Yozgat: Sarıkaya Kaplıcaları

Sarıkaya Kaplıcaları; Yozgat’ın Sarıkaya İlçesi, Kaplıca Mahallesi, Alperenler Caddesi üzerinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçları ile ulaşım mümkündür.

Kaplıca suları florür içeren oligometalik sular grubundan olup, 48 °C sıcaklığa ve 28 lt/sn. debiye sahiptir. (Kaplıca suyunun çıkış sıcaklığı 48C olup dinlendirme yöntemi ile 38-40 °C’de kullanılmaktadır.) Sağlık Bakanlığı’nın yapmış olduğu analizler sonucunda kabuna bağlı siyatik ağrılar, ağrılı kadın hastalıkları, kadınların enfeksiyon sekeline bağlı olarak süregelen akıntılar, spastik ağrıları, spastik kolitler, böbrek taşlarının düşmesinde üreter üzerinde spazmolitik etki, karaciğer ve safra kesesi taşları, cilt hastalıkları hekim kontrolünde kaplıca suyu yukarıdaki rahatsızlıklarda destekleyici ve tamamlayıcı tedavi unsuru olarak kullanılabilir niteliktedir.

Sarıkaya kaplıcaları bünyesinde, Bakanlığımız İşletme Belgeli 3 yıldızlı Termal Otel ve belediye belgeli bir konaklama tesisi bulunmaktadır. Sarıkaya kaplıcaları tarihi açıdan da çok önemlidir. Kaplıca merkezinde Roma Dönemi’nden kalma tarihi kalıntılar bulunmaktadır. Buranın Roma Dönemi’ne ait antik ismi “Basilica Therma (Aqua Sarvenae)” isimli antik kentin olduğu söylenmekte ve antik dönemde de buranın önemli kaplıca merkezi olduğu yapılan araştırmalar sonucu bilinmektedir. O döneme ait kaplıca ile ilgili aşağıdaki efsane anlatılmaktadır.

Roma Kral Kızı Hamamı diye bilinen Sarıkaya Kaplıcaları’nın efsanesi halk arasında şöyle anlatılır: Kayseri’de oturan Roma krallarından birinin kızı amansız bir hastalığa yakalanır. Kral kızını birçok hekimlere götürür, tedavisi için her şeyi yapar. Ama güzelliği dillere destan bu kızın derdine çare bulunamaz. Kızın hastalığı gün geçtikçe ilerlemekte, kız artık yürüyemez bir haldedir. Ayakları tutmamaktadır ve dizleri küt olmuştur.

Bugünkü adıyla kızın hastalığı romatizmadır. Sıcak suyun olduğu yerde küçük bir gölet oluşmuştur, balçık halinde çamurlu bir hamamdır burası. Kral küçük kızını son çare olarak bu sıcak suyun bulunduğu yere gezsin diye gönderir. Artık ömrünün sayılı günlerini yaşayan zavallı kız avunmak için bu çamurlu gölet kenarında dolaşmakta, zaman zaman da arkadaşlarıyla çamurlara girmektedir. İşte gezmek ve avunmak için girdiği çamurlar ve sıcak su kıza iyi gelir.

Bir müddet burada kalır, gün geçtikçe kızın hastalığı iyi olmaya başlar. Küt dizleri açılır; yavaş yavaş adım atmaya, yürümeye başlar. Sonunda tamamen iyileşen güzel kızın buradaki sıcak sudan iyi olduğu anlaşılır. Bunun üzerine kızın babası kral, buraya mermerden bir havuz yaptırır, etrafını kesme büyük taşlarla çevrilir, önceleri kimsenin olmadığı bu havuz çevresinde bir şehir oluşur. Kralın kızının adı bu yeni şehre verilir. Bu şehrin adı “Öper” veya “Hoperi”dir. Bu büyük şehir bir deprem sonucu yok olmuştur, sadece hamamların olduğu yer kalmıştır.

Paylaşın

Van: Ayanis Kalesi

Ayanis Kalesi; Van’ın Muradiye İlçesi, Ayanis Köyü sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kale’de 1989’dan itibaren E.Ü. Ede¬biyat Fakültesi Önasya Arkeolojisi Bölümü’nden Prof. Dr. A. Çilingiroğlu başkanlığında bir ekip tarafından kazılar yürütülmektedir.

Kazılar sonucu elde edilen mimari ve diğer küçük buluntular sayesinde kaleyi tanımlamak mümkün olmuştur. Bulunan çivi yazılı kitabesine göre, kale Argişti’nin oğlu Rusa tarafından M.Ö. 645-643 tarihleri arasında yaptırılmıştır.

İki sur duvarıyla çevrelenmiş kalenin güneyinde giriş kapısı bulunmaktadır. Burada sur duvarları andezit taşı ile diğer kısımlarda kalker taşıyla örülmüştür. Üst kesimde payeli salon ve tapınak önemli bir yer tutmaktadır. Kapısı batıya bakan rizalitli tapınak diğerleri ile benzer özellikler taşımaktadır.

Güneybatı kesiminde ise, birbiri ile bağlantı içerisinde küplerin yer aldığı, çok sayıda depo binası bulunmuştur. Kale, mimarisi ve küçük buluntuları yanında Urartu tarihinin son safhalarını aydınlatması açısından önem taşımaktadır.

Paylaşın

Van: St. Stefanos Kilisesi

St. Stefanos Kilisesi; Van’ın Muradiye İlçesi, Kilise Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İlçe merkezinin 2.5 km. batısında ve Bend-i Mahi çayının hemen yanında yükselen St. Stefanos Kilisesi, Aksorik dağının yamacında kurulmuştur.

Kilise, çevresindeki mezar şapeli ve keşiş hücreleriyle birlikte, bir manastır yapısının parçasıdır. Ancak, günümüzde keşiş hücreleri yıkılmış ve sadece temel kalıntıları kalmıştır.

Kilise yapısı ise, oldukça iyi durumdadır. Kilise, doğu-batı istikametinde, girişteki tonozlu mekanla birlikte, 12×7 metre ölçülerinde, dikdörtgen planlıdır. Kilisenin yüksekliği ise 12 metredir.

Kiliseye batıdaki bir kapıdan girilmektedir, ancak kapı yıkıktır. Kuzeydeki bir kapıdan ise, Saint Etienne’nin mezar şapeline geçilmektedir.

Paylaşın

Van: Zernaki Tepe

Zernaki Tepe; Van’ın Erciş İlçesi, Yukarı Işıklı Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Tepelik alan; zemin seviyesinden 60 m. ile 140 m. arasında değişebilen yüksekliğe sahip, yaklaşık 2,5 km. uzunluğunda ve 1,5km genişliğindedir. Çok geniş alana yayılan şehir, birbirini dik kesen 7-8 metrelik caddeler ve 5-6 metre genişliğindeki sokaklardan oluşmaktadır.

Sokak ve caddelerin kesişmesiyle ortaya çıkan düzgün dikdörtgen yapı adaları içinde planları ve büyüklükleri aynı olan evler inşa edilmiştir. Evler; biri kare, ikisi dikdörtgen ve ikisi dar olmak üzere toplam beş odalıdır.

Evlerin dış duvarları 1.5 metre, iç duvarları ise 1 metre kalınlığındadır. Bu yapı şemasına göre kentin 10.000 kişiyi barındırabileceği anlaşılmaktadır. Zernaki Tepe, Anadolu’nun eski ızgara plan denilen düzenli yerleşim yerlerinden birisidir.

Paylaşın

Van: Ardzvaber Kilisesi

Ardzvaber Kilisesi; Van’ın Erciş İlçesi, Salmanağa Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

İlk hristiyanlık zamanlarında, 630-635 yıllarında, Hripsimeadib şeklinde inşa edilmiştir. Kilisenin dış ölçüleri 17.8 x 23.5 boyutlarındadır, inşaatta siyah ve kırmızı tüf taşları kullanılmıştır.

Kilise dıştan dörtköşe, içten ise haç şeklindedir. Dört köşelerinde kilisenin ayin eşya ve elbiselerinin bulunduğu odacıklar vardır ; batıdakilerin kilise içi ile bağlılıkları yoktur, giriş dış cephedendir, doğuda bulunanlar ise dua mekanlarına bölümlerle açılırlar, iki renkli taşlarla örülmüşlerdir.

Odacıklarda Urartulardan kalma çiviyazısı iki levha bulunmaktadır. Kilisenin kuzey-doğusundaki levhada ise Arkişd Aki yazısı okunmaktadır. Kilisenin tek ana girişi batı cephesinde bulunmaktadır. Diğre cephelerde ise çifte ventriküller vardır.

13 cü yüzyıl ve daha sonraları restorasyon geçirmesine rağmen günümüzde manastırı oluşturan birimler harape halindedirler ve dış duvar taşlarının büyük bölümü düşmüştür. Mısırlı araştırmacı Nayiri Hampikian Ardzvaber üzerine çalışmalar yapmıştır.

Paylaşın

Van: Deliçay Kalesi ve Limanı

Deliçay Kalesi ve Limanı; Van’ın Erciş İlçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür. Deliçay Deresi’nin Van Gölü’ne döküldüğü noktadadır.

Van Gölü’nün hemen kuzey kıyısında yükselen kuzey-güney doğrultulu iki tepenin üzerine kurulmuştur. Kuzey ve batı kesimleri Deliçay ile çevrelenmiş ve sınırlanmış durumdadır. Deliçay Kalesi 1956 yılında C.A. Burney tarafından keşfedilmiştir.

Kale, dikdörtgene yakın bir plan göstermektedir. Batı duvarı 290 m, kuzey duvarı 140 m, güney duvarı 150 m, doğu duvarı ise 280 m kadardır. Sur kalınlığı ortalama 4 m olup, kullanılan taşlar düzeltilmiştir. Kale, Urartu Dönemi’nde yerleşim görmüş olup bu yerleşmenin üzerine Ortaçağ yerleşmeleri yapılmıştır. Kalenin kuzeybatı köşesinde su ihtiyaçlarının karşılandığı bir sarnıç yer almaktadır.

5×3 x 2.5 m ölçülerinde bir kayaya oyularak yapılmıştır. Sarnıcın içi günümüzde çeşitli maddelerle dolduğu için derinliği hakkında bilgi yoktur. Kalenin güneydoğu eteğinde birkaç adet kaya işareti bulunmaktadır. Bu kaya işaretleri defineciler tarafından tahrip edilmiştir. Yüzeyden elde edilen seramik verileri ile burası Demir Çağı’na tarihlendirilir.

Paylaşın

Van: Erciş, Urartu Yazıtları

Urartu Yazıtları; Van’ın Erciş İlçesi sınırları içerisinde Karataşlar Mevkii’nde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

1’nci Argişti’den sonra Urartu hükümdarı olan (M.Ö. 764–735) 2’nci Sardur zamanı, Arzaşkun (Erciş) da yerleşimlerin yeniden başladığı ve tarımın geliştiği dönemin de başlangıcıdır. Tarıma dayalı faaliyetlerin yoğunlaştığı 2’nci Sardur döneminde yapılan işler, anakayalar üzerine yazılan çivi yazıtlarıyla günümüze kadar ulaşmıştır.

İlan (yılan) taşı olarak bilinen yerdeki anakaya üzerinde bulunan ve İkinci Sardur tarafından yazdırılan ikisi tamamlanmış biri tamamlanmamış üç adet kitabe bulunmaktadır. Ayrıca, İlan (yılan) Kayası’nın üstünde bulunan, büyük yontma kaya parçası da, öküz başı şeklinde tasarlanmış, ancak bilinmeyen bir sebepten dolayı tamamlanamamıştır.

Yazıtların birinde; “ Tanrı Haldi’nin büyüklüğü ile Sarduri Argiştioğlu bu üzüm bağını yaptırdı. Sarduri der ki: kral ki… sonradan hükümdar olacak. Hiç. Sarduri adlı terihuneyi Sarduri’nin üzüm bağından çalmasın. Her kim çalarsa… versin. Sarduri der ki: her kim çalarsa, Tanrı Haldi, Tanrı Teyşeba, Tanrı Şivini ve bütün tanrılar onu güneşin altında yok etsinler”. İbaresi yer almakta, diğerinde ise; “Tanrı Haldi’nin büyüklüğü ile Sarduri Argiştioğlu der ki: Tanrı Haldi krallığı bana verdiği zaman atalarımın kralı yerine çıktım. Aynı yıl bir diktirme (üzüm bağı)…Sarduri Tanrı Haldi’nin büyüklüğüyle, Sarduri Argiştioğlu Güçlü Kral. Büyük Kral, Dünyanın Kralı, Krallar Kralı Tuşpa şehrinin hükümdarıdır” ibaresi yer almaktadır.

 

Paylaşın

Van: Akçayuva Kumbeti

Akçayuva Kumbeti; Van’ın Erciş İlçesi, Akçayuva Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kitabesi bulunmayan kümbetin 12’nci yüzyılda Ahlatşahlar Devleti döneminde inşa edildiği tahmin edilmektedir. Mimari açıdan Ahlat’ta bulunan kümbetlerle benzerlik göstermesi bu tahmini doğrulamaktadır.

İçeriden silindirik bir planı olan kümbet bütün kesme taştan iki katlı olarak yapılmıştır. Duvarlarda iki ayrı renkte taşların kullanılmış olması, kümbetin inşasının ara verilerek farklı dönemlerde tamamlandığını gösterir. Kare planlı alt gövde düzgün kesme taşlardan yapılan kümbetin mumyalık kısmı yıkılmıştır.

Üzerindeki kabartmaların kedi kafasına benzemesinden dolayı halk arasında “Pişik Kümbeti” olarakta tanınan Zayzak kümbetinde, süsleme olarak gülbezek işlenmiş, güney penceresi son derece zengin üç sıra mukarnasla çevrelenmiştir.

Paylaşın

Van: Kara Yusuf Paşa (Anonim) Kümbeti

Kara Yusuf Paşa (Anonim) Kümbeti; Van’ın Erciş İlçesi, Çatakdibi Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Halk arasında “Şehitlik” ve Zortul Kümbeti olarakta bilinen kümbet, Erciş merkezine 5 km mesafededir. Kitabesi kaçak define arayıcıları tarafından tahrip edildiğinden kim tarafından, ne zaman yapıldığı ve kimim için yaptırıldığı tam olarak bilinmemektedir.

Erciş Vanyolu üzerinde bulunan Kadem Paşa Hatun Kümbeti ile aynı mimari özellikleri çağrıştırdığından, bu kümbetinde Kara Koyunlular tarafından 15. yüzyılda yaptırıldığı, 1420 tarihinde Tebriz yakınlarında Timuroğlu Şahruh ile karşılaşacağı zaman vefat eden ve cenazesi deve sırtında Erciş’e getirilen Kara Koyunlu hükümdarı Kara Yusuf Beg’e ait olabileceği düşünülmektedir. Ancak, Kara Yusuf’un cenazesinin sağlığında yaptırmış olduğu, Erciş Kalesi yakınındaki Van Gölü suları altında kalmış olan Kara Yusuf Zaviyesi yanında inşa edilen kümbete defnedilmiş olması daha doğru kabul edilir.

Kara Yusuf kümbetinin 1380’de vefat eden Kara Koyunlu Devleti kurucularından Bayram Hoca’ya ait olma ihtimali daha yüksektir. 1592 yılına ait Van Beylerbeyliği ile ilgili vakıf defterinde; Kara Yusuf’un Erciş Kalesindeki zaviyesinde metfun bulunduğu kaydedilmiştir. Selçuklu mimari tarzında yapılan kümbetin üzerinde simetrik iki kuş, Kuzey tarafında iki aslan figürü, batı tarafında Selçuklu arması olan çift başlı kartal kabartması bulunmaktadır.

Kümbetin meskun mahal dışında bulunması sebebiyle define hırsızlarının yaptıkları kazılar, depremde ağır hasar görmesine sebebiyet vermiştir. 23 Ekim 2011 Erciş depremi sonrası ağır hasar gören kümbet, üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen restorasyonu hakkında hiç bir çalışma başlatılmamıştır. Kiliselere gösterilen ilginin Erciş’i 100 yıldan fazla başkent yapan Kara Koyunlu devletine ait bu tarihi esere de gösterilmesini bekliyoruz.

Paylaşın

Van: Kadempaşa Hatun Kümbeti

Kadempaşa Hatun Kümbeti; Van’ın Erciş İlçesi, Vanyolu Mahallesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Şehir içi ulaşım araçlarıyla ulaşım mümkündür.

Kümbetin üst kat giriş kapısı üzerindeki kitabesine göre, Karakoyunlu hükümdarı Cihanşah döneminde, büyük emir Rüstem Bey tarafından, Emir Yar Ali, Şah Mustafa, Şah Şevik, Şah Ali ve anneleri Kadem Paşa Hatun için Hicri 863 (Miladi 1458) tarihinde yaptırılmıştır.

İki katlı, onikigen gövdeli ve piramidal külahlı kümbet düzgün kesme taş malzemeyle inşa edilmiştir. Kuzey cepheye sivri kemer formunda çerçeve içerisine kapı yerleştirilmiştir. Aralardaki yüzeylere üçgen nişler, diğer ana yönlere pencereler açılmıştır. Günümüzde sağlam durumdadır.

Paylaşın