Akşener’den Erdoğan Göndermeli Üçüncü Seçim Videosu

İYİ Parti Lideri Akşener’in sosyal medya hesabından paylaşılan yeni seçim videosu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir çocuğun kafasına vurduğu, elindeki oyuncak kutusuyla korumasına çarptığı ve otobüsten çay fırlattığı anlarla başlıyor.

Haber Merkezi / Videonun devamında, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sarf ettiği, “Ya bunlar öğrenci mi? Bunlar üniversitelerin içerisine sızmış teröristlerdir”, “Bunlar gazeteci falan değil”, ”Bunlar ateist, bunlar terörist, bunlar çürük, bunlar sürtük…” sözleri de yer aldı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, 2023 seçimleri öncesinde; “Adalet, Ciddiyet, Samimiyet, Merhamet, Cesaret, Millet, Başbakan” vurgularıyla işlenen lider iletişim kampanyasının üçüncü videosu yayınlandı.

Video, Akşener’in sosyal medya hesabından “Devletin dilini, adabını ve edebini zedelemeye çalışan bu samimiyetsiz tavrı milletimizle birlikte, sandıkta değiştireceğiz. Çünkü #DevleteSamimiyetYakışır!” notuyla paylaşıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir çocuğun kafasına vurduğu, elindeki oyuncak kutusuyla korumasına çarptığı ve otobüsten çay fırlattığı anlarla başlayan videoda, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın sarf ettiği, “Ya bunlar öğrenci mi? Bunlar üniversitelerin içerisine sızmış teröristlerdir”, “Bunlar gazeteci falan değil”, ”Bunlar ateist, bunlar terörist, bunlar çürük, bunlar sürtük…” sözleri de yer aldı.

Meral Akşener’in; “Derin bir nefes alarak huzura kavuşacağımız günlere çok az kaldı” sözleriyle devam eden videoda il ziyaretlerinden gençlere sarıldığı, çocukları öptüğü, seçmenle iç içe olduğu anlar hatırlatıldı.

Paylaşın

İYİ Parti Ve CHP’den ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’a Tepki

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Grup Başkanvekili Özgür Özel’den ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton’un Wall Street Journal’da yayınlanan makalesine tepki geldi.

İYİ Parti Lideri Akşener, John Bolton’un yazdığı makaleyle ilgili olarak “Millet irademizi hedef alan bu açıklamaların her biri; ülkemizin içinde bulunduğu bu karanlık dönemin devamlılığını sağlamaya, dış politikayı iç politikaya malzeme etmeyi alışkanlık hâline getirmiş sayın Erdoğan’ı desteklemeye yöneliktir” dedi.

CHP’li Özel’de, “John Bolton’un küstah bir dille kaleme aldığı ve NATO’yu müdahaleye çağıran hadsiz makalesini okudum. Ne NATO ne ABD ne başkaları ülkemize müdahale edemez, müdahaleyi aklından bile geçiremez” ifadelerini kullandı

“Açıklamalar Erdoğan’ı desteklemeye yönelik”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, John Bolton’un yazdığı makaleyle ilgili olarak “Millet irademizi hedef alan bu açıklamaların her biri; ülkemizin içinde bulunduğu bu karanlık dönemin devamlılığını sağlamaya, dış politikayı iç politikaya malzeme etmeyi alışkanlık hâline getirmiş sayın Erdoğan’ı desteklemeye yöneliktir” dedi.

Akşener, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “Büyük Türk Milleti, her daim hür yaşamıştır ve hür yaşamaya devam edecektir. Tıpkı 100 yıl önce olduğu gibi Cumhuriyetimizin yeni asrında da; Bağımsızlığına sahip çıkacak, iradesini hiçbir ülkenin ve hiçbir yapının kirli siyaset oyunlarına alet etmeyecektir” ifadelerini kullandı.

“Türk Milleti, sandıkta her türlü vesayete ve güç odağına büyük bir demokrasi dersi verecektir!” diyen Akşener “Söz de, karar da milletimizindir! Yerli, yabancı hadsiz açıklamalar da bunları fırsat bilen hamaset simsarları da bu gerçeği değiştiremeyecektir!” dedi.

CHP’li Özgür Özel, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada “John Bolton’un küstah bir dille kaleme aldığı ve NATO’yu müdahaleye çağıran hadsiz makalesini okudum. Ne NATO ne ABD ne başkaları ülkemize müdahale edemez, müdahaleyi aklından bile geçiremez” ifadelerini kullandı.

“Seçimler ülkemizin iç işidir” diye devam eden Özel, “Bizler milletimizin helal oylarıyla iktidara talibiz. Milletimizin vereceği karar başımızın üstündedir. Bugüne kadar milletimizin vermediği hiçbir yetkiye talip olmadık olmayacağız. Bu çağrıları yapanlar buna yeltenenler karşılarında bizi bulurlar” dedi.

Paylaşın

‘Altılı Masa’da Adaylık İçin Kılıçdaroğlu’nun İsmi Öne Çıkıyor

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa’da Cumhurbaşkanlığı adaylığı için CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun ismi öne çıkıyor.

İYİ Parti Lideri Akşener’in İBB Başkanı İmamoğlu’nun aday gösterilmesinden yana olduğu konuşuluyor. Ancak İmamoğlu ile ilgili davalar ve siyasi yasak kararı adaylığı önündeki en büyük engel olarak gösteriliyor.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın seçimler için 14 Mayıs tarihini işaret etmesiyle Türkiye erken seçim sürecine girdi. En çok merak edilen ise 6’lı masanın cumhurbaşkanı adayının kim olacağı ve “ortak aday”ın ne zaman açıklanacağı.

Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın aktardığı kulis haberine göre, 6’lı masanın adayı için farklı isimler dillendiriliyor. Edinilen bilgiyle göre, masada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi öne çıkıyor.

Kılıçdaroğlu her açıklamasında “Belediye başkanlarımız görevinin başında” dese de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener farklı görüşte.

Kulislerde, Akşener’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun aday gösterilmesinden yana olduğu konuşuluyor. Ancak İmamoğlu ile ilgili davalar ve siyasi yasak kararı adaylığı önündeki en büyük engel olarak gösteriliyor.

İYİ Parti teşkilatlarında konuşulan ismin ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğu belirtiliyor. HDP’nin Mansur Yavaş’ın ismine karşı çıkan net açıklamaları Yavaş’ın adaylığı olaslığını zayıflatıyor.

HDP ise muhalefete “kapıyı kapatmadık” mesajı verirken; partide “Erdoğan çizgisinde aday çıkarsa neden müzakere edelim?” görüşü de öne çıkıyor.

Paylaşın

Altılı Masa’nın Adayını Ne Zaman Açıklayacağı Netleşmeye Başladı

İktidarın seçim için 14 Mayıs’ı dillendirmesi sonrası, CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa’nın ortak adayının ne zaman açıklanacağı netleşmeye başladı.

İYİ Parti kurmayları, ortak aday için 26 Ocak’ta yapılacak Altılı Masa toplantısının önemli olduğunu, ortak adayın liderler zirvesi sonrası her an açıklanabileceğini kaydediyor.

Cumhuriyet’ten Sertaş Eş’in haberine göre, kurmaylar, “Şubat ortasının makul bir tarih olarak öne çıktığına” da dikkat çekiyor. Ortak adayın açıklanması konusunda CHP’li kurmaylar arasında “Şubat ortasının ağırlık kazandığının” anımsatılması üzerine İYİ Partililer, “Masanın toplantısının ardından her tarih makuldür. Dolayısıyla şubat ortası da aynı şekilde makuldür” yorumunda bulunuyor.

Öte yandan kulislerde, Altılı Masanın adayı için farklı isimler dillendiriliyor. Cumhuriyet’ten Can Uğur’un edindiği bilgilere göre, masada CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ismi öne çıkıyor. Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin yapılan kamuoyu araştırmalarında CHP lideri Kılıçdaroğlu’nun oy oranındaki artışa vurgu yapılıyor. 6’lı masanın üzerinde durduğu “kazanacak aday”ın ise Kılıçdaroğlu olduğu belirtiliyor.

İyi Parti ne diyor? 

Kılıçdaroğlu her açıklamasında “Belediye başkanlarımız görevinin başında” dese de İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener farklı görüşte. Kulislerde, Akşener’in İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun aday gösterilmesinden yana olduğu konuşuluyor. Ancak İmamoğlu ile ilgili davalar ve siyasi yasak kararı adaylığı önündeki en büyük engel olarak gösteriliyor. İYİ Parti teşkilatlarında konuşulan ismin ise Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş olduğu belirtiliyor. HDP’nin Mansur Yavaş’ın ismine karşı çıkan net açıklamaları Yavaş’ın adaylığı olasılığını zayıflatıyor.

HDP ne diyor? 

Daha önce aday çıkarma kararı alan HDP ise ortak adaya ve müzakerelere kapıyı kapatmış değil. HDP’li isimler, “muhalefeti temsil etmek isteyen kişilerle ilkeler ışığında görüşmeler yapılabileceğini” belirtiyor. HDP’de “Erdoğan çizgisinde aday çıkarsa neden müzakere edelim?” görüşü de öne çıkıyor.

HDP kaynakları, “Aday çıkarma kararının alınmasına yönelik eleştirilere” değinerek “Adımı atarken amacımız Erdoğan’a kazandırmak değil. Asla böyle bir amaç taşımıyoruz” vurgusunu yapıyor. Bu nedenle “müzakerelere her koşulda kapının açık olduğu”, böyle bir durumda “ilkelerin ve tutumun göz önüne alınacağı ve değerlendirileceği” aktarılıyor. Ortak aday değerlendirmesinin ve müzakerelerin de isimler üzerinden olmayacağına dikkat çekiliyor.

Kulislerde, “HDP’nin kendi adayını çıkarma kararının ilgili kurulların genel mutabakatı olduğu ve ‘Kılıçdaroğlu ya da şu veya bu isim aday olursa tartışmaya açarız’ görüşünün bulunmadığı” kaydediliyor.

Adaylık tartışmalarında HDP Danışma Kurulu’nda yer alan Ahmet Türk’ün açıklamaları da dikkat çekmişti. Türk, “Bu iktidarı ilk turda göndermeyi biz de isterdik ama sorumluluk bizde değil 6’lı masada. Bence Kılıçdaroğlu uygun bir aday” demişti.

Paylaşın

Akşener, ‘Saray’da Konuşulan Senaryoları Açıkladı

Partisinin Meclis’teki grup toplantısında konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “Şimdiden sağdan soldan duyuyorum. Kulağımıza geliyor. Saraydaki siyaset dehaları orada burada abuk sabuk konuşuyor. Kendilerince yoklama çekiyorlar. ‘Bu seçim diğerleri gibi değilmiş’, ‘başörtüsü meselesinin gündeme gelmesi çok iyi olmuş’, ‘çok faydalı olurmuş’, ‘seçimi kaybederlerse bu metni iptal ettirirlermiş’, ‘seçimden sonra da bu işin ekmeğini yemeğe devam ederlermiş’. Daha ahlaksızca olanı da var” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Neymiş efendim, ‘teklif mecliste 400’ü bulsa da bazı milletvekillerine hayır oyu kullanıp teklifi referanduma götürürlermiş’. sayın Erdoğan, bu konu bir sınavdır. Kim pas veriyor, kim gol atıyor beni ilgilendirmez. Saraydaki tatlı su stratejistlerinin Zihni Sinir taktikleri beni ilgilendirmez. Başı örtülü, başı örtüsüz tüm kadınlarımızın, bu ülkedeki tüm vatandaşların saf ve temiz duygularını sömürmenize müsaade etmeyeceğim. Bunu böyle bilesin.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) düzenlenen grup toplantısında açıklamalarda bulundu. Akşener’in açıklamaları şöyle:

“(Başörtüsü teklifi) Madem Anayasa’da değişiklik olmalıydı son 20 yıldır siz neredeydiniz arkadaş? 2008’de, bu konuda, bir düzenleme yaptınız. Hadi diyelim ki;  metin eksikti, karar ideolojikti, oydu buydu, ve Anayasa Mahkemesi iptal etti. Tamam, kabul. Peki; mezardan ölüleri kaldırıp, sandığa götürdüğünüz, 2010’daki anayasa referandumunda,  bu değişikliği neden yapmadınız? Elinizi tutan mı oldu? Aklınıza mı gelmedi? Yazmayı mı unuttunuz?

Mesela; 2017’de, bir kez daha, anayasa referandumu yaptınız.150 yıllık birikimi, tek kalemde sildiniz, rejimi değiştirdiniz. Peki, o gün neredeydiniz? Bu değişikliği, o zaman niye yapmadınız? Yapacaktınız da, bir tek bu maddeye mi yer bulamadınız? Yazacaktınız da, karakter limitine mi takıldınız?

Memleketin, bu kadar ağır sorunları varken; milletimiz, her gün, bin bir dertle boğuşurken; esasında, var olmayan bu mesele, maalesef geldi, siyasetin gündemini kapladı. Elbette biz de, bu duruma, sırtımızı dönemeyiz!

Çünkü, daha önceki denemelerinde de, gördük ki; bu arkadaşlar, anayasa yapma konusunda, olağanüstü bir yeteneğe sahipler…Biliyorsunuz, Ak Parti’nin yaptığı, anayasa değişikliklerinin en büyük özelliği; sırf, yapılan değişikliğin, ortaya çıkardığı sorunları, düzeltebilmek için, daha kapsamlı, yeni anayasa değişiklikleri gerektirmesidir.

Nitekim, şimdi de, her zamanki gibi, yine ellerine, eksik bir metni almışlar, ve mutabakat arıyorlar… Tekrar ediyorum: Akıllarınca, ‘gol atma’ motivasyonuyla, her zamanki gibi, yarım yamalak yapılmış, eksik bir işle, çıkmışlar, mutabakat arıyorlar…

Hay hay! Buyurun, hodri meydan! Madem bu konu, yeniden siyasetin gündeminde,  madem bu konu, yeniden masada; o zaman; Anayasaysa anayasa, mutabakatsa mutabakat! Biz varız! Ama öyle, ‘ağam dedi, paşam dedi, saray dedi.’ yoook. Öyle kapı kapı gezip, ‘mış’ gibi yapmak yok. Öyle ağlamak, sızlamak yok.

‘Saraydaki siyaset dehaları orada burada abuk sabuk konuşuyor’

Şimdiden sağdan soldan duyuyorum. Kulağımıza geliyor. Saraydaki siyaset dehaları orada burada abuk sabuk konuşuyor. Kendilerince yoklama çekiyorlar. ‘Bu seçim diğerleri gibi değilmiş’, ‘başörtüsü meselesinin gündeme gelmesi çok iyi olmuş’, ‘çok faydalı olurmuş’, ‘seçimi kaybederlerse bu metni iptal ettirirlermiş’, ‘seçimden sonra da bu işin ekmeğini yemeğe devam ederlermiş’. Daha ahlaksızca olanı da var.

Neymiş efendim, ‘teklif mecliste 400’ü bulsa da bazı milletvekillerine hayır oyu kullanıp teklifi referanduma götürürlermiş’. sayın Erdoğan, bu konu bir sınavdır. Kim pas veriyor, kim gol atıyor beni ilgilendirmez. Saraydaki tatlı su stratejistlerinin Zihni Sinir taktikleri beni ilgilendirmez. Başı örtülü, başı örtüsüz tüm kadınlarımızın, bu ülkedeki tüm vatandaşların saf ve temiz duygularını sömürmenize müsaade etmeyeceğim. Bunu böyle bilesin.

Dezenformasyonla mücadele altında düpedüz bir istibdat yasasını hayata geçirmekten geri durmadılar. Milletimiz toprağını ekemiyor, dükkanını döndüremiyor. Gençlerimiz KPSS’den aldığı 92 puana rağmen mülakatta eleniyor. Sansürden, baskıdan ve endişeden adeta nefes bile alamıyor. İktidarın beslediği bir avuç kişi gününü gün ediyor. Pudra şekerciler son model arabalarıyla fink atıyor.

“Biz, milletimizin taleplerinden yanayız”

Mafyalar, simsarlar, tefeciler devletin etrafında dört dönüyor. 5 maaş, 10 maaş alan saray danışmanları milletimizin hakkını yiyor. Biz bu harami düzene karşıyız. Bu kirli düzene, bu kirli zihniyete karşıyız. Bu ucube sisteme karşıyız. Çünkü biz demokrasiden yanayız. Biz, milletimizin taleplerinden yanayız. işte bu yüzden dün zalimin karşısında biz vardık. Bugün de mazlumun yanında biz vardık.

Dün 28 Şubatların karşısında biz vardık, bugün milletimizin yanında biz vardık. Dün ‘muhtar bile olamaz’ diyenlerin karşısında biz vardık. Bugün de Ekrem Başkanımızın yanında biz varız. Dün 25 yıl yıl boyunca Ankara’yı rant çevirenlerin karşısında biz vardık, bugün 4 yılda başkente huzuru getiren Mansur Başkanımızın yanında biz varız. Pınarhisar’da biz vardık, Saraçhane’de biz vardık. Hatay’da, Antalya’da, Adana’da da biz olacağız.

Biz buradayız, dimdik, kaya gibi ayaktayız! Hiç merak etmeyin, çok yakında; sandık günü geldiğinde, tüm Türkiye’de de, topyekûn biz olacağız.

Fatih Sultan Mehmet Han, ne diyor? ‘Kadıyı satın aldığın gün, Adalet ölür.  Adaleti öldürdüğün gün, Devlet de ölür.’ İşte biz de, milletimizle birlikte; öldürülen adaleti, yeniden diriltecek, hırpalanan devletimizi onarıp,  tüm şanıyla, yeniden ayağa kaldıracağız! Vesayetçilere imrenenleri, def edecek, Harun gibi gelip, Karun olanları, tıpış tıpış göndereceğiz.

‘Devlete adalet yakışır’

Kararlarından şüphe duymadığımız, bir hukuk düzenini inşa edecek, yolsuzluğu, hırsızlığı, haksızlığı, kökünden çözeceğiz. Yasakların değil, özgürlüğün; baskıların değil, demokrasinin; suskunluğun değil, ortak aklın yeşerdiği; tam ve kâmil bir adaleti, yeniden hâkim kılacağız! İktidarın, bu büyük milletin önüne diktiği, o uğursuz duvarları, hep birlikte yıkacağız! Çünkü, bize bu yakışır. Çünkü, devletimize bu yakışır.

Çünkü;  devlete, adalet yakışır. Biz yıllardır, Sayın Erdoğan’ı uyarıyoruz. O kulak asmasa da, biz yıllardır; ‘Devleti devlet gibi, devlet ciddiyetiyle, devlet aklıyla,  Türk Devleti’ne yakışır donanımdaki, liyakatli kadrolarla yönet.’ diyoruz. Ama o bizi değil, maaş düşkünü, saray şarlatanlarını dinlemeyi tercih ediyor. O yüzden de, maalesef, bugün, devletimiz; ciddiyetsiz, liyakatsiz ve beceriksiz ellerde, bir yönetim krizi yaşıyor.  Kuralsız, kurumsuz ve hesapsız bir anlayışla; Türk Devleti’nin ağırlığı da, aklı da, itibarı da, yerle bir ediliyor.

Çünkü Bay Kriz, her işin başına;  layık olanı değil, kendine sadık olanı getiriyor. Sorumluluk sahibi olanı değil, arsızı kolluyor. İş bileni değil, söz dinleyeni koruyor.  Ve;  kimsenin hiçbir şey bilmediği bir yerde, Sayın Erdoğan, her şeyi biliyor…  Mesela, ekonomi biliyor.  Mesela, hukuk biliyor. Mesela, diplomasi biliyor.  Hatta kim bilir, belki İspanyolca’yı bile biliyordur…Ancak bu durum, maalesef hiçbirimiz için, şaşırtıcı değil.Çünkü, iktidarın yönetim anlayışında; tarımdan anlamayanın, Tarım Bakanı olduğunu gördük. Ekonomi bilmeyenin, Maliye Bakanı olduğunu gördük.

Yönettiği bakanlığına mal satanın, Ticaret Bakanı olduğunu gördük. Tek meziyeti Sayın Erdoğan’ın dediğini yapmak olanın,  Merkez Bankası Başkanı; Enflasyonu en güzel makyajlayanın da,  TÜİK Başkanı olduğunu gördük.  Rektörler, elçiler, bürokratlar gördük… Bu gözler neler gördü, neler…

Hatırlıyor musunuz? Mesela en büyük özelliği, Damat olmak olan, bir Damat Bakan vardı… ‘Dolar 10 lira olacak, 15 lira olacak ya, çok beklersiniz!’ demişti. Ama kendisi paket olduktan sonra halefi Nebati Bakan, elini hızlı tuttu;

Dolar 10 lira değil, 15 lira da değil,  Tam 18 lira 79 kuruş oldu. Peki sonra ne oldu? Bütün sözler unutuldu.  Enflasyon, son 20 yılın zirvesini gördü. ‘Faiz sebep, enflasyon sonuç’ teorisi, suratlarında patladı. ‘Türkiye Ekonomi Modeli’ dedikleri,  sözüm ona kurtuluş reçetesi de, üzerine tüy dikti.

Tüm bu yaşananlardan sonra; utançlarından, insan içine çıkamamaları gerekirdi değil mi? Bay Kriz hala 20 yılda beceremediklerini hala sandık öncesi ‘Yapacağım’ diyor. He-Man çizgi filmini izliyoruz sanki. Bir gün kaplan gibi bağırıyor, ama ertesi gün sevimli mi sevimli, pofuduk bir ev kedisine dönüşüveriyor. Bir gün atılgan, ertesi gün titrek. Bir gün ‘katil Esed’ diye bağırıyor, ertesi gün ‘Esad’la görüşebiliriz’ diyor.

Paylaşın

Akşener’den Yeni Seçim Videosu: Devlete Ciddiyet Yakışır

Sosyal medya hesabından ikinci seçim videosunu yayınlayan İYİ Parti Lideri Akşener, paylaşımına, “Akıldan ve bilimden bir türlü nasibini alamayan, bir dediği diğer dediğini hiçbir zaman tutmayan bu ciddiyetsiz yönetim anlayışını milletimizle birlikte değiştireceğiz. Çünkü devlete ciddiyet yakışır” notunu düştü.

Seçim videolarının ilkinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na yer veren Akşener’in ikinci seçim videosunda da Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile görüntüler yer aldı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, sosyal medya hesabından ikinci seçim videosunu yayınladı.

Meral Akşener, videoyu, “Akıldan ve bilimden bir türlü nasibini alamayan, bir dediği diğer dediğini hiçbir zaman tutmayan bu ciddiyetsiz yönetim anlayışını milletimizle birlikte değiştireceğiz. Çünkü devlete ciddiyet yakışır” notuyla paylaştı.

“Devlete ciddiyet, millete hürriyet bizimle gelecek” sloganı ile başlayan videoda eski ve yeni bakanlar Berat Albayrak ile Nureddin Nebati’nin söz ve görüntülerine yer verildi.

Ardından videoda, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile ilgili önceki sözleri ve son dönemlerdeki Suriye Devlet Başkanı ile görüşme yoluna gidilebileceği sözleri aktarıldı.

Videoda, Erdoğan’ın Mısır politikasına da eleştiri yöneltilirken, Akşener, “Şu devlet ihsanı ağırlığına bakar mısınız, şu devlet ciddiyetine bakar mısınız” ifadelerini kullandı.

Video, Melih Gökçek döneminde yapıldıktan sonra uzun tartışmalara neden olan Ankapark ile son buldu. Videonun bölümünde Akşener, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş yanındayken Ankapark’ı eleştiriyor ve şu ifadeleri kullanıyor:

“Ankapark, Türkiye’de bugüne kadar yapılmış pek çok yolsuzluğun israfın, somut, hepinizin gördüğü hali bu. Bilim yok burada, akıl yok burada, sizin cebinizden alıp bu cebe koyma var.”

Video bu görüntünün hemen ardından, “Devlete ciddiyet yakışır” sloganı ile sona eriyor.

Paylaşın

Altılı Masa’nın Adayı Nasıl Belirlenecek?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa, İYİ Parti’nin ev sahipliğinde on birinci toplantıya hazırlanıyor.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sisteme Geçiş vaat eden Altılı Masa bu süreci yönetecek “Cumhurbaşkanı (adayı) kim olacak?” sorusuna önümüzdeki bir ay içinde yanıt vermeye hazırlanıyor. Son toplantısında “Ortak Cumhurbaşkanı adayının tespiti ile ilgili istişarelerin başlatılmasına” karar veren liderler önce adayı belirleme usulünü ele alacak. Bu konuda İYİ Parti’nin iki önerisi var.

Akşener 19 Ocak’ta liderler turuna başlayacak

Altılı Masa İYİ Parti’nin ev sahipliğinde on birinci toplantıya hazırlanıyor. 26 Ocak’ta gerçekleşecek toplantının iki ana gündemi var. Son toplantıda büyük ölçüde tamamlanan Geçiş Süreci Yol Haritası ile Altılı Masa’nın seçim manifestosu anlamına gelecek Ortak Politikalar Metnine nokta konulacak. Ev sahibi İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in gündemle ilgili görüş alışverişinde bulunmak üzere perşembe (19 Ocak) günü liderleri ziyaret etmesi planlanıyor.

Cumhurbaşkanı adayı parti genel başkanlığını bırakacak mı?

Gazete Duvar’dan Nergis Demirkaya’nın haberine göre, Altılı Masa’daki partilerin temsilcilerinden edinilen bilgiye göre aylardır hazırlığı süren iki metinle ilgili büyük ölçüde uzlaşma sağlandı. Siyasi parti genel başkanlarının Cumhurbaşkanı Yardımcısı olması konusunda genel bir eğilim oluştu. Ancak geçiş sürecini Cumhurbaşkanı Yardımcıları ile birlikte yönetme vaadi bulunan Altılı Masa’nın Cumhurbaşkanı adayının seçilmesi durumunda partisiyle kuracağı ilişkinin nasıl olacağı sorusuna henüz yanıt verilmiş değil.

Bu konunun liderler arasında ikili görüşmelerde ele alınabileceği ve 26 Ocak’taki toplantıda karara bağlanabileceği kaydediliyor. Cumhurbaşkanı adayının genel başkan olması durumunda bu görevi bırakması gerektiğini savunanlar var. Ancak karşı çıkanlar ise “Şu anki başkanlık sistemi ile parlamenter sistemi ayrı düşünmek gerek. Parlamenter sistemde temsili bir cumhurbaşkanı tarifi yapıyoruz. Bu sistemde ise icranın başında bir yetkili var. Partili olmak ilkesel olarak karşı çıktığımız bir durum ama geçiş süreci tamamlanana kadar bu devam etmeli. Kim Cumhurbaşkanı olursa olsun buna ihtiyaç duyacaktır” görüşünü dile getiriyor.

30 Ocak ertelenebilir mi?

Altılı Masa’nın son toplantısında Geçiş Süreci ve Ortak Politikalar Metni’nin 30 Ocak’ta yapılacak bir tanıtım toplantısı ile kamuoyuna duyurulacağı açıklandı. Ancak bu konuda da farklı görüşler dile getirilmeye başlandı. Bazı parti yetkilileri “Hükümet programı da geçiş süreci de adayla ilişkili. Bu iki metnin adayla açıklanması, hatta aday tarafından açıklanması daha şık olabilir. Sonuçta iki metin de adayı güçlendirecek metinler” diyerek 26 Ocak toplantısında 30 Ocak lansmanının ertelenmesinin de ele alınabileceğini kaydediyor.

Ancak adayla programın açıklanmasının ayrı olması gerektiğini savunanlar ise “30 Ocak’ta açıklanması planlanan iki metin de çok önemli. Topluma dönük vaatlerimizi içeriyor. Bunları adayla açıklarsak gözler adaya çevrilir ve bu vaatler gölgede kalır, ilgi azalır. Ayrı yapmak daha doğru” görüşünü savunuyor. Ama bu iki önerinin de 26 Ocak’taki toplantıda ele alınıp karara varılması bekleniyor.

Aday değil usul konuşulacak

Altılı Masa kurmaylarından edinilen bilgiye göre toplantının en önemli gündem maddelerinden biri de ortak Cumhurbaşkanı adayı olacak. Ancak 26 Ocak’taki toplantıda da bir isim belirlenmesi beklenmiyor. Yetkililer toplantı öncesi ikili görüşmelerde liderlerin aday belirleme usulünü ele alacağını, toplantıda da bunun kararını verme ihtimalinin yüksek olacağını kaydediyor. Akşener’in yapacağı liderler turunda ele alınacak usul ile ilgili partilerin mutfaklarında da öneriler şekillenmeye başladı.

Hem halkın hem de partilerin görüşü masaya getirilsin önerisi

Toplantıya ev sahipliği yapacak olan İYİ Parti “Aday halka sorulsun” görüşünü savunuyor. Bu kapsamda diğer partilerin de “aday belirleme sürecinde kamuoyu anketlerine bakılabilir” görüşü doğrultusunda Altılı Masa’nın belirlediği güvenilir bazı şirketlere ortak anket yaptırılması, hatta uluslararası kimi şirketlerden de destek alınması gerektiği ifade ediliyor.

İYİ Parti ayrıca parti tabanlarının görüşünün yanı sıra partilerin Genel İdare Kurulu, Parti Meclisi gibi geniş yönetim organları ile Başkanlık Divanı, MYK gibi parti yürütme organları ve milletvekillerinin de adayla ilgili eğilimlerinin belirlenip Altılı Masa’ya bunların da taşınması önerisinde bulunuyor.

İYİ Parti’de “Aday belirleme usulüyle ilgili birkaç kriter konulabilir. Partilerin kendi iç kararları, yetkili kurullarının tabanlarının eğilimleri. Halk ne diyor, partinin kendi tabanları ne diyor? Bunlar masaya getirilmeli” deniliyor.

Paylaşın

İYİ Parti’de Kılıçdaroğlu Rezervi: Seçmen Sandığa Gitmez

“Kazanacak aday” kriterini baştan itibaren dile getiren İYİ Parti, CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun adaylığına en mesafeli parti konumunda. İYİ Partililer buna gerekçe olarak “İYİ Parti seçmeninin tepki olarak sandığa gitmemesi” ihtimalini gösteriyor.

Partili seçmenin sandığa gitmemesi halinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda seçilme şansının artacağına işaret edilerek, “Seçmen sandığa giderse, bizim adayımızın şansı yüksek olur. Ama tabanımızda, ‘sandığa gitmeyiz’ diyen seçmen çok fazla” görüşü dile getiriliyor.

Altılı Masa’da yer alan siyasi partiler, 26 Ocak’ta Akşener’in ev sahipliğinde yapılacak toplantıda, cumhurbaşkanı adayı belirlemek için masaya oturacak.

Geçirdiği rahatsızlığın ardından, dün parti genel merkezinde mesaisine başlayan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, toplantı gündemine ilişkin Perşembe gününden itibaren liderleri ziyarete başlayacak.

Kulislerde, aday isminin netleşeceği tarih olarak ise Şubat  ayının ilk yarısında, Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğinde yapılacak  ikinci turun son toplantısı gösteriliyor.

Güçlendirilmiş parlamenter sistem konusunda ortak mutabakat açıklayan altı siyasi parti, bu işbirliğini  hem cumhurbaşkanlığı seçimi hem de parlamento seçiminde ittifaka taşımak için son viraja giriyor.

2022 yılı Şubat ayından itibaren 10 toplantıyı geride bırakan Altılı Masa’da seçim güvenliği, güçlendirilmiş parlamenter sisteme ilişkin anayasa değişikliği, kurumsal reformlara ilişkin çalışmalar tamamlandı. Altılı Masa’nın cumhurbaşkanı adayının “seçim bildirgesi” niteliğindeki “temel politikalar” ve “güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş sürecinin yol haritası”na ilişkin metinler ise 30 Ocak’ta kamuoyuna açıklanacak.

Aday belirleme yöntemi netleşecek

Altılı Masa’nın önündeki en kritik konu ise cumhurbaşkanı adayının kim olacağı ve bu adayın nasıl belirleneceği. İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, Perşembe günü, toplantı gündem önerilerini almak için liderler turuna çıkacak.  Akşener’in bu ziyaretlerinde aday belirleme yöntemi konusunda görüş alışverişinde bulunması ve toplantıda aday belirleme yönteminin netleştirilmesi bekleniyor.

Kim hangi adayı istiyor?

Her ne kadar Altılı Masa’da şimdiye kadar aday ismi konuşulmasa da parti kulislerinde adaya ilişkin eğilimler uzun süredir konuşuluyor. CHP, Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığında ısrarlı. CHP liderinin,  Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun adaylıklarına rezerv koyduğu için öncelikle kendi adaylığı üzerinde uzlaşma arayacağı ifade ediliyor.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun Kılıçdaroğlu’na destek eğiliminde olduğu belirtilirken, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan da kendi adaylığını bir süredir seslendiriyor.

Gelecek Partisi’nde de Kılıçdaroğlu’nun adaylığına sıcak bakılmıyor. Ancak aday konusunda belirleyici iki ismin Akşener ve Kılıçdaroğlu olacağı masadaki diğer siyasi partilerce de dile getiriliyor ve iki liderin uzlaşması halinde sorunun büyük ölçüde çözülmüş olacağına işaret ediliyor.

İYİ Parti’de Kılıçdaroğlu rezervi: Seçmen sandığa gitmez

“Kazanacak aday” kriterini baştan itibaren dile getiren İYİ Parti, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına en mesafeli parti konumunda. İYİ Partililer buna gerekçe olarak “İYİ Parti seçmeninin tepki olarak sandığa gitmemesi” ihtimalini gösteriyor.

Partili seçmenin sandığa gitmemesi halinde, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ilk turda seçilme şansının artacağına işaret edilerek, “Seçmen sandığa giderse, bizim adayımızın şansı yüksek olur. Ama tabanımızda, ‘sandığa gitmeyiz’ diyen seçmen çok fazla” görüşü dile getiriliyor.

‘Halka, parti kurullarına, tabana sorulabilir’

Partiden gelen bu görüşler doğrultusunda,  Akşener’in,  adayın kamuoyu anketleri ile halka sorulması, ayrıca parti yetkili kurullarının ve tabanlarının eğilimlerine göre belirlenmesi önerilerini masaya getireceği belirtiliyor.  Hangi isimlerin kamuoyu anketine konulacağı, anketin hangi şirket tarafından nasıl yapılacağı konusunun da liderlerin masasında olacağına dikkat çekiliyor:

“Tabii öncelikle anket yöntemi konusunda mutabık kalmak gerekiyor. Bu konuda partilerin birbirlerini çek edebilecekleri bir ortak çalışma grubu oluşturulabilir. Aday belirlemede iki kriter çok önemli: Birincisi kamuoyu anketi ile halka sorulmalı. İkincisi de partinin yetkili kurullarının eğilimi ve tabanlarının eğilimi alınmalı. Bunlar masaya getirilmeli.”

‘Fark azsa, liderler içlerinden birini tercih edebilirler’

İYİ Parti’de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, ilk turda seçimi kazanma potansiyeli en yüksek isim olarak ifade edilirken, İmamoğlu’nun hakkındaki yargı kararı nedeniyle aday gösterilme olasılığı düşük görülüyor. Ancak Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da hala İYİ Parti’nin gündeminde.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’a konuşan bir parti yöneticisi, Kılıçdaroğlu’nun aday gösterilebilmesi için kriterin ne olacağı sorusuna ise şu yanıtı veriyor:

“Kamuoyu anketlerinde, Kemal bey ile Mansur Yavaş arasında ilk başlarda çok fark vardı.  Mesela, Kemal bey yüzde 38 civarındaysa Yavaş yüzde 56-58  çıkıyordu. Ama şimdi baktığımızda, Kemal bey  aradaki farkı biraz daha  kapatmış görünüyor. Mesela böyle bir anket yaparsınız, aradaki fark 1-2  puan olur o zaman liderler kendi içlerinden birini aday olarak tercih edebilirler. Ama fark çok olursa, bu göze alınabilir bir risk değil.”

Geçiş süreci yönetimi de masada netleşecek

Altılı Masa’nın 30 Ocak’ta kamuoyuna açıklanması beklenen “geçiş süreci”nin en tartışmalı konusunu, masadaki liderlerin yönetimde nasıl görev alacağı oluşturuyor.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun, “Cumhurbaşkanı imza yetkisini Altılı Masa liderleriyle paylaşacak” açıklaması nedeniyle tartışma konusu olan yönetim modeli konusuna da toplantıda son noktanın konulması bekleniyor.

Liderlerin “Cumhurbaşkanı Yardımcısı” olarak yönetimde görev almaları konusunda uzlaşma noktasına gelindiği belirtilirken, milletvekili olmak isteyen liderlerin yerine partiden birisinin görevlendirilmesi seçeneğinin de düşünülebileceği ifade ediliyor.

Cumhurbaşkanı’nın anayasal yetkilerini kullanmaya engel bir yönetim modeli olmayacağı belirtilirken, çok önemli kararlar ve atamalarda, “istişare”  yöntemini kullanabileceği bir sistem öngörülüyor.

30 Ocak’ta aday da açıklanabilir mi?

Cumhurbaşkanı adayının ne zaman açıklanacağı ise en çok merak edilen konuların başında geliyor. Adayın 26 Ocak toplantısında netleşmesi zayıf seçenek olarak görülüyor. O nedenle seçim bildirgesi ve geçiş sürecinin yol haritasının açıklanacağı 30 Ocak’taki toplantıya yetişmeyeceği düşünülüyor.

Altılı Masa kulislerinde, adayın açıklanma tarihi olarak,  SP Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu’nun ev sahipliğinde yapılacak ikinci turun son toplantısı gösteriliyor. Liderlerin bu toplantı öncesinde yoğun bir görüşme trafiği yürüteceği ve seçim takvimini de dikkate alarak,  Şubat’ın ilk yarısında adayı açıklayabileceği ifade ediliyor.

Geçiş sürecinde cumhurbaşkanı parti ile bağını sürdürecek mi?

Toplantıda netleşmesi beklenen konulardan biri de cumhurbaşkanı adayının parti liderlerinden biri olması halinde, geçiş sürecinde parti genel başkanlığından ayrılıp ayrılmayacağı olacak. Güçlendirilmiş parlamenter sistem önerisinde, cumhurbaşkanının partisiyle bağının kesilmesi öngörülüyor. Ancak geçiş sürecinde, masadaki diğer liderlerin cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı bir denklemde, cumhurbaşkanının parti bağının kesilmesinin sıkıntılara yol açacağına dikkat çekiliyor.

DEVA Partisi de bu nedenle geçiş sürecinde, liderin partisiyle bağını sürdürmesi önerisini masaya getirmeyi planlıyor. Kulislerde, cumhurbaşkanının geçiş sürecinde parti ile ilişiğinin kesilmesi halinde doğacak sakıncalar şöyle ifade ediliyor:

“Diyelim Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı seçildi. Bir parti yöneticisi de CHP Genel Başkanı oldu. Peki CHP o zaman Kılıçdaroğlu’nun taahhütlerinin arkasında olmazsa ne olacak? Tahhütlerimizi hayata geçirme şansımız kalmaz. Parlamenter sistemde, temsili sembolik olacağı için parti bağı olmasın, ama geçiş sürecinde icranın başında olacağı için parti bağı sürmeli. Bu olmazsa, geçiş sürecini tamamlayamazsınız.”

Paylaşın

Altılı Masa’dan Kritik “Kamu Kurumları” Hamlesi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa, 30 Ocak’ta ortak politika belgesinin yanı sıra, parlamenter sisteme geçişin yol haritasını da kamuoyu ile paylaşacak.

Sputnik’ten Osman Nuri Cerit’in haberine göre, bu yol haritasında cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş için atılan adımların tersi hayata geçirilecek. Bunun için yasal ve anayasal düzenlemeler gündeme gelecek. Bunun yanı sıra pratik anlamda da sürecin yürütülmesi için önlemler alınacak. Kritik kamu kurumlarının başındaki isimlerin değişmesi de bu adımlardan birsi olacak.

Altılı masanın cumhurbaşkanı adayının kazanması durumunda kabine üyelerinin yanı sıra görev yapacak üst düzey kadrolar da altı lider tarafından belirlenecek. Bu kurumların başında Merkez Bankası, Milli İstihbarat Teşkilatı, Devlet Denetleme Kurulu Başkanlığı, Savunma Sanayi Başkanlığı, Devlet Arşivleri Başkanlığı, Diyanet İşleri Başkanlığı, İletişim Başkanlığı, Milli Saraylar İdaresi Başkanlığı, Strateji ve Bütçe Başkanlığı gelecek.

Aday ile birlikte yönetim kadrosu da açıklanacak

Altılı masa kurmaylarından edinilen bilgiye göre yol haritası ve ortak politika belgesi açıklandıktan sonran liderler yönetim kadroları ve cumhurbaşkanı adayı üzerinden çalışma yapacak. Cumhurbaşkanı adayı ile birlikte yönetim kadrosuna ilişkin de açıklama yapılması planlanıyor.

3 numaralı cumhurbaşkanlığı kararnamesi kullanılacak

Parlamenter sisteme dönüşte yol temizliği olarak değerlendirilen üst düzey bürokratlara yönelik bu atamalar, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçiş ile birlikte yayınlanan 3 numaralı kararnameye dayanarak yapılacak. Kararnamede üst düzey kamu yöneticilerinin atama ve görevden alma yetkisi cumhurbaşkanına verilmişti.

Merkez Bankası’nın yapısı değişecek

Altılı masanın daha önce açıkladığı ‘Kurumsal Reformlar Komisyonu’ raporuna göre Merkez Bankası’nın yapısının değişmesi öngörülmüştü. Yine aynı raporda Ekonomik ve Sosyal Konsey’in yeniden düzenlenmesi, Strateji ve Planlama Teşkilatı’nın kurulması öngörülmüştü. Altılı masanın hazırladığı anayasa değişikliği çalışmasına göre de Anayasa Mahkemesi ve HSK gibi kurumlarda yapısal değişiklik hedefleniyor.

Paylaşın

“Altılı Masa Adayını Şubat’ta Açıklayacak” İddiası

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi, Demokrat Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Gelecek Partisi’nden oluşan Atılı Masa, aday ve Ortak Politikalar Metni için çalışmalarına yoğunluk kazandırdı.

26 Ocak’taki Altılı Masa 11’inci liderler buluşmasından önce ev sahibi konumunda olan İYİ Parti Lideri Akşener, beş liderle makamlarında buluşarak zirveye ilişkin fikir alışverişinde bulunacak. Bu buluşmalarda, cumhurbaşkanı adayının nitelikleri ve belirlenme süreci görüşülecek.

Adayın masa içinden mi yoksa dışından mı olacağına yönelik prensip kararına da büyük oranda bu buluşmalarda karar verilecek. 26 Ocak’ta yapılacak görüşmelerin ardından 30 Ocak Ortak Politikalar Metni’nin ilanı için hazırlıklar hızlandırılacak.

Halka açık lansman

Birgün’den Hüseyin Şimşek’in muhalefet kulislerinden edindiği bilgiye göre, 30 Ocak’taki lansman, diğer açıklamaların aksine halka açık olacak. Altı parti üyelerinin katılımının planlandığı buluşmada, Hükümet Programı ve güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçiş süreci anlatılacak. Burada, kamuoyunda tartışmalara da neden olan, “Cumhurbaşkanı olmayan liderlerin cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı” kararı da resmen duyurulacak.

Altılı Masa’nın adayı ne zaman açıklanacak?

Altılı Masa’da planlanan bir diğer gelişme, Cumhurbaşkanı adayının kamuoyuna nasıl açıklanacağı olacak. Bu konuda Şubat ayı, kararın verileceği tarih olarak gösteriliyor.

Buna göre, lansmandan yaklaşık 10 gün sonra Saadet Partisi ev sahipliğinde 12’inci liderler buluşmasını gerçekleştirecek olan Altılı Masa, bu tarihe kadar adayını belirleyecek ve Şubat ayının ikinci haftasından sonra aday, İstanbul’da düzenlenecek ortak mitingle kamuoyunun karşısına çıkacak.

Paylaşın