NATO Üyeliği: Fransa’dan Türkiye ve Macaristan’a “İsveç” Çağrısı

Litvanya’nın başkenti Vilnius’ta gelecek ay yapılacak NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) zirvesi öncesi Türkiye’nin İsveç’in NATO üyeliğini onaylaması yönünde Batılı ülkelerden mesajlar gelmeye devam ediyor. 

Son olarak, Türkiye ve Macaristan’a çağrıda bulunan Fransa Dışişleri Bakanı Catherine Colonna, İsveç’in NATO’ya üyelik başvurusunu onaylamanın zamanı geldiğini belirtti. Colonna, “Artık daha fazla bekleyemeyiz.” diye konuştu.

NATO’nun kurulma temelleri ve gerekçelerini hep birlikte yeniden hatırlamak gerektiğini ifade eden Catherine Colonna, İsveç’in üyeliğinin yalnızca Baltık bölgesinin değil, Ukrayna’daki savaş sürdüğü sürece bütün Avrupa’nın güvenlik ve istikrarını güçlendireceğini kaydetti.

Colonna, adım atmanın herkesin çıkarına olduğunu vurgulayarak “Tersine, bu katılımı geciktirmek, nedenini anlamadığımız bir zorluk yaratacaktır.” dedi.

Türkiye, Finlandiya, İsveç ve NATO heyetlerinin yer aldığı üçlü mutabakat kapsamında oluşturulan Daimi Ortak Mekanizma’nın dördüncü toplantısı Ankara’da yapılmıştı.

Toplantıya NATO heyeti başkanı olarak NATO Genel Sekreter Kabine Şefi Stian Jenssen, İsveç heyeti başkanı olarak İsveç Dışişleri Başkanlığı Devlet Sekreteri Büyükelçi Jan Knutsson ve Finalndiya heyeti başkanı olarak da Finlandiya Dışişleri Bakanlığı Daimi Devlet Sekreteri Jukka Salovara katılmıştı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Azerbaycan ziyareti dönüşü gazetecilere yaptığı açıklamada, 11-12 Temmuz’da Litvanya’nın Vilnius kentinde yapılacak NATO Liderler Zirvesi’nde çok farklı bir şey beklenmemesi gerektiği mesajı vermiş; “Her şeyden önce İsveç’in üzerine düşen görevi yerine getirmesi lazım” demişti.

NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’i İstanbul’da ağırladığını hatırlatan Erdoğan, ”Kendisine söylediğimiz şey şu oldu; ‘Eğer bizim İsveç’in beklentilerine illa cevap vermemizi bekliyorsanız, her şeyden önce İsveç bu terör örgütünün yaptıklarını bir defa yok etmesi lazım’. Bunları Stoltenberg’e ifade ederken, tam o esnada maalesef yine İsveç’te teröristler caddelerde gösteri yapıyorlardı. Biz bu tablo içerisinde bu işe olumlu yaklaşamayız” ifadelerini kullanmıştı.

Türkiye, İsveç’in NATO üyeliğine henüz onay vermedi. Bir ülkenin NATO’ya katılabilmesi için oy birliği, yani mevcut 31 üye ülkenin tümünün onayı gerekiyor.

Ankara, Stockholm’den terör örgütlerine yönelik daha sert tutum takınmasını isterken, İsveç’te yeni terörle mücadele yasasının 1 Haziran’da yürürlüğe girmesiyle son dönemde bazı adımlar atıldığı görülüyor.

Örneğin, bu ay başında İsveç’te bir Türk hakkında, PKK için para toplamak ve silahlı suç işlemek şüphesiyle suç duyurusunda bulunulduğu basına yansıdı.

Türkiye, Finlandiya’nın NATO üyeliğine ise Mart ayında onay vermişti. ABD’den İsveç’in de bir an önce NATO üyesi olması gerektiğine dair son mesaj dün Beyaz Saray’dan geldi.

Beyaz Saray Sözcüsü Karine Jean Pierre, İsveç’in Türkiye ile daha önce varılan mutabakat kapsamında yükümlülüklerini yerine getirdiğini ve 1 Haziran’da yeni terörle mücadele yasasının yürürlüğe girdiğini vurgulamıştı.

İsveç’in katılımının NATO’yu daha da güçlendireceğinin bir kez daha altını çizen Beyaz Saray Sözcüsü, “İsveç’in bir an önce NATO üyesi olması gerektiğini düşünüyoruz” dedi ve bu konuda umutlu olduklarını söylemişti.

Beyaz Saray sözcüsü Karine Jean Pierre, Türkiye’yi İsveç’in NATO üyeliği başvurusunu onaylamaya teşvik ettiklerini ve bunu geciktirmeden yapması gerektiği konusunda net olduklarını ifade etmişti.

İsveç’in güçlü, kabiliyetli bir savunma ortağı olduğunu ve NATO’nun değerlerini paylaşan bir ortak olarak İttifak’ı güçlendirerek Avrupa’nın da güvenliğine katkıda bulunacağını belirten Beyaz Saray sözcüsü, “İsveç’in en yakın zamanda ve gecikmeden NATO üyesi olması gerektiğini düşünüyoruz. Bu konuda kamuoyu önünde açıkça konuşmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullanmıştı.

Beyaz Saray sözcüsü, konunun Temmuz’daki NATO Zirvesi’ne kadar çözülmeme ihtimalinin olup olmadığının sorulması üzerine, “Çözüleceği konusunda hala umutluyuz. Bir takvim veremem. Ancak ne kadar erken o kadar iyi. Gecikme olmadan. Bu konuda açık konuşmaya devam edeceğiz. Türkiye’ye bunu iletmeyi sürdüreceğiz. Ancak paylaşacağım bir takvim yok” demişti.

Paylaşın

İsveç, NATO Üyeliği İçin Terörle Mücadele Yasasını Sertleştirdi

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) üyeliği için Türkiye ve Macaristan’ın onayını bekleyen İsveç terörle mücadele yasasının kapsamını önemli ölçüde genişletti. İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması üzerine NATO üyeliği başvurusunda bulunmuştu.

Yeni yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte terör örgütleri için malzeme taşımak, toplantı yerleri organize etmek, yemek pişirmek ya da ulaşım sağlamak da suç olarak değerlendirilecek ve cezaya tabi olacak.

İsveç Adalet Bakanı Gunnar Strömmer Şubat ayında parlamentoya sunulan yasa tasarısı ile mevcut mevzuatın kapsamının önemli ölçüde genişlettiğini söylemişti.

İsveç Parlamentosu aşırılık yanlısı gruplarla bağlantılı faaliyetleri yasaklayan yeni bir yasayı kabul etti. “Bir terör örgütüne katılmayı” suç sayan yeni yasa 1 Haziran’da yürürlüğe girecek. Yasa 349 üyeli İsveç parlamentosunda 268 lehte oyla kabul edildi.

Türkiye, NATO üyeliği için Ankara’dan onay bekleyen İsveç’ten terörle mücadele yasalarını sertleştirmesini talep ediyor.

İsveç Adalet Bakanı Gunnar Strömmer Şubat ayında parlamentoya sunulan yasa tasarısı ile mevcut mevzuatın kapsamının önemli ölçüde genişlettiğini söylemişti.

Yeni yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte terör örgütleri için malzeme taşımak, toplantı yerleri organize etmek, yemek pişirmek ya da ulaşım sağlamak da suç olarak değerlendirilecek ve cezaya tabi olacak.

İsveç, bir Özbek sığınmacının 2017 yılında başkent Stockholm’de bir alışveriş caddesinde beş kişinin ölümüyle sonuçlanan saldırıyı düzenlemesinin ardından terörle mücadele yasalarını sertleştirme kararı almıştı.

Türkiye, İskandinav ülkesi İsveç’i başta PKK ve Gülen yapılanması mensupları olmak üzere “teröristler” için güvenli bir sığınak olmakla suçluyor. Ankara bu nedenle İsveç’in NATO’ya üyeliğine onay vermiyor ve İsveç hükümetinden “terörist” olarak gördüğü Kürt aktivistlere karşı daha sert bir tutum takınmasını talep ediyor.

Ankara özellikle İsveç’te sık aralıklarla düzenlenen gösterilerde PKK flamalarının açılmasından duyduğu rahatsızlığı her platformda dile getiriyor. Ancak İsveç Adalet Bakanı Strömmer, yeni yasa kapsamında bir gösteri ya da toplantıya katılmanın ceza gerektirecek bir suç olarak değerlendirilmeyeceğini vurguladı.

İsveç, NATO üyeliği ile ilgili Türkiye’nin yanı sıra için Macaristan’dan da henüz onay almadı. Türkiye ve Macaristan son olarak Finlandiya’nın NATO’ya üyeliğine onay vermişti. Böylece Finlandiya 4 Nisan’da 31. üye ülke olarak NATO’ya katılmıştı.

İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırması üzerine NATO üyeliği başvurusunda bulunmuştu.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

İsveç’in NATO Üyeliği: ABD’den Türkiye’ye Çağrı

İsveç Savunma Bakanı Jonson ile Muskö donanma üssünde ortaklaşa düzenlediği basın toplantısında konuşan ABD Savunma Bakanı Austin, İsveç’in NATO’ya Temmuz ayında yapılacak zirveden önce katılmasını istediklerini belirtti.

Austin, “Müttefiklerimiz Türkiye ile Macaristan’ı İsveç’in NATO (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) üyeliğini bir an önce onaylaması için teşvik ediyoruz” dedi.

İki yüzyıllık tarafsızlık ve askeri bağlantısızlık dönemini sona erdirme kararı alan İsveç ve komşusu Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgalinin ardından geçen yıl Mayıs ayında NATO’ya üyelik başvurusunda bulundular.

Finlandiya 4 Nisan’da NATO’nun 31. üyesi oldu ancak İsveç’in başvurusu hala sonuca bağlanmadı. İttifak’a üyelik için tüm üye devletlerin onayı gerekiyor. Ankara ve Budapeşte ise İsveç’in üyeliğine henüz onay vermedi.

Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Savunma Bakanı Lloyd Austin resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği İsveç’te Türkiye ve Macaristan’ı İsveç’in NATO üyeliğini hızlı bir şekilde onaylamaya çağırdı.

Austin Çarşamba günü Stockholm’ün güneyindeki Muskö’de bulunan İsveç donanma limanında İsveçli mevkidaşı Pål Jonson’la görüştü.

Burada yaptığı konuşmada, kısa süre önce Finlandiya’nın 31’inci üye olarak NATO’ya katıldığını kaydeden Austin, İsveç’i de kısa süre içinde 32’nci üye olarak İttifak’a dahil etmeyi umut ettiklerini vurguladı.

Austin, “İsveç’in NATO’ya hızlı bir şekilde katılımını desteklemeye devam edeceklerini ve üyeliğin yaz öncesinde tamamlanması için güçlü çaba göstereceklerini” belirterek “Bunun gerçekten de çok önemli olduğunu düşünüyorum” dedi. Austin İsveçli mevkidaşına hitaben “Siz mükemmel bir partnersiniz. Çok kısa zaman içinde sizi müttefikimiz olarak adlandırabilmeyi heyecanla bekliyoruz” ifadelerini kullandı.

ABD’li Bakan, “Müttefiklerimiz Türkiye ve Macaristan’ı da İsveç’in üyeliğini bir an önce onaylamaları için teşvik ediyoruz” diye konuştu.

ABD Savunma Bakanı’nın ziyareti İsveç’in yaklaşık 30 yıl aradan sonra gerçekleştirdiği en büyük askeri tatbikat olan Aurora 23’e denk geldi. 17 Nisan’da başlayan tatbikata yaklaşık 700 ABD deniz piyadesinin yanı sıra İngiltere, Finlandiya, Polonya, Norveç, Estonya, Letonya, Litvanya, Ukrayna, Danimarka, Avusturya, Almanya ve Fransa’dan yaklaşık 26 bin asker katılıyor. Tatbikat 11 Mayıs’a kadar sürecek.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

Macaristan’da Parlamento, Finlandiya’nın NATO Üyeliğini Onayladı

Macaristan parlamentosu Finlandiya’nın NATO’ya (Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü) katılım protokolünü onayladı. Finlandiya’nın üyeliğine meclis onayı vermemiş tek NATO ülkesi Türkiye kaldı.

Finlandiya’nın NATO üyeliği TBMM Dışişleri Komisyonu’nda kabul edildi ancak düzenleme henüz TBMM Genel Kurulu’nda görüşülmedi.

Macaristan parlamentosunda yapılan oylamada 182 milletvekili lehte, altı milletvekili aleyhte oy kullandı. Oylamada hiç bir milletvekili çekimser oy kullanmadı.

İsveç’in NATO’ya katılım protokolü de Macaristan parlamentosunda görüşüldü ancak oylama henüz gündeme alınmadı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Finlandiya’nın başvurusuna yönelik Meclis’te onay sürecinin başlatılacağını açıklamış, İsveç’in ise terörle mücadelede henüz yeterli adımları atmadığı sinyalini vermişti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Macaristan’ın sağ popülist başbakanı Viktor Orban daha önce yaptığı açıklamalarda, iki İskandinav ülkesinin NATO’ya kabul edilmesinden yana olduğunu dile getirmiş ancak çeşitli gerekçelerle meclisteki onay süreci defalarca ertelenmişti.

Viktor Orban, İsveçli ve Finlandiyalı politikacıların ve iki ülke medyasının Macaristan’ı hukukun üstünlüğü alanındaki eksiklikler ve yolsuzluklar gerekçesiyle “haksız yere eleştirdiğini” öne sürmüştü.

İsveç ve Finlandiya geçen yıl, uzun süredir sürdürdükleri askeri tarafsızlık ilkesini, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali nedeniyle sona erdirerek, NATO’ya üyelik başvurusunda bulunma kararı almıştı. Yeni üye kabulu 30 üye ülkenin tamamının onaylamasıyla mümkün oluyor.

Paylaşın

NATO Üyeliği: Türkiye İle İsveç Mart Ortasında Görüşmelere Başlayacak

İsveç Başbakanı Ulf Kristersson, devlet televizyonu SVT’ye yaptığı açıklamada, Türkiye ile NATO üyeliği konusunda ocak ayında askıya alınan görüşmelerin mart ayı ortalarında yeniden başlayacağını söyledi.

İsveç Başbakanı Kristersson “Bir tarih belirlenmiş durumda, bu bir sır değil ama onaylanmasını bekliyoruz,” ifadelerini kullandı.

İsveç ve Finlandiya, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrası askeri tarafsızlık politikasını terk ederek Mayıs ayında NATO üyeliği için başvurmuş, ancak Türkiye’nin vetosuyla karşılaşmıştı.

Türkiye, özellikle İsveç’in terörle mücadelede yeterince iş birliği yapmadığını savunuyor. Türkiye, İsveç ve Finlandiya arasında geçen yıl Haziran ayında Madrid’de düzenlenen NATO zirvesi çerçevesinde bir üçlü mutabakat metnine imza atılmış, iki ülke Türkiye’nin taleplerini yerine getirme taahhüdünde bulunmuştu.

Ancak İsveç’in başkenti Stockholm’de aşırı sağcı bir politikacının Türk Büyükelçiliği yakınında Kur’an yakma eylemi düzenlemesine İsveç makamlarınca izin verilmesi gerginliği artırmış ve Türkiye görüşmeleri askıya almıştı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, şubat ayı başında sadece Finlandiya’nın üyeliğinin onaylanabileceğini ifade etmişti. Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu da askıya alınan görüşmelerin yakında başlayacağını duyurmuştu.

Konu, Türkiye Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun Pazartesi günü Türkiye’yi ziyaret eden ABD’li mevkidaşı Antony Blinken ile yaptığı görüşmede de gündeme gelmişti.

İki İskandinav ülkesinin başvurusu, NATO üyesi 30 ülkenin tamamı tarafından oybirliğiyle kabul edilmesi gerekiyor. Şu ana kadar Türkiye ve Macaristan dışında bütün ülkeler başvuruyu onayladı.

Öte yandan Macaristan, İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya üyeliğini mart ayı başında parlamentoda oylayacak.

Parlamentonun internet sitesinde, konunun önümüzdeki hafta mecliste tartışılacağı ve 6-9 Mart tarihleri arasında her iki ülke için ayrı ayrı oylama yapılacağı belirtildi.

Macar muhalefeti daha önce görüşülmesi ertelenen konuyla ilgili Viktor Orban hükümetini eleştiriyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile “ilişkileri koruyan” Başbakan Orban, savaşta Kiev’e silah göndermeyi reddediyor; acil ateşkes ve barış görüşmeleri çağrısında bulunuyor.

“Tutumumuz net”

Budapeşte yönetimi, Finlandiya ve İsveç’in Atlantik ittifakına katılma başvurularına “hiçbir itirazı olmadığını” dile getiriyor.

Dışişleri Bakanı Peter Szijjarto, ocak ayı sonunda “Tutumumuz net. NATO’nun genişlemesini destekliyoruz ve Şubat ayında parlamento tekrar toplandığında konu gündeme gelecek, hızlı bir şekilde çözüme kavuşturacağız” demişti.

Paylaşın

Demirtaş’tan Dikkat Çeken ‘Macaristan Seçimleri’ Yorumu

Edirne F Tip Cezaevi’nde 5 yılı aşkın süredir tutuklu bulunan eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Macaristan’daki genel seçimde, 6 muhalefet partisinin oluşturduğu seçim ittifakının iktidarda bulunan Viktor Orban’ı yenememesi üzerinde Türkiye’deki muhalefet ve iktidar dinamiklerinin yorumlanmasıyla ilgili olarak yorum yaptı.

Haber Merkezi / Avukatları aracılığıyla kullandığı sosyal medya hesabından paylaşım yapan Selahattin Demirtaş, “Birçok kişi Macaristan seçimlerini yorumladı, tamamı da eksik yorumladı. Herkesin atladığı ya da görmek istemediği şu ki, Macaristan’da HDP yok” dedi.

Macaristan’daki genel seçimi Viktor Orban kazandı

Macaristan’da dün yapılan genel seçimlerinde 12 yıldır kesintisiz iktidarda bulunan Viktor Orban liderliğindeki Fidesz (Macar Yurttaş Birliği) ve Hristiyan Demokratik Halk Partisi (KDNP) koalisyonu kazandı.

Fidesz – Hristiyan Demokrat ittifakı 199 sandalyeli parlamentoda 135 milletvekili kazanarak, şimdiye kadar sahip olduğu üçte ikilik parlamento çoğunluğunu korumayı da başardı. Altı muhalefet partisinin oluşturduğu muhalefet ittifakı ise seçmenden beklenen desteği göremedi.

Demokratik Koalisyonu (DK), Jobbik, Momentum, Macaristan Sosyalist Partisi (MSZP), Macaristan Yeşiller Partisi (LMP) ve Macaristan için Diyalog Partisi’nin (PM) oluşturduğu çatı oluşumu “Macaristan için Birlik” oyların yüzde 35’ini, aşırı sağcı Bizim Ülkemiz (Mi Hazank) ise oyların yüzde 6’sını alarak mecliste temsil hakkı kazanıyor.

Beklentilerin üzerinde oy alan aşırı sağcı Bizim Ülkemiz (Mi Hazank) de oyların yüzde 6’sını alarak yüzde 5’lik seçim barajını geçip ilk kez parlamentoya girdi. Seçime katılanların oranı ise yüzde 68’in üzerine çıkarak 2018’de yapılan bir önceki genel seçimdeki rekor katılıma yaklaştı.

Kamuoyu araştırma şirketlerinin seçim araştırmaları, seçim öncesi gerçekleştirilen son yoklamalarda iktidar partisinin birkaç puan avantaja sahip olduğuna işaret ediyordu, ancak Viktor Orban’ın seçimleri bu kadar büyük bir farkla kazanabileceği beklenmiyordu.

Halk, referandum için de oy kullandı

Seçmenler ayrıca, muhalefet tarafından “homofobik yasa”, hükümet tarafından ise “çocukları koruma yasası” olarak nitelendirilen ve birçok Avrupa Birliği (AB) ülkesinin sert tepki gösterdiği, 18 yaşından küçükleri eş cinselliğe ve cinsiyet değişikliğine “teşvik etmeyi” yasaklayan yasal düzenlemeye ilişkin referandumda oy kullandı.

Yapılan kamuoyu araştırmalarına göre, muhalefetin çağrısı üzerine halk oylamasında birçok kişinin geçersiz oy kullanacağı ve bu yüzden oylamanın yüzde 50’nin altında kalarak referandumun geçersiz olacağı öngörülüyor.

“Ay’dan bile görülebilecek büyüklükte bir zafer kazandık”

Viktor Orban kesinleşen seçim zaferinin ardından başkent Budapeşte’de verdiği ilk demecinde, “Öyle büyük bir zafer kazandık ki Ay’dan bile bakıldığında görülebilir. Ve tabii ki Brüksel’den de” ifadelerini kullandı.

Mutluluğunu saklamayan başbakan, “Sanırım bu akşamki kadar güçlü hiç olmamıştık. 2010, 2014 ve 2018’de kazandık. Ve bu yıl muhalefet bize karşı birlik oldu. Aslında zaferimiz şu demek: Muhalefetin tüm çabalarına rağmen Macar halkı her zaman kalbi ile oy kullanacak” cümleleri ile zafer konuşmasını gerçekleştirdi.

Uluslararası kişi ve kurumları da eleştiren başbakan, Macaristan karşıtı gördüğü bu organların kendilerini yenmek için harcadığı her kuruşun “pencereden atıldığını” söyledi. “Bize karşı olan tüm bu güçlerle savaşmalıyız” diyen Orban bu güçleri, Brüksel, medya organları ve Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy olarak sıraladı.

“Eşit şartlarda yarışmadık”

Muhalefetin ortak başbakan adayı Peter Marki-Zay ise yenilgiyi kabul ederek “Üzüntümü ve hayal kırıklığımı saklamayacağım” ifadesini kullandı.

Orban’ı “nefret ve yalanlarla” dolu bir seçim kampanyası yürütmekle suçlayan muhafazakâr siyasetçi, muhalefetin “elinden geleni yaptığını” ancak “eşit olmayan” şartlarda mücadele ettiklerini, iktidar karşıtı politikacıların devlete ait medya organlarına çıkarılmadığını belirtti.

Macaristan’da, muhalefet partileri ilk kez böyle bir ittifakla seçime gitti. Orban’ı yenme ihtimallerini artırmak için aynı çatı altında seçime giden partiler arasında sol, yeşil, liberal ve sağ muhafazakâr partiler bulunuyordu.

Paylaşın