Analitik Motor Nedir, Nasıl Çalışır?

Analitik Motor, 19. yüzyılda İngiliz matematikçi Charles Babbage tarafından tasarlanan erken dönem mekanik genel amaçlı bir bilgisayardır. Delikli kartlar kullanarak veri işleyen, aritmetik mantık birimi, koşullu dallanma ve döngüler içeren programlanabilir bir makinedir.

Haber Merkezi / Hiçbir zaman tam olarak inşa edilmemiş olsa da, Analitik Motor modern bilgisayar bilimi ve dijital hesaplamanın temellerini atmıştır.

Analitik Motor, 1800’lerin ortalarında İngiliz matematikçi ve mühendis Charles Babbage tarafından tasarlanan ilk hesaplama araçlarından biridir. Amacı, elle çözüldüğünde çok zaman alan ve insan hatasına açık olan karmaşık matematik problemlerini çözmekti.

Babbage’ın motor vizyonu, cebirsel işlemler ve fonksiyonlar da dahil olmak üzere karmaşık hesaplamalar yapma yeteneğini içeriyordu. Analitik Motor, önceden belirlenmiş bir dizi talimata dayalı olarak hesaplama görevlerini otomatikleştirebilen programlanabilir makineler kavramını ortaya koyduğu için, günümüz dijital bilgisayarlarının kavramsal öncüsü olarak kabul edilir.

Analitik Motor’un potansiyel kullanım alanları, salt matematiğin ötesine uzanıyordu; mühendislik, meteoroloji ve hatta müzik besteciliği gibi çeşitli alanlarda da uygulanması öngörülüyordu. Makine, veri ve talimat girişine olanak tanıyan delikli kartlar kullanılarak programlanabiliyordu ve bu da onu birçok problem çözme türü için çok yönlü ve uyarlanabilir bir cihaz haline getiriyordu.

Analitik Motor, Babbage’ın yaşamı boyunca tam olarak inşa edilememiş olsa da, sonraki bilgisayar tasarımları ve yenilikleri için temel oluşturmuş ve günümüzde bilgisayar bilimi alanını etkilemeye devam etmektedir. Analitik Motor, bilgisayar biliminin evriminde önemli bir temel taşı olmaya devam etmekte ve “Bilgisayarın Babası” Charles Babbage’ın olağanüstü yaratıcılığının bir kanıtı niteliğindedir.

Analitik Motor Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS):

Analitik Motoru kim icat etti?

Analitik Motor, İngiliz matematikçi ve mucit Charles Babbage tarafından icat edilmiştir. Babbage, Analitik Motor ve öncülü Fark Motoru üzerindeki çalışmaları da dahil olmak üzere bilgisayar bilimine yaptığı birçok katkı nedeniyle yaygın olarak “Bilgisayarın Babası” olarak kabul edilir.

Analitik Motor nasıl çalışır?

Analitik Motor, mekanik bileşenlerin ve delikli kartların talimat ve veri girişi için bir kombinasyonuyla çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Motor, değirmen (işlem birimi), depolama (bellek) ve okuma ve yazma mekanizmaları gibi birkaç temel parçadan oluşuyordu. Delikli kartları okuyarak ve depolanan programı izleyerek Analitik Motor hesaplamalar yapabiliyor ve sonuçları çıktı olarak verebiliyordu.

Analitik Motor neden hiç inşa edilmedi?

Devletten bir miktar fon almasına rağmen, Analitik Motor’un inşası son derece pahalı oldu ve Babbage, hassas mühendislik kaynaklarının sınırlı olması, siyasi değişiklikler ve finansman sorunları gibi çeşitli zorluklarla karşılaştı. Ayrıca, Babbage tasarımlarını sürekli olarak iyileştirip geliştirdi ve bu da gecikmelere yol açtı. Sonuç olarak, Analitik Motor Babbage’ın yaşamı boyunca hiçbir zaman tamamlanamadı.

Analitik Motorun önemi nedir?

Analitik Motor, depolanmış program kullanımı ve koşullu dallanma ve döngüler gerçekleştirme yeteneği gibi modern bilgisayar bilimi ve teknolojisinin gelişimini etkileyen önemli kavramları ortaya koyması nedeniyle önemlidir. Motorun tasarımı, bir makinenin yalnızca sayısal görevleri değil, karmaşık görevleri de yürütme potansiyelini göstererek, onu bilgisayar tarihinde önemli bir dönüm noktası haline getirmiştir.

Paylaşın

Analitik Geometri Nedir? Temel Kavramları

Koordinat geometrisi olarak da bilinen analitik geometri, cebirsel denklemler kullanarak koordinat sistemleri içinde noktalar, çizgiler ve eğriler gibi geometrik şekilleri temsil eden ve analiz eden bir matematik dalıdır.

Haber Merkezi / Genellikle Kartezyen koordinatlar (x, y, z) kullanılarak, uzamsal ilişkiler içeren problemleri çözmek için geometri ve cebir kavramlarını birleştirir. Bu alandaki temel çalışmalar, 17. yüzyılda Fransız matematikçi René Descartes tarafından başlatılmıştır.

Koordinat Geometrisi olarak da bilinen Analitik Geometri, geometrik nesneleri bir koordinat sistemi kullanarak cebirsel denklemlerle temsil ederek anlamanın yeni yollarını açan, matematiğin hayati bir dalıdır. Analitik Geometri’nin amacı, geometri ve cebir arasında bir bağlantı kurarak geometrik şekillerin cebirsel tekniklerle incelenmesini ve analiz edilmesini sağlamaktır.

İki önemli matematik disiplininin bu güçlü birleşimi, problem çözme yeteneklerimizi genişletmiş ve çok sayıda bilimsel ve mühendislik uygulaması için çok yönlü bir temel sağlamıştır. Analitik Geometri, fizik, mühendislik, bilgisayar bilimi ve ekonomi gibi çeşitli alanlarda kullanılmaktadır.

Noktalar, çizgiler ve eğriler gibi geometrik varlıkları koordinatlar ve denklemler cinsinden ifade ederek, bu nesnelerin daha kolay işlenmesini ve özelliklerinin analizini kolaylaştırır. Örneğin, mühendislerin karmaşık üç boyutlu modeller oluşturmak için kullandıkları bilgisayar destekli tasarımın (CAD) ve film ve video oyunlarında bilgisayarla oluşturulan görüntülerin (CGI) temelini oluşturur.

Ayrıca, gezegen hareketlerinin incelenmesinde, ekonomide süreç ve sistemlerin optimizasyonunda ve hatta makine öğrenimi ve yapay zekâ algoritmalarının geliştirilmesinde önemli bir rol oynamaktadır. Özetle, Analitik Geometri, çevremizdeki dünyayı daha iyi anlamak ve çeşitli alanlardaki sayısız karmaşık soruna çözüm bulmak için vazgeçilmez bir araç görevi görmektedir.

Analitik Geometri Hakkında Sıkça Sorulan Sorular: 

Kartezyen koordinat sistemi nedir?

Kartezyen koordinat sistemi, iki boyutlu bir düzlemdeki noktaları sayı çiftleri kullanarak temsil etme yöntemidir. x ekseni ve y ekseni adı verilen iki dik eksenden oluşur. Düzlemdeki her nokta, x’in y eksenine olan uzaklığını, y’nin de x eksenine olan uzaklığını temsil ettiği sıralı bir sayı çifti (x, y) ile gösterilir.

Analitik geometrinin temel kavramları nelerdir?

Analitik geometri, noktalar, çizgiler, eğriler, daireler ve konik kesitler gibi çeşitli kavramlar etrafında döner. Ayrıca, noktalar arasındaki mesafe, çizgilerin eğimi ve şekillerin denklemler kullanılarak temsil edilmesiyle de ilgilenir.

Analitik geometride çizgiler ve eğriler nasıl gösterilir?

Analitik geometride, doğrular ve eğriler, geometrik özelliklerinden türetilen denklemler kullanılarak temsil edilebilir. Örneğin, düz çizgiler, eğimleri ve y-kesişimleri kullanılarak y = mx + b biçiminde temsil edilebilir; burada m eğimi, b ise y-kesişimini temsil eder. Eğriler genellikle yüksek dereceli polinom veya parametrik denklemler kullanılarak temsil edilir.

Konik kesitler nelerdir?

Konik kesitler, bir düzlem ile dik dairesel bir koninin kesişimiyle elde edilen bir eğri kümesidir. Dört tür konik kesit vardır: daire, elips, parabol ve hiperbol. Her konik kesit, Ax^2 + Bxy + Cy^2 + Dx + Ey + F = 0 biçimindeki genel bir ikinci dereceden denklemle gösterilebilir.

Paylaşın

Analitik Veritabanı Nedir? Faydaları

Analitik veritabanı, analitik veri deposu veya veri ambarı olarak da bilinir ve büyük hacimli yapılandırılmış ve yapılandırılmamış verileri işlemek, depolamak ve yönetmek için özel olarak tasarlanmış bir veritabanıdır.

Haber Merkezi / İşlemsel süreçler yerine analitik süreçlere odaklanarak verimli sorgulama ve raporlama olanağı sağlar. Bu veritabanları, gerçek zamanlı içgörüler sağlamak, karar alma süreçlerini geliştirmek ve karmaşık analitik işlemleri gerçekleştirmek için optimize edilmiştir.

Analitik veritabanları, büyük hacimli verileri yüksek hızlarda işlemek, depolamak ve geri almak üzere tasarlanmış özel sistemlerdir ve temel amaçları hızlı ve verimli sorgulama ve analiz sağlamaktır. Karmaşık analitik görevleri desteklemek üzere tasarlanmışlardır ve kuruluşların geniş veri kümelerinden anlamlı kalıplar, eğilimler ve içgörüler çıkarmalarını sağlarlar. Analitik veritabanları, analitik görevler için optimize edilmiş performans sunmak amacıyla gelişmiş indeksleme teknikleri, paralel işleme, bellek içi veri depolama ve veri sıkıştırmadan yararlanır.

Kullanıcıların verilerinden eyleme geçirilebilir içgörüler elde etmelerini sağlayarak, işletmeler karar alma süreçleri için değerli bilgiler elde edebilir, inovasyonları teşvik edebilir ve genel operasyonel verimliliklerini artırabilirler. Analitik veritabanlarının temel uygulaması, işletmelerin büyük hacimli yapılandırılmış ve yarı yapılandırılmış verileri depolamasına ve analiz etmesine yardımcı olmaktır. Analitik veritabanları, müşteri analitiği, dolandırıcılık tespiti, envanter optimizasyonu ve risk analizi gibi çok çeşitli kullanım durumlarını destekler.

Bu bağlamlarda, veritabanları kuruluşların karmaşık hesaplamalar ve istatistiksel analizler gerçekleştirmesine olanak tanıyarak gizli ilişkileri ortaya çıkarmalarına, anormallikleri tespit etmelerine ve işlerini yönlendiren çeşitli faktörler hakkında daha derinlemesine bilgi edinmelerine olanak tanır.

Dahası, analitik veritabanları, gelişmiş analitik ve öngörücü modelleme için veri analistleri ve veri bilimcilerinden, iş trendlerini ve performans ölçütlerini anlamak için raporlara ve gösterge panellerine güvenen karar vericilere kadar çeşitli kullanıcı rollerinin ihtiyaçlarını karşılar. Genel olarak, analitik veritabanları, verilerin işletme büyümesini ve kârlılığını artırma potansiyelini ortaya çıkarmada etkilidir.

Analitik Veritabanı Hakkında Sıkça Sorulan Sorulan Sorular (SSS):

Analitik Veritabanı, geleneksel Veritabanı Yönetim Sisteminden (VTYS) nasıl farklıdır?

Analitik bir veritabanı, genellikle raporlama ve analiz amacıyla yoğun okuma gerektiren iş yüklerini ve büyük veri kümelerini işlemek üzere tasarlanmıştır. Geleneksel veritabanları ise, odak noktasının kayıt oluşturma, güncelleme ve silme olduğu işlemsel iş yüklerini işlemek üzere oluşturulmuştur. Analitik veritabanları genellikle sütunlu depolama ve dizinleme yöntemlerini kullanırken, geleneksel veritabanları satır tabanlı depolama sistemleri kullanır.

Analitik Veritabanı kullanmanın faydaları nelerdir?

Veri analizi amacıyla geleneksel bir veritabanı yerine analitik bir veritabanı kullanmanın bazı avantajları arasında daha hızlı sorgu performansı, büyük veri hacimlerini işleme yeteneği, gelişmiş veri sıkıştırma ve daha iyi ölçeklenebilirlik yer alır. Sütunlu depolama ve dizinleme, büyük veri kümelerinin daha verimli okunmasını sağlar ve kullanıcıların verileri gerçek zamanlı olarak ayrıntılı incelemesine ve incelemesine olanak tanıyarak daha hızlı içgörüler ve daha bilinçli kararlar alınmasını sağlar.

Piyasadaki popüler Analitik Veritabanları nelerdir?

Piyasada çeşitli analitik veritabanları mevcuttur. Popüler seçeneklerden bazıları şunlardır:

1. Google BigQuery
2. Amazon Redshift
3. Snowflake
4. Microsoft Azure Synapse Analytics
5. Vertica

Kuruluşlar analitik bir veritabanı seçmeden önce genel performans, ölçeklenebilirlik, kullanım kolaylığı, maliyet ve mevcut altyapıyla uyumluluk gibi faktörleri göz önünde bulundurmalıdır.

Analitik Veritabanı her türlü işletme ve uygulama için uygun mudur?

Analitik Veritabanları, veri analizi ve raporlamasına dayanan kuruluşlar için birçok avantaj sunsa da, her tür işletme veya uygulama için uygun olmayabilir. Kapsamlı raporlama ve veri analizi gerektirmeyen, ağırlıklı olarak işlemsel iş yüklerine sahip kuruluşlar için geleneksel bir veritabanı yönetim sistemi (VTYS) daha uygun olabilir. Hangi veritabanı sisteminin ihtiyaçlarınızı en iyi şekilde karşılayacağına karar vermeden önce kullanım senaryosunu, veritabanı gereksinimlerini ve kurumsal hedefleri dikkatlice değerlendirmeniz önemlidir.

Paylaşın

Analog Dijital Dönüştürücü Nedir, Nasıl Çalışır?

Analog Dijital Dönüştürücü (ADC), ses veya ışık gibi analog sinyalleri bilgisayarın anlayabileceği dijital bir formata dönüştürmek için kullanılan bir cihazdır. Bu dönüştürme genellikle analog sinyali düzenli aralıklarla örnekleyerek ve ardından sonucu dijital forma kodlayarak gerçekleştirilir.

Haber Merkezi / Bu teknoloji, ses ve görüntü kaydı, sensörler ve veri toplama gibi alanlarda kullanım açısından modern elektronikte hayati önem taşımaktadır.

Analog Dijital Dönüştürücü (ADC), gerçek dünyayı bilgisayarlarla uyumlu hale getirmeye katkıda bulunan teknoloji alanında önemli bir unsurdur. Adından da anlaşılacağı gibi, bir ADC, bir mikrofon tarafından algılanan ses dalgası veya bir dijital kameraya giren ışık gibi analog bir sinyali dijital bir sinyale dönüştürür. Bilgisayarlar dijital verilerle çalıştığı için, ses ve ışık gibi duyularımızın günlük olarak karşılaştığı gerçek dünya analog sinyallerinin, bir bilgisayar tarafından yorumlanabilir ve işlenebilir hale gelmesi için dijital verilere dönüştürülmesi gerekir.

ADC’lerin kullanımı birçok cihaz ve uygulamada yaygındır. Örneğin, müzik endüstrisinde, dijital kayıt ve düzenleme ekipmanları, sesler ve enstrümanlar tarafından üretilen analog ses dalgalarını düzenlenebilir ve işlenebilir dijital verilere dönüştürmek için ADC’lere güvenir.

Benzer şekilde, ister profesyonel ister kişisel olsun, fotoğrafçılıkta dijital kameralar, kamera lensine giren ışığı yakalanan görüntüyü temsil eden dijital verilere dönüştürmek için ADC’leri kullanır. Ayrıca, ADC’ler telekomünikasyon cihazlarında temel bir rol oynar ve sinyallerin dijitalleştirilip geniş dijital ağlar üzerinden gönderilmesini sağlar. Böylece ADC’ler günlük analog deneyimlerimizin dijital işlenmesini mümkün kılarak gerçek ve dijital dünyalar arasında köprü kurmaya yardımcı olur.

Analog Dijital Dönüştürücü Hakkında Sıkça Sorulan Sorular (SSS):

Analog Dijital Dönüştürücü nasıl çalışır?

ADC, analog sinyalin değerini belirli zaman noktalarında örnekleyerek ve bunu bir dizi ikili bit olarak dijital forma kodlayarak çalışır.

Analog Dijital Dönüştürücüler nerelerde kullanılır?: ADC’ler, dijital ses kaydı ve veri toplama dahil olmak üzere çeşitli uygulamalarda kullanılır. Diğer yaygın kullanımlar arasında televizyon yayıncılığı, cep telefonları ve radar sistemleri bulunur.

Analog-Dijital Dönüştürücülerin türleri nelerdir?: Dört temel ADC türü, flaş ADC, ardışık yaklaşım ADC, rampa ADC ve entegre ADC’dir.

Analog Dijital Dönüştürücü seçerken hangi faktörleri göz önünde bulundurmalıyım?: Bir ADC seçerken, göz önünde bulundurmanız gereken ana faktörlerden bazıları çözünürlük, hız, güç tüketimi ve arayüzdür.

Dijital ve analog sinyaller arasındaki fark nedir?: Analog sinyal, belirli bir zaman dilimi boyunca değişmeye devam eden sürekli bir dalgadır. Ancak dijital bir sinyalin olası değerlerin sonlu bir kümesi vardır.

Analog Dijital Dönüştürücülerin Önemi Nedir?: ADC’ler günümüzün dijital çağında çok önemlidir, çünkü genellikle gerçek dünya olaylarını yansıtan analog sinyallerin dijitalleştirilmesine ve böylece dijital devreler veya sistemler tarafından işlenmesine, depolanmasına veya iletilmesine olanak tanırlar.

Çözünürlük, bir ADC bağlamında ne anlama gelir?: Bir ADC’nin çözünürlüğü, analog değerler aralığında üretebileceği farklı değerlerin sayısını ifade eder. Çözünürlük ne kadar yüksekse, dijital gösterimin ayrıntısı veya doğruluğu da o kadar fazla olur.

Bir ADC’de örnekleme oranı nedir? Saniye başına örnek sayısıyla ölçülen örnekleme oranı, bir analog sinyalin dönüştürme sürecinde örneklendiği frekanstır. Daha yüksek örnekleme hızları, orijinal sinyali daha doğru bir şekilde temsil edebilir.

Bir ADC, ses veya görüntü kalitesini nasıl etkiler?: Bir ADC, analog bir sinyalin ne kadar doğru bir şekilde dijitalleştirilebileceğini belirleyerek ses ve görüntü kalitesini etkiler. Bu, seslerin veya görüntülerin ayrıntısını, derinliğini ve zenginliğini etkiler. Daha yüksek kaliteli bir ADC genellikle daha iyi sonuçlar verir.

Paylaşın

Ortoreksiya Nervoza: Sağlıklı Beslenmenin Takıntılı Hali

Ortoreksiya nervoza, sağlıklı beslenmeye aşırı odaklanma ve bu doğrultuda katı beslenme kuralları geliştirme ile karakterize edilen bir yeme bozukluğu türüdür.

Haber Merkezi / Resmi olarak bir psikiyatrik tanı kategorisi olmasa da, yeme bozuklukları spektrumunda yer alan bir durum olarak kabul edilir. Kişi, “sağlıklı” ya da “doğru” beslenme takıntısı nedeniyle sosyal, fiziksel ve psikolojik sorunlar yaşayabilir.

Ortoreksiya, genellikle sağlıklı yaşam trendleriyle ilişkilendirilir ve anoreksiya nervoza ile benzerlikler taşısa da, temel farkı kilo verme yerine “sağlıklı beslenme” odaklı olmasıdır.

Ortoreksiya Nervozanın Nedenleri:

Ortoreksiya nervozanın kesin nedenleri tam olarak bilinmemekle birlikte, aşağıdaki faktörler rol oynayabilir:

Psikolojik Faktörler:

Mükemmeliyetçilik, kontrol ihtiyacı veya obsesif-kompulsif eğilimler.
Düşük özsaygı veya beden imajıyla ilgili kaygılar.

Sosyal ve Kültürel Etkiler:

Sosyal medyada sağlıklı yaşam trendlerinin yaygınlaşması (ör. temiz beslenme, detoks diyetleri).
Toplumun “ideal” beden ve sağlık algısı.

Biyolojik Faktörler:

Genetik yatkınlık veya ailede yeme bozukluğu öyküsü.
Beyindeki serotonin ve dopamin gibi nörotransmitter dengesizlikleri.

Kişisel Deneyimler:

Geçmişte diyet yapma, sağlık sorunları veya travmatik olaylar.
Beslenme ve sağlık konusunda aşırı bilgi edinme.

Ortoreksiya Nervozanın Belirtileri:

Ortoreksiya nervozanın belirtileri genellikle beslenme alışkanlıkları ve yaşam tarzı üzerindeki katı kurallarla kendini gösterir:

Beslenme Alışkanlıkları:

Yiyecekleri “sağlıklı” ve “sağlıksız” olarak katı bir şekilde sınıflandırma.
Belirli yiyecek gruplarını (şeker, gluten, süt ürünleri gibi) tamamen reddetme.
Yiyeceklerin hazırlanma şekli veya kaynağı konusunda aşırı takıntı (ör. sadece organik ürünler tüketme).

Psikolojik Belirtiler:

“Yasak” bir yiyeceği yediğinde yoğun suçluluk veya kaygı hissetme.
Beslenme kurallarına uymamanın sağlık üzerinde ciddi olumsuz etkiler yaratacağına inanma.
Sosyal etkinliklerden kaçınma (ör. dışarıda yemek yemeyi reddetme).

Fiziksel Belirtiler:

Besin eksiklikleri nedeniyle yorgunluk, halsizlik veya kilo kaybı.
Sindirim sorunları veya hormonal dengesizlikler.

Sosyal ve Davranışsal Belirtiler:

Beslenme alışkanlıkları nedeniyle sosyal izolasyon.
Yiyecek planlama ve hazırlama için aşırı zaman harcama.

Ortoreksiya Nervozanın Teşhisi:

Ortoreksiya nervoza, DSM-5 veya ICD-11 gibi resmi tanı kılavuzlarında bağımsız bir bozukluk olarak yer almamaktadır. Ancak, aşağıdaki yöntemlerle teşhis edilebilir:

Klinik Değerlendirme: Psikiyatrist veya psikolog, kişinin beslenme alışkanlıkları, düşünce yapısı ve yaşam kalitesini değerlendirir.

Anket ve Ölçekler: Bratman’ın Ortoreksiya Ölçeği (ORTO-15) gibi araçlar, ortoreksik eğilimleri saptamak için kullanılabilir.

Ayırıcı Tanı: Anoreksiya nervoza, obsesif-kompulsif bozukluk (OKB) veya kaygı bozuklukları gibi benzer durumlarla karıştırılmamalıdır.

Fiziksel Muayene: Besin eksiklikleri veya fiziksel sağlık sorunları için doktor muayenesi gerekebilir.

Ortoreksiya Nervozanın Tedavisi:

Ortoreksiya nervozanın tedavisi, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir ve genellikle şu yöntemleri içerir:

Psikoterapi:

Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT): Katı beslenme inançlarını ve takıntılı düşünceleri değiştirmeye odaklanır.

Kabul ve Kararlılık Terapisi (ACT): Kişinin değerlerini yeniden tanımlamasına yardımcı olur.

Psikodinamik Terapi: Altta yatan duygusal veya psikolojik sorunları ele alır.

Beslenme Danışmanlığı:

Diyetisyen eşliğinde dengeli ve esnek bir beslenme planı oluşturulur.
Yiyeceklere karşı katı tutumların gevşetilmesi hedeflenir.

Tıbbi Müdahale:

Besin eksiklikleri veya fiziksel sağlık sorunları için doktor gözetiminde tedavi.
Nadiren, kaygı veya depresyon için ilaç tedavisi (ör. SSRI’lar).

Destek Grupları:

Yeme bozuklukları için destek grupları, kişinin sosyal bağlarını güçlendirebilir.

Yaşam Tarzı Değişiklikleri:

Stres yönetimi teknikleri (yoga, meditasyon).
Sosyal etkinliklere katılımı teşvik etme.

Paylaşın

Din Ve Kimliklerin Yeniden İnşası

Kimlik, bir bireyin veya topluluğun kendisini tanımlama ve diğerlerinden ayırma biçimidir. Bireysel kimlik; kişilik, inançlar, değerler ve deneyimler gibi unsurları içerirken, toplumsal kimlik; dil, din, etnisite, kültür ve aidiyet gibi ortak özelliklerle şekillenir.

Kurtuluş Aladağ / Kimlik, statik olmayıp zamanla ve bağlama göre değişebilir.

Tarihi süreç içerisinde din, kimliklerin yeniden inşasında güçlü bir rol oynamıştır. Din, birey ve toplulukların anlam arayışı, ahlaki değerler, kültürel bağlar ve aidiyet duygusu oluşturmasında etkili bir araç olmuştur.

Bireylerin kendilerini anlamlandırmasına yardımcı olan din, inanç sistemleri, hayatın amacı, ölüm sonrası yaşam ve ahlaki ilkeler gibi konularda rehberlik ederek bireyin kimliğini şekillendirmiştir ve şekillendirmeye devam etmektedir. Örneğin, İslam, Hristiyanlık veya Budizm gibi dinler, takipçilerine belirli ritüeller, ibadetler ve etik kurallar sunarak bireysel kimliklerin oluşumunda çerçeve sağlamaktadır.

Toplulukları bir araya getiren adeta bir yapıştırıcı konumunda olan din, ortak inançlar, ritüeller ve bayramlar, bireyleri bir topluluğun parçası haline getirmektedir. Örneğin, İslam’daki hac ibadeti veya Hristiyanlıkta Paskalya kutlamaları, bireylerin kendilerini bir topluluğun parçası olarak görmesini pekiştirmektedir. Bu, özellikle diaspora topluluklarında veya kültürel geçiş dönemlerinde kimliklerin yeniden inşasında kritik bir rol oynamaktadır.

Din, bir toplumun kültürel mirasının ve tarihsel anlatısının önemli bir parçasıdır. Örneğin, Osmanlı İmparatorluğu’nda İslam, Türk kimliğinin temel taşlarından biri olmuş; Avrupa’da Hristiyanlık, Batı medeniyetinin şekillenmesinde belirleyici olmuştur. Din, bu bağlamda, geçmişle bağ kurarak kimliklerin yeniden inşasını desteklemektedir.

Modernleşme, küreselleşme ve göç gibi süreçler, bireylerin ve toplulukların kimliklerini sorgulamasına neden olmaktadır. Din, bu tür değişim dönemlerinde sabit bir referans noktası sunarak kimliklerin yeniden inşasını kolaylaştırabilir. Örneğin, göçmen topluluklar, yeni bir ülkede dinî cemaatler aracılığıyla aidiyet duygusunu korur ve yeniden inşa etmektedirler.

Din, kimlik inşasında birleştirici olduğu kadar ayrıştırıcı da olabilir. Farklı dinî kimlikler, bazen etnik veya siyasi çatışmalara yol açarak kimliklerin yeniden tanımlanmasına neden olmaktadır. Örneğin, mezhep farklılıkları veya dinî radikalizm, bireylerin ve grupların kimliklerini keskinleştirip yeniden şekillendirebilir.

Türkiye’de din

Türkiye’de din, özellikle İslam, kimlik inşasında tarihsel ve güncel olarak önemli bir rol oynamıştır. Cumhuriyetin erken dönemlerinde sekülerleşme çabaları, dinî kimlikleri arka plana iterken, son yıllarda dinî söylemlerin siyasette ve toplumsal hayatta yeniden öne çıkması, bireylerin ve toplulukların kimliklerini yeniden tanımlamasına yol açmıştır. Örneğin, muhafazakâr kesimlerde dinî değerler, modern kimliklerin bir parçası olarak yeniden yorumlanmaktadır.

Sonuç olarak; Din, kimliklerin yeniden inşasında hem bireysel hem de toplumsal düzeyde güçlü bir etken konumundadır. Ancak bu rol, bağlama göre birleştirici veya ayrıştırıcı olabilir. Küreselleşme çağında, dinin bu rolü, bireylerin ve toplulukların değişen dünyaya uyum sağlama çabalarıyla birlikte daha karmaşık hale gelmektedir.

Paylaşın

Kuasarlar Nasıl Büyürler?

Kuasarlar, süper kütleli kara deliklerin çevresindeki maddeleri yutması, yığılma diski oluşturması ve bu süreçte enerji salmasıyla büyür. Galaksi birleşmeleri ve çevresel gaz akışı gibi faktörler bu büyümeyi desteklerken, geri besleme mekanizmaları büyüme hızını sınırlayabilir.

Haber Merkezi / Bu süreç, evrenin erken dönemlerinde daha yaygındı, çünkü o dönemde galaksiler daha fazla gaz içeriyordu ve birleşmeler daha sıktı.

Kuasarlar, evrendeki en parlak ve en enerjik gök cisimlerinden biridir ve merkezlerinde süper kütleli kara delikler bulunur. Kuasarların büyümesi, bu süper kütleli kara deliklerin çevrelerindeki maddeleri yutması ve bu süreçte muazzam miktarda enerji salmasıyla gerçekleşir.

Süper Kütleli Kara Deliklerin Oluşumu ve Büyümesi: Kuasarların merkezinde, milyonlarca hatta milyarlarca güneş kütlesine sahip süper kütleli kara delikler bulunur. Bu kara delikler, galaksilerin oluşumu sırasında yıldızların birleşmesi, gaz bulutlarının çökmesi veya daha küçük kara deliklerin birleşmesiyle oluşur. Zamanla, bu kara delikler çevrelerindeki gaz, toz ve yıldızları yutarak büyür.

Yığılma Diski (Accretion Disk): Kara deliğin güçlü kütleçekimi, çevresindeki maddeleri kendine çeker. Bu maddeler, kara deliğin etrafında spiral bir yığılma diski oluşturur. Diskteki maddeler, sürtünme ve kütleçekimsel etkilerle ısınır ve milyonlarca derece sıcaklığa ulaşır. Bu süreçte, maddeler X-ışınları, ultraviyole ışınlar ve görünür ışık gibi elektromanyetik radyasyon yayar. Kuasarların inanılmaz parlaklığı bu yığılma diskinden gelir.

Enerji Salınımı ve Jetler: Yığılma diski dönerken, manyetik alanlar bazı maddeleri ışık hızına yakın hızlarda kutuplardan fırlatır ve bu, kuasarların karakteristik “jet”lerini oluşturur. Bu jetler, galaksiler arası uzaya kadar uzanabilir ve kuasarların enerji çıktısını artırır.

Çevresel Faktörler ve Galaksi Etkileşimleri: Kuasarların büyümesi, galaksilerin birleşmesi gibi büyük ölçekli olaylarla da desteklenir. Galaksi birleşmeleri, büyük miktarda gaz ve tozun merkeze doğru akmasını sağlar, bu da kara deliğin beslenmesini ve dolayısıyla kuasarın büyümesini hızlandırır.

Geri Besleme Mekanizmaları: Kuasarlar büyüdükçe, yaydıkları yoğun radyasyon ve jetler, çevredeki gazı ısıtabilir veya dağıtabilir. Bu, bir süre sonra yığılma diskine yeni madde akışını sınırlayabilir ve kuasarın parlaklığını azaltabilir. Bu geri besleme mekanizması, kuasarın büyümesini düzenler.

Paylaşın

OECD’den Türkiye İçin Yıl Sonu Enflasyon Tahmini: Yüzde 33,5

Merkezi Paris’te bulunan Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), Türkiye için yıl sonu enflasyon tahminini yukarı yönlü revize ederek yüzde 33,5’e yükseltti.

OECD, 2025 yılı için Türkiye ekonomisinin büyüme tahminini ise yüzde 2,9’dan yüzde 3,2’ye çekti.

Merkezi Paris’te bulunan Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü (OECD), “Türkiye İnceleme Raporu” başlıklı raporu yayımlandı. OECD raporunda, Türkiye’nin 2025 yılı ekonomik büyüme ve enflasyon tahminlerini revize etti.

OECD, Türkiye’nin 2025 yılındaki büyüme tahminini yüzde 2,9’dan yüzde 3,2’ye yükseltirken, enflasyon beklentisini de yüzde 31,4’ten yüzde 33,5’e çıkardı.

Kurum, Türkiye için 2026 yılında büyüme beklentisini yüzde 3,3’ten yüzde 3,2’ye indirdi. Enflasyon tahminini ise yüzde 18,5’ten yüzde 19,2’ye yükseltti.

Paylaşın

Diriliş: Adalet, Vicdan Ve Toplumsal Eşitsizlik

Lev Tolstoy’un Diriliş (Voskresenie, 1899) romanı, yazarın son büyük eseri olarak kabul edilir ve onun ahlaki, dini ve toplumsal görüşlerini derinlemesine yansıtır.

Haber Merkezi / Roman, bireysel vicdan, toplumsal adaletsizlik, kefaret ve manevi uyanış temalarını işler. Tolstoy’un Savaş ve Barış ile Anna Karenina gibi eserlerinden farklı olarak, Diriliş daha didaktik bir üsluba sahiptir ve yazarın Hristiyan anarşizmi ile ahlaki felsefesini açıkça ortaya koyar.

Diriliş, soylu bir Rus prensi olan Dmitri Nehludov’un, gençlik yıllarında baştan çıkardığı ve hamile bıraktığı hizmetçi Katerina Maslova’nın (Katyuşa) hayatını mahvetmesinin ardından, vicdan azabı ve kefaret arayışını anlatır. Yıllar sonra Maslova, bir cinayet suçlamasıyla mahkemede karşısına çıkar ve Nehludov, onun suçsuz olduğunu fark eder.

Maslova’nın haksız yere Sibirya’ya sürgüne gönderilmesi, Nehludov’u kendi yaşamını sorgulamaya ve toplumsal adaletsizliklerle yüzleşmeye iter. Nehludov, Maslova’yı kurtarmak ve kendi ruhsal kurtuluşunu bulmak için hayatını değiştirmeye karar verir.

Romanın ana teması, bireyin kendi hatalarıyla yüzleşmesi ve ahlaki bir dönüşüm geçirmesidir. Nehludov’un vicdan azabı, Tolstoy’un bireysel sorumluluk ve ahlaki uyanış fikirlerini yansıtır. Nehludov, kendi ayrıcalıklı konumunun Maslova’nın trajedisine nasıl katkıda bulunduğunu fark eder ve bu, onun kefaret arayışını başlatır.

Tolstoy, Diriliş’te Rus toplumunun adaletsizliklerini sert bir şekilde eleştirir. Mahkeme sistemi, hapishaneler, dinin yozlaşması ve sınıf ayrımı romanın temel hedefleridir. Tolstoy, özellikle hukuk sisteminin ve kilisenin, bireylerin ahlaki gelişimini engellediğini savunur. Maslova’nın haksız yere suçlanması, sistemin zayıflıklarını ve yozlaşmasını gözler önüne serer.

Roman, Tolstoy’un Hristiyanlık anlayışını yansıtır. Ancak bu, geleneksel Ortodoks Hristiyanlıktan ziyade, sevgi, merhamet ve özveriye dayalı bir maneviyattır. Nehludov’un yolculuğu, maddi dünyadan uzaklaşarak manevi bir “diriliş”e ulaşma çabasıdır. Romanın sonunda, Nehludov’un İncil’den ilham alarak bulduğu iç huzur, Tolstoy’un dini felsefesinin bir yansımasıdır.

Maslova’nın hikayesi, 19. yüzyıl Rus toplumunda kadınların karşılaştığı çifte standartları ve sömürüyü gözler önüne serer. Maslova, önce Nehludov tarafından baştan çıkarılmış, ardından toplum tarafından dışlanmış ve nihayetinde adaletsiz bir sistemin kurbanı olmuştur. Tolstoy, kadınların toplumsal yapıdaki kırılgan konumunu vurgularken, Maslova’yı bir kurban olarak değil, aynı zamanda kendi direncini ve insanlığını koruyan bir figür olarak tasvir eder.

Diriliş, Tolstoy’un diğer eserlerine kıyasla daha az epik ve daha doğrudan bir anlatıma sahiptir. Roman, didaktik bir tonda yazılmıştır; Tolstoy, ahlaki mesajlarını açıkça ifade etmekten çekinmez. Bu, bazı eleştirmenler tarafından romanın edebi gücünü zayıflattığı gerekçesiyle eleştirilmiştir, ancak Tolstoy’un amacı edebi estetikten ziyade ahlaki bir etki yaratmaktır.

Nehludov ve Maslova, romanın duygusal ve manevi merkezleridir. Nehludov’un içsel çatışmaları ve Maslova’nın hayatta kalma mücadelesi, okuyucuya derin bir duygusal bağ kurma fırsatı sunar. Ancak yan karakterler, Tolstoy’un diğer eserlerindeki kadar derinlemesine işlenmemiştir.

Roman, dönemin Rus toplumunun ayrıntılı bir portresini çizer. Hapishane sahneleri, bürokrasi ve sınıf farkları, Tolstoy’un gözlemci bakış açısını ve gerçekçiliğini yansıtır.

Diriliş, Tolstoy’un en tartışmalı eserlerinden biridir. Bazı eleştirmenler, romanın didaktik tonunu ve ahlaki mesajlarının ağır basmasını eleştirirken, diğerleri Tolstoy’un cesur toplumsal eleştirisini ve insan ruhunun karmaşıklığına dair analizlerini övmüştür.

Roman, Tolstoy’un Rus Ortodoks Kilisesi’yle çatışmasına neden olmuş ve onun aforoz edilmesinde rol oynamıştır. Aynı zamanda, Diriliş, Tolstoy’un eserleri arasında en az bilinenlerden biri olmasına rağmen, onun ahlaki ve dini felsefesini anlamak için önemli bir kaynaktır.

Diriliş, adalet, vicdan ve toplumsal eşitsizlik gibi evrensel temalarıyla günümüzde de geçerliliğini korur. Özellikle hukuk sistemindeki aksaklıklar, sınıf farkları ve bireysel sorumluluk gibi konular, modern toplumlar için hala tartışma konusudur. Tolstoy’un kefaret ve manevi uyanış temaları, bireylerin kendi hayatlarını sorgulamasına ilham verebilir.

Sonuç olarak, Diriliş, Tolstoy’un hem bir romancı hem de bir düşünür olarak zirvesini temsil eder. Toplumsal eleştirileri, ahlaki sorgulamaları ve manevi derinliğiyle, okuyucuyu hem düşündüren hem de duygusal olarak etkileyen bir eserdir.

Ancak didaktik üslubu, bazı okuyucular için diğer Tolstoy klasikleri kadar akıcı olmayabilir. Yine de, insan ruhunun karmaşıklığına ve toplumsal adaletsizliklere dair derin bir inceleme arayanlar için Diriliş, güçlü bir okuma deneyimi sunar.

Paylaşın

Ankara Büyükşehir Belediyesi’ne Konser Operasyonu: 13 Gözaltı

ABB tarafından 2021 – 2024 yılları arasında düzenlenen konserlere ilişkin başlatılan soruşturma kapsamında 13 kişi “görevi kötüye kullanma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından gözaltına alındı.

Soruşturmada, 32 adet konser hizmet alımında idarenin yaklaşık 154,5 milyon lira zarara uğratıldığının tespit edildiği belirtildi. ABB’nin düzenlediği bazı konserlerle ilgili olarak “kamu zararı” iddiasıyla mart ayında dokuz çalışan hakkında soruşturma başlatılmıştı.

Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanlığı tarafından 2021-2024 yılları arasında düzenlenen konserlere yönelik yapılan harcamaların kamu zararına sebebiyet verdiği iddialarına ilişkin soruşturma kapsamında bu sabah bir operasyon gerçekleştirildi.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma doğrultusunda 13 kişi “görevi kötüye kullanma” ve “ihaleye fesat karıştırma” suçlarından gözaltına alındı.

Başsavcılık açıklamasına göre; İçişleri Bakanlığı Mülkiye Müfettişliği tarafından düzenlenen tevdi raporu, Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) incelemesi, Sayıştay incelemesi ve bilirkişi raporlarına göre 32 ayrı konser hizmet alımında idarenin 154 milyon 453 bin 221 TL zarara uğratıldığı tespit edildi.

Gözaltına alınan şüphelilerin Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili C. A, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili K. B., Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Eski Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanı H. A. B., Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Eski Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili / Eski Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkan Vekili H. E., Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Eski Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkan Vekili H. Z., Ankara Büyükşehir Belediye Başkanlığı Eski Kültür Etkinlikleri Şube Müdür Vekili A. A. Ç., Evren Teknik Grup Müzik Organizasyon San. Tic. Ltd. Şti sahibi O. E., Universe Production Organizasyon San. Tic. Ltd. Şti. sahibi S. E., Festiva ve Enfest Organizasyon Turizm San. Tic. Ltd. Şti. ortakları K. A. ve S. Ç., Gurudan Turizm Danışmanlık Organizasyon Reklam San. Tic. A.Ş ortağı A. A., Yalınayak Gıda Organizasyon Turizm. San. Tic. Ltd. Şti. ortakları E. D. ve L. E. olduğu açıklandı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, “Şüphelilerin yakalanmasına ve Cumhuriyet Başsavcılığımıza sevklerine yönelik işlemlere Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünce devam edilmektedir” açıklamasında bulundu.

Melih Gökçek, operasyonu saatler önce haber verdi

Öte yandan eski Ankara Büyükşehir Belediye (ABB) Başkanı Melih Gökçek, ABB’ye yönelik operasyonu saatler önce sosyal medya hesabından haber verdi.

Gökçek, bugün sabah erken saatlerde düzenlenen operasyondan önce gece yarısı saat 12.35’de sosyal medya hesabından “Hazır mısın Ankara? Hazır mısın Türkiye? Ankara’da milyarlık vurgun patlıyor…” şeklinde bir paylaşım yaptı.

Gökçek’in paylaşımı ve yapılan operasyonun ardından CHP Şanlıurfa Milletvekili Mahmut Tanal sosyal medya hesabı üzerinden konuyla ilgili paylaşımda bulundu.

Tanal, “Soruşturma gizliliği ayaklar altında” başlıklı paylaşımında, “Bugün Ankara Büyükşehir Belediyesi hakkında son dakika haberiyle kamuoyuna yansıyan soruşturma daha resmi kaynaklar açıklama yapmadan 8 saat önce Melih Gökçek’in sosyal medya hesabından duyurulmuştur” dedi.

Tanal, “Unutulmasın yargı iktidarın sopası değil milletin adalet umududur Gizliliğin çiğnendiği siyasete servis edilen bir dosyanın tek adı vardır Siyasi operasyondur” ifadelerini kullandı.

CHP Grup Başkanvekili Ali Mahir Başarır, gözaltı operasyonunun iktidarın, seçilmiş belediye başkanlarına karşı yürüttüğü “iradeyi gasp etme” planının bir parçası olduğunu savundu. Halkın bu duruma artık itibar etmediğini belirten Başarır, muhalefet belediyelerinin konserler ve heykeller üzerinden yıpratılmaya çalışıldığını söyledi.

Başarır, ABB’nin düzenlediği konserlerin halkın talebi doğrultusunda yapıldığını ve konser veren sanatçıların da vergisini ödeyen, tanınmış kişiler olduğunu vurguladı. “Aldıkları para da belli, gösterdikleri vergi de belli” diyen Başarır, bu durumun tamamen “kirli bir algı” yaratma çabası olduğunu ifade etti.

Başarır, gözaltı haberinin eski ABB Başkanı Melih Gökçek tarafından operasyondan 7 saat önce sosyal medya hesabından duyurulmasına sert tepki gösterdi. Başarır, “Gece saat 2, 20 yıl Ankara’yı yöneten, Ankara’yı parsel parsel bölüştürüp dağıtan, her türlü kirliliğe iddiaya cevap vermeyen Melih Gökçek soruşturma haberini veriyor. 7 saat önce veriyor utanmadan, sıkılmadan” dedi.

Bu durumun kendisini utandırdığını belirten Başarır, soruşturmayı yürüten savcılara seslenerek, “Yürüttükleri bir soruşturma güya ve Melih Gökçek bu soruşturmayı 7 saat önce Türkiye ile paylaşıyor. Ben o savcılara sorarım, Melih Gökçek’i niye almıyorsunuz? Niye soruşturmuyorsunuz? Melih Gökçek’in mal varlığını, ailesinin mal varlığını, o Beyaz TV’yi niye soruşturmuyorsunuz?” ifadelerini kullandı.

Başarır, bir müjde gibi paylaşılan bu soruşturmanın ahlaki boyutunun Melih Gökçek olduğunu ve kendisinin mal varlığının da incelenmesi gerektiğini vurguladı. Son olarak, “Yeter artık” diyerek bu operasyonların ülkeyi farklı bir boyuta taşıdığını belirtti.

Paylaşın