Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 20 Bin 674’e Yükseldi

İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında en az 8 bin 200’ü çocuk, 6 bin 200’ü kadın olmak üzere, 20 bin 674 kişinin öldüğü, 54 bin 36 kişinin de yaralandığı duyuruldu. Ayrıca enkaz altında binlerce ölünün olduğu da bildirildi.

Haber Merkezi / İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı. İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı günden bu yana 156’sı karadan işgal sürecinde olmak üzere 489 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Gazze’deki sağlık yetkililerine göre, dün gece Gazze Şeridi’nde en kanlı gecelerden biri yaşandı ve 100’den fazla kişi kişi hayatını kaybetti.

Gazze’deki sağlık yetkilisi sözcüsü Eşref El Kudra, İsrail’in Gazze’nin merkezindeki El Magazi mülteci kampına yönelik hava saldırısında en az 70 kişinin öldüğünü, ölenlerin çoğunun ise kadın ve çocuk olduğunu söyledi. Sağlık yetkilileri, El Bureyc ve El Nuseyrat yakınında ev ve yolların vurulduğu saldırılarda da sekiz kişinin öldüğünü aktardı.

Sağlık yetkilileri ayrıca Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’a yönelik İsrail hava saldırısında da 23 kişinin hayatını kaybettiğini, böylelikle gece düzenlenen İsrail saldırılarında ölen Filistinlilerin toplam sayısının 100’ü aştığını söyledi.

İsrail ordusu, Magazi olayıyla ilgili iddiaları incelediğini ve sivillere verilen zararı en aza indirmek istediğini açıkladı. Hamas, yoğun sivil nüfusun olduğu bölgelerde faaliyet gösterdiği ya da sivilleri canlı kalkan olarak kullandığı yönündeki suçlamaları reddediyor.

Filistin Kızılayı, El Magazi saldırısında yaralananların hastanelere taşınırken çekilen görüntülerini yayınladı. İsrail savaş uçaklarının Gazze’nin merkezindeki ana yolları bombalayarak ambulansların ve acil durum araçlarının geçişini engellediğini kaydetti.

İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta düzenlediği ayrı bir hava saldırısında ise sekiz Filistinlinin öldüğü bildirildi.

Gazze için ateşkes görüşmeleri

İslami Cihat, sürgündeki lideri Ziyad El Nahlala başkanlığındaki bir heyetin Pazar günü Kahire’de olduğunu açıkladı. Nahlala’nın temasları, son günlerde Hamas lideri İsmail Haniye’nin de katıldığı görüşmeleri takip etti.

Hamas ve İslami Cihat, İsrail Gazze’deki savaşı sona erdirmedikçe rehinelerin serbest bırakılmasını müzakere etmeyeceğini söylerken, İsrailliler sadece çatışmalara ara verilmesini halinde görüşmeye hazır olduklarını belirtiyor.

Gazze’deki Hamas liderliği ve diğer direniş grupları kalıcı bir ateşkes olmadan esir takasına karşı olduklarını duyurmuştu.

İsrail devlet televizyonu KAN, Tel Aviv yönetiminin kadın esirler, alıkonulma sırasında yaralanan yaşlılar ve kronik hastaların serbest bırakılmasına öncelik veren bir takas anlaşmasını aracılarla görüştüğünü duyurmuştu.

Haberde, adı açıklanmayan İsrailli bir yetkili “İsrail kamuoyu, zor kararlar almaya ve tehlikeli kategorideki esirlerin serbest bırakılması konusunda tavizler vermeye hazır olmalıdır.” ifadeleri kullanılmıştı.

“Tehlikeli” kategorisinde gösterilen kişilerin, haklarında ağır hapis cezaları verilmiş İsrail hapishanelerindeki Filistinli tutuklular olduğu ifade edilmişti.

İsrail merkezli “Walla” haber sitesi de konuya dair haberinde 40 İsrailli esire karşılık bir hafta sürecek “insani ara” seçeneğinin masada olduğunu kaydetmişti.

Çatışmalara 24 Kasım’da 4 günlüğüne verilen ve daha sonra 3 gün daha uzatılan “insani arada” 81 İsrailli ve 240 Filistinli esir karşılıklı serbest bırakılmıştı.

Mısır’ın önerdiği ateşkes planı neleri öngörüyor?

Mısır’ın planına göre, ilk aşamada 3 veya 4 haftaya kadar uzatılabilecek şekilde 2 haftalık ateşkesin öngörüldüğü, bu aşamada kadınlar, çocuklar, yaşlı erkekler ve hastalar olmak üzere 40 İsrailli esirin serbest bırakılmasının planlandığı ifade edildi.

Buna karşılık İsrail’in aynı kategoriden alıkoyduğu 120 Filistinliyi serbest bırakması, söz konusu süre boyunca “ateşkes sağlanması” ve “İsrail tanklarının Gazze’den çekilerek insani yardımların bölgeye ulaştırılmasının” hedeflendiği ifade edildi.

İkinci aşamada, Filistinli gruplar arasında görüşmeler sağlanarak, “Batı Şeria ve Gazze’de teknokrat bir hükümetin kurulmasının” ele alınacağı öne sürüldü.

Üçüncü ve son aşamanın ise “kapsamlı bir ateşkesin” sağlanmasının ardından, Gazze’deki İsrailli esirlerin tamamının salıverilmesi, buna karşılık sayısı daha sonra belirlenecek şekilde Filistinli esirlerin de serbest bırakılmasını içerdiği belirtildi.

Haberde, “Bu aşamada İsrail, güçlerini Gazze Şeridi’nden çekecek ve bölgenin kuzeyinde yerlerinden edilmiş Gazzelilerin evlerine dönmelerine izin verecek” ifadelerine yer verildi.

Paylaşın

Hamas’tan “5 Bin İsrail Askerini Vurduk” İddiası

Hamas’ın Gazze Şeridi’ndeki sorumlusu Yahya Sinvar, Kassam Tugayları’nın hedef aldığı en az 5 bin İsrail askerinin üçte birini öldürdüğünü, üçte birini ağır yaraladığını, geri kalanını ise kalıcı olarak sakat bıraktığını iddia etti.

Sinvar ayrıca 750 İsrail askeri aracının tamamen ya da kısmen imha edildiği iddiasında bulundu. İsrail ordusunun en çok arananlar listesinde en üst sıralarda yer alan Sinvar’ın, Gazze Şeridi’ndeki yer altı tünellerinde saklandığı tahmin ediliyor.

8 bin civarında Hamas üyesinin öldürüldüğünü savunan İsrail’in verisi de bağımsız kaynaklarca doğrulanamıyor.

Hamas kaynaklarına göre, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana sürdürdüğü saldırılarda çoğu kadın ve çocuk olmak üzere 20 binden fazla Filistinli hayatını kaybetti, 51 binden fazla kişi de yaralandı. Birleşmiş Milletler’e (BM) göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2,2 milyon insanın neredeyse tamamı evlerini terk etmek zorunda kaldı.

Yahya Sinvar, örgütün lideri İsmail Haniye ve diğer üst düzeyde isimlere yazdığı mektupta, İsrail’e karşı yürütülen savaşta zaferden emin ifadeler kullandı. Sinvar mektubunda, örgütün silahlı kanadı Kassam Tugayları’nın İsrail ordusuna karşı “Şiddetli, acımasız ve eşi benzeri görülmemiş bir savaş sürdürdüğünü” yazdı.

İsrail güçlerinin ağır can ve askeri malzeme kaybı yaşadığını öne süren Sinvar, Kassam Tugayları’nın hedef aldığı en az 5 bin İsrail askerinin üçte birini öldürdüğünü, üçte birini ağır yaraladığını, geri kalanını ise kalıcı olarak sakat bıraktığını iddia etti. Sinvan’ın ortaya attığı bu sayılar, İsrail’in açıkladığı verilerle büyük oranda çelişiyor. İsrail ordusu Hamas’ın 7 Ekim saldırısından sonra Gazze’ye yönelik başlatılan harekatta şimdiye kadar 150 civarında asker kaybettiğini duyurmuştu.

Sinvar ayrıca 750 İsrail askeri aracının tamamen ya da kısmen imha edildiği iddiasında bulundu. İsrail’den bugüne kadar çatışmalarda zarar gören veya imha edilen araçlarla ilgili bir veri paylaşılmadı. Mektubunda Hamas’ın silahlı kanadığının İsrail’in şartlarını kabul etmeyeceğini belirten Sinvar’ın, bu ifadesi ile Mısır’ın arabuluculuğunda yürütülen görüşmelere tepki gösterdiği düşünülüyor.

Hamas lideri Haniye geçtiğimiz günlerde olası yeni bir ateşkes ile rehine ve tutuklularının serbest bırakılması konularını görüşmek üzere Kahire’deydi. Basına yansıyan bazı haberlere göre Katar’da sürgünde yaşayan Haniye ile, savaşın sona ermesinden sonra Gazze Şeridi’nin nasıl yönetileceği konusu da Kahire’de ele alındı.

Gazze’deki Hamas liderliği ve diğer direniş grupları kalıcı bir ateşkes olmadan esir takasına karşı olduklarını duyurmuştu.

Mısır’ın önerdiği ateşkes planı neleri öngörüyor?

Mısır’ın planına göre, ilk aşamada 3 veya 4 haftaya kadar uzatılabilecek şekilde 2 haftalık ateşkesin öngörüldüğü, bu aşamada kadınlar, çocuklar, yaşlı erkekler ve hastalar olmak üzere 40 İsrailli esirin serbest bırakılmasının planlandığı ifade edildi.

Buna karşılık İsrail’in aynı kategoriden alıkoyduğu 120 Filistinliyi serbest bırakması, söz konusu süre boyunca “ateşkes sağlanması” ve “İsrail tanklarının Gazze’den çekilerek insani yardımların bölgeye ulaştırılmasının” hedeflendiği ifade edildi.

İkinci aşamada, Filistinli gruplar arasında görüşmeler sağlanarak, “Batı Şeria ve Gazze’de teknokrat bir hükümetin kurulmasının” ele alınacağı öne sürüldü.

Üçüncü ve son aşamanın ise “kapsamlı bir ateşkesin” sağlanmasının ardından, Gazze’deki İsrailli esirlerin tamamının salıverilmesi, buna karşılık sayısı daha sonra belirlenecek şekilde Filistinli esirlerin de serbest bırakılmasını içerdiği belirtildi.

Haberde, “Bu aşamada İsrail, güçlerini Gazze Şeridi’nden çekecek ve bölgenin kuzeyinde yerlerinden edilmiş Gazzelilerin evlerine dönmelerine izin verecek” ifadelerine yer verildi.

Gazze’de en kanlı gecelerden biri yaşandı

Hamas’ın kontrolündeki Gazze’deki sağlık yetkililerine göre, dün gece Gazze Şeridi’nde en kanlı gecelerden biri yaşandı ve 100’den fazla kişi kişi hayatını kaybetti. İsrail’in saldırılarının Hristiyan dünyasının Hz. İsa’nın doğumunu kutladığı Noel gününde de devam ettiğini, özellikle de Gazze’nin merkezindeki El Bureyc’e yönelik saldırıların yoğunlaştığını aktardı.

Hamas kontrolündeki Gazze’deki sağlık yetkilisi sözcüsü Eşref El Kidra, İsrail’in Gazze’nin merkezindeki El Magazi mülteci kampına yönelik hava saldırısında en az 70 kişinin öldüğünü, ölenlerin çoğunun ise kadın ve çocuk olduğunu söyledi. Sağlık yetkilileri, El Bureyc ve El Nuseyrat yakınında ev ve yolların vurulduğu saldırılarda da sekiz kişinin öldüğünü aktardı.

Sağlık yetkilileri ayrıca Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’a yönelik İsrail hava saldırısında da 23 kişinin hayatını kaybettiğini, böylelikle gece düzenlenen İsrail saldırılarında ölen Filistinliler’in toplam sayısının 100’ü aştığını söyledi.

İsrail ordusu, Magazi olayıyla ilgili iddiaları incelediğini ve sivillere verilen zararı en aza indirmek istediğini açıkladı. Hamas, yoğun sivil nüfusun olduğu bölgelerde faaliyet gösterdiği ya da sivilleri canlı kalkan olarak kullandığı yönündeki suçlamaları reddediyor.

Filistin Kızılayı, El Magazi saldırısında yaralananların hastanelere taşınırken çekilen görüntülerini yayınladı. İsrail savaş uçaklarının Gazze’nin merkezindeki ana yolları bombalayarak ambulansların ve acil durum araçlarının geçişini engellediğini kaydetti. İsrail’in Gazze’nin güneyindeki Han Yunus’ta düzenlediği ayrı bir hava saldırısında ise sekiz Filistinli’nin öldüğü bildirildi.

İsrail’in Gazze’yi işgalinde 7 Ekim sonrası

Hamas’ın silahlı kanadı İzzeddin el-Kassam Tugayları, “Filistinlilere ve başta Mescid-i Aksa olmak üzere kutsal değerlere yönelik sürekli ihlallere karşılık verme” gerekçesiyle İsrail’e 7 Ekim’de kapsamlı saldırı düzenledi. İsrail, 7 Ekim’deki saldırılarda 1200 İsraillinin öldüğünü, 5 bin 132 kişinin de yaralandığını açıkladı.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırılarında en az 8 bin 200’ü çocuk, 6 bin 200’ü kadın olmak üzere, 20 bin 674 Filistinli öldürüldü, 54 bin 36 kişi de yaralandı. Enkaz altında binlerce ölü olduğu bildirilirken, halkın sığındığı hastane ve eğitim kurumları hedef alınarak sivil altyapı tahrip ediliyor.

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’ne saldırılarının başladığı 7 Ekim’den bu yana 156’sı karadan işgal sürecinde olmak üzere 489 askerinin öldürüldüğünü duyurdu.

Paylaşın

Gazze’de Yarım Milyonun Üzerinde İnsan Açlık Çekiyor

Hamas’ın “Aksa Tufanı Operasyonu” sonrası başlayan Filistin – İsrail savaşında bir buçuk ay geride kalırken, Gazze’ye yeterli gıda girişi olmadığı için kentte yarım milyonun üzerinde insanın açlık çektiğini duyuruldu.

İsrail’in Gazze Şeridi’ne girmesine izin verdiği yardımlar “damla” olarak tanımlanırken, gıda tedarikinin kesilmesiyle birlikte, nüfusun yüzde 90’ının düzenli olarak bir tam gün boyunca gıdasız kaldığı bildirildi.

Birleşmiş Milletler (BM) dahil 23 Sivil Toplum Kuruluşu (STK) tarafından hazırlanan rapor, Gazze’deki nüfusun tamamının kriz düzeyinde açlıkla karşı karşıya olduğunu ortaya koydu.

Rapor, 576 bin kişinin ‘felaket’ düzeyinde ya da ‘açlık seviyesinde’ olduğuna dikkat çekiyor. BM ve STK’lar tarafından ortak hazırlanan raporda 2,3 milyon nüfuslu Gazze’de “kıtlık” riskinin her geçen gün daha da arttığı uyarısında bulunuldu.

Rapora göre, Gazze’de yaşanan açlığın boyutları son yıllarda Afganistan ve Yemen’de yaşanan açlık krizlerini gölgede bıraktı. İsrail’in Hamas’ın 7 Ekim’de düzenlediği saldırının ardından başlattığı karşı saldırılarda şu ana kadar çoğu kadın ve çoğuk 20 bin civarında Filistinli yaşamını yitirdi. İsrail saldırılarında 51 binin üzerinde kişi de yaralandı.

Rapora göre on binlerce sivil, barınaklara ve çadır kamplarına sıkışmış durumda. Yaklaşık 1,9 milyon Gazzelinin evlerini terk etmek zorunda kaldığı bilgisine yer verilen raporda bunlardan bir milyondan fazlasının BM kamplarında kaldığı aktarıldı.

Öte yandan raporda ilaç, temel insani malzemeler ve gıda maddelerinde hiç olmadığı kadar kıtlık yaşandığının altı çizildi.

Raporun yayımlanmasının ardından konuşan Dünya Gıda Programı yetkilisi Arif Hüseyin, “Gazze’de hemen herkesin aç olduğu bir durum söz konusu. Bundan daha kötüsü olamaz. Gazze’de yaşanan boyutta bir durumu daha önce hiç görülmedi. ifadelerini kullandı.

Ayrıca Hüseyin, gıda ve su eksikliğinin bağışıklık sistemlerini zayıflatarak halkı hastalıklara karşı daha savunmasız hale getirdiğini söyledi. Hüseyin, “İnsanlar büyük hastalık salgınlarına çok ama çok yakınlar çünkü yeterli beslenemedikleri için bağışıklık sistemleri çok zayıfladı.” diye konuştu.

Gazze’nin kuzeyindeki iki hastaneyi ziyaret eden bir Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) yetkilisi ise personelin elektrik ve diğer temel ihtiyaçların son derece yetersiz olması nedeniyle çok sayıda kişiyi ampüte etmek zorunda kaldığını aktardı.

Savaşın Gazze’nin sağlık hizmetlerini çöküşe sürüklediği belirtilirken Dünya Sağlık Örgütü, kent genelindeki 36 hastanenin sadece dokuzunun kısmen hizmet verdiğini belirtti.

Kısmi hizmet veren hastanelerin tamamının da güneyde bulunduğunu kaydedildi. DSÖ yardım görevlilerinin perşembe günü Gazze’nin kuzeyinde iki hastaneyi ziyaret ettiği ancak her iki hastanede de “dayanılmaz” manzaralar olduğu dile getirildi.

Tedavi edilemeyen yatalak hastaların su için feryat ettiği, kalan çok az sayıdaki doktor ve hemşirenin ise elinde hiçbir malzemesinin bulunmadığı ve cesetlerin avluya dizilmiş vaziyette olduğu aktarıldı.

Raporun ardından Gazze’deki duruma ilişkin bir açıklama da Dünya Gıda Programı’ndan (WFP) geldi. İsrail’in Gazze Şeridi’ne girmesine izin verdiği yardımları “damla” olarak tanımlayan kuruluş, gıda tedarikinin kesilmesiyle birlikte, nüfusun yüzde 90’ının düzenli olarak bir tam gün boyunca gıdasız kaldığını bildirdi.

(Kaynak: Euronews Türkçe)

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Ölü Sayısı 20 Bini Aştı

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 75. gününde, Gazze’de İsrail saldırılarında can kaybı 20 bini aştı. Hayatını kaybedenlerin yaklaşık 8 bininin çocuk ve 6 bin 200’ünün kadın olduğu belirtildi.

Haber Merkezi / Gazze’de İsrail saldırılarında yaralananların sayısı da 52 bin 586’ya yükseldi. Yıkılan bina enkazları altında da henüz ulaşılamayan binlerce ceset bulunduğu tahmin ediliyor.

Öte yandan ABD’de uydu üzerinden yapılan bir araştırma, 7 Ekim’den bu yana İsrail’in Gazze Şeridi’nden düzenlediği saldırılarda 100 binden fazla binanın ya tamamen yıkıldığını ya da oturulamaz hale gelip tahrip olduğunu ortaya koydu.

Araştırmaya göre, toplam 102 bin 733 ila 129 bin 219 arasında bina ya tamamen yıkıldı ya da tahrip oldu. Araştırma, bu da bölgedeki üç binadan en az birinin ya yıkıldığını ya da tahrip olduğunu ortaya koydu. Uydu görüntüleri, İsrail’in tahliye edilmesini istediği Gazze Şeridi’nin kuzeyinin güneye oranla daha fazla tahrip olduğunu teyit etti.

İsrail’in yeni bir ateşkes anlaşmasına hazır olduğunu açıklamasının ardından Hamas lideri İsmail Heniye, bir dizi görüşmede bulunmak üzere Mısır’a gitti. Bir Hamas kaynağı, üst düzey bir heyete liderlik eden Heniye’nin Mısır istihbarat şefi ve diğer yetkililerle görüşmeler yapacağını söyledi.

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu “Savaşı sonuna kadar sürdürüyoruz. Hamas ortadan kalkana, zafere ulaşana kadar devam edecek. Duracağımızı düşünenler gerçeklikten kopmuş durumda” ifadelerini kullandı.

Netanyahu, “Kendimize belirlediğimiz Hamas’ın ortadan kaldırılması, rehinelerimizin serbest bırakılması ve Gazze tehdidinin ortadan kaldırılması hedeflerinin tamamına ulaşana kadar mücadeleyi durdurmayacağız,” dedi.

Binyamin Netanyahu, “Hamas’a ateşle, cehennem ateşiyle saldırıyoruz. Bugün dahil her yerde, yakın ve uzaktaki destekçilerine de saldırıyoruz. İlkinden sonuncusuna kadar tüm Hamas teröristleri ölü adamlardır. Onların sadece iki seçeneği var teslim olmak ya da ölmek” sözlerini kullandı.

Netanyahu’nun açıklamaları, Hamas lideri İsmail Haniye’nin çarşamba günü Mısır’da çatışmaların durdurulması konusunda görüşmelere başladığı güne denk geldi.

Amerikan haber sitesi Axios’un haberine göre İsrail rehinelerin serbest bırakılması için Katar aracılığıyla en az bir haftalık ateşkes önerdi.

Axios, iki İsrailli yetkili ve bir başka kaynağa dayandırarak verdiği haberde, İsrail yönetiminin ateşkeste Gazze’de rehin olarak tutulan kadınların yanı sıra 60 yaş üstü erkekler ve hasta ya da yaralıların serbest bırakılmasını talep ettiğini öne sürdü.

Hamas 7 Ekim’de İsrail’e saldırılar düzenlemiş, İsrail’in verdiği bilgiye göre bu saldırılarda bin 140 İsrailli öldürülmüş, 250 İsrailli ise rehin alınarak Gazze Şeridi’ne götürülmüştü.

Paylaşın

Gazze Şeridi’nde Yeni “İnsani Ara” Sinyali

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşının 74. gününde, hem İsrail hem de Hamas Gazze Şeridi’nde yeni bir insani ateşkese prensipte hazır oldukları mesajını verdi.

Kasım ayında Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sonrasında İsrail ve Hamas bir hafta insani ateşkes ilan etmiş ve bu süre içinde Hamas 105 rehineyi, İsrail ise cezaevlerindeki çoğu çocuk ve kadın 240 tutukluyu serbest bırakmıştı.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Pazartesi günü yapılması planlanan, Gazze’deki çatışmaların sona ermesi ve ateşkesin sağlanması için karar tasarısının oylanacağı oturum iki kez ertelendi.

İsrail ile Hamas arasında Gazze’deki savaş sürerken, taraflar yeni bir insani ateşkese sıcak baktıklarının sinyalini verdi. İsrail Cumhurbaşanı Isaac Herzog dün akşam yaptığı açıklamada, “rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak için ülkesinin yeni bir insani araya ve ilaveten insani yardıma hazır olduğunu” söyledi.

Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Haniye’nin de ateşkes ve rehinelerin serbest bırakılmasını görüşmek üzere bugün Mısır’a gitmesi bekleniyor. Hamas’a yakın çevrelerden alınan bilgiye göre Katar’da yaşayan Haniye bugün “üst düzey” Hamas heyeti ile birlikte Mısır’da görüşmeler yapacak. Haniye’nin Mısır İstihbarat Servisi Şefi Abbas Kemal’le de bir görüşme yapması planlanıyor.

Mısır’daki görüşmelerin amacı, “tutukluların serbest bırakılması ve Gazze Şeridi’ne yönelik kuşatmanın sona ermesi için bir uzlaşma hazırlamak amacıyla saldırılar ve savaşın durdurulması” olarak açıklandı. Bunun yanı sıra görüşmelerde Gazze Şeridi’ne yardımların gönderilmesi, İsrail Ordusu’nun Filistin bölgelerinden çekilmesi ve Filistinliler’in Gazze Şeridi’nin kuzeyine yeniden dönebilmesi gibi konular da gündemde olacak.

Kasım ayında Katar, Mısır ve ABD’nin arabuluculuğunda yapılan görüşmeler sonrasında İsrail ve Hamas bir hafta insani ateşkes ilan etmiş ve bu süre içinde Hamas 105 rehineyi, İsrail ise cezaevlerindeki çoğu çocuk ve kadın 240 tutukluyu serbest bırakmıştı.

İsrailli yetkililerin verdiği bilgiye göre Hamas’ın elinde halen 129 İsrailli rehine bulunuyor. İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu Salı günü rehinelerin aileleriyle yaptığı görüşmede, “Tüm rehinelerin serbest bırakılmasını sağlamak bizim görevimiz” açıklamasını yaptı.

“İsrail bir hafta ateşkes önerdi” iddiası

Amerikan haber sitesi Axios’un haberine göre İsrail rehinelerin serbest bırakılması için Katar aracılığıyla en az bir haftalık ateşkes önerdi. Axios, iki İsrailli yetkili ve bir başka kaynağa dayandırarak verdiği haberde, İsrail yönetiminin ateşkeste Gazze’de rehin olarak tutulan kadınların yanı sıra 60 yaş üstü erkekler ve hasta ya da yaralıların serbest bırakılmasını talep ettiğini öne sürdü.

Bu arada İsrail’le savaşan bir diğer Filistinli örgütü İslami Cihad, İsrailli iki rehinenin Gazze Şeridi’nde olduğunu gösteren bir video yayınladı. Söz konusu iki rehine videoda rehinelerin serbest bırakılması için İsrail’e baskı yapılması çağrısında bulunuyor.

Hamas 7 Ekim’de İsrail’e saldırılar düzenlemiş, İsrail’in verdiği bilgiye göre bu saldırılarda bin 140 İsrailli öldürülmüş, 250 İsrailli ise rehin alınarak Gazze Şeridi’ne götürülmüştü. İsrail’in bu saldırılara misilleme olarak Gazze Şeridi’ne başlattığı saldırılarda ise Hamas’a bağlı Sağlık Bakanlığı’nın verdiği bilgilere göre 19 bin 660’dan fazla Filistinli yaşamını yitirdi.

Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde (BMGK) Pazartesi günü yapılması planlanan, Gazze’deki çatışmaların sona ermesi ve ateşkesin sağlanması için karar tasarısının oylanacağı oturum iki kez ertelendi. BM Genel Sekreteri Antonio Guterres görev süresi boyunca yetkisini ilk kez kullanarak Gazze’deki insani felaketin önlenmesi için BM şartının 99. maddesini işleterek 6 Aralık’ta BMGK’ye mektup göndermişti.

Bu mektubun ardından 8 Aralık’ta BMGK’da yapılan oylamada Gazze’de acil insani ateşkes talep edilen karar tasarısı ABD tarafından veto edilmişti. Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda 13 Aralık’ta yapılan oylamada, Gazze Şeridi’nde acil ateşkes çağrısı yapan karar tasarısı 153 ülkenin oyuyla kabul edilmişti. ABD ve İsrail dahil 10 ülke ret oyu kullandı, 23 ülke çekimser kalmıştı.

(Kaynak: DW Türkçe)

Paylaşın

“Hamas Liderleri Türkiye’de Gizli Toplantı Yaptı” İddiası

Hamas’ın Aksa Tufanı operasyonuyla başlattığı Filistin – İsrail savaşında 10. hafta geride kalırken, İsrail basını, Hamas liderlerinin geçen hafta Türkiye’de gizli bir toplantı yaptığını iddia etti.

The Jerusalem Post gazetesinin İsrail kamu yayıncısı KAN’dan aktardığına göre, Hamas yetkililerinin ‘gizli toplantısı için Türkiye özellikle seçilmişti çünkü liderlerin burada bir araya gelmesinin yeterince güvenli olduğu düşünülmüştü.’

İsrail basınının iddiasına göre, toplantının liderliğini, Beyrut’tan katılan Hamas Siyasi Büro Başkan Yardımcısı Salih El Aruri ve Katar’ın başkenti Doha’da yaşayan eski Hamas lideri Halid Meşal yapmış, toplantıya pek çok Hamas yetkilisi de katılmıştı.

The Jerusalem Post gazetesi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İsrail’i savaş suçları işlemekle suçladığını hatırlatarak, “Türkiye, toplantı yeri olarak özellikle seçildi, çünkü liderlerin orada toplanması yeterince güvenli addedildi” yorumunda bulundu.

İddiaya göre, geçen hafta yapılan toplantının amacı ‘Hamas’ın İsrail ile devam eden çatışmasında bir sonraki adımlarını koordine etmekti’. Hamas liderlerinin savaştaki bir sonraki adımlarını ve Lübnan Hizbullahı’nın rolünü henüz belirlemediği ifade edilirken, KAN, başka bir rehine takası anlaşmasının masada olabileceğini aktardı.

Mısırlı yetkililer de 17 Aralık Pazar gecesi yaptıkları açıklamada, İsrail ve Hamas’ın yeni bir geçici ateşkes ve rehine takası anlaşmasına açık olduğunu bildirmiş, fakat bu anlaşmanın nasıl uygulanacağıyla ilgili anlaşmazlıkların sürdüğü ifade edilmişti.

İsrail basınına göre, Hamas liderleri ‘gizli toplantılarını’ üçüncü bir ülkede yapmayı ve toplantı için video konferans gibi teknolojik araçları kullanmamayı seçmişti çünkü İsrail istihbaratının sızmasının mümkün olmadığı ‘güvenli bir ortamda’ görüşmek istemişlerdi.

İsrail iç istihbarat örgütü Şin Bet Başkanı Ronen Ba, aralık ayının başında yaptığı bir açıklamada, Hamas liderlerini dünyanın neresinde olurlarsa olsunlar ortadan kaldıracaklarını söylemiş, Türkiye’den İsrail’e ‘Ciddi sonuçları olur’ uyarısı yapılmıştı.

(Kaynak: Gazete Duvar)

Paylaşın

Papa’dan İsrail’e Gazze Tepkisi: Bu Terörizmdir

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşında 10. hafta geride kalırken, Papa Francis, Gazze’de yaşanan insani duruma dikkat çekerek İsrail’in bölgede “terör taktikleri” kullandığını söyledi.

Bölgede bir kiliseye ait komplekste iki Hristiyan kadının İsrail güçleri tarafından öldürülmesi Vatikan’ın tepkisini çekti. Papa Francis, iki kadının kiliseye ait yeleşkeye yürüdükleri sırada keskin nişancılar tarafından vurularak öldürüldüğünü söyledi.

“Gazze’den çok vahim ve acı haberler almaya devam ediyorum” diyen Papa, “Silahsız siviller bombardımanların ve silahlı saldırıların hedefi oluyor. Bu teröristlerin değil, ailelerin, çocukların, hasta ya da engelli insanların, rahibelerin bulunduğu Kutsal Aile kilise kompleksinin içinde bile oldu.” ifadelerini kullandı.

Euronews Türkçe’nin aktardığına göre; Papa Francis, sözlerini şöyle sürdürdü: Bazıları ‘Bu bir savaş. Bu terörizmdir’ diyor. Evet, bu bir savaş. Bu terörizmdir.

İsrail – Filistin savaşında son durum

Hava ve kara savaşı kuzey Gazze’nin büyük bir bölümünü dümdüz etti ve nüfusun çoğunu kuşatma altındaki bölgenin güney kesimine, kalabalık barınaklara ve çadır kamplarına sürükledi.

Hamas tarafından yönetilen bölgedeki Sağlık Bakanlığı’na göre saldırılar 19 binden fazla Filistinlinin ölümüne neden oldu. Bakanlık ölü sayısını bildirirken sivil ve asker ayrımı yapmıyor.

İsrail ise Gazze’nin tüm bölgelerinde Hamas militanlarına ait olduğunu söylediği hedefleri vurmaya devam ediyor.

Militanların 7 Ekim’de İsrail’in güneyine düzenlediği ve çoğu sivil bin 200 kişinin ölümüne neden olan saldırıyla savaşı tetikleyen Hamas’ı ortadan kaldırana kadar operasyonlara devam edeceğini açıklayan İsrail ayrıca halen Gazze’de tutulan 129 rehineyi geri getireceklerinin sözünü veriyor.

Hamas ise savaş sona erene kadar artık başka rehinenin serbest bırakılmayacağını, bunun için karşılık olarak yüksek profilli militanlar dahil büyük miktarda Filistinli tutuklunun serbest bırakılmasını isteyeceğini belirtti.

Lübnan Hizbullah’ı yaptığı açıklamada sınır bölgesinde İsrail’e bir dizi saldırı düzenlediğini açıkladı. Lübnan sınırına yakın bölgede bulunan Hanita kibbutzuna yakın bölgede İsrail birliklerini hedeflediğini aktaran Hizbullah “teyit edilmiş kayıplar” bulunduğunu duyurdu.

Hizbullah ayrıca ikinci bir saldırıda sınırdaki İsrail birliklerini hedef aldığını ve kayıplar olduğunu açıkladı. Hizbullah yanlısı El Manar televizyonu grubun dört İsrail askerini kuzeydeki bir tesise girerken hedef aldığını duyurdu.

İsrail ordusu ise Pazar günü Lübnan’dan İsrail’e atış yapıldığını ancak İsrail’in topçu atışıyla hedefleri vurduğunu belirtti. İsrail ordusunun Gazze’de verdiği kayıplar 2014 yılındaki Hamas ile savaşında verdiği kayıpların neredeyse iki katına ulaştı.

İsrail ordusu Gazze’ye 27 Ekim tarihinde başlatılan kara operasyonunda Pazar günü itibarıyla 121 İsrail askerinin hayatını kaybettiğini duyurdu. 2014 yılında İsrail’in Gazze’ye düzenlediği “Koruyucu Hat Operasyonu” sırasında 66 İsrail askeri hayatını kaybetmişti.

Paylaşın

ABD Ve İngiltere’den Türkiye’ye Hamas Uyarısı

Filistin – İsrail savaşını başlatan Hamas’a yönelik dördüncü yaptırım paketini açıklayan ABD ve İngiltere, üçü Türkiye’de olmak üzere Gazze, Batı Şeria ve Lübnan’da faaliyet gösteren toplam sekiz Hamas yetkilisini yaptırım listesine aldı.

Bu kararın, batılı başkentler tarafından terör örgütü olarak sınıflandırılan Hamas’ı “direniş hareketi” olarak tanımlayan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tutumunu nasıl etkileyeceği, bu kişilerin hesaplarının bulunduğu Türk bankaların nasıl bir tutum takınacağı ise henüz bilinmiyor.

DW Türkçe’nin aktardığına göre; ABD ve İngiltere, yaptırım listesine alınan üç ismin Türkiye’deki bu faaliyetlerinin odağında olduklarının belirlendiğine işaret etti.

ABD Hazine Bakanlığı bünyesindeki Yabancı Varlıkların Kontrolü Ofisi (OFAC) tarafından yayımlanan açıklamada, yaptırım listesine dahil edilen isimlerin “Hamas’ın şiddete dayalı faaliyetlerini idame ettiren ve finansmanını yöneten kilit yetkililer” oldukları belirtildi, ayrıca bu kişilerin İngiltere ile yakın koordinasyon halinde yürütülen çalışmalar sonucunda tespit edildiğine dikkat çekildi.

Türkiye’deki faaliyetleri sonucunda yaptırım listesine dahil edilen bu isimler Mansur Yakup Nasır el Din (Haroun Mansour Yaqoub Nasser Al-Din, Harun Naser el-Din), Cihad Yağmur (Jihad Muhammad Shaker Yaghmour) ve Mehmet Kaya.

ABD’nin Terörizm ve Mali İstihbarattan Sorumlu Hazine Müsteşarı Brian E. Nelson, yeni yaptırım kararı hakkında yaptığı açıklamada, Hamas’ın bu faaliyetlerine olanak tanınmasını da eleştirmesi dikkat çekti.

Hamas’ın Gazze’deki askeri faaliyetlerini desteklemek için bağış kampanyası yürüttüğünü ve yasa dışı yollardan gelir topladığına işaret eden Nelson, örgütün “bu faaliyetlerine gösterilen müsamahakârlıktan istifade ettiğine” vurgu yaptı.

Nelson ayrıca “Müttefiklerimiz ve ortaklarımız gibi biz de Hamas’ın yeni saldırıları finanse etme yetkinliğini azaltmak ve bölgeyi daha da istikrarsızlaştırmasını engellemek için kollektif araçlarımıza ve yetkimize odaklanmaya devam ediyoruz” dedi.

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller de son yaptırım kararı ile “Hamas’ın mali kaynaklarını besleyen ağları çökertmeyi” hedeflediklerini, bunun “Hamas’ın terörist faaliyetlerini önleme ve caydırmaya yönelik çabanın bir parçası olduğunu” kaydetti.

ABD tarafından yapılan açıklamada yaptırım listesine alınan Mansur Yakup Nasır el Din’in Hamas’ın Türkiye’deki finansal faaliyetlerini yöneten kilit isimler arasında yer aldığı, ayrıca Türkiye ve Gazze’den Batı Şeria’daki Hamas komuta merkezine mali kaynakları transfer eden ağın da bir üyesi olduğu belirtiliyor.

Cihad Yağmur’un ise Hamas’ın Türkiye’deki resmi temsilcisi olduğu aktarılıyor. Yağmur’un üst düzey Hamas liderlerinin oluşturduğu delegasyonları organize ettiğine ve bu delegasyonların içinde de bizzat yer aldığına, ayrıca “örgütün gizli terör faaliyetlerinin yürütülmesinde rol oynadığına” işaret ediliyor.

Cihad Yağmur, İsrailli asker Gilad Şalit’in kaçırılmasıyla bağlantılı olduğu gerekçesiyle İsrail tarafından ömür boyu hapis cezasına çarptırılmış, 2011 yılında Şalit’in serbest bırakılması karşılığında serbest bırakılan bini aşkın Hamas mahkûmu ile serbest kalmış, Türkiye’ye sürgün edilmişti. Açıklamada, Yağmur’un Türkiye’de yasal kültürel faaliyetler kisvesi altında Hamas’a hizmet eden faaliyetler yürüttüğü belirtiliyor.

Yaptırıma dahil edilen üçüncü isim de Mehmet Kaya. Kaya’nın yıllar boyunca Hamas adına çok sayıda para transferinde rol aldığı, “Hamas için on milyonlarca dolarlık finansal hizmet sağladığı” kaydediliyor.

Yaptırım kararı Türkiye’yi de etkileyebilir mi?

Yaptırım listesine dahil edilen bu kişilerin ABD’de bulunan veya ABD’lilerin denetimi altında bulunan mülkleri ve mülklerinden yararlandıkları menfaatleri bloke edildi.

Yaptırım kararının, Türkiye’deki kişileri ve banka gibi finansal kuruluşları da ilgilendiren bir boyutu var. Çünkü açıklamanın “Yaptırımların etkileri” alt başlığı altında şu uyarı yer alıyor:

“ABD’li olmayan finans kuruluşları ve kişiler de haklarında yaptırım kararı alının kurum ve kişilerle belirli işlem ve faaliyetlere girişmeleri durumunda, yaptırım riski ya da haciz işlemi ile karşı karşıya kalabilir.”

Washington’dan Hamas’ın terör faaliyetlerine imkan sağladığı gerekçesiyle Türk hükümetine de yaptırım uygulanması yönünde çağrılar yükseliyor.

Washington merkezli Demokrasileri Savunma Vakfı’nın (FDD) Araştırmadan Sorumlu Kıdemli Başkan Yardımcısı Jonathan Schanzer, yaptığı açıklamada Hamas’ın uluslararası bir terör örgütü olduğunu, son ilan edilen yaptırımların da bunun altını çizdiğini vurguladı.

Hamas’ın Türkiye’deki varlığının özellikle dikkat çekici olduğuna işaret eden Schanzer, şunları kaydetti: “NATO üyesi olan bu ülke on yılı aşkın bir süredir Hamas’ın İstanbul’da kurduğu karargâh üzerinden faaliyet göstermesine izin vermiştir. Bu durum artık Washington ya da NATO tarafından daha fazla tolere edilemez.

Bir sonraki adımda Ankara’daki hükümete karşı yaptırımlar ilan edilmelidir. Türk bankalarının ABD öncülüğündeki finans sistemiyle bağlantısı kesilmelidir. Türkiye, Terörizmin Devlet Sponsoru olarak bile ilan edilebilir. Bu noktada hiçbir seçenek masadan kaldırılmamalıdır.”

Paylaşın

Gazze’de İsrail Saldırılarında Can Kaybı 18 Bin 608’e Yükseldi

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 68. günü geride kalırken, Gazze’de İsrail saldırılarında hayatını kaybedenlerin sayısı son 24 saatte 196 artarak 18 bin 608’e çıktı.

Haber Merkezi / Gazze’deki Filistin Sağlık Bakanlığı, yaralıların sayısının da 50 bin 594’e çıktığını bildirdi. Bakanlık, ölenlerin çoğunun kadın ve çocuk olduğu belirtti.

Birleşmiş Milletler (BM) İnsani Yardım Koordinasyon Ofisi (OCHA) verilerine göre Gazze Şeridi’nde yaşayan yaklaşık 2 milyon 200 bin kişinin 1 milyon 800 bini, yani nüfusun yaklaşık yüzde 80’i savaş sırasında zorla yerinden edildi.

Birleşmiş Milletler’in (BM) uydu görüntülerine atıfta bulunduğu raporunda, İsrail’in 7 Ekim’den bu yana bombaladığı Gazze Şeridi’ndeki binaların en az yüzde 18’inin yıkıldığı kaydedildi.

Öte yandan Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiseri Filippo Grandi, Gazze’deki çatışmanın dünya genelinde yerinden edilen insan sayısını daha da arttırabileceği uyarısında bulundu.

Sudan ve Ukrayna dahil devam eden onlarca çatışmadan kaçan yaklaşık 40 milyon mülteci de dahil olmak üzere dünya genelinde 114 milyon insan evlerinden olmuş durumda.

Grandi, Cenevre’de dört yılda bir düzenlenen Küresel Mülteci Forumu’nda yaptığı konuşmada, “Gazze Şeridi’nde büyük bir insanlık felaketi yaşanıyor ve şu ana kadar Güvenlik Konseyi şiddeti durdurmakta başarısız oldu” dedi.

“Daha fazla sivil ölümü ve acının yanı sıra bölgeyi tehdit eden daha fazla yerinden edilme öngörüyoruz” diyen Grandi uluslararası toplumu, insanları yerinden eden diğer krizleri unutmamaya çağırdı.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nun Gazze’de “acil insani ateşkes” talep eden ancak bağlayıcı olmayan bir tasarıyı onaylamasının ardından Gazze’ye bombardımanını sürdüren İsrail giderek yalnızlaşıyor.

İsrail Başbakanı Netanyahu yaptığı açıklamada ABD’nin kendilerine verdiği desteği takdir ederek ülkesinin Gazze Şeridi’ne yönelik kara operasyonunda ABD’den tam destek aldığını söyledi.

İsrail ordusunun, Gazze Şeridi’nde Hamas tarafından kullanıldığı iddia ettiği yer altı tünellere deniz suyu doldurmaya başladığı belirtildi. Tünelleri suyla doldurma operasyonunun birkaç hafta sürebileceği ifade edildi.

Paylaşın

Birleşmiş Milletler, “Gazze’de Acil Ateşkes” Tasarısını Kabul Etti

Hamas’ın başlattığı Filistin – İsrail savaşının 68. gününde, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda Gazze Şeridi’nde acil insanî ateşkes talep eden karar tasarısı kabul edildi. Oylamada 153 ülke kabul ve 10 ülke ret 23 ülke çekimser oyu kullandı.

Haber Merkezi / Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu kararlarının bağlayıcılığı bulunmamakla birlikte, uluslararası toplumdaki genel görüşü yansıtması açısından sembolik önem taşıyor.

Mısır’ın hazırladığı ve Genel Kurul’da kabul edilen karar tasarısı, İsrail-Hamas savaşında kalıcı ateşkes çağrısı yapıyor. Daha önceki tasarılarda çatışmalara insanî amaçlı olarak geçici aralar verilmesi talebi yer alıyordu. Son kararda ayrıca Gazze Şeridi’ndeki insanî durum “felaket” olarak nitelendiriliyor, Hamas’ın elindeki rehinelerin derhal ve koşulsuz olarak serbest bırakılması çağrısında bulunuluyor.

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu’nda kabul edilen karar tasarısı, geçtiğimiz hafta ABD’nin vetosuyla Güvenlik Konseyi’nde reddedilen karar tasarısından bazı önemli farklılıklar içeriyor. Kabul edilen tasarı, BM Filistinli Mülteciler Yardım Kuruluşu (UNRWA) Direktörü Philippe Lazzarini’nin, BM Genel Kurul Başkanı’na gönderdiği 7 Aralık tarihli mektubu dikkate alıyor.

Lazzarini, yönettiği yardım kuruluşunun Gazze’de görevini uygulama yeteneğinde ciddi şekilde sınırlamalar olduğunu, bölgede 2,2 milyondan fazla insana yardım sağlayan en büyük organizasyonu temin eden yardım kuruluşunun çöküşün eşiğinde olduğunu ifade etmesi, kabul edilen karar tasarısının temelini oluşturdu.

Karar tasarısında, Filistin sorununa ilişkin önceki kararların yanı sıra konuyla ilgili Güvenlik Konseyi kararlarına da atıfta bulunuluyor. Kabul edilen karar tasarısında ayrıca, Genel Kurul Başkanı’na, son görüşmelerden sonra geçici olarak ara verilmesinin ardından acil özel oturumu yeniden başlatma yetkisi veriyor. Tasarıda, derhal insani ateşkes sağlanması; tüm tarafların, özellikle sivillerin korunmasına ilişkin olmak üzere, uluslararası hukuk kapsamındaki yükümlülüklerine uymaları talep ediliyor.

Paylaşın