İYİ Parti Ve CHP Hangi İllerde Ortak Liste Çıkaracak?

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Saadet Partisi, Gelecek Partisi, İYİ Parti, Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve Demokrat Parti’den oluşan Millet İttifakı, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nu cumhurbaşkanı adayı ilan etmesiyle birlikte vekil listeleri merak konusu oldu.

Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) açıkladığı seçim takvimi uyarınca en geç 24 Mart günü siyasi partilerce ittifak modeli ve anlaşması imzalanmış olması gerekiyor. Ancak Millet İttifakı içerisinde vekil listesinde il il ve isim isim zor bir müzakere süreci yaşanıyor.

Altı siyasi parti arasında 4 Ocak’ta liderlerce kararlaştırıldığı üzere Genel Seçimler ittifakı modelini belirlemekle görevli Seçim İttifakı Komisyonu, henüz beşinci toplantısını yapmadı. Bu toplantı için gelecek hafta başında 20 Mart tarihi işaret edildi ancak bunun henüz kesinleşmediği vurgulandı.

VOA Türkçe’den Yıldız Yazıcıoğlu’nun edindiği bilgilere göre, Komisyon’un ilk toplantısını 26 Ocak’ta düzenlemesinin ardından son günlerde partiler arasında ikili düzeyde görüşmeler yapıldı. CHP ile İYİ Parti, ittifak dışında yüzde 7 ülke barajını aşabilmeleri konusundaki soru işaretleri nedeniyle diğer dört parti açısından Meclis’te nasıl temsiliyet sağlanacağını görüşüyor. Diğer dört parti, öncelikle CHP ve İYİ Parti’nin hangi illerde ortak liste çıkarmaya sıcak bakılacağını ikili görüşmede açığa kavuşturması gerektiği görüşünde.

38 ilden çok azında mı ortak liste olacak?

Önceki Genel Seçimler’de yani 24 Haziran 2018’de CHP, İYİ Parti, Saadet Partisi (SP) ve Demokrat Parti’nin oluşturduğu Millet İttifakı, milletvekili seçiminde illerde ortak liste oluşturmamıştı.

Demokrat Parti, Gültekin Uysal’ın Afyonkarahisar adayı olarak İYİ Parti’nin listesinde yer alması üzerine YSK’ya ayrıca liste sunmadı. CHP, İYİ Parti ve SP ise, ayrı ayrı 600 milletvekili aday listeleriyle Genel Seçimler’de yarıştı ancak ittifak protokolü YSK’ya sunulduğu için ülke barajı riski ortadan kaldırıldı. SP, sadece yüzde 1,34 oy almasıyla illerde vekil çıkaramamasına rağmen, CHP listesinde aday gösterilmiş iki isim ile TBMM’de sandalye etti. İYİ Parti ise, Millet İttifakı olmasa yüzde 9,96 oy oranıyla baraj altında kalacakken 43 milletvekili çıkarabildi.

Şimdi Millet İttifakı, “Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutakabatı” uyarınca Meclis’te anayasa değişikliği yapılabilmesini hedefliyor. Dolayısıyla Millet İttifakı’nın TBMM’de en az 301 sandalyesi olması amaçlanıyor. Ama bunun için 24 Haziran’da olduğu gibi 81 ilde ayrı listelerle yarışa girilmemesi gerektiği görüşü masada. 38 ilde ortak listeyle seçime girilmesi durumunda bunun TBMM’deki aritmetiğe olumlu yansıyacağına işaret eden çalışmaya rağmen İYİ Parti, pek çok ilde ortaklaşma yaklaşımına sıcak bakmıyor.

CHP ile İYİ Parti arasında ortak listeyle seçime girilecek iller açısından bazılarında sadece CHP ve bazılarında sadece İYİ Parti logosuyla yarışılması konusunda henüz uzlaşma sağlanamadı.

İYİ Parti’nin “seçmen profili” dikkate alınarak bazı illerde CHP logosuyla oy çokluğu elde edilemeyeceği görüşünü aktardığı söyleniyor.

CHP içerisinde geçmişte yeterince başarı sağlanamamış illerde o ildeki seçmen profiliyle örtüşecek “sürpriz aday ya da adaylar” üzerinde çalışıldığı vurgulanıyor.

Tek veya iki vekil için yarışılacak illerde mi ortak liste olacak?

Millet İttifakı’nda sonuçta 43 ilden çok daha fazlasında CHP ve İYİ Parti’nin kendi aday listeleriyle seçime girmek istediği öğrenildi. Bu nedenle 38 il değil ancak en az 10 ilde Millet İttifakı’nın ortak/tek listeyle aday gösterebileceği ihtimali gündemde.

Ortak listeyle parlamento seçimine girilmesi bakımından “hangi iller olabilir?” sorusuna yanıt olarak sadece tek ve iki milletvekili çıkarma hakkı olan iller işaret ediliyor. Bu kapsamda, YSK’nın güncel vekil dağılımına göre birer milletvekili çıkaracak Tunceli ve Bayburt’un yanısıra Meclis’te iki vekil ile temsil edilecek Artvin, Bilecik, Çankırı, Erzincan, Gümüşhane, Kırşehir, Sinop, Bartın, Ardahan, Iğdır ve Kilis illeri masada. Ancak bu 13 il konusunda uzlaşma henüz sözkonusu değil. Bu illerden en azından 10’unda ortak liste uzlaşması olabileceği konuşuluyor.

CHP ve İYİ Parti’nin görüşmelerinde ilerleme sağlanmasıyla birlikte ancak gelecek hafta başı yapılacak toplantıda Seçim İttifakı Komisyonu’nun artık karar alma aşamasına geleceği dile getiriliyor.

Karar İzmir’de altılı masa sonrasında mı şekillenecek?

Bu arada Millet İttifakı’nın liderlerince 19 Mart Pazar günü saat 17.00’de İzmir’de buluşulması öngörüldü. Eğer İzmir İktisat Kongresi kapsamında altılı masa toplantısı yapılabilirse “seçim ittifakı” üzerine de görüşme yapılabileceği ve dolayısıyla liderler tarafından Komisyon’a talimat verilebileceği aktarıldı.

Ardından Komisyon’un da YSK’ya sunulacak ittifak protokolü üzerinde çalışmasını hızlıca şekillendireceği kaydedildi.

Seçim İttifakı Komisyonu’nda, CHP Parti Örgütü ve Örgüt Yönetimlerinden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı, İyi Parti Yerel Yönetimler Başkanı Metin Ergun, Saadet Partisi Genel Başkan Yardımcısı Hasan Bitmez, Demokrat Parti Genel Sekreteri Serhan Yücel, DEVA Partisi Teşkilat İşleri Başkanı Sadullah Ergin ile Gelecek Partisi Seçim ve Hukuk İşleri Başkanı Ayhan Sefer Üstün yer alıyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu Şanlıurfa’da Konuştu: Bu Nasıl Bir Devlet Yönetimidir?

Sel felaketinin yaşandığı Şanlıurfa’da konuşan CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu, “Sorunları biliyoruz, ağır sorunların faturalarını sade vatandaş ödüyor bunu da biliyoruz. İnsanlar hayatlarını kaybetti bunu da biliyoruz. Şikayetler var onları da dinliyoruz” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bir ülke iyi yönetilirse afetlere dirençli kentler oluşturulur. Bunları yaratmadığınız zaman siz bu ülkeyi neden, nasıl yönetiyorsunuz? Alt geçit yapmışlar. Bir pompayı getirmek için, suyu boşaltmak için saatlerce beklenir mi? Bu nasıl bir devlet yönetimidir? Bütün bunların hepsini çözeceğiz.”

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu bugün sel felaketinin yaşandığı Şanlıurfa’ya gitti.

Burada açıklama yapan Kılıçdaroğlu, “Şanlıurfa’da kimse kendini yalnız hissetmesin. Biz buraya sadece Millet ittifakının genel başkanları olarak değil, Mayıs ayında kurulacak olan hükümetin temsilcileri olarak da geldik” dedi ve ekledi:

“Sorunları biliyoruz, ağır sorunların faturalarını sade vatandaş ödüyor bunu da biliyoruz. İnsanlar hayatlarını kaybetti bunu da biliyoruz. Şikayetler var onları da dinliyoruz.

Bir ülke iyi yönetilirse afetlere dirençli kentler oluşturulur. Bunları yaratmadığınız zaman siz bu ülkeyi neden, nasıl yönetiyorsunuz?

Alt geçit yapmışlar. Bir pompayı getirmek için, suyu boşaltmak için saatlerce beklenir mi? Bu nasıl bir devlet yönetimidir? Bütün bunların hepsini çözeceğiz.

Kimse kendini umutsuz hissetmesin. Yeni bir anlayışları bunları çözeceğiz. Kim görevini yapıyorsa başımız üstüne, kim görevini yapmayıp da ölümlere yol açan olaylara ortam hazırlıyorsa ona da güle güle demek zorundayız.

Hepimiz gelişmelerin farkındayız. Allah nasip ederse bütün bu sorunları bir araya gelip çözeceğiz”.

Şanlıurfa ve Adıyaman’da can kaybı 14’e yükseldi

6 Şubat’ta meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen illerden Şanlıurfa, Adıyaman ve Malatya’da etkili olan sağanak yağış sele dönüştü.

Şanlıurfa’da 12, Adıyaman’da 2 kişi hayatını kaybetti. Kayıp 5 kişi için arama kurtarma çalışmaları sürüyor.

AFAD’dan yapılan açıklamaya göre, son 24 saatte Adıyaman’ın Tut ilçesinde metrekareye 136 milimetre, Şanlıurfa’ya ise 111 milimetre yağış düştü.

Şanlıurfa’da Tandoğan Mahallesi’nde bulunan Yavuzlar Apartmanı’nın bodrum katındaki dairede 5 kişinin cansız bedenlerine ulaşıldı. Suriye uyruklu oldukları belirtilen bu kişilerin cansız bedeni otopsi için Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı.

Abide Köprülü Kavşağı’nın alt geçidinden vinç yardımıyla bir hafif araç çıkarıldı. Araçta yapılan incelemede 2 kişinin cansız bedeni bulundu.

Adıyaman’daki sel felaketinde de Tut ilçesinde bir konteyneri su basması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenlerden birinin 1,5 yaşında bir çocuk olduğu açıklandı.

AFAD, polis, jandarma ve belediye ekipleri, su baskını riski yaşanan çadırlarda tahliye çalışmalarını sürdürüyor.

Öte yandan Şanlıurfalılar su basan evlerini kendi imkanlarıyla tahliye etmeye çalışıyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a “Helallik” Tepkisi

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın helallik istemesine tepki göstererek, “Eğer bir helalleşme olacaksa anahtarı teslim edeceksiniz, ölen canlar için özür dileyeceksiniz” dedi.

Kemal Kılıçdaroğlu, ayrıca, “Depremin üzerinden 37 gün geçti, hâlâ molozlar, enkazlar var. 180 milyon ton enkaz bir yerlere taşınacak. Asbesti düşünüyorlar mı acaba?” diye sordu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Hatay’da, Millet Buluşması’nda açıklamalarda bulundu.

Hatay depreminde hayatını kaybeden vatandaşların mezarlarını ziyaret ettiğini belirten Kılıçdaroğlu Hatay Büyükşehir Belediye Başkanımız mezara Türk bayraklarını ve Hatay Büyükşehir Belediyesi’nin bayraklarını asmış. Ankara’dan bayrakların kaldırılması için talimat geldi” dedi.

Kılıçdaroğlu şöyle devam etti:

“Hayatımda hiçbir zaman bu kadar üzülmedim. Türk bayrağını indirin diyor, Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın bayrağını indirin diyor. Hatay Büyükşehir Belediyesi başka bir devlete mi ait arkadaşlar? Emin olun önce inanmadım, böyle şey olmaz dedim. Ama bunun olur olmadığını görmek benim vicdanımda derin yaralar açtı. Asla kabul etmiyoruz.”

“Bayrağımıza sahip çıkmak namusumuzdur. Vatanımıza sahip çıkmak da namusumuzdur. Depremde hayatını kaybeden vatandaşların yattığı mezarlık da büyükşehir belediye başkanlığına aittir. Bir toplumu ayrıştırmak kadar tehlikeli bir şey yoktur.”

“Benim ahlakım da vicdanım da inancım da hiç kimseyi ötekileştirmeden herkesi kucaklamaya açıktır. Böyle bir tabloyla karşılaşacağımı hiç düşünmüyordum. Bir bakan telefon edecek indirin bayrakları diyecek! Ne günlere kaldık.”

İBB Başkanı İmamoğlu’na teşekkür

Türkiye’nin olağansütü bir dönem yaşadığını vurgulayan Kılıçdaroğlu “50 bine yakın vatandaşımız hayatını kaybetti. Olağanüstü kararlar almak zorundasınız” diye konuştu.

CHP’li 11 büyükşehir belediye başkanının depremlerin etkilediği kentlerde koordinatör olarak görev yaptı.ğını ifade eden Kılıçdaroğlu “İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Ekrem İmamoğlu da Hatay’da koordinatör olarak görev yapıyor. Kendisini hepinizin huzurunda yürekten teşekkür ederim” diye konuştu.

Depremin üzeridnen 37 gün geçtiğini belirten Kılıçdaroğlu “Hâlâ molozlar, enkazlar var. 180 milyon ton enkaz bir yerlere taşınacak. Asbesti düşünüyorlar mı acaba? Gerekli önlemler alınmadığı takdirde kentlerin kanser üreten bölgelere dönüşebileceğini düşünüyorlar mı acaba? Bir çevre mühendisiyle görüştüler mi acaba? Devleti yöneten kişi bütün ayrıntılar düşünmek zorundadır” dedi.

“Özür dileyeceksiniz”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın helallik istemesini de eleştiren Kılıçdaroğlu “Eğer bir helalleşme olacaksa anahtarı teslim edeceksiniz, ölen canlar için özür dileyeceksiniz” dedi.

Kılıçdaroğlu daha sonra Suriye sınırına gitti.

Burada açıklama yapan Kılıçdaroğlu “Bu necip milletin alnına ırkçılık gibi kara bir leke sürmeden, Suriyeli kardeşlerimizi en geç 2 yıl içinde kendi anavatanlarına göndereceğiz” diye konuştu.

Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

“İran sınırını aşıp Türkiye’ye gelen Afganlıları da geldikleri İran’a geri iade edeceğiz. Bunu Suriye’nin de İran’ın da Afganistan’ın da bilmesini isteriz.”

“Açık ve net söylüyoruz. Arkamızda gizli bir hesap yok. Hiçbir ülkeye, hiçbir yabancıya karşı ön yargı yok. Ama biz kendi ülkemizde özgürce yaşamak istiyoruz. Kendi ülkemizin demografik yapısının değişmesini istemiyoruz.”

“Hududun namus olmasının temel gerekçesi, egemenlik sınırlarımızın belirlendiği alandır Hudut. O çizgilerin içinde kalan bizim egemenlik sınırlarımızdır. Bunu korumak da bizim namus borcumuzdur. Dolayısıyla, yol geçen hanına dönen sınır kapılarımızı kesinlikle Cumhurbaşkanlığımızda, tam tersini yapacağız, her sınır kapısı bizim namusumuz olacak.”

Öte yandan Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanlığı adaylığı sürecinde kullanacağı tanıtım logosu da ilk kez kamuoyuyla paylaşıldı. Logo Kılıçdaroğlu’nun konuşması sırasında arka planda yer aldı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: 418 Milyar Doları Kim Çaldı, Nasıl Çaldı Ortaya Çıkacak

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu, “Bu ülkenin 418 milyar doları çalınmış. Kim çaldı, nasıl çaldı ortaya çıkacak. Ortaya çıkmakla da kalmayacak; her kuruşu geri alınacak. Yağma düzeni son bulacak, nepotizm, kayırmacılık son bulacak” dedi ve ekledi:

“Ucu nereye gidiyorsa gitsin. Evrensel hukuk kaideleri içinde, kesinlikle ve kesinlikle hukuk içinde kalınarak yapılması gereken ne varsa yapılacak. Bunun önünde durmak isterlerse kendileri bilir. Tercih onların…”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Sözcü gazetesinden Aytunç Erkin’e açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu, “Adaylığınız açıklanana kadar geçen sürede ‘Sadece 5’li çete değil bazı finans çevreleri’ tarafından da size karşı duvar örüldüğünü söylediniz. Bugün de bu finans çevrelerinin size karşı duvar olacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna şöyle yanıt verdi:

“Bu duvarı nasıl yıkacaksınız? Bakın; altılı masanın bir ortak politikalar metni ve bu metinle birlikte de bir anayasa önermesi var. Bu iki metnin özeti size göre nedir derseniz, demokrasidir, hak- hukuk adalettir. Ama yaşamın her alanında hak, hukuk ve adalettir. Siyasette, eğitimde, sanatta, iş dünyasında, çalışma hayatında, doğa politikalarında, ekonomide; her alanda hak, hukuk ve adalet. Haliyle biz yaşamın her alanında demokrasiyi tesis edeceğiz ve adaleti sağlayacağız.

Bakın, bu ülkenin 418 milyar doları çalınmış. Kim çaldı, nasıl çaldı ortaya çıkacak. Ortaya çıkmakla da kalmayacak; her kuruşu geri alınacak. Yağma düzeni son bulacak, nepotizm, kayırmacılık son bulacak. Ucu nereye gidiyorsa gitsin. Evrensel hukuk kaideleri içinde, kesinlikle ve kesinlikle hukuk içinde kalınarak yapılması gereken ne varsa yapılacak. Bunun önünde durmak isterlerse kendileri bilir. Tercih onların…”

Kılıçdaroğlu, “Rövanş duygunuz var mı? Çünkü kutuplaştırmadan en çok yakınan sizsiniz.” sorusuna ise şu şekilde yanıt verdi:

“Hayatımın hiçbir döneminde rövanşist olmadım. Ahlaka ve vicdana sığmayan, hukuk dışı tüm uygulamaların karşısında oldum ama rövanşist olmadım. İktidarı devraldığımızda geçmişe elbette bakacağız. Geçmişte yaşananlar arasında hukuk dışı bir takım uygulamalar varsa bunların gereğini elbette yargı yapacaktır. Ama bunu yaparken rövanşist, intikamcı bir yöntemi asla benimsemem, benimsenmesine de izin vermem. Altılı masanın tüm liderleri de benimle aynı noktada.”

Söyleşinin tamamını BURADAN okuyabilirsiniz.

Paylaşın

Millet İttifakı’nın Adayı Kılıçdaroğlu’ndan ‘Suikast’ İddialarına Dair Açıklama

Suç örgütlerinin kendisine yönelik saldırı planladığı iddiaları sorulan Kılıçdaroğlu, “Olur, böyle şeyler; önemsemiyorum. Ben terör örgütleri tarafından öldürülmek ve kimi güçler tarafından linç edilmek istenen bir siyasetçiyim. Ne yaşamış olursam olayım, bir adım geri adım atmadım. Dolayısıyla kimse de endişe etmesin” dedi ve ekledi:

“Bu türden haberlerin aynı zamanda bazı mahfillerin propaganda enstrümanı olduğunu da biliyorum. Toplumda bu tür haberler üzerinden korku, endişe yaratmaya çalışırlar; bu tür haberlerle toplumu sindirmeye çalışırlar. Kimsenin endişesi olmasın. Neyle ve kiminle tehdit ederlerse etsinler; tehdit eder görünürlerse görünsünler başaramayacaklar. İlk seçimlerde iktidarı devralacağız ve cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız.”

Kılıçdaroğlu, Bursaspor maçında Amedspor’a ve taraftarlarına yönelik saldırı ve maçta açılan ‘beyaz Toros’, ‘Yeşil’ pankartlarıyla ilgili olarak, “Amedspor’un isminin Amedspor olduğunu yeni mi duymuşlar? Hiç kimse hiç kimseyi geçmişte yaşanan acıların sembolleri ve failleri üzerinden tehdit edemez” ifadelerini kullandı.

T24’ten Murat Sabuncu’nun sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu şu ifadeleri kullandı:

“Türkiye Futbol Federasyonu, Bursa Valiliği ve Emniyeti’nin de dahil olduğu bir ihmaller zinciri olduğu görünüyor. Gerekli soruşturmanın başlatıldığı açıklandı. Bekleyeceğiz, bakalım ne çıkacak soruşturmadan? Taraftar boyutuna ilişkin ise bu ülkede hiç kimse hiç kimseyi hangi gerekçeyle olursa olsun tehdit edemez…

Hiç kimse hiç kimseyi geçmişte yaşanan acıların sembolleri ve failleri üzerinden tehdit edemez. Kim bu tehdidi yapıyor veya bu tehdide aracılık ediyor, göz yumuyorsa haindir, bölücüdür. Hukuk ivedilikle gereğini yapar, yapmalıdır.

Amedspor’un ismine gelince… Yıllar önce Türkiye Futbol Federasyonu onayladı bu ismi. Yaklaşık 10 yıldır, mücadele ettiği kümelerde yüzlerce maç oynamış, Türkiye’nin dört bir yanına deplasmana gitmiş, Türkiye’nin dört bir yanından Diyarbakır’a gelmiş takımlara ev sahipliği yapmış. Amedspor’un isminin Amedspor olduğunu yeni mi duymuşlar?”

Kılıçdaroğlu, HDP ile ne zaman görüşeceğine dair soruya da “HDP’nin değerli Eş Genel Başkanlarıyla görüşeceğim. Arkadaşlarım planlamayı yapıyorlar” diye cevap verdi.

Suikast iddiası

Suç örgütlerinin kendisine yönelik saldırı planladığı iddiaları da sorulan CHP lideri Kılıçdaroğlu şunları kaydetti:

“Olur, böyle şeyler; önemsemiyorum. Ben terör örgütleri tarafından öldürülmek ve kimi güçler tarafından linç edilmek istenen bir siyasetçiyim. Ne yaşamış olursam olayım, bir adım geri adım atmadım. Dolayısıyla kimse de endişe etmesin. Bu türden haberlerin aynı zamanda bazı mahfillerin propaganda enstrümanı olduğunu da biliyorum.

Toplumda bu tür haberler üzerinden korku, endişe yaratmaya çalışırlar; bu tür haberlerle toplumu sindirmeye çalışırlar. Kimsenin endişesi olmasın. Neyle ve kiminle tehdit ederlerse etsinler; tehdit eder görünürlerse görünsünler başaramayacaklar. İlk seçimlerde iktidarı devralacağız ve cumhuriyetimizi demokrasiyle taçlandıracağız.”

Paylaşın

Millet İttifakı Adayı Kılıçdaroğlu “Muhafazakar Kadınlara” Seslendi

“Muhafazakâr genç kadınlara seslenmek istiyorum” diyen Kılıçdaroğlu, “Biz baskıcı olan her şeyden arındık, demokratikleştik. Onlar en baskıcı olanı yanlarına çektiler. Kadına şiddetin önlenmesi kanununa savaş açanı ittifak ortağı yaptılar” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Kazanım ve özgürlüklerinizin yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda muhafazakar genç kadınlara seslenerek çağrıda bulundu.

Kılıçdaroğlu, çağrısında şu ifadeleri kullandı:

“Muhafazakâr genç kadınlara seslenmek istiyorum. Biz baskıcı olan her şeyden arındık, demokratikleştik. Onlar en baskıcı olanı yanlarına çektiler. Kadına şiddetin önlenmesi kanununa savaş açanı ittifak ortağı yaptılar. Kazanım ve özgürlüklerinizin yok edilmesine izin vermeyeceğiz.”

 

Paylaşın

Kılıçdaroğlu: 15 Mayıs’tan Sonra Türkiye’de Çok Şey Değişecek

CHP Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kılıçdaroğlu, “15 Mayıs’tan sonra Türkiye’de çok şey değişecek. Türkiye’de zihniyet değişecek. Hiçbir ayrılık gayrılık olmayacak. Herkes birbirini kucaklayacak” dedi ve ekledi:

“Daha güzel, daha yaşanabilir bir atmosferi hep birlikte hayata geçireceğiz. Hep beraber mücadele edeceğiz.”

Kemal Kılıçdaroğlu, 6 Şubat depremlerinin merkezi Kahramanmaraş’ta depremzedelerle bir araya geldi.

Kılıçdaroğlu’na; CHP Genel Başkan Yardımcısı, Kahramanmaraş Milletvekili Ali Öztunç, CHP Genel Sekreteri Selin Sayek Böke, CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, CHP Kadın Kolları Genel Başkanı Aylin Nazlıaka ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş eşlik etti.

Kılıçdaroğlu, burada kendisini karşılayan depremzedelere, şöyle seslendi:

“Hepinize geçmiş olsun. Büyük bir acı yaşadık. Biz de yüreğimizde taşıdık aynı acıyı. Sizden isteğim; moralinizi asla bozmayın. Bütün sorunlar aşılabilir. Türkiye güzel ve zengin bir ülke. Bütün bu sorunları aşabilecek kabiliyeti ve yeteneği olan bir ülke. Emin olun beraber yaraları sarmaya çalışıyoruz.

İşte Mansur Bey, burada. Ekibi ile beraber, donanımı, araçları ile gereçleri ile beraber… Kırsalda hayvan yemi taşıyor. Fideler taşıyacak. Ama bunlar yeter mi, yetmez. Herkes evinde huzur içinde yaşamak ister. Depreme dayanıklı evlerinde yaşamak ister. Onu da bekleyin, biraz sabredin.

15 Mayıs’tan sonra Türkiye’de çok şey değişecek. Türkiye’de zihniyet değişecek. Hiçbir ayrılık gayrılık olmayacak. Herkes birbirini kucaklayacak. Daha güzel, daha yaşanabilir bir atmosferi hep birlikte hayata geçireceğiz. Hep beraber mücadele edeceğiz.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Seçim Tarihi Yorumu: Türkiye’nin Değişime İhtiyacı Var

Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim tarihinin netleşmesiyle ilgili yaptığı değerlendirmede, “Hayırlısı olsun. Türkiye’nin buna ihtiyacı var. Türkiye’nin seçime ihtiyacı var. Değişime ihtiyacı var. Hayırlı uğurlu olsun” ifadelerini kullandı.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, 14 Mayıs’ta yapılması kesinleşen seçimler hakkında ilk açıklamasını yaptı.

Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş ve partisinin üst düzey yöneticileriyle deprem bölgesinde incelemelerde bulunan Kılıçdaroğlu, seçim tarihinin netleşmesiyle ilgili “Hayırlısı olsun. Türkiye’nin buna ihtiyacı var. Türkiye’nin seçime ihtiyacı var. Değişime ihtiyacı var. Hayırlı uğurlu olsun” dedi.

“Yaşanabilir bir Türkiye”nin zamanı artık gelmiştir!”

Ayrıca Millet İttifakı üyelerinden Saadet Partisi’nin Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu seçim kararının ardından “Hayırlı olsun. “Yaşanabilir bir Türkiye”nin zamanı artık gelmiştir!” ifadelerini kullandı.

İkinci tur 28 Mayıs’ta

Yüksek Seçim Kurulu (YSK) Başkanı Ahmet Yener, “Bugün Cumhurbaşkanımızın seçimlerin yenilenmesi kararı üzerine YSK yaptığı toplantıda 14 Mayıs’ta Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin yapılması olarak belirlenmiştir. Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci tura kalması halinde 28 Mayıs tarihi belirlenmiştir. Çalışmalara devam ediyoruz” dedi.

Yener ayrıca, “Milletvekili adayı olmak isteyen kamu görevlileri 16 Mart saat 17.00’ye kadar istifa edecek” dedi.

Önceki seçimlerde de olduğu gibi bu kararlar; istifa etmesi gereken kamu görevlileri ile illerin çıkaracağı milletvekili sayılarının ilanına ilişkin olacak. Seçim takvimi ise daha sonra ilan edilecek.

YSK’nın seçim takvimini 21 Mart’ta başlatması bekleniyor. Cumhurbaşkanı adayları için son başvuru tarihi 26 Mart olacak. Cumhurbaşkanı adayı olan kamu görevlileri ile belediye başkanlarının da 16 Mart’a kadar istifa etmeleri bekleniyor.

Paylaşın

Millet İttifakı’nın Adayı Kılıçdaroğlu: Elbette HDP’ye Gideceğim

Gelecek Partisi,  Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrat Parti, Saadet Partisi ve İYİ Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP’ye ziyaret edeceğini açıkladı ve “HDP’yi ziyaret etmem kadar doğal bir şey olamaz” dedi ve ekledi:

“Cumhurbaşkanı adayı olarak, tüm Türkiye’nin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacağım iddiasında biri olarak tüm partileri ziyaret etmem zaten demokrasinin gereğidir. HDP’yi ziyaret etmemde ne sakınca olabilir? Meclis’te HDP’li Başkan Vekili’nin yönetimi altında çalışıyoruz.

Komisyonlarda HDP’li vekillerle birlikte çalışıyoruz. HDP’yi ziyaret etmem kadar doğal bir şey olamaz. Ben zaten toplumun bütün kesimlerine ulaşmaya çalışan bir anlayışa sahibim, bunu da uygulamaya çalıştım. Bu yönde çalışmalarım devam edecek.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Halk TV yazarı Fikret Bila’ya konuştu. Kılıçdaroğlu, HDP konusunda şunları söyledi:

Elbette HDP’yi de ziyaret edeceğim. Cumhurbaşkanı adayı olarak, tüm Türkiye’nin, 85 milyonun cumhurbaşkanı olacağım iddiasında biri olarak tüm partileri ziyaret etmem zaten demokrasinin gereğidir. HDP’yi ziyaret etmemde ne sakınca olabilir? Meclis’te HDP’li Başkan Vekili’nin yönetimi altında çalışıyoruz.

Komisyonlarda HDP’li vekillerle birlikte çalışıyoruz. HDP’yi ziyaret etmem kadar doğal bir şey olamaz. Ben zaten toplumun bütün kesimlerine ulaşmaya çalışan bir anlayışa sahibim, bunu da uygulamaya çalıştım. Bu yönde çalışmalarım devam edecek.

Ortak adaylık çalışmaları nedeniyle deprem bölgesinde yaşanan felaketi unutmadıklarını da vurgulayan Kılıçdaroğlu bölgeye gideceğini söylerek ekledi:

Bizim önceliğimiz deprem felaketidir. Önümüzdeki Salı günü deprem bölgesiyle ilgili olarak yaraları nasıl saracağımıza, depremzedelerin sorunlarını nasıl çözeceğimize ilişkin projemizi kamuoyuna açıklayacağız. Zaten belediyelerimiz, milletvekillerimiz hep deprem bölgesindeler. Vatandaşlarımızın sorunlarını çözmek için büyük çaba harcıyorlar. Bu çalışmalara da ara vermeden devam edeceğiz.

İmamoğlu ve Yavaş

Kılıçdaroğlu İstanbul Büyük şehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanması konusundaki soruyu da şöyle yanıtladı:

Sayın İmamoğlu da Sayın Yavaş da çok değerli iki arkadaşımız. Çok başarılı iki belediye başkanımız. Sadece belediye başkanı oldukları illerde değil Türkiye’nin neresinde bir sorun olsa hemen o sorunu da çözmek üzere yardıma koşan iki belediye başkanımız. Seçimden sonra cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanacakları tarihe kadar belediye başkanlıklarından ayrılmaları gerekmiyor. Böyle bir hukuki zorunluluk yok. Bu nedenle seçime kadar kampanya boyunca da birlikte çalışacağız. Hiçbir sorun yok.

HDP gündemi

Kılıçdaroğlu’nun ittifakın ortak adayı olarak açıklamasının ardından HDP Eş Başkanı Mithat Sancar, “Kılıçdaroğlu’nun bizi ziyaret etmesini de bekliyoruz” açıklaması yaptı.

Bu konu İYİ Parti Lideri Meral Akşener’e de soruldu. Akşener de Kılıçdaroğlu için “Tabii HDP’ye ziyaret edebilir ama masaya getiremez” yanıtını verdi.

HDP’nin eski Eş Başkanı Selahattin Demirtaş cezaevinden Akşener’e mektup yazarak, “Bizim oyumuzu istiyor musunuz istemiyor musunuz, bizi nasıl ikna etmeyi düşünüyorsunuz, sizin parti olarak diğer partilerle müzakere hakkınız var da HDP’nin yok mu” gibi bir dizi soru yöneltti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’nun Adaylığı ‘Kürt Seçmen’de Heyecan Yarattı

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Demokrat Parti, Saadet Partisi, Gelecek Partisi,  Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi ve İYİ Parti’den oluşan Millet İttifakı’nın cumhurbaşkanı adayı olarak Kemal Kılıçdaroğlu’nun açıklanması Kürt seçmenin yoğun yaşadığı Doğu ve Güneydoğu’da heyecan yarattı.

20 yıldır bölgede muhafazakâr Kürtlerin oylarını alan ve HDP’den sonra ikinci parti olan AKP, Cumhur ittifakındaki milliyetçi ortakları nedeniyle bu pozisyonunu kaybetmiş görünüyor. 2018 yılında yapılan genel seçimlerde Diyarbakır’da yüzde 21,5 oy alan AKP’nin oy oranının yüzde 7’lere kadar düştüğü tahmin ediliyor.

AKP’nin yaşadığı kan kaybının tek sebebi MHP ve BBP ile ittifak kurması değil. HDP’ye yönelik tutumlar, kayyum atamaları, Kürt sorununa yönelik güvenlikçi politikalar, iktidarın son yıllarda kullandığı milliyetçi söylem ve ekonomik kriz, AKP’nin Kürt seçmen nezdinde itibar kaybetmesinin ana sebeplerini oluşturuyor.

Türkiye’de son yıllarda yapılan neredeyse tüm seçimlerin belirleyicisi olan Kürt seçmenler, yaklaşık 2 ay sonra yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve parlamento seçimlerinde de bu rollerini koruyacakmış gibi görünüyor. Henüz seçim atmosferine girilmemesi nedeniyle yeteri kadar konuşulmasa da seçimi kazanmak için Kürt oylarına ihtiyaç duyulduğu artık herkesin üzerinde hemfikir olduğu bir gerçek. Bu da her iki ittifakın da Kürt seçmenler üzerinden hesap yapmasını zorunlu kılıyor. Peki, bölge seçmeni nezdinde ittifakların durumu nasıl?

CHP’ye sempati artıyor

Son 20 yıldır muhafazakâr Kürtlerden ciddi destek alan AKP’nin kan kaybına uğradığı bölgede CHP için ise tam tersi bir tablo ortaya çıkıyor. Geçmiş yıllarda Kürt seçmenin mesafeli durduğu CHP’ye yönelik sempatinin ciddi şekilde arttı göze çarpıyor. Uzmanlar bu durumu Kemal Kılıçdaroğlu’nun uyguladığı politika ve partideki dönüşüme bağlıyor. Öyle ki, Mayıs ayında yapılması planlanan seçimlerde Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı olarak Kılıçdaroğlu’nun isminin açıklanması, CHP’nin güçlü olduğu kentler kadar ülkenin doğusunda da heyecan yarattı.

“Kılıçdaroğlu’na olan ilgi desteğe dönüşmüş durumda”

DW Türkçe’den Felat Bozarslan’a konuşan Rawest Araştırma Şirketi Genel Müdürü Roj Girasun da bu durumu Kılıçdaroğlu’nun 2010 yılından beri CHP’de yarattığı değişim ve dönüşüme bağlıyor. Kürt seçmenlerin bu durumu yakından takip ettiğine dikkat çeken Girasun’a göre, önceleri ilgiyle takip edilen dönüşüm daha sonra bir beğeniye dönüştü. Girasun bugün itibariyle bu ilgi ve beğeninin desteğe dönüştüğü görüşünde.

Griasun, “Kürt seçmenler nezdinde Kılıçdaroğlu ismi, artık adaylar içerisinde en çok karşılık bulmaya başlayan aday olarak öne çıkıyor. Kılıçdaroğlu’nun Kürt seçmenler tarafından kolaylıkla oy verebilecekleri bir isim olduğundan bahsedebiliriz. Zaten Kılıçdaroğlu’na Kürt seçmen tarafından duyulan güven, CHP’nin kurumsal kimliğine duyulan güvenin çok fazlasıyla önünde seyrediyordu. Bu güveni altılı masanın diğer birleşenleri ve HDP’nin desteğiyle biraraya getirdiğimizde Kılçdaroğlu’nun Kürt seçmenden ciddi bir destek alabileceğini söylemek zor değil” diyor.

HDP faktörü etkili olacak

Kürt siyasetinin merkezi konumunda olan 2 milyon nüfuslu Diyarbakır’da yakın zamana kadar sokağın gündemi deprem ve ekonomik krizdi. Depremin vurduğu 11 kentten biri olan Diyarbakır’da 409 kişi hayatını kaybetti, binlerce insan ağır hasarlı olan evlerinden göç etmek zorunda kaldı. Ekonomik krizin uzun zamandır yoğun şekilde hissedildiği kentin sokaklarında Kılıçdaroğlu’nun adaylığı ciddi heyecan yarattı.

HDP’nin 2018 seçimlerinde yüzde 65,5 oy aldığı Diyarbakır’da uzun zamandan sonra sokağın gündemi yeniden siyaset oldu. Sokaklarda HDP’nin cumhurbaşkanı adayı göstermemesi olasılığına da ciddi destek var. Parlamento seçimlerinde ekserisi HDP’ye oy verecek olan kentte, cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ise Kılıçdaroğlu’nun adı öne çıkıyor.

“Daha iyisi olamazdı”

Diyarbakır’ın Sur ilçesinde uzun yıllardır çaycılık yapan Nizam Özbek siyaseti de yakından takip ediyor.

Kılıçdaroğlu’nun adaylığını olumlu bulan ve desteklenmesi gerektiğini söyleyen Özbek, “Bence ondan daha iyisi olamazdı” diyor. Dürüst, samimi ve sözünün arkasında bir insan olduğuna inandığı Kılıçdaroğlu’nun cumhurbaşkanı olması durumunda eşit bir vatandaşlık olacağını söyleyen Özbek, “Türkiye’nin hali malum. Kısa dönemde kendisinden birşey beklemem. Ama zaman verilirse çok şeyi düzelteceğine inanıyorum” diyor.

Yaklaşık 50 yıldan beri Dağkapı semtinde esnaflık yapan Nihat Kuş da Kılıçdaroğlu’nun adaylığını olumlu bulanlardan. Bütün Diyarbakır halkının böyle düşündüğünü ifade eden Kuş, “Bu enkazı bir an önce kaldırsınlar. Millet refaha kavuşsun. Temennimiz budur. Yani insanlar artık siyasetin dışında ekmeğin peşindeler” diyor.

59 yaşındaki emekli kamu görevlisi Cengiz Özbek ise Millet ittifakını desteklediğini ifade ediyor. Bu ülkeye adalet ve hukukun lazım olduğunu belirten Özbek’e göre, ekonomik şartlar da gittikçe kötüleşiyor. Özbek, kötüleşen şartlara karşı seçmen olarak Kılıçdaroğlu’nu da denemek istediğini ifade ediyor:

“Bunu da bir görelim. Altı kişidirler. Herkes bir birini denetler. Tek bir kişi değil sonuçta. Şu andaki iktidar tek bir kişidir. O da yanındaki, sağındaki, solundaki kişilere danışsaydı iyi olurdu. Ama tek başına hareket ettiğinden dolayı hem ekonomik açıdan hem depremde yaşadığımız sıkıntılar oldu”

Kürt sorunu ile ilgili beklentiler

Kürt seçmenlerin Kılıçdaroğlu’ndan en önemli beklentisi ise Kürt sorunu ile ilgili. Kürt sorununun artık sivil yollarla çözülmesi gerektiğini söyleyen seçmenler, güvenlikçi politikaların sonuçlarının ortada olduğu görüşünde. Diyarbakır’daki özel bir sağlık kuruluşunda çalışan Birgün Demirtaş Kılıçdaroğlu’nu olumlu karşıladığını, ittifaka yönelik ise genel bir güvensizlik olduğunu ifade ediyor. Cumhurbaşkanı olacak kişinin öncelikle Kürt halkının taleplerine kulap vermesi gerektiğini belirten Demirtaş, “Kürt halkı kendilerinin farkında olunmasını istiyor. Başka bir talebi de yok. Zaten Mithat Sancar da o yekilde belirtti” diyor.

“Çok şey kaybettirecekler”

Diyarbakır sokaklarında Kılıçdaroğlu’na destek verenler çoğunlukta. Ancak az da olsa adaylığına karşı çıkanlar da var. AKP seçmeni olduğunu belirten Filiz Karataş onlardan biri. Kılıçdaroğlu ve altılı masayı asla desteklemeyeceğini söyleyen Karataş, onların Türkiye’ye bir şey kazandırmayacağını, aksine çok şey kaybettireceklerini düşünüyor.

Erdoğan’ın bugüne kadar Türkiye’ye çok şey kazandırdığını ifade eden Karataş, “Kılıçdaroğlu’ndan beklentiniz nedir?” sorusuna ise “Ülkemize ferahlık getirmesini istiyorum. Bu zamlı fiyatları düşürmesini istiyorum. Bugün aldığımızı bir hafta sonra aynı fiyatla alamıyoruz. Doğalgaz, elektrik, su faturalarımız çok çok yüklü geliyor” şeklinde cevap veriyor.

İYİ Parti’li ittifak destek görür mü?

Peki, HDP’ye mesafeli duran İYİ Parti’nin olduğu Millet İttifakı Kürt seçmenden destek görür mü? Rawest Araştırma Genel Müdürü Roj Girasun’a göre, Kürtlerin İYİ Parti’den çekinceleri olsa da masanın asıl sahibinin Kılıçdaroğlu olduğunun bilincindeler:

“Masada başka denge unsurları da var. DEVA, Gelecek ve Saadet partileri gibi Kürt meselesiyle alakalı kismi taleplere olumlu yaklaşan, Kürt meselesiyle alakalı açılımlarıyla da hatırlanan isimler var. Bunlar da orada bir denge oluyor. Sadece CHP ve İYİ parti ortaklığı olsaydı Kürt seçmendeki endişe duygusu daha yüksek olabilirdi. Zaten Kürt seçmenler Kılıçdaroğlu’na verdikleri destekte majör taleplerinin hemen karşılanacağı beklentisinde değiller. Kürt meselesinde nefes alacak bir alan beklentisindeler.

Kayyum atamaları, Kürtçe ile alakalı bazı adımlar atılması, OHAL kalkmış olsa bile uygulamalarının ve milliyetçi dilin esnetilmesine dönük talepleri var. Cezaevlerinde önemli oranda Kürt siyasetçi var. Bu siyasetcilerin de değişen iktidarla beraber serbest bırakılacağına dair umut yaratan bir hava olduğunu biliyoruz. Bunların hepsi Kürt seçmenlerin oy verme davranışını yönlendirecek bir etkiye sahip”

Önceki seçimlerde HDP’nin 9, AKP’nin ise 3 milletvekili çıkardığı Diyarbakır’da bu seçimde tablonun AKP aleyhine bozulması bekleniyor. CHP’nin de en az bir milletvekili çıkarmak istediği kentte AKP’nin milletvekili sayısının 1 veya 2’ye düşmesi bekleniyor.

Paylaşın