İYİ Parti’de Kurultay Öncesi Liste Tartışması: Meral Akşener’in İstediği…

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı seçiminin 28 Mayıs’taki ikinci turu öncesinde, 22 Mayıs günü İYİ Parti 3. Olağan Büyük Kurultayı yapılacağı kararını ilan etti. Bu karar uyarınca 24 -25 Haziran günlerinde yapılacak kurultayda neler olacağı merak konusu.

Meral Akşener’in kurultay öncesinde TBMM’de grup toplantısında kürsü konuşması yapmama ve kameralar karşısına geçmeme kararı aldığı öne sürülürken. Akşener’in seçim sonuçlarıyla ilgili kapsamlı, Millet İttifakı ile Cumhurbaşkanı adaylığı meselesini içererek asıl değerlendirmesini 24 Haziran’da kurultay açılışı konuşmasında yapması öngörülüyor.

İYİ Parti’de ayrıca kurultay öncesi liste tartışması yaşanıyor. Liste tartışmasına ilişkin konuşan parti kaynakları “çarşaf liste içerisine blok liste yerleştirileceğini ve Meral Akşener’in istediği üyelerin seçileceğini” iddia etti.

Son yapılan GİK toplantısında üyelerin “blok liste” yönünde görüş bildirmesine karşın partinin kurultaya “çarşaf listeyle” gireceği öğrenildi. Bazı parti kurmayları ise 2020’de yapılan 2’nci Olağan Kurultay’da olduğu gibi “çarşaf liste içerisine blok liste yerleştirileceğini ve bu şekilde Akşener’in istediği üyelerin seçileceğini” iddia ediyor.

Doğal delege olan 70 parti kurucusunun istifasıyla kurucu sayısının 200’den 130’a inmesinin kurultayda Akşener’in lehine olacağı kulislerde konuşulurken bazı partililer, seçimlerin adaletli ve demokratik olmayacağı görüşünü savunuyor.

Cumhuriyet’in haberine göre, çarşaf listeyle seçime girilerek kararın delegelere bırakıldığı izlenimi verilse de bazı isimlerin üzerinin çizilmesi için görüşmeler yapılacağını ve Akşener’in istediği üyelerin seçileceğini ileri sürdü. Böyle bir tabloda seçilen isimlerin meşruiyetinin tartışmalı olacağı belirtildi. Partide “gizli biat” sisteminin hâkim olduğu ve buna son verilmezse parti tabanının kaybedileceği ifade edildi.

Öte yandan, muhalif isimler seçimlerin demokratik olmayacağını düşünmesine karşın Akşener’in karşısına aday ve yeni kadro çıkarma konusunda kararlı. Muhalefetin genel başkan adaylığı çalışmalarını sürdürdüğü ve önümüzdeki hafta isim konusunda netleşileceği iddia edildi. Akşener’in karşısına çıkabilecek kişiler arasında İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi Günay Kodaz ismi ağır basıyor.

Paylaşın

İYİ Parti Yerel Seçimler İçin Yol Haritasını Kurultayda Açıklayacak

İYİ Parti’de kurultay için geri sayımı bağlamında Millet İttifakı’nın “altılı masa” versiyonu için “Bitti” görüşü ön planda. Sadece Mart 2024 yaklaştığında CHP ile belki İstanbul, Ankara için ancak Mart 2019’a kıyasla çok daha az sayıda büyükşehir belediye başkanlığında sadece CHP adayı lehine aday çıkarmama yaklaşımı var.

Yerel seçimler için İYİ Parti yönetiminde “İlçe belediyeciliği yetinmeyeceğiz, il ve büyükşehir belediye başkanlıkları kazanarak yönetim kabiliyetimizi göstereceğiz” hedefi dillendirildi. İYİ Parti’nin yerel seçimler kampanyasındaki ilk başlangıcı da kurultayda yapacağı ve Akşener’in de gelecek sürece ilişkin yol haritası açıklayacağı paylaşıldı.

Öte yandan İYİ Parti Lideri Meral Akşener’in kurultay öncesinde TBMM’de grup toplantısında kürsü konuşması yapmama ve kameralar karşısına geçmeme kararı aldığı öğrenildi.

Meral Akşener’in seçim sonuçlarıyla ilgili kapsamlı, Millet İttifakı ile Cumhurbaşkanı adaylığı meselesini içererek asıl değerlendirmesini 24 Haziran’da kurultay açılışı konuşmasında yapması öngörülüyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Millet İttifakı’nın “altılı masa” modeliyle tarihe karıştığı, yerel seçimlerde iddialı duruş sergileneceği ve özellikle Cumhurbaşkanlığı seçiminin kaybedilmesindeki nedenler gibi başlıklarda 24 Haziran günü kurultayda sert mesajlar vermeye hazırlanıyor.

İYİ Parti, Ekim 2017’deki kuruluşundan sonra ilk girdiği seçim 24 Haziran 2018’de yüzde 9,96 oy oranıyla 43 milletvekili çıkarması ardından 14 Mayıs’ta ise, yüzde 9,69 oy oranıyla yine 43 milletvekili çıkardı.

Ancak 11 ildeki ortaklık kararı nedeniyle CHP listesinden aday gösterilmiş İstanbul milletvekili Ahmet Ersagun Yücel’in de seçilmesiyle 28’inci dönem TBMM’sinde 44 sandalye sahibi oldu.

Dolayısıyla İYİ Parti, seçim öncesinde hedeflediği en az yüzde 16-18’lik oy oranına ulaşamadı ancak milletvekili kaybı yaşamadı tam tersine 1 sandalye artışı sağladı.

Parti içerisinde milletvekili aday listesinde kendisine yer bulamaması, liste hazırlığındaki teamül yoklamasındaki memnuniyetsizlik gibi gerekçelerle yine de parti yönetimine yönelik şikayetler ve istifalar gündemde.

Meral Akşener ise, Cumhurbaşkanlığı seçiminin 28 Mayıs’taki ikinci turu öncesinde, 22 Mayıs günü İYİ Parti 3. Olağan Büyük Kurultayı yapılacağı kararını ilan etti. Bu karar uyarınca 24 -25 Haziran günlerinde yapılacak kurultayda neler olacağı merak konusu.

Akşener kurultay öncesi grup toplantısı yapmama kararı aldı

Seçimde Millet İttifakı’nın başarısızlık yaşaması üzerine Akşener, 28 Mayıs gecesi basın toplantısında ilk değerlendirmesini yapmıştı ve soruları da yanıtlamıştı.

“Seçmen bizim için en halis ölçüttür. Millet iradesi üstünde hiçbir irade yoktur. Milletimiz bu seçimlerde söyleyeceğini söyledi. Bize düşen mesajı anlamak anladıktan sonra gereğini yapmaktır. Millet iradesi başımızın tacıdır” diyen Akşener, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun Cumhurbaşkanlığı adaylığı öncesinde “kazanacak aday” çağrısı yaptığı sürecini üstü kapalı anımsatmıştı.

Akşener, “Biz milletimizin ilk günden beri dinleyerek hareket ettik. Milletimizin istekleri dışında hiçbir hırsın bulunmasına müsaade etmedik. Bunun yüzünden zaman zaman ağır eleştirilere maruz kaldık ve bedel ödedik” ifadesini kullanmıştı.

Meral Akşener’in kurultay öncesinde TBMM’de grup toplantısında kürsü konuşması yapmama ve kameralar karşısına geçmeme kararı aldığı öğrenildi.

Akşener’in seçim sonuçlarıyla ilgili kapsamlı, Millet İttifakı ile Cumhurbaşkanı adaylığı meselesini içererek asıl değerlendirmesini 24 Haziran’da kurultay açılışı konuşmasında yapması öngörülüyor.

Kurultayda yerel seçimler için yol haritası açıklanacak

VOA Türkçe’den Yıldız Yazıcıoğlu’nun edindiği bilgilere göre, İYİ Parti’de kurultay için geri sayımı bağlamında Millet İttifakı’nın “altılı masa” versiyonu için “Bitti” görüşü ön planda.

Sadece Mart 2024 yaklaştığında CHP ile belki İstanbul, Ankara için ancak Mart 2019’a kıyasla çok daha az sayıda büyükşehir belediye başkanlığında sadece CHP adayı lehine aday çıkarmama yaklaşımı var.

Yerel seçimler için İYİ Parti yönetiminde “İlçe belediyeciliği yetinmeyeceğiz, il ve büyükşehir belediye başkanlıkları kazanarak yönetim kabiliyetimizi göstereceğiz” hedefi dillendirildi.

İYİ Parti’nin yerel seçimler kampanyasındaki ilk başlangıcı da kurultayda yapacağı ve Akşener’in de gelecek sürece ilişkin yol haritası açıklayacağı paylaşıldı.

Meral Akşener’in karşısında rakip aday çıkması beklentisi parti üst yönetimince “çok düşük ihtimal” olarak değerlendirilirken, ortak görüş “Genel Başkan güven tazeleyecek” şeklinde özetlendi.

Kurucular Kurulu Üyesi ve Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Ethem Baykal ile Kurucular Kurulu Üyesi İsmet Koçak’ın ortak yazılı açıklamasıyla İYİ Parti içindeki aday çıkarma hazırlığı gibi gelişmeler içinse, “Demokratik partiyiz, tüm bunlar Kurucular Kurulu’nun WhatsApp grubumuzda yaşanıyor” yorumu yapıldı.

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu da iki gün önceki Twitter paylaşımında, “Akşener’in etrafında kenetlenme ve yol haritası müjdesi” ifadelerini kullandı.

Mart 2024’teki yerel seçimler konusunda ise, İYİ Parti’deki üst düzey bir yetkili, “Muhalefet cephesi olarak bakıldığında büyükşehirleri kaybetmemek gerekiyor. Ama 2019’da anlayışla sıkıntılı ittifak olmasını sıkıntılı görüyoruz. Biz artık kendi parti kimliğimizi, hedeflerimizi ortaya koyacak bir irade sergilemek istiyoruz. Önemli ölçüde İYİ Parti olarak seçime girmek istiyoruz” görüşünü dillendirdi.

Yetkili, “Ama işbirliği sağlıklı olursa ikili ittifak (CHP ile) yapılması mümkün. Belki İstanbul, Ankara gibi yerlerde aday çıkarmayız ama henüz karar verilmesi için çok erken. Seçim yaklaşınca değerlendireceğiz. En azından bizim de büyükşehir belediyemiz neden olmayacak?

Önümüzdeki süreçte öncelikle her iki parti de kendi varlıklarıyla ilgili durumlarını netleştirecek ki sağlıklı bir anlaşmaya doğru gidelim. günün sonunda belediyeye seçim yaklaştığı tarihlerde, biz yine ülkemiz için belli iş birlikleri kurabiliriz. Bakarız duruma. Diğeri Ankara kaybedilecek. Sırf bu sebeple kaybediliyorsa biz orada fedakarlık yaparız” yorumunu da yaptı.

İYİ Parti neden altılı ittifak yapısına karşı çıkıyor?

Kurultay ile birlikte İYİ Parti’nin, Millet İttifakı’nın “altılı masa” şeklinde DEVA Partisi ve Gelecek Partisi’nin katılımlarıyla yürüttüğü süreç de tarihe karışacak görünüyor.

Meral Akşener’in imza attığı parlamenter sisteme geçilmesi kararı başta olmak üzere fikir birliği hazırlanmış çalışmalar konusunda İYİ Parti’nin tutumunu koruyacağı vurgulandı. Ancak “Millet İttifakı’nın son geldiği aşamada iktidar değişimi, Cumhurbaşkanlığı’nı kazanma ve parlamenter sisteme dönüş hedefinden uzaklaşarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun adaylığını sağlama amacına hizmet ettiği” eleştirisi var. Dolayısıyla seçim sonucu itibariyle Akşener’in ve İYİ Parti’nin artık altılı yapıdaki ittifak iş birliğinde olmayacağına kesin gözüyle bakılıyor.

İYİ Parti’deki üst düzey bir yetkili, özetle “Millet İttifakı’nda 2 ve 6 Mart toplantılarıyla ortak Cumhurbaşkanı adayı meselesinde, altı lider-altı parti arasında tam uzlaşma ile karar alınması yönündeki ilke çiğnendi. Kılıçdaroğlu ortak adaylığını arka planda diğer partilerle milletvekili pazarlığıyla İYİ Parti’ye de dayattı. Aday meselesine değin tam mutabakat ile karar alma ilkesiyle yol yüründü.

Meral hanım buna güvenmişti, tek kelimeye dahi itiraz edildiğinde uzlaşma aranırken, bizim “kazanacak aday” yaklaşımımız ve seçmen eğilimlerine ilişkin uyarılarımız yok sayıldı. Yüzde 60 oranında iktidara muhalif seçmen varken iktidar kazanılamadı. Seçmen bize Kılıçdaroğlu’nun adaylığıyla gelmeyin uyarısı yaptı, bunları Genel Başkanımız dinledi, bizler dinledik ve anlatmaya çalıştık, Meral hanım anlatmaya çalıştı. Ama ortak aday belirlenmesi özellikle son döneme bırakıldı” tespitlerini aktardı.

Benzer şekilde bir başka üst düzey yetkili de, “Benzer bir ittifak kurulması zor. Çünkü bu ittifak kaynaklı ciddi travmalar oldu. Millet İttifakı baştan itibaren kurulduğu gibi devam etseydi ama olmadı” değerlendirmesinde bulundu.

Dolayısıyla Millet İttifakı’nın “altı siyasi parti iş birliği” boyutu için “Bitti” yorumu yapılarak, gelecek yerel seçimlerde sadece CHP ile işbirliği seçeneğine işaret edildi.

Akşener yaz döneminde sahada olacak, seçmeni dinleyecek

İYİ Parti’nin kurultay sonrasındaki yol haritasına ilişkinse Meral Akşener’in miting tarzı buluşmalar değil öncesinde olduğu gibi il, ilçe ziyaretleriyle saha çalışması yapılacağı öğrenildi. İllerde seçmeni, taleplerini dinleyerek Akşener’in yerel seçimlerdeki olası adaylarıyla ilgili de fikir edineceği işaret edildi.

Akşener, kendisi gibi milletvekilleriyle tüm parti yönetimi ve teşkilatına yerel seçimlere odaklanma mesajı da verecek, seçmenden gelecek her türlü eleştiriye de kulak verilmesi esas olacak.

İYİ Parti’nin gelecek dönemki siyasi çizgisi içinse, “Türkiye’yi de yansıtan şekilde milliyetçi, demokrat, kalkınmacı” duruşun korunacağı belirtildi. Kuruluşundan beri olduğu üzere parti için asıl hedef ise, “merkez sağdaki esas parti olmak” olarak açıklanırken, şu dönemde Akşener’in 28 Mayıs gecesi söylediği gibi “muhalefet partisi olmak görevi yerine getirilecek” denildi.

Paylaşın

Yerel Seçimlerde İttifak Mümkün Mü, İYİ Parti İttifak Fikrine Nasıl Bakıyor?

Cumhurbaşkanlığı seçimi için kurulan Millet İttifakı bir seçim ittifakı olarak görüldüğü için ikinci turun ardından kendiliğinden ortadan kalkmış durumda. İYİ Parti açısından altılı masa yapısında eski üyelerle bir ittifak kurmak artık çok zor görülüyor. Çünkü bu yapının ilk baştaki formülünden çıkılarak diğer partilerin de girmesi ve ardından yaşanan adaylık krizi gibi nedenlerle “ciddi travmalara” yol açtığı düşünülüyor.

Öte yandan İYİ Partili yetkililer yerel seçimler için bazı illerde kısmi ittifaklara ya da iş birliğine kapıları kapatmazken, mart ayına kadar daha belli bir süre olduğuna ve gelişmelere göre karar verileceğine de dikkat çekiyor. İYİ Partili bir yetkili, “Biz tek başımıza girecekmiş gibi çalışırız. Ama şartlar neyi getirir onu şu an için bilmek zor” yorumu yapıyor.

DW Türkçe’den Gülsen Solaker’in parti yetkililerinden edindiği izlenimlere göre İYİ Parti bundan sonra artık kendi kimliği ve hedeflerini ortaya koyacak bir şekilde hareket etmeyi tercih ederken, bazı iller için ise kısmi iş birliğine mümkün gözüyle bakıyor. İYİ Partili bir yetkili önemli büyükşehirlerin kaybedilmesi gibi bir riskin görülmesi durumunda kendilerinin fedakârlık yapmaya hazır olduğunu ancak geçmiş seçimlerde yapılan hataların tekrarlanmaması konusunda kararlı olduklarını belirtiyor.

Seçim sonuçlarının pek çok açıdan tartışılmaya devam edildiği sırada CHP başta olmak üzere Millet İttifakı’ndaki bazı partilerde taşlar yerinden oynarken, İYİ Parti’nin gelecek hafta sonu yapacağı kongrede Genel Başkan Meral Akşener’in “güven tazelemesi” ve yerel seçimler için mücadeleye başlama mesajı vermesi bekleniyor.

14 ve 28 Mayıs seçimlerinde Millet İttifakı’nın adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun seçimleri kaybetmesi ve ayrıca İttifak’ın TBMM’de de çoğunluğu sağlayamaması muhalefet cephesinde moralleri bozarken, ittifakın iki büyük partisinde de yönetimlere yönelik eleştiriler yükselmişti.

CHP’de bu eleştiriler Kılıçdaroğlu’nun kendi adaylığı konusunda ısrar etmesi nedeniyle daha yüksek sesle dillendirilirken, değişim istenmiş ve kurultay süreci başlatılmıştı. CHP’nin kurultayının Ekim sonu ya da Kasım aylarında gerçekleşebileceği belirtiliyor.

Öte yandan seçimin ardından Millet İttifakı’nın diğer büyük ortağı İYİ Parti ise 24-25 Haziran günlerinde 3. Olağan Büyük Kurultayını düzenleme kararı aldı. Kurultayda Genel Başkan, Genel İdare Kurulu, Merkez Disiplin Kurulu organlarının seçimi ve tüzük değişikliği yapılacak.

İYİ Parti son seçimlerde yaklaşık 5 milyon 276 bin seçmenin oyuyla yüzde 9,69 oranını yakalarken, TBMM’de 44 sandalyenin sahibi oldu. Parti 2018 seçimlerinde ise yüzde 9,96 oy ile 43 milletvekili çıkarmıştı.

Akşener seçimlerin ikinci turunun ardından yaptığı açıklamada parti olarak 2018’deki oy ve milletvekili sayısını tekrarladıklarını hatırlatarak, “Yani ne aşağı düştük ne yukarı çıktık. Dolayısıyla bununla ilgili bir mesaj var. Bu mesajı bütün arkadaşlarımızla beraberce okuyacağız, anlayacağız, derslerimizi çıkaracağız” demişti.

Bu arada birkaç gün önce kurucusu olduğu İYİ Parti’den istifa eden Eski Devlet Bakanı ve 27.Dönem İYİ Parti Milletvekili Ahat Andican “Bugün geldiğimiz noktada İYİ Parti Yönetimi ile siyasal ve yapısal açıdan uyumlu bir çalışma yürütme imkânı kalmamış durumdadır” ifadelerini kullandı. Andican’ın yanı sıra kuruculardan Aytun Çıray ile İYİ Parti Kurucular Kurulu ve Genel İdare Kurulu Üyesi Emine Küçükali de partiden ayrıldı.

İYİ Parti’nin oylarını artıramaması nedeniyle partide bu örneklere benzer bazı eleştiriler yükselirken, üst yönetime göre oyların artmamasının başlıca sebepleri olarak “altılı masanın yapısı, aday belirleme sürecinde İYİ Parti’nin yıpratılması ve başkanlık sisteminde iki farklı kutbun varlığı” görülüyor.

Ancak parti yönetimini seçimlerde çok başarılı bulmayan gruplar da var. Son olarak İYİ Partili bir grup “partinin kurucu iradesinden uzaklaşıldığı” gerekçesiyle Ortak Akıl Platformu kurdu.

Platformun kuruluş gerekçesine ilişkin, Platform Sözcüsü İYİ Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Merkez Disiplin Kurulu Başkanı Ethem Baykal ile Kurucular Kurulu Üyesi İsmet Koçak ortak yazılı açıklama yaparken, yönetim eleştirildi ve taleplerinin dikkate alınmaması halinde kongrede “partinin kuruluş ilkelerine bağlı yeni bir kadro ve Genel Başkan adayı ile” yola devam edecekleri belirtildi.

Partinin üst düzey yetkilileri ve parti çevrelerine göre ise Akşener’in karşısına kongrede güçlü bir adayın çıkması beklenmezken, tam tersine Akşener’in güçlü bir konuşma yaparak “güven tazelemesi ve yerel seçim için mücadeleye başlangıç işareti vermesi” öngörülüyor.

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu da iki gün önceki sosyal medya paylaşımında, “İYİ Parti ailesi bu büyük buluşmada liderimiz Sayın Meral Akşener’in etrafında kenetlenerek ülkemizin içine sokulduğu çıkmazdan kurtuluşu ve yeni yol haritasını müjdeleyecektir” demişti.

Akşener’in kurultayın ardından farklı illere giderek yeniden halk buluşmalarına katılması ve hem seçim sonuçları ile ilgili partisinin görüşlerini aktarması hem de yerel seçime yönelik çalışmalara başlaması planlanıyor.

İYİ Partili üst düzey bir yetkili, “Bizim için bundan sonra önemli olan tabanımızı tekrar heyecanlandırmak, belli bir hedefe yönlendirebilmek. Çünkü yerel seçimler yaklaşıyor” sözleriyle Akşener’in çıkması planlanan yurt gezilerinin önemini aktarıyor.

Bu kapsamda Akşener’in asıl mesajlarını vereceği kongreye kadar Meclis grubu yapması da şu an için düşünülmüyor.

İYİ Parti’nin çizgisi ne olacak?

Peki seçim sonuçlarından istediğini tam alamayan ama 2018’in de çok gerisine düşmeyen İYİ Parti bundan sonra yoluna hangi çizgide devam edecek?

Haziran sonundaki kurultay sonrasında İYİ Parti ile ilgili eskiden beri bazı dönemlerde dillendirilen ancak farklı nedenlerle gerçekleşmeyen “merkez sağ” çizginin bundan sonra daha net bir şekilde çizilmesi beklenebilir mi?

Edinilen bilgiye göre Akşener’in kongrede yapacağı konuşma İYİ Parti’nin bundan sonraki çizgisini aktaracak şekilde olacak ve partinin ilkeleri, kuralları ve politikaları daha belirgin bir şekilde ifade edilecek. Üst düzey bir parti yetkilisi, “Seçimlerden sonra muhalefette milliyetçi, demokrat ve merkez sağ alanı kapsayabilecek tek parti İYİ Parti” diyerek, bundan sonra da aslında AKP’nin de beslendiğini söylediği Türkiye ortalamasına uygun şekilde “milliyetçi, demokrat ve kalkınmacı” çizgide devam edileceğini kaydediyor.

Partisine küskün CHP’lileri de kapsayacak bir şekilde muhalefet seçmenlerini kucaklayıcı bir konuşma yapması beklenen Akşener’in küskün ve kırgın olan seçmenler için yeni bir yol haritası çizmeyi hedefleyeceği belirtiliyor.

İYİ Parti yaklaşık yüzde 10’luk oy tabanının artık iki seçimin ardından oturduğunu belirterek, bu yüzdeyi bir “sıçrama tahtası” olarak gördüklerini ve olumlu bir şekilde değerlendirilmesi durumunda bu oranın yükselme şansının yüksek olduğunu ifade ediyor.

Cumhurbaşkanlığı seçimi için kurulan Millet İttifakı bir seçim ittifakı olarak görüldüğü için ikinci turun ardından kendiliğinden ortadan kalkmış durumda.

Peki bu durumda 2024 yılının mart ayındaki yerel seçimlerde İYİ Parti ittifak yapma fikrine nasıl bakıyor?

İYİ Parti açısından altılı masa yapısında eski üyelerle bir ittifak kurmak artık çok zor görülüyor. Çünkü bu yapının ilk baştaki formülünden çıkılarak diğer partilerin de girmesi ve ardından yaşanan adaylık krizi gibi nedenlerle “ciddi travmalara” yol açtığı düşünülüyor.

Öte yandan İYİ Partili yetkililer yerel seçimler için bazı illerde kısmi ittifaklara ya da iş birliğine kapıları kapatmazken, mart ayına kadar daha belli bir süre olduğuna ve gelişmelere göre karar verileceğine de dikkat çekiyor. İYİ Partili bir yetkili, “Biz tek başımıza girecekmiş gibi çalışırız. Ama şartlar neyi getirir onu şu an için bilmek zor” yorumu yapıyor.

İYİ Parti bundan sonra artık kendi kimliği ve hedeflerini ortaya koyacak bir şekilde hareket etmeyi tercih ederken, bazı iller için ise kısmi iş birliğine mümkün gözüyle bakıyor. İYİ Partili bir yetkili önemli büyükşehirlerin kaybedilmesi gibi bir riskin görülmesi durumunda kendilerinin fedakârlık yapmaya hazır olduğunu ancak geçmiş seçimlerde yapılan hataların tekrarlanmaması konusunda kararlı olduklarını belirtiyor.

Paylaşın

İYİ Parti Kongresi Yaklaşıyor: Akşener, Yapacağı Konuşmayla Siyasete Yön Verecek

24 Haziran’da yapılacak İYİ Parti Kongresinde seçim sonuçlarının ardından partinin yeni dönem politikalarının nasıl şekilleneceği ve kadrolarının nasıl değişeceği ortaya çıkacak. Millet İttifakı ile ilgili de karar verilecek.

Partililer seçimin ardından bir kez basın toplantısı düzenleyen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in kongre konuşmasının çok önem taşıdığına dikkat çekerek, “Birçok sorunun yanıtı Akşener’in kongre konuşmasında yanıt bulacak. Akşener yapacağı konuşma ile siyasete yön verecek” diyor.

Gazete Duvar’da yer alan habere göre; Seçim sonrası muhalefet partilerinin gündeminde yaklaşan kongreler var. Kaybedilen seçim sonrası “değişim” çağrılarının yüksek sesle dile getirildiği CHP’de olağan kongre süreci başlatıldı. Takvime göre CHP 4 ay sonra sonbaharda genel başkanın da seçileceği büyük kurultayını yapacak.

Yüzde 15 oy hedeflerken 2018 seçimlerinin gerisine düşen HDP de olağanüstü kongre kararı aldı, eş genel başkanlar aday olmayacağını duyurdu. HDP’nin kongresinin de sonbaharda gerçekleşmesi bekleniyor.

Kongresini en erken yapacak parti ise seçim öncesi ilçe-il kongrelerini tamamlayan İYİ Parti olacak. 24 Haziran’da yapılacak İYİ Parti Kongresinde seçim sonuçlarının ardından partinin yeni dönem politikalarının nasıl şekilleneceği ve kadrolarının nasıl değişeceği ortaya çıkacak.

Millet İttifakı ile ilgili de karar verilecek. Partililer seçimin ardından bir kez basın toplantısı düzenleyen İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in kongre konuşmasının çok önem taşıdığına dikkat çekerek, “Birçok sorunun yanıtı Akşener’in kongre konuşmasında yanıt bulacak. Akşener yapacağı konuşma ile siyasete yön verecek” diyor.

İYİ Parti kurultayları

1. Olağan Kurultay

Meral Akşener, İYİ Parti kurulduktan sonra Türkiye’nin çeşitli illerine ziyaret gerçekleştirmeye başladı. Genel merkez binasının açıldığı gün, Akşener “Özal’ın en güçlü olduğu dönemde Demirel Türkiye’yi gezdiğinde erken seçim gelmişti” dedi. Akşener’in öngördüğü tarih olan 15 Temmuz 2018’de erken seçim olabileceği düşüncesi ile YSK’nın şart koştuğu seçimlerden altı ay evvel kongre yapma şartını yerine getirmek için olağan kongre kararı alındı. 10 Aralık 2017 tarihinde prosedürü sağlamak amacıyla dar bir katılımla 1. Olağan Kurultay gerçekleştirildi.

2. Olağan Kurultay

İYİ Parti’nin 2. Olağan Kurultayı yetkili kurulların tavsiyesi sonucu, COVID-19 salgını nedeniyle tedbirli olarak sınırlı katılımla Anfa Altınpark’ta gerçekleştirildi. Kurultay alanı tamamen yeşil renkli olarak tasarlandı. Emeklilikte Yaşa Takılanlar, İstanbul Sözleşmesi ve doğa temalı kongrenin sloganı Millet Bizi Çağırıyor oldu. Meral Akşener, tek aday olduğu kurultayda 1289 delegenin oyuyla yeniden genel başkan seçildi. Teşkilatlarına önerdiği Erdal Sarızeybek, Bahadır Erdem ve Ümit Özlale Genel İdare Kurulu listesine en üst sıradan girdi. Akşener’in kurultayda ”Bu partiyi iki yumruk arasına sıkıştırılmış, bu vatanın evladı Kürt ve Zazalar kurdu.” cümlesi Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde yaşayan seçmenlere bir çağrı olarak yorumlandı.

Kurultay’da GİK seçimi için anahtar liste çıkarıldığı ve bazı siyasetçilerin seçilmemesi için ayrıca bir liste dağıtıldığı iddia edildi. GİK seçimleri sonrası listeye giremeyenler ile bu listeyi hazırladığı iddia edilen Teşkilat Başkanı Koray Aydın arasında anlaşmazlık çıktı. Tartışmalarda mağdur olduğunu iddia eden partililer basına demeçler verdi, Aydın ise olaylar yatışana kadar sessiz kalmayı tercih etti. Daha sonra listeyi kendisinin çıkarmadığı yönünde basın açıklaması yaptı. Bazı milletvekilleri bu süreçte partinin grup toplantılarına katılmama kararı aldı. Meral Akşener tartışmada taraf olmadan tüm milletvekilleri ile bireysel ve gruplar halinde bir araya geldi.

Ümit Özdağ’ın bir canlı yayında İstanbul İl Başkanı Buğra Kavuncu’nun FETÖ’nün derneklerinde yöneticilik yaptığı iddiası üzerine, parti içinden tepki yükseldi. Milletvekillerinin önemli bir bölümü grup toplantısı kanaatlerinden vazgeçerek katılım sağladılar. 80 ilin il başkanları toplu olarak genel merkeze dilekçe vererek mezkur milletvekilinin ihracını istediler. Ümit Özdağ Merkez Disiplin Kurulu kararıyla partiden ihraç edildi. Kendisinin ihracıyla birlikte Adana milletvekili İsmail Koncuk da partisinden istifa etti. Daha sonra Özdağ mahkeme kararıyla partiye geri döndü ancak kısa bir süre içinde partiden ayrılarak Zafer Partisi’ni kurdu.

2. Olağan Kurultay’da parti sözcülüğü kaldırıldı. Başkanlık sayısı arttırılarak yeni atamalar yapıldı. Cihan Paçacı Siyasi İşler Başkanı olurken, Yavuz Ağıralioğlu ise Türk Dünyası’ndan Sorumlu Başkanlık görevine getirildi. Koray Aydın Teşkilat Başkanı kalmaya devam ederken, Ortadoğu Politikaları Başkanlığı kurularak eski bakanlardan Salim Ensarioğlu görevlendirildi.

1. Olağanüstü Kurultay

Prosedür gereği yapılan 1. Olağan Kurultay sonrası daha yüksek katılımlı ve geniş çerçeveli bir kongre yapılması amaçlandı. 1 Nisan 2018 tarihinde, Ankara Spor Salonu’nda gerçekleşen kurultaya emniyet kayıtlarına göre 123.000 civarı vatandaş katıldı. “İYİ’ler Kazanır” sloganı ile gerçekleştirilen kongrede kurul üye sayıları arttırıldı.

Akşener 1061 delegeden 1 geçersiz oy hariç oyların tamamını alarak güven tazeledi. Seçim hazırlıklarının başlangıcı olarak görülen kurultaydan sonra Milliyetçi Hareket Partisi Genel Başkanı Devlet Bahçeli iktidara seslenerek erken genel seçim istedi. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşmelerin ardından 24 Haziran 2018 tarihinde cumhurbaşkanlığı ve milletvekili genel seçimlerinin gerçekleştirilmesi kararlaştırıldı.

2. Olağanüstü Kurultay

Cumhurbaşkanlığı ve genel seçimler sonrası Afyonkarahisar’da toplantı düzenlendi. Gruplar halinde partililer seçimle ilgili görüşlerini bildirdiler. Hedeflenen oy oranına ulaşılamaması, bazı partililerin bulundukları seçim bölgesi yahut sıralamalarını eleştirmeleri nedeniyle genel başkan, İYİ Parti’yi seçimli olağanüstü kurultaya götürme kararı aldı. 22 Temmuz 2018 tarihinde yapmış olduğu açıklamada gerçekleştirilecek kongrede aday olmayacağını ve aday olacak arkadaşlarına başarı dilediğini ifade etti.

Yetkililerin söylemlerindeki ısrarları ve parti üyelerinin çabaları sonucu Akşener geri döndürülerek tek aday gösterildi. Durumla ilgili olarak Akşener ”Töre konuştu, han sustu. İradenize boyun eğdim, gel dediniz geldim” dedi. 12 Ağustos 2018 tarihinde, ATO Congressium’da gerçekleştirilen kurultayda genel başkana tam yetki verilerek blok liste kurma hakkı sunuldu. 1124 delegenin katılımı ile gerçekleştirilen kurultayda Akşener yeniden genel başkan seçildi.

3. Olağanüstü Kurultay (1. Tüzük Kurultayı)

Parti tüzüğünün 65. maddesinde bazı değişiklikler yapılması, maddelerin bazılarında imla konusunda oluşan hataların giderilmesi için delegelerin oylamasına başvurulmak üzere olağanüstü kurultay kararı alındı. 3. Olağanüstü Kurultay bu nedenle İYİ Parti’nin ilk tüzük kurultayı oldu.

Tüzükte yapılan değişiklikler sonrası parti içinde isteyen teşkilatın kadın kolları başkanlığı kurmasına müsaade edildi. 3. madde partililerin itirazları sonucu tüzük değişikliğine yansımayarak reddedildi. Akşener oylama hususunda partilileri karar vermede serbest bıraktı.

Tüzük Kurultayı’nda yapılan değişikliklerin haricinde gündeme ilişkin değerlendirmeler yapıldı. Yenilenen İstanbul seçimleri ile ilgili Akşener’in karara karşı çıkan konuşması basına yansıdı.

4. Olağanüstü Kurultay

Genel İdare Kurulu üye sayısının düşürülmesi, yeniden üye seçimi için olağanüstü kurultay gerçekleştirildi. Parti kuruluşunun ilan edildiği Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde 3 Ağustos 2019 günü 793 delege bir araya geldi. Bugün Geleceğin İlk Günü sloganı ile Türkiye’nin gidişatına ilişkin tespitlerini ve çözüm önerilerini sundu.

Merkez ve merkez sağda konumlanan siyasi partilerden farklı olarak ilk defa çarşaf liste uygulaması yapıldı. Kurultay öncesi MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, ilk defa İYİ Parti’yi geri dönmek üzere davet etti. MHP ile bütünleşme çağrısına karşılık partinin resmi sosyal medya hesabından alaycı bir cevap verilerek davet reddedildi.

Paylaşın

CHP Genel Merkezi’ndeki Millet İttifakı Liderleri Toplantısı Sona Erdi: Açıklama Yapılmadı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferle çıktığı ikinci tur Cumhurbaşkanı seçimi sonrası, Millet İttifakı liderleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun davetiyle CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Toplantı sonrası açıklama yapmadı.

Haber Merkezi / Millet İttifakı bileşeni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, saat 22:30’da CHP Genel Merkezi’nde seçim sonucunu değerlendirdi. Toplantı 23:50 sıralarında bitti, liderler açıklama yapmadı.

Millet İttifakı

Millet İttifakı, 5 Mayıs 2018 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi (SAADET) ve Demokrat Parti (DP) arasında kurulan seçim ittifakıdır. Daha sonrasında Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Gelecek Partisi ittifaka katılmıştır.

Türkiye’de 2023 genel seçimlerinde ana rakip olan Cumhur İttifakı’na karşı yarışmak üzere altı muhalefet partisinden oluşan bir seçim ve yönetim ittifakıdır. Aslen 2018 genel seçimlerinden önce kurulan ittifak, Türkiye’nin yeni kurulan cumhurbaşkanlığı sistemine direnme konusunda ortak payda bulan siyasi yelpazedeki dört muhalefet partisi tarafından resmen başlatıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti, muhalefete yıllar sonra ilk büyük seçim başarısını kazandıran 2019 yerel seçimleri için ittifakı yeniden kurdu.

İttifak o zamandan beri genişledi ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisinden (AK Parti) ayrılan iki yeni partiyi bünyesine dahil etti: Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA).Her iki parti de Millet İttifakı partileriyle birlikte ortak bir aday gösterme niyetlerini önceden açıklamıştı.

Genişlemeden kısa bir süre sonra Millet İttifakı gelecekteki hükûmet programlarını açıklayarak Türkiye’de seçimlerden önce bunu yapan ilk siyasi oluşum oldu. Millet İttifakı, 30 Ocak 2023 tarihinde Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni Ankara’da kamuoyu ile paylaştı.

Genel olarak ittifak, güçlendirilmiş bir parlamenter sistemin kurulmasına özellikle vurgu yapmaktadır. Ülkedeki mevcut demokratik gerileme eğilimini tersine çevirme, hukukun üstünlüğünü ve kuvvetler ayrılığını yeniden tesis etme ve Türkiye’nin insan hakları sicilini iyileştirme ittifakın hükûmet programında değindiği konulardandır.

Paylaşın

İYİ Parti Lideri Akşener: Bize Düşen Seçmenin Mesajını Anlamak

Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçlarına ilişkin açıklama yapan İYİ Parti Lideri Akşener, “muhalefet görevini” sürdürmeye devam edeceklerini söyledi. Akşener, “Biz de milletimizin bize verdiği muhalefet görevini bugüne kadar olduğu gibi, aynı düsturla yürüteceğiz” dedi.

Haber Merkezi / Meral Akşener, “Seçmen bu seçimlerde söyleyeceğini söyledi. Bize düşen mesajı anlamak, anladıktan sonra da gereğini yapmaktır” diye konuştu.

Akşener, kesin olmayan sonuçlara göre yeniden Cumhurbaşkanı seçilen Recep Tayyip Erdoğan’ı da tebrik ederken, Kısıklı’da yaptığı konuşmada Millet İttifakı’nın adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nu yuhalatmasını ise eleştirdi.

Millet İttifakı Liderlerinden İYİ Parti Genel Meral Akşener, partisinin genel merkezinde seçim sonuçlarını değerlendirdi. Akşener’in açıklamaları şöyle:

“Görüşlerimizi, hayallerimizi, gördüklerimizi ve projelerimizi milletimize sizin kanalınızla ulaştırmaya çalıştık. Bütün basın emekçilerimize öncelikle teşekkür ediyorum, Allah hepinizden razı olsun.

Öncelikle sandıklarda görev yapan tüm müşahitlerimize, sandık görevlilerimize, avukatlarımıza, partililerimize ve her yaştan tüm vatandaşlarımıza yürekten teşekkür e diyorum ama en çok gençlere ve kadınlara ayrıca teşekkür ediyorum.

Her bir insanımızın oyu bizim için çok kıymetli. Tüm kara propaganda, provokasyonlara rağmen milletimiz olgunluk ve zarafet içinde demokratik hakkını kullandı. Allah her bir vatandaşımızdan razı olsun.

Aylardır seçimin gölgesinde kalan birikmiş bir çok sorunumuz var. Bunların başında ne yazık ki ekonomi geliyor. Şimdi artık vakit kaybetmeden bu sorunlara eğilme, çözüm üretme zamanı geldi.

Milletimizin bize verdiği muhalefet görevini aynı düstur, ciddiyet ve seçmen velinimettir anlayışıyla yürüteceğiz. Her şeyden önce seçmen bizim için en halis ölçüttür.

Millet iradesinin üstünde hiçbir irade yoktur. Milletimiz bu seçimlerde söyleyeceğini söyledi. Bize düşen bu mesajı anlamak, gereğini yapmaktır.

İYİ Parti olarak bunu hakkıyla yapacağımızın hiç kimsenin şüphesi olmasın. Milletimizin hiç bir mensubu seçim sonuçları üzerinden umutsuzluğa kapılmasın.

Uzun yıllar üniversitede inkılap tarihi hocalığı yaptım. Demokrasilerde her şeyin tartışabileceğini ama bir tek konuya itiraz edilemeyeceğini o da hür iradeyle sandığa atılmış seçmenin oyunun sonuçlarıdır; yani bir irade ortaya koyduğunda ‘Niye ona oy verdin’ deme hakkı kimsede yoktur olamaz. Millet iradesi başımızın tacıdır.

Sözlerimizin arkasında milletimizin talep ve istekleri dışında hiçbir gücün, hırsın, şahsi ihtirasın bulunmasına müsaade etmedik. Bu sebeple de zaman zaman çok ağır eleştirilere maruz kaldık ve pek çok bedel ödedik.

Bugünden sonra da milletimizin taleplerini dinleyeceğiz. Şunu unutmayın ki biz hala buradayız. İYİ Parti ve mensupları burada, Meclis’te, Türkiye’de.”

Paylaşın

Akşener: Yemin Törenini HÜDA PAR İçin Seçim Sonrasına Bıraktılar

Katıldığı bir televizyon programında açıklamalarda bulunan İYİ Parti Lideri Akşener, “Seçilmeyi o kadar çok istiyor ki Erdoğan, o kadar alıştı ki bu güce. Bu gücü bırakmamak için bir sürü hata, kusur, muhtemelen hukuksuzluk var. Bütün bunlara bir bütün olarak baktığınızda oradan ayrılmamak için her yolu denedi” dedi ve ekledi:

“Cumhur İttifakı’nı genişletti ve kadının sahiplendirilmesinde ön gören, bunu söyleyen, dört maddenin değişmesine ilişkin talebi olan, bayrağın Türkiye bayrağı denmesine yönelik talebi olan hem Hizbullah’ın hem PKK’nın terör örgütü olmadığını düşünen bir siyasi partiyi aldı Meclis’e getirdi”

Akşener, açıklamasının devamında, “Yemin töreni ile ilgili bir problem oldu. Mazbataların geç verilmesinin sebebi seçim. Seçim öncesinde yemin töreni yapılsaydı HÜDA PAR’ın bir milletvekili bu yemini doğru bulmadığı ifade etmişti, belki de etmeyecekti. Bilmiyoruz, sonuçta bundan kaçınmak için yemin törenini seçimden sonrasına bıraktılar” ifadelerini kullandı.

Erdoğan’ın mitinglerde izlettiği, Kemal Kılıçdaroğlu’nun hedef alındığı montaj video ile ilgili de konuşan Akşener, “Kılıçdaroğlu’nu izam eden yalan, kurgu bir video orada oynatıldı. Bir vatandaş buna inansa ve terör örgütüyle iltisaklı olarak görse ve bir saldırıda bulunsa bunun azmettiricisi Sayın Erdoğan’dır” dedi.

Akşener ayrıca AK Parti seçmenine de seslenerek Erdoğan’ın son dönemi olduğunu belirtip, “AKP’li seçmenler, Sayın Erdoğan’ı çok sevenler, bu seçimde Sayın Kılıçdaroğlu’na oy versinler ki; biz parlamenter demokrasiye geçiş yapalım ve artık şu rövanş işinden vazgeçelim” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, FOX TV’de katıldığı programda soruları yanıtladı. Akşener’in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

“En fazla kadınlar ve gençlerle ilgili edinilmiş haklar kaçacak. Bu ülkede nefes almak izne tabi olacak. Çünkü şartlar onu getirecek. Burada benim ısrarla üzerinde durduğum şey, sistem. Yani öznem Sayın Erdoğan değil; hep örnek veriyorum. Sizlerden birini o sistemin içine seçelim koyalım altı ay sonra ya psikiyatrik durum ortaya çıkar ya da bambaşka bir insan tipi ortaya çıkar. Dolayısıyla bir ayda Sayın Erdoğan’ın seçim olduktan sonra yaptığı atamalara dair kararları bunlar.

Şimdi, inanılmaz bir güç ve o gücün kendisine de bir ışık gibi yansıması gayreti içinde bir insan kesimi var. Öyle olunca bir günde, bir gecede İstanbul Sözleşmesi’nden bu sistemin başında oturan kişi vazgeçti. Böyle bir kararname ile inanılmaz atamalar yapıldı. Böyle bir kararname ile sizi aldı öbürünü koydu falan filan. Şimdi, bu Meclis’e giren, seçilmeyi o kadar çok istiyor ki Erdoğan, o kadar alıştı ki bu güce. Bu gücü bırakmamak için bir sürü hata, kusur, muhtemelen hukuksuzluk var. Bütün bunlara bir bütün olarak baktığınızda oradan ayrılmamak için her yolu denedi.

Cumhur İttifakı’nı genişletti ve kadının sahiplendirilmesinde ön gören, bunu söyleyen, dört maddenin değişmesine ilişkin talebi olan, bayrağın Türkiye bayrağı denmesine yönelik talebi olan hem Hizbullah’ın hem PKK’nın terör örgütü olmadığını düşünen bir siyasi partiyi aldı Meclis’e getirdi. Yemin töreni ile ilgili bir problem oldu. Mazbataların geç verilmesinin sebebi seçim. Seçim öncesinde yemin töreni yapılsaydı HÜDA PAR’ın bir milletvekili bu yemini doğru bulmadığı ifade etmişti, belki de etmeyecekti. Bilmiyoruz, sonuçta bundan kaçınmak için yemin törenini seçimden sonrasına bıraktılar.

‘Erdoğan’ın son dönemi’

Yasağın bol olduğu, kayırmanın çok olduğu, 82 puan alsanız dahi eğer sizin AKP bünyesinde tanıdığınız yoksa 54 puanla yakın arkadaşınız atandığı, mülakatta elendiğiniz, keyfi bir sistemin, hukukun katledildiği, yargının yok olduğu bir sistemin içinde bir nefes alamaz. Önce kadınlar, gençler sonra sıra size gelir. Bütün bunları kaybederiz. Özellikle AKP’lilere seslenmek isterim; Sayın Erdoğan’ın son dönemi. Burada da öfkenin kat be kat arttığı, yumuşak davransa onu seçenlerin onun üzerine hücum edeceği bir alan birikecek.

Sonuç itibariyle bitmeyen bir rövanş. Buradan seçilecek bir başkan da bu yetkilerin keyfini çıkara çıkara bu sefer de buradakilere karşı kullanacak. Benim demem o ki; özellikle AKP’li seçmenler, Sayın Erdoğan’ı çok sevenler, bu seçimde Sayın Kılıçdaroğlu’na oy versinler ki; biz parlamenter demokrasiye geçiş yapalım ve artık şu rövanş işinden vazgeçelim. Türkiye Cumhuriyeti kuruluş ayarlarına dönsün, hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı… Kadınlarla ilgili söylüyorum en çok biz nefes alamıyoruz çünkü.

Tüm yürütme yetkisi Cumhurbaşkanı’nda. Yürütme yetkisinin tamamı Cumhurbaşkanı’ndadır, bütün kararnameler ve yönetmeliklerle yönetebilir. Atama yetkilerinin tamamı Cumhurbaşkanı’nda. Bütçeyi Cumhurbaşkanı hazırlıyor. TBMM’ye sunuyor ama TBMM değiştirmede son söz hakkına sahip değil.

Dış politikayı Cumhurbaşkanı belirleyici… Bu çok tuhaf bir yetki, diyorum ki; Cumhur İttifakı Meclis’i aldı, kanun vs. konuların zaten Meclis’in işlevi yok ama işlevli hale getirmenin yolu bu yetkilere sahip Cumhurbaşkanının seçildiği andan itibaren Meclis’in tümünün yan yana gelişiyle güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçileceğine inanıyorum. Çünkü bu, denge ve denetleme mekanizması Erdoğan’ın ve arkadaşlarının hiç işine yaramayacak.

Birinci tura inandığımız için muhtemelen sarsıldık. Ama diğer taraftan ilk defa AKP, 21 yılda 2002’deki oy oranına döndü. Şimdi bu referandum haline dönüyor ve sıfır sıfır başlıyor. Kim o farka ulaşabilirse o kazanacak. Bizim burada şansımız iyi.

Sayın Oğan üçüncü bir aday olarak çıkmıştı, böyle olunca Sayın Kılıçdaroğlu bizimle görüştü, biz kendisine yetki verdik, herkesle görüşebilir. Sonuç olarak Sayın Oğan ile bir görüşme yapıldı. Sonucunda Oğan, Cumhur İttifakı’na katıldı. Özdağ, Millet İttifakı’na katıldı ve böyle baktığınız zaman o üçlük seçmen de duruyor. Benim başından beri iddiam şudur; hiçbir partinin ya da kişinin seçmeni marabası değildir. Sahipli mal da değildir. Seçmen velinimettir.

Şu anda bahsettiğim çocukların, o evlerin çocuklarının annelerinin anlattığını söyleyeyim size. Devlet okullarından bahsediyorum. Bıçak, alkol ve hap giriyor. Bütün bunlarla mücadele etmenin yolları var. Önce devlet gibi devlet olacaksınız. Devletin ciddiyetine sahip çıkacaksınız.

Kılıçdaroğlu’nu izam eden yalan, kurgu bir video orada oynatıldı. Bir vatandaş buna inansa ve terör örgütüyle iltisaklı olarak görse ve bir saldırıda bulunsa bunun azmettiricisi sayın Erdoğan’dır. Kimse ne yaptığının farkında değil. Gayrı ciddiliğin getirdiği sonuç bunlardır. Sokakta insanların birbirine olan davranış biçimi değişti bu ülkede.”

Paylaşın

Özdağ’ın Kılıçdaroğlu Desteğine Akşener’den İlk Yorum

İlk tur seçimin ardından Kılıçdaroğlu’na, İnce, Özdağ ve Oğan ile ilişki kurmak, görüşme yapmak, iletişim kurmak ve onların talepleriyle ilgili tutum alma konusunda yetki verdiklerini belirten Akşener, “Dolayısıyla o yetki çerçevesi içinde yaptığı görüşmelerin sonunda bir noktaya gelindi” dedi ve ekledi:

“Bugün Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Özdağ, Millet İttifakı’nın içinde yer aldığını ve destekleyeceğini söyledi. 7 maddelik, CHP Genel Başkanı sıfatıyla Sayın Kılıçdaroğlu’nun imzasının olduğu, Zafer Partisi Genel Başkanı sıfatıyla da Sayın Özdağ’ın imzasının olduğu bir mutabakat metni yayınlandı. Dolayısıyla o metinde bizleri rahatsız edecek bir şey yok.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, İstanbul Zeytinburnu ziyareti sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı.

İlk tur seçimin ardından Kılıçdaroğlu’na, İnce, Özdağ ve Oğan ile ilişki kurmak, görüşme yapmak, iletişim kurmak ve onların talepleriyle ilgili tutum alma konusunda yetki verdiklerini belirten Akşener, “Dolayısıyla o yetki çerçevesi içinde yaptığı görüşmelerin sonunda bir noktaya gelindi. Bugün Zafer Partisi Genel Başkanı Sayın Özdağ, Millet İttifakı’nın içinde yer aldığını ve destekleyeceğini söyledi. 7 maddelik, CHP Genel Başkanı sıfatıyla Sayın Kılıçdaroğlu’nun imzasının olduğu, Zafer Partisi Genel Başkanı sıfatıyla da Sayın Özdağ’ın imzasının olduğu bir mutabakat metni yayınlandı. Dolayısıyla o metinde bizleri rahatsız edecek bir şey yok” dedi.

Metnin iki siyasi partinin genel başkanları olarak yayımlandığını kaydeden Akşener, şöyle devam etti: Millet İttifakı’nın ortaya koyduğu çeşitli mutabakat metinleri var. Onlarla ters düşen de bir madde yok içinde. Dolayısıyla böyle bir yetkisi vardı Sayın Kılıçdaroğlu’nun. O yetkiyi yerine getirdi. Hayırlı uğurlu olsun.

“Seçimden sonra bir araya gelecek ve bu konuda görevlendirmeler yapılacak”

Akşener, Özdağ’ın “İçişleri Bakanı olarak sığınmacıları göndereceğim” şeklindeki paylaşımı üzerine gelen soruya ise şu yanıtı verdi:

Benim herhangi bir yorumum yok. Çünkü şöyle; biz henüz bakanlıklar konusunu hiçbir şekilde Millet İttifakı’nın bileşenleri olarak gelip bir araya konuşmadık. Ama bildiğim bir şey var, iki siyasi parti olarak biz ayrı ayrı girdik.

Dolayısıyla alınan oy ve çıkarılan milletvekili sayısına göre öncelikle Cumhuriyet Halk Partisi ve İYİ Parti, seçimden sonra bir araya gelecek ve bu konuda görevlendirmeler yapılacak. Şimdi Cumhuriyet Halk Partisi’nin görevlendirmeleri aldığı bakanlıkları, hangi siyasi partiye, ‘siz burada görev alın’ diyeceği İYİ Parti’yi ve onun genel başkanını bizleri ilgilendiren bir durum değildir.

Dolayısıyla Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel başkanının ve parti kurullarının vereceği bir karardır. Ona da saygı duyuyorum. Dolayısıyla İçişleri Bakanlığı üzerinden Sayın Özdağ böyle bir görevlendirme Sayın Kılıçdaroğlu başından itibaren yapmışsa dediğim gibi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı olarak verdiği bir karardır. Ben ona saygı duyuyorum.

Paylaşın

HÜDA-PAR’ın Suç Duyurusuna Akşener’den Yanıt: Şeref Madalyası

Parti programında yer alan “Kadınların sahiplendirilmesi” ifadesi nedeniyle tepki gösterdiği HÜDA-PAR’ın hakkında suç duyurusunda bulunduğu İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “Benim için şeref madalyasıdır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın montaj açıklamasını da değerlendiren Akşener, “Cumhurbaşkanı’na yakışmayacak bir tutum. Çok acı. Gerçekten çok ayıp. Oy versin vermesin, her birimizin can güvenliğinden sorumlu bir kişinin, bizleri PKK ile suçlaması ve sonra ‘Montaj olur şu olur bu olur’ demesine uygun kelime bulamıyorum” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimleri kapsamında çalışmalarına ve ev ziyaretlerine ve temaslarına devam ediyor.

Bu kapsamda, İstanbul Çekmeköy’de emekçilerle bir araya geleceği toplantı öncesi açıklamalarda bulunan Akşener, ikinci tur görüşmeleri kapsamında Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ile Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ arasındaki mutabakat metniyle ilgili kendisine henüz metnin gelmediğini belirtti.

İki lider arasında uzlaşma sağlanacağını düşündüğünü belirten Akşener, “Her ikisi o mutabakat metni üzerinde fikirlerini muhtemelen birleştirdikten sonra diğer genel başkanlara da iletilecektir. Dolayısıyla benim bir bilgim yok, geldiği zaman fikrimi söylerim. Özdağ’ın sığınmacılar konusunda, Anayasa’nın değiştirilemez 4 maddesi konusunda, 66. madde konusunda Millet İttifakı bileşenlerin bir itirazı yok. Zaten bizim parlamenter sisteme geçiş konusundaki mutabakat metnimizde de böyle bir durum yok. Uzlaşacaklarına eminim” dedi.

Erdoğan’ın montaj video açıklaması

İYİ Parti Lideri Akşener, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın montaj video açıklaması ile ilgili de şunları kaydetti:

“Bir Cumhurbaşkanı’na yakışmayacak bir tutum bu. Ha montaj, şu montaj, bu montaj… Bu gerçekten, bu ülkenin hala seçilmiş Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, çok acı, gerçekten çok ayıp. Her birimizin ona oy versin vermesin, bizim can güvenliğimizden, emniyetimizden sorumlu bir kişinin, yani bir başka vatandaşın, bir siyasetçi olabilir ama neticede bir vatandaş Sayın Kılıçdarğlu ve ben ve diğer arkadaşlar… Bizleri PKK’lıkla suçlamak, aklınıza gelebilecek her türlü çirkinlikle suçlamak, sonra da ne var canım bunda montaj olur, şu olur, bu olur demek… Ben buna uygun kelime bulamıyorum, sadece çok üzüldüğümü, acı bulduğumu, bir cumhurbaşkanının böyle bir duruma düşmesinin gerçekten ayıp olduğuna inanıyorum.”

Erdoğan, dün TRT’de katıldığı canlı yayında, mitinglerde izlettiği sahte videolar için “Kılıçdaroğlu’nun, Kandil’dekilerle video çekimleri var. Bunları yayınladılar. ‘Haydi, haydi, haydi’. Anladınız mı? Kandil’dekilerle bu şekilde ama montaj, ama şu, ama bu… Video çekimlerini yaptılar. PKK’lılar videolarla bunlara destek verdi” demişti.

Akşener’in ev ziyaretlerine ilişkin açıklamaları ise şöyle:

“Ben biliyorsunuz uzunca bir zamandır esnaf ziyaretleri yaptım. Onun yanına 2 yıla yakın süredir yoksul ailelere ev ziyaretleri yapıyorum. Sonra da bugün burada ziyaret edeceğim gibi, emekçilerle toplantılar yapıyorum. Bunları öncelikle onları dinlemek amaçlıydı, bugün ise Sayın Kılıçdaroğlu’na oy istemek amaçlı, ikinci turda referanduma dönen bu seçimi kazanmak için yapılan çalışmalar.

Bugün gezdiğimiz evlerde gördüklerimin yaşattığı dehşet, bu seçimin mutlaka alınması gerektiğini söylüyor bize. Genç bağımlılık artmış. Dün gezdiğim evlerde ortaokul ve liselere giren, silah, içki, hap ve şiddetten bahsetmişti çocuklar. Bugün gezdiğim sokaklardaki evlerde, hem eğitimdeki bozukluk, yani devlet okullarındaki meseleler… Parası olan çocuğunu okutabildiği bir Türkiye ama buna karşı bağımlılığın arttığı, dar sokaklarda çok daha fazla uyuşturucunun satıldığı, bağımlılığa alıştırıldıktan sonra satıcıya çevrildikleri bir İstanbul ara sokakları gördüm.

Bütün bunların neticesinde kaynamayan tencerelerin yanında şiddet gören kadınlar, 15’i doldurduktan sonra obezleşen çocuklar, ortaokul liseye gidip üniversiteyi hiç aklından geçirmeyen tamirhanede bir taraftan okuyup bir taraftan çalışan çocuklar, bodrumdan bozma evlerin 2 bin 500 liraya oturmayı harika diyen aileler…  Onlara 6 binin üstünde kira isteyen ev sahipleri ile karşı karşıyayız. Nolursunuz Meral Hanım şu kira meselesini halledin diyen insanlar…

Yardımlar kesilmiş. Çocuklarına, eşlerine iş isteyen kadınlar, nerede olursa olsun iş olsun diyen kadınlar gösteriyor ki bize bu ucube sistem Türkiye’yi uçurumun eşiğine getirmiş. Bu seçimi kazanmak durumundayız. Ben o evlerden, o kadınlardan, o gençlerden Sayın Kılıçdaroğlu’na oy istemek üzere dolaştım, dolaşmaya devam ediyorum. Aynı şekilde şimdi emekçi kadınlar ve emekçilerle bir görüşmem olacak. Benzer konuları konuşacağız.”

Paylaşın

HÜDA-PAR’dan İYİ Parti Lideri Akşener Hakkında Suç Duyurusu

Hizbullah’ın siyasi kanadı olduğu sık sık öne sürülen Hür Dava Partisi (HÜDA PAR), ‘hakaret ettiği’ gerekçesiyle İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener hakkında suç duyurusunda bulundu.

HÜDA PAR İnsan Hakları ve Hukuk İşleri Başkanlığı’nın sosyal medya hesabından yapılan duyuruda şöyle denildi:

“Partimize yönelik sarfettiği çirkin, ahlak sınırlarını aşan, siyasi olgunluğa yakışmayan ve bir siyasetçinin sahip olması gereken asgari nezaketi ihlal eden hakaretleri sebebiyle Meral Akşener hakkında suç duyurusunda bulunacağımızı kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Paylaşımda, hangi ifadelerinden ötürü Akşener hakkında suç duyurusunda bulunulduğu dile getirilmedi.

Akşener ne demişti?

İYİ Parti Lideri Akşener, Habertürk canlı yayınında, HÜDA PAR’ın programında yer alan, “kadın sahiplendirilmesi” ifadesine tepki göstermiş, “Kadını sahiplendirmek ne demek? Dangalak! Seni sahiplendirelim” demişti.

HÜDA-PAR’ın parti programında ‘kadınların sahiplendirilmesiyle’ ilgili şöyle bir madde bulunuyor:

“Varisleri olmayan veya bulunamayan kişilerin bıraktığı miras, devlet hazinesine değil fakirlere bırakılmalı veya sadece fakir gençlerin evlendirilmesi, yalnız yaşayan kadınların sahiplenilmesi ve yetimlerin bakımı gibi alanlarda kullanılmak üzere oluşturulacak bir fona devredilmelidir.”

Hizbullah bağlantısı iddiaları

HÜDA PAR, kuruluşundan itibaren Hizbullah ile ilişkilendirilmiştir. Hizbullah’ı hedef alan Beykoz Operasyonu sonucu tutuklananlar ve ailelerine destek olmak amacıyla 2004 yılında Mustazaflarla Dayanışma Derneği (Mustazaf-Der) kuruldu. Dernek, 2012 yılında Hizbullah’ın devamı olduğu gerekçesiyle kapatıldı.

Derneğin kapatılması üzerine propaganda imkanı ve siyasi partilerin kapatılmasının derneklere göre daha zor olması nedeniyle 2013 yılında Hür Dava Partisi adıyla partileşti.

Zekeriya Yapıcıoğlu, “Hizbullah bana göre bir terör örgütü değil.” demiştir. HÜDA PAR genel başkan yardımcısı Yılmaz, Yargıtay’ın 2012’de Hizbullah bağlantısı sebebiyle kapattığı Mustazaf-Der’in genel başkanlığını yapmıştır.

HÜDA PAR genel başkan vekili İshak Sağlam ile Diyarbakır il başkanı Faruk Dinç’in daha önce Hizbullah davasında hapis cezalarına çarptırıldığı ortaya çıktı. HÜDA PAR Merkez İstişare Kurulu üyesi Nasuh Sevinik’in Hizbullah’ta yöneticilik yaptığı iddia edildi.

2023 Türkiye genel seçimleri öncesinde Cumhur İttifakı ile müzakereler sırasında ve sonrasında HÜDA PAR’ın Hizbullah ile bağlantısı olduğu iddialarının yer aldığı 47 haber sayfasına erişim engeli kararları uygulamaya kondu.

HÜDA PAR lideri Zekeriya Yapıcıoğlu, 2012’de Hizbullah bağlantısı gerekçesiyle kapatılan Mustazaf-Der davasıyla ilgili AİHM tarafından “hak ihlali” kararı verilmesi üzerine yeniden görülen davada “FETÖ kumpası” eski kararın kaldırılarak Mustazaf-Der’in beraat ettiğini ve yeniden faaliyetlerine devam ettiğini belirterek partilerinin Hizbullah ile bağı olduğu iddiasının doğru olmadığını söyledi ve “biz şiddetin her türlüsünü reddediyoruz” dedi.

Zekeriya Yapıcıoğlu yaptığı açıklamada; “Onlarca defa söyledim. Biz Hizbullah’ın devamı falan değiliz, biz onun mirasçısı değiliz, biz başka bir örgütün de devamı ya da siyasi kolu değiliz” ifadelerini kullandı.

Paylaşın