Afyonkarahisar: Emre Tekkesi (Yunus Dergahı)

Emre Tekkesi (Yunus Dergahı); Afyonkarahisar’ın İhsaniye İlçesi’ne bağlı Döğer Kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır.

Emre Gölü’nün güneydoğusundaki bir tepe üzerinde yer alan yapı, kesme taş kaplamalı dikdörtgen prizmal bir yapıdır. XVIII.yüzyıl sonu Osmanlı eseridir. Tekkenin kapısı güney yönünde olup avluya açılır.

Batı eteğinde bulunan temel kalıntılarının, XVII.-XVIII yüzyılda varlığı bilinen Emre Köyü’ne ait olduğu sanılmaktadır.

Yapı içten tonoz, dıştan üçgen çatı biçiminde olup taş kaplamadır. İç duvarları sıvalı ve badanalıdır. Sıva üzerinde duvar süslemelerine ait izler görülür. Yapıda yer yer Bizans Dönemi’ne ait devşirme taşlar bulunmaktadır.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Zafer Müzesi

Zafer Müzesi; Afyonkarahisar’ın Karaman Mahallesi, Milli Birlik Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıla ulaşım sağlanmaktadır.

Müze binası 1913-1914 yıllarında Belediye Başkanı Esbabzade Hüseyin Tevfik Efendi tarafından Hükümet Konağı ile birlikte belediye hizmet binası olarak kullanılmak üzere iki katlı ve kârgir olarak Ermeni ustalara yaptırılmıştır. Binanın doğuda, batıda ve güneyde olmak üzere üç kapısı vardır.

Alt ve üst pencere sayıları birbirine eşittir. Alt kat pencereleri basık, üst kat pencereleri sivri kemerli, pencere kenarları ile köşeleri çıkıntılı kesme taştan yapılmıştır. Zemin katta on oda, bir toplantı salonu ve sahnesi, üst katta ise sekiz oda, bir antre ve bir büyük salon vardır.

Belediye binası, 27 Ağustos 1922’de Afyon’un düşman işgalinden kurtulmasından sonra Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, Garp Cephesi Komutanı İsmet İnönü, Genel Kurmay Başkanı Fevzi Çakmak Paşa ve Garp Cephesi Hareket Şube Müdürü Tevfik Bıyıklıoğlu tarafından Batı Cephesi karargâh binası olarak kullanılmış, Başkomutan Meydan Muharebesi burada planlanmıştır.

Bina bu bakımdan büyük bir öneme sahiptir. 1935 yılında yeni belediye binası yapılınca boşaltılan bina 1985 yılına kadar farklı amaçlarla kullanılmış, 1985 yılında Başkomutan Tarihî Millî Park Müdürlüğü’ne Zafer Müzesi yapılmak üzere devredilmiştir.

Müzede Kurtuluş Savaşı ile ilgili bilgiler, fotoğraflar, topografik harita, pano, belge ile silahlar, savunma telleri, konserve kutuları gibi savaşta kullanılan malzemeler ile Zafer Anıtı’nın açılışı için özel olarak yaptırılmış gümüş makas olmak üzere 213 adet eser yer alır. Atatürk, İsmet İnönü, Fevzi Çakmak, Tevfik Bıyıkoğlu ve diğer komutanların kaldıkları odalar da yeniden düzenlenerek 1995 yılında hizmet vermeye başlamıştır.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Anıtkaya Şehitliği

Anıtkaya Şehitliği; Afyonkarahisar’ın Merkez İlçesine bağlı Anıtkaya Kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır.

Anıtkaya Kasabası’ndaki bir höyük üzerinde üst terasta, Kurtuluş Savaşımız sırasında 28 Ağustos 1922 günü 13’üncü ve 20’nci Alaydan şehit olanların anısına 1924 yılında piramidal bir anıt dikilmiştir. 1972 yılında çevre düzenlemesi yapılmıştır.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Mısri Camii

Mısri Camii; Afyonkarahisar’ın Merkez İlçesi, Mısri Mahallesi, Hacı Eyüp Mısri Sokağı üzerinde yer almaktadırlar.

Camiye, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

1483’te Şakkancıoğlu Evliya Kasım Paşa yaptırmıştır. Kesme moloz taştandır. İki büyük kubbeyle örtülüdür. Doğu duvarı bitişiğinde bulunan minaresinin tabanı kesme taştan, gövdesi tuğladandır. Mukarnaslı mihrabında, mavi lacivert tonlarda yazı ve geometrik desenli çiniler vardır. Minberi mermerdendir.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Bininler Kaya Evleri

Bininler Kaya Evleri; Afyonkarahisar’ın Şuhut İlçesine bağlı Senir Köyü’nün 4 kilometre batısında yer almaktadır.

Kaya Evleri, oldukça yüksek yayla özellikli bir alan olup, dere kenarında, üst düzlüklerinde ve kayalıklarda yerleşim kurulmuştur.

Düzlük ören yeridir, sokakları belirgin olmakla birlikte yapılaşma temelleri görülmektedir. Yer yer 5-6 metre dik yüksekliklere ulaşan andezit türü kayalar tek, iki ve üç katlı evler biçiminde yan yana uzanmaktadır. Evlerin alt katları hayvan, üst katları ise insan barınma yerleri olarak yapılmıştır.

Bazı kayaların mezar teknesi veya odası biçiminde yapıldığı anlaşılmaktadır. Tekne mezar kapakları üçgen çatılı lahit kapaklarını andırır. Bu nedenle buradaki yerleşimin Geç Roma Dönemi’nden beri var olduğu anlaşılmaktadır.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Anıtkaya (Eğret) Kervansarayı

Anıtkaya (Eğret) Kervansarayı; Afyonkarahisar’ın Merkez İlçesine bağlı Anıtkaya Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır.

Kervansaray, 14’ncü yüzyılda Germiyanoğulları tarafından yaptırılmıştır. Üç sahanlı olup, orta sahanı daha geniştir.

Kesme taşlı, iki sıra fil ayakları arası, ortası geniş, yanları dar, kemerli tonozlarla örtülüdür. Yanları çift kemer sütunlarla süslü taç kapılı, moloz taş üzeri, kesme taş kaplamalı kargir yapıdır.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Altıgöz Köprüsü

Altıgöz Köprüsü; Afyonkarahisar’ın Merkez İlçesi, Çetinkaya Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Akarçay üzerinde yer almaktadır.

Afyonkarahisar’dan Çıkrık-Ambanaz (Beyyazı) üzerinden Han Köy’e, Kumartaş (Erenler) – Sipsin (Çayırbağ) üzerinden Gazlıgöl ve Eskişehir’e giden eski yol üzerindedir. İkisi yuvarlak dördü sivri olmak üzere altı adet kemerli gözü vardır.

Bu nedenle Altıgöz Köprüsü olarak adlandırılmıştır. Moloz taş dolgu üzeri, iri kesme taş kaplamalı, yer yer devşirme taş kullanılmıştır. Dalgakıranların bulunduğu kuzeybatı cephesinin güney duvarı üzerinde devşirme bir yazıt bulunmaktadır.

Eski korkuluk taşları büyük bir olasılıkla bugünkü adı Süğlün Köyü olan antik Prymnessos Şehri’nin tiyatro basamaklarından yapılmıştır. “Kometos Theodosiou’nun eseri” diye yazılı Grekçe yazıt, eğer bir başka yerden devşirilerek getirilmemişse, bugünkü köprünün yerinde, Bizans döneminde yapılmış bir başka köprünün varlığından söz etmek mümkündür.

Köprü üzerinde bulunan yatay dikdörtgen şekilli kitabeye göre, 1209 yılından önce Oğuz oğlu Sabıküddin Ebül Vefa İlyas Bey tarafından yaptırılan köprü, vasiyeti üzerine de oğlu Ebu Hamid Hacı Mehmed bin İlyas tarafından 606 (1237) yılında bugünkü haliyle onartmıştır.

Müstakil olan kitabenin sol tarafında gayet ufak ve karışık sekiz satır daha yazı varsa da okunamamaktadır. Şer-i mahkeme sicilinde Akkoyunlular’a ait olduğu belirtilen köprü, 1072 (1661-62) tarihinde, Abdülgaffar adlı bir kişi tarafından yeniden onartılmıştır.

Son olarak Karayolları Genel Müdürlüğü tarafından, 1985 yılında tamir ve restorasyonu yapılmıştır. Akarçay’ın içine düşen ve 1980 yılında müzeye kaldırılmış olan onarım kitabesi tekrar orijinal yerine yerleştirilmiştir.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Hayran Veli Sultan Türbesi

Hayran Veli Sultan Türbesi; Afyonkarahisar’ın İhsaniye İlçesi, Kayıhan Kasabası sınırları içerisinde yer almaktadır.

Türbe, Hayran Veli Camii’ne bitişik bir türbedir. Türbe içinde müritlere ait çok sayıda sanduka vardır. Horasan erlerinden bir halk tabibi olup, bir tür cilt hastalığını iyileştirdiği söylenmektedir.

Paylaşın

Afyonkarahisar: Giresunlular Şehitliği

Giresunlular Şehitliği; Afyonkarahisar’ın İscehisar İlçesi, Doğanlar Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köy ulaşım araçlarıyla ulaşım sağlanmaktadır.

Kurtuluş Savaşı sırasında Giresunluların oluşturduğu 47’nci Alay tarafından ele geçirilen Dedesivrisi (Sivritepe)’nde şehit olan 14 Giresunlu için 1967 yılında Giresunlu Hacı Ahmet Halil Asal tarafından ilk düzenlemesi yapılmış, 1990 yılında ise bugünkü anıt ve mezarların bulunduğu şehitlik haline getirilmiştir.

Paylaşın

Konya: İplikçi Camii

İplikçi Camii; Konya’nın Meram İlçesi, Alaeddin Caddesi üzerinde yer almaktadır. Camii iplikçiler çarşısında bulunduğu için İplikçi Camii adını almıştır.

Geçmişte, bitişiğinde bulunduğu bilinen ve zamanla yıkılarak ortadan kalkmış Altunapa Medresesi’nin 1202 tarihli vakfiyesinde, medresenin mütevellisi tâyin edilen iplikçi Necibüddîn Ayaz ile caminin yakınındaki İplikçiler Çarşısı dolayısıyla, her iki yapı da önce İplikçiler ve sonra da İplikçi adıyla meşhur olmuştur. Caminin kıble duvarına bitişik kubbeli yapının, yıkılan medresenin kubbeli odalardan birine âit olduğu düşünülmüştür.

Kuzey-batı güney-doğu yönünde uzanan dikdörtgen bir oturum alanı üzerine tuğladan inşa edilmiş olan yapı, hâlihazırda, zamanla yükseltilmiş olan cadde ve kaldırım dolayısıyla çukurda kalmıştır.

Caminin kuzey-batı ve güney-doğu cephelerinde basık kemerli birer kapı açıklığı bulunmaktadır; doğu köşesinde yükselen iki şerefeli tuğla minaresi yenidir. Aynı konumda yer alan ilk minarenin, tuğla örgülü bir kaideye oturan ve prizmatik geçişli bir pabuç kısmı üzerinde yükselen silindirik gövdeli bir kütle halinde tasarlandığı anlaşılmakla birlikte, şerefesinin aslî hâli bilinmemektedir.

Kuzey-doğu cephesindeki etrafı tuğla örgülü dikdörtgen bir çerçeve içine alınmış basık kemerli kapı açıklığıyla dahil olunan ibâdet mekânı, tuğla örgülü sivri ve basık yuvarlak kemerlerle birbirlerine ve duvarlara gömülü kontroforlara bağlanan kare ve dikdörtgen planlı ayaklar vasıtasıyla, kıble duvarına paralel üç sahna taksim edilmiş; mihrap aksı üzerindeki sahın daha geniş tutulduğu gibi, sahnı oluşturan üç bölüm de elips formlu birer kubbeyle örtülmüştür. Mihrap önündeki sahın beşik tonozlarla, diğer iki sahın ise çapraz tonozlarla örtülüdür.

Caminin ilk inşaatına âit kitâbesi yoktur; yapının 12. yüzyılın sonları ya da en geç 1201 tarihinde inşa edildiği ve bânîsinin de Tebrizli Ebû’l-Fâzl Abdülcebbâr olduğu ileri sürülmekle birlikte, bazı araştırmacılar, caminin medreseden kısa bir süre sonra ve medresenin de bânîsi olduğu bilinen Selçuklu Atabeyi Şemseddîn Altunapa tarafından inşa ettirildiğini düşünürler.

Caminin kıble duvarındaki şimdiki mermer mihrabının altında ortaya çıkartılan turkuaz ve patlıcan moru sırlı çini mozaik mihrap kalıntısının ilk yapıya âit olduğu anlaşılmaktadır.

Caddeye açılan kapısı üzerindeki dört satırlık kitâbesinden, caminin, Kişçi (Somuncu) olarak tanınan El-hac Ebûbekir bin Mesûd tarafından 1333 yılında yenilendiği anlaşılmaktadır. 1431 tarihinde Turgut oğlu Ebû’l-Fâzl Ahmed Bey tarafından ihya edildiği bilinen yapı, bir yangın sonucunda harap olmuş ve 16.üzyılın sonlarına doğru tüccârdan Hacı Emrullah tarafından tekrar tâmir ettirilmiştir.

Paylaşın