Merkür Sanılandan Çok Daha Fazla Küçüldü

Güneş Sistemi’nin en küçük gezegeni Merkür’ün, bilim insanlarının tahmin ettiğinden çok daha fazla küçüldüğü ortaya çıktı. Yeni bir araştırmaya göre gezegenin oluşumundan bu yana çapında meydana gelen daralma, önceki hesaplamaların oldukça üzerinde olabilir.

Haber Merkezi / Güneş Sistemi’ndeki diğer kayalık gezegenler gibi Merkür de yaklaşık 4,5 milyar yıl önce Güneş’in çevresindeki devasa kaya ve asteroit parçalarının şiddetli çarpışmaları sonucunda oluştu. Bu çarpışmalar sırasında ortaya çıkan büyük miktardaki ısı, gezegenin iç kısmında hapsoldu. Merkür ise oluşumundan bu yana yavaş yavaş soğumaya devam ediyor.

Merkür’ün iç kısmı soğudukça küçülürken, gezegenin en dışındaki kayalık kabuk da bu daralmaya uyum sağlamak zorunda kaldı. Soğukta büzüşen bir balona benzer şekilde küçülen gezegenin kabuğu zamanla buruştu ve çatladı.

Bu süreç, Merkür’ün yüzeyinde devasa uçurumların, sırtların ve diğer tektonik yapıların oluşmasına neden oldu.

Geophysical Research Letters dergisinde yayımlanan araştırmanın lideri Dr. Gaku Nishiyama ve ekibi, gezegenin soğuması sonucunda yarıçapında meydana gelen küçülmenin belirlenmesinin, Merkür’ün jeodinamik evrimini anlamak açısından büyük önem taşıdığını belirtti.

Araştırmacılar, Merkür’deki büzülme izlerinin gezegen yüzeyine eşit şekilde dağılmadığına dikkat çekti. Küresel bir soğuma sürecinin, teorik olarak her yönde benzer miktarda büzülmeye yol açması beklenirken, gezegendeki fay hatlarının düzensiz dağılımı farklı bir ihtimali gündeme getirdi.

Bilim ekibi, bazı büzülme yapılarının zaman içinde meteor çarpmaları sonucunda yüzeye yayılan enkaz katmanlarının altında kalmış ve bu nedenle görünmez hale gelmiş olabileceğini değerlendirdi.

Bu hipotezi test etmek isteyen araştırmacılar, daha önce hazırlanan jeolojik büzülme haritalarını Merkür’ün tamamını kapsayan yeni yüzey pürüzlülüğü haritalarıyla karşılaştırdı.

İncelemelerde, gezegenin daha engebeli bölgelerinde daha az sayıda görünür büzülme yapısı bulunduğu belirlendi. Bunun üzerine araştırmacılar, daha az bozulmuş ve daha düzgün bölgelerdeki büzülme oranlarını temel alarak Merkür genelindeki toplam daralma miktarını yeniden hesapladı.

Bu yöntem, yüzeyde doğrudan görülemeyen ve zaman içinde enkaz katmanlarının altında kalmış olabilecek yapıları da hesaba katmayı mümkün kıldı.

Yeni hesaplamalar, yüzeyde gizlenmiş olabilecek yapıların da hesaba katılması durumunda Merkür’ün oluşumundan bu yana yüzde 10 ila 30 daha fazla küçülmüş olabileceğini gösterdi.

Bu sonuç, gezegenin çapındaki toplam daralmanın daha önce tahmin edilen 4 ila 16 kilometre seviyesinden 23 kilometreye kadar çıkabileceğine işaret ediyor.

Araştırmanın lideri Dr. Nishiyama, yaklaşık yüzde 30’luk farkın ilk bakışta şaşırtıcı görünebileceğini, ancak düzeltilmiş daralma miktarının gezegenin fiziksel özellikleriyle son derece uyumlu olduğunu belirtti.

Nishiyama’ya göre güncellenen büzülme tahmini, Merkür’ün soğuma ve küçülme sürecine ilişkin gözlemleri fizik temelli teorik modellerle daha iyi örtüştürüyor. Yeni bulguların, bilim insanlarının Merkür’ün iç yapısını ve milyarlarca yıllık jeolojik evrimini daha iyi anlamasına katkı sağlaması bekleniyor.

Paylaşın

Merkür’ün Nasıl Oluştuğu Gizemi Çözülmüş Olabilir

Güneş sisteminin en küçük ve en içteki gezegeni olan Merkür, ilk bakışta Dünya’nın uydusu Ay’a çok benziyor, ancak kendine özgü jeolojisi ve oluşum tarihi var.

Haber Merkezi / Yeni yayınlanan bir araştırmaya göre; Merkür, benzer büyüklükteki iki dev kayalık gövdenin çarpışmasından birkaç milyar yıl sonra oluştu.

Bilim insanları uzun zamandır Merkür’ün nasıl oluştuğunu anlamaya çalışıyorlar. Brezilya, Almanya ve Fransa’daki bilim insanlarının yaptığı yeni bir araştırma bu soruya ışık tuttu.

Brezilya’daki Ulusal Gözlemevi’nden Patrick Franco, benzer büyüklükteki iki kayalık cismin Merkür’e benzer bir gezegen oluşturup oluşturamayacağını araştıran yeni bir araştırmaaya öncülük etti.

Araştırmada, Dünya’nın kütlesinin sadece yüzde 10’undan biraz fazla kütleye sahip bir ana gövde, Proto Merkür ve yüzde 30 demir bileşimi kullandılar.

Bilim insanları, simülasyonlarda çeşitli miktarlarda demir içeren çeşitli boyutlardaki ikincil gövdelerle deneyler gerçekleştirdiler.

Bilim insanları ayrıca, iki gövde arasındaki çarpma hızlarını, karşılıklı kaçış hızının 2,8 ila 3,8 katı arasında değiştirdiler. Kaçış hızı, bir cismin birincil gövdenin yörüngesinden kaçması veya onunla temas etmesi için gereken minimum hızdır.

Bilim insanları, bu parametreler dahilinde, milyarlarca yıl önce erken Güneş Sistemi’nde meydana gelebilecek çarpışma senaryoları üzerinde deneyler gerçekleştirdiler.

Sonunda Merkür’ün benzer büyüklükteki kayalık bir cismi çarpıp kaçma çarpışmasında sıyırıp geçtiği ve bunun da dış malzemesinin çoğunu kaybetmesine yol açtığı bir düzenek keşfettiler.

Bu simülasyonda, Merkür’ün kütlesine yüzde 5’lik bir farkla uyan ve yüzde 65 – 75 demirden oluşan bir çekirdek bırakan, Merkür’ün şu anki yüzde 70 değerine uyan bir gezegen oluşturdu.

Bilim insanları, bunun, böyle bir çarpışmanın bugün bildiğimiz gezegeni oluşturduğuna dair güçlü bir kanıt olduğunu belirttiler.

Sonuç olarak araştırma, Merkür’ün benzer büyüklükteki iki dev kayalık cismin çarpışması sonucu oluştuğunu söylüyor.

Paylaşın