Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Grup Toplantısı’nda yaptığı konuşmada kamuoyunda tartışılan fon soruşturmasına geniş yer verdi. Arıkan, kayıpların vatandaşın cebinden karşılanmaması gerektiğini belirterek, sorumluların ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
Arıkan, konuşmasına Yeni Yol Grubu’na katılan Yeniden Refah Partisi Konya Milletvekili Ali Yüksel’i tebrik ederek başladı. İstanbul’da yaşanan okul saldırısında hayatını kaybeden Eslem Sare Bulut’a rahmet, yaralı öğrencilere acil şifa dileyen Arıkan, Ankara Pursaklar’da uygulama noktasında bir araçtan açılan ateş sonucu şehit olan polis memuru Ahmet Türkoğlu’nu da andı.
Yeni yasama döneminde Meclis kürsüsünü “milletin kürsüsü” haline getireceklerini söyleyen Arıkan, Anadolu’da vatandaşlardan dinledikleri sorunları Meclis gündemine taşımaya devam edeceklerini ifade etti.
Türkiye’nin farklı kesimlerinin farklı sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirten Arıkan, iktidarın anlattığı Türkiye ile vatandaşın yaşadığı Türkiye arasında fark bulunduğunu savundu.
Fon soruşturmasına ilişkin sert eleştirilerde bulunan Arıkan, yaşananların basit bir ihmal olarak değerlendirilemeyeceğini öne sürdü.
Arıkan, “Fon vurgunu bir ihmalin değil, örgütlü, organize bir yapının eseridir” dedi. Yaşananların yalnızca fondaki paranın kaybıyla sınırlı olmadığını belirten Arıkan, “Bu milletin umudu, güveni, geleceği çalındı” ifadelerini kullandı.
Fonlardaki kayıpların telafi edilebileceğini belirten Arıkan, asıl önemli meselenin vatandaşın ve devlete olan güvenin yeniden tesis edilmesi olduğunu söyledi.
Kayıpların kamu kaynaklarıyla karşılanmasına karşı çıkan Arıkan, “Milletin sol cebinden çalınanları, milletin sağ cebinden alınanlarla ödemek gibi bir hataya asla düşmemeliyiz” diye konuştu.
Arıkan, fondaki kayıpların sorumlularından, parayı götürenlerden ve sürece dahil olan kişilerden tahsil edilmesi gerektiğini savundu.
Fon soruşturmasının bütün yönleriyle araştırılması gerektiğini belirten Arıkan, sürece ilişkin sorumluluk zincirinin ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
Arıkan, “Bu fon işinde kim tuttu, kim kesti, kim pişirdi, kim yedi, kim ‘Hani bana?’ dedi? Bunların hepsi tek tek ortaya çıkarılmalıdır” ifadelerini kullandı.
İktidar tarafından daha önce yapılan “Ucu nereye dokunursa dokunsun üzerine gidilecek” açıklamasını da hatırlatan Arıkan, bazı isimlerin soruşturma kapsamında ifadeye çağrılmadığını savundu. Meclis Genel Kurulu’nda fon iddialarının araştırılması yönündeki girişimlerin sonuçsuz kalmasını da eleştiren Arıkan, “Siz neden bu fon vurgununun aydınlatılmasını istemiyorsunuz?” diye sordu.
Soruşturmayla ilgili yargı sürecinin işletilmesi gerektiğini vurgulayan Arıkan, sorumluların yalnızca görevlerinden ayrılmasının yeterli olmayacağını söyledi.
Arıkan, “Kimse ‘Ayağım kaydı’, ‘Şeytana uydum’, ‘Affımı talep ediyorum’ diyerek yargıdan kaçamaz” dedi. Paranın iade edilmesinin hukuki sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını belirten Arıkan, sorumluların hakim karşısına çıkarılması gerektiğini ifade etti.
Arıkan, fon soruşturması üzerinden dini değerlerin tartışma konusu yapılmasına da karşı çıktı. Hesap sorulacaksa paranın izinin sürülmesi, denetim mekanizmalarının neden işlemediğinin araştırılması ve siyasi ilişkilerin incelenmesi gerektiğini belirten Arıkan, dini değerlerin suçlama konusu yapılmaması gerektiğini söyledi.
Arıkan, “Dini değerleri kullanarak insanları aldatmak, İslam değil, İslam’ın istismarıdır” ifadelerini kullandı.
Konuşmasında siyasi transferleri de eleştiren Arıkan, iktidarın milletvekili, belediye başkanı ve para transferlerine önem verdiğini savundu.
Arıkan, “İktidar üç transferi çok seviyor: Bir, milletvekili transferi. İki, belediye başkanı transferi. Üç, para transferi” dedi. Bu durumun milli iradeyi “kapalı kapılar arkasında kurulan bir siyaset borsasına” dönüştürdüğünü ileri sürdü.
Arıkan, staj ve çıraklık sigortası mağdurlarının taleplerine de değindi. Bu kişilerin çalışma hayatında emek verdiğini belirten Arıkan, staj ve çıraklık dönemlerinin emeklilik hesabında dikkate alınması gerektiğini savundu.
Arıkan, bu dönemler için borçlanma hakkı tanınması, eksik primlerin tamamlanması ve sigorta başlangıcının buna göre düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Sigara, şekerli içecekler ve atıştırmalıklara yönelik yeni vergilerle “Sağlıklı Hayata Katkı Fonu” oluşturulmasının gündemde olduğuna değinen Arıkan, yeni vergilere tepki gösterdi.
Sigara ve obeziteyle mücadele edilmesi gerektiğini belirten Arıkan, bunun yolunun her soruna yeni bir vergi getirmek olmadığını söyledi.
“AKFON” önerisi
Arıkan, Saadet Partisi iktidarında “AKFON” adıyla “Adalet ve Kalkınma Fonu” kuracaklarını açıkladı. Haksız şekilde elde edildiğini belirttiği gelirlerin geri alınacağını söyleyen Arıkan, bu fonda biriken kaynağın emeklilere ikramiye olarak dağıtılacağını ifade etti.
Arıkan, “Bu iktidar döneminde haksız yere elde edilen her bir kuruşun hesabını soracağız” dedi.
Türkiye’de siyasetin kapsamlı bir değişime ihtiyacı olduğunu savunan Arıkan; siyasetin para ile arasına mesafe koyması, nepotizm, iltimas, kayırmacılık ve çifte standarttan arınması gerektiğini belirtti.
Konuşmasının son bölümünde Mekke Savunma İttifakı’na da değinen Arıkan, Türkiye’nin bölgesel bir cepheleşmenin askeri tarafına dönüşmemesi gerektiğini söyledi. “Bir masada arabulucu, öteki masada muharip taraf olunamaz” diyen Arıkan, bölgenin yeni cephelerden ziyade barış ve ortak güvenlik anlayışına ihtiyacı olduğunu ifade etti.
Arıkan, konuşmasının sonunda siyasi partilere yolsuzluk, adaletsizlik ve yoksullukla mücadelede ortak hareket etme çağrısı yaptı. Siyasi ahlakın güçlendirilmesi, liyakatin esas alınması, yoksulluğu azaltacak ekonomik politikaların uygulanması ve devlet imkanlarının herhangi bir siyasi partinin imkanına dönüştürülmemesi gerektiğini söyledi.





























