Otomotiv Pazarı Yılın İlk Dokuz Ayında Yüzde 13,4 Daraldı

Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,39 daralarak 803 bin 465 adet oldu. Eylül ayında ise toplam pazar yüzde 24,33 küçüldü.

Otomotiv Distribütörleri ve Mobilite Derneği (ODMD), 2026 yılı Eylül ayı ve Ocak-Eylül dönemine ilişkin otomotiv pazar verilerini açıkladı.

Buna göre Türkiye otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, yılın ilk dokuz ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 13,39 daralarak 803 bin 465 adet oldu. Eylül ayında ise toplam pazar yüzde 24,33 küçüldü.

ODMD’nin açıkladığı verilere göre, 2026 yılının Ocak-Eylül döneminde otomobil satışları geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 15,45 azalarak 627 bin 977 adede geriledi. Hafif ticari araç pazarı da yüzde 5,12 daralarak 175 bin 488 adet olarak gerçekleşti.

Eylül ayında ise otomobil ve hafif ticari araç satışlarındaki gerileme daha belirgin oldu. Toplam pazar, 2025 yılının Eylül ayına göre yüzde 24,33 küçülerek 83 bin 469 adet seviyesine indi. Bu dönemde otomobil satışları yüzde 27,80 azalarak 63 bin 736 adet olurken, hafif ticari araç satışları yüzde 10,42 düşüşle 19 bin 733 adet olarak kaydedildi.

Eylül ayındaki daralmaya rağmen pazar, uzun dönem ortalamalarıyla karşılaştırıldığında daha farklı bir tablo ortaya koydu. Otomobil ve hafif ticari araç toplam pazarı, beş yıllık Eylül ayı ortalama satışlarına göre yüzde 0,8 arttı.

Otomobil pazarı beş yıllık ortalamaya göre yüzde 1,9 gerilerken, hafif ticari araç pazarı yüzde 10,7 yükseldi. On yıllık Eylül ayı ortalamalarıyla karşılaştırıldığında ise toplam pazar yüzde 17,8, otomobil pazarı yüzde 15,1 ve hafif ticari araç pazarı yüzde 27,5 artış gösterdi.

Ocak-Eylül döneminde otomobil pazarında A, B ve C segmentlerindeki araçların toplam payı yüzde 84,7 oldu. Vergi oranları daha düşük olan bu segmentler, otomobil tercihinde ağırlığını korudu.

C segmenti otomobiller 352 bin 589 adet satışla toplam pazardan yüzde 56,1 pay alarak ilk sırada yer aldı. B segmenti otomobiller ise 177 bin 786 adet satış ve yüzde 28,3 payla ikinci sırada bulundu.

Gövde tiplerine göre otomobil satışlarında SUV modellerin üstünlüğü devam etti. SUV otomobiller, 415 bin 909 adet satışla toplam otomobil pazarının yüzde 66,2’sini oluşturdu.

SUV modelleri 125 bin 20 adet ve yüzde 19,9 payla sedan otomobiller, 83 bin 83 adet ve yüzde 13,2 payla hatchback (H/B) otomobiller takip etti.

Motor tipine göre otomobil satışlarında benzinli modeller 258 bin 453 adetle yüzde 41,2 pay alarak ilk sırada yer aldı.

Hibrit otomobiller 204 bin 956 adet satışla yüzde 32,6 paya ulaşırken, elektrikli otomobiller 121 bin 79 adet satış ve yüzde 19,3 payla üçüncü sırada yer aldı. Dizel otomobiller 34 bin 520 adetle yüzde 5,5, otogazlı otomobiller ise 8 bin 969 adetle yüzde 1,4 pay aldı.

Elektrikli otomobillerde motor gücüne göre de farklılaşma görüldü. 160 kW altındaki elektrikli otomobillerin satışları yüzde 7,9 artarak toplam pazarda yüzde 17 paya ulaşırken, 160 kW üzerindeki elektrikli otomobillerin satışları yüzde 59 geriledi ve bu araçların pazar payı yüzde 2,3 oldu.

Motor hacmine göre otomobil pazarında 1400 cc altındaki araçların satışları yüzde 31 azalırken, bu araçların toplam pazardaki payı yüzde 26,7 oldu.

1400-1600 cc aralığındaki otomobillerin satışları yüzde 16,6 gerileyerek yüzde 20,5 pay aldı. 1600-2000 cc aralığındaki otomobillerin satışları yüzde 5,5 artarken pazar payı yüzde 0,7 olarak gerçekleşti. 2000 cc üzerindeki otomobillerde ise satışlar yüzde 11,6 artmasına rağmen bu grubun pazar payı yüzde 0,2’de kaldı.

Otomobil pazarında otomatik şanzıman tercihi de dikkat çekici seviyeye ulaştı. Ocak-Eylül döneminde satılan otomobillerin 610 bin 177’si otomatik şanzımanlı olurken, bu araçların toplam satışlardaki payı yüzde 97,2 olarak gerçekleşti.

Manuel şanzımanlı otomobillerin satışı ise 17 bin 800 adetle yüzde 2,8 payda kaldı.

Hafif ticari araç pazarında ise van gövde tipi açık ara en çok tercih edilen araç türü oldu. Van modelleri 133 bin 449 adet satışla pazarın yüzde 76’sını oluşturdu.

Kamyonetler 16 bin 508 adet satış ve yüzde 9,4 payla ikinci sırada yer aldı.

Paylaşın

Altı Yıl Sonra Satılan Her Üç Otomobilden Biri Çinli Olacak

Yeni yayınlanan rapora göre Çin, 2030 yılından itibaren yılda 9 milyon otomobil ihraç edecek. Başka bir ifadeyle altı yıl sonra dünya genelinde satılan her 3 otomobilden biri Çinli olacak.

Raporda, Çinli otomobil üreticilerinin “agresif fiyat politikalarıyla” pazar paylarını artırdığı kaydedilirken, yakın zamanda ABD ve Türkiye Çin’den ithal otomobillere ek vergiler açıklamıştı.

Avrupa Birliği (AB) de benzer bir adım atacağını ilan ederken, halihazırda Brüksel – Pekin hattında müzakereler devam ediyor.

Danışmanlık şirketi Alix Partners’e göre Çinli üreticiler, ABD ve Avrupa Birliği’nin (AB) ek vergi önlemlerine rağmen hızlı büyümelerini sürdürecek.

Alix Partners’in sektör raporuna göre Çin, 2030’lardan itibaren yılda 9 milyon otomobil ihraç edecek.

Çin’de elektrikli otomobil üretim maliyetleri Avrupa’ya kısayla üçte bir oranında daha düşük. Çinli markaların yeni model geliştirme hızı da Batılı markaların yarısı kadar. Klasik markalar yeni bir model geliştirmeye yaklaşık 40 ay harcarken, Çin’de bu süreler 20 ay civarında.

Raporda, Çinli otomobil üreticilerinin “agresif fiyat politikalarıyla” pazar paylarını artırdığı da kaydediliyor. Bu durum önemli otomobil üreticisi ülkelerde kaygıya neden oluyor. Batılı ülkeler Çin’in sübvansiyonlarla üreticilerini desteklediğini, bunun serbest pazar ortamını bozarak haksız rekabet yarattığını söylüyor.

Yakın zamanda ABD ve Türkiye Çin’den ithal otomobillere ek vergiler açıklamıştı. AB de benzer bir adım atacağını ilan ederken, halihazırda Brüksel-Pekin hattında müzakereler sürüyor.

Sektör uzmanı Fabian Piontek, “AB’nin yeni gümrük vergileri kısa vadede Çin’den ithalatı düşürebilir ancak Çinli firmalar aynı zamanda Avrupa’da otomobil ve parça üretimini hızlandırıyor” dedi. Çin’in pazar payını büyütmesine katkı sağlayan bir strateji de pazara yakın üretim stratejisi olarak gösteriliyor.

Avrupa genelinde Çinli üreticilerin pazar payını ikiye katlayarak yüzde 6’dan yüzde 12’ye çıkarmaları bekleniyor.

Çinli üreticilerle rekabet Alman markalarını da zorluyor. Piontek, “Özellikle üst sınıf Alman markaları etkileniyor, Çin’deki pazarlarını kaybediyorlar” dedi.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Otomobil Sektöründe “Temkinli İyimserlik” Yerini Endişeye Bıraktı

Otomobil sektörü temsilcileri, seçim sonrası krediye erişimde yaşanan zorlukların gevşeyeceği, yatırımcı ilgisinin devam edeceği yanı sıra tedarik sorunlarının azalacağı beklentisiyle yılsonunda 2017’den sonra ilk kez 1 milyon adetlik satış rakamına ulaşma hayali kuruyordu. Tedarik sorunu azalsa da ekonomideki gelişmeler paralelinde sektördeki ‘temkinli iyimserlik’ yerini endişeye bıraktı.

Yılın ilk yarısını tarihi rekorla kapatan otomotiv pazarında talep yavaşlarken, lüks segmentten sipariş iptal haberleri gelmeye başladı. Kurdaki sıçramaya paralel yüzde 80 ÖTV diliminin altında araç kalmaması ve hükümetin ikinci el piyasasına yönelik son dönemdeki müdahaleleri, yatırım amaçlı otomobil alımlarını azaltırken, hızla yükselen fiyatlar ve krediye erişimde yaşanan zorluklar da talebi baskılıyor.

Türkiye’deki yüksek enflasyon ve kurdaki hızlı yükselişle otomobili yeniden cazip ve güvenli bir yatırım aracına dönüştürmüş, bu durum otomotiv satışlarında ilk yarı rekoru getirmişti. Yatırım amaçlı alımların toplam satışlardaki payının yüzde 60’ları aşmasıyla Türkiye tarihinde ilk kez otomobil ve hafif ticari araç satışları, yılın ilk yarısında yarım milyon adeti geçerek 556 bin adete yaklaşmıştı. Sektör temsilcileri, seçim sonrası krediye erişimde yaşanan zorlukların gevşeyeceği, yatırımcı ilgisinin devam edeceği yanı sıra tedarik sorunlarının azalacağı beklentisiyle yılsonunda 2017’den sonra ilk kez 1 milyon adetlik satış rakamına ulaşma hayali kuruyordu. Tedarik sorunu azalsa da ekonomideki gelişmeler paralelinde sektördeki ‘temkinli iyimserlik’ yerini endişeye bıraktı.

Ekonomi gazetesinden Aysel Yücel’e konuşan; Honda Türkiye Genel Müdür Yardımcısı Bülent Kılıçer, talepte yavaşlama olduğunu ifade ederken, yatırım amaçlı alımların da durma noktasına geldiğini söyleyerek, “Sadece ihtiyaç sahipleri ve aracını yenilemek isteyenlerin otomobil aldığını görüyoruz” dedi.

Doğuş Otomotiv İcra Kurulu ve Yönetim Kurulu Başkanı Ali Bilaloğlu, son dönemde otomotivdeki talebin yatırım aracına dönüşmesi olduğunu hatırlatarak, “Finansal yatırım araçları enflasyonun altında kaldığı zaman, tüketicinin alternatif yatırımlar aramasından daha doğal bir gelişme olamaz. Seçimden sonra Merkez Bankası’nın ve hükümetin aldığı kararlar tüketicileri yine finansal yatırımlara yönlendirmeye başladı. Otomotiv satışları – tabiri caizse – normalleşmeye başladı. Ayrıca filo şirketlerinin kredi temini zor olduğundan dolayı filo satışları da potansiyelin gerisinde” açıklamasını yaptı.

Farklı markalardan birçok bayi temsilcisi de talebin yavaşladığını, yatırım amaçlı alımların azaldığını belirtti. Nissan, Renault, Dacia, Fiat, Peugeot, Opel ve Citroen bayiliğini yapan Gülan Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Alp Gülan, yatırımcının otomobil alma iştahının kesildiğini işaret ederek, “Artan fiyatlar nedeniyle tüm araçlar yüzde 80 ÖTV dilimine girdi. Dolayısıyla küçük bir zammın ardından vergi dilimi değiştiği için birkaç haftada ya da ayda aracı satarak ikinci elde yüksek karlılık elde etme dönemi bitti. Öte yandan, Ticaret Bakanlığı’nın ikinci elde fırsatçılığın önüne’6 ay 6 bin km’ ve ‘ilan sitelerinde sıfırın üzerinde fiyatla araç satma’ gibi önlemler de otomobile yatırım iştahını azalttı. Şu anda yeni siparişleri gerçek alıcılar ve filo kiralama şirketleri veriyor dedi.

Sektör yetkilileri, daha önce verilmiş siparişler nedeniyle satışlardaki daralmanın temmuz ayına çok yansımayacağı, asıl etkinin ağustos sonu itibariyle hissedileceğini ifade ediyor. Temmuz ayında satışların 100 bin adeti aşması bekleniyor. Temmuz 2022’de yaklaşık 52 bin adetlik otomobil ve hafif ticari araç satılmıştı.

Sanayi çevrelerinden edindiğimiz bilgiye göre, talepteki yavaşlama nedeniyle bazı markalar yurt dışı araç tedariki ile ve üretim adetlerinde aşağı yönlü revizyona gidiyor. İhracatta ana pazar olan Avrupa’da da talebin zayıf olması, yerli üreticileri endişelendiriyor.

Kurdaki hızlı yükselişle fiyatlarda bir anda milyon TL’yi aşan artışların yaşandığı lüks araç segmentinde, tüketicilerin sipariş iptaline yöneldiği ifade ediliyor. Lüks araç segmenti temsilcilerinden Albayrac&Minoto CEO’su Ferhat Albayrak, “Kurdaki yükselişle vergi dilimi değişen araçlarda fiyatlar bir anda çok hızlı yükseldi. Bu nedenle verdiği lüks araç siparişini iptal etmeye çalışanlar olduğunu duyuyoruz. Siparişini iptal edemeyenlerin de kaporasını kurtarmak için aracı satmaya çalıştığı bilgisi geliyor” dedi.

Otomotiv analiz şirketi Cardata’nın verilerine göre, sıfır kilometre otomobil fiyatları yılbaşından bu yana yüzde 49, seçimden bu yana ise yüzde 26 artış gösterdi. İkinci el araçlardaki fiyat artışı ise yılbaşından bu yana yüzde 85 oldu. Artan fiyatlara paralel yüzde 80 ÖTV diliminin altında model kalmadı. Sıfır kilometre araçlarda 800 bin TL’nin altında sadece 19 model kaldı. Türkiye’de en ucuz otomobili olan B segmentindeki Hyundai i10’un manuel versiyonunun fiyatı 681 bin TL’yi aştı. Yine Türkiye’nin en çok satan modelleri Renault Clio ile Fiat Egea’da üst versiyonlar 1 milyon barajını aştı.

Üst üste gelen zamlar sonrası tüm otomobil modelleri yüzde 80 ve üzeri vergi dilimine girdi. Sektör yetkilileri, matrahların güncellenmesini talep ediyor. Konuyla ilgili açıklama yapan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, sektörün bu konudaki talebini şöyle özetledi: “Aralık ayında baktığımız zaman yüzde 80 ve üzeri vergi diliminde olan araçlar pazarın yüzde 65’ini oluşturuyordu. Haziran ayında bu rakam yüzde 98’e geldi, temmuz ayında da 100 oldu. Bu tabii 45, 50, 60, 80 vergi diliminde yerli üreticilere bir rekabet avantajı sağlayan bir durumdu. Şimdi yerli üreticilerin araçları aslında ithalatçılara göre daha fazla artmış oldu çünkü yüzde 80’lik araçlarda vergi değişimi yok. Fakat sene başında yüzde 50 olan bir araçta yüzde 80’e gittiğiniz zaman bir vergi değişimi de geliyor. Türkiye’de satılan bütün araçların yüzde 80’lik ÖTV diliminde olması Türk tüketicisinin mobiliteye erişiminde önemli bir sorun.”

Otomobilde hızla artan fiyatlar tüketicinin araç alımında kredi talebini artırırken, birçok sektörde olduğu gibi otomotivde de krediye erişimde büyük zorluk yaşanıyor. Ancak TCMB’nin yeni hamlesi tüketicinin taşıt kredisine erişimini daha da zorlaştıracak. Dün Resmi Gazete’de yayımlanan kararla, finansal kaynakların verimli kullanımının desteklenmesi amacıyla, taşıt kredilerinde yüzde 3 olan büyüme sınırı yüzde 2 olarak belirlendi. Ekonomi gazetesine değerlendirmelerde bulunan, taşıt kredileri konusunda uzman bir banka üst yöneticisi, “Son dönemde özellikle otomobil fiyatlarındaki artış ve ötv matrahlarında otomobillerin bir üst matraha çıkması sebebiyle bireysel tüketici özelinde taşıt kredi taleplerinde daralmayı gördük.

Birçok otomobilin fiyatının da 2 milyon TL sınırını geçmesi ‘nihai fatura değeri-LTV’ kredilendirme sınırını geçmesi sebebiyle taşıt kredisi de verilemiyordu. Son düzenleme ile bireysel taşıt kredilerindeki büyüme sınırının bankalar nezdinde yüzde 3’den yüzde 2’ye çekilmesi taşıt kredilerini daha da yavaşlatacak, bireysel taşıt kredisi talebini düşürecektir” açıklamasını yaptı.

Paylaşın

Otomobilde ‘Enerji Zammı’ Yolda

Elektrik ve doğalgaza gelen son zamlar açıklaması, üreticiyi zora soktu. Zamlar otomotiv üretiminde enerji maliyeti yüzde 15’e kadar çıktı. Sektör yetkilileri yüksek zammın ihracatta da pazar kaybettirecek boyutta olduğu dile getiriliyor.

Enerji zamlarının otomotiv sektörüne etkisini Dünya gazetesinden Aysel Yücel’e değerlendiren Toyota Otomotiv Türkiye CEO’su Erdoğan Şahin, “Üretim maliyetimiz içinde geçen yıl yüzde 5’ken, bu yıl yüzde 10 seviyelerine çıkan enerji maliyetinin yükünü kendi iç mekanizmalarımızla dengeleyebilmek adına çeşitli önlemler almışken, yeni zamlarla bu oran yüzde 15’e ulaştı. Bu artışı absorbe edebilmek için daha fazla ne yapabileceğimizi ilgili bölümlerimizle değerlendiriyoruz. İhracatta da iç piyasada da rekabet gücümüzün oldukça etkileneceğini düşünüyorum” dedi.

Hyundai yetkilileri de enerji zamlarının birkaç ay içerisinde fiyatlara yansıtılmasının kaçınılmaz olduğunu ifade ederek, “Çünkü birim maliyeti üzerinden kâr dengesi de göz önünde olduğundan mutlaka fiyatlarda değişkenlik oluyor. Özellikle iç pazar daha çok etkileniyor” diye konuştu.

Uludağ Otomotiv Endüstrisi İhracatçıları Birliği (OİB) Başkanı Baran Çelik, “Maalesef enerji zamları nedeniyle sanayide keyifler kaçtı. İhracatta rekabetçiliğimizi kaybetmemize ve dolayısıyla pazar kaybetmemize sebep olacak boyutlarda bir zam yapıldı. İhracata özel enerji tarifelerinde destek mekanizması oluşturulmalı” şeklinde konuştu.

Paylaşın