Dişleri En Çok Hangi İçecekler Lekeler?

Kromojen adı verilen kimyasal bileşikler, bazı yiyecek ve içeceklere güçlü bir renk verir ve bu bileşikler dişleri lekeleyebilir. Tanen adı verilen bir madde içeren yiyecek ve içecekler de lekelenmeye neden olabilir.

Haber Merkezi / Asitler de dişleri aşındırarak lekelenme olasılığını artırabilir. Genel olarak, kıyafetleri veya dili lekeleyebilecek bir şeyin dişleri de lekelemesi muhtemeldir.

Başka bir ifadeyle, dişleri en çok lekelenmeye neden olan yiyecek ve içecekler genellikle renk pigmentleri (kromojenler), tanenler veya asit içeriği yüksek olanlardır.

İşte diş lekelenmesine en çok yol açan yiyecekler ve içecekler:

Kahve: İçeriğindeki tanenler ve koyu rengi diş minesinde lekelenmeye neden olur.

Çay: Özellikle siyah çay, tanenler açısından zengindir ve dişlerde sarı – kahverengi lekeler bırakabilir.

Kırmızı Şarap: Hem tanen hem de koyu pigmentler içerir, diş minesini lekeler.

Kola ve Asitli İçecekler: Koyu renkli kolalar ve asitli içecekler, diş minesini aşındırarak lekelenmeyi kolaylaştırır.

Meyve Suları ve Kırmızı Meyveler: Yaban mersini, böğürtlen, nar ve vişne gibi koyu renkli meyveler veya suları dişlerde leke bırakabilir.

Soya Sosu ve Balsamik Sirke: Koyu renkli soslar diş yüzeyinde lekelenmeye yol açabilir.

Köri ve Zerdeçal: Bu baharatlar yoğun renk pigmentleri içerir ve düzenli tüketimde dişleri sarartabilir.

Şekerlemeler ve Renkli İçecekler: Mavi, kırmızı veya yeşil renkteki şekerlemeler ve içecekler yapay boyalar içerir, bu da lekelenmeye neden olabilir.

Önleme İpuçları:

Bu yiyecek / içeceklerden sonra ağzınızı suyla çalkalayın veya pipet kullanarak içeceklerin dişle temasını azaltın.

Dişlerinizi düzenli fırçalayın, ancak asitli yiyecek / içeceklerden hemen sonra fırçalamak yerine 30 dakika bekleyin, çünkü mine geçici olarak hassaslaşabilir.

Paylaşın

Türkiye’nin Uluslararası Yatırım Pozisyonu Açığı 344 Milyar Dolara Yükseldi

Temmuz sonu itibarıyla, Türkiye’nin yurt dışı varlıkları yüzde 4,2 oranında artarak 378,4 milyar dolar, yükümlülükleri ise yüzde 3,4 oranında artarak 722,3 milyar dolar oldu.

Haber Merkezi / Başka bir ifadeyle Türkiye’nin uluslararası yatırım pozisyonu açığı -343,9 milyar dolara yükseldi.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB), Uluslararası Yatırım Pozisyonu Gelişmeleri Temmuz 2024 verilerini açıkladı.

Buna göre; Türkiye’nin net Uluslararası Yatırım Pozisyonu 2025 yılı Temmuz ayı itibarıyla -343,9 milyar dolar oldu. Temmuz itibarıyla Türkiye’nin yurt dışı varlıkları, bir önceki ay sonuna göre yüzde 4,2 oranında artarak 378,4 milyar ABD doları, yükümlülükleri ise yüzde 3,4 oranında artarak 722,3 milyar ABD doları oldu.

Rezerv varlıklar 19,3 milyar dolar artarak 169.2 milyar dolar ile tarihsel olarak en yüksek değere ulaştı.

Varlık kalemleri bir önceki ay sonuna göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi yüzde 1,1 oranında artarak 70,6 milyar dolar ve diğer yatırımlar kalemi ise yüzde 3,6 oranında azalarak 134,3 milyar dolar oldu. Bankaların yabancı para efektif ve mevduat varlıkları yüzde 13,2 oranında azalarak 40,9 milyar dolar oldu.

Yükümlülükler altındaki portföy yatırımları alt kalemlerinden Genel Hükümet’in yurt dışı tahvil yükümlülükleri yüzde 6,3 oranında artarak 44,4 milyar dolara yükseldi.

Yükümlülüklerin alt kalemleri bir önceki aya göre incelendiğinde, doğrudan yatırımlar kalemi, BIST 100 endeksindeki artışın etkisiyle, yüzde 6 oranında artarak 220,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Portföy yatırımları kalemi yüzde 7,8 oranında artarak 125,8 milyar dolar ve diğer yatırımlar kalemi yüzde 0,7 oranında artarak 375,9 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti.

Paylaşın

Belçika Devrimi: Avrupa’yı Şaşırtan Bağımsızlık Hareketi

Belçika Devrimi, modern Belçika Krallığı’nın kuruluşuna yol açan ve Birleşik Hollanda Krallığı’ndan (Hollanda ve Belçika eyaletlerini içeren) ayrılma sürecini tetikleyen bir dizi ayaklanma ve çatışmayı tanımlar.

Haber Merkezi / 19. yüzyıl Avrupa milliyetçilik dalgasının önemli bir parçası olarak kabul edilen devrim, Belçika’nın bağımsızlığını pekiştirmiştir.

Napolyon Savaşları’ndan sonra (1815 Viyana Kongresi), Avrupa güçleri (Avusturya, Prusya, Rusya ve Birleşik Krallık), Fransa’nın yeniden güçlenmesini önleme amacıyla, Belçika eyaletlerini (güneydeki Katolik ve Fransızca konuşan nüfus) Hollanda ile birleştirerek Birleşik Hollanda Krallığı’nı kurmuştur.

Ancak, kuzeydeki Protestan ve Felemenkçe konuşan Hollandalılarla güneydeki Katolik Valonlar ve Flamanlar arasında derin kültürel, dini ve dilsel farklılıklar vardı. Ayrıca, Güney eyaletleri (bugünkü Belçika), birleşme sonrası ekonomik olarak da ihmal edilmiştir.

Devrimin Temel Tetikleyicileri:

Dini Farklılıklar: Kuzey Protestan, güney Katolik nüfus arasında gerilim. Kral I. Willem’in Protestan yanlısı politikaları (örneğin, karma eğitimde dini ayrımcılık) güneyde tepki çekmiştir.

Dil ve Kültürel Baskı: Fransızca egemen güneyde, Felemenkçe resmi dil olarak dayatılmış; bu, elit Fransızca konuşan sınıfı öfkelendirmiştir.

Ekonomik Sorunlar: Güneydeki sanayi gerilemesi, yüksek vergiler ve işsizlik. Endüstri Devrimi’nin getirdiği düzensiz çalışma koşulları işçileri isyana sürüklemiştir.

Siyasi Baskı: Merkeziyetçi yönetim, güney eyaletlerine özerklik vermemiştir. Ayrıca, sansür ve basın özgürlüğünün kısıtlanması entelektüelleri rahatsız etmiştir.

Bu faktörler, 1828 yılında liberal muhalefetin yükselişiyle birleşince devrimi hazırlamıştır.

Devrim, 25 Ağustos 1830’da Brüksel’de bir tiyatro gösterisiyle (Daniel Auber’in özgürlük temalı “La Muette de Portici: Sessiz Kız operası) başlamıştır. Opera sırasında seyirciler arasında spontane protestolar patlak vermiş ve bu, barikatlara dönüşmüştür.

Eylül 1830’da ayaklanmalar Brüksel’den Liege, Mons ve diğer şehirlere yayılmıştır: Fabrikalar işgal edilmiş, ulusal muhafız birlikleri kurulmuştur.

Ekim 1830’da Kral I. Willem ayaklanmaların olduğu şehirlere asker göndermiştir, ancak Brüksel’de gerçekleşen 10 günlük “Ekim Günleri” çatışmalarında Belçikalılar galip gelmiştir (yaklaşık 600 ölü).

Kasım 1830’da Ulusal Kongre toplanmıştır. Kongre, bağımsızlığı ilan etmiş ve anayasa hazırlamıştır. Geçici hükümet kurulmuş ve Erasme Louis Surlet de Chokier naip seçilmiştir.

1831 ve 1832’de Hollanda ordusu iki kez ayaklanmalara müdahale etmiştir, ancak Fransızların yardımıyla (General Gerard komutasında) püskürtülmüştür. Çatışmalar, özellikle Limburg ve Lüksemburg’da sınır anlaşmazlıklarına yol açmıştır.

İngiltere, Fransa, Avusturya, Prusya ve Rusya’nın katıldığı Londra Konferansı’nda (1830-1831) Belçika’nın tarafsız ve bağımsız bir krallık olması kararlaştırılmıştır (20 Ocak 1831). Hollanda başlangıçta bu kararı reddetmiş, ancak 1839 yılında Londra Antlaşması’yla kabul etmiştir.

Belçika Devrimi, Avrupa’daki milliyetçilik dalgasını güçlendirmiştir. Polonya’daki 1830 Kasım Ayaklanması ve İtalya’daki birleşme hareketleri gibi diğer ulusal hareketler üzerinde dolaylı etkileri olmuştur.

Belçika’nın başarısı, baskıcı rejimlere karşı halk hareketlerinin mümkün olduğunu göstermiştir.

Paylaşın

Türkiye’de Kadınlar, Erkeklere Göre Yüzde 10 Daha Az Kazanıyor

Türkiye’de 2023 yılı itibarıyla tam zamanlı çalışan kadınlar, erkek meslektaşlarına göre yüzde 10 daha az kazanıyor. Kadın ve erkek meslektaşlar arasındaki çift haneli fark dikkat çekiyor.

Kadınlar, OECD ülkelerinde hala erkek meslektaşlarına kıyasla daha düşük ücret alıyor. OECD’nin 2025’te yayımladığı “Gender Dashboard” raporuna göre, 2023 yılı itibarıyla kadınların ortalama kazancı, erkeklerin medyan gelirinin yalnızca yüzde 88,9’una denk geliyor. Bu da kadınların her 1 dolar karşılığında 89 sent kazandığı anlamına geliyor.

Cinsiyetler arası ücret farkı, 2010 yılındaki yüzde 14 seviyesinden yüzde 11,5’e inse de, ilerleme yavaş seyrediyor. OECD, bu farkın sadece ücret politikalarından değil; yarı zamanlı istihdam, iş kalitesi ve kariyer ilerleme olanaklarındaki eşitsizliklerden de kaynaklandığını vurguluyor. Bu durum, kadınların emeklilikte yoksulluk riskiyle daha fazla karşı karşıya kalmasına yol açıyor.

Ücret eşitsizliğinin en yüksek olduğu ülke, yüzde 29,3 ile Kore oldu. Estonya (Yüzde 24,7), Japonya (Yüzde 22) ve İsrail (Yüzde 20,8) de listenin üst sıralarında yer aldı. ABD’de fark yüzde 16,4, Birleşik Krallık’ta yüzde 13,4 seviyesinde ölçülürken, Almanya ve Meksika gibi ülkelerde bu oran yüzde 14’ü geçti.

Karar’dan Berfu Kargı’nın haberine göre; Türkiye’de ise 2023 yılı itibarıyla tam zamanlı çalışan kadınlar, erkek meslektaşlarına göre yüzde 10 daha az kazanıyor. Bu oran, OECD ortalamasına kıyasla daha iyi görünse de, hâlâ çift haneli düzeydeki fark dikkat çekiyor.

Lüksemburg, kadınların erkeklerden daha fazla kazandığı tek ülke olarak istatistiklere geçti. Bu ülkede cinsiyet ücret farkı – yüzde 7,8 olarak hesaplandı. Belçika, Kolombiya ve Kosta Rika da ücret eşitliğine en yakın ülkeler arasında yer aldı.

Raporda sadece ücret farkı değil, siyasi temsil eşitsizlikleri de ele alındı. 2023 yılı itibarıyla OECD ülkelerindeki parlamentolarda kadın milletvekillerinin oranı ortalama yüzde 33,8 oldu. Bakanlık görevlerindeki kadın oranı ise daha da düşük seviyelerde.

Paylaşın

Yaz Saati Uygulaması Sağlık Sorunlarına Neden Olabilir Mi?

Yaz saati uygulamasının (YSU) sağlık üzerindeki etkileri bireyden bireye değişse de, özellikle hassas gruplar (yaşlılar, kronik hastalığı olanlar, uyku bozukluğu çekenler) için risk oluşturabilir.

Haber Merkezi / Bu nedenle, YSU’yu kaldırma veya sabit saat uygulamasına geçme tartışmaları devam etmektedir. Örneğin Avrupa Birliği’nde 2019 yılında YSU’yu kaldırma önerisi kabul edilmiş, ancak uygulama henüz tam olarak hayata geçirilmemiştir.

Araştırmalar, saat değişikliklerinin biyolojik saat (sirkadiyen ritim) üzerinde olumsuz etkiler yaratabileceğini göstermektedir:

Uyku Bozuklukları: Saatlerin ileri veya geri alınması, uyku düzenini bozarak uykusuzluk, yorgunluk ve uyku kalitesinde düşüşe neden olabilir. Özellikle ilkbaharda saatlerin ileri alınması, uyku süresini kısaltabilir.

Kalp Sağlığı: Saat değişikliklerinden sonraki günlerde, özellikle ilkbaharda, kalp krizi riskinde artış gözlemlenmiştir. 2018 yılında yapılan bir meta-analiz, YSU geçişlerinin kalp-damar olaylarını yüzde 5-10 oranında artırabileceğini öne sürmüştür.

Ruh Sağlığı: Sirkadiyen ritimdeki ani değişiklikler, depresyon ve anksiyete gibi ruh sağlığı sorunlarını tetikleyebilir. Özellikle mevsimsel duygu durum bozukluğu olan kişilerde bu etkiler daha belirgin olabilir.

Kaza ve Yaralanmalar: Saat değişiklikleri sonrası konsantrasyon kaybı ve yorgunluk nedeniyle trafik kazaları ve iş yerinde yaralanmalar artabilir. Örneğin, ABD’de yapılan çalışmalar, YSU geçişlerinden sonraki hafta trafik kazalarında yüzde 6’lık bir artış olduğunu göstermiştir.

Bağışıklık Sistemi: Uyku düzenindeki bozulmalar, bağışıklık sistemini zayıflatarak enfeksiyonlara yatkınlığı artırabilir.

Paylaşın

Türkiye’de Çalışanlar Mutsuz

Türkiye’de çalışanların mutluluk skoru 10 üzerinden 6.5 olarak belirlendi. En düşük mutluluk skoruna sahip bölge, 5.9 ortalama ile Marmara Bölgesi olurken en yüksek mutluluk skoruna sahip bölge 7.2 ortalama ile Doğu Anadolu Bölgesi oldu.

İş dünyasının önde gelen kuruluşlarından Pluxee ve nörobilim temelli araştırmalar yapan The Happiness Index, “Türkiye’de Çalışanlar Ne Kadar Mutlu?” başlıklı kapsamlı bir araştırma yayımladı. Mayıs 2025’te 2.100’den fazla çalışanın katılımıyla gerçekleştirilen çalışma, Türkiye’deki çalışanların mutluluk ve bağlılık seviyelerine dair çarpıcı sonuçlar ortaya koydu.

T24’ün haberine göre araştırma, çalışanların mutluluk skorunu 10 üzerinden 6.5 olarak belirledi. Bu skor, 7.9 olan global ortalamanın oldukça altında. Katılımcılar, özellikle “özerklik,” “kişisel gelişim” ve “anlam ve amaç” başlıklarında yeterli desteği alamadıklarını ifade etti. Bu yetersizlik, çalışanların şirketlerine olan bağlılıklarını da etkiliyor; bağlılık skoru globalde 7.8 iken, Türkiye’de 6.4’te kalıyor.

Coğrafi bölgeler arasında da mutluluk skorunda farklılıklar gözlemlendi. En düşük mutluluk skoruna sahip bölge, 5.9 ortalama ile Marmara oldu. Marmara Bölgesi’ndeki çalışanlar, kariyerlerinde ilerleme fırsatlarının daha az olduğunu ve iş yerine duydukları güvenin düşük olduğunu belirtiyor. En mutlu çalışanların ise 7.2 skorla Doğu Anadolu Bölgesi’nde olduğu görüldü. Bu bölgeyi Karadeniz ve Güneydoğu Anadolu izliyor.

Yaş grupları incelendiğinde ise çalışanların yaşı ilerledikçe mutluluk skorunun arttığı tespit edildi. 51-60 yaş grubundaki çalışanlar, “özerklik” ve “dinlenilme hissi” konularında diğer grupların önüne geçiyor.

Pluxee Türkiye Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Sinem Hekimoğlu, araştırma sonuçlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Hekimoğlu, Türkiye’deki çalışanların işlerine tutkuyla bağlı olsalar da, potansiyellerini gerçekleştirecek alan ve özgürlük bulamadıklarını paylaştı.

Hekimoğlu, “Çalışanların sesine kulak vermek ve onları gerçekten desteklemek, kurum kültürünü dönüştürmenin en güçlü yolu” dedi. Araştırmanın, işverenlere yol göstererek sürdürülebilir başarıya katkı sağlamayı hedeflediğini belirtti.

Paylaşın

MHP’den “Süreç” İçin Dikkat Çeken Tanımlama: Bahçeli Modeli

Abdullah Öcalan’ın çağrısı sonrası başlayan sürece ilişkin değerlendirmede bulunan MHP’li Feti Yıldız, sürecin adının “Bahçeli modeli” olduğunu belirterek, tamamlandığında dünya çapında örnek teşkil edeceğini söyledi.

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkan Yardımcısı Feti Yıldız, Cumhur İttifakı’nın “Terörsüz Türkiye” adını verdiği sürece ilişkin Halk TV’ye değerlendirmelerde bulundu. Yıldız, sürecin adının “Bahçeli modeli” olduğunu belirterek, tamamlandığında dünya çapında örnek teşkil edeceğini söyledi.

Süreç, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin 22 Ekim 2024’te başlattığı ve PKK’nın silah bırakması ile TBMM’de kurulan Milli Birlik, Dayanışma ve Demokrasi Komisyonu üzerinden yürütülen çalışmalarla devam ediyor. Komisyonda dün, benzer sorunları ile mücadele eden ülkelerdeki çözüm modelleri akademisyenler tarafından sunuldu.

Feti Yıldız, akademisyenlerin önerilerini değerlendirerek, “Kanada’dan Kolombiya’ya kadar sunulan tüm örnekler değerli; ancak bizim sürecimiz benzersiz. Bahçeli modeli, ilerleyen yıllarda çatışmalı bölgelerde barışın anahtarı olacak ve literatüre girecek” dedi.

Paylaşın

Kremalı Tavuk Piccata, Malzemeleri, Hazırlanışı

Hazırlaması çok kolay olan kremalı tavuk piccata, denedikten sonra menünüze ekleyeceğiniz yemek tariflerinden biri olacaktır. Öyleyse verilen adımları takip edin ve bu tarifi yapın!

Haber Merkezi / Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

2 adet kemiksiz, derisiz tavuk göğsü
Tuz, damak tadına göre
Karabiber , damak tadına göre
80 gr çok amaçlı un
4 yemek kaşığı zeytinyağı
80 ml kuru beyaz şarap
2 yemek kaşığı tuzsuz tereyağı
2 diş sarımsak, doğranmış

2 yemek kaşığı kapari
3 yemek kaşığı limon suyu
360 ml tavuk suyu
80 ml krema
2 yemek kaşığı taze düz yapraklı maydanoz, doğranmış
225 gr melek saçı makarna, pişmiş, servis için

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım…

Her tavuk göğsünü kelebek şeklinde kesin, üzerine yağlı kağıt serin ve yaklaşık 6 mm kalınlığında olacak şekilde dövün, her iki tarafını da bolca tuz ve karabiberle tatlandırın, tavuk göğüslerinin her birini uzunlamasına ikiye bölün, böylece 4 parça tavuk elde edin, unu geniş ve sığ bir tabağa koyun, her tavuk parçasını una bulayıp fazla ununu silkeleyin.

Büyük bir tavada zeytinyağını orta ateşte ısıtın, tavukları altın kahverengi olana kadar, her iki tarafı yaklaşık 3-4 dakika kızartın, tavuğu tavadan alıp kenara alın.

Beyaz şarabı tavaya dökün ve şarap yarı yarıya azalana kadar, yaklaşık 1 dakika pişirin, tereyağını, sarımsağı ve kapariyi ekleyip, yaklaşık 2 dakika, kokusu çıkana kadar pişirin, limon suyunu ve tavuk suyunu ekleyip sos hafifçe koyulaşana kadar 5 dakika pişirin, kremayı ekleyip karıştırın, ardından tavuğu tavaya geri alın.

Üzerine maydanoz serpin ve tavuğu sosa bulayın, sos hafifçe koyulaşana kadar 2 dakika kısık ateşte pişirin, ardından ocaktan alın, tavuk ve sosu melek saçı makarna üzerine servis edin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Kremalı Tavuk Cordon Bleu, Malzemeleri, Hazırlanışı

Sağlıklı ve lezzetli bir yemek tarifimi arıyorsunuz, kremalı tavuk cordon bleuyu deneyin. Yapımı o kadar zor olmayan tarifimiz ellerinizle buluştuğunda daha da lezzetlenecektir.

Haber Merkezi / Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

4 adet kemiksiz, derisiz tavuk göğsü
Tuz , damak tadına göre
Karabiber, damak tadına göre
1 yemek kaşığı sarımsak tozu
1 yemek kaşığı soğan tozu
16 dilim İsviçre peyniri

225 gr jambon, ince dilimlenmiş
Kızartma için fıstık yağı veya bitkisel yağ
1 su bardağı çok amaçlı un (125 gr)
4 yumurta, çırpılmış
2 su bardağı panko ekmek kırıntısı (100 gr)

Sos için;

3 yemek kaşığı tereyağı
2 diş sarımsak , kıyılmış
3 yemek kaşığı çok amaçlı un
2 su bardağı süt  (480 ml)
¼ su bardağı dijon hardalı (60 gr)
1 su bardağı rendelenmiş parmesan peyniri (100 gr)
Tuz , damak tadına göre
Karabiber , damak tadına göre

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım…

Tavuk göğüslerini tuz, karabiber, sarımsak tozu ve soğan tozuyla serpin ve her yere eşit şekilde dağılmasını sağlayın, bir kesme tahtası üzerinde, iki streç film arasına tavuk göğsünü yerleştirin ve et tokmağı, oklava veya ağır bir tava kullanarak yaklaşık 1 cm kalınlığa gelene kadar dövün.

Streç filmi çıkarın ve 2 dilim İsviçre peyniri, ardından 2 dilim jambon, bir kat daha İsviçre peyniri ve bir kat daha jambon yerleştirin, tavuğu eşit şekilde sarın ve yeni bir streç filme yerleştirin.

Tavuğu streç filme sıkıca sarın ve kenarlardaki fazla streç filmi kullanarak bükün, böylece tavuk cordon bleu rulosunu sıkılaştırın, fazla streç filmi bağlayın, kalan malzemelerle aynı işlemi tekrarlayın ve ruloları buzdolabında 30 dakika dinlendirin.

Bu arada, yüksek kenarlı bir tavayı 5 cm yağ ile 170°C’ye kadar önceden ısıtın.

Rulolar hazırlandıktan sonra un, çırpılmış yumurta ve galeta ununu iki ayrı büyük ve geniş tabağa koyun, tavukları önce una, sonra yumurtaya, sonra da galeta ununa bulayın.

Ekmek kırıntılı tavuk cordon bleu’yu yağa koyun ve her iki tarafı yaklaşık 5 dakika, dışı altın kahverengi olana kadar pişirin, güzel bir renk elde edildiyse ve tavuğun içi hala 75°C değilse, tavuk cordon bleuyu fırın tepsisine yerleştirilmiş tel ızgaraya yerleştirin ve tavuğu 170°C’ye ayarlı fırında bu sıcaklığa ulaşana kadar pişirin.

Bu arada sosu hazırlayın, orta ateşte 1,5 litrelik bir tencerede tereyağını eritin ve sarımsakları yumuşayana kadar pişirin, unu ekleyin ve 1 dakika çırpın, sütü ekleyin ve karışımla tamamen birleşip topak kalmayana kadar çırpın, karışım kaynama noktasına gelip koyulaşana kadar çırpmaya devam edin, hardalı, parmesan peynirini, tuzu ve karabiberi ekleyip çırpın, tavayı ocaktan alın.

Tavuğu dilimleyip üzerine Dijon sosu gezdirerek servis edin. Afiyet olsun…

Paylaşın

Taco Spagetti, Malzemeleri, Hazırlanışı

Hazırlaması çok kolay olan taco spagetti, denedikten sonra menünüze ekleyeceğiniz yemek tariflerinden biri olacaktır. Verilen adımları takip edin ve bu tarifi yapın!

Haber Merkezi / Bu tarifi denedikten sonra yorum bölümüne değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri;

1 yemek kaşığı zeytinyağı
455 gr kıyma
0,5 su bardağı doğranmış sarı soğan (75 gr)
30 gr taco baharatı
1 yemek kaşığı domates salçası
285 gr konserve doğranmış domates
225 gr kurutulmuş spagetti eriştesi

3 su bardağı su (710 ml)
0,5 su bardağı rendelenmiş çedar peyniri (50 gr)
0,5 su bardağı rendelenmiş mozzarella peyniri (50 gr)
1 adet küp doğranmış domates ve süslemek için biraz daha
2 yemek kaşığı doğranmış taze kişniş, ayrıca süslemek için daha fazlası

Hazırlanışı;

Tüm malzemelerinizi hazırlayın, başlayalım…

Büyük bir tencerede zeytinyağını orta-yüksek ateşte ısıtın, kıymayı, soğanı ve taco baharatını ekleyin, tahta bir kaşıkla kıydığınız eti parçalayarak, et kızarana kadar 3-5 dakika pişirin, domates salçasını ve konserve doğranmış domatesleri ekleyip karıştırın.

Spagettiyi ve suyu ekleyin, kaynama noktasına gelince tencerenin kapağını kapatın, ateşi orta-düşük seviyeye indirin ve makarna pişene kadar yaklaşık 15 dakika kısık ateşte pişirin.

Tencereyi ocaktan alıp içine çedar peyniri, mozzarella peyniri, küp doğranmış Roma domatesi ve kişnişi ekleyin, peynir eriyene kadar karıştırın, istenirse üzerine biraz daha Roma domatesi ve kişniş ekleyerek hemen servis edin. Afiyet olsun…

Paylaşın