“Kılıçdaroğlu, MYK Üyelerinin İstifasını İstedi” İddiası

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun Merkez Yönetim Kurulu’nu (MYK) oluşturan genel başkan yardımcılarının istifasını istediği öne sürüldü. İstifaların yarın MYK toplantısında görüşüleceği ve karara varılacağı iddia edildi.

Cumhurbaşkanı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) seçimlerinin tamamlanmasının ardından Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) hareketlilik sürüyor.

CHP bu hafta yapacağı toplantılarda geride kalan seçimleri tartışmanın yanı sıra yeni dönemde görev yapacak kurulları da belirleyecek.

CHP’de kurmayların geleceğini şekillendirecek toplantılar dizisine başlarken, sıcak bir gelişme yaşandı.

BirGün’den Hüseyin Şimşek’in haberine göre, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Merkez Yönetim Kurulu’nu (MYK) oluşturan genel başkan yardımcılarının istifasını istedi.

İstifaların yarın MYK toplantısında görüşüleceği ve karara varılacağı kaydedildi.

Öte yandan görevden alınacak bazı MYK üyelerinin yeniden oluşturulacak MYK’de yer alacakları da öğrenildi.

CHP MYK’sinde şu isimler yer alıyor:

Ahmet Akın, Ali Öztunç, Bülent Kuşoğlu, Bülent Tezcan, Devrim Barış Çelik, Faik Öztrak, Fethi Açıkel, Gamze Akkuş İlgezdi, Gökçe Gökçen, Gülizar Biçer Karaca, Lale Karabıyık, Muharrem Erkek, Oğuz Kaan Salıcı, Selin Sayek Böke, Seyit Torun, Veli Ağbaba, Yüksel Taşkın

İstifalar ilk anda reddedilmişti

Kılıçdaroğlu, seçimin sonuçlanmasının ardından Altılı Masa toplantısından önce iki kez kurmayları ile bir araya gelmişti.

Genel başkan yardımcılarından “Biz istifa edelim” önerisine Kılıçdaroğlu’nun “Şu an için gerek yok” yanıtını verdiği belirtilmişti.

Kılıçdaroğlu’nun olası istifası da parti yönetiminin gündemine gelmişti. Bu konuda öne çıkan görüşün, “Hemen istifa etmeniz, partinin seçimlerde başarısız olduğu algısına hizmet eder” yönünde olduğu dile getirilmişti.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Dokunulmazlığını Kaybediyor; 40 Dosya Raftan İnecek

28 Mayıs’ta yapılan seçimde Cumhurbaşkanı seçilememesi nedeniyle dokunulmazlığını kaybedecek olan Kemal Kılıçdaroğlu hakkında yaklaşık 40 dosya raftan inecek. Bunların 16’sını “Cumhurbaşkanına hakaret, tehdit ve iftira” iddiasıyla hazırlanan fezlekeler oluşturuyor. Savcılık, bu fezlekeleri davaya dönüştürürse Kılıçdaroğlu sanık sıfatıyla mahkemeye çıkabilir. 

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı adaylığı nedeniyle 14 Mayıs seçimlerinde milletvekili adayı olmadı. Bu nedenle milletvekilliği haklarından yararlanamayacak olan Kılıçdaroğlu’nun dokunulmazlığı, yeni Meclis’in yemin edip göreve başlamasıyla birlikte resmen kalkacak. Yemin tarihinin Cuma günü olması bekleniyor.

Kemal Kılıçdaroğlu’nu yargıda ne bekliyor?

CHP Genel Başkanı, 2002 yılından bu yana TBMM’de milletvekili olarak dokunulmazlığa sahipti. Ancak 2016’da TBMM’de yapılan Anayasa değişikliğiyle milletvekillerinin o tarihe olan dosyaları yönünden dokunulmazlıkları kaldırılmıştı. Kılıçdaroğlu’nun da yaklaşık 60 fezlekesi raftan inmişti. Bu dava ve soruşturmaların büyük bölümü Kılıçdaroğlu lehine sonuçlandı.

Geri kalan davalar ise Kılıçdaroğlu’nun 2018’de yeniden milletvekili seçilmesiyle birlikte durmuştu.

DW Türkçe’den Alican Uludağ’ın haberine göre, şimdi Kılıçdaroğlu’nun 2016’dan kalanlarla birlikte bugüne kadar savcılık tarafından hazırlanan dosyaları yönünden bir kez daha dokunulmazlığı sona erecek. Savcılık, bu fezlekeleri “suç unsuru” görürse iddianameye dönüştürerek mahkemeye gönderebilecek. Mahkemelerde olan davalar ise kaldığı yerden devam edecek. Bu durumda Kılıçdaroğlu, sanık sıfatıyla mahkemeye çıkmak zorunda kalacak. Kılıçdaroğlu’nun bu şekilde yaklaşık 40 dosyasının bulunduğu öğrenildi. Bunların 23’ü ise TBMM’de bekletilen dokunulmazlık fezlekeleri.

Kılıçdaroğlu hakkında TBMM’de 28 adet yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin dosya bulunuyor. Bunlardan 13’ü Cumhurbaşkanına hakaret, üçü ise Cumhurbaşkanına hakaretin yanı sıra iftira, tehdit ve halkı kin ve düşmanlığa tahrik iddialarını da içeriyor. Diğer dosyalarındaki suçlamalar ise şöyle:

“1 adet adli yargılamayı etkilemeye teşebbüs, 1 adet alenen hakaret, 1 adet iftira, 3 adet kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret, 3 adet kurul halinde çalışan kamu görevlilerine görevinden dolayı hakaret, 1 adet soruşturmanın gizliliğini ihlal, 1 adet suçu ve suçluyu övme, 1 adet tehdit iddiası.”

Raftan inecek dosyalar arasında “21 Soruda FETÖ’nün Siyasi Ayağı” broşürü de yer alacak. Broşürde, Erdoğan ile Fethullah Gülen’in fotoğrafı kullanılmış ve Gülen yapılanmasıyla AKP’nin ilişkisi ayrıntılarıyla anlatılmıştı. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, 2021 yılında buna ilişkin 7 sayfalık fezleke hazırlayıp Meclis’e göndermişti.

CHP lideri Kılıçdaroğlu hakkında “Cumhurbaşkanına hakaret”, “Halkı kin ve düşmanlığına alenen tahrik ve aşağılama”, “iftira”, “hakaret” suçlarından işlem yapılması istenmişti. Fezlekede Cumhurbaşkanı Erdoğan, Süleyman Soylu, Bekir Bozdağ, Numan Kurtulmuş’un arasında bulunduğu bazı iktidar temsilcileri mağdur sıfatıyla yer alıyor.

Kılıçdaroğlu’na yakın kaynaklar, bu olaya ilişkin dava açılması halinde CHP liderinin özellikle mahkemeye gelerek AKP ile Gülen yapılanmasının ilişkisini ayrıntılarıyla anlatacağını söyledi.

Millet İttifakı liderlerinde durum ne?

Öte yandan Millet İttifakı’nın diğer liderleri de Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı olduğu için milletvekili olamadı.

Bu nedenle Meral Akşener, Ali Babacan, Ahmet Davutoğlu, Gültekin Uysal ve Temel Karamollaoğlu da şu anda olduğu gibi dokunulmazlığa sahip değil. Bu isimlerle ilgili de savcılık istediği soruşturmayı açma yetkisi bulunuyor. İYİ Parti lideri Akşener hakkında 2016’dan bu yana Gülen yapılanması iddiasıyla yürütülen bir soruşturma bulunuyor.

Diğer yandan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında YSK üyelerine hakaret iddiasıyla verilen 2 yıl 7 ay 15 gün hapis cezasının da istinaf aşaması devam ediyor. Bu cezanın istinaf ve Yargıtay’ın onayından geçmesi halinde İmamoğlu siyasi yasakla karşı karşıya kalabilecek. Bu durumda da 2024’teki yerel seçimlerde aday olamayacak.

Paylaşın

CHP Genel Merkezi’ndeki Millet İttifakı Liderleri Toplantısı Sona Erdi: Açıklama Yapılmadı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın zaferle çıktığı ikinci tur Cumhurbaşkanı seçimi sonrası, Millet İttifakı liderleri, Kemal Kılıçdaroğlu’nun davetiyle CHP Genel Merkezi’nde bir araya geldi. Toplantı sonrası açıklama yapmadı.

Haber Merkezi / Millet İttifakı bileşeni CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Saadet Partisi Genel Başkanı Temel Karamollaoğlu, Gelecek Partisi Genel Başkanı Ahmet Davutoğlu, DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan ve Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, saat 22:30’da CHP Genel Merkezi’nde seçim sonucunu değerlendirdi. Toplantı 23:50 sıralarında bitti, liderler açıklama yapmadı.

Millet İttifakı

Millet İttifakı, 5 Mayıs 2018 tarihinde Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İYİ Parti, Saadet Partisi (SAADET) ve Demokrat Parti (DP) arasında kurulan seçim ittifakıdır. Daha sonrasında Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA), Gelecek Partisi ittifaka katılmıştır.

Türkiye’de 2023 genel seçimlerinde ana rakip olan Cumhur İttifakı’na karşı yarışmak üzere altı muhalefet partisinden oluşan bir seçim ve yönetim ittifakıdır. Aslen 2018 genel seçimlerinden önce kurulan ittifak, Türkiye’nin yeni kurulan cumhurbaşkanlığı sistemine direnme konusunda ortak payda bulan siyasi yelpazedeki dört muhalefet partisi tarafından resmen başlatıldı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) ve İYİ Parti, muhalefete yıllar sonra ilk büyük seçim başarısını kazandıran 2019 yerel seçimleri için ittifakı yeniden kurdu.

İttifak o zamandan beri genişledi ve iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisinden (AK Parti) ayrılan iki yeni partiyi bünyesine dahil etti: Gelecek Partisi ve Demokrasi ve Atılım Partisi (DEVA).Her iki parti de Millet İttifakı partileriyle birlikte ortak bir aday gösterme niyetlerini önceden açıklamıştı.

Genişlemeden kısa bir süre sonra Millet İttifakı gelecekteki hükûmet programlarını açıklayarak Türkiye’de seçimlerden önce bunu yapan ilk siyasi oluşum oldu. Millet İttifakı, 30 Ocak 2023 tarihinde Ortak Politikalar Mutabakat Metni’ni Ankara’da kamuoyu ile paylaştı.

Genel olarak ittifak, güçlendirilmiş bir parlamenter sistemin kurulmasına özellikle vurgu yapmaktadır. Ülkedeki mevcut demokratik gerileme eğilimini tersine çevirme, hukukun üstünlüğünü ve kuvvetler ayrılığını yeniden tesis etme ve Türkiye’nin insan hakları sicilini iyileştirme ittifakın hükûmet programında değindiği konulardandır.

Paylaşın

Kemal Kılıçdaroğlu: Yürüyüşümüz Sürüyor Ve Buradayız

Cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin açıklamada bulunan Kılıçdaroğlu, “Bu seçimde, halkın otoriter bir yönetimi değiştirme iradesi tüm baskılara rağmen net olarak ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi ve Millet İttifakı tüm unsurlarıyla, her cephede mücadelesini vermektedir” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Ülkemize gerçek anlamda demokrasi gelinceye kadar bu mücadelenin öncüsü olmayı sürdüreceğiz. Bu vatan için ne yapsak azdır. Bilin ki benim asıl üzüntü sebebim, ülkeyi bekleyen çok daha büyük sıkıntılardır.”

Kılıçdaroğlu, açıklamasının devamında, “O sıkıntıların karşısında da ilk olarak bizlerin duracağını bilmenizi isterim. Şu andan itibaren öncelikle bana oy veren 25 milyonu aşan vatandaşımızı moralli bir şekilde, dimdik ayakta görmek istiyorum. Yürüyüşümüz sürüyor ve buradayız.” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı’nın Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimine ilişkin CHP Genel Merkezi’nde açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu’nun konuşması şöyle:

“Hakkınızın yenmesine müsaade edemezdim, etmedim. Göz yumamazdım, yummadım. Eziyetlere, haksız, hukuksuz, adaletsiz bir düzene karşı susup dilsiz şeytan olamazdım, olmadım.

Milyonlarca göçmenin gelip de sizin ikinci sınıf vatandaş olmanıza susamazsın, susmadım. Evlatlarımız işsiz, güçsüz hayata tutunmaya çalışırken, onların sizin hakkınızı yemesine müsaade edemezdim, etmedim.

Çocuklarımızın yatağa aç girmesine, esnafımın borç içinde olmasına, çiftçimin toprağı üretime küsmesine gönlüm razı gelemezdi, gelmedi.

Hakkari’den Edirne’ye, Sinop’tan Hatay’a hepimiz bir aileyiz. Koskoca bir ailenin birbirine düşürülmesine müsaade edemezdim, etmedim.

Her gün, her şeye zam gelirken, benim halkımın belinin bükülmesine, dolabının boş olmasına gönlüm razı gelemezdi, gelmedi.

Ben bir kardeşiniz, bir dostunuz, bir evladınız, bir amcanız, her şeyden önce bu toprakların bir insanı olarak her zaman hakkınız için, hukukunuz için, kimse sizi ezmesin, birbirinize küsmeyesiniz diye, bolluk bereket içinde, huzur içinde yaşayın diye mücadele verdim, vermeye de devam edeceğim.

Şimdi sizlerden bir ricam var. Kendiniz için, evlatlarımız için, emeklilerimiz için, analarımız, babalarımız için, çiftçi, esnaf kardeşlerimiz için demokrasi mücadelesi sürdürmeye destek verin.

Son yılların en adil olmayan seçim sürecini yaşadık. Devletin bütün imkânları bir siyasi partiye seferber edildi. Bir adamın ayakları altına serildi.

Bu ahlak ve hukuk dışı baskılara ve yayılmak istenen korku iklimine boyun eğmeden mücadele eden Millet İttifakı’nın genel başkanlarına, teşkilatlarına ve seçmenlerimize, sandıklara sahip çıkan ve hala çıkmaya devam eden tüm vatandaşlarıma yürekten teşekkür ederim.

Bir özel teşekkürüm de kadınlar ve gençlere. Demokrasi mücadelemizin gerçek kahramanları onlardır. Onları sevgi ve saygıyla selamlıyorum.

“Yürüyüşümüz sürüyor ve buradayız”

Bu seçimde, halkın otoriter bir yönetimi değiştirme iradesi tüm baskılara rağmen net olarak ortaya çıkmıştır. Cumhuriyet Halk Partisi ve Millet İttifakı tüm unsurlarıyla, her cephede mücadelesini vermektedir.

Ülkemize gerçek anlamda demokrasi gelinceye kadar bu mücadelenin öncüsü olmayı sürdüreceğiz. Bu vatan için ne yapsak azdır. Bilin ki benim asıl üzüntü sebebim, ülkeyi bekleyen çok daha büyük sıkıntılardır.

O sıkıntıların karşısında da ilk olarak bizlerin duracağını bilmenizi isterim. Şu andan itibaren öncelikle bana oy veren 25 milyonu aşan vatandaşımızı moralli bir şekilde, dimdik ayakta görmek istiyorum. Yürüyüşümüz sürüyor ve buradayız.”

Paylaşın

Kılıçdaroğlu İsyan Etti: Tümüyle Karartma Altındayım

Sosyal medya hesabından açıklamalarda bulunan Kılıçdaroğlu, “Sürekli iftiralar, yalanlar, komplolar, sandıklarda tuhaflıklar, müşahitlerin yasaklama çabaları, Babala TV’yle ilgili korkunç bir yalan kampanyası, montaj videolar, ayrıca mobil ekranlarımızı yasaklamalar” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Şimdi de gazetecilere programımızı duyuracağım kısa mesajı atamıyorum. Telekomünikasyon şirketleri gazetecilere SMS atmamı engelliyor. Tümüyle karartma altındayım. Soruyorum Erdoğan seçime mi girmeyeyim? Bu mu istediğin? Türkiye’de seçim yapılamıyor. Korkak bu adam korkak. Bir korkak yüzünden ülke gidiyor. Seçim yapılamaz duruma geliyor. Ne istiyorsun bu ülkeden? Korkak adam.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, sosyal medya hesabından yayımladığı bir video ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı seçim kampanyasını engellemekle suçladı.

Kemal Kılıçdaroğlu 42 saniye süren video kaydında Erdoğan’a şu suçlamaları yöneltti:

“Sürekli iftiralar, yalanlar, komplolar, sandıklarda tuhaflıklar, müşahitlerin yasaklama çabaları, Babala TV’yle ilgili korkunç bir yalan kampanyası, montaj videolar, ayrıca mobil ekranlarımızı yasaklamalar. Şimdi de gazetecilere programımızı duyuracağım kısa mesajı atamıyorum.

Telekomünikasyon şirketleri gazetecilere SMS atmamı engelliyor. Tümüyle karartma altındayım. Soruyorum Erdoğan seçime mi girmeyeyim? Bu mu istediğin? Türkiye’de seçim yapılamıyor. Korkak bu adam korkak. Bir korkak yüzünden ülke gidiyor. Seçim yapılamaz duruma geliyor. Ne istiyorsun bu ülkeden? Korkak adam.”

Arka plan

Kılıidaroğlu bu mesajından bir saat önce gene Twitter’dan yayımladığı bir başka kayıtla yurttaşlara gönderilmesini planladığı “EYT konusunda yapacakları{nı] anlatmak için bir kısa mesaj gönder[me]” girişiminin BTK tarafından engellendiğini açıklamıştı.

Kılıçdaroğlu, “Erdoğan’ın zulmü ve yasakları varsa, benim de vicdanına güvendiğim halkım var. Beni ister sevin ister sevmeyin, ama bu videomu herkese yayın, gösterin, anlatın. EYT’den hakkını alamayanların ve sebebi ne olursa olsun bu ülkede mağduriyet yaşayan kim varsa hakkını geri vereceğim!” demişti.

Kılıçdaroğlu’nun mesajına getirilen yasak Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu’nun imzasıyla bugün tüm GSM operatörlerine “acil” notuyla gönderilen “SMS, MMS, aramalara yönelik önemli uyarı” başlıklı yazıya dayandırıldı.

Yazıda, Yüksek Seçim Kurulu’nun 15 Mart 2023 tarihli kararında yer alan, “Vatandaşların elektronik posta adreslerine, taşınabilir ya da sabit telefonlarına görüntülü, sesli veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapılmasının yasak olduğu” hükmüne atıf yapıldı.

Paylaşın

BTK’dan Kemal Kılıçdaroğlu’na Yasak Kararı!

Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Kemal Kılıçdaroğlu’nun yurttaşlara “kredi kartı borçlarınızı, devletimizin hazinesi, bankalardan devralacak” şeklinde SMS göndermesinin ardından yasak kararı aldı.

Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı’na bağlı Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’nun yurttaşlara “kredi kartı borçlarınızı, devletimizin hazinesi, bankalardan devralacak” şeklinde SMS göndermesinin ardından yasak kararı aldı.

Birgün’den İsmail Arı’nın haberine göre, BTK Başkanı Ömer Abdullah Karagözoğlu’nun imzasının yer aldığı, “SMS, MMS, aramalara yönelik önemli uyarı” başlıklı yazı bugün tüm GSM operatörlerine “acil notuyla” gönderildi.

Yazıda, Yüksek Seçim Kurulu’nun 15 Mart 2023 tarihli kararında yer alan, “Vatandaşların elektronik posta adreslerine, taşınabilir ya da sabit telefonlarına görüntülü, sesli veya yazılı mesaj göndermek suretiyle propaganda yapılmasının yasak olduğu” hükmüne atıf yapıldı.

Kemal Kılıçdaroğlu, yurttaşlara “kredi kartı borçlarınızı, devletimizin hazinesi, bankalardan devralacak” şeklinde SMS göndermişti.

CHP’den tepki

Sosyal medya üzerinden konuya ilişkin açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Veli Ağbaba şu ifadeleri kullandı:

“Cumhur ittifakı vekillerinin ve Bakanlarının SMS’lerini görmezden gelen BTK, Genel Başkanımızın SMS’lerinin yasaklanmasına karar veriyor. Tek adam rejiminde ve parti devletinde propaganda hakkı sadece iktidara bir hak olarak tanınıyor.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu’ndan Erdoğan’a Çok Sert Yanıt: Sen Nasıl Bir Müslümansın!

Sosyal medya hesabından açıklamada bulunan Kemal Kılıçdaroğlu, “Benim Kandil’deki teröristlerle görüştüğüme dair kasetler olduğunu söyledin. Ey Erdoğan, sen nasıl bir Müslümansın!” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Böyle bir görüşmeye dair elinde uydurma ve montaj olmayan gerçek bir kaset var da bunu yayınlayamıyorsan sen büyük bir yalancısın, müfterisin demektir.”

Kılıçdaroğlu, açıklamasının devamında, “Samimi bir Müslüman olarak inandığım bütün mukaddesler üzerine yemin ediyorum. Hem vallahi hem billahi böyle bir görüşme yoktur, yalandır, iftiradır. Milletimizden özür dilemelisin Erdoğan. Bir insana yakışır şekilde hareket et ve göz göre göre işlediğin bu suçlardan vazgeç” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile tepki gösterdi.

Kılıçdaroğlu açıklamasında şunları kaydetti:

“Benim Kandil’deki teröristlerle görüştüğüme dair kasetler olduğunu söyledin. Ey Erdoğan, sen nasıl bir Müslümansın! Böyle bir görüşmeye dair elinde uydurma ve montaj olmayan gerçek bir kaset var da bunu yayınlayamıyorsan sen büyük bir yalancısın, müfterisin demektir.

Samimi bir Müslüman olarak inandığım bütün mukaddesler üzerine yemin ediyorum. Hem vallahi hem billahi böyle bir görüşme yoktur, yalandır, iftiradır. Milletimizden özür dilemelisin Erdoğan. Bir insana yakışır şekilde hareket et ve göz göre göre işlediğin bu suçlardan vazgeç.

Yeter bu iftiralar yeter. Allah’a sığınıyorum dedim. Durmuyor iftiraların, yalanların durmuyor. Müfterisin, günah ve pislik içinde boğuldun. Artık yeter.”

Paylaşın

Demirtaş’tan Kılıçdaroğlu’na Oy Verin Çağrısı

Sosyal medya hesabından Kılıçdaroğlu’na destek çağrısı yapan Demirtaş, “Sandıktan değişim çıkmazsa ekonomide ve demokraside felaket olacak. Artık bu işin üçüncü turu da yok! Sayın Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı yapalım, Türkiye nefes alsın” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Sandığa gidin, 1 nefes için 1 oy verin.”

Edirne F Tipi Kapalı Cezaevi’nde 4 Kasım 2016’dan beri tutuklu bulunan eski Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, cumhurbaşkanlığı ikinci tur seçimlerine ilişkin Twitter hesabından paylaşımda bulundu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na destek çağrısı yapan Demirtaş, paylaşımında şu ifadeleri kullandı:

“Sandıktan değişim çıkmazsa ekonomide ve demokraside felaket olacak. Artık bu işin üçüncü turu da yok! Sayın Kılıçdaroğlu’nu Cumhurbaşkanı yapalım, Türkiye nefes alsın.

Sandığa gidin, 1 nefes için 1 oy verin.”

HDP ve Yeşil Sol Parti de Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ikinci turuyla ilgili görüş ve tavırlarını dün Ankara’da düzenledikleriortak basın toplantısında açıklamıştı.

Basın toplantısında konuşan HDP Eş Genel Başkanlarından Pervin Buldan, 14 Mayıs seçimleri için belirledikleri tercihlerinde bir değişikliğe gitmediklerini belirtirken ilk turda olduğu gibi yine isim vermedi ama Kılıçdaroğlu’nu işaret etti. Buldan “Sandığa eksiksiz gideceğiz ve hep birlikte tek adam rejimini değiştireceğiz” dedi.

Kılıçdaroğlu’nun ikinci turda kendisine destek vermesi için anlaştığı Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ ile imzaladığı yedi maddelik protokol sonrası HDP’nin 28 Mayıs’taki tutumunun ne olacağı merak konusuydu.

Protokolde özellikle kayyum atanan belediyelerle ilgili olduğu anlaşılan “Terörle mücadele çerçevesinde, terörle bağlantısı hukuki kanıtlarla sabit olan mahalli idare yöneticileri yerine devlet görevlileri ataması uygulamasına yargı kararı çerçevesinde devam edilecektir” maddesi tartışmalara neden olmuştu.

Buldan bu konuyla ilgili olarak “Israrla vurguluyoruz. Kürtlerin politik iradesine kayyumlar yoluyla ipotek koyanlar aynı zamanda bütün Türkiye halklarının haklarına ve özgürlüklerine de ipotek koyanlardır. Kürt sorununun çözümsüzlüğü toplumun çıkarına değildir. Bu çözümsüzlük oyunu bozulmadan cumhuriyet, demokrasi ile bütünleşemeyecektir” demişti.

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar da konuşmasında yeniden başlayan kayyum tartışmalarına değinerek “Kayyum üzerinden siyaset yürütenlere dün de cevap olduk bugün de cevap olacağız. Bu siyaseti şoven ve milliyetçi dilden arındıracağız” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

Kılıçdaroğlu, Seçilirse Yapacağı İlk İşi Açıkladı

Adana’da konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, “Uyuşturucu baronlarının kökünü kazıyacağız. Benim bu millete sözüm var. Allah nasip eder sizlerin oylarıyla Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturduğumda ilk yapacağım iş uyuşturucu baronlarının kökünü kazımak. Hiçbirisini Türkiye’de tutmayacağım hiçbirisini. Fakiri zengini bütün evlatlarımızı zehirlediler. Hepsinin kökünü kazıyacağım” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Hepsini dışarı süreceğim. Buradaysa hepsini yakalayıp hapse attıracağım. Böyle bir rezalet olmaz. Bunun yolu sandığa gideceksiniz, elinizi vicdanınıza koyup oyunuzu öyle kullanacaksınız. Bu evlatlar hepimizin evladıdır. Bir annenin, bir babanın yaşadığı dram hepimizin ortak dramıdır.

Onun başına gelen yarın bizim de başımıza gelir. Evladınızın da başına gelebilir. Bu memlekette huzur istemiyor muyuz?  Beraber yaşayacaksak, huzur içinde yaşayacaksak bu laneti bu topraklardan temizleyip atmak zorundayız.”

Kılıçdaroğlu, konuşmasının devamında, “Afganistan’dan buraya gelirken milyar dolarlar dönüyor. Gemilerle Güney Amerika’dan gelirken milyar dolarlar dönüyor. Türkiye’de imalatçıları var. Kimin nerede uyuşturucu imal ettiğini herkes biliyor. Adresi de belli. Yeri de belli. Şahıs da belli. Herkes biliyor.

Polis yakaladığında hemen polise müdahale, sen niye yakaladın? Başı belaya giriyor, polisi sürüyorlar bu sefer. Bu memleketin namuslu polisleri var. Namuslu bürokratları var. Yeter ki siyasetçi de namuslu olsun. Hiç endişe etmeyin. Onların gözünü çıkaracağım. Bu topraklardan süreceğim. Hiç endişe etmeyin” ifadelerini kullandı.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu, Adana Millet Buluşması’nda konuştu. Kılıçdaroğlu, konuşmasında şunları söyledi:

“Bir evde bir uyuşturucu bağımlısı varsa, ailesi bunun başkasını bilmesini istemez. Yıllardır bunu araştırıyorum. Yıllardır bunu araştırıyorum. Bu illet bulaşınca evde huzur kalmaz. Bu millete bir sözüm var. Her evde huzurun, bereketin olmasını istiyorum. Bir şehirde uyuşturucu kullanımı yaygınsa o kentte kimse sokağa çıkamaz.

Bu illetle mücadele etmek gerekiyor. Türkiye, özellikle son 10 yılda bütün uyuşturucuların merkezi haline geldi. Güney Amerika’dan Türkiye’ye getiriliyor. Nasıl olur da Afganistan’dan uyuşturucu getireceksiniz, bu sınırlar nasıl aşılıyor. Bu yoksul ailelerin derdini çözmek benim namus sorunudur.

Bunun bir siyasi tercih olduğunun altını çizmek isterim. Eğer deseler ki uyuşturucu konusunda siyasi otorite ‘bunu engelleyin’ dese, polise yetki versinler ve siyasiler dokunmasın, bütün uyuşturucu baronlarını kulaklarından tutar hakimin karşısına çıkarırlar. Ben bunu adım gibi biliyorum.

Bu işin sorumlusu neden siyasiler. Her şeyi sattılar paraya ihtiyaçları var. Kanun çıkarttılar, yurt dışındaki bütün kirli paranı getirebilirsin. Sekiz sefer kanun çıkarttılar. ‘Uyuşturucu baronlarının parasını Türkiye’ye getirin kimse size dokunmayacak’ dediler. Paraları getirirken kendileri de geldiler. İstanbul, uyuşturucu baronlarının at koşturduğu bir yer.

O kadar rahatlar ki, ‘kimse bize dokunamaz’ diyorlar. Kimse dokunmuyor onlara. Hapse girmiş uyuşturucu baronlarını bile çıkarıyorlar hapisten. Ülkeyi bu batağa sokanlara oy vermemeniz lazım. Evladınızı, huzurunuzu düşünüyorsanız, bu uyuşturucu baronları ile mücadele etmeyenlere asla oy vermemeniz lazım.

Uyuşturucu baronlarının kökünü kazıyacağız. Benim bu millete sözüm var. Sizin oylarınızla cumhurbaşkanı koltuğuna oturunca ilk yapacağım uyuşturucu baronlarının kökünü kazıyacağım. Hiçbirini Türkiye’de tutmayacağım. Bütün evlatlarımızı zehirlediler. Hepsini dışarı süreceğim. Hepsini hapse attıracağım. Böyle bir rezalet olmaz. Bunun yolu, sandığa gideceksiniz, elinizi vicdanınıza koyup oyunuzu öyle kullanacaksınız.

Bir devlet meşru zeminde olmak zorundadır. Bir devlet kirli paraya ihtiyaç duymaz. Eğer duyuyorsa uyuşturucu baronlarının adamı olur. Benim adaylığıma iki kesim çok karşı, birisi uyuşturucu baronları, beşli çeteler. Uyuşturucu baronlarını da beşli çeteleri de temizleyeceğim.

Uyuşturucu baronları, kendi hesaplarını da Türkiye’de yapıyorlar. Birbirlerine silah çekiyorlar, öldürüyorlar, bu ülkeyi yönetenler sadece seyrediyor. Onların hesaplaşmaları değil, onlara yer yok dememiz lazım. Eğer kalırlarsa söz veriyorum bu toprakları onlara mezar yapacağım.”

Paylaşın

HDP Ve YSP’den Kemal Kılıçdaroğlu’na Destek Kararı

Halkların Demokratik Partisi (HDP) ve Yeşil Sol Parti (YSP), Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı ve Millet İttifakı Cumhurbaşkanı Adayı Kemal Kılıçdaroğlu’na cumhurbaşkanı seçiminin ikinci turunda da destek verme kararı aldı.

Haber Merkezi / HDP ve YSP, 28 Mayıs’ta gerçekleştirilecek Cumhurbaşkanlığı Seçiminin ikinci turu ile ilgili görüş ve tavırlarını Ankara’da düzenledikleri ortak basın toplantısında açıkladı. Basın toplantısında HDP Eş Genel Başkanları Pervin Buldan ve Mithat Sancar ile Yeşil Sol Parti Eş Sözcüleri Çiğdem Kılıçgün ve İbrahim Akın açıklamalarda bulundu.

Seçimin, “sisteme yönelik demokratik değişimden yana olanlar” ile “tek adam rejimini sürdürmek isteyenler” arasında bir referandum olduğunu kaydeden Buldan, şunları söyledi:

“Toplumdaki demokratik değişim direncini kıran, sömüren, sönümlendiren veya onaylayan hiçbir siyasi anlayışı doğru bulmayız. Bu tür yaklaşımlara karşı da demokratik mücadelemizi sonuna kadar sürdürürüz. Dün Zafer Partisi ve CHP arasında imzalanan protokolü de bu minvalde değerlendirdik ve eleştirilerimizi de kamuoyuyla paylaştık. Mücadelemizin ve üçüncü yol politikamızın temel hedefi, devletin ve toplumun imkanlarını düzenleyen evrensel standarda kavuşturmaktır. Bizi, tavizsiz ve baş eğmez kıldıran tek şey ezilen, mazlum halklarımızın bu talebi ve ihtiyacıdır.”

“Kürtlerin politik iradesine kayyumlar yoluyla ipotek koyanlar, aynı zamanda bütün Türkiye halklarının haklarına ve özgürlüklerine de ipotek koyanlardır” diyen Buldan, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Kürt sorununun çözümsüzlüğü toplumun çıkarına değildir. Bu çözümsüzlük oyunu bozulmadan cumhuriyet, demokrasiyle bütünleşemeyecektir. Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına girerken bizler, her ne koşulda olursak olalım halkın iradesini, tüm iradelerin üstünde tutacağız. Ortak ve eşit bir demokratik gelecek için mücadelemizi sürdüreceğiz.”

28 Mayıs seçiminde ‘ucube rejimin devam edip etmeyeceğinin’ oylanacağını belirten Buldan, “Erdoğan bizler açısından asla bir seçenek değildir. Ve tek seçenek, onu ve temsil ettiği iktidarı değiştirmektir” dedi.

“Sandığa eksiksiz gideceğiz”

28 Mayıs’ta herkese sandığa gitme çağrısı yapan Buldan, “Bizler inanıyoruz, sizler de inanın. Sandığa eksiksiz gideceğiz ve hep birlikte tek adam rejimini değiştireceğiz. Kendi gücümüz ve milyonların değişim arzusu en büyük ilham kaynağımızdır. Israrla ve inatla mücadelemizi sürdüreceğiz, asla ve asla pes etmeyeceğiz. Mutlaka ama mutlaka bizler kazanacağız” diyerek sözlerini sonlandırdı.

“Bu rejimi değiştirmeye karalıyız”

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü İbrahim Akın ise değişim taleplerinin engellenemeyeceğini belirterek “14 Mayıs’ta yarım bıraktığımız işi 28 Mayıs’ta tamamlayacağız. 14 Mayıs’ta durdurduk, 28 Mayıs’ta değiştireceğiz” dedi.

“Bütün halklarımıza bir kez daha sesleniyoruz” diyen Akın, sözlerini şöyle sürdürdü: “Biz buradayız ve değiştirme konusunda kararlıyız. Siyaseten ortaya koyduğumuz tutumumuzda herhangi bir değişiklik söz konusu değildir. 14 Mayıs’ta yaptığımız çalışma açısından bakıldığında toplumda daha güçlü bir motivasyon ve istek vardır ve Saray rejimi hiçbir zaman bu durumu engelleyemeyecektir.

Bu gücümüzü, bu enerjimizi 28 Mayıs’ta daha güçlü sandığa giderek koruyalım ve etkili bir şekilde sandıktan sonuç alalım. Türkiye’nin tarihsel ve kader seçimi olan bu seçim bir kişi seçimi değildir, bir rejim tercihidir. Bu rejimi değiştirmeye karalıyız ve hep birlikte başaracağız.”

“Bu siyaseti şoven ve milliyetçi dilden arındıracağız”

Yeşil Sol Parti Eş Sözcüsü Çiğdem Kılıçgün Uçar da konuşmasında yeniden başlayan kayyum tartışmalarına değinerek, “Kayyum üzerinden siyaset yürütenlere dün de cevap olduk bugün de cevap olacağız. Bu siyaseti şoven ve milliyetçi dilden arındıracağız” dedi.

Kılıçgün Uçar, “Kutuplaştırıcı, düşmanlaştırıcı dil ile siyasetin mertebesini düşürenleri, iktidarda kalabilmek için her türlü yolu mübah görenleri uzun süredir birlikte takip ediyoruz. Partimiz ilk tur seçimlerinde aldığı kararla bir değişimi, dönüşümü ve demokrasiyi esas aldığını, kullandığı oyun da bu yönlü olacağını ifade etmişti. Bunu yaparken protokollere ve pazarlıklara ihtiyaç duymayan en ilkeli tutumunu en başından koyan ve bunu savunan tavrını sürdürdü” ifadelerini kullandı.

“Sandığa gidelim, sandığı koruyalım ve bu saray rejimini değiştirelim”

Son olarak konuşan HDP Eş Genel Başkanı Sancar ise 28 Mayıs seçiminin bir referandum niteliğinde olduğunu belirterek, “Bu referandum bir yanında rant, sömürü, talan, savaş ve yalan rejiminin yer aldığı, diğer yanında halkların demokratik dönüşüm, özlem ve arzusunun yükseldiği bir seçim olacaktır. Bizler tercihimizi Türkiye toplumunun demokratik dönüşüm, barış ve refah umudu ve iradesi yönünde kullanıyoruz” dedi.

Ortaya çıkan bazı gelişmeler karşısında tutumlarını bir kez daha paylaşma ihtiyacı doğduğunu belirten Sancar, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bu gelişmelerin bir kısmının ortamı bulandırmak ve halkların sandığa gitme isteğini kösteklemek amacına dönük olduğunun farkındayız. Tuzaklar kuruluyor, bunları da görüyoruz ama bizler demokratik dönüşüm, adalet, refah ve özgürlük hedefimizden vazgeçmiyoruz. O nedenle bizler tercihimizi Saray rejimini değiştirme yönünde ortaya koymuştuk, aynı kararlılıkla bu tercih ve politikamızı sürdürüyoruz.

Halklarımıza da özellikle birinci turda sandığa gitmeyen yurttaşlarımıza da açık çağrımızdır: Sandığa gidelim, sandıkları koruyalım, irademizle bu Saray rejimi değiştirelim, irademize de sandıklarımıza da sahip çıkalım. Buna inanalım ve hep birlikte değiştirelim.”

Ne olmuştu?

Dün CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ve Zafer Partisi lideri Ümit Özdağ, ikinci tur cumhurbaşkanlığı seçimi için bir protokol imzalamıştı.

Yedi maddelik protokolde belediyelere kayyum atanmasına dair dördüncü madde, HDP’nin tepkisini çekmişti.

Protokolde şu ifadeler yer alıyor: Terörle mücadele çerçevesinde, terörle bağlantısı hukuki kanıtlarla sabit olan mahalli idare yöneticileri yerine devlet görevlileri ataması uygulamasına yargı kararı çerçevesinde devam edilecektir.

Millet İttifakı’nın Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Mutabakat Metni’nde ise görevden uzaklaştırılan belediye başkanlarının yerine yeni belediye başkanının belediye meclisi tarafından seçileceği yazıyordu.

Kılıçdaroğlu-Özdağ protokolünü eleştiren HDP’den dün yapılan açıklamada, “Sayın Kılıçdaroğlu’nun açıkladığı protokoldeki ilgili belirlemeler evrensel demokratik ilkelere aykırıdır. Kayyım uygulamaları sadece Diyarbakır’ın değil İstanbul’un ve bir bütün olarak hepimizin sorunudur” denilmişti.

Paylaşın