“2025 Nobel Barış Ödülü” Venezuela’ya Gitti

Bilim, edebiyat ve barış gibi alanlarda ilerlemeye katkı sağlayan kişilere verilen Nobel Ödülleri’nden 2025 Nobel Barış Ödülü, Vente Venezuela lideri Maria Corina Machado’ya verildi.

Haber Merkezi / Norveç Nobel Komitesi Başkanı yaptığı açıklamada, ödülün Venezuela halkının demokratik haklarını savunmak için verdiği mücadele ve diktatörlükten demokrasiye adil ve barışçıl bir geçiş sağlamak için gösterdiği çabalarından dolayı verildiğini belirtti.

2024 Nobel Barış Ödülü’nü dünyanın nükleer silahlardan arındırılmasına yönelik çalışmalarından dolayı Japon kuruluş Nihon Hidankyo kazanmıştı.

2023 Nobel Barış Ödülü, kadın hakları ve demokrasiyi savunduğu ve idam cezasına karşı olduğu için hapisteki İranlı aktivist Narges Mohammadi’ye verilmişti.

2022 Nobel Barış Ödülü’ne insan hakları savunucusu Ales Bialiatski ile insan hakları örgütleri Memorial ve Center for Civil Libertie’s layık görülmüştü. Nobel Barış Ödülü 2021’de Rus gazeteci Dimitri Muratov ve Filipinli gazeteci Maria Ressa’ya verilmişti.

1901 ve 2021 yılları arasında 102 Nobel Barış Ödülü sahibini bulurken bunların 25’i kurumlara verildi. Kurum sayısı bu seneki ödülle 27’ye yükseldi. Şu ana kadar 2 barış ödülü, üç kişi arasında paylaştırıldı. Bu seneki ödülle birlikte bu sayı 3’e yükseldi.

Nobel Barış Ödülü’nü bugüne kadar reddeden bir kişi oldu. Eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger ile 1973 Paris Antlaşması’nı imzaladığı için Barış Ödülü’nü paylaşan Vietnamlı politikacı Le Duc Tho, ödülü almayı reddetmişti. Nobel Barış Ödülü şu ana kadar 19 kadına verildi.

Nobel ödüllerinin açıklanmasının ardından ödüller 10 Aralık’ta düzenlenecek törende İsveç Kralı tarafından sahiplerine takdim edilecek.

Maria Corina Machado kimdir?

María Corina Machado, Venezuela’da muhalefetin lideri. 2024’teki başkanlık seçimlerine girmesi engellendi. Seçimler uluslararası kurumlar tarafından özgür ya da adil olmamakla eleştirildi. Muhalefetin ortak adayı Edmundo Gonzalez için büyük kalabalıkları sokaklara çekmeyi başardı.

Ülkenin muhalefetini birleştirici bir figür olması ve binlerce insanı sokaklara ve sandık başına çekebilecek bir güç olması Nicolás Maduro hükümetini endişelendirdi.

Geçen yılki tüm anketler, siyasi hareketinin kazanacağını gösteriyordu. Buna rağmen, Nicolás Maduro, seçim gözlemcilerinin birçok usulsüzlüğü belgelemesine rağmen üçüncü kez göreve geldi.

İnsanların sandık başında saatlerce beklemeye zorlanması gibi bazı usulsüzlüklere bizzat tanık oldum. Seçim sonuçlarının açıklanmasının ardından ülke genelinde protestolar yaşandı. Ancak bunlar, yetkililerin sert müdahalesiyle hızla bastırıldı.

Machado, o zamandan beri saklanıyor sadece Ocak ayında Maduro’nun göreve başlamasından önceki bir protesto sırasında kısa bir süreliğine ortaya çıktı. Kısa bir süreliğine tutuklandı ve ardından serbest bırakıldı.

Nobel ödülleri nedir?

Nobel Ödülleri, İsveçli mucit Alfred Nobel’in vasiyetiyle oluşturuldu. Nobel, servetinin, “önceki yıl insanlığa en büyük faydayı sağlayanlara” ödül olarak verilmesini istedi.

Alfred Nobel, 1895 yılında hayatını kaybetti ancak vasiyeti üzerindeki yasal mücadelenin ardından ilk Nobel Ödülleri ancak 1901 yılında verilebildi. Nobel, kimya ve fizik ödüllerinin İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından, edebiyat ödülünün ise İsveç Akademisi tarafından verilmesini şart koştu.

Fizyoloji veya tıp alanındaki ödülleri İsveç’teki Karolinska Enstitüsü’nün vermesini belirleyen Nobel, barış ödülünün ise Norveç parlamentosu tarafından verilmesini istedi. Nobel’in, o dönem İsveç ile bir birlik içinde olan Norveç’i barış ödülünün dağıtımı için neden seçtiği bilinmiyor.

1968 yılında İsveç Merkez Bankası, 300. yılını kutlarken, Nobel Vakfı’na yaptığı bağışla “Alfred Nobel Anısına Ekonomi Bilimleri Ödülü”nü kurdu. Bu ödül, diğer Nobel ödülleriyle aynı prensipler doğrultusunda İsveç Kraliyet Bilimler Akademisi tarafından veriliyor.

Paylaşın

İran’dan Nobel Barış Ödülü Tepkisi: Siyasi Bir Hamle

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, 2023 Nobel Barış Ödülü’ne İran’da tutuklu bulunan insan hakları aktivisti Nergis Muhammedi’ye verilmesini kınayarak, bunun “siyasi bir hamle” olduğunu söyledi.

Nasır Kenani, açıklamasının devamında, “Nobel Barış Komitesi’nin eylemi, bazı Avrupalı hükümetlerin müdahaleci ve İran karşıtı politikaları doğrultusunda siyasi bir hamle” dedi.

Öte yandan Muhammedi’nin ailesi ödülün açıklanması sonrasında Instagram’da yaptığı paylaşımda “İran’ın özgürlüğü için verilen mücadelede tarihi ve önemli bir an” olarak değerlendirdi.

İran hükümeti, 2023 Nobel Barış Ödülü’ne İran’da tutuklu bulunan insan hakları aktivisti Nergis Muhammedi’nin layık görülmesini kınayan bir açıklama yaptı.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Nasır Kenani, Muhammedi’nin Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmesini “siyasi bir hamle” olarak nitelendirdi. Kenani, “Nobel Barış Komitesi’nin eylemi, bazı Avrupalı hükümetlerin müdahaleci ve İran karşıtı politikaları doğrultusunda siyasi bir hamle” dedi.

“Nobel Barış Komitesi, defalarca yasaları ihlal eden ve suç teşkil eden eylemlerde bulunarak hüküm giyen bir kişiye ödül verdi” ifadelerini kullanan Kenani, “Taraflı ve siyasi amaçlı olan bu eylemi kınıyoruz” şeklinde konuştu.

Norveç Nobel Komitesi, Nobel Barış Ödülü’ne Nergis Muhammedi’nin layık görüldüğünü duyururken, Muhammedi’nin “İran’da kadınlara yönelik baskıya ve sistematik ayrımcılığa karşı verdiği mücadele”ye vurgu yaptı.

Muhammedi’nin ailesi ödülün açıklanması sonrasında sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımda “İran’ın özgürlüğü için verilen mücadelede tarihi ve önemli bir an” olarak değerlendirdi.

Muhammedi’nin Fransa’da sürgünde yaşayan oğlu da annesinin bu ödüle layık görülmesinden dolayı “çok gururlu” ve “çok mutlu” olduğunu belirterek, bunun “İran halkı için bir ödül” olduğunu söyledi. Muhammedi’nin 17 yaşındaki oğlu sekiz yıldır annesini görmediğini de sözlerine ekledi.

İran’da “ulusal güvenliğe karşı eylem”, “rejime karşı propaganda” gibi değişik nedenlerle değişik dönemlerde hapis cezalarına çarptırılan insan hakları savunucusu Muhammedi, 2011’de 6 yıl hapse mahkum edilmiş, Temmuz 2012’de serbest bırakılmış, 2015’te yeniden tutuklanmıştı.

Muhammedi, son olarak 2022 yılında görülen davada beş dakika süren duruşma sonrasında 8 yıl hapis ve 70 kırbaç cezasına mahkum edilmişti.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

2023 Nobel Barış Ödülü İranlı Kadın Hakları Savunucusu Nergis Muhammedi’ye Verildi

Bilim, edebiyat ve barış gibi alanlarda ilerlemeye katkı sağlayan kişilere verilen Nobel Ödülleri’nden 2023 Nobel Barış Ödülü, İran’da kadınlara yönelik baskıya karşı mücadele eden tutuklu aktivist Nergis Muhammedi’ye verildi. 

Haber Merkezi / Norveç Nobel Komitesi tarafından yapılan açıklamada, “2023 Nobel Barış Ödülü’nü İran’da kadınlara yönelik baskıya karşı verdiği  ve herkes için insan hakları ve özgürlüğü teşvik etmek için verdiği mücadele nedeniyle Nergis Muhammedi’ye verilmiştir.” denildi.

2022 Nobel Barış Ödülü’ne insan hakları savunucusu Ales Bialiatski ile insan hakları örgütleri Memorial ve Center for Civil Libertie’s layık görülmüştü. Nobel Barış Ödülü 2021’de Rus gazeteci Dimitri Muratov ve Filipinli gazeteci Maria Ressa’ya verilmişti.

1901 ve 2021 yılları arasında 102 Nobel Barış Ödülü sahibini bulurken bunların 25’i kurumlara verildi. Kurum sayısı bu seneki ödülle 27’ye yükseldi. Şu ana kadar 2 barış ödülü, üç kişi arasında paylaştırıldı. Bu seneki ödülle birlikte bu sayı 3’e yükseldi.

Nobel Barış Ödülü’nü bugüne kadar reddeden bir kişi oldu. Eski ABD Dışişleri Bakanı Henry Kissinger ile 1973 Paris Antlaşması’nı imzaladığı için Barış Ödülü’nü paylaşan Vietnamlı politikacı Le Duc Tho, ödülü almayı reddetmişti. Nobel Barış Ödülü şu ana kadar 18 kadına verildi.

Nobel ödüllerinin açıklanmasının ardından ödüller 10 Aralık’ta düzenlenecek törende İsveç Kralı tarafından sahiplerine takdim edilecek. Dinamitin mucidi olan iş insanı Alfreed Nobel’in vasiyeti üzerine 1901’den beri verilmeye başlanan ödüller bilim, edebiyat ve barış gibi alanlarda ilerlemeye katkı sağlayan kişilere sunuluyor.

Nergis Muhammedi kimdir?

Muhammedi, kadın hakları ve idam cezasının kaldırılması için kampanya yürüten İran’ın önde gelen insan hakları aktivistleri arasında yer alıyor.

Bununla birlikte, Front Line Defenders hak örgütüne göre şu anda Muhammedi, Tahran’daki Evin Cezaevi’nde yaklaşık 12 yıl hapis cezasına çarptırılmış durumda bulunuyor. Muhammedi’ya yöneltilen suçlamalar arasında devlete karşı propaganda yapmak da var.

Muhammedi aynı zamanda, 2003 Nobel Barış Ödülü sahibi Şirin Ebadi tarafından yönetilen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsan Hakları Savunucuları Merkezi’nin başkan yardımcısı olarak görev yapıyor.

Öte yandan Muhammedi, 122 yıllık ödülü kazanan 19. kadın ve 2021’de Filipinli Maria Ressa’nın Rus Dmitry Muratov ile birlikte ödülü kazanmasından bu yana ilk kadın oldu.

Paylaşın

Nobel Barış Ödülü Şirin Ebadi: İran’da Rejim Çökecek

İranlı Nobel Barış Ödülü sahibi insan hakları savunucusu Şirin Ebadi, ‘tesettüre uygun olmayan’ giyimi gerekçesiyle gözaltına alındıktan sonra hayatını kaybeden Mahsa Amini’nin ölümü sonrası başlayan protestoları “geri dönüşü olmayan bir devrimci süreci” olarak nitelendirdi ve ekledi: Rejim çökecek.

İranlı insan hakları savunucusu Şirin Ebadi, 22 yaşındaki Kürt kadın Mahsa Jîna Amini’nin polis gözaltısında ölümünün “rejimin çöküşüne yol açacak, geri dönüşü olmayan bir devrimci süreci” tetiklediğini söyledi.

İnsan hakları alanındaki faaliyetlerinden ötürü 2003 yılında Nobel Barış Ödülü’nü kazanan ve 2009’dan bu yana Londra’da sürgünde yaşayan Ebadi, “Devrim süreci, nihai hedefine ulaşıncaya kadar durmayacak bir tren gibi” ifadesini kullandı.

Euronews’in Reuters’tan aktadığına göre Ebadi, devletin ölümcül şiddet kullanmasının sıradan İranlıların din adamlarına karşı duyduğu öfkeyi daha da derinleştireceğini zira taleplerinin giderilmediğini söyledi.

Ebadi, “Protestolar farklı bir şekil aldı ama sona ermedi” değerlendirmesinde bulundu.

‘Batı, Tahran’daki büyükelçilerini geri çekmeli’

Mevcut yönetimin “iktidardan uzaklaştırılması” için Batı’nın Tahran’daki büyükelçilerini geri çekerek İran’la siyasi bağlarını azaltmak gibi “pratik adımlar” atması gerektiğini belirten yazar, avukat ve hak savunucusu Ebadi, ilaveten nükleer anlaşma dahil yönetimle herhangi bir anlaşmaya varmaktan kaçınılması gerektiğini sözlerine ekledi.

Ülkede 1979’da gerçekleştirilen İslam Devrimi’nden bu yana ülkeyi yöneten din adamlarını sert bir dille eleştiren Ebadi, hükümet karşıtı gösterilerin en güçlü ve açık sözlü destekçilerinden biri olarak öne çıktı.

Ayrıca Ebadi, “Mevcut protesto dalgasının müesses nizamın meşruiyetine karşı şimdiye kadarki en cesur meydan okuma olduğuna inandığını” dile getirdi.

Paylaşın