Özel’den “Cemevleri” Çıkışı: Alevilerin İbadethanesidir

Hacı Bektaş-ı Veli anma etkinliklerinde konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Türkiye, vicdanları yaralayan, bir türlü açıkça ifade edilmeyen bir ayrımcılıkla Alevilere eşit vatandaşlık haklarını vermemiştir” dedi ve ekledi:

“Yürürlükte olan Anayasa’daki tüm ifadelere rağmen kanun yaparken ve uygularken Alevi vatandaşlara eşit vatandaşlık hakkı verilmeyip ötekileştirilmektedir. Haklı talepleri duymazdan gelinmektedir. Cemevleri, Aleviler için ibadethanedir, bizler için de ibadethane olacaktır. Bu anayasal hak kabul edilene kadar sizin mücadeleniz benim mücadelemdir.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özel Özel, Nevşehir’in Hacıbektaş ilçesindeki Cumhuriyet Kent Meydanı’nda düzenlenen “61. Ulusal, 35. Uluslararası Hacı Bektaş Veli Anma, Kültür ve Sanat Etkinlikleri”ne katıldı.

Etkinliğe ayrıca, Halkların Eşitlik ve Demokrasi Partisi (DEM Parti) Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Türkiye İşçi Partisi (TİP) Genel Başkanı Erkan Baş ile birçok siyasi parti ve sivil toplum örgütü temsilcisi de katıldı.

Etkinlikte Özgür Özel bir konuşma yaptı. Hacı Bektaş Veli’nin ektiği tohuma yoldaş olacağına, ortak mücadeleden geri durmayacağına söz verdiğini dile getiren Özel, şu ifadeleri kullandı: “Bu topraklarda çok acı dönemler yaşandı. Yüzyıllardır kan, gözyaşı ve zulüm bir durduysa üç yürüdü. Kerbela’da akan kan Çorum’da, Maraş’ta, Sivas’ta akmaya devam etti. Kerbela’nın direnci sokak ortasında katledilen gazetecilerin, sendikacıların, bilim insanlarının, Berkin Elvan’ların cenaze törenlerinde vardı.

Kerbela’nın yası, kimi zaman Berkin’in kimi zaman Ali İsmail’in, Abdullah Cömert’in mezarının başına bir sis gibi kondu. Hünkarın yolundan gidenler, nefis karanlığını marifet ışığıyla, gönül karanlığını aşk işiyle aydınlatmaya devam ettiler. Ellerine bir gün silah almadan, şiddete hiç başvurmadan, cahiliye döneminin araçlarına başvurmadan mücadelelerine devam ettiler. Mazlumlar, zalimin kötülüğüne ne boyun eğdi, ne ortak oldu.

Madımak’ın bir utanç müzesi olana kadar mücadeleye devam edeceklerini söyleyen Özel, barış, adalet, bilim ve umuda giden yolculuğu temsil ettiklerini ifade etti. Kültür ve Turizm Bakanlığının düzenlediği “Hacı Bektaş Veli’nin Hakk’a Yürüyüşünün 753. Yıl Dönümü Anma Etkinlikleri”ni eleştiren Özel, şöyle konuştu:

“İktidar partisinin burada yıllardır süren bir geleneği yok sayarak, buradaki canlıların meşru resmi siyasi temsilcilerini dışlayarak, 15 Ağustos akşamı apar topar alternatif bir tören tertip etmelerini en başta Hacı Bektaş’ın mirasına yapılmış büyük bir saygısızlık olarak görüyor ve kınıyorum. Bugün Alevilerin en etkin şekilde çözüm bekleyen, katkı bekleyen sorunları var. Türkiye, vicdanları yaralayan, bir türlü açıkça ifade edilmeyen bir ayrımcılıkla Alevilere eşit vatandaşlık haklarını vermemiştir.

Yürürlükte olan Anayasa’daki tüm ifadelere rağmen uygulama sırasında ve kanun yaparken, kanunları uygularken Alevi vatandaşlara eşit yurttaş muamelesi yapılmamakta, ayrımcılığa tabi tutulmakta, ötekileştirilmekte ve haklı talepleri duymazdan gelinmektedir. Cemevleri Aleviler için ibadethanedir. Bizler için de ibadethane olacaktır. Bu yasal hak tanınana, bu anayasal hak kabul edilene kadar sizin mücadeleniz benim mücadelemdir.

Camilerin ibathane görülüp, Cemevlerinin ibadethane sayılmadığı, ÇEDES programı altında laik eğitim örselenip, katledildiği, Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı adıyla Alevilerin kabul etmediği bir kurumun ve işleyişin oluşturulduğu ve maalesef vaktiyle ‘Cemevi cümbüş evi’ diyen, cem ile cümbüşü bir tutan yönettiği bu ülkede cümbüşün yeri Kültür Bakanlığı olduğu kabuluyle bir inancı Kültür Bakanlığına bağlayarak bu hakareti, bu hor görmeyi kurumsallaştıran bir anlayışa itiraz ediyoruz. Haklı itirazlarınızın yanındayız.”

Paylaşın

Özel’den Parti Teşkilatlarına “Seçime Hazır Olun” Talimatı

Yerel seçimlerde birinci parti çıkan CHP’de genel başkanı Özgür Özel’in, il başkanları toplantısında parti örgütü yöneticilerine “Her an seçime hazır olun” talimatı verdiği belirtildi.

İl başkanlarının ise, “Sahadayız. Yarın seçim olacakmış gibi çalışıyoruz. Her şeye hazırız” değerlendirmesi yaptığı ifade edildi.

CHP’li kurmaylar da seçimin zamanında olmayacağını, sandığın 2028’den önce gündeme geleceğini düşündüklerini belirterek, “2025 sonbaharı ya da en geç 2026’nın ilkbaharında seçim olacağını” savunuyor.

31 Mart yerel seçimlerinden birinci parti olarak çıkan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel sık sık “Geçim yoksa seçim var” sözüyle erken seçimi gündeme getiriyor. Özel, anketlerde birinci parti çıktıklarını da vurguluyor.

Özgür Özel’in, il başkanları toplantısında parti örgütü yöneticilerine “Her an seçime hazır olun” talimatı verdiği belirtildi. Milliyet’ten Mehtap Gökdemir’in haberine göre; toplantıda il başkanlarına, Eylül ayından sonra “daha aktif bir dönem” yaşanacağı aktarılarak, bu konuda da hazırlıklarını yapmaları istendi.

Özel’in talimatı doğrultusunda sahaya inen örgütler, “yarın seçim olacakmış” gibi çalışmalara başladı. İlçe ilçe, mahalle mahalle gezdiklerini belirten il başkanları, “Sahadayız. Yarın seçim olacakmış gibi çalışıyoruz. Her şeye hazırız” değerlendirmesini yaptı.

CHP’li kurmaylar da seçimin zamanında olmayacağını, sandığın 2028’den önce gündeme geleceğini düşündüklerini belirterek, “2025 sonbaharı ya da en geç 2026’nın ilkbaharında seçim olacağını” savunuyor.

Paylaşın

“Erken Seçim” Tarihini Erdoğan Ve Bahçeli Belirleyecek

AK Parti ve MHP’nin ana omurgasını oluşturduğu iktidardaki Cumhur İttifakı, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “erken seçim” çağrısının çok anlamlı olmadığı görüşünde. 

Erdoğan’ın kendine en uygun zamanda erken seçim için “Hodri meydan” diyeceğini, bunu dediğinde muhalefetin kaçamayacağını savunan kurmaylar, “Erken seçim çağrısı ne zaman yapılırsa tıpış tıpış evet diyecekler. Başka şansları var mı? Erken seçim tarihini Özgür Özel değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile, MHP lideri Bahçeli, yani Cumhur İttifakı belirleyecek” iddiasında.

Yerel seçimlerin ardından muhalefet partilerinden erken seçim çağrıları her geçen gün daha da yükselen seslerle dile getirilmeye başlandı. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, erken seçimle ilgili, “İki seçim arasında 5 yıl var. Bunun ortası 2.5 yıl. Erdoğan Meclis erken seçim kararı almazsa bir daha aday olamıyor. 2.5. yıl geldiğinde seçimleri yenileyelim, Erdoğan kendine güveniyorsa bir kere daha gelir, yarışırız” dedi.Özel bu tarihten sonra gelecek erken seçim talebine ise olumlu bakmayacaklarını söyledi.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; AK Parti ve MHP’nin oluşturduğu iktidar cephesi ise bu çağrının çok anlamlı olmadığı görüşünde. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kendine en uygun zamanda erken seçim için “Hodri meydan” diyeceğini, bunu dediğinde muhalefetin kaçamayacağını savunan kurmaylar, “Erken seçim çağrısı ne zaman yapılırsa tıpış tıpış evet diyecekler. Başka şansları var mı? Erken seçim tarihini Özgür Özel değil, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile, MHP lideri Bahçeli, yani Cumhur İttifakı belirleyecek” iddiasında.

Normalleşmenin kazananı kim?

CHP yerel seçim sonrası diyalog kanallarının açılması için AK Parti ile “normalleşme” süreci başlattı. Karşılıklı yapılan ziyaretlerde CHP’nin gündeminde adalet talepleri, uygulanmayan AİHM, AYM kararları, ekonomik sorunlar, kayyım atamaları gibi birçok başlık vardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ana gündemi ise “yeni anayasa”ydı. CHP normalleşme sürecini “AK Parti’nin hukuka dönüşü” olarak değerlendirirken birçok konuda değişim ve yeni adım bekledi. Bu beklentilerin büyük kısmı ise hayata geçmedi. Sadece “yeni anayasa” diyen AK Parti’ye göre ise “normalleşme, CHP’nin normalleşmesi” oldu. Öyle ki Erdoğan bir konuşmasında CHP’nin 15 Temmuz ile ilgili değişen açıklamalarına dikkat çekerek, bunu “muhalefetin normalleşmesi adına kayda değer buluyoruz” dedi.

AK Partili yetkililer de bu sürece “CHP’nin normalleşmesi” olarak bakıyor, hatta “CHP’yi merkeze getirdik” yorumu yapıyor. AK Partili bir yöneticiye göre normalleşme aynı olmak demek değil. Konuşabilmek, diyalog kurabilmek demek. Seçmen tabanında çok olumlu bulunan sürecin devam etmesi gerektiği, Cumhurbaşkanının da iç toplantılarda parti yöneticilerine çok sertlik içeren seçim sürecine atıf yaparak, “seçim dilini bırakın” dediği aktarılıyor.

Paylaşın

CHP Kadın Kolları Kurultayı’nda Gergin Anlar: Erkekleri Dışarı Alın

Partisinin kadın kolları kurultayında yaptığı konuşma sırasında salondan seslerinin yükselmesi üzerine CHP Lideri Özgür Özel, “Bu yapılan doğru değil. Ben sizi her ortamda dinliyorum. Kapının önünde de yine dinlerim ama burası kadın kolları kongresi” dedi ve ekledi:

“Burayı buraya bırakacaksınız. Lütfen arkadaşlar. Burayı kadınlara bırakacaksınız.  Erkeklere burayı provoke ettirmem. Ne diyecekseniz kapının önünde söylersiniz. Erkek arkadaşları dışarı alın. Bula bula bu örgütün bu kadar emeğinin taçlandırılacağı bu ortamı mı buldunuz provoke etmek için.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) 15. Olağan Kadın Kolları Kurultayı, “Eşitlik ve Adalet” temasıyla bugün Ankara Congresium Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleştirildi. Kurultay başlamadan önce adaylar Birsen Bayar ve Birsen Temir Saraç çekildiğini duyurdu.

Kurultayda, CHP Osmaniye Milletvekili Asu Kaya, CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ve CHP Kadın Kolları MYK Üyesi Merve Kır olmak üzere 3 isim başkanlık için yarışacak.

Özel konuşmasına başladığı sırada salondan slogan sesleri yükseldi. Bunun üzerine Özel şu ifadeleri kullandı: Kadın kolları kongresini lütfen başka amaçlara alet etmeyin. Çok rica ediyorum. Kadın kolları kongresi kadın kolları kongresidir. Uzunca bir emeğin karşılığını almak için burada toplanmış CHP Kadın Örgütü varken onların sesine başka bir ses karıştırmam, doğru değil bu.

Özel salondaki güvenliklere, “Arkadaşlara yardımcı olun. Kadın kolları kongresinin bu kapsamda devam etmesine katkı sağlayın” diye seslendi. Salondaki kadınlardan da dışarı sloganı atıldı.

“Erkek arkadaşları dışarı alın”

Özel sözlerini şöyle sürdürdü: Bu yapılan doğru değil. Ben sizi her ortamda dinliyorum. Kapının önünde de yine dinlerim ama burası kadın kolları kongresi. Burayı buraya bırakacaksınız. Lütfen arkadaşlar. Burayı kadınlara bırakacaksınız. Erkeklere burayı provoke ettirmem. Ne diyecekseniz kapının önünde söylersiniz. Erkek arkadaşları dışarı alın. Bula bula bu örgütün bu kadar emeğinin taçlandırılacağı bu ortamı mı buldunuz provoke etmek için.

Özgür Özel, konuşmasında ise şu ifadeleri kullandı: Tüm emeklerinize teşekkür ediyor ve iyi ki kadın kolları var diyorum. Bazen eşitlik ilkesi adına kadın kolları kapansa mı gibi tartışmalar oluyor, eğer her kolda kadınların eşit temsili sağlanırsa bunu tartışırız. Ama o güne kadar kadın kollarını tartışmam, tartıştırmam.

Parti programının belirleneceği kurultayda CHP’nin oklarının en ortasındaki devletçilik ilkesinin yarısını yeşile yarısını mora boyayacağız. 31 Mart seçimleriyle Aydın’daki topuklu efemizin yanında Eskişehir ve Tekirdağ’da da kadın belediye başkanlarımız eklendi. Metropol ilçelerin pek çoğunu CHP’li kadın belediye başkanlarımız yönetiyor. Amiral gemimiz İzmir’de 9 kadın adayımızdan 8’i İzmirliler tarafından göreve getirilmiştir.

Biz kadın konusunda partide devrim yapacağız derken, bir abla çıkıp “siz kotaları değil kafaları değiştirin” demişti. Oluşturduğumuz Merkez Yönetim Kurulu’nun yarısının kadın olduğu bir gölge kabinesi var. Mevcut kabinenin bir simetrisi ve iktidara geldiğimizde bu işi nasıl yapacağımızın bir göstergesi. Tayyip Bey’in kabinesinde tek kadın var, o da kadın ve aileden sorumlu. Bu ikimizin de nasıl bir Türkiye vadettiğini gösteriyor. Tayyip Bey’e göre kadının yeri sadece evinin, ailesinin yanı.

Onun kafasındaki tek kadın bakan budur. Bizim görevlendirmemizde de 9 kadın var. Eğer 9 erkek bakanınız varsa 9 tane de kadın bakan olacak. Bu nedenle tüzükte halihazırda yüzde 30 olan kadın kotasını kademeli olarak artırarak önce yüzde 40, sonra yüzde 50 ile artıracağız. CHP milletvekillerinin de belediye başkanlarının da yarısını kadın yapacağız. CHP’nin 1935’te 17 kadın milletvekili vardı ve çok uzun yıllar boyunca bu tekrar yakalanamadı bile. Atatürk’ün vizyonunu yeniden yakalayacağız.

İstanbul Sözleşmesi vurgusu

Kadınlar şiddet yaşarken, yasadaki boşluklarla bu durum daha kötüye gidiyor. Bana “Bir nazar boncuğun var ve AK Parti’ye takacaksın” deseler, İstanbul Sözleşmesi konusunda takardım. Ancak bu sözleşmenin bir takım meczupların, çağ dışındakilerin isteğiyle ve Meclis iradesi hiçe sayılarak bir gecede terk edilmesi AK Parti’nin tarihteki en büyük utancıdır.

Biz buna karşı çıktık, Danıştay’a başvuru yapan tek erkek oldum. Zaman zaman “İstanbul Sözleşmesi’nden çıksak ne olur” gibi şeyler söylüyorlardı. Bakanlık raporunda cezaların yetersiz olduğu itirafı yer alıyor. Kadın cinayetleri sayısının sözleşmeden çıkıldıktan sonra arttığı görülüyor. Kadın cinayetlerini önlemek için CHP iktidarını beklemeyelim, gelin hep beraber İstanbul Sözleşmesi’ne evet diyelim.

İlk yerel seçimlerde başardık. Aldığımızın oyların yüzde 40’ı hayatında ilk kez CHP’ye oy veren seçmenler. Bunların yüzde 60’ı kadınlar. Bu kadınlar geçmişte daha fazla AK Parti’ye oy vermiş ev hanımlarından, muhafazakar kadınlardan oluşuyor. Çünkü zor günde kıt günde onların yanında olan CHP’den etkilendiler. Biz o insanları yanımıza katmalı, emek verebiliyorlarsa birlikte çalışmalıyız.

Genel başkan olarak benim bu salondan istediğim budur. Biz o kadının şiddet karşısındaki yegane güvencesiyiz. Hakkının arayan kadının bu süreçte yanında olacak olanlarız. Türkiye ittifakı bir siyasi ittifak değildir. Gençlerin ve kadınların ittifakıdır. Yoksul ve emekçi kadınların kendilerine yer buldukları bir ittifaktır. Karşımızda ise kendilerine oy verenin kıymetini bilmeyen, oy vermeyenlere sırtını dönenler var. Biz böyle olmayacağız.

Kadın kollarımız da bu süreçte çok önemli bir yerde. Ben her birine de kefilim. Buraya kadar verdiğiniz her karar başımızın üstünde oldu, bundan sonra da böyle olacak. Ben genel başkanınız olarak kadınlar için sizler kadar çalışacağıma söz veriyorum. Ayağa kalkın ve bu partiyi iktidar yapın! Hepinizle gurur duyuyorum, hepinize güveniyorum. Biz başaracağız, Türkiye kurtulacak.”

Paylaşın

Özgür Özel: Uygulanan Politikalarla Yalnızca Rantçılar Kazanıyor

Burdur’da halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, iktidarın uyguladığı ekonomi politikaları eleştirerek, “Halkın partisinin iktidara gelip halktan, çiftçiden, üreticiden, hayvancıdan yana pozisyon alması lazım” dedi ve ekledi:

“Öyle politikalar üretmesi lazım. Hem üretici hem tüketiciyi korumak lazım. O zaman ne olacak? Hem fahiş fiyatlar ortadan kalkacak hem emek sömürüsü ortadan kalkacak. Herkes birden kazanacak. Şimdi kim kazanıyor? Sadece zenginler kazanıyor. Sadece rantçılar kazanıyor.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Burdur İl Başkanlığı’nı ziyaret etti. Özel’e İl Başkanı Kadir Koç, Burdur Belediye Başkanı Ali Orkun Ercengiz ve diğer il belediye başkanları eşlik etti. İl başkanlığına girişte Özel’e 1 Mayıs doğumlu “Mayıs” adlı bir köpek hediye edildi. Özel, Mayıs’ı genel merkeze götüreceğini söyledi.

Parti binasının balkonundan emeklilere seslenen Özgür Özel, “Bu iktidar geldiğinde en düşük emekli aylığı 8 çeyrek altın alıyordu. Bugünkü emekli maaşı 3 çeyrek altın alıyor. 5 tane çeyrek altın kayıp. Emekli ablam bir çeyrek altın almış kuyumcudan, evde çantada yok. Aklı çıkar, bütün yolu gezer, arar. Nerede kaybettim diye. Şimdi bak, bir emekli değil, her emekli, bir sefer değil, her ay, bir altın değil, beş altın kaybetmiş. Nerede kaybettik diye arayacak mısınız?” dedi.

Emeklilerin seçim sandığında kaybettiğini ifade eden Özel, “AK Parti geldi, seçim sandığında aylık beş çeyrek altını kaybettiniz. Kaybettiniz yer sandıksa, bunun bulacağı yer yine sandık. Seçim sandığına gidilecek, ne kaybedildiyse orada bulunacak” dedi.

Üreticinin, iktidarda halktan yana partinin olmaması nedeniyle ezildiğini vurgulayan Özel, şunları söyledi: “O köylünün fasulye üreticisinin, kabak üreticisinin, domates üreticisinin partisi iktidarda değil. Kimin partisi iktidarda? Zenginin partisi iktidarda. Gelirken garibandan oy alarak geldiler. Yerlerini yaptılar. Şimdi köylüye dönüp bakmıyorlar. 13 liraya süt imal ediliyor. Sütün maliyeti 13 lira. 8 liraya süt alıyorlar Burdur’da. Denetlense en iyi süt 15 lira o da maliyetinin kurtardığı. Oysa 1’e 1,5 paritesi var.

Yani sütün bugün 13 liraya satılması için bu adamın 8 liraya yem alması lazım. Yemin çuvalının 400 lira olması lazım. Kaç para şimdi? 580 lira – 600 lira. 600 liradan yem alıp 8 liradan süt satıyorlar. Böyle bir şey olmuyor. Ne oluyor bu sefer? Bütün anaçlar bıçak altına gidiyor. Kesiliyor. Sonra Türkiye’de beslenme sorunu var. Türkiye’de tarım ürünlerinde sorun var. Ne yapalım? İthalatına izin verelim. Baştan korumuyor, kaybediyor. Sonra ithalatına izin veriyor iyice perişan ediyor.”

Uygulanan politikalarla yalnızca rantçıların kazandığını ifade eden Özel, “Halkın partisinin iktidara gelip halktan, çiftçiden, üreticiden, hayvancıdan yana pozisyon alması lazım. Öyle politikalar üretmesi lazım. Hem üreticinin hem tüketiciyi korumak lazım. O zaman ne olacak? Hem fahiş fiyatlar ortadan kalkacak hem emek sömürüsü ortadan kalkacak. Herkes birden kazanacak. Şimdi kim kazanıyor? Sadece zenginler kazanıyor. Sadece rantçılar kazanıyor” diye konuştu.

Birgün’ün aktardığına göre; Özel, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sen yandaş müteahhide 660 milyar buluyorsun, 20 milyona yakın emekliye 100 milyar bulamıyorsun. Bugün eğer o 660 milyarı çarçur etmese her emekli 17 bin 500 lira alabilir. Her asgari ücretli enflasyon zammı alabilir. Her çiftçinin her esnafın da kredi faizi silinir, vadelere bölünebilir. Halk Bankasından kredi çekmiş adam. Pandemide düşük faizle.

Öderken faizi artırıyorlar. Bakın pandemide KGB’den dünyanın en ucuz kredisini zenginlere dağıttılar. Adam aldı yat aldı, özel uçak, yalı aldı hepimizin parasıyla. Pandemide Halk Bankası’ndan esnaf kefalet kredisi çekenin faizini yüzde 9’dan 25’e çıkarıyorlar öderken. O yüzden bir tarafa para bulan varsa, bir tarafa para bulamıyorsa nedir bu iktidar? Emeklinin, işçinin, çiftçinin değil, zengin müteahhidin iktidarı olmuştur.

Çok basit bir hesap var. Burdur’daki emeklilere söylüyorum; bu iktidar geldiğinde en düşük emekli aylığı 8 çeyrek altın alıyordu. İkna olmayan gitsin kuyumcuya sorsun. Ben 22 yıl önce bu maaşı alıyordum o gün çeyrek altın kaç paraydı? Bugünkü emekli maaşı 3 çeyrek altın alıyor. 5 tane çeyrek altın kayıp. ‘Alamıyorum, alamıyorum’ diyor. Bak alamıyorsun, bir tane çeyrek altın düşünürsen aklın çıkar. Ne yaparsın? Eve giderken çeyrek altın alsan. Gittin, baktın çantada yok.

Emekli ablam bir çeyrek altın almış kuyumcudan, evde çantada yok. Aklı çıkar, bütün yolu gezer, arar. Nerede kaybettim diye. Doğru mu? Şimdi bak, bir emekli değil, her emekli, bir sefer değil, her ay, bir altın değil, beş altın kaybetmiş. Nerede kaybettik diye arayacak mısınız? Dolaşın, bakın nerede kaybettiniz? Vallahi de billahi de seçim sandığında kaybettiniz. AK Parti geldi, seçim sandığında aylık beş çeyrek altını kaybettiniz. Küçücük bir kız çocuğu küpesini düşürse gider, kaybettiği yerden bulur. Sizin de kaybettiniz yer sandıksa, bunun bulacağı yer yine sandık. Seçim sandığına gidilecek, ne kaybedildiyse orada bulunacak.”

Burdur Belediyesi’nin SGK borcuna ilişkin konuşan Özel, “Çok tartışma yapılıyor belediye borçları, konuşacağız. Bir de şunu söyleyeyim; Ali Orkun Ercengiz belediyeyi devraldığında 23 milyon dolar, bakın 23 milyon dolar borcu vardı. Bugünkü parayla çevirdiğimizde 1 milyara yakın. Şu anda bir kuruş borcu yok. bir kuruş borcu yok. Kimden aldık belediyeyi? AK Parti’den aldık. 23 milyon dolar borçla aldık, 1 kuruş borç yok. Hizmet olur mu? Olmasa bu oy olur mu? Geçen seçim ittifakla kazandık, bu seçimde tek başımıza neredeyse iki kişiden birinin oyunu kazandık. Karşımızda ittifak vardı, biz de yoktu. Tek başımıza kazandık” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

Özgür Özel: Mali Darbe Girişimine Boyun Eğmeyeceğiz

CHP Lideri Özgür Özel, belediyelerin SGK borçlarına ilişkin yaptığı açıklamada, “Bu mali darbe girişimine karşı boyun eğmeyeceğimizi ve bu kötülüğe karşı mücadele edeceğimizi ilan ediyorum” dedi ve ekledi:

“İyiler, dürüstler, çalışkanlar ve halktan yana olanlar kazanacak. Kötü planlar yapanlar, halkın kararına karşı duranlar kaybedecek. Ben milletimizi bu kötülüğün karşısında iyilikle, güzellikle ve belediye başkanlarımızın yapacağı hizmetlere destek olarak bu mali darbe girişimini püskürtmeye davet ediyorum.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin Eskişehir İl Başkanlığı’na ziyaret etti. Özgür Özel’e Eskişehir Büyükşehir Belediye Başkanı Ayşe Ünlüce, Odunpazarı Belediye Başkanı Kazım Kurt, Tepebaşı Belediye Başkanı Ahmet Ataç, Eskişehir İl Başkanı Talat Yalaz, Eskişehir milletvekilleri Utku Çakırözer, Umut Akdoğan, Jale Nur Sümbüllü ve İbrahim Arslan eşlik etti.

Cumhuriyet’in aktardığına göre; Burada açıklama yapan Özel, Eskişehir’in en önem verdikleri illerden bir tanesi olduğunu belirterek “Bozkırın ortasında bir cennet yarattılar Yılmaz Büyükerşen ile birlikte” dedi.

Özel şöyle konuştu: “Malum iktidar partisi CHP’nin belediyelerdeki başarılarından inanılmaz rahatsız, ne yapacaklarını şaşırdılar. Ama geçmişte ittifakla aldığımız şehri bu sefer ittifaksız aldık. Bu halk dostu belediyeciliğe gösterilen güvendi. Bunu hazmetmek yerine iktidar ‘biz bu belediyeleri nasıl çalıştırmayız’ diye düşünüyor. Bir darbe girişimi ile karşı karşıyayız. Darbe halkın seçtiklerini işlevsiz kılmaktır. Şimdi yaşanan ise mali darbe girişimidir. Geçen sefer İstanbul’da yaptılar hepimiz Ekrem Başkan’a sahip çıktık ve millet o darbeyi püskürttü.

Şimdi bütün belediyelere SGK’dan yazı yolladılar. Teker teker herkese icra kağıdı geliyor. Biz bu belediyelerin büyük bölümünün sizden devraldık. Bu Ankara’nın vergi borcunu şişiren Melih Gökçek adam tek bir kuruş ödememiş ki. Daha önce belediyeler AKP’deyken borçlarını ödememiş çünkü onlara af çıkarılmış. Şimdi de yıllardır yapmadıklarını yapıyorlar. Belediyeleri CHP’ler aldı diye ‘faizini ödesin’ diyorlar. Yemeği Melih Gökçek yedi hesabı Mansur Yavaş ödesin diyorlar.

Saygı gösterecekleri yerde mali yönden elimizi kolumuzu bağlayacaklar, hizmet edemez hale getirecekler ve ‘CHP hizmet etmiyor görüyor musunuz’ diyecekler. Millet bunu görmeyecek mi? Kötülükle siyaset olmaz. Millet askeri darbenin yargı darbenin karşısında durduysa bunun da durur.

“Mali darbe girişimini püskürtmeye davet ediyorum”

Millet aksatanı da biliyor hizmeti yapanı da biliyor. Ben bu mali darbe girişimine karşı boyun eğmeyeceğimizi ve bu kötülüğe karşı mücadele edeceğimizi ilan ediyorum. İyiler, dürüstler, çalışkanlar ve halktan yana olanlar kazanacak. Kötü planlar yapanlar, halkın kararına karşı duranlar kaybedecek. Ben milletimizi bu kötülüğün karşısında iyilikle, güzellikle ve belediye başkanlarımızın yapacağı hizmetlere destek olarak bu mali darbe girişimini püskürtmeye davet ediyorum.”

Somali’de hayatını kaybeden asker ve usta tiyatrocu Genco Erkal için başsağlığı dileyen Özel, “Genco Erkal bir cumhuriyet sanatçısıydı. Türkiye’nin en önemli tiyatro sanatçılarından bir tanesiydi. Onu da muhalif kimliğinden dolayı üzdüler. Çok üzgünüz, hepimizin başı sağ olsun.” dedi.

Sokak hayvanları hakkında düzenlenen kanun hakkında ise Özel şunları söyledi: “Bir sokak köpeği sorunu var evet ama bundan iktidar sorumlu. Aşırı üremeye bir çare üretmeden köpeklerin bu şehirde yarattığı sorunu durduramayacağımızı veteriner hekimler söylüyor. Sorunun yükünü belediyelerin sırtına bırakmak gibi bir anlayış yok. Önce oraya ‘öldürün hayvanları’ yazdılar.

Biz karşı çıktık sildirdik. Şimdi de yükü belediyelere yıktılar ama para vermiyorlar. Biz çaresiz ve parasız kalsak da bu üstü örtülü katliam yasasındaki talimatı uygulamayacağız, bir tane cana kıymayacağız. CHP yaşatmak için var. CHP insan haklarını, hayvan haklarını savunuyor. Gücümüz yettiğince barınak yaparız, kısırlaştırırız, sahiplendiririz. Gücümüz yetmediğinde sorumlu ise iktidardır bunu da milletimize anlatırız.”

Paylaşın

Özel’den “İsmail Haniye” Açıklaması: Tasvip Etmiyoruz

CHP Lideri Özgür Özel, Hamas’ın siyasi lideri İsmail Heniyye’nin Tahran’da öldürülmesine ilişkin yaptığı açıklamada, “Tasvip etmiyoruz. Biz ‘yurtta barış, dünyada barış’ diyoruz” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın yemin törenine katılmak üzere bulunduğu Tahran’da uğradığı suikast sonucu öldürülen Hamas Siyasi Büro Şefi İsmail Heniyye hakkında açıklamada bulundu.

Özgür Özel açıklamasında şu ifadeleri kullandı: Hamas’ın başlattığı saldırılar hepimizi üzmüştü, suçsuz insanlar öldü ama karşılık veriyoruz diye 40 bin kişi öldürdüler. Hamas liderinin öldürülmesini de tasvip etmiyoruz. Biz ‘yurtta barış, dünyada barış’ diyoruz.

İsmail Haniye Tahran’da öldürüldü

Hamas, Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin İran’ın başkenti Tahran’da ikamet ettiği konuta İsrail ordusunun düzenlediği hava saldırısında öldürüldüğünü açıkladı.

Hamas’tan yapılan yazılı açıklamada, Haniye’nin yeni İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın görevi teslim törenine katılmak için Tahran’da bulunduğu belirtildi. Haniye’nin, İsrail ordusunun tören sonrası Tahran’daki konutuna düzenlenen hava saldırısında hayatını kaybettiği aktarıldı.

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a: Getir Sandığı Küfeyi Biz Taşıyacağız

Mudanya’da halka seslenen CHP Lideri Özgür Özel, “Ben diyorum ki ‘Tayyip Bey, bırak küfeyi bırak. Ver benim sırtıma küfeyi. Ben emekliyi aslan gibi taşırım, aslan gibi.’ Asgari ücretliyi taşırız biz” dedi ve ekledi:

“Biz, bu milleti taşırız. Eğer taşıyamıyorsan bırak küfeyi. Milletin sırtından in. Sen bu milletin sırtına yüksün. Emekliler değil, asgari ücretliler, esnaf, çiftçiler değil, işte biz bu küfeye ne yük koyarsan koy taşırız. Taşıyamayan bırakacak, taşıyanlar gelecek. Getir sandığı, küfeyi biz taşıyacağız. Emeklileri biz ayağa kaldıracağız. Söz veriyoruz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa’daki ziyaretlerini sürdürüyor. Osmangazi ve Nilüfer Belediyesini ziyaret eden Özgür Özel daha sonra Mudanya Halk Buluşması’nda halka seslendi.

Özel, seçilen belediye başkanlarının ceplerinde birer anahtar olduğunu belirterek, “O, belediyenin kapısının, kasasının ya da şehrin anahtarı değil CHP’nin iktidarının anahtarı. İyi, güzel, dürüst çalışırlarsa, halka, yoksula sahip çıkarlarsa en sonunda bu ülkeyi yeniden CHP yönetecek” ifadesini kullandı.

İngiltere’de asgari ücretin 86 bin lira olduğunu, market fiyatlarının Türkiye’den yüzde 15-20 daha ucuz olduğunu söyleyen Özel, “Yani adam, bizimkilerin aldığının 5,5-6 katı maaş alıyor. Marketteki fiyatlar da daha düşük. Öyle günleri yakalamak için Atatürk’ün dediği istikamete yürümek ve onun kadar cesur, çalışkan olmak lazım. Biz, gençlerle tecrübelileri bir araya getirdik. Kadınların önünü açtık ve büyük bir başarıyı 31 Mart’ta yakaladık. Şimdi hep birlikte gelecek, yapılacak seçimlerde bir benzer başarıyı yakalayıp partimizi iktidar yapacağız” diye konuştu.

Özel, kavga ederek, polemik yaparak değil, çalışarak yükseldiklerini vurgulayarak, sözlerini şöyle sürdürdü: “Seçim bitti’ deyip gelecek seçimi beklemeden eğitim, emekli, çay, buğday, asgari ücret, emek mitingi yaparak ve çok çalışarak, çok gayret göstererek her geçen gün daha iyiye gidiyoruz. Çalışarak kazanacağız ve göreceksiniz, bu ülkeyi ayrıştıranlardan, kutuplaştıranlardan, yoksullaştıranlardan, düşmanlaştıranlardan alıp büyük, güçlü, zengin ve barış içinde bir ülke yapacağız.

Suriye’yle de barışı sağlayacağız. Sığınmacı sorununu da çözeceğiz. Göreceksiniz, Gazi’nin partisi, kurucu parti, bu ülkeyi bir kez daha 10 yıldaki büyük zaferlerle tanıştıracak. Göreceksiniz, Cumhuriyet’in ilk 10 yılında nasıl bir çıkış yaşandıysa iktidarımızın 10 yılında da bu ülkede aynı çıkışı, aynı şahlanışı yaşayacağız. Buna inanın, buna güvenin.”

Mudanya Belediyesini de ziyaret eden Özgür Özel, ardından Mütareke Meydanı’ndaki parti otobüsü üzerinden yurttaşlara hitap etti. Özel, emeklinin, asgari ücretlinin mevcut maaşlarıyla geçinemeyeceğini dile getirerek, asgari ücretin de 6 ayda 3 bin 800 lira eridiğini ifade etti.

“Getir sandığı, küfeyi biz taşıyacağız”

Kendisini dinleyen iki gencin elinde küfe taşıdığını fark edip onları yanına çağıran Özel, şu ifadeleri kullandı: “Ben diyorum ki ‘Tayyip Bey, bırak küfeyi bırak. Ver benim sırtıma küfeyi. Ben emekliyi aslan gibi taşırım, aslan gibi.’ Asgari ücretliyi taşırız biz. Biz, bu milleti taşırız. Eğer taşıyamıyorsan bırak küfeyi. Milletin sırtından in. Sen bu milletin sırtına yüksün.

Emekliler değil, asgari ücretliler, esnaf, çiftçiler değil, işte biz bu küfeye ne yük koyarsan koy taşırız. Taşıyamayan bırakacak, taşıyanlar gelecek. Getir sandığı, küfeyi biz taşıyacağız. Emeklileri biz ayağa kaldıracağız. Söz veriyoruz. Bu iki genç küfeyi almış, gelmiş. Helal olsun onlara. Bu iki çocuğu unutmayın. Millet küfeyi Tayyip Bey’den alıp bizim sırtımıza koyunca o gece çıkacağız, hep birlikte galibiyeti kutlayacağız, söz veriyorum, bu iki gençle kutlayacağız. Biz kazanacağız.”

Paylaşın

Özel’den “SGK Borcu” Tepkisi: Belediyelere “Mali Darbe” Girişimi

Sosyal Güvenlik Kurumu’nun (SGK) belediyelerden prim borçlarını istenmesine ilişkin konuşan CHP Lideri Özgür Özel, “Şimdi Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Cumhuriyet Halk Partili belediyelere ‘mali darbe’ girişiminde bulunuluyor” dedi ve ekledi:

“Darbe, milletin seçtiğinin millete hizmet etmesine engel olup onu bertaraf etmeye çalışmaktır. Bunu tankla yaparsan silahlı darbe, yargı kararıyla yaparsan adli darbe olur, şimdi maliye eliyle yapıyorsun.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Bursa ziyaretinde partisinin il binasında basın açıklamasında bulundu. Özel’in açıklamasına CHP Genel Başkan Yardımcısı Gökhan Zeybek, Prof. Dr. İlhan Uzgel, Bursa Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Bozbey, CHP’li ilçe belediye başkanları, CHP Bursa milletvekilleri, CHP Bursa İl Başkanı Nihat Yeşiltaş da katıldı.

Gazete Duvar’dan Pelin Akdemir‘in aktardığına göre; Bursa’nın eşinin memleketi olduğunu ve kendi evinde gibi hissettiğini söyleyerek konuşmasına başlayan Özel, belediye seçimlerindeki başarıdan dolayı tüm örgütü kutladı. Bursa’da CHP’nin yüzde 20’lerde oy alırken son seçimde yüzde 50’lerde oy aldığını hatırlatan Özel, “Her iki kişiden birinin oyunu alarak geldiler. Milli irade, milli irade diyenler milletin iradesini bu seçimde gördüler” dedi.

Anketlerdeki verileri paylaşan Özel, “Bundan sonra yapılacak ilk seçimlerde de Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün partisini iktidar yaparak çıkacağız. Dün temmuz ayının anketleri açıklandı. Seçimden sonra hiçbir ankette ikinci parti olmadık. Geçen aya göre partimiz oyunu yarım puan arttırdı. AK Parti yarım puan oy kaybetti. Partimiz yüzde 35.4 ile yine birinci parti. Adalet ve Kalkınma Partisi yüzde 31 kusurla ikinci parti. Yerel seçimlerdeki 1.8’lik farkı her ay istikrarlı bir şekilde artırarak şu anda 4 puana çıkarmış durumdayız” diye konuştu.

Üreticilerin sıkıntılarını, esnafın sorunlarının nasıl çözüleceğini konuşarak ilerlemeye devam edeceklerini söyleyen Özel, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın en çok övündüğü konunun paradan altı sıfır atmak olduğunu belirtti. Özel, CHP iktidarının 10’ncu yılında bir sıfır atılacağını belirterek, “Ama maaşlardan değil sadece fiyatlardan. Yani bugünkü maaşı alacaksınız ama mazotun 4 lira, dana kıymanın 55 lira olduğunu göreceksiniz. Bu alım gücünün 10 kat artması demek” diye konuştu.

“Önümüzdeki seçim referandum niteliğinde olacak” diyen Özel, iktidara geldiklerinde maaştan değil etiketlerden sıfır atacaklarını söyledi.

Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından belediyelerin borcunun ödenmesinin talep edilmesine ilişkin konuşan Özel, “Belediyelerin borcu hep çok olacak. Çünkü Cumhuriyeti Halk Partili belediyeler icraat yapmasın, iş yapmasın diye çok haksızlığa uğruyorlar. Bursa gibi bir belediyeyi yıllarca yönettiler. Başkana ‘borç ne kadar’ diye sordum. 900 milyon dolar. Yani 30 milyar TL borcu var. Sayıştay’ın 2022 raporuna göre belediyelerin SGK’ye borcu 14.6 lira lira. Bakan dün ’90 milyar lira üstünde borç var’ diyor. Sadece Bursa Büyükşehir Belediyesi’nde bize kalan borç 30 milyar. Bursa Belediyesi’nin sadece SGK borcu 4,5 milyar lira” dedi.

Türkiye’nin en borçlu belediyelerinin AK Parti’den CHP’ye geçen belediyeler olduğunu söyleyen Özel, “Denizli, Balıkesir, Bursa… Resmen bize enkaz devrettiler. Elimizi kolumuzu bağlamaya çalışan bir iktidar ile karşı karşıyayız. Başaramayacaklar” dedi.

Ekrem İmamoğlu’num 13 bin oy farkla kazandığı seçimin iptal ettirilmesinin yargı yoluyla darbe girişimi olduğunu söyleyen Özel, “Şimdi Recep Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla Cumhuriyet Halk Partili belediyelere mali darbe girişiminde bulunuluyor. Darbe, milletin seçtiğinin millete hizmet etmesine engel olup onu bertaraf etmeye çalışmaktır. Bunu tankla yaparsan silahlı darbe, yargı kararıyla yaparsan adli darbe olur, şimdi maliye eliyle yapıyorsun. Sevilenin milletine hizmet etmesini engellemiş oluyorsun” diye konuştu.

Hizmetlerin engellenmesine rağmen hizmetlere devam edeceklerini söyleyen Özel, “Sana inat bütün Cumhuriyet Halk Partili üyeleri harekete geçiririz. Türkiye’nin en büyük dayanışmasını örgütleriz. Vatandaşımızı mağdur bırakmayız. Millet yerelde verdiği yetkiyi genelde de verecek. Bugün tahsil edilmeyen SGK alacaklarının hepsini birden tahsilatı koymak, devlet eliyle milletin seçtiklerini meydan okumaktır. Devlet ile millet yarışmasın. Zaman zaman devletle millet karşı karşıya geldi. Bunu bir daha yapmayın. Devletle millet karşı karşıya geldiği zaman her zaman millet kazanır” dedi.

Ne olmuştu?

Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti TBMM Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’i eleştirerek, “Seçim bitti, verilerin sözler rafa kalktı. CHP’li belediyelerin yolsuzluk, hırsızlık girdabına vatandaşlarımız tekrar sürüklendi. Dans düzenlemesini belediyecilik zannediyorlar. İdeolojik bağnazlık bunların paçalarından akıyor. CHP Genel Başkanı’na şunu söylemek isterim. Dürüst siyaset sözlerin arkasında durmayı gerektirir. Tutmadığınız sözlerin mahcubiyetini daha büyük vaatlerde bulunarak gizleyemezsiniz. Gücünüz yetiyorsa belediye başkanlarına söyleyin. Bedava yapacağız diyerek söz verip 3 ayda 3-4 kez zam yaptıkları hizmetlerin fiyatlarını düşürsünler. Emeklilere faydanız olsun istiyorsanız belediyeleriniz SGK’ya olan birikmiş borçlarını ödesinler. Şu anda Hazine ve Maliye Bakanlığımız belediyelerin kaynağında bu borçların tahsiline başlayacaktır” ifadelerini kullanmıştı.

Erdoğan’a yanıt veren Özel ise, “Şimdi Sayın Erdoğan, hangi AK Partili belediye SGK’ya borcunu ödemiş, bir söylesin. Ellerinden aldığımız bütün belediyeler, en az 5 yıl boyunca hiç borç ödememişler. SGK’ya yatırılacak parayla, zamanında AK Partili belediye hizmet yapacak. Sonra onun kendisine kullandığı parayı, bugün biz ödeyeceğiz AK Partililer için. Millet zaten bu zihniyetten yıldığı için 412 belediyeyi bize verdi. Böyle bir çifte standart olur mu?” demişti.

Bakan Işıkhan: Borç bildirimlerini gönderdik

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan da, 31 Mart yerel seçimlerinden önce belediyelerin borçlarını ödemesi için bir çağrı yaptıklarını hatırlatarak, “Bunu sözde bırakmadık, SGK aracılığıyla tüm borçlu belediyelere, herhangi bir parti farkı gözetmeksizin borç bildirimlerini gönderdik. Bazı belediyeler bu çağrılarımızı dikkate alıp borçlarını ödeme iradesi gösterdi. Buradan kendilerine teşekkür ediyorum. Ancak bunca uyarıya rağmen hala harekete geçmemiş olan belediyelerin sayısı da ne yazık ki oldukça fazla” diye konuşmuştu.

Paylaşın

Özel’den Erdoğan’a: İktidarı Alacağız

Özgür Özel, Recep Tayyip Erdoğan’ın belediyelerin SGK’ya olan borçlarının tahsili için verdiği talimat üzerine, “Bakın Türkiye’de SGK’ya belediyelerin toplam borcu 14 milyar 699 lira. En borçlu belediyeler AKP’den yeni devraldığımız belediyeler” dedi ve ekledi:

“En borçlusu Bursa Büyükşehir, sonra Sakarya, sonra Ordu, sonra Balıkesir, sonra Denizli. Bakın en borçlu 5 belediye, 5’i de AKP’den aldığımız belediyeler. Şimdi kendi ödemediği parayı bizden kesmeye kalkıyorlar. Bu sayede çöpler toplanamasın istiyorlar. İstiyor ki toplu taşıma aksasın. Şunu söyleyelim, köpürsen de neye başvurursan başvur bir yolunu bulacağız bu hizmeti yapacağız, milletin gönlünü fethedeceğiz ve o iktidarı senin elinden alacağız!”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, Balıkesir’de halka seslendi. Konuşmasına siyanür şirketine direnen vatandaşlara değinerek başlayan Özel, “Anadolu’da 300 metreden, 400 metreden derin kuyu dalgıç pompalarıyla su çıkarılırken birçok yerden, maalesef bu suya birileri göz dikti. Oraya altın madeni ruhsatı verdiler. Türkmendağı’ndaki İvrindi ve Altıeylül ilçeleri sınırında kalan 16 köy tehdit altında. Maalesef bir kilometre uzunluğunda, 170 metre derinliğinde iki tane siyanür havuzu yapıyorlar” ifadelerini kullandı.

Özel, Erdoğan’ın “Belediyeleriniz Sosyal Güvenlik Kurumu’na olan birikmiş borçlarını ödesin. Öyle 25 kuruşa simit yok” ifadelerine yanıt verdi. Erdoğan’ın, “SGK’ya çok borçlu, borçlarını ödesinler. Öyle 25 kuruşa simit yok” dediğini anımsatan Özel, “Tam buradan başlayayım. Sayın Erdoğan doğru söylüyor. Bugün 25 kuruşa simit yok, simit 10 lira… Ama sen iktidara geldiğinde simit 25 kuruştu, sen yaptın 10 lira!” diye konuştu.

Özel, şöyle devam etti: “Hazımsızlık şu; belediyeler hizmet etmek istiyor, işte Ahmet… Bu kadar borca rağmen içi içine sığmıyor. Para bulmaya, kaynak bulmaya çalışıyoruz. Dünyanın öbür ucundan kaynak buluyoruz, fon buluyoruz ama imza atmıyorlar. Niye? Hizmet ederiz de millet CHP’nin geldiğinde ne iyi işler yaptığını görmesin diye! Kentsel dönüşüme para buluyoruz, imza atmıyor. Deprem olacak, insanlar ölecek, orada bile siyaset yapıyorlar.

Erdoğan’a tepki gösteren Özel, şunları kaydetti: “Önünde dünya kadar dosya var. Kentsel dönüşüm için, toplu taşıma için, temiz su için, çevre için ama imzaları atmayarak Türkiye’ye dışarıdan bulduğumuz kaynağı belediyelerimize kullandırtmıyor. Şimdi de gelmiş, geçmişten bugüne AK Parti’den aldığımız belediyelerde bilhassa SGK ve Vergi Dairesi’ne inanılmaz borçlar var. Zamanında parayı yatırmamış, SGK’nın parasıyla burada belediyecilik yapmış ona rağmen kazanmışız…

Şimdi diyor ki, AK Parti döneminde ödenmeyen parayı, MHP döneminde ödenmeyen parayı bir seferde, faiziyle senin paralarından keseceğim. Bunun tek amacı var; belediye başkanlarımızın elini kolunu bağlamak, hizmeti aksatmak, bunun üzerinden ucuz siyaset yapmak… Öyle belediyeleri zora sokarak, halkın hizmetini aksatarak CHP’yi yıpratacağını düşünüyorsan aldanıyorsun. Millet arkamızda. Bunu millet görüyor, sana bunun hesabını ilk sandıkta soracak. Bakın Türkiye’de SGK’ya belediyelerin toplam borcu 14 milyar 699 lira.

En borçlu belediyeler AKP’den yeni devraldığımız belediyeler. En borçlusu Bursa Büyükşehir, sonra Sakarya, sonra Ordu, sonra Balıkesir, sonra Denizli. Bakın en borçlu 5 belediye, 5’i de AKP’den aldığımız belediyeler. Şimdi kendi ödemediği parayı bizden kesmeye kalkıyorlar. Bu sayede çöpler toplanamasın istiyorlar. İstiyor ki toplu taşıma aksasın. Şunu söyleyelim, köpürsen de neye başvurursan başvur bir yolunu bulacağız bu hizmeti yapacağız, milletin gönlünü fethedeceğiz ve o iktidarı senin elinden alacağız!”

Paylaşın