Epikür Kimdir? Öğretileri

MÖ 341 yılında Samos Adası’nda dünyaya gelen Epikür, MÖ 270 yılında hayatını kaybetmiştir. Epikür, Atina’da Bahçe (Kepos) adlı okulunu kurarak öğretilerini yaymıştır.

Haber Merkezi / Epikür,’ün felsefesi, bireysel mutluluğu (eudaimonia) hedefleyen pratik bir etik sistem üzerine kuruludur.

Epikür’ün yazıları büyük ölçüde kaybolmuştur, ancak Menoeceus’a Mektup, Temel Öğretiler ve öğrencisi Lucretius’un De Rerum Natura (Şeylerin Doğası Üzerine) adlı eseri sayesinde fikirleri günümüze ulaşmıştır.

Epikür’ün Öğretileri

Epikür’ün felsefesi, hedonizm temeline dayanır, ancak bu, hazcılığın popüler anlamından farklı olarak, acıdan kurtulma ve ruhsal huzur (ataraxia) üzerine odaklanır. Öğretileri etik, fizik ve bilgi teorisi olmak üzere üç ana başlıkta incelenebilir:

1. Etik: Mutluluğa Ulaşma

Zevk ve Acı: Yaşamın amacı zevki (hedone) maksimize etmek ve acıyı minimize etmektir. Epikür için zevk, bedensel acıdan kurtulma (aponia) ve ruhsal huzur (ataraxia) anlamına gelir.

Zevk Türleri:

Katastematik Zevkler: Acıdan kurtulmuş, huzurlu bir durum (örneğin, açlık veya korkudan kurtulma). Bunlar en yüksek zevklerdir.

Kinetik Zevkler: Aktif hazlar (örneğin, yemek yeme, müzik dinleme). Bunlar geçicidir ve ölçülü olmalıdır.

İhtiyaçlar Sınıflandırması:

Doğal ve Gerekli: Yiyecek, su, barınak gibi temel ihtiyaçlar. Mutluluk için yeterlidir.

Doğal ama Gerekli Olmayan: Lüks yiyecekler, cinsellik gibi. Ölçülü şekilde tatmin edilebilir.

Boş İhtiyaçlar: Şöhret, güç, aşırı zenginlik. Bunlar mutluluğa katkı sağlamaz.

Erdem ve Dostluk: Erdemler (adalet, ölçülülük, cesaret), mutluluğa hizmet ettiği ölçüde değerlidir. Dostluk, güven ve destek sağladığı için mutluluğun temel unsurlarından biridir.

Pratik Bilgelik: Epikür, sade bir yaşamı savunur. Gereksiz arzuları terk etmek, ölçülü bir hayat sürmek ve dostlarla birlikte olmak mutluluğun anahtarıdır.

2. Fizik: Doğa Anlayışı

Epikür’ün doğa felsefesi, Demokritos’un atomculuk teorisinden etkilenmiş olup korkuları (özellikle ölüm ve tanrılar korkusunu) ortadan kaldırmayı amaçlar:

Atomculuk: Evren, atomlar ve boşluktan oluşur. Her şey maddi temellidir; ruh bile atomlardan oluşur ve ölümle dağılır.

Ölüm Korkusu: “Ölüm bizi ilgilendirmez; biz varken ölüm yoktur, ölüm varken biz yokuz.” Bu, ölüm korkusunu anlamsız kılar.

Tanrılar: Tanrılar vardır, ancak evrenin işleyişine karışmazlar. Bu nedenle tanrılardan korkmaya gerek yoktur.

Doğa Olayları: Yıldırım, deprem gibi olaylar doğaüstü değil, atomların hareketleriyle açıklanır. Bu, batıl inançları ortadan kaldırır.

3. Bilgi Teorisi (Kanoni): Bilginin Kaynağı

Duyular: Epikür, bilginin temel kaynağının duyular olduğunu savunur. Duyular yanıltıcı olabilir, ancak doğru yorumlandığında güvenilirdir.

Prolepsis: Genel kavramların (örneğin, “insan” veya “adalet” kavramı) zihinde duyusal deneyimlerden türediğini öne sürer.

Duygular: Zevk ve acı, bilginin değerlendirilmesinde bir ölçüt olarak kullanılır.

Epikür’ün Mirası

Epikürcülük, Helenistik dönemde Stoacılık ve Pyrrhonculuk ile rekabet etmiş, Roma döneminde Lucretius aracılığıyla popüler olmuştur. Orta Çağ’da yanlış anlaşılan hazcılık nedeniyle eleştirilse de, Rönesans ve modern dönemde bireysel özgürlük ve seküler etik anlayışına katkıda bulunmuştur.

Epikür’ün korkudan arınmış, sade ve dostluk temelli bir yaşam önerisi, modern hedonist ve hümanist düşüncelere ilham vermiştir.

Paylaşın

Erdoğan Astana’da: İsrail’in Durdurulması Lazım

Şanghay İşbirliği Örgütü Genişletilmiş Oturumu’nda konuşan Erdoğan, “16 binden fazla masum çocuğun altında can verdiği yıkıntılar, esasen meşruiyetini kaybeden uluslararası sistemin enkazıdır. Gazze’deki yıkıma son verilmesi için İsrail’in durdurulması lazım” dedi ve ekledi:

“İsrail’in durdurulması, kalıcı ateşkesi kabul etmeye zorlanması lazım, bunun için de İsrail yönetimi üzerindeki baskının artırılarak sürdürülmesi gerekiyor… Karamsarlığa kapılmadan küresel adalet için seslerini yükselten ilkeli ülkeler var. Türkiye olarak güçlünün haklı olduğu değil haklının güçlü olduğu, ekonomik eşitsizliklerin üzerine giden, barış, güvenlik, istikrar ve refah üreten etkili ve tüm insanlığı kucaklayıcı bir uluslararası sistemin inşası için tüm engellemelere rağmen çalışıyoruz.

Erdoğan, konuşmasının devamında, “Amacımız, insanı ve insani değerleri merkeze alan girişimci diplomasi anlayışıyla bölgemizde ve ötesinde bir barış kuşağı tesis etmektir… Gazze’ye gönderilen yardımların üçte birini Türkiye olarak biz üstlendik. Yaklaşık 620 ton insani yardım taşıyan 20’inci iyilik trenimiz 12 Haziran’da Afganistan’a ulaştı” ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Astana’da Şanghay İşbirliği Örgütü Genişletilmiş Oturumu’nda konuştu. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şu şekilde:

Aziz kardeşim Tokoyev’e nazik davetleri için teşekkür ediyorum. Zirve için belirlenen “Sürdürülebilir Barış ve Kalkınma Arayışı’nda Çok Taraflı Diyalogun Güçlendirilmesi” teması son derece isabetli olmuştur. Kural temelli uluslararası sistemin sütunlarının sarsılmakta olduğu bir dönemden geçiyoruz.

Terörizm, İslam ve yabancı düşmanlığı, düzensiz göç, iklim değişikliği, enerji ve gıda güvenliği ile tedarik zincirlerindeki aksamalar gibi meydan okumalar, yaşanan jeopolitik sarsıntıların şiddetini artırıyor. Bunun en son ve acı örneği hepimizin gözleri önünde Gazze başta olmak üzere işgal edilmiş Filistin topraklarında sergilenmektedir.

16 binden fazla masum çocuğun altında can verdiği yıkıntılar, esasen meşruiyetini kaybeden uluslararası sistemin enkazıdır. Gazze’deki yıkıma son verilmesi için İsrail’in durdurulması lazım. İsrail’in durdurulması, kalıcı ateşkesi kabul etmeye zorlanması lazım, bunun için de İsrail yönetimi üzerindeki baskının artırılarak sürdürülmesi gerekiyor.

Karamsarlığa kapılmadan küresel adalet için seslerini yükselten ilkeli ülkeler var. Türkiye olarak güçlünün haklı olduğu değil haklının güçlü olduğu, ekonomik eşitsizliklerin üzerine giden, barış, güvenlik, istikrar ve refah üreten etkili ve tüm insanlığı kucaklayıcı bir uluslararası sistemin inşası için tüm engellemelere rağmen çalışıyoruz. Amacımız, insanı ve insani değerleri merkeze alan girişimci diplomasi anlayışıyla bölgemizde ve ötesinde bir barış kuşağı tesis etmektir.

Gazze’ye gönderilen yardımların üçte birini Türkiye olarak biz üstlendik. Yaklaşık 620 ton insani yardım taşıyan 20’inci iyilik trenimiz 12 Haziran’da Afganistan’a ulaştı.

Türkiye terörün kanlı yüzünü çok iyi tanıyan bir ülkedir. Terörizmin farklı biçimleri ile 40 yıldır mücadele ediyoruz. Terörle mücadele tecrübemiz uluslararası işbirliğinin elzem olduğunu gösteriyor. 4 milyondan fazla yerinden edilmiş insana ev sahipliği yapıyoruz. Uluslararası toplumunda sorumluluk bilinci ile hareket etmesi gerektiğini dile getiriyoruz. Yeniden Asya girişimimizle Asya ile ilişkilerimizi güçlendirmeyi hedefliyoruz.”

“Asya ile yakınlaşmak istiyoruz”

Erdoğan, Astana’daki temasları kapsamında, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile bir araya geldi. Zirvenin yapıldığı Bağımsızlık Sarayı’ndaki görüşme, basına kapalı gerçekleştirildi. Görüşmede, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar ile Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek de yer aldı.

Görüşmenin ardından açıklama yapan Erdoğan, şunları ifade etti: “Yaşanan jeopolitik sarsıntıların şiddeti artıyor. Bunun en önemli örneği Gazze’de. Yaklaşık 40 bin masum hayatını kaybetti. Bu yıkımın önlenmesi için İsrail’in durdurulması, kalıcı ateşkesin ilan edilmesi gerekiyor.

İsrail üzerinde uluslararası baskıların artması lazım. Küresel adaletsizlikleri ortadan kaldıran, barış, güvenlik, refah üreten uluslararası bir sistemin kurulması için tüm engellemelere rağmen çalışıyoruz… Bölgemizde ve ötesinde bir barış kuşağı tesis etmek istiyoruz.

Türkiye, terörizmin PKK, PYD, FETÖ gibi yüzleriyle 40 yıldır mücadele ediyor. Bu kapsamda Şangay İşbirliği Teşkilatı’yla koordinasyonumuzu daha çok güçlendirmeye hazırız. Türkiye olarak geçici koruma altındaki Suriyeliler de dahil olmak üzere 4 milyon insana ev sahipliği yapıyoruz.

İnsani yardımlar bu sorunlarda temel araçlardan biri. Uluslararası toplumun ilkeli bir mensubu olarak, Türkiye önemli bir güç çarpanıdır. Asya ile ilişkilerimiz her alanda yarar ekseninde güçlendirmeyi hedefliyoruz. Bu teşkilatla ilişkilerimizi geliştirmeye önem veriyoruz.”

Paylaşın