CHP Lideri Kılıçdaroğlu’ndan “8 Mart” Mesajı: Kadınlar Kazanacak

Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü nedeniyle paylaştığı mesajında, “Gelecek sene 8 Mart, meydanlarda coşkuyla kutlanacak. Kadınlar kazanacak” dedi.

Haber Merkezi / Millet İttifakı’nın 13. Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü vesilesi ile açıklama yayımladı. Kılıçdaroğlu, açıklamasında şöyle dedi:

“Gelecek sene 8 Mart, meydanlarda coşkuyla kutlanacak. Kadınlar kazanacak. Tüm kadınların 8 Mart Emekçi Kadınlar Gününü kutlarım.”

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Dünya Kadınlar Günü ya da Dünya Emekçi Kadınlar Günü her yıl 8 Mart’ta kutlanan ve Birleşmiş Milletler tarafından tanımlanmış uluslararası bir gündür. İnsan hakları temelinde kadınların siyasi ve sosyal bilincinin geliştirilmesine, ekonomik, siyasi ve sosyal başarılarının kutlanmasına ayrılmaktadır.

8 Mart 1857 tarihinde ABD’nin New York kentinde 40.000 dokuma işçisi daha iyi çalışma koşulları istemiyle bir tekstil fabrikasında greve başladı. Ancak polisin işçilere saldırması ve işçilerin fabrikaya kilitlenmesi, arkasından da çıkan yangında işçilerin fabrika önünde kurulan barikatlardan kaçamaması sonucunda 129 kadın işçi can verdi. İşçilerin cenaze törenine 10.000’i aşkın kişi katıldı.

26 – 27 Ağustos 1910 tarihinde Danimarka’nın Kopenhag kentinde 2. Enternasyonale bağlı kadınlar toplantısında (Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin, 8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikası yangınında ölen kadın işçiler anısına 8 Mart’ın “Internationaler Frauentag” (International Women’s Day – Dünya Kadınlar Günü) olarak anılması önerisini getirdi ve öneri oybirliğiyle kabul edildi.

İlk yıllarda belli bir tarih saptanmamıştı fakat her zaman ilkbaharda anılıyordu. Tarihin 8 Mart olarak saptanışı 1921’de Moskova’da gerçekleştirilen 3. Uluslararası Kadınlar Konferansı’nda (3. Enternasyonal Komünist Partiler Toplantısı) gerçekleşti. Adı da “Dünya Emekçi Kadınlar Günü” olarak belirlendi.

Birinci ve İkinci Dünya Savaşı yılları arasında bazı ülkelerde anılması yasaklanan Dünya Kadınlar Günü, 1960’lı yılların sonunda Amerika Birleşik Devletleri’nde de anmaya başlanmasıyla daha güçlü bir şekilde gündeme geldi. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart’ın “Dünya Kadınlar Günü” olarak anılmasını kabul etti. Birleşmiş Milletler’in sitesinde günün tarihine ilişkin bölümde, kutlamanın New York’ta ölen işçilerin anısına yapıldığı yazılmamıştır.

Türkiye’de 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü

Türkiye’de 8 Mart Dünya Kadınlar Günü ilk kez 1921 yılında “Emekçi Kadınlar Günü” olarak kutlanmaya başlandı. 1975 yılında ve onu izleyen yıllarda daha yaygın, ve yığınsal olarak kutlandı, kapalı mekanlardan sokaklara taşındı.

“Birleşmiş Milletler Kadınlar On Yılı” programından Türkiye’nin de etkilenmesiyle, 1975 yılında “Türkiye 1975 Kadın Yılı” kongresi yapıldı. 12 Eylül 1980 Askeri Darbesi’nden sonra dört yıl süreyle herhangi bir kutlama yapılmadı. 1984’ten itibaren her yıl çeşitli kadın örgütleri tarafından “Dünya Kadınlar Günü” kutlanmaya devam ediliyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Seçilirse Çalışmalarını Çankaya Köşkü’nden Yürütecek

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrat Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi,  Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve İYİ Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, seçimi kazanması halinde çalışmalarını Çankaya Köşkü’nden yürüteceğini belirtti.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ne ne olacağı” konusunda da “Onun için bir formül, bir çözüm buluruz. Onu zamanı geldiğinde düşünürüz” dedi.

Habertürk’ten Bülent Aydemir, Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeye bugünkü köşe yazısında yer verdi.

Aydemir’in yazısının bir kısmı şöyle:

Gazeteci olarak Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayından ilk demecimi almam ve merak edilen bazı konularda sorularımı yöneltmek amacıyla Kılıçdaroğlu ile Meclis’teki makam odasında görüştük. Kendisine ilk sorum, “Meclis’e ve parti grubunuza niçin veda ettiniz?” oldu. Kılıçdaroğlu, “Doğru olan budur. Ben sadece CHP’nin ya da CHP’ye gönül vermiş olanların değil, beni aday gösteren bütün partilerin ve her kesimden, her renkten bütün vatandaşlarımızın cumhurbaşkanı olacağım. Parti rozetimi bunun için çıkardım” dedi.

“Bundan sonra grup toplantılarına katılmayacak mısınız?” diye sorduğumda ise, “Evet, artık grup toplantılarına katılmayacağım” yanıtını verdi.

Süreç tamamlanınca istifa

Altılı Masa toplantılarının önemli gündem maddelerinden olan, cumhurbaşkanının, partisinden istifa edip etmeyeceği konusunu da kendisine sordum. Kılıçdaroğlu, bu konuda da karar alındığını, parlamenter sisteme geçiş sürecinin tamamlanması ile birlikte CHP genel başkanlığından ayrılacağını söyledi. İYİ Parti’nin bu konuda ısrarı vardı. Anladığım kadarıyla Kılıçdaroğlu’nun bu konudaki tavrı net. Geçiş sürecinden sonra partisiyle bağı kalmayacak.

Daha önce ifade ettiği gibi cumhurbaşkanı seçildiğinde çalışmalarını nereden yürüteceğini, nerede oturacağını sorduğumda Kılıçdaroğlu, “Çankaya Köşkü’ne çıkacağız” yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu, “Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ni kullanmayacak mısınız? Orası ne olarak kullanılacak?” diye sorduğumda, “Onun için bir formül, bir çözüm buluruz. Onu zamanı geldiğinde düşünürüz” yanıtını verdi.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Avrupa Sosyalistler Partisi’nden Kılıçdaroğlu’na Tam Destek Mesajı

Saadet Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklanmasının ardından Avrupa Sosyalistler Partisi (PES), tam destek mesajı paylaştı.

Euronews Türkçe‘nin aktardığına göre, Avrupa Sosyalistler Partisi (PES), “PES, Türkiye’deki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde muhalefetin adayı Kılıçdaroğlu’nun arkasında duruyor” başlıklı bir açıklama yayınladı.

Açıklamada, “Mayıs ayında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Türkiye muhalefetinin ortak adayı olarak üye partimiz Cumhuriyet Halk Partisi’nden (CHP) Kemal Kılıçdaroğlu’nu güçlü bir şekilde desteklemektedir.” denildi.

Kılıçdaroğlu’nun 2017’deki ‘Adalet Yürüyüşü’ hatırlatılan mesajda, “Kılıçdaroğlu, geniş tabanlı muhalefet bloğu Millet İttifakı’nı oluşturan en büyük siyasi parti olan ana muhalefet partisi CHP’nin lideri. Cumhurbaşkanı Erdoğan yönetiminde Türkiye’nin demokrasisinin dağılmasına karşı çıkmak için 280 mil uzunluğundaki ünlü “Adalet Yürüyüşü”ne liderlik etti” ifadelerine yer verildi.

Muhalefetin Kılıçdaroğlu’nda verdiği desteğin önemli olduğuna değinilen paylaşımda, “Avrupalı sosyalistler ve demokratlar, muhalefet partilerini Kemal Kılıçdaroğlu’nun arkasında birleştikleri için takdir ediyor.” denildi.

Erdoğan’a sert eleştiri

AB’deki Sosyalist, Sosyal Demokrat ve İşçi Partilerini bir araya getiren PES, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı da eleştirdi.

Açıklamada, “Yaklaşan parlamento ve cumhurbaşkanlığı seçimleri, Türkiye’nin Erdoğan yönetiminde geçirdiği otoriter sürüklenmeye karşı durmak için çok önemli bir fırsat. Erdoğan, kasıtlı olarak kuvvetler ayrılığını ve siyasi çoğulculuğu hedef aldı, siyasi muhalefete açıkça zulmetti” ifadelerine yer verildi.

“AB üyelik süreci canlanacak”

CHP Avrupa Birliği Temsilciliği Başkanı Kader Sevinç de Kılıçdaroğlu’nun adaylığının “tüm demokratlar arasında heyecan ve güçlü bir destekle karşılandığını” söyledi.

Kılıçdaroğlu’nun AB üyelik sürecine katkısı olacağına işaret eden Sevinç, mesajında “Bir Cumhuriyet ülküsü olan Avrupa Birliği üyelik sürecimiz de bu taze ve ilerici vizyon ve liderlikle canlanacaktır. Brüksel’de ve AB başkentlerindeki tüm temas ve toplantılarımda dünyanın tüm demokratlarının da bizim heyecan ve umudumuzu paylaştıklarını, dayanışma içinde olduklarını görmekten büyük mutluluk duyuyorum.” dedi.

Aynı zamanda PES Yönetim Kurulu üyesi olan Sevinç, Türkiye Cumhuriyeti yurttaşları en yüksek demokratik standartlarda ve “mutlu insanlar ülkesi” olarak anılan bir ülkede yaşamayı hak ediyorlar. Bunu başarmakta kararlıyız.” ifadelerini kullandı.

Paylaşın

“İYİ Parti HDP İle Görüşülmesine Sıcak Bakmıyor” İddiası

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Saadet Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklamasından sonra HDP’nin destek verip vermeyeceği tartışılıyor. 

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Başkanı Mithat Sancar, Kılıçdaroğlu’nu adaylığından dolayı tebrik ederek, kendisiyle görüşmek üzere ziyaretini beklediklerini açıkladı. Ancak, İYİ Parti’nin HDP ile görüşülmesine sıcak bakmadığı bildiriliyor.

Millet İttifakı’na dahil partilerden iki yetkili Reuters’a yaptıkları açıklamada, hakkında kapatma davası açılan HDP ile görüşmelerin, milliyetçi seçmenler arasındaki desteği zayıflatabileceğinden korkulduğunu söyledi.

İttifak partilerinden üst düzey yetkili, Sancar’ın davetinin “biraz erken” olduğunu ve HDP’nin nasıl destek vereceği konusunun muhalefetin en büyük sorunu olacağını kaydetti. Yetkili, “HDP’nin desteği son derece kritik. Bu partinin açık desteği, özellikle İYİ Parti ve tabanından tepki çekecektir.” dedi.

“HDP’den gelen oylar, ittifakta kaybedilene eşit olabilir”

İttifakta bulunan partilerden diğer üst düzey isim, HDP’nin açık desteğinin İYİ Parti’nin oylarında 5 puan, CHP’de ise 2-3 puan azalmaya neden olabileceğini savundu.

Kaynak, “Burada çok ince bir dengenin bulunması gerekiyor. Aksi takdirde ödenecek bir bedel olabilir. HDP’den gelen oylar, ittifakta kaybedilene eşit olabilir.” ifadelerini kullandı. Yetkili, Altılı masada İYİ Parti’nin olmasından dolayı bazı Kürt seçmenlerin, muhalefet ittifakını desteklemeyeceğini kaydetti.

HDP’nin ülke genelinde yaklaşık yüzde 10’luk bir desteğe sahip olduğu belirten Reuters, anketlerin de Cumhur İttifakı ve Millet İttifakı’nı genellikle başa baş gösterdiğini hatırlattı.

Parlamentonun üçüncü büyük partisi olan HDP’nin 14 Mayıs’ta yapılması beklenen cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde belirleyici rol oynayacağı ifade ediliyor.

Bu arada Anayasa Mahkemesi, HDP’nin PKK ile bağlantısı olduğu iddiasıyla kapatılmasını amaçlayan davayı görüşüyor. Reuters, analistlerin, Erdoğan’ın seçim kampanyası sırasında bu iddiaları gündeme taşıyacağını söylediğini aktardı.

Halihazırda partinin banka hesaplarını donduran mahkeme, HDP ile ilgili kararın seçimlerden sonraya ertelenmesi talebini reddetmişti.

HDP, Kılıçdaroğlu ve cumhurbaşkanlığı seçimi için ne dedi?

Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanı adaylığının açıklanmasından sonra yaptığı konuşmada HDP’ye atıfta bulunmadı.

Sancar, Habertürk’teki programda, HDP’nin Türkiye’de siyasi dengelerin oluşturulmasında kilit bir rol oynadığını ve bunun kapalı kapılar ardında değil açık alanda gerçekleşmesi gerektiğini söyledi.

Sancar, “Bu sürecin sonunda aday çıkarır mıyız, çıkarmaz mıyız tabii ki kurullarımız ve ittifak güçlerimizle yapacağımız görüşmelerde karara bağlanacaktır. Sayın Kılıçdaroğlu’nun adaylığı hayırlı olsun diyeyim ve ekleyeyim, kendisini bizlerle görüşmeye bekliyoruz. Bunu neden açık söylüyoruz. Zaten daha önce ilke ve yöntemi açıklamıştık. Eğer muhalefet ortak aday belirleyebilirse, o ortak adayla bizimle yapacağı açık, doğrudan görüşmeler sonucu bir ortak noktaya, uzlaşmaya varılırsa biz bu adayı destekleriz demiştik. Aksi takdirde seçenek bellidir, kendi adayımızı çıkarırız.” ifadelerini kullandı.

Cezaevindeki eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da Twittter hesabından, “Sayın Kılıçdaroğlu’na hayırlı olsun diyoruz. Kendisini HDP’ye de bekliyoruz.” paylaşımı yaptı.

(Kaynak: Reuters)

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Hangi Partilerden Destek İsteyecek?

Gelecek Partisi, İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Saadet Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun ziyaret programının, seçim kararının ilan edilmesinin ardından netleşecek.

En çok merak edilen de Kemal Kılıçdaroğlu’nun, HDP, MHP ve AKP’yi de ziyaret edip etmeyeceği. HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar da Kılıçdaroğlu’nun adaylığının netleşmesinin ardından, partisinin genel merkezine davet etmişti.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın’ın haberine göre, henüz kesinleşmemekle birlikte, parti içinde ziyaret programına ilişkin farklı seçenekler değerlendiriliyor. Bu kapsamda öne çıkan görüş, parlamentoda grubu olan bütün siyasi partilerin ziyaret edilerek, destek istenmesi yönünde.

Bu kapsamda AKP ve MHP’den “grup başkanı” düzeyinde randevu istenmesi seçeneği üzerinde duruluyor.

Randevuya olumlu yanıt vermesi halinde Kılıçdaroğlu’nun AKP Grup Başkanı İsmet Yılmaz ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’den randevu istenebileceği belirtiliyor.

CHP kurmayları, “Şu anda bu seçenekler tartışma, değerlendirme aşamasında. Bazı partiler görüşmek istemiyoruz, diyebilir. O zaman buna göre de tavır alınır” görüşünü dile getiriyor.

CHP liderinin HDP ile daha önce de görüştüğüne dikkat çeken parti kurmayları, parlamentoda temsil edilen partilerin ayrımsız ziyaret kapsamında olacağını belirtiyor. Parlamento dışında çok sayıda siyasi parti olduğu için, bunların hangilerinin ziyaret edileceği ise henüz netleşmiş değil.

Aday olduktan sonra ilk ziyaretini deprem bölgesine, Elbistan’a yapacak olan Kılıçdaroğlu, “seçim bildirgesini” ise seçim kararının açıklanmasının ardından, ittifakta yer alan liderlerin de katılımıyla Ankara Spor Salonu’nda kamuoyuna açıklayacak.

Kılıçdaroğlu’nun seçim kampanyasını ise ittifakta yer alan partilerin temsilcilerinin de içinde yer aldığı ekip yürütecek.

Millet İttifakı’nda depreme yol açan aday krizi Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, seçimin kazanılması halinde “cumhurbaşkanı yardımcısı” olarak yönetimde görev almaları formülüyle aşıldı.

Krizin çözülme süreçlerine ilişkin ise yeni ayrıntılar ortaya çıktı.

‘CHP’nin B planı, çözüm formülü oldu’

Kulislere yansıyan bilgiye göre, “belediye başkanlara cumhurbaşkanı yardımcığı” formülü aslında CHP’nin, “kötü senaryoya”, yani masada kriz çıkması olasılığına göre yaklaşık 20 gün önce hazırladığı “B planı” idi.

Kurmayları, Akşener’in ittifakla köprüleri attığı 3 Mart’taki basın toplantısından hemen sonra Kılıçdaroğlu’na açıkladı.

CHP kaynaklarının verdiği bilgiye göre süreç şöyle işledi:

Kılıçdaroğlu, TİP Genel Başkanı Erkan Baş ile görüşmesinin ardından, Akşener’in basın toplantısını yakın kurmayları ile birlikte, Meclis’teki makamında izledi.

Basın toplantısından kısa süre önce de Kılıçdaroğlu’na Akşener’in Yavaş ve İmamoğlu’nu aday olarak önereceği ve aksi taktirde masadan kalkacağı bilgisi geldi.

Kılıçdaroğlu, Akşener’in açıklamaları üzerine yorum yapmadı, ancak kurmaylarının anlatımına göre bu kadar “sert” bir üslup da beklemiyordu.

Akşener’in basın toplantısı bittikten Genel Başkan Yardımcısı Bülent Tezcan, grup başkanvekilleri ve bazı MYK üyeleri ile olgunlaştırdıkları, Yavaş ve İmamoğlu’nun seçim sürecinde daha görünür olması ve daha aktif katılabilmeleri için “cumhurbaşkanı yardımcılığı” formülünü önerdi.

Seçim sürecinde cumhurbaşkanı yardımcı adaylığı için istifa gerekmediğini belirten kurmayları, belediye başkanlarının kamuoyu desteklerinin seçim kamyanyasına da olumlu yansıyacağını ifade ettiler.

Kılıçdaroğlu’nun olumlu baktığı bu plan 3 Mart’taki olağanüstü MYK’da değerlendirildi.

Ancak Pazar gününe gelindiğinde ise bu formül, Akşener’in “masaya dönüş”ü için devreye sokuldu.

Akşener’in de bu formüle sıcak baktığı ifade edilince, Kılıçdaroğlu, diğer liderlere de bilgi verdi ve krizin aşılması için yürütülen trafik olumlu sonuç verdi.

Kılıçdaroğlu’nun adaylığının netleşmesinin ardından, bundan sonraki yol haritası da netleşmeye başladı.

Meclis’e veda: Parti yöneticilerine de sürpriz oldu

Aday olunca “parti rozetini çıkarma” kararı alan Kılıçdaroğlu, bunun ilk adımın Meclis grubunda attı. Aday ilan edildikten sonraki ilk grup toplantısında, Meclis grubuna veda etti. Karar, yakın kurmayları için de “sürpriz” oldu.

CHP Grup Başkanvekili Engin Özkoç, Kılıçdaroğlu’nun bu kararı nasıl aldığını ve ne anlama geldiğini BBC Türkçe’ye anlattı:

“Meclis’teki karşılamadan sonra grup başkanvekilleri olarak odasına girdik. ‘Arkadaşlar ben bugün grubu son defa temsil edeceğim’ dedi. Bundan sonra milleti temsilen, milletle beraber olacağım’ dedi.

“Hem şaşırdık hem de duygusallaştık. Kolay bir şey değil. Yaklaşık 11 yıldan beri birlikte götürüyoruz görevi. Yaşadığımız, paylaştığımız çok şey var. ‘Peki efendim, bir daha grup toplantısı yapmayacak mısınız?’ diye sorduğumuzda ‘Hayır, bundan sonraki toplantılarımı milletle birlikte yapacağım’ dedi. ‘Peki’ dedik biz de, hatta üç grup başkanvekili olarak, grup hatırası olarak beraber fotoğraf çektirelim istedik. Çok duygusal anlar yaşandı o anda. Son bir resim de orada çektirdik. Bugüne kadar bizi çok gururla temsil etti, bundan sonra da milleti temsil edecek.”

Genel Başkanlık görevini neden sürdürme kararı aldı?

Kılıçdaroğlu, aday olmadan önce yaptığı bazı açıklamalarda, “cumhurbaşkanının partili olmayacağını, seçimi kazandıktan sonra da partisinden ayrılacağını” açıklamıştı.

CHP kulislerinde de, Kılıçdaroğlu’nun aday olduktan sonra, genel başkanlıktan ayrılmayacağı ancak parti rozetini çıkaracağı ve MYK içinden bir ismi “vekil” olarak görevlendirebileceği dile getiriliyordu.

Ancak; Millet İttifakı’nın 12 madelik “güçlendirilmiş parlamenter sistemin yol haritası”nda ise cumhurbaşkanının varsa parti üyeliğinin, parlamenter sisteme geçildikten sonra sona ereceği öngörüldü.

Bu da Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı seçilmesi halinde de genel başkanlık görevini sürdürebileceği anlamına geliyor.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener de, liderlerin son buluşmasında, Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı seçilmesi halinde, “hiç değilse yerel seçimlere kadar genel başkanlık görevini sürdürmesi” konusunda anlaşmaya varıldığını açıkladı.

CHP kurmayları bu kararın gerekçesini, geçiş süreci gibi kritik bir dönemde bir de “parti içi mücadele tartışması yaşanmaması” ve seçim sonrasında nasıl bir tablo oluşacağının görülmek istenmesine bağlıyor.

Grup Başkanvekili Özkoç’un verdiği bilgiye göre, Kılıçdaroğlu parti rozetini çıkarmakla birlikte, seçimlere kadar partisinin başında olacak, seçimden sonra ise oluşan koşullara göre karar verecek:

“Seçimden sonra, Meclis’te partilerin milletvekili ağırlıkları ne olacak, hangi siyasi parti öne çıkacak, Türkiye’nin koşulları ne olacak? O açıdan da hepsi o günkü koşullar içinde değerlendirilir. Bu mutabakat metni o anlamda da Genel Başkan’ın önünü açtı. Bu aslında masadaki liderlerin Kemal Bey’e güven telakki ettiğini de gösteriyor.”

Başkanlar iki görevi bir arada sürdürebilir mi?

Tartışılan bir konu da seçimin kazanılması halinde Yavaş ve İmamoğlu’nun hem belediye başkanlığı hem de cumhurbaşkanlığı görevini birlikte üstlenip üslenemeyeceği.

2018 seçimlerinde, AKP’den İstanbul Büyükşehir Belediye Bakanlığı’na aday olan Binali Yıldırım’ın aynı zamanda TBMM Başkanlığı’nı sürdürmesini örnek göstererek, başkanların iki görevi bir arada sürdürebileceğini savunanlar olsa da, hukuki altyapı oluşturulmadan formülün işletilmesi zor görünüyor.

Ankara ve İstanbul’da Belediye Meclisi’nde Cumhur İttifakı çoğunlukta olduğu için belediye başkanlıklarının kaybedilmemesi için yerel seçimlere kadar görevlerinin başında kalması öngörülüyor.

‘Seçim bildirgesini açıklayacak’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, seçim kararını almasının ardından, Kılıçdaroğlu için aday tanıtım toplantısı düzenlenecek.

Kesin program netleşmemekle birlikte, aday tanıtım toplantısının ittifak ortağı partilerin liderlerinin de katılımıyla Ankara Spor Salonu’nda yapılması planlanıyor.

Deprem nedeniyle, tanıtım toplantısının “sade” ancak geniş katılımlı olması amaçlanıyor.

Kılıçdaroğlu’nun, daha önce kamuoyuna açıklanan, “ortak politikalar metni”ni esas alarak “seçim bildirgesini” kamuoyuna açıklaması bekleniyor.

Kampanya nasıl yürütülecek?

Kılıçdaroğlu’nun seçim kampanyasının ayrıntıları henüz netleşmiş değil. Ancak, CHP’nin yanısıra ittifakta yer alan siyasi partilerden isimlerin de kampanyada görev alacak.

Engin Özkoç, kampanya sürecinde, ittifak partilerinin “ortak dil” kullanılacağını söyledi:

“Kampanya programımızda söylenecek sözler, vaatlerimizin nasıl ifade edileceği konusunda, iletişim uzmanlarının bize öngördüğü tavsiyeler doğrultusunda, bunları bütün siyasi partilerimizin görüşüne sunarız. Onlar da kendi görüşlerini ifade ederler ve böylece bir ortak dil ortaya çıkar.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun Adaylığı; Millet İttifakı İçinde HDP Huzursuzluğu

Demokrat Parti, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Saadet Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti ve Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi’nin oluşturduğu Millet İttifakı, Saadet Partisi Lideri Karamollaoğlu ev sahipliğinde yaptığı toplantı sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı adayı olarak açıkladı.

Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) 14 Mayıs’ta yapılması planlanan seçimlerde, AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a karşı CHP Genel Kemal Kılıçdaroğlu’nu desteklemek için Millet İttifakı ile görüşme çağrısının, muhalefetin bazı milliyetçi unsurları arasında huzursuzluğa neden olduğu öne sürüldü.

Parlamentonun üçüncü büyük partisi olan HDP’nin eş başkanı Mithat Sancar, Altılı Masa’nın Kemal Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı adayı olarak açıklamasının ardından dün geç saatlerde katıldığı bir televizyon programında, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun adaylığı hayırlı olsun, kendisini bizlerle görüşmeye bekliyoruz” demiş, muhalefetin ortak adayıyla uzlaşmak istediklerini söylemişti.

Muhalefet ittifakından iki yetkili, Reuters haber ajansına yaptıkları açıklamada, terör örgütü PKK ile bağlantılı olduğu iddiasıyla hakkında kapatma davası açılan HDP ile bu tür görüşmelerin, Kürt yanlısı politikalara düşman olan milliyetçi seçmenler arasındaki desteği zayıflatabileceğinden korkulduğunu söyledi.

Reuters, “HDP’nin cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde belirleyici bir rol oynayacağı düşünülüyor. Altı partili blok da Erdoğan’ın yirmi yıllık siyasi saltanatını sona erdirmek için muhtemelen onun desteğine ihtiyaç duyacak” diye yazdı.

Haber ajansı, sosyal demokratlar, milliyetçiler, laikler ve İslamcılar’ı kapsayan ittifakın, farklılıkları bir kenara bırakarak Kılıçdaroğlu’nu desteklediğine dikkat çekti.

Muhalefetin adayının açıklandığı saatlerde Sancar, Fatih Altaylı’nın Teke Tek programında açıklamalarda bulunarak HDP’nin, Kılıçdaroğlu’nu desteklemesinin önünü açabilecek görüşmeler yapmaya davet etti.

Sancar, “Hedefimiz demokrasi, adalet, özgürlüktür. Esas olarak ilkeleri konuşmak istiyoruz. Pazarlık için değil; Cumhurbaşkanlığının hangi ilkeleri üzerinde durulacağı, geçiş sürecinin nasıl olacağı ve bu dönemde nelerin acil olarak yapılması gerektiği konularını konuşacağız” dedi.

İttifak partilerinden birinin üst düzey bir yetkili ise Reuters’a yaptığı açıklamada, Sancar’ın davetinin “biraz erken” olduğunu belirtirken HDP’nin nasıl destek vereceği konusunun, muhalefetin en büyük sorunu olacağını söyledi.

HDP’nin açık desteğinin özellikle ittifakın ikinci büyük partisi olan milliyetçi İYİ Parti ve tabanından tepki çekeceğini söyleyen yetkili, “HDP’nin desteği son derece kritik” dedi ancak bu desteğin başka noktalarda desteği zayıflatabileceğini dile getirdi.

İttifakın başka bir partisinden üst düzey bir isim de Reuters’a, HDP’nin açık desteğinin İYİ Parti’nin desteğini beş puan, CHP’nin desteğini ise 2-3 puan azaltabileceğini öne sürdü.

Reuters, “Bazı anketler muhalefet ittifakını, Erdoğan’ın İslamcı köklere sahip AKP’si ve milliyetçi MHP’den oluşan iktidar koalisyonunun önünde gösteriyor. Ancak anketler genellikle başa baş bir yarışa işaret ediyor. HDP ülke genelinde yaklaşık yüzde 10’luk bir desteğe sahip” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu bugünkü CHP grup toplantısında, HDP’ye atıfta bulunmadı; Millet İttifakı’nı oluşturan siyasi parti liderlerine tek tek teşekkür etti ve bu yolu birlikte yürüyeceklerini söyledi.

Reuters’a konuşan ikinci yetkili, çok ince bir dengenin bulunması gerektiğini, aksi takdirde ödenecek bir bedel olabileceğini kaydetti ve HDP’den gelen oyların ittifakta kaybedilenlerle örtüşebileceğine dikkat çekti.

Anayasa Mahkemesi, HDP’nin kapatılması davasını görüşürken siyasi analistler, Erdoğan’ın seçim kampanyasında bu iddiaları öne çıkaracağını söylüyor.

Davanın ne zaman sonuçlanacağı belli değil ancak mahkeme, HDP kararının seçim sonrasına ertelenmesi talebini reddetti. Mahkeme halihazırda partinin mali hesaplarını da bloke etmiş durumda.

Reuters’ın konuştuğu ikinci yetkili, İYİ Parti’nin katılımı nedeniyle bazı Kürt seçmenlerin muhalefet ittifakını desteklemeyeceğini de söyledi.

Sancar, dünkü açıklamalarında HDP’nin Türkiye’de siyasi dengelerin oluşmasında çok kritik bir yeri, rolü ve işlevi olduğunu da kaydetti.

“7 Eylül’de tutum belgesi açıklamıştık. Cumhurbaşkanlığında muhalefetle ortak aday fikrine açık olduğumuzu söylemiştik. Aday HDP ile ittifakımızla açık şekilde görüşmeler yapmalı” diyen Sancar, uzun zaman geçmesine rağmen bu konuda olumlu bir adım yaşanmadığını kaydetti.

Sancar, kendi adaylarını çıkarma konusunda Ekim ayından bu yana mesafe aldıklarını da söyledi ancak deprem nedeniyle, bu adımı yeniden değerlendirmeye başladıklarını belirtti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun Adaylığı Açıklandı; HDP’nin Beklentileri Neler?

İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Demokrat Parti, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Saadet Partisi ve Gelecek Partisi’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu olduğu duyuruldu.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun adayı olarak açıklanmasının ardından gözlerin çevrildiği yerlerden biri de Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Türkiye İşçi Partisi’nin de içerisinde olduğu Emek ve Özgürlük İttifakı oldu. İttifakın bu aşamada aday çıkarması beklenmezken, Kılıçdaroğlu ile yapılacak görüşmenin ardından Emek ve Özgürlük İttifakı’nın tavrının netleşeceği öngörülüyor.

HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’ın Pazartesi akşamı Kemal Kılıçdaroğlu’na “Hayırlı olsun” demesi ve ardından da “Kendisini bizlerle görüşmeye bekliyoruz” çağrısının ardından HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan’dan bugün partisinin TBMM Grup Toplantısı’nda “Bizim derdimiz basit hesaplar değil, aday çıkarma politikamızı gelişmelere göre bir kez daha değerlendireceğimizi ifade etmek isterim” açıklaması yaptı.

Kılıçdaroğlu ziyaret edecek 

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu’nun HDP başta olmak üzere Meclis’te grubu bulunan ve meclis dışındaki tüm partilerden randevu alacağı belirtiliyor. HDP ile öngörülen görüşmenin kısa vadede Meclis’te değil, HDP Genel Merkezi’nde olması bekleniyor.

Bu noktada HDP ile görüşme oldukça kritik önemde. HDP oy potansiyeli ile seçimlerde dengeyi değiştirebilecek bir güç olduğu biliniyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’na yakın kurmaylar HDP ile görüşmede bir pazarlık olmayacağını söylerken, “Görüşmelerde demokratik siyaset kanallarını açacağız” dedi. CHP’li kurmaylar, “Kimse siyaset yapacağı için hapse atılmayacak” mesajının verileceğini de sözlerine ekledi.

CHP’li kurmaylar, HDP’nin beklentisinin “Açık ziyaret ve muhatap alınma” olduğunu belirtirken, “Ziyaretler şeffaf olacak” değerlendirmesi yaptı. Kılıçdaroğlu ile Mithat Sancar’ın dönem dönem telefon görüşmeleri yaptığı bilinirken HDP’ye olan ziyaretin önem taşıyacağına vurgu yapılıyor.

HDP’de ‘cesur söylem’ beklentisi

Kemal Kılıçdaroğlu’nun HDP ile yapması beklenen görüşmede hangi başlıkların gündemde olacağı da merak edilirken HDP kurmayları beklentilerini anlattı.

DW Türkçe’den Kıvanç El’e bilgi veren HDP kurmayları, “HDP’li vekiller tutuklanıyor, hapse atılıyor. Meclis’ten atılıyor. Tüm mensuplarımız tehdit altında. Kayyum rejimi ile sandıkta kazandığımız belediyeler elimizden alınıyor. Bizim de hedefimiz parlamenter sisteme dönmek. Tüm bu güvenlikçi politikalar ve baskı rejimini sonlandıracak bir isme destek vereceğimizi zaten ifade etmiştik” görüşünü paylaştı.

2024 yılında yerel seçimlerin olduğunu hatırlatan HDP’liler, kayyum uygulamasına son verilmesi vaadinin en önemli başlıklardan biri olduğuna dikkat çekti. Daha önce İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın HDP’nin desteği ile kazanıldığını hatırlatan kurmaylar, “Burada bir pazarlık yapmadan destek verildi. Sonuçta mevcut iktidara kaybettirildi. Baskıcı rejim kaybetti” ifadelerini kullandı.

HDP kurmayları, Kürt sorununa dair “daha cesur bir söylem” beklediklerini de ifade ediyor.

HaberTürk’te Fatih Altaylı’nın sorularını yanıtlayan Mithat Sancar, seçilecek cumhurbaşkanından beklentilerini, “Elbette demokrasi en acil olandır. Geçiş süreci dediğimiz şey demokratik hukuk devleti ve elbette parlamenter sistem; yani güçlü demokrasiye geçiş süreci diyoruz. Büyük tahribat, adaletsizlik, hukuksuzluk var. Biz bunların nasıl acil onarılabileceğini oturup konuşmalıyız. Yargının, idarenin ve kamu erkinin yozlaşması, militanlaşması sonucunu doğuran bu düzenlemeyi nasıl gerçekleştireceğiz. Bu tahribatları acil giderme programları oluşturmamız gerekiyor” sözleriyle anlattı.

İYİ Parti “izleyecek” 

Kılıçdaroğlu-HDP görüşmesi Millet İttifakı ortağı İYİ Parti’de de yakından takip edilecek. İYİ Parti’nin bu konudaki beklentisinin “İttifakın daha önce açıkladığı düzenlemeler dışında bir mesaj ve söz verilmemesi” olacağı ifade ediliyor. Tersi bir durum olması halinde parti sözcülerince buna itiraz edileceği belirtiliyor.

İYİ Parti kurmayları, HDP’nin “Altılı masanın bir partneri gibi görünecek açıklamalardan uzak durulmasını” istediklerini de söylüyor.

İYİ Parti’de bir diğer hâkim görüş ise HDP’nin kendi adayını çıkarması ve Millet İttifakı’na iktidar kanadı başta olmak üzere farklı kesimlerden gelebilecek “HDP masanın ortağı” eleştirilerinin bertaraf edilmesi. Bu konuda İYİ Parti tabanında azınlıkta olsa da “HDP’nin ittifakla birlikte görünmesine” dair rahatsızlıklar olduğu ve HDP’nin aday çıkarmasının bu nedenle istendiği kaydediliyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan “Akşener” Açıklaması: Arada Ülkücü Damarı Tutar

Partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuşan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı belirleme sürecinde İYİ Parti Lideri Akşener ile yaşanan gerileme değinerek, “Meral Hanım merttir, büyük mücadeleler veriyor” dedi ve ekledi:

“Ana kucağını da çok iyi bilir, yeri geldi mi masaya vurmasını da çok iyi bilir. Ona müteşekkir olduğumu herkesin bilmesini isterim. İlk görüş ayrılığında onu bilmeyen bazı insanlar söylenmemesi gerek bazı şeyleri söylediler. Vallahi de hiç tanımamışsınız. Gerekirse yumruğunu masaya vurun diyorum ya, arada bir Ülkücü damarı tutar, gayet iyi biliyorum.”

Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı ve Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu partisinin TBMM’deki grup toplantısında konuştu. Kılıçdaroğlu, kısa bir konuşma yapacağını belirterek şunları söyledi:

“Değerli arkadaşlarım, bütün vatandaşlarım, bu coğrafyanın neresinde yaşıyorsanız huzur içinde yaşamanızı, ülkeden bereketin fışkırmasını isterim. Dostluğun kadim olmasını isterim, yürekten selam vermenizi isterim, yeni bir başlangıç için beraber var olduğumuz bütün sıkıntıları aşalım istiyorum. Ve bunları yaptığımız için o şahane Türkiye’yi yeniden inşa edeceğiz. Bundan emin olmanızı istiyorum.

Bugün çok kısa bir konuşma yapacağım.

Grup kürsümüze veda etmek için bugün buradayım. Ne yalan söyleyeyim bu satırları kaleme almak benim için de hiç kolay olmadı. Tüm yaşadıklarımızı geride bırakıp bu kürsüye veda etmek kolay değil. Bu salon, bu kürsü evim, sizler de benim yol arkadaşlarımsınız. Size son kez bu kürsüden bakmak istiyorum.

Bay Kemal’in yol arkadaşı olmak tehlikelerle doludur. Her sabah ‘ya nasip’ diyerek ailenizden ayrılırsınız.

Sizler Bay Kemal ile beraber yürümeye karar verdiniz bu tercihinizi yüreğime yazdım. Siz hak hukuk bilirsiniz. Bay Kemal’in şansı da işte budur, sizin kocaman yüreğiniz. Başınızı hep dik tuttunuz. Sizin gibi yol arkadaşlarım olduğu için onur ve gurur duyuyorum.

“Umutluyum be dostlar”

Allah hepinizden razı olsun. Hakkınızı helal edin.

Bakmayın siz, o saraylıların her şeyi varmış gibi görünüyor ama aslında hiçbir şeyleri yok. Ruhları kararmıştır, bizim her şeyimiz var.

Kalbimiz, yüreğimiz var. Mazlumlar için atan kocaman yüreğimiz var. Bu kürsü, o mazlumların acı feryatlarının duyulduğu bir kürsüdür. Bu mikrofonda o acıların tüm Türkiye’ye duyurulduğu kürsüdür. Umutluyum be dostlar gerçekten umutluyum.

“Meral Hanım’ın arada Ülkücü damarı tutar”

Yelkenlerimizi hareket ettirecek rüzgarları düşünüyorum. Bunu İYİ Parti’nin sayın Genel Başkanı Meral Akşener ile yapacağız. Çünkü Meral Hanım merttir, büyük mücadeleler veriyor. Ana kucağını da çok iyi bilir, yeri geldi mi masaya vurmasını da çok iyi bilir. Ona müteşekkir olduğumu herkesin bilmesini isterim. İlk görüş ayrılığında onu bilmeyen bazı insanlar söylenmemesi gerek bazı şeyleri söylediler.

Vallahi de hiç tanımamışsınız. Gerekirse yumruğunu masaya vurun diyorum ya, arada bir Ülkücü damarı tutar, gayet iyi biliyorum.

Saadet Partisi’nin sayın Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ile bitireceğiz. Temel Bey bilgedir, cesurdur. Yüreği cesaretle dolu olanın yolu aydınlık olur. O hepimizin iyi tanıması gereken önemli bir siyasal aktördür ve bir bilgedir.

Gelecek Partisi’nin sayın Genel Başkanı Davutoğlu ile bitireceğiz bu deliliği. Ahmet Bey’in güçlü bir entelektüel birikimi var. O bu süreci toparlayanların başında gelir. Yeniden yolumuza döndük, günlerdir uyumuyor bu lider. Bilin, onu yakından tanıyın. O da çorbada tuzu olan çok değerli bir insan.

DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ile bitireceğiz. Bu genç lider ile Türkiye’nin perişanlığına son vereceğiz. Bu ülke için alın terini beraber dökeceğiz.

Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Bey ile de bu deliliğe son vereceğiz. Menderes ve Demirel’in gençliği vardır onun yüzünde de yüreğinde de. Yürekli, cesur ve genç bir liderdir.

Ve iki kişi daha var. O iki kişiyi siz de gayet iyi ve yakından tanıyorsunuz. Burada söylemiştim. Evladım, Ekrem İmamoğlu demiştim… O da yanımda olacak. Yıllardır çokça omuz omuza verdiğimiz, birbirimiz koruyup kolladığımız, en zor zamanlarda birbirimizden güç aldığımız dostum Mansur Yavaş… O da buradadır.

“Tüm bunlar geçecek”

Büyük lokma yiyeceğiz ama artık büyük laf etmeyeceğiz. Dostlarım bilsin ki öleceksek bu vatana olan aşkımızdan öleceğiz. Bir gün tüm bunlar geçecek, şafak, tatlı bir gülümseme ile dolacak. Birbirimize bakacak, kucaklayacak, başardık diyeceğiz. Ve gerçekten başardık.

Hakkınızı helal edin dostlarım, haydi bismillah!”

Paylaşın

Gelecek Partisi’nde “Kılıçdaroğlu” İstifası

Gelecek Partisi Kurucular Kurulu Üyesi Muharrem Ödemiş, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı ilan edilmesinin ardından istifa ettiğini açıkladı.

Birçok kez, Kılıçdaroğlu’nun adaylığına itirazlarını partisinin Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu’na ilettiğini belirten Muharrem Ödemiş, istifasına ilişkin şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye’nin yeni dönemi şekillendireceği iddiasıyla açıklanan liderlik namzedini ve bu liderliğin kadro yapısını, büyük bir heyecanla çıkmış olduğumuz siyasi maceramız için bir hayal kırıklığı olduğu gerekçesiyle, son yıllarda yaşadığımız kutuplaştırıcı ve ötekileştirici siyasetin, bir başka versiyonunun, eser miktarda da olsa, öznesi olmak istemediğimi tüm kamuoyuna duyurmak istedim.” ifadelerini kullandı.

Davutoğlu: Bu zaferin kaybedeni olmayacak

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Saadet Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayının Kemal Kılıçdaroğlu olduğunun ilan edilmesinin ardından, seçimin kazanılması durumunda cumhurbaşkanı yardımcısı olacağı duyurulan liderlerden Gelecek Partisi Lideri Ahmet Davutoğlu’ndan ilk mesaj geldi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan Davutoğlu, “Millet İttifakı olarak Cumhurbaşkanı adayımız Sn. @kilicdarogluk’dur. Ülkemiz ve milletimiz için hayırlı, uğurlu olsun. Hep birlikte kazanacağız, bu zaferin kaybedeni olmayacak” paylaşımı yaptı.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ev sahipliğinde bir araya geldi.

Saat 16.00’da başlayan liderler toplantısı yaklaşık 4,5 saat sürdü. Liderler Saadet Partisi Genel Merkezi’nden kalabalığın önüne çıktı.

SP Lideri Karamollaaoğlu, “Elbette içinde bulunduğumuz günler acılı günler. Vefat eden bütün kardeşlerimize cenab-ı haktan rahmet diliyorum. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum. Birçok şehirde neredeyse bina ayakta kalmadı. Allah vefat edenlere rahmet eylesin. Bugün burada bir araya gelmemizin sebebini biliyorsunuz. Hava biraz soğuk. Ben bu toplantılarımız neticesinde aldığımız kararı duyurmayı bir görev addediyorum. Sayın Kemal Kılıçdaroğlu bizim cumhurbaşkanımızdır. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum. Bu görevin hayırlı olmasını diliyorum” diyerek Kılıçdaroğlu’nun adaylığını açıkladı.

Paylaşın

Dünya Basını: Türkiye’de 2. Kemal Dönemi

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Saadet Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu olduğu duyurulması, dünya basınında geniş yer buldu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu ev sahipliğinde bir araya geldi.

Toplantı sonrası Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun Millet İttifakı’nın adayı olduğu açıklandı.

Dünya basını, Türkiye’de yapılacak cumhurbaşkanlığı ve milletvekilliği seçimlerini ve süreci uzun süredir yakından takip ediyor. ABD’de Donald Trump, Brezilya’da Jair Bolsonaro ve İsrail’de daha sonra geri dönse de Binyamin Netanyahu’nun seçim kaybetmesiyle, batı basını Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın da yenilmesiyle “güçlü adam” ekolünün zemin kaybetmeye devam edip etmeyeceği sorusunun cevabını arıyor.

Öte yandan Türkiye’nin batı ittifakından uzaklaşması ve hak ihlalleri birçok ülkede gündem olurken, altı farklı görüşten partinin tek adaya karşı birleşmesi dünyanın ilgisini çekmişti.

Britanya’nın kamu yayıncısı BBC, “Türkiye’nin sıklıkla bölük olan muhalefet partileri, Erdoğan’ın karşısına çıkması için tek bir aday seçti” ifadelerini kullanırken, “Erdoğan’ın 20 yıllık otoriter yönetiminden sonra anketler yarışın yakın geçeceğine işaret ediyor” yazdı.

BBC haberinde, “Hindistanlı sivil haklar lideri Mahatma Gandhi’ye benzerliği nedeniyle ‘Gandhi Kemal’ ve ‘Türkiye’nin Gandhisi’ olarak tanınan sakin 74 yaşındaki lider; hem içerik hem de stil olarak ateşli ve karizmatik Erdoğan’dan radikal olarak farklı bir vizyon sunuyor” ifadeleri kullanıldı.

İngiliz The Guardian gazetesi, Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nu belirlemesini haberleştirirken başlıkta, “Muhalefet kamuoyu tartışmasının ardından ‘kitabına uyan’ cumhurbaşkanı adayında karar kıldı” ifadelerini kullandı. Gazete, bazılarının “74 yaşındaki Kılıçdaroğlu’nun 20 yıl sonunda Erdoğan’ı koltuğundan indirecek karizmadan yoksun olduğu görüşüne” yer verdi.

ABD’nin saygın yayınlarından New York Times, “Kılıçdaroğlu ve onun muhalefeti, Erdoğan’ı yenmek için büyük sınavları aşmak durumunda. Erdoğan, geniş ve iyi organize bir parti altyapısına sahip, mesajını yaymak için devletin çeşitli organlarını kullanabilen yetenekli bir siyasetçi” dedi.

New York Times ayrıca, muhalefetin zaman zaman bir arada durmakta zorlandığını belirtirken, bunun seçmenler arasında, “birlikte ne kadar iyi çalışabilecekleri konusunda soru işaretleri yarattığını” belirtti. Gazete, buna örnek olarak İyi Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in Kılıçdaroğlu’nun adaylığına karşı çıkarak masadan kalkmasını gösterdi.

Katar merkezli Al Jazeera da bazı insanların Kılıçdaroğlu’nun, “Kampanya karizması kendisine 12’den fazla seçim kazandıran” Erdoğan’ı yenebileceği konusunda şüpheleri olduğunu ifade etti.

Fransız Le Monde gazetesi, muhalefet partilerinin cumhurbaşkanlığı seçiminde Recep Tayyip Erdoğan karşısında Kemal Kılıçdaroğlu ile çıkma kararını haberleştirirken, 6 Şubat’ta Türkiye’de meydana gelen depremlerin 20 yıllık iktidarı zayıflattığı değerlendirmesinde bulundu.

Fransız Le Figaro gazetesi de, “Muhalefet, sonunda seçim için Erdoğan karşısındaki adayını belirledi” başlığına yer verdi.

Rusya devletine ait haber ajansı RIA Novosti de, “Kılıçdaroğlu’nun isminin açıklanmasının ardından Millet İttifakı içinde bir çekişme yaşanması dikkat çekiyor” diyerek, Akşener’in cuma günü yaptığı çıkışı hatırlattı.

RIA, Akşener’in cumhurbaşkanı adayı olmasını istediği İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın seçimin kazanılması durumunda cumhurbaşkanı yardımcısı olmaları konusunda muhalefet içinde anlaşmaya varıldığını belirtti.

KKTC merkezli Bugün Kıbrıs gazetesi de bugünkü sayısına, “Türkiye’de 2. Kemal dönemi” başlığını attı ve CHP liderinin adaylığı açıklandıktan sonra Saadet Partisi Genel Merkezi önünde yaptığı konuşmanın bir bölümünü alıntıladı.

Paylaşın