CHP’nin ‘İş Birliği’ Önerisi İYİ Parti’de Nasıl Yankılandı?

31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimler yaklaştıkça, siyasi partiler de seçim çalışmalarına hız verdi. CHP Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’i İYİ Parti Genel Merkezi’nde ziyaret etti.

İki liderin kurmaylarının da eşlik ettiği ve yaklaşık bir buçuk saat süren görüşmede CHP Lideri Özel, İYİ Parti Lideri Akşener’e yerel seçimlerde iş birliği teklif etti.

Özel, İYİ Parti’nin 81 ilde aday çıkarma kararına ‘sonsuz saygılı’ olduklarını, asla bu kararın çiğnenmesi gibi bir tutumlarının olamayacağını söyledi. Partisinin kurultayında delegenin CHP’ye yeni bir yol çizdiğine işaret eden Özel, kurultayın kendilerine verdiği sorumluluk ve heyecanla, seçim iş birliği için bu ziyareti gerçekleştirdiklerini ifade etti.

Yerel seçimler konusunda toplumun iki partiden de beklentisi olduğunu ifade eden Özel, Akşener’e “yerelde iş birlikleri” konusunda ne düşündüğünü sordu.

Akşener, Özel’in “seçim iş birliği” önerisine “olumlu veya olumsuz” bir görüş belirtmedi. İYİ Parti’nin başta MHP olmak üzere pek çok partinin aksine daha demokratik bir işleyişe sahip olduğunu belirten Akşener, bu konudaki kararı tek başına veremeyeceğini söyledi.

“Genel İdare Kurulu ne derse ben onu yapacağım” diyen Akşener, geçmişte masadan kalkması dahil tüm kararlarını da GİK’le birlikte aldığını anlattı. Partisinin Genel İdare Kurulu’nun 4 üyesi hariç tüm üyelerinin 81 ilde aday çıkarma kararını onayladığını hatırlatan Akşener, Özel’in önerisini GİK’e sunacağını söyledi.

Görüşmede Akşener, Özel’e iş birliği teklifine ilişkin nasıl bir model önerdiklerini de sordu. Özel, öncelikle İYİ Parti’nin “tek başına seçime girme kararını esnetip esnetmeyeceği” konusundaki tutumunu görmek istediği için, Akşener’le görüşmesinde somut bir iş birliği formülü sunmadı. GİK’ten olumlu bir karar çıkması halinde iki partinin ilgili genel başkan yardımcılarının bu doğrultuda bir çalışma yapabileceklerini ifade etti.

Görüşmede İYİ Parti heyeti, Özgür Özel’in adaylaştıracağını açıkladığı İstanbul, Ankara ve Aydın belediyelerini hatırlattı ve bu konudaki tutumunu sordu. Özel, bu açıklamanın arkasında olduklarını, onun haricinde bütün seçim bölgelerini birlikte değerlendirmeye açık olduklarını ifade etti.

Bunun üzerine Akşener, kendisine eşlik eden parti yöneticilerinin de onayını alarak CHP’nin önerisini pazartesi günü GİK’in onayına sunacağını ve olumlu veya olumsuz alınan kararı bildireceklerini ifade etti.

Görüşmede 14-28 Mayıs seçimlerindeki ittifak süreci, süreçte yapılan hatalar da gündeme geldi. Özel de Akşener de, iş birliği olsun olmasın bundan sonraki tüm süreçlerin şeffaf ve güven esaslı olması gerektiğini söyledi.

CHP’nin iş birliği teklifinin ardından 31 Mart yerel seçimlerine “hür ve müstakil” olarak girme kararı alan İYİ Parti’nin bu kararını değiştirip değiştirmeyeceği merak konusu. İYİ Parti kurmayları, GİK toplantısına kadar geçen süreçte gerek Akşener, gerek milletvekilleri ve yöneticilerin geniş kapsamlı “istişare” yürüteceğini ifade etti.

İyi parti yerel seçimler kararını değiştirir mi?

Gazete Duvar’dan Ceren Bayar’ın aktardığına göre; CHP’li kurmaylar, Türkiye demokrasisi ve yerel seçim başarısı için güçlü bir adım attıklarını düşünürken, bir CHP’li yönetici şu ifadeleri kullandı:

“Hepimiz cumhurbaşkanlığı seçimini kazanmak için yola çıktık ve CHP de İYİ Parti de kazanılması için büyük çaba sarf etti. Ama olmadı. Bu süreçle ilgili onların kırgın olduğu hususlar izlenimi aldık. Bizim de elbette kırgın olduğumuz hususlar oldu. Ama gördüğümüz, herkes o hatalardan ders çıkardı.”

İYİ Parti yönetimindeki pek çok isim “hür ve müstakil İYİ Parti” kararının doğru karar olduğunu düşünüyor. GİK’in neredeyse oybirliğiyle aldığı karardan geri dönmesinin kolay olmayacağını belirten bazı İYİ Parti kurmayları, “2 ay önce ne söylediysek, yine aynı karar çıkacaktır, çünkü şu ana kadar o kararı değiştirmemizi gerektirecek bir durum yok” görüşünü dile getiriyor.

İYİ Parti’nin iktidar alternatifi olmak için tek başına seçime girme kararı aldığını belirten kurmaylar, “Dik durmamız lazım. Biz kararımızı değiştirirsek, belki kamuoyu rahatlar, teşkilatlar rahatlar ama Türkiye’de yönetim değişmez. Bizim önceliğimiz Türkiye” görüşünü dile getiriyor.

İYİ Partili kurmaylar, 81 ilde aday çıkarma kararından bir vazgeçiş olursa, bunun Türkiye için daha hayırlı bir karar olduğuna kanaat getirilirse de parti disiplini gereği bu karara uyacaklarını ifade ediyor.

Paylaşın

Özdağ’ın ‘İttifak’ Çağrısına İYİ Parti’den Yanıt: Tutarsızlık

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ’ın yerel seçimler için ‘ittifak’ çağrısına yanıt veren İBB İYİ Parti Grup Başkan Vekili İbrahim Özkan, “Önce CHP ile gizli protokol yap! Sonra bunlar kötüdür diye İYİ Parti’ye ittifak teklif et.. Nerden baksan tutarsızlık…” ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener‘e hitaben yaptığı açıklamada, yerel seçimler için ittifak kurma çağrısında bulundu.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) İYİ Parti Grup Başkan Vekili İbrahim Özkan, Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ’ın yerel seçimler için ‘ittifak’ çağrısına yanıt verdi.

Sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Özkan, “Önce CHP ile gizli protokol yap! Sonra bunlar kötüdür diye İYİ Parti’ye ittifak teklif et.. Nerden baksan tutarsızlık…” ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi Genel Başkanı Özdağ, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, Meral Akşener’e ziyareti öncesi İYİ Parti’ye ittifak önerisinde bulunmuştu.

Özdağ, yaptığı açıklamada, “AK Parti ve CHP merkezli siyaset yapılanmasını, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine sarsılmaz bir inanç temelinde kurulacak Zafer Partisi-İYİ Parti ittifakı etrafında oluşacak büyük bir vatansever, Atatürkçü, Türk milliyetçisi seçmen gücünün yaratacağı sinerji ile dağıtarak mevcut ikili kutuplaşmayı kıralım” demişdi.

Ümit Özdağ, “CHP’nin ziyareti ve size yönelik belirli grupların baskısını bildiğimiz için bu ziyaret öncesinde öyle kapalı kapılar ardında değil bütün Türk Milleti’nin önünde Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği ittifakı öneriyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Paylaşın

Özel İle Akşener Görüştü: Akşener, ‘İş Birliği’ Teklifini GİK’e Götürecek

İYİ Parti Genel Merkezi’nde Meral Akşener ile görüşen CHP Lideri Özgür Özel, Akşener’e 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlerde iş birliği yapılmasını teklif etti. Akşener ise Özel’in teklifini partisinin Genel İdare Kurulu’na taşıyacağını söyledi.

Haber Merkezi / Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Özgür Özel, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ile İYİ Parti Genel Merkezi’nde bir araya geldi. CHP Lideri Özel ve İYİ Parti Lideri Akşener görüşme sonrası ortak basın açıklamasında bulundu.

Akşener’e 31 Mart 2024’te yapılması planlanan yerel seçimlerde iş birliği yapılmasını teklif eden Özgür Özel, basın açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Sayın basın mensupları, hepinize Cumhuriyet Halk Partisi heyeti adına teşekkür ediyoruz bugüne gösterdiğiniz ilgi için. Sayın Genel Başkanımızdan randevu talep etmiştik, sağ olsunlar en kısa sürede talebimizi karşıladılar, heyetimizi heyetleriyle birlikte ağırladılar.

Yaptığımız görüşmede tabii ki, çok önemli değerlendirmeler yaptık ama ziyaretimizin özü ve özeti şuydu: İYİ Partinin kamuoyunca da bilinen, bizim tarafımızdan da saygıyla karşılanan bir Genel İdare Kurulu kararıyla tüm seçim bölgelerinde yerel seçime kendi adaylarıyla girmeleri noktasında bir irade beyanları, alınmış bir kararları vardı.

Biz bu ziyaretimizde, bu karara saygılı olduğumuzu, o yüzden yerel seçimlere yönelik bir somut teklifle değil ancak yerel seçimlerde, daha önceden de ifade etmiştim, Sayın Genel Başkanıma da ifade ettim… İttifak kelimesi yoruldu. İttifak kelimesi kalabalıkları, uzun süren toplantıları çağrıştırıyor. Ama yerel seçim biraz daha esnekliği, hızlı karar vermeyi ve ikili işbirliklerini gerektiriyor.

Biz, İYİ Partiye önümüzdeki yerel seçimde, yerel seçime yönelik olarak işbirliği içinde olup olamayacağımızı, böyle bir kararın, Genel İdare Kurulu kararının yeniden bu konuda Genel İdare Kurulu tarafından gözden geçirilip geçirilemeyeceğini, bizim alınmış kararlara saygılı olduğumuzu ama eğer mümkün olursa bundan sonraki süreçte yerel seçime yönelik bir işbirliği için partilerimizin görevlendireceği kişilerin birlikte çalışma imkânının yaratılıp yaratılamayacağını sorduk ve Sayın Genel Başkanımızdan bu konuda bir cevap aldık.

Ben sözü burada sonlandırıyorum ve nazik ev sahiplikleri için çok teşekkür ediyorum.”

“İnşallah her şey Türkiye için iyi olur”

Özel’in “iş birliği” teklifini partisinin Genel İdare Kurulu’na taşıyacağını söyleyen Meral Akşener ise, şu ifadeleri kullandı:

“Estağfurullah. Öncelikle tekrar hayırlı olsun Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanlığınız. Başarılar diliyorum. Allah utandırmasın.

Evet, Sayın Genel Başkanımızın, Sayın Özel’in söyledikleri doğrudur. O konuyu anlattı. Bizim bir kararımız var, işte 81 ilde tek başımıza seçime girmek şeklinde. O konuyu Genel İdare Kuruluna, tekrar bizim iki siyasi parti olarak hiç değilse bazı yerlerde birlikte işbirliği yapabilir miyiz sorusunu, bir soruyu acaba Genel İdare Kuruluna tekrar bu soruyu götürebilir misiniz? Özü bu esasında özetlersem.

Biz de arkadaşlarımızla kendilerinin yanında da konuştuk; onların arkadaşları, bizim arkadaşlarımızın yanında. Pazartesi günü biz doğal olarak GİK’imizi toplayacaktık zaten. Orada bu soruyu Genel İdare Kurulumuza soracağız. Onlar nasıl bir cevap verecek o zaman göreceğiz.

Ziyaretleri için çok teşekkür ediyorum. İnşallah her şey Türkiye için iyi olur. Size tekrar başarılar diliyorum.”

Paylaşın

Yerel Seçimler: Özdağ’dan Akşener’e İttifak Teklifi

Yerel seçimlerde İYİ Parti’ye ittifak çağrısında bulunan Zafer Partisi Lideri Özdağ, “AK Parti ve CHP merkezli siyaset yapılanmasını, Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine sarsılmaz bir inanç temelinde kurulacak Zafer Partisi-İYİ Parti ittifakı etrafında oluşacak büyük bir vatansever, Atatürkçü, Türk milliyetçisi seçmen gücünün yaratacağı sinerji ile dağıtarak mevcut ikili kutuplaşmayı kıralım” dedi.

Haber Merkezi / Ümit Özdağ, 31 Mart 2024’te yapılması planlanan seçimlere ittifaksız girme kararı lan İYİ Parti’ye yaptığı ittifak çağrısının devamında, “CHP’nin ziyareti ve size yönelik belirli grupların baskısını bildiğimiz için bu ziyaret öncesinde öyle kapalı kapılar ardında değil bütün Türk Milleti’nin önünde Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği ittifakı öneriyoruz” ifadelerini kullandı.

Zafer Partisi Lideri Ümit Özdağ, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener‘e hitaben bir açıklamada bulunarak yerel seçimler için ittifak kurma çağrısında bulundu. Özdağ, açıklamasında şunları söyledi:

“Sayın Akşener, yarın sizi Atatürk çizgisinde Türk milliyetçisi Zafer Partisi’nin ortaya koyduğu, Atatürk’ün belirlediği devletin kuruluş felsefesini savunan protokolü değil, Öcalan’ın belirlediği eşit yurttaşlık adı altında federasyon ve bölünmeyi savunan HDP’nin yaklaşımını desteklediğini açıklayan Yeni CHP’nin yeni genel başkanı Özgür Özel ziyaret edecekmiş.

Özgür bey sizi ziyaret etmeden önce bir el öpme ziyareti yaptı ve sonra Ergenekon’da FETÖ ile işbirliği yaparak Türk ordusuna kurulan kumpasa destek olan, bulduğu her fırsatta Türk devleti ve milletine saldıran TTB başkanı olan zatın ziyaretini kabul etti.

Sayın Özel, terörle mücadele çerçevesinde kayyum atanan belediye başkanlıkları konusunu “Kürt seçmenin” seçme hakkının elinden alınması olarak ortaya koyarak çok tehlikeli sulara girdi. Sayın Özel yarın sizi HDP ile yaptığı yeni ittifaka davet edecek. Ve Sizden muhtemelen seçim işbirliği çerçevesinde bazı illerde CHP’nin İYİ Parti’yi desteklemesi karşılığında Ankara ve İstanbul için destek isteyecek.

Sayın Akşener, sizi 2019 yerel seçimlerinden önce Cumhur ittifakının da dağıldığı bir ortamda CHP ile ittifak yapmama konusunda yazılı ve sözlü olarak uyarmıştım. Bu ittifakın İYİ Parti’yi HDP ile ittifak suçlaması ile karşı karşıya getireceğini ifade etmiştim. O zaman dinlemediniz. CHP ile İttifak yaptınız ve Cumhur ittifakının da kurulmasına vesile oldunuz.

2019 seçimleri sürecinde Kars konusunda Sizi 3 kez rica ederek, İYİ Parti adayını geri çekme konusunda uyardım, adayımızı çekmezsek HDP kazanacak dedim. Ve HDP Kars’ta seçimleri kazandı. Siz de seçim sonrasında ‘İYİ Parti yerel seçimlerden çırak çıkmıştır’ dediniz.

Sayın Akşener, 2023 seçimlerine giderken Zafer Partisi Nisan 2022’de Mansur Yavaş’ı Cumhurbaşkanı adaylığı için ‘kazanacak aday’ olarak açıkladı. Siz aynı açıklamayı yapmak için 9 ay beklediniz. CHP, Yavaş’ın adaylığına karşı çıkınca size çağrıda bulunarak Mansur Yavaş’ı Zafer Partisi ve İYİ Parti’nin ortak adayı olarak göstermeyi önerdim. Duymamazlıktan geldiniz. Oysa dinlese idiniz Türk siyasetinde yeni bir ufuk açılabilirdi.

“Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği ittifakı öneriyoruz”

Sayın Akşener, şimdi gelmiş olduğumuz noktada bir daha İYİ Parti’ye gönül vermiş samimi Türk milliyetçilerini, Atatürkçüleri, vatanseverleri HDP ile ittifak içerisine sürüklemeyin. Ancak onları Cumhur İttifakı karşısında da çaresizliğe de sürüklemeyin. Cumhur ittifakının yeniden kurulmasına neden olduğunuz için Size bu konuda büyük sorumluluk düşüyor. Gelin, bazı önemli noktalardaki anlaşmazlıklarımızı sonra çözülmek veya çözülmemek üzere erteleyelim.

AK Parti ve CHP merkezli siyaset yapılanmasını Cumhuriyetimizin kurucu değerlerine sarsılmaz bir inanç temelinde kurulacak Zafer Partisi-İYİ Parti ittifakı etrafında oluşacak büyük bir vatansever, Atatürkçü, Türk milliyetçisi seçmen gücünün yaratacağı sinerji ile dağıtarak mevcut ikili kutuplaşmayı kıralım. Zafer-İYİ ittifakı etrafında bir çok parti, grup ve etkin siyasetçi bir araya gelecektir.

Bu konuyu bir süredir değerlendiriyoruz. Zafer Partisi’nin son GİK toplantısında tekrar ele aldık, tartıştık. Sonra daha küçük gruplar ile de tartışmalarımızı sürdürdük. Size bu teklifi İYİ Parti’nin parti içi tartışmalarının yatışmasından sonra uygun bir ortamda iletmeyi düşünüyorduk. Ancak CHP’nin ziyareti ve size yönelik belirli grupların baskısını bildiğimiz için bu ziyaret öncesinde öyle kapalı kapılar ardında değil bütün Türk Milleti’nin önünde Atatürk çizgisinde Türk milliyetçiliği ittifakı öneriyoruz”

Paylaşın

Akşener: İYİ Parti’yi, Şer Odaklarını Mutlu Etmek İçin Kurmadık

Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “İYİ Parti’nin kurulması; iktidarından muhalefetine, siyasetinden, medyasına; milleti, 5 yılda bir oy veren, marabalar olarak gören; son 20 yılda, kutuplaşmanın konforuna, iyice alışan; siyasi rant şımarığı, ne kadar şer odağı varsa; hepsinin rahatını bozdu” dedi ve ekledi:

“Türkiye’de siyaseti, kendince dizayn etmeye çalışan; kutup siyasetinden nemalanan, kim varsa; hedefinde her zaman, İYİ Parti oldu. Kurulduğumuz günden beri; İYİ Parti’nin, sağından solundan çekiştirip; bize istikamet çizmeye çalışanlar, hep oldu. İYİ Parti’nin sırtından, kurban kesmek isteyenler, hep oldu. Bugün geldiğimiz noktada, görüyoruz ki; Olmaya da devam edecek…”

Akşener, konuşmasının devamında, “Varsın, olsun…Biz, İYİ Parti’yi; muhtelif şer odaklarını, mutlu etmek için kurmadık. Biz, İYİ Parti’yi; Milletimizi mutlu etmek için kurduk. Onun için de; İlk günkü gibi, milletin emrinde çalışmaya devam edeceğiz! Ülkemizde siyasetin yaşadığı tıkanıklığa karşı; yeni, hür ve müstakil bir zemin inşa etmek için; tüm gücümüzle mücadele etmeye, devam edeceğiz! Kutup siyasetine sıkıştırılıp; birbirinin, karşısına dikilen milletimiz için; bir çıkış yolu olmaya devam edeceğiz!” ifadelerini kullandı.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM’deki haftalık grup toplantısında konuştu. Meral Akşener’in konuşmasından satır başları şöyle:

“25 Kasım, Kadına Şiddete Karşı, Uluslararası Mücadele Günü’ydü…Ülkemizdeki birçok mesele gibi; kadın ve kadına yönelik şiddet meselesi de; ne yazık ki, sadece böyle özel günlerde hatırlanıyor.

Ancak maalesef; Türkiye’de, son 10 ayda, 364 kadın öldürüldü…Her gün, ülkemizin dört bir yanından;artık, sokak ortalarına kadar taşan; kadına yönelik şiddet görüntüleri geliyor… Çocuklarımız bile; şiddetin, tacizin, tecavüzün, mağduru oluyor… Boşanmalar çığ gibi artıyor, aile yapımız sarsılıyor… Ve şiddetin, bundaki payı da maalesef büyük…

Çok değil; daha bu haftanın başında; Ankara’da bir kadın; eşi tarafından, vurularak öldürüldü. İstanbul’da bir başka kadın ise; çocuklarının gözleri önünde katledildi. Adana’dan, Çankırı’dan, Kocaeli’nden, Muğla’dan; Memleketin dört bir yanından; her gün, yeni bir kadın cinayeti haberi alıyoruz…

Ülkemizde kadınlar artık; “şiddet, ne zaman kapımı çalacak?” bekleyişiyle yaşıyor… Evde, işte, sokakta, her yerde; “ya sıradaki ben olursam” tedirginliğiyle yaşıyor… Akşam saatlerinde, tek başına kaldığı zaman; can güvenliğinin korkusuyla yaşıyor…

Tüm bu acılar yaşanırken; Tablo, bu derece vahimken; Sayın Erdoğan ise, çıkıp; “İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizin; kadın hakları ve şiddetle mücadeleye, en küçük olumsuz bir etkisi olmamıştır.” diyerek açıklama yapıyor. Gerçekten inanılır gibi değil…

Bu sorumsuz açıklama karşısında; ben de buradan, kendisine seslenmek istiyorum: Madem öyle; O zaman; İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmemizin; kadınlar üzerinde, nasıl olumlu bir etkisi oldu, çık, onu da açıkla.

Her gün, yeni bir kadın, cinayete kurban giderken; Ak Parti iktidarı olarak, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek; cinayetleri durdurabildiniz mi; onu da açıkla. Her gün yeni bir kadın, şiddete maruz kalırken; İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek, bu şiddete mani olabildiniz mi; onu da açıkla.

Her gün, yeni bir aile içi vahşete şahit olurken; İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek, aile içi huzuru sağlayabildiniz mi; onu da açıkla. Kadınlar, her gün bir yenisi eklenen, korkularla yaşarken; İstanbul Sözleşmesi’nden çekilerek, kadınları koruyabildiniz mi; onu da açıkla.

Değerli dava arkadaşlarım; Bu soruların hepsinin cevabı, “Hayır”. En ufak bir adım bile atmadılar. Peki sonuç ne oldu? Sonuç; 2022 yılında, 334 kadın, şiddet yüzünden, hayatını kaybederken; 2023’ün bitmesine, 1 ay kala, bu sayı 364’e çıktı! Üstelik; Daha kaç kadını, kaybedeceğimizi bilmiyoruz! Daha kaç kadının, şiddet altında yaşamaya çalıştığını bilmiyoruz! Daha kaç kadının, çaresizce ölümü beklediğini bilmiyoruz! Daha kaç kadının, baskı ve tehditlerle, mücadele ettiğini bilmiyoruz!

Ama bildiğimiz bir şey var ki, o da; Kadın düşmanı bir azınlığı tatmin etmek için; Kadın haklarından taviz veren, kirli bir anlayışla; hiçbir şeyi değiştiremezsiniz! Ahlakı, kadın bedeni üzerinden tanımlayan; bu çürük zihniyete, yol verdiğiniz müddetçe; hiçbir şeyi değiştiremezsiniz!

Bildiğiniz gibi, geçtiğimiz hafta, Merkez Bankası, faiz oranını, yüzde 40 seviyesine çıkardı. Hatırlayın; bundan 2 buçuk yıl önce, dönemin Merkez Bankası Başkanı; faizleri yüzde 19’a çıkardığı için, görevden alınmıştı. Dün; yüzde 19 faiz, kabul edilemez bulunuyordu; Bugün; yüzde 40 faiz, adeta alkışlanıyor… “Neredeen nereyee” değil mi?

Ülkemiz, bu akıl tutulması sürecinde, hem zaman, hem de para kaybetti. Ve işin acısı, kaybetmeye de devam ediyor. Ne zaman ki, tüm yetkileri, tek kişinin keyfine devreden, bu ucube sisteme geçtik; İşte, o gün bugündür; Ekonomimiz, dikiş tutmuyor.

Enflasyonda, rekordan rekora koşuyoruz. Pula dönen, Türk lirasının değeri, her gün biraz daha düşüyor. Gıdadan, temel ihtiyaçlara kadar, tüm ürünlerin fiyatı, her gün katlanıyor. Kiralar, 10 katına çıkarken; artık emekli maaşıyla kiralanabilecek, ev bile bulunmuyor.

Bunun lamı cimi yok. Hakikat, tüm çıplaklığıyla önümüzde duruyor: Eğer bugün, ülkemizde, geçim sıkıntısı varsa; bu, Ak Parti’nin eseridir. Eğer bugün, insanlarımız; en temel ihtiyaçlarını almak için, 40 kere düşünmek zorunda kalıyorsa; bu, Ak Parti’nin eseridir. Eğer bugün; kiracılar, ev sahipleriyle, davalık oluyorsa; her gün, bir adli vaka haberi alıryorsak; bu, Ak Parti’nin eseridir!

İşte, 85 milyonun rızkını çalıp; lüks içinde yüzen, küçük bir azınlığa veren; ve hukukta cezası olmayan, bu soygunun adı; enflasyondur!

Enflasyon oranında zam alınca; enflasyona karşı korunduğunu zannedersin; ama aslında yoksullaşırsın. Çünkü; Devlet her ay, vergi gelirini artırır. Zam üstüne zam yapanlar, her ay kârını artırır Ama dönüp size derler ki; “Sen 6 ay boyunca artan fiyatlar altında ezil; sonra sana zam yapacağız.”

Hatta; belli ki, bu zulüm bile, iktidara yetmemiş olacak; geçen hafta, yeni bir rezalete daha imza attılar. Çalışma Bakanı çıktı; ve asgari ücretin, artık yılda bir defa belirleneceğini söyledi. Üstelik bunu, “Çalışanlarımızı enflasyona, ezdirmemek için yapmalıyız.” dedi. Şu utanmazlığa bakar mısınız?

Türk-İş verilerine göre, Kasım’da açlık sınırı 14 bin 25 liraya, bekar bir çalışanın “yaşama maliyeti” ise aylık 18 bin 239 lira olmuş. Dört kişilik bir aile için 45 bin 686 liraya ulaşan yoksulluk sınırı, 11 bin 402 liralık asgari ücretin dört katını aşmış.

Temmuz ayındaki asgari ücret bugün 4 ay sonra açlık sınırının %20 altına inmiş, asgari ücret ailenin yoksulluk sınırının 3,3 katı iken bugün 4 katını aşmış. Asgari ücretli açlığa mahkum, ailesi de yoksulluğa mecbur hale getirilmiş. Böyle bir tablo karşısında çıkmışlar asgari ücreti yılda bir defa belirleyeceklerini söyleyebiliyorlar. İşte utanmazlık budur…

Yüksek enflasyon dönemlerinde; ücret ve maaş ayarlamaları, ne kadar sık yapılırsa; çalışanlar ve emekliler, enflasyona karşı, o kadar korunmuş olur.

Ama biz, tam olarak bu nedenle; “Böylesine yüksek bir enflasyonda; asgari ücreti, memur maaşlarını, emekli aylıklarını; yılda 2 defa, güncellemek yetmez; bu sayı, dörde çıkartılmalı.” derken; Sayın Bakan, bunun, bir de “asgari ücretliler için”, yılda bir defaya düşürüleceğini söylüyor. Böyle bir insafsızlık olabilir mi?

Enflasyonun karşısında, ne kadar zam alırsa alsın; daha 1 aya kalmadan, maaşlar erirken; şimdi, 1 yıl boyunca, milletimiz ne yapacak? Her şeye, her ay zam gelirken; 12 ay boyunca, aynı maaşla, nasıl idare edecek? Böyle bir vicdansızlık olabilir mi?

Madem, bir yerlerden kısmanız gerekiyor; O zaman, bir zahmet, kendinizden kısın! Biraz da, siz tasarruf edin! Biraz da, siz kemer sıkın! Artık biraz da, siz sorumluluk alın! Artık biraz da, siz bedel ödeyin! Bu milletin boğazından da, artık elinizi çekin!

Depremin üzerinden, 9 ay geçti… Bugün; deprem riskine, dikkat çekmek için çırpınan, birkaç bilim insanı dışında; depremi konuşan, hemen hiç kimse kalmadı. Hatta, iktidarın bütçe planında: Her an olabilecek, Marmara Depremine karşı bir hazırlık yok. Her an olabilecek, İzmir depremine karşı bir hazırlık yok. Her an olabilecek, Bingöl depremine karşı da bir hazırlık yok.

Olası Marmara depreminde; sadece İstanbul’da; yıkılması öngörülen, on binlerce bina var; ama insanlarımız, bu betondan tabutlarda, oturmaya devam ediyor. Allah korusun, yeni bir felaket yaşamamız, an meselesi; ama hiçbir hazırlık yok…

Bir yanda, bomboş arazilerimiz var. Bir yanda, övündüğümüz inşaat sektörümüz var. Bir yanda, demir çelik sektörümüz var. Bir yanda, çimento fabrikalarımız var. Mimarımız var, mühendisimiz var. Yani; insanlarımızı, geliyorum diyen felaketten korumak için her şeyimiz var; Ama; gerekeni yapacak ciddiyette; Gerekeni yapacak liyakatte; Gerekeni yapacak basirette, bir iktidar yok…

21 yıllık iktidarı boyunca, Ak Parti; ülkemizin her yanını, depreme hazır hâle getirebilirdi. Ellerinde, böyle bir imkân vardı. Ama hazırlık bir yana, deprem gerçeğini ciddiye alan, ne bir bakan, ne de bir belediye başkanı göremedik. Aksine rant meraklısı bir zihniyetle; kural tanımaz bir şekilde; ellerini attıkları her yeri, imara açtılar. 21 yılda, rant için kesmedikleri ağaç, çökmedikleri arazi kalmadı.

Kahramanmaraş, Hatay ve Malatya; AK Parti döneminde, büyükşehir yapıldı. Ve bu bölgelerde, deprem olabileceği; bilim insanlarımız tarafından, defalarca söylenmişti. Yani; depremin geleceği biliniyordu. Ama Malatya’da, tarım arazilerine; kayısı bahçelerinin olduğu alanlara; yüksek katlı konutlar inşa edildi. Nurdağı gibi, nüfusu sadece 50 bin olan, bir ilçemize, 10 katlık imar izinleri verildi. Böyle bir aymazlık, böyle bir şuursuzluk olabilir mi?

Kuralsızlığı, kanunsuzluğu, artık bir alışkanlık hâline getiren bir iktidarla; imar mevzuatlarını tartışmayı, elbette gereksiz buluyorum. İşi verenin, yapanın ve denetleyenin, aynı dereden sulandığı bir ortamda, yapılacak iş; mevzuat tartışmak değil; rant şebekelerini, belediyelerin dışına itmektir. Ve önümüzdeki yerel seçimler de; şehirlerimizi, bu yolsuzluk sarmalından kurtarmak için, büyük bir fırsattır.

İşte biz, İYİ Parti olarak; bu kutlu göreve talibiz! İYİ Belediyecilik vizyonumuzla, milletimize; her şeyden önce, yaşayan ve yaşatan, şehirler inşa edeceğiz. Can ve mal güvenliğini esas alan, şehircilik anlayışımızla; deprem risklerini, proaktif olarak yönetebilen; sağlık, gıda, ulaşım ve barınma imkanlarına sahip; afetlere dirençli kentler inşa edeceğiz.

“Felaket değil, tedbirsizlik öldürür.” düşüncesiyle; deprem, su baskını, sel ve orman yangınları gibi tüm afetlerde; milletimizin sağlık ve refahını güvence altına alacağız.

Depremin, ulusal boyuttaki olumsuz ekonomik etkilerini; ancak, yerel ekonomileri güçlendirerek azaltabiliriz. Bu nedenle; Yetkiyi devraldığımız, her şehrimizde; ulusal ve uluslararası kaynaklardan da yararlanıp; yerele özgü özellikleri de, dikkate alarak; “risk, afet, fırsat, dayanıklılık” anlayışımızla; depreme dirençli, sürdürülebilir, kent ekonomileri oluşturacağız.

Yöneteceğimiz şehirlerde, kaçak ve çürük yapılara, kesinlikle izin vermeyeceğiz. Yapılan plan değişiklikleri üzerinden; birilerinin haksız kazanç elde etmesine, engel olacağız.

Buradan, tüm belediye başkan adaylarımıza sesleniyorum: Öncelikle hepiniz; İYİ belediyecilik vizyonumuzla, işinizi en iyi şekilde yapacaksınız. Kimsenin baskısına, boyun eğmeyeceksiniz. Ranta, yolsuzluğa prim vermeyeceksiniz. İşe alım yaparken, liyakat dışında hiçbir kritere bakmayacaksınız.

“İYİ Parti’yi; Milletimizi mutlu etmek için kurduk”

İYİ Parti’nin kurulması; iktidarından muhalefetine, siyasetinden, medyasına; milleti, 5 yılda bir oy veren, marabalar olarak gören; son 20 yılda, kutuplaşmanın konforuna, iyice alışan; siyasi rant şımarığı, ne kadar şer odağı varsa; hepsinin rahatını bozdu. Türkiye’de siyaseti, kendince dizayn etmeye çalışan; kutup siyasetinden nemalanan, kim varsa; hedefinde her zaman, İYİ Parti oldu.

Kurulduğumuz günden beri; İYİ Parti’nin, sağından solundan çekiştirip; bize istikamet çizmeye çalışanlar, hep oldu. İYİ Parti’nin sırtından, kurban kesmek isteyenler, hep oldu. Bugün geldiğimiz noktada, görüyoruz ki; Olmaya da devam edecek…

Varsın, olsun…Biz, İYİ Parti’yi; muhtelif şer odaklarını, mutlu etmek için kurmadık. Biz, İYİ Parti’yi; Milletimizi mutlu etmek için kurduk. Onun için de; İlk günkü gibi, milletin emrinde çalışmaya devam edeceğiz! Ülkemizde siyasetin yaşadığı tıkanıklığa karşı; yeni, hür ve müstakil bir zemin inşa etmek için; tüm gücümüzle mücadele etmeye, devam edeceğiz! Kutup siyasetine sıkıştırılıp; birbirinin, karşısına dikilen milletimiz için; bir çıkış yolu olmaya devam edeceğiz!

Kimse kusura bakmasın; Birilerinin keyfini kaçırmaya, rahatını bozmaya, heveslerini kursaklarında bırakmaya, aynen devam edeceğiz! Dün; bu iktidara karşı, hiçbir başarı gösterememiş olanlar; Bugün; kendi sebep oldukları başarısızlığın faturasını, İYİ Parti’ye kesmeye çalışıyorlar.

Kurdukları, “Al gülüm, ver gülüm” çarkına, çomak sokulsun istemiyorlar. İşte bu yüzden de; Dün, yüzde 60 borazanlığı yapanlar; bugün çıkıp utanmadan, İYİ Parti analizleri kasıyorlar. Ancak şunu unutuyorlar ki; Onların attığı çamur, bize yapışmaz. Onların sürdüğü balçık, İYİ Parti güneşini sıvayamaz. Onların estirdikleri fırtınalar, bizden, toz dışında bir şey alamaz!

Bugüne kadar olduğu gibi, bugünden sonra da; Kendi günahlarını, saklamak isteyenlerin; İYİ Parti’yi özne yapmasına izin vermeyeceğiz! Türkiye’nin geleceğini; Marjinal akımlara; Şer odaklarına; Rant şebekelerine; Cumhuriyet’le, Atatürk’le, Türk milletiyle problemi olanlara; teslim etmeyeceğiz! Tüm engellere, iftiralara, dedikodulara rağmen; İYİ Parti olarak; Türkiye’yi, Demokratik Millî Yükselişine, mutlaka kavuşturacağız!”

Paylaşın

İYİ Parti’den İstifa Eden Milletvekilinden AK Parti’ye Yeşil Işık

CHP’ye ya da AK Parti’ye geçeceğine yönündeki iddialara yanıt veren eski İYİ Parti Milletvekili Adnan Beker, “AK Parti’de çok sevdiğim dostlarım var. Ötesini Allah bilir. CHP’de kıymetli dostlarım var ancak orada siyaset yapmam” dedi.

Partisinin AK Parti’yle ittifak yapması gerektiğini söyleyen ve istifa eden eski İYİ Parti milletvekili Nebi Hatipoğlu da geçtiğimiz hafta AK Parti’ye katılmıştı.

Adnan Beker istifasını, “İYİ Parti çatısı altında artık Ankaralı hemşehrilerim ve Yüce Türk Milleti’ne daha fazla katkı sağlayamayacağımı düşündüğümden, bugün itibariyle İYİ Parti’den istifa ediyorum” sözleriyle duyurmuştu.

Adnan Beker açıklamasında ayrıca, “Başta çok değerli Ankaralı hemşehrilerim olmak üzere, İYİ Parti İlçe Başkanlarımız, yöneticilerimiz, üyelerimiz, gönüllülerimiz ve İYİ Parti’ye oy vermiş tüm vatandaşlarımızla bugüne kadar nasıl hemhâl olduysak bugünden sonra da kapım ve telefonum her zaman açık olacaktır.” ifadelerini kullanmıştı.

Adnan Beker’in istifasıyla birlikte İYİ Parti’nin Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeki (TBMM) sandalye sayısı 42’ye düşmüştü.

Kulislerde İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in, fuhuş oteli iddialarını Beker’in istifasının ardından dile getirmesi, Beker’e karşı verilmiş bir yanıt olarak ifade edilmişti. Beker sadece Akşener’in açıklamalarıyla değil, oğlu ve yeğeninin iki kadını darp iddiası ile de gündeme gelmişti.

Paylaşın

9 Vekile Ait Dokunulmazlık Fezlekeleri TBMM’de: HEDEP, CHP Ve İYİ Parti

Aralarında HEDEP Diyarbakır Milletvekili Berdan Öztürk, HEDEP İstanbul Milletvekili Keziban Konukcu Kok, CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat ve İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez’inde bulunduğu 9 milletvekiline ait 11 dokunulmazlık dosyası, Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanlığı’na sunuldu.

Haber Merkezi / Meclis Başkanlığı’na, “Yasama Dokunulmazlığının Kaldırılması Hakkında Cumhurbaşkanlığı Tezkeresi” sunulan 9 milletvekilinin isimleri şu şekilde:

CHP İzmir Milletvekili Mahir Polat, İYİP Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, İYİP İzmir Milletvekili Ümit Özlale, HEDEP Bitlis Milletvekili Hüseyin Olan, HEDEP Mersin Milletvekili Ali Bozan, HEDEP Diyarbakır Milletvekili Berdan Öztürk, HEDEP İstanbul Milletvekili Keziban Konukcu Kok, HEDEP Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez, HEDEP Ağrı Milletvekili Heval Bozdağ.

Fezlekeler arasında HEDEP Diyarbakır Milletvekili Berdan Öztürk ve HEDEP Hakkari Milletvekili Onur Düşünmez’in ikişer dosyası bulunuyor.

Süreç nasıl işliyor?

Hakkında suç isnadı bulunan milletvekillerinin dokunulmazlığının kaldırılıp kaldırılmamasına ilişkin talepler, Adalet Bakanlığına sunuluyor. Bakanlık, talebi gerekçeli bir yazıyla Cumhurbaşkanlığına, Cumhurbaşkanlığı ise TBMM Başkanlığına iletiyor.

Meclis Başkanlığına gelen fezlekelerin gündeme alınmasındaki süreç, İçtüzüğe göre işliyor. Milletvekili dokunulmazlığı, İçtüzüğün “Yasama Dokunulmazlığı ve Üyeliğin Düşmesi” başlıklı dokuzuncu kısmının “yasama dokunulmazlığı” alt başlıklı birinci bölümünde düzenleniyor.

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kaldırılması hakkındaki istemler, TBMM Başkanlığınca “Gelen Kağıtlar” listesinde yayınlanarak Anayasa ve Adalet Komisyonu Üyelerinden Kurulu Karma Komisyona havale ediliyor.

Söz konusu fezleke ile Meclis’teki mevcut fezlekeler, sevk edildikleri Karma Komisyonda bekletilebiliyor ya da komisyonda gündeme alınabiliyor. Fezlekelerin gündeme alınması halinde süreç başlıyor. Karma Komisyon toplanıyor ve hangi fezlekeye ait dosyayı değerlendireceğine karar veriyor.

Hazırlık Komisyonu kuruluyor

Hazırlık Komisyonu, kurulduğu andan itibaren en geç 1 ay içinde dosyayı inceleyerek raporunu hazırlıyor. Bu komisyon bütün kağıtları inceleyip gerekirse o milletvekilini dinliyor ancak tanık dinleyemiyor.

Hazırlık Komisyonu, yasama dokunulmazlığının kaldırılması yönünde karar alırsa dosya Karma Komisyona havale ediliyor. Karma Komisyon da 1 ay içinde Hazırlık Komisyonu raporunu ve eklerini görüşerek sonuçlandırıyor.

Karma Komisyon, dokunulmazlığın kaldırılmasına veya kovuşturmanın milletvekilliği sıfatının sona ermesine kadar ertelenmesine karar veriyor.

Karma Komisyon kovuşturmanın ertelenmesini kararlaştırmışsa bu yöndeki raporu Genel Kurulda okunarak bilgiye sunuluyor. Bu rapora milletvekilleri tarafından 10 gün içinde itiraz edilmezse kesinleşiyor, itiraz edilmesi halinde ise rapor Genel Kurul gündemine alınıyor. İtiraz edilmeyen dosyalar Cumhurbaşkanlığına gönderiliyor.

Dokunulmazlığın kaldırılması yönündeki Karma Komisyon raporları, doğrudan Genel Kurul gündemine giriyor. Genel Kurul, raporu kabul ederek dokunulmazlığın kaldırılmasını kararlaştırabileceği gibi, raporu reddederek yargılamanın dönem sonuna ertelenmesine de karar verebiliyor.

Kovuşturma ertelenmiş ve bu karar Genel Kurulca kaldırılmamış ise dönem yenilenmiş olsa bile milletvekilliği sıfatı devam ettiği sürece ilgili hakkında kovuşturma yapılamıyor.

Genel Kurul aşaması

Milletvekillerine dağıtılan Karma Komisyon raporu, Genel Kurulda okunarak görüşülüyor. Biri lehte diğeri de aleyhte olmak üzere, iki milletvekili rapor üzerinde konuşma yapıyor.

Fezlekesi olan milletvekili isterse Hazırlık Komisyonunda, Karma Komisyonda veya Genel Kurulda kendi savunmasını yapabiliyor ya da başka bir milletvekili arkadaşına savunma yapması için bu hakkını verebiliyor.

Söz ve savunma talebi yoksa görüşmeler tamamlanıyor. Daha sonra Karma Komisyonun yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına dair raporu oylamaya sunuluyor. Genel uygulamaya göre açık oylama yapılıyor. Genel Kurulda dokunulmazlıkların kaldırılmasına ilişkin oylamada, karar yeter sayısı (151) yeterli oluyor.

Her dosya için ayrı oylama yapılıyor

Genel Kuruldaki oylamada, her milletvekili ve fezleke için ayrı oylama yapılıyor. Bir milletvekili hakkında iki dosya varsa iki dosya ayrı ayrı oylanıp karara bağlanıyor. Dokunulmazlık hangi dosya hakkında kaldırıldıysa yalnızca o fezleke hakkında yargılama yapılabiliyor. Milletvekilinin dönem sonuna bırakılan dosyası hakkındaki dokunulmazlığı devam ediyor.

Genel Kurul kararından sonra milletvekilinin dokunulmazlığı, söz konusu dosya için kaldırılmış oluyor.

Meclis Başkanlığı, dosyayı Cumhurbaşkanlığı aracılığıyla Adalet Bakanlığına gönderiyor. Bakanlık da dokunulmazlığı kaldırılan milletvekili hakkında gereğinin yapılması için dosyası ilgili savcılığa havale ediyor.

Savcılık da dosyanın ulaşmasının ardından soruşturmaya kaldığı yerden devam ediyor, söz konusu milletvekilini tutuklanması talebiyle mahkemeye de sevk edebiliyor ya da tutuksuz olarak yargılanmasına da devam edebiliyor.

Dokunulmazlık kalkıyor, vekillik devam ediyor

Bir milletvekilinin dokunulmazlığının kalkmasıyla milletvekilliği düşmüyor, devam ediyor. Milletvekili maaşını alıyor ve diğer sosyal haklarından yararlanıyor. Tutuklanmamışsa Meclise gelerek yasama çalışmalarına da katılabiliyor.

Ancak milletvekili hakkındaki ceza kesinleştikten sonra Genel Kurulda okunuyor ve o zaman milletvekilliği düşürülüyor.

Milletvekilinin yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına veya milletvekilliğinin düşmesine karar verilmesi halinde, Genel Kurul kararının alındığı tarihten itibaren 7 gün içinde ilgili milletvekili veya bir diğer milletvekili, kararın Anayasaya, kanuna veya İçtüzüğe aykırılığı iddiasıyla iptal için Anayasa Mahkemesine başvurabiliyor. Anayasa Mahkemesi, iptal istemini 15 gün içinde kesin karara bağlıyor.

Paylaşın

Akşener, CHP Lideri Özel İle Görüşecek Mi? İYİ Parti’den Açıklama

31 Mart’ta yapılması planlanan yerel seçimlere ittifaksız girme kararı alan İYİ Parti’de sözcü Kürşad Zorlu, Meral Akşener ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in hafta içinde görüşeceğine yönelik iddialara ilişkin, Özgür Özel’in randevu talebi olmadığını söyledi.

Özgür Özel’in “İstanbul’da sadece CHP’lilerin oylarıyla kazanmadık. Bir ittifakımız vardı. İstanbul’a iyi geldi” şeklindeki sözlerini de değerlendiren Kürşat Zorlu, “İfade edenler için söylemiyorum ama doğru bilgilerin kamuoyuna yansıdığını görmekten mutlu oluyoruz” dedi.

İYİ Parti Sözcüsü Kürşad Zorlu, Başkanlık Divanı toplantısı ardından basın toplantısı düzenledi.

Milletvekillerinin de katılımıyla gerçekleşen toplantıda, İsveç’in olası NATO üyeliğinin yanı sıra yerel seçim hazırlıklarının masaya yatırıldığını söyleyen Zorlu, “İYİ Parti, 81 ilde aday çıkarma kararının ardından Eskişehir, İzmir ve Kahramanmaraş’ta büyükşehir belediye başkan adaylarımızı belirledik. 4 ilde, 40 ilçede ve beldelerle birlikte toplam 59 yerleşim yerinde adaylarımızı belirlemiş oluyoruz. Bu hafta da değişiklik olmazsa 12 adayımızı paylaşacağız” dedi.

Zorlu’ya Genel Başkan Meral Akşener’in, “Oteli olan polis müdürleri var. O otellerde fuhuşun ötesi öksüz kızlar çalıştırılıyor” açıklamasının ardından partiden istifa eden Ankara Milletvekili Adnan Beker’in sözleri de soruldu. Zorlu, “Sayın Beker’le nasıl ilişkilendirildiğine ben de anlam veremedim. Çok net bir şekilde söyleyeyim; konunun onunla bir ilişkisi yok. Konu zaten çok hassas bir süreçte olduğu için, belirli yönlerini kamuoyu ile paylaştık. İncelemeler bakanlık tarafından devam ediyor. Bizim açıklamamız sonrası bir açıklama da gelmedi. Güvenlik birimlerimizin hassasiyetle takip ettiği bu sürecin çözümlenmesi için sessizliğimizi korumak arzusundayız” yanıtını verdi.

Eski Avrasya Araştırma Başkanı Kemal Özkiraz’ın “Anketlerde İYİ Parti’yi yüksek göstermem için Ümit Dikbayır para teklif etti” şeklindeki iddiası sorulan Zorlu şunları söyledi: “Benim çok beğendiğim bir kavram var; Rızanın imalatı. Noam Chomsky’nin bir eseri. Bugüne uyarladığımızda yaşadığımız gelişmeler karşısında bu kavramı dönüştürebiliriz. ‘İftiranın imalatı’ Bahsettiğiniz o iddia, iddia edilen kişi tarafından böyle bir şey olmadığı yönünde cevaplandırıldı.

Asıl önemlisi, bu iftiraları düzenleyen ve servis edenlerin; seçim öncesinde, bu seçimin nasıl kazanılmaması yönünde anketler ürettiklerini, bunları topluma nasıl sunduklarını tek tek izah etmeye vaktim yetmez. Bunlara hiç gerek yok. Biz seçimlere yönelik yüzleşmesini yapmış yegane partiyiz. Sayın Genel Başkanımız kongre konuşmasında, sonra 26 Ağustos’taki konuşmasında açıkça söyledi; hatamız, eksikliğimiz yönünde de özür diledi. Bunlarda bir sorun yok ama bir gerçek var. CHP Kongresi’nde de ortaya çıkmış bir gerçek var.”

İYİ Parti’nin yerel seçimlere yönelik kararı kapsamında özellikle Ankara ve İstanbul için bir geri dönüş olup olmayacağı sorulan Zorlu, “Genel İdare Kurulumuzun almış olduğu bir karar var. Siyasi partiler yetkili organları eliyle, onların aldığı kararların hayata geçirilmesiyle idare edilir. Biz de bu esas üzerinden kararımızı en etkin biçimde hayata geçirmek için çalışmalarımızı yürütüyoruz” dedi.

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in hafta içinde görüşeceğine yönelik iddialar sorulan Zorlu, CHP Genel Başkanı Özel’in randevu talebi olmadığını söyledi.

İYİ Parti’ye yönelik iddiaların yargıya taşınıp taşınmayacağı sorulan Zorlu, “Sayın Dikbayır’ın iddiaları çerçevesinde çok fazla bir değerlendirme yapmayacağım. Partimizin kuruculuğunu yapmış birisi. Bu konuyla ilgili Disiplin Kurulu süreci devam ediyor. Tebliğname yapıldı. Bugün veya yarın ulaşabilir. Sonrasında bir savunma süresi var. Kendi mecrasında yürüyen, mahremiyeti olan bir konu olduğu için de sürecin içeriğine yönelik bir bilgi vermem doğru olmaz” dedi.

Akşener’in oğlu Fatih Akşener ile ilgili iddialara da değinen Zorlu şunları söyledi: “39 yaşında, kendisini çok iyi yetiştirmiş bir Türk evladından bahsediyoruz. İddiaların karşılıklı olmasından dolayı söylemiyorum. Sayın Genel Başkanımızın birebir ailesiyle ilgili olduğu için cevaplama yoluna gidiyoruz. Genel Başkanımız, bir kadın ve bir anne. Fatih Bey de bizim için çok değerli. Her bir milletvekilimizin, her bir divan üyemizin öteden beri görüştüğü; farklı temalarla dostluk ilişkisi içinde, abi-kardeş ilişkisi içerisinde görüş alışverişi yaptığımız bir kişi. Her şeyden önce bizim bir emanetimiz.

Fatih Bey’in yetkinliğini burada sorgulamak durumunda değilim ama ortaya koyduğu değerlendirmelerin de çok önemli olduğu kanaatindeyim. Burada para dağıtılması ifadesi kullanıldı. O süreçte bizim 2 milletvekilimiz, gerektiğinde isimlerini de açıklarım; gönüllülük esasına ilişkin olarak, kampanya ekibini yürüten çok geniş bir ekibimiz vardı. Onların bazılarına, bazı öncü ekip liderlerine verilmiş bir katkı.

Bunun hesap noktasında da verilemeyecek hiçbir yanı yok. Her şey ortada. Bu günlerde bazı televizyon programlarında bazı kişiler tarafından döndürülüp döndürülüp sunulmaya çalışılıyor. Fatih Bey, bu parti kurulduğu için, bu milletin karşısına bu parti ve bu vizyon çıkarıldığı için kapılar suratına kapatılmış bir arkadaşımız. Bunları konuşmaya bile gerek yok. Türkiye’nin açlık, yoksulluk sorununu, kiralardaki fahiş konuları konuşmayalım (!); bir dedikodu furyasının içinde bırakılmaya çalışılıyoruz. Bunlar doğru değil.”

Parti hesaplarıyla ilgili iddiaları da değerlendiren Zorlu, “Büyük kongremizde partimizin finansal tablosu ibra edildi. Ardından Cem Özdemir, partimizin durumuyla ilgili bilgilendirme yaptı. Kongreden sonra ne kadar bir bütçeyle devir alındığını ve yıl sonuna kadar bütün harcamalarımız yapıldığı takdirde, 31 Aralık itibariyle nasıl bir bütçeye ulaşacağımızı ifade etti.

Ama oradaki bir rakamı bilinçli ya da bilinçsiz olarak döndürerek sanki kasamızda bir meblağ eksik gibi hava yaratıldı. Kimseye cevap vermek için söylemiyorum. Kamuoyunda böyle bir yanlışlık var. Şu anki Mali İşler Başkanımız Sedat Aksakallı tarafından da mali tablomuz olduğu gibi şeffaf bir biçimde paylaşıldı. Zaten biz Anayasa Mahkemesi’nin denetimine tabiyiz. Her türlü incelemeye de açığız. Bundan çekinecek yanımız yok.” dedi.

Partiden ihraç edilen eski GİK üyesi Arzu Önşen’in basına yansıyan iddiaları sorulan Zorlu, “Ben de o toplantıdaydım. Genel Başkanımız o toplantıda şunu ifade etti, O’na doğrudan söylediği kanaatinde değilim. Bütün Genel İdare Kurulu’na konuşarak söyledi. ‘Eğer bana yönelik bir iddianız, eleştiriniz var ise bunları bir dedikodu malzemesi olarak kullanmak yerine gelin karşıma aday çıkarın’ dedi. ‘İmzanız yetersiz kalırsa, Genel Başkan olarak tamamlamaya hazırım’ dedi. Genel Başkanımızın hassasiyeti budur. Bunca eleştirinin ve iddianın söylenebildiği yerde bizim kurul üyelerimizin her şeyi eleştirebildiğini ifade etmek durumundayım” ifadelerini kullandı.

“Doğru bilgilerin kamuoyuna yansıdığını görmekten mutlu oluyoruz”

CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “İstanbul’da sadece CHP’lilerin oylarıyla kazanmadık. Bir ittifakımız vardı. İstanbul’a iyi geldi” şeklindeki sözleri sorulan Zorlu, “İfade edenler için söylemiyorum ama doğru bilgilerin kamuoyuna yansıdığını görmekten mutlu oluyoruz. Evet 2019’da İYİ Parti’nin teklifi ile o işbirliğinin zemini oluşturuldu. Neden?

Milletimizin geleceği için, milletimizin uzlaşma kültürü ile o karanlık dönemi atlatabilmesi için. Bizim kaygımız milletimizin bir sıkışmışlık içinde kalarak hareket etmesinden imtina edilmesi. Buna katkı sağlanmaması yönünde. Çünkü seçim sonuçları, siyasi partiler için de bir mesaj alanıdır. Bu mesajı iyi alacaksınız. Milletimiz bize muhalefet görevi verdi. Bize bir uyarıda bulundu. O uyarıyı hangi gerekçelerle verdiğini çok iyi hissediyoruz” diye konuştu.

Paylaşın

“Meral Akşener Seçim Gecesi Kahkaha Atıyordu” İddiası

Katıldığı bir televizyon programında değerlendirmelerde bulunan eski İYİ Partili Ethem Baykal, “Seçim gecesi genel merkezde kahkaha atarken (Meral Akşener) istifaya davet etmiştim. Cumhurbaşkanlığı yardımcılığını kaybetmiş bir genel başkan kahkaha atar mı?” dedi.

Öte yandan İYİ Parti Teşkilat Başkanı Buğra Kavuncu, kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilen İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın, Meral Akşener’in oğlu Fatih Akşener hakkındaki iddialarını sosyal medya hesabı üzerinden yalanladı.

İYİ Parti’de 3’üncü Olağan Kurultay öncesi yönetime yönelik muhalif çıkışlar yaptığı gerekçesiyle ihraç edilen eski Disiplin Kurulu Başkanı Ethem Baykal, Tele1 canlı yayınında çok konuşulacak iddialarda bulundu.

İYİ Parti’deki ‘Dikbayır’ tartışmasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Baykal, 28 Mayıs’taki seçimlere de değindi. “Akşener seçimi kaybetmekten memnundu” diyen Baykal, “Seçim gecesi genel merkezde kahkaha atarken (Meral Akşener) istifaya davet etmiştim. Cumhurbaşkanlığı yardımcılığını kaybetmiş bir genel başkan kahkaha atar mı?” ifadelerini kullandı.

Altı kişi ihraç edilmişti

İYİ Parti’de 3. Olağan Kurultay öncesi yönetime yönelik muhalif çıkışlar yapan isimler İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’in imzası ve kesin ihraç istemiyle Merkez Disiplin Kurulu’na sevk edilmişti. İhracı istenen isimler Kurucular Kurulu üyeleri Ethem Baykal, Sevinç Gümüş, İsmet Kocak, Günay Kodaz, Musa Ertuğan ve Tamer Kayaalp’ti.

Öte yandan İYİ Parti Teşkilat Başkanı Buğra Kavuncu, kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilen İYİ Parti Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır’ın, Meral Akşener’in oğlu Fatih Akşener hakkındaki iddialarını sosyal medya hesabı üzerinden yalanladı.

Fatih Akşener’in seçim çalışmalarına gönüllü olarak katıldığını belirten Kavuncu, “Kampanyanın özellikle görsel iletişim süreci, partinin dinamiklerine daha hâkim olmaları bakımından, kendileri de partili olan iç bir ekip tarafından yürütüldü. Fatih Akşener de bu süreçte, başka birçok gönüllümüz gibi tamamen gönüllü ve sadece dışarıdan bir bakış sağlamak amacıyla, kampanyadaki görsel iletişim çalışmalarına destek sağladı.” dedi.

Fatih Akşener hakkında medyada çıkan iddiaları yalanlayan Kavuncu, “Hiç kimse ama hiç kimse, emekle ve alın teriyle kurulan bu partinin ve onun emekçilerinin varlığından daha kıymetli değildir ve asla olmayacaktır.” diye konuştu.

Ne olmuştu?

İYİ Parti’de kesin ihraç istemiyle disipline sevk edilen Sakarya Milletvekili Ümit Dikbayır, Meral Akşener’in oğlu Fatih Akşener’in genel merkez binasında odası ve sekreteri olduğunu, partinin kararlarında etkisinin yüksek olduğunu iddia etmişti.

Sözcü’den İpek Özbey’e konuşan Dikbayır, Akşener’in oğlu Fatih Akşener’in en az dört senedir partinin iç işlerine müdahil olduğunu ileri sürerek , “Geçici sandık ama gittikçe etkisi arttı. Ana binada da, ek binada da çalışma ofisi var… Sekreteri de var… Partinin her işleyişinde, her kararında çok etkili” iddiasında bulunmuştu.

Paylaşın

Akşener: Yerel Seçim Kararını Oy Birliğiyle Değil, Oy Çokluğuyla Aldık

Yerel seçimlere ittifaksız girme kararına ilişkin konuşan İYİ Parti Lideri Akşener, “Biz hür ve müstakil olarak yerel seçimlere gitme kararını Genel İdare Kurulumuzun kararıyla aldık. Hatta 5 arkadaşımız farklı fikirlerini gayet açık şekilde söylediler. 1 arkadaşımız oy hakkı yoktu sadece. Biz de alkışladık. Herkes fikrini paylaştı, rahat rahat konuştu, oy kullandı” dedi ve ekledi:

“Genel Başkan olarak ben oy kullanmadım. Biz 50 üyenin 46’sının oyuyla bu kararı aldık. Oy birliğiyle değil, oy çokluğuyla aldık. O günden beri hem yandaşı hem candaşı bizi topa tuttular. Bizim bunlardan etkilenmemiz mümkün değil. Böyle bir sistemin içinde elbette ki eller yapının içine sokulacaktır. Bir psikolojik harp elbette uygulanacaktır.”

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin Çanakkale Teşkilat Buluşması’nda gündeme yönelik açıklamalarda bulundu. Gazete Duvar’ın aktardığına göre; Meral Akşener’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:

“Siz haklının yanındaysanız başının dertten kurtulmuyor. Biz ülkesini çok sevenler burada yan yana geldik. Kimimiz köylü kimimiz profesör, kimimiz iş insanı kimimiz işçi, kimimiz öğretmen kimimiz ev kadını. Türkiye’nin her bir sosyal kesiminden insanların bir araya gelip buluştuğu tek parti İYİ Parti. Türkiye’nin özeti olan bir siyasi partidir. Böyle insanların bir araya gelişi doğal olarak çok kolay olmuyor. Bugüne kadar bize yapılan tekliflere ‘evet’ deseydik bugün bu eziyetleri de çekmezdik.

Biz hür ve müstakil olarak yerel seçimlere gitme kararını Genel İdare Kurulumuzun kararıyla aldık. Hatta 5 arkadaşımız farklı fikirlerini gayet açık şekilde söylediler. 1 arkadaşımız oy hakkı yoktu sadece. Biz de alkışladık. Herkes fikrini paylaştı, rahat rahat konuştu, oy kullandı.

Genel Başkan olarak ben oy kullanmadım. Biz 50 üyenin 46’sının oyuyla bu kararı aldık. Oy birliğiyle değil, oy çokluğuyla aldık. O günden beri hem yandaşı hem candaşı bizi topa tuttular. Bizim bunlardan etkilenmemiz mümkün değil. Böyle bir sistemin içinde elbette ki eller yapının içine sokulacaktır. Bir psikolojik harp elbette uygulanacaktır.

Öyle yalanlar dönüyor ki hayretler içerisinde kalıyorum. Ben bir arkadaşa ‘Devletimin son isteğini yerine getirdim’ demişim. Kişisel sırrı olan meşhur olamaz. Bana devletimizin bir kurumu fotoğraflar gönderdi 2018’de. SADAT’ın kamplarıyla ilgili. Ben de bunu Saygı Öztürk üzerinden kamuoyuyla paylaştım.

Savcı ifadeye çağırdı, ‘Gördüm ama sizinle paylaşmıyorum’ dedim. Çünkü hangi kurumdan geldiğini anlarlar. Devletin hiçbir alanıyla tecrübesi olmayan insanların maalesef üzerimizde yaptığı bir psikolojik savaşla baş başayız. Ben de diyorum ki viz gelir, tırıs gider.

2018’de yine HDP’nin önemli isimlerinden biri benim faili meçhulcü olduğumu söyledi. Ben kendisini aradım, eşi öldürülmüş bir hanım, ‘Eşiniz kaç tarihinde öldürüldü?’ diye sordum. Söylediği tarihte ben üniversitede hocayım. Türkiye’de olan her şeyin başımıza fatura edildiği bir dönemdeyiz. Çünkü Meral Akşener’den korkuyorlar, korkmalılar da.

Çanakkale Belediye Başkan Adayı Adayı Kunt

Çanakkale Belediye Başkan Adayımızı ilan edeceğim şimdi. Asla ‘Şu bucu, şu şucu’ demeyeceksin. Harika bir şehir. Bu şehrin köylerini gösteren Youtube kanalları var, benim kendimi rahatlatmak için seyrettiğim videolar onlar. Ama gece gelip kalan turist yok. Senden istediğim şu, “Yıllık şu kadar turist gelecek, şu kadar yıl sonra şu kadar turist gelecek” diye çalışma yapıp söz vereceksin. Turizmi geliştireceksin.”

Paylaşın