Muğla: Konakaltı Kültür Merkezi

Konakaltı Kültür Merkezi; Muğla’nın Menteşe İlçesi, Şeyh Mahallesi, İsmet Çatak Caddesi üzerinde yer almaktadır.

Kültür Merkezine, şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Konakaltı Hanı 19. yy. eserleri arasından günümüze sağlam bir şekilde gelmiştir. Ahşap ağırlıklı bağdadi bir yapı olup tarihi han yapılarının en güzel örneklerinden biridir.

İki katlı bu hanın alt katında hayvan barınakları, ambarlar, dükkânlar yer alırken ikinci katında ise bölgeye gelen tüccarların ve işçilerin konaklayabileceği alanlar bulunmaktadır.

Muğla Belediyesi himayesinde restore edilen han günümüzde Muğla Belediyesi Eğitim, Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü bünyesinde kültürel ve sosyal alanda faaliyetlere ev sahipliği yapmaktadır.

Paylaşın

Muğla: Kindye (Kindya) Antik Kenti

Kindye (Kindya) Antik Kenti; Muğla’nın Milas İlçesine bağlı Kemikler Köyü ile Sığırtmaç Köyü arasındaki tepelik alanlardadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Anadolu’daki Tarihi kent isimlerinin kökeni hakkında çok kapsamlı bir araştırma yapmış olan Prof. Bilge Umar Kindye sözcüğünün kökeni olarak “Kutsal yer “ anlamına gelen Kinduwa olduğunu ileri sürer. Kelimenin, sadece Ana Tanrıça ve Artemis için kullanılan “Kanda-Sanda” ile olan benzerliğini de dikkate alarak , Hitit belgelerinde “Khinduwa” adı ile geçen kentin burası olduğunu ileri sürer. Bu isim daha sonra Helenleştirilerek Kindye adını almıştır.

Bir Artemis Kindyas tapınağı kentçiği olan Kindye ile ilgili bilgiler çok yetersizdir. Herodotos’da göre M.Ö. V.yy.ın başlarında (M.Ö.499-494) İonia’lırın Perslere karşı ayaklanmalarında, Persler Karia’ya girdiğinde burada Piksodoros egemendi. Herodotos kitabında bu olaydan şöyle bahsetmektedir:

“…Daurises Paisos’dan Parion üzerine yürürken Karia’lıların İonia’lılara uyarak Pers’lere karşı ayaklanmış oldukları haber aldı. Ve Hellespontos’dan geri dönerek Karia’lılar üzerine atıldı. Raslantı öyle getirdi ki onun gelişini Karia’lırak haber aldılar……Marsyas Çayı kıyılarındaki Beyaz Direkler denilen yerde toplandılar. Karia’lılarn kurdukları mecliste birçok görüş ortaya atıldı…..Kilikia kralı Syennesis’in kızlarından biriyle evlenmiş olan Kindye’li Mausolos oğlu Pixodaros’un görüşüydü. Bu adamın düşüncesi Maiandros’u geçmek,sırtını ırmağa vererek,yani Karia’lılara kaçma olanağı bırakmayarak savaşa girmek ve sonuna kadar dayanmaktı. Ama onu dinlemediler.”

Atina’nın önderliğinde kurulmuş olan Attika-Delos Deniz Birliği’ne para ödeyen kentler arasında Kindye’nin de ismi geçmektedir. Kindye’de yüzey araştırmaları ve kazı çalışmaları yapılmadığından kentle ilgili bilgiler çok yetersizdir. Ancak kalenin batısındaki kalıntılar ve tümülüslerin incelenmesi ile bazı somut verilerin çıkacağı açıktır.

Artemis Kindyas tapınağının yerinin Milâs-Bodrum anayolunun yanı başındaki ovada, kentin ise yüksekçe bir tepenin üzerinde olduğunu biliyoruz. Ama kazı çalışmaları yapılmadığından, bu tapınaktan herhangi bir kalıntı günümüze ulaşamamıştır. M.Ö. 300 yıllarında kent, iyice sönükleşmiş ve Bargylia’nın bir mahallesi konumuna gelmiştir.

(Görseller: anadoluatlasi.com)

Paylaşın

Muğla: Marmaris, Kumlubük

Kumlubük; Muğla’nın Marmaris İlçesinin 25 kilometre güneybatısında yer alan ve Trunç’tan sonra gelen şirin bir sahil kasabasıdır.Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Harika bir coğrafyaya sahip Kumlubük, günümüze kadar bakir kalmayı başarmıştır. Aynı zamanda kum plajı, temiz denizi ile yamaçları ekolojik turizm adına popüler trekking ve doğa yürüyüşü parkurlarına sahiptir.

Turunç da olduğu gibi antik kenti Amos‘u da ziyaret edebilirsiniz. Yürüyerek yarım saat mesafede. Burada Amos antik kenti kalıntılarını, eski tiyatro ve şehir duvarlarını görmek mümkün.

Paylaşın

Muğla: Çiftlik Koyu

Çiftlik Koyu; Muğla’nın Marmaris İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Bayır’dan yukarıya Söğüt’e yönelen asfalt yol üzerinde yaklaşık 1 km sonra Çiftlik ayrımını kaçırmamaya dikkat edin. Belli belirsiz bir tabela var. Ayrımdan sonra kısa bir düzlük ardından Çiftlik Koyuna doğru iniş başlıyor. Bir yanda Çiftlik koyu, arkanıza döndüğünüzde ise Hisarönü Körfezini göreceğiniz bu noktada bir süre dinlenip, temiz dağ havasını ciğerlerinize doldurun.

Her taraf çepeçevre çam ormanı. Çiftliğe biraz virajlı bir yolla iniliyor. 15 dakika sonra kumsaldasınız. Çiftlik Koyunun iri kumlu plajı ilgi görüyor. Marmaris ve çevre koylarda böyle plaj çok az. Denizin her zaman pırıl pırıl olduğunu da eklemekte yarar var. Bırakın kendinizi serin suya. Uzun uzun yüzün ve sonra uzanın kumlara.

Koyu çepeçevre saran kumsal Marmaris’ten gelen günübirlik teknelerin konakladıkları öğle saatleri dışında pek kalabalık sayılmaz. Ama her şeye rağmen o eski sakinliği de kalmadı Çiftlik Koyunun. Bir tatil sitesi, biri büyük iki otel, koyda su sporları yapmaya imkan veren bir işletme, henüz sadece lokanta ve eğlence üniteleri yapılmış bir tatil köyü ve sahilde çardak lokantalarının müşteri yoğunluğu hissediliyor artık.

Çiftlik koyunun girişinde küçük bir ada var. Ada özel mülkiyette ve izin alınmadan girilemiyor. Koyun iki yanındaki kayalıkların dalmak için uygun olduğunu ama artık zıpkınla avlanacak balık bulmanın çok zor olduğunu not edelim. Dalmak için tekneyle Çiftliğin hemen yanıbaşındaki Gebekse Koyuna da gidilebilir.

Bu koyun uç noktasında, kumsalda tarihi kalıntılar göreceksiniz. Gebekse kalıntılarının bir kiliseye ait olduğu sanılıyor. Gebekse Koyu, mavi yolculuk teknelerinin başlıca uğrak yerleri arasındadır. Az sayıda günübirlik tekne de uğruyor. Küçük bir kumsalı, bir çardak lokantası vardır. Deniz gözlüğüyle dalıp su altının binbir rengini seyretmekten büyük keyif alacaksınız.

Paylaşın

Muğla: Sultaniye Kaplıcası

Sultaniye Kaplıcası; Muğla’nın Köyceğiz İlçesi, Ekincik Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Köyceğiz, Dalyan ve Ekincik’ten günübirlik dolmuşlar ile ulaşabilirsiniz.

Köyceğiz’den çıkıp Hamitköy üzerinden Ekincik’e doğru giderken yolda Sultaniye Kaplıcası’nın tabelasını görüp 500 metre içeriye gireceksiniz. Tekne turlarının bazıları da kaplıcalara uğruyor ve mola veriyor. Çevrede tekerlekli sandalye veya sedyeyle getirilen hastaların 21 kürlük bir tedaviden sonra yürüyerek gittiklerine dair çok sayıda öykü dinleyeceksiniz.

Bunlara inanıp inanmamayı size bırakıyoruz ama kesin olan bir şeyi belirtiyoruz: Sultaniye Türkiye’nin en yüksek radyoaktivitesi olan kaplıcasıdır. (98.3) 39 Derece sıcaklıktaki su kalsiyum klorür, kalsiyum sülfat, kalsiyum sülfür ve radon içermektedir. Romatizma, siyatik yanında cilt ve kadın hastalıklarına da iyi gelmektedir. Ama asıl önemlisi radyoaktivite yüksekliği yoluyla rehabilite edici özelliğinin varlığıdır. Kaplıcanın Kaunos’lular tarafından bundan ikibin yıl önce açıldığı belirlenmektedir. Çevredeki hastane kalıntıları da bunu doğruluyor.

O yıllarda seks gücünü arttırdığı için pek gözdeymiş. Büyük banyonun yanından çıkan kaynak suyu da içildiğinde çeşitli iç hastalıklarını iyileştiriyor. Kaplıcada kalınabilecek kiralık odalar bulunuyor. Günübirlik ihtiyaçlar Belediyenin işlettiği tesisler içinde bulunan ünitelerde karşılanabiliyor. Yörenin Sultaniye kadar popüler olmayan başka kaplıcaları da var. Sultaniye’den Horozlu’ya doğru 5 km. gidenler daha tenha olan Ilıca’ya ulaşıyor. Sultaniye’ye Köyceğiz’den sabah kalkan minibüsler, akşam üzeri dönüş yapıyorlar.

Paylaşın

Muğla: Ortaca, Sarıgerme

Sarıgerme; Muğla’nın Ortaca İlçesine bağlı bir mahalledir. Bir anda popülerleşen bir turizm merkezi olan Sarıgerme’ye şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Sırtını çamlara dayamış Sarıgerme sahilinde ince kumsalla çamların amansız mücedelesi sürmüş yüzyıllar boyu. Tarihte Pisilis antik kuruluymuş bu sahillerde. Kent şimdi kumların altında. Kazı çalışması yapılmadan bölgenin turizme açılmasıyla ve otellerin yapılmasıyla Pisilis tarihin ve kumun derinliklerinde yaşamaya mahkum edilmiş. Sarıgerme, Osmaniye köyünün sahilinin adı.

Köy sahilden 850 m içeride. Sarıgerme adı, Osmaniye’nin içinden geçen ve kumsalı bölen Sarıçay’la ilişkili. Sarıçay ormandan kesilen kerestelerin denize taşınmasından kullanılırmış. Keresteler denize kaçmasın diye de deniz bağlantısı kapatılırmış. Bu işleme “germe” denirmiş. Sarıgerme adı da böyle oluşmuş. 7 km uzunluğundaki kumsalı, sığ denizi ve biraz açıktaki Baba Ada’sıyla Sarıgerme tam bir tatil cenneti.

Düne kadar tam bir mezbelelik olan kumsal, bölgede kurulan derneğin girişimleriyle temizlenmiş, büfe, duş-wc, şezlong ve şemsiye, kabinlerin yanında Osmaniye köyüne çekçek bağlantısı gibi hizmetler sağlanmış. Lüx otellerin aldığı bütün hizmetler böylelikle, Osmaniye köyü içindeki pansiyon ve küçük motellerde kalanlar tarafından da alınmaya başlamış. Sahil düzenlemesi ve bakımı için girişte küçük bir katkı payı alınıyor. Kumsalın açığındaki Babaada, Marmaris Göcek arasında dolaşan teknelerin ve yatların uğrak yerlerinden biri.

Adanın Sarıgerme’ye bakan yüzü korunaklı ve tekneler bu yüze bağlanıyor. Adanın arka yüzü ise kayalık ve dalma meraklıları için uygun. Kendinize güveniyorsanız adaya yüzebilirsiniz. Sonra da tepesine çıkıp doyumsuz manzarayı seyredebilirsiniz. Sarıgermede uzun kumsal boyunca yürüyüş te yapabilirsiniz. Ayaklarım yanar ya da acır diye düşünmeyin. Bileklerinize kadar yükselen su ve ince kum hem yürüyüşü kolaylaştırıyor, hem de bir masaj etkisi yapıp, kasları rahatlatıyor, güçlendiriyor.

Paylaşın

Muğla: Sarsala Koyu

Sarsala Koyu; Muğla’nın Dalaman İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Dalaman merkeze 15 km. mesafededir.

Sarsala Koyu, mavi yolculuğa çıkan tekne ve yatların uğrak yerlerinden biri. Çamlarla denizin kucaklaştığı, hiç bir yapılaşmanın olmadığı tertemiz deniz ve kumsala sahip koyun tek kusuru, karayolunun kötülüğüydü. Artık her araçla rahatlıkla gidilebiliyor.

Havaalanı yolundan Kabukarkın köyü üzerinden geçilerek gidilen orman yolu, Dalaman çayının kollarından Tersakan Çayının yanından ve denize bağlantılı kükürtlü bir çok gölün çevresinden geçiyor. Son derece keyifli görüntülerin eşlik ettiği yolculuk Sarsıla koyunun zirvesine ulaştığında gerçekten de sarsıcı bir panoramaya dönüşüyor.

Paylaşın

Muğla: Datça, Palamutbükü

Palamutbükü; Muğla’nın Datça İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Datça merkeze 25 km. uzaklıktadır.

Tekne turuna katılanlar ya da yatlarıyla gelenlerin durmadan ve balık lokantalarına uğramadan geçemediği güzel koydur.

Çıplak tepelerin yumuşak bir eğimle denize kavuştuğu, upuzun bir kumsal oluşturduğu, kumsal boyunca ağaçlıklar içinde köy evlerinin, küçük pansiyon ve yazlık evlerin sıralandığı, limanında balıkçı tekneleriyle birlikte yatların demirlediği bir güzel büktür Palamut.

2 km uzunluğundaki kum ve çakıl karışımı kumsalında denize girebilirsiniz. Deniz çok temiz 25 m netliğe sahip suda zıpkınla balık avcılığına çok uygun. Koyun açığında bir de küçük ada ve küçük bir tekne barınağı bulunuyor.

Paylaşın

Muğla: Köyceğiz Gölü

Tektonik bir çukurluğun sularla dolması ve Dalaman Çayı’nın getirdiği alüvyonların körfezin önünü tıkaması sonucu oluşan Köyceğiz Gölü, Muğla’nın Köyceğiz İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.

Göl, dağlardan yedi kol halinde inen sularla, bol su kaynaklarıyla besleniyor. Onun için de yaz kış özelliğini yitirmiyor. Fazla suyunu 10 km. uzunluğundaki dar bir kanalla (Dalyan) Akdeniz’e boşaltıyor. Elinizde ayrıntılı bir çevre haritanız yoksa çevrede dolaşırken neresi göl, neresi deniz karıştırıyorsunuz. En iyi ipucu gölün sazlıkları. Dalyan Boğazı ile Akdeniz’e bağlanan gölün kapladığı alan 6300 hektar.

Boğazın ucunda Sülüngür adlı, tatlı-tuzlu su karışımı küçük bir lagün gölü daha var. Bu göl kefallerin yumurtlama yeri. Deniz kıyısı ise 50 ile 200 metre arasında değişen genişlikte ve 5,5 Km. uzunlukta çok güzel bir kumsalla süsleniyor. (Bakınız İztuzu Kumsalı) Göl, körfezin ağzının alüvyonlarla tıkanmasıyla denizden ayrılmış, ama tam da kopamamış ki, suyunu denize akıtmaya devam ediyor. Deltayı Nam Nam ve Yuvarlak Çay’ın alüvyonları oluşturmuş. Fotoğraf ve motorsuz su sporlarına tutkun olanların Köyceğiz Gölü’nden ayrılmaları epeyce zor olacak.

Göl çevresi nefis görüntüler sunuyor. Sörf, yelken, kürek gibi su sporları yapmıyorsanız gölden uzak durmayın gene de. Akşam üzeri veya gece sandal gezisine çıkın ve gecenin sessizliğine, gökyüzünün yıldızlarına şarkılar söyleyin. Balık tutmaya meraklı iseniz giderken olta takımlarını götürmeyi unutmayın, göl amatör balıkçılara şans tanır, boş dönmezsiniz. Gölün çevresinde yürüyerek veya otomobille yapılacak bir gezi de çok zevkli olacak. Gölde tekne turu da ilgi çekici.

Göldeki küçük adaya yörede Hapishane Adası deniyor. Ada tarihte önceleri askeri amaçlarla kullanılmış, sonra hapishane yapılmış. Cenevizlilerden kalma kalenin kalıntıları görülebiliyor. Yörede Aşık Adası da deniyor. Anlatılan öyküye göre birbirine sevdalanan iki genç aileleri evlenmelerine izin vermeyince bu adaya sığınmışlar. Ailelerin baskısından kurtulmuşlar da kötü kaderden kurtulamamışlar, koca bir yılan sokmuş da oracıkta ölmüşler.

(Anadolu’da çok yaygın olan ‘Ada ve Yılan hikayelerinden birini de burada dinleyebilirsiniz). Köyceğiz tam bir su cenneti. Denizi, gölü, gölü besleyen ırmakları ve denize bağlayan kanalı ile değil sadece. İlçenin neresini bir kaç metre kazsanız tertemiz su fışkırıyor. Bu nedenle de tarıma da çok elverişli. Alttan sürekli su alan bitkileri yaz güneşinin yakıcılığı bile sarartamıyor. Etraf dağlarla çevrili, dağlar günlük ve çam ormanları ile kaplı. Çam ve günlük ağaçlarının birlikte oluşturdukları orman dünyanın bir başka yerinde yok.

Paylaşın

Muğla: Milas, Ağa Camii

Ağa Camii; Muğla’nın Milas İlçesi, Hacıabti Mahallesi, Belediye Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Ağa Camii , mimari açıdan küçük çaplı bir camidir. Adbülaziz Ağa tarafından yaptırılan cami , 1737 yılında bu güne kadar ibadethane olarak hizmet vermiş. Milas Ağa Camii’nin mimarisi dikdörtgen olarak planlanmıştır. 1885 yılında ise minaresi yapılmıştır.

Abdülaziz Ağa’nın soyundan gelen Mehmet Bey’in annesi Refia Hanım,  minarenin banisidir.  Caminin üstünün kırma çatı ile örtüldüğü görülüyor. İki nefli ibadet bölümü bulunuyor.

(Görseller: nenerede.com)

Paylaşın