Çevik Yazılım Testi Nedir? Temel Prensipleri

Çevik Yazılım Testi, Çevik yazılım geliştirme metodolojisi kapsamında kullanılan ve testin ayrı bir aşama olarak değil, geliştirme sürecinin tamamına entegre edildiği bir test yaklaşımıdır.

Haber Merkezi / Bu yaklaşım, geliştiriciler ve test uzmanları arasındaki iş birliğini vurgulayarak sürekli iyileştirmeyi ve değişikliklere uyumu teşvik eder. Test uzmanları planlama, tasarım ve geliştirme aşamalarına aktif olarak katılarak daha hızlı geri bildirim sağlar ve daha kısa sürede yüksek kaliteli yazılım teslim edilmesini sağlar.

Çevik Yazılım Testi, bir yazılım ürününün kalitesini ve verimliliğini sağlamayı amaçlayan yazılım geliştirme sürecinin hayati bir bileşenidir. Temel amacı, değişen kullanıcı gereksinimlerine, teknolojik gelişmelere ve rekabet koşullarına yanıt olarak hızlı ve esnek değişikliklere olanak sağlamaktır.

Çevik metodolojinin bir parçası olarak, bu test yaklaşımı, işlevler arası ekipler arasında yakın iş birliği, kod güncellemelerinin sürekli entegrasyonu ve geri bildirimleri hızla toplamak ve gerekli ayarlamaları yapmak için kullanıcılarla sık sık iletişim kurulmasıyla karakterize edilir. Bu düzeyde bir uyarlanabilirliğe ulaşmak için Çevik Yazılım Testi, yinelemeli ve artımlı geliştirmenin gücünden yararlanarak geliştiricilerin sistemdeki tutarsızlıkları veya sorunları hızla tespit edip düzeltmelerine olanak tanır.

Bu, maliyetli gecikmeler, kapsamlı yeniden çalışmalar ve nihayetinde vasat bir kullanıcı deneyimi riskini en aza indiren daha akıcı ve verimli bir süreç sağlar. Çevik Yazılım Testi, olası sorunları gerçek zamanlı olarak proaktif bir şekilde ele alarak, yazılım çözümlerinin teslimatını hızlandırmada, geliştirme maliyetlerini en aza indirmede ve nihai ürünün son kullanıcının ihtiyaç ve istekleriyle gerçekten uyumlu olmasını sağlamada önemli bir rol oynar.

Çevik Yazılım Testi hakkında sıkça sorulan sorular:

Çevik Yazılım Testinin temel prensipleri nelerdir?

Çevik Yazılım Testinin temel prensipleri arasında erken test, sürekli entegrasyon, esnek test planları, kısa geri bildirim döngüleri, işlevler arası ekipler arasında iş birliği ve müşteri memnuniyetine odaklanma yer alır.

Çevik Yazılım Testi geleneksel test yöntemlerinden nasıl farklıdır?

Çevik Yazılım Testi, daha uyarlanabilir ve iş birlikçi olmasıyla geleneksel test yöntemlerinden farklıdır. Yinelemeli geliştirmeyi, hızlı geri bildirimi ve sürekli iyileştirmeyi desteklerken, geleneksel test yöntemleri genellikle katı planlama ve uygulama aşamalarına dayanır ve geliştirme sürecindeki değişiklikleri veya iyileştirmeleri hesaba katmayabilir.

Yaygın Çevik test teknikleri nelerdir?

Yaygın Çevik test teknikleri arasında test odaklı geliştirme (TDD), davranış odaklı geliştirme (BDD), kabul testi odaklı geliştirme (ATDD), keşifsel test ve sürekli entegrasyon yer alır.

Çevik ekiplerde testçinin rolü nedir?

Çevik ekiplerde, test uzmanları, geliştirilen yazılımın yüksek kalitesini sağlamada önemli bir role sahiptir. Gereksinimleri anlamak, test planları oluşturup yürütmek ve ürünü sürekli iyileştirmek için geri bildirim sağlamak üzere geliştiriciler, iş analistleri ve diğer paydaşlarla yakın iş birliği içinde çalışırlar. Test uzmanları ayrıca riskleri belirleme ve yönetmeye yardımcı olmanın yanı sıra, test çalışmalarının genel ilerlemesi ve durumu hakkında raporlama yapmaktan da sorumludur.

Paylaşın

Çevik Yazılım Geliştirme Nedir? Temel İlkeleri

Çevik Yazılım Geliştirme, yazılım üretiminde kullanılan ve esnek, iş birliğine dayalı çalışmayı vurgulayan bir metodolojidir. Uyarlanabilir planlama, erken teslimat ve sürekli iyileştirmenin yanı sıra değişikliklere hızlı yanıt verme becerisini de destekler.

Haber Merkezi / Doğrusal bir yaklaşımdan ziyade, bu süreç yinelemeli olup ekiplerin çalışmalarını küçük ve kullanışlı adımlarla yönetmelerine olanak tanır.

Çevik Yazılım Geliştirme, yazılım oluşturma sürecini kolaylaştırmak ve iyileştirmek için kullanılan bir metodolojidir ve öncelikli olarak değişikliklere hızlı bir şekilde uyum sağlamayı hedefler. Herhangi bir kodlama yapılmadan önce eksiksiz planlama ve ayrıntılı şartname dokümantasyonuna odaklanan geleneksel geliştirme stratejilerinin aksine, Çevik, uyarlanabilir planlama ve değişikliklere esnek yanıt vermeyi vurgular.

Bu yöntem, geliştiricilerin, paydaşların ve müşterilerin gereksinimleri anlamak, çözümler oluşturmak ve taleplere göre ayarlamalar yapmak için sürekli etkileşimde bulunduğu iş birliğine dayalı bir ortam yaratır. Çevik Geliştirmenin amacı, geri bildirim almak ve gerekli ayarlamaları hızla yapmak için mümkün olan en kısa sürede işlevsel bir yazılım parçası sunmaktır. Yinelemeli ve artımlı olan Çevik, geliştiricilerin özellikleri iş veya müşteri değerine göre önceliklendirmesine olanak tanır.

Bu da, projenin en değerli bileşenlerinin önce teslim edildiği bir teslimat takvimi sağlar. Çevik Yazılım Geliştirme, ekiplerin görünüşte bunaltıcı bir projeyi yönetilebilir birimlere ayırmasını sağlayarak süreci daha verimli ve yönetilebilir kılar. BT ekiplerinin diğer modellere kıyasla daha kolay yön değiştirmesine ve planları güncellemesine olanak tanıdığı için uyarlanabilirliği nedeniyle sıklıkla tercih edilir.

Bu da onu, gereksinimlerin veya teknolojilerin gelişmesi beklenen projeler için uygun hale getirir. Çeviklik, karmaşık projeleri yönetmek için yaygın olarak uygulanabilir, ancak öncelikli olarak, hızlı değişim hızının genellikle geleneksel proje yönetimi yöntemlerini etkisiz hale getirdiği yazılım geliştirme alanında kullanılır.

Çevik Yazılım Geliştirme hakkında Sıkça Sorulan Sorular:

Çevik Yazılım Geliştirme Nedir?

Çevik Yazılım Geliştirme, esneklik ihtiyacını öngören ve bitmiş ürünün teslimatına bir miktar pragmatizm uygulayan yaratıcı süreç için bir metodolojidir. Çevik, sürekli sürümlerin teslimatına ve her yinelemede müşteri geri bildirimlerinin dahil edilmesine odaklanır.

Çevik Yazılım Geliştirmenin temel ilkeleri nelerdir?

Çevik Yazılım Geliştirmenin temel ilkeleri, sürekli teslimat yoluyla müşteri memnuniyeti, değişen gereksinimlerin karşılanması, sık sık çalışan yazılım teslimatı, iş insanları ve geliştiriciler arasında iş birliği, sürdürülebilir geliştirme hızı, teknik mükemmellik, basitlik, kendi kendini organize eden ekipler ve ayarlamalar için düzenli değerlendirmedir.

Çevik, diğer yazılım geliştirme metodolojilerinden nasıl farklıdır?

Çevik, yinelemeli ve iş birlikçi olmasıyla diğer metodolojilerden farklıdır. Esnekliğe ve müşteri geri bildirimlerine daha fazla önem verirken, Waterfall gibi diğer daha geleneksel yöntemler katı bir şekilde yapılandırılmış bir yaklaşım gerektirir.

Çevik Yazılım Geliştirmeyi kullanmanın avantajları nelerdir?

Çevik, ekiplerin daha hızlı ve daha kaliteli teslimat yapmasını sağlar. İşbirliğini ve esnekliği teşvik ederek ekiplerin değişen ihtiyaçlara veya yeni içgörülere hızla uyum sağlamasını sağlar. Ayrıca, Çevik müşteri memnuniyetine daha fazla önem verir ve müşteriyi geliştirme süreci boyunca dahil eder.

Çevik yazılım geliştirme ekiplerindeki bazı tipik roller nelerdir?

Yaygın roller arasında ürün yönünü belirleyen Ürün Sahibi; ekibi Çevik metodolojide yönlendiren Scrum Master; ve her yinelemede yüksek kaliteli yazılım sunmaktan sorumlu Geliştirme Ekibi bulunur.

Çevik bağlamında Scrum nedir?

Scrum, Çevik geliştirmeyi uygulamak için kullanılan bir çerçevedir. Herkesin aynı sayfada kalmasını sağlamak için günlük toplantılar ve sprint planlama toplantıları gibi belirli roller, etkinlikler ve eserler de dahil olmak üzere iş teslimi için belirlenmiş bir yapı sağlar.

Agile her yazılım geliştirme projesi için uygun mudur?

Agile’ın birçok faydası olmasına rağmen, tüm projeler için uygun olmayabilir. Ekip konumu, proje karmaşıklığı ve müşteri katılımı gibi faktörler Agile’ın doğru seçim olup olmadığını etkileyebilir. Bir metodoloji seçmeden önce bu faktörleri değerlendirmek önemlidir.

Ekipler Agile metodolojilerini uygularken hangi zorluklarla karşılaşabilirler?

Bazı zorluklar arasında, özellikle geleneksel olarak yapılandırılmış kuruluşlarda değişime direnç; dağıtılmış ekiplerde etkili iletişimi sürdürmek; karmaşık gereksinimlerin netliğini ve anlaşılmasını sağlamak; ve hızlı tempolu bir ortamda değişen öncelikleri yönetmek yer alabilir.

Paylaşın

Çevik Retrospektif Nedir? Faydaları

Çevik Retrospektif, günümüzün hızlı tempolu teknoloji ortamında sürekli iyileştirme ve uyum sağlamak için kullanılan Çevik metodolojisinin önemli bir unsurudur.

Haber Merkezi / Çevik Retrospektifin temel amacı, Çevik ekiplerin iş süreçlerini gözden geçirip, genellikle sprint olarak adlandırılan belirli bir proje yinelemesindeki güçlü ve zayıf yönlerini belirlemeleri için özel bir platform sağlamaktır.

Özünde, belirli bir projenin nasıl ilerlediğini değerlendirmek ve analiz etmek için tasarlanmış, ekip üyelerinin deneyimlerinden ders çıkarıp gelişmelerine, etkili iş birliğini geliştirmelerine ve daha iyi bir genel performans sağlamak için sonraki sprintleri kolaylaştırmalarına olanak tanıyan iş birliğine dayalı bir uygulamadır. Çevik Retrospektifin yalnızca sorunları tespit etmekle ilgili olmadığını, aynı zamanda gelecekte tekrarlanabilecek başarıları ve en iyi uygulamaları da vurguladığını belirtmekte fayda var.

Ekipler, açık ve yapıcı tartışmalara katılarak başarılarını kutlayabilir, sorunların temel nedenlerini anlayabilir ve iş akışlarını optimize etmek için uygulanabilir stratejiler geliştirebilirler. Bu yinelemeli öğrenme süreci, ekipleri sürekli olarak gelişmeye teşvik ederek yeni ve karmaşık zorluklarla daha verimli bir şekilde başa çıkmalarını sağlar.

Sonuç olarak, Agile Retrospektifler açık iletişim ve sürekli iyileştirme kültürünü teşvik ederek, ekiplerin müşterilerine daha kaliteli ürün ve hizmetler sunmalarını sağlarken, aynı zamanda ekip üyeleri için iş tatmini ve kişisel gelişim sağlar.

Çevik Retrospektif hakkında sıkça sorulan sorular:

Çevik Retrospektiflerin faydaları nelerdir?

Çevik Retrospektifler, gelişmiş ekip iletişimi, artan öğrenme ve etkili uygulamaların belirlenmesi de dahil olmak üzere birçok fayda sağlar. Ayrıca, ekip üyelerinin karşılaştığı engelleri veya zorlukları belirlemeye ve ele almaya yardımcı olur, ekip içinde sürekli iyileştirme ve uyumu teşvik eder.

Çevik Retrospektif’e kimler katılmalıdır?

Sprint’e dahil olan tüm ekip üyeleri, geliştiriciler, test uzmanları, tasarımcılar ve sprint hedeflerine katkıda bulunan diğer paydaşlar dahil olmak üzere bir Çevik Retrospektif’e katılmalıdır. Scrum Master genellikle oturumu yönetir ve Ürün Sahibi geri bildirim sağlamak ve tartışmaya katkıda bulunmak için sıklıkla orada bulunur.

Çevik Retrospektif ne kadar sürmelidir?

Çevik Retrospektifin uzunluğu, ekibin büyüklüğüne ve sprintin süresine bağlı olarak değişebilir. Retrospektifler genellikle iki haftalık bir sprint için yaklaşık 1,5 saat, dört haftalık bir sprint için ise 3 saat sürmelidir. Ancak ekip, herkesin acele etmeden verimli bir tartışma yapabileceği bir zamanı hedeflemelidir.

Yaygın Çevik Retrospektif faaliyetleri nelerdir?

Çevik Retrospektifler sırasında ekiplerin iletişimi ve düşünmeyi teşvik etmek için kullanabileceği çok sayıda etkinlik vardır. Bunlardan en popüler olanları arasında Başla-Dur-Devam Et, Nokta Oylaması, Yelkenli, Çılgın-Üzgün-Memnun ve Dört L (Beğenilen, Öğrenilen, Eksikliği Gidilen, Özlenen) yer alır. Bu etkinlikler ekibin ihtiyaç ve tercihlerine göre uyarlanabilir ve zaman içinde çeşitlilik ve etkileşimi korumak için dönüşümlü olarak kullanılabilir.

Paylaşın

Çevik Mimarlık Nedir? Temel Prensipleri

Çevik Mimari, artımlı geliştirme ve sürekli iyileştirmeye öncelik veren yazılım sistemleri ve uygulamaları tasarlamak için esnek ve duyarlı bir yaklaşımı ifade eder.

Haber Merkezi / Değişen iş ihtiyaçlarını destekleyen ve çevik geliştirme sürecini mümkün kılan uyarlanabilir tasarım ilkelerinin kullanılmasını içerir. Bu yaklaşım, iş birliğini, uyarlanabilirliği ve sistemin bütünlüğünden veya işlevselliğinden ödün vermeden mimari bileşenleri değiştirme ve geliştirme yeteneğini teşvik eder.

Çevik Mimari, modern yazılım geliştirmenin hızlı tempolu ve sürekli değişen taleplerini karşılamada kritik bir rol oynar. Bu yaklaşımın amacı, değişen koşullara uyum sağlamayı, esnekliği ve hızlı tepkileri destekleyen bir mimari çerçeve oluşturmaktır. İş ortamı, teknoloji ortamı ve müşteri ihtiyaçları sürekli olarak geliştikçe, Çevik Mimari, kuruluşların yazılım çözümlerinin yeni gereksinimlere göre güncellenip uyarlanabilmesini sağlar.

Bu yaklaşım, yalnızca yüksek kaliteli yazılım sunumunu desteklemekle kalmaz, aynı zamanda geliştirme çabalarını temel iş hedefleriyle uyumlu hale getirir. Çevik Mimari’nin özünde iş birliği, sürekli iyileştirme ve yinelemeli ilerleme ilkeleri yer alır. Modüler ve uyarlanabilir bir tasarımı benimseyen bu mimari paradigma, yazılım geliştirme ekiplerinin özellikleri aşamalı olarak oluşturmasına, test etmesine ve dağıtmasına olanak tanır.

Bu da, kuruluşların müşterilerine işlevsel çözümler sunmalarını hızlandırarak, sundukları hizmetlerin güncel ve rekabetçi kalmasını sağlar. Ayrıca, Çevik Mimari, paydaşlarla sürekli bir geri bildirim döngüsünün önemini vurgulayarak, sistemdeki sorunların veya darboğazların hızla tespit edilip çözülmesini sağlar. Bu iş birliğine dayalı yaklaşım, ürün geliştirme yaşam döngüsünün iyileştirilmesine ve yazılımın ortaya çıkan zorluklar ve fırsatlar karşısında sağlam kalmasını sağlar.

Çevik Mimari hakkında sıkça sorulan sorular:

Çevik Mimarlık ve Çevik Geliştirme arasında nasıl bir ilişki vardır?

Çevik Mimarlık ve Çevik Geliştirme, hızlı bir şekilde çalışan çözümler sunmaya ve değişen gereksinimlere uyum sağlamaya odaklanarak aynı temel değerleri paylaşır. Çevik Mimarlık, yazılım mimarisini Çevik Geliştirme uygulamalarıyla uyumlu hale getirmek için yönergeler ve yapı sağlar ve sistem tasarımının yaşam döngüsü boyunca uyarlanabilir ve yönetilebilir kalmasını sağlar.

Çevik Mimari’nin temel prensipleri nelerdir?

Çevik Mimari’nin temel ilkeleri şunlardır: yinelemeli ve artımlı tasarım, evrimsel mimari, basitlik, sürdürülebilirlik, iş birliği ve ortaya çıkış. Bu ilkeler, bir sistem tasarımında uyarlanabilirlik ve esnekliğin önemini vurgulayarak, yeni gereksinimler için kolayca geliştirilebilen veya yeniden yapılandırılabilen çözümlere daha fazla değer verir.

Çevik Mimarlık değişen gereksinimleri nasıl ele alır?

Çevik Mimari, tek tek bileşenlerin kolayca yeniden yapılandırılmasına veya değiştirilmesine olanak tanıyan modüler, bağımsız tasarımların kullanımını vurgulayarak değişen gereksinimleri destekler. Kuruluşun mevcut ihtiyaçlarını karşılamaya ve ortaya çıkan yeni ihtiyaçlara uyum sağlamaya odaklanarak, Çevik Mimari, işletmeyle birlikte büyüyüp gelişebilen sistemler oluşturulmasına yardımcı olur.

Çevik Mimari’yi benimsemenin faydaları nelerdir?

Çevik Mimari’yi benimsemenin faydaları arasında müşterilere daha hızlı değer sunumu, ekipler arasında gelişmiş iş birliği, değişen piyasa koşullarına daha iyi uyum sağlama ve daha sürdürülebilir sistemler yer alır. Gelişen teknolojilere ve piyasa taleplerine hızlı yanıt verebilmelerini sağlayarak kuruluşların rakiplerinin önünde kalmalarına yardımcı olur.

Paylaşın

Çevik Uygulama Yaşam Döngüsü Yönetimi (ALM) Nedir?

Çevik Uygulama Yaşam Döngüsü Yönetimi (ALM), bir uygulamanın geliştirme süreci boyunca iş birliğini, uyarlanabilirliği ve sürekli iyileştirmeyi vurgulayan bir metodolojidir.

Haber Merkezi / Şelale gibi geleneksel ardışık geliştirme modellerinin aksine, yinelemeli ilerlemeyi, esnekliği ve müşteri geri bildirimlerini önceliklendirir. Çevik ALM’nin amacı, yazılımın daha hızlı, verimli ve daha yüksek kalitede geliştirilip sunulmasını sağlamaktır.

Çevik Uygulama Yaşam Döngüsü Yönetimi (ALM), yüksek kaliteli yazılım uygulamalarının planlanmasını, geliştirilmesini, sunulmasını ve bakımını etkili bir şekilde yönetmek için kapsamlı bir yaklaşım sunar. Çevik ALM’nin temel amacı, işlevler arası ekipler arasında üstün iş birliği ve iletişimi kolaylaştırarak, değişen gereksinimlere daha iyi uyum sağlamalarını ve son kullanıcılara daha hızlı ve yüksek değerli özellikler sunmalarını sağlamaktır.

Çevik ALM, yinelemeli ve artımlı geliştirme süreçlerini kullanarak kuruluşların duyarlı, esnek ve yazılım ürünlerini sürekli geliştirebilen bir yapıya sahip olmalarına yardımcı olur. Bu da, işletmelerin müşterilerinin sürekli değişen ihtiyaçlarına ayak uydurmalarını ve pazarda rekabet avantajı sağlamalarını sağlar.

Ayrıca, Agile ALM, gereksinim toplama, tasarım, uygulama, test ve dağıtım dahil olmak üzere uygulama yaşam döngüsünün çeşitli aşamalarını kolaylaştırarak yazılım geliştirme ekiplerine rehberlik eder ve destek sağlar . Bu sayede, ekibin zamanında işlevsel bir ürün sunmaya odaklanması ve müşterilerin kritik ihtiyaçlarını karşılaması sağlanır.

Çevik ALM araçları ve uygulamaları, geliştirme ekiplerinin darboğazları ortadan kaldırmasına, kaynak tahsisini optimize etmesine ve hızlı ayarlamalar için sürekli bir geri bildirim döngüsü oluşturmasına olanak tanır. Sonuç olarak, Çevik Uygulama Yaşam Döngüsü Yönetimi, genel yazılım geliştirme sürecini optimize eder ve gelişmiş iş birliği, uyarlanabilirlik ve verimlilik yoluyla somut sonuçlar elde edilmesini sağlayarak müşteri beklentilerini sürekli olarak aşar ve işletme büyümesini destekler.

Çevik Uygulama Yaşam Döngüsü Yönetimi hakkında sıkça sorulan sorular:

Agile ALM, geleneksel ALM’den nasıl farklıdır?

Geleneksel ALM uzun vadeli planlamaya ve katı süreçlere odaklanırken, Çevik ALM yinelemeli ve artımlı geliştirme yaklaşımını benimseyerek iş birliğini, uyumluluğu ve sürekli iyileştirmeyi vurgular. Çevik ALM, proje ekiplerinin planlarını hızla uyarlamalarına ve ayarlamalarına olanak tanır ve müşterilere geleneksel ALM yaklaşımlarından daha hızlı ve daha verimli bir şekilde değer sunar.

Çevik ALM’nin temel bileşenleri nelerdir?

Çevik ALM, çevik metodolojiler, yinelemeli geliştirme döngüleri, sürekli entegrasyon, yazılım yapılandırma yönetimi, sürüm kontrolü, otomatik test, performans izleme ve iş birliğini, iletişimi ve karar almayı optimize etmek için proje yönetimi araçları gibi birçok unsuru içerir.

Modern yazılım geliştirme için Agile ALM neden önemlidir?

Çevik ALM, kuruluşların değişen piyasa koşullarına ve müşteri ihtiyaçlarına daha hızlı yanıt vermesini sağladığı için modern yazılım geliştirme için hayati önem taşır. İş birliğini ve esnekliği vurgulayan Çevik ALM, yazılım ekiplerinin sürekli geri bildirim alarak ve ürünü kullanıcı ihtiyaç ve önceliklerine göre iyileştirerek yüksek kaliteli ürünleri kademeli olarak sunmalarına yardımcı olur.

ALM ile hangi Agile metodolojileri kullanılabilir?

Scrum, Kanban, Extreme Programming (XP), Feature-Driven Development (FDD), Dynamic Systems Development Method (DSDM) ve Lean Software Development dahil olmak üzere Agile ALM’ye entegre edilebilen çeşitli Agile metodolojileri mevcuttur. Her metodolojinin kendine özgü güçlü yanları vardır ve belirli bir projeye veya kurumsal ihtiyaçlara uyacak şekilde birleştirilebilir veya özelleştirilebilir.

Paylaşın

Türkiye’de Kiralar Bir Yılda Yüzde 66 Arttı

2024 yılının üçüncü çeyreğinde 954,5 olan Türkiye kira endeksi, 2025’in üçüncü çeyreğinde 1.588 puana yükseldi. Bu, 12 aylık sürede Türkiye’de kira fiyatlarının yüzde 66,4 oranında arttığını gösteriyor.

Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), 2025 yılının üçüncü çeyreğine ilişkin kira fiyat endeksini yayımladı. 2015 yılını 100 baz puan kabul eden sisteme göre hazırlanan veriler, Türkiye’de kira fiyatlarının son bir yılda keskin bir artış gösterdiğini ortaya koydu.

2024 yılının aynı döneminde 954,5 olan Türkiye kira endeksi, 2025’in üçüncü çeyreğinde 1.588 puana yükseldi. Bu veriler, yalnızca 12 aylık sürede Türkiye’de kira fiyatlarının yüzde 66,4 oranında arttığını gösteriyor.

Aynı dönemde OECD genelinde kira artışı çok daha sınırlı kaldı. 2024’ün üçüncü çeyreğinde 141 olan OECD ortalaması, 2025’in aynı döneminde 149,8’e çıktı. Bu da OECD ülkeleri genelinde kira fiyatlarının yüzde 6,2 oranında arttığını ortaya koyuyor.

OECD’ye üye ülkeler arasında Türkiye, kira fiyatlarının en fazla arttığı ülke oldu. 2025’in üçüncü çeyreğinde Türkiye’yi izleyen ülkeler arasında Macaristan (204,6), Litvanya (184,1) ve İzlanda (177,7) yer aldı. Ancak bu ülkelerin endeks değerleri bile 200 puanın altında kalırken, Türkiye’nin değeri 1.500 seviyesini aşarak istatistiksel olarak uç bir noktaya ulaştı.

Kira endeksindeki bu seviye, Türkiye’de kiraların 2015 yılına göre yüzde 1.488 oranında arttığını ortaya koyuyor. OECD ortalamasında aynı dönem için artış sadece yüzde 49,8 düzeyinde gerçekleşti.

Türkiye’de son yıllarda konut maliyetlerindeki genel artışa paralel şekilde seyreden kira artışları, özellikle büyükşehirlerde barınma sorununu daha da derinleştiriyor. Geliri sınırlı kesimlerin kent merkezlerinden dışlanması, üniversite öğrencilerinin barınacak yer bulmakta zorlanması ve tek maaşla geçinen ailelerin taşınabilir ev bulamaması gibi sorunlar, giderek daha görünür hale geliyor.

2024-2025 arasında yaşanan kira artış hızının, OECD ortalamasının yaklaşık 11 katı olması, yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal açıdan da ciddi bir ayrışmaya işaret ediyor.

(Kaynak: Karar)

Paylaşın

Folik Asit Eksikliği Depresyona Neden Olabilir Mi?

Folik asit, sinir sistemi sağlığı ve nörotransmitterlerin sentezi için önemlidir. Eksikliği, nörotransmitterlerin üretimini etkileyebilir ve bu da depresyon belirtilerine yol açabilir.

Haber Merkezi / Araştırmalar, folik asit eksikliği olan bireylerde depresyon riskinin artabileceğini ve folik asit takviyesinin bazı hastalarda depresyon tedavisine yardımcı olabileceğini göstermektedir.

Ancak, depresyonun nedenleri çok yönlüdür ve folik asit eksikliği tek başına bir sebep olmayabilir.

Folik asit (folat veya B9 vitamini) eksikliğinin başlıca nedenleri:

Yetersiz Beslenme: Folat açısından zengin gıdaların (yeşil yapraklı sebzeler, baklagiller, tam tahıllar, yumurta, karaciğer) az tüketilmesi.

Emilim Bozuklukları: Çölyak hastalığı, Crohn hastalığı veya bağırsak cerrahisi gibi durumlar folat emilimini azaltabilir.

Artan İhtiyaç: Hamilelik, emzirme, hızlı büyüme dönemleri (çocukluk, ergenlik) veya kanser gibi durumlarda vücudun folat ihtiyacı artar.

İlaçlar: Metotreksat, bazı antiepileptik ilaçlar (ör. fenitoin) veya sülfasalazin gibi ilaçlar folat metabolizmasını etkileyebilir.

Alkol Tüketimi: Aşırı alkol tüketimi folat emilimini ve metabolizmasını bozabilir.

Sigara Kullanımı: Sigara, folat metabolizmasını olumsuz etkileyebilir.

Genetik Faktörler: MTHFR gen mutasyonları gibi genetik durumlar folatın vücutta kullanımını zorlaştırabilir.

B12 Vitamini Eksikliği: B12 eksikliği, folat metabolizmasını etkileyerek dolaylı olarak folik asit eksikliğine yol açabilir.

Eksiklik belirtileri (yorgunluk, halsizlik, anemi, sinirlilik) fark edilirse, bir doktora danışarak kan testiyle folat seviyeleri kontrol edilmelidir.

Folik asitin faydaları:

DNA ve Hücre Bölünmesi: Folik asit, DNA sentezi ve onarımı ile hücre bölünmesi için gereklidir, bu da büyüme ve doku yenilenmesi için önemlidir.

Hamilelikte Fetal Gelişim: Hamilelikte folik asit, nöral tüp defektleri (ör. spina bifida) riskini azaltır ve bebeğin sağlıklı gelişimini destekler.

Anemi Önlenmesi: Kırmızı kan hücrelerinin üretimini destekleyerek megaloblastik anemi gibi durumları önler.

Sinir Sistemi Sağlığı: Nörotransmitter sentezinde rol oynar, bu da depresyon, anksiyete ve bilişsel işlevlerin desteklenmesinde yardımcı olabilir.

Kalp Sağlığı: Homosistein seviyelerini düşürerek kalp hastalığı ve inme riskini azaltabilir.

Bağışıklık Sistemi Desteği: Folat, bağışıklık hücrelerinin üretiminde rol oynar ve genel bağışıklık fonksiyonunu destekler.

Cilt ve Saç Sağlığı: Hücre yenilenmesini teşvik ederek sağlıklı cilt ve saç gelişimine katkıda bulunabilir.

Kanser Riskini Azaltma: Bazı çalışmalar, yeterli folat alımının kolon ve meme kanseri gibi belirli kanser türlerinin riskini azaltabileceğini öne sürmektedir.

Paylaşın

Siyah Deri, Beyaz Maskeler: Sömürgecilik, Irkçılık Ve Kimlik

20. yüzyılın önemli düşünürlerinden Frantz Fanon’un 1952 yılında yayınlanan “Siyah Deri, Beyaz Maskeler” adlı eseri, sömürgecilik, ırkçılık ve kimlik meselelerini derinlemesine inceleyen klasik bir metindir.

Haber Merkezi / Fanon, bu kitabında siyah bireylerin sömürge toplumlarında karşılaştığı psikolojik ve sosyolojik yabancılaşmayı analiz etmektedir. Eser, hem kişisel deneyimlere hem de felsefi ve psikanalitik yaklaşımlara dayanarak, ırkçılığın birey ve toplum üzerindeki yıkıcı etkilerini ele almaktadır.

İçerik ve Temalar:

Siyah Kimlik ve Yabancılaşma: Fanon, siyah bireyin beyaz egemen kültürde kendisini nasıl “öteki” olarak gördüğünü ve bu durumun psikolojik bir bölünmeye yol açtığını tartışmaktadır. Siyah birey, beyaz toplumun değerlerini içselleştirmeye zorlanarak kendi kimliğinden uzaklaşır ve bir tür “beyaz maske” takmaktadır.

Sömürgecilik ve Psikoloji: Fanon, sömürgeciliğin yalnızca fiziksel bir tahakküm değil, aynı zamanda zihinsel bir baskı aracı olduğunu belirtmektedir. Siyah bireyin kendini beyaz normlar üzerinden tanımlama çabası, aşağılık kompleksi ve özsaygı kaybına neden olmaktadır

Dil ve Kültür: Fanon, dilin sömürgecilikteki rolüne dikkat çekmektedir. Siyah bireyin ana dilinden uzaklaşarak sömürgecinin dilini (örneğin Fransızca) benimsemesi, kültürel bir asimilasyon sürecinin parçasıdır. Bu, kimlik krizini derinleştirmektedir.

Irkçılığın Evrenselliği: Fanon, ırkçılığın yalnızca bireysel değil, sistematik ve yapısal bir sorun olduğunu vurgulamaktadır. Beyaz toplumun siyah bireye dayattığı stereotipler, hem sosyal hem de ekonomik eşitsizlikleri pekiştirmektedir.

Özgürleşme ve Direniş: Kitap, siyah bireyin özgürleşme sürecini de ele almaktadır. Fanon, gerçek özgürlüğün ancak kendi kimliğini yeniden inşa ederek ve sömürgeci zihniyetten kurtularak mümkün olacağını savunmaktadır.

Fanon, eserde otobiyografik unsurları, psikanalitik teorileri (özellikle Freud ve Jung’dan etkilenerek) ve Marksist düşünceyi harmanlamaktadır. Kendi deneyimlerinden yola çıkarak yazdığı için metin, hem akademik hem de kişisel bir tona sahiptir. Anlatımı yer yer öfkeli ve polemiktir, bu da Fanon’un ırkçılığa duyduğu derin tepkiyi yansıtmaktadır.

Fanon’un ırkçılığı hem bireysel hem de sistemik düzeyde ele alması, eseri zamansız kılmaktadır. Psikolojik ve sosyolojik analizlerin birleşimi olan eser, ırkçılığın karmaşık doğasını anlamada etkili bir çerçeve sunmaktadır.

Kitap, sömürgecilik sonrası (postkolonyal) teorinin temel taşlarından biri olarak kabul edilir ve Edward Said, Homi K. Bhabha gibi düşünürleri etkilemiştir.

Fanon’un genellemeleri (özellikle siyah ve beyaz kimliklere dair) bazı eleştirmenlerce fazla indirgemeci bulunmaktadır. Kadın deneyimlerine yeterince odaklanmaması, feminist eleştirmenler tarafından eksiklik olarak görülmektedir. Yer yer yoğun ve akademik üslup, genel okuyucu için erişimi zorlaştırmaktadır.

Siyah Deri, Beyaz Maskeler, günümüzde hâlâ ırkçılık, kimlik ve sömürgecilik sonrası çalışmalar için temel bir referans kaynağı olma özelliğini korumaktadır. “Black Lives Matter” hareketi ve küresel ırkçılık karşıtı mücadeleler bağlamında, Fanon’un fikirleri yeniden tartışılmaktadır.

Eser, ırkçılığın yalnızca tarihsel bir mesele olmadığını, modern toplumlarda da devam ettiğini hatırlatmaktadır.

Paylaşın

Ali Babacan: Yargı İle Muhalefet Şekillendirilmek İsteniyor

DEVA Partisi Lideri Ali Babacan, CHP İl Başkanlığına “Kayyum” atanmasına ilişkin, “Şu anda iktidar yargı kullanarak, yargı üzerindeki nüfuzunu kullanarak muhalefeti şekillendirmeye çalışıyor” dedi ve ekledi:

“Bundan bir süre önce Sayın Erdoğan’ın ifadesi olmuştur. Yani “Türkiye’deki muhalefeti de şekillendirmek, dizayn etmek galiba bize düşecek” demişti. Yani şu anda fiilen onu yapmaya başladı.”

Demokrasi ve Atılım (DEVA) Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, Silivri’deki Marmara Cezaevi’nde tutuklu bulunan Gazeteci Fatih Altaylı’nın “Boş Koltuk” programına konuk oldu.

Ali Babacan, CHP İstanbul İl Kongresi’nin iptaline ilişkin soruya verdiği cevapta şunları söyledi: Şu anda iktidar yargı kullanarak, yargı üzerindeki nüfuzunu kullanarak muhalefeti şekillendirmeye çalışıyor. Bundan bir süre önce Sayın Erdoğan’ın ifadesi olmuştur. Yani “Türkiye’deki muhalefeti de şekillendirmek, dizayn etmek galiba bize düşecek” demişti. Yani şu anda fiilen onu yapmaya başladı.

Tabii ki dosyaların derinlerine inip, derinlerine bakınca her bir belediyeyle ilgili ne vardır ne yoktur, o yargı süreçlerinden hepsi ortaya çıkacaktır ama yani çok benzer durumlarda olan bir AK Partili belediyeyle CHP’li belediyeye eğer farklı muamele yapılıyorsa, yani yargı süreçleri CHP’li belediyelerle ilgili çok sert yürütülürken AK Partili belediyelerle ilgili hemen hemen hiçbir yargı denetimi yapılmıyorsa burada bir taraflı bir duruş var. Burada bir yargıyı siyasi amaçlar hedefiyle etkilemek var. Yani bu tabii çok vahim bir durum.

“Bu ülkede enflasyon düşmez, ekonomi düzelmez”

Babacan hükümetin ekonomi politikaları ile ilgili de şunları söyledi: Enflasyon sadece faiz artırarak inmez. Enflasyon aynı zamanda devletin tasarruf etmesiyle iner. Bakın, ilk başta özelleşme dediniz değil mi? Biz ne yaptık? Özelleşme gelirinin tamamını borcu azaltmakta kullandık. O kadar borca faiz ödemedik. Diyelim ki o gün 8 milyar dolar para geldiyse, 8 milyar dolar borcu azaltınca 8 milyar doların faizinden kurtulduk mesela, değil mi? Bu nedir? Onu harcayabilirdik o gün ama öyle bir ekonomi programı yazdık ki, ‘yok’ dedik. Böyle bir şey olmaz. Devlet bunu böyle har vurup harman savuramaz.

Madem borcumuz var, varlığımız var; eğer bir özelleşme varsa bu sadece borç ödemede kullanılır dedik. Şu anda öyle bir şey yok. Bir tasarruf kaygısı yok devletin. Vatandaşa diyorlar ki: ‘Sabır, tasarruf edeceksin, biraz daha bunlara katlanacaksın. Türkiye’nin düşmanı çok.’ Peki, devlet olarak sen hangi tasarrufu yaptın bugüne kadar? Hangi harcamanı azalttın? Neye dikkat ettin? Vatandaştan istediğin tasarrufu devlet olarak sen yapmazsan bu ülkede enflasyon düşer mi? Düşmez.

Mesela Mehmet Şimşek, Cevdet Yılmaz. Bunların ne yapması lazım? Tasarruf için gidip Erdoğan’ı ikna etmeleri lazım. ‘Efendim olmaz, bakın bu kadar vatandaş perişan, bizim de devlet olarak tasarruf etmemiz lazım’ diye ikna etmeleri lazım. Ne yapmaları lazım? Kamu İhale Yasası’nı değiştirmeleri lazım. Biliyorum ki şu anda masalarının üzerinde hazır Kamu İhale Yasası var. Hangi yasa? Avrupa Birliği’ndeki 27 ülkenin uyguladığı, hatta ayrılan İngiltere’nin de uygulamaya devam ettiği; Avrupa Birliği’ndeki 33 fasıldan bir tanesi olan Kamu İhale Yasası’nın Türkiye’de de uygulanması lazım. Biz hep bunu savunuyoruz.

Diyoruz ki: Bu kadar ülke bunu uyguluyorsa, Türkiye’den çok daha büyük ekonomisi olan ülkeler yatırım yaparken, kamu parasını harcarken bu kurallara uyuyorsa biz neden kaçıyoruz? Bugün ben bu ülkenin cumhurbaşkanı olsam, halkımızdan o yetkiyi alsam inanın bir ayda bunun meclisten geçmesini sağlarım. En geç üç ayda da yeni Kamu İhale Yasası’nı uygulamaya başlarım. Siz o zaman tasarrufu görürsünüz. Şu anda 3 liraya mal ettikleri deprem konutunu, bakın iddialı söylüyorum, biz 1 liraya mal ederiz. 200 bin konut bitirdik diyorlar değil mi? Biz aynı parayla 600 bin konutu yapardık. Hepsi açık. Mimarlar, mühendisler odalarının açıkladıkları inşaat maliyet tablosu var. Bir de bu deprem konutlarına verdikleri fiyatlar var.

Verdikleri fiyat diyorum çünkü ihale falan yok. Bakın, Türk Telekom’da 13-14 firmadan bahsediyorum; 4 firma gelmiş kıyasıya rekabet etmiş, öyle özelleştirilmiş. Burada rekabet falan da yok. ‘Arkadaş, şurada 4 bin deprem konutu var, bunu sen yap. Şurada da 3.000 konut var, bunu da sen yap.’ Yarışma yok. ‘Kim daha ucuza yaparsa ben ona vereceğim’ demek yok. Dolayısıyla bakıyorsunuz inşaat maliyet tablolarına, bir de verdikleri fiyatlara, korkunç farklar var. Sadece deprem konutu bu değil mi? Memleketin en acil ihtiyacı. Tasarruf olmayınca, yani Kamu İhale Yasası değişmeyince, bu ülkede enflasyon düşmez, ekonomi düzelmez.

Çünkü ‘itibardan tasarruf olmaz’ diye bir mottosu var ya Sayın Erdoğan’ın. Öyle ki, o bana verilmiş bir cevaptır. Ben zamanında tasarruf derken, ülkenin en hızlı büyüdüğü dönemlerde görevliydim. ‘Bugünler iyi günler, bugünlerde tasarruf etmeliyiz ki kötü günler geldiğinde o tasarruflarımızı kullanalım, bir denge sağlayalım’ dedim. Ak akçe kara gün içindir dedik, değil mi? Biriktirdiğimiz her şeyi sıfırladılar. Merkez Bankası’nın döviz rezervlerini sıfırladıkları gibi, Merkez Bankası’nın yedek akçelerini de sıfırladılar. O günlerde bu dikkatten kaçtı. Damat döneminde Merkez Bankası’nın yıllardır biriktirdiği yedek akçeler bir günde sıfırlandı ve bütçe harcamasına eridi gitti para. İçim cızladı. ‘Yazık’ dedim. Yıllardır bu ülkenin kara günü için biriktirdiği Merkez Bankası’nın yedek akçesidir bu. Yapılır mı? Sırf kötü yönetimin sonucunu kapatmak için yaptıkları işler bunlar maalesef.

“Geçmiş kaliteye özlem var”

Babacan konuşmasında şunları kaydetti: TRT tamamen bu ülkenin vergileriyle finanse edilen bir kuruluş. Yani herkes KDV ödüyor, ÖTV ödüyor. Gidiyorsunuz bir ekmek alıyorsunuz, onun içinde yüzde 1 de olsa bir KDV var, o paradan TRT’ye para gidiyor. Şimdi böyle bir kuruluşa DEVA Partisi kuruldu kurulalı bir kere bile davet edilmedim. Benimle ilgili tek bir haber yaptı TRT, o da Covid olduğumda. Hangi duygularla o haberi yaptılar bilmiyorum ama baktım, akşam ana haberlerde ‘Ali Babacan Covid oldu’ haberi. Yani haber bu, tek haber. 5 yıldır TRT’de benimle ilgili çıkan haber bu.

E şimdi bu adil değil ki. Eskiden biliyorsunuz TRT ne yapardı? Bütün liderlere eşit dakikalı programlar yapardı değil mi? TRT’de açık oturumlar, liderler açık oturumları olurdu. O dönemin siyasetine, siyasetçilerin kalitesine bakıyorum; Türkiye Avrupa’ya daha kaliteli ürün satıyor ama siyasette bazen o dönemlerin kalitesini arıyor insan. Gazetecilikte, habercilikte, siyasette bir geçmiş kaliteye özlem var. O da yazık bu ülke için. Dolayısıyla geniş kitlelere ulaşacak mecralarla ilgili de sorunumuz var.

Mesela Anadolu Ajansı… Bizimle ilgili çok nadir haber geçer. Çok nadir, o da birkaç satırla. Onun dışında yok. Eskiden Anadolu Ajansı dediğimiz kurum bir referans haber kaynağıydı. Gerçekten tarafsız, objektif; her gün yüzlerce haber akışı sağlardı ve her medya kuruluşu onu sağlam, güvenilir bir referans olarak alıp televizyonlarda, gazetelerde, internet haber sitelerinde görürdü. Ama şu anda öyle değil. Çok kısa, bazı konuları görmeyen ya da çoğu zaman iktidarın propagandasını yapan bir aygıt haline dönüşmüş durumda. Yazık. Bunlar devlet kuruluşu olduğu için söylüyorum.

Paylaşın

Stres, Vertigoya Neden Olabilir Mi?

Vertigo, kişinin kendisinin veya çevresinin döndüğünü hissettiği bir baş dönmesi durumudur. Gerçek bir hareket olmaksızın denge kaybı, sersemlik veya dünya etrafında dönüyormuş hissiyle karakterizedir.

Haber Merkezi / Vertigo, genellikle iç kulak, beyin veya sinir sistemiyle ilgili sorunlardan kaynaklanır.

Vertigonun Başlıca Nedenleri:

Benign Paroksismal Pozisyonel Vertigo (BPPV): İç kulaktaki kalsiyum kristallerinin yer değiştirmesiyle oluşan, başın belirli pozisyonlarında tetiklenen vertigo.

Meniere Hastalığı: İç kulakta sıvı birikimi sonucu baş dönmesi, kulak çınlaması ve işitme kaybı.

Vestibüler Nörit veya Labirentit: İç kulak iltihabı veya viral enfeksiyonlar.

Migren: Migrenle ilişkili vertigo (vestibüler migren).

Stres ve Anksiyete: Stres, vertigo semptomlarını tetikleyebilir veya kötüleştirebilir.

Nörolojik Sorunlar: Beyin tümörleri, inme veya multipl skleroz gibi durumlar nadiren vertigoya yol açabilir.

Vertigonun Başlıca Belirtileri:

Baş dönmesi veya çevre dönüyormuş hissi
Bulantı, kusma
Denge kaybı
Nistagmus (gözlerde istemsiz hareketler)
Terleme veya kulak çınlaması

Stres, Vertigoya Neden Olabilir Mi?

Stres vertigoya neden olabilir veya vertigo semptomlarını tetikleyebilir. Stres, vücudun sinir sistemini ve denge mekanizmalarını etkileyebilir. Özellikle yoğun stres veya anksiyete, iç kulakta dengeyi sağlayan vestibüler sistemi dolaylı olarak etkileyebilir. Ayrıca, stres kaynaklı kas gerginlikleri, baş dönmesi hissini artırabilir.

Bununla birlikte, vertigo genellikle iç kulak sorunları (örneğin, benign paroksismal pozisyonel vertigo – BPPV, Meniere hastalığı), migren veya diğer nörolojik durumlarla ilişkilidir. Stres, bu altta yatan koşulları kötüleştirebilir veya semptomları daha belirgin hale getirebilir.

Stres ve Vertigo ile Başa Çıkma:

Stres ve vertigo ile başa çıkmak için hem stres yönetimini hem de vertigo semptomlarını hafifletmeye yönelik yöntemleri bir arada kullanmak etkili olabilir.

Stresle Başa Çıkma Yöntemleri:

Meditasyon ve Nefes Egzersizleri: Derin nefes alma (örneğin, 4 saniye nefes al, 4 saniye tut, 4 saniye ver) veya rehberli meditasyon, sinir sistemini sakinleştirir.

Yoga veya Hafif Egzersiz: Düzenli yoga, tai chi veya yürüyüş, stres hormonlarını azaltır ve dengeyi destekler.

Zaman Yönetimi: Günlük iş yükünü planlayarak stres kaynaklarını azaltın.

Uyku Düzeni: Yeterli ve kaliteli uyku, stresle başa çıkmada kritik. Her gece 7-8 saat uyumaya özen gösterin.

Psikolojik Destek: Kronik stres veya anksiyete için bir terapist veya psikologdan destek almak faydalı olabilir.

Hobiler ve Sosyalleşme: Keyif aldığınız aktiviteler veya sevdiklerinizle vakit geçirmek stresi azaltabilir.

Vertigo ile Başa Çıkma Yöntemleri:

Doktor Kontrolü: Vertigonun nedeni (BPPV, Meniere, migren vb.) için bir KBB uzmanına veya nörologa başvurun. Tanıya göre tedavi (örneğin, Epley manevrası, ilaçlar) uygulanabilir.

Tetkikleyici Hareketlerden Kaçınma: Hızlı baş hareketleri veya ani pozisyon değişiklikleri vertigoyu tetikleyebilir. Yavaş ve kontrollü hareket edin.

Vestibüler Rehabilitasyon: Bir fizyoterapistle denge egzersizleri yapmak, iç kulak ve beyin arasındaki koordinasyonu güçlendirebilir.

Hidrasyon ve Beslenme: Susuz kalmamak ve tuz alımını dengelemek (özellikle Meniere hastalığında) semptomları azaltabilir. Kafein ve alkolden uzak durun.

Güvenli Ortam: Vertigo atakları sırasında düşme riskini azaltmak için çevrenizi düzenleyin (örneğin, kaymaz zemin, destekleyici mobilyalar).

Paylaşın