gelmedik. Yeni bir hikayeye başlamak, Türkiye siyasetini yeniden şekillendirmek için buradayız. Özellikle tarihimizdeki iki büyük kurultay memleketimizin önüne önemli hedefler koydu ve partimizi iktidar yaptı.

Burada bize ve kendinize yeni bir görev vereceksiniz. Bu görev Cumhuriyet’in ikinci yüzyılında CHP’yi yeniden iktidar yapma görevidir. Partimiz, 1979’dan bu yana 44 yıldır ağız tadıyla iktidar olamadı. İyi niyetli çabalara rağmen 44 yıldır bunu yapmayı beceremedik. Aslında ikinci yüzyılın ilk kurultayındayız. Ben sizi sadece bir genel başkan, bir parti meclisi seçecek 38.

Olağan Kurultay’ın delegeleri olarak görmüyorum. Ben bugün tribünlere baktığımda, sahaya baktığımda sizlerin gözlerinin içine baktığımda parti tarihini bilen, her biri tertemiz, sosyal demokrasiyi benimsemiş, pırıl pırıl partilileri, gençleri görüyorum. 44 yıldır delegelerimizin verdiği görevi yerine getiremediğimizden hem partimiz hem ülkemiz bedeller ödedi. CHP iktidar olmadıkça ardı ardında sağ partiler ülkeyi yönettiler.

Bugüne dek değişimi başaramadığımız, iktidar olamadığımız için kuruluşunda büyük rol oynadığımız Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına çürümüş bir adalet sistemiyle, yarısı yoksulluk sınırının altında yaşayan bir nüfusla giriyoruz. CHP’nin seçim kaybının maliyeti deyince bazı arkadaşlarımız dar bir çerçeveden bakıp ‘Hepimiz oradayız, hesabı neden sadece Kemal bey ödüyor’ diyor.

Hesabı ne Kemal bey ödüyor, ne Özgür Özel. Ancak hesabı dünyanın en güzel ülkesinde yaşadığı halde dünyanın başka ülkelerinde hayal kuran gençlerimiz ödüyor. Cumhuriyet yas tutma rejimi değildir. Marifet yas tutulacak acıları bitirecek, yas tutan yaşlı gözlerin yaşını silmek. Anaları da çocukları da babaları da güldürmektir Cumhuriyet.

Sokağın sesini duymazdan gelemeyecek yüreklerimiz, umutsuzluğa kapılmayacak delegelerimiz var. Biz altı okumuzdan mahçup olmayacak, sokaktan ve meydandan korkmayacak bir parti anlayışına hızla evrilmek durumdayız. Biz kaybedilen seçim sonrası hiçbir şey olmamış gibi davranılmasına, hatta bu ağır yenilginin sorumluluğunun alınmamasına karşı çıkanlarız. Bir yolculuktayız, bu ‘Sana Söz’ deyip yola çıkıp boynunu büktüklerimizden helallik isteme yolculuğudur.

Paylaşın

CHP’li Özel: Çürümüş Bir Sistemle Cumhuriyet’in 100. Yılına Giriyoruz

CHP’nin 38. Olağan Kurultay’ında konuşan CHP’li Özgür Özel, “Bugün Türkiye’nin ikinci yüzyılının ilk kongresini ilk kurultayını yapıyoruz. Burada bize ve kendimize yeni bir görev vereceksiniz. Bu görev ikinci yüzyılda CHP’yi yeniden iktidar yapma görevidir.” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Partimiz 1971’den bu yana ağız tadıyla iktidar olamadı. İyi niyetli çabalara rağmen 44 yıldır bunu başarmayı beceremedik. CHP iktidar olmadıkça ardı ardına sağ partiler iktidarı yönettiler.”

Özel, konuşmasının devamında, “Bugüne kadar değişimi başaramadığımız için kuruluşunda büyük rol oynadığımız cumhuriyetin köklü kurumları zayıflamış, işlevsizleşmiş bir meclisle, çürümüş bir adalet sistemiyle, demokratik bir dünyadan uzaklaşmış bir ülke ile giriyoruz Cumhuriyet’in 100’üncü yılına” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) genel başkanının seçileceği 38. Olağan Kurultayı, Ankara Spor Salonu’nda devam ediyor. Aday olmak için yeterli sayıya ulaşan CHP Grup Başkanı Özgür Özel, sahneye çıkarak konuşma yaptı.

CHP Genel Başkan Adayı Özgür Özel’in konuşması özetle şöyle: “Kayyım atanan Van’a, Diyarbakır’a selam olsun. Memleketimin dört bir yanında altı ok bayrağı sallayanlara, yerin yüzlerce metre altında can pahasına çalışanlara, İzmir’de direnen kadın işçilere, İstanbul’da direnen Sputnik gazetecilerine, gazeteci Tolga Şardan’a, Selçuk Kozağaçlı’ya, Osman Kavala’ya, Çiğdem Mater’e, Selahattin Demirtaş’a selam olsun.

Bugün Türkiye’nin ikinci yüzyılının ilk kongresini ilk kurultayını yapıyoruz. Burada bize ve kendimize yeni bir görev vereceksiniz. Bu görev ikinci yüzyılda CHP’yi yeniden iktidar yapma görevidir.

Partimiz 1971’den bu yana ağız tadıyla iktidar olamadı. İyi niyetli çabalara rağmen 44 yıldır bunu başarmayı beceremedik. CHP iktidar olmadıkça ardı ardına sağ partiler iktidarı yönettiler.

Bugüne kadar değişimi başaramadığımız için kuruluşunda büyük rol oynadığımız cumhuriyetin köklü kurumları zayıflamış, işlevsizleşmiş bir meclisle, çürümüş bir adalet sistemiyle, demokratik bir dünyadan uzaklaşmış bir ülke ile giriyoruz Cumhuriyet’in 100’üncü yılına.

Kurucumuzun gösterdiği yönde 45 bin dolar, bu tarafta 4 bin 500 dolarlık bir fakirlik var. Siyasi ekonomik ve sosyal ağır maliyetini yaşıyoruz. CHP’nin seçim maliyeti deyince dar bir çerçeveden bakıp ‘Seçime hep beraber girdik, birlikte kaybettik, hesabı niye Kemal bey ödüyor?’ deniliyor.

Ben bu yaklaşıma itiraz ediyorum, hesabı ne Kemal Bey ne ben ödüyorum. Hesabı dünyanın başka ülkede hayal kuran gençlerimiz ödüyor. Hesabı cezaevine atılan siyasetçiler ödüyor, hesabı kredi borcunu ödeyemeyen esnaflar, yoksullar fakirleşerek ödüyorlar, yeterli beslenemeyen, barınamayan üniversite öğrencileri ödüyor.

Biz altı okumuzla mahcup olmayacak, cesur davranacak, sokaktan korkmayacak, örgütü bir yük olarak görmeyecek bir parti anlayışına hızla evirilmek durumundayız. Biz kaybedilen seçim sonrasın hiçbir şey olmamış gibi özeleştiri yapılmamasına, ağır yenilginin sorumluluğunun alınmamasına karşı çıkılmamasına karşıyız.

Terörü örgütü olan Hamas’ın sivillere yönelik yaptığı katliama bunu araçsallaştıran İsrail devlet terörüne dönüştürdü. Kimden gelirse gelsin teröre seyirci kalamayız, meydan okuyoruz ve lanetliyoruz.

“Partimiz iktidara benzeyen yöntemlerle yönetilemez”

Tüm siyaset anlayışımızla değişmeliyiz. Halkın sesine kulak vererek, partimizin kaderini değiştirmek için değiştirmeliyiz. Biz sosyal demokrat bir partiyiz, biz emeğin partisiyiz. Partimiz iktidara benzeyen yöntemlerle yönetilemez.

Toplumun sesine kulak tıkayarak, değişime direnerek yönetilmez. Atatürk’ün koltuğunu istediği birine devredeceğini düşünmek kurultayın iradesine ve buraya gelenleri hiçe saymaktır.

Biraz önce genel başkan bir hançerden bahsetti. Bu hançer konusu sizinle ilgili mi dediler, hiç üstüme almadım. CHP’de hançer yok, hançerleyecek kimse de yok. Genel Başkanım benim de diyecek bir şeyim varsa siz de bilirsiniz bizim partide ve partililerde hançer olmaz. Bizim partide kılıç da olmaz.

CHP’de danışmanım diyen ama profil resminde Recep Tayip Erdoğan diyen değişimcilere kılıç çekecek olanların alnını karışlarım.

Boyu Erdoğan’a daha yakın, onun gibi daha sert konuşabilecek, onu arkadaş bırakacak bir lider seçmenizi öneriyorum. Onun işi kolay o kesiyor, bölüyor. O sağcı-solcu der, Kürt-Türk der, milli-gayri milli der, büyük tarafı alır küçük tarafı 50 artı bir yapmak için seni ittifaklara zorlar. Olmadı olmuyor dersen Erdoğan seçimi o zaman kazanır.

CHP’nin de HDP’nin de yoksuluna, güvencesizine dokunabilirsen işte Erdoğan’ın dokunamadığı onun ittiği tarafta senin değdiğin yerde halkın iktidarı var. Sokaktan, meydandan korkmayan, toplumun tepkilerinin örgütlenmesine katkı sağlayan barışçıl yollarlar yapılan her protestonun teminatı olan CHP’nin önünde yürüyecek bir genel başkanın sözünü veriyorum.

Siz ikinci yüzyılın ilk sandığının delegeleri, siz bu partiyi ayağa kaldırmaya hazır mısınız? Kalkın ayağa ve bu ülkeyi ayağa kaldırın, ben size ve ikinci yüzyılın delegelerine güveniyorum. Biz kazanacağız. Bana cesaret, Türkiye’ye umut veriyorsunuz. Ayağa kalkın, Türkiye’yi ayağa kaldırın. Sizden güç alıyorum ve size güç veriyorum. İyi ki varsınız, iyi ki CHP’liler var. Biz başaracağız, CHP başaracak.”

(Kaynak: Bianet)

Paylaşın

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu: İstanbul İttifakı Devam Ediyor, İYİ Parti De Var

“İYİ Parti’siz İstanbul İttifakı olur mu?” sorusuna cevap veren İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “İlk andan itibaren bir İstanbul İttifakı mottosunu gerçekleştirmiştik. Devam edeceğini düşünüyorum, her daim. Benim bugün yaptığım savununun içerisinde hala Millet İttifakı da var İYİ Parti de var. Tabii bugün partilerin iç mekanizmalarıyla ilgili kararlara benim yorum yapmam asla yakışmaz” dedi ve ekledi:

“Ama son ana kadar her türlü ittifak kurulabilir inancımı devam ettiriyorum. Ben o ihtimal bitmeden İYİ Parti’yle ittifak yapılmayacakmış gibi yorumlara asla girmem. İBB Başkanı ve CHP Ailesi’nin güçlü bir ferdi olarak, bu iktidarı hem yerelde hem genelde elde etmemiz için bizim ihtiyacımız olan şey, önümüzdeki kurultayda değişimdir. O güne kadar adaylıklar nasıl olur bakarız, inceleriz. Oturur en doğru kararı kurultay delegeleri olarak veririz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Adayı Özgür Özel, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu makamlarında ziyaret etti. Özel ve İmamoğlu, görüşmenin ardından basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Gazete Duvar’ın aktardığına göre; İlk söz alan Ekrem İmamoğlu, “Biz zaten Sayın Başkanımızla istişare içerisindeyiz. Fikirlerimizi paylaştığımız, birbirimizi beslediğimiz, güçlendirdiğimiz, özellikle genel seçim sonrası yoğun bir temas yaşadığımız yol arkadaşımız. Elbette öncesinde de her konuyu müzakere eden bir yakınlığımız ve dostluğumuz söz konusuydu. İBB’yi ziyareti bizi oldukça mutlu etmiştir” dedi.

Özgür Özel ise sözlerine şöyle başladı: “15 Eylül günü önümüzdeki Kurultay’da genel başkan adaylığı noktasındaki irademizi açıkladığımızdan beri illeri ziyaret ediyoruz. İl kongrelerine katılıyoruz, katılamadıklarımıza da sonrasında hayırlı olsun ziyareti gerçekleştiriyoruz. İstanbul İl Kongremize katılamamıştık. Bütün ülkenin dikkatle izlediği bir kongreydi. Sonuçları açısından da çok mühim.

Daha önce CHP’deki görevini başarıyla yapmış, takdir toplamış, 40’lı yaşlarında ve kampanyasında da İstanbul İl Başkanlığı’nı nasıl yöneteceğini anlatan bir aday seçildi. Bu çok kıymetlidir. CHP kongrelerinden farklı sonuçlar bekleyenlerin hevesleri kursaklarında kaldı. Adaşım olması münasebetiyle de ayrı bir memnuiyetim var. Özgür Başkan’ı da ziyaret etmek istedik.

Bir heyetle birlikteyiz. Heyetin en yaşlısı benim. Bugünkü ziyareti genç arkadaşlarımızla yapmak da mutluluk verici. Gelirken dilek tuttuk yolda, Saraçhane’ye yaklaşırken, dedik ki, 1 Nisan günü İBB’de, Meclis çoğunluğunu da sağlamış, bugüne kadar elini kolunu bağlayan bütün engellerden kurtulmuş Ekrem İmamoğlu’nun, CHP Genel Başkanı olarak bir kahvesini içmeyi dilek olarak tuttuk. Umuyoruz ki 1 Nisan’da o ziyareti gerçekleştirme imkanımız olur. ”

“Yerel seçimi kazanacağız”

“İstanbul’da değişim rüzgarı, Ankara’daki kurultaya nasıl ulaşır?” sorusuna Ekrem İmamoğlu, “Partimizin olağan süreçleri bunlar. Mahalle, ilçe, il ve kurultay. Bazen arzu etmediğimiz anlar yaşanabilir. Doğaldır, kolay değil. Ama her yönüyle çok güçlü bir demokrasi iradesi konuyor partimizde. Arkadaşlarımın ifadesine göre 10 bine yakın insan bizimle kongre temaşasını yaşadı. Bu seçimin mutlaka Türkiye’ye dönük siyasi sonuçları olur.

İstanbul, Türkiye’nin her yerdeki lokomotif gücüdür. Tabii ki kurultaya da etki edecek sonuçları olur. Benim tek arzum var, kurultay, halkımızın istediği ne var ise A’dan Z’ye onun sonucunu bize gösterecek ve o, bizi daha güçlü kılacak. O güçle yerel seçimi kazanacağız. Ve ardından sağlıklı bir menzil planı yaparak 2028’e, 2029’a çok daha iyi noktada kavuşacağımızı arzu ediyorum” yanıtını verdi.

Özgür Özel ise soruyu şöyle cevapladı: “İBB ve 14 belediye başkanımızın çabalarının bir an önce İstanbullulara en doğru şekilde anlatılıp önümüzdeki seçime doğru kol kola ilerlenilmesi gerekiyordu. Bu sürecin başlamış olmasından dolayı büyük memnuniyet duyuyorum.

Özellikle il başkanımızın ilçe başkanlığından gelmiş olması, 39 ilçenin hem beklentilerini hem nasıl birlikte çalışabileceklerini çok iyi tarif edebilen bir imkan yaratacak. Seçimin sayısal sonuçlarıyla Ankara’da oylar sayılırken ilgileniriz. Seçimin doğurduğu tüm sonuçlardan memnunuz. İstanbul İl Başkanlığı’nda da hem İstanbul’un bütünlüğünü sağlayacak hem Genel Merkez’le uyumlu çalışabilecek kadrolar göreve geldiler. Biz, onlarla çalışmak için gün sayıyoruz.”

“İYİ Parti’siz İstanbul İttifakı olur mu?” sorusuna ise Ekrem İmamoğlu şu yanıtı verdi: “İlk andan itibaren bir İstanbul İttifakı mottosunu gerçekleştirmiştik. Devam edeceğini düşünüyorum, her daim. Benim bugün yaptığım savununun içerisinde hala Millet İttifakı da var İYİ Parti de var. Tabii bugün partilerin iç mekanizmalarıyla ilgili kararlara benim yorum yapmam asla yakışmaz.

Ama son ana kadar her türlü ittifak kurulabilir inancımı devam ettiriyorum. Ben o ihtimal bitmeden İYİ Parti’yle ittifak yapılmayacakmış gibi yorumlara asla girmem. İBB Başkanı ve CHP Ailesi’nin güçlü bir ferdi olarak, bu iktidarı hem yerelde hem genelde elde etmemiz için bizim ihtiyacımız olan şey, önümüzdeki kurultayda değişimdir. O güne kadar adaylıklar nasıl olur bakarız, inceleriz. Oturur en doğru kararı kurultay delegeleri olarak veririz.”

İstanbul İl Kongresi’nde Cemal Canpolat’ın kullandığı ifadelerle ilgili gelen bir soruya ise İmamoğlu, “Sayın Cemal Canpolat’la ben haziranın ortasından itibaren belki 30’a yakın görüşmüşüzdür. O mikrofonda dile getirdiklerinin binde birini bana söyleseydi orada söylediklerini belki makul karşılardım” yanıtını verdi.

Özgür Özel ise, “TBMM’den sonraki ikinci büyük meclis İBB Meclisi. Bizim kongremizde aile içerisinde kullanılan ifadeler her iki meclisin gündemine giriyorsa orada yanlış yapılmış demektir. Bunun dışında bir değerlendirmeye gerek yok” dedi.

Paylaşın

CHP’li Özel: Atatürk’ün Partisi İkinci Parti Ve Mağlubiyetlere Razı Olamaz

Partisinin Antalya İl Kongresi’nde konuşan CHP Genel Başkan adayı Özgür Özel, “Değişim tartışmaları başladığında dedim ki bir değişim gerekir, ben kendi özeleştirimi yapmak durumundayım. Eğer fedakarlık yapmak gerekiyorsa fedakarlık, sorumluluk almam gerekiyorsa sorumluluk alacağım” dedi ve ekledi:

“Dedim ki kaybeden takımda santrafor oynayacağıma şampiyon takımda her mevkiye talibim. Dedim ki eğer derseniz ki Özgür, gözümüzün önünde büyüdün sen, çok oynadın, birazcık yedek otur, Özgür yedek oturur. Yok orta saha, orta saha; kaleye, kaleye… Artık oynamayacaksın, Özgür top toplayacaksın, top toplamaya… Ama diyorsanız ki Özgür biz sana inanıyoruz, biz sana güveniyoruz, geç takımın başına ben ona da varım, sizinle bunu da konuşmaya geldim.

Ben görevimi yaparken Süleyman Soylu’ya karşı, Hulusi Akar’a karşı, başbakanlara, Recep Tayyip Erdoğan’a karşı, sizin yüzünüzü hiç öne eğdim mi? Sizin yüzünüzü hiç yere düşürmedim. Bundan sonra da hangi göreve gelirsem eğer ki derseniz hadi Özgür görev sende, ben bu takımı şampiyon yaparım, ben bu partiyi sizinle birlikte iktidar yaparım, ben bu partiyi sizinle birlikte ayağa kaldırırım. Kalkın ayağa, kalkın ve bu partiyi iktidar yapın. Ben size güveniyorum. Ben size inanıyorum, bu parti ayağa kalkarsa Türkiye ayağa kalkar.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Olağan Antalya İl Kongresi, Konyaaltı Belediyesi Nazım Hikmet Kongre Merkezi’nde yapılıyor. Kongrede CHP Genel Başkanı Özgür Özel’de bir konuşma yaptı. Gazete Duvar’ın aktardığına göre, Özel, konuşmasında şunları söyledi:

“Cumhuriyet’in 100’üncü yılındayız. Partimizin kuruluşunun 100’üncü yılını hep birlikte geçtiğimiz günlerde kutladık. Hiç şüphe yok, hep birlikte Antalya Büyükşehir Belediyesi’ni kazandığımız 2019 Yerel Seçimleri’nden beri ki o yerel seçimlerde 60 günde 41 ilde 247 belediye başkan adayımızı tanıtmış bir kardeşiniz, evladınız olarak o günden Cumhuriyet tarihinin en kritik seçimi olduğuna inandığımız, toplumu inandırdığımız, mücadelesini verdiğimiz 14 Mayıs Seçimi’ne kadar 81 ilde 973 ilçede nereden davet aldıysam ilse il, ilçeyse ilçe, beldeyse belde, bu seçim için koştum, gayret gösterdim.

Bu gayretlerimin önceki kısmına da 14 Mayıs, 28 Mayıs arasında büyük bir şokla başladığımız, moralleri yükseltip sandığa motivasyonu artırmak için görevlendirildiğimiz Muğla’daki 9 mitingden sonraki geldiğim Kaş’ta, Kumluca’da, Serik’te, Manavgat’ta, Antalya merkezde 7 farklı ilçemizde hep birlikte otobüsün üstünde bu Cumhuriyet tarihinin en önemli seçiminde adayımız kazansın ve Türkiye kazansın diye mücadele verdik.

Maalesef 28 Mayıs günü, Cumhuriyet tarihinin en önemli seçiminde Cumhuriyetle, onun kurucu babalarıyla, kurucu kadrolarıyla, Cumhuriyet’i cumhuriyet yapan temel değerlerle çelişkisi olan, onlara husumet duyan birilerinin iktidarına son veremedik. Bu büyük üzüntü, hepimizin kaldırmakta güçlük çektiği yük, hepimizin omuzlarına bastı. O günden sonra hep birlikte bizim bundan sonraki süreçte bizim bir özeleştiri, muhasebe yapmamız, bundan önceki seçimlerde yaşadıklarımızla bu seçim arasındaki farkları doğru yaptıklarımızı, yanlış yaptıklarımız, analiz etmemiz, hatalardan ders çıkarmamız, bir daha Cumhuriyet’e husumet duyan kadroların iktidarda kalmaması için partimizde neyi değiştirmemiz gerekiyorsa o noktada mücadele etmemiz gerekiyordu.

Bu inançla, bu yaklaşımla partimizin yetkili organlarında ve Genel Başkanımıza bu düşüncelerimizi ifade ettim. Ancak zaman geçtikçe gördüm ki yaşadığımız bu seçim kaybına başka isimler koymak, kaybetmedik sadece kazanamadık demek ve hiçbir şey olmamış gibi devam etmek isteyen bir anlayışın hakim olduğunu gördük. İşte gün, buna itiraz etme, bu konuda kimseyi incitmeden, haksızlık yapmadan, ama CHP’nin, Cumhuriyetçilerin, Atatürkçülerin yüreğindeki yangını hissederek bir şeyler yapmak gerekiyor, onun için yola çıktık, yollara düştük.

İçinde bulunduğumuz değişim tartışmalarında bunu sadece sayın Genel Başkanımıza indirgemek kendisine, geçmişine, emeğine haksızlık olur. Yola çıktığım gün kendisine de kamuoyuna da söyledim; ben bir değişimi savunuyorum, ancak vefalı bir değişim öngörüyorum. Geçmişte olan kötü örneklerindeki gibi, biraz önce söyledim bu babaevinde başka şeylere talip olabilirsiniz, iyi yönetilmediğini söyleyebilirsiniz, daha iyi yönetmek için iddianızı, kadronuzu ve bu konuda fikri farklılıklarınızı dile getirirsiniz, ancak daha önce olan kötü örneklerdeki gibi yakarak yıkarak bir daha yüz yüze bakamayacak hale gelerek, bir parti içi mücadele için partinin geleceğini, gelecekte seçmenle kurulacak ilişkiyi zedeleyerek bir mücadele ne bana ne CHP’ye yakışmaz.

Elbette sadece Genel Başkan değişikliğini söylemek Genel Başkanımıza haksızlık olur. Ancak sayın Genel Başkanın çalışma ekiplerini değiştirmekle değişimin tamamlandığını düşünmek ya da tüzüğe daha demokratik maddeler önererek ya da programı daha basit, daha kısa, daha anlaşılır yazacağını söyleyerek değişim göstermek de ipteki cambazı göstermek, esas sorumlulara bakma demek olur. Bu yüzden CHP’nin önce temel sorununu tespit etmek durumundayız.

Tayyip Erdoğan’ın o dikine kesen siyasetinde yani biz ve onlar diyen, Türkler Kürtler, Aleviler Sünniler, sağcılar solcular, milliler gayri milliler diye bölen, farklılığın üzerinde tepinen, diğer parçayı kutuplaştıran o uzak kutbu şeytanlaştırıp kendisi arkasını kalabalıklaştıran kimlik siyasetine… Evet biliyorum, açsın, yoksulsun, işsizsin, güvencesizsin ama tehlike büyük, ezanı susturacaklar, arkama geçmelisin.

Bayrağı indirecekler arkama geçmelisin, ülkeyi böldürecekler arkama geçmelisin diyen dikine siyasete karşı küçük parçayı kucağında bulup onu büyütmeye çalışmak, onun için sağdan, daha sağdan, daha sağdan ittifaklarla büyümeye çalışmak yerine başımızın üzerindeki cam tavanı görmek, yüzde 25 ile 4 seçmenden birini aldığımızla meşgul olup öbür 3 seçmenin kim olduğuna iyi bakmak durumundayız. Orada öyle erişemeyeceğimiz bir yer yok, ama nereden bakacağımız önemli.

Eğer biz AK Partilinin de MHP’linin de HDP’linin de İYİ Partilinin de oy vermeyenin küskünün de yoksuluna, işsizine, güvencesizine, sendikal hakkı elinden alınmışına ülkeden umudunu kesmiş gencine dokunabiliyorsak Tayyip Erdoğan gibi dikine kesen değil, sol sosyal demokrat siyasetle tüm toplum kesimlerini enine kesen ve alta kalanlarla meşgul olan… Zaman zaman slogan yaptık, ekranlara yazdık, ‘Herkes için CHP.’ Biz bir partiyiz, toplumun bir parçasıyız.

Toplumdaki bir grubun hak ve menfaatlerini korumak için kurulur partiler. CHP, herkesten yana olamaz. CHP, işçiden yanadır, CHP, yoksuldan, esnaftan, memurdan, orta direkten, ezilenden yanadır, CHP halktan yanadır. CHP, sosyal demokrat bir partidir. Bundan sonraki süreçte CHP’nin Altı Ok’unun tarihsel gerekliliğine inanarak olgusal gerçekliğini sahiplenerek ve içinde bulunduğumuz çağın gereklerine göre Altı Ok’u aşındırmadan geliştirerek cesur, kararlı bir siyaset yapmamız lazım.

CHP, nerede duracağına şöyle karar veremez. ‘Ben, şunların karşısında olmalıyım, buna yakın durmalıyım, buna çok yaklaşırsam bu tarafı kızdırmayayım’ diyerek pozisyon tarif eden bir parti olmak yerine Altı Ok, cumhuriyet, evrensel sosyal demokrasi, sol siyaset ve kimden yana olduğunu biraz önce birlikte haykırdığımız kitleler için CHP duracağı yeri belirlemeli, dünya CHP’nin etrafında, siyasi pozisyonlanmalar CHP’ye göre olmalıdır.

Cumhuriyeti kuran kadrolar da Türkiye’ye demokrasiyi getiren kadrolar da 70’lerde ortanın solu ile işçi sınıfındaki dinamizmi ve emek mücadelesinin rüzgarını alan kadrolar da pozisyonunu ona göre buna göre değil kendi olması gerektiği yere göre belirlemiştir. Bu cesur siyasete inanıyorum, sizleri bu cesur siyasete destek vermeye davet ediyorum.

Değişim tartışmaları başladığında dedim ki bir değişim gerekir, ben kendi özeleştirimi yapmak durumundayım. Eğer fedakarlık yapmak gerekiyorsa fedakarlık, sorumluluk almam gerekiyorsa sorumluluk alacağım. Dedim ki kaybeden takımda santrafor oynayacağıma şampiyon takımda her mevkiye talibim. Dedim ki eğer derseniz ki Özgür, gözümüzün önünde büyüdün sen, çok oynadın, birazcık yedek otur, Özgür yedek oturur. Yok orta saha, orta saha; kaleye, kaleye… Artık oynamayacaksın, Özgür top toplayacaksın, top toplamaya… Ama diyorsanız ki Özgür biz sana inanıyoruz, biz sana güveniyoruz, geç takımın başına ben ona da varım, sizinle bunu da konuşmaya geldim.

Ben görevimi yaparken Süleyman Soylu’ya karşı, Hulusi Akar’a karşı, başbakanlara, Recep Tayyip Erdoğan’a karşı, sizin yüzünüzü hiç öne eğdim mi? Sizin yüzünüzü hiç yere düşürmedim. Bundan sonra da hangi göreve gelirsem eğer ki derseniz hadi Özgür görev sende, ben bu takımı şampiyon yaparım, ben bu partiyi sizinle birlikte iktidar yaparım, ben bu partiyi sizinle birlikte ayağa kaldırırım. Kalkın ayağa, kalkın ve bu partiyi iktidar yapın. Ben size güveniyorum. Ben size inanıyorum, bu parti ayağa kalkarsa Türkiye ayağa kalkar. İşte Antalya ayakta, CHP ayakta. Göreceksiniz buluşacağız iktidarda. Atatürk’ün partisi ikinci parti olamaz, mağlubiyetlere razı olamaz.”

Paylaşın