CHP’den Mansur Yavaş Haberine Yalanlama: Neden Başka İsim Arayışına Girelim?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkan Yardımcısı Zeynel Emre, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı (ABB) Mansur Yavaş’ın yerine eski CHP Milletvekili Levent Gök’ün parti yönetimine önerildiği iddiasını yalanlayarak, “Neden başka isim arayışına girelim?” dedi.

Cumhuriyet’ten Sarp Sağkal, kulislerde kulislerde CHP’de Ankara Büyükşehir Belediyesi için Mansur Yavaş’ın yerine önceki dönem Ankara milletvekili olan Levent Gök’ün ABB için adının geçtiğini gündeme getirmişti.

Habere göre, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Yavaş için “Mansur Bey yeniden aday olmalı” demesine karşın, partide seçim sonrası başlayan “değişim” sürecini örnek gösteren partililer, “CHP’nin kendi içinden çıkardığı isimlere dönebileceğini” belirttiği iddiasına yer verildi.

CHP’den Genel Başkan Yardımcısı Zeynel Emre, parti olarak yaptırdıkları araştırmalardan 11 büyükşehir belediye başkanının başarılı bulunduğunu belirtti. Zeynel Emre, Cumhuriyet’e yaptığı açıklamada ne kendilerine Levent Gök ismi önerildiğini ne de CHP yönetiminin Mansur Yavaş yerine başka bir ismi düşündüğünü söyledi.

“Memnuniyet oranı oldukça yüksek”

CHP Genel Merkezi’nin şu anda kurultay çalışmalarına yoğunlaştığını ve Türkiye’nin hiçbir ili için belediye başkan adaylığı konusunun gündemlerinde olmadığını belirten Zeynel Emre şunları söyledi:

“Parti yönetiminin şu anda öncelikli konusu Tüzük değişikliği ve kurultay çalışmaları oluşturuyor. Yerel seçimlerde belediye başkan adaylıklarını şu ana kadar hiç gündemimize almadık. Bu daha sonraki bir konu. Partimiz belediye başkanları hakkında halk memnuniyetini ölçen araştırmaları düzenli olarak yaptırıyor. Bu araştırmalarda on bir büyükşehir belediye başkanımızın çalışmalarından memnuniyet oranı oldukça yüksek çıkıyor.

Hele hele Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş en üst sırada çıkıyor ki, bu kadar beğenilen bir belediye başkanının yerine aday arayışına girmek çok anlamsız olur. Ne genel başkana bu yönde bir öneri gelmiştir ne de böyle bir önerinin kabul edilebilirliği vardır. Sayın Genel Başkanımız bu haberden rahatsız olduğunu iletti. Kesinlikle Mansur Başkan’ın yerine bir aday arayışımız yoktur.”

İYİ Parti ile bazı il ve ilçe pazarlıklarının el altından yürütüldüğüne ilişkin haberlere ilişkin de konuşan Emre, “Öyle haberler kulis diye çıkıyor ki, şaşırıp kalıyoruz. İYİ Parti’nin bizden İzmir’i istediğine ilişkin haberler de bu kulis haberlerinden biri. Kesinlikle doğru değil. Bu parti ile ne açık ne örtülü bir belediye pazarlığı yapılmış değildir. Hele hele İzmir’i pazarlık konusu yapmak olacak iş değil” dedi.

Paylaşın

Mansur Yavaş’tan Sinan Oğan’a Yalanlama: Makam Talebiniz Oldu

Cumhur İttifakı’na desteğini açıklayan Sinan Oğan’ın “Sayın Kılıçdaroğlu’ndan da hiçbir talebim olmadı” sözlerine yanıt veren Mansur Yavaş, “Kılıçdaroğlu’ndan makam talebiniz oldu. Hem de ‘Tabanımı ikna etmek için kamuoyuna deklare edilmesi gerekir, aksi halde ikna edemem’ dediniz” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı (ABB) ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı Mansur Yavaş, sosyal medya hesabından Sİnan Oğan’ın “Sayın Kılıçdaroğlu’ndan da hiçbir talebim olmadı” sözlerine yanıt verdi.

Yavaş, “Hayır @DrSinanOgan bey, Sn. @kilicdarogluk’dan makam talebiniz oldu. Hem de ‘Tabanımı ikna etmek için kamuoyuna deklare edilmesi gerekir, aksi halde ikna edemem’ dediniz. Cumhur İttifakı’ndan talebiniz olduğunu duymadık. Şimdi tabanınızı nasıl ikna edeceksiniz merak ediyorum.” ifadesini kullandı.

Cumhur İttifakı’na desteğini açıklayan Sinan Oğan, dün TRT yayınında “Sayın Kılıçdaroğlu’ndan da hiçbir talebim olmadı. Ben bir prensip ortaya koydum, ilkelerimizi ortaya koyduk. Seçimi kazanacağına dair hiçbir ikna edici bir şey kullanmadı.” demişti.

Oğan ayrıca “21 yıllık bir iktidar karşısında parlamento bile alamamışsınız, siz ne konuşuyorsunuz. Parlamento ve Cumhurbaşkanlığı’nın ayrı taraflarda olması ülkeyi krize götürür. Parlamentoyu alanlara destek vermekten daha doğal bir şey olamaz.” ifadesini kullanmıştı.

Mansur Yavaş, bu ifadeler için şu mesajı paylaştı:

“Sn. @DrSinanOgan, Sn. @kilicdarogluk ile görüşmeyi yaptığınızda TBMM’deki tablo belli olmuştu, böyle bir konuşma da gerçekleşmedi. Baştan bu kanaatte olsaydınız ve gerçekten istikrarı düşünseydiniz Sn. Kemal Kılıçdaroğlu ile hiç görüşmemeniz gerekirdi.”

14 Mayıs’ta yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminin ilk turunda oyların yüzde 5,17’sini alan Oğan, ikinci turda Cumhur İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Erdoğan’a destek vereceğini bu hafta açıklamıştı. Sinan Oğan kararı öncesi Kılıçdaroğlu ile de görüşmüştü.

Paylaşın

Mansur Yavaş: Bunlar Mevsimlik, Sezonluk Milliyetçi

Millet İttifakı’nın Ankara mitinginde konuşan ABB Başkanı Yavaş, “Bunlar mevsimlik, sezonluk milliyetçi. Duruma göre şekil alırlar. Bunlara inanmıyoruz artık. Ne muhafazakarlıklarına ne başka bir şeyine. İyi bir Müslümanın ağzından bal damlar, yalan söylemez, hakaret etmez. Bugün Cuma, acaba o sahte broşürleri basanlar ne dua ettiler. Türkiye kararını verdi” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Her gördüğümüz mitinglerde çok kararlı insanlar, bu laflara kulak asmıyorlar. Nereye gidersek gidelim, binlerce milyonlarca genç hakkını almak için meydana çıkmış. Hakkını istiyor, hakkını alacak. İnşallah ayın 15’inden sonra herkese ayar çekmeyen, kimseyi azarlamayan, kimsenin kıyafetine, yediğine içtiğine karışmayan, dertlerini anlatmakta özgür kılan, ‘beni istediğiniz kadar eleştirin’ diyen bir yönetim geliyor.”

14 Mayıs seçimlerine saatler kala Millet İttifakı final mitinginin adresi Ankara’da, Tandoğan Meydanı oldu.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, DEVA Partisi lideri Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal, cumhurbaşkanı yardımcısı adayları İmamoğlu ve Yavaş’ın da katıldı.

Mitingde konuşan Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, şunları söyledi:

“2019 yılında bugün yaşadıklarımızın hemen hemen hepsini yaşadık. Anketlerde geri kaldıklarını görünce her türlü iftirayı attılar. Ankara halkı bunlara inanmadı. Dolayısıyla Ankara’da ayrıştırıcı siyaset ortadan kalktı. İnsanlar 25 yıl aynı yönetimi görünce onların ayrıştırıcı siyaseti görünce başka yönetimi denemedi ama 25 yıl sonra bir deneme yaptı ve Ankara halkı belediyeciliğin ne olduğunu gördü.

Pandemi döneminde 40 bin öğrenciye 10’ar GB internet verdik. Sayın Cumhurbaşkanı da 21 yıldır verilmeyen interneti seçimden sonra vereceğini söylüyor. Yine birer aylık doğal gaz ücretleriyle sadece mutfakta harcanan gazın ücretini bir yıl ayrılmayacak. Bu seçim zamanı yapılıyor. Halbuki bu kardeşiniz geçen yıl ve bu yıl tam 200 bin aileye doğal gaz yardımı yaptı.”

Eskiden 1.8 dolara su satıp, aldıkları bu parayı da koli şeklinde yardımlarla dağıtıp, onlardan aldığı parayla onlara yardım yapıp ‘Biz fakir fukarayı kolluyoruz’ diyorlardı. Şu anda 10 ton su kullanan ailenin ödediği ücret sadece 10 lira. 2019 yılındaki iftiralara inansaydı insanlar, şimdiki gibi ayrıştırıcı siyasete cevaz verseydi Ankara’da bunların hiçbirisi olmayacaktı. Şimdi Türkiye’de 21 yıldır hep aynı hükümeti gördüler. Öğrenmişler ‘bunlar üç koyunu güdemez’ diye. Verin bakalım, güdüyor mu gütmüyor mu? Ama inşallah mitinglerde gördüğümüz kadarıyla bu iş bitmiş.

“Ankara’da bir jeliboncu kafa var”

Ankara’da bir jeliboncu kafa var. Ta 1994 yılında bile aday olabilmek için rakibine kumpas kurduğu iddiaları var. Bu kafa kendi partisinden olan kişiye bile tuzak kurdu. Fakat o tuzak kurduğu şahısla şimdi yan yana çalışmak zorunda kalıyor. FETÖ döneminde başlayan kaset komploları yine bir şekilde konuşuluyor, Muharrem İnce ile ilgili aynı şeyleri ortaya çıkardılar. Ama bunun başlangıcı nerede? Yıllardır Ankara’da sahte broşür dağıtılıyor. Ha birinin özel hayatını kaydedip siyaseten kullanmışsınız, ha genel başkanımızla ilgisi olmayan montaj videolarını sahnede göstermişsiniz. Ne farkı var?

Sizin hiçbir şeyden şikayet etmeye hakkınızı yok. Açılım döneminde şehit olanların fotoğraflarıyla siyaset yapıyorsunuz. Şehitlerin kanlarıyla siyaset yapıyorsunuz. Artık yeter bu ülkede nefret siyaseti ortadan kalkacak. İstanbulluya önce ‘ümmet elden gider’, ‘Mekke düşer, Kudüs düşer Ekrem İmamoğlu’na oy vermeyin’ demediler. İstanbullular dik durdu. Osman Öcalan’ı kalkıp televizyonlara çıkardılar. ‘Ekrem Bey’e oy vermeyin, Binali Bey’e oy verin’ dediler. O da yetmedi bebek katilinin mektubunu televizyonda okuttular. İktidarda kalmak için gerekirse papaz cübbesi giyerim diyenler bunlar değil miydi?

Bunlar mevsimlik, sezonluk milliyetçi. Duruma göre şekil alırlar. Bunlara inanmıyoruz artık. Ne muhafazakarlıklarına ne başka bir şeyine. İyi bir Müslümanın ağzından bal damlar, yalan söylemez, hakaret etmez. Bugün Cuma, acaba o sahte broşürleri basanlar ne dua ettiler.

Türkiye kararını verdi. Her gördüğümüz mitinglerde çok kararlı insanlar, bu laflara kulak asmıyorlar. Nereye gidersek gidelim, binlerce milyonlarca genç hakkını almak için meydana çıkmış. Hakkını istiyor, hakkını alacak. İnşallah ayın 15’inden sonra herkese ayar çekmeyen, kimseyi azarlamayan, kimsenin kıyafetine, yediğine içtiğine karışmayan, dertlerini anlatmakta özgür kılan, ‘beni istediğiniz kadar eleştirin’ diyen bir yönetim geliyor.”

Paylaşın

İmamoğlu Ve Yavaş’tan Gençlere Mesaj: Sizlere Güveniyoruz

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı (ABB) Mansur Yavaş, sosyal medya hesaplarından eş zamanlı olarak, “Gençler, sizlere güveniyoruz. Aramızda kalsın, sizlerle birlikte kazanıyoruz” başlıklı bir video paylaştı.

İBB Başkanı İmamoğlu, “Ankara’dayız, Mansur Başkanımızla birlikteyiz, sizi konuşuyoruz sevgili gençler” diyerek başladığı videoda, bu seçimin anahtarının gençlerin elinde olduğunu, ülkenin bugününe ve yarınına gençlerin karar vereceğini belirtti.

14 Mayıs’ta gençleri sandığa çağıran İmamoğlu, “Biz geleceği sizlerle birlikte hayal edecek, birlikte çalışacağız. Yeter ki siz bize inanın, bize güvenin” dedi.

ABB Başkanı Yavaş da, 5 milyon gencin ilk kez bu seçimde oy kullanacağına dikkat çekerek, “Değişimi onların enerjisiyle, gücüyle sağlayacağız. Ben gençlere güveniyorum. Onların kaygılarını, şüphelerini anlıyorum. Hepsini de konuşur çözeriz, biz buradayız” ifadelerini kullandı.

Ülkenin gençlerinin sahipsiz olmadığını belirten Yavaş, seçimin ilk turda bitirilmesini gençlerden istedi.

Videonun sonunda ise Yavaş’ın İmamoğlu’na hitaben, “Her mitingde söylediğiniz gibi, ülkemizde herşey çok çok güzel olacak inşallah” demesi üzerine, İmamoğlu “Allah’ın izniyle Başkanım. Gençler tarih yazacak. Bu arada Başkanım aramızda kalsın kazanıyoruz, gençler bilsin” karşılığını verdi.

Paylaşın

ABB Başkanı Yavaş: Hukuk Herkese Adil İşleyecek

Millet İttifakı’nın İstanbul mitinginde konuşan ABB Başkanı Mansur Yavaş’ın ana gündemi hukuktu. 14 Mayıs’tan sonra hukukun üstünlüğünün mutlaka yerini bulacağını belirten Mansur Yavaş, “Hukuk herkese adil işleyecek” dedi.

Haber Merkezi / ABB Başkanı Yavaş, ayrıca, AK Parti’nin seçim propagandasında askeri girişimleri dahil etmesini eleştirdi ve “Seçime gidiyoruz fakat nasıl bir seçim anlamadık. 21 yıllık iktidar, yaptıklarını anlatıp, yeni vaatler ileri sürmesi gerekirken tankları, tüfekleri gösteriyor, gemileri gösteriyor. Seçim mi yapıyoruz, savaşa mı hazırlanıyoruz belli değil” ifadelerini kullandı.

Millet İttifakı, 14 Mayıs seçimlerine sekiz gün kala İstanbul Maltepe sahilinde, tüm siyasi liderlerinin katılımıyla büyük bir miting düzenledi.

Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu sırasıyla birer konuşma yaptı.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, mitingde yaptığı konuşmada, şunları söyledi:

“Bu kalabalıklar bir şey söylüyor, 14 Mayıs’ta değişimin müjdesini veriyor. Seçime gidiyoruz fakat nasıl bir seçim anlamadık. 21 yıllık iktidar yaptıklarını anlatıp yeni vaatler ileri sürmesi gerekirken tankları tüfekleri, gemileri gösteriyor. Seçim mi yapıyoruz, savaşa mı hazırlanıyoruz belli değil.

Bu eserlerin hepsi bizim eserlerimiz gurur kaynağımız ama 14’ünden sonra insanlarımız şununla karşı karşıya kalacak; kiracı-ev sahibi, kredi kartları, pahalılık, enflasyon, uyuşturucu, mülteci. Bu sorunlarla karşı karşıya kalacak ama bunların konuşulmasını istemiyor. Seçim zamanı mevsimlik birazcık milliyetçilik sosu birazcık muhafazakarlık sosu. İnsanlar bununla tartışsın başka bir şey konuşulmasın istiyorlar.

İstanbul düştü ama her şey çok güzel oldu. Gerçeklerin yine bu seçimde konuşulmasını istemiyorlar bir sürü iftira atıyorlar. Kulak asmıyoruz. Korkuyorlar mı? Neden korkuyorlar, hesap vermekten değil mi? Biz 15 Mayıs’ı bekliyoruz. 14 Mayıs’tan sonra hukukun üstünlüğü de mutlaka yerini bulacak ve hukuk herkese adil işleyecek. Millet İttifakı’ndaki 6 parti hakikaten uzlaşmış bir araya gelmiş.

Öbür taraftakiler bir acayip, HÜDA PAR var. Bir kısmı ittifakta bir kısmı değil diyor, ee berabersiniz. Seçime giderken milli, gayri milli laflarının hepsini reddediyoruz. Mevsimlik milliyetçiliklerinizi, muhafazakarlıklarınızın hepsini reddediyoruz. Bizim yaklaşımımız şu; 31 Mart’ta 25 yıldır hiçbir yönetim görmeyen, eskilerin de belediyecilik yaptığını sana halk 11 Millet İttifakı büyükşehir belediye başkanını göreve getirdi ve aradaki farkı anladı.

Ülkemizin de buna ihtiyacı var. 21 yıldır o gün 10 yaşında olan gençler 30 yaşına geldi bir başkasını görmedi. İnşallah Türkiye’de de bu fırsat verilirse Türkiye nasıl yönetilir, şeffaf olunur hepsini göstereceğiz.

Cumhurbaşkanı başından beri Millet İttifakı’nın bütün mensuplarını fertlerine kadar sürekli suçluyor. Ağza alınmaması gereken laflarla suçluyor. Dün akşam birdenbire bir tweet, biz 31 Mart’ta bekledik o tweeti. Bin 400 belediye başkanını bugün seçtin, 2019’da.

Yarından itibaren bize düşen hep beraber ülkemiz için çalışmak sözünü cumhurbaşkanından beklerken topal ördek ithamları ile karşı karşıya kalmıştık. Bugün seçime giderken ilk defa hepimizi kucaklayan bir mesajı attı. Çok şaşırdık, uzun zamandır cumhurbaşkanının ağzından böyle güzel şefkatli bir cümle duymamıştık. Uçağa gelirken gördük ki hepimizi sandıkta mezara gömecekmiş, ne diyeyim ben.

Artık biz tatlı dilli, azarlamayan, herkesi kucaklayan, herkesin cumhurbaşkanı olacak bir cumhurbaşkanına ihtiyacımız var, o da geldi. Az kaldı, gençlerine iyi telefonu layık gören, gençlerini azarlamayan, onları dinleyen, gençlerden akıl alan ve onların en iyisini talep etmelerini onlarda bir hak gören bir anlayışla 14 Mayıs’ta sandığa gidiyoruz ve birleşe birleşe kazanıyoruz.

14 Mayıs’tan sonra nasıl 11 Millet İttifakı büyükşehir ve diğer Milet İttifakı belediyelerinde yaşayan halk için huzur, bereket geldiyse, mutlu oluyorlarsa, şimdi ülkemizin bu mutluluğu, huzuru ve bereketi tatma zamanı geliyor. 14 Mayıs’ta güzel ülkemizde kin, nefret tohumları ortadan kalksın, artık mutluluk, refah ve bahar gelsin memleketimize diyor, başarılar diliyorum. Güzel günlerde görüşmek üzere.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Bir Otoriter Yönetimi Demokratik Yollarla Değiştireceğiz

Mersin’de halka hitap eden Kılıçdaroğlu, “Birlikte değiştireceğiz. Birleşe birleşe değişeceğiz. Bir otoriter yönetimi demokratik yollarla değiştireceğiz. 5 milyon 300 bin genç gidecek, otoriter yönetimi değiştirecek. Dünya siyaset tarihi bunu yazacak. Dünya gençliği için de örnek olacaksınız” dedi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Bütçeyi siyasi otorite yapar. Siyasi otorite parayı kime uygun görürse ona verir. Onlar beşli çetelere, Bay Kemal vatandaşa, emekliye, işçiye, çiftçiye çalışacak. Üç dört yerden maaş alanların tamamını keseceğim. Bu dönemi bitireceğiz” ifadelerini kullandı.

Konuşmasının sonunda, 418 milyar dolara göndermede bulunan Kılıçdaroğlu, Parayı alacaksın New York’ta 35 katlı bina yapacaksın, Bay Kemal de bunu seyredecek. Yemezler, o paraların tamamını getireceğim.” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Mansur Yavaş, Mersin’de düzenlenen mitingde konuştular.

“Kim milli kim gayri milli”

İlk olarak kürsüye çıkan Mansur Yavaş, konuşmasında şunları söyledi:

“2019 yılında Ankara’da çok iftira attılar. Siyaseti sürekli olarak çirkinleştirdiler. Seçime girerken mutlaka biraz milliyetçilik, biraz da muhafazakarlık sosuna ihtiyaç duyuyorlar. Lüks villaların, lüks hayatların konuşulmasını istemiyorlar. Bunun için aynı iftiraları atıyorlar.  Propagandaya özel uçaklarla gidiyorlar.

TRT gibi devletin bir kurumunda sayın Genel Başkanımız 32 dakika konuşuyor, Cumhurbaşkanı 32 saat konuşuyor. Hani adalet! PKK ile aynı görüşleri savunan HÜDA Par’ı el üstünde tutuyorlar. Dün akşam eski başbakan ‘HÜDAPAR bizim ittifakımızda değil’ dedi. Kendilerini milli, bizi gayri milli ilan etti. Oğlunuzun olduğu iddia edilen Hollanda’daki serveti getirin Türkiye’ye, kim milli kim gayri milli belli olur.

En son 85 yaşındaki Saadet Partisi Genel Başkanı Sayın Temel Karamollaoğlu’nu LGBT’ci ilan ettiler. Sürekli ‘Bunlar LGBT’ci’ diyorlar. Aslında kötü bir şey söylemek istiyorlar. Anlıyorsunuz ne demek istediğimi değil mi? Ben bunların LGBT karnesini açıyorum. Sayın İçişleri Bakanı, ‘Bunlar gelirse erkekle erkek, insanla hayvan evlenecek’ diye sürekli fantezilerini anlatıyor.

Maşallah çok zengin fantezileri var. Türkiye’de 2002’den sonra bir sürü LGBT derneği kurulmuş, bu hükümet zamanında. Bunlardan 7’si Soylu döneminde kurulmuş. LGBT oteli açılmış, Müslüman eşcinseller derneğine de izin vermişler. Kimsenin cinsel hayatına devlet karışmaz ama bunu bizlere hakaret etmek amacıyla söylüyorlar.”

“Bir otoriter yönetimi demokratik yollarla değiştireceğiz”

Yavaş’ın ardından kürsüye gelen Kemal Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:

“Birlikte değiştireceğiz. Birleşe birleşe değişeceğiz. Bir otoriter yönetimi demokratik yollarla değiştireceğiz. 5 milyon 300 bin genç gidecek, otoriter yönetimi değiştirecek. Dünya siyaset tarihi bunu yazacak. Dünya gençliği için de örnek olacaksınız.

Depremzedelere en çok kucak açan il Mersin. 350 bin depremzedeyi kucakladınız. Dünyaya dayanışma örneği sergilediniz. Ben bütün depremzedelere söz verdim. Evleri yıkılan, dükkanları yıkılan bütün depremzedelerin evlerini, işyerlerini yapacağım ve 5 kuruş almadan teslim edeceğim. 20 yıl borçlanma olmayacak. Aslında Anayasa bunu diyor.

Emekliye de söz verdim. Kurban Bayramı’nda emekli bankadan 15 bin lira parasını çekecek. Diyorlar ki ‘Parayı nerden bulacaksın?’ Bay Kemal tam 27.5 yıl devlette çalıştı, Maliye Bakanlığı’nda. Bütçe nasıl yapılır, paralar nerelere harcanır, planlama nasıl olur bütün hayatı bununla geçti.

Bütçeyi siyasi otorite yapar. Siyasi otorite parayı kime uygun görürse ona verir. Onlar beşli çetelere, Bay Kemal vatandaşa, emekliye, işçiye, çiftçiye çalışacak. Üç dört yerden maaş alanların tamamını keseceğim. Bu dönemi bitireceğiz.

Benim saraylarda gözüm yok. Ben sizler gibi yaşamaya alışkınım, mütevazı yaşamak istiyorum. Allah nasip ederse Cumhurbaşkanı seçildiğimde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün  Çankaya’sına çıkacağım. Yeteri kadar kamplaştırıldık. Sinir küpü olduk. Komşu komşunun kimliğini, inancını sorgulamaya başladı. Buradan çıkmamız lazım. Herkesin kimliği, inancı, yaşam tarzı Bay Kemal’in başının üstüne.

Köylerde sadece öğretmen ve imam olmayacak. Tarım yapılıyorsa ziraat mühendisi, teknisyeni olacak. Hayvancılık yapılıyorsa veteriner hekim olacak. Çiftçinin toprak analizlerine bakılacak. Bu söylediğim kişiler üreticinin emrinde olacak.

Suriyeli kardeşlerimizi en geç iki yıl içinde kendi ülkelerine uğurlayacağız. Asla ırkçılık yapmayacağız. Onların okullarını, kreşlerini, yollarını Avrupa Birliği fonlarıyla yapacağız. Gidecekler kendi ülkelerine ve ata toprağında rahat etmelerini sağlayacağız. Meşru hükümetle karşılıklı büyükelçilikleri hemen açacağız. Buradan gidenlerin can ve mal güvenliklerini tamamen sağlayacağız.

Parayı alacaksın New York’ta 35 katlı bina yapacaksın, Bay Kemal de bunu seyredecek. Yemezler, o paraların tamamını getireceğim.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: Kul Hakkı Yemeyeceğiz Ve Yedirmeyeceğiz

Niğde’de halka seslenen Kılıçdaroğlu, “Kul hakkı yemeyeceğiz ve yedirmeyeceğiz. Bekliyoruz, onlar da söylesinler. Ama tık yok. Bir yılda 418 milyar doları nasıl hiç ettiklerini, mal varlıklarını yurt dışına nasıl kaçırdıklarını biliyorum” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Niğdelilerle buluştu. Kılıçdaroğlu’na Cumhurbaşkanı yardımcısı adayı Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş da eşlik etti. Kılıçdaroğlu ve Yavaş, seçmenlere seslenerek Türkiye’de yaşanan krizlerin Millet İttifakı döneminde nasıl çözüleceğini anlattı.

İlk olarak kürsüne çıkan Mansur Yavaş oldu. Yavaş, “Artık tatlı dili hakim kılacağız, yuh’larla vakit kaybetmeyeceğiz” ifadelerini kullandı.

“Biz Ankara’da seçimi kazandık” diyen Yavaş, “‘Rozetimizi çıkardık, bütün Ankaralılara hizmet edeceğiz’ dedik. Biz asla zafer kazanmadık. Zafer kazanmak için karşımızda düşman olması lazım. Bizim Türkiye’nin hiçbir yerinde düşmanımız yok. Seçmene bir şey deme hakkımız yok” diye konuştu.

Mansur Yavaş, “Kendilerinde hiç şampanya içen yok gibi konuşuyor! Bunların her cuma günü bilmediği için internetten bulup bir tane ‘ayet sallayan’ bakanları vardı! Hiç yüzü kızarmadı. Kimse ona tek kelime laf etmedi. Hakkında yolsuzluk iddiaları vardı. Kocaman şişeyi devletin uçağında devirmiş, gözler dönmüş bayılmış görüntüsü vardı. Sayın Bakan tek kelime ettiniz mi? Devletin adına büyükelçi yaptılar.

İnsanların gözünü boyamak için biraz milliyetçilik, biraz muhafazakarlık sosu veriyorlar. Millet İttifakı’na oy vereceklerin de, Cumhur İttifakı’na oy vereceklerin de başımızın üstünde yeri var. Toplumu dindar, dindar olmayan diye ayırıyorlar. Kimin dindar olup olmadığını Allah’tan başkası bilmez. Ne sanıyorsunuz kendinizi de Allah’a şirk koşuyorsunuz” ifadeleriyle iktidara tepki gösterdi.

Yavaş’ın ardından kürsüye Kılıçdaroğlu çıktı. Kılıçdaroğlu’nun açıklamasının satır başları şöyle oldu:

“Kul hakkı yemeyeceğiz ve yedirmeyeceğiz. Bekliyoruz, onlar da söylesinler. Ama tık yok. Bir yılda 418 milyar doları nasıl hiç ettiklerini, mal varlıklarını yurt dışına nasıl kaçırdıklarını biliyorum.

Hiçbir çifti ve üretici asla zarar etmeyecek. Havza bazlı planlama getireceğiz. Maliyet artı makul kart, eşittir taban fiyat olacak. Ne zaman makul karın altına düşerse devlet olarak biz karşılayacağız. Çiftçiyi toprağa küstürmeyecek. Köylerimiz boşalıyor ama onlarda tık yok. Köylerde çalışan bütün kadınlar ve gençlerin sosyal güvenlik primini ödeyeceğiz. Üreten her kadın ve genç zamanı geldiğinde emekli olacak, kimseye muhtaç olmayacak. Adalet için 450 kilometre yürüdüm. Bu ülkeye adalet lazım. İranlı bilgin Sadi ne demiş: Adalet olmayınca olmuyor! Dünyanın bütün nehirleri adalete susamış insanların, susuzluğunu bitirmeye yetmez.

“İnsan Allah’tan korkar!”

Kim terör örgütlerinin yanında durursa, kim onlarla beraber olursa, kim onların yanına hakimi, savcıyı gönderirse Allah belasını versin. Terör örgütünün saldırısına uğrayan benim. Bu beyler çocuklarına paralı askerlik yaptırırken çocuğunu askere gönderen birisiyim. Yalan niye söylüyorsunuz? İnsan Allah’tan korkar!

Güvenliğimizi sağlayan polis kardeşlerimiz var. Büyük sıkıntıları var. Polis intiharlarının hangi boyutlara ulaştığını çok iyi biliyorum. Günde 13-14 saat çalıştırılıyorlar. 24 saat çalışanı var. Bunlar insan kardeşim, robot değiller! Alıyorsun, ‘nöbet tut’ diyorsun. Ne yiyecekler, ne içecekler, onu bile sormuyorlar! Günün 24 saatinde koruyorlar. O nedenle 100 bin güvenlik görevlisi daha alacağız. Normal mesailerini, görevlerini yapacaklar, polisleri yük altından çıkaracağız. Bu kadar yük olmaz!”

Paylaşın

Yavaş: Seçime Girebilirsiniz Ama Kazanamazsınız Yasak!

Millet İttifakı’nın İzmir mitinginde konuşan Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Yavaş, “21 yıl sonunda artık söyleyebilecekleri bir şey kalmadığı için sürekli bizi bir şeyler ile suçluyorlar” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “‘Biz kaybedersek darbe olur’ diyorlar. Siz kaybedin diye seçime girdik kardeşim. Seçime girebilirsiniz ama kazanamazsınız yasak! Böyle tehditvari konuşmaları artık millet kabul etmiyor.”

Millet İttifakı’nın İzmir mitingi Gündoğdu Meydanı’nda yapıldı. Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, mitingde bir konuşma yaptı. Yavaş, konuşmasında özetle şunları söyledi:

“21 yıl sonunda artık söyleyebilecekleri bir şey kalmadığı için sürekli bizi bir şeyler ile suçluyorlar. ‘Biz kaybedersek darbe olur’ diyorlar. Siz kaybedin diye seçime girdik kardeşim. Seçime girebilirsiniz ama kazanamazsınız yasak! Böyle tehditvari konuşmaları artık millet kabul etmiyor.”

Mansur Yavaş sahneden inerken eşi Nursen Yavaş ile birlikte kalp yaptı.

Mitinge, Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayları İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu katıldı.

Binlerce kişinin bulunduğu Gündoğdu Alanı’na liderler meydana deniz yoluyla geldi. Mitinge gelen İzmirliler, hep birlikte kalp işareti yaptı.

Meydandaki bir binaya Kılıçdaroğlu’nu süper kahraman gibi gösteren ve üzerinde “İlk turda bitirelim. Ben Kemal, geliyorum” yazısının yer aldığı pankart asıldı.

Mitingde bir konuşma yapan Kılıçdaroğlu, “5 milyon 300 bin genç ilk kez sandığa gidecek ve oy kullanacak. Ben sandığa gittim ve otoriter yönetimi değiştirdim diyerek çocuklarına anlatacaklar” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun yanı sıra Millet İttifakı partilerinin liderleri ile İmamoğlu ve Yavaş da birer konuşma gerçekleştirdi.

İmamoğlu, ” Millet İttifakı’nın kadroları liyakatli kadrolardır. Türkiye’nin sorunları çözülsün istiyoruz; mutfaktaki yangın sönsün, paramız pul olmasın” diyerek ekonomik gelişmelere atıfta bulundu. Tunç Soyer ise, “14 Mayıs’ta hep birlikte ülkemizi ‘adalet olmadan kalkınma olmaz’ dedi.

Saadet Partisi lideri Temel Karamollaoğlu, “14 Mayıs’ta bir zihniyet değişikliğine ihtiyacımız var” açıklamasında bulundu.

Babacan miting sırasında şu sözleri kaydetti: “2003’te Sertap Erener bize büyük bir gurur kazandırmıştı. Birinci olmuştu. Yine başaracağız. Madonna’yı, Metallica’yı, Rammstein’ı, U2’yu, çok sayıda müzisyeni kendi ülkemizde ağırladık. Hepsi geldi Türkiye’ye. Türkiye bütün Avrupa’nın göz bebeği oluyor. Ne zaman? Düzgün yönetildiğinde. Yine dinleyeceğiz.”

Demokrat Parti lideri Gültekin Uysal ise meydandaki kalabalığa işaret ederek, “Bu şehir kutlu bir şehir ve bu kutlu şehir tarihi sorumluluğunu tekrar yerine getiriyor. Demokrasi meşalesini bütün baskılara rağmen yere düşürmediniz. Bu meydan Türkiye’nin yarınlarının müjdesidir inanın bana” sözlerini dile getirdi.

Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, “Sinan Ateş’in katillerini bulacağız. Adalet için mücadeleye hazır mısınız? Adil ekonomik düzen için söz veriyoruz. Siyaseten de zenginleşme dönemi sona erecek” sözleriyle meydana seslendi.

Kılıçdaroğlu’ndan önce bir konuşma yapan İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, ” Hangi partiye oy verirseniz verin her aileden bir oy istiyorum, tüm kadınlar için istiyorum. Sizlere ihtiyacımız var, birlikte başaracağız. 13. cumhurbaşkanı Sayın Kılıçdaroğlu olacak” diyerek bütün liderler arasında en fazla hakaretin kendisine edildiğine dikkati çekti.

Paylaşın

Akşener’den Erdoğan’a Sert Tepki: Sen Kimi Gömüyorsun?

Kayseri’de halka seslenen İYİ Parti Lideri Akşener, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın kullandığı dili eleştirerek, “Her siyasi parti seçmenine konuşmalı, o konuşmaların tamamı projeler, hizmet üzerinden olmalı. Recep Bey çıkıyor bizi gömmekten bahsediyor. Sen insanların hem iaşesinden, hem güvenliğinden sorumlusun. Sen kimi gömüyorsun? Bu nasıl bir dildir?” dedi.

Haber Merkezi / Cumhurbaşkanı Recep Tayyip  Erdoğan, konuşmalarında Millet İttifakı bileşenlerini kastederek “14 Mayıs’ta siyasi mevta olacaklar” ifadesini kullanmıştı.

Erdoğan’a seslenen Akşener ayrıca “Ey Recep Bey, sol elinde PKK var senin, sağ elinde Hizbullah, Gaffar Okkan’ın katilleri olan Hizbullah” ifadesini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş Kayseri’de mitinginde halka seslendi. Akşener’in açıklamaları şöyle:

“Biz İYİ Parti olarak çok önemli bir iddia ortaya koyduk. Birinci parti çıkacağız ve ben Başbakan olacağım. Çünkü bugün burayı şereflendiren, bugün bu meydanları doldurur hale getirebilmek için 2017’den beri çektiğimiz çileleri ödediğimiz bedelleri verdiğimiz mücadelemizin şerefi işte bu meydanlar sonucudur. Ve Burayı şereflendiren her bir kardeşimin karşısında en derin saygılarımla selamlıyorum.

İYİ Parti kuruluş aşamasından bugüne kadar her türlü iftiraya tehdide kötülüğe yanlışa maruz kalıp bir kişi bile bugüne kadar İYİ Parti’ye yapılan bu yanlışlar karşında korkup kaçmamıştır O nedenle bizim partimiz cesurlar hareketidir. Bizim partimiz kurulduğu andan itibaren Türkiye’nin sigortasıdır. İYİ Parti olmasaydı 2018 seçiminde olmasaydık Meclis çoğunluğu hala AKP’nin elinde olurdu. Ve o tek adam sistemiyle İstanbul Ankara belediyeleri bizde olmazdı. Siz yaptınız siz dik durdunuz.

2002’den beri Türkiye’yi yöneten bir iktidar var. Hayırlı yaptıkları her şey için teşekkür ederiz. Ama güç insanı bozuyor. Mutlak güç iki kere bozuyor. Şimdi bakın seçime gidiyoruz bayram gibi olması lazım. Bu meydanlarda her siyasi parti gelip seçmenine konuşmalı ve konuşmanın tamamı projeler üzerinden olmalıdır. Buna karşın Sayın Cumhurbaşkanı Recep Bey çıkıyor bizleri gömmekten bahsediyor. Yahu biz düşman mıyız. Biz bu ülkenin vatandaşlarıyız. Sen kimi gömüyorsun.  Sen kendine gel kendine gel.

Bu nasıl bir dildir. Bakınız 31 Mart’a giderken bir taraftan bizi PKK’lılıkla suçladılar. Bir taraftan da bebek katili Öcalan’ın kardeşini TRT’de konuşturdular.

3 Yıl boyunca ben esnaf esnaf gezdim Kayseri de dahil. Ne öğrendik. Seçmen velinimettir seçmenin derdinin dinlersin çözüm önerirsin seçim geldiğinde seçmen seni tartar oy verir selam verirsin vermez amenna dersin bir dahaki sefere gönlünü kazanayım dersin. Türkiye’de çok uzun zamandır bu yapılmıyor.

Çağlar ile Sami’nin derdini çözmek onu konuşmak yerine Meral Akşener PKK’lı diyorlar.. Allah Allah… Kayseri’de PKK’lıyım Diyarbakır da faili meçhulcuyum. Ben hangisiyim karar verin artık.”

Yavaş da Erdoğan’ın “Diyanet’i kapatacaklar” iddiasına cevap verdi

ABB Başkanı Mansur Yavaş ‘Diyanet’i kapatacaklar’ Cumhurbaşkanı Erdoğan’a cevap vererek ‘ 6 liderden birisi dahi bunu söylediyse hem Ankara belediyesini bırakırım hem de adaylıktan çekilirim’ ifadesini kullandı.

Mansur Yavaş şunları söyledi:

“Sevgili Kayserililer biz seçime gidiyoruz. Bu millet kimi seçerse seçecek sonra herkes evine dönecek. Maalesef iktidar başkaları siyaset yaparken onlar çok hakir görerek siz anlarsınız diyerek seçime girmek serbest ama kazanmak yasak gibi bir davranışa giriyorlar.

Sayın Akşener’e parti kurulduğundan beri yapılan saldırılar iftiralar ve bunların karşılığında kimsenin cezalandırılmaması. Bunu niye anlatıyorum. Şuan hala korku ve nefret siyaseti aynen devam ediyor. Ben şöyle bakıyorum olaya. Millet İttifakı’ndan kimse Cumhur İttifakından kimseye ağzını açıp tek bir laf yapmıyor. ama bizler konuşmaya başlayınca illet zillet bir sürü laflarla karşılaşıyoruz.

Koltuğu bırakmak istemiyorlar bütün mesele burada. İftiranın birisi şu Diyaneti kapatacaklarmış. Burada söylüyorum Diyanet’in kapatılacağını 6 liderden biri söylediyse söz veriyorum Ankara belediyesini de bırakıyorum adaylıktan da çekiliyorum. Bunu nerde söylüyorlar Camide.

2019’da aday olduğumuzda yine aynı sözlerle karşılaştık. Arınç eski belediye başkanına ‘Ankara’yı parsel parsel sattı’ demedi mi. Rantların devam etmesi için yalan söylediler. Ankara’da 5 katrilyon eski dönemin borcunu ödedik.

Ayrıca bizden önceki yönetim metroyu beceremediği için Ulaştırma Bakanlığına devretmiş bir sözleşme yapılmış burayı belediye işletecek ve borcunu ödeyecek. 28 Nisan’da bir karaname çıktı ve 1,6 milyar lirayı Ankara’nın cebinden aldılar. Dediler bu akdar parayı nerden buluyorlar. Çalmazsan çırpmazsan yedirmezsen bu para bulunuyor.”

Paylaşın

Kemal Kılıçdaroğlu: Herkes İçin Adaleti Getireceğiz

Kars’ta halka seslenen Millet İttifakı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, “Bu ülkenin her karış toprağına demokrasiyi, barışı getireceğiz. Demokrasinin önündeki en büyük engel kayyum uygulamasına da son vereceğiz” dedi ve ekledi:

“Emekli kardeşlerim üzülmesinler; ben 2015 tarihinden bu yana bütün emeklilere Ramazan ve Kurban Bayramında en az asgari ücret kadar birer aylık ikramiye ödenmesini istedim ve savundum. Düşük verdiler. Bay Kemal’i cumhurbaşkanı seçeceksiniz. Kurban Bayramı’nda hesabınızda 15 bin TL ikramiyeyi göreceksiniz. Ananızın ak sütü kadar helal parayı çekeceksiniz.”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Herkes için adaleti getireceğiz. Cumhuriyetin 100. yılında 100 bin öğretmen ataması yapıp bütün köy okullarını açacağız. Nohutu, mercimeği dışardan alıyorlar. Değiştireceğiz bunu! Üreten Türkiye’yi, herkesin kazandığı Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz! Ne ezilen ne ezen, insanca hakça bir düzeni Türkiye’ye getireceğiz” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Adayları İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ile birlikte Karslılarla biraraya geldi.

Halk buluşmasında sahneye önce Mansur Yavaş çıktı. Yavaş, “Seçilirse sosyal yardımı kesecek dediler. 60 bin öğrenci şu anda okuluna ücretsiz gidiyor. Kantinde alışveriş yapamayan öğrencilerin ailelerine her ay 330 lira para yatırarak mahcup olmamalarını sağlıyoruz. Çocuklar okusun diye kreşler açıyoruz. 16 trilyon parayı toprağa gömüp Ankapark yaptılar. Susuz mahalleler var Ankara’da. Otobüs görmemiş mahalleler vardı. 5 katrilyon dinozorların parasını ödedik” ifadelerini kullandı.

“Haksız kesilen 1.6 milyar lira Ankara halkının boğazından kesilen paradır” diyen Yavaş, “Kendilerine oy verenleri de cezalandılar. Saçma sapan projelere dökecek paramız yok. Bugünkü rakamla değeri 350 milyon lira olan giriş kapıları yaptılar. Ne işe yaradığını bilen yok! Parsel parsel Ankara’yı sattılar. Bu söyleyen kendi başbakan yardımcıları. Bunun devam etmesini istiyorlardı. İhalelerin tamamını internetten yayınladık. Hem dış borçları hem bunların borçlarını ödedik” dedi.

Pandemi döneminde öğrencilerin internet ihtiyaçlarını karşıladıklarını hatırlatan Yavaş, AK Parti iktidarının hizmetlerde yetersiz kaldığını söyleyerek, “Seçildikten sonra rozeti çıkardık. Artık koltuklarını korumak, şatafatlı hayatlarını sürdürmek için ona buna iftira atan iktidar gidecek. Duymadığımız laf kalmıyor. Sayın Genel Başkanımızdan Cumhur İttifakı’na ve onlara oy verenlere karşı kötü bir laf duydunuz  mu? Bu kadar bağırdıklarına göre iktidarlarının sonunun geldiğini biliyorlar. Herkese eşit muamele yapan bir iktidar gelecek. 6 genel başkan yapacaklarını imza altına attılar, uzlaştılar. Türkçemizin en güzel kelimesi uzlaşmadır. Artık kavga etmiyorlar bundan niye rahatsız oluyorlar?” dedi.

Yavaş’tan sonra sahneye İBB Başkanı İmamoğlu çıktı. İmamoğlu, “Milleti ayrıştırma konusunda en uzak bir duraksaması yok. Ben şaşıyorum o akla. Şehrimizde mültecilerle beraber 20 milyon insan yaşıyor. Allah şahit, gönlümü biliyor. O 20 milyon insana bir an bile farklı bakmadım, bakamam. Bu bir yönetici terbiyesidir, ahlaktır. Bundan vazgeçen ülkesine yönetici olmamalı. Bize huzur, güzel bir ülke yaşamı lazım. 86 milyon insanına eşit bakan bir anlayış lazım. Bugünkü anlayış; ‘Bana oy verenler abad, oy vermeyenler bertaraf olacak. Oy verenler yerli ve milli, oy vermeyenler terörist’ diyor. Benim 86 milyon insanım yerli ve milli” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu yerel seçimlerde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Millet İttifakı’na yönelik söylemleri hakkında “Bir caminin çıkışında çaldılar, hırsızlar dedi. Bir tane bile hırsız bulamadınız. Yargıladınız, bir tane bile mahkum etmediniz. Çıkıp milletten özür dilediniz mi?” diye konuştu.

“Size söz veriyorum, bu şehri ayağa kaldıracağız” diyen İmamoğlu, “Kars’ın kişi başı geliri bu ülkenin ortalamasının yarısı kadar. Bu reva mı? Benim Kars’taki çocuğum liyakatiyle, ahlakıyla, çalışkanlığıyla bu şehirde üretecek, kazanacak, istediği kademelere bu ülkede gelecek. Bu şehri pırıl pırıl Türkiye’nin vitrinine koyacağı şehir yapacağız” ifadelerini kullandı.

Ekrem İmamoğlu; “Milletin iradesine set vurulmasına, Kars’ta da seçilmiş ismin yerine kayyum atanmasına karşıyız” sözleriyle iktidarın belediyelere yönelik kayyım uygulamalarını eleştirdi.

Yavaş ve İmamoğlu’nun ardından sahneye çıkan Kılıçdaroğlu, “Kars’a da, Türkiye’ye de, dünyaya da bahar gelecek. Kılıçdaroğlu söz verince mutlaka yapar” dedi.

“Kayyum uygulamasına son vereceğiz”

Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından öne çıkanlar şöyle oldu:

Geliriniz düştü mü? Bizim sorunumuzu çözemedilerse yapacağımız şey değiştirmek. İktidarı değiştireceğiz. Daha güzel ve ahlaklı bir iktidar getirmek hepimizin görevidir. Kars’ta genç nüfus fazla ama doğru dürüst stadyumu yok.

Genç kardeşlerime seslenmek isterim: Bulunduğunuz kentte hem iş bulmalı hem de huzur içinde yaşamalısınız. Erzurum da dahil olmak üzere Kars, Iğdır ve Ardahan’ı özel ekonomi bölgesi ilan edeceğiz. Nasıl üretilir göreceksiniz. Orta Doğu’da ve Kafkaslarda tarım alanındaki pazar 25 milyar dolar. Bu pazardan nasıl pay alınır göreceksiniz. Hiçbir fabrika satılmayacak.

Bu ülkenin her karış toprağına demokrasiyi, barışı getireceğiz. Demokrasinin önündeki en büyük engel kayyum uygulamasına da son vereceğiz. Emekli kardeşlerim üzülmesinler; ben 2015 tarihinden bu yana bütün emeklilere Ramazan ve Kurban Bayramında en az asgari ücret kadar birer aylık ikramiye ödenmesini istedim ve savundum. Düşük verdiler. Bay Kemal’i cumhurbaşkanı seçeceksiniz. Kurban Bayramı’nda hesabınızda 15 bin TL ikramiyeyi göreceksiniz. Ananızın ak sütü kadar helal parayı çekeceksiniz.

Herkes için adaleti getireceğiz. Cumhuriyetin 100. yılında 100 bin öğretmen ataması yapıp bütün köy okullarını açacağız. Nohutu, mercimeği dışardan alıyorlar. Değiştireceğiz bunu! Üreten Türkiye’yi, herkesin kazandığı Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz! Ne ezilen ne ezen, insanca hakça bir düzeni Türkiye’ye getireceğiz.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın