Erdoğan’ın Gazze Tepkisine İsrail’den Saddam Hüseyin Benzetmeli Yanıt

İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Erdoğan’ın “Biz nasıl Karabağ’a girdiysek, nasıl Libya’ya girdiysek bunun benzerini aynen onlara da yaparız” sözlerine Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin benzetmesiyle yanıt verdi.

Haber Merkezi / İsrail Dışişleri Bakanı Katz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Erdoğan, Saddam Hüseyin’in yolundan gidiyor ve İsrail’e saldırı düzenleme tehdidinde bulunuyor. (Erdoğan) orada (Irak’ta) ne olduğunu ve bunun nasıl bittiğini hatırlamalı” dedi. Israel Katz, mesajında Erdoğan ve Saddam Hüseyin’in yan yana fotoğraflarını da paylaştı.

AK Parti Rize İl Teşkilatı’nın bir otelde düzenlenen etkinliğinde konuşan Erdoğan, Türkiye’nin savunma sanayisinde geldiği noktaya dikkati çekip “çok güçlü olunması” durumunda İsrail’in Filistin’e yaptıklarını yapamayacağını söylerken “Biz nasıl Karabağ’a girdiysek, nasıl Libya’ya girdiysek bunun benzerini aynen onlara da yaparız. Yapmamak için hiçbir şey yok. Sadece biz güçlü olmalıyız ki bu adımları da ne yapalım? Atalım” dedi.

Erdoğan, konuşmasında Filistin Yönetimi Başkanı Mahmut Abbas’a da tepki gösterdi. Erdoğan, Türkiye’ye davet ettikleri Abbas’ın kendilerine olumlu bir cevap vermediğini söyledi. “Davet ettiğimiz halde gelmeyen Sayın Abbas, kusura bakmasın. Önce bizden ayrıca özür dilemesi lazım” diyen Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: Biz de bundan sonraki süreci ona göre işleteceğiz.

İsrail Dışişleri Bakanı Israel Katz, Erdoğan’ın sözlerine Irak’ın devrik lideri Saddam Hüseyin benzetmesiyle yanıt verdi.

İsrail Dışişleri Bakanı Katz, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “Erdoğan, Saddam Hüseyin’in yolundan gidiyor ve İsrail’e saldırı düzenleme tehdidinde bulunuyor. (Erdoğan) orada (Irak’ta) ne olduğunu ve bunun nasıl bittiğini hatırlamalı” dedi. Israel Katz, mesajında Erdoğan ve Saddam Hüseyin’in yan yana fotoğraflarını da paylaştı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ise İsrailli mevkidaşı Katz’ın Erdoğan’a verdiği yanıta tepki gösterdi. Fidan, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, “Cumhurbaşkanımız insanlık vicdanının sesi olmuştur. Bu haklı sesi bastırmak isteyen, başta İsrail olmak üzere uluslararası siyonist çevreler büyük bir telaş içindeler. Tarih bütün soykırımcılar ve destekçileri için aynı şekilde sonuçlanmıştır” dedi.

Türkiye Dışişleri Bakanlığı da “Soykırımcı Hitler’in sonu nasıl olduysa, soykırımcı Netanyahu’nun sonu da öyle olacak. Soykırımcı Naziler nasıl hesap verdiyse, Filistinlileri yok etmeye çalışanlar da öyle hesap verecek. İnsanlık, Filistinlilerin yanında duracak. Filistinlileri yok edemeyeceksiniz” açıklamasında bulundu.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 66 artarak 39 39 bin 324’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 241 artarak 90 bin 830’a yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Erdoğan daha önce de iki kez İsrail’e yönelik askeri nitelik taşıyan açıklamalarda bulunmuştu. 10 Kasım’da İsrail’e “Bizim sabrımızı zorlamasın” mesajını veren Erdoğan, 6 Aralık’ta ise Cumhurbaşkanlığı Kabine Toplantısı sonrası düzenlediği basında toplantısında, “İsrail gerçek bir ordu ile karşılaşırsa akıbeti berbat olur. Çok geçmeden bu akıbet ile karşılaşmak istemiyor ise aklını başına alması gerekiyor” değerlendirmesinde bulunmuştu.

Paylaşın

Gazze Şeridi’nde Her 10 Kişiden 9’u “Zorla Yerinden Edildi”

Birleşmiş Milletler Filistinli Mülteciler Ajansı (UNRWA), yaklaşık 2.3 milyon nüfusa sahip Gazze Şeridi’ndeki her on kişiden dokuzunun “zorla yerinden edildiğini” açıkladı.

Haber Merkezi / UNRWA, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, “Aileler sığınabilecekleri yerleri arıyor: aşırı kalabalık okullar, yıkılmış binalar, kumda geçici çadırlar veya çöp yığınlarının ortasında. Bu yerlerin hiçbiri güvenli değil. İnsanların gidecek hiçbir yeri kalmadı” ifadelerini kullandı.

Öte yandan Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) Tedros Adhanom Ghebreyesus, Gazze’de kanalizasyon hatlarından alınan örneklerde virüs tespit edilmesinin ardından çocukların enfekte olmasını önlemek için önümüzdeki haftalarda aşı uygulanacağını söyledi.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı, Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu (UNICEF) ile ortaklaşa, bölgedeki kanalizasyonlardan aldıkları örnekler üzerinde yaptıkları çalışmada, çocuk felci hastalığı olarak da bilinen, vücutta bazı sakatlıklara ve felce yol açan polio virüse rastladı.

Geçtiğimiz çarşamba kamuoyuna duyurulan çalışma, çadır kamplarında yaşayan yerinden edilmiş on binlerce insanın yeni bir tehditle yüzleştiğini kanıtlıyor.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) ve İsrail Sağlık Bakanlığı’nın araştırmalarında da, Gazze’deki kanalizasyonlardan elde edinilen örneklerde polio virüsün Tip-2 türüne tespit edildiği duyuruldu. Gazze’deki Sağlık Bakanlığı, farklı otoritelerin kabul ettiği gerçekliğin yeni bir yıkıma yol açabileceği uyarısında bulundu.

Bakanlığın açıklamasında, “Altyapının tahribatı nedeniyle yerinden edilmiş kişilerin hayata tutunmaya çalıştığı çadır kamplarda ve diğer yerleşim alanlarında akan atık suyun içeriğinde polio virüsün tespit edilmesi, ufuktaki sağlık felaketine işaret ediyor,” denildi.

Kamplardaki kalabalığa, kıt imkanlara, etraftaki çöplerden ötürü kirlenen su kaynaklarına atıfta bulunan Bakanlık, “Gazze’ye hijyen malzemelerinin girişine izin verilmemesinden” ötürü farklı hastalıkların görülmesinde İsrail’in “oldukça uygun bir ortam yarattığını” iddia ediyor.

Bakanlık son olarak, “Gazze’ye temiz suyun getirilebilmesi için uluslararası kamuoyundan İsrail saldırılarının bir an önce durdurulmasını” istedi.

Can kaybı 39 bin 175’e yükseldi

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 30 artarak 39 bin 175’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 146 artarak 90 bin 403’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Paylaşın

BM’den Gazze İçin Ateşkes Çağrısı: Çocuklar Açlıktan Ölüyor

İsrail’in Gazze Şeridi’nde yönelik saldırılarında 278. gün geride kalırken Birleşmiş Milletler, uluslararası topluma insani yardımın karadan ulaştırılmasına öncelik verilmesi, İsrail kuşatmasının sona erdirilmesi ve ateşkes sağlanması çağrısında bulundu.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise 38 bin 243’e, yaralananların sayısı ise 88 bin 33’e yükseldi. Ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarıldı.

Birleşmiş Milletler (BM) uzmanlarından oluşan bir heyet, Cenevre’de yaptığı açıklamada, kıtlığın Gazze Şeridi’ne yayıldığını söyledi. Uzmanlar son günlerde, yetersiz beslenmeden altı aylık, dokuz yaşında ve 13 yaşında üç çocuğun öldüğüne dikkat çekti.

Panelin açıklamasında, “Her üç çocuk da yetersiz beslenme ve yeterli sağlık hizmetine erişememe nedeniyle öldü. Bu çocukların Gazze’nin merkezinde tedavi görmesine rağmen açlıktan ölmesi, kıtlığın Gazze’nin kuzeyinden orta ve güney Gazze’ye yayıldığına şüphe bırakmıyor” denildi.

Birleşmiş Milletler (BM) heyeti açıklamasında, uluslararası topluma insani yardımın karadan ulaştırılmasına öncelik verilmesi, İsrail kuşatmasının sona erdirilmesi ve ateşkes sağlanması çağrısında bulundu.

Öte yandan Hamas’ın ABD’nin ateşkes önerisinin önemli bir bölümünü kabul etmesinin ardından Gazzeliler arasında çatışmaların duracağına dair umutlar yeniden canlanmıştı. Ancak Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Sözcüsü John Kirby yaptığı açıklamada, iki taraf arasında hala derin anlaşmazlıklar olduğunu söyledi.

İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, anlaşmanın İsrail’in Hamas’ı bir tehdit unsuru olarak ortadan kaldırmak başta olmak üzere hedeflerine ulaşana kadar savaşa devam etmesini engellememesi gerektiğinde ısrar ediyor.

Arabuluculuk çabalarına yakın bir Filistinli yetkili ise bir sonraki hamleyi İsrail’in yapması gerektiğini söyledi. Yetkili yaptığı açıklamada, “Artık her şey Netanyahu’ya bağlı. Hamas pozisyonunu netleştirdi ve bir anlaşmayı mümkün kılacak kadar esneklik gösterdi, ancak İsrailliler bile her şeyin Netanyahu’ya ve onun bir anlaşma isteyip istemediğine bağlı olduğunu söylüyorlar” şeklinde konuştu.

Mısır Cumhurbaşkanlığı, Cumhurbaşkanı Abdülfettah El Sisi ve ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Başkanı William Burns’un Gazze savaşında ateşkes sağlanması çabalarını görüştüğünü açıkladı. Cumhurbaşkanlığı tarafından yapılan açıklamada, “Cumhurbaşkanı, Mısır’ın Gazze Şeridi’nde askeri operasyonların devam etmesini reddeden tutumunu yineledi” denildi.

ABD’li üst düzey yetkililer Hamas’ın geçen hafta verdiği tavizlerin ardından ateşkes için bölgede bulunuyordu. Ancak Hamas, İsrail’in Gazze’ye düzenlediği yeni saldırının ateşkes görüşmelerini kritik bir anda tehdit ettiğini söyledi ve arabuluculara İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’yu dizginlemeleri çağrısında bulundu.

Mısır devletine bağlı El Kahire News’in üst düzey bir kaynağa dayandırdığı haberine göre Mısırlı bir güvenlik heyeti Doha’ya giderek “mümkün olan en kısa sürede bir ateşkes anlaşmasına varmak amacıyla Hamas ve İsrail arasındaki bakış açılarını yakınlaştırmayı hedefleyecek.”

Hamas’ın en üst düzey siyasi lideri İsmail Haniye, İsrail’in Gazze’deki saldırılarına devam etmesi halinde arabulucuları “feci sonuçlara” karşı uyararak, görüşmelerin çökmesinin “tüm sorumluluğunu” Netanyahu ve ordunun taşıyacağını söyledi.

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında En Az 108 Gazeteci Yaşamını Yitirdi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik 275 gündür sürdürdüğü saldırılarda en az 108 gazeteci ve medya çalışanının yaşamını yitirdiği açıklandı. Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise 38 bin 153’e yükseldi.

Haber Merkezi / Uluslararası Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ), Gazze’de 7 Ekim’den bu yana en az 108 gazeteci ve medya çalışanının hayatını kaybettiğini açıkladı. CPJ, İsrail saldırılarında şu ana kadar 108 gazeteci ve medya çalışanının öldüğünü bildiren inceleme yayınladı. Bu durum, CJP’nin 1992 yılında veri toplamaya başlamasından bu yana gazeteciler için en ölümcül dönem oldu.

CPJ Program Direktörü Carlos Martinez de la Serna, “Gazze’deki savaş başladığından beri gazeteciler, habercilikleri için en yüksek bedeli, hayatları ile ödüyorlar. Koruma, ekipman, uluslararası varlık, iletişim veya yiyecek ve su olmadan dünyaya gerçeği anlatmak için hala hayati önem taşıyan işlerini yapıyorlar. Her gazeteci öldürüldüğünde, yaralandığında, tutuklandığında veya sürgüne gitmeye zorlandığında, gerçeğin parçalarını kaybediyoruz” dedi.

Öte yandan Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 55 artarak 38 bin 153’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 123 artarak 87 bin 828’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan Hamas’ın Gazze’de dokuz aydır devam eden savaşı sona erdirmeyi amaçlayan ABD planının önemli bir bölümünü kabul etmesinden beş gün sonra iki Hamas yetkilisi, ateşkes önerisine İsrail’den yanıt beklediğini söyledi. Reuters’a konuşan ve adlarının açıklanmasını istemeyen iki Hamas yetkilisinden biri, kendi yanıtlarını arabuluculara ilettiklerini ve İsrail’in yanıtını beklediklerini ifade etti.

Filistin bölgesi için üç aşamalı plan Mayıs sonunda ABD Başkanı Joe Biden tarafından sunulmuştu. Görüşmeler Katar ile Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülüyor. Plan savaşı sona erdirmeyi ve Hamas’ın elinde bulunan yaklaşık 120 İsrailli rehineyi serbest bırakmayı amaçlıyor.

Ateşkes görüşmeleri hakkında bilgi sahibi olan bir başka Filistinli yetkili de İsrail’in Katarlılar’la görüştüğünü söyledi. Adının açıklanmasını istemeyen yetkili Pazar günü Reuters’a verdiği demeçte “Hamas’ın yanıtını görüştüler ve İsrail’in cevabını birkaç gün içinde vereceklerine söz verdiler” dedi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu müzakerelerin bu hafta devam edeceğini söyledi ancak ayrıntılı bir takvim vermedi.

Gazze’yi kontrol eden Hamas, İsrail’in bir anlaşma imzalamadan önce kalıcı bir ateşkes taahhüt etmesi yönündeki kilit talebinden vazgeçti. Görüşmelerin özel olması nedeniyle isminin açıklanmaması koşuluyla Cumartesi günü Reuters’a konuşan Hamas’tan bir kaynak, altı haftalık ilk aşama boyunca müzakerelerin bu amaca ulaşmasına izin vereceğini söyledi.

Paylaşın

İsrail, Lübnan Hizbullah’ıyla Savaşa Mı Giriyor?

Hamas’ın 7 Ekim’de tetiklediği çatışmalar sonrası İsrail ile Lübnan sınırında gerilim zirveye çıkarken, İsrail ile Lübnan Hizbullah’ı arasında birkaç hafta içinde geniş çaplı bir çatışmanın patlak verebileceği ileri sürüldü.

Bazı Avrupa ülkelerine göre İsrail ile Hizbullah arasında birkaç gün içinde savaş çıkabilir. Birçok ülke vatandaşlarına Lübnan’ı terk etmelerini tavsiye etti. Kanada da Lübnan’dan binlerce kişiyi tahliye etmeye hazırlanıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı, ABD vatandaşları için bir seyahat uyarısı yayınlayarak, Lübnan’a seyahat etmeyi ‘ciddi bir şekilde yeniden düşünmelerini’ istedi.

ABD istihbaratı, İsrail ve Hamas’ın Gazze Şeridi’nde bir ateşkes anlaşmasına varamaması halinde önümüzdeki birkaç hafta içinde İsrail ile Hizbullah arasında geniş çaplı bir çatışmanın patlak verebileceğini öne sürdü.

Şarku’l Avsat’ın Alman haber ajansı DPA’dan aktardığına göre, ABD’li yetkililer her iki tarafı da gerilimi düşürmeye ikna etmeye çalışıyor. Gazze Şeridi’nde ateşkes sağlanırsa bu daha kolay olacak.

Ancak anlaşmaya varmak için halen gergin müzakereler sürüyor. ABD’li yetkililer, İsrail ile Hamas’ın yakın gelecekte masadaki anlaşmayı kabul edeceğine şüphe ile yaklaşıyor.

Politico’nun istihbarat konusunda bilgi sahibi üst düzey ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre İsrail ordusu ile Hizbullah savaş planları geliştirdi ve ilave silahlar satın almaya çalışıyor.

Her iki taraf da (İsrail ve Hizbullah) kamuoyu önünde bir savaş istemediklerini ifade etmiş olsalar da Biden yönetiminin üst düzey yetkilileri, önleme çabalarına rağmen şiddetli çatışmaların patlak vereceğine giderek daha fazla inanıyor.

Politico’nun hassas istihbarat bilgileri hakkında özgürce konuşabilmek için adının açıklanmasını istemeyen üst düzey bir ABD’li yetkiliden aktardığına göre risk son haftalarda hiç olmadığı kadar yüksek. ABD istihbaratının duruma ilişkin değerlendirmesi, Avrupa ülkelerinden gelen değerlendirmelere kıyasla biraz daha muhafazakâr.

Bazı Avrupa ülkelerine göre İsrail ile Hizbullah arasında birkaç gün içinde savaş çıkabilir. Birçok ülke vatandaşlarına Lübnan’ı terk etmelerini tavsiye etti. Kanada da Lübnan’dan binlerce kişiyi tahliye etmeye hazırlanıyor.

ABD Dışişleri Bakanlığı dün, ABD vatandaşları için bir seyahat uyarısı yayınlayarak, Lübnan’a seyahat etmeyi ‘ciddi bir şekilde yeniden düşünmelerini’ istedi.

İki üst düzey yetkili, savaşın tam olarak ne zaman patlak vereceğinin belli olmadığını vurgularken, İsrail’in stoklarını ve kuvvetlerinin kapasitesini hızla yeniden inşa etmeye çalıştığını kaydetti.

Paylaşın

Hamas’tan “Ateşkes” Açıklaması: Görüşmelerde İlerleme Yok

Beyrut’ta basın toplantısı düzenleyen Hamas’ın üst düzey yetkililerinden Usame Hamdan, İsrail’le yürütülen ateşkes görüşmelerinde şu ana kadar herhangi bir ilerleme kaydedilmediğini söyledi.

Haber Merkezi / Hamdan, kendilerinin ateşkes sağlayacak pozitif bir anlaşma konusunda hazır olduklarını dile getirdi. Hamdan açıklamasında ABD yönetimini de Hamas üzerinde İsrail’in şartlarını kabul ettirmek için baskı yapmakla suçladı.

İsrail hapishanelerindeki Filistinlilere karşılık Gazze’de tutulan rehinelerin takas edilmesi ihtimaline atıfta bulunan Hamdan, “Hamas bir kez daha, kalıcı bir ateşkes, Gazze Şeridi’nden kapsamlı bir çekilme ve ciddi bir takas anlaşmasını güvence altına alacak her türlü teklife olumlu yaklaşmaya hazırdır” dedi.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 69 artarak 37 bin 834’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 429 artarak 86 bin 858’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

Öte yandan Avrupa Birliği (AB) terör örgütü olarak tanımladığı Hamas ve Filistin İslami Cihat’la (PIJ) mücadelede kapsamında üç şirket ve altı kişiye daha yaptırım kararı aldı.

Hamas’a İran’dan para transferi sağladığı tespit edilen ve kara para aklamakla suçlanan Zuheir Shamlakh, Hamas’ın “Batı Şeria’daki ajanlarını yönlendirmekten sorumlu” üst düzey siyasi ajanı Maher Rebhi Obeid ve PIJ’lilere ve PIJ’li mahkum ailelerine maddi destek sağlayan Muhjat AlQuds Vakfı’nın lideri PIJ üyesi Jamil Yusuf Ahmad Aliyan, Avrupa Konseyi’nin yaptırım kararı aldığı simlerden bazıları.

Ayrıca Zawaya, Larrycom ve Al Zavaya şirketleri de AB’nin yaptırım uyguladığı şirketler listesine alındı.

AB Konseyi, Hamas ve PIJ’yi finanse ettikleri ve şiddet eylemlerine destek oldukları gerekçesiyle yaptırım kararı aldığı kişi ve kurumların AB’deki mal varlıklarını donduracak, söz konusu kişilere AB’ye seyahat yasağı getirecek. Ayrıca üçüncü kişilerin yaptırım listesinde yer alan şirket ve kişilere doğrudan veya dolaylı yoldan ekonomik kaynak sağlaması yasaklanacak.

Hamas’ın 7 Ekim’de İsrail’e düzenlediği saldırının ardından Hamas’ı veya PIJ’yi destekleyen kişi ve kurumları cezalandırmak için Ocak 2024’te oluşturulan AB listesi kapsamında toplamda 12 kişi ve üç kuruluşa yaptırım uygulanıyor.

Ayrıca ABD’li yetkililer, ABD ordusunun Gazze’ye yardım götürmek için inşa ettiği iskelenin hava koşulları nedeniyle kaldırıldığını ve ABD’nin yardımlar yeniden Gazze’de halka aktarılmaya başlamadıkça iskeleyi yeniden kurmayı düşünmediklerini söyledi.

Ordu, gıda yardımının iskele aracılığıyla ulaştırılmasına yardımcı olsa da, gıdanın büyük çoğunluğu hala iskelenin yakınındaki depoda duruyor. Deponun neredeyse dolu olduğu kaydediliyor. Yardım kuruluşları, insani yardım konvoylarının saldırıya uğraması nedeniyle gıda yardımlarını Gazze’nin en çok ihtiyaç duyulan iç bölgelerine taşımakta güçlük çekiyor.

Askeri hareketlilikle ilgili olarak adlarının açıklanmaması kaydıyla konuşan bazı ABD’li yetkililer, ordunun önümüzdeki günlerde kötü hava koşulları geçtiğinde iskeleyi yeniden kurabileceğini, ancak iskelenin yeniden kurulup kurulmayacağına ilişkin nihai kararın henüz verilmediğini belirtti.

Yaklaşık dokuz aydır süren İsrail-Hamas savaşındaki çatışmalar, İsrail’in deniz yolundan çok daha elverişli olan sınır geçişlerine getirdiği kısıtlamalar ve yardım konvoylarına yapılan saldırılar gıda, ilaç ve diğer malzemelerin akışını ciddi şekilde sınırlıyor. Bu durum, Filistinliler’in yaygın bir açlıkla karşı karşıya kalmasına yol açıyor.

Paylaşın

İsrail’den Lübnan’a Tehdit: Taş Devri’ne Göndeririz

Hizbullah’ın, savaş çıkarsa Lübnan’a ağır hasar vereceklerini bildiğini söyleyen İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, “Lübnan’ı Taş Devri’ne gönderebiliriz ama bunu yapmak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 60 artarak 37 bin 718’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 140 artarak 86 bin 377’ye yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail bir savaş halinde komşusu Lübnan’ı “Taş Devri’ne geri göndermekle” tehdit etti. İki ülke sınırında Gazze savaşının başından beri aralıksız çatışmalar yaşanıyor.

Washington ziyareti sırasında konuşan İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, “Savaş istemiyoruz, ama her senaryoya hazırlanıyoruz” dedi. Hizbullah’ın, savaş çıkarsa Lübnan’a ağır hasar vereceklerini bildiğini söyleyen Gallant, “Lübnan’ı Taş Devri’ne gönderebiliriz ama bunu yapmak istemiyoruz” ifadelerini kullandı.

İsrail ve Hizbullah arasında tehdit dozu giderek artan açıklamaları Gazze savaşının bölgesel bir çatışmaya döneceği endişesine yol açarken, ABD Savunma Bakanı Lloyd Austin’den İsrail’e uyarı geldi. Hizbullah ile yeni bir savaşın Ortadoğu’da “korkunç” sonuçlara yol açacağını söyleyen Austin, tarafları diplomatik çözüm bulmaya çağırdı.

Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, İsrail ve Lübnan’daki Hizbullah arasında tırmanan gerilimin gölgesinde İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant ile biraraya geldi. Beyaz Saray Ulusal Güvenlik İletişim Danışmanı John Kirby, “Ortadoğu’da ikinci bir cephenin açıldığını görmek istemiyoruz” dedi.

İsrail ve Lübnan sınırında artan gerilimle ilgili sorularını yanıtlayan ABD Dışişleri Bakanı Antony Kirby, Ortadoğu’da ikinci bir cephenin açılmasını engellemek amacıyla diplomatik bir yol bulmaya çalıştıklarını vurguladı; “Bunun herhangi birinin çıkarına olacağını düşünmüyoruz” dedi.

Dışişleri Bakanı John Kirby, İsrail’e kendisini savunması için yardım etmeye devam edeceklerini ve bunun değişmeyeceğini vurguladı.

Paylaşın

ABD’den Hizbullah’a “İsrail’i Tutamayabiliriz” Mesajı

ABD’nin Hizbullah’a “İsrail’i kontrol altında tutamayabiliriz”, Hizbullah’ın ise Washington yönetimine, “İsrail’e ciddi darbe vurabilecek kapasitede olduğunu ancak savaş istemediği” mesajı gönderdiği bildirildi.

Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, geçen haftaki açıklamasında topyekun savaş halinde “hiçbir kural ve sınır tanımayacaklarını” söylemişti.

Nasrallah ayrıca savaş durumunda İsrail’e destek vermeleri halinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) vuracaklarını da belirtmişti. Bu tehdidin ardından GKRY Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, olası savaş halinde İsrail’e destek sağlamayacaklarını duyurmuştu.

Amerikan habercilik kuruluşu Axios, ABD Başkanı Joe Biden’ın Kıdemli Danışmanı Amos Hochstein’ın mesajı Lübnan’a yaptığı ziyarette ilettiğini aktardı. Hochstein, 18 Haziran’da başkent Beyrurt’ta Lübnan Temsilciler Meclisi Başkanı Nebih Berri’yle bir araya geldi.

Görüşmede Biden’ın danışmanı, Berri’den mesajı Hizbullah lideri Hasan Nasrallah’a iletmesini istedi. Hochstein, mesajında Hizbullah’dan gerginliğin daha fazla tırmanmaması için bir şekilde İsrail’le dolaylı yollardan iletişime geçerek anlaşmaya varmasını talep etti.

Danışman ayrıca ABD’nin İsrail’in karar mekanizması üzerinde yetkisi olmadığını ve savaşa giden süreci durduramayabileceğini savundu. Hochstein, bu konuda Hizbullah’ın ABD’ye güvenerek hareket etmemesi gerektiğini söyledi.

Kimliğinin paylaşılmasını istemeyen bir Batılı diplomat, Hizbullah’ın Washington yönetimine gönderdiği yanıtta, “İsrail’e ciddi darbe vurabilecek kapasitede olduğunu ancak savaş istemediğini belirttiğini” söyledi.

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin Kassam Tugayları’nın 7 Ekim’de düzenlediği Aksa Tufanı’yla başlayan Gazze savaşında, Hizbullah ve İsrail arasındaki çatışmalar da son dönemde yoğunlaştı. Hizbullah lideri Hasan Nasrallah, geçen haftaki açıklamasında topyekun savaş halinde “hiçbir kural ve sınır tanımayacaklarını” söylemişti.

Nasrallah ayrıca savaş durumunda İsrail’e destek vermeleri halinde Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’ni (GKRY) vuracaklarını da belirtmişti. Bu tehdidin ardından GKRY Dışişleri Bakanı Konstantinos Kombos, olası savaş halinde İsrail’e destek sağlamayacaklarını duyurmuştu. İsrail ordusu da Lübnan’da askeri harekat düzenlenmesine yönelik operasyonel planların onaylandığını açıklamıştı.

İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, dün ABD’li mevkidaşı Antony Blinken’la yaptığı görüşmenin ardından, Lübnan sınırındaki gerilimde Washington’dan tam destek istediklerini belirtmişti. Blinken ise önceliklerinin Hizbullah’la gerginliğin daha fazla tırmanmamasını sağlamak olduğunu söylemişti.

Diğer yandan Amerikan medya kuruluşu CNN, Hizbullah’la geniş çaplı savaş başlaması halinde Washington yönetiminin, özellikle İsrail’in savunma sistemi Demir Kubbe’yi ayakta tutmak için gerekli desteği sağlayacağını aktarmıştı.

(Kaynak: Independent Türkçe)

Paylaşın

Gazze’de Yüz Binlerce Çocuk Eğitim Haklarından Mahrum

İsrail saldırılarında harabeye dönen Gazze Şeridi’nde insani durumun giderek kötüleşirken, Birleşmiş Milletler, yarım milyonu aşkın çocuğun 8 aydır eğitim hakkından mahrum olduğunu açıkladı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin hükümeti ise, İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaş nedeniyle, 7 Ekim’den bu yana 800 bin öğrencinin eğitim haklarından mahrum bırakıldığını duyurdu.

Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı (UNRWA) Planlama Direktörü Sam Rose’un, Al Jazeera English’e yaptığı açıklama, Ajansın sosyal medya hesabından yayımlandı.

Rose, “Gazze genelinde 39 bin lise öğrencisinin üniversite sınavlarına girememesi hüznümüzü bir kat daha artırdı. Gazze’de yarım milyonu aşkın çocuk da 8 aydır eğitim hakkından mahrum. Bu çocukların, her şey bir yana eğitim imkanı bulamaması korkunç” dedi.

Gazze’deki Filistin hükümetinden önceki gün yapılan açıklamada, “İsrail’in Gazze’de yürüttüğü savaş nedeniyle, 7 Ekim’den bu yana 800 bin öğrencinin eğitim haklarından mahrum bırakıldığı” kaydedildi. Açıklamada ayrıca Gazze’de yaklaşık 40 bin lise öğrencisinin de üniversite sınavlarına giremediği belirtildi.

Öte yandan Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell, Avrupa Kriz Yönetimi Komiseri Janez Lenarčič ile Pazar günü akşam saatlerinde yayınladığı ortak açıklamada, Gazze’deki insani durumun giderek kötüleştiğini vurguladı ve bölgeye yardımların ulaştırılmasının “imkansız hale” geldiğini açıkladı.

“Gazze’deki kriz bir kırılma noktasına daha ulaştı. Gazze’ye anlamlı bir insani yardımın ulaştırılması neredeyse imkansız hale geldi ve sivil toplumun yapısı çözülüyor,” diyen Borrell, sivillerin açlıktan ölmek üzere olduğunu ve bölgeye gelen “sınırlı yardıma” da ulaşamadıklarını belirtti.

İsrail’in Gazze’de devam eden askeri operasyonlarına ve “kanun ve düzenin çökmesine” de değinen Borrell, yardım kuruluşlarında çalışanların “kabul edilemeyecek derecede güvensiz bir ortamda faaliyet göstermek zorunda kaldığını” da belirtti.

“Taktiksel ateşkeslerin” Gazze’deki hayatta hiçbir iyileşmeye yol açmadığını vurgulayan Borrell, ayrıca insani yardım kuruluşlarından gelen raporların da “ciddi şekilde endişe verici olduğunu” belirtti ve yardım faaliyetlerinin “herhangi bir adım atılmadığı takdirde çökme riskinde olduğunu” sözlerine ekledi.

“Bir kez daha, çatışmaya dahil olan tüm taraflara uluslararası yasal sorumluluklarını yerine getirmeleri çağrısında bulunuyoruz: sivilleri korumak, temel hizmetlere erişimlerini sağlamak, insani operasyonlar için güvenli bir ortam sağlamak ve insani yardımlara engelsiz erişim sağlamak,” diyen Borrell, rehinelerin “derhal ve koşulsuz serbest bırakılması” çağrısında da bulundu.

“AB tarafından finanse edilen önemli yardımlar da dahil olmak üzere, Mısır ve Ürdün sınırlarında insani yardım birikiyor,” diyen Borrell, bekleyen gıda maddelerinin bozulma riskine de dikkat çekti.

“Geçtiğimiz Ekim ayından bu yana Gazze’ye 56 insani hava köprüsü uçuşu düzenledik ve en sonuncusu geçen hafta tamamlandı. Yardım ulaştırmak için mümkün olan her yolu kullandık,” ifadelerini de kullanan Borrell, “Gazze’ye ve Gazze’nin iç bölgelerine erişimimiz olmadan, Gazze‘ye yardım göndermek boşunadır,” diye ekledi.

“Tüm tarafları derhal ateşkes ilan etmeye, rehineleri koşulsuz olarak serbest bırakmaya, insani yardım çalışanları dahil sivilleri korumaya ve Gazze halkına hayat kurtaran yardımların ulaştırılmasını kolaylaştırmak için ortak eylemde bulunmaya çağırıyoruz.”

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 47 artarak 37 bin 598’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 121 artarak 86 bin 32’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İsrail, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nun (BMGK) derhal ateşkes ilan edilmesini öngören kararına rağmen Gazze’ye yönelik saldırılarını ve sivil katliamlarını sürdürürken, uluslararası kınamalarla karşı karşıya kaldı. Harabeye dönüşen Gazze’nin pek çok bölgesinde gıdaya, temiz suya ve ilaca ulaşmak hala çok zor.

Güney Afrika’nın açtığı bir dava kapsamında İsrail, Uluslararası Adalet Divanı’nda soykırımla suçlanıyor. Mahkeme, Başbakan Binyamin Netanyahu yönetiminin, 6 Mayıs tarihinde işgal edilmeden önce bir milyondan fazla Filistinlinin sığındığı güneydeki Refah kentindeki faaliyetlerini derhal durdurmasına hükmetmişti.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 311’i karadan işgal sürecinde olmak üzere 662 askerinin öldüğünü duyurdu. 24 Kasım 2023’te başlatılan 7 günlük insani arada 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakıldı.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te İsrail askerleriyle Filistin topraklarını gasp eden yerleşimcilerin saldırılarında 7 Ekim’den beri 553 Filistinli hayatını kaybetti.

Paylaşın

ABD Ve Avrupa Birliği’nden İsrail’e “Hizbullah” Uyarısı

ABD ve Avrupa Birliği (AB), Hizbullah’a saldırı başlatması ihtimaline karşı İsrail’e uyarılarda bulunuyor. İsrail, Lübnan sınırı boyunca Hizbullah’la günlük çatışmalara giriyor.

Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı ise son 24 saatte 47 artarak 37 bin 598’e yükseldi. Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı ise son 24 saatte 121 artarak 86 bin 32’e yükseldi.

Gazze’de İsrail saldırılarında ölenlerin yüzde 70’ini çocuklar ve kadınların oluşturduğu aktarılırken, saldırılar sonucu oluşan yıkımdan dolayı çok sayıda kişinin hala enkaz altında olduğu vurgulandı. Sivil savunma ve acil sağlık ekiplerinin bu kişilere ulaşmakta zorluk yaşadığı kaydedildi.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs’te İsrail askerleriyle Filistin topraklarını gasp eden yerleşimcilerin saldırılarında 7 Ekim’den beri 553 Filistinli hayatını kaybetti.

ABD’li Avrupalı yetkililer, Gazze’deki savaşın genişlemesi ve İsrail’in İran destekli Hizbullah militan grubuna karşı Lübnan’da bir saldırı başlatması ihtimali konusunda uyarıda bulunuyor.

AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Josep Borrell bugün Lüksemburg’da gazetecilere, savaşın yayılma riskinin her geçen gün arttığını söyledi. Borrell, “Maalesef savaşın genişlemesinin arifesinde olduğumuzu düşünüyorum” dedi.

Borrell ayrıca insani yardım akışını kolaylaştırmak için Gazze’de ateşkese ihtiyaç olduğunu belirterek, “Gazze’ye insani yardım ulaştırmak imkânsız hale geldi” ifadesini kullandı.

Borrell’in açıklamaları, ABD’nin en üst düzey askeri yetkilisinin İsrail’in Lübnan’a saldırmasının, Hizbullah’a yardım için İran’ı da içine çekecek daha geniş bir çatışma riskini arttıracağı uyarısında bulunmasından saatler sonra geldi.

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Charles Q. Brown gazetecilere yaptığı açıklamada, “İran’ın Hizbullah’a daha fazla destek vermeye meyilli olacağını” söyledi.

İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu dün Gazze’de Hamas’a karşı yürütülen savaşın “yoğun aşamasının çok yakında sona ereceğini” söyledi. Ancak İsrail’in muhtemelen Lübnan sınırına asker kaydıracağını da ekledi.

İsrail’in Kanal 14 televizyonuna verdiği mülakatta Netanyahu, birliklerin kuzeye kaymasının ülkenin Hizbullah’a karşı savunma pozisyonunu güçlendireceğini ve Lübnan-İsrail sınırı yakınlarındaki çatışmalardan kaçan İsrailliler’in evlerine dönmelerine olanak sağlayacağını söyledi.

Netanyahu, Hizbullah’la çatışmaya diplomatik bir çözüm bulunmasını ümit ettiğini ancak İsrail’in “birkaç cephede birden savaşabileceğini ve bunun için de hazırlandıklarını” sözlerine ekledi.

Gazze’deki savaş ve daha geniş bir çatışma riski, İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant’ın ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ve Savunma Bakanı Lloyd Austin ile bugün Washington’da yapacağı görüşmelerin odak noktası olacak.

Gallant dün Washington’a hareket etmeden önce “Gazze’de, Lübnan’da ve daha fazla bölgede gerekli olabilecek her türlü eyleme hazırız” demişti.

Netanyahu, İsrail güçlerinin Refah’taki saldırılarını tamamlamasıyla birlikte Gazze’deki çatışmaların azalmasını beklerken, İsrail’in öngörülebilir bir gelecekte orada askeri bir varlığa sahip olmayı beklediğini vurguladı.

“Ayrıca mümkünse yerel Filistinliler’le ve belki de bölge ülkelerinin dış desteğiyle, Gazze Şeridi’nde insani yardımları ve daha sonra da sivil işleri yönetecek sivil bir yönetim oluşturmak istiyoruz” dedi.

Netanyahu, Hamas’ın ya da Batı Şeria merkezli Filistin Yönetimi’nin Gazze’nin yönetiminde rol almasına karşı olduğunu yineledi. ABD daha önce İsrail’i bölgedeki askeri işgalin uzun sürmemesi yönünde uyarmıştı.

İsrail Başbakanı ayrıca, Gazze’de Hamas’la savaşan İsrail güçlerine silah sevkiyatının hızı konusunda ABD ile yaşanan anlaşmazlığın yakında çözüleceğine inandığını söyledi.

Netanyahu, “Yaklaşık dört ay önce, ABD’den İsrail’e gelen silah tedarikinde dramatik bir düşüş yaşandı. Her türlü açıklamayı aldık ama temel durum değişmedi. Son günlerde duyduklarım ışığında, bu sorunun yakın gelecekte çözüleceğini umuyor ve buna inanıyorum” diye konuştu.

ABD’li üst düzey yetkililer geçen hafta Netanyahu’nun iddiası karşısında şaşkınlıklarını dile getirmişlerdi. İsrailli yetkililer silah teslimatının hızlandırılması için Amerikalı muhataplarıyla “en üst düzeyde ve her seviyede” lobi yaptıklarını söylemiş, Netanyahu da “Aylardır bu durumda bir değişiklik olmayınca bunu kamuoyuna açıklamaya karar verdim” diyerek Washington’u kızdırmıştı.

ABD’li yetkililer ise Netanyahu’nun neyi kastettiğinden haberdar olmadıklarını söylediler. ABD, İsrail’in Hamas’a karşı yürüttüğü ve dokuzuncu ayına giren savaşta İsrail’in başlıca silah tedarikçisi konumunda.

(Kaynak: VOA Türkçe)

Paylaşın