İsmet Kemal Karadayı Kimdir? Hayatı, Eserleri

5 Haziran 1927 yılında Tunceli’nin Pülümür ilçesinde dünyaya gelen İsmet Kemal Karadayı, 29 Temmuz 2006 tarihinde İstanbul’da vefat etmiştir. Annesi Rahime Hanım, babası S. Sabri Bey’dir. Erzurum Lisesi (1947) ve Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olmuştur.

Haber Merkezi / Yüksek lisansını “Atatürk İlkeleri ve Hukuk Devrimi” başlıklı teziyle bitirmiştir. Anadolu’nun çeşitli yerlerinde ve İstanbul’da cumhuriyet savcısı olarak görev yapmıştır. 1981 yılında emekli olmuştur. Bir süre İstanbul’da avukatlık yapmıştır. Mübeccel İzmirli ile Ocak 1963’ten Mart 1964’e kadar 15 sayı olarak Otağ dergisini çıkarmıştır. TYS, PEN Yazarlar Derneği, Edebiyatçılar Derneği, Dil Derneği, İnsan Hakları Derneği ve Çağdaş Hukukçular Derneği üyeliği yapmıştır.

İlk yazısı “Faydalı İnsan” 1947’de Yeni Erzincan gazetesinde çıkmıştır. Eserlerini Yeni Ufuklar, Forum, Yansıma, Yazko Edebiyat, Türk Dili, May, Oluşum, Somut ve Gösteri dergileri ile Akşam, Yeni Tanin, Yeni Ortam, Politika ve Cumhuriyet gazetelerinde yayımlamıştır. 1992 yılında İsveç’te düzenlenen bir makale yarışmasında üçüncülük ödülünü kazanmıştır. 1999 yılında ise Edebiyatçılar Derneği tarafından kendisine Altın Madalya ve Onur Ödülü verilmiştir.

Yazdığı bazı eserlerde İsmet Kemal ve Hatice Cemal isimlerini de kullanan İsmet Kemal Karadayı; şiir, hikâye, deneme, eleştiri, hatıra türlerinde eser vermiş çok yönü bir sanatçıdır. Karadayı şiirlerinde genellikle aşk, toplumsal adaletsizlik, özgürlük, barış ve mazi temalarını işler. Sınıfsal ayrımlara, savaşa, eşitsizliğe karşı çıkan şair, insan olmanın gereklilikleri ve insanı çözümleme üzerine yoğunlaşır. Eleştiri, şiirlerinde önemli bir yer tutar. Şiirlerinde atasözü ve deyimlerden sıklıkla faydalanan Karadayı, çoğunlukla serbest tarzda şiirler kaleme almıştır.

Deneme ve hatıralarında Anadolu’nun çeşitli yerlerinde görev yaptığı sırada başından geçen ilginç olayları, güncel siyasi ve sosyal konuları, hukuk ve Atatürkçülük üzerine düşüncüleri ele alan yazar, bu eserlerinde samimi ve içten bir üslup anlayışı benimser.

İsmet Kemal Karadayı’nın hikâyeleri, şiirleriyle konu bakımından benzerlik gösterir. İnsanın farklı kurgularla çok yönlü olarak ele alındığı hikâyeler yazarın kendi hayatından belli ölçülerde izler taşır. Diğer türlerle kıyaslandığında hikâye türünde az sayıda eser veren yazarın Ortaköy’de Zaman kitabında “Bir Eski İstanbul Öyküsü: Dilek Tepesi”, “Ortaköy’de Zaman”, “Kimi Aykırılıklar”, “Aykırı Kimlikler”, “Kekova’lı Bahriye (Keko)”, “Yazlık Ayakkabılar”, “Kundu’da Bir Anadolu’lu”, “Ceylan”, “Kadının Elleri Tomur Tomurdu”, “Müren” başlıklı on hikâye yer alır. Günlük yaşamdan manzaraları farklı bir dikkatle izleyip kurgulayan Karadayı’nın hikâyelerinde gerçekçilik önemli bir yer tutar. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Paylaşın

İsmail Uyaroğlu Kimdir? Hayatı, Eserleri

1948 yılında Balıkesir’de dünyaya gelen İsmail Uyaroğlu, İstanbul Eğitim Enstitüsü Türkçe Bölümü’nü bitirdi. Kahramanmaraş, Malatya, Kars ve İstanbul’da edebiyat öğretmenliği yaptı. Öğretmenlikten ayrıldıktan sonra bir süre düzeltmenlik yaptı.

Haber Merkezi / Yayınevleri ve reklam şirketleriyle, Cumhuriyet gazetesi ve Yazko’da çalıştı. Halen bir reklam şirketinde metin yazarlığı yapıyor. 1960 sonrası toplumcu şiirin ikinci kuşak şairleri arasında yer alan Uyaroğlu önceleri İkinci Yeni akımının etkisinde kaldı.

İlk kitabında yalınkat, yeterince işlenmemiş, devrimci, slogancı şiirler dikkat çekti. Sonraki yıllarda toplumsal gerçekçiliğe yöneldi. Biçim ve öz dengisine özen göstererek kendine özgü bir anlatım kurdu. Yalınlık, duruluk, lirizm, özlülük, uyak kullanmaya eğilim, uyaklar yardımıyla yaratılmak istenen şaşırtmacalı bir söyleyiş bu anlatımın temel özellikleri olarak sıralanabilir.

Şiirleri Gösteri, Militan, Milliyet Sanat, Sanat Emeği, Yansıma, Yazko,Yeni a, Yordam gibi dergilerde yayınlandı. Çocuk şiirleri de yazan Uyaroğlu, şiirin yanı sıra oyun, öykü ve romanlar da yazdı.

Eserleri;

Şiir:

Gül Sağnağı (1976, çocuklar için şiirler)
Çocuk ve Şiir (1977, çocuklar için şiirler)
Aşktan ve Umuttan Aldım Rengimi (1978, çocuklar için şiirler)
Yakında (1980)
Hayatı Karşılayan Şiirler (1981)
Şiir Kitabı (1982)
Bir Demet Diken (1983)
5+2’ler (1984)
Ve Aşk (1985)
Ateşin İçinden (1985, toplu şiirler)
En Eski Yalnızlığımdır Aşk Benim (1987)
Şiir Ölümcül Yolculuğun Senin (1987)

Oyun; Leş (1977)

Öykü; Koku (1979)

Roman; Bir Liranın İki Günü (1978)

Ödülleri;

1974 Milliyet Sanat Dergisi En Başarı Genç Şair ödülü (4 şairle birlikte)
1977 Antalya Uluslararası Sanat Festivali Birincilik Ödülü Leş oyunu ile
1978 Türk Dil Kurumu Çocuk Yazını Ödülü, Çocuk ve Şiir ile
1978-1979 Yunus Nadi Armağanı En Güzel Çocuk Romanı, Bir Liranın İki Günü ile
1979 Yakacık Sanat Şenliği Birincilik Ödülü, Koku ile
1981 Yazko Şiir Büyük Ödülü, Hayatı Karşılayan Şiirler ile
2008 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü

Paylaşın

İsmail Cem Doğru Kimdir? Hayatı, Eserleri

1976  yılında Hatay’ın Samandağ ilçesinde dünyaya gelen İsmail Cem Doğru, ilk ve ortaöğrenimini Hatay’da tamamladı. 1998 yılında Marmara Üniversitesi Teknik Eğitim Fakültesinden, 2012 yılında Sofya Teknik Üniversitesi Elektrik Mühendisliği Bölümünden mezun oldu.

Haber Merkezi / Elektrik mühendisi olarak çalışmaktadır. Mesleğinin yanı sıra yayıncılık üzerine de çalışmaktadır. Aksi Sanat portalı ve dergisinin kurucusudur. İstanbul’un Kağıthane ilçesinde yaşamını sürdürmektedir. İlk şiiri 1993 yılında Samandağ gazetesinde yayımlandı. Uzun süre geleneksel ve toplumcu şiir çizgisinde yazdı. Çizgisine uygun gördüğü gazete ve dergilerde şiirlerini yayımlattı. 2002 yılından itibaren değişen şiir anlayışının da etkisiyle farklı alanlarda görünmeye başladı.

Şiirleriyle önceleri Berfin Bahar, Şair Çıkmazı, Yolcu, Patika gibi dergilerde, sonraları da Varlık, Yasakmeyve, Mühür, Akatalpa, Karakalem gibi dergilerde de yayımlandı. Ayrıca Hayal, Radikal Kitap ve Cumhuriyet Kitap’ta inceleme yazıları yazdı. 2003 yılında İm Sanat Kültür ve Edebiyat Derneğine üye oldu. 2007 yılından 2009 yılına kadar bu derneğin başkanlığını yaptı.

Dernek bünyesinde çeşitli kitaplar yayımlandı. 2004 yılında Varlık Yayınları’nın “Cep Kitapları” dizisinden yayımlanan Antoloji Şairleri Seçkisi isimli bir antoloji hazırladı. Bu kitap, o dönem edebiyat dünyasının yeni tanıştığı internet yayıncılığında mevcut durumu ortaya koyan bir çalışma olduğu kadar o gün henüz adı konmayan sosyal medya, popüler kültür ve edebiyat arasında köprü oluşturabilecek bazı çalışmaların başlangıcı olarak görülebilir.

2005 yılında Rıfat Ilgaz Şiir Yarışmasında başarı ödülü aldı. Çeşitli radyolarda edebiyat programları yaptı. 2007 yılında arkadaşları ile beraber Kuşak Edebiyat dergisini çıkarmaya başladı. Birkaç sayı çıkardıktan sonra yayımlamayı bıraktı. 2013 yılında aynı isimle yeniden bu dergiyi yayımlamaya başladı. 2013 yılında Çukurova Sanat Günleri kapsamında Türkiye Yazarlar Sendikası Antakya Temsilciliği ile tanıştı. Burada tanıştığı Antakyalı şairlerle etkinlikler düzenlemeye başladı.

Aynı ekiple birlikte Amanos Edebiyat dergisini çıkarmaya başladı. 2016 yılında Mühür Yayınları tarafından ilk şiir kitabı Ara, 2017 yılında İndie Yayınları tarafından da Orhan Veli Unutabilmek Maviler İçinde adlı inceleme kitabı yayımlandı. “www.aksisanat.com” uzantısı ile internet üzerinden yürttüğü bir edebiyat portalı bulunmaktadır. Portalda çeşitli edebiyat ve sanat haberleri yapılmaktadır. Bu haberlerin yanı sıra birçok şair ve yazarın yazıları da bu platformda yayımlanmaktadır.

Paylaşın

İskender Savaşır Kimdir? Hayatı, Eserleri

1955 yılında Ankara’da dünyaya gelen İskender Savaşır, 17 Haziran 2018 yılında İstanbul’da hayatını kaybetti. Hacettepe ve California Üniversitesi’nde psikoloji, Kansas Üniversitesi’nde dilbilim eğitimi gördü.

Haber Merkezi / İlk şiirleri 1978 yılında Oluşum ve Türkiye Yazıları dergilerinde yayımlandı. Daha sonra yayın yönetiminde de yer aldığı Toplum ve Bilim, Zemin, Defter ve McWorld dergilerinde yazı ve şiirleri yayımlandı.

1979 yılında Kaliforniya Üniversitesi- Berkeley’de doktora çalışmalarına başladı. 1984 yılında Türkiye’ye kesin dönüş yaptı. İletişim Yayınları’nın çıkardığı Bilgisayar Ansiklopedisi’nin yayın yönetmenliğini yaptı; 1984-85 yıllarında Zemin-Aylık Sosyalist Dergi’nin yayın kurulunda yer aldı.

1986-87 yılında Marmara Üniversitesi İngiliz Dili Eğitimi Bölümü’nde “İngiliz Dili Tarihi” ve “İngiliz Edebiyatı Tarihi” dersleri verdi. 1987 yılında varlığını 2000 yılına kadar sürdürecek olan Defter dergisinin kuruluşuna katıldı; yayın kapanana kadar yazar ve yayın kurulu üyesi olarak kadroda yer aldı.

Yine 1987 yılında kuruluşuna Aziz Nesin’in öncellik ettiği Bilar’nın İstanbul Şubesi’nin yönetimine katıldı; 1993’e kadar yönetimde yer almaya ve her dönem yeni dersler vermeye devam etti. 1988-1990 yılları arasında İletişim Yayınları tarafından çıkarılan Sosyalim ve Toplumsal Mücadeleler Ansiklopedisi’nde Yayın Koordinatörlüğü yaptı.

2000-2001 yılları arasında Ero Cinsel Yaşam Ansiklopedisi’nde Yayın Yönetmenliği yaptı. 2007-2011 yılları arasında Bilgi Üniversitesi’nin Psikoloji Bölümü kadrosuna “Psikolojiye Giriş” derslerini yeniden düzenlemek ve vermek üzere katıldı.

2011-2014 yılları arasında yine Bilgi Üniversitesi’nin bu kez Mimarlık Fakültesi’nde “Medeniyet Tarihi, “Güzelliğin Tarihi” ve “Katedraller” üzerinde dersler verdi. 2012 itibariyle bir sosyal sorumluluk ve yayın faaliyeti olarak başlayan Dalgın Sular projesini başlattı. Dalgın Sular’da içgörüye dayalı dinamik psikoterapi ile ifade biçimleri kazandırmaya yönelik sanat terapilerinin perspektiflerini kaynaştırmaya çalıştı.

2012’de İskender Savaşır Moira Psikolojik Danışmanlık ve Eğitim-Adapazarı’nın bünyesine katıldı. 2015’e kadar kişisel bürosu olarak da kullandığı Dalgın Sular’ın İstanbul’daki bürosu ise bu tarihten beri Filika Psikolojik Danışmanlık’la birlikte yönetti.

Eserleri;

Masaldan Sonra (1992)
Tutku 2000 (1995)
Kelimelerin Ana Yurdu ve Tarihi (2000)
Modernliğin Vicdanı (2007)
Benedict Anderson’ın “Hayali Cemaatler” (Çeviri)

Paylaşın

İrfan Yıldız Kimdir? Hayatı, Eserleri

18 Temmuz 1967 yılında Ordu’nun Ünye ilçesinde dünyaya gelen İrfan Yıldız, nüfus kaydına göre doğum tarihi 1 Şubat 1970’tir (Yalçın 2010: 1132). Sırasıyla; Cevizlidere İlkokulu, Ünye Merkez Ortaokulu ve Ünye Lisesinde okudu. 1990’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesini bitirdi.

Haber Merkezi / Mezun olduktan sonra bir süre İstanbul’da serbest avukat olarak çalıştı ve daha sonra Ünye Barosuna geçti. Ünye Lisesindeyken arkadaşlarıyla birlikte İlkkez adlı bir okul gazetesi ve daha sonraki yıllarda Uzak adlı bir şiir dergisi çıkardı. Göçebe dergisinin kurucularından olan sanatçı, Düşler dergisinin yayın yönetmenliğini yaptı. Politika ve edebiyatla ilgilenen şair uzun yıllar bu sahalarda İrfan Yıldız adını kullandıktan sonra mahkeme kararıyla ailesinin lakabı olan “Beşlioğulları”nı soyisim olarak aldı ve dönüştürerek “Beşlioğlu” şeklinde kullanmaya başladı.

Resmî işlerinde ve bölgesel çevrede “İrfan Yıldız Beşlioğlu” adını kullanmaktadır. Türkiye Yazarlar Sendikası, Türkiye PEN ve Ünye ADD kurucu üyesidir. Evli ve bir çocuk babası olan Yıldız, 1992 yılından beri Ünye’de serbest avukat olarak mesleğini ve yazı çalışmalarını sürdürmektedir.

İrfan Yıldız, yazı hayatına şiirle başlamıştır. İlk şiiri Ünye Lisesinde okurken arkadaşlarıyla beraber çıkardığı İlkkez adlı okul gazetesinde yayımlanmıştır. İlerleyen zamanlarda kaleme aldığı şiir ve yazıları; Çağrı, Fanatik, İkindi Yazıları, İblis, Hürriyet Gösteri, Güzel Yazılar, Sonra Edebiyat, Düşler, Broy, Genç Hukukçular, Akatalpa, Duygu Çağı, Cumhuriyet Pazar, Canik, Kuzey Noktası, Gediz, Kertenkele, Türk Dili, Sonsuzluk ve Bir Gün, Ada, Mor Taka, A Atika, Edebiyat ve Eleştiri, Islık, Şiir Ok’u, Sincan İstasyonu, Eliz, Kıyı, Göçebe, Kaçak, Haşhaşî, Dize ve Felsefe-Yazın gibi birçok süreli yayında ve seçkide yer almıştır. Yıldız ayrıca; Beyaz, Karadeniz Gözlem, Şirin Ünye, Karadeniz Postası, İpekyolu, Canik, Ünye-Kent ve Gazeteokuyorum gibi yerel ve bölgesel gazetelerde köşe yazarlığının yanı sıra yaptığı araştırmaları yayımlanmıştır.

Sanatçıya yakın edebiyat çevresinde; “Göçebe Şairi, 90 Kuşağı Şairi, Organik Şair, Aradakilerden, Yeni Memleketçi Şair” ve “Rüzgârın Fili” gibi adlar verilmiştir. Şiirlerinde kendi kurduğu bir evren hâkimdir. Metin Celâl’e göre şair bu evrende nerede ve nasıl durması gerektiğini anlamaya çalışır. Daima, binip gitmeye hazır bir atlı gibidir (Celal, 1997:12). Diğer yandan çocukluk anıları, memleket, kendi doğası, deniz yaşamı ve insanın varoluşu gibi tema ve izleklerle sıkça karşılaşılmaktadır. “İkinci Yeni ile 1980 kuşağının kapalı şiir anlayışını benimseyen Yıldız, bilhassa Hilmi Yavuz, Tuğrul Tanyol, ve Adnan Özer’in tesirinde kalır. Ama en çok Oktay Rıfat’tan etkilenir. Şiirlerindeki kapalılık, onun arzuladığı coşku ve heyecana ulaşmasını engeller. Ancak yılmadan söylemeye devam eder. Nihayet “Çiçek Tozu Günleri”nde amacına ulaşır.

Eserde, “Rüzgârın Fili Yakınımdır”dan daha rahat ve lirik bir söyleyiş hâkimdir. Detayda insanın kaynaşmasının ve iç hesaplaşmasının izleri görülür.” (Celâl, 1996:17, akt. Okumuş 2017). Sanatçı bir yandan şiirle ilgilenirken diğer yandan arkadaşlarıyla birlikte antolojiler hazırlamış ve Ünye’de süreli yayınların çıkarılmasına öncülük etmiştir. Küpçük, Sonsuzluk ve Bir Gün dergisindeki yazısında “Göçebe ve Düşler gibi dergiciliğimiz adına önemli yerlere sahip dergilerin çıkışında yer alan ve ilk ürünlerini Fanatik, İkindiYazıları, Broy adlı dergilerde yayımlayan şair İrfan Yıldız, uzun bir aradan sonra üçüncü şiir kitabı Eğri Denizler, Mermer Avlular’ı (Uzaktan Dizeler Yay. İstanbul Haziran 2005) okuyucusuna sundu.

İkinci şiir kitabı Çiçek Tozu Günleri (Göçebe Şiir Kitapları, İstanbul, 1996.) ile bu yeni kitap arasında 9 yıllık bir boşluk gözükse de bu zaman aralığında hem Uzak Şiir Seçkisi’ni tek başına yayımlayarak ve hem de Varlık, Edebiyat ve Eleştiri Hürriyet Gözteri, Kaçak Yolcu, E gibi dergilerde ürünlerini dolaşıma sokarak şiir ile organik bağını kesmeyen bir duruş ortaya koydu.” (Küpçük 2005: 67) cümleleriyle İrfan Yıldız’ın dergicilik serüvenini ve bazı şiir kitaplarını genel olarak değerlendirmiştir. Hayatı boyunca şiirle bağını koparmayan Yıldız bunların dışında Ordu şairleri üzerine araştırmalar yapmış ve hazırladığı biyografileri Modern Ordu Şairleri (2011) adıyla kitaplaştırmıştır.

Paylaşın

İsmail Safa Kimdir? Hayatı, Eserleri

21 Mart 1867 yılında Mekke’de dünyaya gelen İsmail Safa, 24 Mart 1901 yılında Sivas’ta hayatını kaybetti. Yazar Peyami Safa’nın babasıdır. Altı yaşında annesini, on bir yaşında babasını kaybetti. Darüşşafaka’da Öğrenim gördü.

Haber Merkezi / Evkaf Nezareti’nde ve İstanbul Telgrafhanesi memurluk yaptı. Mekteb-i İdâdî-i Mülkî’ye edebiyat öğretmeni atandı. Verem hastalığına yakalandı ve bir süreliğine Midilli’ye yerleşti. İstanbul’a dönüşünde hastalığının iyileştiği düşüncesindeydi. Abdülhamid baskısına karşı cephe aldı. Sivas’a sürgün edildi. Hastalığı yineleyen Sefa,

Bazı şiirlerini “Kâmil” takma adıyla yayımlayan İsmail Safa’nın Recaizâde Ekrem ve Abdulhak Hamid’in ufkunu açtığı söylenir. Şiirleri kadar eleştiri yazılarıyla da ünlendi. Dönemin usta yazarları ona “şair-i mâderzad” (anadan doğma şair) ünvanı verdi.

Edebiyat çevreleri İsmail Safâ’nın şiirlerinin hem eski şiirin hem de yeni şiirin özelliklerini taşıdığı noktasında hemfikirdirler. Bu dönemdeki eski-yeni tartışmaları içinde çok fazla yer almasa da her iki tarafı da menün edecek bir çizgide yürümüştür.

Zevk ve anlayış bakımından yeni çizgisinde yürüyen şair dil, şekil ve ölçü bakımından eski yolda ilerlemiştir. Şiirlerinde çok sevdiği insanları veremden kaybetmesinin de etkisiyle lirizm ve marazi duygular ağırlıktadır. Muallim Nâci, İsmail Safâ için şair-i mader-zâd (anadan doğma şair) diyerek onu övmüştür.

Eserleri;

Şiir;

Sünühat (1889)
Huz mâ Safâ (1891)
Mağdûre-i Sevdâ (1891)
Mevlid-i Peder-i Ziyâret (1895)
Mensiyyât (1896)
Hissiyât (Ölümünden sonra, 1912)
İntâk-ı Hakk’ın Tahmisi (Ölümünden sonra, 1912)

Edebi eleştiri kitapları; Mülâhazat-ı Euıodebiyye (1897)

Çeviri kitabı; Vehâmetli Sevdâlar (Kardeşi Ahmed Vefa ile birlikte, Emmanuel Gonzales’ten çeviri)

Paylaşın

İrfan Yalçın Kimdir? Hayatı, Eserleri

23 Nisan 1934 yılında Zonguldak’ta dünyaya gelen İrfan Yalçın, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Fransız Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi (1960). Kozan, Çarşamba ve Zonguldak’ta altı yıla yakın Fransızca öğretmenliği yaptı.

Haber Merkezi / 1973’te Zonguldak’taki öğretmenliğinden ayrılıp İstanbul’a geldi ve 1985’e kadar kitabevi işletti. Z Yayınları’nı kurup yönetti. Soyut, Varlık, Türk Dili, Gelecek, Yeni Adımlar, Doğrultu gibi dergilerde şiir, öykü ve eleştiri yazıları yayımlandı.

1965’te yazdığı “İnce Memed” başlıklı eleştiri yazısıyla, Yeni Dergi eleştiri yarışmasında ikincilik ödülünü; 1977’de Milliyet Roman Yarışmasında Fareyi Öldürmek romanıyla mansiyon ödülünü; 1980’de Ölümün Ağzı ile TDK Roman Ödülünü ve 2009’da Yorgun Sevda ile Cevdet Kudret Roman Ödülünü aldı.

Sanatçının Genelevde Yas romanı, 1985’te Sinan Çetin tarafından 14 Numara adıyla; Fareyi Öldürmek adlı romanı ise Aydın Sayman tarafından 2015’te İçimdeki İnsan adıyla sinemaya uyarlandı.

Sanatçının ilk romanı, Milliyet gazetesinin roman yarışmasında ikinciliği kazanan, kendisinin ”düşkünleşmiş bir küçük burjuvanın romanı” olarak tanımladığı Pansiyon Huzur’dur (1975). Roman, ailesini Zonguldak’ta bırakarak İstanbul’a gelen yazarın, bir yıl kadar kaldığı Beyoğlu’ndaki bir pansiyondan izler taşır.

Bu pansiyondaki farklı sosyokültürel yapılardan insanlar roman kahramanı olarak esere dahil olur. Daha sonraki eserlerinde de ilk romanındaki çevre ve kişileri tercih eden yazar, eserlerinde sıradan insanların sıradan hayatlarının ayrıntılarına yoğunlaşmıştır.

Tiyatro, eleştiri ve şiir türlerinde eserler de kaleme alan yazar, onu yazmaya iten duygunun varoluşun gizemi olduğunu belirtir. Yazmanın metafizik bir yanı olduğuna inanır. Ona göre roman, bireyden ve bireyin bozulmuş dünyasından yola çıkarak toplumu ve o toplumun insanını bütün boyutlarıyla yansıtmaya çalışır. (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Paylaşın

İnci Asena Kimdir? Hayatı, Eserleri

1 Nisan 1948 yılında İstanbul’da dünyaya gelen İnci Asena’nın babası tüccar Muhtar Asena, annesi Nihal Öndersev, ablası ise gazeteci/yazar Duygu Asena’dır. Atatürk’ün yaveri, milletvekili Ali Şevket Öndersev dedesi; milletvekili Vahit Asena amcasıdır. Gazeteci/yazar Halit Çapın ve Adam Yayıncılık’ın kurucusu reklamcı/yazar Nazar Büyüm eski eşleridir.

Haber Merkezi / Şair, 1964’te Kadıköy Özel Kız Koleji’ni bitirdi. Bir süre İÜEF İngiliz Filolojisine devam etti. 1966’da, vefat eden teyzesi Aylin Öndersev’in adını müstear olarak kullanıp katıldığı güzellik yarışmasında Türkiye Güzeli seçildi. Duygu Asena, verdiği bir röportajda kardeşinin babasından kurtulmak için yarışmaya girdiğini söyler. Çünkü Milliyet gazetesi birinci gelen kişiye Londra’da okul bursu verecektir.

İnci Asena yarışmada birinci oldu, eğitim bursunu da kazandı; fakat o dönemde Milliyet gazetesinin en ünlü yazarlarından biri olan Halit Çapın’ın röportaja gelmesi Asena’nın bütün planlarını değiştirdi. Halit Çapın’la birbirlerini sevip evlendiler ve 1968’de kızları Berfu doğdu. Yeni bir hayat, düzen derken yazar Londra’da kazandığı bursa gidemedi. İnci Asena’nın Halit Çapın’la evliliği 1972’de bitti.

İnci Asena, 1972-73 yıllarında Milliyet Yayınları için İngilizceden roman çevirileri yaptı. İkinci evliliğini Nazar Büyüm’le yaptı. Ajans Ada’nın kurucusu Nazar Bey, daha sonra kurduğu Adam Yayıncılık’ın yöneticiliğine ve yazı işleri müdürlüğüne 1981’de İnci Asena’yı getirdi. Yazar, Aralık 1985’te Adam Sanat; 1995’te Adam Öykü dergilerini kurdu. 2000’li yılların başına kadar Adam Yayıncılık’ta yöneticilik görevini sürdürdü. Hâlen İstanbul’da yaşayan yazar, PEN Yazarlar Derneği üyesidir. Seçilmiş şiirlerinden oluşan kitabı Ermenice, Gürcüce ve Litvanca dillerinde yayımlandı.

Eserleri;

Şiir:

Tramvay Döşeriz Ay Döşeriz (1993)
Çıplak Bakamıyorum (1996)
Üç Gün Paris (1998)
Amsterdam’dan (1999)
Tutamadığım Sözler (1999).

Araştırma: Yirminci Yüzyılda Yazınımıza El Verenler (2001).

Roman: Aldanış (2005).

Paylaşın

İlyas Tunç Kimdir? Hayatı, Eserleri

12 Haziran 1956 yılında Ordu’da dünyaya gelen İlyas Tunç, ilkokulu ve ortaokulu doğduğu şehirde tamamlamıştır. 1974 yılında Sinop Lisesi’nden mezun olan Tunç, gençlik yıllarında Orduspor’da amatör ve profesyonel olarak bir süre futbol oynamıştır.

Haber Merkezi / Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü İngilizce Bölümü’nü bitiren şair,1979 yılından sonra yurdun çeşitli yerlerinde öğretmenlik yapmıştır. 1994’te Ali Rıza Ertan Şiir Ödülü’nü, 1995’te Orhon Murat Arıburnu Jüri Özel Ödülü’nü ve aynı yıl Damar Dergisi Çankaya Belediyesi İlkbahar Şiir Ödülü’nü,2008 yılında da Ceyhun Atuf Kansu Şiir Ödülü’nü kazanan Tunç, Edebiyatçılar Derneği, BESAM ve TYS üyesidir. Sinop’ta yaşayan şair, Ordu Olay yerel haber sitesinde de yazılar yazmıştır.

Şairin şiirleri, Yazılı Günler, Karşı, Damar, Biçem, Akatalpa, Varlık dergilerinde yayımlanmıştır ve İngilizceden şiir çevirileri yapmıştır. Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü mezunudur. Tunç, Durgun Yaşamın Şarkısı’nı (Seçilmiş Şiirler, Cai Tianxin), Çağdaş Güney Afrika Şiiri Antolojisi’ni ve Şairin Paltosu’nu (Seçilmiş Şiirler, Martin Espada) edebiyat dünyasına kazandırmıştır. Bunun yanı sıra Hiçliğin Tanecikleri’ni (Seçilmiş Şiirler, Ingrid Jonker) Türkçe’ye çeviren ilk şairdir.

Hiçliğin Tanecikleri ile Ingrid Jonker’ı Türk okuyucusuna tanıtan Tunç’a, Aras, ”Çağdaş Güney Afrika Şiiri Antolojisi’nden sonra ‘Hiçliğin Tanecikleri’ni dilimize kazandırdınız ve Ingrid Jonker, Türk okurlarıyla ilk kez buluştu. Bir uzmanlık alanına dönüşen Güney Afrika şiirine olan merakınız nasıl ortaya çıktı, bu şairle yolunuz nerede kesişti?” sorusunu yöneltir.

Tunç’un cevabı ise şöyle olmuştur: ”Türkiye’de Afrika şiirinin yeterince tanındığını sanmıyorum. Güney Afrika Cumhuriyeti, kıtanın en karakteristik özelliklerini taşıyan ülkesi; özellikle yıllarca yaşanan ‘apartheid’ politikaları nedeniyle… Sömürgecilik, açlık, hastalık, kabile savaşları, şiddet, tecavüz, insan hakları ihlalleri ise zaten kıtada hüküm sürüyor. Bütün bunların Afrika şiirine nasıl yansıdığı bilinsin istedim. Cevat Çapan’ın Şiir Atlası sayfasında yayımlanan çevirileri bir antolojide topladım. Jonker, ‘giz dökümcü’ bir şair. Yaşamıyla şiirleri örtüşüyor; aşklarıyla, acılarıyla, ruhsal çalkantılarıyla, intiharıyla… (…)”

Odatv ise Tunç’un son kitabı Nijerya Şiiri Antolojisi ile ilgili şu değerlendirmeyı yapar: ”Çok renkli kabile hayatının müzikalitesinden, dinsel, mitsel motifleri ve ritüellerinden, sözel geleneğinden azımsanamayacak ölçüde beslendiği söylenebilecek Nijerya şiirinin bu kozmopolit yapısını; Batının tahakkümü altında Batılı bir eğitimden geçerek, kendilerini edebiyat dili olan İngilizcede, sömürüye ve işkenceye karşı ifade eden bu Nijeryalı şairleri Türkçede okumak, şiirin ve insanın evrenselliğini bir kez daha hatırlatılıyor” (Kaynak: teis.yesevi.edu.tr)

Eserleri;

Kış Bir Alkış mıydı, 1992
Kül ve Kopuş, 1995
Fetüs Günlüğü, 2002
Savrulmalar, 2004
Sesler İncelikler, 2008
Karnaval, 2009
Sessiz Yaşamın Şarkısı, (Cai Tianxin, Seçme Şiirler), 2009

Paylaşın

İlker İşgören Kimdir? Hayatı, Eserleri

26 Ekim 1982 yılında halen yaşamaktan olduğu İzmir’ de dünyaya gelen İlker İşgören, ilk, orta ve lise eğitimini İzmir’de aldı. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi İşletme Bölümü’nden mezun oldu.

Haber Merkezi / Yazı ve şiirleri Dize, Pencere, Ünlem, Eski, Şiir Ülkesi, İle, Denizsuyukasesi, Şiiristan, Şarapya, Mortaka, Özgür Pencere, Patika, Yazılıkaya, Mühür, Şiiri Özlüyorum, Akatalpa, Sunak, Bursa Kültür Sanat Rehberi, Alaz, Mavi Liman gibi dergilerde yayımlandı, yayımlanıyor. Şairin Şiir Yüzü (2005), Toplumun Şiir Yüzü (2006) Şiir Yıllıklarına girdi. Rıfat Ilgaz ve Adnan Yücel (2004) şiir ödüllerine katıldı.

Şimdilerde yadsıdığı o şiirlerle fark edildi; övgüye değer bulundu, mansiyonlar aldı. Yunus Emre Şiir Yarışmasında ikinci oldu. (2006) “Şarap şiire yakışır.” deyip Küp şarapçılığın düzenlediği Ömer Hayyam Şiir Yarışmasında birinciliği kazandı. (2006 ) “Gözlerim Suç İçinde” adlı kitabıyla Attila İlhan Şiir Ödülünü( 1.lik) ve Kocaeli Üniversitesi İlk Kitaplar Ödülünü( Jüri Özel Ödülü ) kazandı(2007). Şairin ilk eseri olan bu kitap Etki-Dize yayınlarından Ekim 2006 da çıktı.

Eserleri;

Gözlerim Suç İçinde /Etki- Dize Yayınları Ekim 2006

Ödülleri;

2006 Bekilli Küp Şarapları Şiir Yarışması Ödülü /Birincilik
2006 Yunus Emre Şiir Yarışması / İkincilik
2007 Kocaeli Üniversitesi “İlk Kitaplar Yarışması” Özendirme Ödüllü
2007 Attilâ İlhan Şiir Ödülü / Birincilik

“Esnek Karanlıkların İçinden Ayrıklar”

Yastığım sulu göz oldu bu aralar; geçmiş olsun
Uzun zamandır şöyle içim rahat koyamadım başımı
Düşüncelerim refakatçisi beynimin, yine volta zamanı
Yorgan ya da kapı ama kesin bir yanım açık elim çok uzak

Bu geceyi bir türlü tüketemedim uykum yavan
Beş dakikalığına ölsem kurtuluşum olacak
Yaşamak diyor içim ille de yaşamak
Vardiyacısı yok ömrümün, benim yerime ağbim uyusun

Ağbim yatağı bırakmıyor ben yapışıyorum
Sen yaşadıkça geceler bitmez diyor babam
Annem desem o bir buçuk yıldır uyuyor
Hayat zor bir karambol anneler silinince

Yanımda illa diyor Leman Sam
İkna yeteneği güçlü hayatın herkes kalmak istiyor
Dışarıda üşüyen bir halk düşünüyorum
Soğuk tüm Türkiye’ ye sarılmış, bana sarılan yok

Yaramaz çocuk şehrinde yaşamasam da
Bir yanım orda sanki, kesinlikle kuklayım
Eski şarkıları bilsin sevgilim
Bulutlara sarılası gelsin, yüreğine yaz gelsin, o gelmesin

Kimi sevdiysem hayatımda
Uzakta bir kadın ölüyor
Korkularım öpüyor yanağımdan
Gitmek istemiyorum

Gece uzun boylu uzadıkça esniyor kilidi
Ben uykusunu yitirmiş bir yarım ay
Gün; kaderin el yazmalı kitabı

Anahtarım yok…

“Kum Kalesi”

Bir kuşla öpüştüm, menekşe kokuyordu ağzı
Kelebekleri güldürdüm, zamanı durdurup

Suyla örttüm yaprakları
Ağaçlar şıkırdadıkça resim yaptım

Erken kalkan düşleri gördüm çocuklarda
Göğe dondurma bulaştırarak

Birden hepsi
Hüzünlerini kuma karıştırdı
Babalarına göstermek için kalelerini

Bir parkta dünyayı yıkadım sonra

Paylaşın