İBB Başkan Ekrem İmamoğlu’nun Önündeki Üç Senaryo!

Cumhuriyet Halk Partisi’nde (CHP) 14 ve 28 Mayıs’ta yapılan seçimler sonrası yaşanan “değişim” tartışmaları devam ediyor. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun yol haritasını bir hafta içerisinde açıklayacağını belirten Sözcü yazarı İsmail Saymaz,, İmamoğlu’nun önünde üç senaryo bulunduğunu kaydetti.

“İmamoğlu’nun zor kararı” başlıklı yazısında İsmail Saymaz, “İmamoğlu, üç senaryodan birini tercih ederek, 1 hafta içerisinde yol haritasını açıklayacak. İBB Başkanı, İstanbul’u kaybetmeden CHP’yi kazanmak istiyor. Mümkün mü? Zor…

Hem de çok! İmamoğlu, kritik bir kararın eşiğinde… İstanbul’u kendi elleriyle iktidara vermenin siyasi maliyeti mi? Yoksa Erdoğan’ı kendi kalesi gördüğü şehirde bir kez daha kez yenmenin mükafatı mı? İmamoğlu, eğer başarırsa muhalefetin tartışmasız lideri olacaktır” yorumunda bulundu.

Saymaz, İmamoğlu’nun önündeki üç senaryoyu şöyle aktardı: “İBB başkanlığına aday olmak: İmamoğlu CHP’nin İstanbul’da çıkarabileceği en güçlü aday. Belki de tek… Hatta ben AK Parti’nin İmamoğlu çapında aday bulmakta zorlandığını düşünüyorum.

Ancak bu durum, İBB başkanlığına aday olduğunda İmamoğlu’nun kesinlikle kazanacağı anlamına gelmiyor. AK Parti ve MHP’nin ortak aday çıkaracağı ihtimali düşünüldüğünde İmamoğlu’nun zafer elde etmesi için muhalif kitlelerdeki ölü toprağının kaldırılması, Millet İttifakı ve HDP desteğinin sağlanması gerekiyor.

Kılıçdaroğlu’nun genel başkan olarak kaldığı CHP, seçmende 2019’daki motivasyonu yaratamayabilir. Daha şimdiden İyi Parti ile Saadet – Gelecek ayrı hareket edeceklerini, HDP aday çıkaracağını ilan etti.

Sadece İstanbul değil, Ankara, Antalya, Hatay, Mersin, Adana ve Eskişehir de elden gidebilir. İmamoğlu’nun karizması İstanbul’u almaya yetmeyebilir.

CHP liderliğine aday olmak: İmamoğlu’nun, gelecek ekim ayında yapılacak olağan kurultayda aday olduğu takdirde bütün vaktini kongrelere ayırması, ilçe ve il kongrelerinde Kılıçdaroğlu ile liste liste çarpışması gerekiyor. Ki, zafer çantada keklik değil.

İmamoğlu, olur da liderliği alırsa belediye başkanlığını bırakmak ve belediyenin anahtarını Esenler Belediye Başkanı Tevfik Göksu’ya vermek zorunda kalacak.

O durumda CHP’liler tarafından çeyrek yüzyıl sonra geri alınan İstanbul’u kendi elleriyle AK Parti’ye teslim etmekle suçlanacak. Bu hiç de haksız bir eleştiri olmaz. İBB yerel seçimlere altı ay kala el değiştirirse CHP döneminde işe alınan binlerce çalışan çıkarılacak.

İmamoğlu’nun işlem ve harcamaları seçimde kara propaganda için kullanılacak. İBB’nin kaynakları AK Parti’ye akıtılacak. İmamoğlu açısından, CHP liderliğine aday olmak sonuçları itibarıyla riskli bir karar…

İmamoğlu-Özel ittifakı: İmamoğlu’nun değişimin fiili lideri olduğu, ancak İBB’yi teslim etmemek adına CHP’nin genel başkanlığını Özel’in üstleneceği bu senaryo sıklıkla dillendiriliyor. AK Parti’nin kuruluş yıllarındaki Erdoğan – Gül formülünü andırıyor.

Ancak Özel’in adaylığı İmamoğlu’nun bizzat sahaya çıkması ve aday olmasıyla aynı sonucu vermeyebilir. Özel’in iyi bir ikinci adam olduğuna kuşku yok. Ne var ki… Birinci adam olmak için İmamoğlu’nun desteğine ihtiyacı var.”

Yazının tamamını okumak için TIKLAYIN

Paylaşın

İmamoğlu’ndan Cesur Ve Demokratik Liderlik Vurgusu

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, “Yeni ve demokratik bir siyasi hayatın inşası bir kez daha Türkiye’nin kurucu partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP)  kendini köklü bir şekilde yenileyerek önümüzdeki dönemin ihtiyaçlarına cevap vermesiyle mümkündür” ifadeleriyle, demokratik ve cesur liderlik vurgusu yaptı.

Ekrem İmamoğlu, “Demokratik liderlik başta Kürt ve Alevi sorunu olmak üzere ülkenin açık yaralarını iyileştirmek için gerekli zemini titizlikle inşa eder. Risk almaktan kaçınmaz. Ülkemizin birlikteliğini güçlendirecek çözümler için cesur ve kararlı bir irade ortaya koyar. Bu irade Türkiye’nin köklü dönüşümü için kaçınılmaz bir yükümlülüktür” ifadelerini kullandı.

İBB Başkanı İmamoğlu, “Güçlü liderlik kararlılık, tutarlılık, samimiyet, toplumla duygudaşlık kurma becerisi, toplumun derdini dert edinme hassasiyeti, toplumdaki farklı fikirleri bir bütünlük içinde sentezleme kabiliyeti, toplumsal sorunlar ve farklı pozisyonlara yönelik yüksek duyarlılık gerektirir” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu Gazete Oksijen için bir yazı kaleme aldı. İmamoğlu yazısında “Toplumun yenilenme, değişim ve dönüşüm arzusunun gerisinde kaldık. Milletimizi yorgun, ferini kaybetmiş, köhne ama köhneleştikçe daha da baskıcı hale gelen bu iktidara teslim ettik” ifadelerini kullandı.

“Önümüzdeki dönemde hatalarımızdan dersler çıkarıp milletimizin değişim arzusunu hayata geçirecek bir siyaset inşa etmek zorundayız” ifadelerini kullanan İmamoğlu “Bunun için yeni yaklaşımlar, yeni bir dil, yeni kadrolar, yeni bir örgütlenme, kısaca yeni bir siyaset gerekiyor. Ancak tazelenmiş, cesur ve dönüştürücü bir siyasetle bu karanlık tünelden çıkıp Cumhuriyetimizin kuruluş amacı olan medeniyet sıçramasını gerçekleştirebiliriz” diye yazdı.

İmamoğlu “Geleneksel siyasal kurumlar yeni ihtiyaçlara cevap veremiyor. Türkiye dahil birçok ülkede siyasal rejimler kabuk değiştirirken evrensel demokratik değerleri tehdit eden otoriter anlayışlar güçleniyor” dedi.

Yazısında küresel ısınma, çevre krizi, düzensiz göç, ekonomi gibi zorluklara değinen İmamoğlu “Türkiye’nin genç insan kaynağı, doğal ve kültürel zenginlikleri, tarihi tecrübesi, yenilik karşısındaki heyecanı, jeopolitik önemi ve en önemlisi gereğinde kendini dönüştürebilme yetenek ve iradesi en büyük sermayemiz” diyerek imkanlara işaret etti.

“Çevre krizine karşı doğayı, yoksulluğa karşı kamucu politikaları, kutuplaşma yerine toplumsal kucaklaşmayı, tüm zenginliğiyle kültürel ve tarihi mirasa ayrım gözetmeksizin sahip çıkmayı toplumla etkin bir iletişim içinde yerel siyasetle yürütmeyi öneriyorum” diyen İmamoğlu “Kuşkusuz kalkınma meselesi milletimizin tüm sosyal ve maddi sermayesinin harekete geçirildiği bir ulusal stratejiyle ele alınmalıdır. Ayağı yere basmayan, kuvvetini yerelden almayan bir kalkınma başarısızlığa mahkumdur. Bu sebeple kalkınma yerel koşulların ışığında mahalli aktörlerle planlanarak yürütülmelidir” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu ayrıca “Merkezi iktidar yerel iktidarı temsil eden belediye başkanlarını siyasi gerekçelerle görevden alamamalı, kayyumlar atayamamalıdır” dedi.

“Yeni ve demokratik bir siyasi hayatın inşası bir kez daha Türkiye’nin kurucu partisi olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin (CHP) kendini köklü bir şekilde yenileyerek önümüzdeki dönemin ihtiyaçlarına cevap vermesiyle mümkündür” diyen İmamoğlu güçlü, demokratik ve cesur liderlik vurgusu yaptı.

Kürt ve Alevi sorunu

“Cesur demokrasi için cesur liderlik gerekmektedir” diyen İmamoğlu “Demokratik liderlik başta Kürt ve Alevi sorunu olmak üzere ülkenin açık yaralarını iyileştirmek için gerekli zemini titizlikle inşa eder. Risk almaktan kaçınmaz. Ülkemizin birlikteliğini güçlendirecek çözümler için cesur ve kararlı bir irade ortaya koyar. Bu irade Türkiye’nin köklü dönüşümü için kaçınılmaz bir yükümlülüktür” diye yazdı.

“Güçlü liderlik kararlılık, tutarlılık, samimiyet, toplumla duygudaşlık kurma becerisi, toplumun derdini dert edinme hassasiyeti, toplumdaki farklı fikirleri bir bütünlük içinde sentezleme kabiliyeti, toplumsal sorunlar ve farklı pozisyonlara yönelik yüksek duyarlılık gerektirir” diyen İmamoğlu yazısında şu ifadeleri kullandı:

“Aynı zamanda demokratik lider hesap veren, şeffaf, toplum tarafından izlenebilen, denetlenebilen bir kişi olmalıdır. Demokratik lider partisinin ilkelerine bağlı olur ama partizanlık yapmaz. Demokratik liderin ülkesine, belediyesine ya da liderliğini yaptığı partiye kendi mülkü olarak bakma hakkı yoktur. Demokratik lider toplumla imzaladığı mukavele uyarınca ona verilen yetkiyi belli bir süre kullanır, ona verilen misyonu yerine getiremediğinde ve toplumsal beklentilerin gerisinde kaldığında görevi bırakmayı bilir.”

Paylaşın

İmamoğlu Ve CHP’li Kurmayların Toplantısı İnternete Nasıl Sızdı?

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Cumhuriyet Halk Partili (CHP) üst düzey kurmayların “zoom” uygulaması üstünden düzenlenen toplantının nasıl sızdığı araştırılıyor.

Parti içinde yapılan incelemede YouTube’ta paylaşılan videonun yurtdışı kaynaklı bir IP adresi üzerinden yüklendiği tespit edildi. Ayrıca Zoom toplantısının linkini kalabalık bir gruba ileten isim de belirlendi.

DW Türkçe’den Kıvanç El’in toplantıya katılan isimlerden edindiği bilgiye göre 16 Temmuz Pazar günü yapılan toplantı öncesinde katılımcılara Whatsapp uygulaması üzerinden toplantının linki gönderildi. Katılımcılardan birinin sekreteri de bu linki milletvekili ve parti danışmanlarının bulunduğu bir grupta paylaştı.

Linkin bu grup üzerinden başka yerlere ulaştığı tahmin ediliyor. Ancak sekreterin linki “art niyetle” paylaşmadığı, toplantı içeriğini bilmediği için sadece bilgilendirme amaçlı ilettiği kaydedildi. Toplantı linkinin daha sonra kaç kişiye daha ulaştığı bilinmiyor.

Toplantının katılımcılardan CHP Genel Başkanvekili Gökhan Günaydın, “10Haber” internet sitesine yaptığı açıklamada “Bizimkiler bir hata yapmışlar, milletvekillerinin danışmanlarına link göndermişler. Danışmanlar bizden daha siyasi adamlar” demişti. CHP İstanbul Milletvekili Engin Altay da “Sızdıranı biliyorum ama isim vermeyeceğim” ifadelerini kullanmıştı.

Kimliği bilinmeyen katılımcı mı kayıt yaptı?

İmamoğlu, söz konusu videoda toplantının başlangıcında görüntüsü olmayan bir “katılımcıya” dikkat çekiyor. Ancak bu katılımcının kim olduğu anlaşılmıyor. Toplantıda 14 dakika boyunca bulunduğu görülen bu kişinin kayıt yaptığı tahmin ediliyor. Kimliği bilinmeyen katılımcının daha sonra yeniden toplantıya katılıp katılmadığı ve başka kayıtlar alıp almadığı bilinmiyor.

Söz konusu videonun YouTube platformuna yurtdışı kaynaklı bir IP adresinden yüklendiği anlaşıldı, ancak videonun bilgisayar programlarıyla Türkiye dışından yüklenmiş gibi yapılması mümkün. Bu nedenle incelemenin daha ayrıntılı savcılık veya emniyet tarafından yapılması gerekiyor.

Şu an için bir suç duyurusu hazırlığı bulunmuyor. Bu noktada iki farklı görüş var. Bir taraf, suç duyurusunda bulunup sızdıranın tespit edilmesini isterken kimileri de “gizli bir şey yapılmadığı” gerekçesiyle suç duyurusuna sıcak bakmıyor.

Söz konusu toplantıda İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, CHP Grup Başkanı Özgür Özel, Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, İstanbul milletvekili Engin Altay, Aydın milletvekili Bülent Tezcan, Ankara Milletvekili Tekin Bingöl, eski Genel Başkan Yardımcısı Muharrem Erkek, eski Genel Başkan Yardımcısı Onursal Adıgüzel, eski Genel Sekreter Selin Sayek Böke yer alıyor.

Toplantıda görevden alınan il yöneticileri ile ilgili olağanüstü Parti Meclisi toplanması için bir metin hazırlığı yapılması ve olağanüstü kurultay süreçleri değerlendiriliyor.

Paylaşın

İmamoğlu Ve Ekibinin Sızan Toplantısı: Kılıçdaroğlu, “Kabul Edilemez” Dedi

İBB Başkanı İmamoğlu’nun CHP’li bazı kurmaylarla yaptığı toplantı kaydının sızdırılması sonrası gözler CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrilmişken, Kılıçdaroğlu’nun söz konusu videoyu “kabul edilemez” olarak nitelediği öğrenildi.

CHP Lideri Kılıçdaroğlu’nun, kurmaylarından parti içi tartışmaların kamuoyu önünde yapılmamasını istediği de belirtildi.

Gazete Duvar’dan Serkan Alan’ın haberine göre CHP’nin kritik MYK toplantısında gündeme online toplantıya katılan isimler geldi. Bazı MYK üyeleri CHP Grup Başkanı Özgür Özel ve CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın’ın görevden alınması gerektiğini belirterek Kılıçdaroğlu’ndan bunu talep etti.

Bu iki ismin Meclis’te Kılıçdaroğlu’nu temsil ettiğini belirten kurmaylar kendilerinin istifasının birinci talep olarak dile getirilmesini istedi. CHP’li kurmaylar Özgür Özel’i kastederek “Sizi Meclis’te temsil eden ismin böyle bir işe girişmesi kabul edilemez, burada konuşulanları aktarmadığı ne malum, istifa etmeli” ifadelerini kullandı.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun söz konusu videoyu “kabul edilemez” olarak nitelediği öğrenilirken kurmaylarından parti içi tartışmaların kamuoyu önünde yapılmamasını istediği belirtildi.

“CHP kurmayları videonun “bilinçli” yayınlandığını söylüyor”

CHP’li kurmayların aktarımına göre İmamoğlu’nun ve CHP’li isimlerin yer aldığı videodan genel merkez de yayınlanınca haberdar oldu.

Videonun kırpılarak yayınlandığına dikkat çeken CHP’li kurmaylar İmamoğlu kanadından söz konusu videonun “bilinçli” yayınlandığını düşündüklerini ifade etti. Bir kurmay, “İmamoğlu kanadı neden sızdırmış olmasın? Bu bizim hoşumuza giden bir durum değil ki. Sabahtan bu yana gündemi belirleyenler onlar” ifadelerini kullandı.

“Değişim sürecinde olan arkadaşların metodolojik sorunu var”

Değişim sürecinin bu tarz videolarla yapılamayacağını ifade eden bir CHP’li üst düzey yönetici, “Parti Meclisi üyesi belediye başkanından talimat alamaz” dedi.

İmamoğlu’nun toplantısına katılan isimleri “ekip bomba” olarak niteleyen CHP’li isim, “Bülent Tezcan, Tekin Bingöl gibi isimler CHP tabanının nefret objesi” diye konuştu.

Söz konusu açıklama ve toplantının parti tüzüğüne aykırı olduğunu belirten kurmay, “Değişim sürecinde olan arkadaşların metodolojik sorunu var. Kılıçdaroğlu karşıtlığını ideolojik olarak besleyemediler ve kutuplaştırdılar. Buradan nasıl bir değişim çıkacak? CHP’nin tepki çeken son milletvekili listelerini hazırlayan bütün arkadaşlar orada” ifadelerini kullandı.

İmamoğlu’nun değişim talebini yadırgadığını ifade eden CHP’li isim, “Bu kadar temiz bir yola çıkış bu insanlarla yol yürümek. Bu arkadaşlarla yol yürünmez. Tertemiz birileriyle yola çıkması lazımdı” diye konuştu ve sözlerini şöyle sürdürdü:

“Toplantı yapılıyorsa yapılır normaldir fakat Muharrem İnce de aday olduğunda görevinden istifa etmişti. Bu isimlerin görevdeyken bunları yapmaları kabul edilemez.”

Paylaşın

İmamoğlu Ve Ekibinin “Değişim” Toplantısı: Kılıçdaroğlu’ndan Karşı Hamle

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bazı üst düzey Cumhuriyet Halk Partili (CHP) yöneticilerle yaptığı online toplantının internete sızdı. Kılıçdaroğlu, İmamoğlu öncülüğünde yürütülen olağanüstü Parti Meclisi (PM) toplantısı çağrısına karşı Pazar günü PM’yi olağan toplantıya davet etti.

Bugün içinse Kemal Kılıçdaroğlu’nun, Ekrem İmamoğlu ekibi tarafından kamuoyuna açıklama yapılacağı yönündeki hazırlığı öğrenerek MYK’yı sabah toplantıya davet etmesi de dikkat çekti. CHP MYK toplantısı yaklaşık 2 saat sürdü.

VOA Türkçe’den Yıldız Yazıcıoğlu’nun haberine göre; 14 ve 28 Mayıs’ta yapılan seçimlerin ardından Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki (CHP) “değişim” tartışması, Kemal Kılıçdaroğlu’nun görevden ayrılması amacıyla nasıl bir çalışma yürütüldüğüne ilişkin bir toplantının videosunun sızdırılmasıyla yeni bir boyut kazandı.

Ana muhalefet partisi CHP”de 14 Mayıs’ta parti oyu dolayısıyla milletvekili sayısında artış sağlanamaması ve 28 Mayıs’ta Cumhurbaşkanı Seçimi’nin kaybedilmesiyle “değişim” talebi gündemde. CHP tabanındaki seçim sonuçlarına yönelik eleştiriler üzerine “değişime hazırım” diyen Kılıçdaroğlu, ilk önce Merkez Yürütme Kurulu (MYK) yani yakın çalışma ekibini yenileyerek, “kaptan” olarak gemiyi güvenli limana ulaştıracağını söyledi.

Bu yaklaşımı yeterli olmayınca Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanılığı seçiminde aldığı yüzde 48 oyla toplumdaki ulusalcı, Kürt, muhafazakar, ülkücü farklı kesimleri barıştırdığı ve böylece aslında değişimi gerçekleştirdiği görüşünü paylaştı.

“Başörtülüsü, başı açığı, seküleri, Atatürkçüsü, milliyetçisi biraraya geldiyse büyük bir değişimi zaten başlatmışız demektir. Ama biz toplum olarak neyin değiştiğine değil, neyin değişmediğine bakarsak hata yapmış oluruz. Değişen şeyler yüzde 20’lerden yüzde 48’lere uzanan kitlelerdir. Değişen şeyler, asla görüşülemez denilenle görüşmek, ittifak yapmaktır” sözleriyle genel başkanlıktan ayrılmayacağı şeklinde yorumlanan Kılıçdaroğlu’na karşı lider değişimi talebi ise hız kazandı.

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu öncülüğünde, olağanüstü Parti Meclisi (PM) toplantısı ve ilçelerdeki kongre sürecine Kılıçdaroğlu yönetimince müdahale edilmesini engelleme hazırlığı yapıldığı kamuoyuna taşındı. Kılıçdaroğlu’yla seçim öncesinde MYK üyesi olarak görev alan bazı isimlerin katılımıyla yapılan çevrimiçi toplantı, Youtube’da “Değişim Gerçeği” adlı bir hesaptan paylaşıldı.

Parti Meclisi pazar günü toplanıyor

Kemal Kılıçdaroğlu ise, İmamoğlu öncülüğünde yürütülen olağanüstü PM toplantısı çağrısına karşı Pazar günü PM’yi olağan toplantıya davet etti. Bugün içinse Kılıçdaroğlu’nun, İmamoğlu ekibi tarafından kamuoyuna açıklama yapılacağı yönündeki hazırlığı öğrenerek MYK’yı sabah toplantıya davet etmesi de dikkat çekti. CHP MYK toplantısı yaklaşık 2 saat sürdü.

İmamoğlu’nun hazırlığı “ihanet” suçlamasıyla sızdırıldı

“İşte yüzyılın ihaneti. Kılıçdaroğlu’na tarihi ihanet” başlığıyla sızdırılan videonun altında açıklama bölümünde yer alan yazıdaki, “İmamoğlu’nun Değişim A Takımı ile gizli darbe toplantısı” ifadesi dikkat çekti.

Yazıda, “Tamamı partiye çökmüş, dönemlerdir her türlü malı götürmüş, son seçimde milletvekili listesini yapmış kişiler. Değişim manifestosunu Bülent Tezcan yazıyor, örgütleri Tekin Bingöl ayarlıyor” ifadesiyle geçmişte Kılıçdaroğlu’nun yakın çalışma arkadaşı olmalarına vurgu yapıldı. Yazıda ayrıca, “Ayağa kalk CHP örgütü, ihaneti gör, partine sahip çık” denilmesi de göze çarptı.

Video kapsamında olağanüstü PM çağrısı hazırlığına eski MYK üyeleri Bülent Tezcan, Tekin Bingöl, Engin Altay, Onursal Adıgüzel, Muharrem Erkek ve Selin Sayek Böke ile CHP Grup Başkanı Özgür Özel’in destek verdiği görüldü. Videoda yer almamalarına rağmen tanıtım yazısında, Hakkı Süha Okay, Pınar Uzun, Sevgi Kılıç, Gökan Zeybek ve Ahmet Hakan Uyanık’ın da ekipte bulunduğu açıklandı.

14 Mayıs’ta İstanbul milletvekili olduktan sonra CHP Grup Başkanvekili olan Gökhan Günaydın’ın doğrudan hazırlık sürecini yürüttüğü de görüldü. Ayrıca PM üyeleri Hasan Baltacı, Umut Akdoğan, Yaşar Selman, Erbil Aydınlık ve Turan Aydoğan’ın da sürece katıldığı öne sürüldü.

“Aile meselesi gibi konuşuyoruz”

İBB Başkanı İmamoğlu ise bugün, kendisi ile CHP’li bazı kurmayların çevrimiçi yaptıkları toplantı kaydının sızdırılması hakkında yaptığı açıklamada, bu görüşmelerin hiçbir gizli tarafı olmadığını belirterek, “Biz partimizle ilgili mevzuları partimizin yetkilileriyle çekinmeden açık ve seçik kalbimizde ne varsa birarada, bir aile meselesi gibi konuşuyoruz, konuşmaya da devam edeceğiz. Oradan sağlıklı karar çıkması için de yapılan her işlemi takip etmeye devam edeceğiz” dedi.

Toplantı videosunu kimin, nasıl sızdırdığını araştıracaklarını söyleyen İmamoğlu, sızdırma meselesiyle ilgili soruya, “Bugün bile buna benzer toplantılarımız var. Konuşulan konular partinin konularıdır. Bunlarla ilgili hiçbir kelimesini sizin huzurunuzda konuşmayacağım. Ama masalarda konuşmaya devam edeceğim” yanıtını verdi.

Paylaşın

CHP Sözcüsü Faik Öztrak: Etik Olmayan Toplantıları Doğru Bulmayız

İBB Başkanı İmamoğlu’nun CHP’li bazı kurmaylarla çevrimiçi yaptığı toplantı ya ilişkin konuşan CHP Sözcüsü Öztrak, “Millet zulüm altıdayken Zoom konuşmayı doğru bulmayız. Partimizin geleneklerine uymayan, partinin hiyerarşisini dikkate almayan, etik olmayan toplantıyı doğru bulmuyoruz” dedi ve ekledi:

“Yarışmaya ‘Evet’ diyoruz ama bu süreçte partimizin yıpratılmasını doğru bulmuyoruz. Genel merkezimizin de bu görüşmeden haberi yoktu. Partimizin yönetimi 100 yıllık partimizi limana yanaştırmaya kararlıdır.”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Merkez Yönetim Kurulu (MYK), Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu başkanlığında bu hafta ikinci kez toplandı.

Toplantının ardından kameraların karşısına geçen CHP Sözcüsü Faik Öztrak, ekonomideki gelişmelerinin MYK toplantısında konuşulduğunu belirterek şunları kaydetti:

“Hükümetin zulme dönen zamlarına karşı çıkarmak amacıyla bu MYK’mizde almış olduğumuz ve bundan sonra da alacağımız tedbirleri gözden geçirdik. Bildiğiniz gibi, 81 il başkanımız bu zamları protesto etti, basın toplantılarıyla bu zamlara karşı çıktı.

Ayrıca mutfaklar yanarken milletimize kemer sıktıranlar saraylarında sefa sürerken, millet iradesini tecelligahı TBMM tatil yapmamalı dedik, Meclisimizi olağanüstü toplantıya çağırma kararını da almıştık.”

“Bundan sonra da zamma, zulme karşı çıkmayı sürdüreceğiz. Milletimizin sesi olmaya, bu gidişe dur demeye devam edeceğiz” diyen Öztrak, pazartesi günü (17 Temmuz) yapılan MYK toplantısında eksik kalan bazı il ve ilçe örgütlerine de atamaların yapıldığını söyledi.

“Etik olmayan toplantılar”

Öztrak’ın bu açıklamalarının ardından soru-cevap bölümüne geçildi.

“CHP’de ‘değişim’ tartışmaları devam ederken İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu, partinin ileri gelen isimleriyle internet üzerinden toplantı düzenledi. Bu toplantının görüntüleri de sızdırıldı. Toplantıya ilişkin görüşlerinizi alabilir miyiz? Genel Merkez’in bu toplantıya bakışı nedir? Bir ek olarak da Genel Merkez’in bu toplantıdan önceden haberi var mıydı?” sorusuna Öztrak şu yanıtı verdi:

“Ülke yangın yerine dönmüşken, millet zam-zulüm altında inlerken zoom konuşmayı doğru bulmayız. Partimizin kongreler süreci hızla ilerlerken, partimizin geleneklerine uymayan, hiyerarşisini dikkate almayan, etik olmayan toplantıları doğru bulmayız.

Yarışmaya evet diyoruz ama bu süreçte partimizin yıpratılmasını da doğru bulmuyoruz. Partimizin Genel Başkan’ı ve Merkez Yönetim Kurulu yüz yıllık Cumhuriyet Halk Partisi’ni limana hasarsız yanaştırmaya kararlıdır. Bunu da yapacaktır.

Bir de ‘Genel Merkez’in haber var mıydı’ şeklinde bir soru vardı. Hayır haberimiz yoktu.”

Paylaşın

İmamoğlu Ve Ekibinin Toplantısı Sızdı: Kılıçdaroğlu Önceden Öğrenmiş

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun CHP’li bazı kurmaylarla çevrimiçi yaptığı toplantı kaydının sızdırılması sonrası gözler CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’na çevrilmişken, Kılıçdaroğlu’nun toplantıdan aynı gün haberdar olduğu ortaya çıktı.

Diken’den Altan Sancar’ın haberine göre dört gün önceki toplantıdan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun aynı gün haberi oldu. Parti meclisinin imza toplanarak olağanüstü toplantıya çağrılacağını öğrenen Kılıçdaroğlu, bu pazar parti meclisini toplama kararı aldı.

Cumartesi Ankara’da yapılacak belediye başkanları toplantısı sonrası, CHP’nin parti meclisi için toplantı kararı alındı. Normal şartlarda pazartesi toplanan CHP Merkez Yürütme Kurulu da bugün bir kez daha toplanma kararı aldı. Toplantı kararı videonun sızmasından üç saat önce basına bildirildi.

Ne olmuştu?

CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu öncülüğünde yapıldığı anlaşılan ve partiyi olağanüstü kurultaya götürme konusunun görüşüldüğü online toplantının görüntüleri internete sızdırıldı.

Engin Altay, Gökhan Günaydın, Tekin Bingöl, Onursal Adıgüzel ve Bülent Teczan gibi üst düzey CHP’li isimlerin katıldığı kapalı devre toplantıda Parti Meclisi’ni toplantıya çağırmak için imza toplama ve olağanüstü kurultayın yapılmasıyla ilgili konular konuşuluyor.

Toplantının başında görüşmenin ana çerçevesini anlatan İmamoğlu, “Parti Meclisi süreciyle ilgili bir zemin oluşturmaya dönük bir kararlılık göstermiştik…İkincisi yine bu özellik ile alternatif bir olağanüstü kurultay süreci olabilir mi olgunlaşabilir mi buna dair bir zemin var mı? Elimizdeki veriler üzerinden bir heyet konuşulmuştu. O konuda da katkısı olacak olan burada olan ve olmayan arkadaşların da katkılarıyla birlikte bir çalışma, bir öngörü zemini oluşacaktı. Bu konuda da bir çalışma sürdürüldü diye biliyorum” ifadelerini kullandı.

Online toplantıya katılan CHP’liler Parti Meclisi’nin toplanması için kaç imza gerektiği ve kimlerin imza verdiğini veya vereceğini tartışıyor. Konuşmalardan Parti Meclisi’nde görevden alınan il ve ilçe başlanlarının itirazlarının görüşülmesinin hedeflendiği anlaşılıyor. Genel Başkan katılmadığı takdirde söz konusu Parti Meclisi toplantısının yapılamama ihtimalini de değerlendiren CHP’liler, buna karşı alınabilecek tedbirleri de tartışıyor.

Gerekli imzalar toplandıktan sonra Parti Meclisi’nin toplanması için dilekçeyi genel merkeze kimin sunacağının da tartışıldığı görüşmede söz alan Bülent Tezcan, “Bu dilekçenin verilmesini çok özel bir törene dönüştürmemek lazım. İlerde olur da başka bir dilekçe verilecek olursa olağanüstü kurultay istemeyle ilgili falan, onun özel bir durumu vardır ama bunun basına geçilmesi yeterlidir” ifadelerini kullanıyor.

14 dakikalık videonun sonunda gerekli imzalara pazartesi gününe kadar ulaşılacağı, bunun ardından dilekçenin gecikmeden genel merkeze sunulması gerektiği konuşuluyor.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu’ndan Sızdırılan Videoya İlişkin İlk Açıklama: Araştıracağız

CHP’li bazı kurmaylarla çevrimiçi yaptığı toplantı kaydının sızdırılması hakkında açıklama yapan İBB Başkanı İmamoğlu, “Partinin mevzuları partililerle konuşulur. Partinin yöneticileriyle parti meclisi üyeleriyle konuşulur. Eski yeni milletvekilleriyle konuşulur ilçe başkanlarıyla konuşulur. Bundan daha doğal bir şey yoktur” dedi ve ekledi:

Haber Merkezi / “Bu ve benzeri 200e yakın toplantımız olmuştur diyebilirim seçimden bu yana. Bugün bile buna benzer toplantımız var. Gizli bir bilgi yok. Sızdırılmasını araştıracağız bunu seven kimler var parti içinden mi dışından mı? Kalbimizde ne varsa aile meselesi gibi konuşmaya devam edeceğiz, oradan sağlıklı karar çıkması için de yapılan her işlemi takip edeceğiz.”

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu, İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri’nin (İETT) ‘125 Yeni Otobüs Temini Sözleşme Töreni’nde konuştu.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, kendisi ile CHP’li bazı kurmayların çevrimiçi yaptıkları toplantı kaydının sızdırılması hakkında açıklama yaptı.

İmamoğlu şöyle konuştu: “Partinin mevzuları partililerle konuşulur. Partinin yöneticileriyle parti meclisi üyeleriyle konuşulur. Eski yeni milletvekilleriyle konuşulur ilçe başkanlarıyla konuşulur. Bundan daha doğal bir şey yoktur. Bu ve benzeri 200e yakın toplantımız olmuştur diyebilirim seçimden bu yana.

Bugün bile buna benzer toplantımız var. Gizli bir bilgi yok. Sızdırılmasını araştıracağız bunu seven kimler var parti içinden mi dışından mı? Kalbimizde ne varsa aile meselesi gibi konuşmaya devam edeceğiz, oradan sağlıklı karar çıkması için de yapılan her işlemi takip edeceğiz”

Ne olmuştu?

CHP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu öncülüğünde yapıldığı anlaşılan ve partiyi olağanüstü kurultaya götürme konusunun görüşüldüğü online toplantının görüntüleri internete sızdırıldı.

Engin Altay, Gökhan Günaydın, Tekin Bingöl, Onursal Adıgüzel ve Bülent Teczan gibi üst düzey CHP’li isimlerin katıldığı kapalı devre toplantıda Parti Meclisi’ni toplantıya çağırmak için imza toplama ve olağanüstü kurultayın yapılmasıyla ilgili konular konuşuluyor.

Toplantının başında görüşmenin ana çerçevesini anlatan İmamoğlu, “Parti Meclisi süreciyle ilgili bir zemin oluşturmaya dönük bir kararlılık göstermiştik…İkincisi yine bu özellik ile alternatif bir olağanüstü kurultay süreci olabilir mi olgunlaşabilir mi buna dair bir zemin var mı? Elimizdeki veriler üzerinden bir heyet konuşulmuştu. O konuda da katkısı olacak olan burada olan ve olmayan arkadaşların da katkılarıyla birlikte bir çalışma, bir öngörü zemini oluşacaktı. Bu konuda da bir çalışma sürdürüldü diye biliyorum” ifadelerini kullandı.

Online toplantıya katılan CHP’liler Parti Meclisi’nin toplanması için kaç imza gerektiği ve kimlerin imza verdiğini veya vereceğini tartışıyor. Konuşmalardan Parti Meclisi’nde görevden alınan il ve ilçe başlanlarının itirazlarının görüşülmesinin hedeflendiği anlaşılıyor. Genel Başkan katılmadığı takdirde söz konusu Parti Meclisi toplantısının yapılamama ihtimalini de değerlendiren CHP’liler, buna karşı alınabilecek tedbirleri de tartışıyor.

Gerekli imzalar toplandıktan sonra Parti Meclisi’nin toplanması için dilekçeyi genel merkeze kimin sunacağının da tartışıldığı görüşmede söz alan Bülent Tezcan, “Bu dilekçenin verilmesini çok özel bir törene dönüştürmemek lazım. İlerde olur da başka bir dilekçe verilecek olursa olağanüstü kurultay istemeyle ilgili falan, onun özel bir durumu vardır ama bunun basına geçilmesi yeterlidir” ifadelerini kullanıyor.

14 dakikalık videonun sonunda gerekli imzalara pazartesi gününe kadar ulaşılacağı, bunun ardından dilekçenin gecikmeden genel merkeze sunulması gerektiği konuşuluyor.

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu Ve Ekibinin “Değişim” Toplantısı İnternete Sızdı

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun bazı üst düzey Cumhuriyet Halk Partili (CHP) yöneticilerle yaptığı online toplantının internete sızdı. Engin Altay, Gökhan Günaydın, Tekin Bingöl, Onursal Adıgüzel ve Bülent Teczan gibi üst düzey isimlerin katıldığı kapalı devre toplantıda Parti Meclisi’ni toplantıya çağırmak için imza toplama ve olağanüstü kurultayın yapılmasıyla ilgili konular konuşuluyor.

Toplantının başında görüşmenin ana çerçevesini anlatan İmamoğlu, “Parti Meclisi süreciyle ilgili bir zemin oluşturmaya dönük bir kararlılık göstermiştik…İkincisi yine bu özellik ile alternatif bir olağanüstü kurultay süreci olabilir mi olgunlaşabilir mi buna dair bir zemin var mı? Elimizdeki veriler üzerinden bir heyet konuşulmuştu. O konuda da katkısı olacak olan burada olan ve olmayan arkadaşların da katkılarıyla birlikte bir çalışma, bir öngörü zemini oluşacaktı. Bu konuda da bir çalışma sürdürüldü diye biliyorum” diye konuşuyor.

Online toplantıya katılan CHP’liler Parti Meclisi’nin toplanması için kaç imza gerektiği ve kimlerin imza verdiğini veya vereceğini tartışıyor. Konuşmalardan Parti Meclisi’nde görevden alınan il ve ilçe başlanlarının itirazlarının görüşülmesinin hedeflendiği anlaşılıyor. Genel Başkan katılmadığı takdirde söz konusu Parti Meclisi toplantısının yapılamama ihtimalini de değerlendiren CHP’liler, buna karşı alınabilecek tedbirleri de tartışıyor.

Gerekli imzalar toplandıktan sonra Parti Meclisi’nin toplanması için dilekçeyi genel merkeze kimin sunacağının da tartışıldığı görüşmede söz alan Bülent Tezcan, “Bu dilekçenin verilmesini çok özel bir törene dönüştürmemek lazım. İlerde olur da başka bir dilekçe verilecek olursa olağanüstü kurultay istemeyle ilgili falan, onun özel bir durumu vardır ama bunun basına geçilmesi yeterlidir” ifadelerini kullanıyor.

14 dakikalık videonun sonunda gerekli imzalara pazartesi gününe kadar ulaşılacağı, bunun ardından dilekçenin gecikmeden genel merkeze sunulması gerektiği konuşuluyor.

Söz konusu videoda konuşulanlar ise şöyle:

Ekrem İmamoğlu: Birkaç hususta ilk planlamamızı yapmıştık aslında. Hem bu parti meclisi süreci ile ilgili bir zemin oluşturmaya dönük bir kararlılık göstermiştik. Bunun da özellikle örgütün görevden alma sürecine dair bir hazırlık olacaktı. Bu konuda en son Gökhan Bey bir süreç başlattı. İkincisi, yine bu özellikle alternatif bir olağanüstü bir kurultay süreci olabilir mi, olgunlaşabilir mi, buna dair bir zemin var mı, elimizdeki veriler üzerinden bir heyet konuşulmuştu. O konuda da katkısı olacak olan, burada olan ve olmayan arkadaşların da katkılarıyla birlikte bir çalışma bir öngörü zemini oluşacaktı. O konuda da bir çalışma sürdürüldü diye biliyorum. Bir de malum aslında Selin Hanım zaten Amerika’dan gelir gelmez içine eklenecek olan bir çalışma yapılacaktı. Biz de onu yürütüyoruz aslında ve bugün de öyle bir toplantının içinde şu anda Selin Hanım. Böyle bir aşamaları var…

İsterseniz bu PM’den başlayalım, sonra olağanüstü kurultay zemini ya da ihtimali, alternatifi nasıl bir bakış diye devam edelim. Selin Hanım katıldığında biraz içerik detayına girebiliriz. Ardından da önümüzdeki günlere dair, hem mahalle seçimleri nasıl bir akışla gidiyor… Sonrasındaki genel kurullara, kongrelere dair var mı ön tespiti olan… Biraz da ona bakmak lazım. Nasıl bir zemin yürüyor diye tartışalım. Bu şekilde sonlandıralım. yani uygun görürseniz de böyle yaklaşık bir saat gibi bir süre koyarsak toplantımıza, makul bir zeminde toparlarız diye düşünüyorum. Önce Gökhan bey, PM işi galiba sizin tarafta yürüyordu? Değil mi yanlış mı biliyorum?

Gökhan Günaydın: Şöyle söyleyeyim, bir bilgi sunayım ben o konuda. Bülent Bey de burada… Kendisi sağolsun bir metin hazırladı ve metin hazırladıktan sonra da çeşitli imzaları… onun da aldığı imzalar var benim de aldığım imzalar var. Şu andan itibaren durum şudur, 7 kişi imzaladı.

Sayıyorum izninizle, Bülent Tezcan , Gökhan Zeybek, Tekin Bingöl, Hasan Baltacı, Umut Akdoğan, Hakan Uyanık ve Erbil Aydınlık. Biraz evvel ben metni bir zarf içerisinde Selin Hanım’a gönderdim. Selin Hanım da imzalamış olacak…

Böylece 8 imza olacak. Bu akşam 20’de bizim İstanbul içine yönelik bir toplantımız var. Orada Onursal Adıgüzel, Sevgi Kılıç, Pınar Uzun ve Turan Aydoğan da imzalamış olacaklar. Geriye Muharrem Bey, Hakkı Süha Okay Bey ve Yaşar Selman Hanım kalacak. Ben yarın sabah bir arabayla erkenden uygun görürse Çanakkale’ye Muharrem Bey’e göndereceğim imzayı… Oradan galiba Burhaniye’deymiş şey.. Bizim Yaşar Hanım. Yaşar Hanım imzalayacak. Oradan da Bodrum’a geçecek ve Hakkı Abi imzalayacak. Böylece imza sayısı pazartesi akşam itibarıyla on beşe ulaşacak.

Engin Altay: Bir şey söyleyeyim mi… Bence tüzüğün öngördüğünden bir fazla bile olmasın. 15 şey yapar… İşte ‘hepsi 15’ algısı oluşur.

G. Günaydın: Ya şöyle bunu tartıştık. Bunu tartıştık şöyle, bizim Hakkı Abi’nin önerisidir bu. Ben imza atanların hiçbirisinin geri çekeceğini düşünmüyorum ancak, dedi ki ‘insanlık halidir lastik patlar, şoför atlar’…

E. İmamoğlu: Şu katılımcı kim acaba?

G. Günaydın: 2-3 fazla yazmak iyi olur dedi. Zaten bir hafta içerisinde toplayacakları için sayımızın ne olduğunu görecekler yani… Ben 15-16’nın bu düşünce temelinde Engin (Altay) Başkanım..

E. Altay: Hayır Bodrum’a kadar araba göndermeye gerek yok onu diyorum aynı zamanda. Dinliyorum.

G. Günaydın: Ya ben hatta ilave bir şey daha söyleyeceğim. Özgür (Özel) Başkanım da burada… Eğer uygun görürseniz Veli Ağbaba ya da Murat Emir’den birinin de imzasını alalım buraya.

Muharrem Erkek: Evet. İyi olur.

G. Günaydın: Böylece 16 sayısı ile veririz. şöyle bir düşünce var. Bülent bey kendisi de ifade eder: eğer genel başkan toplantıya katılmaz ve başkanlık etmez ise. PM bu çerçevede toplanamayabilir iddiası var. Geçmişte de böyle şeyler olmuştu. Biz bu takdirde bu 16 sayısını ise 32-33 yapıp PM listesini tekrarlayabiliriz diye düşünüyorum. Bu alanda benim söyleyeceklerim bundan ibaret.

Tekin Bingöl: Söz alabilir miyim? (el kaldırarak)

E. İmamoğlu: Tabii Tekin Bey. Buyrun başlayın.

Tekin Bingöl: Ben de bir iki ekleme yapayım. Bu ikazlarla ilgili şu ana kadar benim tespit edebildiğim, ettiğim sayı şu: Muş, Ağrı, Hakkari ve Mardin posta yoluyla, iadeli taahhütlü posta yoluyla cuma günü Genel Merkez’e gönderdiler ama henüz Genel Merkez’e ulaşmış bir şey yok diye biliyorum. Çünkü postada öyle bir iki gün hafta sonu da araya girdi. Van İl Başkanı Seracettin (Burhanoğlu), Muş İl Başkanı’na ‘imza atmayı düşünmüyorum’ demiş ama dün tekrar görüşüldü. Pazartesi o da itiraz dilekçesini gönderecek…

Hatta şunu söyledim: ‘Eğer göndermedi.. şey yapacaksa kargo yoluyla göndersin. Kargo daha erken sürede Genel Merkez’e ulaşır Yurtiçi Kargo falan..’ diye ilçelerin durumunu… Görevden alınan ilçelerin durumunu… İstifalarının olup olmadığını bilmiyorum.

G. Günaydın: Onları da ben söyleyeyim izninizle… Beykoz gönderdi. Şeyin… Hatay’ın Samandağ dahil görevden almışlardı fakat Refik’in şiddetli itirazları karşısında Samandağ’ı görevden almadılar. Geriye kalan tüm Hatay ilçeleri itirazlarını Genel Merkez’e iletti. bende de var zaten bunlar.

T. Bingöl: Evet şimdi tabii o zaman yani muhtemeldir ki Van’ın da itirazıyla birlikte, bu çarşamba günü tamamlanacaktır. Genel Merkez’de (İmamoğlu’nun bu bilgiyi not aldığı görülüyor.) Biz bu bilgiyi alır almaz o direkt şeyi süratle Genel Merkez’e sunarız. Burada tabii bir de az Gökhan Bey’in söylediği bir konu var: “Genel Başkan katılmaz ise…” Bu yaşandı. Hatırlarsanız 2010’da Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın… Gökhan Bey ile biz o zaman MYK’daydık. Bir iddia… Kesinlikle ‘katılmazsa bile, vekaleten o toplantı yapılır’ deniyordu ama Genel Başkan gelmeyince o toplantı gerçekleştirilemedi ve toplantı yapılmadan dağıldı.

Şimdi bu da bir önümüzde durmalı. Eğer bu girişimi yapacaksak. dediğiniz gibi ona yönelik bir tedbir de alınmalı. Yoksa yani boşa bir atış bizi zor durumda sokar diye düşünüyorum.

G. Günaydın: İzin verir misiniz burada çok küçücük bir şey söyleyeyim. Evet, Genel Başkan bunu 2010’da yaptığı için, 2023’te bunu hatırlayacaktır ya da 2010’da ona bunu söyleyenler 2023’te de bunu söyleyeceklerdir. Ancak, PM’nin 16 üyesinin çağrısına gelmeyen genel başkan’ın hemen ertesi gün ya da birkaç gün içerisinde 33 üyenin de çağrısıyla yapılan bir PM toplantısına gelmemesi onu siyaseten hani belli bir noktaya koyar. Önce bunu ifade etmek isterim. İkincisi de bir önceki konuşmada eklemeyi ihmal ettiğim önemli bir konu var.  Engin Bey (Özkoç) ile ben görüştüm. Cuma günüydü, galiba öyleydi… Bu bilgiyi, aldığım bilgiyi kullanacağımı kendisine de söylediğim için burada aktarıyorum.

E. Altay: Engin Özkoç…

E. İmamoğlu: Özkoç, Özkoç…

G. Günaydın: Efendim? Evet Özkoç… Pazartesi günü saat 14’te MYK toplantısı var oraya muhtemelen Diyarbakır, Urfa ve Rize Ardeşen’i de getireceklermiş… Dolayısıyla biz çarşamba günü bu dilekçeyi verebiliriz. Bülent Bey’in bir orada tecrübesiyle yazdığı (gülerek) torba madde var. İsterseniz siz kendiniz açıklayın. Ben bir şey söylemiş olmayayım Bülent Bey.

B. Tezcan: (Gülerek) Estağfurullah estağfurullah… Devam edin bir mahsuru yok.

G. Günaydın: Orada Bülent Bey hem itiraz edilenleri yazdı ismen hem de arkaya koyduğu bir maddeyle ‘daha sonra itiraz edileceklerin de durumunun görüşülmesi’ diye bir torba madde koydu. Dolayısıyla toplantı günü itibarıyla kimin itirazı ulaşmış olursa hepsi görüşülecek. Bir de şu ifade ediliyor. Bunu Hakkı abi söyledi. Onu da söyleyebilirm. ‘Bazısı 32-33’te kalabilir ama bazısı 40’ı bulabilir’ diyor. Şeyin… Hani… Görevden alınan il-ilçenin durumuna göre bu da kritik bir bilgi bana göre. Sizlerle paylaşmış olayım.

E. İmamoğlu: O zaman PM süreci aslında şu anda ayarında dengede gidiyor. Muhtemelen Tekin Başkan’ın ifade ettiği ‘mektup’ sürecine dayalı olarak çarşamba günü bir aksiyona dönüşecek ya da maksimum perşembe diyelim buna.

G. Günaydın: Bir de bunu izin verirseniz… Çarşamba-Perşembe kimin teslim edeceğini de konuşmuş olalım eğer uygun görürseniz. Bu kritik bir durum doğal olarak.

E. İmamoğlu: İmza sahiplerinden biri olacaktır herhalde…

G. Günaydın: Kuşkusuz öyle olmalı…

E. İmamoğlu: Ankara’da olan kim var arkadaşlarımızdan ya da nasıl yapabiliriz.

T. Bingöl: Başkanım bunu şöyle yapalım mı… Biz bu dilekçeye imza atan arkadaşlar kendi aramızda değerlendiririz.

E. İmamoğlu: Tamam.

T. Bingöl: Çarşamba günü müsait olan bir ya da iki arkadaş götürür verir.

E. İmamoğlu: Ne güzel olur.

B. Tezcan: Evet evet.

E. İmamoğlu: Yani bence tereddüt içermeyen bir durum zaten…

B. Tezcan: Bir de bir de… Evet evet… Tekin Başkan’ın önerisi uygun. Bir de benim düşüncem şu: Yani bu dilekçenin verilmesini çok özel bir törene dönüştürmemek lazım. Önemli olan kayda girip kayıt numarasını almak. Bundan sonra ilerde olur da başka bir dilekçe verecek olursa olağanüstü kurultay istemeyle ilgili…. Onların özel önemi vardır ama bunun basına geçilmesi yeterlidir. Basına verildikten sonra… Yani bence biraz o çerçevede bakalım diye düşünüyorum.

G. Günaydın: Yani “Verildikten sonra basına geçilmelidir” diyorsun ve “Bizim tarafımızdan geçilmelidir” diyorsun.

B. Tezcan: E tabii geçilmeli yani ben öyle düşünüyorum. Bilmiyorum arkadaşlar ne der ama…

G. Günaydın: Ben de aynı fikirdeyim hatta…

B. Tezcan: İletişimini yapmadığımız hiçbir işin kıymeti yok.

T. Bingöl: Ya zaten o dilekçe Genel Merkez’e verildiği andan itibaren o deşifre olur. Yani onun gizlisi saklısı kalmayacaktır. Onu zaten basın dilekçeye imza atanlar üzerinden değerlendirme alacaklardır. Yani önemli bir an önce o dilekçelerin Genel Merkez’e gelmesi… Genel Merkez’e geldikten sonra da biz zaten elimizde bugün Gökhan Bey’in verdiği bilgiye göre en geç pazartesi günü bu sayı tamamlanmış olacak. Elimizde hazır olacak. Zamanlamayı ayarlayıp verilir.

E. Altay: Tekin Bey senin zaten basına vermiş olduğun… ‘Bir an önce  görüşülmeli’ diye… Değil mi öyle hatırlıyorum.

T. Bingöl: Evet evet. Ben bunun yanlış olduğunu özellikle şeyden önce bu tür…

Paylaşın

Ekrem İmamoğlu, Hakkında Hapis Ve Siyasi Yasak Talebi

İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu hakkında ‘Kamu görevlisine alenen hakaret’ suçundan 1 yıldan 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması ve siyasi yasak talep edildi.

Tuzla’da ‘İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılışı Programı’nda yaptığı konuşmada, Tuzla Belediye Başkanı Sadi Yazıcı’ya hakaret ettiği iddiasıyla İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na “Kamu görevlisine alenen hakaret” suçundan dava açıldı. İddianamede, İmamoğlu’nun 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması talep edildi.

Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Sadi Yazıcı’nın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı tarafından 25 Ekim 2022 tarihinde gerçekleştirilen, ‘Tuzla İleri Biyolojik Arıtma Tesisi 3. Etap Açılışı Programı’nda yaptığı konuşmadan sonra aracına doğru hareket ettiği sırada, alanda bulunan bazı kişilerin, Tuzla Belediye Başkanı’nı yuhaladıklarını, yasal protesto ve eleştiri sınırını aşmak suretiyle onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut fiil ve eylemlerde bulunduklarını,

bu sırada kürsüde konuşma yapan İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun, yaşanan bu duruma, kendisinden beklenilen devlet adamına yakışır şekilde suhuletin sağlanmasına yardımcı olmasının, aksine olayları tırmandırıcı ifadeler kullandığını, halkın saldırgan tavırlarını körüklediğini ve “O arkadaş burayı germeye gelmiş. Nezaketsiz provokasyona devam ediyor, kötü söz sahibine aittir” dediği anlatıldı.

DHA’nın aktardığına göre İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu konuşmasının devamında da, “Zaten arkadaş gergindi, saniyede bir öksürüyordu. Belli ki kendini kurmuş, gergin insan vücudu onu yapar, öksürür, daralır bunalır. Twitter belediyeciliği yapıyor. Bugün buraya kötü bir ruh haliyle gelmiştir. Tuzağa düşmeyeceksiniz. Belli ki bir şey olmak istiyor, bir sıkıntısı var çözüm arıyor.

Dönüyorlar, 1994’ten 2019’a kadar yaptıklarını anlatıyorlar, lan 3,5 sene. 3 ayını siz çaldınız lan. 1,5 senesi pandemi, bir seneye yaklaşıyor. Cebimizdeki paraları da çaldınız, Tuzla Belediye Başkanı’dır, yanlış yapmıştır. Sadece amacına uygun kurnazca bir uygulama yapmıştır. Karşımızda kurnaz bir güç var. Kurnazlıklara asla müsaade etmeyin” dediği ve ‘Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Aşağılama’, ‘Suç İşlemeye Tahrik’, ‘İftira’ ve ,’Hakaret’ suçlarını işlediği gerekçesiyle şikayetçi olundu.

“Siyasi saiklerle yapıldı”

Şikayet üzerine Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Hazırlanan iddianamede, şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun beyanına da yer verildi.

Ekrem İmamoğlu beyanında, Sadi Yazıcı’nın yuhalandığı esnada 3 kez ayağa kalkıp izleyicilere dönerek onları sakinleştirmek ve susturmak için el işaretinde bulunduğunu, söz konusu şikayetin ciddiyetten uzak ve siyasi saiklerle yapıldığını, ortada detaylı savunma yapılacak bir durum olmadığını, lekelenmeme hakkının bir gereği olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmesini belirterek üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini ifade etti.

İddianamede, şüpheli Ekrem İmamoğlu’nun, ‘Kamu görevlisine alenen hakaret’ suçundan 1 yıldan 2 yıl 4 aya kadar hapis cezası ile cezalandırılması ve siyasi yasak istendi. İddianamede, “Halkı Kin ve Düşmanlığa Tahrik ve Aşağılama”, “Suç İşlemeye Tahrik” ve “İftira” suçlarından ise kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi.

Paylaşın