Kılıçdaroğlu: Masada Olmayan Siyasi Partileri Yok Sayamayız

Altı siyasi partinin görüşmesine yönelik gelen “HDP ve diğer muhalif partiler neden yok?” eleştirilere yanıt veren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “HDP’yi de, masada olmayan diğer siyasi partileri de yok sayamayız. Her siyasi partiye saygı gösteriyoruz.  Masanın o akşam toplanmasının temel nedeni, daha önce altyapısı çalışılmış, güçlendirilmiş parlamenter sisteme son şeklini vermek. Hangi tarihte paylaşırız ona karar vermekti.” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti, Gelecek Partisi, Saadet Partisi, Demokrat Parti ve DEVA Partisi Genel Başkanlarıyla yaptığı toplantının ardından ilk kez konuştu.

KRT TV’nin canlı yayınına katılan Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin eleştirilerine yönelik olarak, “Masanın dört ayağı değil de on dört ayağı olsa ne fark eder, masa doğru mu doğru” dedi.

Devlet Bahçeli buluşma için “Masa dikdörtgen olsa 4 ayağı olurdu ama yuvarlak olunca ayak bir, o da gizli ayak. O da HDP. Şu hale bakın! 6’lı ganyan, HDP ve Avrupa Konseyi, ABD, AB. Bunların normlarına kalacakmış” demişti.

Kılıçdaroğlu “Her partinin farklı fikirleri, her liderin farklı görüşleri muhakkak vardır ama demokrasi adına ortak noktada buluşabiliyoruz” diye konuştu.

“Bu masa umut masasıdır” diyen Kılıçdaroğlu Bahçeli’ye şu sözlerle yanıt verdi:

“Allah aşkına bunlar eleştiri mi? Ne söyleyeceklerini bilmiyorlar. Eleştirecekler ama ne diyecekler? Masanın dört ayağı değil de on dört ayağı olsa ne fark eder? Masa doğru mu, doğru. Masanın etrafında insanlar var mı, var. Ortak talepleri ne, demokrasi. Ortak talepleri ne, bu ülkede çocukların yatağa aç girmemesi. Ortak talepleri ne, adalet; adil bir düzen. Hep beraber bunları istiyoruz. Bunları eleştiremiyorlar, bunlara ‘Yanlıştır’ diyemiyorlar. Bu taleplere ‘Biz kulak tıkadık’ diyemiyorlar.

“Olay Erdoğan olayı değil, olay Türkiye olayı. Biz Türkiye’yi içinde bulunduğu çıkmazın içinden çıkarmayı istiyoruz. Erdoğan bir kişi, bugün var yarın yok; ama Türkiye Cumhuriyeti devleti bakidir. Biz Türkiye Cumhuriyeti devletinin güçlenmesini, bölgesinde güçlenmesini, dünyada güçlenmesini, üretim zincirlerini büyütmesini, katma değeri yüksek ürün üretmesini, bütün bunları demokrasi içinde yapmasını, düşünce özgürlüğünün olmasını, din ve vicdan özgürlüğünün olmasını, adaletin olmasını, yargının bağımsız olmasını, medyanın özgür olmasını, insanların haksız yere hapishanelerde tutulmamasını; biz bunları istiyoruz. Ama Cumhur İttifakı’nın bunlardan haberi yok çünkü onlar bunların hiçbirisini yapmıyor.”

HDP eleştirisine de yanıt verdi

Kılıçdaroğlu, kendisini HDP üzerinden de hedef alan Bahçeli’ye şunları söyledi:

“Halkı kandırmak için yalan söyleme yetenekleri müthiş gelişmiş. Masanın genişleyip genişlemeyeceğine ben karar vermem. Bir başka lider de tek başına karar vermez. Kendi adıma konuşayım, şu anda öyle bir talep yok. HDP zaten ayrı bir ittifak oluşturuyor. HDP’nin demokrasi konusunda özel bir vurgusu var. Demokrasiyle ilgili kararlar alacaksanız bizi gözardı edemesiniz diyorlar. Ben de şunu söyledim zaten HDP’yi de, masada olmayan diğer siyasi partileri de yok sayamayız. Her siyasi partiye saygı gösteriyoruz.  Masanın o akşam toplanmasının temel nedeni, daha önce altyapısı çalışılmış, güçlendirilmiş parlamenter sisteme son şeklini vermek. Hangi tarihte paylaşırız ona karar vermekti.”

AKP seçmenine seslendi

Kılıçdaroğlu daha sonra AKP seçmenine seslendi. “Partili cumhurbaşkanı olmaz, cumhurbaşkanının tarafsız olması lazım” diyen Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

Siz tarafsız davranmayan, objektif davranmayan, garibanın hakkını hukukunu korumayan, alın terinin değerini korumayan insanı cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturtmayacaksınız. Oturtursanız, sizin de sorumluluğunuz var. Oturtursanız sizin de vicdanınız kanar. Vicdanınızın sesini dinleyerek sandığa gidin.

“Herkesin kimliğine saygı göstereceğiz”

“Helalleşme” çağrısına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kılıçdaroğlu “Herkesin görüşü farklı olabilir, biz buna saygı göstereceğiz. Herkesin kimliği farklı olabilir. Bunlar bizim kavga sebebimiz değil, zenginliğimiz. Biz zenginliğimizi kavga nedeni yapıyoruz, siyaset yapıyoruz. Buradan da Türkiye’yi arındıracağız” diye konuştu.

“Sosyal devleti yeniden inşa edeceğiz”

Kılıçdaroğlu sonrasında şunları söyledi:

“İnsan onuru denen bir kavram var. İnsan onurunu koruyacaksınız. Yoksulluk kader değildir. Bir ülkede bir insan fakirse, onun sorumlusu devleti yönetenlerdir. Çocuklar yatağa aç giriyorsa, çocuğun kabahati kusuru yoktur. Dolayısıyla biz bu tabloya da son vermek istiyoruz.

Kazanımları koruyacağız. Üstüne vatandaşa yeni kazanımlar, yeni imkanlar, yeni özgürlük alanları vereceğiz. Daha rahat konuşacağız, daha rahat yazacak, daha rahat söyleyebilecek. Siyaset kurumunu daha rahat eleştirebilecek. Onun yaşam tarzına, onun kimliğine, onun inancına saygı göstereceğiz.

CHP’li belediyelerin olduğu yerlerde belediye başkanlarına şunu söyledim. Bulunduğunuz ilde, ilçede neyse en iyi imkanı sağlayın. Talep geldiği zaman hemen koşar, bu talepleri yerine getirirler. ‘Benim inancımı sorgulamadı’ diyorlar. Evet, niye sorgulayalım? Allah’la kulun arasına benim girme hakkım var mı? Yok. Kimsenin girme hakkı var mı? Hiç kimsenin yok. O zaman görevimiz ne? Onun ibadetini yaptığı ortamı hazırlamak.

Sosyal devleti yeniden inşa edeceğiz. Ankara örneğini vereyim. Mansur Bey adayken dediler ki ‘faturaları teröristler toplayacak’. Ya bu kadar iftira olur mu? Siyaset tamam ben anlarım da eleştiriyi de anlarım da ya iftira atmak olmaz. İnsana yakışmaz. İftira atan insan, insan değildir. Şimdi ne oldu?

Aynı şekilde dediler ki bakın ha sakın ha, belediyeyle oy vermeyin. Gelirlerse sosyal yardımlar kesilir. Kesildi mi? Hayır kesilmedi. Tam tersine sosyal yardımlar arttırıldı.”

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: Milletimiz Yüz Üstü Bırakıldı

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından, “Günlerdir bile isteye beklentiye sokulan milletimiz, bir kez daha elektrik faturalarında yüz üstü bırakılmıştır” açıklamasında bulundu.

Elektrik fiyatında yapılan tarife değişikliğe yükselen faturalara yönelik tepkilerin ardından hükümetin, bugünkü kabine toplantısında düzenleme yapabileceği iddia ediliyordu.

Kabine toplantısının ardından konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “210 kilowatt saate kadar düşük tarife ve 210 kilowattın üzerindeki yüksek tarife rakamları ilgili kurumlarımız tarafından vatandaşlarımız lehine yeniden değerlendirilecektir. Küçük esnaf ve sanatkarı koruyacak şekilde benzer kademelendirme yapılacaktır” dedi.

Zam geri çekilene kadar elektrik faturasını ödemeyeceğini açıklayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, beklenti içinde olan halkın yüz üstü bırakıldığını söyledi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Kılıçdaroğlu, “Günlerdir bile isteye, göz göre göre beklentiye sokulan milletimiz, bir kez daha elektrik faturalarında yüz üstü bırakılmıştır. Milletimize söz verdim; bu mücadelemin sonu değil, daha başlangıcı!” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun Elektriği 3 Ay Kesilemeyecek

Elektriğe gelen yüksek zamlardan dolayı tepki gösteren ve en son olarak da zam geri alınana kadar fatura ödemeyeceğini açıklayan CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun elektriğinin kesilmeyeceği öğrenildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 9 Şubat’ta yaptığı açıklamada, zamlar geri çekilene kadar elektrik faturasını ödemeyeceğini ifade ederek, “Erdoğan 31 Aralık’ta imzaladığı zamları geri çekinceye kadar ben bugünden itibaren gelecek hiçbir elektrik faturamı ödemeyeceğim. Bu da böyle biline” demişti.

Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise 15 Şubat’ta Meclis’te yaptığı grup toplantısında, “CHP Genel Başkanı’nın ‘fatura ödemeyeceğim’ sözü ise yasa dışı bir eylemin, sivil itaatsizlik kılıflı bir isyan teşebbüsünün, siyasi bir hezeyanın mahsulüdür. Ödemezse sonucu bellidir, elektriği derhal kesilmelidir” açıklamasında bulunmuştu.

3 ay boyunca kesilemiyor

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre; iktidar kanadının tepkisini çekmesine karşın, CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun faturasını ödememesi durumunda elektriği hemen kesilemeyecek. Bunun nedeni ise 20 Şubat 2021 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanan ‘Elektrik Piyasası Dengeleme ve Uzlaştırma Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik’.

Bu yönetmeliğe göre şehit aileleri, muharip ve malul gaziler, 65 yaş üstü tüketiciler ve yüzde 40’ın üzerinde engeli bulunduğuna ilişkin sağlık kurulu raporunu görevli tedarik şirketine ibraz eden abonelerin elektriği ancak üç dönem boyunca faturanın ödenmemesi halinde kesilebiliyor.

Zamlar geri çekilene kadar elektrik faturasını ödememe kararı alan CHP lideri Kılıçdaroğlu 73, eşi Selvi Kılıçdaroğlu ise 70 yaşında olması nedeniyle bir dönem fatura ödemediklerinde elektrikleri kesilemiyor. Yönetmelik uyarınca Kılıçdaroğlu çiftinin evlerinin elektriği, bir yıl içerisinde 3 dönem ödememeleri halinde kesilebilecek.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan ‘6 Liderin Buluşması’ Açıklaması: Vatan Sevgisi

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, altı parti liderinin buluşmasına değinerek, “Altı partinin genel başkanları olarak buluştuk. Yan yana gelemez diyorlardı, geldik. Ayrı partileriz ama neden bir araya geldik? Çünkü Türkiye’nin felakete sürüklendiğini, yaşanamaz bir Türkiye ortaya çıktığını altı parti genel başkanı olarak biliyor, görüyoruz.” dedi.

Haber Merkezi / Kılıçdaroğlu, konuya ilişkin yaptığı açıklamanın devamında, “İyi ki bu ülkede sağlıklı, tutarlı, ülkenin geleceğini düşünen bir muhalefet var. Bizler tüm olumsuz koşullara, iftiralara, hakaretlere rağmen bir araya geldik. Bizi bir araya getiren vatan sevgisi! 28 Şubat günü altı lider yeniden buluşacağız. Demokrasiyi hep birlikte yeniden inşa edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Konuşmasında, “Erdoğan 31 Aralık’ta imzaladığı zamları geri çekinceye kadar ben, bugünden itibaren gelecek hiçbir elektrik faturamı ödemeyeceğim” açıklamasını hatırlatan Kılıçdaroğlu, gelen eleştirilere, “Elektrik faturamı ödemeyeceğim dedim. Niçin dedim? Elektrik faturasını ödeyemeyen vatandaşın acısını benim topluma hissettirmem lazım. O nedenle ödemeyeceğim.

Elektrik faturası için partililer bana sordu, “Biz de mi ödemeyeceğiz?” dediler. “Hayır” dedim. Siz ödeyin.  Ben orada faturasını ödemeyen ailelerin hissettiklerini ve acılarını topluma duyurmak için ödemeyeceğim. Elektrik zamlarını devlet yapmadı diyorlar. Evet AKP yaptı. Ben mi yaptım? Vatandaş mı yaptı? Devleti yöneten AKP yaptı. 5’li çeteye tek kelime dahi etmiyorlar. Zamları yapıyorsunuz. Vatandaşı inim inim inletiyorsunuz.

Zamlara yağmur gibi yağıyor. Kışın ortasında elektriğe yüzde 127 zam yapılır mı? Akıl alacak şey değil. Siz beni donmakla mı korkutuyorsunuz? Sizin feriştahınız gelse beni korkutamaz! Bahçeli de bugün konuşmuş. Demiş ki “Kılıçdaroğlu’na kandil gönderin.” Göndermişler de. Çok güzel. Onları partinin müzesine koyacağım, zamları en çok savunan Bahçeli’nin gönderdiği kandiller olarak” şeklinde cevap verdi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iki haftalık bir aranın ardından partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle;

“Elektrik faturamı ödemeyeceğim dedim. Niçin dedim? Elektrik faturasını ödeyemeyen vatandaşın acısını benim topluma hissettirmem lazım. O nedenle ödemeyeceğim.

Elektrik faturası için partililer bana sordu, “Biz de mi ödemeyeceğiz?” dediler. “Hayır” dedim. Siz ödeyin.  Ben orada faturasını ödemeyen ailelerin hissettiklerini ve acılarını topluma duyurmak için ödemeyeceğim.

“Vatandaşı inim inim inletiyorsunuz”

Elektrik zamlarını devlet yapmadı diyorlar. Evet AKP yaptı. Ben mi yaptım? Vatandaş mı yaptı? Devleti yöneten AKP yaptı. 5’li çeteye tek kelime dahi etmiyorlar. Zamları yapıyorsunuz. Vatandaşı inim inim inletiyorsunuz.

Zamlara yağmur gibi yağıyor. Kışın ortasında elektriğe yüzde 127 zam yapılır mı? Akıl alacak şey değil. Siz beni donmakla mı korkutuyorsunuz? Sizin feriştahınız gelse beni korkutamaz!

Bahçeli de bugün konuşmuş. Demiş ki “Kılıçdaroğlu’na kandil gönderin.” Göndermişler de. Çok güzel. Onları partinin müzesine koyacağım, zamları en çok savunan Bahçeli’nin gönderdiği kandiller olarak.

Kutuplaştırıcı bütün söylemleri tarihe gömüp kucaklaşmak, birlik ve beraberlik bayrağını şanlı bayrağımız gibi dalgalandırıp, birbirimizle helalleşebileceğimiz bir gün olsun istiyoruz. Bugün ülkemiz ve milletimiz için bir milat olsun istiyoruz.

Türkiye dert küpüne dönmüş durumda. Herkesin derdi var. Herkes şu veya bu şekilde Türkiye’nin dertlerini konuşuyor. Türkiye’nin çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Türkiye’nin sorunlarının çözümünde marka olan Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Gazeteci örgütleri geldi, görüşme gerçekleştirdik. Gazeteciler, halkı aydınlatmak için yola çıkıyor. 2021’de 54 gazete kapandı. Son üç yılda 119 gazete kapanmış. Bu sıradan olay değildir. 119 gazetede çalışan medya mensuplarının işsiz kalması demektir

Bizde maalesef medya iktidarı savunuyorsa her türlü imkanın sağlandığı bir organa dönmüş durumda. Gazeteci gazeteciliğin hakkını vermek zorundadır.  Halkı aydınlatmak için yola çıkanlar en büyük sorunu yaşar hale getirdiler.

Gazeteci kalemini satmayan kişidir. Aklını kiralayan kişiye gazeteci denmez. Doğru haberlere erişim engeli geliyor. Gerçek gazeteciler basın kartı almakta zorlanıyorlar.

Gazetecilere sesleniyorum: “Millet İttifakı’nı destekleyeceksiniz” demiyorum. “İttifakı yakından takip etmelisiniz” diyorum. Medyaya nasıl önem verdiğimizi göreceksiniz.

Isparta’ya günlerce elektrik verilmedi. İnsanlar perişan oldu. İki genel başkan yardımcımız ilk günden itibaren Isparta’yı gezdiler. Dört gün sonra bakan oraya helalleşmek için gitti. Senin görevin ne? 21. yüzyılın Türkiye’sinde bunun sorumlusunun olması lazım.

Isparta’da elektrik kesintisinden dolayı bütün vatandaşların tazminat alma hakkı var. Baroya müracaat edip dava açsınlar. Avukat tutamazsanız avukat masrafınızı da karşılayacağız.

Fatura ve hayat pahalılığının bir sorumlusu olması lazım. Kim bu sorumlu? Gerçi bizim “Yeliz” bulmuştu. CHP yüzündenmiş. Allah akıl fikir versin bunlara.

Bizi bir araya getiren vatan sevgisi!

Altı partinin genel başkanları olarak buluştuk. Yan yana gelemez diyorlardı, geldik. Ayrı partileriz ama neden bir araya geldik? Çünkü Türkiye’nin felakete sürüklendiğini, yaşanamaz bir Türkiye ortaya çıktığını altı parti genel başkanı olarak biliyor, görüyoruz.

İyi ki bu ülkede sağlıklı, tutarlı, ülkenin geleceğini düşünen bir muhalefet var. Bizler tüm olumsuz koşullara, iftiralara, hakaretlere rağmen bir araya geldik. Bizi bir araya getiren vatan sevgisi! 28 Şubat günü altı lider yeniden buluşacağız. Demokrasiyi hep birlikte yeniden inşa edeceğiz.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, İzmir’den İktidara Yüklendi

İzmir’de Buca Metrosu’nun temel atma törenine katılan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, burada yaptığı konuşmada, “Karamsarlığa asla kapılmayın. İnançla, kararlılıkla adımlarımızı atacağız ve hedefe ulaşacağız. Hedef iktidar. Halkın iktidarı. Milletin iktidarı” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Kemal Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Hiç endişe etmeyin sevgili gençler. Gerçekten de güzel günler göreceğiz ve gerçekten de sizler motorları maviliklere süreceksiniz, bunun bütün alt yapısını oluşturacağım. Bu ülkenin gençleri umutsuzluğa kapılmayın. Geleceğinizi yurt dışında aramayın. Bu ülkenin güzel gençleri, size yaşanabilir bir Türkiye’yi bırakacağız. Yaşanacak bir Türkiye, huzurlu bir Türkiye’yi beraber Millet İttifakı ile birlikte yapacağız ve ayağa kaldıracağız” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir’de Buca Metrosu’nun temel atma törenine katıldı. Kılıçdaroğlu, törende yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“Hiç endişe etmeyin sevgili gençler. Gerçekten de güzel günler göreceğiz ve gerçekten de sizler motorları maviliklere süreceksiniz, bunun bütün alt yapısını oluşturacağım. Bu ülkenin gençleri, sakın umutsuzluğa kapılmayın. Bu ülkenin güzel gençleri, sakın geleceğinizi yurt dışında aramayın. Bu ülkenin güzel gençleri, size yaşanabilir bir Türkiye’yi bırakacağız. Yaşanacak bir Türkiye, huzurlu bir Türkiye’yi beraber Millet İttifakı ile birlikte yapacağız ve ayağa kaldıracağız.

İzmir için tarihi bir gün. Belediye Başkanımız gayet güzel bütün ayrıntıları anlattı, en büyük yatırımlardan birisi. Bütün baskılara rağmen, bütün ekonomik açıdan var olması gereken avantajların kısıtlanmasına rağmen, belediye başkanlarımız ellerinden gelen bütün çabayı gösteriyorlar. Tunç Başkanımız da diğer belediye başkanlarımız da bütün baskıları aşarak görevlerini sürdürüyorlar.

Ankara’ya mesaj gönderdiler. Buradan ben de göndereyim bir mesaj: Yakında toplayacaksın Bakanlar Kurulu’nu. Elektrik zamlarını geri al. Bir daha ifade ediyorum, elektrik zamlarını geri al. Yüzde 127 zam. Yüzde 127 zam yakışmıyor, bize yakışmıyor, Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışmıyor. Sarayında oturacaksın, her şey bedava olacak, elektriğin bedava, kira ödemeyeceksin, yol parası ödemeyeceksin, yemek parası ödemeyeceksin, hiçbir şey ödemeyeceksin; vatandaşa gelince yüzde 127 zam. Söylüyorum; geri almasını istiyorum. Birlikte söylemeliyiz.

(‘Hükümet istifa’ sloganı atılması üzerine) Arkadaşlar, ortada hükümet yok ki istifa etsin. Bir kişi var. Yok öyle hükümet falan yok, eskiden vardı hükümet.

Şundan emin olmanızı isterim: Siz gerçekten de her beraber siz güzel bir Türkiye’de yaşayacaksınız. Bakın; özgürlüğü tadacaksınız yeniden, yeniden güzelliği göreceksiniz. Bu ülkenin her tarafında, bu ülkenin her ilinde herkes huzur içinde gezecek. Barışı getireceğiz, özgürlüğü getireceğiz, birlikte yaşamayı getireceğiz. Hiç kimseyi kimliği dolayısıyla, inancı dolayısıyla, yaşam tarzı dolayısıyla eleştirmeyeceğiz, ötekileştirmeyeceğiz. 84 milyonun kucaklaştığı güzel bir Türkiye’yi birlikte inşa edeceğiz.

Gerçekten de bu ülkeye adaleti getireceğiz. Gerçekten de huzuru getireceğiz. Bu ülkede adaletin olmadığını biliyorum. Bu ülkede binlerce çocuğun yatağa aç girdiğini biliyorum. Bu ülkede büyük kaynakların ‘beşli çete’lere tahsis edildiğini biliyorum. Bu ülkede milyonlarca gencimizin işsiz olduğunu biliyorum. Bu ülkede evlerde huzurun olmadığını, büyük ölçüde evlerde huzurun olmadığını biliyorum. Bu ülkede geçinmenin de çok zor olduğunu biliyorum. Ama bütün bunlar rağmen diyorum ki; moralinizi bozmayın, sandık gelecek ve göndereceğiz onları, demokrasi içinde göndereceğiz.

Bu güzel bir slogan, ‘birleşe birleşe kazanacağız…’ Ve güzel bir Türkiye’yi beraber inşa edeceğiz. Kavga etmeden, beraber düşünerek, sorunları masaya yatırarak ve sorunlara akılcı çözümler getirerek beraber Türkiye’yi inşa edeceğiz. Güzel bir Türkiye’yi inşa edeceğiz. Huzurlu bir Türkiye’yi inşa edeceğiz.

Sevgili gençler; sizler Tweet attığınızda korkmayın. Millet İttifakı’nın iktidarında korkmayacaksınız. Sabahın köründe polis gelip evinizi basmayacak. Bundan emin olacaksınız. Milletin iktidarında yani Millet İttifakı’nın iktidarında, hep beraber iktidar olduğumuzda, halk için çalışacağız. Gençlerimiz için çalışacağız. Kadınlar için çalışacağız. Hiç kimse aç ve açıkta kalmayacak. Ve bir şeyi daha getireceğiz. Halktan topladığımız her kuruşun hesabını halka vereceğiz. Halkına hesap vermeyen siyasi anlayışı reddediyoruz, reddedeceğiz beraber. Beraber; kadın erkek, yaşlı genç beraber güzel Türkiye’yi inşa etmek zorundasınız.

Ayrıca şunu da ifade edeyim. İzmir Milletvekili olmaktan da gurur duyduğumu ifade etmeliyim. Sizlere hizmet etmek, İzmirlilere hizmet etmek, İzmirliler için çalışmak benim için ayrı bir gurur vesilesi.

Türkiye’nin bütün sorunlarını üç aşağı beş yukarı bilmiyoruz yaşıyoruz ama buna karşın umutsuz değiliz, buna karşın umutluyuz. Beraber güzel Türkiye’yi inşa edeceğiz. Bu konuda emin olmanızı isterim. Bir kez daha vurguluyorum, Bir kez daha vurguluyorum; karamsarlığa asla kapılmayın, ‘efendim bunlar gelirse şöyle olur, bunlar gelirse böyle olur…’ Ne derlerse desinler; inançla, karalılıkla adımlarımızı atacağız ve hedefe ulaşacağız. Hedef iktidar, halkın iktidarı, halkın; milletin iktidarı! Bir avuç tefecinin değil, bir avuç azınlığın değil, ‘beşli çete’lerin değil halkın iktidarını kuracağız ve halkla birlikte yöneteceğiz. Her kuruşun hesabını vererek.

Bakın Belediye başkanlarımız bütün aksaklıklara, bütün engellemelere rağmen görev yapıyorlar. Burada İzmir’de tarihinin en büyük metro yatırımı. İstanbul’da 10 ayrı metro inşaatı, aynı anda sürdürülüyor. Gidin Antalya’ya, Mersin’e, Adana’ya, Aydın’a, Eskişehir’e göreceksiniz Belediye Başkanlarımız mükemmel çalışıyorlar, Belediye Başkanlarımız halkın nabzını tutuyorlar. Belediye Başkanlarımız halk için çalışıyorlar ve halka hesap veriyorlar. Şunu söyledim Belediye Başkanı arkadaşlarıma; “Yaptığınız her yatırımın kaça mal olduğunu millete söyleyeceksiniz. Milletimiz bilecek paranın nereye harcandığını, ne kadar harcandığını bilecek.” Saydam bir devlet yönetimini getireceğiz arkasından. Her kuruşun hesabını veren bir devlet yönetimi bizim idealimizdir ve bunu getireceğiz.

İzmir’in dağlarında çiçekler çok açtı ve açmaya da devam edecek hiç endişe etmeyin. Efendim kısaca; bu yatırımı gerçekleştiren işçisinden, mühendisinden, Belediye Başkanına kadar hepsine yürekten teşekkür ediyorum.  Birazdan temelleri atacağız ve bitince temelini attığımız metronun açılışını da yapacağız inşallah.

Hepinize en içten sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Hiç endişe etmeyin, sabırla bekleyin, sabırla. Sandığı getirecekler, derslerini vereceğiz. Demokratik yollarla bunları göndereceğiz. Bir daha gelmemek üzere göndereceğiz bunları.”

 

Paylaşın

Altı Parti İttifak İçin ‘Önce İlkeler’ Dedi

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçişte yol haritasını belirleyecek ortak metin için bir araya gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal Millet İttifakı’nın geleceğini masaya yatırdı.

Edinilen bilgiye göre altı muhalefet liderinin toplantısında ittifakın genişleyip genişlemeyeceği kararının Siyasi Partiler Seçim Yasası sonrasına bırakılması yönünde görüş birliğine varıldı.

DW Türkçe’den Eray Görgülü’nün haberine göre; Ancak bu süreçte de ittifakın yol haritasının belirlenmesi için ilkelerin ortaya konulması ve bunun için de bir komisyon aracılığıyla çalışma yapılması konusunda karara varıldı. Muhalefet partilerinin temsilcileri de, yaptıkları değerlendirmelerde ittifak ilkelerinin belirlenmesinin önemine dikkat çekti.

“İttifak konusunda tam bir mutabakat gerekiyor”

DEVA Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Yeneroğlu, Millet İttifakı’nın genişleyip genişlemeyeceği sorusu ile ilgili “Önce neyin ittifakı olduğu konusunda mutabakata varılması gerekir, Şimdiden ittifak diye bir başlık koyup da altını dolduramamak gerçekçi değil” ifadesini kullandı. Yeneroğlu, şunları söyledi:

“Altı parti arasında çok ciddi farklılıklar olan hususlar var. Millet İttifakı, bir seçim ittifakıydı. Biz her şeyden önce neyin ittifakını yapacağız, bunları belirlememiz gerekiyor. Seçim ittifakı mı yapacağız? Ortak adayda mı ittifak olacağız? Yoksa seçim sonrası ülkeyi yönetmek için mi ittifak yapacağız? Bunların detayına inilmesi gerekiyor. Seçim olduktan sonra ülke nasıl yönetilecek, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçiş süreci ne kadar uzayacak, bu zaman zarfında ülke nasıl yönetilecek? Bu konuda tam bir mutabakata varılması gerekiyor.”

“Liderler, kararları tam bir mutabakat içerisinde aldılar”

Toplantı sonrasında yapılan açıklamada da vurgulandığı gibi, sürecin yol haritasını belirleme gayretinde olduklarını ifade eden Yeneroğlu, Siyasi Partiler Yasası’nın da gündemdeki konulardan biri olduğunu belirterek, “Yasayı görmek gerekiyor ama bunun öncesinde de yol haritasında anlaşmak gerekiyor. Yol haritasının çalışılması konusunda da liderlerin ortak bir tutumu var” dedi.

Yeneroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in masadan mutsuz kalktığı iddiaları ile ilgili de şunları söyledi: “Gözlemlediğimiz kadarıyla masadan mutsuz kalkma gibi bir durum olmadı. Katılımcıların ana gündemi, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi olduğu ve ötesinde de ikinci madde olan yol haritası ile ilgili partilerin birlikte çalışmasına yönelik mutabakat söz konusu olduğu için herhangi bir partinin beklenenin dışında bir durum olduğuna dair bir kanaat olması mümkün değil. Liderler tam bir kararlılık ve tam bir mutabakat içerisinde bu kararları aldılar.”

“28 Şubat çok doğru bir tarih olmuştur”

İYİ Parti TBMM Grup Başkanı İsmail Tatlıoğlu da ortak metnin açıklanacağı 28 Şubat tarihine dikkat çekti. 28 Şubat’ın bir vesayet süreci olduğunu belirten Tatlıoğlu, “Bugün, 28 Şubat’ı çok daha aşmış bir vesayet sürecini yaşıyoruz. Atanmış bürokrat durumundaki bakanların TBMM’de seçilmişlere hakaretler yağdırdığı bir vesayet döneminde bunun 28 Şubat’ta açıklanacak olması milli iradeyi meclise taşıma anlamında çok önemli bir tarihtir” dedi.

Bu nedenle 28 Şubat tarihini çok kıymetli bulduklarını ifade eden Tatlıoğlu, liderlerin buluşması ile ilgili de şunları söyledi: “Toplantının merkezi parlamenter sisteme geçişle ilgili bir odak oluşturmak. 2017’deki referandumun ardından ortaya çıkan ve daha sonra da devleti savrulmaya iten başkanlık sistemi, Türkiye’nin ayağına bir pranga gibi yapışmıştır. Öncelikle buradan çıkmak gerekiyor. Bu mutabakat da bunun ortak irade beyanıdır. Hukukun üstünlüğünü tesis etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla söz konusu mutabakat, Türkiye’yi 21’nci yüzyıla taşımanın giriş kapısıdır.”

“Özenli bir diplomasi dili gerekiyor”

2017’deki referandum sürecinde Meral Akşener’in yürüttüğü “Hayır” kampanyasını hatırlatan Tatlıoğlu, şöyle devam etti: “Bu süreç, İYİ Parti’nin kurulmasında ve kurumsallaşmasında önemli rol oynamıştır. Bu sürecin şimdi tekrar bütün bir ana yapıda odak noktada olması gerçekten son derece memnuniyet vericidir. Şu anda bu süreç, Gelecek ve DEVA partilerinin de katıldığı bir çalışmadır. Henüz ittifak etrafında bir tanımlama yapmak mümkün değildir ama bir ittifak içerisine girme sürecidir. Önümüzdeki seçimlerde birinci önceliğimiz, ortak bir cumhurbaşkanı adayı. Bu zaman zarfında süreci çok dikkatli yürütmeliyiz ve özellikle burada özenli bir diplomasi dili de kullanmalıyız.”

Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Bülent Kaya da, partiler arasındaki iş birliğinin önemli olduğunu vurguladı. Kaya, “Bu toplantı, ağırlıklı olarak Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi’nin nihayete erdirilmesi ile ilgili çalışmaydı. Olumlu şekilde sonuçlandığı bu iş birliğinin değişik alanlara genişletilmesi konusunda bir iyi niyet beyanında bulunuldu” dedi.

Birlikte çalışmanın hangi alanlarda olacağına yönelik önümüzdeki günlerde tekrar bir araya geleceklerini ifade eden Kaya, 28 Şubat’taki toplantıya yönelik de bir hazırlık komisyonu kurulduğunu belirtti. Kaya, toplantıda ayrıca ilkeler üzerinde çalışılması ve geçiş sürecini konuşmak üzere de bir araya gelinmesi konusunda kararlar alındığını ifade etti. Kaya, ittifak tartışmaları ile ilgili de, “İttifakın genişlemesinden ziyade Türkiye’nin sorunları ile ilgili birlikte nasıl hareket edilebileceği, bunun ilkelerinin neler olacağını değerlendireceğiz” dedi.

“HDP’yi yok sayan bir çalışma değil”

Kaya, “HDP’nin yok sayıldığı” iddiaları ile ilgili de, “Altılı çalışma ne Cumhur İttifakı’na karşı, ne de HPD ile başka partileri yok sayan bir çalışma. Bu çalışmadan sonra hem Cumhur İttifakı ile hem de HDP ile de ilişki kurulabilir” dedi. Kaya, cumhurbaşkanı adaylığının ise ilkeler belirlendikten sonra en son süreçte masaya geleceğini belirterek, “Belki de en kolay olacak iş adaylık. Çünkü, yol taşları döşendiği zaman adayın kendisi ortaya çıkmış olur” dedi.

Siyaset Bilimci Nezih Onur Kuru da, kamuoyunda oluşan beklentinin aksine bir süreç geliştiğini belirtti. Kuru, “DEVA ile Gelecek partilerinin beklentileri ve Millet İttifakı’na dahil olma süreçleri aslında İYİ Parti ve Saadet Partisi’nden farklılaşıyor. Çünkü, 2017 referandumunda 2018 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde dahi bu partiler muhalefette değildi henüz. Sanki iktidar partisinin içinden kopmuş yapılar gibi düşünebiliriz” dedi.

“Her an seçim ilan edilebilir”

Kuru, gelinen durumda muhalefetin hep birlikte ortak aday konusunda hareket etmesi gerekliliği ortaya çıktığına işaret ederek, şöyle devam etti: “Ancak bu doğrudan Millet İttifakı’nda yer almalarını gerektirmiyor. Ali Babacan da bunu ifade etti. Nasıl ki 7 Haziran seçimlerinden sonra AK Parti ve CHP, Kılıçdaroğlu ve Davutoğlu’nun önderliğinde bir büyük koalisyon kurmak için toplanmıştı. Şu anki görüşmeleri de bu şekilde görüyorlar aslında. Fiili olarak biz bir koalisyon kuralım. Doğrudan ittifak için daha geniş görüşelim. Yani anlaşılmayan bir konu kalmasın istiyorlar.” Kuru, bu talebi anormal karşılamadığını belirterek, “Ancak maksimalist bir talep olarak görülebilir. Çünkü Türkiye’de her an seçim ilan edilebilir” dedi.

Paylaşın

GP Lideri Davutoğlu’nun Zirvede Sunduğu Öneri Ortaya Çıktı

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Lideri Meral Akşener, Saadet Partisi Lideri Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Lideri Ali Babacan ve Demokrat Parti Lideri Gültekin Uysal, önceki gün Kılıçdaroğlu’nun ev sahipliğinde, Ankara’da bir araya gelmişti.

Cumhuriyet’ten Selda Güneysu ve Sarp Sağkal’ın haberine göre, genel başkanların öncelikli konusunu güçlendirilmiş parlementer sistem çalışması oluşturdu. Genel başkanlar, kurmayları tarafından hazırlanan güçlendirilmiş parlamenter sistem çalışmasını 28 Şubat’ta, hep birlikte kamuoyuna deklare etme kararı aldı.

Muhalefetin cumhurbaşkanı adayının 2023 seçimlerini kazanması halinde nasıl güçlendirilmiş parlamenter sisteme geçileceğine yönelik stratejiler de belirlendi.

“Tarihi bir görev”

Toplantıda, genel başkanların, “Türkiye’yi bu kutuplaşma girdabından çıkartacağız. Bunun için de güven veren bir sistem, bir hukuk devleti inşa edeceğiz” görüşünde mutabık kaldığının altı çizilirken, genel başkanlar, 2023 seçimleri öncesinde ekonomi, hukuk, dış politika ve eğitim gibi önemli alanlarda da birlikte çalışma yürütülmesi kararı aldı.

Daha önceki görüşmelerde, “ittifak yerine koalisyon protokolü istediği” belirtilen Davutoğlu’nun da bu isteğinden vazgeçtiği öğrenildi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, görüşmeye ilişkin  yaptığı açıklamada, “Çok verimli bir toplantı oldu. Liderler düşüncelerini bütün açıklığıyla dile getirdiler. Altı lider tarihi bir görev üstlendik” ifadelerini kullandı.

“En yakın aday”

CHP Genel Başkan Koordinatör Başdanışmanı Erdoğan Toprak, “Ben, seçime yönelik bir kaygı duymuyorum. Millet İttifakı, toplumdaki ayrışmayı ortadan kaldıran bir yapıya doğru gidiyor. Tüm kesimleri içinde barındıran bir süreç yaşıyoruz. Seçim sonrasında ise çok dikkatli adımlar atılması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

Toprak’tan dikkat çeken “adaylık” açıklaması da geldi. “Altı muhalefet partisi genel başkanının Kılıçdaroğlu’nun ev sahipliğinde bir araya gelmesi Kılıçdaroğlu’nun adaylığına giden bir adım mı” sorusuna ise Toprak, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun ittifak içinde bir kabul gördüğünü görüyorum. Masadan onay çıkmadan bir şey söylemek doğru olmaz. Ancak en yakın aday o gibi duruyor” yanıtını verdi.

Paylaşın

CHP Lideri Kılıçdaroğlu: HDP’yi Yok Saymıyoruz

6 muhalefet partisi liderinin dünkü buluşmasında HDP’nin olmamasına ilişkin gelen eleştirilere yanıt veren CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “HDP’yi yok saymıyoruz. Hiçbir partiyi de yok sayamayız. Öyle yaparsak bu demokrasiye inanmadığımızı gösterir” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 6 muhalefet partisi liderinin dünkü buluşmasının ardından HalkTV yazarı Fikret Bila’nın sorularını yanıtladı.

Kılıçdaroğlu, “Altı parti genel başkanının bir araya gelip yüz yüze ülke ve dünya sorunlarını konuşmalarını çok değerli buluyorum. Bu yönüyle siyasi tarihimiz bakımından bir kilometre taşı olduğunu düşünüyorum. Bir araya geldik ve Türkiye’yi bu koşullardan nasıl çıkarırız diye konuştuk. Türkiye’yi aydınlığa çıkarmak için, demokrasiyi, insan haklarını, eşitliği hayata geçirmek ekonomik sorunları çözmek üzere yola çıktık. Bir görüş ayrılığımız yok. Bundan sonra da böyle çalışacağız yine bir araya geleceğiz. Bir program etrafında çalışacağız” dedi.

“HDP’yi yok saymıyoruz, hiçbir partiyi de yok sayamayız”

Kılıçdaroğlu’na, buluşmaya HDP’nin neden davet edilmediği eleştirilerine, “HDP’yi yok saymıyoruz. Hiçbir partiyi de yok sayamayız. Öyle yaparsak bu demokrasiye inanmadığımızı gösterir. Bu çalışma, Güçlendirilmiş Parlamenter Sistemi geçiş çalışmasını yürüten altı parti arasında yapıldı. Biliyorsunuz altı partinin genel başkan yardımcıları birlikte çalıştılar ve bir metin hazırladılar. Çok iyi çalışılmış, çok zengin bir metin. Metin üzerinde altı genel başkanın bir görüş ayrılığı yok. Bu süreçte biz her parti ile görüştük. Bu görüşmelerimiz sürecek. HDP’yle de görüşüyoruz. İhtiyaç olduğunda yine görüşeceğiz. Onlar görüşlerini paylaşmak isterlerse bize gelebilirler, ihtiyaç olduğunda biz gideriz. Görüşlerimizi paylaşırız. Kamuoyuyla da zaten paylaşıyoruz. Bir sorun yok” yanıtını verdi.

“28 Şubat tarihini özellikle seçmedik”

Kılıçdaroğlu’nun bir sonraki toplantının 28 Şubat’ta yapılacak olmasının özel bir anlamı olup olmadığını, geçmişteki 28 Şubat bildirisiyle veya CHP’nin helalleşme çağrısıyla ilgisi bulunup bulunmadığını sorusuna ilişkin şunları söyledi:

“Hayır, özellikle 28 Şubat olsun diye bir düşüncemiz olmadı. Çalışmamızı mümkün olduğu kadar zaman yitirmeden yürütmek istiyoruz. Bir sonraki toplantı için hazırlıklar yapılması gerekiyor. O açıdan mümkün olan en uygun zamanı belirledik. Yoksa bir hafta sonraya Mart başına da bırakabilirdik. Ama hazırlıkların o güne yetişebileceği düşünüldüğü için 28 Şubat olarak belirledik. 28 Şubat’ta sadece altı genel başkan olmayacak. Daha geniş bir toplantı olacak. Biçim için meslek kuruluşları, sivil toplum kuruluşları çok önemli. O nedenle toplantıya meslek kuruluşları, barolar, sendikalar da katılacak. Sonra genel başkanlarla hep birlikte kamuoyuna açıklama yapacağız”

Kılıçdaroğlu adaylık konusunun gündeme gelip gelmediği yönündeki soruya, “Hiç gündeme gelmedi, konusu açılmadı. Biz ilkeler ve Türkiye’nin sorunları ile çözüm yolları üzerinde konuştuk” yanıtını verdi. “Millet İttifakı bundan böyle Büyük Millet İttifakı olarak mı isimlendirilecek” sorusuna şu yanıtı verdi:

“Biz Güçlendirilmiş parlamenter Sistem çalışmasını yürüten altı parti olarak bir araya geldim. Millet İttifakı’nı oluşturan partiler ile Gelecek ve DEVA partileri. O nedenle henüz erken. Millet İttifakı büyüdü veya küçüldü demek için erken olduğunu düşünüyorum. Önemli olan Türkiye’yi bugünkü koşullardan çıkarmak üzere bir yola çıkılmış olmasıdır. Bu çok değerlidir. Seçim yaklaşınca bu konular da konuşulur.”

Paylaşın

Altı Muhalefet Partisinden Ortak Açıklama: Mutabakat Metni 28 Şubat’ta Paylaşılacak

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun daveti üzerine İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Çankaya Belediyesi Ahlatlıbel Tesisleri’nde çalışma yemeğinde bir araya geldi.

Haber Merkezi / CHP Lideri Kılıçdaroğlu, toplantıya gelen genel başkanları ev sahibi olarak dışarıda karşıladı. Toplantının ardından yapılan yazılı açıklamada, “Birbirinden farklı altı siyasi parti olarak, bizler, Türkiye’nin yıllardır görmeyi umut ettiği tarihi bir çalışma için bir araya geldik” diyerek üzerinde uzlaşıya varılan yeni sistemle ilgili mutabakat metninin kamuoyuna 28 Şubat’ta paylaşacağı ifadeleri yer aldı.

Toplantı sonrası yapılan ortak açıklamada şu ifadeler kullanıldı:

“Bugün, Türkiye için tarihi bir gündür. Birbirinden farklı altı siyasi parti olarak, bizler, Türkiye’nin yıllardır görmeyi umut ettiği tarihi bir çalışma için bir araya geldik.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni’ni hazırlayan partiler olarak bizler, etkin ve katılımcı bir yasama, şeffaf ve hesap verebilir bir yönetim, tarafsız ve bağımsız bir yargı ile kuvvetler ayrılığının tesis edildiği güçlü, özgürlükçü, demokratik, adil bir sistem inşa etme kararlığı içindeyiz.

Ülkemiz, Cumhuriyet tarihinin en derin siyasi ve ekonomik krizlerinden birini yaşamaktadır. Toplumsal, siyasal ve ekonomik sorunlar her geçen gün artarak etkisini ağır bir biçimde göstermektedir. Bu krizin en önemli sebebi kuşkusuz, ‘Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ adı altında uygulanan keyfi ve kural tanımaz yönetimdir.

Altı siyasi parti olarak hepimizin ortak sorumluluğu, uzlaşarak ve birlik içinde bu krizi aşmak, derin sorunlarımızı demokratik siyasetin alanını genişleterek, çoğulculuk temelinde çözebilmektir.

Tam da bu inanç ve kararlılıkla, yasama, yürütme ve yargı organlarının güçlendirilmesinin yanında, demokratik hukuk devletini güçlendirmek amacıyla Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni üzerinde yoğun bir çalışma gerçekleştirdik. Kutuplaşmayı değil, istişare ve uzlaşmayı esas aldık.

“Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem öncelikli hedefimizdir”

Bugün de parti genel başkanları olarak bir araya gelerek, üzerinde uzlaşıya vardığımız yeni sistemle ilgili mutabakat metninin kamuoyuna takdimi üzerine görüştük ve 28 Şubat 2022 tarihinde milletimizle paylaşılmasında mutabık kaldık.

Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’e geçmek ortak ve öncelikli hedefimizdir. Bu hedefe ulaşabilmemiz için sürecin nasıl işleyeceğinin ve bu süreçte ülkemizin nasıl yönetileceğinin yapıcı bir şekilde planlanması gerekmektedir. Bu nedenle geçiş sürecinin yol haritasının çalışılarak üzerinde mutabık kalınması ve vatandaşlarımızla paylaşılması konularında da uzlaşıya vardık.

Ayrıca bu toplantıda güncel ekonomik ve sosyal gelişmeleri değerlendirdik ve seçimlerden sonra uygulanmaya başlanacak politikalar konusunda ortak çalışma yapılabilecek alanlara ilişkin görüş alışverişinde bulunduk. Hedefimiz milletimizin rahat bir nefes almasını sağlamak ve refah düzeyini, kapsayıcı bir anlayışla ivedilikle yükseltmektir.

Türkiye’nin istişare ve uzlaşı ile çözülemeyecek hiçbir sorunu yoktur. Önemli olan, tüm farklılıklarımızla beraber ‘biz’ düşüncesini, Avrupa Konseyi ve Avrupa Birliği normları çerçevesinde temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alındığı, herkesin kendini eşit ve özgür vatandaş olarak gördüğü, düşüncelerini özgürce ifade edebildiği, inandığı gibi yaşayabildiği demokratik bir Türkiye’yi inşa etmektir.

Öte yandan hedefimiz; kamu yönetiminde şeffaflık, eşitlik, tarafsızlık ve liyakatin sağlanması, yolsuzlukla etkin mücadele edilmesi, Siyasi Etik Kanunu ile siyasi makamların millete hizmetten başka bir amacının olmamasının garanti altına alınmasıdır.

Bugün burada milletimiz adına ‘Yarının Türkiyesi’ni inşa etmek için önemli bir adım attık. Bundan sonra da işbirliği alanlarını genişleterek sürdürmekte kararlıyız. Hep birlikte inşa edeceğimiz Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem’i milletimize ve gelecek nesillere adalet, barış, refah ve huzur getirmesi inancıyla hayata geçirmeyi taahhüt ettiğimizi kamuoyunun bilgisine sunarız.”

Paylaşın

Altı Muhalefet Partisinin Lideri Bir Araya Geldi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile Liderler Buluşmasında bir araya geldi.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre; Liderlerin “yuvarlak masa” toplantısında ana gündem maddelerinin “güçlendirilmiş parlamenter sistem” çalışması, seçimlere yönelik iş birliği olanakları, seçimin kazanılması halinde “parlamenter sisteme geçiş” süreci planlaması ve cumhurbaşkanı adayının nasıl belirleneceği olması bekleniyor.

Uzun süredir ikili görüşmeler yapan 6 muhalefet partisinin lideri ilk kez birlikte masaya oturdu. Çankaya Belediyesi’ne ait Ahlatlıbel Tesisleri’nde “akşam yemeği” olarak organize edilen buluşma yerel saatle 19.00’da başladı.

Liderler, geçen Aralık ayı sonunda tamamlanan “güçlendirilmiş parlamenter sistem” çalışması konusunda da ilk kez birlikte değerlendirme fırsatı bulacak. Bu önerinin kamuoyuna nasıl açıklanacağı konusunun da bu toplantıda netleştirilmesi bekleniyor.

Ön şart, kırmızı çizgi yok

Altı siyasi parti liderinin aynı masa etrafında bir araya gelmesi, Türkiye siyasetinde sık tanık olunan bir durum değil. O nedenle de bu buluşma, tüm katılımcılar tarafından “çok kıymetli” sözleriyle ifade ediliyor.

Kulislere yansıyan bilgilere göre buluşma masasına, seçim öncesi ve sonrası sürecinin nasıl planlanacağı, ittifakın genişleyip genişlemeyeceği dahil, seçim iş birliğine ilişkin hemen her konu gündeme gelebilir.

Bu kapsamda Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’nun bir süre önce Kılıçdaroğlu ve Akşener’le ikili görüşmeler yaparak “Millet İttifakı’nın adının ve yapısının değiştirilmesi” önerisinin de gündeme gelmesi olası görülüyor.

İYİ Parti’nin “marka değeri” olduğunu belirttiği Millet İttifakı’nın isminin değiştirilmesine sıcak bakmadığı biliniyor.

CHP kurmayları ise liderler buluşmasında her şeyin konuşulabileceğine dikkat çekerek “Kategorik olarak ‘şunu konuşmayız, şu konuları ele alabiliriz’ gibi bir ön şartımız, kırmızı çizgimiz yok. Farklı siyasi geleneklerden gelen partilerin bir araya gelmesi son derece kıymetli. Sayın Davutoğlu da önerisini gündeme getirebilir, kabul görür, görmez o ayrı bir şey” görüşünü dile getiriyor.

Ancak ittifakın yapısının nasıl olacağının konuşulması için öncelikle tarafların “ittifaka katılma konusunda irade beyanı” ortaya koyması gerektiği vurgulanarak “Aynı masada oturduğumuza göre yarın öbür gün beraber yol yürüyebiliriz, fikir kafalarda oluştuysa bunlar konuşulabilir. Kabul görür, görmez, onu bilemeyiz ama konuşulur. Siyasi perspektifimize uygun her konu o masada konuşulur” değerlendirmesi yapılıyor.

Görüşmelerin devamı gelebilir

Liderlerin bu ilk buluşmasının ardından devamının da geleceği ifade ediliyor. İttifakın nasıl genişleyeceği, seçim öncesi ve sonrası sürecin planlanmasının yanı sıra en kritik konulardan olan muhalefetin cumhurbaşkanı adayının nasıl belirleneceği konusunda görüş alışverişinde bulunulabileceği ifade ediliyor.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun muhalefetin cumhurbaşkanı adayı olma konusunda istekli olduğu uzun süredir konuşuluyor. Ancak ilk toplantıda kimin aday olacağı gibi kritik bir konuya girilmesi beklenmiyor, adayın kim olacağının ancak seçim sürecine girildiğinde netleşeceğine dikkat çekiliyor.

Paylaşın