Ankara, İzmir Ve İstanbul Dünya Genelinde Konut Fiyatlarının En Çok Arttığı Şehirler

150 şehirdeki fiyat değişimlerini inceleyen Knight Frank’in Küresel Konut Fiyat Endeksine göre, Ankara (yüzde 135,3), İzmir (yüzde 133) ve İstanbul (yüzde 127,3) konut fiyatlarının en çok arttığı şehirler oldu.

TCMB’nin açıkladığı konut fiyat endeksine göre Eylül 2022’de ev fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 189 yükseldi. BDDK, son olarak eşi veya 18 yaş altındaki çocuklarının en az bir konutunun bulunması halinde konut kredi değer oranı yüzde 75 daraltma kararı aldı.

Örneğin, 5 milyon TL değerindeki bir evi, ikinci tapulu evi olarak alacak olanlara evin değerinin yüzde 22,5’i kadar kredi kullandırılabilecek.

Dünyada 56 ülke arasında konut fiyatlarının en çok arttığı ülke açık Türkiye oldu. 2023’ün ilk çeyreğinde Türkiye’de konut fiyatları 2022 yılının aynı dönemine göre yüzde 133 yükseldi. Aralarında Almanya ve İngiltere’nin olduğu bazı ülkelerde ise konut fiyatları düştü.

Türkiye’de konut ve kira piyasasında yaşanan kriz giderek derinleşirken hükümet yeni önlemlerle sorunu hafifletmeye çalışıyor.

Resmi enflasyonun yüzde 70’i aştığı dönemde hükümetin kira artışlarına yüzde 25 sınırı getirmesi ev sahipleri ile kiracıları karşı karşıya getirdi.

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu (BDDK) son olarak eşi veya 18 yaş altındaki çocuklarının en az bir konutunun bulunması halinde konut kredi değer oranı yüzde 75 daraltma kararı aldı. Örneğin, 5 milyon TL değerindeki bir evi, ikinci tapulu evi olarak alacak olanlara evin değerinin yüzde 22,5’i kadar kredi kullandırılabilecek.

Uluslararası Emlak Danışmanlığı firması Knight Frank’in 56 ülke ve bölgeyi incelediği Küresel Konut Fiyat Endeksine göre 2023 yılının ilk çeyreğinde 2022 yılının aynı dönemine göre Türkiye’de konut fiyatları yüzde 132,8 artış gösterdi.

İkinci sıradaki Kuzey Makedonya’nın (yüzde 18,8) ardından Hırvatistan (yüzde 17,3), Macaristan (yüzde 16,6) ve Litvanya (yüzde 15,3) geliyor.

Diğer bazı ülkelerdeki artış oranı ise şöyle: Yunanistan yüzde 14,5; Bulgaristan yüzde 9,5; Japonya yüzde 6,8; Fransa yüzde 2,7 ve ABD yüzde 0,7.

Avrupa ülkeleri başta olmak üzere bazı bölgelerde konut fiyatları düştü. Almanya’da konut fiyatları yüzde 1 gerilerken bu oran İngiltere’de yüzde 3,1 ve İsveç’te yüzde 8,8 oldu.

Endeks 150 şehirdeki fiyat değişimlerini de inceliyor. Listede Türkiye’nin üç büyük şehri yer alıyor. Ankara (yüzde 135,3), İzmir (yüzde 133) ve İstanbul (yüzde 127,3) listedeki 150 şehir arasında konut fiyatlarının en çok arttığı şehirler oldu.

Dördüncü sıradaki Zagreb’deki artış yüzde 22,5’ oldu. Tokyo’da konut fiyatları yüzde 7,5 yükselirken bu oran New York’ta yüzde 3,4; Barselona ve Londra’da yüzde 1,4 ve Roma’da yüzde 0,6 oldu.

Az sayıda şehirde ise fiyatları geriledi. Düşüş Washington’da yüzde 0,2 olurken Rotterdam’da yüzde 0,3 gerçekleşti.

Ülke ve şehir bazındaki bu artışlar nominal. Yani enflasyon dikkate alınmıyor. Enflasyonun dikkate alındığı reel değişim de Türkiye’de oldukça yüksek. 2021-2022 son çeyrekleri arasında Türkiye’de reel konut fiyatları yüzde 51 artmıştı.

TCMB’nin açıkladığı konut fiyat endeksine göre Eylül 2022’de ev fiyatları bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 189 yükseldi.

Bu oran, son 10 yıldaki en yüksek oran oldu. Konut fiyatları Eylül 2021’de yeni ekonomik modele geçilmesiyle birden tırmanışa geçti. Eylül 2011’de yıllık konut fiyat artışı yüzde 36 idi.

Enflasyonun düşmeye başlamasıyla Haziran 2023’te yıllık artış yüzde 96 oldu. Aynı dönemde konut fiyatları reel olarak ise yüzde 38 yükseldi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

“AK Parti, Kur Korumalı Mevduat Bombasını Devalüasyonla Çözmek İstiyor”

“AKP, KKM bombasını devalüasyon ile çözmek istiyor” diyen CHP’li Özgür Karabat, KKM’de biriken tutarın 3 trilyon 357 milyar olduğunu ve bunun toplam mevduatın yarısına yakın bir seviyeye denk geldiğini hatırlatarak “Burada devletin yapacağı ödeme 600 milyar TL’yi aşacak gibi duruyor. Kur tutulamazsa, ki bu ihtimal oldukça yüksek, KKM’nin maliyeti trilyon liraları bulabilecek” dedi.

Karabat AKP’nin söz konusu riskin farkında olduğunu belirterek “Bir süre bu yatırımcılar TL’de yüksek faizle tutulacak. Yerel seçimler sonrasında TL devalüe edilip bu paraların reel değeri kaybolacak. Böylece KKM varlıklarının ekonomiye tehdidi bertaraf edilecek. Ancak bunun bedeli zincirleme şirket iflasları ve işsizlik olacak” dedi.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Özgür Karabat, hükümetin Kur Korumalı Mevduat’tan (KKM) çıkış için atacağı adımları sosyal medya hesabından madde madde sıraladı. Karabat’ın açıklaması şöyle:

“AKP, KKM bombasını devalüasyon ile çözmek istiyor:

1) Verilerle oynayan, yalan bilgilerle ekonomiyi iyi göstermeye çalışan AKP, yolun sonuna geldiğini anladı. Şimdi çok tehlikeli bir planı devreye aldılar. Tek tek anlatalım…

2) Kur Korumalı Mevduat (KKM) ile 2021’in Aralık ayından 2023 Mayıs’ına kadar zar zor gemiyi yüzdüren AKP, öve öve bitiremediği KKM’den şimdi kurtulmak istiyor. Çünkü algılarla ne kadar oynarsanız oynayın, matematik yalan söylemez.

3) KKM’nin büyüklüğü 3 trilyon 357 milyar TL’ye ulaştı. Toplam TL mevduatın yarısına yakın bir seviye. Ancak diğer mevduatlar bankaların yükümlülüğünde. KKM’de kamunun da yükümlülüğü var. Burada devletin yapacağı ödeme 600 milyar TL’yi aşacak gibi duruyor.

4) Kur tutulamazsa, ki bu ihtimal oldukça yüksek, KKM’nin maliyeti trilyon liraları bulabilecek. Risk ne kadar büyük, GSYH ile karşılaştıralım. GSYH 2023 ilk çeyreğinde cari fiyatlarla 4,6 trilyon TL oldu. 2022’de yıllık GSYH 15 trilyon TL seviyesindeydi

5) 3,3 trilyon liralık devasa bir menkul birikiminin dövize gitmemesi için KKM taahhüdü yatırımcıyı durduruyordu. Şimdi bankalara KKM yapmayın talimatı verildi. Karşılığında KKM’ler yüksek faiz vaatleri ile mevduat hesaplarına çekilecek. Böyle döviz taahhüdü kalkmış olacak.

6) Bir süre bu yatırımcılar TL’de yüksek faizle tutulacak. Yerel seçimler sonrasında TL devalüe edilip bu paraların reel değeri kaybolacak. Böylece KKM varlıklarının ekonomiye tehdidi bertaraf edilecek. Ancak bunun bedeli zincirleme şirket iflasları ve işsizlik olacak.

7) AKP, seçim sonrasında çıkıp “Döviz olması gereken yere geldi, KKM sorunu çözüldü, şimdi toparlanma zamanı” deyip ondan sonraki 4 yıl boyunca yeni bir masal anlatacak. Ama bunların hiçbiri tutmaz.

8) Öyle plansız ve öngörüsüz politikalar yürütülüyor ki, KKM’nin bu kadar büyüyeceği, 2022 milli gelirinin 5’te 1’i seviyesine ulaşabileceği tahmin bile edilemedi. Şimdi ondan kurtulmak için de yıkıp dökecekler.“

Paylaşın

CHP’de “Değişim” Tartışmaları: İmamoğlu Neden ‘Adayım’ Demedi?

İstanbul Belediye Başkanlığı (İBB) için adaylığını açıklayan Ekrem İmamoğlu, basın toplantısının ardından gazetecilerin “Adaylığınızı ilan ettiniz. Adaysanız diğer ilçelerdeki adaylarla ilgili düşünceleriniz nelerdir?” şeklindeki sorusu üzerine “Adayım demedim, yola çıkıyorum” yanıtı vermişti.

CHP’de milletvekilliği gibi, belediye başkanları için de adaylarla ilgili Parti Meclisi karar veriyor. Genel merkez kaynakları İmamoğlu’nun, PM iradesini de dikkate alıp “adayım” demeyerek, bir anlamda parti hukukuna uygun hareket ettiği görüşünü savunuyor.

Seçim sonrasında CHP’de değişim tartışmalarını başlatan ve öncülüğünü yapan İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu açıkladığı yol haritasıyla, tercihini İstanbul’dan yana koydu ve bir kez daha belediye başkanlığına aday olacağının sinyalini verdi.

İmamoğlu’nun bu kararı, CHP Genel Merkezi’nde, görünür bir şekilde de memnuniyet yarattı. CHP’de yapılan ilk yorumlar, “İmamoğlu, bekleneni yaptı, parti artık yerel seçim sathına girer, oybirliğiyle de belediye başkanlığına aday gösterilir” yönünde oldu.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yol haritasını açıkladığı basın toplantısını, parti genel merkezinde bazı yakın kurmayları ile izledi.

BBC Türkçe’den Ayşe Sayın‘a konuşan CHP kurmaylarına göre Kılıçdaroğlu İmamoğlu’ndan böyle bir açıklama bekliyordu, o nedenle de rahattı ve şaşırmadı.

Bir parti yöneticisi İmamoğlu’nun seçimden hemen sonra söyledikleriyle, bugün söyledikleri arasında bir fark olmadığını savunarak “Üstelik İmamoğlu’nun bugün söylediklerini, Genel Başkan da söyledi. Değişim olmalı, İstanbul adayımız İmamoğlu olmalı dedi. Yani gelinen noktada ikisinin de söyledikleri birbiriyle örtüşüyor” görüşünü dile getirdi.

Seçimden sonra CHP, kendisini İmamoğlu’nun başını çektiği değişim tartışmaları içinde bulmuş ve seçimlere kadar yakın kurmayları arasında yer alan bir çok isim artık Kılıçdaroğlu’nun kurultayda aday olmayarak, değişimin önünü açması talebini dile getirmişti.

Kılıçdaroğlu’nun yerel seçim sürecinde “gemiyi terk etmeme” kararı nedeniyle, değişimcilerin bu talebi gerçekleşmedi. Ancak bu tartışmalar, TBMM ve cumhurbaşkanlığı seçimlerinin kaybedilmesinin yarattığı hayal kırıklığı, yerel seçimlere odaklanmasını da büyük ölçüde engellendi.

O nedenle genel merkez yönetimi, İmamoğlu’nun yol haritasını netleştirmesi ile artık partinin “yerel seçimlere odaklanacağını” düşünüyor.

Partinin yerel seçim kampanyasını bir an önce başlatması ve seçimlere odaklanabilmesi için İmamoğlu’nun adaylığının bir an önce Parti Meclisi’nde görüşülüp, ilan edilmesini savunanlar da var. Parti yöneticilerine göre Parti Meclisi’nde İmamoğlu, oy birliğiyle İBB’ye yeniden aday gösterilebilir.

İmamoğlu, İBB’de karar kılmasına karşın, partideki değişim talebinden vazgeçmediğini de ortaya koydu ve adı genel başkan adaylığı için geçen Grup Başkanı Özgür Özel’in de ismini anarak, “CHP’nin tarihi bilen, geçmişi tertemiz evlatları vardır. Bunlardan birisi, ismi geçtiği için söylüyorum Özgür Özel’dir” görüşünü dile getirdi.

Özel ise İmamoğlu’nun İstanbul kararının ardından yaptığı ilk değerlendirmelerde, değişim tartışmalarının başında dile getirdiği, “sorumluluk üstlenmekten de fedakarlık yapmaktan da kaçmam” dediği noktada olduğunu belirtti.

CHP kulislerindeki beklenti Özel’in, İmamoğlu ve değişim talebini dile getirenlerle birlikte kararını netleştireceği yönünde. Genel merkez yönetimi ise İmamoğlu’nun yarıştan çekilmesi ile Kılıçdaroğlu’nun genel başkanlığı yeniden rahat kazanacağı görüşünde.

İmamoğlu desteklese de Özel’in delegede umduğunu bulamayacağını, “delegenin Kılıçdaroğlu’na akacağını” hatta il ilçe kongre sonuçlarına göre Özel’in aday olmayabileceğini savunanlar da var.

Özel’in aday olması halinde bunun bir sorun oluşturmayacağını savunan bir parti yöneticisi “Bir demokrasi yarışı olur, parti yoluna devam eder. Daha önce Muharrem İnce ile yarış oldu, yaşandı bitti yolumuza devam ettik, hiçbir sıkıntı olmaz” görüşü dile getiriliyor.

CHP’de Özel’in aday olsa da İmamoğlu gibi bir etki yaratmayacağı için Kılıçdaroğlu’nun kurultay yarışını rahat önde bitireceği görüşü hakim. Ancak başta İmamoğlu olmak üzere değişim isteyen ekibin, partiyi almaya dönük bir strateji izleyebileceği ifade ediliyor.

1972’de Bülent Ecevit’in Genel Başkan İsmet İnönü’ye karşı PM listesi çıkarıp çoğunluğu alması örnek gösterilerek, “Ecevit-İnönü kurultayına çevirmek ve Parti Meclisi’nde (PM) çoğunluğu sağlayarak güçlü olmak isteyebilirler” görüşü dile getiriliyor.

Genel merkeze göre İmamoğlu’nun genel başkanlık yarışına girmeyecek olması nedeniyle, delege büyük oranda Kılıçdaroğlu’na destek olacağı için böyle bir tablo beklenmiyor. Bir çok parti yöneticisi önümüzdeki süreci “Siyaset biraz durağanlaşacak. Çünkü artık kararsızlık sona erdi, belediye başkan aday adayları artık genel merkeze gelmeye başlayacak ve parti artık seçime odaklanabilecek” diye özetliyor.

2019 yerel seçimlerinde Millet İttifakı içinde yer alan muhalefet partilerinin desteği ve HDP’nin de aday çıkarmamasıyla kazanan İmamoğlu yol haritasını açıklarken, İstanbul’u kazanmak için “partiler üstü ittifak” kuracağını da ifade etti.

Seçimlerden sonra ittifak kararını yeniden gözden geçirmeye hazırlanan İYİ Parti’nin İmamoğlu’na destek verip vermeyeceği CHP’de de merak konusu.

Parti yöneticileri yerel seçimlere giderken İYİ Parti dahil, muhalefetle ittifak koşullarının yeniden değerlendirilebileceğine işaret ederken, “Onların da elbette şartları olacak, oturup konuşacağız. Tepeden bir şeyler dayatmak doğru değil. Yani İYİ Parti, ülkeyi yönetmeye layık gördüğü İmamoğlu ve Mansur Yavaş’a destek vermeyecek mi? En önemli soru bu. Kemal Bey öyle bir denklem kurar ki, partideki herkesi birleştirir” görüşü dile getiriliyor.

İmamoğlu’nun siyasi partilerin ortaklaşa destekleyeceği bir yapı kurma çabasının da başarılı sonuç vereceği düşünülüyor.

İYİ Parti yerel seçimlerde ne yapacak?

İYİ Parti ise yerel seçimlerde izleyeceği stratejiyi önümüzdeki günlerde netleştirecek. İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’nin 26 Ağustos’ta Büyük Taarruz’un başladığı Afyonkarahisar’da yapacağı mitingin bu konuda önemli bir milat olması bekleniyor.

İYİ Parti’de, partinin kurulduğundan bu yana seçimlere sürekli ittifaklarla girmesi nedeniyle parti kimliğini perdelediği ve seçmene de bu nedenle kendisini istediği gibi anlatamadığı görüşü hakim. Yeni dönemdeki adımların bu anlayışı kırmaya dönük olması planlanıyor.

Partinin oy oranı ve siyasi konjonktür nedeniyle, ittifaklara tamamen kapıları kapatan bir anlayış söz konusu olmayacağı, ancak kendi kurumsal kimliğini öne çıkaracak bir ittifak anlayışının egemen olacağı ifade ediliyor. Çerçevesi şimdiden kesin çizilmiş olmamakla birlikte partide ağırlıklı görüş, Millet İttifakı gibi belli bir ittifak ismi yerine, yerel işbirliklerine gidilmesi yönünde.

Seçimlerde “muhalefete kaybettiren” olmanın risk olacağı düşünüldüğü için İstanbul, Ankara gibi büyükşehirlerde yerel işbirliklerine açık olunacağı ifade ediliyor. Ancak 2019 yerel seçimlerinde CHP’ye ittifak teklifini götüren İYİ Parti, 2024 içinse CHP’nin kapısını çalmasını ve getireceği teklifi görmeyi istiyor.

İYİ Parti’de bazı kurmaylar, Ankara ve İstanbul Büyükşehir belediye başkanlarının ittifak belediyesi gibi davrandığını belirtse de İYİ Parti’nin bu kez elini yüksek tutacağı ve bazı yerlerde CHP’nin fedakarlık yapmasını isteyebileceğine işaret ediliyor.

Ekrem İmamoğlu neden ‘adayım’ demedi?

Ekrem İmamoğlu basın toplantısının ardından gazetecilerin “Adaylığınızı ilan ettiniz. Adaysanız diğer ilçelerdeki adaylarla ilgili düşünceleriniz nelerdir?” şeklindeki sorusu üzerine “Adayım demedim, yola çıkıyorum” yanıtı vermişti.

CHP’de milletvekilliği gibi, belediye başkanları için de adaylarla ilgili Parti Meclisi karar veriyor. Genel merkez kaynakları İmamoğlu’nun, PM iradesini de dikkate alıp “adayım” demeyerek, bir anlamda parti hukukuna uygun hareket ettiği görüşünü savunuyor.

Paylaşın

İTO Açıkladı: İstanbul’un Enflasyonu Yüzde 63,76

Temmuz’da İstanbul’un aylık enflasyonu yüzde 9,84, yıllık enflasyon ise yüzde 63,76, oldu. Enflasyon aylık bazda en fazla “sağlık ve kişisel bakım” kategorisinde ararken, bunu ev eşyası ve kültür eğitim ve eğlence takip etti.

Haber Merkezi / Haziran’da aylık enflasyonu yüzde 3.46, yıllık enflasyon ise yüzde 55,19 olarak kayıtlara geçmişti. Enflasyon haziran ayında aylık bazda en fazla “kültür eğitim ve eğlence” kategorisinde artmıştı.

İstanbul Ticaret Odası (İTO), 2023 Haziran Ücretliler Geçinme İndeksi ve Toptan Eşya Fiyatları İndeksi verilerini açıkladı.

Buna göre, 2023 Temmuz ayında İstanbul’da; perakende fiyat hareketlerinin göstergesi olan İstanbul Ücretliler Geçinme İndeksi bir önceki aya göre yüzde 9,84, toptan fiyat hareketlerini yansıtan Toptan Eşya Fiyatları indeksi ise yüzde 4,54 oranında arttı.

2022 Temmuz ayına göre 2023 Temmuz ayında yaşanan fiyat değişimlerini gösteren bir önceki yılın aynı ayına göre değişim oranı İstanbul Ticaret Odası’nın (İTO) 1995 bazlı Ücretliler Geçinme İndeksinde yüzde 63,76, Toptan Eşya Fiyatları İndeksinde ise yüzde 66,57 olarak gerçekleşmiştir.

Temmuz 2023’de Perakende fiyatlarda bir önceki aya göre; Sağlık ve Kişisel Bakım Harcamalarında yüzde 17,35, Ev Eşyası Harcamalarında yüzde 16,02, Kültür Eğitim ve Eğlence Harcamalarında yüzde 14,66, Ulaştırma ve Haberleşme Harcamalarında yüzde 12,79, Konut Harcamalarında yüzde 10,07, Gıda Harcamalarında yüzde 8,61, Giyim Harcamalarında yüzde 2,33, Diğer Harcamalar grubunda yüzde 0,68 artış izlenmiştir.

Temmuz 2023’de Toptan fiyatlarda bir önceki aya göre; Madenler Grubunda yüzde 11,26, Yakacak ve Enerji Maddeleri Grubunda yüzde 9,70, Mensucat Grubunda yüzde 3,62, Gıda Maddeleri Grubunda yüzde 3,59, İşlenmemiş Maddeler Grubunda yüzde 3,57, Kimyevi Maddeler Grubunda yüzde 2,57, İnşaat Malzemeleri Grubunda yüzde 2,46 artış izlenmiştir.

Paylaşın

2023 Yılı İçerisinde İstanbul’da 8,5 Ton Uyuşturucu Ele Geçirildi

İstanbul’da 1 Ocak-1 Ağustos 2023 tarihleri arasında yapılan operasyonlarda 8,5 ton uyuşturucu madde, 2,5 milyondan fazla uyuşturucu hap ele geçirildi. Gözaltına alınan 29 bin 596 şüpheliden 3 bin 251’i tutuklandı.

5 ton 657 kilo metamfetamin, 1 ton 896 kilo esrar, 335 kilo sentetik kannabinoid (bonzai), 320 kilo eroin, 217 kilo kokain, 81 kilo Skunk, 24 kilo Afyon sakızı, 7 kilo sentetik kannabinoid hammaddesi, 3 kilo amfetamin, 2 kilo MDMA, 435 kilo kimyasal madde, 2 milyon 202 bin 251 adet ecstasy hap, 564 bin 42 adet captagon hap, 193 bin 378 adet sentetik ecza, 3 bin 250 kök Hint keneviri.

İstanbul Valiliği, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nün uyuşturucuyla mücadele kapsamında 1 Ocak-1 Ağustos 2023 tarihleri arasında yaptığı operasyonların sonuçlarını açıkladı. Buna göre İstanbul genelinde yedi aylık süre içerisinde polis ekipleri 24 bin 539 operasyon düzenledi.

Operasyonlarda 8,5 ton uyuşturucu madde, 2,5 milyondan fazla uyuşturucu hap ele geçirildi. Gözaltına alınan 29 bin 596 şüpheliden 3 bin 251’i tutuklandı.

Ele geçirilen uyuşturucu madde ve çeşitleri ise şöyle: 5 ton 657 kilo metamfetamin, 1 ton 896 kilo esrar, 335 kilo sentetik kannabinoid (bonzai), 320 kilo eroin, 217 kilo kokain, 81 kilo Skunk, 24 kilo Afyon sakızı, 7 kilo sentetik kannabinoid hammaddesi, 3 kilo amfetamin, 2 kilo MDMA, 435 kilo kimyasal madde, 2 milyon 202 bin 251 adet ecstasy hap, 564 bin 42 adet captagon hap, 193 bin 378 adet sentetik ecza, 3 bin 250 kök Hint keneviri.

Avrupa Uyuşturucu ve Bağımlılık Gözlem Merkezi’nin (EMCDDA) geçen Haziran ayında yayımlanan uyuşturucu raporunda, Avrupa’da eroin sorununun giderek büyüdüğüne dikkat çekilmiş ve 2021’de Avrupa Birliği’nin tamamında 9 ton 500 kilogram, Türkiye’de ise Türkiye’de ise 22 ton 20 kilogramla rekor miktarda eroin ele geçirildiği bildirilmişti.

Paylaşın

YRP Lideri Erbakan’dan Akaryakıtta ÖTV Zammına Tepki

Yazılı bir açıklama yaparak zamlara tepki gösteren YRP Lideri Erbakan, “Bütçe açığının faturasını vatandaşlara kesen bu uygulamalardan bir an evvel vazgeçilmelidir. Bunun yerine kamuda tasarruf tedbirleri ivedilikle alınmalı ve güçlü bir şekilde uygulanmalıdır” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Kamuda israf bitirilmelidir. Denk bütçe mutlaka hayata geçirilerek faiz giderleri azaltılmalıdır. Ayrıca, dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki oranı düşürülerek; gelir vergisi, kurumlar vergisi gibi dolaysız vergilerin payı artırılmalı böylelikle zenginden daha fazla, dar gelirliden daha az vergi alan adil bir vergi sistemine geçilmelidir.”

Yeniden Refah Partisi (YPR) Genel Başkanı ve İstanbul Milletvekili Fatih Erbakan, Resmi Gazete’de yayımlanarak bugün itibarıyla yürürlüğe giren akaryakıt üzerinden alınan Özel Tüketim Vergisi (ÖTV) tutarlarındaki fahiş artışa ilişkin yazılı açıklamada bulundu. Erbakan, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“KDV oranlarına yapılan zamlar ve her türlü vergi ve harçlara getirilen yüksek artışların ardından son olarak dün gece itibari ile akaryakıtta ÖTV oranına getirilen fahiş artış ile birlikte “dolaylı vergilere yapılan yüksek artışlar” artık vatandaşlarımızı ezen ve kabul edilemez noktalara gelmiştir.

Bütçe açığının KDV, ÖTV ve çeşitli harçlar gibi dolaylı vergilere yapılan yüksek artışlarla karşılanmaya çalışılması mal ve hizmetlerde yüksek zamlara sebebiyet vermekte, yüksek enflasyonu tetiklemekte ve vatandaşlarımızın alım gücünü iyice zayıflatmaktadır. Bununla birlikte asgari ücrete ve memur maaşlarına yapılan zamlar, bu yapılan yüksek oranlı vergi artışları ve enflasyon neticesinde eriyip gitmiş, vatandaşlarımızın mağduriyetlerine çözüm olamamış ve ceplerdeki yangını söndürmemiştir.

Bütçe açığının faturasını vatandaşlara kesen bu uygulamalardan bir an evvel vazgeçilmelidir. Bunun yerine kamuda tasarruf tedbirleri ivedilikle alınmalı ve güçlü bir şekilde uygulanmalıdır. Kamuda israf bitirilmelidir. Denk bütçe mutlaka hayata geçirilerek faiz giderleri azaltılmalıdır. Ayrıca, dolaylı vergilerin toplam vergiler içindeki oranı düşürülerek; gelir vergisi, kurumlar vergisi gibi dolaysız vergilerin payı artırılmalı böylelikle zenginden daha fazla, dar gelirliden daha az vergi alan adil bir vergi sistemine geçilmelidir.”

Akaryakıtta ÖTV zammı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın imzasıyla Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, akaryakıtta Özel Tüketim Vergisi’ne (ÖTV) zam yapıldı. ÖTV tutarları, benzinde ve motorinde 5 lira, LPG’de 4 lira artış olarak belirlendi.

Karara göre; benzinin litresinde 2,52 TL olan ÖTV 7,52 TL’ye, motorinde 2,05 TL olan ÖTV ise 7,05 TL’ye yükseltildi. Zam sonrası, benzinin litre fiyatı 28 TL’den 34 TL’ye, motorinin litre fiyatı 26 TL’den 32 TL’ye çıktı. Diğer akaryakıt ürünlerinde de litre başına 5 liraya yakın artış öngörüldü.

Geçen hafta da KDV zammı gelmişti

Erdoğan’ın kararıyla akaryakıt ürünlerinde KDV’nin yüzde 18’den yüzde 20’ye yükseltilmesine ilişkin karar ise 10 Temmuz’da yürürlüğe girmişti.

Doğalgaza da ÖTV zammı geldi 

Resmi Gazete’de yayımlanan kararla ayrıca doğalgaz üzerinden alınan ÖTV’ye de zam geldi. Buna göre, ÖTV tutarı standart metreküp başına doğalgazda 0,0747 TL, motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılan doğalgazda ise metreküp başına 2,7944 TL oldu.

Doğalgazda bir önceki ÖTV oranı standart metreküp başına 0,0230 TL, motorlu taşıtlarda yakıt olarak kullanılan doğalgazda ise 0,8599 TL olarak belirlenmişti.

Paylaşın

565 Bin Kız Çocuğu Eğitim Sisteminin Dışında

CHP Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, “Öğrenci Veli Derneği’nin (Veli-Der) 2022-2023 Değerlendirme Raporu’na göre 1998’de eğitim yatırımlarına ayrılan bütçe yüzde 30,03 iken 2023’te, AKP iktidarının 22. yılında sadece yüzde 9,18. Yine aynı rapora göre TÜİK’in 2022 verileri, 15-19 yaş aralığında 565 bin kız çocuğumuzun eğitim sisteminin dışında kaldığına işaret ediyor” dedi ve ekledi:

“Kız çocuklarımız okuldan alınıp çalışmak zorunda bırakılırken, çocuk anne yapılırken ses çıkarmayanlar neden karma eğitimi hedef almaktadırlar? Eğitim sistemimizin öncelikli görevi tüm çocuklarımıza bir dünyanın iki yarısı ve tamamlayıcısı olduklarını kavratmak, iyi birer insan olmaları için yetiştirmek, bilimsel ve çağdaş eğitim almalarını sağlamaktır.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İstanbul Milletvekili Gamze Akkuş İlgezdi, Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in karma eğitimi hedef alan açıklamalarına tepki gösterdi. Yazılı açıklama yapan Gamze Akkuş İlgezdi, iktidarın eğitim sistemindeki sorunları çözmek yerine 100 yıl önce sonuca bağlanıp kapatılmış konuları gündeme getirdiğini belirtti.

ANKA’nın aktardığına göre İlgezdi şunları kaydetti:

“Kanunlarla belirlenmiş eğitim sistemini ileriye taşımak yerine yüzlerce yıl öncesinin mantığıyla ele almak boş bir çabadır. Bu mantığa göre Meclisimizdeki kadın ve erkek vekilleri de ayrı ayrı mı oturtalım? İş dünyamızdaki çalışma ortamlarını haremlik-selamlık diye mi ayıralım? AKP, 96 yıldır sorunsuzca uygulanan karma eğitimi tartışıp diğer alanlardaki başarısızlıklarını örtmeye çalışmasın, gerçek sorunlara odaklanıp çözüp üretsin.

Öğrenci Veli Derneği’nin (Veli-Der) 2022-2023 Değerlendirme Raporu’na göre 1998’de eğitim yatırımlarına ayrılan bütçe yüzde 30,03 iken 2023’te, AKP iktidarının 22. yılında sadece yüzde 9,18. Yine aynı rapora göre TÜİK’in 2022 verileri, 15-19 yaş aralığında 565 bin kız çocuğumuzun eğitim sisteminin dışında kaldığına işaret ediyor.

Kız çocuklarımız okuldan alınıp çalışmak zorunda bırakılırken, çocuk anne yapılırken ses çıkarmayanlar neden karma eğitimi hedef almaktadırlar? Eğitim sistemimizin öncelikli görevi tüm çocuklarımıza bir dünyanın iki yarısı ve tamamlayıcısı olduklarını kavratmak, iyi birer insan olmaları için yetiştirmek, bilimsel ve çağdaş eğitim almalarını sağlamaktır.”

Paylaşın

Dikkat Çeken Araştırma: İstanbul’da Yaşamanın Maliyeti Aylık 35 Bin 380 TL

Haziran ayında İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti 35 bin 380 lira olarak hesaplandı. İstanbul’da ortalama yaşam maliyeti, Haziran ayında bir önceki aya göre bin 873 lira arttı.

Haber Merkezi / İstanbul Planlama Ajansı’nın “İstanbul’da Yaşam Maliyeti” araştırmasının ilk yarıyıl raporu yayımlandı.

Rapora göre İstanbul’da yaşamanın maliyeti 2023 yılının ilk 6 ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 63,86 oranında arttı. Son 6 ayda oransal olarak en yüksek artış ocak ayında kaydedildi.

İstanbul’da yaşamanın maliyeti haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 5,59, bir önceki yılın aralık ayına göre ise yüzde 28,20 oranında arttı.

Haziran ayında İstanbul’da dört kişilik bir ailenin ortalama yaşam maliyeti 35 bin 380 lira olarak hesaplandı. İstanbul’da ortalama yaşam maliyeti, haziran ayında geçtiğimiz aya göre bin 873 lira arttı.

Hanelerin sık kullandığı bazı ürünlerin haziran ayında bir önceki yılın aralık ayına göre fiyat artışlarına bakıldığında en fazla fiyat artışının yüzde 68,64 oranı ile et-kıyma fiyatlarında yaşandığı görüldü.

Aynı dönemde et-kıyma fiyatlarını yüzde 48,89’la tavuk eti, yüzde 48,83’le deodorant, yüzde 42,09’la çay fiyatları izledi.

TÜİK: Enflasyon yüzde 38,21

Öte taraftan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Haziran 2023 verilerini açıkladı.

TÜİK’e göre, enflasyon haziran ayında bir önceki aya göre yüzde 3,92, bir önceki yılın aralık ayına göre yüzde 19,77, bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 38,21 ve on iki aylık ortalamalara göre yüzde 59,95 arttı.

ENAG: Enflasyon yüzde 108,58

Ayrıca Bağımsız Enflasyon Araştırma Grubu (ENAG), Haziran ayına ilişkin enflasyon rakamlarını açıkladı.

ENAG verilerine göre, Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) Haziran ayında yüzde 8,54 oldu. E-TÜFE’nin son 12 aylık artışı yüzde 108,58 olarak gerçekleşti. Ocak-Haziran dönemi enflasyon oranı ise yüzde 50,53 oldu.

Paylaşın

“İstanbul’da 18 İlçe Başkanı Kaftancıoğlu’ndan Habersiz İmamoğlu İle Görüştü” İddiası

14 ve 28 Mayıs seçimlerinde beklenen sonucu elde edemeyen Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) ‘değişim’ tartışmaları devam ederken, Seyhan Avşar, CHP İstanbul teşkilatına ilişkin dikkat çeken iddialarda bulundu.

Seyhan Avşar, 18 ilçe başkanının CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun bilgisi dışında İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu ile toplantı yaptığını öne sürdü. Avşar, bu toplantı sonrasında Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün’ün görevden alındığını belirtti.

Halk TV yazarı Seyhan Avşar, “CHP İstanbul’da sular ısınıyor” başlıklı yazısında, CHP kulislerinden de yeni bilgiler aktardı:

“Değişim için kollarını sıvayan Ekrem İmamoğlu 15 Haziran’da ilçe başkanlarıyla Emirgan’da bir araya gelmiş. Kaftancıoğlu’nun bilgisi dışında yapılan bu toplantıya 18 ilçe başkanı katılmış.

Partililerin iddiasına göre buluşma talebi ilçe başkanlarından gelmiş. Bu görüşmeye katılan ilçe başkanlarıyla konuştum. Başkanlar görüşmenin ana konusunun değişim olmadığını belirterek, ‘İlçemizin sorunlarını anlattık’ diyorlar.

İlçe örgütünün sorunlarını neden Kaftancıoğlu yerine İmamoğlu ile paylaştıkları ise yoruma oldukça açık bir konu. Ancak kendisine haber verilmeden yapılan bu görüşmenin Kaftancıoğlu’nu oldukça rahatsız ettiği belirtiliyor. Bu görüşmeden iki gün sonra Kaftancıoğlu da ilçe başkanlarını Kadıköy’de bir araya topluyor.

Ancak bu görüşmeye CHP Beykoz İlçe Başkanı Aydın Düzgün katılmıyor. İmamoğlu’nun toplantısına katılıp Kaftancıoğlu’nun toplantısına katılmayan Düzgün, bu toplantıdan günler sonra ilçe başkanlığı görevinden alınıyor.

Kaftancıoğlu’na yakın bir isim, ‘Düzgün hakkında 3 yıldır devam eden şikayetler vardı. İki ilçe başkan yardımcısının şikayeti var. Toplantı yapıldı ve görevden alınmasına karar verildi’ diyor. Düzgün’ün başarısız bir ilçe başkanı olduğunu da sözlerine ekliyor.

Düzgün’ün iddiası ise oldukça vahim. Düzgün, ‘ Beni sopalayarak diğer ilçe başkanlarını dizayn etmek istiyorlar’ diye konuşuyor.

Kaftancıoğlu cephesinde ise o ilçe başkanı başarısızlıkla suçlanırken hakkında 3 yıldır şikayetler olduğu aktarılıyor.”

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın

Altaylı’dan Dikkat Çeken “İstanbul” Yazısı: Erdoğan, Kürt Oyları Olmadan…

2024 ‘te yapılacak olan yerel seçimler yaklaşırken gazeteci Fatih Altaylı da konuya ilişkin dikkat çeken bir yazı kaleme aldı. Altaylı, yazısında “Erdoğan, HDP oyları olmadan, Kürt oyları olmadan İstanbul‘u kazanamayacağını çok iyi biliyor” ifadesini kullandı.

‘Böl ve kazan’ başlıklı yazısında iktidarın 2024 yerel seçimlerindeki olası stratejilerini masaya yatıran Altaylı, “Erdoğan da biliyor ki, tüm engellemelere, tüm karalamalara karşın İmamoğlu aslında başarısız değil. İmamoğlu kötü belediyecilik üzerinden devrilmez. Ancak siyasi dengeler değiştirilerek devrilir” dedi.

Fatih Altaylı’nın kendi kişisel blogunda yayımladığı yazısından bir bölüm şöyle:

Birkaç gün önce CHP’nin İzmir’i de kaybedebileceğini yazdım. 1994 İstanbul seçimleri örneğini vererek.

Merkezin bölünmesinden faydalanarak, nispeten marjinal sayılabilecek Refah’ın adayı Erdoğan’ın yüzde 25 ile seçimi kazandığını hatırlattım.

Birkaç gün sonra AK Parti Genel Başkanı Erdoğan, 1994’ü hatırlatarak, önümüzdeki yerel seçimleri aynı ruhla kazanacaklarını söyledi.

Siyaseti çok iyi bilen biri olarak doğruyu söylüyor. İstanbul’u ancak öyle kazanabilir AK Parti adayı.

Altılı Masa denilen muhalif blok, blok olmaktan çıkacak ve çoklu aday çıkaracak. HDP destek vermeyecek. AK Parti kazanacak.

Cumhurbaşkanlığı kabinesi kurulduğu zaman şunu okumuştunuz bu sayfada, “Bu kabine yerel seçim kabinesidir.”

Süleyman Soylu’nun olmadığı ve Doğu ve Güneydoğulu bu kadar çok ismin olduğu bir kabine, İstanbul seçimi içindir.

Erdoğan, HDP oyları olmadan, Kürt oyları olmadan İstanbul‘u kazanamayacağını çok iyi biliyor.

Bunu son yerel seçimde deneyimledi.

AK Parti’nin adayı Binali Yıldırım, o günlerde Süleyman Soylu’nun aşırı milliyetçi söylemlerinden çok yakınıyordu. “Biz iğne ile oy topluyoruz. Süleyman Bey bir cümlesi ile kaşık kaşık oy kaçırıyor.” diyordu çevresine.

Süleyman Soylu’nun olmadığı ve Doğu ve Güneydoğulu bu kadar çok ismin olduğu bir kabine, İstanbul seçimi içindir.

Erdoğan, HDP oyları olmadan, Kürt oyları olmadan İstanbul‘u kazanamayacağını çok iyi biliyor.

Bunu son yerel seçimde deneyimledi.

AK Parti’nin adayı Binali Yıldırım, o günlerde Süleyman Soylu’nun aşırı milliyetçi söylemlerinden çok yakınıyordu. “Biz iğne ile oy topluyoruz. Süleyman Bey bir cümlesi ile kaşık kaşık oy kaçırıyor.” diyordu çevresine.

İstanbul’da Cumhurbaşkanlığı seçiminde de CHP adayı önde idi.

51,8 Kılıçdaroğlu, 48,2 Erdoğan.

Bu şartlar, hamleler değişmeden yerel seçimin de ne olacağının göstergesi.

Çünkü Erdoğan da biliyor ki, tüm engellemelere, tüm karalamalara karşın İmamoğlu aslında başarısız değil. İmamoğlu kötü belediyecilik üzerinden devrilmez. Ancak siyasi dengeler değiştirilerek devrilir.

Bunun için de İstanbul’da bir yandan muhalif bloğu bölmeye çalışacak, bir yandan da onlarsız kazanamayacağını bildiği HDP’ye yakın Kürt oylarını yeniden kazanmaya çalışacak.

1994 ruhu dediği budur Erdoğan’ın. Böl ve kazandır.

Süleyman Soylu’nun ve milliyetçi kanadın ise vitrinden çekilmesi de bu nedenledir.

Bu vitrin Anadolu’da kaybettirmez, İstanbul’da ise kazandırabilir.

Şu anda en önemli hedef İstanbul’dur.

Yazının tamamı için TIKLAYIN

Paylaşın